Hava Durumu

#Cop31

Kırsal Haber - Cop31 haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cop31 haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Yumaklı: "Sulamada Yenilikçi Uygulamaları Hayata Geçiriyoruz" Haber

Bakan Yumaklı: "Sulamada Yenilikçi Uygulamaları Hayata Geçiriyoruz"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, su verimliliğindeki asıl başarının tarımsal üretimdeki dönüşümle mümkün olduğunu belirterek, "Suyu merkeze alan ürün planlaması, kuraklığa dayanıklı bitki türlerinin yaygınlaştırılması, erken uyarı sistemleri ve uydu tabanlı izleme mekanizmaları, veri temelli sulama planları gibi yenilikçi uygulamaları hayata geçiriyoruz." dedi. Türkiye Su Enstitüsü (SUEN) tarafından düzenlenen 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu (İUSF), Bakan Yumaklı, Dünya Su Konseyi (WWC) Başkanı Loic Fauchon, Birleşmiş Milletler (BM) Su İşlerinden Sorumlu Özel Temsilcisi Retno Marsudi ve çok sayıda ülkenin ilgili bakanlarının katılımıyla başladı. Bu yıl teması "Su Dirençliliğini Güçlendirmek: İnovasyondan Eyleme" olan forum, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleştiriliyor. Bakan Yumaklı, forumun açılışında yaptığı konuşmada, dünyanın, iklim koşulları, şehirleşme ve artan üretim baskısı nedeniyle, giderek derinleşen su kıtlığı gerçeğiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Suya atfedilen değerin ve yönetim biçiminin gözden geçirilmesi gerektiğine işaret eden Yumaklı, krizlere karşı dirençli, esnek ve proaktif yapılar kurulması gerektiğini bildirdi. Bakan Yumaklı, teorik tartışmaların, iyi niyet beyanlarının ötesine geçme vaktinin geldiğini belirterek, "Yapay zekadan uzaktan algılamaya kadar, dijital teknolojilerden yeni finansman modellerine kadar elimizdeki tüm yenilikçi araçları, sahada uygulanabilir politikalara dönüştürmek zorundayız." diye konuştu. Forumla su dirençliliği ve verimliliğine ulaşmak için deneyimlerin, iyi uygulamaların ve yenilikçi yaklaşımların paylaşılacağı yüksek düzeyli bir platform oluşturmayı hedeflediklerini bildiren Yumaklı, "İstanbul'dan çıkacak mesajlar, 2026 Birleşmiş Milletler Su Konferansı, kasım ayında Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi (COP31), 2027 Dünya Su Forumu ve ülkemiz ev sahipliğindeki Dünya Su Kongresi gibi küresel etkinliklere önemli katkı sağlayacak." ifadelerini kullandı. Yumaklı, su stresi altındaki ülke olarak, suyun verimli, akılcı ve sürdürülebilir kullanımına önem verdiklerinin altını çizerek, şunları kaydetti: "Bu bilinçle, Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde Su Verimliliği Seferberliği'ni başlattık. Suda sıfır kayıp ilkesiyle, kentsel, endüstriyel ve tarımsal su kullanımında yürütülen bu seferberlik, yalnızca bir kampanya değil, bir zihniyet dönüşümüdür. Bu dönüşüm, kamu kurumlarından özel sektöre, okullardan yerel yönetimlere kadar geniş bir kesimi kapsıyor. Amacımız her damlanın hesabını yapan bir toplum bilinci oluşturmaktır. Su verimliliğindeki asıl başarının, tarımsal üretimdeki dönüşümle mümkün olduğunu biliyoruz. Bu kapsamda, suyu merkeze alan ürün planlaması, kuraklığa dayanıklı bitki türlerinin yaygınlaştırılması, erken uyarı sistemleri ve uydu tabanlı izleme mekanizmaları, veri temelli sulama planları gibi yenilikçi uygulamaları hayata geçiriyoruz." "UYGULANABİLİR POLİTİKA VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ GELİŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ" Suyun etkin, şeffaf ve sürdürülebilir yönetimi için dijital dönüşümün zorunluluk olduğuna işaret eden Yumaklı, dijital teknolojilerle suyun tüm döngüsünü izleyebildiklerini söyledi. Bakan Yumaklı, tarımda uydu verileri ve yapay zekâ destekli karar sistemlerinin, sulama verimliliğini artırdığına dikkati çekerek, "Bu dönüşümün yaygınlaştırılması için sonuç odaklı finansman modelleri, güçlü kamu-özel sektör işbirlikleri, veri standartlarının oluşturulması ve teknik kapasitenin geliştirilmesi kritik önemdedir. Bu süreç yalnızca teknolojiyle değil, kurumsal kapasite, doğru finansman ve güçlü işbirliği ile başarıya ulaşabilir. Bu kapsamda, forumdaki oturumlarda, su yönetiminde dijital dönüşümün tüm boyutlarını birlikte ele alarak, uygulanabilir politika ve çözüm önerileri geliştirmeyi hedefliyoruz." değerlendirmesinde bulundu. "TÜRKİYE OLARAK SUYUN BİRLEŞTİRDİĞİNE İNANIYORUZ" Türkiye'nin yakın coğrafyasında istikrarın sağlanmasına, ekonomik kalkınmaya ve refahın artırılmasına önem verdiklerinin altını çizen Yumaklı, şöyle devam etti: "Bu anlamda, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Daha adil bir dünya mümkün' ilkesine uygun olarak politikalarımızı şekillendiriyoruz. Komşularımızla suyun hakça, makul ve etkin kullanılması esasıyla, diyaloğumuzu ve işbirliğimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Sınır aşan havzalarımızda, su kaynaklarının korunması ve kullanılması için, karşılıklı fayda esasıyla, bilgi, deneyim ve teknoloji transferi gerçekleştiriyor ve ortak teknik projeler geliştiriyoruz. 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşılması için, Afrika'daki ve dünyanın farklı bölgelerindeki çok sayıda ülkeye, su sektöründe mali ve teknik destek sağlıyoruz." Açılış konuşmalarının ardından Bakan Yumaklı ve protokol heyeti aile fotoğrafı çektirdi. Forum iki gün boyunca farklı konuların ele alınacağı panellerle devam edecek.

Kömür Yatırımları Seçmen Gözünde "Siyasi Risk" Haline Geldi Haber

Kömür Yatırımları Seçmen Gözünde "Siyasi Risk" Haline Geldi

Türkiye, Hindistan ve Güney Afrika’da gerçekleştirilen yeni bir akademik araştırma, enerji politikalarında tarihi bir kırılmayı gün yüzüne çıkardı. Brown Üniversitesi’nden Doç. Dr. Jennifer Hadden ve ekibinin yayımladığı çalışmaya göre, vatandaşlar rüzgâr ve güneş enerjisini kömüre açık ara tercih ederken; kömür projelerini destekleyen siyasi aktörler seçmen nezdinde güven kaybediyor. Vatandaş "Temiz Enerji" Diyor, Siyaset Risk Alıyor Türkiye’nin COP31 ev sahipliği sürecinde, Kolombiya’da düzenlenen Fosil Yakıtlardan Uzaklaşma Konferansı ile eş zamanlı paylaşılan araştırma, kömürün artık sadece bir çevre sorunu değil, ciddi bir "siyasi maliyet" unsuru olduğunu kanıtlıyor. Araştırmanın Öne Çıkan Bulguları: Açık Ara Tercih Yenilenebilir: Her üç ülkede de seçmenler, yeni enerji yatırımlarında güneş ve rüzgâr enerjisini ilk sıraya koyuyor. Doğal gaz altyapısı bile kömürden daha fazla destek görüyor. Sağlık ve Tarım Endişesi: İtirazların odağında iklim değişikliğinden ziyade doğrudan yaşam kalitesini etkileyen hava kirliliği, halk sağlığı ve tarım arazilerinin kaybı yer alıyor. Siyasi Getiri Yenilenebilirde: Araştırma, yenilenebilir enerji projelerini savunan liderlerin toplumsal desteğini artırdığını, kömür projelerine yatırım yapanların ise oy kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Doç. Dr. Jennifer Hadden: "Kömür Projeleri Toplumsal Talepten Beslenmiyor" Araştırmanın yazarlarından Brown Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Jennifer Hadden, çalışmanın sonuçlarını şu sözlerle değerlendirdi: "Liderler seçmen tercihlerini ne kadar iyi anlarsa o kadar iyi. Bu çalışma, kömür projelerinin toplumsal bir talepten kaynaklanmadığını, aksine bu projelerin durdurulmasının siyasi bir fayda sağlayacağını net bir şekilde ortaya koyuyor. Türkiye'de de gördüğümüz üzere, kömür projeleri protestolara en açık ve toplumsal direncin en yüksek olduğu alanlar." COP31 ve Türkiye İçin Fırsat Penceresi Türkiye’nin COP31 (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı) adaylığı ve ev sahipliği süreci, enerji dönüşümü için kritik bir fırsat sunuyor. Araştırma, Türkiye’de geliştirilmekte olan kömür projelerinin kamuoyu nezdinde karşılığı olmadığını vurgularken, liderlerin temiz enerjiye yönelerek hem ekolojik hem de siyasi bir kazanım elde edebileceğine işaret ediyor. Kömürden Kaçışın Temel Nedenleri: Hava Kirliliği: Proje yakınında yaşayanların sağlığına yönelik doğrudan tehdit. Madencilik Faaliyetleri: Yeni santrallerin daha fazla maden sahası açacağı korkusu. Yolsuzluk Algısı: Kömür projeleriyle ilişkilendirilen "ahbap-çavuş kapitalizmi" endişesi.

Gaziantep’te COP31 Seferberliği: "İklim Meselesi Bir Kalkınma Meselesidir" Haber

Gaziantep’te COP31 Seferberliği: "İklim Meselesi Bir Kalkınma Meselesidir"

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, COP31 İklim Elçileri Eğitim Kampı’nda yaptığı konuşmada, iklim krizinin artık bir çevre sorunu olmaktan çıkıp küresel bir kalkınma ve güvenlik meselesine dönüştüğünü vurguladı. ​Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından, SANKO Holding’in destekleriyle düzenlenen COP31 İklim Elçileri Eğitim Kampı başladı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen genç iklim elçileri, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 sürecine Gaziantep’ten hazırlanıyor. ​Fatma Şahin: "İklim Tercih Değil Zorunluluktur" ​Toplantının açılışında konuşan Başkan Fatma Şahin, doğa dostu bir gelecek için en büyük gücün gençler olduğunu belirtti. Şahin, "İklim meselesi artık sadece çevrenin ötesinde; üretimin, suyun, gıdanın ve geleceğin meselesidir. Ölçmediğiniz hiçbir şeyi düzeltemezsiniz. Biz 2011 yılından bu yana tüm adımlarımızı veriye dayalı ve planlı bir şekilde atıyoruz," dedi. ​Gaziantep’in sürdürülebilirlik alanındaki başarılarına dikkat çeken Şahin, şu projelerin altını çizdi: ​Yenilenebilir Enerji: Güneş enerjisi yatırımları ve hidrojen teknolojileri ile enerji dönüşümü. ​Akıllı Su Yönetimi: Kayıp-kaçakla mücadele ve akıllı sayaç sistemleri. ​Yeşil Ulaşım: Elektrikli otobüs ve bisiklet modellerine geçiş süreci. ​Yeşil Alan Artışı: Kişi başına düşen yeşil alan miktarının 8,5 metrekareden 12 metrekarenin üzerine çıkarılması. ​Türkiye Topraklarının %88'i Risk Altında ​İklim Değişikliği Başkanlığı Başkan Yardımcısı Orhan Solak, çarpıcı veriler paylaşarak iklim krizinin kapıda değil, hayatımızın tam merkezinde olduğunu hatırlattı. Solak, "2025 yılı son 55 yılın en kurak yıllarından biri oldu. Araştırmalar, Türkiye topraklarının %88’inin çölleşme riski altında olduğunu gösteriyor. Bu durum iklim değişikliğini bir güvenlik meselesi haline getiriyor," uyarısında bulundu. ​Gençler Değişimin Aktörü Olacak ​UNICEF Türkiye Temsilci Yardımcısı Malti Gandhi ve SANKO Holding CEO’su Cantekin Dinçerler'in de katıldığı kampta, gençlerin yalnızca geleceğin değil, bugünün de değişim aktörleri olduğu vurgulandı. Türkiye’nin COP31 ev sahipliği sürecinde gençlerin sesinin yerelden küresele duyurulması hedefleniyor. ​İki gün sürecek olan eğitim kampı boyunca gençler; iklim politikaları, atölye çalışmaları ve stratejik planlama eğitimleri alarak Türkiye’nin iklim elçileri olarak yetkinliklerini artıracak.

Gaziantep’in Sıfır Atık Yol Haritası Belirlendi Haber

Gaziantep’in Sıfır Atık Yol Haritası Belirlendi

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde, Sıfır Atık Vakfı’nın organizasyonu ve Gaziantep Valiliği’nin himayesinde, 81 ilde “Yerelden Ulusala: İsraf ve Atık” temasıyla düzenlenen “COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları”nın Gaziantep ayağı, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla gerçekleştirilen sonuç konferansıyla tamamlandı. Sıfır Atık Hareketi’nin kurucusu ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın vizyonu ve himayelerinde, israfla mücadelede yerel çözümlerin ulusal politikalara dönüştürülmesini amaçlayan çalıştayların Gaziantep bölümü, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen sonuç konferansıyla sona erdi. Programa Bakan Yumaklı’nın yanı sıra Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri ile il protokolü katıldı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gazi şehirde yürütülen yerel uygulamaların sıfır atık yaklaşımının yerel ölçekte somut ve ölçülebilir sonuçlar ürettiğini ortaya koyduğunu belirterek, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin evsel atıklardan enerji üretimi projesi ile yürütülmesinde ortak olduğu “Geri Dönüşüm Evde Başlar” ve “Yeşil Antep” projelerini güçlü örnekler olarak nitelendirdi. Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri ve gönüllüler; dört ana başlık altında oluşturulan 14 tematik masa aracılığıyla yürüttükleri çalışmalar sonucunda, Gaziantep’in Sıfır Atık Yol Haritası’nı şekillendirdi. Çalışmalarda; kent ölçeğinde somut politika önerileri, kısa, orta ve uzun vadeli uygulama ve izleme mekanizmaları ile ulusal hedeflerle uyumlu şehir ölçekli dönüşüm stratejileri kapsamlı biçimde ele alındı. Konferansta çalıştay çıktıları ile “Şehir Sıfır Atık Hedef Belgesi”ne ilişkin sunum, İl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdür Vekili Harun Topçu tarafından gerçekleştirildi. GAZİANTEP, İSRAFLA MÜCADELEDE VE SIFIR ATIK HAREKETİNDE YALNIZCA BİR UYGULAMA ALANI DEĞİL, AYNI ZAMANDA GÜÇLÜ BİR KÜLTÜREL BEŞİKTİR Programda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sakarya ve Muğla’nın ardından Gaziantep’te düzenlenen toplantının, yerelde geliştirilen bilgi, deneyim ve çözüm önerilerinin ulusal politikalara entegre edilmesi açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı. Konuşmasında Gaziantep’in coğrafi işaret başarısına da değinen Yumaklı şunları söyledi: “Bu toplantının Gaziantep’te gerçekleştirilmesi tesadüf değildir. Gaziantep, yalnızca sanayi üretimi ve ticaret kapasitesiyle değil, tarımsal üretim gücü ve köklü gıda kültürüyle de Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biridir. Özellikle Antep fıstığı üretiminde, Türkiye dünyada üçüncü sırada bulunmakta, ülkemizde Antep fıstığının yaklaşık yarısı da Gaziantep’te yetiştirilmektedir. Şehrin bu üretim kapasitesi; yüksek katma değer, kırsal istihdam, gıda sanayisi ve ihracat açısından stratejik bir alan oluşturmaktadır. Gaziantep’te tarım; işleme, depolama, ticaret ve sofraya ulaşma aşamalarını kapsayan bütüncül bir gıda ekosistemi içinde ele alınmaktadır. Bu bütüncül yapının en güçlü tamamlayıcısı ise Gaziantep’in mutfak kültürüdür. Gaziantep, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na gastronomi alanında dâhil edilen Türkiye’nin ilk şehridir. Bu unvan; Gaziantep mutfağının, yerel üretime dayanan, mevsimine göre ürün kullanan ve israfı en aza indirmeye öncelik veren bir gelenek olduğunu da tescillemektedir. Bu yönüyle Gaziantep, israfla mücadelede, sıfır atık hareketinde yalnızca bir uygulama alanı değil, aynı zamanda güçlü bir kültürel beşiktir.” Bakan Yumaklı, konuşmasının devamında; dünyada yaşanan iklim değişikliği, artan kuraklık ve nüfus artışı nedeniyle su varlığı ve gıda güvenliği açısından kritik bir süreçten geçildiğine dikkat çekti. Türkiye’de gıda israfı, su verimliliği ve sıfır atık konularında yürütülen çalışmalar ile ev sahipliği yapılan uluslararası etkinliklere değindi. GAZİANTEP’TE YÜRÜTÜLEN YEREL UYGULAMALAR, SIFIR ATIK YAKLAŞIMININ YEREL ÖLÇEKTE SOMUT VE ÖLÇÜLEBİLİR SONUÇLAR ÜRETTİĞİNİ AÇIKÇA GÖSTERİYOR Konuşmasının son bölümünde Bakan Yumaklı, küresel platformlarda belirlenen hedeflerin gerçek karşılığının şehirlerde görüleceğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: “Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda yürütülen bu çalıştaylar, ortak bir metodolojiye dayanmaktadır. Tematik masa sistemi ve sorun–çözüm–hedef–izleme yaklaşımı sayesinde, bu toplantılar, yalnızca tespit yapmakla kalmamış; uygulanabilir ve izlenebilir politika girdileri üretmiştir. Bu kapsamda her il için hazırlanacak Yerel Sıfır Atık Hedef Belgeleri, yerel ihtiyaçların ulusal politika tasarımına veri sağlaması açısından son derece önemlidir. Gaziantep’te yürütülen yerel uygulamalar, sıfır atık yaklaşımının yerel ölçekte somut ve ölçülebilir sonuçlar üretebildiğini açıkça göstermektedir. Yıllık yaklaşık 650 bin ton evsel atıktan elde edilen enerjiyle, yaklaşık 50 bin hanenin elektrik ihtiyacının karşılanması, atığın çevresel bir yük olmaktan çıkarılarak ekonomik bir değere dönüştürüldüğünün en somut örneklerinden biridir. “Geri Dönüşüm Evde Başlar” ve “Yeşil Antep” gibi projeler, yerelde sahiplenilen bu dönüşüm iradesinin güçlü örnekleridir. Bu çalıştaylar ve sonuç konferansları, COP31 süreci öncesinde Türkiye’nin sıfır atık yaklaşımını, yerel uygulamalar üzerinden, sahaya dayalı ve somut örneklerle anlatabilmesine imkân tanımaktadır. Gaziantep Çalıştayı Sonuç Konferansı’nın; elde edilen çıktıları daha da güçlendireceğine, ulusal ve yerel politika bağını pekiştireceğine ve Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yaptığı bu dönemde, yeşil dönüşüm hedeflerine önemli katkılar sunacağına inanıyorum.” ŞAHİN: GAZİANTEP SIFIR ATIĞIN ANA ŞEHRİ OLACAK Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise konuşmasında kurum olarak sıfır atık konusuna verdikleri önemi vurgulayarak şunları söyledi: “Bugün Birleşik Milletler Gaziantep'i yirmi şehir içerisinde bizi layık gördüyse bu bir takım işidir. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'nın gelir gelmez Paris Antlaşması'ndan çıktığına şahit olduk. Ama Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde biz Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın ismini değiştirdik. Şehir ve Şehircilik Bakanlığı'nın yanına İklim Değişikliği’ni koyduk ve vakfı kurduk, ajansı kurduk. Bu bir duruştur. Bugün Saygıdeğer Bakanım bizi uyardı. Su savaşları başlayacak. Biz OECD'nin şampiyon şehriyiz. Burada bir çalışma yaptı. Burada katılımcılık, kapsayıcılığı sağlandı. EBRD bütün Türkiye'yi inceledi. Şu anda Yeşil Şehir olan tek şehriyiz. Avrupa Konseyi bize on altı oyla Euro Prize onur ödülünü verdi. Akıllı Şehir, yeşil şehir sosyal dönüşüm. Bu şehir vazgeçmeyenlerin şehri. O yüzden kazananların şehri olacak. Gaziantep sıfır atığın ana şehri olacak. Sıfır atığın COP31'de ana temsilcisi olmaktan bu yirmi şehirden bir olmaktan çok mutluyuz. Sıfır atıkla değiştireceğiz. Birlikte değiştireceğiz. Sıfır atık, sıfır açlık demek. Bunu birlikte başaracağız.” VARANK: TÜRKİYE’DEKİ İYİ ÖRNEKLERİMİZİ DÜNYAYLA PAYLAŞACAĞIZ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, 2017 yılından bu yana geri dönüşüm alanında önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirterek şöyle konuştu: “2017’den bugüne geldiğimiz süreçte çok uzun yollar kat ettik. İlk başladığımızda atıkların dönüşüm oranı Türkiye'de yüzde 13’ken bugün yüzde 36. Net sıfır emisyon hedefimiz 2053 tarihinde. Süreçte geldiğimiz gün itibariyle COP31'in Türkiye'ye gelme sürecinde aslında biz, yerel belediyelerimiz, milletvekillerimiz, tüm paydaşlarımız, kamu kurumlarımız, bakanlıklarımız hep birlikte mücadele ettik ve ev sahibi ve başkanlığı almayı başardık. Bu toplantıda çevreye dair, iklim değişikliğine dair ne varsa konuşacağız. İşte bütün dünyanın iklimle ilgili gibi görülen ama tüm konuların iklim başlığı altında konuşulduğu bu konferansta dünyanın diplomasisi on gün için İstanbul ve Ankara'da. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin ortaya koyduğu bir vizyonu şimdiye kadar çok geniş kitlelere yaymayı başardık. Biz bu süreçte seksen bir ilde yapacağımız bu toplantıları tamamlayarak bunların bütün dünyayla paylaşıp ajandamızın artık uygulamaya geçme kısmının ilk adımlarını atmış olacağız. Türkiye'de bizim iyi örneklerimizi dünyayla paylaşacağız. Bunu çok önemli bir fırsat olarak görüyorum ve tüm gençlerin tüm halkımızın bu sürece katkı vermesini canı gönülden istiyorum.” ÇEBER: GAZİANTEP OLARAK SIFIR ATIK KONUSUNDA ÇALIŞMAYA GAYRET EDİYORUZ Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise sıfır atık konusunun artık akademik çevrelerin ötesine geçerek toplumun geneline yayıldığını belirtti ve şunları söyledi: “Bu tip toplantılar, bana dünya gezegeninin insanoğluna doğru yıllarca yıllardır yaptığı çığlığın duyulmaya başladığını ifade edilen ortamlar gibi geliyor. Evet dünya bize yıllardır bas bas bağırıyor. ‘İnsanoğlu sen beni çok hor kullanıyorsun. Bana çok kötü davranıyorsun. Doğamı, yani insanoğlunun ayak bastığı her yeri kirletiyorsun’ diye uzun süredir bağırıyor. İşte bu toplantılar ve benzerleri artık bu çığlığın duyulmaya başladığını sanki bana ifade ediyor. Ama bir taraftan da işte bu ortamlarla bazı kıvılcımları sanki görmeye başlıyoruz. İnsanoğlu dünyanın çığlığını sanıyorum duydu. Özellikle yeni nesil beni çok umutlandırıyor. Biz de Gaziantep olarak sıfır atık konusunda çalışmaya gayret ediyoruz. Birçok projeyi başlattık. Birçok projeyi uygulamaya koyduk.” COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Sıfır Atık Vakfı’nın çalışmalarına değinerek Gaziantep’in Birleşmiş Milletler tarafından seçilen 20 şehir arasında yer almasının önemli bir başarı olduğunu ifade etti. Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan, sıfır atık yaklaşımının yalnızca çevresel bir politika değil; aynı zamanda ekonomik, toplumsal ve kültürel bir dönüşümün temel yapı taşlarından biri olduğunu vurguladı. Hasan Kalyoncu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Haluk Kalyoncu ise üniversitenin sıfır atık konusundaki çalışmalarının artarak süreceğini belirtti. Programın devamında plaket takdimi gerçekleştirildi. Konferans kapsamında ayrıca protokol üyeleri, Gaziantep’in öne çıkan “Sıfır Atık Uygulama Örnekleri”nin yer aldığı sergi alanını ve Gaziantep Sıfır Atık stantlarını ziyaret etti.

Başkan Vekili Özdemir: ''İklimin Başkenti Olacağız'' Haber

Başkan Vekili Özdemir: ''İklimin Başkenti Olacağız''

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 31. Taraflar Konferansı (COP31) bu yıl Antalya’da gerçekleştirecek. Konferans kapsamında Antalya’da temaslarını sürdüren COP31 operasyon heyeti, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir’i ziyaret etti. Başkan Vekili Özdemir, COP31’i yalnızca bir organizasyon değil, kalıcı bir dönüşüm fırsatı olarak gördüklerini belirterek, “Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak kentimizin altyapısı, organizasyon kapasitesi ve uluslararası deneyimiyle COP31’e en güçlü şekilde ev sahipliği yapacağız” dedi. 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek BM İklim Zirvesi COP31 hazırlıkları kapsamında Birleşmiş Milletler İcra Sekreter Yardımcısı Naura Hamladjı, Antalya Vali Yardımcısı Salih Yüce ve Bakanlık temsilcilerinden oluşan bir heyet Büyükşehir Belediyesi Başkanı Vekili Büşra Özdemir’i makamında ziyaret etti. Başkan Vekili Özdemir, COP31’in Antalya’da düzenlenecek olmasının, son derece önemli ve stratejik bir adım olduğunu söyledi. İKLİMİN BAŞKENTİ OLACAĞIZ İklim değişikliğinden en çok etkilenecek coğrafyada Antalya’nın da yer aldığını aktaran Büşra Özdemir, “Antalya, Türk turizminin ve tarımın başkenti olarak tanımlanır. 2025 yılında 40 ülkeden 96 kentin üye olduğu Asya Belediye Başkanları Forumu tarafından “2025 yılı Çevre Başkenti” olarak ilan edildi. Şimdi de COP31 sürecinde “İklimin Başkenti” olacağız. Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Antalya’da da son yıllarda artan aşırı yağışlar, seller, hortumlar, yüksek sıcaklıklar, mega orman yangınları gibi yaşadığımız pek çok çevre felaketi iklim krizine karşı ne derece kırılgan olduğumuzu açıkça göstermektedir” dedi. İKLİME DİRENÇLİ BİR ANTALYA İÇİN ÇALIŞIYORUZ İklime dirençli bir kent olma noktasında büyük bir sorumluluk ile hareket ettiklerini söyleyen Büşra Özdemir, “Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planımız kapsamında 2050 yılı karbon nötr hedefimize kararlılıkla ilerliyoruz. İklim değişikliği ile mücadele ve uyum kapsamında çalışma alanlarımızda çevre odaklı, bilime ve tekniğe dayalı, ortak akılla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 2019’dan bugüne ulusal ve uluslararası alanda aldığımız 27 çevre ödülü bunun en güçlü göstergesidir. COP31 sürecini yalnızca bir organizasyon değil; kalıcı bir dönüşüm fırsatı olarak görüyoruz. Kentimizin altyapısı, organizasyon kapasitesi ve uluslararası deneyimiyle COP31’e en güçlü şekilde ev sahipliği yapacağımıza yürekten inanıyorum” diye konuştu. BM GENEL KURULUNDAN DAHA KALABALIK BİR HEYET GELECEK Konuşmasına Türkiye ve Antalya’yı COP31’e ev sahipliği yapacak olmasından dolayı tebrik ederek başlayan Birleşmiş Milletler İcra Sekreter Yardımcısı Naura Hamladjı, COP31 sürecinde Türkiye ve Antalya’nın iklim diplomasisinin kalbinde yer alacağını kaydetti. BM İcra Sekreter Yardımcısı Naura Hamladjı, “COP31, BM Genel Kurulu’ndan bile daha çok katılımcı çeken büyük bir organizasyon. 193 ülkeden müzakereci ve 50 bini aşkın heyet üyesi gelecek. Etkinliğin yapılacağı alan, tesisler, ulaşım, emniyet ve sağlık gibi birçok faaliyetini nasıl yürütüleceğine bakıyoruz. 3 gün boyunca teknik incelememiz sürecek. Aynı zamanda Antalya’nın güzelliklerini de keşfediyoruz. BM ekibi olarak COP31 süresince yanınızda olacağız. Organizasyonun başarılı olması için ortaklık ruhu ile birlikte hareket edeceğiz” diye konuştu. Başkan Vekili Büşra Özdemir, Naura Hamladjı, Büyükşehir Belediyesi bürokratları ve COP31 heyeti bir süre yapılacak çalışmalara ilişkin değerlendirme toplantısı yaptı. Toplantı sonunda Başkan Vekili Büşra Özdemir, BM İcra Sekreter Yardımcısı Naura Hamladjı’ya ziyaret anısına plaket takdim etti.

COP31 Hazırlık Süreci Değerlendirildi Haber

COP31 Hazırlık Süreci Değerlendirildi

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bu yıl Türkiye’de gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacak olan Antalya’da ‘COP31 Başkanı’ unvanıyla, 6 bakanlığın temsilcilerinin katıldığı ilk hazırlık toplantısını gerçekleştirdi. Bakan Kurum, COP31 oturumlarının yapılacağı Antalya EXPO Fuar Alanı’nda incelemelerde bulundu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 81 ilde 500 bin sosyal konutun inşa edileceği Yüzyılın Konut Projesi kapsamında düzenlenen kura çekim töreni için Antalya’daydı. Törenin ardından Bakan Kurum, Türkiye’de ilk kez düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) yapılacağı Antalya EXPO Fuar Alanı ve çevresinde inceleme yaptı. Bakan Kurum, 9-20 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek COP31 oturumları öncesi yerel yöneticiler ve ilgili bakanlık temsilcileriyle hazırlıklara ilişkin istişarelerde bulundu. COP31 HAZIRLIK SÜRECİ DEĞERLENDİRİLDİ Bakan Kurum, saha ziyaretlerinin ardından ‘COP31 Başkanı’ unvanıyla Antalya EXPO Kongre Merkezi’nde düzenlenen ilk hazırlık toplantısına başkanlık etti. Toplantıya Antalya Valisi Hulusi Şahin, TBMM NATO Parlamenter Asamblesi Türk Delegasyonu Başkanı ve Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, bölge milletvekilleri, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Bakan Yardımcıları, İçişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İletişim Başkanlığı temsilcileri ve genel müdürler katıldı. Toplantıda, COP31 hazırlıkları, kurum ve kuruluşların yürüteceği çalışmalar ve izlenecek yol haritası değerlendirildi. BAKAN KURUM: ANTALYA’YA 196 ÜLKEDEN 80 BİNİ AŞKIN ZİYARETÇİ GELECEK Bakan Kurum, Antalya’nın COP31 organizasyonuna ev sahipliği ile ilgili şöyle konuştu: Bu sene bütün dünyanın gözü bir kez daha Antalya’da olacak. Bu sene Antalya’mızda, dünyanın en önemli iklim zirvesi olan COP31’e ev sahipliği yapacağız. Dikkatinizi çekerim Türkiye’nin COP31 başkanlığı çok önemli. Çünkü bu zirvede tüm ülkeler iklim değişikliğiyle ilgili karar alırken, dönüp Türkiye’nin sözüne bakacak. Verilen her kararın altında Türkiye’mizin imzası olacak. Bütün dünyaya bir kez daha Türkiye’nin organizasyon gücünü, vizyonunu, Antalya’mızın misafirperverliğini göstereceğiz. En önemlisi de zirveye 196 ülkeden 80 bini aşkın ziyaretçi gelecek. Bu misafir akını, Antalya’mızın esnafına, üretimine, tanıtımına çok büyük katkı sağlayacak. TÜRKİYE’NİN COP31 YOLCULUĞU Türkiye, Bakan Kurum’un öncülüğünde COP31 Başkanlığı için Avustralya ile 2 yıla yayılan bir mekik diplomasisi yürüttü. Süreç 10 Kasım 2025’te Brezilya’nın Belem kentinde başlayan COP30 Taraflar Konferansı’nın 5. gününde nihayete erdi. COP31’in Türkiye’nin ev sahipliği ve başkanlığında yapılması kararlaştırıldı. Tarihi bir diplomasi başarısı gösteren Türkiye; iklim değişikliği ile mücadelede BM’nin en önemli organizasyonu olan COP’a ilk kez ev sahipliği yapma şansını ele geçirdi. Türkiye ile birlikte 197 ülkenin temsilcileri iklim krizine karşı taahhütlerini, politikalarını ve çözüm önerilerini Antalya’da tartışacak. COP31 BAŞKANI MURAT KURUM Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Bakan Kurum, Türkiye’nin ‘COP31 Başkanı’ olarak görevlendirildi. Konferansın tüm hazırlık, organizasyon ve yürütme süreçleri; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yapılıyor. Bu kapsamda ilgili tüm kurum ve kuruluşlar ‘COP31 Başkanı’ tarafından yapılacak yönlendirmelere uygun olarak Bakanlıkla eşgüdüm içinde çalışmalara katılıyor. ‘COP31 Başkanı’ olarak Bakan Kurum, konferans kapsamında müzakerelerin yürütülmesi ve organizasyonun yapılması için gerekli yetki ve görev dağılımını da yapacak. İKLİM DİPLOMASİSİNİN EN ÖNEMLİ ZİRVESİ COP TARAFLAR KONFERANSI Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansları, 197 ülkenin katılımıyla her yıl düzenleniyor. Sera gazı azaltım hedefleri, uyum politikaları, iklim finansmanı, kayıp zarar mekanizmaları ve karbon piyasalarının kurallarının belirlendiği oturumlar iklim kriziyle mücadele eden dünya için hayati önem taşıyor. Paris Anlaşması'nın uygulanmasına ilişkin kurallar da COP toplantılarında şekilleniyor. Bir ülke COP'a ev sahipliği yaptığında, küresel iklim politikalarının merkezine yerleşerek önemli bir diplomatik görünürlük elde ediyor. Zirveye katılan on binlerce delege sayesinde turizm, konaklama, ulaşım ve hizmet sektörlerinde ciddi bir ekonomik hareketlilik yaşanıyor. Bu süreç aynı zamanda ev sahibi ülkede yeşil dönüşüm çalışmalarına ivme kazandırıyor. Uluslararası finans kuruluşları ve iklim fonlarının ilgisi artarken, ülke temiz enerji ve iklim finansmanı alanlarında daha fazla yatırım çekme potansiyeline sahip oluyor. Bununla birlikte ev sahibi şehir, iki hafta boyunca dünyanın dikkatini üzerine çekerek "iklim diplomasisinin merkezi" konumuna geliyor ve küresel tanınırlığını güçlendiriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.