Hava Durumu

#Dayanışma

Kırsal Haber - Dayanışma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dayanışma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İBB Başkanvekili Nuri Aslan: ''Sağlık Tam Bir İyilik Halidir'' Haber

İBB Başkanvekili Nuri Aslan: ''Sağlık Tam Bir İyilik Halidir''

İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Sağlıklı Kentler Forumu’nda konuştu. Aslan, “Dünya Sağlık Örgütü’nün de tanımladığı gibi; sağlık, tam bir iyilik halidir. Bu anlayışla kentimize yaşam vadileri, yeni parklar ve yeşil alanlar kazandırıyor; kamusal meydanları insanların bir araya gelebileceği ortak yaşam alanlarına dönüştürüyoruz” dedi. 153 belediyeyi ortak bir vizyon etrafında buluşturan Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, İstanbul’da toplandı. Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen foruma İBB Başkanvekili Nuri Aslan da katıldı. Dönem Başkanlığını İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın yaptığı Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin forumun açılış konuşmasını yapan Aslan, sözlerine İstanbul’un seçilmiş Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını ileterek başladı. Aslan, konuşmasına şu şekilde devam etti; “Sözlerime başlamadan önce, İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını sizlere iletmek isterim. Kendisi bugün burada olmayı çok arzu ederdi. Ekrem Başkanımız, seçildiği ilk günden itibaren İstanbul için ‘Adil, Yeşil ve Yaratıcı’ vizyonunu ortaya koymuş; tüm çalışmaları doğru strateji ve planlamayla hayata geçirmek adına büyük bir mücadele başlatmıştır. Bu mücadelemiz kararlılıkla devam etmektedir. Yol arkadaşları olarak bizler, onun bıraktığı yerden aynı azimle çalışıyor; süreci, kendisi geri döndüğünde hiçbir aksama olmadan devralacağı şekilde yürütüyoruz.” “EKREM BAŞKAN ÖNCÜLÜĞÜNDE BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİREREK BİLİM KURULLARI KURDUK” “Ekrem Başkanımız öncülüğünde yerel yönetimlerde bir ilki gerçekleştirerek Bilim Kurulları kurduk. Attığımız her adımı bilime dayandırdık. Tıp merkezlerimiz, bütünleşik halk sağlığı merkezlerimiz ve sosyal uyum destek merkezlerimizle her vatandaşımızın sağlık hizmetine adilce ulaşmasını sağlıyoruz. Sağlığın sadece fiziksel bir durum olmadığının bilincindeyiz. Dünya Sağlık Örgütü’nün de tanımladığı gibi; sağlık, tam bir iyilik halidir. Bu anlayışla kentimize yaşam vadileri, yeni parklar ve yeşil alanlar kazandırıyor; kamusal meydanları insanların bir araya gelebileceği ortak yaşam alanlarına dönüştürüyoruz. Toplu ulaşım yatırımlarını büyütürken çevre ve iklim politikalarını önceliyor, afetlere karşı altyapı çalışmalarımızı ve kritik ulaşım hatlarındaki güçlendirme faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. İstanbul’un geleceğini şekillendirecek 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı üzerinde sivil toplum kuruluşları, bakanlıklar, valilik ve tüm devlet kurumlarıyla eş güdüm içinde çalışıyoruz.” “BİZİM TÜM ÇALIŞMALARIMIZIN ODAĞINDA İNSAN YAŞAMI VARDIR.” “Bizim tüm çalışmalarımızın odağında insan yaşamı vardır. Kaygı, gelecek korkusu ve derin adaletsizlik hissinin olduğu bir toplumda gerçek bir ‘iyilik hali’ mümkün değildir. Bu nedenle; ‘Yuvamız İstanbul’ Çocuk Etkinlik Merkezlerimiz, spor salonlarımız, öğrenci yurtlarımız, Anne Kart uygulamamız, Kent Lokantalarımız, kütüphane ve ders atölyelerimiz, sosyal yardımlarımız; adil ve eşit bir kent oluşturma irademizin birer tezahürüdür. Tek bir amacımız var: Kentimizi ve insanımızı anlamak, doğru işlere imza atmak. Dünya hızla değişiyor; enerji ve su kaynaklarımız, nüfusumuz ve ekonomimiz dönüşüyor. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: ‘Yerinde duran, geriye gidiyor demektir. İleri, daima ileri!’ Bir asır önce sanayi devrimini yakalamak ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için devrimler yapıyorduk ve bu yolda çok mesafe katettik. Bugün Türkiye, coğrafyasında çok güçlü bir konuma sahip. Ancak şehirleşmede de devasa bir artış yaşadık. Eskiden nüfusun yüzde 20’si şehirlerde yaşarken, bugün bu oran yüzde 90’lara ulaştı. Doğayla bütünleşik kentler kurmanın yollarını arıyoruz. Pandemi süreci bizlere gösterdi ki şehirlerimiz aynı zamanda sağlığın ve salgının da merkezidir. Su kaynaklarının korunması, kuraklıkla mücadele, gıda ve enerji güvenliği artık ulusların kaderini belirleyen unsurlar haline gelmiştir. Şehirlerimizde yeşil ve gri arasında amansız bir mücadele sürüyor ve bu konuların hepsi birbirine bağlıdır. Bir bölgedeki kuraklık başka bir yerde göçü tetikliyor; enerji krizi üretimi, üretim ise toplumsal eşitliği etkiliyor. Bu trendleri okumak, şehirlerimizin kaderini belirleyecek politikalarda bize yol gösterecektir.'' “BİZLER ORTAK ÇALIŞMA KÜLTÜRÜNÜ VE DAYANIŞMAYI KENTLERİMİZİN GELECEĞİ ADINA ÇOK KIYMETLİ BULUYORUZ” “Bugün burada deneyimlerimizi paylaşmaktan ve ortak akılla hareket etmekten büyük mutluluk duyuyorum. Tarihin ve Boğaz’ın kucaklaştığı bu eşsiz şehirde geleceğe bakıyoruz. Çünkü 21. yüzyılda şehirleri sadece binalar ve yollar değil; dayanışma, bilim ve insan odaklı yönetim anlayışı ayakta tutar. Demokrasi; birlikte düşünmek, birbirinden öğrenmek ve iyiliği birlikte büyütmektir. Bu dönem birlik başkanlığı görevini yürüten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay, kapsayıcı ve uzlaşmacı yaklaşımıyla yerel yönetimler arasında güçlü bir diyalog köprüsü kurmuştur. Bizler de bu ortak çalışma kültürünü ve dayanışmayı kentlerimizin geleceği adına çok kıymetli buluyoruz. Bu duygularla, 45. Olağan Meclis Toplantımızın ve Sağlıklı Kentler Forumu’nun ülkemize, şehirlerimize ve tüm yurttaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. İstanbul’umuza yeniden hoş geldiniz; ayağınıza, emeğinize sağlık.” Daha sonra Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı Cemil Tugay ve Cork Sağlıklı Şehirler Siyasi Temsilcisi Tony Fitzgerald da kısa birer konuşma yaptı. Açılış konuşmalarının ardından günün ilk oturumu sonlandı. Sağlıklı kentler forumu, “Gıda Düğümü”, “Su Düğümü”, “Enerji Düğümü” ve gün son paneli olan Koridorlarla geçiş oturumuyla devam edecek.

Nilüfer’de Sennur Sezer’in İzinde Gastronomi Yolculuğu Haber

Nilüfer’de Sennur Sezer’in İzinde Gastronomi Yolculuğu

Nilüfer Belediyesi’nin “2026 Yılın Yazarı Sennur Sezer” etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Gastronomi Atölyesi: İkram Tasarruf ve Dayanışma” başlıklı söyleşide, Sezer’in mutfak kültürü üzerindeki izleri ve İstanbul’un çok kültürlü sofra mirası konuşuldu. Nilüfer Belediyesi, 2026 yılını adadığı yazar, şair Sennur Sezer’i düzenlediği etkinliklerle anmaya devam ediyor. Bu kapsamda Pancar Deposu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, sosyolog Berken Döner, Sennur Sezer ve gastronomi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi. Ardından katılımcılar, şef Seyfettin Yavuz eşliğinde geleneksel bir yemek olan Anuşabur hazırladılar. Söyleşide Sennur Sezer’i yakından tanıma fırsatı bulduğunu anlatan Berken Döner, yazarın mutfağa olan yaklaşımını anlattı. Sezer’in çok pratik ve iyi bir aşçı olduğunu ifade eden Döner, “Yemeğini de yedim. Hem yemeğin pişirilmesine hem de yemeğe sosyolojik anlamda kafa yormuş birisiydi” dedi. Döner, ‘İstanbul’un Eski İkramları’ kitabının, hem yemeği anlatıp hem de aile mirası reçetelerden faydalanarak yazılan kitaplarının öncüsü ve ilk örneği olduğunu söyledi. Sennur Sezer’in Rum, Ermeni ve Yahudi mutfakları üzerine detaylı inceleme yaptığını dile getiren Döner, sofra geleneklerini anlattı. ANUŞABUR HAZIRLADILAR Söyleşinin ardından mutfak atölyesine geçilerek, Seyfettin Yavuz şefliğinde katılımcılarla birlikte geleneksel bir Ermeni lezzeti olan Anuşabur yapıldı. Hazırlanan tatlının anlamını ve hikayesini anlatan Döner, “Anuş tatlı demek. Yani tatlı bir yemek oluyor. Aşure diyebiliriz. Nohut ve fasulye konulmuyor. Halk diliyle söylersek Ermeni aşuresi aslında. Bayram sofralarında muhakkak ikram edilir” dedi. Etkinlik sonunda, hazırlanan Anuşaburlar katılımcılara ikram edilirken, Seyfettin Döner’e günün anısına hediye verildi.

Başkan Yüceer: "Birlikte Güçlüyüz, Birlikte Trakya'yız" Haber

Başkan Yüceer: "Birlikte Güçlüyüz, Birlikte Trakya'yız"

Trakya Belediyeler Birliği’nin Nisan Ayı Meclis Toplantısı’nda yeniden başkanlığa seçilen Başkan Dr. Candan Yüceer, “Trakya bir bütündür ve sorunlarımız ortak, çözümümüz de ortak olmak zorunda... Birlikte güçlüyüz, birlikte Trakya’yız” mesajıyla bölgeyi tehdit eden nükleer santral ve su krizi gibi kritik konularda dayanışma vurgusu yaptı. Trakya Belediyeler Birliği’nin 2026 Yılı Nisan Dönemi Olağan Meclis Toplantısı Tekirdağ’da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Toplantıda yapılan seçimler sonucunda Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, ikinci kez Trakya Belediyeler Birliği Başkanlığı’na seçilerek güven tazeledi. Nisan Dönemi Meclis Toplantısı öncesinde önceki dönemin son encümen toplantısı yapılırken, ardından gerçekleştirilen meclis toplantısında birlik yönetim organları yeniden belirlendi. Gizli oylama ile yapılan seçimlerde birlik başkanlığının yanı sıra meclis birinci ve ikinci başkan vekillikleri, kâtip üyelikleri, encümen üyeleri ile plan ve bütçe komisyonu üyeleri seçildi. Yeni dönemde birlik yönetim yapısı şekillenirken, gündemde yer alan maddeler de görüşülerek karara bağlandı. GÜNDEM MADDELERİ VE İŞBİRLİKLERİ Toplantıda ayrıca Trakya Belediyeler Birliği’nin 2025 yılı faaliyet raporu ve kesin hesapları meclisin onayına sunulurken, Trakya Kalkınma Ajansı ile işbirliği yapılmasına yönelik protokol için birlik başkanına yetki verilmesi ve uluslararası işbirliklerine ilişkin adımlar da ele alındı. Türkiye’den Trakya Belediyeler Birliği ile Bulgaristan, Romanya ve Kuzey Makedonya’daki yerel yönetim birlikleri arasında planlanan dört taraflı işbirliği protokolü de gündemde yer aldı. ÜYE SAYISI 43’E YÜKSELDİ Birliğin büyümesini sürdürdüğü toplantıda yeni üyelikler de dikkat çekti. Daha önce birlikten ayrılan Balıkesir Marmara Adalar Belediyesi yeniden üye olurken, Çanakkale Kepez Belediyesi’nin de katılımıyla üye sayısı 43’e yükseldi. SUNUMLAR GERÇEKLEŞTİRİLDİ Toplantı kapsamında çeşitli sunumlar da gerçekleştirildi. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Eğitim Şube Müdürü Erkan Ilgaz, birlik bünyesinde yürütülen eğitim faaliyetlerine ilişkin bilgi paylaşımında bulundu. Afet İşleri ve Risk Yönetimi Daire Başkanı Sevim Avcı Yener, İklim ve Afet Platformu çalışmaları kapsamında afet yönetimine ilişkin mevcut durum ve yapılması gerekenler hakkında değerlendirmeler yaparken, İklim Platformu Başkanı Nilgün Erkmen Göktaş da iklim konusu hakkında kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Trakya Kalkınma Ajansı uzmanı Berkay Habiboğlu ise Avrupa Birliği fonları ve diğer finansman kaynaklarına ilişkin bilgiler vererek, belediyelerin bu fonlardan yararlanabilmesi için güçlü proje ekiplerinin önemine dikkat çekti. Çorlu Belediye Başkan Yardımcısı Güner Çetin de uluslararası işbirliği perspektifinde dört ülkeyi kapsayan protokol sürecine ilişkin sunum yaptı. CANDAN BAŞKAN: “TRAKYA’NIN MESELESİ SADECE TRAKYA’NIN DEĞİL, TÜRKİYE’NİN MESELESİDİR” Toplantıda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı ve Trakya Belediyeler Birliği Başkanı Dr. Candan Yüceer, Trakya Bölgesi’nin Türkiye açısından önemine değinerek, “Trakya, köklü tarihi, güçlü üretim kültürü ve stratejik konumuyla ülkemizin en kıymetli bölgelerinden biridir. Aynı anda hem sanayiyi hem tarımı hem ticareti taşıyan, üretimiyle, ihracatıyla, ödediği vergilerle Türkiye’ye büyük katma değer sağlayan bir bölgedir. Bu nedenle Trakya’nın meselesi sadece Trakya’nın değil, Türkiye’nin meselesidir” şeklinde konuştu. “TRAKYA BİR BÜTÜNDÜR” Bölgenin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayan Başkan Yüceer, “Biz Trakya’ya bir bütün olarak bakıyoruz. Sanayisiyle, tarımıyla, limanlarıyla, üniversiteleriyle Trakya bir bütündür. Ve bu bütünlüğü koruyarak, hiçbir alanı ihmal etmeden yol yürümek zorundayız” dedi. “NÜFUS VE İHTİYAÇLAR ÇOK HIZLI BÜYÜYOR ANCAK KAYNAKLARIMIZ AYNI HIZDA BÜYÜMÜYOR” Trakya’nın karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çeken Candan Başkan, “Bugün bölgemiz çok ciddi bir baskı altında. Trakya, özellikle Tekirdağ’ımız yoğun bir göç alıyor. Nüfus hızla artıyor, sanayi büyüyor, tüketim artıyor ama kaynaklarımız aynı hızda büyümüyor. En başta da su… Yer altı sularına bağımlılığımız her geçen gün artıyor ve bu durum sürdürülebilir değil” ifadelerini kullandı. NÜKLEER SANTRAL VURGUSU Trakya Bölgesi’nde inşa edilmesi planlanan nükleer santral konusuna da değinen Başkan Yüceer, nükleer santralin bölgeyi felakete sürükleyeceğini ifade ederek, “İşte tam da bu noktada, bölgemizin taşıma kapasitesini zorlayacak adımlara çok dikkat etmek zorundayız. Özellikle nükleer santral gibi su tüketimi, çevresel etkileri ve uzun vadeli riskleri son derece yüksek olan projelerin Trakya’nın gerçekleriyle uyumlu olmadığını açıkça ifade etmek durumundayız. Bu mesele sadece bir enerji meselesi değil; suyun, tarımın, doğanın ve gelecek nesillerimizin meselesidir” dedi. “SORUNLARIN HİÇBİRİ İL YA DA İLÇE SINIRI TANIMIYOR” Başkan Yüceer, bölgenin ortak sorunlarına da değinerek, “Bugün karşı karşıya olduğumuz sorunlar da ortak. İklim krizi, kuraklık, çevre sorunları, ekonomik zorluklar… Bunların hiçbiri il ya da ilçe sınırı tanımıyor. O yüzden bu sorunlara verilecek cevap da ortak olmak zorunda” diye konuştu. “BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ, BİRLİKTE TRAKYA’YIZ” Trakya Belediyeler Birliği’nin önemine vurgu yapan Candan Başkan, “İşte tam da bu noktada Trakya Belediyeler Birliği’nin varlığı çok kıymetli. Bu birliğin en temel amacı; dayanışmayı kurumsallaştırmak, bilgi ve deneyimi paylaşmak, ortak aklı büyütmektir. Çünkü biz biliyoruz ki; birlikte güçlüyüz, birlikte Trakya’yız” ifadelerini kullandı. “ORTAK SORUMLULUKLA HAREKET ETMELİYİZ” Konuşmasının devamında birlik ruhuna dikkat çeken Yüceer, “Hiçbir belediyemizin kendini yalnız hissetmediği, her birimizin birbirine omuz verdiği bir anlayışı büyütmek zorundayız. Farklılıklarımız olabilir ama bizi bir araya getiren ortak sorumluluğumuzdur, ortak sevdamızdır” dedi. “TRAKYA’NIN YARINI AYDINLIK OLSUN“ Başkan Yüceer, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Bizim meselemiz; Trakya’nın sesini daha güçlü duyurmak, potansiyelini ortaya çıkarmak ve bunu sürdürülebilir kılmaktır. İnanıyorum ki, bu birlik çatısı altında dayanışmamızı büyüterek, ortak aklı güçlendirerek ve birlikte hareket ederek Trakya’nın geleceğini çok daha güçlü şekilde inşa edeceğiz. Bu duygularla bugüne kadar emek veren herkese teşekkür ediyor, bundan sonra görev alacak arkadaşlarımıza başarılar diliyorum. Birliğimiz daim olsun, Trakya’nın yarını aydınlık olsun. Hepinize saygılar sunuyorum.” Toplantı, yeni dönemde görev alacak üyelere başarı dilekleri ve Trakya’nın ortak geleceğine vurgu yapılan mesajlarla sona erdi.

Şekersiz Gazozun Adresi Çamlı’ya Yeni Destek Haber

Şekersiz Gazozun Adresi Çamlı’ya Yeni Destek

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Türkiye’nin ilk şekersiz stevia (şeker otu) gazozunu üreten Çamlılı üreticiler, talep ettikleri kurutma makinesine kavuştu. Büyük çoğunluğu kadınlardan oluşan kooperatifin ürettiği stevia, istiridye mantarı ve domates gibi ürünlerin raf ömrünü uzatıp katma değerini artıracak makine teslim edildi. Destekle birlikte üreticiler, köylerinde üretmeye devam edebildiklerini vurguladı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın kırsal kalkınma hamlesi ve üretici odaklı destek politikaları, İzmirli çiftçiye nefes aldırdı. Kırsalda gelir çeşitliliğini artırmak ve kadın üreticileri güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren İzmir Büyükşehir Belediyesi, daha önce sağladığı stevia (şeker otu) fidesi desteğiyle Türkiye’de ilk kez şeker ilavesiz stevia gazozu üretiminin önünü açtığı Güzelbahçe Çamlı Üretim ve Pazarlama Kooperatifi’ne bu kez katma değeri artıracak sebze ve meyve kurutma makinesi desteği sağladı. Üyelerinin dörtte üçü kadınlardan oluşan kooperatifin, Başkan Tugay’a ilettiği talep doğrultusunda yapılan saha çalışmaları ve ihtiyaç analizlerinin ardından 80 tepsili kurutma makinesi temin edildi. Ürünlerin değerini artıracak bu destek, özellikle kadın üreticiler olmak üzere kooperatif üyeleri arasında memnuniyetle karşılandı. “Kooperatiflerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli ziraat mühendisi Hilal Balcıoğlu, kooperatife sağlanan destek sürecini şöyle anlattı: “Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak 2025 yılında kooperatifimize 15 bin stevia fidesi vermiştik. Üreticiler bu fideleri yetiştirip kurutarak gazoz üretiminde kullandı ve kuru ürün olarak da satışa sundu. Geçtiğimiz ay Başkan Dr. Cemil Tugay’ın katıldığı kooperatif toplantısında kurutma makinesi talebinde bulundular. Amaçları, ürünlerini kurutarak katma değerini artırmak ve pazara daha güçlü şekilde sunmaktı. Bu talep karşılık buldu ve makine teslim edildi. Çiftçilerimiz istiridye mantarı, domates, tarhana ve salça gibi ürünler üretiyor. Satılamayan ürünler bu makine sayesinde kurutularak daha uzun süre değerlendirilebilecek. Daha önce stevia bitkisini kendi imkanlarıyla kurutuyorlardı, şimdi ise daha kontrollü ve hijyenik koşullarda üretim yapabilecekler. Kooperatifin 57 ortağının 40’ı kadınlardan oluşturuyor. Kadın üreticilerimiz dayanışma içinde hareket ediyor. Biz de İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak başkanımızın öncülüğünde kooperatiflerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.” “Raf ömrünü uzatacak” Çamlı Kooperatifi kurucu üyelerinden ve gıda mühendisi Işık Şahbaz, “İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yaptığımız kooperatif toplantısında ürünlerimize nasıl katma değer kazandırabileceğimizi öğrendik ve Cemil Başkanımızdan rica ettik. Kendisine teşekkür ediyoruz. Bu toplantıların devamını diliyorum. Şu an dört kabinli bir kurutma makinemiz var. Bu kabin bizim ürünlerimize katma değer kazandırdığı gibi raf ömrünü de uzatacak. Çok daha hijyenik ürünler elde edeceğiz. Bundan önce tamamen ev koşullarında kurutma yapılıyordu. Bazıları güneşte, bazıları gölgede kurutuyordu. Standart bir ürün elde edemiyorduk. Şimdi istediğimiz şekilde tek tip standart ürün üretme şansımız olacak” ifadelerini kullandı. “Bizim için de gurur” Kooperatif üyesi Sine Köse, desteğin ürün çeşitliliğini artıracağını ve uzun vadeli değerlendirme imkânı sağlayacağını ifade ederek, “Çok teşekkür ediyoruz. Bu destekler öncelikle köyde yaşamaya devam etmek için insanlara fırsat yaratıyor. Bence en önemli ayağı bu. Çünkü burada kalmaya devam etmek demek, toprağımızı işlemek demek. Toprağımızı işlemek demek, burada kalabilmek demek. Stevia zaten dünyada çok kullanılan bir ürün. Bu ürüne katma değer katmak, gazoz olarak üretmek bizim için de büyük gurur” diye konuştu. “Marka oluşturmaya başladık” Kooperatif üyelerinden Ayşe Özgen de kurutma makinesinin hijyen ve kalite açısından önemli katkı sağlayacağını belirterek, “Çok güzel bir çalışma yapıyoruz ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız destekliyor. Bu kurutma makinesi, mantarlarımız, kekiklerimiz, köyümüzde yapılan tarhanamız için çok önemli. Bir marka oluşturmaya başladık. Biz kadınlar, önümüz açıldığında çok güzel işler başarırız” ifadelerini kullandı. “Büyükşehir tam destek veriyor” İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı desteklerin Çamlı halkının hayatına dokunduğunu söyleyen Çamlı Mahallesi Muhtarı Ebru Günay Köse ise “İzmir Büyükşehir Belediyesi bize tam destek vermeye çalışıyor, sağ olsun. Kooperatifimiz ve Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı çok iyi çalışıyor. Bunu görmekten çok mutluyuz, çok teşekkür ediyoruz. Kooperatifin gelişmesiyle birlikte kadınların istihdamı daha kolay oldu. Herkese destekleri için teşekkür ederiz” dedi.

Gürer: "Asgari Ücret Temel Ücrete Dönüştü Emekçi Yoksullaştı" Haber

Gürer: "Asgari Ücret Temel Ücrete Dönüştü Emekçi Yoksullaştı"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle açıklamada, emekçilerin yaşadığı sorunları gündeme taşıdı. Taksim’in işçiler için yalnızca bir meydan değil bir hafıza ve mücadele alanı olduğunu vurgulayan Ömer Fethi Gürer, “1 Mayıs işçilerin özgürce, kardeşçe ve dayanışma içinde kutlayacağı gün olmalıdır” dedi. Gürer, çalışma yaşamının taşeronlaşma, güvencesizlik, düşük ücret, sendikasızlaştırma ve hak kayıplarıyla “modern köleliğe dönüştürüldüğünü” belirtti. “1 MAYIS, EMEĞİN HAK ALMA MÜCADELESİNİN ADIDIR” 1 Mayıs’ın tarihsel kökenine dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “1 Mayıs emeğin özgürlüğünün, dayanışmanın ve hak alma mücadelesinin adıdır. 1886’da işçilerin insanca çalışma koşulları için başlattığı mücadele, bugün hâlâ güncelliğini koruyor. Bu yalnızca bir bayram değil; emeğin tarihsel direnişidir,” diye konuştu. Türkiye’de 1923’ten bu yana İşçi Bayramı olarak kabul edilen 1 Mayıs’ın anlamına uygun yaşatılması gerektiğini vurgulayan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu ülkenin emekçileri yıllarca bu günü bedel ödeyerek savundu. 12 Eylül ile yasaklanan, mücadeleyle geri alınan bu günü bugün kısıtlamalarla tartışmalı hale getirmek doğru değildir,” dedi. “1 MAYIS TAKSİM’DE KUTLANMALIDIR” Taksim Meydanı’nın işçi sınıfı açısından tarihsel önemine işaret eden Ömer Fethi Gürer, “1 Mayıs işçi ve emekçilerin Taksim’de kutlamasına izin verilmelidir. Taksim, tüm işçilerin kardeşçe, dostça duygularını ve düşüncelerini bir arada yansıttıkları yer olmalıdır,” şeklinde konuştu. Her yıl kutlamaların engellenmesini de eleştiren Gürer, “Her yıl 1 Mayıs’ta emekçilere yapılan baskıyı kabul etmek mümkün değil. İşçiye bayram günü engel çıkarmak, emeğe saygı değildir. 1 Mayıs işçinin bayramıysa işçi Taksim’de olmalıdır.Ülkemiz bu olumsuz görüntülerden arındırılmalıdır” dedi. Gürer, yasakçı anlayışın son bulması gerektiğini vurguladı. “ÇALIŞMA YAŞAMI MODERN KÖLELİĞE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ” Ömer Fethi Gürer, AKP döneminde emek politikalarını eleştirerek, “AKP’nin 24 yıllık iktidarında çalışma yaşamı emekçiler açısından modern kölelik dönemine dönüştürülmüştür,” dedi. Taşeronlaşmayı, düşük ücret politikalarını ve sendikal baskıları eleştiren Gürer, “Kamuda taşeron uygulamasıyla düşük ücret kalıcı hale getirildi. Sendikalaşmanın önü kesildi. Grevler ertelendi. Toplu sözleşme hakkından yararlanan işçi sayısı sınırlı bırakıldı,” diye konuştu. “Asgari ücret artık en düşük ücret değil, temel ücret haline getirilmiştir” diyen Ömer Fethi Gürer, milyonlarca çalışanın yoksulluğa mahkûm edildiğini söyledi. “SENDİKAL HAKLAR DARALTILDI” Sendikal örgütlenmede yaşanan gerilemeye ilişkin rakamlar paylaşan CHP Milletvekili. Ömer Fethi Gürer, tabloyu “alarm verici” olarak tanımladı. Gürer, “2002’de 5 milyon 223 bin sigortalı işçi vardı, 2 milyon 680 bini sendikalıydı. Bugün işçi sayısı 16 milyon 699 bini aşmış durumda ama sendikalı işçi sayısı 2 milyon 413 bin. Sendikalaşma oranı yüzde 14,45. Nüfus artmış, çalışan sayısı artmış ama örgütlenme gerilemiş. Bu başlı başına emekçilerin içine düşürüldüğü durumun göstergesidir. 1980’in dahi gerisinde kalan bir örgütlenme tablosu var. Bu kabul edilemez” dedi. “12 EYLÜL’ÜN BASKICI MİRASI SÜRÜYOR 12 Eylül darbesinin emek hayatında yarattığı tahribatın hâlâ sürdüğünü belirten Gürer, “12 Eylül sendikacılığın önünü kesti. Sonraki iktidarlar bunu düzeltmek yerine sürdürdü. AKP iktidarları döneminde daha da ağır uygulamalar getirildi. Veriyor gibi yapıp sınırlayan düzenlemelerle sendikal faaliyet zorlaştırıldı” dedi. “Taşeron mağduriyeti bitmedi” 696 sayılı KHK sonrası yaşanan sorunlara değinen Ömer Fethi Gürer, “ Tüm taşeron çalışana kadro verilmedi.Hizmet alım sözleşmesine takılan taşeronda kaldı.Binlerce taşeronsa çalışan var.Tamamı kamu kadrolarına alınmalıdır.Kadroya alındı denilen işçilere de gerçek anlamda özlük hakları verilmedi. Tayin hakkı yok, nakil hakkı yok. Belediye işçileri kadroya değil şirket elemanlığına geçirildi.” Dedi “4 Aralık bir gün önce sözleşmesi biten ve yeni alım bekleyenler bir gün ile kadro dışı kaldı.4 Aralık mağdurlarının sorunları hâlâ çözülmedi” diyen Gürer, bu mağduriyetin sürdüğünü vurguladı. “İş cinayetlerinde Avrupa birincisiyiz” Çalışma hayatındaki güvencesizliğe dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Son üç ayda 500 bin işçinin işten çıkarıldığı söyleniyor. İş güvencesi budanmış durumda. İşçinin güvencesi olması gereken fon, adeta iktidar ve işveren destek fonuna dönüştürülmüştür. Ülkemiz iş cinayetlerinde Avrupa birincisi konumuna yükselmişse burada ciddi bir emek ile ilgili sorunu vardır,” dedi. “EMEKLİ VE ASGARİ ÜCRETLİ AÇLIK SINIRININ ALTINDA" Emeklilik sistemine ilişkin değerlendirmesinde CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Emeklilik şartları ağırlaştırıldı. Adil ve eşit olmayan sistem mağduriyet yarattı. Kademeli geçiş yapılmaması önemli hak kayıpları doğurdu” dedi. 2008 AKP çıkardığı düzenlemeleri eleştiren Gürer, “Aylık bağlama oranı düşürüldü, emekli düşük maaşa mahkûm edildi” ifadelerini kullandı. “Emekli ve asgari ücretli açlık sınırı altında yaşama mahkûm edilmiştir” dedi. “STAJYER GENÇLER UCUZ İŞGÜCÜ OLARAK KULLANILIYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Staj başlangıcının emeklilikte sigorta başlangıcı sayılmaması önemli bir haksızlıktır, Yaklaşık 1 milyon öğrencinin fiilen işçi statüsünde çalıştırılmaktadır.Bu süreç eğitim diye tanımlanıyor ama ucuz işçilik ve sömürü düzenine dönüşmüş durumda. Staja başlayan gence verilen SGK kartının emeklilik başlangıcı sayılmaması kabul edilemez. staj ve çırak SGK kartı verildiği gün emekliliğe esas sigorta başlamalıdır.TÜİK genç işsizliği düşürmek için işçi saydığı Bakanlığın ise öğrenci olarak tanıımladığı çalışanlar büyük bedenlere yüklenen işleri yapmaktadır.18 yaş öncesi primini ödeyerek emekliliğe esas süre başlamalıdır ” dedi. “VERGİ SİSTEMİ DE ÇALIŞANI EZİYOR” “Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmalı. Ama bugün çalışanlardan dolaylı vergilerle daha fazla alınıyor,” diyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çalışanın yalnız ücretle değil vergi sistemiyle de ezildiğini belirtti. “1 MAYIS SORUNLARIN GÖRÜNÜR OLDUĞU MÜCADELE GÜNÜ OLMALI” 1 Mayıs’ın yalnızca kutlama değil mücadele günü olduğunun altını çizen Ömer Fethi Gürer, “İşsizliğin arttığı, hakkını isteyenin işsiz kaldığı, düşük maaşlarla modern köleliğe dönüşen iş yaşamında 1 Mayıs’ın anlamı daha büyüktür. 1 Mayıs yalnızca bayram değildir, emekçilerin sesini yükselttiği gündür. İşçinin hakkı teslim edilmeli, sendikal özgürlükler güçlendirilmeli, emeklilikte adalet sağlanmalı, taşeron mağduriyetleri giderilmeli ve 1 Mayıs işçiler tarafından Taksim’de özgürce kutlanmalıdır,” dedi.

TBB ve İBB’den Batı Karadeniz’e Dev Hizmet Çıkartması! Haber

TBB ve İBB’den Batı Karadeniz’e Dev Hizmet Çıkartması!

TBB ve İBB, belediyeler arasındaki imkan farklılıklarını ortadan kaldırmak amacıyla “Ortak Hizmet Modeli”ni hayata geçirdi. Pilot bölge seçilen Batı Karadeniz’de 22 belediyeye teknik ekipman ve personel desteği sağlanıyor. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), yerel yönetimlerde dayanışma odaklı yeni bir dönemi başlattı. “Türkiye’nin Belediyeleri Millete Hizmet Götürüyor” mottosuyla başlatılan “Ortak Hizmet Modeli”, ilk olarak Batı Karadeniz Bölgesi’nde uygulanmaya başlandı. Pilot Bölge Batı Karadeniz: 22 Belediye Destek Alıyor TBB Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından geliştirilen model kapsamında, güçlü teknik kapasiteye sahip kurumlar ile hizmet ihtiyacı olan belediyeler bir araya getiriliyor. Pilot bölge olarak seçilen Batı Karadeniz’de; Bolu, Düzce, Sinop, Kastamonu, Bartın, Zonguldak ve Karabük illerindeki 22 belediye bu destekten yararlanmaya hak kazandı. Güç Birliği: Araçlar TBB’den, Teknik Destek İBB’den TBB ve İBB arasında imzalanan protokol uyarınca görev paylaşımı şu şekilde yapıldı: TBB: Kepçe, greyder, ekskavatör, damperli kamyon, vidanjör ve yol süpürme araçları gibi kapsamlı iş makinesi parkını bölgeye sevk etti. İBB: Bu araçların kullanımı için gerekli olan kalifiye insan kaynağını, teknik desteği, bakım ve işletme süreçlerini üstlendi. İlk Saha Çalışması Safranbolu’da Başladı Modelin ilk somut adımı Safranbolu’da atıldı. TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız ve Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse tarafından 18 Şubat 2026’da imzalanan protokolün ardından, 11 Mart itibarıyla ekipler sahaya indi. Safranbolu’da yeni imara açılan Barış Mahallesi’nin ana yola bağlanması için altyapı ve yol açma çalışmaları hızla devam ediyor. Vahap Seçer (TBB Başkanvekili): "Bu modelle belediyeler arasındaki kapasite farklarını kapatıyoruz. Amacımız dayanışma kültürünü deprem bölgesi dahil tüm Türkiye’ye yaymak." Nuri Aslan (İBB Başkan Vekili): "Mevcut kaynakları en verimli şekilde kullanarak vatandaşa en hızlı hizmeti ulaştırmayı hedefliyoruz. Dayanışmayı büyüterek hizmeti büyüteceğiz." Model Tüm Türkiye’ye Yayılacak Yapılan değerlendirmeler sonucunda 45 başvuru arasından seçilen 22 belediyede; yol genişletme, kanalizasyon, altyapı temizliği ve tarımsal alan iyileştirme gibi hayati projeler yürütülecek. TBB, bu başarılı pilot uygulamanın ardından modeli Türkiye genelindeki diğer bölgelere de taşımayı planlıyor.

Şanlıurfa’da Bayram Coşkusu: Reis Gıda Köy Okullarındaki Çocuklarla Buluştu Haber

Şanlıurfa’da Bayram Coşkusu: Reis Gıda Köy Okullarındaki Çocuklarla Buluştu

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Şanlıurfa’daki köy okullarını ziyaret eden Reis Gıda, çocuklarla birlikte unutulmaz bir bayram coşkusu yaşadı. Etkinlikler, hediyeler ve renkli buluşmalarla bayram sevincini kırsaldaki çocukların kalbine taşıyan Reis Gıda, bu anlamlı günde yalnızca bir kutlama yapmadı; geleceğe ışık bırakan güçlü bir sosyal sorumluluk örneğini ortaya koydu. Bayram sevincini köy okullarına taşıdı Reis Gıda, bu yıl 23 Nisan’da bayramın ruhunu çocuklarla birlikte yaşamak için Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki köy okulları ziyaret etti. Çocukların neşesine ortak olan, onların heyecanını paylaşan ve bu özel günü daha da anlamlı hale getiren etkinliklerle 23 Nisan, okul bahçelerinde bambaşka bir coşkuya dönüştü. Hazırlanan etkinliklerde çocuklar hem eğlenceli anlar yaşadı hem de kendileri için özenle hazırlanan sürprizlerle buluştu. Bayramın birleştirici ruhu, paylaşmanın sıcaklığı ve çocukların mutluluğu gün boyunca okul bahçelerine yayıldı. Keçiburcu Köyü Keçiburcu İlkokulu ile Karabıyık Köyü Karabıyık İlkokulu’nda gerçekleştirilen bu buluşmalar, 23 Nisan’ın yalnızca bir takvim günü olmadığını; çocuklarla birlikte yaşandığında gerçek anlamına kavuştuğunu bir kez daha ortaya koydu. Çocukların yüzündeki tebessüm, geleceğe bırakılan en kıymetli iz oldu Reis Gıda’nın gerçekleştirdiği bu ziyaret, bir bayram etkinliğinin ötesinde anlam taşıdı. Kırsalda eğitim gören çocukların yanında olmayı, onların mutluluğunu paylaşmayı ve hayallerine dokunmayı önemseyen marka, sosyal sorumluluğu hissedilen bir iyiliğe dönüştürdü. Çocukların gözlerindeki ışığın, kurulan her bağın ve paylaşılan her anın geleceğe bırakılan güçlü bir mesaj olduğuna inanan Reis Gıda, bu özel günde umut, dayanışma ve sevgi ekseninde örnek bir çalışma gerçekleştirdi. 22 Nisan’da Beykoz’da çocuklarla bir başka anlamlı buluşma Reis Gıda, 23 Nisan haftası kapsamında yalnızca Şanlıurfa’daki köy okullarıyla sınırlı kalmayan bir gönül köprüsü de kurdu. 22 Nisan’da Beykoz’daki Cemile Sultan Korusu’nda çocuklarla bir araya gelen Reis Gıda, mısır maskotu ve mısır arabasıyla çocuklara neşeli, sıcak ve unutulmaz anlar yaşattı. Gün boyunca çocuklarla kurulan samimi bağ, paylaşılan mutluluk ve bayram ruhunu büyüten renkli anlar, bu özel buluşmayı hafızalarda yer edecek anlamlı bir etkinliğe dönüştürdü. Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis 23 Nisan kapsamında gerçekleştirilen ziyaretle ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “23 Nisan, çocuklarımızın neşesini, hayallerini ve geleceğe dair umutlarını büyüttüğümüz çok özel bir gün. Şanlıurfa’daki köy okullarında çocuklarımızla bir araya gelmek, onların sevincini paylaşmak bizim için büyük bir mutluluk oldu. Bunun yanı sıra Cemile Sultan Korusu’nda gerçekleştirilen etkinlikte de çocuklarımızın coşkusuna ortak olmak, bu anlamlı günün birlik ve dayanışma ruhunu hep birlikte yaşamak bizim için çok kıymetliydi. Çocuklarımızın gözlerindeki ilham, yarınlara dair inancımızı daha da güçlendiriyor. Onların daha güzel yarınlar inşa edebilmesi için her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz. Çünkü inanıyoruz ki çocukların kalbine dokunan her güzel adım, geleceği aydınlatan en kıymetli izdir.” Reis Gıda’dan anlamlı 23 Nisan mesajı Toplumsal fayda odaklı projeleriyle dikkat çeken Reis Gıda, bu ziyaretle bir kez daha çocukların mutluluğunu, eğitimini ve geleceğe umutla bakmasını önceleyen yaklaşımını ortaya koydu. Reis gıda, yalnızca üretimde değil, toplumun yarınlarına değer katan çalışmalarda da sorumluluk üstlenmeye devam ediyor.

Vecdi Gündoğdu Kırklareli’de: “Tarımı İhmal Eden, Açlığa Davetiye Çıkarır!” Haber

Vecdi Gündoğdu Kırklareli’de: “Tarımı İhmal Eden, Açlığa Davetiye Çıkarır!”

CHP Kırklareli Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Üyesi Vecdi Gündoğdu, Kırklareli’deki saha çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Köylü ve çiftçiyle bir araya gelen Gündoğdu, "Mazot ve gübre fiyatları çiftçiyi tarlasına küstürdü; bu durum sofradaki ekmeğin fiyatını vuruyor" dedi. ​Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kırklareli Milletvekili Vecdi Gündoğdu, "Kırklareli Saha Çalışmaları-3" kapsamında kentin köylerinde vatandaşlarla buluştu. Kocahıdır ve Dokuzhöyük köylerinde düzenlenen yağmur ve şükür dualarına katılan Gündoğdu, tarım sektöründeki derin krize dikkat çekerek hükümete üretim odaklı politika çağrısında bulundu. ​"Çiftçi Traktörünü Çalıştıramaz Hale Geldi" ​Kırklareli halkının yaşadığı geçim sıkıntısını yerinde tespit eden Vecdi Gündoğdu, ekonomik krizin en ağır yükünü üreticilerin omuzladığını vurguladı. Saha çalışmaları sonrası yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​“Mazot fiyatları artıyor, çiftçi traktörünü çalıştıramaz hale geliyor. Gübre fiyatları katlanıyor, üretici tarlasına gübre atamıyor. Bu durum doğrudan verim kaybına ve üretim düşüşüne yol açıyor. Sonuç ise mutfaktaki yangın ve pahalı ekmek oluyor.” ​Saha Çalışmaları: Kocahıdır ve Dokuzhöyük Ziyaretleri ​Gündoğdu’nun saha programı, Kırklareli’nin tarımsal potansiyeli yüksek köylerinde yoğunlaştı: ​11 Nisan 2026: Kırklareli Merkez Kocahıdır Köyü’nde yağmur ve şükür duasına katılım. ​12 Nisan 2026: Dokuzhöyük Köyü’nde hemşehrileriyle bereket ve dayanışma sofrasında buluşma. ​Ziyaretler sırasında çiftçilerin girdi maliyetleri altındaki ezilmesine şahitlik ettiğini belirten Milletvekili Gündoğdu, üreticinin mutsuz olduğu bir sistemde tüketicinin de huzur bulamayacağını ifade etti. ​"Açlık Krizinin Tohumlarını Atıyorlar" ​Tarımın stratejik önemine dikkat çeken Gündoğdu, acil önlem alınması gerektiğini savundu. Çiftçinin ve köylünün ayağa kaldırılmasının bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Gündoğdu; “Tarımı ihmal edenler, aslında gelecekteki büyük bir açlık krizinin tohumlarını ekiyorlar. Üretimi ve üreteni desteklemek zorundayız” diyerek uyarılarını sürdürdü. ​Çözüm Önerileri Gündemde ​Vecdi Gündoğdu, 7 gün 24 saat esasıyla Kırklareli’nin her köşesinde dertleri paylaşmaya devam edeceklerini; partisinin tarım, hayvancılık ve çevre politikalarını halka anlatarak umudu örgütleyeceklerini belirtti.

Ödemişli Üreticinin Mahsulü Tarlada Kalmadı Haber

Ödemişli Üreticinin Mahsulü Tarlada Kalmadı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla hem tarladaki üreticiyi hem de mutfağındaki vatandaşı sevindiren dev bir dayanışma operasyonuna imza attı. 2025 yılı yazında meydana gelen yangınlardan etkilenen Ödemişli üreticilerin mahsulünü tarlada bırakmayan Büyükşehir, satın aldığı 300 ton patatesi ihtiyaç sahibi ailelere dağıtmaya başladı. ​Üreticinin Mahsulü Tarlada Kalmadı ​Geçtiğimiz yıl yaşanan yangın felaketlerinin ardından ekonomik zorluklarla mücadele eden Ödemişli çiftçilere müjdeli haber İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden geldi. Üreticinin elindeki ürünün değer görmesi ve zayi olmaması amacıyla harekete geçen belediye ekipleri, 300 ton patates alımı gerçekleştirerek yerel ekonomiye doğrudan can suyu oldu. ​60 Bin Dar Gelirli Haneye Mutfak Desteği ​Satın alınan tonlarca patates, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Sosyal Yardım Takip Sistemi’ne (SYTS) kayıtlı olan dar gelirli vatandaşlara ulaştırılıyor. Şehrin dört bir yanına yayılan dağıtım ağı sayesinde tam 60 bin hane, bu destekten faydalanarak sofralarına katkı sağlıyor. ​"Amacımız Hem Üreticiyi Hem Vatandaşı Korumak" ​Projenin detayları hakkında bilgi veren Sosyal Hizmetler ve Yardımlar Şube Müdürü Sultan Tut, belediyenin her zaman vatandaşın yanında olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: ​"Başkanımızın talimatlarıyla Ödemişli üreticimizden aldığımız 300 ton patatesi 60 bin ailemize ulaştırıyoruz. Buradaki temel vizyonumuz; üreticinin emeğinin karşılığını almasını sağlamak ve takip sistemimizdeki vatandaşlarımızın gıda ihtiyacına destek olmaktır. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak zor günleri dayanışma ile aşmaya devam ediyoruz." ​Sosyal Belediyecilikte "İzmir Modeli" ​İzmir Büyükşehir Belediyesi, SYTS üzerinden yürüttüğü bu sistemle yardımların en doğru noktaya, en hızlı şekilde ulaşmasını sağlıyor. Yangın sonrası yaraları sarma çalışmaları kapsamında başlatılan bu gıda desteği, belediyenin kırsal kalkınma ile sosyal yardımı birleştiren projelerine bir yenisini daha eklemiş oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.