Hava Durumu

#Deniz Çayırları

Kırsal Haber - Deniz Çayırları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deniz Çayırları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Deniz Çayırları Güçlendiriliyor Haber

Deniz Çayırları Güçlendiriliyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ve Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) iş birliği ile teknelerin koylara çapa atarak deniz çayırlarına zarar vermesini önleyecek Mapa-Şamandıra Yönetim Sistemleri Projesi hayata geçirildi. Teknelerin çapa atmak yerine deniz tabanına sabitlenmiş tonoz ve mapa sistemlerine güvenli şekilde bağlanmasını sağlayacak bu proje için Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’ndeki Göcek-Dalaman Koyları pilot bölge ilan edildi. Bu kapsamda Göcek’teki 17 koyda 896 deniz mapası, 876 tonoz kullanılarak 856 tekneye hizmet verebilecek mapa şamandıra sistemleri oluşturuldu. “AKDENİZ’E NEFES VEREN BİR YAŞAM ALANI; DENİZ ÇAYIRLARI” Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, deniz çayırlarının denizler için neden önemli olduğunu anlatan videolu bir paylaşım yaptı. Bakan Kurum mesajında, “Ormanlardan 10 kat daha fazla oksijen ürettiklerini biliyor muydunuz? Denizin altında sessizce çalışan, Akdeniz’e nefes veren bir yaşam alanı; Deniz çayırları… Ama tekne çapaları bu eşsiz ekosistemi yok ediyor. Göcek’te çapaların verdiği zararı durduruyor, Mapa-Şamandıra Sistemimiz ve restorasyon çalışmalarımızla deniz çayırlarını yeniden güçlendiriyoruz” ifadelerini kullandı. 1 METREKARELİK ALANDA GÜNDE 10 LİTRE OKSİJEN ÜRETEBİLİYORLAR Bakan Kurum’un paylaştığı görüntülerde deniz çayırlarının dünyadaki oksijenin yüzde 70’ini ürettiği, aynı metrekarede bir ormanla karşılaştırıldığında o ormanın 10 katı oksijen üreten bir deniz bitkisi olduğu anlatıldı. Latince adı Posidonia Çayırları olan bu bitkilerin sadece 1 metrekarelik bir alanda bile günde 10 litre oksijen üretebildiği vurgulandı. Halk arasında ‘deniz eriştesi’ olarak bilinen deniz çayırlarının kıyı çizgisini koruyup, erozyonun etkisini azalttığı aynı zamanda deniz canlılarına yuva ve üreme alanı da sağladığı ifade edildi. ÇAPALAR DENİZ ÇAYIRLARINI YERİNDEN SÖKÜYOR Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürü Hacı Abdullah Uçan, Göcek’te son 20 yılda tekne çapalarının deniz çayırlarında yüzde 80’lik bir azalmaya neden olduğuna dikkat çekti: Bir tekne çapasını denizin altına atarak tekneyi tutundurmaya çalışıyor. Bu arada denizin altındaki denizlerimizin oksijen kaynağı deniz çayırlarımızı ve balık yuvalarımızı istemsizce tahrip ediliyordu. Çapayı kaldırırken de oradaki deniz çayırı varlığını kaldırıyordu. Yüzde 80'lik bir azalma artık bu denizlerin oksijen kaynağını, temizlik kaynağını ortadan kaldıracaktı. BAKANLIK DENİZ ÇAYIRLARI İÇİN 2 BÜYÜK PROJE YÜRÜTÜYOR Bakanlığın deniz çayırlarını korumak için pilot bölge olarak Göcek koylarında Mapa-Şamandıra Sistemi’ni kurduğunu belirten Genel Müdür Uçan, Türkiye kıyılarındaki diğer koylar için de Deniz Çayırı Rehabilitasyon Projesi’ni yürüttüğünü anlattı. Uçan Mapa-Şamandıra Sistemiyle ilgili, “Hedefimiz 10 yıl içerisinde Türkiye'nin koylarında hiçbir teknenin çapa atmaması. Teknelerini koylara daha önce koyduğumuz ve balık yuvalarını da içeren tonozlarımızın üzerindeki şamandıralara bağlayarak tüm denizlerimizi koruma kalkanına kavuşturmak” diye konuştu. SAĞLIKLI ÇAYIRLAR TAHRİP OLAN BÖLGELERE NAKLEDİLİYOR Deniz Çayırı Rehabilitasyon Projesi kapsamında da Deniz Ticaret Odası ve Piri Reis Üniversitesi ile tüm Türkiye kıyılarını taradıklarını belirten Genel Müdür Uçan şu bilgileri verdi: Rehabilitasyon projemizle dünyada eşine çok rastlanmayan bir çalışma yürütüyoruz. Birkaç üniversiteyle deniz çayırı ekiyoruz. Sağlıklı deniz çayırlarının olduğu bölgeden deniz çayırlarını alarak plantasyon (nakil) yapıp deniz çayırlarının yıprandığı bölgelere bir tohum gibi ekiyoruz. O bölgede deniz çayırlarının yeşermesini sağlıyoruz.

Ege ve Akdeniz’de Biyoçeşitlilik İçin İş Birliği Haber

Ege ve Akdeniz’de Biyoçeşitlilik İçin İş Birliği

Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ile Akdeniz Koruma Vakfı arasında, Türkiye’nin Ege ve Akdeniz kıyılarında denizel biyoçeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir balıkçılığın desteklenmesi amacıyla iş birliği protokolü imzalandı. Ankara’da düzenlenen imza töreninde protokole, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz ile Akdeniz Koruma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Ali Kızılkaya imza attı. 5 Yıllık İş Birliği Çerçevesi Denizel ekosistemlerin korunmasına yönelik çalışmaları kapsayan protokol, 5 yıllık iş birliği çerçevesinde yürütülecek. İş birliği kapsamında Akdeniz keşiş foku ve kum köpek balığı izleme çalışmaları, deniz çayırları üzerine araştırmalar ve ortak deniz koruma faaliyetleri gerçekleştirilecek. Deniz Biyoçeşitliliğinin Korunması Hedefleniyor Protokol ile kamu kurumlarının koordinasyon gücü ve Akdeniz Koruma Vakfı’nın saha deneyiminin bir araya getirilmesi hedefleniyor. Ortak çalışmalar sayesinde Ege ve Akdeniz kıyılarındaki denizel canlıların ve yaşam alanlarının korunmasına yönelik bilimsel izleme ve koruma faaliyetlerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Sürdürülebilir balıkçılığın desteklenmesini de kapsayan iş birliğinin, Türkiye’nin denizel doğal kaynaklarının korunmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlaması bekleniyor.

Akdeniz Deniz Çayırları Risk Altında: Yüzyıl Sonuna Kadar Beşte Biri Yok Olabilir Haber

Akdeniz Deniz Çayırları Risk Altında: Yüzyıl Sonuna Kadar Beşte Biri Yok Olabilir

Nebraska Üniversitesi, Lincoln, Doğal Kaynaklar Okulu'nda doktora sonrası araştırmacı olarak çalışmalarını sürdüren Dr. Gültekin Yılmaz yaptığı araştırmada, Akdeniz’in en kritik ekosistemlerinden biri olan deniz çayırlarının iklim değişikliği ve insan kaynaklı baskılar nedeniyle büyük bir tehdit altında olduğunu ortaya koyuyor. Yapılan kapsamlı modellemeler ve iklim analizleri; yüzyıl sonuna kadar Akdeniz’deki deniz çayırı habitatlarının %20’sinin tamamen yok olma riski taşıdığını gösteriyor. Posidonia oceanica: Akdeniz’in Binlerce Yıllık Doğal Koruma Kalkanı Dr. Gültekin Yılmaz'ın derlediği verilere göre, Akdeniz’e özgü endemik bir tür olan Posidonia oceanica, kıyı ekosistemlerinin sürdürülebilirliği açısından hayati bir işlev üstleniyor. Genellikle güneş ışığının deniz tabanına ulaşabildiği ilk 45 metrelik derinlikte geniş alanlar kaplayan bu bitkiler, oldukça yavaş büyümelerine rağmen binlerce yıl boyunca aynı bölgede varlıklarını sürdürebiliyor. Erozyon Önleyici Bariyer: Deniz çayırları, yoğun yaprak örtüsüyle kıyıya ulaşan dalgaların enerjisini sönümlüyor ve su akıntılarını yavaşlatıyor. Derine uzanan güçlü kök sistemi ise deniz tabanındaki sedimenti sabitleyerek sığ kıyıların erozyona uğramasını ve kum kaybını engelliyor. Kumul Sistemlerin Korunması: Yapraklar döküldükten sonra dahi koruma işlevi devam ediyor. Sahillere vuran ölü bitki birikintileri, kıyıdaki kum taşınmasını önleyen doğal bir duvar görevi görüyor. Bu birikintilerin yalnızca estetik gerekçelerle plajlardan temizlenmesi, kıyıların fırtınalara ve yükselen deniz seviyesine karşı savunmasını zayıflatıyor. 2.500 Kilometrekarelik Kayıp ve "Karbon Bombası" Tehlikesi Ecological Informatics dergisinde yayımlanan iklim simülasyonlarına göre, Posidonia oceanica habitatlarının 2031-2050 yılları arasında %6 ila %12, yüzyılın sonuna kadar ise yaklaşık %20 oranında daralacağı öngörülüyor. Rodos Adası’nın yüzölçümüne denk gelen bu 2.500 kilometrekarelik kayıp, beraberinde zincirleme çevresel felaketleri getiriyor. Sıcaklık Eşikleri Aşılıyor: Akdeniz'de giderek sıklaşan ve şiddetlenen denizel sıcak hava dalgaları bu gerilemenin ana sebebi. Uzun süreli gözlemler; yıllık ortalama su sıcaklığının 20°C’yi, yaz aylarındaki tepe sıcaklığının ise 26,5°C’yi aştığı bölgelerde deniz çayırlarında kitlesel doku hasarı ve ölüm gerçekleştiğini gösteriyor. Mavi Karbon Depoları Tehlikede: Deniz çayırları, "mavi karbon" olarak adlandırılan süreçle atmosferdeki karbondioksiti absorbe edip kök ve gövde kalıntılarından oluşan "matte" adlı yoğun tabakada yüzyıllarca hapsedebiliyor. Karbon Salımı Riski: Çayırların tahrip olması durumunda, geçmiş yüzyıllar boyunca depolanan devasa organik karbon mikroorganizmalar tarafından parçalanarak yeniden karbondioksite dönüşecek. Bilim insanlarının "karbon bombası" olarak tanımladığı bu durum, küresel ısınmayı daha da hızlandıracak bir etki yaratabilir. Su Kalitesinde Düşüş: Deniz çayırlarının kaybı, karasal kaynaklı fazla azotu tutma kapasitesini yüzyıl sonuna kadar %20 azaltacak. Bu durum, kıyı sularında besin tuzu kirliliğine, toksik alg patlamalarına ve berraklık kaybına yol açacak. Yok Olmalarının Ekonomik Maliyeti: Yıllık 1 Milyar Euro Dr. Gültekin Yılmaz, deniz çayırlarının sağladığı ekosistem hizmetlerinin ekonomik boyutuna da dikkat çekiyor. İtalyan araştırmacıların verilerine göre, bu habitatların balıkçılık ve doğa temelli kıyı rekreasyonuna doğrudan ve dolaylı katkısı yıllık 116 milyon Euro olarak hesaplanıyor. Ancak deniz çayırlarının tamamen yok olması halinde, bu ekosistemlerin desteklediği daha geniş ekonomik ağ darbe alacak. Barbun (Mullus barbatus), mırmır (Lithognathus mormyrus) ve mercan (Pagellus) gibi ticari değeri yüksek birçok balık türünün yavrulama ve beslenme alanı bu çayırlardır. Habitat kaybıyla birlikte, balıkçılık ve kıyı turizmiyle doğrudan bağlantılı olan yıllık 912 milyon Euro’luk (yaklaşık 1 milyar Euro) ekonomik akış tamamen risk altına girecek. Yerel Adımlarla İklim Direncini Artırmak Mümkün Deniz çayırlarının üzerindeki felaket senaryolarını zayıflatmak için yerel düzeyde acil önlemler alınması gerekiyor. Sıcaklık artışlarının yanı sıra kirlilik, kıyı yapılaşması, kontrolsüz tekne çapaları, dip taramaları ve yoğun gemi trafiği gibi insan kaynaklı faktörler habitat tahribatını katlamaktadır. Dr. Yılmaz, yerel ölçekte uygulanabilecek çözüm adımlarını şu şekilde sıralıyor: Kıyı kentlerinde atıksu arıtma altyapılarının modernize edilmesi, Tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan besin tuzu ve kimyasal akıntıların denize ulaşmasının engellenmesi, Sürdürülebilir kıyı planlamalarının hayata geçirilmesi ve deniz çayırı yataklarında tekne demirlemenin kesin kurallarla sınırlandırılması. Kaynak: İklim Masası - www.iklimmasasi.com Kaynak: Selin Uğurtaş Kaynak: Dr. Gültekin Yılmaz

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.