Hava Durumu

#Doğa Temelli Çözümler

Kırsal Haber - Doğa Temelli Çözümler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğa Temelli Çözümler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doğa Temelli Çözümler Projesi 7 İlde Hayata Geçiriliyor Haber

Doğa Temelli Çözümler Projesi 7 İlde Hayata Geçiriliyor

Tarım ve Orman Bakanlığı ile FAO iş birliğinde yürütülen Doğa Temelli Çözümler Projesi kapsamında, 7 pilot ilde sürdürülebilir arazi yönetimi, toprak ve su kaynaklarının korunması ile iklim değişikliğine dayanıklı tarımsal üretim uygulamaları geliştirilecek. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) iş birliğinde yürütülen, Küresel Çevre Fonu (GEF) tarafından finanse edilen ve Doğa Koruma Merkezi (DKM) tarafından uygulanan Doğa Temelli Çözümler Projesi’nin açılış çalıştayı, 19-20 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştiriliyor. Tarım Reformu Genel Müdürü Dr. Osman Yıldız’ın açılış konuşmasıyla başlayan çalıştayda, iklim değişikliğine dayanıklı tarım, kuraklıkla mücadele, sürdürülebilir arazi yönetimi ve doğal kaynakların korunmasına yönelik uygulamalar ele alınıyor. 7 pilot ilde 48 ay sürecek Bingöl, Kahramanmaraş, Kars, Nevşehir, Niğde, Tekirdağ ve Sivas’ta uygulanacak proje, 48 ay boyunca sürdürülecek. Buğday üretimi, hayvancılık ve mera yönetiminde doğa temelli çözümlerin yaygınlaştırılmasını amaçlayan proje kapsamında; 5 bin hektar bozulmuş arazinin restore edilmesi, 800 bin hektar alanda sürdürülebilir arazi yönetimi uygulamalarının geliştirilmesi, Yaklaşık 5,2 milyon ton CO₂ eşdeğeri iklim faydası sağlanması hedefleniyor. Toprak ve su kaynaklarının korunması ön planda Bakanlığın su merkezli tarımsal üretim planlaması ve kuraklıkla mücadele politikalarıyla uyumlu yürütülen projede, biyolojik çeşitliliğin geliştirilmesi ve tarım-gıda sistemlerinin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığının artırılması öncelikli konular arasında yer alıyor. Çalıştayın ilk gününde projenin ulusal ve uluslararası çerçevesi değerlendirilirken kamu kurumları, çiftçiler ve özel sektörün sağlayabileceği katkılar görüşüldü. İkinci gününde ise 7 pilot ilin Tarım ve Orman Müdürlükleri, mevcut durumlarını ve uygulama önceliklerini katılımcılara sunacak. Pilot iller için ortak yol haritası oluşturulacak Kamu kurumları, üniversiteler, araştırma kuruluşları, üretici örgütleri, kooperatifler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla yürütülen çalıştayda, pilot illerde uygulanabilecek doğa temelli çözümler ve öncelikli çalışma alanları belirlenecek. Çalıştay sonucunda paydaşların teknik, kurumsal ve finansal katkılarının değerlendirilmesi ve projenin uygulama sürecine yön verecek ortak yol haritasının oluşturulması amaçlanıyor.

Avrupa Kentleri İklim İçin İzmir’de Buluştu Haber

Avrupa Kentleri İklim İçin İzmir’de Buluştu

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentlerin iklim değişikliğine karşı daha dirençli hale gelmesi ve iklim politikalarının yerel düzeyde hayata geçirilmesi amacıyla Avrupa’daki metropol yönetimleri ve üniversiteleri İzmir’de buluşturdu. “İklim Gündeminin Büyükşehirlerde Uygulanması (CLI-MET)” projesinin ilk paydaş toplantısında iklim adaleti, metropoliten yönetişim, iklim finansmanı ve kentler arası bilgi paylaşımı ele alınırken, yerel iklim çözümlerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için iş birliği olanakları değerlendirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Avrupa’daki metropol yönetimleri ve üniversitelerle yürütülen “İklim Gündeminin Büyükşehirlerde Uygulanması (CLI-MET)” projesinin ilk paydaş toplantısına ev sahipliği yaptı. Tarihi Havagazı Fabrikası’ndaki toplantıya İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, CLI-MET Proje Koordinatörü Ignazio Vinci ile Avrupa’nın farklı kentlerinden temsilciler katıldı. Toplantıda kentlerin iklim politikaları ve uygulama deneyimleri paylaşılırken, yerel yönetimlerin kapasitesini geliştirmeye yönelik eğitim ve iş birliği olanakları ele alındı. “İklim adaletinden de söz etmeliyiz” İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, iklim değişikliğinin artık uzak bir gelecek sorunu olmadığını belirterek aşırı sıcaklık, kuraklık, su stresi ve orman yangınlarının etkilerinin kentlerde doğrudan hissedildiğini söyledi. İklim krizinin toplumun tüm kesimlerini eşit etkilemediğine dikkat çeken Okyay, “Yaşlı insanlar, çocuklar, düşük gelirli topluluklar, göçmenler ve hâlihazırda kırılganlıkları bulunan insanlar orantısız bir yük taşıyabiliyor. İklim eyleminden söz ettiğimizde iklim adaletinden de söz etmeliyiz” dedi. “Asıl zorluk hedefleri uygulamaya dönüştürmek” Prof. Dr. Okyay, iklim değişikliğiyle mücadelede halk sağlığı, sosyal politika, gıda sistemleri, hareketlilik ve kentsel planlama gibi alanların birlikte ele alındığını belirtti. Güçlü iklim hedeflerinin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Okyay, “Asıl zorluk, bu hedefleri uygulamaya dönüştürmek” dedi. Bunun için kurumsal kapasite, teknik bilgi, güçlü ortaklıklar ve finansmana erişimin yanı sıra kentler arası bilgi paylaşımının önemine dikkat çekti. “Şehirler uygulama laboratuvarlarıdır” Prof. Dr. Pınar Okyay, şehirlerin iklim politikalarının uygulandığı alanların yanı sıra çözüm üretme kapasitesine de sahip olduğunu belirterek, “şehirlerin uygulama laboratuvarları olduğunu kaydetti. İklim finansmanının yerel yönetimler için daha erişilebilir olması gerektiğini vurgulayan Okyay, “CLI-MET gibi ağlar kentlerin kapasitesini geliştirmesi ve başarılı uygulamaların şehirler arasında paylaşılması açısından önemli. İzmir bu çabaya aktif olarak katkıda bulunmak istiyor” ifadelerini kullandı. “İklim sorununun çözümü de şehirlerde” Proje Koordinatörü Ignazio Vinci, iklim değişikliğiyle mücadelenin çevresel olduğu kadar sosyal ve ekonomik boyutları da bulunduğunu belirterek, kentlerin farklı paydaşları bir araya getirme ve iklim politikalarını yerel düzeyde uygulama kapasitesine dikkat çekti. Metropoliten ölçekte iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Vinci, iklim politikalarının toplumsal ve ekonomik etkileri nedeniyle sivil toplum ve diğer paydaşlarla diyalog ortamlarının oluşturulmasının önem taşıdığını söyledi. “İklim politikaları kent sınırlarının ötesinde ele alınmalı” Ignazio Vinci, Avrupa’nın yoğun ve çok merkezli kentsel yapısının iklim değişikliğiyle mücadelede iş birliği için önemli bir zemin sunduğunu belirtti. Kent merkezleri ile çevresindeki yerleşimlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Vinci, iklim, ulaşım ve hareketlilik gibi sorunların işlevsel kentsel alan ölçeğinde ele alınmasının önemine dikkat çekti. Metropoliten yönetişim masaya yatırıldı Almanya TU Dortmund Üniversitesi’nden Prof. Dr. Karsten Zimmermann, “Metropoliten Yönetişim Cevapsa, Soru Neydi?” başlıklı sunumunda metropoliten yönetişimin önemini ele aldı. Arazi kullanımı, toplu taşıma, altyapı ve kamusal hizmetlerde koordinasyon ihtiyacına dikkat çeken Zimmermann, işlevsel kentsel alanlarla idari sınırlar arasındaki uyumsuzluğun metropoliten ölçekte yönetişim mekanizmalarını gerekli kıldığını belirtti. Avrupa kentleri deneyimlerini paylaştı Çalıştay kapsamında, Avrupa Metropoliten Bölgeler ve Alanlar (METREX) bünyesinde görev yapan Viviana Rubbo’nun moderatörlüğünde “Büyükşehir Ölçeğinde İklim Zorlukları” başlıklı panel düzenlendi. Rubbo, farklı yönetim modellerine sahip Avrupa bölgeleri arasında uzmanlık ve deneyim paylaşımını güçlendiren METREX’in 1996’dan bu yana 50’nin üzerinde üyeyi bir araya getirdiğini belirtti. Kuruluşun kapasite geliştirme, araştırma ve uzmanlık ağlarının yanı sıra Avrupa kurumları nezdinde savunuculuk çalışmaları yürüttüğünü aktardı. “Başarılı uygulamaları farklı bölgelere aktarıyoruz” Panele çevrim içi katılan Coimbra Metropoliten Bölgesi Birinci Genel Sekreteri Jorge Brito, iklim değişikliğinin bölgede artan etkilerine dikkat çekti. Avrupa Birliği destekli projelerle orman yangınlarına karşı dirençlilik, doğa temelli çözümler ve istilacı türlerle mücadele alanlarında çalışmalar yürüttüklerini belirten Brito, başarılı uygulamaların yerelde test edilerek farklı bölgelere aktarılması ve yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Ukrayna Lviv Belediyesi’nden Roman Kizyma, savaş koşullarında bölgesel iş birliğinin ve gelecek kuşaklar için dirençli kentler oluşturmanın önemine dikkat çekti. İklim değişikliğinin etkilerinin Lviv’de de hissedildiğini belirten Kiselev, özellikle su yönetimi ve altyapının güçlendirilmesine yönelik çalışmaları aktardı. Milano’da veriye dayalı iklim politikaları İtalya’nın Milano Metropoliten Şehri yönetiminden Francesca Framba, iklim değişikliğine uyum çalışmalarını sürdürülebilir kalkınma yaklaşımıyla yürüttüklerini belirtti. İklim ve çevre politikalarında araştırma, yenilikçilik ve veriye dayalı karar alma mekanizmalarının önemine dikkat çeken Framba, su, enerji ve atık gibi kaynakların yönetimine ilişkin bilimsel verileri politika süreçlerine aktardıklarını söyledi. Üç günlük çalıştay, tematik çalışma gruplarının toplantıları ile devam edecek ve çarşamba günü yapılacak saha ziyaretleriyle sona erecek.

Doğa Temelli Çözümler Projesinin Hazırlıkları Tamamlandı Haber

Doğa Temelli Çözümler Projesinin Hazırlıkları Tamamlandı

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü (TRGM) ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) iş birliğinde yürütülecek, Küresel Çevre Fonu (GEF) finansmanıyla desteklenen ve Doğa Koruma Merkezi (DKM) tarafından uygulanacak "Doğa Temelli Çözümler Yoluyla Tarım-Gıda Sisteminin Sürdürülebilirliğinin ve Dayanıklılığının Artırılması Projesi"nin hazırlık çalışmaları tamamlandı. Türkiye, Küresel Programın Parçası Olacak Türkiye, Çin, Hindistan, Arjantin ve Kazakistan'ın da aralarında bulunduğu 32 ülkenin yer aldığı GEF Gıda Sistemleri Entegre Programı'nın önemli bir bileşeni olarak projede yer alacak. Proje, özellikle buğday üretimi ile hayvancılık ve mera sistemleri olmak üzere iki kritik üretim alanına odaklanacak. Proje 6 İlde Hayata Geçirilecek Proje; Tekirdağ, Niğde, Nevşehir, Bingöl, Kahramanmaraş ve Kars olmak üzere 6 ilde uygulanacak. Projenin temel amacı, doğa temelli çözümleri tarım sektörüne entegre ederek gıda sistemlerinden kaynaklanan çevresel baskıların azaltılmasına katkı sağlayacak. Bu kapsamda biyolojik çeşitlilik kaybı, toprak bozulumunun artması, tatlı su kaynakları üzerindeki baskı, tarımsal besin kirliliği ve sera gazı emisyonları gibi temel çevresel sorunların azaltılması hedefleniyor. Kurumsal İş Birliği ve Yeni Mekanizmalar Proje kapsamında kurumlar arasındaki koordinasyonu güçlendirecek mekanizmalar ile özel sektör ve üretici temsilcilerini bir araya getiren iş birliği platformları oluşturulacak; doğa temelli çözümlerin ulusal politika ve stratejilere entegrasyonunu destekleyecek yol haritası, uygulama rehberleri ve kapasite geliştirme programları hazırlanacak. Sürdürülebilir Üretim ve Karbon Emisyonlarının Azaltılması Buğday ve hayvancılık değer zincirlerinde sürdürülebilir üretimi desteklemek amacıyla ürün takip ve izlenebilirlik sistemleri, sürdürülebilirlik standartları ve finansman mekanizmaları geliştirilecek; özel sektör yatırımları ile kamu-özel sektör iş birlikleri teşvik edilecek. Pilot illerde doğa temelli uygulamalar hayata geçirilerek 5 bin hektar bozulmuş alan restore edilecek, 800 bin hektar tarımsal alanda sürdürülebilir yönetim uygulamalarının yaygınlaştırılması desteklenecek ve yaklaşık 5,2 milyon ton karbondioksit eşdeğeri sera gazı emisyonunun azaltılması veya tutulması sağlanacaktır. Eğitim ve Kapasite Geliştirme Faaliyetleri Ayrıca çiftçiler, teknik personel, kooperatifler ve özel sektör temsilcilerine yönelik eğitim, yayım ve kapasite geliştirme faaliyetleri yürütülerek 5 bin 386 doğrudan yararlanıcıya ulaşılması hedefleniyor. Proje kapsamında geliştirilecek izleme, raporlama ve doğrulama sistemi ile bilgi yönetimi ve deneyim paylaşım mekanizmaları sayesinde uygulama sonuçları izlenecek, başarılı örneklerin ulusal ölçekte yaygınlaştırılması desteklenecek. 48 Ayda Sürdürülebilir Dönüşüme Katkı Sağlayacak 48 ay süreyle uygulanacak projenin, Türkiye'de tarım ve gıda sistemlerinin sürdürülebilir dönüşümüne, kırsal alanlarda iklim dayanıklılığının artırılmasına ve doğa temelli çözümlerin yaygınlaştırılmasına önemli katkılar sunması bekleniyor.

Büyükşehir'den Sulak Alanlar İçin Anlamlı Buluşma Haber

Büyükşehir'den Sulak Alanlar İçin Anlamlı Buluşma

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü kapsamında doğaya ve geleceğe dokunan anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Balıkdamı Sulak Alanı’nda düzenlenen farkındalık ve koruma odaklı saha gezisi, sulak alanların ekolojik ve kültürel önemine dikkat çekti. “Balıkdamı Sulak Alanında Doğa Temelli Çözümlerle Herkes İçin Sürdürülebilir Su” projesi Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi, Doğa Araştırmaları Derneği, Akdeniz Tatlı Su Ekosistemleri için Donörler İnisiyatifi (Donors’ Initiative for Mediterranean Freshwater Ecosystems- DIMFE) tarafından desteklenen Doğa Koruma ve Milli Parklar V. Bölge Müdürlüğü Eskişehir Şube Müdürlüğü ile iş birliğiyle Eskişehir ili sınırları içindeki Balıkdamı Sulak Alanı’nda yürütülüyor. Proje kapsamında belirlenen ekosistem hizmetleri, doğa temelli çözümler, istilacı türlerle mücadele çalışmaları, yapay ada yapımı ve saz temizliği faaliyetleri hakkında kapsamlı ve teknik bilgiler aktarıldı. Uzmanlar eşliğinde gerçekleştirilen saha çalışmaları, sulak alanların korunmasına yönelik iyi uygulama örneklerini yerinde görme fırsatı sundu. Programın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise, Balıkdamı Sulak Alanı’nda giderek artan katı atık kirliliğine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen çevre temizliği oldu. Proje paydaşlarının katılımıyla gerçekleştirilen kapsamlı çöp toplama etkinliği, hem farkındalık yarattı hem de alanın ekolojik sağlığına somut bir katkı sundu. Dünya Sulak Alanlar Günü, sulak alanların yalnızca biyolojik çeşitlilik açısından değil; aynı zamanda bu alanlarla birlikte şekillenmiş kültürel mirasın ve nesiller boyunca aktarılan geleneksel bilginin görünür kılınması açısından da büyük önem taşıyor. Türkiye’nin sulak alanları, binlerce yıllık insan–doğa etkileşiminin izlerini barındıran, yaşayan kültürel peyzajlar olarak öne çıkıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.