Hava Durumu

#Dış Ticaret

Kırsal Haber - Dış Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dış Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KTO Başkanı Gülsoy Dış Ticaret Verilerini Değerlendirdi Haber

KTO Başkanı Gülsoy Dış Ticaret Verilerini Değerlendirdi

“EYLÜL AYINDA 151 ÜLKEYE 355 MİLYON 229 BİN DOLAR İHRACAT YAPTIK” Kayseri, Eylül ayında 355 milyon 229 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Eylül Ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, “Dünya genelinde devam eden ekonomik dalgalanma ve zorlu şartlara rağmen üretim ve ihracat yapan iş dünyamızı tebrik ediyorum.” dedi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Eylül ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, rakamları ve sektörel gelişmeleri paylaştı. Kayseri’nin Eylül ayı ihracat performansına değinen Başkan Gülsoy, “Eylül ayında 355 milyon 229 bin 124 dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,04 oranında bir artış yaşanmıştır. İthalatımız ise 134 milyon 889 bin 674 dolar olmuştur. Geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 7,72 azalış gerçekleşmiştir.“ diye konuştu. 9 AYDA 2 MİLYAR 985 MİLYON 497 BİN DOLARLIK PERFORMANS 2026 yılının ilk 9 aylık verilerini de paylaşan Gülsoy, “Yılın ilk 9 ayında toplam ihracat rakamımız, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 6,15 artışla 2 milyar 985 milyon 497 bin 535 dolara ulaşmıştır. Aynı dönemde ithalat rakamlarımız ise yüzde 4,37 oranında artışla 1 milyar 388 milyon 380 bin 708 dolar seviyesine çıkmıştır.” dedi. Kayseri olarak Ağustos ayında dünya genelinde 151 ülkeye ihracat gerçekleştirme başarısı gösterdiklerini ifade eden Gülsoy, “En çok ihracat yaptığımız ilk 10 pazarımız; Almanya, Avusturya, Polonya, Irak, ABD, Fransa, Fas, İtalya, Romanya ve Belçika olarak sıralanmıştır.” ifadelerini kullandı. Kayseri ihracatının sektörler bazında analizini de yapan Başkan Gülsoy, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği sektörlerden; Elektrik ve Elektronik, Tekstil ve Hammaddeleri, Madencilik Ürünleri, İklimlendirme Sanayii, Makine ve Aksamları, Hazır Giyim ve Konfeksiyon gibi sektörlerde artış yaşanırken; Demir ve Demir Dışı Metaller, Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri, Çelik, Çimento Cam Seramik ve Toprak Ürünleri, Deri ve Deri Mamulleri sektöründe azalış yaşanmıştır.“ dedi. Yeni İhracat Başarılarına Daha Çok İhtiyacımız Var Dünya genelinde devam eden ekonomik dalgalanmalara ve uluslararası ticaretteki zorluklara rağmen Kayserili sanayicilerin üretim ve ihracat yapabilmek için olağanüstü bir gayret içerisinde olduklarını vurgulayan Gülsoy, şu açıklamalarda bulundu: “İhracat, ülke kalkınmamızın en önemli unsurlarının başında gelmektedir. Cari açığın kapanması ve ekonomik büyüme için ihracatı her zaman öncelemek durumundayız. İhracatçımız dış pazardaki rakiplerinin yanında, içeride giderek yükselen maliyetlerle de mücadele ediyor. Özellikle enflasyon ile döviz kuru arasındaki dengenin ihracatçımız aleyhine gelişmesiyle birçok kalemde maliyetler artarken firmalarımızın uluslararası pazarlardaki fiyat rekabetçiliği kayboluyor, önceden yapılmış anlaşmalar neticesinde de zararına ihracat yapar bir durumda kendisini bulabiliyor. Mevcut desteklerin kapsamının genişletilmesi kadar, destek mekanizmalarının karmaşıktan uzak basit bir hale evrilmesi de gerekiyor. Bizim ihtiyacımız daha fazla firmayı ihracatçı haline getirecek, ilk kez dış pazara açılan işletmelerimizi cesaretlendirecek, sade, anlaşılır ve erişilebilir bir destek sistemidir. Önceliğimiz her zaman daha fazla üretim ve akabinde daha fazla ihracattır. Bu hedefte de mevcut ihracatçılarımızın pazarlarını büyütmesi kadar yeni firmalarımızın da ihracat ailesine katılması da önemlidir. Artık yeni ihracat başarılarına daha çok ihtiyacımız var. Mevcut pazarlarda varlığımızı artırırken aynı zamanda ihracatı tabana yaymamız, daha fazla KOBİ'nin ihracat yapabildiği, firmalarımızın yeni pazarlara girerken kendisini güvende hissettiği ve ihracatçının maliyet baskısı karşısında yalnız bırakılmadığı bir yapı oluşturmalıyız.”

Liman Sorunlarının Çözümü İçin Ortak Hareket Haber

Liman Sorunlarının Çözümü İçin Ortak Hareket

Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği heyetinin Mersin Ticaret ve Sanayi Odasına gerçekleştirdiği ziyarette, Mersin Limanı’nda yaşanan sorunlar ve bunların bölge ihracatına etkileri ele alındı. Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Yüksel Akgöl ve beraberindeki yönetim kurulu üyeleri, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Yıldızgörer’e hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Mersin Ticaret ve Sanayi Odasının açıklamasına göre görüşmede, bölge ihracatçılarının Mersin Limanı’nda karşılaştığı sorunlar, lojistik altyapı ihtiyaçları ve çözüm beklentileri değerlendirildi. Mersin’in İhracat Potansiyeli Gündeme Geldi Görüşmede, dış ticaret açısından önemli avantajlara sahip olan Mersin’in mevcut potansiyelini yeterince değerlendiremediğine dikkat çekildi. Limanda yaşanan sorunların kentin ihracat performansını olumsuz etkilediği belirtilerek, mevcut altyapının bölgenin üretim ve dış ticaret kapasitesine uygun şekilde geliştirilmesinin önemi vurgulandı. Liman Sorunlarının Çözümü İçin Ortak Hareket Vurgusu MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Yıldızgörer, liman sorunlarının çözümüne yönelik yürütülen çalışmalar hakkında heyete bilgi verdi. Mersin ve hinterlandının üretim, sanayi ve ihracat kapasitesiyle önemli bir ekonomik potansiyele sahip olduğunu belirten Yıldızgörer, bu potansiyelin değerlendirilebilmesi için bölgenin ihtiyaçlarına cevap verebilecek liman altyapısının önemine işaret etti. Yıldızgörer, Mersin ve çevresinin üretim ve dış ticaret gücünün artırılması amacıyla liman ve lojistik altyapısında yaşanan sorunların çözümünde ilgili tüm paydaşların ortak hareket etmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye’nin "Made in Europe" Kapsamı Dışında Bırakılması Kabul Edilemez! Haber

Türkiye’nin "Made in Europe" Kapsamı Dışında Bırakılması Kabul Edilemez!

Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, Avrupa Birliği’nin yeşil dönüşüm ve sanayi teşvikleri kapsamında gündeme getirdiği “Made in Europe” kriterlerinde Türkiye’nin kapsam dışında bırakılması ihtimaline tepki gösterdi. Birleşik Krallık’a kapı aralanırken, Türkiye’nin 30 yıllık Gümrük Birliği ortaklığına rağmen bu mekanizmaların dışında tutulmasının çifte standart olacağını belirten Küpeli, “Türk sanayisini dışlayan bir Avrupa, küresel rekabette çok zorlanacaktır” dedi. Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, konuya ilişkin açıklamasında, Avrupa Birliği’nin küresel sanayi rekabet gücünü artırmak ve yeşil dönüşümü hızlandırmak amacıyla hazırladığı Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamında Türkiye’nin karşı karşıya olduğu dışlanma riskine dikkat çekti. Küpeli, Fransa ve Almanya arasında varılan uzlaşmayla Birleşik Krallık’ın “Made in Europe” kapsamına alınmasının gündeme gelmesine karşın, Türkiye’nin “Made in Europe” ve “Made in EU” teşvik mekanizmalarının dışında bırakılması ihtimalinin Türk sanayisi ve iş dünyası açısından kabul edilemez bir yaklaşım olacağını vurguladı. Avrupa sanayisi Türkiye olmadan dönüşemez ve rekabet edemez Başkan Küpeli, Türkiye’nin Avrupa sanayisiyle uzun yıllara dayanan güçlü üretim ve ticaret entegrasyonuna dikkat çekerek, Türkiye’nin “Made in Europe” kapsamı dışında bırakılmasının Avrupa’nın rekabet gücüne zarar vereceğini belirtti. Küpeli, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Avrupa Birliği, ABD’nin korumacı politikaları ve Uzak Doğu’nun haksız rekabeti karşısında kendi sanayisini korumak isterken, kendi kendine zarar verecek bir korumacılık tuzağına düşmektedir. Türkiye, Avrupa Birliği için herhangi bir "üçüncü ülke" değildir. 1996 yılından bu yana 30 yıldır Gümrük Birliği’ni kesintisiz uygulayan, AB dış ticaret mevzuatına ve standartlarına harfiyen uyan, bu süreçte AB lehine 350 milyar avroyu aşan dış ticaret açığını göğüsleyen tek büyük stratejik üretim ortağıdır. Bugün Türk sanayisi, yalnızca otomotiv sektöründe dahi AB genelinde 250 binden fazla nitelikli istihdamı doğrudan beslemektedir. Türkiye’de faaliyet gösteren otomotiv tesislerinin yüzde 75’i Avrupalı dev ortaklıkların eseridir. Yıllık 30 milyar doları aşan otomotiv ihracatımızın yüzde 70’ten fazlasını gerçekleştirdiğimiz AB pazarında; nihai montaj veya menşe kriterleri arkasına saklanarak Türk fabrikalarını sübvansiyonlardan ve kamu alımlarından dışlamak, serbest pazar ve entegrasyon kurallarına uygun bir davranış değildir. Eskişehir sanayisi Avrupa’nın ayrılmaz tedarik gücüdür “Bu tehdit sadece otomotiv montaj hatlarını değil; Eskişehir Organize Sanayi Bölgemizde raylı sistemlerden beyaz eşyaya, otomotiv yan sanayiinden makine ve havacılık imalatına kadar Avrupa standartlarında üretim yapan yüzlerce sanayicimizi ve on binlerce emekçimizi doğrudan hedef almaktadır. Eskişehir OSB, yeşil ve dijital dönüşümünü hızla tamamlayan, sıfır karbon vizyonuyla Avrupa Yeşil Mutabakatına en hızlı uyum sağlayan merkezlerden biridir. Avrupa'nın 27 üye ülkeyle kapalı bir havza yaratarak maliyetleri kontrol altında tutabileceğini ve küresel devlerle tek başına rekabet edebileceğini sanması büyük bir yanılgıdır. Türk sanayisinin yüksek kaliteli, esnek ve rekabetçi üretim gücünü dışlayan bir Avrupa; daha pahalı ürünlere, çöken tedarik zincirlerine ve küresel pazarda daha da zayıflayan bir sanayiye mahkûm olacağı kaçınılmaz bir sonuç olarak ortada durmaktadır.” Gümrük Birliği haklarımız çiğnenmemeli: "Made WITH Europe" ilkesi esas alınmalıdır “Birleşik Krallık gibi Birlik'ten ayrılmış bir ülkeye ortak gümrük tarifesi ve pazar uyumu şartıyla ayrıcalık tanınırken, 30 yıldır bu kuralların tamamını eksiksiz tatbik eden Türkiye’ye kapıları kapatmak izah edilemez. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk iş dünyası, Ticaret Bakanlığımızın liderliğinde bu haksızlığa karşı tüm diplomatik, hukuki ve ticari kanalları en üst düzeyde kullanacaktır. Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi’nin nihai karar mekanizmalarına çağrıda bulunuyoruz: Gerçekçi ve sürdürülebilir olan yaklaşım dışlayıcı bir "Made in EU" değil; Türkiye'nin eşit ve tam yetkili ortak olarak masada yer aldığı "Made WITH Europe" anlayışı olmalıdır. Bir tarafın kazandığı, diğer tarafın kaybettiği bir ortaklık olamaz. Ortaklıklarda kazan kazan düşüncesi esastır. Bizler Türk sanayicileri olarak, Avrupalı iş ortaklarımız aracılığıyla, AB yönetiminin bu karardan en kısa dönmesi konusunda girişimlerimizi sürdürüyoruz. Bu kapsamda, Eskişehir OSB yönetimi ve sanayicileri olarak, üreticimizin alın terini ve ülkemizin uluslararası antlaşmalarla tescillenmiş haklarını yok sayacak hiçbir adımı doğru bulmuyoruz. Sürecin sonuna kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz. Umarız AB yönetimi bu kararlarını en kısa sürede revize eder. Tarih boyu ilişkide olduğumuz, son 30 yıldır Gümrük Birliği gerçekleştirdiğimiz Avrupa Birliğinin sağduyulu adımlar atacağına inanıyoruz.”

AHBİB Akdeniz'in Gıda Devlerini Ödüllendirdi Haber

AHBİB Akdeniz'in Gıda Devlerini Ödüllendirdi

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB), 2025 yılında gerçekleştirdiği 1,8 milyar dolarlık ihracat performansına Mersin, Adana, Kayseri, Hatay ve Karaman illerinde ve AHBİB genelinde en güçlü desteği veren 27 üyesini ödüllendirdi. AHBİB Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş’in ev sahipliğinde Mersin Divan Otel’de gerçekleştirilen 2025 Yılı İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’ne Mersin Valisi Atilla Toros, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Serdar Yıldızgörer, Mersin Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Abdullah Özdemir, Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Berdan Doğan, Adana Sanayi Odası (ADASO) Başkanı Zeki Kıvanç, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi Ali Can Yamanyılmaz, Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı ve AKİB’e bağlı ihracatçı birliklerinin başkanları ve yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile davetliler katıldı. “Türkiye’nin küresel gıda tedarik zincirindeki konumunu daha da ileri taşımak istiyoruz” Törenin açılış konuşmasını yapan AHBİB Başkanı Veysel Memiş, ihracatçıların değişen pazar koşulları, artan maliyetler ve küresel belirsizliklere rağmen üretim ve dış ticaretten vazgeçmediğini söyledi. Elde edilen başarının üreticiden sanayiciye, çalışanlardan girişimcilere kadar geniş bir kesimin ortak emeğine dayandığını vurgulayan Veysel Memiş, sundukları ödüllerin bu emeğin ve kararlılığın bir simgesi olduğunu ifade etti. Dünya ticaretinde rekabetin yoğunlaştığına, maliyet baskılarının arttığına ve tüketici beklentilerinin hızla değiştiğine işaret eden Veysel Memiş, ihracatçıların yeni dönemin koşullarına uyum sağlamasının büyük önem taşıdığını belirtti. Veysel Memiş, “Ürünlerimizi daha yüksek katma değerli hale getirmek, markalarımızı güçlendirmek, yeni pazarlarda kalıcı olmak ve Türkiye’nin küresel gıda tedarik zincirindeki konumunu daha da ileri taşımak istiyoruz.” diye konuştu. AHBİB’in ihracatçıların rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü kaydeden Veysel Memiş, sektörel ticaret heyetleri, UR-GE projeleri, yurt dışı pazarlama faaliyetleri, eğitimler ve uluslararası fuarlarla firmaların yeni pazarlara erişimini desteklediklerini vurguladı. Veysel Memiş, üyelerin karşılaştığı sorunlara çözüm üretmek ve ortak aklı ihracat politikalarının merkezine taşımak için de çalıştıklarını belirtti. “Bu sektör, toprağımızın bereketini sanayimizin üretim kapasitesiyle buluşturuyor” Mersin Valisi Atilla Toros ise ödül alan AHBİB üyelerini tebrik ederken Türkiye’nin ihracat performansı ve Mersin’in ekonomideki stratejik konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin gelişmiş üretim altyapısı, dinamik ekonomisi ve girişimci insan kaynağıyla büyümesini sürdürdüğünü belirten Vali Toros, üretimden vazgeçmeyen ve yeni pazarlar arayan ihracatçıların bu başarıda önemli payı olduğunu vurguladı. Mersin’in ekonomik gücünü destekleyen sektörler arasında hububat ve bakliyatın önemli bir yere sahip olduğunu belirten Vali Toros, tarımsal üretimin sanayiyle buluşmasının katma değer ve ihracat açısından önemine işaret etti. Türkiye’nin hububat ve bakliyat sektöründeki ihracatının 12,3 milyar doları aştığını, AHBİB’in ise 1,8 milyar dolar ihracat hacmiyle bu performansa önemli katkı sunduğunu kaydeden Toros, sektörün üretim, istihdam ve dış ticaret açısından taşıdığı role dikkat çekti. Vali Toros, “Bu sektör, toprağımızın bereketini sanayimizin üretim kapasitesiyle buluşturuyor, tarımsal ürünlerimizi katma değere dönüştürüyor, ülkemizin istihdamına ve ihracatına önemli katkılar sunuyor” diyen Toros, Mersin’in tarımsal üretimi ekonomik değere dönüştüren ve uluslararası pazarlara taşıyan bir ticaret merkezi olduğunu belirtti. “Türkiye, bölgesel bir lojistik merkez olma potansiyeli taşıyor” TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal da konuşmasında Türkiye’nin hububat üretimindeki güçlü konumuna ve ihracat potansiyeline dikkat çekti. Mersin’in dünya bakliyat ticareti ve işleme sanayisinin önemli merkezlerinden biri olduğunu belirten Güldal, kentin tarımsal ürünlerin işlenerek katma değerli ürünlere dönüştürülmesinde stratejik rol üstlendiğini ifade etti. Küresel gerilimlerin tahıl ticareti ve navlun maliyetleri üzerindeki etkilerine de değinen Güldal, Türkiye’nin üretim kapasitesi, güçlü stokları, modern depolama altyapısı ve limanlarıyla bölgesel bir lojistik merkez olma potansiyeli taşıdığını belirtti. Mersin’in bu açıdan önemli avantajlara sahip olduğunu ifade eden Güldal, Türkiye’de depolanabilecek tarım ürünlerinin yıl boyunca farklı pazarlara ulaştırılabileceğini kaydetti. MTSO Başkanı Serdar Yıldızgörer ise üretimi ihracatla katma değere dönüştürmenin küresel rekabet koşullarında önemli bir başarı olduğunu belirterek, Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmesinde ihracatçı firmaların kritik rol üstlendiğini söyledi. İhracatçıların desteklenmesinin önemine dikkat çeken Yıldızgörer, ödül alan firmaları kutlayarak AHBİB’e, Başkan Veysel Memiş’e ve ihracata katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, üretim, ihracat, yatırım, istihdam ve vergi yoluyla ülke ekonomisine katkı sunan tüm firmaların takdiri hak ettiğini vurgulayarak, ödül alan firmaları kutladı. Programın devamında İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu ise güncel ekonomik görünüm ve önümüzdeki döneme ilişkin sunum yaptı. AHBİB 2025 Yılı İhracatın Yıldızları listesine giren firmalar Konuşmaların ardından AHBİB Başkanı Veysel Memiş ile birlikte Vali Atilla Toros, TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, MTSO Başkanı Serdar Yıldızgörer, ADASO Başkanı Zeki Kıvanç, MTB Başkanı Abdullah Özdemir ve AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı, AHBİB’in 2025 yılındaki ihracat performansına Mersin, Adana, Hatay, Kayseri ve Karaman illeri ve AHBİB genelinde en güçlü desteği veren 27 firmanın temsilcilerine ödüllerini verdi. 2025 ihracatın yıldızları listesinde şu firmalar yer aldı: Arbel Bakliyat, Aves Enerji Yağ, ADM Besin, Boomex Company, Armada Gıda, Durum Gıda, Başhan Agro Gıda, Pioneer Tohumculuk, Memişoğlu Tarım Ürünleri, Anı Bisküvi, Omnia Nişasta, Tat Nişasta, Aksu Piliç Tarım Sanayi, Bifa Bisküvi, Şimşek Bisküvi, Lark Gıda, Saray Bisküvi, Özalp Un ve Unlu Mamulleri, Çarşıbaşı Süt Mamulleri, Öz-Yıl Un ve Unlu Mamulleri, Bakers Unlu Mamuller, Oylum İç ve Dış Ticaret, Ekrem Agro Dış Ticaret, Atmey Gıda, Progen Tohum, Mirbey Un Gıda ve Bayramoğlu Kardeşler.

MTSO Başkanı Yıldızgörer: “Liman Sorunlarının Çözümü İçin El Birliğiyle Çalışmalıyız” Haber

MTSO Başkanı Yıldızgörer: “Liman Sorunlarının Çözümü İçin El Birliğiyle Çalışmalıyız”

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Yıldızgörer, limandaki operasyonel sorunların çözülmesi ve narenciye ihracatının kesintisiz sürdürülmesi için ortak hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Yıldızgörer, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle yaşanan deniz taşımacılığı sorunlarına karşı Tahıl Koridoru benzeri bir mekanizmanın yeniden hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir ve beraberindeki heyet, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine yeni başlayan Serdar Yıldızgörer’e hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Görüşmede, Mersin iş dünyasının gündemindeki liman operasyonları ve narenciye ihracatında yaşanan sorunlar ele alındı. Mersin Limanı'ndaki Sorunlar Gündemde Mersin’in sahip olduğu ekonomik potansiyelle her şeyin en iyisini hak ettiğini belirten MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Yıldızgörer, göreve başladığı kısa süre içerisinde gerçekleştirdiği görüşmelerde en çok gündeme gelen konunun liman kaynaklı sorunlar olduğunu ifade etti. Liman operasyonlarında yaşanan aksaklıkların kent ekonomisi ve dış ticaret üzerindeki etkilerine dikkat çeken Yıldızgörer, sorunların çözümü için ortak hareket edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bu sorunun çözümü için el birliğiyle çalışmalıyız” dedi. Narenciye İhracatı İçin Tahıl Koridoru Önerisi Narenciye sezonunun başladığını hatırlatan Yıldızgörer, devam eden Rusya-Ukrayna savaşının bölgedeki deniz taşımacılığını olumsuz etkilediğini ve bu durumun ihracatta aksamalara yol açtığını belirtti. Savaşın ilk dönemlerinde tahıl sevkiyatının önünü açmak amacıyla hayata geçirilen Tahıl Koridoru uygulamasına benzer bir mekanizmanın yeniden devreye alınmasının önemine değinen Yıldızgörer, deniz taşımacılığındaki sorunların devam etmesi halinde narenciye ürünlerinin dalında kalabileceğine dikkat çekti. Yıldızgörer, sevkiyat sorunlarının sürmesinin üreticiden ihracatçıya kadar geniş bir kesimi olumsuz etkileyebileceğini kaydetti. Aldemir: “Mersin Her Şeyin En Güzelini Hak Ediyor” MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Yıldızgörer ve ekibine yeni görevlerinde başarılar dileyen AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir, iş dünyasının talep ve sorunlarının ilgili bakanlıklara iletilmesi ve çözüm süreçlerinin koordinasyonu konusunda her türlü desteği vermeye hazır olduklarını ifade etti. Mersin’in tarım, turizm, ticaret ve sanayi gibi birçok alanda güçlü bir ekonomik yapıya sahip olduğunu vurgulayan Aldemir, kentin potansiyelini daha ileriye taşımak için çalıştıklarını belirtti. Aldemir, “Mersin, Türkiye’nin birçok ilinden farklı özelliklere sahip. Tarım, turizm, ticaret ve sanayi gibi birçok sektör kentimizde oldukça güçlü. Mersin her şeyin en güzelini hak ediyor. Tüm mücadelemiz, kentimizi daha ileriye taşımak için” ifadelerini kullandı.

Tarım Ve Gıdada İthalat İhracatı Solladı Haber

Tarım Ve Gıdada İthalat İhracatı Solladı

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım, gıda ve içecek sektörünün 2026 yılının ilk 8 aylık dış ticaret verilerini değerlendirdi. Gürer, ihracatın yüzde 5,09 artmasına karşılık ithalatın yüzde 17,72 yükseldiğine dikkat çekerek, “Tarım ve gıda sektöründe ithalata dayalı yapı daha da belirgin hale geliyor. İhracat sınırlı artarken ithalat çok daha hızlı büyüyor” dedi. Gürer, 2026 yılının ilk 8 ayında tarım, gıda ve içecek sektöründe ihracatın 21 milyar 190 milyon dolara, ithalatın ise 20 milyar 430 milyon dolara ulaştığını belirtti. Geçen yıl aynı dönemde 20 milyar 160 milyon dolar olan ihracatın yalnızca yüzde 5,09 arttığını ifade eden Gürer, 17 milyar 360 milyon dolar seviyesindeki ithalatın ise yüzde 17,72 yükseldiğini söyledi. Ömer Fethi Gürer, “İhracat ile ithalat arasındaki artış hızına baktığımızda ortaya dikkat çekici bir tablo çıkıyor. İhracat yüzde 5,09 artarken ithalat yüzde 17,72 artıyor. Yani ithalatın büyüme hızı ihracatın büyüme hızının üç katından fazla. Bu tablo, tarım ve gıda sektöründe dışa bağımlılığın sürdüğünü gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu. AĞUSTOS AYINDA İTHALATTA YÜZDE 34,38 ARTIŞ TBMM Tarım Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ağustos 2026'da sektörün 2 milyar 530 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini, geçen yılın aynı ayında ihracatın 2 milyar 300 milyon dolar olduğunu aktardı. Aynı dönemde ithalatın ise 1 milyar 490 milyon dolardan 2 milyar 10 milyon dolara yükseldiğini belirten Gürer, “Ağustos ayında ihracat yüzde 9,61 artarken ithalat yüzde 34,38 arttı. Bir tarafta ihracat artıyor ama diğer tarafta ithalat çok daha hızlı yükseliyor. Tarım ve gıda sektöründe üretim gücümüzü artırmak yerine dışarıdan daha fazla ürün ve girdi almaya devam ediyoruz” dedi. HAYVAN YEMİ İTHALATI 1 MİLYAR 225 MİLYON DOLAR ARTTI İthalat kalemleri içerisinde hayvan yeminin dikkat çekici bir noktaya geldiğini ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ilk 8 ayda hayvan yemi ithalatındaki artışın 1 milyar 225 milyon dolar olduğunu belirterek, “Bunun yanı sıra bitkisel yağ ithalatı 389 milyon dolar, un ithalatı 356 milyon dolar ve canlı hayvan ithalatı 238 milyon dolar arttı. Hayvancılıkta yem sorununu çözemediğimiz gibi yem ithalatını da artırıyoruz. İlk 8 ayda hayvan yemi ithalatındaki artış 1 milyar 225 milyon dolar. Canlı hayvan ithalatı da 238 milyon dolar artmış durumda. Hem hayvanı hem de hayvanın temel girdisini dışarıdan alıyoruz” dedi. SOYA VE MISIR İÇİN MİLYARLARCA DOLAR ÖDENİYOR Tarım ve hayvancılığın temel girdilerinde ithalatın boyutuna dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ilk 8 ayda 1,6 milyar dolarlık soya fasulyesi, 1,3 milyar dolarlık dane mısır ve 1,1 milyar dolarlık ham ayçiçeği yağı ithal edildi. Bu üç ürün grubunun toplam ithalat değerinin yaklaşık 4 milyar dolara ulaştı” diye konuştu. CANLI HAYVAN İTHALATI DA ARTIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, canlı hayvan ithalatındaki artışın da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “İlk 8 ayda canlı hayvan ithalatındaki artış 238 milyon dolar, yalnızca Ağustos ayında 125,1 milyon dolarlık sığır ithalatı gerçekleştirildi” dedi. AĞUSTOSTA 377,8 MİLYON DOLARLIK ÜÇ KALEM Ağustos ayındaki ithalat kalemlerine de değinen Gürer, yalnızca soya küspesi, sığır ve rafine palm yağı ithalatının toplamının 377,8 milyon dolara ulaştığını belirtti. Gürer, Ağustos ayında; 137,9 milyon dolar soya küspesi, 125,1 milyon dolar sığır, 114,8 milyon dolar rafine palm yağı ithal edildiğini aktardı. İHRACATTA ŞEKERLİ MAMULLER, UN, BEYAZ ET VE BAKLİYAT GERİLEDİ Ömer Fethi Gürer, toplam ihracat rakamındaki artışın sektörün bütün ürün gruplarında aynı şekilde gerçekleşmediğini de dikkat çekerek, “İlk 8 ayda; Şekerli mamuller ihracatı 227 milyon dolar, un ihracatı 189 milyon dolar, beyaz et ihracatı 150 milyon dolar ve bakliyat ihracatı 114 milyon dolar geriledi” şeklinde konuştu. Gürer, “Toplam ihracat rakamındaki yüzde 5,09'luk artış, bütün sektörlerde olumlu bir tablo olduğu anlamına gelmiyor. Önemli tarım ve gıda ürünlerinde ihracat kayıpları yaşanıyor. Şekerli mamullerden una, beyaz etten bakliyata kadar birçok üründe gerileme söz konusu” dedi. TÜRKİYE TARIMSAL GİRDİDE DIŞ PAZARLARA BAĞIMLI Türkiye'nin tarım, gıda ve içecek sektöründeki ithalat kaynaklarına da dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, ilk 8 ayda Brezilya'nın 2 milyar 590 milyon dolarla ilk sırada bulunduğunu belirtti. Brezilya'yı 2 milyar 553 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 1 milyar 656 milyon dolarla Ukrayna ve 1 milyar 596 milyon dolarla ABD izledi. İTHALATA ÖDENEN KAYNAK YERLİ ÜRETİME AKTARILMALI Tarım, gıda ve içecek sektörünün 2026 yılının ilk 8 aylık verilerinin, ithalatın ihracattan çok daha hızlı büyüdüğünü ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İlk 8 ayda 20 milyar 430 milyon dolarlık ithalat gerçekleşmiş. Bunun içinde yalnızca soya fasulyesi 1,6 milyar dolar, dane mısır 1,3 milyar dolar, ham ayçiçeği yağı 1,1 milyar dolar. Hayvan yemi ithalatındaki artış 1 milyar 225 milyon dolar. Canlı hayvan ithalatındaki artış 238 milyon dolar. Bu kaynakların daha büyük bölümünü kendi çiftçimize, kendi üreticimize aktarmamız gerekiyor” diye konuştu. Öne çıkan rakamlar İhracat: 21,19 milyar dolar İthalat: 20,43 milyar dolar İhracat artışı: %5,09 İthalat artışı: %17,72 Ağustos ihracatı: 2,53 milyar dolar Ağustos ithalatı: 2,01 milyar dolar Ağustos ithalat artışı: %34,38 Hayvan yemi ithalatındaki artış: 1,225 milyar dolar Bitkisel yağ ithalatındaki artış: 389 milyon dolar Un ithalatındaki artış: 356 milyon dolar Canlı hayvan ithalatındaki artış: 238 milyon dolar Soya fasulyesi ithalatı: 1,6 milyar dolar Dane mısır ithalatı: 1,3 milyar dolar Ham ayçiçeği yağı ithalatı: 1,1 milyar dolar Şekerli mamuller ihracatındaki düşüş: 227 milyon dolar Un ihracatındaki düşüş: 189 milyon dolar Beyaz et ihracatındaki düşüş: 150 milyon dolar Bakliyat ihracatındaki düşüş: 114 milyon dolar.

AHBİB Başkanı Memiş: ''Geleneksel Pazarlardaki Daralmayı Alternatif Rotalarla Aştık'' Haber

AHBİB Başkanı Memiş: ''Geleneksel Pazarlardaki Daralmayı Alternatif Rotalarla Aştık''

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, 2026 yılı Ocak-Eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artışla 1,36 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Küresel gıda ticaretinde rekabetin giderek sertleştiğine dikkati çeken AHBİB Başkanı Veysel Memiş, geleneksel pazarlardaki daralmayı alternatif rotalarla aştıklarını, elde edilen bu performansın sektörün üretim ve dış ticaret kapasitesini net bir şekilde ortaya koyduğunu vurguladı. Veysel Memiş, “Türkiye'nin tarımsal üretim gücü, geniş ürün yelpazesi, yüksek işleme kapasitesi ve stratejik coğrafi konumu, gıda ihracatımızda bize önemli avantajlar sunuyor. AHBİB olarak bu avantajları daha yüksek katma değere, yeni pazarlara ve sürdürülebilir ihracat artışına dönüştürmek amacıyla çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz.” dedi. "Bakliyatta liderliğimizi koruyoruz, kırmızı mercimek öne çıkıyor" Son dokuz aylık dönemde ürün grupları bazındaki performansa değinen Veysel Memiş, en yüksek ihracat değerlerine bakliyat, pastacılık ürünleri ve bitkisel yağlarda ulaşıldığını belirtti. Bakliyatın birliğin toplam ihracatından yüzde 25 pay alarak birinci sıradaki yerini koruduğunu ifade eden Veysel Memiş, şunları kaydetti: Ocak-Eylül döneminde bakliyat ihracatımızı yüzde 16 artırarak 323,2 milyon dolara taşıdık. Miktar bazındaki artışımız ise yüzde 31 oldu. Bakliyat grubumuzda özellikle kırmızı mercimek belirleyici bir rol üstlendi. Kırmızı mercimek ihracatımız değerde yüzde 23 artışla 226,3 milyon dolara ulaştı. Miktarda ise yüzde 45’lik büyümeye ulaştık. Bu ürün tek başına Birliğimizin toplam ihracatının yüzde 17'sini oluşturdu. Oluşan tablo, bakliyat ihracatımızdaki güçlü hareketliliği açıkça gösteriyor." "Katma değerli üretim kapasitemiz gelişiyor" Sektörün ikinci güçlü alanının pastacılık ürünleri, üçüncüsünün ise bitkisel yağlar olduğunu ileten Veysel Memiş, ürün çeşitliliğine ilişkin şu bilgileri verdi: "Pastacılık ürünlerinde 272,1 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Özellikle diğer pastacılık ürünleri ile malt, un ve nişasta esaslı ürünlerde yakaladığımız yüksek oranlı artışlar, katma değerli ürünlere yönelik ihracat kapasitemizin geliştiğini ortaya koyuyor. Üçüncü sırada yer alan bitkisel yağlarda ise yüzde 16 artışla 200 milyon dolar değere ulaştık. Bu grupta ayçiçeği tohumu yağı ihracatımız yüzde 19 artışla 90,8 milyon dolara, soya yağı ve fraksiyonları ihracatımız yüzde 15 artışla 80,1 milyon dolara yükseldi. Bitkisel yağlardaki bu tablo, çeşitlenen ürün yapımızı ve farklı pazarlardaki talep gücümüzü yansıtıyor." "Pazar çeşitliliği hayati önem taşıyor” İhracat yapılan ülkeler ve pazar çeşitlendirme stratejileri hakkında da değerlendirmede bulunan AHBİB Başkanı Veysel Memiş, geleneksel pazarların yanı sıra yeni coğrafyalarda kalıcı bağlar kurmanın önemine dikkati çekti. Veysel Memiş, “Ocak-Eylül döneminde en çok ihracat yaptığımız pazarlar arasında 140,9 milyon dolarla Irak ilk sırada yer alırken, bu ülkeyi 105,4 milyon dolarla Suriye ve 73,1 milyon dolarla İran takip etti. Irak, Suriye ve İran geleneksel ve güçlü pazarlarımız olmayı sürdürdü. Ancak Irak ve Suriye pazarlarındaki ihracat değerlerinin geçen yılın aynı dönemine göre gerilemesi, pazar çeşitliliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. İhracatımızı birkaç pazara yoğunlaştırmak yerine farklı coğrafyalarda kalıcı ticari bağlantılar kurmamız gerekiyor. Nitekim 9 aylık dönemde Afrika, Amerika, Avrupa ve Asya pazarlarında yakaladığımız ivme, ihracat ağımızdaki çeşitlenmeyi gözler önüne seriyor. Bu dönemde en yüksek ihracat artışını yüzde 2.350 yükselişle 4,8 milyon dolara ulaştığımız Uganda'da yakaladık. Uganda'yı yüzde 1.908 artışla 14,3 milyon dolara yükselen Umman ve yüzde 1.149 artışla 5,9 milyon dolara ulaşan Meksika izledi. Afrika hattında Somali'ye ihracatımız yüzde 293 artışla 12,1 milyon dolara, Cibuti'ye yüzde 91 artışla 43,2 milyon dolara, Libya'ya yüzde 132 artışla 37,7 milyon dolara çıktı. Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde yüzde 57 artışla 8,6 milyon dolar ve Kamerun'da yüzde 90 artışla 5,2 milyon dolar seviyelerine ulaştık. Orta Doğu'da Suudi Arabistan 45,9 milyon dolar, Ürdün 24,9 milyon dolar, Yemen 20,8 milyon dolar, BAE 20,2 milyon dolar ve Kuveyt 5,6 milyon dolar ile büyümesini sürdürdü. Avrupa ve Asya kulvarında ise İspanya'ya ihracatımız yüzde 63 artışla 17,7 milyon dolara, Polonya'ya yüzde 27 artışla 14,5 milyon dolara, Malezya'ya yüzde 33 artışla 12,9 milyon dolara ve Tayland'a yüzde 37 artışla 7,2 milyon dolara yükseldi. Hedefimiz, Türk gıda ürünlerinin dünya sofralarındaki payını daha da artırmaktır." diye konuştu.

Hububat ve Bakliyat İhracatı 1 Milyar Dolara Yaklaştı Haber

Hububat ve Bakliyat İhracatı 1 Milyar Dolara Yaklaştı

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından yayımlanan Ekim 2026 Ekonomi ve Dış Ticaret Bülteni, Türkiye’nin ihracat performansına ilişkin güncel verileri ortaya koydu. Bültene göre Hububat, Bakliyat sektörü, eylül ayında gerçekleştirdiği 991 milyon dolarlık ihracatla 1 milyar dolar sınırına yaklaştı. Türkiye’nin Eylül Ayı İhracatı 25,98 Milyar Dolara Ulaştı TİM’in Ticaret Bakanlığı ile birlikte açıkladığı verilere göre, 2026 yılı eylül ayında Türkiye’nin toplam ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,38 artarak 25,98 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde ithalat yüzde 5,90 artışla 31,21 milyar dolar olurken, dış ticaret açığı yüzde 24,80 azalarak 5,23 milyar dolara geriledi. Türkiye’nin dış ticaretindeki bu görünüm, tarım ve gıda tedarik zincirinin önemli sektörlerinden Hububat, Bakliyat sektörünün ihracat performansını da öne çıkardı. Hububat ve Bakliyat İhracatı 991 Milyon Dolar Bülten verilerine göre Hububat, Bakliyat sektörü eylül ayında 991 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Geçtiğimiz yılın eylül ayı ile benzer seviyelerde seyreden bu ihracat hacmi, sektörün küresel dalgalanmalara rağmen istikrarlı görünümünü koruduğunu ortaya koydu. 991 milyon dolarlık ihracat, Hububat, Bakliyat sektörünün dış pazarlardaki konumunun yanı sıra tarım ve gıda tedarik zincirindeki önemini de ortaya koyuyor. Küresel Ticarette Haziran Ayının İhracat Görünümü Bültende yer alan verilere göre haziran ayında en fazla ihracat gerçekleştiren ülkeler arasında Çin’in ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 27,0, ABD’nin ihracatı yüzde 15,3, Almanya’nın ihracatı ise yüzde 13,8 arttı. Aynı dönemde Kosta Rika’nın ihracatı yüzde 5,5, Uruguay’ın ihracatı ise yüzde 3,1 düştü. Türkiye’nin ihracatı da haziran ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21,7 artarak 24,92 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Yİ-ÜFE Eylülde Yüzde 27,38 Arttı TİM Ekim 2026 Ekonomi ve Dış Ticaret Bülteni’nde yer alan makroekonomik göstergeler de üretim maliyetleri açısından dikkat çekti. TÜİK verilerine göre Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE), eylül ayında yıllık bazda yüzde 27,38 arttı. Üretici fiyatlarındaki bu seyir, tarımsal girdilerde maliyet planlaması açısından önem taşırken, üreticiler ve ihracatçıların ekonomik göstergeleri yakından takip etmesini gerektiriyor. Politika Faizi Yüzde 37 Seviyesinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. İç talepteki dengeli görünümle birlikte değerlendirilen bu gelişmeler, genel piyasa istikrarı açısından önem taşımaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde kırsal üreticilerin ve ihracatçıların hem iç pazarda arz güvenliğini sağlamada hem de dış pazarlardaki paylarını artırmada üretim maliyetleri, ihracat verileri ve makroekonomik göstergeleri yakından takip etmesi bekleniyor.

Tarım ve Gıdada Ağustosun Kazananları Belli Oldu Haber

Tarım ve Gıdada Ağustosun Kazananları Belli Oldu

Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektöründe 2026 yılının ağustos ayında ihracat 18,46 milyar dolar, ithalat ise 17,99 milyar dolar oldu. İhracatta Irak, ithalatta ise Rusya Federasyonu ilk sırada yer aldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dış Ticaret Verileri temel alınarak Agrimetre tarafından hazırlanan Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Veri Paneli verilerine göre, tarım, gıda ve içecek sektörünün 2026 yılının ağustos ayında ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,36 arttı. Geçen yılın aynı döneminde 17,53 milyar dolar olan ihracat, 2026 yılının ağustos ayında 18,46 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde ithalat ise yüzde 18,57 artışla 15,17 milyar dolardan 17,99 milyar dolara çıktı. Birim ihracat değeri ton başına 1.569 dolara yükseldi Tarım, gıda ve içecek sektöründe birim ihracat değeri de arttı. Ağustos ayında birim ihracat değeri yüzde 14,07 artışla ton başına 1.569 dolar oldu. Özel Ticaret Sistemi (ÖTS) çerçevesinde yayımlanan Dış Ticaret Verileri’ne göre, 2026 yılında aylık temelde ihracat geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5,16 artışla 2,1 milyar dolar olurken, ithalat yüzde 13,73 artarak 1,62 milyar dolar olarak gerçekleşti. Tarım ve gıda ihracatında Irak ilk sırada 2026 yılının ağustos ayında Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektöründe en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülke Irak oldu. Irak’a yapılan ihracat yüzde 8,11 artarak 2,167 milyar dolara ulaştı. Almanya, 1,453 milyar dolarlık ihracatla ikinci sırada yer aldı. Almanya’ya yapılan ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,14 arttı. Rusya Federasyonu ise 1,275 milyar dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldı. Rusya Federasyonu’na yapılan ihracat yüzde 21,40 arttı. İthalatta ise ilk sırada Rusya Federasyonu bulundu. Rusya’dan yapılan ithalat 2,499 milyar dolar olurken, Brezilya 2,446 milyar dolarla ikinci, Ukrayna ise 1,581 milyar dolarla üçüncü sırada yer aldı. Ayçiçek yağı ihracatı 860,3 milyon doları geçti 2026 yılının ağustos ayında en fazla ihraç edilen ürünler arasında ilk sırayı Ayçiçek yağı, rafine aldı. Ayçiçek yağı, rafine ihracatı yüzde 21,60 artışla 860,3 milyon doları geçti. İkinci sırada yer alan Fındık içi ihracatı yüzde 11,26 artarak 853,5 milyon dolar oldu. Fındık Ambalajlı ihracatı ise yüzde 33,62 artışla 640,9 milyon dolara ulaştı. İthalatta ilk sırada 1,553 milyar dolarla Soya Fasulyesi yer aldı. Soya Fasulyesini 1,309 milyar dolarla Mısır Dane ve 1.029 milyar dolarla Sığır ithalatı izledi. Yaş Meyve ve Sebze ihracatta lider Sektörler bazında değerlendirildiğinde, 2026 yılı ağustos ayında en fazla ihracat 2,973 milyar dolarla Yaş Meyve/Sebze sektöründe gerçekleşti. Yaş Meyve/Sebze sektörünü yaklaşık 2,032 milyar dolarlık ihracatla Şekerli Mamuller Sektörü ve yaklaşık 1,719 milyar dolarlık ihracatla Sert Kabuklu Meyveler Sektörü takip etti. Yaş Meyve/Sebze sektörünün toplam ihracat içindeki dolar bazındaki payı yüzde 19,03 olurken, Şekerli Mamuller sektörünün payı yüzde 13,01, Sert Kabuklu Meyveler sektörünün payı ise yüzde 11 oldu. İthalatta ise 5,081 milyar dolarla Hayvan Yemi sektörü ilk sırada yer aldı. Hayvan Yemi sektörünü 2,533 milyar dolarla Bitkisel yağ sektörü ve 1,288 milyar dolarla Şekerli mamuller sektörü takip etti. Hayvan Yemi sektörünün toplam ithalat içindeki dolar bazındaki payı yüzde 34,27, Bitkisel yağ sektörünün payı yüzde 17,09, Şekerli mamuller sektörünün payı ise yüzde 8.69 olarak gerçekleşti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.