Hava Durumu

#Coğrafi Işaret

Kırsal Haber - Coğrafi Işaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Coğrafi Işaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Manyas’ın İki Coğrafi İşaretli Ürününde Kalite Korunuyor Haber

Manyas’ın İki Coğrafi İşaretli Ürününde Kalite Korunuyor

Bandırma Ticaret Odası’nın tescil sahibi olduğu Manyas Kazak Fasulyesi ve Çakıl Kestanesi için 2026 yılı coğrafi işaret denetimleri tamamlandı. Üretim ve hasat alanlarında yapılan kontrollerin ardından şartları karşılayan üretici ve pazarlama firmalarına sertifikaları törenle verildi. Üretim alanları yerinde incelendi Balıkesir’in önemli tarımsal ve kültürel değerleri arasında yer alan Manyas Kazak Fasulyesi ve Çakıl Kestanesi’nin coğrafi işaret kapsamında belirlenen üretim standartlarının korunması amacıyla 2026 yılı denetim süreci gerçekleştirildi. Denetimlerde üreticilerin imalat ve hasat alanları yerinde incelenirken, ürünlerin tescil belgelerinde belirtilen üretim metotlarına, kalıtsal özelliklerine ve teknik kriterlere uygunluğu kontrol edildi. Denetimler, Özener Patent yetkilisi ve coğrafi işaretli ürünlerin süreç danışmanı Huriye Özener’in koordinasyonunda; Bandırma Ticaret Odası Genel Sekreter Yardımcısı Tuğçe Dayıoğlu ve denetim ekibinin katılımıyla gerçekleştirildi. Üreticilere sertifikaları verildi Denetim sürecini başarıyla tamamlayan üretici ve pazarlama firmalarının sertifikaları, Bandırma Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Bahadır Çolak tarafından düzenlenen törenle takdim edildi. Törende konuşan Bahadır Çolak, coğrafi işaretlerin yalnızca bir tescil belgesi olmadığını belirterek, ürünlerin geleceğe taşınmasında üreticilerin emeğinin önemine dikkat çekti. Çolak, kurumların coğrafi işaretli ürünleri tescil etme, tanıtma ve denetleme görevlerini yerine getirdiğini, ancak bu değerlerin korunarak gelecek nesillere aktarılmasında üreticilerin emeğinin belirleyici olduğunu ifade etti. Coğrafi işaretli ürünlerde kalite korunuyor Manyas Kazak Fasulyesi ve Çakıl Kestanesi için gerçekleştirilen denetimler, ürünlerin özgün niteliklerinin ve üretim standartlarının korunmasını amaçlıyor. Coğrafi işaret kapsamında yürütülen bu çalışmalar, yerel ürünlerin niteliğinin korunmasının yanı sıra üreticilerin emeğinin ekonomik değerinin artırılması açısından da önem taşıyor. Bandırma Ticaret Odası, sahip olduğu coğrafi işaretlerle bölgenin özgün tarımsal ürünlerinin korunması, tanıtılması ve ekonomik değerinin artırılmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. 2026 yılı denetim sürecinin tamamlanmasıyla Manyas Kazak Fasulyesi ve Çakıl Kestanesi’nin üretim standartlarının korunması ve bu ürünlerin gelecek nesillere aktarılması adına bir aşama daha geride bırakıldı. Törenin sonunda, denetim sürecine katkıları nedeniyle danışman Huriye Özener’e Bahadır Çolak tarafından günün anısına hediye takdim edildi ve toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.

Eylül Ayında 12 Yöresel Ürün Daha Coğrafi İşaretle Tescillendi Haber

Eylül Ayında 12 Yöresel Ürün Daha Coğrafi İşaretle Tescillendi

Türkiye’nin farklı illerine özgü 12 yöresel ürün, Eylül ayında coğrafi işaretle tescillendi. Böylece Türkiye’de tescilli coğrafi işaretlerin sayısı 1.898’e ulaştı. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yapılan açıklamada, Eylül ayında Türkiye’nin farklı bölgelerinden 12 ürünün daha coğrafi işaret olarak tescillendiği duyuruldu. Tescillenen ürünler arasında geleneksel el sanatlarından yöresel yemeklere, tarımsal ürünlerden orman ürünlerine kadar farklı alanlardan ürünler yer aldı. Eylül ayında tescillenen coğrafi işaretler Eylül ayında coğrafi işaret tescili alan ürünler ve illeri şöyle sıralandı: Çamlıyayla İğne Oyaları – Mersin Bursa Dede Çorbası / Bursa Kesme Hamur Çorbası – Bursa Zonguldak Kestane Balı – Zonguldak Haymana Yoğurdu – Ankara Pazaryeri Bozası – Bilecik Alaşehir Çekirdeksiz Üzümü – Manisa Osmancık Irgat Böreği – Çorum Nevşehir Üzüm Turşusu – Nevşehir Adıyaman Kavurmalı Hıtap – Adıyaman Kızıldamlar Kestane Kabağı – Bilecik Acıpayam Çakır Havucu – Denizli Fethiye Kuzu Göbeği Mantarı – Muğla Tescilli coğrafi işaret sayısı 1.898 oldu Türk Patent ve Marka Kurumu’nun paylaşımına göre, Eylül ayında tescillenen 12 ürünle birlikte Türkiye’deki tescilli coğrafi işaret sayısı 1.898’e ulaştı. Coğrafi işaretler; belirli bir yöreyle özdeşleşen, üretim yöntemi veya niteliği bakımından o yöreyle bağlantısı bulunan ürünlerin korunmasına ve tanıtılmasına katkı sağlıyor. Türkiye’nin farklı bölgelerindeki yöresel ürünlerin coğrafi işaretle tescillenmesi, bu ürünlerin yöresel kimliğinin korunmasının yanı sıra yerel üretim ve gastronomi kültürünün görünürlüğünü de artırıyor. Coğrafi işaretli ürünlere erişim Türkiye’de tescilli coğrafi işaretler ve başvuru süreçlerine ilişkin bilgilere Türk Patent ve Marka Kurumu’nun Coğrafi İşaretler Portalı üzerinden ulaşılabiliyor.

Efes Selçuk'ta Coğrafi İşaretli Osmancık Üzümü İçin Unutulmaz Şenlik! Haber

Efes Selçuk'ta Coğrafi İşaretli Osmancık Üzümü İçin Unutulmaz Şenlik!

İzmir’in Efes Selçuk ilçesine bağlı Gökçealan Mahallesi’nde, bölgenin simge lezzetlerinden biri olan coğrafi işaretli Osmancık üzümü için uzun bir aranın ardından yeniden festival heyecanı yaşandı. Efes Selçuk Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen Osmancık Üzüm Şenliği, üreticiler ile vatandaşları bir araya getirdi. "Şenlik, Üreticimizin Alın Terini Kutlamaktır" Şenliğin açılışında konuşan Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, toprağın ve emeğin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Şenlik demek, üreticimizin emeğini ve toprağa akıttığı alın terini kutlamak demek. Gökçealan’ımıza özgü, 2023 yılında coğrafi işaret alan Osmancık üzümümüz için uzun bir aradan sonra bu yıl yeniden şenliğimizi düzenlemenin mutluluğunu yaşıyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ve Efes Selçuk’un dayanışmasıyla gerçekleştirdiğimiz şenliğimize katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Ama en büyük teşekkür; artan maliyetlere rağmen yılmadan, usanmadan toprağına, emeğine ve doğal üretime sahip çıkan tüm Gökçealanlı üreticilerimize… Alın terinize, emeğinize sağlık." Gökçealan Osmancık Üzümü Lezzetiyle Markalaşıyor 2023 yılında coğrafi işaret tescili alarak kalitesini belgeleyen Gökçealan Osmancık üzümü, düzenlenen bu etkinlikle yerel tarımın ve bağcılığın sürdürülebilirliği açısından büyük bir ivme kazandı. Artan üretim maliyetlerine rağmen toprağını işlemeye devam eden yerel üreticiler, şenlik sayesinde ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturma fırsatı buldu. Efes Selçuk’ta dayanışma ve yerel kalkınma vurgusuyla gerçekleşen etkinlik, renkli görüntülere ve yoğun katılıma sahne oldu.

Gaziantep’te Kurutmalık Sezonu Ekonomiye Değer Katıyor Haber

Gaziantep’te Kurutmalık Sezonu Ekonomiye Değer Katıyor

Gaziantep’te yaz aylarında damları, avluları ve balkonları renklendiren kurutmalık sebzeler, asırlık kış hazırlığı geleneğini bugün önemli bir ekonomik değere dönüştürüyor. Patlıcan, biber, kabak ve acur başta olmak üzere kentin geleneksel lezzetleri arasında yer alan kurutmalık ürünlerde, Gaziantep Ticaret Borsasında (GTB) 2025 yılında yaklaşık 140 milyon liralık işlem hacmi gerçekleşti. GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Gaziantep’te yaz aylarında evlerin damlarından işletmelerin üretim alanlarına kadar uzanan kurutmalık geleneğinin bugün tarımsal üretimi katma değere dönüştüren önemli bir ekonomik faaliyete evrildiğini söyledi. Gaziantep’in köklü mutfak kültüründe önemli bir yere sahip olan kurutmalık sebzeler, yeni sezon hazırlıklarıyla birlikte kentin birçok noktasını yeniden renklendirmeye başladı. Patlıcan, biber, kabak ve acur başta olmak üzere yaz aylarında hazırlanan kurutmalıklar, geleneksel yöntemlerle işlenerek kış sofralarına hazırlanıyor. GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Gaziantep’te kurutmalık hazırlamanın yalnızca mevsimsel bir üretim faaliyeti olmadığını, geçmişten günümüze taşınan önemli bir kültürün parçasını oluşturduğunu ifade etti. Kurutmalıkların zaman içerisinde ailelerin kışlık ihtiyacını karşılayan geleneksel bir hazırlıktan önemli bir ticari ürüne dönüştüğünü kaydeden Akıncı, “Gaziantep’te kurutmalık denildiğinde aslında üretim, emek, kültür ve ticaretin bir araya geldiği çok özel bir değer zincirinden söz ediyoruz. Yaz aylarında başlayan bu yoğun emek, sofralarımıza lezzet olarak ulaşırken üreticimize ve sektör temsilcilerine ekonomik değer kazandırıyor” dedi. 57,6 MİLYON ADET KURUTMALIK İŞLEM GÖRDÜ Verilerin sektörün ulaştığı ekonomik boyutu ortaya koyduğunu belirten Akıncı, 2025 yılında borsada patlıcan, biber, kabak ve acur kurusunda toplam 57 milyon 610 bin 512 adet ürünün işlem gördüğünü söyledi. Bu ürünlerde gerçekleşen işlem tutarının 135 milyon 748 bin lirayı aştığını açıklayan Akıncı, kilogram üzerinden işlem gören domates kurusu, bamya kurusu ve maydanoz kurusunda ise toplam 10 bin 270 kilogramlık işlem gerçekleştirildiğini ve bunun parasal karşılığının yaklaşık 4 milyon 160 bin lira olduğunu dile getirdi Akıncı, “2025 yılında Borsamızda kurutmalık ürünlerin toplam işlem hacmi 139 milyon 907 bin lirayı aştı. Bu rakamlar, Gaziantep’in geleneksel kış hazırlığının aynı zamanda ciddi bir ekonomik değere dönüştüğünü göstermesi açısından önemli” ifadelerini kullandı. GÜNEŞTE KURUYAN KÜLTÜREL MİRAS Gaziantep’in iklim özelliklerinin geleneksel kurutma yöntemlerine önemli avantaj sağladığına işaret eden Akıncı, güneş altında doğal yöntemlerle gerçekleştirilen üretimin ürünlerin kendine özgü lezzet ve karakter kazanmasında önemli rol oynadığını dile getirdi. Kurutmalık üretiminin tarımsal ürünlerin değerlendirilmesi ve katma değerinin artırılması açısından da önem taşıdığını vurgulayan Akıncı, üretimden işleme, kurutma, paketleme ve ticarete kadar uzanan sürecin geniş bir ekonomik hareketlilik oluşturduğunu kaydetti. ÜÇ KURUTMALIK ÜRÜN COĞRAFİ İŞARET KORUMASINDA Gaziantep’in geleneksel üretim bilgisinin gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine değinen Akıncı, GTB tarafından Antep Dolmalık Biber Kurusu, Antep Haylan Kabağı Kurusu ve Antep Kuruluk Patlıcanı için coğrafi işaret tescili alındığını hatırlattı. Akıncı, “Coğrafi işaretlerimizle yalnızca ürünlerimizin isimlerini değil, Gaziantep’e özgü üretim kültürünü ve bu ürünlerin taşıdığı geleneksel bilgiyi de koruma altına alıyoruz. Hedefimiz, bu değerlerimizin özgün kimliğini muhafaza ederek ekonomik değerini daha da artırmak ve Gaziantep’in kurutmalık ürünlerini daha geniş pazarlara taşımak” diye konuştu.

Adana’da Coğrafi İşaretli Yer Fıstığında Hasat Sezonu Başladı Haber

Adana’da Coğrafi İşaretli Yer Fıstığında Hasat Sezonu Başladı

Çukurova’nın bereketli topraklarında yetişen ve coğrafi işaret tesciliyle kalitesini kanıtlayan Adana yer fıstığında hasat heyecanı yaşandı. Karataş ilçesinde düzenlenen programda konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, kentin üretimdeki lider konumuna dikkat çekti. ​Tarımın başkentlerinden Adana, stratejik ürünlerinden biri olan yer fıstığında verimli bir hasat dönemine "merhaba" dedi. Karataş ilçesinde gerçekleştirilen hasat programı, protokol üyeleri ve çiftçilerin yoğun katılımıyla tarlada coşkuyla kutlandı. ​Etkinliğe Karataş Kaymakamı Ozan Onu, İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, Karataş İlçe Müdürü Mehmet Mengeloğlu ile çok sayıda üretici katıldı. Tarlaları gezip üreticilerle yakından ilgilenen protokol, sezonun verim durumunu inceleyerek tarımsal süreçler üzerine sohbet etti. ​“Yer Fıstığında Lokomotif Gücümüzü İleriye Taşıyacağız” ​Hasat alanında üreticilere hitap eden İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, yer fıstığının hem bölge ekonomisi hem de ülke sanayisi için büyük bir değer taşıdığını belirtti. Bayazıt açıklamasında, "Verimli toprakları ve iklim avantajıyla Adana’mız, yer fıstığı üretiminde lokomotif güç konumundadır. Hem sanayiye hammadde sağlayan hem de katma değeriyle üreticimize nefes aldıran bu milli değerimizi, modern tarım teknikleriyle her yıl daha da ileriye taşımayı sürdüreceğiz" dedi. ​Çukurova’nın Altın Sarısı: Türkiye Lideri Adana ​Sahip olduğu iklim ve toprak yapısıyla tarımda ayrıcalıklı bir yere sahip olan Adana, yer fıstığı üretimindeki iddialı konumunu rakamlarla da ortaya koyuyor. Açıklanan 2025 verilerine göre Adana, Türkiye genelindeki yer fıstığı üretiminde ilk sırada yer alıyor. Ülkede üretilen toplam yer fıstığının neredeyse yarısı (%46) doğrudan Çukurova ovasından sağlanıyor. Eşsiz aroması ve kalitesiyle öne çıkan Adana Yer Fıstığı, 2023 yılında resmi olarak coğrafi işaret tescili aldı.

Mersin Siyah İnciri'nde Hasat Zamanı Haber

Mersin Siyah İnciri'nde Hasat Zamanı

Kentin dört bir yanında, coğrafyasına göre yetişecek bitkileri tespit ederek üreticileri destekleyen Mersin Büyükşehir Belediyesi, sunduğu desteklerle tam not almaya devam ediyor. Bunlardan biri olan ‘İncir Fidanı Dağıtım Projesi’ ile Tarsuslu üreticileri yalnız bırakmayan Büyükşehir Belediyesi, gelecek nesillere ulaşacak meyve bahçelerinin de oluşmasına olanak sağlıyor. Tarımsal çeşitlilik faaliyetlerinin artırılması ve kıraç toprakların en iyi şekilde değerlendirilmesi için üreticilere ‘Mersin Siyah İnciri’ desteği sağlayan Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, hasatta da üreticileri yalnız bırakmadı. Tarımsal destek projeleri kapsamında 2020 yılında aldığı siyah incir fidanlarını yetiştiren Tarsus’a bağlı Eskişehir Mahallesi’nden Tunahan Karaboğaz da hasadını yaptığı meyveleri satarak gelir elde etmenin mutluluğunu yaşıyor. Kaliteli olduğu için ihracata giden siyah incirlerin yüksek talep gördüğünü ve üreticilere önemli ölçüde gelir sağladığını belirten üreticiler, hasadın da verimli geçmesinden duydukları memnuniyeti aktarıyor. Durmaz: “Mersin Siyah İnciri için coğrafi işaret tescil başvurusunda bulunduk” Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in öncülüğünde; tarımsal üretimin güçlenmesi, kırsal kalkınmanın sağlanması ve üreticinin desteklenmesi için çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Bitkisel Destekleme Şube Müdürü Zeynep Durmaz, Tarsus’ta 2020 yılında 372 üreticiye 12 bin 80 adet siyah incir desteğinde bulunduklarını, 2023 yılında ise yine Tarsus’ta 478 üreticiye 14 bin 654 adet siyah ve beyaz incir fidanı desteği yaptıklarını ifade etti. Eskişehir Mahallesi’nde, destekten 2020 yılında faydalanan üreticilerle hasatta bir araya geldiklerini kaydeden Durmaz, “Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak, Mersin Siyah İnciri için bu yıl Türk Patent ve Marka Kurumu’na coğrafi işaret tescil başvurusunda bulunduk ve süreç devam etmektedir. Coğrafi işaretin amacı; yerel ürünlerin korunması, nesilden nesile aktarılması ve ekonomik değerinin güçlenmesidir” dedi. Muhtar Bölükbaşı: “Büyükşehir’in verdiği fidanlar, meyve veren ağaca döndü” Mahallelinin incir hasadına başladığını söyleyen Tarsus Eskişehir Mahalle Muhtarı Bayram Bölükbaşı, bereketli bir hasat olduğunu söyledi. İncir piyasasının canlı olmasından dolayı üreticilerin para kazandığını belirten Bölükbaşı, “Başkanımız Vahap Seçer bizlere fidan verdi. Bu fidanları ağaca dönüştürdük, ağaçlar da meyve vermeye başladı. Bu meyveler yurt dışına ihraç ediliyor ve üretici çok memnun. Başkanımız Vahap Seçer’e çok teşekkür ediyorum” sözlerine yer verdi. Karaboğaz: “Son 2 yıldır hasadımız verimli geçiyor” Mersin Siyahı desteğinden faydalanan üreticilerden Tunahan Karaboğaz, incirden güzel bir hasat elde ettiklerini söyledi. Hasadın her yıl daha da bereketli olduğunu söyleyen Karaboğaz, “Büyükşehir’den arkadaşlar, şimdi de incirin patenti üzerine çalışıyor ve onun sonuçlanmasını bekliyoruz. 6 yıldır bu destek veriliyor. Geçen seneden itibaren verim almaya başladık. Şu an hasadın yarısındayız ve güzel kazanç elde ediyoruz” diye konuştu. Karaboğaz, Mersin Siyahı’nın coğrafi işaret tescili alındıktan sonra daha da değerleneceğini söyledi. Diğer üreticiler de Mersin Siyah İnciri talep ediyor İncir hasadını 20 yıldır yaptığını söyleyen üreticilerden Suna Gündal, “İncirimizden de kazancımızdan da memnunuz. Çok masrafsız bir ağaç. Başkanımız Vahap Seçer’e çok teşekkür ediyorum. Herkese de geliri güzel olan incir üretmesini tavsiye ediyorum” dedi. Büyükşehir’den siyah incir fidan desteği talep eden üreticilerden Ahmet Yüce ise “Burada Mersin Siyahımız var. Vahap Başkanımızdan biz de talep ediyoruz. 15 dönüm alana Mersin Siyahı düşünüyoruz. Üretici olarak daha fazla gelir elde edip, üretime devam edebilmek için bu gibi destekleri önemsiyoruz” diye konuştu.

Coğrafi İşaretli Kan Portakalı Farklı Lezzetlere Dönüşüyor Haber

Coğrafi İşaretli Kan Portakalı Farklı Lezzetlere Dönüşüyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Hamzabeyli Köyümüz Atölye, merkez ilçelerden katılım sağlayan vatandaşları kırsalın yerel değerleriyle buluşturmaya devam ediyor. Düzenlenen atölye çalışmalarının sonuncusunda, Mersin’in coğrafi işaret tescilli ürünü olan kan portakalı kullanılarak muffin yapımı gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen atölye çalışmalarıyla, Hamzabeyli Mahallesi’nin önemli tarımsal değerlerinden biri olan kan portakalının tanıtılması ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesi amaçlanıyor. Daha önce kan portakalından lokum, çikolata, reçel ve kurutulmuş portakal gibi ürünlerin hazırlandığı atölyeler vatandaşlardan yoğun ilgi görürken, bu kez misafirler Büyükşehir’in gıda mühendisleri eşliğinde kan portakallı muffin hazırladı. Atölye etkinlikleri sayesinde katılımcılar hem uygulamalı üretim deneyimi yaşıyor, hem de kırsal bölgelerin yerel ürünlerini yakından tanıma fırsatı buluyor. Forum AVM önünden Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanan servislerle Hamzabeyli’ye ulaştırılan vatandaşlar, doğayla iç içe bir ortamda keyifli ve verimli vakit geçiriyor. Yerel ürünlerin tanıtımına katkı sunan ve sosyal etkileşimi güçlendiren Hamzabeyli Köyümüz Atölye’de düzenlenen etkinlikler önümüzdeki süreçte de devam edecek. Hamzabeyli Köyümüz Atölye’de gerçekleştirilen atölyelere katılmak isteyen vatandaşlar, 0 538 574 42 14 ve 0 324 533 26 08 numaralı telefonlardan randevu oluşturabiliyor. Karataş: “Amacımız, merkezden gelen kadınları kırsaldaki yerel ürünlerle buluşturmak” Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Ziraat Teknikeri Fatma Karataş, Hamzabeyli Köyümüz Atölye açıldığından beri birçok etkinlik gerçekleştirildiğini ifade etti. Karataş, “Buranın yerel ürünü olan kan portakalı ile kan portakalı kabuğundan şekerlemeler, lokumlar, çikolatalar yaptık. Merkezden gelen kadınlar için atölyeler düzenlemekteyiz. Son olarak misafirlerimizle, kan portakalından muffin atölyemizi gerçekleştirdik. Hep birlikte mis gibi kokan, kan portakalı tadında muffinlerimizi tattık. Atölyeleri yapmamızın amacı; merkezden gelen kadınları kırsaldaki yerel ürünlerle buluşturmak, bu ürünleri tanıtmak ve hep birlikte keyifli, eğlenceli vakit geçirmek. Atölye çalışmalarımız önümüzdeki süreçte de devam edecek” dedi. Katılımcılar mis gibi kokular eşliğinde keyifli vakit geçirdi Atölyeye katılan vatandaşlardan İlayda Aksu, atölye süresi boyunca keyifli vakit geçirdiğini belirterek, “Kan portakalı muffinlerimizi yaptık ve yedik. Çok güzel oldu. Kan portakalı Hamzabeyli’ye özel bir ürün. Tadına baktık. Buralar çok güzel. Birçok insan bu etkinliklerden faydalanıyor. Workshop yapmış oluyoruz. Buraları görüp ürünleri de tatmış oluyoruz. Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne ve Vahap Başkanımıza teşekkür ederiz” diye konuştu. Vatandaşlardan Fatma Akgül, Hamzabeyli Köyümüz Atölye projesini çok faydalı bulduğunu kaydederek, “Öncelikle böyle güzel ve faydalı bir yer kurduğu için Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz. Atölyeler çok güzel oluyor. Ben de bir atölyeye geldim. Kan portakallı kek yaptık. Mis gibi koktu. Afiyetle yedik. Sosyalleşme ortamı da oldu. Hamzabeyli Köyü’nü çok beğendik” ifadelerine yer verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.