Hava Durumu

#Döngüsel Ekonomi

Kırsal Haber - Döngüsel Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Döngüsel Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Yumaklı: ''Dünyada Üretilen Gıdanın Üçte Biri Çöpe Gidiyor!'' Haber

Bakan Yumaklı: ''Dünyada Üretilen Gıdanın Üçte Biri Çöpe Gidiyor!''

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen "Sıfır Atık Forumu 2026" etkinlikleri kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. "Hasat Sonrası Kayıpların Azaltılması-Gıda Tedarik Zincirinde Verimliliğin Artırılması" temalı Yüksek Düzeyli Tarım Bakanları Paneli'nin açılış konuşmasını yapan Yumaklı, küresel gıda krizi ve israfın çevresel boyutlarına dikkat çekti. Bakan Yumaklı, dünyada milyarlarca ton gıda üretilmesine rağmen milyonlarca insanın açlıkla mücadele etmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Küresel Ekonomiye Yıllık 1 Trilyon Dolar Zarar Gıda kaybı ve israfının sadece ekonomik bir problem olmadığını, aynı zamanda insani ve ahlaki bir sorumluluk taşıdığını belirten Bakan Yumaklı, küresel ölçekteki çarpıcı istatistikleri paylaştı. Üretilen gıdanın sofralara ulaşmadan yok olduğunu ifade eden Yumaklı, şu verileri aktardı: "Küresel ölçekte üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 13'ü hasat sonrası süreçlerde zayi olmaktadır. Yüzde 19'u ise evlerde, marketlerde, restoranlarda ve toplu tüketim alanlarında israf edilmektedir. Sonuç olarak, üretilen gıdanın 3'te biri daha sofralarımıza ulaşmadan yok olmaktadır. Bu gıda kaybının küresel ekonomiye yıllık zararı 1 trilyon dolardır. Aynı zamanda bu durum, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 8 ila 10'unu oluşturmaktadır." "Çocukların Temel Gıdaya Ulaşamadığı Bir Düzeni Kabul Edemeyiz" Dünya nüfusunun 2050 yılına kadar 10 milyara yaklaşacağının öngörüldüğünü hatırlatan Bakan İbrahim Yumaklı, gelecekte daha güçlü üretim sistemlerine ihtiyaç duyulacağını belirtti. Açlığın sadece istatistiksel bir veri olmadığını söyleyen Yumaklı, "Açlık, bir annenin kaygısı, bir çocuğun eksik kalan öğünüdür. Dünyanın farklı bölgelerinde çatışmalara büyük kaynaklar ayrılırken, çocukların temel gıdaya ulaşamadığı bir düzenin kabul edilmesi mümkün değildir" dedi. Gazze başta olmak üzere kriz bölgelerinde yaşanan dramların, gıdaya erişimin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha kanıtladığını sözlerine ekledi. COP31 Bu Yıl Antalya'da Gerçekleştirilecek Türkiye'nin çevre ve iklim politikalarındaki kararlılığına değinen Tarım ve Orman Bakanı, Birleşmiş Milletler'in 31. İklim Zirvesi olan COP31'in bu yıl kasım ayında Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenleneceğini müjdeledi. Sıfır Atık Forumu'nda atılan adımların COP31 hedefleriyle tam bir uyum içinde olduğunu belirten Yumaklı, döngüsel ekonomi ve sıfır atık kültürünü topluma yaymakta kararlı olduklarını ifade etti. "Gıdayı Korumak; Emeği, Suyu ve Toprağı Korumaktır" Türk kültüründe ve İslam inancında israfın yerinin olmadığını ve bu köklü anlayışı tarım politikalarından su yönetimine kadar her alana yansıttıklarını anlatan Bakan Yumaklı, konuşmasını şu güçlü mesajlarla tamamladı: "Gıdayı üretmek kadar korumak da önemlidir. Gıdayı korumak; emeği, suyu ve toprağı korumaktır. Aynı zamanda iklimi, insan onurunu ve gelecek nesilleri korumaktır. Hasat sonrası kayıpların azaltılması amacıyla atacağımız her somut adım, bizi daha dirençli gıda sistemlerine ve daha güçlü bir kırsal kalkınmaya ulaştıracaktır."

Dünya’nın İklim Acil Sinyaline Büyük Yanıt Haber

Dünya’nın İklim Acil Sinyaline Büyük Yanıt

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D), 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde kritik bir çağrıda bulundu. Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, Antalya’da düzenlenecek tarihi COP31 zirvesine doğru ilerlerken Türkiye’nin iklim eylemini hızlandırması gerektiğini vurguladı. Dünya genelinde iklim krizi etkileri her geçen gün daha sert hissedilirken, Türkiye çevre bilincini tabana yaymak ve iklim eylemini hızlandırmak için dev bir harekete imza atıyor. 5 Haziran Dünya Çevre Günü ve Türkiye Çevre Haftası kapsamında, Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) "Adımlarımızı Türkiye’miz için atalım" çağrısıyla yeşil bir dönüşüm hareketi başlattı. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, bu yıl küresel olarak "İklim Eylemi", ülkemizde ise "Sıfır Atık" temasıyla kutlanan bu özel haftanın Türkiye’nin iklim vizyonu için bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Hedef Antalya COP31: Sıfır Atık İlk Sırada! Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) öncülüğünde kutlanan Dünya Çevre Günü'nün bu yılki küresel ev sahibinin Azerbaycan olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Karaosmanoğlu, Türkiye'nin önünde çok önemli bir uluslararası randevu olduğunu vurguladı: "Kasım 2026’da Antalya’da gerçekleştirilecek olan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) yolunda Dünya Çevre Günü ayrı bir öneme sahip. Uygulama, Finansman ve Adil Geçiş odaklı COP31 zirvesinin öncelik sıralamasında Sıfır Atık ilk sırada yer alıyor." "İnkâr ve Şüphe Dönemi Bitti, Çaresiz Değiliz" Sera gazı emisyonlarının tetiklediği sıcak hava dalgaları, eriyen buzullar, orman yangınları ve ekosistem tahribatlarına dikkat çeken Karaosmanoğlu, insanlığın artık iklim acil sinyalini görmezden gelemeyeceğini ifade etti: "Onlarca yıldır bu sinyali duysak da cevabımız inkâr ve şüpheyle gölgelenip gecikerek bugünlere geldik. Ancak çaresiz değiliz. Küresel iklim değişikliği mücadelesinde; yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi, şehirlerin yeniden tasarlanması, yeniden ağaçlandırma ve ileri iklim teknolojileri ile geri sinyalimiz her geçen gün güçleniyor. Hepimiz iklimle olan ilişkimizi yeniden şekillendirmeliyiz." 24 Saatte 10 Bin Adım Atana Bakanlık Ödülü! 1-7 Haziran tarihleri arasında kutlanan Türkiye Çevre Haftası, bu yıl oldukça renkli ve hareketli etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hayata geçirilen projelerle çevre bilincinin toplumun tüm kesimlerine yayılması hedefleniyor. Öne çıkan etkinlikler ve başlıklar ise şöyle: 81 İlde 81 Milyar Adım: Ankara Kızılcahamam’da başlayan çevre yürüyüşü tüm Türkiye'ye yayılıyor. Mobil Uygulama İle Ödül Fırsatı: "81 Milyar Adım" mobil uygulamasını indirip 5 Haziran'dan 6 Haziran'a kadar 24 saat içinde 10 bin adım atanlar, Bakanlık tarafından verilecek özel ödüller için çekiliş hakkı kazanacak. Toplu Fidan Dikimi: İklim değişikliğine karşı hayati önem taşıyan yutak alanları artırmak amacıyla, 81 ilin toprak yapısına uygun fidanlar öğrencilerle birlikte toprakla buluşturulacak. Sıfır Atık Festivali: 4-7 Haziran tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilen festival, çevre dostu teknolojileri ve yaşam pratiklerini bir araya getiriyor. Çevre Dostu Ulaşım: 3 Haziran Dünya Bisiklet Günü’nde düzenlenen "Çevre Dostu Bir Yaşam için Bisiklet Turu" ile karbon emisyonsuz ulaşıma dikkat çekildi. Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, Türkiye'nin çevre hamlesini destekleyen mesajını şu sözlerle tamamladı: "Adımlarımızı Türkiye’miz için atalım. Dünya Çevre Günü kutlu, sürdürülebilir yaşam kültürümüzle günlerimiz verimli, bereketli, sağlıklı ve mutlu olsun."

Kurban Derileri Çöpe Gitmesin! Haber

Kurban Derileri Çöpe Gitmesin!

Kurban Bayramı’na sayılı günler kala Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu’dan kurbanlık hayvanların derilerinin ekonomiye kazandırılması çağrısı geldi. Ege İhracatçı Birlikleri’nde basın toplantısı düzenleyen Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, Kurban Bayramı döneminde yanlış kesim ve muhafaza yöntemleri nedeniyle yüz binlerce derinin ekonomiye kazandırılamadan yok olduğunu belirterek, hammaddenin deri sektörünün sürdürülebilir üretim zincirindeki kritik rolüne dikkat çekti. 10 milyon çift ayakkabı ve 3 milyon çanta üretecek deri çöp oluyor Son yıllarda Kurban Bayramı süresince yanlış deri yüzümü ve zamanında tuzlama yapılmaması nedeniyle yaklaşık 500 bin büyükbaş hayvan derisinin heba olduğununun altını çizen Gündoğdu; “Kaybedilen bu derilerle yaklaşık 10 milyon çift ayakkabı ve 3 milyon kadın çantası üretilebilirdi. Bunun yanında jelatin ve kolajen sanayisinde de ciddi bir hammadde kaybı yaşanıyor. Deri sektörü için hayvan kesimi yapılmıyor; gıda amacıyla tüketilen hayvanların yan ürünleri sürdürülebilir bir anlayışla ekonomiye kazandırılıyor. Bu yönüyle sektörümüz güçlü bir döngüsel ekonomi örneği oluşturuyor” dedi. Kurban derilerinin korunmasına yönelik alınması gereken önlemleri de sıralayan Gündoğdu şöyle devam etti; “Kurban derilerinin toplanmasıyla ilgili yerel yönetimler ve STK’lar harekete geçirilmeli. Kurbanlık hayvan satıcılarının koyun başına 2 kilogram, büyükbaş hayvan başına ise 6 kilogram kaba tuzu alıcılara vermesinin zorunlu hale getirilmesi gerekiyor. Kesim yapacak kasaplara yönelik bilgilendirme notları hazırlanması çok önemli. Deri yüzüm teknikleri, bağırsak temizliği, tuzlama ve muhafaza koşulları konusunda standart uygulamaların yaygınlaştırılması gerekiyor. Bu hususlara dikkat edildiği takdirde kurban derileri ekonomiye kazandırılır.” EDMİB sahaya iniyor 2026-30 döneminde Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin sektörün ihracat kapasitesini artırmak amacıyla fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına yoğun şekilde devam edeceğini dile getiren Halil Gündoğdu, Deri ve Deri Mamulleri Sektör Kurulu ile koordineli biçimde kapsamlı bir yol haritası oluşturdukları bilgisini verdi. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin uzun yıllardır Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu üstlendiği Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarı’na 13-16 Haziran 2026 tarihlerinde 35 firmayla katılım için hazırlıklarının tamamladıklarını dillendiren Gündoğdu; “Yunanistan Atina Sektörel Ticaret Heyeti’nin ikincisini de 21-24 Eylül 2026 tarihlerinde düzenleyeceğiz. 2025 yılındaki ilk Atina heyetimiz 17 firmanın katılımıyla başarıyla gerçekleşmişti. 2026 yılında Kanada/Montreal ve ABD/New York sektör ticaret heyetlerine EDMİB üyesi firmalarımız katılım sağlayacak” ifadelerini kullandı. Gündoğdu, MIPEL Saraciye Fuarı’na 2027 yılı şubat ayında üçüncü kez milli katılım organizasyonu yapılacağını, Ocak 2027’de ise İzmir Leather & More Deri Konfeksiyon Fuarı’nın sektör paydaşlarını bir araya getireceğini açıkladı. İhracatın tabana yayılması hedefleniyor Bölgeden gerçekleştirilen deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 65’inin 350 aktif firma içerisindeki yalnızca 31 firma tarafından yapıldığına dikkat çeken Gündoğdu, sektörün sürdürülebilir büyümesi için ihracatın daha geniş bir tabana yayılması gerektiğini söyledi. Bu doğrultuda saha çalışmalarını başlattıklarını belirten Gündoğdu, ilk etapta deri ve kürk konfeksiyon firmalarının ziyaret edildiğini ifade etti. Önümüzdeki süreçte tüm alt sektörlerde ve EDMİB’in faaliyet gösterdiği şehirlerde üye firmalarla düzenli istişare toplantıları gerçekleştirileceğini belirten Gündoğdu, firmalardan gelecek talepler doğrultusunda şekillenecek fuar, heyet, eğitim ve kümelenme çalışmalarının ihracata önemli katkı sağlayacağını kaydetti. Deri OSB sektöre sürdürülebilirlik altyapısı kazandıracak İzmir’de kurulması planlanan Deri ve Deri Mamulleri Organize Sanayi Bölgesi’nin sektör için stratejik bir vizyon projesi olduğunu ifade eden Halil Gündoğdu, projenin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hedefleriyle uyumlu şekilde ilerlediğini söyledi. Modern organize sanayi bölgesinin istihdamı artıracağını, nitelikli ara eleman sürekliliğini sağlayacağını ve sürdürülebilirlik altyapısını güçlendireceğini vurgulayan Gündoğdu, projenin İzmir’in çevreci ve sürdürülebilir üretim imajına da önemli katkı sunacağını dile getirdi. Finansmana erişim ve döviz dönüşüm desteği çağrısı Deri ve deri mamulleri sektörünün yüksek katma değer üreten stratejik sektörlerden biri olduğuna işaret eden Gündoğdu, özellikle deri ve kürk konfeksiyon alanında birim ihracat değerinin Türkiye ortalamasının yaklaşık 130 katına ulaştığını ifade etti.

Başkan Melek Mızrak Subaşı Romanya’da Ödülleri Teslim Aldı Haber

Başkan Melek Mızrak Subaşı Romanya’da Ödülleri Teslim Aldı

Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Romanya’da düzenlenen NALAS 21. Genel Kurulu’na katıldı. Encümen üyesi olduğu Marmara Belediyeler Birliği adına "İyi Uygulama Örnekleri" ödülünü alan Subaşı, bölgedeki yeşil belediyecilik çalışmalarının uluslararası başarıya ulaştığını vurguladı. ​NALAS Genel Kurulu’nda Bilecik Temsili ​Güneydoğu Avrupa Yerel Yönetimler Dernekleri Ağı (NALAS) 21. Genel Kurulu, bu yıl Romanya’da gerçekleştirildi. Marmara Belediyeler Birliği üyesi belediye başkanları ve temsilcilerinin yer aldığı programda Bilecik Belediyesi’ni Başkan Melek Mızrak Subaşı temsil etti. ​Bölgedeki yerel yönetimlerin iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen genel kurulda, sürdürülebilir şehirler ve yerel yönetimlerin geleceği masaya yatırıldı. ​Marmara’nın Yeşil Uygulamalarına Uluslararası Ödül ​Marmara Bölgesi'ndeki belediyelerin hayata geçirdiği "İyi Uygulama Örnekleri", NALAS seçim komitesi tarafından ödüle layık görüldü. MBB Encümen Üyesi sıfatıyla ödülü teslim alan Başkan Subaşı, tören sonrası yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: ​"Marmara belediyelerinin iyi uygulama örneklerinin seçim komitesi tarafından başarılı bulunması ve bu özel ödülün encümen üyesi olduğum Marmara Belediyeler Birliği’ne verilmesi bizler için büyük bir onur. Genel Sekreterimiz M. Cemil Arslan ve Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan ile birlikte bu gururu paylaştık." ​2026 Yeşil Şampiyonlar Ödülü Mustafa Bozbey Adına Teslim Alındı ​Törende ayrıca, Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in öncülüğünde yürütülen proje dikkat çekti. “Döngüsel Ekonomi” kategorisinde 2026 Yeşil Şampiyonlar Ödülü’nü almaya hak kazanan proje, bölgenin çevre vizyonunu tescilledi. Başkan Subaşı, Sayın Bozbey adına bu anlamlı ödülü teslim almanın kendisi için ayrı bir gurur kaynağı olduğunu belirtti. ​"Hedefimiz Adil, Yeşil ve Dirençli Kentler" ​Başkan Melek Mızrak Subaşı, ulusal ve uluslararası gelişmeleri yakından takip ederek Bilecik ve Marmara Bölgesi için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı. Subaşı; "Bölgemizde adil, yeşil ve dirençli kentler hedefiyle çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Belediye başkanlarımızla gerçekleştirdiğimiz fikir alışverişleri son derece verimli geçti," diyerek emeği geçenlere teşekkür etti.

Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş "Sürdürülebilirlik Liderleri 50" Listesinde! Haber

Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş "Sürdürülebilirlik Liderleri 50" Listesinde!

Türkiye gıda sanayisinin köklü markalarından Tat Gıda, sürdürülebilirlik vizyonuyla ulusal ve uluslararası platformlarda dikkat çekmeye devam ediyor. Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, iş dünyasının prestijli yayınlarından Fast Company Türkiye tarafından hazırlanan “Sürdürülebilirlik Liderleri 50” listesinde bu yıl da yer alarak başarısını tescilledi. ​İstanbul İş Kuleleri’nde düzenlenen törende ödülünü alan Veysel Memiş, listede 37. sıradan giriş yaparak Türkiye’nin sürdürülebilirlik dönüşümüne yön veren en etkili 50 liderinden biri oldu. ​Sürdürülebilirlik Niyetten Eyleme Dönüştü ​39 bağımsız jüri üyesinin değerlendirmeleriyle belirlenen listede yer almanın gururunu yaşadıklarını belirten Veysel Memiş, sürdürülebilirliğin artık bir niyet beyanı olmaktan çıkıp ölçülebilir stratejik bir dönüşüm haline geldiğini vurguladı. Memiş, Tat Gıda olarak doğaya saygılı ve veriye dayalı bir üretim modeli inşa ettiklerini ifade etti. ​Tat Gıda’dan Dev Enerji Yatırımı: Hedef Net Sıfır ​Tat Gıda’nın sürdürülebilirlik stratejisi; çevresel etkiyi azaltma, toplumsal fayda ve güçlü yönetişim olmak üzere üç temel eksen üzerine kurulu. Şirketin bu alandaki somut adımları ise dikkat çekici: ​Yenilenebilir Enerji Hamlesi: Manisa Yunusemre Akçaköy’de kurulan 1,98 MWe gücündeki güneş enerjisi santrali (GES) 2025 yılı itibarıyla devreye alındı. ​Enerji Tasarrufu: Yıllık 3.800 MWh elektrik üretim kapasitesine sahip bu tesisle, şirketin toplam enerji tüketiminin yaklaşık %19,5’i yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor. ​Gelecek Hedefleri: Afyonkarahisar Dinar’daki ikinci GES projesinin de tamamlanmasıyla yeşil enerji kullanımı artırılacak. Şirket, 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını %55 azaltmayı, 2050’de ise "Net Sıfır" hedefine ulaşmayı taahhüt ediyor. ​Dijital Tarım ve Akıllı Üretim Modeli ​Sürdürülebilirliği bir maliyet değil, bir değer yaratma aracı olarak gördüklerini belirten Veysel Memiş, dijital tarım uygulamalarının önemine değindi: ​"Veriyle yön verdiğimiz tarım uygulamaları sayesinde su ve girdi kullanımında maksimum verimlilik sağlarken, ürün kalitesinde sürdürülebilir bir dönüşüm gerçekleştiriyoruz. Teknolojiyle tarımda yeni nesil üretim modelini bugünden kurguluyoruz." ​Geleceğin Gıda Sistemine Yön Veriliyor ​Tat Gıda, önümüzdeki dönemde iklim dostu üretim, döngüsel ekonomi ve sosyal etki odaklı projelerle büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Şirket, hem yerel üreticiyi destekleyen hem de küresel iklim krizine karşı çözüm üreten stratejileriyle Türk gıda sektöründeki öncü rolünü güçlendiriyor.

Deniz Kabuklarıyla Körfez’e Yeni Hayat Haber

Deniz Kabuklarıyla Körfez’e Yeni Hayat

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Körfez’deki canlı yaşamı yeniden canlandırmak için dikkat çeken bir projeyi hayata geçiriyor. Aylık 10 ton atık midye kabuğu, yapay resiflere dönüştürülerek İzmir Körfezi’nde yeni yaşam alanları oluşturacak. Körfez’de yeni bir yaşam döngüsü İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZDENİZ, İzmir merkezli ekolojik teknoloji girişimi NE-SEA ile birlikte TÜBİTAK destekli “Mavi Ekonomi İş Birliği: Atık Kabuklar Yapay Resiflerle Deniz Yaşamına Dönüşüyor” projesini başlatıyor. Proje kapsamında her ay yaklaşık 10 ton atık midye kabuğu işlenerek yapay resiflere dönüştürülecek ve Körfez’de belirlenen noktalara yerleştirilecek. Amaç ise deniz canlıları için yeni yaşam alanları oluşturmak ve zayıflayan ekosistemi yeniden güçlendirmek. Yapay resifler denizi canlandıracak NE-SEA tarafından İZDENİZ için özel tasarlanan yapay resifler, kıyı bölgelerinde biyolojik çeşitliliği artırmayı hedefliyor. Projenin ilk prototipleri Seferihisar açıklarında suya indirilecek ve deniz canlılarının bu alanları nasıl kullandığı anlık olarak izlenecek. Elde edilen verilerle sistem geliştirilerek seri üretim aşamasına geçilecek. “Deniz ekosistemi için somut adım” İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım, projenin Körfez için önemli bir adım olduğunu söyledi: “İzmir Körfezi’nin ekolojik yapısını güçlendirmek ve deniz yaşamını yeniden canlandırmak için uzun süredir çalışıyoruz. Yapay resifler sayesinde deniz canlıları için yeni yaşam alanları oluşturmayı ve ekosistemin kendini yenilemesini desteklemeyi hedefliyoruz.” Marım ayrıca atık midye kabuklarının yeniden değerlendirilmesinin döngüsel ekonomi açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı. “Sadece bir yapı değil, ekosistem tasarlıyoruz” NE-SEA kurucusu ve baş tasarımcısı Nermin Sena Özger ise projeyi şöyle anlattı: “Amacımız denize sadece bir yapı bırakmak değil. Atığı değere dönüştüren, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir yaşam altyapısı kuruyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.