Hava Durumu

#Coğrafi Işaret

Kırsal Haber - Coğrafi Işaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Coğrafi Işaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hürmüz Boğazı’ndaki Gerilim Üretim Zincirini Tehdit Ediyor Haber

Hürmüz Boğazı’ndaki Gerilim Üretim Zincirini Tehdit Ediyor

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Mart ayı olağan meclis toplantısında konuşan Başkan Ömer Gülsoy, küresel risklerin ve artan maliyetlerin gölgesinde iş dünyasının büyük bir sınav verdiğini belirterek; “Finansman maliyetleri makul seviyeye çekilmeli, ihracatçımız döviz kuru karşısında ezilmemelidir. Sanayicimizin üretim azmi kırılmamalıdır” dedi. Kayseri Ticaret Odası (KTO) Mart Ayı olağan meclis toplantısı M.Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonunda gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan başkanlığında gerçekleştirilen Mart ayı olağan meclis toplantısına; KTO Başkanı Ömer Gülsoy, KTO Yönetim Kurulu Üyeleri, meclis ve komite üyeleri, Meclis Başkanlık Divan üyeleri ile Basın mensupları katıldı. Saygı duruşundu bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından toplantıda Şubat ayında gerçekleştirilen faaliyetler ele alındı. Görüşülen gündem maddeleri oy birliği kabul edildi. Hürmüz Boğazı’ndaki Gerilim Üretim Zincirini Tehdit Ediyor Gündeme dair ekonomik değerlendirmelerde bulunan Başkan Ömer Gülsoy, bölgedeki jeopolitik risklerin doğrudan Türkiye ekonomisine yansıdığına dikkat çekti. Gülsoy, özellikle enerji fiyatlarındaki tırmanışın altını çizerek şu ifadeleri kullandı: Dünya ve bölgemiz maalesef çok ağır bir imtihandan geçiyor. Hemen yanı başımızda, Ortadoğu’yu adeta bir ateş çemberine alan ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmaları sürüyor. Bizler geçmişte Irak-İran savaşını, bölgedeki siyasi istikrarsızlıkları ve Suriye’deki iç savaşın acı etkilerini bizzat tecrübe etmiş bir iş dünyasıyız. Ancak bugün karşımızdaki tablo, tüm dünyayı etkisi altına alan çok daha büyük bir risk barındırıyor. Savaşın coğrafi yakınlığı sebebiyle en büyük zorluğu kuşkusuz bizler yaşıyoruz. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimle birlikte petrol ve gaz fiyatlarında yaşanan olağanüstü artışlar, hepimizin malumu. Navlun ve sigorta maliyetleri katlanırken, enerji fiyatlarındaki bu tırmanış lojistikten ham maddeye kadar tüm üretim zincirimizi doğrudan etkiliyor” diye konuştu. “İşletmelerimiz İçin ‘Dikkatli Planlama’ Ve ‘Güçlü Mali Yapı’ Şart!” Enerji fiyatlarındaki maliyet baskısının sürdürülebilirliğinin zorlaştığına dikkat çeken Başkan Gülsoy, “Bu süreçte; artan maliyetler, enflasyon ve finansmana erişim konuları iş dünyamızın temel gündemleri arasında yer almaya devam ediyor. Özellikle enerji, hammadde ve girdi maliyetlerindeki bu önlenemez artış, üretim süreçlerimiz üzerinde doğrudan büyük bir baskı oluşturmaktadır. Şunu açıkça ifade etmeliyim ki; içinden geçtiğimiz bu kritik süreç, biz işletmeler açısından çok daha dikkatli bir planlama ve her zamankinden daha güçlü bir mali yapı gerektirmektedir. Kayseri; Orta Anadolu’nun üretim üssü, ihracatın kalesidir. Bizler en zor şartlarda dahi üretmeyi, istihdam sağlamayı kendimize şiar edindik. Ancak bugün gelinen noktada, sanayicimizin omuzlarındaki yükün artık sürdürülebilir sınırları zorladığını da görüyoruz. Savaşın gölgesinde kalan pazarlarımızda ihracat aksamaları ve ciddi navlun artışları yaşıyoruz. Sanayicimiz ve tüccarımız, girdi maliyetlerindeki devasa artışlara ve finansmana erişimdeki zorluklara rağmen; üretim çarklarını döndürmek, istihdamı korumak için tabiri caizse ''ateşten gömlek'' giyerek mücadelesini sürdürüyor.” İfadelerini kullandı. “Bizim İçin ''Bekle-Gör'' Dönemi Bitmiştir; Artık ''Üret Ve Diren'' Dönemindeyiz!” Enflasyon ve finansmana erişim sorunlarına dikkat çeken Başkan Gülsoy, reel sektörün önündeki en büyük engelin yüksek finansman maliyetleri ve daralan kredi muslukları olduğunu belirtti. Enflasyon ile döviz kuru arasındaki dengesizliğin ihracatçının rekabet gücünü zayıflattığını vurgulayan Gülsoy, “Üretim çarklarının dönmesi için finansmana erişim kolaylaşmalı, girdi maliyetleri makul seviyelere çekilmelidir. Enflasyonla mücadeleyi sonuna kadar destekliyoruz ancak bu süreçte sanayicinin, tüccarın üretim azmi kırılmamalıdır. Bizim için ''bekle-gör'' dönemi bitmiştir; artık ''üret ve diren'' dönemindeyiz. Ülkemizin ve devletimizin gücüne sonuna kadar inanıyoruz. Ancak iş dünyası olarak beklentimiz nettir: Finansman maliyetleri makul seviyelere çekilmeli, enflasyon ve döviz kuru arasındaki makas, ihracatçımızı daha fazla ezmeyecek şekilde dengelenmelidir. Maliyet baskısını hafifletecek ve öngörülebilirliği artıracak adımların atılması en büyük beklentimizdir.” “Biz Şehirlerle Değil, Ülkelerle Mücadele Ettik” Gülsoy, Kayseri Pastırması’nın Avrupa Birliği (AB) Coğrafi İşaret Tescili almasıyla ilgili tarihi süreci meclis üyeleriyle paylaştı. Salonda büyük bir memnuniyetle karşılanan bu gelişmeyi ''Kayseri’nin uluslararası arenadaki mührü'' olarak nitelendiren Gülsoy; bu başarının sadece bir başvuru sonucu değil, adeta bir ''diplomasi mücadelesi'' neticesinde kazanıldığını vurgulayarak meclis üyelerini bilgilendirdi. Kayseri Pastırması’nın AB tescil sürecinin perde arkasındaki hukuk mücadelesine değinen Başkan Gülsoy, bu başarının tesadüf olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: “Avrupa Birliği’nden tescil alan 46 ürünümüz içerisinde, hakkında itiraz davası açılan ilk ve tek ürün Kayseri Pastırması olmuştur. Yürüttüğümüz 2 yıllık hukuk ve diplomasi müzakereleri neticesinde tüm dünyaya bir kez daha kanıtladık: Biz bu süreçte şehirlerle değil, ülkelerle mücadele ettik ve kazandık. Artık taklitlerin önüne geçilecek, ''Kayseri üretirse en kalitesini üretir'' imajı tüm dünyada tescillenmiş olacaktır. Bu sadece bir kağıt parçası değil; tüccarımızın alın terinin uluslararası arenada mühürlenmesidir.” “Sırada Sucuk Ve Mantı Var” Kayseri’nin gastronomi değerlerini dünya vitrinine taşımaya kararlı olduklarını ifade eden Gülsoy, yeni müjdeler de verdi: “Kayseri Pastırması şehrimizin AB nezdindeki ilk ürünü oldu ancak son olmayacak. Sırada Kayseri Sucuğumuz ve Kayseri Mantımız var. Onların da AB tescil süreçlerini aynı kararlılıkla takip ediyoruz. Hedefimiz; Kayseri’nin tüm gastronomi değerlerini dünya vitrinine taşımak ve ihracat menzilimizi bu tescilli güçle genişletmektir.Bu başarı, moralimizi yüksek tutmamız için büyük bir vesiledir. Şehrimizin markalarına sahip çıkmaya, onları dünya vitrinine taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz.Bu gurur hepimizin! Şehrimize ve tüm üyelerimize bir kez daha hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. “Kayseri Purov Mantısı Ve Kayseri Pöç Kebabı Tescillendi” Meclis toplantısında Avrupa Birliği tescilinin yanı sıra ulusal çaptaki yeni kazanımları da açıklayan Başkan Ömer Gülsoy, iki ürün için daha müjde verdi: “Kayseri Pastırması’nın AB tescili ile yaşadığımız gurura ek olarak, ulusal düzeyde de önemli bir mesafe katettik. Daha önce başvurularını gerçekleştirdiğimiz ‘Kayseri Purov Mantısı’ ve ‘Kayseri Pöç Kebabı’ için de Coğrafi İşaret Belgesi almaya hak kazandığımızı buradan ilk kez paylaşmak istiyorum. Bu yeni tescillerle birlikte Kayseri Ticaret Odası olarak koruma altına aldığımız coğrafi işaretli ürün sayımız 17’ye yükselmiştir. Şehrimize, esnafımıza ve tüm üyelerimize hayırlı, uğurlu olsun.” Başkan Gülsoy’dan Duayen Gazeteci Oktay Ensari’ye Vefa Meclis toplantısının sonunda bir vefa borcunu yerine getirmek istediğini belirten Başkan Ömer Gülsoy, geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Kayseri basınının duayen ismi Oktay Ensari’yi vefatının birinci yıl dönümünde rahmetle andı. Başkan Gülsoy, “Bugün burada bir vefa borcumuzu da yerine getirmek istiyorum. Geçtiğimiz yıl hakka uğurladığımız, Kayserimizin duayen gazetecilerinden, şehrimizin sesini her platformda duyuran kıymetli dostumuz Oktay Ensari’yi vefatının sene-i devriyesinde bir kez daha rahmetle anıyorum. Başta kederli ailesi olmak üzere, tüm yakınlarına ve Kayseri basın camiamıza bir kez daha başsağlığı diliyorum. Ruhu şad, mekanı cennet olsun inşallah.” dedi.

Muğla 9'uncu Arıcılık ve Çam Balı Kongresi’ne Hazırlanıyor Haber

Muğla 9'uncu Arıcılık ve Çam Balı Kongresi’ne Hazırlanıyor

Dünya çam balı üretiminin merkezi konumundaki Muğla, 9. Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi için hazırlıklara başladı. 19–22 Kasım 2026 tarihleri arasında Marmaris Grand Yazıcı Club Turban Termal Otel’de gerçekleştirilecek kongre, üreticilerden akademisyenlere, kamu temsilcilerinden uluslararası arıcılık kuruluşlarına kadar geniş bir katılıma ev sahipliği yapacak. Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yılmaz Kaya, MAYBİR Onursal Başkanı ve Kongre Başkanı Ziya Şahin ile Kongre Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Avcı düzenledikleri basın toplantısında kongrenin kapsamı ve hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu. MAYBİR Başkanı Yılmaz Kaya, kongrenin yalnızca bilimsel bir toplantı olmadığını belirterek, organizasyonun sektör açısından stratejik bir rol üstlendiğini vurguladı. Türkiye’nin dünya çam balı üretiminin yaklaşık yüzde 90’ını gerçekleştirdiğini hatırlatan Kaya, bu üretimin yüzde 65–70’lik bölümünün Muğla tarafından karşılandığını ifade etti. Kaya, kongrenin; Muğla Büyükşehir Belediyesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Güney Ege Kalkınma Ajansı ve Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği iş birliğiyle; Tarım ve Orman Bakanlığı, Muğla Valiliği ve Apimondia desteğiyle gerçekleştirileceğini açıkladı. Kongrede arı sağlığı, sürdürülebilir üretim, iklim değişikliği, kalite, markalaşma ve mevzuat gibi başlıkların ele alınacağını belirten Kaya, “Üretici Konuşuyor” ve “Sektör Konuşuyor” panelleriyle sahadaki deneyimlerin doğrudan paylaşılacağını, ayrıca ormancılık çalıştayıyla çam balı üretiminin ekosistem temelli sürdürülebilirliğinin değerlendirileceğini söyledi. MAYBİR Onursal Başkanı ve Kongre Başkanı Ziya Şahin ise Muğla’nın Türkiye arıcılık varlığının önemli bir bölümünü barındırdığını belirterek, dünya çam balı üretiminde Türkiye’nin yüzde 92 paya sahip olduğunu, bunun yaklaşık yüzde 70’inin Muğla’da üretildiğini belirterek, çam balının uluslararası standartlara kavuştuğunu ve kodekste yer aldığını ve yakın süreçte uluslararası coğrafi işaret sürecinin de tamamlanmasının beklendiğini ifade etti. Şahin, 2008 yılından bu yana düzenlenen uluslararası kongrelerin çam balının dünya pazarında marka haline gelmesine önemli katkı sağladığını belirterek, “Türkiye arıcılığının çözüm bekleyen tüm sorunlarının tartışıldığı bir kongre konsepti oluşturduk. Bu organizasyonlar sayesinde sektörün ihtiyaçlarını doğrudan ilgili kurumlara aktarma imkânı bulduk” dedi. Arı kayıt sistemi, desteklemeler ve yerli arı ıslahı gibi konuların kongrelerde gündeme taşındığını ifade eden Şahin, Apimondia yönetiminin bu yıl 14 kişilik üst düzey heyetle katılım sağlayacağını belirterek organizasyonun uluslararası niteliğinin daha da güçleneceğini söyledi. Kongre Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Avcı'da Türkiye’nin yıllık yaklaşık 100 bin tonluk bal üretimiyle dünyada ikinci sırada yer aldığını belirterek, arıcılığın kırsal kalkınmaya önemli katkı sağladığını vurguladı. Muğla’nın özellikle çam balında dünya lideri konumda bulunduğunu ifade eden Avcı, Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi’nin içerik ve katılımcı sayısı bakımından dünya ölçeğinde saygın bir organizasyon haline geldiğini söyledi. Önceki kongrelerde 1.500 ila 2.500 arasında katılımcının yer aldığını belirten Avcı, bu yılki organizasyonda dünya arıcılığına ilişkin konuların daha geniş kapsamda ele alınacağını dile getirdi. Akademik sunumlar, teknik oturumlar, çalıştaylar ve sektör stantlarıyla dört gün sürecek kongrenin; arıcılar, akademisyenler, kamu kurumları ve özel sektör temsilcilerini bir araya getirmesi bekleniyor. Organizasyon kapsamında Türkiye Arıcılık Ödülleri ve çeşitli yarışmalar da düzenlenecek. 9.Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi’nin, Muğla’nın küresel arıcılık vizyonunu bir kez daha dünya gündemine taşıması hedefleniyor.

Türkiye’nin Tarım Vizyonuna Değer Katan Bir Güç Haline Geldik Haber

Türkiye’nin Tarım Vizyonuna Değer Katan Bir Güç Haline Geldik

Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, 2013 yılından bu yana geçen 13 yıllık görev süresini değerlendirdi. Borsa’nın üye sayısından işlem hacmine kadar her alanda devasa bir büyüme kaydettiğini belirten Başkan Matlı, Bursa Ticaret Borsası’nın artık sadece bir tescil kurumu değil; kentin ekonomisine yön veren, sosyal hayatına dokunan ve Türkiye’nin tarım vizyonuna değer katan bir güç haline geldiğini ifade etti. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, göreve geldiği 2013 yılından günümüze uzanan Borsa’nın değişim ve gelişim yolculuğunu düzenlediği basın toplantısında rakamlar ve projelerle anlattı. Bursa TB Konferans Salonu’nda Meclis Başkanı Mustafa Aksu ve Yönetim Kurulu Üyelerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada Borsa’yı bölgesel bir güç haline getirdiklerini ifade eden Matlı, önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek ustalık dönemi projelerini de kamuoyuyla paylaştı. Çok Boyutlu Büyüme Hamlesi Toplantının açılışında Bursa TB’nin büyüme rakamlarını paylaşan Başkan Özer Matlı, 2013 yılında devraldıkları bayrağı bugün gurur verici bir noktaya taşıdıklarını ifade etti. 425 olan aktif üye sayısını yüzde 118 oranında artırarak 925’e çıkardıklarını belirten Matlı, “Asıl büyük sıçramayı tescil işlem hacminde yaşadık. 2013 yılında 980 milyon TL seviyelerinde olan tescil işlem hacmi, 2025 yılı itibarıyla yüzde 7.141 gibi rekor bir artışla 70 milyar 970 milyon TL’yi aşarak çok boyutlu bir ölçek büyümesine imza atmıştır. Bu performans Türkiye genelindeki 115 ticaret borsası arasında 36. sırada devraldığımız Bursa Ticaret Borsası’nı 15. sıraya, Marmara Bölgesi’nde ise en büyük 4. ticaret borsası konumuna taşımıştır. Tescil işlem hacmindeki sıçrama; aynı zamanda şeffaf işlem altyapımızın, sunduğumuz güvenilir hizmet anlayışının ve üyelerimizin kurumsal yapımıza duyduğu güvenin doğrudan yansımasıdır” dedi. Avrupa’nın İlk ve Tek Türk Ticaret Borsası Bursa Ticaret Borsası’nın kurumsal hizmet kalitesini uluslararası standartlarla tescillediklerini belirten Başkan Matlı, “Borsamız TOBB tarafından verilen ve Avrupa standartlarında hizmet sunan ‘5 Yıldızlı Akredite Borsa’ statüsüyle hizmet kalitesini en üst seviyeye taşımıştır. Bu dönemde elde ettiğimiz en stratejik başarılardan biri de Avrupa Ticaret Borsaları Ağı’na kabul edilen ilk ve tek Türk Ticaret Borsası unvanını kazanmamızdır. Bu üyelik sayesinde Bursa’yı küresel dünyaya bağlayan stratejik bir kapı haline geldik. Ülkemizi bu prestijli ağda gururla temsil ederken, Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası üyeliğimizle de üyelerimizin Almanya başta olmak üzere Avrupa pazarlarıyla daha güçlü bağlar kurmasına katkı sağladık” diye konuştu. TÜRİB ve Marmara ÜPAK’ta Öncü Rol Göreve geldikleri ilk günden itibaren geleneksel borsa anlayışını teknolojiyle birleştirdiklerini kaydeden Başkan Matlı, Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) ve Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nun (Marmara ÜPAK) kurulmasındaki stratejik rollerine dikkat çekti. Tarımsal ticarette dijital dönüşümün aktif bir parçası olduklarını ifade eden Matlı, “TÜRİB’in A grubu büyük hissedarlarından biri ve yetkili acente olarak üyelerimize güvenli ve şeffaf işlem altyapısı sunuyoruz. Ayrıca TÜRİB’te Yönetim Kurulu Üyesi olarak ulusal tarım vizyonunun mutfağında yer alıyoruz. Bu vizyonu yine kurucu ortağı olduğumuz Marmara ÜPAK ile de bölgesel bir güç birliğine dönüştürerek, tarım piyasasında güveni ve finansal erişimi güçlendirdik” ifadelerini kullandı. “Tarımsal Ticaretin Standartlarını Yükselttik” Dijitalleşme hamlesini fiziksel altyapıyla desteklediklerini de belirten Başkan Matlı, Bursa Ticaret Borsası Laboratuvar ve Depoculuk A.Ş. aracılığıyla Gaziantep’ten Edirne’ye, Konya’dan Tekirdağ’a kadar 9 farklı noktada hizmet verdiklerini hatırlattı. Bu yaygın hizmet ağı ile ürün analiz, kalite kontrol ve depolama süreçlerinde tarımsal ticaretin standartlarını yükselttiklerini ifade eden Özer Matlı, böylece Borsa’nın hizmet ağını Bursa’nın sınırlarının çok ötesine, ulusal bir ölçeğe taşıdıklarını vurguladı. Gıda Sektöründe İhracat Odaklı Dönüşüm Borsa üyelerinin rekabet gücünü artırmak için hayata geçirdikleri Gıda UR-GE projesine değinen Özer Matlı, üyelerini Dubai’den Bükreş’e kadar Avrupa ve Orta Doğu’daki küresel pazarlarla buluşturduklarını söyledi. Önümüzdeki dönemde ihracat rotasını Japonya ile Asya pazarına çevireceklerini ifade eden Başkan Matlı, “Bu süreç; ihracat odaklı, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir büyümeyi hedefleyen stratejik bir dönüşümdür” dedi. Ticari hayatın huzuru için de adımlar attıklarını belirten Matlı, “Üyelerimizin ticari uyuşmazlıklarını mahkeme sürecine taşınmadan, zaman ve maliyet kaybı yaşamadan sonuçlandırması amacıyla TOBB Uyum Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözü Merkezi’ni hayata geçirdik. Bu merkez ile iş insanlarımızın ticari faaliyetlerinde sürekliliği koruyor, güvenli bir iş ortamına katkı sunuyoruz” diye konuştu. Eğitime ve İnsan Kaynağına Stratejik Yatırım Konuşmasında eğitime ve nitelikli iş gücüne verdikleri önemi ‘en önemli başlık’ olarak tanımlayan Başkan Özer Matlı, Bursa Ticaret Borsası’nın kentin eğitim hayatına dokunan çok yönlü bir değer merkezi haline geldiğini dile getirdi. Türkiye’nin ilk tarım lisesi olan Hamidiye Tarım ve Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’nin hamiliğini üstlendiklerini hatırlatan Başkan Matlı, “Hamidiye Ziraat Mektebi’nde yürüttüğümüz çalışmalar sayesinde okulumuz bugün Türkiye’deki tüm tarım liselerine örnek olarak gösterilen bir referans noktası haline geldi” dedi. Yalnızca bir eğitim platformu olarak değil, iş dünyasının dönüşüm merkezi olarak konumlandırılan Bursa TB Akademi’de 4 yılı aşkın sürede 100’ün üzerinde eğitim programı gerçekleştirdiklerini söyleyen Özer Matlı, “Bugüne kadar Türkiye’den ve yurt dışından 50.000’in üzerinde katılımcı çevrim içi eğitim programlarımıza dahil oldu. Bununla birlikte akademi kapsamında ortaya koyduğumuz ‘Off The Record’ projesiyle de kentimizin yöresel lezzetlerini dijital dünyaya taşıyarak, yerel markalarımıza sahip çıktık” ifadelerini kullandı. Bursa’nın Marka Değerine ve Sosyal Dokusuna Güçlü İmza Başarılarının temelinde ortak iradenin, kurumsal dayanışmanın ve güçlü ekip çalışması kültürünün yattığını vurgulayan Başkan Özer Matlı, Borsa’nın kentin sosyo-kültürel hayatındaki rolünü şu sözlerle özetledi: “Görev süremiz boyunca Valiliğimizden belediyelere, milletvekillerimizden SİAD ve STK’lara kadar tüm paydaşlarımızla güçlü bir iş birliği zemini oluşturduk. Protokoller ve ortak projelerle Bursa’nın ekonomik ve sosyal kalkınmasına yön veren aktif bir kurum haline geldik. Sadece ekonomiye değil, eğitimden güvenliğe, sağlıktan kültürel yatırımlara kadar birçok alanda şehrimizin yanında yer aldık. Ayrıca, Bursa Pideli Köftesi ve Bursa Havlusu gibi değerlerimize aldığımız coğrafi işaret tescilleriyle de kentimizin marka kimliğini küresel ölçekte koruma altına aldık.” Ustalık Döneminin İki Büyük Projesi: Gıda İhtisas OSB ve ET-BA Bursa Ticaret Borsası’nın 13 yılda kurumsal dönüşümünü tamamlayarak Türkiye’nin en güçlü borsalarından biri haline geldiğini vurgulayan Başkan Matlı, Borsa’nın gelecek vizyonunu simgeleyen iki dev yatırımı ‘ustalık dönemi’ eseri olarak nitelendirdi. Bursa ve bölgesine değer katacak Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi projesinin Yenişehir’de hayata geçirileceğini kaydeden Matlı, “Borsa’mızın ustalık dönemi yatırımı olarak konumlanan proje; 4.200 dönümlük bir alanda, lojistikle entegre, planlı ve bütüncül bir ekosistem sunarak Türkiye’nin ilk borsa iştirakli Gıda İhtisas OSB modelini temsil etmektedir. Öte yandan, mülkiyeti Borsamıza ait olan ET-BA arazisini de 100 bin metrekarenin üzerindeki modern bir dönüşüm projesiyle Bursa’nın sosyal yaşamına kazandırıyoruz. Bursa Ticaret Borsası’nın kurumsal vizyonuyla şekillenen bu yatırımlar; Bursa Ticaret Borsası’nın sadece ticarete değil, şehrin yaşam kalitesine de yön verdiğinin göstergesidir” ifadelerini kullandı. Bursa Ticaret Borsası’nın 102 yıllık köklü geçmişiyle, artık sadece bir tescil kurumu değil, strateji üreten, yatırım yapan ve şehre yön veren güçlü bir yapı olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, “Tüm bu çalışmaları, projeleri ve yatırımları Yönetim Kurulu Üyelerimiz, Meclis Üyelerimiz ve Genel Sekreterliğimizin özverili katkılarıyla hayata geçirdik. Bu başarı; ortak iradenin, kurumsal dayanışmanın ve güçlü ekip çalışmasının ürünüdür. Birlikte büyüdük, birlikte dönüştük ve Bursa için birlikte üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Kırsal Kalkınma İle Birlikte Mersin Tanınsın İstiyoruz Haber

Kırsal Kalkınma İle Birlikte Mersin Tanınsın İstiyoruz

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, Toroslar ilçesine bağlı Hamzabeyli Mahallesi’nde hayata geçirilen ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye Yerleşkesi Açılışı’na katıldı. Mersinden Kadın Kooperatifi ile Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı iş birliğiyle hayata geçirilen proje; Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kırsalda üretimi büyüten, kadın emeğini önceleyen ve yerel değerleri koruyan vizyonunun somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Program, Başkan Seçer ile Meral Seçer’in coğrafi işaret tesciline sahip Mersin Kan Portakalının hasadını yapmasıyla başladı. Başkan Seçer: “Kırsal kalkınma ile birlikte Mersin tanınsın istiyoruz” Konuşmasına Hamzabeyli köyü ile birlikte Işıktepe, Çukurkeşlik, Çavak, Çamlıdere ve Karahacılı köylerinden gelen vatandaşları selamlayarak başlayan Başkan Seçer, hayata geçirilen ‘Köyümüz Atölye’ projesinin amaçlarına değindi. Bu kapsamda yürütülen çalışma ve projelerin nihai hedefinin kırsal kalkınma olduğunu belirten Seçer, “Kırsal kalkınma ile birlikte Mersin tanınsın istiyoruz. Burada üretim yapıldığı, verilen kadın emeği ve bu emeğin ne derece değerli olduğu bilinsin. Bu bölgede yaşayan herkesin bir tarafı üretime temas etmiştir. Üretim bana göre çok kutsal ve önemlidir. Üretim helal kazancın değerini öğretiyor. Alın teri döktüğümüz o emek bugün doğru kararlar almamıza yardımcı oluyor. Emeği, üretimi, işçiyi, çiftçiyi, helal kazancı öğretiyor. Biz de onu topluma aksettiriyoruz” diyerek verilen emeğin öneminin altını çizdi. “Tüketen değil, üreten ülke olalım” ‘Köyümüz Atölye’ projesinin ilk kez 2020 yılında Silifke ilçesine bağlı Çaltıbozkır Mahallesi’nde başlatıldığına değinen Seçer, bölgedeki lavanta üretimine dair detayları aktardı. Projeyi; ‘Doğduğumuz yerde doymanın en önemli çalışması’ olarak tanımlayan Seçer, “Hamzabeyli ve çevre köylerde doğduysak yine burada üretelim. Üretime inovasyon, ürünlere katma değer katalım. Teknolojiyi kullanıp çağdaş pazarlama yöntemlerini uygulayalım. İyi tarım ve gıda uygulamalarını öğrenelim. Güvenilir ve rafta kendini gösteren sağlıklı ürünler üretelim. Dalında 1 lira olan üretimi kattığımız değer ile 10 liraya getirelim ve milli ekonomiye katkı sunalım, ülkemiz kalkınsın. Tüketen değil, üreten ülke olalım” sözlerini kaydetti. Seçer; pandemi, savaşlar, ekonomik buhran gibi birçok küresel kriz dönemini hatırlatarak gıdanın ve üretimin her geçen gün daha önemli konuma geldiğini dile getirdi. “Tarıma destek vermekle iş bitmiyor, biz balık tutmayı öğretiyoruz” Seçer, bölgelerin üretim özelliklerine göre niş ürünleri ortaya çıkaracak Köyümüz Atölye projelerine devam edeceklerini ifade ederek, “Bir başka bölgeye yine bu çalışmayı aktaracağız. Üzerinde çalışmalar var. Oranın niş ürününü ortaya çıkartıyoruz. Bunların coğrafi işaret tescili alınıyor. Kurulan atölyelerle üretim aşaması öğretiliyor. Üreticilerimiz; Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın gıda ve ziraat mühendisleri eşliğinde ürünlerini Türk Gıda Kodeksi’ne uygun şekilde nasıl üreteceklerini, nasıl ambalajlayacaklarını ve dijital ortamda nasıl pazarlayacaklarını bu atölyelerde öğreniyorlar. Tarıma destek vermekle iş bitmiyor, biz balık tutmayı öğretiyoruz. Mutlaka çiftçi desteklenecek ama önemli olan üretimin en iyisini, en kalitelisini yapmalarını sağlamak. Projemiz hayırlı uğurlu olsun. Bu bölgenin kalkınmasına katkı sunacağına canı yürekten inanıyorum” dedi. “Sizin paranızla ayırdığımız bu bütçeyi en iyi şekilde projelendirmek için çalışıyoruz” 2019 yılından bu yana tarıma çok ciddi oranlarda destek verdiklerini kaydeden Seçer, “Bölgemiz tarım bölgesi. Bölge nüfusumuzun önemli bir kesimi tarımda çalışıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak tarımın, tarımcının yanında duruyoruz. Üretime katkı sağlayalım, şehrimizin, halkımızın zenginleşmesine katkı sunalım istiyoruz. Sizin paranızla ayırdığımız bu bütçeyi en iyi şekilde projelendirmek için çalışıyoruz ve iyi işler yaptığımızı tüm samimiyetimle söyleyebilirim. Çünkü yaptığımız projelerde sonuç alıyoruz. İlk Köyümüz Atölye Projesi’ne 2020 yılında başladık. Orada sisteme oturttuk. İkincisi 2026 yılının başında tamamlandı” diye konuştu. 2020 yılında başlatılan ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesinden de bahseden Seçer, “Her yıl 60 üretici neredeyse bir küçükbaş hayvan çiftliği kuruyor ve bunun yarısı kadın. Değerli olan kısmı kadınların üretimde olması, kadınların ayakta durmasını sağlaması. Kadınların özgür olabilmesi. Zengin olmak, kadınların özgür olması lafla, sözle olmuyor. Ülkenizin bağımsız olması hamasetle olmuyor. Çalışacaksınız, üreteceksiniz. Çocuklarınızı okutacaksınız. Bilim adamları yetiştireceksiniz” ifadelerine yer verdi. Seçer, ilimin ve bilimin çizgisinde gittiklerini belirterek, “Toplumu yalanla, dolanla, hurafeyle kandırmayacaksınız. İlimin, bilimin peşinde gideceksiniz. Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyeti’nin izinden gideceksiniz. Misakı-Milli’yi bileceksiniz. Ülke milliyetçiliğinin, Atatürk milliyetçiliğinin değerini bileceksiniz. Bir arada kardeşçe yaşamayı bu şekilde öğreneceğiz. Biz siyasilerin görevi de bu olmalı. Kavgadan kim kazanmış? dedi. Seçer, siyasetin kavga değil hizmet üretme yeri olduğunu dile getirerek, asıl önceliğin iş ve aş sağlamak olduğunu, devletin ve belediyelerin temel görevinin de vatandaş için çalışmak ve hizmet etmek olduğunu söyledi. Belediyeler arası iş birliği ve dayanışmanın önemine de dikkat çeken Seçer, birlik ve beraberlik içinde çalışıldığında hizmetlerin daha başarılı ve kaliteli şekilde hayata geçirildiğini ifade ederek, çalışmaların devam edeceğini belirtti. “Mersin’de dostluk ve kardeşlik var” Mersin’in; ekonomisi, üretkenliği, sahip olduğu limanı ile birlikte her açıdan değerli bir şehir olduğunun altını çizen Seçer, bunun değerinin bilinmesi gerektiğini kaydetti. Mersin’de, çalışan herkesin kendisine bir gelir bulabildiğinden söz ederek konuşmasına devam eden Seçer, onun için Mersin’in göçlerle büyüyen bir kent olduğunu kaydetti. Mersin’in ‘Küçük Türkiye’ olduğunun vurgusunu yapan Seçer, “Mersin’in sinerjisi, enerjisi, parası, verimli toprakları ve Allah vergisi bir doğası var. Zengin Anadolu topraklarından, farklı etnik yapılardan ve inanç gruplarından insanlar Mersinimizde yaşıyorlar. Burada bir güzellik var; bu insanların bir arada olması Mersin’e başka bir kutsal hava veriyor. Burada dostluk ve kardeşlik var” dedi. “Biz Mersin’de kardeşliği hakim kıldık” Mersin’de yaşayan insanların birbirinin mezhebinden, meşrebinden ya da siyasi görüşünden dolayı kimse ile bir sorunu olmadığını kaydeden Seçer, Mersin’den bütün siyasi partilere seslenerek, “Bana göre bu farklığımız kutsal ve büyük bir zenginlik. Bunu, daha fazla oy alalım diye siyasiler kaşıyıp önümüze koyuyor. Bu etnik istismardır, eğer bunu din üzerinden yapıyorsanız dini istismardır, milliyet üzerinden milliyet istismarıdır, ekonomik ve sosyal istismarıdır. Bunu yapmayacağız, yapmıyoruz ve yapmak istemiyoruz. Biz Mersin’de kardeşliği hakim kıldık, tahkim ettik ve buna da bıkmadan, yorulmadan, kim ne derse desin devam edeceğiz” diye belirtti. Seçer’den yurttaşlara; “Başkanınıza güvenin ve inanın” Mersin’de yaşayan insanların Mersin Büyükşehir’in hizmetlerinden memnun olduklarını ifade eden Seçer, “Başkanınıza güvenin ve inanın. İnsanlar Mersin’de mutlu. ‘Öyle bir yerel yönetim anlayışı var ki biz kendimizi öteki görmüyoruz. Başkanımız Cumhuriyet Halk Partili ve parti ayrımı gözetmeksizin herkesi kucaklıyor.’ diyorlar. Ülkemiz için böyle olmaya devam edeceğiz. Mersin’den tüm Türkiye’ye barışın ve kardeşliğin ne olduğunu duyurmak, birlikte yaşama hukukunun ne olduğunu öğretmek için buna devam edeceğiz. Bunu hep beraber başaracağız” ifadelerine yer verdi. Konuşmasının sonunda ise ‘Köyümüz Atölye’ projesinde emeği geçenlere teşekkür eden Seçer, başta çevre mahallelerdeki üretici kadınlar olmak üzere tüm üreticilere hayırlı, uğurlu ve bereketli olsun dileklerini iletirken, bol kazanç getirmesi temennisinde bulundu. Meral Seçer: “‘Köyümüz Atölye’ projesinin kadın üreticiler açısından büyük önem taşıyor” Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, Hamzabeyli’de hayata geçirilen ‘Köyümüz Atölye’ projesinin, üretici kadınlar açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Kadın emeğinin görünür olması ve küçük çiftçilerimizin emeklerinin daha katma değerli hale gelmesi açısından bu proje çok kıymetli” dedi. Projenin yalnızca Hamzabeyli Köyü için değil civar köyler için de önemli bir adım olduğunu ifade eden Meral Seçer, “Köyümüz Atölye projesi, Mersinden Kadın Kooperatifi olarak, bu sürecin içinde olduğumuz, daima desteklediğimiz ve birlikte hareket ettiğimiz bir proje. Köyümüz Atölye, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından kuruldu ve bu süreç içerisinde biz de Mersinden Kadın Kooperatifi olarak paydaş olduk” diyerek paydaş olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. ‘Köyümüz Atölye’ projesinin, kırsal kalkınma için örnek bir proje olduğunu vurgulayan Meral Seçer, köylerde yaşamın devam etmesi; çiftçilerin, gençlerin ve kadınların üretimden vazgeçmemesi adına oldukça kıymetli bir proje olduğunu söyledi. Meral Seçer, “Dünya Gıda Örgütü’nün yaptığı araştırmaya göre dünyanın yüzde 80’ini aile çiftçileri doyuruyor. Torosların eteklerinde çok sayıda aile çiftçisi var. Bu ailelerin üretimden vazgeçmemesi için onların desteklenmesi ve onlara yol gösterici olunması, rehber olunması çok önemli. Çünkü sizler olmazsanız hiçbirimiz doymayız. Ne ülkemiz ne de dünya doyar” diye konuştu. Kırsal bölgelerdeki gençlerin kendilerine bir yaşam alanı bulamadıkları için kentlere göç ettiğini de belirten Meral Seçer, “Gençlere yaratılacak fırsatla köylerinde, yani doğdukları yerde doymalarına fırsat verileceğini görüyoruz” dedi. “Üretilen ürünlerin markalaşması çok önemli” Üretilen ürünlerin katma değerli olmasının ve markalaşması son derece önemli olduğuna işaret ederek bu tür atölyelerle markalaşma sürecinin sağlanabileceğini söyleyen Meral Seçer, nihai sonucun kooperatifleşme olduğunun altın çizdi. Köyümüz Atölye’nin, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin koordinatörlüğünde Hamzabeyli Köyü ve civar köylerdeki kadınların üretim yapabileceği ortak bir kullanım alanı olduğunu kaydeden Meral Seçer, “Üretim aşamasında, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin gıda mühendisleri ve gıda teknikerlerinin destekleriyle eğitim yapılacak. Dolayısıyla, burada üretilen bir ürün çıktığında markalaşmış olacak. Üretimden hijyene, etiketlemeden pazarlamaya kadar tüm süreçte verilen eğitim ve destekler, ürünün gerçek katma değerini ortaya koyacaktır” ifadelerini kullandı. “Kooperatifin temel ruhu birlikte üretmekten geçiyor” Meral Seçer, kadınların geleneksel yöntemlerle ortaya koydukları ürünlerini, Köyümüz Atölye’de gıda tüzüğüne uygun bir üretim yaparak daha geniş alanlarda pazarlama imkanı bulacaklarını belirtti. Köyümüz Atölye projesinin ortak bir kulanım alanı olduğunu yineleyen Meral Seçer, “Ortak kullanım alanı demek; birlikte olmak, güç birliği yapmak ve bunun sonucu da kooperatifleşme demek. Mersinden Kadın Kooperatifi olarak paydaş olmamızın en önemli sebebi de hem kadınların üretimine hem de kooperatifleşmeye destek vermek” diye konuştu. 2019’dan bu yana Türkiye’de çok sayıda kadın kooperatifi kurulduğunu ancak bu kooperatiflerin sürdürülebilirliği konusunda bazı sıkıntılar olduğunu dile getiren Meral Seçer, “Köyümüz Atölye, sürdürülebilir bir kooperatif için çok önemli. Çünkü kooperatifin kurulmadan önceki olgunlaşma evresi burada yaşanacak. Ürünlerin markalaşmasına ve etiketlenmesine kadar Mersin Büyükşehir Belediyesi destek verecek. Biz de Mersinden Kadın Kooperatifi olarak bu sürecin içinde olacağız. Bir kooperatifin finansmanından muhasebesine, strateji planından sürdürülebilir olması için gereken tüm desteğe hazırız. Süreç tamamlandıktan sonra ise kadınlarımızın yapması gereken en önemli şey el ele vermesi, birlikte üretmesi ve güç birliği oluşturması. Çünkü Kooperatifin temel ruhu birlikte üretmekten geçiyor” dedi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığıo başta olmak üzere tüm kurum ve ekiplerine teşekkür ederek sözlerini tamamlayan Meral Seçer, “Mersinden Kadın Kooperatifi ortaklarına ve en önemlisi, Köyümüz Atölye’nin kuruluşundan beri heyecanla bekleyen Hamzabeyli ve civar köydeki kadınlara çok teşekkür ediyorum. Tüm kentimize ve ülkemize yayılmasını istediğim bu projenin üretimden tutun, kadın ve gençlere kadar herkesi mutlu edecek sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum” dedi. Programda konuşmaların tamamlanmasının ardından Başkan Seçer ile Meral Seçer’e Hamzabeyli Mahalle Muhtarı Sencer Erdoğan tarafından, kan portakalının coğrafi tescil almasında sundukları katkılardan dolayı teşekkür plaketi takdim etti. Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, Aydıncık Belediye Başkanı Özkan Kılıçarpa ile Hamzabeyli Mahalle Muhtarı Sencer Erdoğan’ın da birer konuşma yaptığı program Başkan Seçer, Meral Seçer ve protokol üyelerinin tesisi gezerek bilgi alması ve portakal sıkma, kurutma işlemlerini gerçekleştirmesi ile sona erdi. Büyükşehir’le kırsalda üretim, eğitim ve dayanışma bir arada Hamzabeyli Köyümüz Atölye Projesi, başta coğrafi işaretli Mersin Kan Portakalı olmak üzere bölgenin öne çıkan nar ürünlerinin değerlendirilmesi amacıyla Hamzabeyli Mahallesi’nde kuruldu. Hamzabeyli ve çevre mahallelerde üretilen ürünler atölyede işlenerek nitelikli, güvenli ve sürdürülebilir biçimde ekonomiye kazandırılıyor. Atölyede yer alan alanlar ve makine-ekipmanlar; ortak kullanım, eğitim ve uygulamalı atölye olmak üzere üç başlıkta hizmet verecek. Bölgedeki üretici kadınlar, haftanın belirli günlerinde belediyeye ait ekipmanları teknik personel eşliğinde kullanabilecek. Ayrıca kadınlara yönelik makine kullanımı, iş sağlığı ve güvenliği, hijyen, gıda okuryazarlığı ve nar ekşisi üretimi gibi konularda düzenli eğitimler verilecek. Belirli tarihlerde düzenlenecek uygulamalı atölyelerde ise kan portakalı reçeli, narenciye bazlı ürünler, geleneksel tapı ekmeği, kurutma ve tütsü çalışmaları yapılacak. Bu çalışmalarla hem geleneksel üretim kültürü yaşatılacak hem de kadın üreticilerin bilgi, beceri ve gelir olanakları artırılacak. Mersin Büyükşehir Belediyesi, tarımda, kadın emeğinde ve yerel üretimde attığı bu adımlarla kırsaldan kalkınmayı büyütmeye devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.