Hava Durumu

#Dar Gelirli

Kırsal Haber - Dar Gelirli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dar Gelirli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Murat Arnik: "Tencerede Et Değil, Kemik Kaynıyor, Kasap Esnafı Tükeniyor!" Haber

Murat Arnik: "Tencerede Et Değil, Kemik Kaynıyor, Kasap Esnafı Tükeniyor!"

Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, kasap tezgâhlarındaki son durumu gözler önüne seren bir basın açıklaması yaptı. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, artan maliyetler ve düşen alım gücü nedeniyle vatandaşın artık et değil kemik satın almak zorunda kaldığını belirttiği açıklamasında kasaplarda satış hacminin %60'a varan oranlarda düştüğünü vurguladı Başkan Arnik, yaptığı açıklamada acil eylem planı çağrısında bulundu; "Et; üreticinin emeği, kasabın ekmeği, vatandaşın temel gıdasıdır. Bu zincirin bir halkası koptuğunda bütün toplum zarar görür. ​Geçmişte kemik, tamamen değersiz ya da her koşulda atık kabul edilen bir ürün değildi. İlikli ve etli kemikler çorba ile yemeklerde zaten kullanılırdı; ancak sade kemiklerin önemli bir kısmı ücretsiz verilir, sokak hayvanlarına ayrılır veya düşük değerli bir ürün olarak görülürdü. Bugün ise kemikler ayrıştırılıyor, sınıflandırılıyor ve satışa sunuluyor. Çünkü vatandaş, “Tencerede et olmasa da etin tadı ve kokusu olsun” düşüncesiyle kemiğe yöneliyor. ​Bugün kasap tezgâhlarında karşılaştığımız tablo çok nettir: ​Tencerede et değil, kemik kaynıyor. ​Vatandaşın ekonomik alım gücündeki yetersizlik doğrudan kasap tezgâhlarına yansıyor. ​Et alamayan vatandaş, yemeğine lezzet katabilmek için tenceresinde et yerine kemik kaynatıyor. ​Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik olarak açıkça ifade ediyorum: ​“Vatandaşın alım gücünün azalması, sofrasındaki et miktarını her geçen gün düşürürken geçmişte kasaplarda ücretsiz verilen kemiklere olan talebi artırdı. Bir zamanlar sokak hayvanları için ayrılan veya ücretsiz verilen kemik, bugün dar gelirli ailenin tenceresine et tadı verebilmek amacıyla satın aldığı ekonomik bir ürüne dönüştü.” ​Gelinen noktada vatandaş eti kilogramla değil, gramlık paketler hâlinde satın alıyor. Kırmızı ete ulaşamayan dar ve orta gelirli aileler tavuğa, sakatata, kıymaya, haşlamalık ve kemikli ürünlere yönelirken; bazı vatandaşlarımız artık etin kendisini değil, yalnızca kemiğini alabiliyor. Bu durum, ailelerin beslenme düzeninin bozulması ve özellikle çocuklarımızın sağlıklı protein kaynaklarına ulaşamaması demektedir. ​Kasaplarda Satış Hacmi Yarıya Indi ​Eskişehir'deki kasap işletmelerinin kilogram bazındaki satışlarında genel olarak %30 ile %40 arasında daralma yaşanırken, bazı işletmelerde bu kayıp %50 ila %60 seviyelerine ulaştı. ​Kasap işletmeleri soğuk hava depolarını, dolaplarını ve reyonlarını 24 saat çalıştırmak zorundadır. Satışlar düşse de elektrik, kira, personel, Bağ-Kur, SGK, vergi ve diğer sabit giderler devam etmektedir. Bir tarafta evine et götüremeyen vatandaş, diğer tarafta tezgâhında satış yapamayan esnaf bulunmaktadır. Bu tabloya daha fazla seyirci kalınamaz. ​Fiyatlardaki Çarpıcı Tablo ​Dana kıyma: Yaklaşık 1.000 TL / kg ​Dana kemiği: Yaklaşık 120 TL / kg ​Kuzu kemiği: Yaklaşık 100 TL / kg ​Tavuk kemiği: Yaklaşık 50 TL / kg ​800–1.000 TL verip et alamayan vatandaş, 100 TL'lik kemiğin hesabını yapıyor ve kasaba gelerek, "Bana bu paraya ne kadar gelirse et değil, kemik ver" diyor. Kemiğe gelen yoğun talep nedeniyle kasaplar dışarıdan kemik satın almak zorunda kalıyor. ​Belediyelere ve Kurumlara Çağrı ​1. Sosyal Belediyecilik ve Et Destek Kartı ​Belediyelerin dar gelirli vatandaşlara destek olmasına karşı değiliz; ancak kamu kaynakları esnafa rakip olmak için kullanılmamalıdır. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi kasap dükkânı açmak yerine, dar gelirli vatandaşlarımıza Et Destek Kartı vermeli ve bu kart tüm mahalle kasaplarında geçerli olmalıdır. ​Bu sayede: ​Dar gelirli vatandaş evine en yakın kasaptan güvenilir et alabilir. ​Sosyal destek alan vatandaşın mahremiyeti ve onuru korunur. ​Yerel esnaf sistemin dışında bırakılmamış ve korunmuş olur. ​2. Eskişehir'e Modern Mezbaha Şarttır ​Yanı başımızdaki Afyonkarahisar’da çok sayıda kesimhane ve et kombinası faaliyet gösterirken, Eskişehir’de seçeneklerin sınırlı kalması esnafı çevre illere bağımlı kılmaktadır. Kesim yaptırmak için yüzlerce kilometre yol gitmek zorunda kalan esnafın nakliye, zaman ve akaryakıt maliyetleri fiyatlara yansımaktadır. Eskişehir’in modern bir mezbahaya kavuşması artık bir tercih değil, zorunluluktur. ​3. Tavuk Parçalama Yetkisi Verilmelidir ​Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından teknik altyapısı ve hijyen yeterliliği denetlenen ruhsatlı kasaplara, özel onay belgesiyle kontrollü tavuk parçalama yetkisi verilmelidir. ​Sektör Temsilcilerine ve Kurumlara Uyarı ​Esnaf ve sanatkârımızdan yüksek aidatlar toplayan, makam odalarından çıkmayan sözde temsilcilere sesleniyoruz: Makam araçlarınızla ve özel şoförlerinizle esnafın arasına inin; kasap tezgâhlarına bakın, vatandaşı dinleyin. Esnaf size saltanat süresiniz diye yetki vermedi. ​Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre kırmızı et üretimi 2025 yılında %10,5 azalarak 1 milyon 885 bin 130 tona geriledi. İthalat kısa süreli bir çözüm olsa da yerli hayvancılık güçlendirilmediği sürece kriz tekrarlanacaktır. ​Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası olarak susmayacağız. Valiliğimizin koordinasyonunda; Büyükşehir Belediyesi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Odamızın katılımıyla acil bir çalışma masası kurulmasını talep ediyoruz. ​Vatandaş kemiğe, kasap esnafı ise kepenk kapatmaya mahkûm edilemez!"

Yüntaş Besi Çiftliği Hizmete Açıldı Haber

Yüntaş Besi Çiftliği Hizmete Açıldı

Afyonkarahisar Belediyesi tarafından şehrin gıda güvenliği ve vatandaşların uygun fiyatlı, kaliteli gıdaya erişimine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirilen YÜNTAŞ Besi Çiftliği, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış törenine Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın yanı sıra il protokolü, ilçe ve belde belediye başkanları, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, basın mensupları ve vatandaşlar katıldı. ÜRETEN BİR BELEDİYEYİZ Açılışta konuşan Belediye Başkanı Burcu Köksal, YÜNTAŞ Besi Çiftliği’nin yalnızca bir tesis olmadığını belirterek, projenin üretimden sofraya uzanan yeni bir belediyecilik anlayışının önemli adımlarından biri olduğunu söyledi. Başkan Köksal, “Bugün burada yalnızca bir besi çiftliğinin açılışını yapmıyoruz. Bugün üretimden sofraya uzanan yeni bir anlayışın kapısını açıyoruz. Biz artık yalnızca satın alan ve satan bir belediye olmak istemiyoruz. Üreten bir belediye olmak istiyoruz.” dedi. ÜRETİMDEN SOFRAYA UZANACAĞIZ YÜNTAŞ Besi Çiftliği’nde yetiştirilecek hayvanların veteriner hekimlerin kontrolünde, sağlıklı ve kontrollü bir üretim sürecinden geçirileceğini ifade eden Başkan Köksal, belediyenin sahip olduğu imkânları vatandaşın yararına kullanacaklarını vurguladı. Ülkede kendi bünyesinde besi çiftliği olan tek belediye olduklarını belirten Belediye Başkanı Burcu Köksal, “Burada yetiştirilen hayvanlar, veteriner hekimlerimizin kontrolünde sağlıklı ve güvenilir bir üretim sürecinden geçecek. Daha sonra elde edilen etler Halk Gıda aracılığıyla vatandaşlarımızla buluşacak. Yani üretimden satışa kadar uzanan zinciri belediyemizin imkânlarıyla halkımızın hizmetine sunacağız.” ifadelerini kullandı. HALK GIDA 100 BİNDEN FAZLA HEMŞEHRİMİZE ULAŞTI Halk Gıda’nın bugüne kadar 100 binden fazla hemşehriye ulaştığını ifade eden Başkan Köksal, “Biz sosyal belediyeciliği lafla değil, hizmetle ortaya koyuyoruz. Emeklimizin, dar gelirli vatandaşımızın, çocuklarımızın sofrasını düşünüyoruz. Halk Gıda bunun en somut örneklerinden biri. Şimdi YÜNTAŞ Besi Çiftliğimizle birlikte üretimin bir ayağını daha kendimiz gerçekleştiriyoruz.” dedi. HALK GIDA VATANDAŞIMIZIN AYAĞINA GİDECEK Halk Gıda hizmetlerinin önümüzdeki dönemde mobil araçlarla mahallelere de taşınacağını müjdeleyen Başkan Burcu Köksal, “Vatandaşımız Halk Gıda’ya gelemiyorsa, Halk Gıda vatandaşımızın ayağına gidecek.” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından dualar eşliğinde YÜNTAŞ Besi Çiftliği’nin açılış kurdelesi kesildi. Başkanımız Burcu Köksal ve protokol üyeleri tesis içerisinde incelemelerde bulundu.

CHP'li Gürer: "Üretim Artıyor. Rafta, Tezgâhta Fiyatlar Düşmüyor" Haber

CHP'li Gürer: "Üretim Artıyor. Rafta, Tezgâhta Fiyatlar Düşmüyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman, Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarımda kamucu, planlı üretim ve öngörülebilir bir yönetim olmayışının rafta ürünün fiyatının düşmemesine neden olduğunu söyledi. Gürer, “Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılında bitkisel üretimde Cumhuriyet tarihi rekoru kırılabileceğini söyleyip tarımda işlerin iyi olduğunu belirtirken Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan: “Gıda üretimi görünümündeki genel iyileşmeye karşın, gıda enflasyonundaki olumsuz ayrışma belirginleşti.” diyerek üretim artışına karşın gıda enflasyonunun yıllık enflasyona etkisinden söz ediyor. Üretimin çok olmasına rağmen vatandaş neden ucuz ürün alamıyor? Bunun iktidar kanadından bir açıklaması yok mu? Ürün çoksa rafta fiyat düşmezken tarlada, bahçede ürün kalmasında iktidarın sorumluluğu yok mu?” dedi. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Esasen Bakan üretimde rekor artışı ifade etse de bu artış iktidarın başarısı ile ortaya çıkan bir sonuç değil. Mevsimsel yağmurun artışı ve kuraklık, don gibi önceki yıllarda tarım felaketlerinin bu yıl olmaması üretimde artışı getirdi. Üretim artışı kişi başına düşen üretim üzerinden bakılırsa da sorun devam ettiği görülür. Aralık ayı bitkisel üretim verileri ile durum daha gerçekçi analiz edilebilir. Tarımda yapısal sorunların varlığı rekolte artışı ile yok sayılamaz. Sorunlar aşılmadan tarımda işler iyi gidiyor denmesi tarım sorunlarını ortadan kaldırmaz. Tarım, üretim aşamasından sofraya erinceye kadar süreç doğru yönetilmelidir. Tüccar ve ithalata dayalı süreç, gıdada sorunların varlığını yok etmiyor. Girdi maliyetlerinin artması üretimi sorunlu kılıyor. Mazot litresi 80 liraya dayandı. Gübrede çiftçi, üretici yoğun kullandığı gübre ton fiyatı 30.000 TL’yi erdi. Sulama suyu elektriğinden işçiliğe, ithalattan ihracata olumsuzluklar görmezden gelinemez. İlacı, tohumu, sulama suyu giderleri durmadan artıyor. Ürün üretimini kredi kullanıp sağlayan çiftçi, üretici, ürün hasat sonrası düşük alım fiyatı ile gelir gider dengesi bozulması icralık olmasına kapı aralıyor. Ürünü tüccara verdikten sonra ürün fiyatı artışı da başlıyor. Üretici sattığı ürünü rafta fiyatını görünce artış aralığı ile üreten biz, kazanan aracılar diyor. Sonuçta üretici, çiftçi kazanamadığı ürün deseninde kazanabileceği varsaydığı ürüne yönelip değişikliğe gitmek zorunda kalıyor. Bu durum ihtiyaca göre üretim dengesini bozuyor. Ürün rekoltesini takip eden tüccar da ithalatçı da bu süreçte istedikleri fiyatlarla pazarı oluşturuyor. Bu durum üreteni de tüketeni de mağdur etmeye devam ediyor.” dedi. KAMU DÜŞÜK ALIM FİYATI ÜRETİCİYİ SIKINTIYA SOKUYOR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kamunun düşük alım fiyatı yanında geç fiyat açıklamasını piyasayı tüccarın şekillendirmesine yol açtığına da dikkat çekti. Gürer, bölgelere göre maliyetlerle sürece bakıldığında buğday, çay, fındık gibi alım fiyatları düşük kalan üreticilerin masrafını karşılamakta zorlandığını belirtti. Farklı ürünlerde tarla ve bahçe ile raf fiyatı arasında katlamalı fiyat artışının serbest piyasa ekonomisi ile oluştuğunu söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Tarım gibi kamunun etkin olmadığı alanda sorunlar bitmez. Kamucu bir yaklaşım, önemli girdi kalemlerinde sübvansiyon, gerekli yeterli destekler ve kooperatiflerin güçlü bir yapı ile oluşturulması sorunları önemli ölçüde geriletecektir. Bu sürece planlı üretim, öngörülebilir yönetim ve üretim sonrası işlenmiş, dondurulmuş, katma değerli ürüne üretimin dönüştürülmesi ile bir yıl sonrası değil, birkaç yıllık sürecin sorunlardan arındırılması yaratılabilir. Dalda, tarlada ürün yok, GIDA enflasyonu yüksek denirken bu kere ürün var, rekolte yüksek diyerek rafta ürün fiyatını vatandaş alım gücüne endeksli duruma getiremiyorsanız nedenini doğru okumak gerekir.” dedi. EMEKLİ MEYVEYE HASRET CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman, Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, bu yıl mevsimsel ani hava değişiminden fazla etkilenmeyen meyve ürünlerinde de rafta fiyat düşmemesinin emekli ve dar gelirlinin dilediği kadar ve istediği meyveyi almasını sağlamadığını belirtti. Bahçede, tarlada ürünün son tüketiciye uygun fiyatla ermemesinin iktidarın uyguladığı tarım politikası etkisi olduğuna işaret etti. Tüccar ile ithalatçıya bırakılan sürecin rafta ürün fiyatının uygun olmasını sağlamadığı görülerek tarımda ve gıdada politikalar yeniden düzenlenmelidir. Bu sürecin enflasyon etkisinden söz ediliyorsa çözüm için de gerekli düzenlemeler sağlanmalıdır. “Pazarda ürün var olsa da emekli alamadığı ürüne tezgahta bakıp geçiyor. Emekli ve dar gelirli düşük maaş ile gıdasını, meyvesini kısmak zorunda kalıyor. Raftaki ürünün alım gücüne göre yüksek fiyatlarda olması da meyveyi, sebzeyi dilediği kadar tüketme ya da alabilmesini de sınırlıyor.” diye konuştu.

Patates ve Soğan da Lüks Oldu: "Vatandaş Artık Açlığını Planlamak Zorunda Kalıyor" Haber

Patates ve Soğan da Lüks Oldu: "Vatandaş Artık Açlığını Planlamak Zorunda Kalıyor"

YENİ Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, son dönemde patates ve soğan fiyatlarında yaşanan fahiş artışlara tepki gösterdi. İktidarın yanlış tarım politikalarının mutfaktaki yangını büyüttüğünü belirten Başevirgen, "Bir zamanlar dar gelirlinin son sığınağı olan patates ve soğan bile artık vatandaşın sofrasından uzaklaşıyor. İktidar, 'Hiç olmazsa patates yeriz, soğan yer ayakta kalırız' diyen vatandaşın elinden onları da aldı" dedi. ​Bir Ayda %32,5 Artış: "Makas Açılıyor" ​Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) haziran ayı verilerine dikkat çeken Başevirgen, üretici ile market arasındaki fiyat makasının hızla açıldığına vurgu yaptı: ​Kuru Soğan: Marketteki fiyatı sadece bir ayda %32,5 oranında arttı. ​Patates: Patatesin fiyatı bir aylık süreçte %24,7 oranında yükseldi. ​Kırmızı et, tavuk ve balığı çoktan sofrasından çıkaran dar gelirlinin artık en temel gıda maddelerine bile erişemez duruma geldiğini ifade eden Başevirgen, "Bugün geldiğimiz noktada patates de soğan da dar gelirli için lüks haline getirildi" diye konuştu. ​"Çiftçi Üretmiyor, Vatandaş Açlığını Planlıyor" ​Yaşanan tablonun tesadüf olmadığını, yanlış tarım politikalarının doğrudan bir sonucu olduğunu savunan Başevirgen, mazot, gübre, ilaç ve elektrik maliyetlerinin üreticiyi iflasın eşiğine getirdiğini belirtti. ​İktidarın enflasyonla mücadele söylemlerinin mutfaktaki gerçeklikle uyuşmadığını vurgulayan Milletvekili Başevirgen, sözlerini şöyle tamamladı: ​"Saraydan bakınca enflasyon düşüyor olabilir ama pazara çıkan vatandaş için gerçek enflasyon etiketlerde yazıyor. İnsanlar artık çocuklarına et almayı hayal bile edemiyor. Şimdi patatesi, soğanı da hesaplayarak alıyor. Bir ülkeyi öyle bir hale getirdiler ki vatandaş açlığını bile planlamak zorunda kalıyor."

CHP'li Gürer: "Gıda Fiyatlarındaki Artışı DSİ'de Tescilledi" Haber

CHP'li Gürer: "Gıda Fiyatlarındaki Artışı DSİ'de Tescilledi"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, DSİ’nin yemek ücretlerine yaptığı artışın gıda da artışın yemekhanelere yansıması olarak değerlendirdi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü’nün 15 Nisan 2026 tarihi itibarıyla yemek ücretlerine zam yaptığını Ocak ayında belirlenen fiyatların üzerinden henüz 3 ay geçmeden yapılan bu artışın, iktidarın enflasyon düşüyor ifadeleri ile örtüşmediğini belirtti. “MUTFAKTA FİYAT BASKISI HER GÜN ARTIYOR” DSİ’de, “Satın alınan gıda ürünlerinde yaşanan fiyat artışları ve artan yemek maliyetleri sebebiyle” yemek fiyatlarının yeniden düzenlendiği belirtildi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı genel müdürlük, artan gıda maliyetlerini kabul ederek fiyat değiştirirken, Bakanlık gıda arzında sorun yok diyor. Paranız varsa ürün var; ancak üç ayda dahi gıda fiyatındaki artış, Bakanlığı bile fiyat artışına zorluyor. Emekli, asgari ücretli, sabit ve dar gelirli ne yapsın? Düşük maaşla nasıl sofra kursun? Et döner, balık ve kuzu eti gibi menülerin fiyatı 300 TL’ye çıkarılıyor. Lokantalarda bu fiyatlara yemek yemek de olası değil; çünkü lokantalarda fiyatlar neredeyse haftalık değişir duruma geldi” dedi. “ENFLASYON ARTIŞI MAAŞA YANSIMIYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, DSİ gibi diğer kamu kuruluşlarının da artan maliyetler karşısında yemek fiyat ayarlamaları yaptığını belirterek, “Alım fiyatı artan ürünün maliyet artışı da tüketene yansıtılıyor. Kurum yemekhaneleri kâr amacı gütmediği için bu yerlerde fiyatlar daha uygun olarak belirlenir. Kurum çalışanı ve konukların uygun fiyatla yemeğe erişimi amaçlanır. İktidar enflasyon verilerini düşük göstermeye çalışsa dahi kamu kurumlarında oluşan fiyatlar üç ayda değişir duruma erdiyse, sorun derinleşiyor demektir” dedi. Gürer, “Taşradan gelen personel 200 TL menü alabiliyor, diğer menüler 250 TL, etli menüler 300 TL olmuş. Kendi memuruna ve sözleşmeli personeline ise ‘günlük maliyetin yarısını öde’ diyorlar. Kamuda yemek fiyatları yine de mevcut özel işletmelere göre çok uygun kalıyor. Ne var ki kurum yemekhaneleri dahi en büyük para birimimizle bir menü almanın güçleştiği noktaya erdi” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gıdada artan fiyatların tarlada artan girdi maliyetleriyle başladığını, üretenin de artan maliyetlerle üretimde zorlandığını belirtti. Gürer, “Tarladan tabağa kadar fiyat değişkenliğiyle ürün geliyor. Vatandaş enflasyonu gıdada daha sert yaşıyor. Üreten, girdi maliyeti yüküyle boğuşurken aracılar kazancından taviz vermiyor. Kamu yemekhaneleri dahi zamlanan gıda nedeniyle fiyat artışını kısa sürede değiştirmek zorunda kalıyor. Sağlıklı beslenme için gerekli gelir olmazsa sağlık sorunları artacağı gibi iş verimi dahi düşer. İthal ürünlerle de sorun aşılamıyor. Üreticiyi destekleyip girdi maliyetleri düşürülmeden fiyat artışları da rafta devam eder. Et ve Süt Kurumu, ithal ete rağmen fiyat değişkenliğini kamu yemekhanelerinde dahi sağlayamamış. Aynı Bakanlık çatısı altında kurumlar herhalde et alışverişlerini sağlıyorlardır ki fiyat yine de artmaya devam etmiş” dedi. DSİ'nin Yeni Yemek Tarifesi (15.04.2026 itibarıyla): • Et döner, balık, kuzu eti vb. menüler: 300 TL • Diğer menüler: 250 TL • Taşradan gelen kurum personeli: 200 TL • Memur ve sözleşmeli personel: Günlük maliyetin 1/2'si olarak uygulama yapılıyor.

Ödemişli Üreticinin Mahsulü Tarlada Kalmadı Haber

Ödemişli Üreticinin Mahsulü Tarlada Kalmadı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla hem tarladaki üreticiyi hem de mutfağındaki vatandaşı sevindiren dev bir dayanışma operasyonuna imza attı. 2025 yılı yazında meydana gelen yangınlardan etkilenen Ödemişli üreticilerin mahsulünü tarlada bırakmayan Büyükşehir, satın aldığı 300 ton patatesi ihtiyaç sahibi ailelere dağıtmaya başladı. ​Üreticinin Mahsulü Tarlada Kalmadı ​Geçtiğimiz yıl yaşanan yangın felaketlerinin ardından ekonomik zorluklarla mücadele eden Ödemişli çiftçilere müjdeli haber İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden geldi. Üreticinin elindeki ürünün değer görmesi ve zayi olmaması amacıyla harekete geçen belediye ekipleri, 300 ton patates alımı gerçekleştirerek yerel ekonomiye doğrudan can suyu oldu. ​60 Bin Dar Gelirli Haneye Mutfak Desteği ​Satın alınan tonlarca patates, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Sosyal Yardım Takip Sistemi’ne (SYTS) kayıtlı olan dar gelirli vatandaşlara ulaştırılıyor. Şehrin dört bir yanına yayılan dağıtım ağı sayesinde tam 60 bin hane, bu destekten faydalanarak sofralarına katkı sağlıyor. ​"Amacımız Hem Üreticiyi Hem Vatandaşı Korumak" ​Projenin detayları hakkında bilgi veren Sosyal Hizmetler ve Yardımlar Şube Müdürü Sultan Tut, belediyenin her zaman vatandaşın yanında olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: ​"Başkanımızın talimatlarıyla Ödemişli üreticimizden aldığımız 300 ton patatesi 60 bin ailemize ulaştırıyoruz. Buradaki temel vizyonumuz; üreticinin emeğinin karşılığını almasını sağlamak ve takip sistemimizdeki vatandaşlarımızın gıda ihtiyacına destek olmaktır. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak zor günleri dayanışma ile aşmaya devam ediyoruz." ​Sosyal Belediyecilikte "İzmir Modeli" ​İzmir Büyükşehir Belediyesi, SYTS üzerinden yürüttüğü bu sistemle yardımların en doğru noktaya, en hızlı şekilde ulaşmasını sağlıyor. Yangın sonrası yaraları sarma çalışmaları kapsamında başlatılan bu gıda desteği, belediyenin kırsal kalkınma ile sosyal yardımı birleştiren projelerine bir yenisini daha eklemiş oldu.

Geçim Kaygısı Bayramın Ağız Tadını da Kaçırdı Haber

Geçim Kaygısı Bayramın Ağız Tadını da Kaçırdı

Ramazan Bayramının artan hayat pahalılığı ve derinleşen ekonomik sorunlarla geldiğini ve yurttaşların bayram sevincini gölgelediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, AKP’nin 24 yıllık iktidarının sonunda nerede o eski bayramlar dediğini, ağız tadıyla bayram dahi kutlanamaz olduğunu söyledi. Tüm halkımızın bayramını içtenlikle kutluyorum diyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer çocukluğumuzun bayramlarında günler kala bayram telaşı yaşanır, kıyafetler, ayakkabılar, bayramlıklar alınırken şeker, lokum durumu el veren çikolata alırken bayram harçlıkları yanında çorap, mendil el öpmeye gelen çocuklara verilirdi. Tatlılar yapılır, yemekler hazırlanır, sofralar kurulur, bayram için kurulan lunaparklara gidilirdi. Gurbettekiler bayram için memlekete gelir. Vefat eden aile büyükleri mezarına gidilir. Bayramlaşmalar da bayram namazından sonra başlardı. AKP iktidarı gelir gider dengesi vatandaş aleyhine bozdu. Emekli, asgari ücretli ile 50 milyon yoksulluk sınırı altında gelirle yaşamak zorunda bırakıldı. Bir mahallede yoksulun varlığı hissedilmesin diye dayanışma sağlanırdı. Günümüzde mahalle tümden yoksullaştı. Bir mutlu azınlık villalarda yaşarken çoğunluk artan yaşam pahalılığı ile gelecek kaygısı ile yaşıyor” diye konuştu. Ömer Fethi Gürer, Bayram aynı zamanda toplumda dayanışma ve paylaşmanın en güçlü hissedildiği dönemler olduğunu ancak mevcut ekonomik koşulların yurttaşların bayram hazırlıklarını dahi zorlaştırdığını ifade etti. “BAYRAM ALIŞVERİŞİ BİRÇOK AİLE İÇİN LÜKS OLDU” CHP’li Ömer Fethi Gürer, dar gelirli vatandaşların artan fiyatlar karşısında zorlandığını belirterek, “Ramazan ayı boyunca dayanışmayı ve paylaşmayı sınırlı da olsa hatırladık. Ancak bugün geldiğimiz noktada milyonlarca yurttaşımız bayram alışverişi yapamadan, çocuklarına yeni bir kıyafet alamadan, bayram sofrasını nasıl kuracağını düşünerek bayrama giriyor. Emekli aldığı maaşla torununa harçlık veremiyor, işçi geçim derdinde,” diye konuştu. “EMEKLİ İKRAMİYESİ 4 BİN LİRADA BIRAKILDI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bayram öncesi emeklilere verilen ikramiyenin artırılmaması, milyonlarca emeklinin bayrama hayal kırıklığıyla girdiğini belirterek, “Artan hayat pahalılığı karşısında emekliler zaten zor geçinirken, bayram ikramiyesinde de bir artış yapılmadı ve ikramiye 4 bin TL’de bırakıldı. Bugün bırakın bayram alışverişini, temel gıda ihtiyaçlarını karşılamak bile zorlaşmışken emekliye verilen bu tutar bayram sevincini büyütmekten çok geçim sıkıntısını hatırlatıyor. Emeklilerimizin insan onuruna yakışır bir gelirle yaşamalarını sağlayacak düzenlemelerin yapılması şarttır.” dedi. “BAYRAMLAR TOPLUMUN GERÇEKLERİNİ DAHA GÖRÜNÜR KILIYOR” Ekonomik politikaların geniş toplum kesimlerini zorladığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bayramların ülkedeki ekonomik tabloyu daha açık şekilde ortaya koyduğunu belirterek, “Bayramlar toplumun aynasıdır. O aynaya baktığımızda artan gıda fiyatlarını, borç içinde yaşayan esnafı, emeğinin karşılığını alamayan işçiyi ve maliyetler altında ezilen çiftçiyi görüyoruz. Halkın bayram sevincini gölgeleyen bu tablo yanlış ekonomi politikalarının sonucudur.” “DAR GELİRLİ VATANDAŞ BAYRAMA KAYGIYLA GİRİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özellikle dar gelirli vatandaşların bayram dönemlerinde daha fazla zorlandığını belirterek gıda fiyatları, kira ve temel ihtiyaç giderlerindeki artışın aile bütçelerini ciddi şekilde sarstığını söyledi. “BAYRAMI BAYRAM GİBİ YAŞAYACAĞIMIZ GÜNLERİ KURACAĞIZ” Tüm zorluklara rağmen bayramların toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli günler olduğunu ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bayramlar umudu büyütme zamanıdır. Bu ülkenin insanı daha adil, daha eşit ve daha huzurlu bir Türkiye’yi hak ediyor. Çocukların bayramı gerçekten bayram gibi yaşayabildiği, emeklinin, işçinin, çiftçinin yüzünün güldüğü günleri birlikte kuracağız,” diye konuştu. Gürer, bayramların yalnızca kutlama değil aynı zamanda toplumdaki sorunların çözümü için dayanışmanın güçlenmesi gereken günler olduğunu belirterek, ekonomik sorunların giderildiği bir Türkiye’de bayramların gerçek anlamıyla bayram olarak yaşanacağını ifade etti. Gürer, “Ramazan Bayramını tüm halkımızın kutluyorum” dedi.

Tokat Belediyesi'nden Her Gün Sıcak Ramazan Pidesi Hizmeti Haber

Tokat Belediyesi'nden Her Gün Sıcak Ramazan Pidesi Hizmeti

Tokat Belediyesi, Ramazan ayının bereketini şehrin dört bir yanına taşımaya devam ediyor. Belediye bünyesinde faaliyet gösteren Halk Ekmek Fabrikası’nda özenle üretilen Ramazan pideleri, her gün belirli miktarlarda hazırlanarak ihtiyaç sahibi vatandaşlar başta olmak üzere herkese tek tek ulaştırılıyor. Tokat Belediyesi “Büyük Aile Beyaz Masa” ekipleri tarafından yürütülen çalışma kapsamında pideler; kapı kapı, sokak sokak dolaşılarak iftar öncesinde hemşehrilere teslim ediliyor. Ramazan sofralarının vazgeçilmezi olan sıcak pideler, özellikle yaşlı, dar gelirli ve iftara yetişme imkânı bulunmayan vatandaşlara büyük kolaylık sağlıyor. Hijyenik koşullarda üretilen ve günlük olarak dağıtımı gerçekleştirilen pideler, Ramazan ayı boyunca düzenli şekilde vatandaşlarla buluşturulacak. Tokat Belediyesi ekipleri, şehrin farklı mahallelerinde her gün planlı bir program çerçevesinde dağıtım faaliyetini sürdürüyor. BAŞKAN YAZICIOĞLU: ASLA YALNIZ DEĞİLSİNİZ Konuya ilişkin açıklamada bulunan Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ayı olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Ramazan ayı; birlik, beraberlik ve kardeşliğin en güçlü şekilde hissedildiği müstesna bir zaman dilimidir. Tokat Belediyesi olarak bu mübarek ayın bereketini hemşehrilerimizle paylaşmayı görev biliyoruz. Halk Ekmek Fabrikamızda ürettiğimiz Ramazan pidelerini her gün Büyük Aile Beyaz Masa ekiplerimiz aracılığıyla vatandaşlarımızın iftar sofralarına ulaştırıyoruz. Üretken Belediyecilik kapsamında amacımız; hiçbir hanede iftar sofrasının eksik kalmaması, hiçbir hemşehrimizin kendisini yalnız hissetmemesidir. Tüm hemşehrilerime hayırlı ramazanlar dilerim.”

Kıyafette İkinci El Dönemi Haber

Kıyafette İkinci El Dönemi

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ekonomide yaşanan sorunların dar gelirli yurttaşların harcama alışkanlıklarını köklü biçimde değiştirdiğini ifade etti. Gürer, artan hayat pahalılığı karşısında emekli, asgari ücretli ve sabit gelirlilerin tüm kısıtlamalara rağmen gıdayı öncelikli harcama kalemi olarak gördüğünü belirtti. Giysi ve ayakkabı gibi temel ihtiyaçlarda ise yurttaşların artık yeni ürün almak yerine tamir ve yamaya yöneldiğini vurgulayan Gürer, ikinci el kıyafetlere olan talebin hızla arttığını söyledi. “İkinci el satış uygulamaları ve mağazalar, pek çok yurttaş için adeta ana alışveriş noktası haline geldi” dedi. "GIDA ALMAK ZOR, GİYİM İKİNCİ EL" CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yaptığı açıklamada yaşam pahalılığının insanları en temel ihtiyaçları daralttığını belirterek, "Bugün gelinen noktada asgari ücretli, emekli ve dar gelirli vatandaşımız için 'sıfır' bir mont, bir ayakkabı almak artık zorlaştı. Vatandaşımız cebindeki alım gücü sınırlı para ile sadece yaşamda kalabilmek için gıdayı öncelikliyorlar. Cepteki para her ihtiyaca yetmeyince giyim ihtiyacını karşılamak için ya eskiyi tamir ettiriyor ya da ikinci el platformlarına yöneliyor,” dedi. İKİNCİ EL PLATFORMLARINDA ARTIŞ İkinci el alışveriş sitelerinin ve uygulamalarının işlem hacmindeki artış dikkat çekici diyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu durum ekonomik sorunların hangi boyuta evrildiğinin de farklı bir göstergesidir. Sektör verilerine ve pazar yeri analizlerine baktığımızda, ikinci el platformlarındaki işlem hacminin son bir yılda katlanarak arttığını görüyoruz. Ancak bu bir refah göstergesi değildir! Bu, orta sınıfında nasıl daraldığının göstergesidir. Yeni, hiç kullanılmamış ürün alamayan ikinci ele yöneliyor. Bu süreç doğal olarak yeni üretim satan esnafı da, mağaza için üretim yapan fabrikayı da etkiliyor. Tekstil fabrikaları yapısal ve girdi ile oluşan sorunları yanında tüketici alışkanlıkları değişmesinden de etkilendikleri bir gerçek. Mağazadan yeni ürün alamayan 2. El alışverişi tercih ediyor,” dedi. "ESKİDEN İHTİYACI OLANA VERİLEN GİYSİLER, ŞİMDİ SATILIYOR" Ömer Fethi Gürer, "Eskiden ihtiyacı olana yardımcı olunurdu, dayanışma kültürü yerini mecburiyete bıraktı. Eskiden komşunun çocuğuna verilen kıyafetler artık 100-200 liraya internette satışa çıkıyor. İktidar ise 'ekonomi büyüyor' diye konuşmaya devam ediyor. Halkın büyüyen tek şeyi borcu ve çaresizliğidir." VATANDAŞIN GELİRİ GIDA VE BARINMAYA Vatandaşların eline geçen gelirin büyük çoğunluğunun gıdaya ve konaklamaya gittiğini söyleyen Ömer Fethi Gürer, "Vatandaşın bütçesinin tamamı gıda ve barınmaya gidiyor. Geriye kalanla nasıl giysi alabilir? Çocuğuna nasıl yeni bir üst baş alabilir?” diye soran Gürer, yönetenlerin pazar yerlerinden ve sokaktaki vatandaşın gerçek durumundan haberdar olmadığını ifade etti. Halkı ikinci el ürüne mahkûm eden anlayışın, yaşanan ekonomik tabloyu görünmez kılmaya çalıştığını belirterek eleştirilerini dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.