Hava Durumu

#Damla Sulama

Kırsal Haber - Damla Sulama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Damla Sulama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Büyükşehir Destekliyor, Çilek Üretimi Artıyor Haber

Büyükşehir Destekliyor, Çilek Üretimi Artıyor

Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin üreticilere sağladığı destek, çilek üretiminin yaygınlaşmasına katkı sunuyor. Büyükşehir Belediyesi 2 yılda 56 üreticiye 70 dekarda destek sunarken giderek büyüyen çilek bahçeleri birbirinden farklı hayat hikayelerine de kapı aralıyor. Samsun’un tarımsal potansiyelini güçlendirmek adına çalışmalarını sürdüren Samsun Büyükşehir Belediyesi tarımsal üretimi teşvik edecek, katma değeri yüksek ürünlerin üretimini artıracak desteklerine devam ediyor. Her alanda üreticileri destekleyen Büyükşehir Belediyesi, çilek üretimin artması noktasında 2025 ve 2026 yıllarında toplam 56 üreticiye 70 dekar alanda çilek fidesi, malç naylonu, damla sulama sistemi, gübre ve su deposu gibi destekler sağladı. Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ile kentte çilek bahçeleri genişlerken o bahçeler farklı hayat hikayelerini buluşturuyor. Kimi köyüne dönerek üretime başlıyor, kimi kendi işini kuruyor, kimi de yıllardır emek verdiği bahçesini genişletiyor. Ortak hedef ise daha fazla üretmek, üretimden elde edilen kazancı artırmak ve Samsun’un tarımsal gelişim yolculuğuna katkı sağlamak. Bursa’dan memleketine döndü, çilek üretimine başladı Alaçam ilçesine bağlı Kızlan Mahallesi’nde ikamet eden 42 yaşındaki Ramazan Büyüktanrıverdi, uzun yıllar Bursa’da tekstil atölyesinde çalıştı. Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin çilek üreticilerine yönelik desteklerinden haberdar olan Büyüktanrıverdi, bu fırsatı değerlendirerek memleketine dönme kararı aldı. Yeni bir başlangıç yapan Büyüktanrıverdi, “ 25 yıldır Bursa’daydım ancak Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin desteğini duyunca memlekete dönme kararı aldım. Bu destek için, Büyükşehir Belediye Başkanımız Halit Doğan’a çok teşekkür ediyorum. Şu anda 2 dönüm alanda üretim yapıyoruz. Verim çok güzel” dedi. Dört dönümlük arazide ailesi için üretiyor Vicikler Mahallesi’nde yaşayan İlhan Güngör ise dört kız çocuğunun eğitimini sürdürmek ve ailesinin geçimini sağlamak amacıyla çilek üretimi yapıyor. 43 yaşındaki Güngör, “Büyükşehir’in desteği ile ilk olarak bir dekar alanda bahçe kurduk. Sonra yeniden destek alarak bahçemizi büyüterek 4 dönüme kadar çıkardık. Dönüm başına 2-3 ton ürün alıyoruz. Gerçekten çok güzel bir iş kapısı oldu. Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ederiz. Kırsalda bu destekler çok anlamlı. Alaçam çileğine ilgi de yoğun. Çünkü toprak yapısından çok güzel bir aroması var. Üretiminin yaygınlaşması ve isminin daha fazla duyulması noktasında Büyükşehir her zaman yanımızda” dedi. Hedef daha fazla üretim, daha güçlü tarım Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Samsun’umuzun bereketli topraklarını en iyi şekilde değerlendirmek, üreticilerimizin emeğini kazanca dönüştürmek ve kırsal kalkınmayı güçlendirmek hedefi ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak çiftçimizin, üreticimizin ve tüm hemşehrilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Bugün görüyoruz ki verdiğimiz tarımsal destekler, üretim rakamlarının ötesinde insanlarımızın hayatına da dokunuyor. Hedef daha fazla üretim, daha güçlü tarım diyerek Samsun’umuzun sahip olduğu tarımsal potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmek adına desteklerimizi sürdüreceğiz” dedi. “Alaçam çileğinin daha geniş kitlelere ulaşmasını istiyoruz” Başkan Doğan Alaçam çileği vurgusu da yaparak, “Özellikle Alaçam ilçemizin çilek üretiminde daha fazla öne çıkmasını, kendine özgü aromasıyla tanınan Alaçam çileğinin daha geniş kitlelere ulaşmasını istiyoruz. Üreticilerimizin gayretiyle bu alanda önemli bir gelişim sağlanacağına inanıyoruz. Tüm üreticilerimize emekleri ve gayretleri için teşekkür ediyor, bereketli ve bol kazanç diliyorum” dedi.

Menteşe’de Yayla Kavunu ve Ata Sebzelerinde Hasat Heyecanı Haber

Menteşe’de Yayla Kavunu ve Ata Sebzelerinde Hasat Heyecanı

Muğla’nın Menteşe ilçesinde, yöreye özgü Yayla kavunu ile Ata tohumlarından yetiştirilen sebzelerin hasadı gerçekleştirildi. Karabağlar Yaylası’nda düzenlenen hasada Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar ile beraberindeki teknik ekip katıldı. Menteşe’de yöresel tarım ürünlerinin korunması, üretimin sürdürülebilir hale getirilmesi ve Ata tohumlarının yaygınlaştırılması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında hasat gerçekleştirildi. Ata sebzeleri yetiştiricisi Mehmet Yıldız’a ve Yayla kavunu üreticisi Halise Dural’a ait bahçelerde gerçekleştirilen hasatta, Ata tohumlarından elde edilen sebzeler ile Muğla’nın kendine özgü lezzetiyle öne çıkan Yayla kavunları toplandı. Hasada; Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Süreyya Can, Menteşe İlçe Tarım ve Orman Müdürü Eren Kaçmaz ve teknik personel katıldı. Karabağlar Yaylası’nda Geleneksel Üretim Sürüyor Hasat programında açıklamalarda bulunan İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Karabağlar Yaylası’nın kendine özgü bitki örtüsü, doğal yapısı ve tarımsal üretim kültürüyle Muğla açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Baydar, Karabağlar Yaylası’nın jeomorfolojik yapısı ve Muğla iklimi nedeniyle kış aylarında yoğun yağış aldığını, bazı bölümlerin kısa süreli olarak su altında kaldığını ifade etti. Yaz aylarında ise yaylanın hem üretim hem de yaşam alanı olarak kullanıldığını belirten Baydar, geleneksel üretim kültürünün kuşaktan kuşağa aktarıldığını söyledi. Koruma altında bulunan Karabağlar Yaylası’nın kendine özgü “irim”leriyle de dikkat çektiğini belirten Baydar, yağışlı dönemlerde ulaşım yollarının aynı zamanda drenaj kanalı işlevi gördüğünü kaydetti. Yayla Kavunu Susuz Yetiştiriliyor Karabağlar Yaylası başta olmak üzere Düğerek, Ortaköy ve Orhaniye mahallelerinde yaklaşık 400 dekar alanda Yayla kavunu yetiştiriciliği gerçekleştiriliyor. Mayıs ayında toprak tava geldiğinde dikimi yapılan kavunlar, üretim sürecinde sulama yapılmadan yetiştiriliyor. İki kez çapalama ve boğaz doldurma işlemlerinin ardından kavunların hasadı ağustos sonu ile eylül başında gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 3-4 kilogram ağırlığa ulaşan Yayla kavunları, ağırlıklı olarak kışlık tüketim amacıyla değerlendiriliyor. Sapından koparıldıktan sonra tarlada bir gün bekletilen ve sap kısmı mühürlenen kavunlar pazara sunulabildiği gibi askıya alınarak kış aylarında da tüketilebiliyor. Muğla’nın geleneksel Yayla kavunları; Paris, Pıtraklı ve Hırsız Almaz gibi yerel isimlerle anılıyor. Paris Kavunu Altı mühürlü, dilimli veya dilimsiz düz kışlık tipleri bulunan Paris çeşidi, kendine özgü aroması ve kokusuyla öne çıkıyor. Haziran ayında ekimi yapılan çeşit, uygun koşullarda nisan ayına kadar saklanabiliyor. Uzun süre muhafaza edilebilmesi ve lezzeti nedeniyle üreticiler tarafından tercih ediliyor. Pıtraklı Kavun Karabağlar Yaylası’na özgü geleneksel yerel çeşitlerden biri olan Pıtraklı kavun, kabuğundaki pıtraklı ve dokulu görünümüyle tanınıyor. İnce kabuğu, kendine özgü kokusu ve aromasıyla dikkat çekiyor. Hırsız Almaz Kavunu Yaylanın bereketli topraklarında sulama yapılmadan yetiştirilen Hırsız Almaz çeşidi ise hem kültürel değeri hem de kendine özgü görünümüyle biliniyor. Şekli nedeniyle yörede bu isimle anılan kavunun dış görünümünün aksine iç kısmının oldukça lezzetli olduğu belirtiliyor. Kırkağaç Kavunuyla Ürün Çeşitliliği Artırılıyor Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen TAKE projeleri kapsamında, TAGEM Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle temin edilen ve yüzde 75 Bakanlık hibesiyle desteklenen Kırkağaç çeşidi kavun tohumları da üreticilerle buluşturuldu. Yuvarlak yapısı, çizgili görünümü, sıkı eti ve tatlı aromasıyla öne çıkan Kırkağaç kavunu, yüksek verimiyle de dikkat çekiyor. Yaklaşık 7-8 kilogram ağırlığa ulaşabilen çeşidin, 1963’ten günümüze Ata Sebzeleri Projesi kapsamında korunan yuvarlak tipinin tamamen yerli ve Ata tohumu niteliğinde olduğu belirtildi. Her türlü toprakta yetiştirilebilen Kırkağaç kavununun, kendi tohumundan yeniden üretilebilmesi ve diğer kavun çeşitlerine göre daha uzun süre dayanabilmesi üreticiler açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Ata Sebzeleri Projesiyle 5,5 Milyondan Fazla Fide Üreticiyle Buluşturuldu Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projeleri kapsamında, 2021 yılında başlatılan ve Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile birlikte yürütülen Ata Sebzeleri Projesi kapsamında önemli miktarda üretim gerçekleştirildi. Proje kapsamında 2025 yılına kadar toplam 5 milyon 560 bin adet fide üreticilerle buluşturulurken, Ata Sebzeleri Projeleri için toplam 8 milyon 255 bin TL kaynak ayrıldı. 2026 yılında ise 2 milyon 177 bin TL bütçe ile 200 bin domates, 210 bin biber ve 90 bin patlıcan fidesinin yanı sıra 20 kilogram kavun, 20 kilogram kınalı bamya ve 1 kilogram marul tohumu olmak üzere toplam 500 bin Ata sebze fidesi ve 40 kilogram Ata tohumu, il genelinde 500 üreticiye yüzde 75 Tarım ve Orman Bakanlığı hibesiyle dağıtıldı. Ata Tohumları Üreticilere Katkı Sağlıyor Ata sebzelerinin yüksek adaptasyon kabiliyeti ve üreticilerin kendi tohumlarını sonraki yıllarda yeniden kullanabilmesi, projenin öne çıkan yönleri arasında yer alıyor. Ata tohumlarından elde edilen ürünler ise kendine özgü tat, doku, koku ve aromalarıyla pazarda ilgi görüyor. Muğla’nın sahil ve yüksek kesimlerinde gerçekleştirilen üretimler sayesinde yaklaşık 9 ay boyunca açıkta sebze üretimi yapılabiliyor. Proje kapsamında üreticilerin daha az tarımsal ilaç ve gübre kullanarak kaliteli ürün elde etmeleri hedefleniyor. Özellikle kadın üreticilerden projeye yönelik olumlu geri dönüşler alındığı ve Ata Sebzeleri Projesi’nin kadın üreticilere istihdam imkânı oluşturduğu ifade edildi. Yem Bitkileri Üretimi de Destekleniyor Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından 2026 yılında kaba yem ihtiyacının karşılanmasına yönelik yem bitkileri üretim projeleri de hayata geçirildi. Bu kapsamda yüzde 75 Tarım ve Orman Bakanlığı hibesiyle 100 üreticiye 1000 dekar alanda kullanılmak üzere silajlık mısır tohumu temin edildi. Üretimin yüzde 50’sinden fazlasının damla sulama sistemiyle gerçekleştirilmesi sağlandı. Ayrıca 94 üreticiye 2000 dekar alanda üretim yapılmak üzere sorgum tohumu temin edildi. Hedef Sürdürülebilir Tarım Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, yürütülen projelerle üreticilerin desteklenmesi, yerel ve Ata tohumlarının korunarak gelecek nesillere aktarılması, tarımsal üretimde çeşitliliğin artırılması ve sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaştırılmasını hedefliyor. İl Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirmede, “Sürdürülebilir tarım ve çevre bilinciyle üreticimizi destekleyerek üretime katkı sunmak. Üretimin ve emeğin yanındayız.” mesajı verildi.

Giresun’da Fındık Üreticilerine Sulama Desteği Haber

Giresun’da Fındık Üreticilerine Sulama Desteği

Giresun’da kuraklık ve iklim değişikliğiyle mücadele kapsamındaki tasarruflu sulama projelerinde imzalar atıldı. Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı ile çiftçilere %70 hibe desteği sağlanıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Kapsamında Bireysel Sulama Sistemlerinin Desteklenmesi (Tebliğ No: 2026/10) 2026 Yılı 21. Etap başvuruları sonuçlandı. Hak kazanan çiftçiler ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü arasında hibe sözleşmeleri resmen imzalandı. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz’ın makamında gerçekleşen imza töreniyle birlikte, bölgedeki fındık üreticilerine yönelik modern sulama yatırımlarının startı verildi. Fındık Bahçelerinde Yüzey Altı Damla Sulama Dönemi Projeye ilişkin açıklamalarda bulunan İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, hibe desteğinin ilimiz tarımına ve üreticilerimize hayırlı olmasını temenni ederek şu ifadeleri kullandı: "Giresun'da üç çiftçimiz, toplam 88,37 dekar fındık bahçesinde yüzey altı damla sulama sisteminden faydalanacaktır. Projelerin, hibe sözleşmesi imzalandıktan sonra 75 gün içerisinde tamamlanması gerekmektedir." 1.4 Milyon TL'yi Aşan Hibe Desteği Tasarruflu sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması amacıyla verilen desteğin mali detaylarını paylaşan Yılmaz, modern sulama yöntemlerinin önemine vurgu yaptı: Hibeye Esas Satın Alma Tutarı: 2.128.419,20 TL Sağlanan Hibe Oranı: %70 Bakanlıkça Karşılanacak Hibe Tutarı: 1.489.893 TL Yılmaz, projenin tamamlanmasının ardından ödemelerin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gerçekleştirileceğini belirtti. Kuraklık ve İklim Değişikliğine Karşı Tasarruflu Sulama Küresel iklim değişikliği ve artan kuraklık riskine karşı tarımsal sulama altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden İl Müdürü Yılmaz, Bakanlığın tarımda su tasarrufunu teşvik eden bireysel sulama sistemlerine %50 ile %70 oranında hibe desteği vermeye devam edeceğini altını çizdi.

İzmir Tarımının İklim Değişikliğine Karşı Direncini Artıracak Adım Haber

İzmir Tarımının İklim Değişikliğine Karşı Direncini Artıracak Adım

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kuraklıkla mücadele kapsamında tarımsal sulamada 30 milyon liralık ön ödemeli ultrasonik su sayacı yatırımını hayata geçiriyor. Daha az suyla daha verimli üretim imkânı sunan uygulamayla, 3 bin futbol sahası büyüklüğündeki tarımsal alanın vahşi sulamadan kurtarılması ve yüzde 35 oranında su tasarrufu sağlanması hedefleniyor. Geleneksel yöntemlerin yerine, çiftçinin yalnızca kullandığı kadar suyun bedelini ödediği sistemle maliyetler düşürülerek daha adil bir üretim modeli oluşturulacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve geldiği günden bu yana sürdürdüğü kuraklıkla mücadele çalışmaları kırsalda da devam ediyor. Tarımsal sulamada su tasarrufunu ve verimliliği artırmak amacıyla 30 milyon liralık ön ödemeli ultrasonik su sayacı yatırımı hayata geçiriliyor. Tarımsal sulamada dekar bazlı ücretlendirmeden hacim bazlı ücretlendirmeye geçilmesini sağlayacak sistemle hem çiftçinin kullandığı su kadar ödeme yapması hem de vahşi sulamanın önüne geçilmesi hedefleniyor. İzmir’in 9 ilçesindeki 11 sulama tesisinde toplam 947 ön ödemeli ultrasonik su sayacının kurulumuna başlandı. Projenin tamamlanmasıyla yaklaşık 3 bin futbol sahası büyüklüğündeki 21 bin 746 dekar tarım arazisinde üretim yapan 2 bin 63 çiftçi ailesi, daha kontrollü, ölçülebilir ve verimli bir sulama sisteminden yararlanacak. Akıllı sayaç sistemiyle tarımsal sulamada en az yüzde 30-35 oranında su tasarrufu sağlanması hedefleniyor. “İzmir tarımının iklim değişikliğine karşı direncini artıracak adım” Proje hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, “Ön ödemeli ultrasonik sayaç uygulamasını sadece teknolojik bir yatırım olarak görmüyoruz. Suyun her metreküpünü takip edip tüketimi ölçebildiğimiz, çiftçimizin yalnızca kullandığı suyun bedelini ödediği adil bir sistem oluşturuyoruz. Dekar ve süre yönetiminin uygulandığı klasik sistemden, gerçek tüketim üzerinden ücretlendirmenin yapıldığı adil bir sisteme geçiyoruz. Damla sulama ve diğer basınçlı sulama sistemleriyle birlikte kullandığımız bu uygulamanın, hem üreticilerimizin maliyetlerine hem de su kaynaklarının korunmasına büyük katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Amacımız, sadece yüzde 35 oranında tasarruf sağlamak değil. Projenin su kaynaklarının korunmasına da ciddi katkı sunacağına inanıyoruz. Dokuz ilçedeki 11 sulama tesisinde, 21 bin 746 dekar alanda üretim yapan 2 bin 63 aileyi kapsayan bu çalışma, İzmir tarımının iklim değişikliğine karşı direncini artıracak önemli bir adım” dedi. Daha az su, daha yüksek verim İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak daha az su ile daha verimli tarımsal üretimi yaygınlaştırmak için çalışmalarını yürüttüklerini ifade eden Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, “Daha az suyla, daha yüksek verimde üretim yaparak, İzmir tarımının devamlılığını sağlıyoruz. İzmir tarımının geleceği ile su kaynaklarının geleceği ayrı düşünülemez. Bu yatırımı İzmir tarımının geleceğine ve su güvenliğine yapılmış önemli bir yatırım olarak görüyoruz” diye konuştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak suyu ölçerek ve bilimsel yöntemlerle dağıttıklarını belirten Üngür, “İklim değişikliği ve tarımsal su yönetimini artık klasik yöntemlerle sürdürmek mümkün değil. Bugün dünyada su yönetiminde temel yaklaşım; suyu kaynağından itibaren ölçmek, izlemek ve doğru zamanda, bitkinin ihtiyacı kadar kullanmak. Türkiye’de kullanılan suyun çok büyük bölümünün tarımsal üretimde tüketildiğini düşündüğümüzde, en çok korumamız gereken alanın tarımsal sulama olduğu gayet açık. Biz de İzmir’de bu dönüşümü teknoloji, modern sulama sistemleri ve üreticilerin katılımını birlikte ele alarak gerçekleştiriyoruz” diye konuştu. “Damlama sistemini yap, suyu al” Akıllı sayaç uygulamasının kullanılabilmesi için damla sulama yöntemini zorunlu tuttuklarını belirten Selçuk Sulama Kooperatifi Başkanı Mehmet Bayraktar, “Damla sulama hem suyun tasarruflu kullanılmasını sağlıyor hem de mahsulün daha çabuk gelişmesini sağlıyor. Öbür türlü mahsulü boğuyoruz. Nar ya da narenciyeye bol su verdiğimizde kurur. Suyun buraya gelip damlamayla verilmesi çok önemli. Biz de çiftçimizi ona göre yönlendiriyoruz. ‘Damlama sistemini yap, suyu al’ diyoruz. Sayaç sisteminin kooperatiflere de katkısı çok önemli. Sayaç sistemi olduğu zaman önce parayı ödüyorlar, kontörünü yüklüyoruz; sonra kullanmaya başlıyorlar. Diğer tesisleri de sayaç sistemine çevirirsek, o zaman değmeyin kooperatifin verdiği hizmete” dedi. “Vahşi sulama yöntemiyle sulama yapıyorduk” Selçuklu üretici Ali Akyüz, “Bizim için su hayattır. Bu proje ekonomik anlamda bizim için çok iyi oldu. Daha önce vahşi sulama yöntemiyle sulama yapıyorduk. Bu da ister istemez su tüketiminin fazla olmasına neden oluyordu. Bu vesileyle damla sulama yöntemine geçtik. Ülke ekonomisine katkı sağladığımızı düşünüyoruz. Aynı zamanda daha verimli bir sulama yapıyoruz. Sadece sulamak istediğimiz bölgeyi suluyoruz. Su tasarrufu ve yeraltı kaynaklarının doğru kullanılması açısından biz de bu tasarruf anlayışına uyuyoruz” dedi. “Herkes kullandığı suyu ödeyecek” Uygulamanın çiftçiye adil bir sulama imkânı sunduğunu belirten Recep Arslan, “Su kaynakları açısından kaçak kullanımını önlemek adına bizim için çok iyi olacak. Çiftçiye de çok faydası var. Daha önce dönüm hesabıyla herkes aynı parayı ödüyordu. Şimdi herkes kullandığı su kadar ödeme yapacak. Vahşi sulama olmayacak, her taraf damla sulama olacak. Kaynakların korunması için vahşi sulamayı kaldırmamız lazım. Biz şu anda tamamen damla sulamaya geçtik. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve emeği geçen herkese bu yatırım için çok teşekkür ediyoruz” dedi. “Sulamamızı rahat rahat yapabiliyoruz” Ahmet Taşpınar ise “Araziye tatlı su gelmesiyle toprak yeni bir canlılık kazandı. Bu bölgede yetişen narlar çok güzel oluyor. Bizler, çocuklarımıza yatırım yapıyoruz. Suyun gelmesinden çok memnunuz. Tonunu 10 liradan alıyoruz. Sayaç sistemi var. Sistem, yüklediğimiz ücreti kullanıma göre düşüyor. Biz ne kadar kullandıysak o kadar ödeme yapıyoruz. Kooperatifimize giderek istediğimiz miktarda yükleme yapıyoruz. Damla sulama sistemimizi kurduk. Sulamamızı rahat rahat yapabiliyoruz. Bize bu suyu kazandıran herkese çok teşekkür ederiz” diye konuştu. “Su miktarı anlık ve hassas şekilde ölçülebilecek” İzmir Büyükşehir Belediyesi, suyun kaynağından tarım arazisine kadar kontrollü ve verimli şekilde ulaştırılması, tüketimin hassas biçimde ölçülmesi ve gereğinden fazla su kullanımının önüne geçilmesi amacıyla ön ödemeli ultrasonik su sayaçlarını devreye aldı. Ön ödemeli sayaç sistemiyle üreticilerin kullandığı su miktarı anlık ve hassas şekilde ölçülebilecek. Böylece suyun kontrolsüz ve ihtiyaçtan fazla kullanılmasının önüne geçilirken, tüketilen su miktarı üzerinden daha adil ve ölçülebilir bir sulama yönetimi sağlanacak. 9 ilçede 11 tesise kurulacak 947 akıllı sayaç, İzmir’in 9 ilçesinde bulunan 11 sulama tesisinde kurulacak. Aliağa Hacıömerli Sulama Göleti Sulama Tesisi, Bayındır Arıkbaşı Sulama Göleti Sulama Tesisi, Bergama Kozluca Sulama Tesisi, Dikili Deliktaş Sulama Göleti Sulama Tesisi, Karaburun Parlak Sulama Tesisi, Kemalpaşa Vişneli Sulama Tesisi, Kemalpaşa Yukarıkızılca Sulama Tesisi, Menderes Çatalca Sulama Göleti Sulama Tesisi, Menderes Yeniköy Sulama Göleti Sulama Tesisi, Seferihisar Payamlı Sulama Göleti Sulama Tesisi, Selçuk Merkez YAS (Yeraltı Suyu) Sulama Tesisi’nde kurulacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, böylelikle İzmir genelinde akıllı sulama sayacı sayısını 1870’e ulaştıracak

Büyükşehir’in Su Yatırımı Çorak Toprakları Bereketlendirdi Haber

Büyükşehir’in Su Yatırımı Çorak Toprakları Bereketlendirdi

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmete aldığı Selçuk Merkez Yüzey Altı Sulama Damla Sulama Tesisi, daha önce susuzluk nedeniyle atıl kalan 2 bin dönüm araziyi yeniden üretime açtı. Yaklaşık 280 futbol sahası büyüklüğündeki alanda ayva, nar, şeftali, narenciye ve sebze üretimi yaygınlaşırken, damla sulama ve ön ödemeli sayaç sistemiyle suyun daha verimli kullanılması sağlandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürülebilir tarımı desteklemek ve su kaynaklarını verimli kullanmak amacıyla hayata geçirdiği proje, Selçuk’ta tarımsal üretimin yapısını değiştirdi. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından 15,5 milyon liralık yatırımla kurulan tesis sayesinde, geçmişte tuzluluk oranı yüksek yeraltı suyunu kullanmak zorunda kalan üreticiler daha kaliteli suya erişti. Selçuk Merkez Sulama Kooperatifi ile ortak yürütülen çalışma kapsamında üreticiler, damla sulama sistemlerini kurarak ön ödemeli sayaçlar üzerinden tesisten yararlanmaya başladı. Sulama imkânının genişlemesiyle bölgede özellikle nar, ayva ve narenciye üretimi artarken, ürün kalitesinde de belirgin iyileşme görüldü. Yeni bahçeler kuruldu Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Sulama ve Tarımsal Üst Yapılar Şube Müdürlüğü’nde görevli ziraat mühendisi Buket Kuyumcu Yücel, tesisin bölgedeki üretim alanlarını genişlettiğini belirterek, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu tesisi 2024 yılında tamamladık. Tesis devreye girmeden önce bölgede suyun ulaşmadığı tarım alanları bulunuyordu. Şimdi bu alanlar sulanabiliyor ve yeni dikim sahaları oluştu. Özellikle nar üretimi yapan çiftçilerimizin sayısı arttı” dedi. Üreticilerin geçmişte sulama ihtiyaçlarını kendi açtıkları sondaj kuyularından karşıladığını belirten Yücel, bu kuyulardaki yüksek tuzluluk oranının tarımsal üretimi olumsuz etkilediğini söyledi. Yücel, tesisle birlikte üreticilerin daha kaliteli su kullanmaya başladığını ve kendi kuyularına duydukları ihtiyacın önemli ölçüde azaldığını belirterek, “Topraktaki tuzluluk oranında da düşüş gözlemledik. Bu sonuçlar bizi son derece mutlu ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak çiftçilerimizin suya daha kolay ve verimli ulaşabilmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu. “2 bin dönüm atıl arazi üretime açıldı” Selçuk Sulama Kooperatifi Başkanı Mehmet Bayraktar da sulama tesisinin bölgedeki üretimi canlandırdığını söyledi. Daha önce mera olarak kullanılan alanlarınyeniden değerlendirildiğini belirten Bayraktar, “O arazilere suyun gitmesi, ayva, nar ve narenciye gibi ürünlerin yetişmesine vesile oldu. Başkanımız Cemil Tugay bu konuda hassas davrandı. Daha önce suyun ulaşmadığı yaklaşık 2 bin dönümlük atıl arazi bugün tarıma ve ekonomiye kazandırıldı” dedi. Artezyen sularındaki yüksek tuzluluğun üretim açısından önemli bir sorun olduğunu ifade eden Bayraktar, “Verimli topraklara sahip olmamıza rağmen bu alanlarda üretim yapmak oldukça zordu. Tesis sayesinde kaliteli suya kavuştuk ve bu sorunu büyük ölçüde aştık. Üretimin artması, tarımın güçlenmesi ve ekonomiye katkı sağlaması hepimiz için büyük bir mutluluk” diye konuştu. “Meyve kalitesinde farkı görüyoruz” Kadın üretici Emel Karahan Erten, yeni su kaynağının bahçesindeki ağaçların gelişimine olumlu yansıdığını belirtti. Önceki yıllarda yüksek tuzluluk nedeniyle ağaçların gelişimi ve meyve veriminde sorun yaşadıklarını anlatan Erten, “Bu sene yeni gelen su hattına dâhil oldum. İlk gözlemlediğim, ağaçların sürgünlerindeki değişim oldu. Meyve kalitesinde geçen seneye kıyasla gözle görülür bir farklılık hissediyoruz. Üretmek çok güzel bir duygu. Çok mutluyum” dedi. “Önce su güzel olacak” Yarım asrı aşkın süredir Selçuk’ta tarımla uğraşan İlyas Gökçe ise sulama suyunun ürün kalitesi üzerindeki etkisine dikkat çekti. Tesisin ardından ağaçların görünümünde ve meyvelerin kalitesinde belirgin değişiklik olduğunu söyleyen Gökçe, “Toprak sağlam da olsa su kötü olduktan sonra tarlayı bozuyor. Tatlı su toprağı değiştiriyor. Meyvelerin kalitesi çok değişti, ağaçların rengi yemyeşil oldu. İlaççılar şunu at, bunu at diyor ama suyu sormuyor. Önce su güzel olacak ki bahçe güzel olsun. Ne kadar ilaç atarsan at, suyun güzel olacak” diye konuştu. “Su gelince dikime başladık” Daha önce mera olarak kullanılan arazide iki yıl önce bahçe kuran Ebru Taşpınar, suyun gelmesiyle üretime başladıklarını söyledi. Taşpınar, “Su geldikten sonra hem üretimi artırmak hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmak amacıyla dikimlerimizi gerçekleştirdik. Daha iki senelik bir bahçemiz var. Normalde çorak topraktı. Üretime ve çiftçiye destek verilmesi bizi çok mutlu etti” dedi. Üretici Mehmet Taş da sulama imkânıyla boş arazilerin değerlendirildiğini belirterek, “Arazilerimiz daha verimli hale geldi. Boş arazilerimize tatlı su ulaştı. Artık daha sağlıklı meyve yetiştirebiliyoruz. Meyve bahçeleri oluşturduk, sebze ve meyve ekebiliyoruz. Vatandaşa çok büyük hizmet oldu” ifadelerini kullandı. Her damla su kontrollü kullanılıyor Proje kapsamında toplam 5 bin 757 metre uzunluğunda, farklı çaplarda boru hattı döşendi. S.S. Selçuk Merkez Sulama Kooperatifi’ne ait sondaj kuyusundan saniyede 60 litre debiyle alınan suyun tarım alanlarına ulaştırılması için damla sulama tesisi kuruldu. Üreticilerin sistemden etkin yararlanabilmesi amacıyla 33 hidrant tesis edildi ve bu noktalara ön ödemeli sayaçlar yerleştirildi. Böylece su tüketiminin kontrol altına alınması, gereksiz kullanım ve israfın önlenmesi hedeflendi. Basınçlı damla sulama sistemiyle geleneksel yöntemlere göre yaklaşık yüzde 50 su tasarrufu sağlanırken, buharlaşma ve sızıntı kaynaklı kayıplar da önemli ölçüde azaltıldı. Aynı miktarda suyla daha geniş alanların sulanmasına ve üretimde verimliliğin artırılmasına imkân sağlandı.

TAT Gıda’dan Tarımda Dijital Dönüşüm Haber

TAT Gıda’dan Tarımda Dijital Dönüşüm

Türkiye'nin tarımsal üretim gücünü teknolojiyle buluşturan Tat Gıda'nın geleneksel hale gelen Dijital Tarla Günü etkinliği, sektörün farklı paydaşlarını bir araya getirerek tarımın dönüşüm sürecine ışık tuttu. Tat Gıda, Bursa'nın Karacabey ilçesinde düzenlediği 9. Dijital Tarla Günü'nde dijital tarım uygulamalarının üretime sağladığı somut kazanımları ve sürdürülebilir tarım vizyonunu paylaştı. Şirket, yapay zekâ destekli sulama sistemleriyle su tüketiminde yüzde 23 tasarruf sağlarken, dijital tarım uygulamalarını kullanan üreticilerde verimin yüzde 16 ila 28 arasında arttığını açıkladı. Tarımda dijital dönüşümün çevresel sürdürülebilirlik ve kaynak verimliliğine sağladığı katkıların da öne çıktığı etkinlikte, sektörün geleceğine yönelik önemli mesajlar verildi. Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Veysel Memiş’in ev sahipliğinde Camandıra Çiftliği’nde gerçekleştirilen 9. Dijital Tarla Günü etkinliğine Mustafakemalpaşa İlçe Tarım ve Orman Müdürü Nuri Oruç, Karacabey İlçe Tarım ve Orman Müdürü Davut Aytek, Mustafakemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Mehmet Aydemir ve Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem ile akademisyenler, çiftçiler, sektör paydaşları ve çözüm ortakları katıldı. BASF ve BASF Nunhems’in platin sponsor, Türkiye İş Bankası ve Sarten’in altın sponsor, United Genetics Turkey, Solares, Subutay Bulut Nakliyat, Baştürk Cam, Akca Lojistik, Özler Plastik ve Omnia Nişasta’nın gümüş sponsor olarak destek verdiği Tat Gıda 9. Dijital Tarla Günü’nün açılışında konuşan Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Veysel Memiş, veri odaklı üretim modelleri sayesinde çiftçilerin verimliliğini artırırken doğal kaynakların korunmasına da önemli katkılar sağladıklarını söyledi. “Sözleşmeli üretim modelimizi dijital teknolojilerle güçlendirerek tarımda dönüşüme öncülük ediyoruz" Tat Gıda'nın 2016 yılında başlattığı Dijital Tarım Programı'nın bugün Türkiye'de örnek gösterilen uygulamalardan biri haline geldiğini belirten Veysel Memiş, sözleşmeli üretim modelini dijital teknolojilerle güçlendirerek tarımsal üretimde dönüşüme öncülük ettiklerini söyledi. Dijital tarım uygulamalarının kapsamını her yıl genişlettiklerini kaydeden Memiş, bugün 400'ün üzerinde çiftçinin dijital tarım ekosistemine dahil olduğunu ve 20 bin dekardan fazla alanda dijital uygulamaların aktif olarak kullanıldığını ifade etti. Son iki yılda gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi veren Veysel Memiş, 15 bin dekardan fazla alanda uydu destekli bitki sağlığı takibi yapıldığını, 585 tarlanın dijital olarak izlendiğini ve 500'ün üzerinde toprak analiziyle üreticilere özel gübreleme programları oluşturulduğunu belirtti. Dijital takip sistemleri sayesinde yüzlerce problemli alanın erken dönemde tespit edilerek hızlı müdahale imkânı sağlandığını dile getirdi. Dijitalleşmenin sahadaki en önemli çıktısının verim artışı olduğunu vurgulayan Veysel Memiş, uydu teknolojileri, sensörler ve dijital karar destek sistemlerinden yararlanan üreticilerin verimlerinin geleneksel yöntemlerle üretim yapan çiftçilere kıyasla yüzde 16 ila yüzde 28 arasında daha yüksek gerçekleştiğini açıkladı. Bu sonuçların teknolojinin tarım sektöründe yalnızca bir yenilik değil, aynı zamanda verimlilik, rekabetçilik ve sürdürülebilirlik açısından stratejik bir araç olduğunu ortaya koyduğunu ifade eden Veysel Memiş, dijital dönüşümün üreticilerin gelir seviyelerine de doğrudan katkı sunduğunu kaydetti. “Yapay zekâ destekli sulama sistemleri sayesinde su tüketiminde yüzde 23 tasarruf sağlandı” Tat Gıda'nın dijital tarım çalışmalarını sadece verim artışıyla sınırlı değerlendirmediğini belirten Veysel Memiş, çevresel sürdürülebilirliği merkeze alan uygulamaların da önemli sonuçlar verdiğini söyledi. Toprak analizleriyle bilinçli gübreleme uygulamalarının yaygınlaştırıldığını ifade eden Veysel Memiş, yapay zekâ destekli sulama sistemleri sayesinde su tüketiminde yüzde 23 tasarruf sağlandığını, veri temelli bitki koruma uygulamalarıyla ise pestisit kullanımının yüzde 44 oranında azaltıldığını açıkladı. Türkiye'de sözleşmeli sanayi domatesi üretiminin tamamında yüzde 100 damla sulama sistemi kullanan öncü üretici gruplarından biri olduklarını belirten Veysel Memiş, bu modelin hem su verimliliği hem de karbon ayak izinin azaltılması açısından güçlü bir sürdürülebilirlik örneği oluşturduğunu vurguladı. Tat Gıda'nın sürdürülebilir tarım hedeflerini uluslararası projelerle desteklediğini belirten Memiş, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile yürütülen Yeşil Tarım Projesi kapsamında sera gazı emisyonlarının azaltılması, su verimliliğinin artırılması ve çevresel etkilerin ölçülmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini söyledi. Şirketin aynı zamanda Avrupa Birliği Horizon Europe Programı tarafından desteklenen SolarHub Projesi'nin Türkiye'deki ana paydaşlarından biri olduğunu kaydeden Memiş, proje kapsamında tarım ve yenilenebilir enerji sistemlerinin entegrasyonuna yönelik yenilikçi uygulamaların sahada test edildiğini ve üreticilerle buluşturulduğunu ifade etti. “Temel amacımız teknolojiyi sahaya taşımak, üreticileri yenilikçi çözümlerle buluşturmak” Tarımsal üretim alanlarında yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Veysel Memiş, çiftçilerin bu dönüşümden en yüksek faydayı sağlaması amacıyla eğitimler, çalıştaylar ve uluslararası bilgi paylaşım faaliyetleri gerçekleştirdiklerini söyledi. Tarımın geleceğinin nitelikli insan kaynağıyla şekilleneceğine inandıklarını vurgulayan Memiş, Ege Üniversitesi ve Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen programlar kapsamında bugüne kadar 217 üniversite öğrencisine uygulamalı dijital tarım eğitimi verildiğini açıkladı. Ayrıca yüzlerce üreticinin dijital tarım teknolojileri ve yeni nesil üretim yöntemleri konusunda eğitim programlarına katıldığını belirten Veysel Memiş, teknolojik dönüşümün ancak bilgi paylaşımı ve üretici katılımıyla kalıcı hale gelebileceğini ifade etti. 9. Dijital Tarla Günü'nün temel amacının teknolojiyi sahaya taşımak, üreticileri yenilikçi çözümlerle buluşturmak ve başarılı uygulamaları paylaşmak olduğunu belirten Veysel Memiş, şunları söyledi: "Tarımın geleceğinin veriyle desteklenen, çevreye duyarlı, kaynaklarını verimli kullanan ve çiftçisini merkeze alan bir anlayışla şekilleneceğine inanıyoruz. Bugün sahada gördüğümüz her teknoloji ve her uygulama, daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha dirençli bir tarım sistemi oluşturma hedefimizin bir parçasıdır. Çiftçilerimiz, iş ortaklarımız, akademisyenlerimiz ve teknoloji sağlayıcılarımızla birlikte tarımın geleceğini inşa etmeye devam edeceğiz." Dijitalleşme, finansman ve sürdürülebilirlik aynı platformda buluştu Etkinlik kapsamında katılımcılara Tat Gıda'nın dijital tarım çalışmaları ve sahada elde edilen sonuçları anlatan özel bir tanıtım filmi de izletildi. Programın ilk oturumunda Tat Gıda Bilgi Teknolojileri ve Proje Yönetim Direktörü Çiğdem Şahin, şirketin dijital dönüşüm vizyonunu ve geleceğe yönelik stratejik hedeflerini anlattı. Şahin, dijitalleşmenin yalnızca verimlilik artışı sağlamadığını, aynı zamanda doğal kaynakların korunması, üretim süreçlerinin optimize edilmesi ve sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi açısından kritik rol üstlendiğini belirtti. Gazeteci ve Tarım-Gıda Editörü İrfan Donat moderatörlüğünde gerçekleştirilen "Tat & BASF Dijital İş Birliği ve Sürdürülebilirlik" panelinde, BASF Tarım Çözümleri Türkiye ve Azerbaycan Ülke Müdürü Mustafa Yüksel ile BASF Nunhems Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan ve Pakistan Ülke Müdürü Önder Yılmaz konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda dijital teknolojilerin tarımsal üretime etkileri, sürdürülebilirlik hedefleri, yenilikçi tarım uygulamaları ve özel sektör iş birliklerinin sektöre sağladığı katkılar ele alındı. Katılımcılar, tarımın geleceğinde teknoloji ve sürdürülebilirliğin birbirini tamamlayan iki temel unsur olduğuna dikkat çekti. Programın “Sürdürülebilir Tarım Ekosistemi ve İş Bankası Tarım Bankacılığı” panelinde ise sürdürülebilir tarım ekosistemi ve tarım bankacılığı konusu gündeme geldi. Gazeteci ve Tarım-Gıda Editörü İrfan Donat'ın moderatörlüğünü yaptığı oturumda, Türkiye İş Bankası Tarım Bankacılığı Pazarlama Bölümü Müdür Yardımcısı Mustafa Alper Devran ile Tat Gıda'nın sözleşmeli üretim modeli içerisinde uzun yıllardır yer alan genç üreticiler Mustafa Demirel ve Eren Çağan deneyimlerini paylaştı. Panelde tarımın finansmanı, sürdürülebilir üretim modelleri, üreticilerin finansmana erişimi ve sözleşmeli üretimin sağladığı avantajlar değerlendirildi. Üreticiler sahadaki deneyimlerini aktarırken, finansman mekanizmalarının tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından taşıdığı önem vurgulandı.

Bakan Yumaklı: "Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026 Başvuru Dönemi Başladı" Haber

Bakan Yumaklı: "Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026 Başvuru Dönemi Başladı"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026 Başvuru Dönemi'nin başladığını, program dahilinde 10 milyar liralık dev bir bütçeyi girişimcilerin kullanımına sunduklarını belirterek “Bu yıl; önceki yıllardan farklı olarak hem hibe desteği oranımızı hem de hibe desteği alacak proje tutarı limitini artırıyoruz. Bu kapsamda; 100 bin TL'den 30 milyon TL'ye kadar olan projelere KDV dahil yüzde 50-70 oranında hibe desteği sağlayacağız" ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı, yaptığı açıklamada, bugün itibarıyla kırsal kalkınma yatırımlarında yeni bir dönem olarak nitelendirdikleri “Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026 Başvuru Dönemi"nin başladığını bildirdi. Bu yıl program kapsamında birçok yeni düzenlemeyi de hayata geçirdiklerine işaret eden Yumaklı şu bilgileri aktardı: “Bu program dahilinde; kırsalda üretim, istihdam ve teknolojik dönüşümü desteklemek amacıyla tam 10 milyar liralık dev bir bütçeyi girişimcilerimizin kullanımına sunuyoruz. Bu yıl önceki yıllardan farklı olarak hem hibe desteği oranımızı hem de hibe desteği alacak proje tutarı limitini artırıyoruz. Bu kapsamda. 100 bin TL'den 30 milyon TL'ye kadar olan projelere, KDV dahil yüzde 50-70 oranında hibe desteği sağlayacağız." Bakan Yumaklı, program kapsamında, modern seralar ve hayvansal üretim tesislerinden tarım teknolojilerine, su ürünlerinden arı yetiştiriciliği ve modern sulama sistemlerine kadar birçok alanda destekleri olacağının altını çizerek şunları kaydetti: “Genç ve kadın girişimcilerimiz ile aile işletmelerimize de ayrı bir müjdemiz var. Program bütçemizin en az yüzde 20'sini genç ve kadın girişimcilerimize, yüzde 30'unu ise aile işletmelerimize ayıracağız. Kırsal kalkınma hamlelerimizde gençlerimize ve kadınlarımıza pozitif ayrımcılık uygulamaya devam ediyoruz. Özellikle bu alanda eğitim almış gençlerimiz ve kadınlarımız başta olmak üzere tüm üretici ve girişimcilerimizi, Türkiye Yüzyılı'nda, kırsalda teknolojiyi ve üretimi el birliğiyle daha ileriye taşımak üzere başvuru yapmaya davet ediyorum. Başvuruya ilişkin Bakanlığımızın internet sitesinden bilgi alınabilir." YATIRIM YELPAZESİ OLDUKÇA GENİŞ Bakan Yumaklı'nın verdiği bilgiye göre, geniş bir yatırım yelpazesinin hedeflendiği program kapsamında desteklenecek yatırımlar arasında; Tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması Kapalı ortamda bitkisel üretim (Yüksek tünel, modern sera, kültür mantarı) Büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvan yetiştiriciliği ve kesimhaneleri Su ürünleri yetiştiriciliği Hayvansal ve bitkisel orijinli gübre Tarımsal amaçlı örgütler için ortak makine parkı Arı yetiştiriciliği Tarımsal bilişim sistemleri (Akıllı tarım teknolojileri, sensör sistemleri ve yapay zekâ tabanlı çözümler, diğer bilişim sistemleri) İpek böceği yetiştiriciliği Yenilenebilir enerji kaynakları kullanımına yönelik yatırımlar gibi birçok başlık yer alıyor. Program, klasik üretim yatırımlarının yanı sıra dijitalleşme ve ileri teknoloji uygulamalarını da destekleyerek tarımda dönüşümü hızlandırmayı hedefliyor. HİBE ORANI YÜZDE 50-70 OLARAK UYGULANACAK Program kapsamında hibeye esas proje tutarı alt limiti 100 bin TL, üst limiti ise 30 milyon TL olarak belirlenirken aile işletmeleri için üst limit 8 milyon TL olacak. Kabul edilen projelerde hibe oranı yüzde 50-70 olarak uygulanacak. Bu çerçevede, ilgili alanda eğitim alan gençler yüzde 70, birinci derece tarımsal amaçlı örgütler yüzde 70, Organize Tarım Bölgelerinde yapılan yatırımlar yüzde 70, kadınlar/gençler/yatırım yeri köy, belde, kır olanlar yüzde 60 oranında hibe desteğinden faydalanabilecek. Yenilenebilir enerji ve otomasyon için yüzde 5 ek hibe sağlanacak. Hibe desteği Katma Değer Vergisi (KDV) dâhil proje tutarı üzerinden verilecek. Yeni düzenleme ile yalnızca üretim kapasitesinin artırılması değil aynı zamanda Veri temelli üretim, Akıllı tarım uygulamaları, Otomasyon ve robotik sistemler gibi yenilikçi alanların da desteklenmesi hedefleniyor. TASARRUFLU TARIMSAL SULAMA SİSTEMLERİNE HİBE DESTEĞİ Program ile ayrıca tasarruflu tarımsal sulama sistemleri kapsamında; hibeye esas proje üst limiti KDV dâhil 10 milyon TL'ye kadar yatırımlara yüzde 50-70 oranında hibe desteği verilecek. Bu çerçevede hibe verilecek yatırım konuları ise şu şekilde belirlendi: Tarla içi sistemler: 1) Damla sulama. 2) Yağmurlama. 3) Mikro yağmurlama. 4) Yüzey altı damla sulama. Mekanik büyük sistemler: 1) Center pivot/Lineer sulama sistemleri. 2) Tamburlu sulama sistemleri. Yenilenebilir enerji ve teknoloji odaklı sistemler: 1) Güneş enerjili sulama. 2) Akıllı sulama/otomasyon sistemleri KADIN VE GENÇ GİRİŞİMCİLERE POZİTİF AYRIMCILIK Program bütçesinin en az yüzde 20'si kadın ve genç girişimciler tarafından gerçekleştirilecek yatırımlar için kullanılacak. Tarımsal açıdan yeraltı suları yetersiz seviyede ve su kısıtı ilan edilen ilçelerde yapılacak başvurularda tüm konular için yüzde 70 hibe desteği verilecek. Kırsalda yatırım yapmak isteyen tüm üretici ve girişimciler 12 Haziran 2026 tarihine kadar başvuruda bulunabilecek.

Ankara Büyükşehir'den Yüzde 50 Hibeli Sıvı Gübre Desteği Haber

Ankara Büyükşehir'den Yüzde 50 Hibeli Sıvı Gübre Desteği

Ankara Büyükşehir Belediyesi, BelPlas AŞ’de üretilen organik ve mikrobiyal aktivitesi yüksek sıvı gübreleri, yerel üreticiyle buluşturdu. Yüzde 50 hibeli desteğin birinci kısmında, 916 üreticiye 177 bin 60 litre sıvı gübre dağıtımı gerçekleştirildi. Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), “Yereldeki üretim, kırsaldan güçlenir” anlayışıyla kırsaldaki üreticiye uzanmaya ve can suyu olmaya devam ediyor. ABB Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, kırsal kalkınma alanında artan maliyetleri, sürdürülebilirliği olmayan tarımsal yöntemleri ve yanlış kullanılan kimyasal içerikleri göz önünde bulundurarak anlamlı bir hizmeti daha başkentli üreticiyle buluşturdu. DAĞITIMLARIN BİRİNCİ AYAĞINDA 916 ÜRETİCİYE SIVI GÜBRE DESTEĞİ VERİLDİ Hem kentteki üreticiyi desteklemek hem de toprak verimliliğini korumak amacıyla BelPlas AŞ’de özenle üretilen organik ve mikrobiyal aktivitesi yüksek olan sıvı gübrelerden yerel üreticiler, yüzde 50 hibe desteğinden yararlandı. Dağıtımların birinci kısmında; Ankara’nın Ayaş ilçesinde 69 kişi 14 bin 160 litre, Etimesgut, Keçiören, Sincan ve Yenimahalle ilçelerinde ise 54 kişi 11 bin 10 litre olmak üzere, toplamda 916 üreticiye 177 bin 60 litre sıvı gübre dağıtıldı. KIRSALDAKİ ÜRETİCİDEN BÜYÜKŞEHİR’E TEŞEKKÜR Büyükşehir Belediyesi’nin sıvı gübre desteğinden yararlanan üreticiler, ABB Başkanı Mansur Yavaş’a teşekkürlerini ileterek, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın kente kazandırdığı hizmet ve desteklerin her birinden duydukları memnuniyeti şu sözlerle ifade ettiler: Gürsel Kızılkan: “Teşekkür ediyoruz, sıvı gübre desteğini her sene alıyoruz zaten, Allah razı olsun. Ben, bunu buğdaya da atıyorum pancara da atıyorum. Söz gelimi pancardan 4 ton, 5 ton alıyorsak bununla 6 tona çıkıyor; buğdaydan da 100-150 kilo alıyorsak daha iyi kardeşleme yapıyor ve daha büyük verim oluyor, 200 kilo, 300 kiloya çıkıyor.” Ayhan Kökver: “Belediye’mize de çok teşekkür ederiz. Destekten çok memnunuz, yüzde 50 hibeli olmasından da memnunuz. Sıvı gübreyi buğdaya atacağım, kiraz ağaçlarım ve elma ağaçlarım var ona atacağım, oralarda kullanacağım.” Üzeyir Karagöz: “İki yıldır deniyorum, çok güzel, verimini alıyorum. Şu anda 200 dönüm alan ekiyorum, yüzde 70 faydasını gördüm bu ürünün. Sıvı gübre olmazsa bize pahalıya geliyordu aldığımız şeyler. Şu anda büyük bir destek oldu, teşekkür ederiz her şey için.” Nazım Altun: “Başkan’ımıza desteklerinden dolayı çok teşekkür ederiz. Sıvı gübre, nohut tohumu, sebze fidesi… Bunların hepsinden yararlandık. Sıvı gübreleri buğdayda kullanacağız. Domates yetiştiriyoruz, nohut yetiştiriyoruz. Çok büyük desteği var Başkan’ımızın, çok teşekkür ediyoruz.” Remzi Karakoyunlu: “Ben, devamlı alıyorum, her sene alıyorum, çok da memnunum. Hektolitresi yüksek geldi, kalitesi çok güzel oldu. Geçtiğimiz sene Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği sıvı gübreyi kullandık kabakta. Kabak çekirdeğini attım toprağa, harika kabak oldu. Buğday atıyorum, buğdayda kalite çok güzel oluyor. Onun için bu sene herkesten önce, çıkar çıkmaz yazıldık. Büyükşehir, bize her türlü yardımcı oldu.” Ahmet Çetin: “Büyükşehir’in destekleriyle tohum alıyoruz, gübre alıyoruz, hepsini alıyoruz çok teşekkür ederim.” Üzeyir Öztürk: “Daha önce kullandık sebzelerde, güzel faydası oldu. Buğdaya ilk defa kullanacağım. Kırsalda yağmurlar istediğimiz gibi olmadığından dolayı sıvı gübrenin faydasını görüyoruz. Şartlar zor olduğu için de her zaman alamıyoruz gübreyi ondan dolayı bu bizim için büyük bir öncelik ve iyilik oldu. Mansur Başkan’ımıza teşekkür ediyoruz.” Hasan Dikmen: “Mansur Başkan’ımızın bize verdiği desteklerden dolayı çok teşekkür ediyoruz. Büyükşehir, damla sulama ekipmanları dağıtıyor, onlardan da çok memnunuz. Her fırsatlarından da yararlanıyoruz. Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ayrıca çok çok teşekkür ediyorum, verdikleri hizmetlerden çok memnunuz.”

Bursa’da Çiftçiye Dev Destek Haber

Bursa’da Çiftçiye Dev Destek

Bursa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı desteklemek ve üreticinin girdi maliyetlerini düşürmek amacıyla başlattığı hibe programı kapsamında 17 ilçedeki binlerce çiftçiye can suyu oldu. %50 hibeli damla sulama borusu ve sıvı gübre desteğiyle, hem tarımsal verimliliğin artırılması hem de su kaynaklarının korunması hedefleniyor. ​17 İlçede 4 Bin 261 Çiftçiye "Damla Damla" Bereket ​Bursa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından yürütülen proje ile şehrin dört bir yanındaki üreticilere ulaşıldı. Toplamda 4 bin 261 çiftçinin yararlandığı destekleme kapsamında dağıtılan boru miktarları dikkat çekti: ​6 milyon 976 bin 800 metre yuvarlak damla sulama borusu, ​4 milyon 735 bin metre yassı damla sulama borusu üreticilerle buluşturuldu. ​Projenin devamında toplamda 17 bin 442 adet yuvarlak ve 1.894 adet yassı sulama borusunun daha teslim edileceği açıklandı. ​%100 Geri Dönüşüm, %100 Yerli Üretim ​Dağıtılan damla sulama borularının en dikkat çeken özelliği, Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Tarım Peyzaj AŞ bünyesindeki Tarım Plast Fabrikası’nda %100 geri dönüşüm malzemesinden üretilmiş olması. Bu çevreci yaklaşım, tarımda sürdürülebilirliği desteklerken maliyet avantajını da beraberinde getiriyor. ​"Çiftçimizin Emeğini Koruyoruz" ​Hüdavendigar Kent Parkı’nda düzenlenen törende konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, suyun doğru kullanımının hayati önem taşıdığını vurguladı. Saldız, "Çiftçimizin girdi maliyetlerini azaltmak ve üretim gücünü artırmak için her zaman yanlarındayız. Bu borularla hem su tasarrufu sağlayacağız hem de topraklarımızın verimini artıracağız" dedi. ​Törene katılan CHP Bursa Milletvekilleri Orhan Sarıbal ve Kayıhan Pala da tarımın stratejik bir sektör olduğunu hatırlatarak, yerel yönetimlerin bu tür projelerle üretim sürdürülebilirliğine sağladığı katkının önemine değindi. ​Sıvı Gübre Desteği ile Verim Artışı ​Sadece sulama altyapısı değil, bitki besleme konusunda da üreticiyi yalnız bırakmayan Büyükşehir Belediyesi, törene katılan çiftçilere sıvı gübre dağıtımı da gerçekleştirdi. Dağıtılan gübrelerin, bitki gelişimini hızlandırarak hasat döneminde yüksek rekolte sağlanmasına yardımcı olması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.