Hava Durumu

#Denetim

Kırsal Haber - Denetim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Denetim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Organik Ürünlerin İhracat Yolculuğu Yerinde İncelendi Haber

Organik Ürünlerin İhracat Yolculuğu Yerinde İncelendi

İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde ve Karşıyaka İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda dikkat çeken bir farkındalık etkinliği gerçekleştirildi. “Tezgâhtan Tarlaya: Organik Tarımın İzinde” başlığıyla düzenlenen program kapsamında hekimler, diyetisyenler ve farklı alanlardan sağlık profesyonelleri, organik gıda üretimi ve ihracat süreçlerini sahada yerinde inceleme fırsatı buldu. Organik Ürünlerin İhracat Yolculuğu Yerinde İncelendi Programın teknik ziyaret durağı bölgenin önde gelen tesislerinden Işık Tarım işletmesi oldu. Katılımcı sağlık çalışanlarına; sertifikalı organik ürünlerin işletmeye kabulü, hijyenik koşullarda işlenmesi, hazırlanması, paketlenmesi ve uluslararası standartlarda ihracata hazır hale getirilmesi süreçleri adım adım aktarıldı. “Doğal Ürün” ile “Sertifikalı Organik Ürün” Arasındaki Fark Etkinlikte öne çıkan en kritik başlıklardan biri ise gıda etiketlerinde sıkça karıştırılan kavramlar oldu. Yetkililer, sertifikalı organik ürün ile “doğal ürün” ifadeleri arasındaki temel farklara vurgu yaptı. Organik tarım sadece yetiştiricilik aşamasıyla sınırlı değildir. Tarladan sofraya kadar her adım analiz, resmi denetim ve sertifikasyon süreçleriyle güvence altına alınır. Organik üretim; toprak hazırlığından paketlemeye, pazarlamadan ihracata kadar uçtan uca kontrol edilen standart bir sistemdir. Gerçekleştirilen sunum ve tesis gezisi sayesinde sağlık profesyonelleri, organik gıdanın tüm üretim yolculuğunu bütüncül bir bakış açısıyla gözlemledi.

Saruhanlı'da Üzüm Hasadı Başladı Haber

Saruhanlı'da Üzüm Hasadı Başladı

Manisa'nın önemli tarımsal üretim merkezlerinden Saruhanlı'da üzüm hasadı ve kurutma sezonu tüm hızıyla sürüyor. Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Karayılan ve Saruhanlı Kaymakamı Fatih Özcan, bağlarda üreticilerle bir araya gelerek hasat çalışmalarına eşlik etti. ​Türkiye'nin en önemli çekirdeksiz kuru üzüm üretim merkezlerinin başında gelen Manisa'da, üreticilerin yıl boyunca büyük emek ve özveriyle yetiştirdiği üzümlerde hasat mesaisi devam ediyor. Saruhanlı ilçesinde gerçekleştirilen kapsamlı saha programına İl Müdürü Mehmet Karayılan ve Kaymakam Fatih Özcan’ın yanı sıra; Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Tarık Memiş, Saruhanlı İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ali Tunçel, teknik personel ve çok sayıda üretici katıldı. ​Bağlarda Hasat ve Kurutma Süreci Yerinde İncelendi ​Program kapsamında protokol üyeleri doğrudan bağlara girerek üreticilerle birlikte üzüm hasadı gerçekleştirdi. Hasat çalışmalarının ardından üzüm sergilerini ziyaret eden heyet, ürünlerin kurutulma süreci, sergi koşulları ve üreticilerin karşılaştığı saha çalışmaları hakkında detaylı incelemelerde bulundu. ​Üzüm üretiminin hem Manisa hem de Saruhanlı ekonomisi için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Karayılan, tarımın her aşamasında üreticinin yanında olduklarını vurguladı. Sahadaki çalışmaları yakından takip ettiklerini ifade eden Karayılan, üreticilerin emeklerinin karşılığını alabilmesi için kurum olarak titizlikle çalıştıklarını kaydetti. ​Tarımsal Üretimde Kurumlar Arası İş Birliği Vurgusu ​Saruhanlı Kaymakamı Fatih Özcan ise ilçenin en önemli tarımsal değerlerinden biri olan üzüm üretim sürecinin ve çiftçilerin emeğinin kıymetine dikkat çekti. Tarımsal üretimin daha da geliştirilmesi ve modern tekniklerin yaygınlaştırılması noktasında kurumlar arası iş birliği ile koordinasyonun büyük önem taşıdığını belirtti. ​Saruhanlı genelinde süren hasat sezonunda ürün kalitesinin korunması, rekolte standartlarının artırılması ve üreticinin kazancının güvence altına alınması amacıyla denetim ve destek faaliyetlerinin aralıksız sürdürüleceği bildirildi. Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, bölgenin güçlü tarımsal altyapısını güçlendirmek adına üreticilere yönelik saha çalışmalarına devam edecek.

Zeytin Sektörünün Geleceği Akhisar’da Masaya Yatırıldı Haber

Zeytin Sektörünün Geleceği Akhisar’da Masaya Yatırıldı

Akhisar Ticaret Borsası ev sahipliğinde düzenlenen Zeytin Derneği Ortak Akıl Toplantısı’nda, Türkiye zeytin ve zeytinyağı sektörünün üretimden ihracata kadar tüm kritik sorunları masaya yatırıldı. Sektör temsilcileri, ortak akıl ve iş birliği vurgusu yaparak küresel pazarlarda rekabet gücünü artırma çağrısında bulundu. ​Akhisar’da gerçekleştirilen ve geniş bir katılımcı profiline ev sahipliği yapan Zeytin Derneği Ortak Akıl Toplantısı – Akhisar Buluşması, tarım ve sanayi dünyasını aynı masada buluşturdu. Akhisar Kaymakamı Mustafa Can, Akhisar Ticaret Borsası Başkanı Alper Alhat, Zeytin Derneği Başkanı Ali Nedim Güreli, Manisa TKDK İl Koordinatörü Murat Akın, Akhisar İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Tasın, Manisa İl Gıda ve Yem Şube Müdürü Dr. Defne Bacınoğlu, akademisyenler, sanayiciler ve çok sayıda üreticinin katıldığı toplantıda, üç ana oturum halinde kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. ​Balıkesir Üniversitesi Edremit MYO Öğretim Görevlisi Dr. Mücahit Kıvrak’ın oturum başkanlığını üstlendiği çalıştayda, geçmiş ortak akıl toplantılarının mimarlarından merhum Hasan Köşklü rahmetle anılırken, bu buluşmaların gelenekselleştirilerek sürdürülmesi kararlaştırıldı. ​Alper Alhat’tan Küresel Rekabet Çağrısı: "Türkiye Olarak Yarışmalıyız" ​Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Akhisar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Alper Alhat, zeytin sektörünün yaklaşık 400 bin ailenin geçim kaynağı olduğuna dikkat çekti. Alhat, Türkiye’nin artık il bazlı rekabeti geride bırakması gerektiğini belirterek şu önemli çağrıda bulundu: ​"Bugün hangi şehrin daha iyi üretim yaptığı değil, Türkiye olarak dünyada en kaliteli ürünü nasıl üreteceğimizi konuşmalıyız. Şehir yarışlarını bırakıp artık ülke olarak yarışmalıyız. Türkiye’nin başarısı hepimizin başarısıdır." ​Dönemsel kazançlar yerine sürdürülebilir büyümenin hedeflenmesi gerektiğini vurgulayan Alhat; iç tüketimin artırılması, kayıt dışılıkla mücadele, tağşişli ürünlerle etkin denetim ve zeytinyağı üretiminde verimlilik sağlayan enzim uygulamalarının bilimsel veriler ışığında yeniden değerlendirilmesi konularında ilgili bakanlıklara ortak rapor sunulmasını önerdi. Ayrıca zeytin işleme sürecinde ortaya çıkan vejetasyon suyunun (karasu) çevresel sürdürülebilirlik çerçevesinde tarım arazilerinde değerlendirilmesi için mevzuat düzenlemesi yapılması gerektiğine işaret etti. ​Ali Nedim Güreli: "Çiftçi Ayakta Kalmazsa İhracatçı da Kalamaz" ​Zeytin Derneği Başkanı Ali Nedim Güreli, derneğin tamamen gönüllülük esasıyla, sektörün ortak sorunlarına çözüm üretmek amacıyla kurulduğunu belirtti. Yaklaşık 46 yıldır sektörün içinde yer aldığını ifade eden Güreli, üreticinin desteklenmediği bir yapıda sürdürülebilirliğin mümkün olmadığını vurguladı: ​"Sorun çoktu ki insanlar bu çatı altında bir araya geldi. Çiftçi ayakta kalmazsa ihracatçı da ayakta kalamaz. Üreticimizin emeğini korumalı, markalı ve katma değerli ihracatı teşvik mekanizmalarıyla güçlendirmeliyiz." ​Akhisar Kaymakamı Mustafa Can ise kamu kurumları ile sektör paydaşlarının ortak bir amaç doğrultusunda bir arada olmasının, sorunların çözümünü hızlandıracağını ifade ederek emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti. ​Akademik Bakış: Dökme Yağ Satışı Katma Değeri Düşürüyor ​Toplantının ilk oturumunda Prof. Dr. Hakan Adanacıoğlu (Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü), Türkiye zeytin sektörünün küresel konumunu, fiyat karşılaştırmalarını ve pazarlama politikalarını katılımcılarla paylaştı. Adanacıoğlu, yüksek üretim potansiyeline sahip bir ülkenin dökme yağ satışı yapmasının katma değeri düşürdüğünü belirterek şu tavsiyelerde bulundu: ​Parçalı üretim yapısı nedeniyle yaşanan kalite ve standardizasyon sorunları kooperatifleşme ile aşılmalıdır. ​Sürdürülebilir destekler ve markalaşma hamleleriyle küresel pazarlarda rekabet gücü artırılmalıdır. ​İhracat destekleriyle üretici fiyatlarının yükselmesi sağlanmalıdır. ​Manisa TKDK İl Koordinatörü Murat Akın ise kümelenme desteklerinin önemine dikkat çekerek, Manisa genelinde bugüne kadar 124 tesise hibe desteği sağladıklarını ve yeni projeleri beklediklerini aktardı. ​Üreticilerin Gündemi: İşçilik Maliyetleri, İş Kazaları ve Lisanslı Depoculuk ​Sektör temsilcileri ve üreticilerin dile getirdiği başlıca sorunlar ve çözüm önerileri şu şekilde sıralandı: ​Yüksek İşçilik Maliyetleri ve Teşvikler: Hasat ve budama maliyetlerinin azaltılması için devlet desteklerinin artırılması, hasat-budama kooperatifleri kurularak makine ve ekipman desteğinin bu yapılara verilmesi istendi. ​Tarımsal Sigorta ve Güvenlik: İşçilerin zeytin bahçelerinde yaşadığı iş kazaları ve sonrasındaki mağduriyetler nedeniyle tarımsal sigortaların daha kolay ve etkin hale getirilmesi talep edildi. ​Lisanslı Depoculuk: Üretim sezonunda fiyatların gevşemesi karşısında, bekleme gücü olan üreticilerin ürünlerini 9 ay süreyle lisanslı depolarda muhafaza edebilmesi için finansman desteği sağlanması gerektiği vurgulandı. ​Tağşiş (Sahte Zeytinyağı) ve Kalite Kriterleri Masaya Yatırıldı ​İkinci ve üçüncü oturumlarda Dr. Fahri Yemişçioğlu, zeytinyağında tağşiş (sahte ürün) sorunu ve kalite kriterleri üzerine önemli bilgiler paylaştı: ​Sentetik Yağ Tehlikesi: Son zamanlarda sahte yağdan çok daha tehlikeli olan sentetik yağ hilelerinin artış gösterdiğine dikkat çekildi. ​E-Ticaret Denetimleri: İnternet sitelerinde satılan sahte zeytinyağlarının dürüst üreticilere zarar verdiği belirtilerek, e-ticaret denetimlerinin sıkılaştırılması gerektiği ifade edildi. ​Mali İzlenebilirlik: Tağşişin önlenmesi adına "mali izlenebilirlik sistemi"nin acilen devreye alınması önerildi. ​K Değerleri: Zeytinyağı analizlerinde kritik bir sorun haline gelen K değerlerinin yükselmemesi için bahçeden depoya kadar dikkat edilmesi gereken teknik hususlar tek tek sıralandı. ​"Sorunları Kulislerde Değil, Aynı Masada Çözüyoruz" ​Toplantının kapanış değerlendirmesini yapan Zeytin Derneği Başkan Yardımcısı Mustafa Alhat, derneğin logoisundaki beş elin üreticiden sanayiciye, akademiden ambalaj sektörüne kadar tüm paydaşları temsil ettiğini hatırlattı. Alhat, "Sorunlarımızı kulislerde konuşmak yerine aynı masada, açık yüreklilikle konuşup ortak çözümler üretmek istiyoruz" diyerek ortak akıl buluşmalarının farklı bölgelerde kararlılıkla devam edeceğini belirtti.

CHP'li Gürer: "Türk Malı İmajına Zarar Veren Firmalar Açıklanmalı" Haber

CHP'li Gürer: "Türk Malı İmajına Zarar Veren Firmalar Açıklanmalı"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, "Türk malı" imajına zarar veren firmalara ilişkin verdiği soru önergesine Ticaret Bakanı Ömer Bolat'tan yanıt geldi. Bakanlık, 2023 yılından 2026 yılının ilk altı ayına kadar toplam 23 firmaya idari para cezası uygulandığını açıklarken, söz konusu firmaların isimlerini paylaşmadı. Gürer, kamuoyunun doğrudan ilgisini ilgilendiren bu konuda, yalnızca rakamların açıklanmasının yeterli olmadığını belirterek, tüketicilerin yanıltılmasına neden olan firmaların daha şeffaf bir biçimde kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi. GÜRER'İN SORU ÖNERGESİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisine sunduğu soru önergesinde şu soruları yöneltti: 1- Türk malı imajına zarar veren firmalardan 2023, 2024, 2025 ve 2026 yılının ilk aylarında kaç firmaya idari para cezası uygulanmıştır? 2- İdari para cezalarından ne kadar tahsilat gerçekleştirilmiştir? 3- Bu firmaların iştigal alanları nelerdir? BAKANLIKTAN GELEN YANIT Ticaret Bakanlığı tarafından verilen yanıtta, 2023 yılında 8, 2024 yılında 5, 2025 yılında 6 ve 2026 yılının ilk altı ayında 4 firmaya idari para cezası uygulandığı bildirildi. Bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "2023 yılında 8 firmaya, 2024 yılında 5 firmaya, 2025 yılında 6 firmaya ve 2026 yılının ilk altı ayında 4 firmaya, güvenli olmayan veya tağşişe konu olan ya da işaretleme, etiketleme ve belgelendirme işlemleriyle tüketiciyi yanıltan ürünleri ihraç etmeleri nedeniyle idari para cezası uygulanmıştır. 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu kapsamında uygulanan bu idari para cezalarının toplam 3 milyon 729 bin 167 lira 15 kuruşluk bölümünün ödendiğine ilişkin belgeler Bakanlığa ulaştırılmıştır. İdari para cezası uygulanan firmaların faaliyet alanlarının ise tarım ve gıda ürünleri, ayakkabı ve tekstil ürünleri ile çeşitli sanayi ürünlerinden oluştuğu belirtilmiştir." Bakanlık ayrıca, Reklam Kurulunun doğrudan "Türk malı" imajına yönelik bir denetim mekanizması yürütmediğini, buna karşın 2023, 2024, 2025 ve 2026 yılının ilk altı ayında gerçekleştirilen denetimler sonucunda yaklaşık 787 milyon liralık idari para cezası uygulandığını bildirdi. "RAKAMLAR VAR, ŞEFFAFLIK YOK" CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Bakanlığın verdiği yanıtın kamuoyunun beklentilerini karşılamaktan uzak olduğunu söyledi. Gürer, "Bakanlık, kaç firmaya ceza verildiğini ve ne kadar tahsilat yapıldığını açıklıyor ancak hangi firmaların Türk malı imajına zarar verdiğini açıklamıyor. Tüketicinin korunması ve ihracatta güven unsurunun sağlanması için yalnızca ceza uygulanması yeterli değildir. Şeffaflık da sağlanmalıdır." ifadelerini kullandı. Türk ürünlerinin uluslararası pazarlardaki itibarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Gürer, özellikle tarım, gıda, ayakkabı ve tekstil sektörlerinde yaşanan sorunların tüm üreticileri olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Gürer, "Bir firmanın yaptığı hata, binlerce üreticinin emeğine zarar verebilir. Bu nedenle denetim süreçleri daha etkin yürütülmeli, caydırıcı önlemler artırılmalı ve tüketicinin doğru bilgiye ulaşması sağlanmalıdır." dedi. TOPLAM 23 FİRMAYA CEZA UYGULANDI Bakanlığın verdiği rakamlara göre; 2023 yılında 8 firmaya, 2024 yılında 5 firmaya, 2025 yılında 6 firmaya, 2026 yılının ilk altı ayında ise 4 firmaya, olmak üzere toplam 23 firmaya idari para cezası uygulandı. Buna karşın, kamuoyunun en çok merak ettiği konuların başında gelen firma isimleri ve hangi ürünlerde usulsüzlük tespit edildiği soruları yanıtsız kaldı.

TÜRİB 7. Kuruluş Yılını ve 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılını Kutladı Haber

TÜRİB 7. Kuruluş Yılını ve 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılını Kutladı

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB), faaliyete geçişinin 7. yılını ve ilan edilen 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı'nı, Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) iş birliğiyle Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) merkezinde düzenlenen özel bir basın buluşmasıyla kutladı. ​Toplantıya TÜRİB Genel Müdürü Ali Kırali ve Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Necla Küçükçolak ev sahipliği yaparken; Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Aykut Gül ve FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık da konuşmacı ve katılımcı olarak yer aldı. ​TÜRİB'in 7 Yıllık Başarı Hikayesi ve Gelişimi ​TÜRİB Genel Müdürü Ali Kırali, toplantıda yaptığı konuşmada Türkiye'de ürün ihtisas borsacılığının gelişme aşamalarını ve bugün itibarıyla ulaştığı noktayı basın mensuplarıyla paylaştı. 8 Haziran 2018 tarihinde kurulan ve 26 Temmuz 2019'da ilk gongu çalarak faaliyete geçen TÜRİB, tarım ve finans piyasalarındaki güçlü ortaklık yapısıyla dikkat çekiyor. TÜRİB sermayesinin %51'i TOBB ve 53 Ticaret Borsasına aitken; Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) %15, Borsa İstanbul Grubu %25 (Borsa İstanbul, Takasbank ve MKK) ve kamu bankaları (Ziraat, Vakıfbank, Halkbank) %9 payla ortaklar arasında yer alıyor. ​Faaliyete geçişinden bu yana ELÜS (Elektronik Ürün Senedi) Piyasasında toplam işlem hacmi 475 milyar TL'ye, işlem miktarı ise 64,5 milyon tona ulaştı. Hacimde en büyük payı sırasıyla buğday, mısır, arpa ve ayçiçeği alıyor. Türkiye genelinde 289 lisanslı depo işletmesi, 54 ilde 383 farklı lokasyonda 15,2 milyon ton saklama kapasitesiyle hizmet veriyor. Bu kapasite, son 5 yıllık ortalama hububat rekoltesinin (37,2 milyon ton) yaklaşık %41'ine denk geliyor. ​2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı ve Kadın Üreticilerin Güçlendirilmesi ​Toplantının ana gündem maddelerinden biri olan 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı, kadın üreticilerin tarımsal üretimdeki kritik rolünü bir kez daha gözler önüne serdi. TÜRİB Genel Müdürü Ali Kırali, kadın çiftçilerin üretimin, kırsal kalkınmanın ve gıda arz güvenliğinin temel aktörleri olduğunu vurguladı. Kadın üreticilerin lisanslı depoculuk sistemi, ELÜS Piyasası ve şeffaf fiyat oluşum imkanlarından daha etkin yararlanması hedefleniyor. Toplantıda FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Temsilcisi Işılay Reis Yorgun ve Tarım Orman Gençlik Konseyi Ordu Temsilcisi Hayriyenur Kırman da kadın ve genç çiftçilerin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulundu. ​Yeni Nesil Teknolojiler ve Stratejik Projeler ​TÜRİB, yerli ve milli kaynaklarla geliştirdiği altyapı projeleriyle tarım emtia piyasalarını dönüştürmeye devam ediyor: TÜRİS (TÜRİB İşlem Sistemi): Tamamen özkaynaklarla geliştirilen ve 13 Ocak 2025'te devreye alınan yeni sistem; Ürün Piyasası Aracı Kurumlarının (ÜPAK) entegrasyonunu sağlayarak yatırımcı tabanını genişletti. Kayıtlı yatırımcı sayısı 310 bini aşarken, günlük ortalama işlem hacmi 2026 yılı Temmuz sonu itibarıyla 720 milyon TL'ye yükseldi. ​ATİP (Algoritmik Takip ve İzleme Platformu): Yapay zeka destekli gözetim sistemi, IDC 2026 Zirvesi'nde "Yapay Zekada İnovasyonun Sesleri" kategorisinde ödüle layık görüldü. Gelecek Hedefleri (2026 IV. Çeyrek): TÜRİB, 2026 yılının son çeyreğinde Vadeli İşlem Piyasası, TÜRİB Uluslararası Ürün Piyasası (antrepolardaki ürünler için), Teverruk Piyasası (katılım finansı için) ve LİDBİS (Lisanslı Depo Bilgi Sistemi) projelerini hayata geçirmeyi hedeflemektedir. Ayrıca TOBB ve TÜRİB ortaklığıyla kurulan Lisanslı Depoculuk Denetim A.Ş. ile denetim mekanizmaları en üst seviyeye taşınmıştır.

Hasat İzleme Sistemi İle Tarladaki Her Hareket Kayıt Altında Haber

Hasat İzleme Sistemi İle Tarladaki Her Hareket Kayıt Altında

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, makineli hasatta izlenebilirliği artırmak amacıyla "Hasat İzleme Sistemi" projesini hayata geçirdi. Sistem sayesinde biçerdöverlerin hızından ürün nemine, operatör bilgisinden bakımlara kadar her veri anlık takip edilecek. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürü Sayın Dr. Osman Yıldız'ın başkanlığında, makineli hasatta izlenebilirliğin sağlanması amacıyla Hasat İzleme Sistemi toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, Türkiye genelindeki tüm hasat makinelerinin merkezi bir veri tabanında toplanmasını hedefleyen yazılım ve donanım altyapısı kapsamlı şekilde ele alındı. Tarladaki Her Hareket Mercek Altında Sistemin saha uygulamaları kapsamında geliştirilen özel donanımlar, pilot çalışma olarak 37 adet biçerdöver üzerine monte edildi ve 1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla aktif olarak kullanılmaya başlandı. Hasat süresince biçerdöverlerden elde edilen; Konum ve harita bilgisi, Hasat hızı ve çalışma saati, Operatör kimlik bilgileri, Ürün nemi ve sıcaklık verileri anlık olarak merkeze aktarılarak değerlendirildi. Böylece tarımsal hasat faaliyetlerinin dijital ortamda canlı olarak izlenmesine yönelik stratejik bir adım atıldı. Sadece Konum Değil, Operatörden Bakıma Kadar Tam Kontrol Saha testlerinden elde edilen sonuçlar, sistemin yalnızca hasat sürecini değil; iş güvenliği ve makine parkı yönetimini de üst seviyeye çıkardığını gösterdi. Sistem sayesinde G sınıfı sürücü ve operatör belgesi kontrolleri dijital olarak yapılabiliyor. Ayrıca biçerdöverlerin tescil belgesi, plakası, markası, modeli, yaşı ve periyodik bakım geçmişi hem anlık hem de geçmişe dönük olarak tek ekrandan sorgulanabiliyor. Dijital İzlenebilirlik İle Verimli Hasat ve Etkin Denetim Hasat İzleme Sistemi'nin yaygınlaştırılmasıyla birlikte; hasat süreçlerindeki kayıp-kaçağın en aza indirilmesi, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve karar alma süreçlerinin veri odaklı yürütülmesi hedefleniyor. Proje, Türkiye'nin tarımsal üretimde dijital dönüşüm hedeflerine önemli bir katkı sunacak.

Eskişehir’de Arpa Hasadında Yüzler Gülüyor Haber

Eskişehir’de Arpa Hasadında Yüzler Gülüyor

Eskişehir genelinde 935 bin dekar alanda arpa hasadı tüm hızıyla devam ediyor. Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından tescil edilen yerli çeşitlerin demonstrasyon çalışmalarında elde edilen 470 kilogramlık dekar başı verim, bölge üreticisi için umut verici bir tablo çiziyor. ​Eskişehir tarımında hasat sezonunun en hareketli günleri yaşanıyor. İl genelinde geniş bir alana yayılan arpa hasadı, teknik ekiplerin gözetiminde ve üreticilerin yoğun katılımıyla sürdürülüyor. ​Yerli Çeşitlerle Yüksek Verim Hedefi ​Hasat çalışmaları kapsamında, Eskişehir Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından geliştirilen ve tescillenen "Ünver" ve "Sabribey" arpa çeşitleri, Tepebaşı ilçesi Çukurhisar Mahallesi’nde kurulan demonstrasyon parsellerinde dikkat çekti. ​9 Temmuz tarihinde gerçekleştirilen hasat işlemleri sonrasında yapılan ölçümlerde, kıraç koşullarda dahi dekarda ortalama 470 kilogram verim elde edildi. Bu sonuçlar, bölge iklimine tam uyumlu, dayanıklı ve yüksek verimli yerli çeşitlerin yaygınlaştırılması noktasında büyük bir başarıya işaret ediyor. ​İl Müdürlüğünden Hasat Sezonunda Denetim Seferberliği ​Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, hububat sezonunun üretici adına en verimli şekilde tamamlanması için saha çalışmalarını titizlikle yürütüyor. Teknik ekipler, ürün kayıplarının önüne geçmek amacıyla sahada şu çalışmaları gerçekleştiriyor: ​Biçerdöver Dane Kayıp Denetimleri: Hasat esnasında yaşanabilecek ürün kayıplarını minimuma indirmek. ​Hasat Kontrolleri: Biçerdöverlerin teknik standartlara uygunluğunu denetlemek. ​Teknik Bilgilendirme: Üreticilere hasat süreci ve sonrası için gerekli tarımsal rehberlik hizmeti sunmak. ​Bölge Tarımı İçin Yeni Bir Dönem ​Elde edilen verim değerlerinin Eskişehirli üreticiler için moral kaynağı olduğunu belirten yetkililer, yerli tohum kullanımının yaygınlaşmasının bölge ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını vurguluyor. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün koordinasyonundaki bu çalışmalar, modern tarım teknikleri ile yerli üretimi birleştirerek çiftçinin emeğini korumayı hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.