Hava Durumu

#Denetim

Kırsal Haber - Denetim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Denetim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Buca Balık Halinde 45 Kilogram Su Ürünü Ele Geçirildi Haber

Buca Balık Halinde 45 Kilogram Su Ürünü Ele Geçirildi

İzmir Buca Balık Hali’nde gerçekleştirilen su ürünleri denetimlerinde, avlanması yasak orfoz, zıpkınla avlanarak satışa sunulan balıklar ve av yasağı dönemindeki ahtapotlar olmak üzere toplam 45 kilogram su ürününe el konuldu. İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü su ürünleri kontrol ekipleri, Buca Balık Hali’nde su ürünlerinin satışına ve nakil araçlarına yönelik denetim gerçekleştirdi. Kontrollerde, tarımsal üretim planlaması kapsamında hamsi ve istavrit başta olmak üzere çeşitli balık türleri incelendi. Denetimlerde 45 Kilogram Su Ürünü Ele Geçirildi Buca Balık Hali’nde yapılan kontrollerde mevzuata aykırı şekilde satışa sunulan su ürünleri tespit edildi. Denetimler kapsamında; • 8 kilogram avlanması yasak orfoz, • 27 kilogram zıpkınla avlanarak satışa sunulan çeşitli balık türleri, • Av yasağı döneminde bulunan yaklaşık 10 kilogram ahtapot olmak üzere toplam 45 kilogram su ürününe el konuldu. Mevzuata Aykırı Satışa İdari Para Cezası Denetimlerde mevzuata aykırı satış yaptığı belirlenen ilgililer hakkında 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında idari para cezası uygulandı. İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, su ürünleri kaynaklarının korunması, tarımsal üretim planlamasının desteklenmesi ve sürdürülebilir balıkçılığın sağlanması amacıyla denetimlerin aralıksız sürdürüldüğünü bildirdi.

81 İlde Dev "Gıda Güvenliği-1" Operasyonu Haber

81 İlde Dev "Gıda Güvenliği-1" Operasyonu

​İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda, halk sağlığını doğrudan tehdit eden taklit ve tağşiş ürünlere karşı Türkiye genelinde kapsamlı bir adım atıldı. Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Güvenlik Daire Başkanlığı Fikri Mülkiyet Suçları Merkez Müdürlüğü ve Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü iş birliğiyle 81 ilde eş zamanlı olarak "Gıda Güvenliği-1" operasyonları gerçekleştirildi. ​Operasyonun Detayları ve Katılım Rakamları ​Ülke genelinde vatandaşların sofralarına gelen gıdaların güvenliğini artırmak amacıyla düzenlenen dev denetim zincirine çok sayıda personel katılım sağladı: ​Görev Alan Personel: İl Emniyet Müdürlükleri Güvenlik Şube Müdürlükleri ile Tarım ve Orman İl/İlçe Müdürlüklerinden toplam 3 bin 50 personel sahada görev aldı. ​Denetlenen Adres: Türkiye genelinde tam bin 908 adreste eş zamanlı olarak kapsamlı kontroller yapıldı. ​Ele Geçirilen Malzemeler ve Kesilen Cezalar ​Titizlikle yürütülen arama ve denetimler sonucunda, piyasa değeri yaklaşık 61 milyon TL olan çok sayıda uygunsuz ürün ve ekipman yakalandı. ​Ürün Çeşitleri: Piyasaya sürülmek istenen sahte, taklit ve tağşiş edilmiş gıdalar, içecekler, takviye edici gıdalar ile üretimde kullanılan maddeler ele geçirildi. ​Ekipmanlar: Üretim, dolum, etiketleme ve ambalajlama süreçlerinde kullanılan çok sayıda materyale el konuldu. ​Yasal İşlemler: Operasyonlar neticesinde 73 şüpheli şahıs hakkında adli işlem başlatıldı. Ayrıca mevzuata aykırı faaliyet gösterdiği tespit edilen işletmelere toplam 12 milyon 120 bin 200 TL idari para cezası kesildi. ​Kurumlardan Teşekkür Mesajı ​Halk sağlığını hiçe sayan merdiven altı üretimle mücadelenin kararlılıkla süreceği vurgulanırken; bu büyük başarıya imza atan Kahraman Polislerimize, Güvenlik Daire Başkanlığına, Fikri Mülkiyet Suçları Merkez Müdürlüğüne ve Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü ekiplerine teşekkür edildi.

Manyas’ın İki Coğrafi İşaretli Ürününde Kalite Korunuyor Haber

Manyas’ın İki Coğrafi İşaretli Ürününde Kalite Korunuyor

Bandırma Ticaret Odası’nın tescil sahibi olduğu Manyas Kazak Fasulyesi ve Çakıl Kestanesi için 2026 yılı coğrafi işaret denetimleri tamamlandı. Üretim ve hasat alanlarında yapılan kontrollerin ardından şartları karşılayan üretici ve pazarlama firmalarına sertifikaları törenle verildi. Üretim alanları yerinde incelendi Balıkesir’in önemli tarımsal ve kültürel değerleri arasında yer alan Manyas Kazak Fasulyesi ve Çakıl Kestanesi’nin coğrafi işaret kapsamında belirlenen üretim standartlarının korunması amacıyla 2026 yılı denetim süreci gerçekleştirildi. Denetimlerde üreticilerin imalat ve hasat alanları yerinde incelenirken, ürünlerin tescil belgelerinde belirtilen üretim metotlarına, kalıtsal özelliklerine ve teknik kriterlere uygunluğu kontrol edildi. Denetimler, Özener Patent yetkilisi ve coğrafi işaretli ürünlerin süreç danışmanı Huriye Özener’in koordinasyonunda; Bandırma Ticaret Odası Genel Sekreter Yardımcısı Tuğçe Dayıoğlu ve denetim ekibinin katılımıyla gerçekleştirildi. Üreticilere sertifikaları verildi Denetim sürecini başarıyla tamamlayan üretici ve pazarlama firmalarının sertifikaları, Bandırma Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Bahadır Çolak tarafından düzenlenen törenle takdim edildi. Törende konuşan Bahadır Çolak, coğrafi işaretlerin yalnızca bir tescil belgesi olmadığını belirterek, ürünlerin geleceğe taşınmasında üreticilerin emeğinin önemine dikkat çekti. Çolak, kurumların coğrafi işaretli ürünleri tescil etme, tanıtma ve denetleme görevlerini yerine getirdiğini, ancak bu değerlerin korunarak gelecek nesillere aktarılmasında üreticilerin emeğinin belirleyici olduğunu ifade etti. Coğrafi işaretli ürünlerde kalite korunuyor Manyas Kazak Fasulyesi ve Çakıl Kestanesi için gerçekleştirilen denetimler, ürünlerin özgün niteliklerinin ve üretim standartlarının korunmasını amaçlıyor. Coğrafi işaret kapsamında yürütülen bu çalışmalar, yerel ürünlerin niteliğinin korunmasının yanı sıra üreticilerin emeğinin ekonomik değerinin artırılması açısından da önem taşıyor. Bandırma Ticaret Odası, sahip olduğu coğrafi işaretlerle bölgenin özgün tarımsal ürünlerinin korunması, tanıtılması ve ekonomik değerinin artırılmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. 2026 yılı denetim sürecinin tamamlanmasıyla Manyas Kazak Fasulyesi ve Çakıl Kestanesi’nin üretim standartlarının korunması ve bu ürünlerin gelecek nesillere aktarılması adına bir aşama daha geride bırakıldı. Törenin sonunda, denetim sürecine katkıları nedeniyle danışman Huriye Özener’e Bahadır Çolak tarafından günün anısına hediye takdim edildi ve toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.

TÜRİB Genel Müdürü Kırali: “Türkiye’yi Tarım Ticaretinde Stratejik Bir Köprü Yapacağız” Haber

TÜRİB Genel Müdürü Kırali: “Türkiye’yi Tarım Ticaretinde Stratejik Bir Köprü Yapacağız”

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Genel Müdürü Ali Kırali, Taşkent/Özbekistan’da gerçekleştirilen IAOM Eurasia Conference & Exhibition 2026 kapsamında 29 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen “The Trade, Logistics and Regional Connectivity” başlıklı oturumda, TÜRİB’in mevcut piyasa yapısını, lisanslı depoculuk ekosisteminin ulaştığı büyüklüğü ve önümüzdeki dönemde devreye alınması planlanan yeni piyasa projelerini anlattı. Kırali, lisanslı depoculuk, elektronik ürün senetleri, dijital işlem altyapısı TÜRİS, uluslararası ürün ticareti ve vadeli işlemleri bütüncül bir yapı içinde geliştirerek Türkiye’nin bölgesel tarım ticaretindeki konumunu güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Konferans paralelinde Özbekistan Emtia Borsası (UZEX) Başkanı Sayın Kayumov Asadulla Urolovich ziyaret edilerek TÜRİB-UZEX İş Birliği Anlaşması 28 Eylül 2026 tarihinde imzalandı. TÜRİB Ekosistemi Genişliyor Türkiye’de lisanslı depoculuk altyapısının son yıllarda hızlı bir gelişim gösterdiğini vurgulayan Kırali, Temmuz 2019’da yaklaşık 4 milyon ton olan depolama kapasitesinin Eylül 2026 itibarıyla 15 milyon 238 bin tona yükseldiğini belirtti. Mevcut kapasite, Türkiye’nin son beş yıllık 37,2 milyon tonluk ortalama hububat üretiminin yaklaşık yüzde 41’inin lisanslı depolarda saklanabilmesine imkân sağlıyor. Kırali, Eylül 2026 itibarıyla sistemde 294 lisanslı depo işletmesinin 385 lokasyonda faaliyet gösterdiğini belirtti. Bunun yanında, 7 Ürün Piyasası Aracı Kurumu, 12 takas ve saklama hizmeti veren kuruluş ve 108 aracı kurum acentesi ticaret borsası TÜRİB ekosisteminde yer alıyor. TÜRİB ELÜS Piyasası’nda 26 Temmuz 2019 ile 25 Eylül 2026 tarihleri arasında toplam 560 milyar TL (21 milyar ABD doları) işlem hacmine ve 70 milyon ton işlem miktarına ulaşıldı. Ürün bazında işlem hacminin yüzde 60’ını buğday, yüzde 28’ini mısır, yüzde 8’ini arpa, yüzde 2’sini ayçiçeği ve yüzde 2’sini diğer ürünler oluşturdu. Uluslararası Ürün Piyasası ile Antrepo Bazlı Yeni Ticaret Modeli TÜRİB’in stratejik projelerinden biri olan Uluslararası Ürün Piyasası ile Türkiye’deki gümrüklü antrepolarda bulunan tarım ürünlerinin TÜRİB’in geliştirdiği dijital bir platform üzerinden alınıp satılması hedefleniyor. Ürünlerin menşei, antrepo bölgesi, hasat yılı ve analiz belgeleriyle birlikte işlem görmesi; işlemlerin ABD doları ve avro cinsinden gerçekleştirilebilmesi planlanıyor. Kırali, yeni piyasanın ithalatçıları, ihracatçıları ve antrepoları şeffaf ve kurallara dayalı dijital bir ticaret ortamında buluşturacağını söyledi. TÜRİS İşlem Platformu ile Güçlü Dijital Altyapı Kırali, tarım emtia piyasasının büyümesinin TÜRİB’in iç kaynakları ile geliştirdiği TÜRİB İşlem Platformu TÜRİS ile desteklendiğini ifade etti. TÜRİS; piyasa tasarımı, işlem istasyonu, piyasa yönetimi, gözetim, piyasa bilgisi ve endeks hesaplama, veri ambarı ve raporlama gibi iç uygulamaları; işlem terminalleri, FIX mesajlaşma altyapısı, piyasa verisi dağıtımı ve üçüncü taraf uygulama arayüzleri ile bütünleştiriyor. TÜRİS, FIX protokolü üzerinden uluslararası işlem terminalleri ve veri dağıtıcılarıyla uyumlu çalışabiliyor. Lisanslı Depoculukta Denetim ve Dijital Gözetim Güçleniyor Piyasa güveninin güçlendirilmesi amacıyla lisanslı depoculuk alanındaki denetim ve gözetim altyapısının da geliştirildiğini belirten Kırali, TOBB ve TÜRİB’in sermaye katılımıyla Lisanslı Depoculuk Denetim Şirketi’nin (LDD A.Ş.) kurulduğunu ifade etti. Ayrıca TÜRİB AR-Ge Merkezi tarafından geliştirilen Lisanslı Depoculuk Bilgi Sistemi – LİDBİS ile lisanslı depoların izleme ve denetim kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Kırali, dijital altyapının depolama otomasyonu, lojistik görünürlük, ürün kalitesi ve piyasa likiditesini birbirine bağlayan güven katmanı niteliğinde olduğunu vurguladı. Vadeli İşlem Piyasası Tarım Değer Zincirinde Risk Yönetimini Güçlendirecek TÜRİB’in bir diğer önemli projesi olan Vadeli İşlem Piyasası, depolanan tarım ürünlerinin korunma (hedge) ve fiyat keşfi araçlarına dönüştürülmesini amaçlıyor. İlk aşamada vadeli işlem sözleşmelerinin dayanak varlıkları olarak; Buğday Ekmeklik ELÜS, Mısır ELÜS ile TÜRİB Ekmeklik Buğday ve Mısır Endeksleri öngörülüyor. ELÜS dayanaklı vadeli işlem sözleşmelerinde fiziki teslimat, endeks dayanaklı sözleşmelerde ise nakdi uzlaşma uygulanması planlanıyor. Takas ve teminat işlemlerinin Takasbank tarafından merkezi takas, günlük değerleme, teminat tamamlama çağrıları ve garanti fonu mekanizması üzerinden yürütülmesi planlanıyor. Kırali, vadeli işlemlerin ileriye dönük fiyat oluşumu ile tarım değer zincirinde hem risk yönetimini hem de fiyat keşfini güçlendireceğini ifade etti. “Türkiye’nin bölgesel köprü rolünü güçlendireceğiz” Kırali, TÜRİB’in gelecek dönem vizyonunu şu sözlerle özetledi: “Lisanslı depoculuk altyapımızı, dijital işlem sistemlerimizi, uluslararası ürün ticaretini ve vadeli piyasaları birlikte geliştirerek Türkiye’nin tarım ticaretinde güvenilir, şeffaf ve etkin bir bölgesel köprü olarak konumunu güçlendirmeyi hedefliyoruz.” TÜRİB ile UZEX Arasında İş Birliği IAOM Eurasia Conference & Exhibition 2026 paralelinde 28 Eylül 2026 tarihinde TÜRİB ile Özbekistan Emtia Borsası (UZEX) arasında Mutabakat Zaptı imzalandı. Anlaşma; bilgi paylaşımı, personel eğitimi ile yeni ürün ve platformların geliştirilmesi başta olmak üzere iki borsa arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesini amaçlıyor. Kırali, "İmzaladığımız bu anlaşma; TÜRİB ve UZEX arasında, tarım emtiası üzerine spot ve vadeli işlemlere yönelik inovasyon ve büyüme için iş birliğinin temelini oluşturmaktadır. Bu anlaşmanın, borsalarımızın operasyonel kabiliyetlerini güçlendirmenin yanı sıra, her iki ülkenin finansal piyasalarına da önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum" dedi.

Gürer: "Türkiye’nin Tarımsal İhracat İtibarı Korunmalı" Haber

Gürer: "Türkiye’nin Tarımsal İhracat İtibarı Korunmalı"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye menşeli ürünlere ilişkin Avrupa Birliği RASFF bildirimlerini değerlendirdi. Gürer, 2026 yılının henüz tamamlanmamış olmasına rağmen özellikle okratoksin A bildirimlerinin 2025 yılının tamamındaki sayıyı geçtiğine dikkat çekerek, “Bu tablo yalnızca ihracat sorunu değildir. Gıda güvenliği, üretim, kurutma, depolama ve denetim zincirinin tamamının önemle ele alınması gerektiğini gösteriyor. Sıcak, nemli havalarda yanlış depolama ile ortaya çıkan küflerin iadede de önemli bir yer tutması dikkat çekici. Gönderilen ürün laboratuvar incelemesine tabi. Ülkeden çıkmadan yapılan kontrollerde laboratuvarlarda bu sorunlar neden saptanamıyor?” dedi. Türkiye menşeli gıda ürünlerinin Avrupa Birliği ülkelerindeki sınır kontrollerinde karşılaştığı uygunsuzlukların sorun olmaya devam ettiğini belirten CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye menşeli ürünlere ilişkin RASFF kayıtlarının 2025 ve 2026 verilerini karşılaştırdı. Gürer, özellikle okratoksin A, aflatoksin ve pestisit kalıntılarındaki bildirimlerin dikkat çekici boyutta olduğunu belirtti. Gürer, incelenen verilere göre 2025 yılında Türkiye menşeli ürünlerle ilgili 486 bildirim bulunduğunu, 2026 yılının ise 11 Eylül'e kadar olan bölümünde 326 bildirimin kayıtlara geçtiğini ifade etti. Gürer, 2026 verilerinin henüz yılın tamamını kapsamadığını vurgulayarak, “2026'nın yaklaşık 9 aylık verisiyle 2025'in 12 aylık verisini karşılaştırırken dönem farkını dikkate almak gerekiyor. Ancak bazı kalemlerde ortaya çıkan artış doğru irdelenmeli.” dedi. EN ÇARPICI ARTIŞ OKRATOKSİN A’DA CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının tamamında AB ülkelerinden Türkiye menşeli ürünler için 132 okratoksin A bildirimi yapılırken, 2026'nın 11 Eylül'üne kadar bu sayının 136'ya yükseldiğini belirtti. Gürer, “2026 yılı henüz tamamlanmadan okratoksin A bildirimleri, 2025 yılının tamamındaki sayıyı geride bırakmış durumda. Bazı kuru ve işlenmiş ürünlerde tekrar eden bildirimler görüyoruz. Bu durum, ürünün tarladan çıkmasından sonraki süreçlerin de en az üretim kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.” dedi. Gürer, okratoksin gibi mikotoksinlerin uygun olmayan kurutma, nem, depolama ve saklama koşullarında oluşabileceğine dikkat çekerek, “Sorunu yalnızca kullanılan tarım zehiri üzerinden değerlendirmek yetmiyor. Hasat sonrası süreç, ürünün kurutulması, depolanması, taşınması ve ihracat öncesi kontrolü de bütüncül biçimde ele alınmalıdır. Sorun çok boyutludur. Özellikle ihraç edilen ürünlerde oluşan sorun dış pazar için de olumsuzluğa neden olmadan önlemler artırılmalıdır. Çıkış kontrollerinde kurallar yeniden düzenlenmelidir. Yurt dışına gönderilen ürün, yurt içi tüketimde benzer sorunlarla karşılaşılıyor mu? Bu durumda ayrıca sorgulanması gereken bir durumdur.” dedi. PESTİSİT KALINTILARI SORUNLARDAN BİRİ CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılında 106, 2026'nın 11 Eylül'üne kadar ise 74 pestisit bildirimi bulunduğunu söyledi. Gürer, “Pestisit bildirimleri özellikle taze meyve ve sebzelerde yoğunlaşıyor. Acetamiprid, formetanate, prochloraz, indoxacarb, imazalil ve fosthiazate gibi farklı etken maddeler nedeniyle bildirimler yapılmış durumda. Bu, ihracat öncesi kalıntı kontrolünün ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.” dedi. 2026 yılı kayıtlarında özellikle acetamiprid 17, formetanate 12, prochloraz 11, indoxacarb 10 ve imazalil 8 bildirimle öne çıktığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Avrupa ülkelerine giden ürünlerde farklı pestisit etken maddelerinin limitlerin üzerinde tespit edildiğini belirtti. Bir üründe izin verilen limitin çok üzerinde kalıntı tespit edilmesi, yalnızca ihracatçının değil, üretim zincirinin tamamının sorgulanmasını gerektirir. RASFF'ın 2026 Mayıs kayıtlarında Türkiye menşeli farklı ürünlerde farklı pestisit kalıntıları nedeniyle sınır reddi bildirimleri yer alıyor.” dedi. SINIRDA REDDEDİLEN ÜRÜN, İHRACAT ÖNCESİNDE TESPİT EDİLMELİDİR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gıda güvenliği denetiminin sınır kapılarına bırakılmaması gerektiğini ifade ederek, “Bir ürün Avrupa sınırına kadar gidip orada uygunsuzluğu nedeniyle reddediliyorsa, burada ihracat öncesi kontrol sistemini sorgulamak gerekir. Ürünün sınırdan dönmesini beklemek değil, uygunsuzluğu depoda veya ihracat öncesinde tespit etmektir.” şeklinde konuştu. SİLDENAFİL BİLDİRİMLERİ DE AYRICA ARAŞTIRILMALI Gürer, tarımsal ürünlerdeki pestisit ve mikotoksin sorunlarının yanında, gıda takviyelerinde tespit edilen yetkisiz maddelere de dikkat çekti. 2026 yılı kayıtlarında sildenafil nedeniyle 17 bildirim bulunmasının ayrıca incelenmesi gerektiğini belirten Gürer, “Bu konu pestisit ya da mikotoksinden farklı bir başlık olmakla birlikte gıda güvenliği açısından önemlidir. Gıda takviyesi adı altında piyasaya sunulan ürünlerde ilaç etken maddesi bulunması kabul edilemez.” dedi. TÜRKİYE'NİN TARIMSAL İHRACAT İTİBARI KORUNMALI Ömer Fethi Gürer, “Türkiye tarım ülkesi. Ürünlerimizin Avrupa pazarında güvenilirliği bizim için son derece önemli. Bu bağlamda yurt dışı pazarının korunması çok önemli, aynı şekilde ülke pazarı da bu bağlamda düzenli denetim ve kontrol altında tutulmalıdır. Marketlerin bazıları denetim yaptığını duyuruyor. Bu denetim market ve hal, her alanda, satış noktalarında sağlanmalı. Özellikle kullanım noktalarında bilinçli tarım zehiri kullanımı sağlanmalı. Mevcut koşullarda tarım zehiri kullanmadan üretim olamıyor. O bağlamda en az zararlı olan ve kullanım miktarı ile beklenen faydayı sağlayan ilaçlar önceliklenmelidir.” dedi. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, ülkemizden ihraç edilen gıda ürünleri için AB ülkelerinin iadelerde bulunduğunu belirterek, “Ülkemiz aynı zamanda ciddi bir gıda ithalatçısı ülke. Ülkemize gelen gıda ürünleri de AB'nin farklı ülkelerine gönderildiğinde iade ile karşılaşabiliyor. Ülkemize gelen her gıda ürünü sorunsuz mu? Ülkemizde GDO'lu gıda yasak. Acaba ithal ürünler bu yönden de irdeleniyor mu? Bu bağlamda pestisit, aflatoksin gibi ithal ürün incelemeleri ile iade ettiğimiz ürün var mı? AB dışı gönderilen ürünlerde iade var mı? Bu konular da ayrıca gündeme alınmalıdır.” dedi.

Eskişehir Esnafından Vali Yılmaz’a Ziyaret: Kayıt Dışı Gıda Satışına Sıkı Markaj Haber

Eskişehir Esnafından Vali Yılmaz’a Ziyaret: Kayıt Dışı Gıda Satışına Sıkı Markaj

Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası (ESLOK) Başkanı Murat Arnik ve yönetim kurulu üyeleri, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’ı ziyaret etti. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette; kayıt dışı ekonomiyle mücadele, akşam saatlerinde yoğunlaşan ruhsatsız ve denetimsiz seyyar gıda satışlarının önlenmesi, halk sağlığının korunması, haksız rekabetin sona erdirilmesi ve denetim birimleri arasında güçlü bir koordinasyon mekanizması kurulması ele alındı. Şehir dışından gelen geçici ticari organizasyonlara alan tahsis edilmesi ve Eskişehir Yerel Esnaf Fuarı projesi de görüşmenin gündeminde yer aldı. ESLOK BAŞKANI MURAT ARNİK: “5 BİN İŞLETMENİN VE 65 BİN SEKTÖR ÇALIŞANININ SESİNİ VALİMİZE İLETTİK” Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, yaklaşık 5 bin yiyecek-içecek işletmesi ile sektörden geçimini sağlayan yaklaşık 65 bin çalışanın beklentilerini, sahadaki sorunları ve çözüm önerilerini Vali Dr. Erdinç Yılmaz’a ayrıntılarıyla aktardıklarını belirtti. Murat Arnik, “Ruhsatını alan, vergisini ödeyen, çalışanının sigorta primini yatıran, hijyen ve gıda güvenliği kurallarına uyan esnafımız; kayıt dışı ve denetimsiz faaliyetler karşısında yalnız bırakılamaz. Esnafımızın emeğini korumak; Eskişehir’in ekonomisini, istihdamını ve vatandaşımızın güvenilir gıdaya ulaşma hakkını korumaktır.” dedi. MURAT ARNİK: “SAYIN VALİMİZİN ÇÖZÜM ODAKLI YAKLAŞIMI ESNAF TEŞKİLATIMIZA GÜVEN VERDİ” Arnik, “Sayın Valimizin samimi, mütevazı, çözüm odaklı ve kurumlar arası iş birliğini esas alan yaklaşımı bizlere güven vermiştir. Ruhsatlı esnafımızın haklarının ve halk sağlığının korunması yönünde ortaya koyduğu güçlü irade son derece kıymetlidir.” ifadelerini kullandı. ESLOK BAŞKANI MURAT ARNİK: “KAYIT DIŞILIK AKŞAM BAŞLIYORSA DEVLETİMİZİN DENETİMLERİDE AKŞAM YAPILMALIDIR” Kayıt dışılıkla mücadelenin tek bir kurumla sonuçlandırılamayacağını vurgulayan Murat Arnik; Valilik koordinasyonunda belediyelerin zabıta ve ruhsat birimleri, Eskişehir Defterdarlığına bağlı vergi dairesi birimleri, İl Sağlık Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Ticaret İl Müdürlüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ve meslek odaları arasında hızlı ve kesintisiz bilgi akışı kurulması gerektiğini belirtti. Murat Arnik, “Denetimler yalnızca ruhsat veya vergi kaydıyla sınırlı kalmamalıdır. Ürün kaynağı, fiş ve fatura düzeni, gıda işletmesi kayıt ve onay belgeleri, çalışanların sosyal güvenlik kayıtları, etiket bilgileri, muhafaza şartları, soğuk zincir, izlenebilirlik ve hijyen koşulları birlikte incelenmelidir. Bir kurumun tespit ettiği aykırılık diğer kurumlardan habersiz kalmamalı; işlem sonuçlanıncaya kadar ortak takip sürdürülmelidir.” dedi. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, “Emek, 71 Evler, Çamlıca, Gündoğdu, Vadişehir ve Çankaya mahalleleri başta olmak üzere, saat 17.00’den sonra yoğunlaşan ruhsatsız, seyyar, kayıp-kaçak ve denetimsiz satışların Sayın Valimizin öncülüğünde sona erdirilmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” dedi MURAT ARNİK: “YALNIZCA TUTANAK DEĞİL, CAYDIRICI VE ORTAK YAPTIRIM GEREKİYOR” Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, idari cezaların faaliyeti önlemeye yetmediği durumlarda kurumların eş zamanlı ve sonuç odaklı hareket etmesi gerektiğini söyledi. Arnik, “Tespit edilen kayıt dışı faaliyetler, şartları oluştuğunda vergi idaresince resen mükellefiyet ve vergilendirme yönünden işleme alınmalıdır. İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz, izinsiz veya mevzuata aykırı gıda satışlarına karşı mevzuatın öngördüğü en etkili ve caydırıcı yaptırımları gecikmeksizin uygulamalıdır. Belediyelerimiz de ruhsat, işgal ve seyyar satış hükümleri bakımından süreci sonuna kadar takip etmelidir. Amaç yalnızca ceza yazmak değil, aynı faaliyetin başka bir noktada yeniden kurulmasını önlemektir. Valilik öncülüğünde kurulacak güçlü koordinasyonla bu sorunun kısa sürede sona erdirilebileceğine inanıyoruz.” dedi. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, Mesai bitimini fırsata çeviren ve sosyal medya fenomenleri aracılığıyla reklam yaparak müşteri toplayan kayıt dışı yapıların görmezden gelinemeyeceğini kaydeden Murat Arnik, “Esnafımızın hakkını savunmak kadar vatandaşımızın sağlık hakkını korumak da vicdani ve kamusal sorumluluğumuzdur. Tağşiş ve hile içerdiği tespit edilen, insan sağlığını hiçe sayan satışların Ahilik kültürüyle ve esnaflıkla hiçbir ilgisi yoktur. Dürüst esnafımızın emeğine ve itibarına kimsenin gölge düşürmesine izin vermeyeceğiz.” diye konuştu. ESLOK BAŞKANI MURAT ARNİK: “ESKİŞEHİR ESNAFINDAN DAHA AYRICALIKLI HİÇBİR TİCARİ ORGANİZASYON OLAMAZ” Şehir dışından gelen bazı organizasyonların “yöresel ürün festivali”, “lezzet festivali” veya “konser” adı altında geçici satış alanlarına dönüştürülmesine de değinen Murat Arnik, kültürel etkinliklere karşı olmadıklarını; yerel esnafı dışlayan, denetimden uzak ve haksız rekabet oluşturan ticari yapılara itiraz ettiklerini söyledi. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, “Şehir dışından gelen bütün ticari organizasyonlar da yerel esnafımızdan istenen vergi, ruhsat, hijyen, gıda güvenliği, ürün kaynağı, alan kullanım izni ve tüketici hakları kurallarına eksiksiz biçimde tabi olmalıdır. Eskişehir esnafından daha ayrıcalıklı hiçbir ticari organizasyon olamaz.” dedi. MURAT ARNİK: “ESKİŞEHİR YEREL ESNAF FUARI ŞEHRİMİZİN ÜRETİM GÜCÜNÜ ÖNE ÇIKARACAKTIR” Murat Arnik, Eskişehir Yerel Esnaf Fuarı’nın Valilik öncülüğünde; Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği, meslek odaları, yerel yönetimler ve ilgili kamu kurumlarının iş birliğiyle düzenlenmesini önerdiklerini açıkladı. Arnik, “Eskişehir’in lokantacısı, kasabı, pastacısı, fırıncısı, üreticisi ve yöresel değerleri kendi şehrinde daha görünür hâle gelmelidir. Şehrimizin imkânları; burada istihdam sağlayan, vergi veren ve kazancını yine bu şehirde bırakan yerel esnafımızın gelişmesine katkı sunmalıdır.” dedi. ESLOK BAŞKANI MURAT ARNİK: “TESPİT EDECEĞİZ, BİLDİRECEĞİZ VE SONUÇ ALINCAYA KADAR TAKİP EDECEĞİZ” Murat Arnik sözlerini şöyle tamamladı: “Esnafımızdan ve vatandaşlarımızdan gelen ihbarları, sahadaki tespitlerimizi ve çözüm önerilerimizi yetkili kurumlarımıza ulaştıracağız. Riskli bölgeleri kayıt altına alacak; tespit edecek, bildirecek ve sonuç alınıncaya kadar takip edeceğiz. Eskişehir Valimiz Sayın Dr. Erdinç Yılmaz’ın öncülüğünde, ilgili kurumlarımızın iş birliğiyle kayıt dışı ve denetimsiz faaliyetlere karşı kararlılıkla mücadele edeceğiz. Esnaf ve sanatkârımızın yanında olduğunu açıkça ortaya koyan Sayın Valimize; nazik kabulleri, samimi ilgileri ve çözüm odaklı yaklaşımları dolayısıyla yönetim kurulumuz ve üyelerimiz adına teşekkür ediyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.