Hava Durumu

#Dış Ticaret

Kırsal Haber - Dış Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dış Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZTO ile PTT’den Önemli İş Birliği Haber

İZTO ile PTT’den Önemli İş Birliği

105 bini aşkın üyesiyle İzmir’in ticari hayatına yön veren İzmir Ticaret Odası, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ) ile önemli bir anlaşmaya imza attı. İzmir Ticaret Odası üyelerinin tamamını kapsayan anlaşma ile, ihracat yapmak isteyen İzmirli firmalara 2026 yılı bitene kadar sabit tarife güvencesi sunan indirimli fiyatlar sağlanacak, tüm yurt dışı gönderi türlerinde indirimli fiyatlar sunulacak, zaman ve maliyet avantajı elde edilecek ve çevrim içi entegrasyon çözümleri ile operasyonel verimlilik artırılacak. Ayrıca, İzmir Ticaret Odası’na tahsis edilecek kurumsal müşteri numarası sayesinde üyeler, tüm PTT iş yerlerinde bu avantajlardan kolaylıkla faydalanabilecek. Yüksek hacimli gönderim yapan üyeler için, ilave indirim ve özel çözümler sunulacak. ÖZGENER VE ORUÇLU İMZALADI İzmir Ticaret Odası ve Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ) arasında “Yurt Dışı Kargo, Kurye Taşıma ve Teslim Sözleşmesi” iş birliği protokolü imzalandı. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve PTT 2. Bölge Müdürü Avni Oruçlu’nun imzasıyla yürürlüğe giren protokolün imza törenine PTT 2. Bölge Müdür Yardımcısı Murat Gültaç, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyeleri İsmail Kahraman ve Serdar Gökhan Arıkan, Meclis Başkan Yardımcıları Mehmet Tahir Özdemir ve Nevzat Artkıy, PTT 2. Bölge Müdürlüğü Pazarlama ve Satış Müdürü Onuralp Özalp, Pazarlama ve Satış Memuru Özlem Korkmaz, İzmir Ticaret Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa Tanyeri ile Genel Koordinatör Pınar Karayılanoğlu katıldı. ÖZGENER: KOBİLERİN REKABET GÜCÜNÜN ARTIRILMASI İÇİN KRİTİK Ülkemizin köklü kurumlarından biri olan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ) ile önemli bir iş birliğinin ilk adımını atmaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Küresel ticaretin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiği; jeopolitik riskler karşısında alternatif güzergâhların arandığı ve lojistik süreçlerin rekabet gücünü belirleyen temel unsurlardan biri haline geldiği günümüzde, güvenilir, hızlı ve maliyet avantajı sağlayan taşıma çözümleri önemli bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle KOBİ’lerimizin uluslararası pazarlara erişiminde lojistik maliyetlerin düşürülmesi ve operasyonel süreçlerin sadeleştirilmesinin, rekabet güçlerinin artırılması açısından kritik olduğu kanaatindeyiz” dedi. STRATEJİK BİR ADIM PTT AŞ ile gerçekleştirilen iş birliğinin yalnızca bir lojistik hizmet anlaşmasından ibaret olmadığına dikkat çeken Özgener sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu protokolü; üyelerimizin ihracatını destekleyen, yeni pazarlara erişimini kolaylaştıran ve ticari faaliyetlerini sürdürülebilir şekilde büyütmelerine katkı sağlayan stratejik bir adım olarak görüyoruz. Küçük numune paketlerinden büyük kolilere kadar uzanan geniş yelpazedeki uluslararası gönderilerin sorunsuz şekilde dünya pazarlarına ulaştırılmasını ve ihracatın teşvik edilmesini amaçlayan bu iş birliği kapsamına tüm üyelerimizin istisnasız şekilde dahil edilmesini son derece kıymetli buluyor başta PTT 2. Bölge Müdürümüz Sayın Avni Oruçlu olmak üzere, tüm PTT AŞ yöneticilerine teşekkür ediyoruz.” ORUÇLU: ULUSLARARASI PİYASADA REKABET AVANTAJI Türkiye ekonomisinin saygın ve güçlü kurumlarından İzmir Ticaret Odası ile birlikte hizmete sunulan iş birliği protokolünün İzmir iş dünyasına sağlayacağı katkıdan mutluluk duyduğunu belirten PTT 2. Bölge Müdürü Avni Oruçlu; “Şirketimizin uluslararası posta ve kargo hizmetlerindeki deneyimi, yaygın hizmet ağı ve farklı ihtiyaçlara yönelik seçenekleri sayesinde İzmir Ticaret Odası üyeleri, gönderilerinin niteliğine ve hedef pazara uygun çözümlere daha kolay erişebilecektir. Böylece firmalar hem maliyetlerini daha etkin yönetebilecek hem de dış ticaret süreçlerinde güvenilir bir kamu hizmet altyapısından yararlanabilecektir.” dedi. TÜRKİYE’NİN İHRACAT HEDEFLERİNE KATKI SAĞLAMAK İÇİN İLK ADIM İzmir Ticaret Odası üyelerinin ülkemiz ihracatındaki payının artırılmasına yönelik bir hizmetin devreye alınmasına dikkat çeken Oruçlu “PTT olarak, Türkiye’nin ihracat hedeflerine katkı sunacak, firmalarımızın uluslararası pazarlardaki etkinliğini artıracak ve dış ticaret süreçlerini kolaylaştıracak iş birliklerini hayata geçirmeye devam ediyor; İzmir Ticaret Odası ile gerçekleştirilen bu protokolün İzmir iş dünyasına, ihracatçılarımıza ve uluslararası pazarlara açılmak isteyen tüm işletmelere hayırlı olmasını diliyoruz.” ifadelerini kullandı.

KTO Başkanı Gülsoy: ''Dinamik Bir Destek Kalkanı Oluşturulması Şart'' Haber

KTO Başkanı Gülsoy: ''Dinamik Bir Destek Kalkanı Oluşturulması Şart''

Kayseri, Mart ayında 314 milyon 106 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mart Ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, “Küresel pazarlardaki daralmaya ve maliyet artışlarına rağmen ihracatçımız büyük bir özveriyle mücadele ediyor. Bu direnci korumak için reel sektörü destekleyecek mekanizmalar hayati önem taşıyor” dedi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı Mart ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, rakamları ve sektörel gelişmeleri paylaştı. Kayseri’nin Mart ayı ihracat performansına değinen Başkan Gülsoy, “Mart ayında 314 milyon 106 bin 541 dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,45 oranında bir azalış yaşansa da sanayicimiz dünyanın dört bir yanına ulaşmaya devam ediyor. İthalatımız ise 154 milyon 959 bin 912 dolar olmuştur. Geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 23,63 artış gerçekleşmiştir.“ diye konuştu. İLK ÇEYREKTE 924 MİLYON DOLARLIK PERFORMANS 2026 yılının ilk üç aylık verilerini de paylaşan Gülsoy, “Yılın ilk çeyreğinde toplam ihracat rakamımız, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre sadece yüzde 0,71’lik sembolik bir azalışla 924 milyon 429 bin 851 dolara ulaşmıştır. Aynı dönemde ithalat rakamlarımız ise yüzde 0,37 oranında gerileyerek 430 milyon 378 bin 207 dolar seviyesine kalmıştır.” dedi. Kayseri olarak Mart ayında dünya genelinde 145 ülkeye ihracat gerçekleştirme başarısı gösterdiklerini ifade eden Gülsoy, “En çok ihracat yaptığımız ilk 10 pazarımız; Almanya, Avusturya, Polonya, ABD, Belçika, İtalya, Fransa, Fas, Irak ve Mısır olarak sıralanmıştır.” ifadelerini kullandı. Kayseri ihracatının sektörler bazında analizini de yapan Başkan Gülsoy, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği sektörlerden; Elektrik ve Elektronik, Makine ve Aksamları, Kuru Meyve ve Mamulleri, Kimyevi Madde ve Mamulleri, Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri, Halı gibi sektörlerde artış yaşanırken; Demir ve Demir Dışı Metaller, Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri, Çelik, Tekstil ve Hammaddeleri, Madencilik Ürünleri, İklimlendirme Sanayii sektöründe azalış yaşanmıştır.“ dedi. “DİNAMİK BİR DESTEK KALKANI ŞART” Sanayicinin üzerindeki maliyet yüküne dikkat çeken Başkan Gülsoy, “Enerji, lojistik ve finansman maliyetlerinin yükseldiği bu dönemde ihracat yapmak zor hale gelmiştir. Artan maliyetler karşısında sanayicinin sermayesini koruyacak dinamik bir destek kalkanı oluşturulması şarttır. Ticaretin önündeki en büyük engel öngörülemezliktir; ancak Kayserili tüccarımız bu süreci aktif bir şekilde yönetmektedir” dedi. İhracatın sürdürülebilirliği için yüksek teknoloji ve yeşil dönüşümün kaçınılmaz olduğunu hatırlatan Gülsoy, “Ülkemiz için rekabet eden, istihdam sağlayan ve ekonomimize değer katan tüm ihracatçı üyelerimize ve çalışanlarına teşekkür ediyorum” diye konuştu.

ESO Başkanı Kesikbaş’tan İhracat Analizi: “Üreten Kesim Desteklenirse Türkiye Kazanır” Haber

ESO Başkanı Kesikbaş’tan İhracat Analizi: “Üreten Kesim Desteklenirse Türkiye Kazanır”

Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş, 2026 yılı ilk çeyrek dış ticaret verilerini değerlendirdi. Türkiye genelinde ihracat düşerken Eskişehir’in artış yakaladığına dikkat çeken Kesikbaş, "Güçlü sanayi, güçlü ülke demektir" mesajını verdi. Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, 2026 yılının ilk üç ayına ilişkin dış ticaret rakamlarını kamuoyuyla paylaştı. Türkiye’nin ihracat performansını ve imalat sektörünün karşılaştığı zorlukları analiz eden Kesikbaş, ekonomik kalkınmanın anahtarının üretim destekleri ve finansmana erişim olduğunu vurguladı. Türkiye Genelinde Dış Ticaret Açığı Alarm Veriyor 2026’nın Ocak-Mart dönemine ait verileri paylaşan Kesikbaş, Türkiye genelindeki tabloyu şu sözlerle özetledi: İhracat: Yüzde 3,1 azalarak 63 milyar 279 milyon dolar oldu. İthalat: Yüzde 4,7 artışla 91 milyar 957 milyon dolara yükseldi. Ortaya çıkan dış ticaret açığının döviz ihtiyacını ve finansman yükünü artırdığını belirten Kesikbaş, "Bu tablo, geleceğe dair belirsizliklerin çoğalması anlamına gelir. Türkiye’nin güçlü yarınlara ulaşması için tüketerek değil, üreterek büyümesi şarttır" dedi. Eskişehir İhracatta Direncini Koruyor Türkiye genelindeki düşüşe rağmen Eskişehir’in pozitif ayrıştığını vurgulayan ESO Başkanı, şehrin başarı grafiğine dikkat çekti: “Eskişehir’imiz yılın ilk üç ayında yüzde 0,5 artışla 969 milyon dolarlık ihracata ulaşmıştır. Bu başarı, üretim iradesinden vazgeçmeyen sanayicimizin, mühendismizin ve işçimizin ortak emeğidir.” “İmalat Sektörü Kendi Enflasyonunu Yüzde 18’e Çekti” Sanayicinin verimlilik ve maliyet disiplini konusunda üzerine düşeni yaptığını belirten Kesikbaş, çarpıcı bir veri paylaştı: İmalat sektörü, kendi enflasyonunu yüzde 18 seviyelerine kadar indirmeyi başardı. Ancak gıda ve hizmet sektöründeki yüksek artışların, yüksek faiz ve kredi maliyetleri aracılığıyla yine üreticinin omzuna yüklendiğini ifade eden Kesikbaş, sanayicinin nefes alabilmesi için acil çözüm bekledikleri noktaları sıraladı. Sanayici İçin Acil Destek Talebi Kesikbaş, ekonomik ve stratejik bağımsızlık için güçlü sanayinin şart olduğunu belirterek şu çözüm önerilerinde bulundu: İhracatçıların finansmana erişimi kolaylaştırılmalıdır. Eximbank ve Merkez Bankası reeskont kredi destekleri artırılmalıdır. Üretici firmalara yönelik devlet teşvikleri güçlendirilmelidir. Başkan Kesikbaş, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: “Üreticiye verilen her destek; ülkeye yatırım, istihdam ve döviz olarak geri dönecektir. Türkiye’nin geleceği tüketimde değil, üretimdedir.”

İzmir - Kosta Rika İlişkilerinde Önemli Adım Haber

İzmir - Kosta Rika İlişkilerinde Önemli Adım

Kosta Rika Cumhuriyeti First Lady’si Signe Zeikate, İzmir Ticaret Odası’nda iş dünyası ile bir araya geldi. İki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için tüm fırsatların detaylı bir şekilde aktarıldığı toplantıda konuşan First Lady Zeikate, Kosta Rika’nın tüm Amerika kıtasında 1 milyar tüketiciye ulaşım için bir kapı olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. İki önemli unvan ile First Lady’i ağırlayan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kosta Rika İzmir Fahri Konsolosu Emre Kızılgüneşler, İzmir’in güçlü potansiyelini vurgulayarak, sanayi, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı alanlarda geliştirilecek iş birlikleriyle ilişkilerin güçlendirilmesi için çağrıda bulundu. İZTO’YU ZİYARET EDEN İLK FİRST LADY İzmir Ticaret Odası, ilk kez bir First Lady’i ağırlamanın gururuyla önemli bir organizasyona imza attı. Kosta Rika ile ekonomik ilişkileri geliştirmek amacıyla düzenlenen toplantı, Kosta Rika Cumhuriyeti First Lady’si Signe Zeikate, T.C. Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapcıoğlu, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız ve Kosta Rika Cumhuriyeti İzmir Fahri Konsolosu Emre Kızılgüneşler, Kosta Rika Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Gustavo Alonso Campos Fallas ile EGİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şahika Aşkıner'in açılış konuşmalarıyla başladı. FİRST LADY ZEİKATE: BAŞKALARI BİZİM GÖRDÜĞÜMÜZÜ GÖREMEYEBİLİR Sözlerine asırlardır süregelen tarihi ve güzellikleri ile İzmir’de bulunmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek başlayan Kosta Rika Cumhuriyeti First Lady’si Signe Zeikate, Türkiye ve Kosta Rika’nın sağlam dostluk tarihi ve güvenilir ilişkileri ile fırsatları ufukta aradığını ve dışarıdan bir gözün bunu göremeyeceğini düşündüğünü belirtti. Sözlerine İzmir’e çok açık bir düşünce ile geldiklerine değinerek devam eden Zeikate, ülkelerimizin kurduğu ilişkiye büyük önem verdiklerini ve ilişkilerimizin birçok konuda potansiyel taşıdığını düşündüklerini bildirdi. AMERİKA KITASINA ULAŞMAK İÇİN GÜÇLÜ BİR KAPI 2026 Kosta Rika genel seçimlerine değinerek sözlerine devam eden First Lady, 1 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilen seçimlerde İktidar partisi (PPSO) adayı Laura Fernández Delgado’nun seçimleri kazandığını ifade ederek, Kosta Rika kongresinde ilk defa kadınların üstünlük sağladığına, bu nedenle geleceğe umutla baktıklarına dikkat çekti. Ülkesinin erişim kolaylığı ve güvenilirlik gibi avantajlarına değinen First Lady, Kosta Rika’nın tüm Amerika kıtasında 1 milyar tüketiciye ulaşım için bir kapı olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Bu tüketicinin çoğunluğunun iki dilli olduğunun altını çizen First Lady, ülkedeki firmaların %99’unun yenilenebilir enerji kaynakları kullandığına ve aslında Amerika pazarının en katı yeşil standardına sahip ülkesinin Kosta Rika olduğuna değindi. KEBAPCIOĞLU: İKİ ÜLKE ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN 75. YILI T.C. Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapcıoğlu, geçen yıl Kosta Rika ve Türkiye arasındaki ilişkilerin kuruluşunun 75. yılını kutladıklarını belirtirken, ülkeler arasındaki ilişkinin bugünkü büyüklüğünden oldukça memnun olduklarını, bu potansiyelin daha da gelişeceğine inandıklarını ifade etti. KIZILGÜNEŞLER: BUGÜN BURADA İKİ ÖNEMLİ GÖREVİ BİR ARADA ÜSTLENİYORUM İki önemli görevi bir arada üstlenmekten duyduğu memnuniyeti ifade ederek sözlerine başlayan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kosta Rika İzmir Fahri Konsolosu Emre Kızılgüneşler, konuşmasında Kosta Rika’nın sürdürülebilir kalkınma modeli, çevre bilinci ve yüksek yaşam kalitesiyle öne çıktığını; yüksek katma değerli üretim ve yenilenebilir enerji odaklı ekonomik yapısının uluslararası yatırımcılar açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. KOSTA RİKA TÜM DÜNYAYA İLHAM VERİYOR Kosta Rika’nın, barış, istikrar ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında ortaya koyduğu yaklaşımla tüm dünyaya ilham verdiğine dikkat çeken Kızılgüneşler, doğayla uyumlu kalkınma modeli, güçlü çevre bilinci ve “Pura Vida” (Saf Yaşam) felsefesi ile yönetilen ülkenin, uluslararası araştırmalarda dünyanın en mutlu ülkeleri arasında üst sıralardaki yerini koruduğunun altını çizdi. Türkiye ile Kosta Rika arasındaki ticaret hacminin 2025 yılı itibarıyla 175 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirten Kızılgüneşler, mevcut potansiyelin daha yüksek olduğunu ve özellikle sanayi, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı alanlarda geliştirilecek iş birlikleriyle ilişkilerin güçlenebileceğini vurguladı. Sözlerine, iki ülke arasında öne çıkan iş birliği alanlara dikkat çekerek devam eden Kızılgüneşler, Kosta Rika’nın biyoturizm alanındaki deneyiminin İzmir için önemli bir örnek teşkil ettiğini, özellikle doğa temelli ve sürdürülebilir turizm alanında ortak çalışmalar yapılabileceği belirtti. Kızılgüneşler ayrıca, Efes ve Meryem Ana Evi gibi önemli destinasyonların Kosta Rika kamuoyuna daha etkin tanıtılmasının da yeni iş birliklerine katkı sağlayacağına ve ‘İzmir–Kosta Rika Akademik Ağı’nın kurulmasının önemine dikkat çekti. BÜYÜKELÇİ FALLAS: İZMİR, BİZİM İÇİN KRİTİK BİR ŞEHİR Misafirperverlikleri için İzmir Ticaret Odası’na teşekkür ederek sözlerine başlayan Kosta Rika Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Gustavo Alonso Campos Fallas, Kosta Rika ve Türkiye’nin ilişkilerinin 2014 yılında karşılıklı olarak Büyükelçiliklerin açılmasından bu yana hızla gelişmekte olduğunu vurguladı. Türkiye ve Kosta Rika’nın hiç bu kadar yakın olmadığını belirten Büyükelçi, iki ülkenin yükseköğretim öğrencileri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için çalışmalar yapılmasının önemine değinerek, Türkiye ve Kosta Rika’nın sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda birlikte yürüdüğü yolun her geçen gün daha da genişlediğini vurguladı. AŞKINER: KOSTA RİKA’YI ZİYARET EDEREK ÖNEMLİ İŞ BAĞLANTILARI KURDUK Konuşmasında T.C. San Hose Büyükelçisi Naciye Gökçen Kaya’nın daveti üzerine Kosta Rika’ya yaptıkları ziyareti anlatan EGİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şahika Aşkıner ise, Türkiye ile Kosta Rika arasındaki diplomatik ilişkilerin 75. yılı kapsamında gerçekleştirilen ziyaretin, iki ülke arasında özellikle kadın girişimciliği alanında ilk doğrudan temasların kurulmasına imkân sağladığını ifade etti. 2025 Kasım ayında First Lady Zeikate ile Cumhurbaşkanlığı Konutu’nda görüştüklerini ifade eden Aşkıner, Kosta Rika ziyaretleri kapsamında ayrıca ülkemizde TOBB benzeri bir yapıya sahip olan ve 400’ü aşkın üyesi bulunan Kosta Rika Özel Sektör Odaları ve Dernekleri Birliği (UCCAEP) ile de bir araya geldiklerini belirtti. 3 ÖNEMLİ SUNUM YAPILDI Konuşmaların ardından, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, Kosta Rika Dış Ticaret Bakanlığı Doğrudan Yabancı Yatırımlar (FDI) Politikaları Dairesi Başkanı Juan Pablo Jimenez ile İzmir Ticaret Odası İş Geliştirme Müdürlüğü Dış Ekonomik İlişkiler Sorumlusu Cemre Moal tarafından sunumlar gerçekleştirildi. Toplantıya kimler katıldı? Toplantıya, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Kosta Rika Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi'nin değerli eşi An Minnen, Kosta Rika Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı’nın değerli eşi Adriana Jimenez, Kosta Rika Dış Ticaret Bakanlığı Doğrudan Yabancı Yatırımlar (FDI) Politikaları Dairesi Başkanı Juan Pablo Jimenez, EGİKAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Aslı Sancaktar Öztürk ile Güler Toksoy, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, İTB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Korkmaz ve Bülent Uçak, EHKİB Başkanı Çağlar Bağcı, EGİFED Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, EGİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Yağmur Yarol, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Mısır ve Güney Afrika İş Konseyleri Geçmiş Dönem Başkanı ve Maden İhracatçısı Zuhal Mansfield, İzmir Ticaret Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa Tanyeri, Genel Koordinatörü Pınar Karayılanoğlu ile Kosta Rika Cumhuriyeti İzmir Fahri Konsolosluğu Danışmanı Mehmet Şenbağcı katıldı.

Başkanvekili Biba: "İnegöl Mobilyası Dünya Çapında Bir Başarı Hikayesi" Haber

Başkanvekili Biba: "İnegöl Mobilyası Dünya Çapında Bir Başarı Hikayesi"

Bu yıl 54.’sü düzenlenen MODEF İnegöl Mobilya Fuarı’nın açılış törenine katılan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, “İnegöl ürettikçe Bursa güçlenecek, Bursa güçlendikçe ülkemiz kazanacaktır” dedi. Türkiye’nin önde gelen mobilya üreticilerinin son koleksiyonlarını sergilediği 54. MODEF İnegöl Mobilya Fuarı, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla açıldı. Açılışa Bakan Prof. Dr. Ömer Bolat’ın yanı sıra Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, Bursa Milletvekilleri, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, BTSO Başkanı İbrahim Burkay, yurtdışı ve yurtiçi olmak üzere birçok üretici katıldı. “TASARIM VE İNOVASYON ÜRETİMİN AYRILMAZ BİR PARÇASI” Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, mobilyanın başkenti İnegöl’ün yalnızca Bursa’nın değil, Türkiye’nin en önemli üretim üslerinden biri olduğunu dile getirdi. Köklü geçmişi, güçlü sanayi altyapısı ve nitelikli iş gücüyle İnegöl’ün bu unvanı fazlasıyla hak ettiğini söyleyen Başkanvekili Biba, “Dünyada rekabet artık sadece üretmekle değil; katma değer oluşturmakla, markalaşmakla ve küresel pazarlarda söz sahibi olmakla mümkündür. Yeni dönemde, tasarım ve inovasyon üretimin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. İnegöl mobilyası bu anlamda dünyanın dikkatini çeken bir başarı hikâyesine dönüşmüştür” diye konuştu. “BÜYÜK KALKINMA YÜRÜYÜŞÜNÜN EN ÖNEMLİ PAYDAŞLARIYIZ” Üreten şehirlerin güçlü olacağını, güçlü şehirlerin güçlü Türkiye’yi inşa edeceğini anlatan Başkanvekili Biba, “Bizler de yerel yönetimler olarak; ülkemizin bu büyük kalkınma yürüyüşünün yereldeki en önemli paydaşlarıyız. Bu vizyon, yerli üretimi destekleyen, girişimciyi büyüten, sanayicinin önünü açan anlayışın sonucudur. İnegöl ürettikçe Bursa güçlenecek, Bursa güçlendikçe ülkemiz kazanacaktır. İnegöl Mobilya Fuarı’nın, üreticilerimize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Başta MODEF yönetimi olmak üzere fuarın gerçekleşmesinde emeği olan herkese teşekkür ediyorum” dedi. “TÜRKİYE MOBİLYA İHRACATINDA EN YÜKSEK PAY BURSA’NIN” Ticaret Bakanı Prof.Dr. Ömer Bolat, uzun yıllardır ihracatçı kimliğini koruyan mobilya sektörünün, Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu istikrarlı şekilde güçlendirdiğini anlattı. Mobilya ihracatının 2025 yılı itibarıyla 4,6 milyar dolar seviyesine ulaştığını, 200’ün üzerinde ülke ve bölgeye erişim sağlayarak küresel ölçekte güçlü bir ağ oluşturduğunu belirten Bakan Bolat, “Bursa özelinde ise mobilya ihracatı, 2025 yılında 1,3 milyar dolara ulaşmıştır. Bursa, Türkiye mobilya ihracatında en yüksek payı alarak birinci sırada yer almıştır. Geçtiğimiz yıl toplam sektör ihracatımızın yüzde 28’inin Bursa’dan yapılmış olması, ilimizin bu alandaki lider konumunu açıkça ortaya koymaktadır. 2026 yılının ilk üç ayında ise Bursa’dan gerçekleştirilen ihracat 300 milyon dolar seviyesine ulaşarak bu güçlü performansın devam ettiğini göstermektedir” diye konuştu. “ÜLKEMİZ, AZMİ VE ÇALIŞKANLIĞIYLA DİRAYETİNİ ORTAYA KOYMUŞTUR” Kilogram başına ihracat değerinde kaydedilen artışın; sektörün katma değeri yüksek, nitelikli ürünlere yöneldiğini teyit ettiğini dile getiren Bakan Bolat, sektörün tasarım, üretim ve markalaşma alanlarında küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ilerlediğini, Türk mobilyasının dünyanın dört bir yanında daha fazla tercih edilir hale geldiğini söyledi. Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarının, Türkiye’nin mobilya sektöründeki üretim gücünü ve tasarım kabiliyetini küresel pazarlara göstermek için en önemli platformlardan biri olduğunu vurgulayan Bakan Bolat, “Özellikle İsrail/ABD ve İran arasındaki savaş, 2026 yılına ilişkin küresel mal ve hizmet ticareti beklentilerini aşağı yönlü baskılamaya devam etmektedir. Hamdolsun ülkemiz, sahip olduğu güçlü liderlik ve iş dünyasının azmi ve çalışkanlığıyla böylesine zorlu şartlarda dirayetini ortaya koymuştur. 2025 yılı 4. çeyrek büyüme rakamları ile birlikte Türkiye ekonomisinin, üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle tüm olumsuz küresel konjonktürde pozitif ayrışmayı başardığını büyük bir mutlulukla görüyoruz. Türkiye’nin mobilya sektöründeki gücünü daha da ileriye taşımayı, yenilikçi tasarım ve ürünleri uluslararası vitrine çıkarmayı hedefleyen bu önemli organizasyonun; sektörümüzün üretim kapasitesini, tasarım kabiliyetini ve ihracat vizyonunu bir kez daha güçlü şekilde ortaya koyacağına yürekten inanıyorum” dedi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İnegöl’ün mobilyada referans noktası olduğunu vurguladı. Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarı’nın şehrin mobilya üretiminin ve ihracatının itici gücü olduğunu aktardan Ayyıldız, köklü fuarın her yıl olduğu gibi mobilya sektörünün geleceğini şekillendirdiğini belirtti. AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman, fuar münasebetiyle mobilya sektörünün, mobilya dünyasının, mobilyanın başkenti olan İnegöl'de buluştuğunu belirtti. Sergilenen her mobilyada İnegöllü ustaların ve iş adamlarının tecrübesi ile emeği bulunduğunu ifade eden Salman, bu zamana kadar sanayicilere büyük destek veren Bakan Ömer Bolat’a teşekkür etti. BTSO Başkanı İbrahim Burkay ise, ekonomik krizlerin yaşandığı süreçte sebeplere sarılmanın büyük önem taşıdığını belirterek İnegöl’ün bunu başardığını vurguladı. Türkiye’nin kendi coğrafyasında hem ithalat konularında hem de ihracatta, dış ticarette çok önemli bir merkez konumuna geldiğini belirten Burkay, desteklerinden dolayı Bakan Bolat’a ve tüm yöneticilere teşekkür etti. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban da İnegöl denince akla ilk olarak mobilyanın geldiğini belirtti. İnegöl mobilyasının küresel bir marka olma yolunda ilerlediğini anlatan Taban, ilçenin tarım ürünleri, meyvecilik, fidan yetiştiriciliği gibi konularda da önemli potansiyeller barındırdığını söyledi. MODEF Başkanı Yavuz Uğurdağ, dış ticaret hacimlerinin bir buçuk milyar dolara ulaştığını söyledi. Fuarın üretim yapan veya istihdam sağlayan tüm sektör paydaşlarına katkı sağladığını belirten Uğurdağ, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti. Konuşmaların ardından açılış kurdelesini kesen protokol üyeleri, stantları gezerek sektör temsilcileriyle sohbet etti.

Kayseri İhracatta Engel Tanımıyor Haber

Kayseri İhracatta Engel Tanımıyor

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılı Şubat ayı dış ticaret verilerini değerlendirdi. Küresel krizlere ve bölgesel gerilimlere rağmen Kayseri, ihracat rakamlarını artırarak ekonomiye değer katmaya devam ediyor. ​Şubat Ayı İhracat Rakamlarında Yüzde 7,99 Artış ​TÜİK verilerine göre Kayseri, Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına oranla yüzde 7,99 artış göstererek 319 milyon 54 bin 873 dolar ihracat gerçekleştirdi. Aynı dönemde ithalat rakamı ise 145 milyon 885 bin 574 dolar olarak kaydedildi. ​Başkan Ömer Gülsoy, zorlu şartlar altında üretim yapan üyelerine teşekkür ederek, "Savaş ve krizlere rağmen büyük bir özveriyle mücadele veren, ülkemiz için rekabet eden ve istihdam sağlayan tüm ihracatçılarımızı yürekten kutluyorum" dedi. ​Yılın İlk İki Ayında Dış Ticaret Dengesi Güçlendi ​2026 yılının ilk iki ayını kapsayan veriler, Kayseri ekonomisinin üretim odaklı büyümesini kanıtlar nitelikte: ​Toplam İhracat: 610 milyon 871 bin 528 dolar (Geçen yıla göre %0,85 artış). ​Toplam İthalat: 275 millyon 417 bin 834 dolar (Geçen yıla göre %10,19 azalış). ​Bu verilerle birlikte Kayseri, dış ticaret fazlası verme konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. ​Kayseri’nin En Çok İhracat Yaptığı İlk 10 Pazar ​Şubat ayında dünya genelinde 152 ülkeye ulaşan Kayseri’nin en güçlü ticari partnerleri şunlar oldu: Almanya, ​Avusturya, ​İtalya, Polonya, Fransa, ​ABD, Irak, ​Birleşik Krallık, ​Romanya, ​Hollanda ​Sektörel Analiz: Hangi Sektörler Yükselişte? ​Başkan Gülsoy, ihracatın sektörel dağılımını da paylaştı. Elektrik ve Elektronik, Demir ve Demir Dışı Metaller, Çelik ve Tekstil sektörlerinde artış yaşanırken; Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri ile Makine sektörlerinde kısmi bir azalış gözlemlendi. ​"Hürmüz Boğazı'ndaki Kriz Dünya Ekonomisini Tehdit Ediyor" ​Küresel piyasalardaki jeopolitik risklere dikkat çeken Gülsoy, Orta Doğu’daki gerilimin ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının ciddi bir risk oluşturduğunu vurguladı. ​"Dünya enerji ticaretinin kalbi olan Hürmüz Boğazı’nın devre dışı kalması, petrol arzının beşte birini tehlikeye atmıştır. Bu durum, nakliye ve sigorta maliyetlerini artırarak tedarik zincirlerinde derin bozulmalara yol açmaktadır." ​"İhracatçının Rekabet Gücü Korunmalı" ​Gülsoy, sürdürülebilir büyüme için ihracatçıya verilen desteklerin artırılması gerektiğini belirtti. Kayseri sanayisinin her türlü krizi aşacak güçte olduğunu hatırlatan Başkan, "Biz her zaman istikrardan yanayız. Tüm risklere rağmen üretmeye ve ülkemize döviz kazandırmaya devam edeceğiz" diyerek sözlerini noktaladı.

Türkiye Tüketimle Değil, Üretim ve İhracatla Büyümelidir Haber

Türkiye Tüketimle Değil, Üretim ve İhracatla Büyümelidir

Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının küresel rekabet gücünü artırmak, yeni pazarlara açılım stratejilerini güçlendirmek ve ihracat ekosisteminde bilgi paylaşımını kurumsal bir zemine taşımak amacıyla kurduğu Dış Ticaret Konseyi’nin ilk toplantısını İzmir’de gerçekleştirdi. EGİAD Uluslararası İlişkiler ve Dış Ticaret Komisyonu öncülüğünde düzenlenen toplantıda; ihracata yönelik finansman olanakları, devlet destekleri, küresel ticarette değişen dinamikler ve Türk şirketlerinin uluslararası pazarlarda sürdürülebilir büyüme stratejileri kapsamlı biçimde ele alındı. Toplantıya; Türk Eximbank Ege Bölge Müdürü Gülom Kudal, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Eximbank ve EİB yöneticileri ile EGİAD Dış Ticaret Elçileri ve Konsey üyeleri katılım sağladı. Toplantının “Onur Konuğu” olarak yer alan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, 40 yılı aşan ihracat birikimi ve liderlik tecrübesiyle, küresel ticaretin dönüşen dinamiklerine ilişkin stratejik değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. Türkiye tüketimle değil, üretim ve ihracatla büyümelidir Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, ihracatı bir ülkenin kalkınma iradesi olarak tanımlayarak, “Türkiye gibi gelişmekte olan bir ekonomi için üretim kadar önemli olan şey, o üretimi dünya pazarlarında değerli hale getirebilmektir. İhracat, döviz kazandırır, istihdam yaratır, firmaları disipline eder, kaliteyi yükseltir, verimliliği artırır ve ülkeyi küresel rekabetin bir parçası yapar. İhracat yapmayan bir şirket sadece kendi büyüme fırsatını kaçırmış olmaz. Aynı zamanda ülkenin dış ticaret dengesine, üretim kapasitesine, teknoloji gelişimine ve döviz gelirine de katkı sunmamış olur. Ben her zaman şuna inandım: Türkiye tüketimle değil, üretim ve ihracatla büyümelidir. Sağlıklı büyümenin yolu budur.” dedi. Türk ihracatçısı bu kırılma anlarının her birinde adapte olmayı başardı Jak Eskinazi, Türk şirketlerinin dünyaya açılmasında gerçek anlamda ‘oyunu değiştiren’ kırılma anlarını şöyle sıraladı; “İlk olarak Turquality bize markalaşmayı öğretti. İkincisi 2008 krizi bize pazar çeşitlendirmeyi öğretti. Üçüncüsü pandemi bize yakın üretimin değerini hatırlattı. Dördüncüsü de bugünkü ekonomik şartlar ise bize katma değer üretmeden ayakta kalamayacağımızı gösteriyor. Türk ihracatçısı bu kırılma anlarının her birinde adapte olmayı başardı. Bundan sonra da başarı, bu adaptasyon kabiliyetini ne kadar stratejik bir şekilde kullanabildiğimize bağlı olacak.” Türkiye’nin kendi ülke algısı marka olmalı Türk şirketlerinin global pazarlarda büyümesini sınırlayan en büyük üç hatadan bahseden Başkan Eskinazi, “Ülke olarak marka olamamamız ilk hatamız. Bugün dünyada birçok ülke, kendi ülke algısını bir marka gibi yönetiyor. Sadece şirketlerin değil, Türkiye’nin de marka olması gerekiyor. İkinci hata, pazara uygun üretim yapmamak. Her pazarda aynı ürün karşılık bulmaz. Avrupa’nın beklentisi farklıdır, Amerika’nın farklıdır. Başarılı olmak için üretimi pazara göre şekillendirmek gerekir. Üçüncü önemli eksik ise satış sonrası hizmet ve sürdürülebilir ilişki yönetimi. Müşteri sizinle sadece bir sipariş için değil, uzun vadeli güven ilişkisi için çalışır. Türk ihracatçısının DNA’sında rekabetçilik, pratiklik, çabuk kavrama ve adaptasyon, müşteri ilişkilerinde güçlü bir refleks var.” dedi. Çin ve Hindistan ile maliyet yarışına giremeyiz ama hızda, kalitede ve tasarımda onları geçebiliriz Çin, Hindistan ve Uzak Doğu rekabetinde Türkiye’nin geride kalmasını değerlendiren Eskinazi, “Türkiye, Çin ve Hindistan ile aynı kulvarda değil. Onlar ölçek ekonomisiyle, düşük maliyetle, çok büyük hacimlerle rekabet ediyor. Bizim o yarışa girmemiz doğru değil, mümkün de değil. Bizim rekabet alanımız: tasarım, kalite, hız, esneklik, güven olmalı. Yani Türkiye, “en ucuz üretici” değil, “en akıllı ve en hızlı çözüm ortağı” olmalı. Bugün siparişlerin Çin, Hindistan ve Uzak Doğu’ya kaymasının en önemli nedeni maliyet avantajı. Türkiye’nin geri kaldığı noktalardan biri de burada: küresel ticaret sistemine yeterince entegre olamamak. Özellikle Hindistan–AB Serbest Ticaret Anlaşması bu açıdan çok kritik, AB ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi çok kritik. Çin ve Hindistan ile maliyet yarışına giremeyiz ama hızda, kalitede ve tasarımda onları geçebiliriz.” diye konuştu. E-ticarette, dijital markalarda çok ciddi bir büyüme yakalayabiliriz Toplantıda öne çıkan bir diğer başlık ise dijitalleşme oldu. Başkan Eskinazi, “Artık 10 yıllık projeksiyon yapmak eskisi kadar kolay değil. Dünya çok hızlı değişiyor. Ben bundan 5 yıl önce şunu söylemiştim: “Mevcut işlerin en az %30’u ortadan kalkacak.” Bugün baktığımızda bunun gerçekleşmeye başladığını görüyoruz. Çünkü artık oyunun içinde çok güçlü bir faktör var: yapay zeka ve dijital dönüşüm. En büyük fırsat Bence Türkiye’nin en büyük avantajı şu: Genç ihracatçılarımız dünyayı iyi tanıyor. Daha global bakıyorlar, daha hızlı adapte oluyorlar, teknolojiyi daha iyi kullanıyorlar. Eğer bu bakış açısını doğru yönlendirirsek, özellikle: tüketici odaklı sektörlerde, e-ticarette, dijital markalarda çok ciddi bir büyüme yakalayabiliriz. Bugün dünyada tüketici şunu istiyor: zahmetsiz, hızlı, kaliteli ürün ve hizmet. Bu talebe cevap verebilen herkes kazanacak. Çünkü artık dünya şuna evrildi: hız + teknoloji + deneyim. Bu üçlü yoksa, rekabet de yok. Bugün 30 yaşında bir ihracatçı olsaydım, dijitalleşmeyi merkeze alırdım. E-ihracat, dijital markalaşma, veri odaklı satış, hızlı teslimat altyapısı bunlara yatırım yapardım. Pazar olarak; Avrupa hâlâ ana pazar, ABD yüksek katma değerli fırsatlar sunuyor, dijital sayesinde artık “pazar” kavramı da değişiyor. Doğru ürünü doğru platformda sunduğunuzda, dünya zaten sizin pazarınız oluyor.” dedi. Yeni Pazarlara Açılmanın Stratejik Platformu Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, küresel ticaretin artık sadece üretim ve satış değil; strateji, finansman ve risk yönetimi boyutlarıyla ele alınması gereken çok katmanlı bir süreç haline geldiğine dikkat çekti. Özhelvacı konuşmasında, Dış Ticaret Konseyi’nin yalnızca bir toplantı platformu değil, üyelerin küresel rekabet gücünü artıracak kalıcı bir yapı olarak tasarlandığını vurgulayarak, “Bugün hayata geçirdiğimiz Dış Ticaret Konseyi ile amacımız; yalnızca güncel gelişmeleri takip etmek değil, üyelerimizin yeni pazarlara açılmasına, riskleri daha iyi yönetmesine ve fırsatları daha hızlı değerlendirmesine katkı sağlayacak güçlü bir yapı oluşturmaktır.” dedi. İhracatın artık klasik bir ticari faaliyet olmaktan çıktığını belirten Özhelvacı, “Bugün ihracat; sadece ürün satmak değil, teknoloji üretmek, sürdürülebilir değer yaratmak ve küresel rekabette doğru konum almak anlamına gelmektedir.” diye konuştu. Ortak Akıl ve İş Birliği Kültürü Güçleniyor Toplantının sonunda konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, Dış Ticaret Konseyi’nin iş dünyasında kolektif öğrenme ve stratejik iş birliği kültürünü güçlendireceğini belirterek şu mesajı verdi: “Bugün burada yapılan paylaşımların yalnızca bilgi düzeyinde kalmayacağına, üyelerimizin iş süreçlerine doğrudan katkı sağlayacak somut çıktılar üreteceğine inanıyoruz.” EGİAD: Bölgesel Kalkınmanın ve Küresel Açılımın Güçlü Aktörü Konuşmasında EGİAD’ın 35 yıllık kurumsal birikimine de değinen Özhelvacı, derneğin ekonomik ve sosyal etkisine dikkat çekerek, “1990 yılında 47 genç iş insanının ortak bir ideal etrafında kurduğu EGİAD, bugün 900’ün üzerinde üyesi ve temsil ettiği binlerce şirket ile yalnızca bir dernek değil; bölgesel kalkınmaya yön veren güçlü bir ekonomik aktördür.” dedi. Özhelvacı, dış ticaretin Türkiye ekonomisi açısından stratejik önemine de vurgu yaparak, özellikle finansmana erişim ve doğru pazar stratejilerinin kritik hale geldiğini ifade etti. İhracata Yönelik Destek Mekanizmaları Masaya Yatırıldı Toplantının ilk bölümünde Türk Eximbank tarafından sunulan finansman ve sigorta mekanizmaları detaylı biçimde ele alındı. Türkiye’nin resmi ihracat destek kuruluşu olan Eximbank’ın sunduğu kredi ve sigorta programları kapsamında; 5 yıla varan vadeli ihracat kredileri, sevk öncesi ve sevk sonrası finansman modelleri, döviz kazandırıcı hizmetlere yönelik kredi imkanları, ihracat alacak sigortası ve risk yönetimi çözümleri katılımcılarla paylaşıldı. Ayrıca toplantıda, ihracatçı firmaların pazara giriş süreçlerini destekleyen devlet teşvikleri de kapsamlı biçimde ele alındı.

Gıda Arz Güvenliği ve Fiyat İstikrarı İçin Kararlı Adımlar Haber

Gıda Arz Güvenliği ve Fiyat İstikrarı İçin Kararlı Adımlar

Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ev sahipliğinde; Tarım ve Orman Bakanı, Ticaret Bakanı, Strateji ve Bütçe Başkanı ile Merkez Bankası Başkanı’nın katılımıyla bir araya geldi. ​Toplantıda, bölgesel jeopolitik gerilimlerin gıda piyasaları üzerindeki etkileri ve fiyat istikrarını korumaya yönelik stratejik adımlar kapsamlı bir şekilde ele alındı. ​Toplantıda Öne Çıkan Başlıklar ise şu şekilde; ​Arz Güvenliği Teşebbüsü: Küresel ve bölgesel gelişmelere rağmen, Türkiye’nin temel gıda ve tarımsal ürünlerde arz güvenliğini tehlikeye atacak bir durumun bulunmadığı teyit edilmiştir. ​Maliyet Kontrolü ve Destekler: Akaryakıt düzenlemeleri ve gübreye yönelik alınan tedbirlerin, üretim maliyetleri üzerindeki baskıyı asgari seviyeye indirdiği vurgulanmıştır. ​Yatırım Seferberliği: Gıda arzını artırmak amacıyla Organize Tarım Bölgeleri yatırımlarının hızlandırılması kararlaştırılmış; bu projeler için bütçe dahil finansman yol haritası oluşturulmuştur. ​Fahiş Fiyatla Mücadele: Tedarik zincirindeki haksız fiyat uygulamaları ve kayıt dışı ticaretle mücadele kapsamında denetimlerin tavizsiz süreceği belirtilmiştir. Özellikle maliyetlerle uyumsuz fiyat artışlarına karşı, dış ticaret tedbirleri de dahil olmak üzere her türlü önlemin titizlikle uygulanacağı duyurulmuştur. ​Bütüncül Takip Sistemi: Fiyat hareketlerinin anlık takibine ve analizine olanak sağlayacak yeni dijital uygulamaların hayata geçirilmesi kararı alınmıştır. ​Gelecek Projeksiyonu Komitenin, hem üreticiyi hem de tüketiciyi koruyan "sağlıklı fiyat" oluşumu için koordinasyon içinde çalışmaya devam edeceği ifade edildi. Piyasa işleyişini bozan spekülatif hareketlere karşı tüm paydaşların haklarını gözeten kararlı bir duruş sergilenmeye devam edileceğinin altı çizildi.

Şekerin Tadı Kaçtı, Acısı Vatandaşa Kaldı! Haber

Şekerin Tadı Kaçtı, Acısı Vatandaşa Kaldı!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ramazan Bayramı öncesi şeker ve çikolata fiyatlarındaki artışlara dikkat çekti. Gürer, vatandaşın bayram şekeri ve lokum almakta zorlandığını söyledi. "BAYRAMDAN BAYRAMA MİSAFİR ŞEKERİ" CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bayramın vazgeçilmezi olan ikramlıkların bir yıl içinde ulaştığı fiyat seviyesini piyasa verileriyle ortaya koydu. Geçen yılın bayram dönemine kıyasla raflardaki değişime dikkat çeken Gürer, dar gelirlinin bayram hazırlığı yapamaz hale geldiğini vurguladı. Marketlerde Bayram Şekeri fiyatı arttı: Gürer “Geçen yıl 199 TL’ye satılan popüler bayram şekerleri 2026 yılında 259 TL’ye çıktı. İkramlık çikolataların kilogram fiyatı ise ortalama 589 TL’den 749 TL’ye yükseldi” dedi. Ömer Fethi Gürer, “Bayram demek paylaşmak demek, ikram etmek demek. Ancak 450 gramlık bir kutu çikolatanın 269 liradan 375 liraya çıktığı bir düzende, asgari ücretli ve emekli misafirine ne ikram edecek? İktidarın yanlış ekonomi politikaları, halkın en temel geleneklerini bile elinden alıyor,” ifadelerini kullandı. "CEVİZ VE KOLONYADAKİ ARTIŞ BİLE KORKUTUYOR" Sadece şeker ve çikolatada değil, bayram sofralarının ve ikramlarının tamamında büyük bir maliyet artışı yaşandığını belirten Gürer, ceviz ve kolonya fiyatlarındaki yükselişe de değindi. Bayram tatlılarının ana malzemesi olan ceviz ve bayramın simgesi kolonyanın fiyatlarının geçen yıla göre katlandığını ifade etti. Gürer, "Vatandaş tatlısına ceviz koyarken, bayramlaşırken döktüğü kolonyayı bile damla damla hesaplamak zorunda kalıyor," dedi. İTHALAT LOBİSİ BOŞ DURMUYOR İktidarın yanlış tarım politikalarının bayram öncesi mutfaklardaki yangını hissettirdiğini belirten Ömer Fethi Gürer, 2025 yılına ait dış ticaret verilerini paylaştı. Gürer, Ülkemiz şekerde kendi kendine yeten bir ülke iken şeker fabrikaları özelleştirilmesi sonrası ithal şeker girişi de arttı. Bir süre yapılır durur beklentisi ithalatın sürdüğünü gösteriyor.2025 yılında şeker ithalatı için dışarıya tam 65 milyon 999 bin 996 dolar ödendi. Sadece bir yıl içinde 109 bin 963 ton şeker ithal edildi. Kendi şeker fabrikalarımızı özelleştirenler, şeker pancarı üreticisini küstürenler bugün ithal şekere yol açtı. Dışarıdan milyonlarca dolarlık şeker alıyoruz ama halkımız yine pahalı şeker yiyor. 2026 yılında bir paket kaliteli çikolatanın fiyatı 199 liradan 330 liraya fırlamışsa, düşünmek lazım.. Bu bayram, mutfaktaki yangının en net görüldüğü bayram olacak.” dedi. GLİKOZ ŞURUBUNDA DA İTHALAT Şeker piyasasındaki dengesizliğin sanayi tipi tatlandırıcılara da yansıdığını ifade eden Gürer, glikoz şurubu ithalatındaki artışa dikkat çekti. Gürer, halk sağlığı açısından riskli olan bu tabloyu şu rakamlarla özetledi: "Şeker türevlerinde de durum farksız. 2025 yılında 21 bin 31 ton glikoz şurubu ithal edilerek karşılığında 17 milyon 897 bin 691 dolar ödeme yapıldı. İthalat miktarı bir önceki seneye göre yüzde 7 oranında artış gösterdi."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.