Hava Durumu

#Dahilde İşleme Rejimi

Kırsal Haber - Dahilde İşleme Rejimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dahilde İşleme Rejimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İhracatçıya Müjde: Dahilde İşleme İzin Belgelerine 3 Ay Ek Süre Verildi! Haber

İhracatçıya Müjde: Dahilde İşleme İzin Belgelerine 3 Ay Ek Süre Verildi!

Küresel ticaretin zorlu koşulları altında mücadele eden ihracatçılara beklenen destek geldi. 17.04.2026 tarihinde yayımlanan Resmi Gazete kararıyla, Dahilde İşleme İzin Belgeleri (DİİB) ve izinleri için 3 ayı geçmemek üzere ilave süre imkânı tanındı. Kararı değerlendiren DENİB Başkanı Osman Uğurlu, bu adımın ihracatçıya "nefes" olduğunu vurguladı. Resmi Gazete Kararı: Ek Süre Şartları Neler? Yayımlanan yeni düzenlemeye göre, ihracat taahhüt hesabı henüz kapatılmamış olan belgeler için şu imkânlar sağlandı: Başvuru Süresi: Kararın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde Bakanlığa müracaat edilmesi gerekiyor. Ek Süre Miktarı: Müracaatın uygun görüldüğü tarihten itibaren; belge/izin orijinal süresinin yarısı kadar, ancak azami 3 ayı geçmeyecek şekilde ilave süre verilecek. İstisnalar: 7108, 7112.91 ve 7113.19 tarife pozisyonundaki eşyalar (kıymetli metaller ve mücevherat grubu) bu düzenlemenin dışında tutulmuştur. DENİB Başkanı Osman Uğurlu: "İhracatçının Eli Güçlendi" Düzenlemenin sahadaki ihtiyaçlarla tam uyumlu olduğunu belirten DENİB Başkanı Osman Uğurlu, jeopolitik risklerin ve tedarik zinciri baskılarının arttığı bu dönemde ek sürenin stratejik önem taşıdığını ifade etti. "Küresel ticaretteki belirsizlikler, üretim ve teslimat planlamalarını her zamankinden daha zor hale getirdi. Bu 3 aylık ilave süre, teknik bir kolaylaştırmanın ötesinde; piyasanın ihtiyaçlarını gören ve ihracatçının üzerindeki zaman baskısını azaltan güçlü bir adımdır." Başkan Uğurlu, bu düzenlemenin özellikle dış talepteki zayıflama ve bölgesel çatışmalar nedeniyle zorlanan firmalara önemli bir hareket alanı ve moral sağladığının altını çizdi. Dahilde İşleme Rejimi (DİR) Neden Önemli? Dahilde İşleme Rejimi, ihracatçı firmaların hammaddeyi gümrük vergisi ödemeden ithal ederek içeride işlemesine ve ardından ihraç etmesine olanak tanıyan kritik bir sistemdir. Bu süreçteki süre kısıtlamaları, operasyonel yükü artırabilmektedir. Sağlanan 3 aylık ilave süre, firmaların ihracat taahhütlerini ceza riski olmadan tamamlamalarına zemin hazırlayacak. İhracatçılar İçin Kritik Notlar: Düzenleme, 17.04.2026 öncesinde düzenlenmiş belgeleri kapsamaktadır. Ek süre müracaatları doğrudan Bakanlığa yapılmalıdır. Süre uzatımı, firmanın operasyonel verimliliğini ve hedeflere odaklanmasını kolaylaştıracaktır.

Hububat İhracatı Ocak Ayında 929,5 Milyon Dolar Oldu Haber

Hububat İhracatı Ocak Ayında 929,5 Milyon Dolar Oldu

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından paylaşılan verilere göre; çikolata ve kakaolu ürünler, ayçiçek yağı, bisküvi ve gofret, şekerleme çeşitleri ile makarna ve buğday unu gibi temel gıda kalemlerini kapsayan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, Ocak ayında 929,5 milyon dolarlık ihracat yaptı. İhracatın miktar bazında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 13,8 gerilediği bu dönemde, değer bazında yüzde 9,3’lük bir düşüş kaydedildi. En fazla ihraç edilen ürün 88,2 milyon dolar ile ayçiçek yağı olurken, birim fiyatlarındaki artışa bağlı olarak bu kalemde bir gerileme yaşanmadı. 86,2 milyon dolar ihracat ile çikolata ve kakao bazlı ürünler ikinci sırada yer alırken, onu 76,1 milyon dolar ihracat ile tatlı bisküvi ve gofretler takip etti. Sektörün bir numaralı ihracat pazarı Irak'a hububat ihracatı aylık bazda yüzde 34,3 gerileyerek 108,5 milyon dolar olarak kaydedildi. ABD pazarındaki büyümesini sürdüren sektör, yüzde 10 artış sağladığı bu ülkede 62,4 milyon dolara ulaştı. “Gıda ticaretine yönelen Rus şirketlerle ile ortaklık imkanını önemsemeliyiz” İhracat verileri ekseninde küresel gıda ticaretini etkileyen gelişmeleri yorumlayan TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında Türkiye için büyük önem taşıyan Rusya ile ilgili değerlendirmelerde bulundu: “Dünya tahıl üretimi ve ihracatında kilit bir aktör olan Rusya, tarımda yalnızca hammadde satan bir ülke olmaktan çıkarak, küresel gıda zincirinin daha yukarı halkalarına yerleşmeyi hedefleyen yeni bir stratejiye yönelmiş görünüyor. Rus şirketlerinin devlet desteğiyle yurt dışında buğday unu, ayçiçek yağı ve gıda işleme tesisleri kurmaya teşvik edilmeleri, Moskova’nın bu konuda kararlı olduğunun bir işareti. Rusya’nın doğrudan üçüncü ülkeler için katma değerli ürün üreten bir oyuncu olma arzusunun arkasındaki temel nedenler ise ekim alanları sürekli genişlemesine rağmen, baskılanan fiyatlar nedeniyle tarımsal karlılığın gerilemesi ve hububat ekiminden uzaklaşan çiftçilerin yağlı tohum üretimine yönelmesi… Türkiye güçlü sanayi altyapısı ile bugüne kadar DİR kapsamında buğday, ham ayçiçeği yağı ve mısır gibi ithal girdileri katma değerli ürünlere dönüştürerek uluslararası pazarlara sunan bir ülke oldu. Türk gıda sanayiine önemli bir rekabet avantajı sağlayan bu ilişkide, Rusya’nın kendi şirketlerini yurt dışında değirmencilik ve işleme yatırımlarına yönlendirmesi sonrası ikinci bir faza geçebiliriz. Rusya’nın yurt dışı işleme yatırımlarıyla pazarlara doğrudan girmeye başladığı bir ortamda, hem alternatif tedarik kaynaklarını stratejik biçimde güçlendirmeli hem de yüksekliği nedeniyle atıl kalabilen kapasitelerimiz için de Rus şirketlerle ortaklıkları önemsemeliyiz.” “Hindistan’la iş birlikleri de yeni fırsatlar yaratabilir” Rusya’nın Çin ve Hindistan gibi büyük pazarlarla derinleşen ilişkilerine dikkat çeken ve AB–Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması’nın küresel ticaret üzerindeki muhtemel etkilerini, gıda sektörü adına değerlendiren Tiryakioğlu şunları ifade etti: “Türkiye’nin AB’ye gerçekleşen gıda ihracatı kotalarla sınırlı olduğundan, bu anlaşmanın AB’ye yaptığımız hububat ihracatımıza önemli bir etkisi olmayacaktır. Hindistan’ın küresel ihracat lideri olduğu pirincin hassas tarım kalemi olarak kapsam dışında tutulması, bu ürünün AB pazarına sınırsız ve gümrüksüz şekilde girmesinin önünü kapıyor. Dolayısıyla Hindistan’dan AB’ye yönelik şimdilik bir ‘pirinç seli’ beklenmiyor. Ancak anlaşmanın dolaylı etkileri olacaktır. Hindistan bugün yılda yaklaşık 12 milyar dolarlık pirinç ihraç eden, buna karşılık dünya genelinden 5 milyar doların üzerinde bakliyat ithal eden bir ülke. Yani bazı ürünlerde fiyat belirleyici bir tedarikçi, bazı ürünlerde ise büyük bir alıcı… AB ile yapılan bu anlaşma Hindistan’ın yatırım çekme kapasitesini, tarımsal sanayi altyapısını ve küresel ticaretteki ağırlığını daha da artıracaktır. Bu da Hindistan’ı sadece ham ürünlerde değil, işlenmiş gıda ve katma değerli tarım ürünlerinde de güçlü bir oyuncu haline getirecektir. Hindistan’ın gıda üretiminde daha istikrarlı, daha ölçekli ve rekabetçi bir tedarikçi haline gelmesi, özellikle Ortadoğu, Afrika ve Asya gibi pazarlarda fiyat ve hacim rekabetini sertleştirebilir. Hububat sektörü ihracatımızın yıllık ortalama 45 milyon dolar olduğu Hindistan ile kuracağımız yeni iş birlikleri, iki ülke için de kazan kazan anlamına gelen önemli fırsatlar yaratabilir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.