Hava Durumu

#Döviz Kuru

Kırsal Haber - Döviz Kuru haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Döviz Kuru haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ege Bölgesi’nin 9 Aylık İhracatı 33 Milyar Doları Aştı Haber

Ege Bölgesi’nin 9 Aylık İhracatı 33 Milyar Doları Aştı

Ege Bölgesi'nin ihracatı 2026 yılının ocak-eylül döneminde yüzde 3,4 artışla 32 milyar 24 milyon dolardan 33 milyar 132 milyon dolara yükseldi. Ege Bölgesi 9 aylık dönemde 1 milyar 110 milyon dolarlık ihracat artış başarısı gösterdi. Eylül ayında ise ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,5 artarak 3 milyar 949 milyon dolara ulaştı. Denizli ve Balıkesir, ilk 9 aylık ihracat artışlarıyla öne çıktı. Ticaret Bakanlığı Faaliyet İlleri İhracat İstatistikleri, Ege Bölgesi'nin 2026 yılının ilk dokuz ayında ihracatını artırdığını ortaya koydu. Ege Bölgesi’nde; 2026 yılının ocak – eylül döneminde Manisa ve Afyonkarahisar dışındaki 7 il ihracatını artırmayı başardı. Öztürk: “Eylül ayında Cumhuriyet rekorunu kırdık” Ege Bölgesi’nin eylül ayında ihracatta daha başarılı bir grafik ortaya koyduğu bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 2025 yılı eylül ayında 3 milyar 418 milyon dolar ihracat yapmışken, 2026 yılı eylül ayında yüzde 15,5 artışla 3 milyar 949 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdıklarını belirtti. Öztürk, “Eylül ihracatı Ege Bölgesi’nin aylık bazda cumhuriyet rekoru olarak kayıtlara geçti. Bundan sonraki hedefimiz aylık bazda 4 milyar dolar barajını aşmak. Eylül ayı verileri 2026 yılının son çeyreği için umutlarımızı artırdı” diye konuştu. İzmir ilk sırada, Balıkesir ihracat artış rekortmeni İzmir’in 17 milyar 613 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi'nde liderliğini sürdürdüğünün altını çizen Öztürk, İzmir’in Türkiye genelinde üçüncü sıradaki yerini koruduğunu, Balıkesir’in de ihracatını yüzde 18,4 artırarak 1 milyar 854 milyon dolardan 2 milyar 195 milyon dolara taşıdığını ve Ege Bölgesi’nde ihracat artış rekortmeni olduğunu vurguladı. “Manisa, 5 milyar 159 milyon dolarlık ihracatla ikinci sırada yer almayı sürdürdü” ifadelerini kullanan EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Denizli ise yüzde 14,7'lik artışla ihracatını 3 milyar 869 milyon dolara taşıyarak bölgenin üçüncü büyük ihracatçı ili oldu” dedi. EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk Ege Bölgesi’ndeki illerin ihracat performanslarını şöyle özetledi; “Aydın'ın ihracatı yüzde 4,6 artışla 1 milyar 466 milyon dolar olarak gerçekleşti. Muğla yüzde 13,8 artışla 1 milyar 157 milyon dolara, Kütahya yüzde 7,3 artışla 776 milyon dolara, Uşak ise yüzde 12,2 artışla 345 milyon dolara ulaştı. Afyonkarahisar'ın ihracatı ise ilk dokuz ayda yüzde 18,4 düşüşle 551 milyon dolara geriledi.” Döviz dönüşüm desteğinde yanlıştan dönülmeli Türk ihracatçısının yüksek faiz, yüksek enflasyon ve düşük döviz kuru nedeniyle zor bir süreçten geçtiğinin altını çizen Başkan Öztürk, “2026 yılında yakın coğrafyamızdaki jeopolitik riskler, petrol fiyatlarındaki artışlar maliyetlerimizi çok artırdı. İhracatımızda döviz gelirlerimiz artıyor gözükse de miktar bazında ihracatımız artmıyor, başka bir ifadeyle imalatta çarklar yavaşlıyor. Bu veriler yalancı bahar algısı oluştursun istemiyoruz. İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi eylülde 53,2’ye yükseldi. Bu veri son 52 ayın en yüksek düzeyine işaret ediyor. Bu veri ihracat pazarlarındaki talep koşullarında görülen iyileşmenin üst üste beşinci ay hız kazandığını da ortaya koyuyor. İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, Türk imalat sanayinin en büyük 10 ihracat pazarından dokuzunda üretim artışını gözler önüne seriyor. Türk ihracatçısına can suyu verildiği takdirde 2027 yılında dünyadaki talep artışını fırsata çevirebiliriz. İhracatçılar olarak yüzde 3 olarak uygulanan döviz dönüşüm desteğinin artmasını bekliyorken destek tutarı çoğu ihracatçımız için yüzde 1 seviyelerine geriledi. Bu hatadan hızlıca dönülmesini bekliyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. Eylül ayında ihracat artışı hızlandı Eylül ayı verileri, Ege Bölgesi’nde ihracat artışının hızlandığını gösterdi. Balıkesir'in ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 69,5 artarak 332 milyon dolara yükselirken, Balıkesir ihracatını en çok artıran il oldu. Denizli, yüzde 31,8 artışla 499 milyon dolara ulaşırken, Afyonkarahisar'ın eylül ayı ihracatı da yüzde 26,2 artış gösterdi. Kütahya'nın eylül ayı ihracatı yüzde 14,9, Muğla'nın yüzde 14,6, İzmir'in yüzde 13,1, Aydın'ın yüzde 10 ve Uşak'ın yüzde 7 arttı. Manisa ise eylül ayında yüzde 2,3'lük düşüşle ihracatını 635 milyon dolar seviyesinde gerçekleştirdi.

Ticaret ve İhracat Finansmanı İstanbul’da Masaya Yatırılacak Haber

Ticaret ve İhracat Finansmanı İstanbul’da Masaya Yatırılacak

GTR Türkiye, 20 Ekim’de İstanbul’da düzenleyeceği Ticaret ve İhracatın Finansmanı Konferansı 2026’da ihracatçıları, KOBİ’leri, üreticileri, bankaları ve finans kuruluşlarını bir araya getirecek. Konferansta ticaret finansmanı, risk yönetimi, hazine stratejileri ve küresel rekabet gibi başlıklar ele alınacak. Ticaret ve ihracat dünyası İstanbul’da buluşacak Global Trade Review (GTR) Türkiye tarafından düzenlenen Ticaret ve İhracatın Finansmanı Konferansı 2026, 20 Ekim Salı günü İstanbul’daki Swissôtel The Bosphorus Hotel’de gerçekleştirilecek. Geçen yıl 560’tan fazla katılımcıyı ağırlayarak rekor kıran etkinlik, 2026 yılında da Türkiye’nin ticaret ve ihracat ekosistemindeki farklı paydaşları bir araya getirmeyi hedefliyor. Konferansta ihracatçılar, KOBİ’ler, üreticiler, bankalar, ihracat kredi kuruluşları (ECA), kalkınma finansmanı kuruluşları (DFI) ve politika yapıcıların bir araya gelmesi planlanıyor. İhracat finansmanında yeni gelişmeler gündemde Sektörün önde gelen finans kuruluşları, hizmet sağlayıcıları ve kamu kurumlarının desteklediği bir günlük forumda, uluslararası ticaretin finansmanına ilişkin güncel gelişmeler değerlendirilecek. Etkinlik oturumlarında kurumsal ticaret finansmanı, risk yönetimi ve hazine stratejileri ile KOBİ’lere yönelik işletme sermayesi çözümlerindeki son gelişmeler ele alınacak. Türk firmalarının küresel rekabet gücü konuşulacak Konferansın gündeminde yalnızca finansman başlıkları yer almayacak. İş dünyasının karşı karşıya olduğu operasyonel baskılar ile döviz kuru ve tedarik zinciri kaynaklı zorlukların nasıl yönetilebileceği de değerlendirilecek. Oturumlarda ayrıca Türk firmalarının küresel rekabet ortamında karşılaştıkları koşullar ve sektör trendlerinin bir adım önünde kalabilmeleri için ihtiyaç duyabilecekleri pazar içgörüleri ele alınacak. İş dünyasına bağlantı ve pazar içgörüsü fırsatı GTR Türkiye’nin Ticaret ve İhracatın Finansmanı Konferansı, katılımcılara bankalar, şirketler, finans kuruluşları ve alanında uzman isimlerle ağ oluşturma fırsatı da sunacak. Konferans kapsamında düzenlenecek panellerle uluslararası ticaretin finansmanı, işletmelerin karşılaştığı güncel riskler ve küresel pazarlardaki rekabet koşulları farklı yönleriyle ele alınacak.

İTO Başkanı Şekib Avdagiç: ''Türkiye Pahalı Algısı Çok Tehlikeli!'' Haber

İTO Başkanı Şekib Avdagiç: ''Türkiye Pahalı Algısı Çok Tehlikeli!''

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, enflasyon ile döviz kuru arasındaki makasın ihracatçı üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek, ihracatın artması ve bununla beraber ithalatın kontrol altında tutulması için dengeleyici bir yaklaşım beklentisi içinde olduklarını söyledi. İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği tarafından 10’uncusu düzenlenen İstanbul Hazır Giyim ve Moda Fuarı’nın açılış programı İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa katılan İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, ihracatçıların karşı karşıya bulunduğu maliyet ve rekabet sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avdagiç, enflasyon ile döviz kuru arasındaki makasın ihracatçının uzun süredir gündeme getirdiği önemli konular arasında yer aldığını söyledi. “İHRACATÇIYI ZORLAMAYA DEVAM EDİYOR” Kur ve enflasyon arasındaki farkın şirketler üzerindeki etkisine değinen Avdagiç, söz konusu tablonun ihracatçıları zorlamaya devam ettiğini ifade etti. Avdagiç, bu durumun yalnızca ihracata değil, yurt içindeki ticarete de yansıdığını belirtti. Kur-enflasyon makasının ihracatçılar üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirten Avdagiç, yurt içindeki ticaretin de aşağı yönlü etkilendiğini söyledi. Türkiye’de yabancıların yaptığı alışverişlerdeki değişime dikkat çeken Avdagiç, yabancı kredi kartlarıyla yapılan harcamaların azaldığını ifade etti. YABANCI KREDİ KARTLARIYLA HARCAMALAR AZALIYOR Avdagiç, tüketim hareketlerine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Yabancıların alışverişi azalıyor. Yabancı kredi kartları ile Türkiye'de yapılan alışverişte azalma, Türk kredi kartları ile de yurt dışında yapılan alışverişlerde artma görülüyor.” Avdagiç bu tablonun Türkiye’deki fiyat seviyelerinin dışarıdan gelen tüketicilerin harcama tercihleri üzerindeki etkisini gösterdiğini kaydetti. “TÜRKİYE PAHALI” ALGISINA DİKKAT ÇEKTİ İTO Başkanı Avdagiç, döviz kurunun turizm sektörü üzerindeki etkisine de dikkat çekti. Son dönemde en sık karşılaşılan ifadelerden birinin “Türkiye pahalı” söylemi olduğunu belirten Avdagiç, bu algının yerleşmesinin risk oluşturduğunu söyledi. Avdagiç, fiyat algısının kalıcı hale gelmesinin yalnızca alışveriş veya ihracat açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. İTO Başkanı şu ifadeleri kullandı: “Şu anda en çok karşılaştığımız konulardan bir tanesi de 'Türkiye pahalı' algısı. Bu çok tehlikeli bir söylem. 'Türkiye pahalı' algısı belirli bir kitleye yerleşirse, orta ve uzun vadede mal ihracatının yanında, alışverişin yanında turizmi de vuracaktır.” İHRACATIN REKABET GÜCÜ Avdagiç’in değerlendirmelerinde ihracatçıların rekabet gücünün korunması konusu öne çıktı. Kur ile maliyetler arasındaki dengenin bozulmasının özellikle dış pazarlarda faaliyet gösteren şirketlerin fiyatlama ve rekabet imkanlarını zorlaştırdığına işaret etti. İTO Başkanı Avdagiç, mevcut şartlarda sürdürülebilirliğe ilişkin imkanların çok kısıtlı hale geldiğini belirtti. İhracatçıların faaliyetlerini sürdürebilmesi ve dış pazarlardaki konumunu koruyabilmesi açısından daha dengeli bir yapıya ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. Avdagiç, Türkiye’nin ihracatının artmaya devam etmesi gerektiğini belirtirken, ithalatın da kontrol altında tutulmasının önemine dikkat çekti. Dış ticaret dengesinin korunması açısından iki tarafı birlikte gözeten bir yaklaşımın gerekli olduğunu söyledi. “DENGELEYİCİ BİR YAKLAŞIM BEKLENTİSİ İÇİNDEYİZ” İTO Başkanı Şekib Avdagiç, ihracatçıların beklentisini şu sözlerle özetledi: Türkiye’nin ihracatının artmaya devam etmesi ve ithalatın kontrol altında tutulması için dengeleyici bir yaklaşım beklentisi içinde olduklarını ifade etti. Avdagiç, kur-enflasyon dengesi, rekabetçilik ve “Türkiye pahalı” algısının önümüzdeki dönemde hem ihracat hem de turizm açısından yakından izlenmesi gereken başlıklar arasında bulunduğunu vurguladı.

Egeli İhracatçılar Zorlukları Aştı: İhracatın Yarısı Avrupa Birliği’ne! Haber

Egeli İhracatçılar Zorlukları Aştı: İhracatın Yarısı Avrupa Birliği’ne!

Son üç yıldır enflasyon ve döviz kuru arasındaki dengesizlik nedeniyle rekabet gücü baskılanan Egeli ihracatçılar, 2026 yılına hızlı bir giriş yaptı. Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), 2026’nın Ocak-Nisan döneminde ihracatını yüzde 4 artırarak 6 milyar 155 milyon dolar seviyesine taşıdı. ​Avrupa Birliği Pazarı Ege İçin Vazgeçilmez Oldu ​EİB’nin 2026 yılı ilk dört aylık verilerine göre, geleneksel pazar olan Avrupa Birliği (AB), Egeli ihracatçıların kalesi olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde 2 milyar 689 milyon dolar olan AB ihracatı, yüzde 13,4’lük bir yükselişle 3 milyar 50 milyon dolara ulaştı. ​Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, her 100 dolarlık ihracatın 50 dolarının AB ülkelerine yapıldığını belirterek, AB’nin toplam ihracattaki payının yüzde 45’ten yüzde 50’ye çıktığını vurguladı. Ege, bu performansıyla Türkiye genelindeki yüzde 46’lık AB payı ortalamasının da üzerine çıkmış oldu. ​Zirvenin Sahibi Almanya, Yıldızı İtalya Oldu ​Ülke bazlı sonuçlarda Almanya, 605 milyon dolarlık ihracat rakamı ile liderliğini sürdürdü. Almanya’yı 507 milyon dolar ile Amerika Birleşik Devletleri takip ederken, dönemin en dikkat çeken çıkışı İtalya’dan geldi. İtalya’ya yapılan ihracat yüzde 26 artarak 459 milyon dolara ulaştı. ​Pazardaki diğer önemli gelişmeler ise şu şekilde gerçekleşti: ​İspanya: Yüzde 19’luk artışla 336 milyon dolar ihracat yapılarak İngiltere geride bırakıldı. ​Uzak Pazarlar: Çin’e yapılan ihracat yüzde 24 artışla 209 milyon dolara yükseldi. ​Alternatif Pazarlar: Yemen’e yapılan ihracatta yüzde 136, Suriye’de ise yüzde 94’lük rekor artışlar kaydedildi. ​Dünya Ticareti Daralırken Ege Büyüyor ​Küresel ekonomik daralma sinyallerine dikkat çeken Başkan Muhammet Öztürk, IMF ve Dünya Ticaret Örgütü’nün 2026 yılı için büyüme tahminlerini düşürdüğünü hatırlattı. Dünya ticaretinin 2025’e oranla daha zorlu geçeceği öngörülürken, EİB üyelerinin 204 farklı gümrüklü bölgeye ulaşarak ihracatlarını geliştirmesinin büyük bir başarı olduğunu ifade etti. ​İlk 10 Ülkenin Payı Artıyor ​Ege’nin en çok ihracat yaptığı ilk 10 ülke (Almanya, ABD, İtalya, İspanya, İngiltere, Hollanda, Fransa, Çin, Yunanistan ve Rusya), toplam ihracattan aldığı payı yüzde 53’e çıkardı. Bu ülkeler yapılan toplam ihracat, geçen yıla oranla yüzde 9,4 artarak 3 milyar 286 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.

Hürmüz Boğazı’ndaki Gerilim Üretim Zincirini Tehdit Ediyor Haber

Hürmüz Boğazı’ndaki Gerilim Üretim Zincirini Tehdit Ediyor

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Mart ayı olağan meclis toplantısında konuşan Başkan Ömer Gülsoy, küresel risklerin ve artan maliyetlerin gölgesinde iş dünyasının büyük bir sınav verdiğini belirterek; “Finansman maliyetleri makul seviyeye çekilmeli, ihracatçımız döviz kuru karşısında ezilmemelidir. Sanayicimizin üretim azmi kırılmamalıdır” dedi. Kayseri Ticaret Odası (KTO) Mart Ayı olağan meclis toplantısı M.Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonunda gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan başkanlığında gerçekleştirilen Mart ayı olağan meclis toplantısına; KTO Başkanı Ömer Gülsoy, KTO Yönetim Kurulu Üyeleri, meclis ve komite üyeleri, Meclis Başkanlık Divan üyeleri ile Basın mensupları katıldı. Saygı duruşundu bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından toplantıda Şubat ayında gerçekleştirilen faaliyetler ele alındı. Görüşülen gündem maddeleri oy birliği kabul edildi. Hürmüz Boğazı’ndaki Gerilim Üretim Zincirini Tehdit Ediyor Gündeme dair ekonomik değerlendirmelerde bulunan Başkan Ömer Gülsoy, bölgedeki jeopolitik risklerin doğrudan Türkiye ekonomisine yansıdığına dikkat çekti. Gülsoy, özellikle enerji fiyatlarındaki tırmanışın altını çizerek şu ifadeleri kullandı: Dünya ve bölgemiz maalesef çok ağır bir imtihandan geçiyor. Hemen yanı başımızda, Ortadoğu’yu adeta bir ateş çemberine alan ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmaları sürüyor. Bizler geçmişte Irak-İran savaşını, bölgedeki siyasi istikrarsızlıkları ve Suriye’deki iç savaşın acı etkilerini bizzat tecrübe etmiş bir iş dünyasıyız. Ancak bugün karşımızdaki tablo, tüm dünyayı etkisi altına alan çok daha büyük bir risk barındırıyor. Savaşın coğrafi yakınlığı sebebiyle en büyük zorluğu kuşkusuz bizler yaşıyoruz. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimle birlikte petrol ve gaz fiyatlarında yaşanan olağanüstü artışlar, hepimizin malumu. Navlun ve sigorta maliyetleri katlanırken, enerji fiyatlarındaki bu tırmanış lojistikten ham maddeye kadar tüm üretim zincirimizi doğrudan etkiliyor” diye konuştu. “İşletmelerimiz İçin ‘Dikkatli Planlama’ Ve ‘Güçlü Mali Yapı’ Şart!” Enerji fiyatlarındaki maliyet baskısının sürdürülebilirliğinin zorlaştığına dikkat çeken Başkan Gülsoy, “Bu süreçte; artan maliyetler, enflasyon ve finansmana erişim konuları iş dünyamızın temel gündemleri arasında yer almaya devam ediyor. Özellikle enerji, hammadde ve girdi maliyetlerindeki bu önlenemez artış, üretim süreçlerimiz üzerinde doğrudan büyük bir baskı oluşturmaktadır. Şunu açıkça ifade etmeliyim ki; içinden geçtiğimiz bu kritik süreç, biz işletmeler açısından çok daha dikkatli bir planlama ve her zamankinden daha güçlü bir mali yapı gerektirmektedir. Kayseri; Orta Anadolu’nun üretim üssü, ihracatın kalesidir. Bizler en zor şartlarda dahi üretmeyi, istihdam sağlamayı kendimize şiar edindik. Ancak bugün gelinen noktada, sanayicimizin omuzlarındaki yükün artık sürdürülebilir sınırları zorladığını da görüyoruz. Savaşın gölgesinde kalan pazarlarımızda ihracat aksamaları ve ciddi navlun artışları yaşıyoruz. Sanayicimiz ve tüccarımız, girdi maliyetlerindeki devasa artışlara ve finansmana erişimdeki zorluklara rağmen; üretim çarklarını döndürmek, istihdamı korumak için tabiri caizse ''ateşten gömlek'' giyerek mücadelesini sürdürüyor.” İfadelerini kullandı. “Bizim İçin ''Bekle-Gör'' Dönemi Bitmiştir; Artık ''Üret Ve Diren'' Dönemindeyiz!” Enflasyon ve finansmana erişim sorunlarına dikkat çeken Başkan Gülsoy, reel sektörün önündeki en büyük engelin yüksek finansman maliyetleri ve daralan kredi muslukları olduğunu belirtti. Enflasyon ile döviz kuru arasındaki dengesizliğin ihracatçının rekabet gücünü zayıflattığını vurgulayan Gülsoy, “Üretim çarklarının dönmesi için finansmana erişim kolaylaşmalı, girdi maliyetleri makul seviyelere çekilmelidir. Enflasyonla mücadeleyi sonuna kadar destekliyoruz ancak bu süreçte sanayicinin, tüccarın üretim azmi kırılmamalıdır. Bizim için ''bekle-gör'' dönemi bitmiştir; artık ''üret ve diren'' dönemindeyiz. Ülkemizin ve devletimizin gücüne sonuna kadar inanıyoruz. Ancak iş dünyası olarak beklentimiz nettir: Finansman maliyetleri makul seviyelere çekilmeli, enflasyon ve döviz kuru arasındaki makas, ihracatçımızı daha fazla ezmeyecek şekilde dengelenmelidir. Maliyet baskısını hafifletecek ve öngörülebilirliği artıracak adımların atılması en büyük beklentimizdir.” “Biz Şehirlerle Değil, Ülkelerle Mücadele Ettik” Gülsoy, Kayseri Pastırması’nın Avrupa Birliği (AB) Coğrafi İşaret Tescili almasıyla ilgili tarihi süreci meclis üyeleriyle paylaştı. Salonda büyük bir memnuniyetle karşılanan bu gelişmeyi ''Kayseri’nin uluslararası arenadaki mührü'' olarak nitelendiren Gülsoy; bu başarının sadece bir başvuru sonucu değil, adeta bir ''diplomasi mücadelesi'' neticesinde kazanıldığını vurgulayarak meclis üyelerini bilgilendirdi. Kayseri Pastırması’nın AB tescil sürecinin perde arkasındaki hukuk mücadelesine değinen Başkan Gülsoy, bu başarının tesadüf olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: “Avrupa Birliği’nden tescil alan 46 ürünümüz içerisinde, hakkında itiraz davası açılan ilk ve tek ürün Kayseri Pastırması olmuştur. Yürüttüğümüz 2 yıllık hukuk ve diplomasi müzakereleri neticesinde tüm dünyaya bir kez daha kanıtladık: Biz bu süreçte şehirlerle değil, ülkelerle mücadele ettik ve kazandık. Artık taklitlerin önüne geçilecek, ''Kayseri üretirse en kalitesini üretir'' imajı tüm dünyada tescillenmiş olacaktır. Bu sadece bir kağıt parçası değil; tüccarımızın alın terinin uluslararası arenada mühürlenmesidir.” “Sırada Sucuk Ve Mantı Var” Kayseri’nin gastronomi değerlerini dünya vitrinine taşımaya kararlı olduklarını ifade eden Gülsoy, yeni müjdeler de verdi: “Kayseri Pastırması şehrimizin AB nezdindeki ilk ürünü oldu ancak son olmayacak. Sırada Kayseri Sucuğumuz ve Kayseri Mantımız var. Onların da AB tescil süreçlerini aynı kararlılıkla takip ediyoruz. Hedefimiz; Kayseri’nin tüm gastronomi değerlerini dünya vitrinine taşımak ve ihracat menzilimizi bu tescilli güçle genişletmektir.Bu başarı, moralimizi yüksek tutmamız için büyük bir vesiledir. Şehrimizin markalarına sahip çıkmaya, onları dünya vitrinine taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz.Bu gurur hepimizin! Şehrimize ve tüm üyelerimize bir kez daha hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. “Kayseri Purov Mantısı Ve Kayseri Pöç Kebabı Tescillendi” Meclis toplantısında Avrupa Birliği tescilinin yanı sıra ulusal çaptaki yeni kazanımları da açıklayan Başkan Ömer Gülsoy, iki ürün için daha müjde verdi: “Kayseri Pastırması’nın AB tescili ile yaşadığımız gurura ek olarak, ulusal düzeyde de önemli bir mesafe katettik. Daha önce başvurularını gerçekleştirdiğimiz ‘Kayseri Purov Mantısı’ ve ‘Kayseri Pöç Kebabı’ için de Coğrafi İşaret Belgesi almaya hak kazandığımızı buradan ilk kez paylaşmak istiyorum. Bu yeni tescillerle birlikte Kayseri Ticaret Odası olarak koruma altına aldığımız coğrafi işaretli ürün sayımız 17’ye yükselmiştir. Şehrimize, esnafımıza ve tüm üyelerimize hayırlı, uğurlu olsun.” Başkan Gülsoy’dan Duayen Gazeteci Oktay Ensari’ye Vefa Meclis toplantısının sonunda bir vefa borcunu yerine getirmek istediğini belirten Başkan Ömer Gülsoy, geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Kayseri basınının duayen ismi Oktay Ensari’yi vefatının birinci yıl dönümünde rahmetle andı. Başkan Gülsoy, “Bugün burada bir vefa borcumuzu da yerine getirmek istiyorum. Geçtiğimiz yıl hakka uğurladığımız, Kayserimizin duayen gazetecilerinden, şehrimizin sesini her platformda duyuran kıymetli dostumuz Oktay Ensari’yi vefatının sene-i devriyesinde bir kez daha rahmetle anıyorum. Başta kederli ailesi olmak üzere, tüm yakınlarına ve Kayseri basın camiamıza bir kez daha başsağlığı diliyorum. Ruhu şad, mekanı cennet olsun inşallah.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.