Hava Durumu

#Dış Ticaret Açığı

Kırsal Haber - Dış Ticaret Açığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dış Ticaret Açığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hububat ve Bakliyat İhracatı 1 Milyar Dolara Yaklaştı Haber

Hububat ve Bakliyat İhracatı 1 Milyar Dolara Yaklaştı

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından yayımlanan Ekim 2026 Ekonomi ve Dış Ticaret Bülteni, Türkiye’nin ihracat performansına ilişkin güncel verileri ortaya koydu. Bültene göre Hububat, Bakliyat sektörü, eylül ayında gerçekleştirdiği 991 milyon dolarlık ihracatla 1 milyar dolar sınırına yaklaştı. Türkiye’nin Eylül Ayı İhracatı 25,98 Milyar Dolara Ulaştı TİM’in Ticaret Bakanlığı ile birlikte açıkladığı verilere göre, 2026 yılı eylül ayında Türkiye’nin toplam ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,38 artarak 25,98 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde ithalat yüzde 5,90 artışla 31,21 milyar dolar olurken, dış ticaret açığı yüzde 24,80 azalarak 5,23 milyar dolara geriledi. Türkiye’nin dış ticaretindeki bu görünüm, tarım ve gıda tedarik zincirinin önemli sektörlerinden Hububat, Bakliyat sektörünün ihracat performansını da öne çıkardı. Hububat ve Bakliyat İhracatı 991 Milyon Dolar Bülten verilerine göre Hububat, Bakliyat sektörü eylül ayında 991 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Geçtiğimiz yılın eylül ayı ile benzer seviyelerde seyreden bu ihracat hacmi, sektörün küresel dalgalanmalara rağmen istikrarlı görünümünü koruduğunu ortaya koydu. 991 milyon dolarlık ihracat, Hububat, Bakliyat sektörünün dış pazarlardaki konumunun yanı sıra tarım ve gıda tedarik zincirindeki önemini de ortaya koyuyor. Küresel Ticarette Haziran Ayının İhracat Görünümü Bültende yer alan verilere göre haziran ayında en fazla ihracat gerçekleştiren ülkeler arasında Çin’in ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 27,0, ABD’nin ihracatı yüzde 15,3, Almanya’nın ihracatı ise yüzde 13,8 arttı. Aynı dönemde Kosta Rika’nın ihracatı yüzde 5,5, Uruguay’ın ihracatı ise yüzde 3,1 düştü. Türkiye’nin ihracatı da haziran ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21,7 artarak 24,92 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Yİ-ÜFE Eylülde Yüzde 27,38 Arttı TİM Ekim 2026 Ekonomi ve Dış Ticaret Bülteni’nde yer alan makroekonomik göstergeler de üretim maliyetleri açısından dikkat çekti. TÜİK verilerine göre Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE), eylül ayında yıllık bazda yüzde 27,38 arttı. Üretici fiyatlarındaki bu seyir, tarımsal girdilerde maliyet planlaması açısından önem taşırken, üreticiler ve ihracatçıların ekonomik göstergeleri yakından takip etmesini gerektiriyor. Politika Faizi Yüzde 37 Seviyesinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. İç talepteki dengeli görünümle birlikte değerlendirilen bu gelişmeler, genel piyasa istikrarı açısından önem taşımaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde kırsal üreticilerin ve ihracatçıların hem iç pazarda arz güvenliğini sağlamada hem de dış pazarlardaki paylarını artırmada üretim maliyetleri, ihracat verileri ve makroekonomik göstergeleri yakından takip etmesi bekleniyor.

İthalata Dayalı Tarım Politikası Üreticiyi ve Halkı Yoksullaştırdı Haber

İthalata Dayalı Tarım Politikası Üreticiyi ve Halkı Yoksullaştırdı

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çiftçilerle iftar programında açıkladığı projelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu, “İthalata dayalı, bilinçli olarak sürdürülen tarım politikaları üreticiyi, halkı yoksullaştırdı. Derinleşen krizin üzeri ‘müjde’ başlıklarıyla örtülmek isteniyor” dedi. Tarımın günü kurtaran açıklamalarla, vitrin projeleriyle ve kampanya mantığıyla yönetilemeyeceğini vurgulayan Sarıbal, “Tarım istikrar ister, planlama ister, akıl ister. En önemlisi de kamucu bir anlayış ister. Ne yazık ki Türkiye’de uzun yıllardır bunların hiçbiri yok. Bugün geçim derdiyle boğuşan, ev kirasını ödeyemeyen, mutfağında tencere kaynatmakta zorlanan milyonlarca yurttaşa gerçek çözümler sunmak yerine, sadece yeni isimler verilmiş projelerle oyalanıyoruz. ‘Kırsalda bereket, küçükbaşa destek’ başlığıyla sunulan bu yaklaşım, tarımın yapısal sorunlarını çözmekten uzak, günü kurtarmaya dönük bir anlayışın ürünüdür” ifadelerini kullandı. 13,5 MİLYAR DOLAR İTHALATA GİTTİ, SONUÇ DEĞİŞMEDİ Et fiyatlarının geldiği noktaya dikkat çeken Sarıbal, bugüne kadar çok sayıda strateji belgesi ve proje açıklandığını, ancak somut bir sonuç alınamadığını söyledi. Buna rağmen yoksul halkın cebinden çıkan 13,5 milyar doların canlı hayvan ve kırmızı et ithalatına gittiğini söyleyen Sarıbal, “Sonuç değişmedi. Et fiyatları düşmedi, dar gelirli yurttaş sofraya et koyamaz hale geldi. Türkiye’de 1 kg dana eti 21,5 dolar. Komşu ülkelerde 9–15 dolar bandında. Bu tablo, hayvancılık politikalarının iflasıdır. TÜİK’in Ekonomik Faaliyetlere (ISIC, Rev. 4) tarım dış ticareti verilerine göre 2003-2025 yılları arasında toplam ihracat 127 milyar TL, ithalat ise 185 milyar TL, dış ticaret açığı ise 58 milyar TL’dir. Tarıma dair bunu dışındaki sınıflandırmaların uluslararası geçerliliği yoktur” dedi. ÖNCE TARIM KANUNU’NU UYGULAYIN! Tarım Kanunu’na göre tarımsal desteklerin milli gelirin yüzde 1’i olması gerektiğini hatırlatan Sarıbal, iktidarın çiftçiye verdiği desteğin yüzde 0,22’de kaldığını söyledi. Bu nedenle çiftçinin 2007–2026 döneminde biriken alacağının 1 trilyon 977 milyar TL’ye ulaştığını ifade eden Sarıbal, “Çiftçi borç içinde ayakta kalma mücadelesi veriyor. Tarım Kanunu çok açık. Üreticinin belini büken en büyük yük yem maliyetleri. 2020’de tonu 1.500 TL olan yem, 2025’te 6.500 TL’ye dayandı. Üstelik yem hammaddelerinde soya ve mısırda dışa bağımlıyız. Kur arttıkça maliyet artıyor, üretici eziliyor. Üstüne bir de Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğle yem üretiminde kullanılan premiks ve flake ürünlerindeki KDV istisnası kaldırıldı. Yüzde 20 KDV, yem fiyatlarına en az yüzde 3 ek yük demek. Çiftçi borç içinde, ayakta kalma mücadelesi veriyor. Bugün itibariyle çiftçinin bankalara olan toplam borcu 1 trilyon 239 milyar TL’ye ulaştı. Takibe alınan tarım kredileri ise bir yılda 3,6 milyar TL’den 14,8 milyar TL’ye çıktı. Üreticiler Ziraat Bankası’ndan faizsiz kredi kullanabilecek, bu krediler 2 yıla kadar geri ödemesiz olacakmış. Ziraat Bankası’nın Demirören Holding’e kullandırdığı 800 milyon dolarlık kredinin gündeme gelmesinden sonra bu açıklamanın samimi olduğuna kim inanır?” dedi. KURTULUŞ KAMUCU TARIM POLİTİKASINDA! Milletvekili Sarıbal, üretimi korumak yerine ithalatı ve borçlanmayı esas alan bir anlayışla tarımın ayağa kalkamayacağını, buna bağlı olarak gıda fiyatlarının da ucuzlamayacağını belirtti. Hayvancılık sektörünün şap hastalığıyla birlikte ağır bir yıkım yaşadığını belirten Sarıbal, yıllık ekonomik zararın 162 milyar TL olarak öngörüldüğüne dikkati çekti. Buna karşın iktidarın hala “süslenmiş projeler” anlattığını ifade eden Sarıbal, tabloyu şu verilerle ortaya koydu: “Hayvansal üretimde maliyetlerin yaklaşık yüzde 70’i yemden oluşurken, süt/yem paritesi 1,5’in altına düşmüş durumda. Süt fiyatları baskılanırken yem fiyatları hızla artıyor, hayvancılık desteklerinin toplam tarımsal destekler içindeki payı ise yüzde 17,7’ye kadar gerilemiş bulunuyor. Sığır, manda ve keçi varlığı 2020’nin gerisine düştü. İşletmeler kapanıyor, üretici sektörden çekiliyor. Üretimi korumak yerine üreticiyi tasfiye eden, hayvancılığı sürdürülemez kılan, ithalatı ve borçlanmayı esas alan bir siyasal tercih var. Oysa yapılması gereken bellidir. Yerli yem hammaddesi üretimini artırmak, meraları ıslah etmek, destekleri zamanında ve gerçekçi düzeyde ödemek; Et ve Süt Kurumu’nu piyasada gerçekten dengeleyici bir araç olarak kullanmak. Tarım planla, üretimle ve kamucu politikalarla ayağa kalkar. Türkiye’nin ihtiyacı gösteri projeleri değil, çiftçiyi yaşatan gerçek bir tarım politikasıdır.”

Tarımda Dış Ticaret Açığı 2025’te Yüzde 134 Arttı Haber

Tarımda Dış Ticaret Açığı 2025’te Yüzde 134 Arttı

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, 2025 yılında tarımda dış ticaret açığının bir önceki yıla göre yüzde 134 arttığını açıkladı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayımladığı dış ticaret verilerini değerlendiren Ün, 2025 yılında 7 milyar dolarlık tarımsal ihracata karşılık 12,7 milyar dolarlık ithalat yapıldığını belirtti. Bir önceki yıla kıyasla ihracatın yalnızca yüzde 2 arttığını, buna karşın ithalatın yüzde 36 yükseldiğini ifade eden Ün, “2024 yılında tarımda dış ticaret açığımız 2,4 milyar dolardı. 2025’te bu rakam 5,7 milyar dolara çıktı. Yani dış ticaret açığı yüzde 134 arttı. Bu tablo, ülkenin kaynaklarının yabancı şirketlere ve yabancı çiftçilere aktarıldığını açıkça gösteriyor” dedi. AKP iktidarı döneminde Türkiye tarımının dışa bağımlı hale geldiğini vurgulayan Ün, bu tespitin TÜİK verileriyle sabit olduğunu söyledi. Ün, “Türkiye tarımı dışa bağımlıdır. Bunu ben söylemiyorum, TÜİK’in açıkladığı rakamlar söylüyor. Son 23 yılda 89,3 milyar dolarlık tarımsal ihracata karşılık 148,5 milyar dolarlık ithalat yapılmış. Ortaya çıkan dış ticaret açığı 59,2 milyar dolar. Bu kaynaklar ülke çiftçisine ve tarım sanayisine aktarılsaydı, Türkiye sadece kendini değil, dünyayı besleyen bir ülke konumuna gelirdi” diye konuştu. Dünyadaki örneklere de dikkat çeken Ün, “Çin, Rusya, Hindistan ve Güney Amerika ülkeleri tarıma ciddi yatırımlar yapıyor. Serbest Ticaret Anlaşmaları yoluyla ürettiklerini birbirlerine satarak hem güçleniyor hem de küresel ölçekte söz sahibi oluyorlar. Peki biz ne yapıyoruz? İşte bu soruyu artık kendimize sormamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin üretimle hem ekonomik krizden çıkabileceğini hem de çiftçisinin kazanabileceğini belirten Ün, ithalata dayalı anlayışın ülkeyi ileriye taşıyamayacağını söyledi. Ün, “AKP iktidarının 23 yılının 21’inde Türkiye tarımda dış ticaret açığı verdi. Bu anlayış ülke tarımını bir metre bile ileri götüremez. Türkiye’nin ulusal ve uzun vadeli bir tarım politikasına ihtiyacı var. Günübirlik politikalar hayvancılığı çökertti. Bitkisel üretimde yaşanan derin yara ise her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Bir an önce değişim şart” değerlendirmesinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.