Hava Durumu

#Dijitalleşme

Kırsal Haber - Dijitalleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijitalleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Su Ürünleri Sektörünün Kalbi İzmir’de Atacak Haber

Su Ürünleri Sektörünün Kalbi İzmir’de Atacak

Türkiye’nin tek su ürünleri fuarı Future Fish Eurasia Uluslararası Su Ürünleri İhracat ve İşleme, Akuakültür ve Balıkçılık Teknolojileri Fuarı, 24-26 Eylül 2026 tarihleri arasında İzmir’de sektör profesyonellerini bir araya getirecek. Future Fish Eurasia’nın 12. edisyonu, uluslararası yem konferansı AquaFeed Eurasia ile eş zamanlı olarak düzenlenecek. Avrasya Fuarcılık ve İngiliz medya organizasyon şirketi Perendale Publishers iş birliğiyle gerçekleştirilecek organizasyon, Türkiye’nin yanı sıra bölge su ürünleri ve akuakültür sektörünün önemli buluşmalarından biri olacak. Su ürünleri sektörü İzmir’de buluşacak Üç gün boyunca düzenlenecek fuarda su ürünleri ihracatı, işleme, akuakültür ve balıkçılık teknolojileri sektörün gündemindeki başlıklarla birlikte ele alınacak. Future Fish Eurasia ile AquaFeed Eurasia’nın eş zamanlı düzenlenmesiyle fuar ve konferansın uluslararası katılımının artırılması ve sektör temsilcileri arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor. 2026 yılının önemli akuakültür etkinlikleri arasında yer alması beklenen organizasyon kapsamında, Türk su ürünleri sektörünün uluslararası pazarlardaki gücünün ve potansiyelinin de öne çıkarılması amaçlanıyor. AquaFeed Eurasia’da yapay zeka ve sürdürülebilirlik gündemde Future Fish Eurasia ile eş zamanlı gerçekleştirilecek AquaFeed Eurasia Konferansı’nda balık yemi sektörünün geleceğinden sürdürülebilir üretime, yapay zekadan balık beslenmesine kadar birçok konu ele alınacak. Konferansın öne çıkan konu başlıkları arasında şunlar yer alıyor: Balık yemi sektörünün geleceği Yapay zeka çağı ve akıllı yazılımlar Çiftlik yönetimi Sürdürülebilirlik ve verimlilik Çevresel etkilerin ve atıkların azaltılması Çevre dostu teknolojiler Balık beslenmesi ve sağlığı Bağışıklığı destekleyen fonksiyonel katkı maddeleri Alternatif yem kaynakları Yem kalitesi ve güvenliği Yem teknolojileri Balık beslenmesinde yenilikçi çözümler Akuakültürün geleceği İzmir’de konuşulacak Su ürünleri yetiştiriciliğinde sürdürülebilirlik, verimlilik, dijitalleşme ve yeni yem teknolojileri sektörün geleceğini şekillendirirken, Future Fish Eurasia ve AquaFeed Eurasia bu başlıkların uluslararası ölçekte ele alınacağı önemli bir platform oluşturacak. 24-26 Eylül 2026 tarihlerinde İzmir’de gerçekleştirilecek organizasyonla birlikte akuakültür sektörünün temsilcileri, teknoloji sağlayıcıları, yem üreticileri, ihracatçılar ve sektör profesyonellerinin bir araya gelmesi bekleniyor.

KTO Başkanı Gülsoy: ''Derdimiz Şehrimizin Marka Değerini Yükseltmek'' Haber

KTO Başkanı Gülsoy: ''Derdimiz Şehrimizin Marka Değerini Yükseltmek''

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, yaklaşık 30 bin üyeyi temsil eden Akademik Odalar Birliği’ne bağlı meslek odalarının başkan ve yöneticilerini ağırladı. İstişare toplantısında şehrin geleceğine yönelik projeler, ortak hareket kültürü ve birlik-beraberlik mesajları öne çıktı. "Derdimiz Şehrimizin Marka Değerini Yükseltmek" Toplantının açılışında konuşan KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Akademik Odalar Birliği temsilcilerini ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Kayseri’nin kalkınma yolculuğunda Akademik Odalar Birliğimize bağlı meslek odalarımızın teknik birikimi ve ticaret erbabımızın tecrübesi birleştiğinde aşamayacağımız hiçbir engel yoktur. Bizim tek derdimiz; odalarımızın ve değerli başkanlarımızın güç birliğiyle şehrimizin marka değerini daha da yukarıya taşımaktır.” “Kayseri TEKMER ile Teknolojide ‘Kayseri Modeli’ Geliştiriyoruz” Oda faaliyetleri hakkında bilgi veren ve KOSGEB tarafından onaylanan KTO Kayseri TEKMER projesinde sona gelindiğini müjdeleyen Başkan Gülsoy, merkezin detaylarını şu sözlerle paylaştı: “Merkezimizin fiziki altyapısına yönelik tadilat çalışmaları artık tamamlanma aşamasına geldi. İnşallah çok kısa bir süre içerisinde Kayseri TEKMER’i faaliyete geçirerek gençlerimizin, girişimcilerimizin ve teknoloji odaklı işletmelerimizin hizmetine sunacağız. Merkezimiz, konferans salonu binamızdaki iki katta toplam 1.700 m²’lik alanda hizmet verecek. Kayseri TEKMER yalnızca bir çalışma alanı değil; fikrin projeye, projenin ürüne, ürünün yatırıma ve ticari başarıya dönüştüğü güçlü bir teknoloji ve girişimcilik merkezi olacak. Robotik, makine, elektrik-elektronik, yazılım, dijitalleşme ve yapay zekâ alanlarında yenilikçi fikirleri bulunan girişimcilerimiz için başvuru çağrılarına çok yakında çıkıyoruz. İşletmesini henüz kurmamış genç girişimcilerden teknoloji tabanlı ürününü büyütmek isteyen firmalara kadar geniş bir kitleye kapılarımızı açacağız. Teknoloji Merkezimizi özellikle Kayseri sanayisine hizmet verecek; yenilikçi ürün ve üretim yöntemleri ekseninde tasarladık. Sanayici ve yatırımcı üyelerimizle girişimcilerimizi bir araya getirecek aktif bir ekosistem kurarak teknoloji merkezleri arasında bir ‘Kayseri Modeli’ geliştiriyoruz. Girişimcilerimize yalnızca ofis değil; mentörlük, eğitim, teknik danışmanlık, prototipleme, yatırımcı buluşmaları ve finansmana erişim gibi çok yönlü destekler sunacağız.” Meslek Odası Başkanlarından Birlik Mesajı ve Destek Kayseri Akademik Odalar Birliği Başkanı Süleyman Varol da toplantıda birlik olarak yürütülen projeler ve çalışmalar hakkında bilgi verdi. Başkan Varol, “Kayseri, yüzyıllardır ticaretin, üretimin ve girişimciliğin önemli merkezlerinden biri olmuştur. Bu şehirde ticaret sadece ekonomik bir faaliyet değil; aynı zamanda nesilden nesile aktarılan güçlü bir kültür ve şehir geleneğidir. Bugün sahip olduğumuz ekonomik ve sosyal birikimin temelinde de bu anlayış, çalışkanlık ve ortak akıl bulunmaktadır. Bizler de farklı meslek disiplinlerini temsil eden odalar olarak Kayseri’nin bu güçlü geçmişinden aldığımız sorumlulukla şehrimizin geleceğine katkı sunmaya devam edeceğiz. Geçmişte olduğu gibi bundan sonra da Kayseri’mizin menfaatleri doğrultusunda birlik ve beraberlik içerisinde hareket edeceğimize inanıyoruz. Farklı görüşlerimiz, farklı meslek alanlarımız ve farklı sorumluluklarımız olabilir; ancak ortak paydamız Kayseri’dir. Şehrimizin ekonomisini, üretimini, istihdamını ve marka değerini daha ileriye taşımak için ortak akıl ve istişare anlayışıyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu vesileyle bizleri aynı masa etrafında buluşturan, birlik ve beraberliğimize katkı sunan Kayseri Ticaret Odası Başkanımız Sayın Ömer Gülsoy’un şahsında, kıymetli yönetimine ve KTO camiasına ev sahiplikleri ve misafirperverlikleri için teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.” dedi. Toplantıda söz alan meslek odası başkanları, Kayseri’nin gelişimi için iş birliği vurgusu yaparak çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini belirtiler. Başkanlar ayrıca KTO Başkanı Ömer Gülsoy’a desteklerini ifade ederek başarılı çalışmalarının devamını dilediler. İstişare toplantısı, heyetin günün anısına çektirdiği toplu fotoğraf ile sona erdi. Kayseri Akademik Odalar Birliği Bünyesindeki Meslek Odaları: Makina Mühendisleri Odası İnşaat Mühendisleri Odası Mimarlar Odası Elektrik Mühendisleri Odası Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Jeoloji Mühendisleri Odası Jeofizik Mühendisleri Odası Ziraat Mühendisleri Odası Çevre Mühendisleri Odası Kimya Mühendisleri Odası Maden Mühendisleri Odası Gıda Mühendisleri Odası Peyzaj Mimarları Odası Orman Mühendisleri Odası Yeminli Mali Müşavirler Odası Şehir Plancıları Odası Meteoroloji Mühendisleri Odası Kayseri Tabip Odası Kayseri Diş Hekimleri Odası Kayseri 12. Bölge Eczacı Odası Kayseri Veteriner Hekimleri Odası Kayseri Barosu Kayseri Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Kayseri Noter Odası

GTB Başkanı Akıncı’dan OVP’ye Tarım ve Gıda Vurgusu Haber

GTB Başkanı Akıncı’dan OVP’ye Tarım ve Gıda Vurgusu

Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a (OVP) ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, tarımsal üretim, gıda arz güvenliği, su kaynaklarının etkin kullanımı, verimlilik ve üretim planlamasına yönelik politikaların programda güçlü şekilde yer almasını önemli bulduklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 Dönemi OVP’nin Türkiye ekonomisinin üç yıllık yol haritasını ortaya koyduğunu ifade eden Akıncı, programın ülkeye ve iş dünyasına hayırlı olmasını diledi. “Gıda fiyatlarında istikrar için üretim güçlendirilmeli” OVP’de enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarının yanı sıra üretim kapasitesi ile verimliliğin artırılmasına yönelik yaklaşımın önemine dikkat çeken Akıncı, tarım ve gıda sektörüne ilişkin hedeflerin ekonomik ve sosyal açıdan stratejik olduğunu söyledi. Gıda fiyatlarında kalıcı istikrarın güçlü ve sürdürülebilir bir üretim yapısıyla sağlanabileceğini belirten Akıncı, üretim planlamasının güçlendirilmesi, verimliliğin artırılması ve maliyet baskılarının azaltılmasının hem üreticiyi hem tüketiciyi destekleyeceğini ifade etti. “Suyu merkeze almadan tarımda sürdürülebilirlik sağlanamaz” İklim değişikliği, kuraklık ve su kaynakları üzerindeki baskının tarımsal üretimin geleceğini doğrudan etkilediğini vurgulayan Akıncı, su kaynaklarının verimli kullanılması, modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması ve üretim deseninin mevcut su varlığı dikkate alınarak planlanması gerektiğini kaydetti. Akıncı, sulama yatırımlarının artırılmasına yönelik yaklaşımın tarım sektörünün geleceği açısından değer taşıdığını belirterek, dijitalleşme, veri temelli tarım uygulamaları ve kaynak verimliliğinin de üretimde rekabet gücünü artıracağını söyledi. “Gaziantep üretim ve ihracat gücüyle katkı sunacak” Gaziantep’in tarımsal ürünleri sanayi ve ihracatla buluşturan güçlü bir altyapıya sahip olduğunu belirten Akıncı, OVP’nin üretim, verimlilik, ihracat ve katma değer odaklı yaklaşımının kent için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Akıncı, Gaziantep’in hububat, bakliyat, Antep fıstığı, bulgur, makarna ve un gibi alanlardaki üretim gücünün daha yüksek katma değere dönüştürülmesi ve yeni pazarlara taşınması gerektiğini söyledi. OVP hedeflerine ulaşılması için etkin uygulamaların yanı sıra kamu ve reel sektör arasındaki güçlü iş birliği ile istişarenin önemine dikkat çekti.

EBSO Başkan Adayı Mustafa Karabağlı'dan "Yeni Nesil Sanayicilik" Vizyonu Haber

EBSO Başkan Adayı Mustafa Karabağlı'dan "Yeni Nesil Sanayicilik" Vizyonu

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkan Adayı Mustafa Karabağlı, geleceğin sanayicisinin sadece fabrikasını değil; enerjisini, verisini, karbonunu, finansmanını ve teknolojisini yönetebilen, dünyadaki değişimi önceden okuyan bir profile sahip olması gerektiğini belirtti. Karabağlı, adaylık sürecinde sanayicileri bu yeni nesil yeteneklerle donatmayı ana hedef olarak belirlediklerini dile getirdi. Başkan adaylığı kapsamında SwissÔtel Büyük Efes İzmir’de basın mensuplarıyla bir araya gelen Karabağlı; adaylık vizyonunu, yönetim felsefesini ve hazırladıkları projeleri paylaştı. "Hayalim: İzmir’i Türkiye’nin Teknoloji Başkenti Yapmak" Mustafa Karabağlı, konuşmasında EBSO için çizdikleri vizyonu ve hedeflerini şu sözlerle özetledi:"Önümüzdeki 5-10 yılın sanayicisi sadece fabrikasını iyi yöneten sanayici olmayacak. Enerjisini, verisini, karbonunu, finansmanını ve teknolojisini yöneten; dünyadaki değişimi erkenden okuyabilen sanayici olacak. Bu yeteneklerle sanayicilerimizi donatmalıyız.Hayalim açık ve net: İzmir'i Türkiye’nin teknoloji başkenti yapmak. Üreten, teknolojiyi geliştiren, ihracat yapan, gençleri sanayiyle buluşturan, yeşil dönüşümde öncü, yüksek katma değer ve markalar yaratan, her zaman geleceğe hazırlanan bir İzmir sanayisi hedefliyoruz." Çıraklıktan Yerli Teknolojiye Uzanan Yolculuk Girişimcilik hayatına babasının demirci atölyesinde çırak olarak başladığını belirten Karabağlı, bugün yerli teknolojiyle geliştirilen %100 elektrikli hafif ticari araç üretimine uzanan bir tecrübeye sahip olduğunu vurguladı. Bu bilgi birikimini sanayicilerle paylaşmak ve yeni girişimlere destek olmak istediğini ifade etti. Sivil toplum kuruluşlarında uzun yıllardır aktif rol aldığını hatırlatan Karabağlı; ESİAD’da 12. Dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptığını, EBSO’da ise 8 yıldır meclis üyeliği görevini sürdürdüğünü ve son 4 yıldır başkan adaylığı için hazırlık yürüttüğünü aktardı. Katılımcı ve Çoğulcu Yönetim Anlayışı Önerdikleri "Yeni Nesil Sanayicilik" anlayışının sadece bir isim değişikliği değil, yönetim felsefesinde köklü bir dönüşüm olduğunu söyleyen Karabağlı, şu değerlendirmelerde bulundu: Tepeden İnme Değil, Ortak Akılla Yönetim: EBSO’yu kararların tek merkezden alındığı bir yapıdan çıkarıp; meslek komitelerinin, çalışma komisyonlarının ve tüm üyelerin sürece dahil olduğu katılımcı bir modele dönüştüreceğiz. Kapsayıcı Temsil: Genç ve kadın sanayiciler başta olmak üzere tüm girişimcileri karar mekanizmalarına dahil edeceğiz. Çoğulculuk bizim için bir söylem değil, temel yönetim ilkesidir. Dönüşüm Hızı: Sanayide başarı artık sadece üretim miktarıyla değil; katma değer, markalaşma, dijitalleşme ve sürdürülebilirlikle ölçülüyor. Yapay zeka ve otomasyon çağında belirleyici olan faktör, dönüşüm hızı ve adaptasyon kabiliyetidir. "Odanın Bütçesi Faiz Geliri Yerine Sanayiciye Hizmete Dönüşmeli" Saha ziyaretlerinde sanayicilerin beklentilerini net bir şekilde gözlemlediklerini ifade eden Karabağlı, EBSO bütçesinin iki yıllık faiz gelirinin 200 milyon lira seviyesine ulaşmasını eleştirdi:"Tasarruf kuşkusuz önemlidir; ancak sanayicimiz, hizmet ve vizyon üretmesi gereken bir kurumun kasasında neden bu kadar para tutulduğunu ve faiz geliri elde edildiğini sorguluyor. Zorlu ekonomik koşulların yaşandığı bu dönemde bütçenin faizde bekletilmesi yerine sanayiciye hizmete dönüştürülmesi gerekirdi." EBSO Bir "Orkestra Şefi" Olacak İzmir’in sanayi kültürü, üniversiteleri, teknoloji ekosistemi, limanları ve yüksek yaşam kalitesiyle Türkiye’nin teknoloji başkenti olmaya en güçlü aday olduğunu vurgulayan Karabağlı, EBSO’nun tüm bu unsurları bir araya getiren bir "orkestra şefi" rolü üstleneceğini ifade etti. Öne Çıkan Projeler ve Dönüşüm Adımları Mustafa Karabağlı, "Birlikte üretmek, birlikte yönetmek" felsefesi doğrultusunda hayata geçirecekleri projeleri şöyle sıraladı: Meslek Komiteleri Analizi: Göreve gelir gelmez 52 meslek komitesinin güçlü ve zayıf yönlerini, fırsat ve tehditlerini (SWOT) analiz ederek sektörlerin detaylı röntgenini çekecekler. 100 Fabrika – 100 Dönüşüm: Gönüllü 100 sanayi kuruluşunun enerji tüketimi, dijitalleşme, yapay zeka entegrasyonu, verimlilik ve karbon ayak izi incelenerek özel dönüşüm reçeteleri hazırlanacak. EBSO; üniversite, teknoloji firması, teşvik ve finansman kaynaklarını sanayiciyle buluşturarak sürecin sonuna kadar takipçisi olacak. Çözüm Destek Masaları & Sanayi Elçileri: Üyelere verilen hizmetler sistemli hale getirilecek. Yurtdışında uzmanlaşmış eski üst düzey yöneticilerden oluşacak "Sanayi Elçileri" ağıyla EBSO üyelerinin küresel ölçekte temsili sağlanacak. Üniversite-Sanayi İş Birliği: Ortak proje pazarları ve özel sanayi haftaları düzenlenecek. Genç Sanayici Meclisi kurularak yeni nesil sanayiciler tecrübeli isimlerle eşleştirilecek. EBSO Teknik Üniversitesi Hayali: EBSO Vakfı; araştırma, teknoloji geliştirme ve eğitim odaklı bir yapıya kavuşturulacak. Uzun vadede ise bir EBSO Teknik Üniversitesi kurulması hedeflenecek. Saha ve Mobil Hizmetler: Merkezden uzakta faaliyet gösteren üyeler için mobil hizmet araçları devreye sokulacak, yeni Organize Sanayi Bölgelerinin (OSB) kurulmasına öncelik verilecek. "Siyaset Dışı Bir Kurumuz, Herkese Eşit Mesafedeyiz" Gazetecilerin EBSO seçimlerinde siyasetin etkisi olup olmadığına yönelik sorusunu da yanıtlayan Karabağlı, tüm siyasi partilere eşit mesafede durduklarını vurguladı:"İşin, üretimin ve istihdamın tarafı olur; siyasi tarafı olmaz. Bizim tek pusulamız sanayicimizin ihtiyaçları ve EBSO’nun geleceğidir. Bugüne kadar benden siyasi bir söylem duymadınız. EBSO tamamen siyaset dışı bir kurumdur."

Başkan Gülsoy: "İş Dünyasının Öngörülebilir Bir Zemine İhtiyacı Var" Haber

Başkan Gülsoy: "İş Dünyasının Öngörülebilir Bir Zemine İhtiyacı Var"

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; yüksek finansman maliyetleri ve artan giderlerin üretici üzerindeki yükünü artırdığını belirterek, "İş dünyası olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; dirençli, öngörülebilir ve maliyetleri yönetebildiğimiz sürdürülebilir bir zemindir” dedi. Konuşmasında KTO Kayseri TEKMER Projesi’nin onaylandığını ve fiziki altyapıya yönelik çalışmaların tamamlanmak üzere olduğunu belirten Başkan Gülsoy; robotik, makine, elektrik-elektronik, yazılım, dijitalleşme ve yapay zekâ alanlarında yenilikçi fikirleri bulunan girişimciler için başvuru çağrılarına çok yakında çıkacaklarını söyledi. Kayseri Ticaret Odası M. Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonu’nda Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan başkanlığında gerçekleştirilen Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı’na; KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Yönetim Kurulu Üyeleri, Meclis ve Komite Üyeleri, Meclis Başkanlık Divanı Üyeleri ile basın mensupları katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda, Odanın Ağustos ayı faaliyetleri değerlendirilerek gündem maddeleri oy birliğiyle kabul edildi. "Zaferler Ayını Gururla İdrak Ediyoruz" Toplantıdaki konuşmasına Ağustos ayının tarihi önemine değinerek başlayan KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Malazgirt Zaferi, Sakarya Meydan Muharebesi ve 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayarak şu ifadeleri kullandı: "Ağustos ayı tarihimizde zaferlerle doludur. 26 Ağustos Zaferi bir başlangıç, 30 Ağustos Zaferi ise onun mührüdür. Anadolu’yu bizlere vatan kılan Sultan Alparslan’ı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve saygıyla yad ediyorum.” “İş Dünyasının Hareket Alanı Kısıtlanıyor” Küresel ekonomide belirsizliklerin derinleştiğini, Türkiye ekonomisinde ise öngörülebilirlik ve istikrarın yeniden oluşturulmaya çalışıldığını belirten Gülsoy, iç ve dış pazardaki gelişmelerin iş dünyasının hareket alanını ciddi şekilde kısıtladığını söyledi. Sanayici ve tüccarın faaliyetlerini sürdürebilmesi, istihdamını koruyup büyütebilmesi için ekonomik netliğe ve güven ortamına ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Gülsoy, şöyle konuştu: “İş dünyası olarak şu anda en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; dirençli, öngörülebilir ve maliyetleri yönetebildiğimiz sürdürülebilir bir zemindir. Bir sanayicinin, bir tüccarın işini sürdürebilmesi, istihdamını koruyup büyütebilmesi için her şeyden önce ekonomik netlik ve güven ortamına ihtiyacı vardır.” “Üretimin Cazibesi Zayıflıyor” Ticaret savaşları, enerji krizleri ve jeopolitik gerilimlerin dünya ekonomisini etkilediğini kaydeden Gülsoy, sahadaki sorunların yalnızca dış etkenlerle açıklanamayacağını ifade etti. Yüksek enflasyon, döviz kuru üzerindeki baskı ve finansman maliyetlerinin işletmelerin omuzlarına ağır bir yük bindirdiğini belirten Gülsoy, özellikle üretici ve ihracatçıların küresel pazarda rekabet etmekte zorlandığını söyledi. “Kapasite Kullanımı Geriledi” Ekonomik verilerin üretimdeki zayıflamayı ortaya koyduğunu dile getiren Gülsoy, Ağustos ayında imalat sanayi kapasite kullanım oranının yüzde 73,5’e, yatırım mallarındaki kapasite kullanım oranının ise yüzde 69,7’ye gerilediğini hatırlattı. İmalat sanayisinin 27 aydır daralma bölgesinde bulunduğunu belirten Gülsoy, Temmuz ayında 47,7 seviyesinde gerçekleşen PMI verisinin de sektördeki daralmanın devam ettiğini gösterdiğini söyledi. Gülsoy, “Fabrikalarımız çalışıyor ancak giderek daha büyük bir bölümü atıl kapasiteyle üretim yapıyor.” ifadelerini kullandı. “Geçici Tedbirler Yerine Yapısal Reform Bekliyoruz” Tasarrufların yeniden fabrikalara, makinelere, Ar-Ge’ye, teknolojiye ve katma değerli yatırımlara yönelmesi gerektiğini vurgulayan Gülsoy, iş dünyasının geçici tedbirler yerine üretim ve ticaretin temelini güçlendirecek yapısal reformlar beklediğini söyledi. Küresel pazarlarda kalıcı olabilmenin yolunun yüksek katma değerli üretimden geçtiğini ifade eden Gülsoy, markalaşma, özgün tasarım, teknoloji ve yenilikçiliğe odaklanılması gerektiğini, bunun için de güçlü ve sürdürülebilir desteklere ihtiyaç olduğunu belirtti. “İş Dünyası Denge İstemektedir” İş dünyasının talebinin fiyat istikrarı hedefinden uzaklaşmadan üretimi, yatırımı, ihracatı ve istihdamı daha güçlü destekleyecek dengeli bir ekonomik zeminin oluşturulması olduğunu ifade eden Gülsoy, “İhtiyacımız olan şey, enflasyonla mücadele ile üretimi birbirinin alternatifi olarak değil, birbirini tamamlayan iki temel hedef olarak değerlendirmektir. Kısacası iş dünyası denge istemektedir.” diye konuştu. “Döviz Dönüşüm Desteğine İki Kat Artış Memnuniyet Verici” Ekonomi yönetiminin açıkladığı sanayi destek paketleri ile Yatırım Taahhütlü Avans Kredi Programı’nın kapsamının genişletilmesini olumlu bulduklarını belirten Gülsoy, döviz dönüşüm desteğine ilişkin yeni düzenlemeyi de değerlendirdi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın açıkladığı düzenlemeyle, 1 Ekim’den itibaren emek yoğun sektörler ile katma değerli üretim ve istihdam sağlayan sektörlerde döviz dönüşüm priminin iki kat artırılacağını hatırlatan Gülsoy, şunları söyledi: “Döviz dönüşüm desteğinin yetersiz kaldığını, bu primin 3+5 şeklinde revize edilerek artırılması gerektiğini her platformda dile getirdik. Bakanımızın desteği iki katına çıkaran açıklamasını memnuniyetle karşılıyor, 1 Ekim’de yürürlüğe girecek uygulamayı büyük bir sabırsızlıkla bekliyoruz. Çünkü bugün üreticimizin, ihracatçımızın tam anlamıyla nefese ihtiyacı vardır! Bu ve benzeri adımların devam etmesi, yeni "Nefes Kredisi" paketleriyle desteklenmesi en büyük beklentimizdir. Ancak şunun da altını çizmeliyiz: Desteklerin yalnızca açıklanması yetmez; üreticinin ihtiyaç duyduğu anda, bürokrasiye takılmadan ve kolayca erişilebilir olması hayati önem taşımaktadır.” KTO KAYSERİ TEKMER ONAYLANDI: "KAYSERİ MODELİ" GELİYOR Kayseri’nin üretim gücünü teknolojiyle, girişimcilik ruhunu ise yenilikle buluşturacak dev bir projenin müjdesini veren KTO Başkanı Ömer Gülsoy, KTO Kayseri TEKMER projesinin KOSGEB tarafından resmi olarak onaylandığını açıkladı. Fiziki altyapı çalışmalarının son aşamaya geldiğini belirten Gülsoy, "Merkezimiz, Odagazisi konferans salonu binamızda daha önce restoran olarak kullanılan alanda, iki katlı ve toplam 1.700 metrekarelik bir alanda hizmet verecektir. Çok kısa bir süre içerisinde Kayseri TEKMER’i faaliyete geçirerek gençlerimizin, girişimcilerimizin ve teknoloji odaklı işletmelerimizin hizmetine sunacağız. Burası sadece çalışma alanlarından ibaret bir bina olmayacak; fikrin projeye, projenin ürüne, ürünün ise yatırıma ve ticari başarıya dönüştüğü güçlü bir teknoloji ve girişimcilik üssü haline gelecektir" dedi. “Teknolojik Girişimler İçin Başvuru Çağrıları Yakında Başlıyor” Kayseri TEKMER’in odaklanacağı kritik sektörleri ve hedef kitlesini açıklayan Gülsoy, başvuru süreçlerinin yakında başlayacağını ifade etti: "Robotik, makine, elektrik-elektronik, yazılım, dijitalleşme ve yapay zekâ alanlarında yenilikçi fikirleri olan girişimcilerimiz için başvuru çağrılarına çok yakında çıkıyoruz. İşletmesini henüz kurmamış genç girişimcilerden, teknoloji tabanlı ürününü büyütmek isteyen işletmelere kadar geniş bir kitleye kapılarımızı açacağız. Girişimcilerimize yalnızca ofis tahsis etmekle kalmayacak; mentörlük, eğitim, teknik danışmanlık, prototipleme, yatırımcı buluşmaları, finansman ve iş ağlarına erişim gibi çok yönlü destekler sunacağız.” “Türkiye’ye Örnek Olacak Bir Model Kuruyoruz” Merkezin Kayseri sanayisinin dönüşümüne öncülük edeceğini ve Türkiye'de yeni bir model oluşturacağını vurgulayan Gülsoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "Teknoloji Merkezimizi, özellikle Kayseri sanayisine hizmet verecek yenilikçi ürün ve üretim yöntemleri ekseninde tasarladık. Amacımız, sanayimizin üretim kapasitesini ve yüksek teknolojili ürün çeşitliliğini artırmaktır. Burada sanayici ve yatırımcı üyelerimiz ile genç girişimcileri aynı çatı altında buluşturacak aktif bir ekosistem inşa ediyoruz. Bu yapısıyla merkezimiz, Türkiye’deki teknoloji merkezleri arasında yeni bir referans noktası olacak 'Kayseri Modeli'ni geliştirmektedir. Kayseri TEKMER ile gençlerimize 'Fikrini burada geliştir, ürününü burada tasarla, şirketini burada büyüt ve dünyaya Kayseri’den açıl' çağrısında bulunuyoruz. Kayseri’yi sadece sanayi değil, fikir ve teknoloji ihraç eden bir cazibe merkezi yapma kararlılığındayız. Bu merkez, Kayseri’nin geleceğine açılan yeni bir kapıdır.” “Okul Alışverişinde Yerel Esnafımızı Tercih Edelim” 2026-2027 eğitim-öğretim yılının 14 Eylül Pazartesi günü başlayacağını hatırlatarak öğrenci, öğretmen ve velilere başarılar dileyen Gülsoy, okul alışverişlerinde yerel esnafın desteklenmesi çağrısında bulundu. Şehrin sürdürülebilir ticaretine güç verilmesi gerektiğini vurgulayan Gülsoy, “Okul alışverişlerimizde lütfen yerel işletmelerimizi ve kendi esnafımızı tercih edelim. Yılın 365 günü şehrimizin yükünü çeken, istihdam sağlayan esnafımıza sahip çıkalım. Alışverişimizi kendi esnafımızdan yapalım ki önce kentimiz, ardından ülkemiz kazansın. Sadece sezonluk zincir yapılara değil, şehrimizin ticaretine güç verelim” dedi. “Gurbetçilerimizin Gelişi Esnafımıza Nefes Oldu” Yaz döneminde Kayseri’ye gelen gurbetçilerin kent ekonomisine katkı sağladığını belirten Gülsoy, çarşı ve pazarda yaşanan hareketliliğin esnafa moral olduğunu ifade etti. Gülsoy, “Gurbetçilerimizin gelişiyle birçok sektörümüzde bir hareketlilik yaşandı. Piyasadaki zorlukları tamamen ortadan kaldırmasa da ticaretimize önemli bir dinamizm getirdi. Temennimiz bu hareketliliğin Eylül ayı sonuna kadar sürmesidir. Memleketlerini yalnız bırakmayan tüm gurbetçi hemşehrilerimize teşekkür ediyor, yaşadıkları ülkelere huzurla dönmelerini niyaz ediyorum” ifadelerini kullandı.

AKİB, İSO 500’de 62 Firma İle Temsil Edildi Haber

AKİB, İSO 500’de 62 Firma İle Temsil Edildi

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) açıkladığı "Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025 Araştırması"nda üretim ve ihracattaki güçlü performansıyla dikkat çekti. İSO 500 listesinde 62 üye firmayla temsil edilen AKİB, 1 trilyon 886 milyar TL üretimden net satış ve 10 milyar 839 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştı. Böylece AKİB'in 2025 yılında gerçekleştirdiği 16,8 milyar dolarlık ihracatın yaklaşık yüzde 64,3'ü, İSO 500 listesinde yer alan 62 üye firma tarafından gerçekleştirildi. AKİB üyesi firmalar arasında üretimden net satışlarda ilk sırada yer alan TÜPRAŞ, 698 milyar 789 milyon TL'lik tutar ile İSO 500 listesindeki liderliğini korudu. AKİB üyelerinden İskenderun Demir ve Çelik A.Ş., 120 milyar 792 milyon TL üretimden net satışıyla İSO 500'de 11'inci sırada yer alırken Tosyalı Demir Çelik Sanayi A.Ş. ise 104 milyar 301 milyon TL ile 14'üncü sıraya yerleşti. AKİB üyeleri ihracatta da güçlü performanslarını sürdürdü. Toplam 5,32 milyar dolarlık ihracatıyla Türkiye'nin en büyük ikinci ihracatçısı olan TÜPRAŞ'ı 875,2 milyon dolarla Şişecam, 650,5 milyon dolarla İskenderun Demir ve Çelik, 406,6 milyon dolarla Kılıç Deniz Ürünleri, 354,1 milyon dolarla Kastamonu Entegre ve 349,5 milyon dolarla Sasa Polyester izledi. 18 farklı sektörde üretim yapan sanayi ekosistemi İSO 500 listesinde yer alan AKİB üyesi firmalar, 18 farklı sanayi alt sektöründe faaliyet göstererek bölgenin üretim çeşitliliğini ortaya koydu. En güçlü temsil 18 firmayla gıda sanayisinde gerçekleşirken 13 firmayla demir-çelik ana metal sanayisi ikinci sırada yer aldı. Elektrik makineleri ile dokuma sanayileri 5’er; taş ve toprağa dayalı sanayi ile ağaç, mobilya ve mefruşat sanayileri ise 3’er firmayla listede temsil edildi. Taşıt araçları, kimya, cam, plastik, lastik, kâğıt ve petrol ürünleri gibi stratejik sektörlerde faaliyet gösteren firmalar da AKİB'in geniş üretim ekosistemini destekledi. Üretim büyüklüğü açısından değerlendirildiğinde ise petrol ürünleri sanayisi lider konumda yer aldı. Tek firma ile temsil edilen sektör, 699 milyar TL'ye yaklaşan üretimden net satış gerçekleştirerek AKİB'in toplam üretim hacminde belirleyici rol oynadı. Demir-çelik ana metal sanayisi 469 milyar TL, gıda sanayisi ise 200 milyar TL'nin üzerinde üretimden net satış hacmine ulaştı. Cam sanayisi 94 milyar TL, elektrik makineleri sanayisi ise 68 milyar TL'nin üzerinde üretim performansı sergiledi. İhracatta sektör çeşitliliği öne çıktı 2025 yılı verileri, AKİB'in ihracat başarısının yalnızca rafineri ve enerji sektörüne dayanmadığını ortaya koydu. Demir-çelik, cam, kimya, gıda, su ürünleri, ağaç ürünleri, otomotiv ve elektrik ekipmanları sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar da yüksek ihracat performanslarıyla öne çıktı. Özellikle İskenderun merkezli demir-çelik üreticileri, bölgenin ihracatında önemli pay sahibi olurken Sasa Polyester kimya sektöründe, Şişecam cam sanayisinde, Kılıç Deniz Ürünleri ile Yayla Agro Gıda ise tarım ve gıda sanayisinde yüksek katma değerli ihracatlarıyla dikkat çekti. Temsa ve HES Kablo gibi teknoloji yoğun üretim yapan sanayi kuruluşları da uluslararası pazarlardaki güçlü performanslarıyla AKİB'in ihracat kompozisyonunu daha nitelikli hale getirdi. "Üretimden ihracata uzanan başarı hikâyesini birlikte yazıyoruz" AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı İSO 500 verilerinin, Akdeniz İhracatçı Birlikleri'nin güçlü üretim altyapısını yüksek katma değerli ihracatla buluşturan sanayi ekosistemini bir kez daha kanıtladığını belirtti. AKİB'in, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine stratejik katkı sağlamayı sürdürdüğünü vurgulayan Hıradağı, şu değerlendirmede bulundu: “İSO 500 listesinde 62 üyemizin yer alması, bu firmalarımızın 1,9 trilyon liraya yaklaşan üretimden net satış ile 10,8 milyar doları aşan ihracat gerçekleştirmesi, bölgemizin üretim kapasitesini ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü açıkça göstermektedir. Birliğimizin 2025 yılındaki toplam ihracatının yaklaşık üçte ikisinin İSO 500'de yer alan üyelerimiz tarafından gerçekleştirilmesi; güçlü sanayi altyapısının, sürdürülebilir büyümenin ve ihracat odaklı kalkınmanın en sağlam dayanağı olduğunu teyit etmektedir. Bu başarı, Akdeniz Bölgesi'nin Türkiye'nin üretim ve ihracat geleceğinde üstlendiği stratejik rolü de ortaya koymaktadır. Bugün dünya ticaretinde tedarik zincirleri yeniden şekilleniyor. Yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve teknoloji odaklı üretim küresel rekabetin temel dinamikleri haline geliyor. Biz de AKİB olarak bu dönüşümü sadece takip eden değil, yön veren bir anlayışla hareket ediyoruz. Teknoloji yoğun üretimi, inovasyonu, sürdürülebilirliği ve markalaşmayı odağına alan yeni nesil ihracat vizyonumuz doğrultusunda üyelerimizi geleceğin rekabet koşullarına hazırlamaya devam edeceğiz. Akdeniz'in güçlü sanayi altyapısını, stratejik limanlarını, lojistik üstünlüğünü ve girişimcilik potansiyelini küresel değer zincirlerine daha güçlü entegre ederek yeni yatırım, yeni pazar ve yeni iş birliklerinin önünü açacağız. Hedefimiz; sadece daha fazla ihracat yapan değil, yüksek teknoloji üreten, küresel markalar geliştiren ve uluslararası ticarette yön belirleyen bir üretim ekosistemi oluşturarak Akdeniz'i Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınmasının öncü merkezi haline getirmektir. İSO 500 listesinde yer alarak ülkemizin üretim ve ihracat gücüne değer katan tüm üyelerimizi ve sanayicilerimizi gönülden kutluyorum. Bu önemli başarıda emeği bulunan çalışanlarımıza, yöneticilerimize ve tüm paydaşlarımıza özverili katkıları için teşekkür ediyor; hep birlikte Türkiye'nin üretim yolculuğunu daha güçlü yarınlara taşıyacağımıza yürekten inanıyorum.”

AKİB’in Yeni Dönem Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı Haber

AKİB’in Yeni Dönem Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı

Türkiye’nin ihracatına geçen yıl 16,8 milyar dolarlık katkı sağlayan ve yüzde 7,1 paya ulaşan Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nin (AKİB) yeni dönem Koordinatör Başkanı, Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı İmam Gazali Hıradağı oldu. Koordinatör Başkanlık görevini Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş’ten devralan İmam Gazali Hıradağı, yeni döneme ilişkin vizyonunu paylaştı. Hıradağı, “Akdeniz’in üretim gücünü, sanayi kabiliyetini ve ihracat vizyonunu önceki dönem başkanlarımızın yaptığı gibi küresel ölçekte daha görünür kılmak için çalışacağız. Sadece mevcut pazarlarımızı büyütmeye değil, yüksek katma değerli üretim, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve sürdürülebilir ticaret ekseninde ihracatçılarımıza yeni rekabet alanları kazandırmaya odaklanacağız. AKİB çatısı altında birliklerimiz arasındaki sinerjiyi daha da güçlendirerek Akdeniz Bölgesi’ni Türkiye’nin dış ticarette stratejik büyüme merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz.” dedi. Hıradağı’nın yardımcıları Aytek ve Akgöl Demir ve demir dışı metallerden hazır giyime, hububat ve bakliyattan kimya, mobilya, tekstil ve yaş meyve sebzeye kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren 30 bini aşkın ihracatçı firmayı temsil eden AKİB’de, İstanbul’da gerçekleştirilen Başkanlar Kurulu toplantısının ardından 2 Haziran 2026 tarihinden itibaren bir yıl süreyle görev yapacak Koordinatör Başkan ve Koordinatör Başkan Yardımcıları açıklandı. AKMİB Yönetim Kurulu Başkanı İmam Gazali Hıradağı, AKİB Koordinatör Başkanı unvanını alırken, AKİB Koordinatör Başkan Yardımcılığı görevlerine Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (AHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Aytek ile Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (ASHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Akgöl seçildi. Başkanlar Kurulu toplantısında görev süreleri sona eren Fatih Doğan, Ferhat Gürüz, Gürkan Tekin, R. Onur Kılıçer ve Saadettin Çağan’a AKİB’e ve ihracat camiasına sundukları değerli hizmetler dolayısıyla teşekkür plaketleri takdim edildi. AKİB Koordinatör Başkanlığı görevini devralan İmam Gazali Hıradağı’na başarılar dileyen AHBİB Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, şunları söyledi: “AKİB Koordinatör Başkanlığı görevini üstlenen Sayın İmam Gazali Hıradağı’nı tebrik ediyor, yeni döneminin hayırlı olmasını diliyorum. Küresel ticarette dengelerin yeniden kurulduğu bu süreçte, Sayın Hıradağı’nın liderliğinde bölgemizin üretim ve ihracat gücünün daha da ileri taşınacağına inanıyorum. Yeni pazarlara erişimi artıran, rekabetçiliği güçlendiren ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen önemli başarılara imza atılacağına yürekten inanıyorum.” “Türkiye Yüzyılı’nın ihracat vizyonunu Akdeniz’den dünyaya taşıyacağız” Veysel Memiş’e yapmış olduğu hizmetlerden dolayı teşekkür eden İmam Gazali Hıradağı, “İhracatta Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda yeşil dönüşüm, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim ve pazar çeşitlendirmesini önceliklendireceklerini ifade etti. Türkiye’nin küresel pazarlardaki etkinliğini artırmak, ihracatçıların rekabet gücünü yükseltmek ve sektörlerin büyüme ivmesini kalıcı başarılarla taçlandırmak için tüm paydaşlarla iş birliği içerisinde çalışacaklarını vurgulayan Hıradağı, yeni dönemde AKİB’in yol haritasına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Bugün dünya ticaretinde yalnızca ürünler değil; teknoloji, sürdürülebilirlik, inovasyon ve marka değeri de rekabet ediyor. Bizler AKİB olarak ihracatı sadece rakamlardan ibaret görmüyor, üretim gücünü küresel etkiye dönüştüren stratejik bir kalkınma aracı olarak değerlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, Akdeniz Bölgesi’ni yüksek katma değerli üretimin, yeşil dönüşümün ve ihracat odaklı büyümenin öncü merkezlerinden biri haline getirmektir. Güçlü sanayi altyapımız, girişimci ruhumuz ve 30 bini aşkın ihracatçımızın dinamizmiyle Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu daha da güçlendireceğiz. Birliklerimiz arasındaki sinerjiyi artırarak yeni pazarlara açılan, yenilikçi üretimi destekleyen ve sürdürülebilir başarılar üreten bir ihracat ekosistemi inşa edeceğiz.”

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesinde 3. Tarım Teknolojileri Festivali Haber

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesinde 3. Tarım Teknolojileri Festivali

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Uluslararası Tarım Teknolojileri Festivali, sektör paydaşlarını bir araya getirdi. Üniversite, kamu ve özel sektör iş birliklerini güçlendirerek gençler için yeni ufuklar açan güçlü bir platform haline gelen festival, tarımın geleceğine ışık tutmaya devam ediyor. Kamu kurumları, özel sektör temsilcileri, akademisyenler, araştırmacılar ve öğrencilerin tarım, çevre ve yaşam bilimleri ekseninde aynı çatı altında buluşma olanağı yakaladığı AgriFest 2026’nın açılışı, Maldivler'in Ankara Büyükelçisi Abdul Raheem Abdul Latheef, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Japonya'nın Ankara Büyükelçiliği Misyon Şefi Yardımcısı Koji Tahara ve Tarım Ataşesi Yosuke Takao, TİGEM Genel Müdürü Dr. Hasan Gezginç, Artvin İl Tarım Müdürü Neşat Ulutaş, akademisyenler, öğrenciler ve sekter temsilcilerinin katılımıyla Ziraat Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan program, Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı sanatçılarının müzik dinletisi ve açış konuşmaları ile devam etti. Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, bugün burada, geleceğin tarım anlayışını, üretim modelini ve teknolojik dönüşümünü konuşmak üzere bir araya geldiklerini ifade etti. Günümüzde tarımın yalnızca üretim faaliyetlerinden ibaret olmadığının altını çizen Ünüvar, “Tarım stratejik güvenliktir, sürdürülebilir kalkınmadır, teknolojidir, veridir ve geleceğin en önemli güç alanlarından biridir. Hatta bugünün de en önemli güç alanlarından biridir. Çünkü tarımsal üretim olmadan hayatın varlığı sürdürülemez” dedi. Dünyanın iklim değişikliği, kuraklık, su kaynaklarının azalması, artan nüfus ve gıda arz güvenliği gibi çok boyutlu sorunlarla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Ünüvar, “Böylesi bir dönemde ülkelerin gücü yalnızca sanayi üretimiyle değil, tarımda ne kadar bağımsız ne kadar verimli ve ne kadar teknolojik olduklarıyla da ölçülmektedir. Bu nedenle tarım teknolojileri, artık yalnızca sektörün değil, ülkelerin geleceğini şekillendiren stratejik alanlardan biri haline gelmiştir” ifadelerini kullandı. Festival alanında yer alan her çalışmanın, aslında geleceğin tarımına dair güçlü bir vizyon ortaya koyduğunu belirten Ünüvar, şöyle devam etti: “Sensör teknolojileri, yapay zekâ destekli üretim sistemleri, akıllı sulama uygulamaları, veri temelli tarımsal analizler, robotik çözümler ve sürdürülebilir üretim modelleri tarımın artık klasik yöntemlerin çok ötesine geçtiğini açıkça göstermektedir. Ankara Üniversitesi olarak bizler, bilimsel birikimimizi çağın ihtiyaçlarıyla buluşturmayı temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Özellikle Ziraat Fakültemiz, ülkemizin en köklü yüksek tarım öğretim kurumu olarak yalnızca eğitim veren bir yapı değil aynı zamanda araştıran, geliştiren, teknoloji üreten ve sektöre yön veren öncü bir merkez olma misyonunu sürdürmektedir. Üniversitelerin en önemli görevlerinden biri de gençleri geleceğe hazırlamaktır. Bu açıdan bugün burada öğrencilerimizin sektör temsilcileriyle bir araya gelmesini son derece kıymetli buluyorum. Üniversite ile sektörün aynı platformda buluştuğu her ortam bilgi üretiminin uygulamayla birleşmesine, yeni iş birliklerinin doğmasına ve ülkemizin kalkınmasına doğrudan katkı sunmaktadır.” Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Hüseyin Atar ise, AgriFest 2026’nın, fakültenin geleneksel hale gelen sektör buluşmaları ve tarım teknolojileri vizyonu kapsamında planlandığını, üniversitenin bilimsel birikimi ile sektör dinamizmini aynı platforma buluşturmayı hedeflediğini vurguladı. Cumhuriyetin bilim ve üretim vizyonunun en önemli yapı taşlarından birisi olan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesinin köklü geçmişiyle yalnızca bir eğitim kurumu değil, Türk tarımının hafızası, aklı ve geleceğe uzanan vizyonu olduğunun altını çizen Atar, “Ziraat Fakültesi büyük bir mirasın taşıyıcısıdır. Biz yalnızca geçmişimizle gurur duyan bir kurum değiliz, aynı zamanda geleceği de inşa etmeye çalışan bir fakülteyiz. Çünkü artık tarım yalnızca üretim değil; dijitalleşme, yapay zekâ, akılı tarım teknolojileri, veri yönetimi ve iklim değişikliği ile mücadele, gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve stratejik olarak bağımsızlıktır. İşte AgriFest 2026 tam da bu anlayışın ürünüdür” ifadelerini kullandı. Açış konuşmalarının ardından anı fotoğrafı çektiren katılımcılar, kampüste firmalar tarafından kurulan stantları gezdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.