Hava Durumu

#Dsi̇

Kırsal Haber - Dsi̇ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dsi̇ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Sarıbal: ''Başka Havzalardan Su Taşımak İflasın İlanıdır'' Haber

CHP'li Sarıbal: ''Başka Havzalardan Su Taşımak İflasın İlanıdır''

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, İznik Gölü’nde yaşanan kuraklık ve su çekilmesine ilişkin DSİ Bursa Bölge Müdürlüğü tarafından açıklanan verileri değerlendirdi, “Doğanın yerine koyabildiğinin üç katından fazla su tüketiliyor. İznik Gölü her yıl biraz daha kuruyor, biraz daha yok oluyor. İznik Gölü ancak havza bazlı bilimsel su yönetimiyle korunabilir” dedi. DSİ Bursa Bölge Müdürlüğü verilerine göre, İznik Gölü’ne yıllık net doğal su katkısı yalnızca 23,28 milyon metreküp seviyesinde kalırken, gölden yapılan toplam yıllık su çekimi 79,51 milyon metreküpe ulaşıyor. Böylece gölde her yıl yaklaşık 56,23 milyon metreküplük su açığı oluşuyor. DSİ verilerine göre İznik Gölü Havzası’na yıllık toplam 363,9 milyon metreküp su girerken, bunun 340,6 milyon metreküpü buharlaşmayla kayboluyor. Milletvekili Sarıbal, iki ay önce Cargill CEO’sunun yaptığı “Gölden su çekmiyoruz, çekilmenin nedeni yanlış tarım sulaması” açıklamasını hatırlatarak, sempozyumda açıklanan resmi verilerin farklı bir tablo ortaya koyduğunu belirtti. “Sorumluluğu yalnızca çiftçinin sırtına yıkmak büyük bir manipülasyon” diyen Sarıbal, İznik Gölü çevresindeki sanayi faaliyetlerine dikkati çekti. “YERALTI SUYU İLE GÖL BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZ DEĞİL” Sempozyumda açıklanan verilere göre Cargill’e ait 130 ila 200 metre derinlikte 6 kuyu bulunduğunu, şirkete yıllık 1 milyon 463 bin metreküp yeraltı suyu tahsis edildiğini belirten Sarıbal, hidrolojik kuraklığın havza bazlı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “Yeraltı ve yerüstü su varlıkları birbirinden bağımsız düşünülemez. Akarsular, göller, yeraltı suyu rezervleri ve ekosistemler aynı hidrolojik döngünün parçalarıdır” ifadelerini kullanan Sarıbal, derin kuyulardan yapılan sürekli çekimin gölü besleyen akiferleri zayıflattığını ve uzun vadede göl seviyesini doğrudan etkilediğini kaydetti. GEMLİK GÜBRE’NİN ÇEKTİĞİ SU, DOĞAL DENGENİN YARISINA DENK GELİYOR Milletvekili Sarıbal, yalnızca Gemlik Gübre Sanayi A.Ş.’ye verilen yıllık 10 milyon metreküplük tahsisin bile gölün yıllık doğal su gelirinin yaklaşık yüzde 43’üne denk geldiğini vurguladı. “Doğa gölü yılda net 23 milyon metreküp besleyebiliyorken, tek bir sanayi tahsisi bunun neredeyse yarısını kullanıyor. Demek ki sorun yalnızca kuraklık değil; sorun su kaynaklarını sermayenin kullanımına açan anlayıştır” dedi. BAŞKA HAVZALARDAN SU TAŞIMAK İFLASIN İLANIDIR İznik Gölü’nü beslemek amacıyla Sakarya Havzası’ndan Boğazköy Barajı üzerinden su aktarımı planlandığını belirten Sarıbal, bunun mevcut su yönetimi anlayışının sürdürülemez hale geldiğini gösterdiğini söyledi.“İznik Gölü’nü koruyamayanlar, şimdi başka havzaların suyuyla gölü ayakta tutmaya çalışıyor. Taşıma suyla değirmen döner mi? Gölden yapılan kontrolsüz su çekimleri ve plansız kullanım, İznik Gölü’nün doğal dengesini her geçen yıl daha da bozuyor. Bu nedenle çözüm; suyu yalnızca tüketilecek bir kaynak olarak gören anlayıştan vazgeçmek, havzanın tamamını esas alan kamucu ve sürdürülebilir bir yönetim modelini hayata geçirmektir” diyen Sarıbal, İznik Gölü’nün rant politikalarına ve plansız su kullanımına teslim edilmesine izin vermeyeceklerini ifade etti.

DSİ'ye 150 Yeni İş Makinası Haber

DSİ'ye 150 Yeni İş Makinası

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, son alımlarla birlikte Devlet Su İşleri (DSİ) makine parkı bünyesindeki iş makinesi ve ekipman sayısının, 5 bin 776'ya ulaştığını belirterek, "Maliyeti yaklaşık 2,7 milyar lira olan 150 yeni iş makinesi, milletimize, DSİ'nin çalışanlarına, operatörlerine ve mühendislerine hayırlı olsun." dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Devlet Su İşleri (DSİ) Etlik Tesisleri'ndeki makine parkında düzenlenen, "DSİ Yeni İş Makinelerini Hizmete Alma Töreni"ne katıldı. DSİ'nin, içme suyu sağlamadan tarımsal sulamaya, taşkın önlemeden korumaya kadar birçok görevi yerine getirmek için çalışmalarına devam ettiğini anlatan Yumaklı, "Son 23 yılda, 4,7 trilyon liralık yatırımı hayata geçirdik, bu da yaklaşık 11 binin üzerinde su ve sulama yatırımını ifade ediyor. 805 baraj ve 522 gölet inşa ettik. Bu yatırımlarla su depolama kapasitemiz yüzde 38 artarak 184 milyar metreküpe ulaşmış durumda." diye konuştu. Bakan Yumaklı, DSİ'nin gücüne güç katacak yeni "Yeşil Karıncalar"ın envantere ekleneceğine dikkati çekerek, maliyeti yaklaşık 2,7 milyar lira olan 150 yeni iş makinesinin, millete, DSİ çalışanlarına, operatörlerine ve mühendislerine hayırlı olmasını diledi. “BARAJLARDAKİ DOLULUK ORANLARININ YÜZDE 75'LER CİVARINDA" Gıda arz güvenliği için önemli olan sulama alanlarının, yüzde 52 bir artışla 72 milyon dekara çıktığını aktaran Yumaklı, 352 içme suyu tesisi ve 6 bin 239 yeni taşkın koruma yapıları inşa ettiklerini, ayrıca yıl içinde tamamlayarak hizmete alacakları su ve sulama tesislerinin toplam 300 olacağını bildirdi. Yumaklı, geçen yıl kuraklıkla ilgili çok ciddi bir imtihan verdiklerini hatırlatarak, 2026 yılının ülke için bereketli geçtiğini, bu yıl yağışların mevsim normallerine göre yüzde 30, geçen yıla göre ise yüzde 73 arttığını söyledi. Son 7 aydaki yağışların, 66 yılın en yüksek seviyelerini gördüğüne işaret eden Bakan Yumaklı, barajlardaki doluluk oranlarının yüzde 75'ler civarında olduğunu, hatta bazı barajların yüzde 100 doluluk seviyesine ulaştığını vurguladı. "ÜLKE EKONOMİSİNE YILLIK KATKI YAKLAŞIK 2,2 MİLYAR LİRA" DSİ'nin iş makinelerinin, taşkın korumada ve afetle mücadelede çok önemli bir vazife üstlendiğinin altını çizen Yumaklı, "Sadece 2025 yılı içinde 81 ilimizde, 199 toplu makineli çalışma ve 1311 münferit çalışma gerçekleştirdik. Bu çalışmalarla, yaklaşık 20 milyon dekarlık alanın korunması söz konusu oldu. 10 bin yerleşim yerini de taşkınlardan ve sel baskınlarından korumuş olduk. DSİ, Türkiye'nin en büyük makine parkını yönetiyor. Son alımlarla birlikte, iş makinesi ve ekipman sayımız, 5 bin 776'ya ulaşmış durumda. Bugün teslimini gerçekleştireceğimiz yeni 80 dozerle birlikte, dozer sayısı yüzde 35 artışla 311'e yükselmiş oldu. Genç dozer oranı da yüzde 41'den yüzde 67'ye ulaşmış oldu. Bu modernizasyon sayesinde, yıllık kazı kapasitemiz yüzde 58 artışla, 63 milyon metreküpe yükselmiş oldu. Ülke ekonomisine, bu sayede yıllık katkı yaklaşık 2,2 milyar lira civarında." ifadesini kullandı. Bakan Yumaklı, alınan iş makinelerinin, yapılan işlerle kıyaslamasını gerçekleştirdiklerinde, kendisini 1 yılda amorti ettiğini gördüklerini dile getirdi. DSİ'nin, orman yangınları, çığ ve benzeri afetlerde, devletin sahadaki en önemli güçlerinden birisi olduğunu belirten Yumaklı, sel ve taşkının, öncesinde alınacak tedbirlerle bir anlam ifade ettiğini söyledi. Bu kapsamda, erken uyarı sistemlerinin önemine işaret eden Yumaklı, şu değerlendirmelerde bulundu: "Taşkın Erken Uyarı Sistemi (TEUS), son dönemde bizler için önemli bir argüman. Bu sistemler sayesinde, derelerdeki ani su yükselişlerini anlık olarak takip ediyoruz. Eğer bir taşkın olma ihtimali varsa, Taşkın Erken Uyarı Sistemi sayesinde öncelikle illerdeki idari amirler, yerel yöneticiler ve ilgili tüm kurumlar SMS ve diğer uyarı sistemleriyle hızlı bir şekilde bilgilendiriliyor." Konuşmaların ardından Bakan Yumaklı, makine parkında envantere eklenecek yeni iş makinelerini inceleyerek bilgi aldı. Çeşitli iş makinelerinin simülasyonlarının gerçekleştirildiği merkezde, dozer simülasyonunu test eden Yumaklı, makine ve ekipmanlara yönelik son dönemde yapılan yeni teknolojik yatırımların büyük kolaylıklar sağladığını anlattı. Yumaklı, DSİ'nin kurumların içinde en modern ekipman parkına sahip olduğuna dikkati çekerek, "Türkiye'nin dört bir tarafında, 'Yeşil Karıncalar' görev yapıyor" dedi.

CHP'li Gürer: "Gıda Fiyatlarındaki Artışı DSİ'de Tescilledi" Haber

CHP'li Gürer: "Gıda Fiyatlarındaki Artışı DSİ'de Tescilledi"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, DSİ’nin yemek ücretlerine yaptığı artışın gıda da artışın yemekhanelere yansıması olarak değerlendirdi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü’nün 15 Nisan 2026 tarihi itibarıyla yemek ücretlerine zam yaptığını Ocak ayında belirlenen fiyatların üzerinden henüz 3 ay geçmeden yapılan bu artışın, iktidarın enflasyon düşüyor ifadeleri ile örtüşmediğini belirtti. “MUTFAKTA FİYAT BASKISI HER GÜN ARTIYOR” DSİ’de, “Satın alınan gıda ürünlerinde yaşanan fiyat artışları ve artan yemek maliyetleri sebebiyle” yemek fiyatlarının yeniden düzenlendiği belirtildi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı genel müdürlük, artan gıda maliyetlerini kabul ederek fiyat değiştirirken, Bakanlık gıda arzında sorun yok diyor. Paranız varsa ürün var; ancak üç ayda dahi gıda fiyatındaki artış, Bakanlığı bile fiyat artışına zorluyor. Emekli, asgari ücretli, sabit ve dar gelirli ne yapsın? Düşük maaşla nasıl sofra kursun? Et döner, balık ve kuzu eti gibi menülerin fiyatı 300 TL’ye çıkarılıyor. Lokantalarda bu fiyatlara yemek yemek de olası değil; çünkü lokantalarda fiyatlar neredeyse haftalık değişir duruma geldi” dedi. “ENFLASYON ARTIŞI MAAŞA YANSIMIYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, DSİ gibi diğer kamu kuruluşlarının da artan maliyetler karşısında yemek fiyat ayarlamaları yaptığını belirterek, “Alım fiyatı artan ürünün maliyet artışı da tüketene yansıtılıyor. Kurum yemekhaneleri kâr amacı gütmediği için bu yerlerde fiyatlar daha uygun olarak belirlenir. Kurum çalışanı ve konukların uygun fiyatla yemeğe erişimi amaçlanır. İktidar enflasyon verilerini düşük göstermeye çalışsa dahi kamu kurumlarında oluşan fiyatlar üç ayda değişir duruma erdiyse, sorun derinleşiyor demektir” dedi. Gürer, “Taşradan gelen personel 200 TL menü alabiliyor, diğer menüler 250 TL, etli menüler 300 TL olmuş. Kendi memuruna ve sözleşmeli personeline ise ‘günlük maliyetin yarısını öde’ diyorlar. Kamuda yemek fiyatları yine de mevcut özel işletmelere göre çok uygun kalıyor. Ne var ki kurum yemekhaneleri dahi en büyük para birimimizle bir menü almanın güçleştiği noktaya erdi” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gıdada artan fiyatların tarlada artan girdi maliyetleriyle başladığını, üretenin de artan maliyetlerle üretimde zorlandığını belirtti. Gürer, “Tarladan tabağa kadar fiyat değişkenliğiyle ürün geliyor. Vatandaş enflasyonu gıdada daha sert yaşıyor. Üreten, girdi maliyeti yüküyle boğuşurken aracılar kazancından taviz vermiyor. Kamu yemekhaneleri dahi zamlanan gıda nedeniyle fiyat artışını kısa sürede değiştirmek zorunda kalıyor. Sağlıklı beslenme için gerekli gelir olmazsa sağlık sorunları artacağı gibi iş verimi dahi düşer. İthal ürünlerle de sorun aşılamıyor. Üreticiyi destekleyip girdi maliyetleri düşürülmeden fiyat artışları da rafta devam eder. Et ve Süt Kurumu, ithal ete rağmen fiyat değişkenliğini kamu yemekhanelerinde dahi sağlayamamış. Aynı Bakanlık çatısı altında kurumlar herhalde et alışverişlerini sağlıyorlardır ki fiyat yine de artmaya devam etmiş” dedi. DSİ'nin Yeni Yemek Tarifesi (15.04.2026 itibarıyla): • Et döner, balık, kuzu eti vb. menüler: 300 TL • Diğer menüler: 250 TL • Taşradan gelen kurum personeli: 200 TL • Memur ve sözleşmeli personel: Günlük maliyetin 1/2'si olarak uygulama yapılıyor.

Ankara’nın Su Sorununa Neşter: Çubuk-2 Barajı’na Koyunbaba’dan "Can Suyu" Haber

Ankara’nın Su Sorununa Neşter: Çubuk-2 Barajı’na Koyunbaba’dan "Can Suyu"

Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ASKİ), kuraklık nedeniyle su seviyesi kritik düzeye inen Çubuk-2 Barajı’nı kurtarmak için dev bir projeyi hayata geçiriyor. 1,3 milyar liralık yatırımlarla Koyunbaba Barajı’ndan bölgeye günlük 100 bin metreküp ek su sağlanacak. ​Başkent Ankara’nın su arz güvenliğini korumak için harekete geçen ASKİ, iklim değişikliği ve azalan yağışlar sonucu alarm veren Çubuk-2 Barajı için kalıcı bir çözüm üretti. Çankırı sınırındaki Koyunbaba Barajı’ndan kurulacak 42 kilometrelik dev isale hattı ile bölgenin su talebi garanti altına alınıyor. ​Kuraklık Riskine Karşı Alternatif Kaynak: Koyunbaba ​2025 yılının Ocak ayında Çubuk-2 Barajı’na gelen su miktarının yalnızca 50 bin metreküpte kalması, bölgedeki ilçeler için risk oluşturmuştu. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın girişimleri ve DSİ ile varılan mutabakat sonucunda, Koyunbaba Barajı ek kaynak olarak sisteme dahil edildi. Proje tamamlandığında kurak dönemlerde dahi bölgeye kesintisiz su verilebilecek. ​1,3 Milyar Liralık Dev Altyapı Yatırımı ​ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen bu büyük mühendislik projesi, geniş kapsamlı bir altyapı ağını kapsıyor. Projenin teknik detayları şöyle: ​İsale Hattı: 42 kilometre uzunluğunda modern içme suyu iletim hattı. ​Depolama: Toplam 20 bin metreküp kapasiteli 4 yeni su deposu.​Terfi Merkezleri: Suyun iletimini sağlayacak 3 adet gelişmiş terfi merkezi.​Yatırım Bedeli: Toplam 1,3 milyar Türk Lirası.​Yıllık 9 Milyon Metreküp Ek Su Rezervi ​Projenin hayata geçmesiyle birlikte, özellikle Çubuk ve çevre ilçelerin su ihtiyacı uzun vadeli bir güvenceye kavuşacak. Günlük 100 bin metreküp, yıllık ise yaklaşık 9 milyon metreküp su temini sağlanarak bölgedeki içme suyu arzı modernize edilecek. ​Bu yatırım, Ankara’nın su yönetiminde sadece bugünü değil, gelecekteki olası kuraklık dönemlerini de planlayan stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Gediz Nehri İçin Kritik Çağrı Haber

Gediz Nehri İçin Kritik Çağrı

Manisa’da düzenlenen “Hayat Suyu Gediz” panelinde konuşan MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, nehirdeki kirliliğe dikkat çekerek acil eylem planlarını açıkladı. Kılıç, arıtılmış atıksuların tarımsal sulamada kullanılması için dev projelerin yolda olduğunu müjdeledi. ​Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Kent Konseyleri iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, Gediz Nehri’nin maruz kaldığı çevresel baskıları ve çözüm yollarını gündeme taşıdı. “Gediz’in Bitmeyen Kavgası” belgesel gösterimiyle başlayan programda, bölgenin su geleceği uzmanlar tarafından masaya yatırıldı. ​"Gediz Demek Manisa Demek" ​Panelde söz alan MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, 401 kilometrelik nehrin büyük bir kısmının Manisa sınırlarında olduğunu hatırlatarak havzanın ekonomik değerine vurgu yaptı. Kılıç, "Gediz havzası 4.2 milyon hektarlık alanıyla Manisa’nın en önemli tarımsal üretim merkezi. Ancak hayalimiz olan o temiz Gediz'e ulaşmak için yerel yönetim, merkezi hükümet ve vatandaş el birliğiyle hareket etmeliyiz" dedi. ​Atıksular Tarıma Can Verecek ​MASKİ’nin çevre yatırımlarına dair veriler paylaşan Kılıç, 17 ilçede 24 atıksu arıtma tesisi ile hizmet verdiklerini belirtti. En dikkat çeken proje ise arıtılmış suların geri kazanımı oldu: ​Sarıgöl Projesi: Günlük 3 bin metreküp arıtılmış suyun tarımda kullanılması hedefleniyor. ​DSİ İş Birliği: Manisa merkez arıtma tesisinden çıkan suya DSİ'nin talip olduğu ve bu suyun tarımsal sulamaya yönlendirileceği açıklandı. ​Kritik Uyarı: "Yeraltı Suları Tükeniyor, Barajlara Geçmeliyiz" ​İklim krizinin kapıda olduğunu hatırlatan Ali Kılıç, Manisa’nın içme suyu stratejisinde köklü bir değişim gerektiğini vurguladı. Sürekli yeni sondaj açmanın sürdürülebilir olmadığını belirten Kılıç, şu uyarılarda bulundu: ​"Sondajlarda su seviyesi düştükçe ağır metal riski artıyor. Manisa'nın acilen yerüstü kaynaklarına geçmesi şart. Akhisar Gürdük, Turgutlu Kelebek ve Soma Sevişler barajlarından içme suyu temini için DSİ ile temaslarımız sürüyor." ​Geniş Katılımlı Çevre Zirvesi ​Panele İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Işıkhan Güler, Gediz Kirliliği Önleme Koordinasyon Temsilcisi Ramis Sağlam ve Ege Derneği Manisa Temsilcisi Murat Gültekin de konuşmacı olarak katılarak; sanayi, madencilik ve evsel atıkların ekosistem üzerindeki baskısını detaylandırdı.

Manisa Kendi Enerjisini Üretecek Haber

Manisa Kendi Enerjisini Üretecek

Manisa Büyükşehir Belediyesi, iklim krizine karşı kararlı bir duruş sergileyerek enerji sektöründe önemli bir adım attı. “Yeşil Dönüşüm” hareketinin öncüsü olması hedeflenen Manisa Enerji AŞ’nin lansmanı, geniş bir katılımla yapıldı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Manisa’nın geleceğini aydınlatacak, doğayla barışık ve teknolojiyle örülmüş yeni bir dönemin meşalesini yakıyoruz. Manisalı hemşehrilerimize etiket fiyatlarından 1 yıl boyunca yüzde 10 indirim yapıyoruz” dedi. Manisa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir enerji yatırımlarına bir yenisini ekleyerek Manisa Enerji AŞ’yi kamuoyuna tanıttı. Lansman toplantısına Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun yanı sıra; CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, CHP Manisa Milletvekili Selma Aliye Kavaf, Kırkağaç Belediye Başkanı Üstün Dönmez, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, CHP ilçe başkanları, Türkiye Enerji Platformu temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Lansman öncesi CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in tebrik mesajı okundu; ardından Manisa Enerji’nin vizyonunu anlatan tanıtım videosu gösterildi. Manisa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Aksoy, şirketin vizyonunu ve hedeflerini yaptığı sunumla anlattı. İstanbul Enerji AŞ Genel Müdürü Yüksel Yalçın da İstanbul’da hayata geçirdikleri enerji projeleri ile ilgili bir konuşma yaptı. “Manisa Artık Kendi Enerjisini Üretiyor” Manisa Enerji AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Aksoy, yaptığı sunumda şirketin kuruluş felsefesini anlattı. Merhum Ferdi Zeyrek’in vizyonuyla temelleri atılan bu hayali gerçeğe dönüştürmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Aksoy, “Bu hayalin gerçeğe dönüşmesinde Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Besim Dutlulu’nun ortaya koyduğu vizyon ve güçlü destek bizlere yol gösterdi. Manisa artık yalnızca enerjisini tüketen değil, enerjisini üreten bir şehir olma yolunda kararlı adımlar atıyor. Doğanın gücünü geleceğin vizyonuyla buluştururken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet ettiği değerlere sahip çıkarak ilerliyoruz” dedi. “Küresel Vizyon: 2050’de Net-Sıfır Emisyon” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, konuşmasında Manisa Enerji AŞ’nin stratejik önemine vurgu yaptı. Şubat ayında imzalanan “Belediye Başkanları Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi (GCoM)” ile Manisa’nın dünyanın en büyük kentsel iklim koalisyonuna dahil olduğunu hatırlatan Başkan Dutlulu, şu ifadeleri kullandı: “Bugün burada sadece bir şirketin tanıtımını yapmıyoruz; Manisa’nın geleceğini aydınlatacak, doğayla barışık ve teknolojiyle örülmüş yeni bir dönemin meşalesini yakıyoruz. Attığımız bu imza, evlatlarımıza iklim krizine karşı dirençli, havası temiz ve doğası canlı bir Manisa bırakacağımıza dair verdiğimiz bir sözdür. 2050 yılındaki ‘Net-Sıfır Emisyon’ hedefimiz doğrultusunda Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planımızı (SECAP) şehrimizin anayasası olarak güncelliyoruz. Valiliğimizden üniversitemize, sanayi odalarımızdan sivil toplum kuruluşlarımıza kadar tüm paydaşlarımızın katılımıyla Manisa’nın iklim kırılganlıklarını ve risk haritalarını ortak akılla belirliyoruz” “Dirençli bir şehir inşa ediyoruz” Dirençli bir şehir modeli inşa etmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Dutlulu, “Belediyemiz bünyesinde kurduğumuz İklim Değişikliği Komitesi ile çalışmalarımızı kurumsal bir yapıya kavuşturduk. Bilimsel veriler ışığında; tarımdan sanayiye, enerji verimliliğinden yeşil bina uygulamalarına kadar her alanda dirençli bir şehir modeli inşa etmeyi hedefliyoruz. İklim krizinin en somut etkisi olan su stresiyle mücadele kapsamında MASKİ Genel Müdürlüğümüz organizasyonunda DSİ ile stratejik iş birliğimizi güçlendiriyoruz. Şehrimizde yağmur suyu hasadı ve gri su kullanımını yaygınlaştırıyor, su kaynaklarımızı korumak adına geçirgen yüzey malzemeleri ve modern sulama tekniklerini hayata geçiriyoruz. Şehrimizin dört bir yanına kazandırdığımız ve sayısını her geçen gün artırdığımız su göletleri ile tarımsal sulamada can suyu oluyoruz. Yalnızca su depolamakla yetinmiyor; suyun her damlasını kıymetli kılan modern sulama tekniklerini ve yağmur suyu hasadı uygulamalarını hayata geçiriyoruz. Belediyemize ait tüm taşınmazlarda enerji verimliliği taraması başlatarak kamu binalarımızı “Yeşil Bina” sertifikasyon sürecine hazırlıyoruz. Sokak aydınlatmalarımızı modern ve tasarruflu sistemlerle yenilerken, projelerimizi uluslararası fon ve hibe programlarıyla destekleyerek şehrimize artı değer katıyoruz. “Manisa’nın parası Manisa’da kalsın istiyoruz” Manisa Enerji’nin kuruluş amacını ve vizyonuna değinen Başkan Dutlulu, “Dünya değişiyor, iklim krizi artık kapımızda değil, hayatımızın tam merkezinde. Bizler bu değişim karşısında sadece bugünü kurtaran değil, evlatlarımızın geleceğini teminat altına alan bir belediyecilik anlayışını savunuyoruz. İşte Manisa Enerji, tam da bu sorumluluk bilinciyle güvenin, sürdürülebilirliğin ve hizmetin adı olarak doğdu! Peki, neden Manisa Enerji? Çünkü Manisa Enerji, sadece bir enerji tedarikçisi değil, şehrimizin enerji ekosistemini dönüştüren teknolojik bir merkezdir. Dünyanın en gelişmiş şehirlerinde hangi teknoloji varsa, Manisa Enerji ile bizim sokaklarımızda da o olacak. 48,4 milyon kilowatt-saat seviyelerine ulaşan tedarik hacmimizle kamu kurumlarından işletmelere kadar devasa bir ağa kesintisiz güç sağlıyoruz. Çünkü biz istiyoruz ki; Manisa’nın parası Manisa’da kalsın! İstiyoruz ki; bu şehrin sanayicisi, esnafı ve kamu kurumları enerjisini Manisa’nın öz kaynaklarından, Manisa’nın güneşinden alsın. Biz sadece elektrik tedarik etmiyoruz; biz Manisa’nın ekonomik gücünü tahkim ediyor, şehrimizin çevresel geleceğine doğrudan imzamızı atıyoruz” dedi. “Güneşin gücünü her eve her işletmeye taşımaya kararlıyız” Başkan Dutlulu, “Manisa Enerji, sadece bir tabela değil, topyekün bir “Yeşil Dönüşüm” hareketidir! “Elektrik faturanı güneş ödesin” diyerek yola çıktık. Çatılardan büyük ölçekli projelere kadar güneşin gücünü her haneye, her işletmeye taşımaya kararlıyız. Ücretsiz keşif ve fizibilite çalışmalarımızla süreci başlatıyor; projelendirmeden resmi onay takibine kadar her adımı uçtan uca yönetiyoruz. Buradan tüm hemşerilerimize sesleniyorum: Evinizin çatısına kuracağınız her panelde Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin imzası ve güveni var. Sadece kurulum değil, hibrit depolama çözümlerimizle de kesintisiz enerjiyi kapınıza getiriyoruz. Ancak bizim vizyonumuz sadece çatılarla sınırlı değil; biz bu enerjiyi toprağın bereketiyle birleştiriyoruz. “Çiftçimizin yanındayız” Manisalı üreticilere yönelik önemli çalışmalar yaptıklarını belirten Başkan Dutlulu, “Çiftçimizin en büyük maliyet kalemi olan enerji ve su kullanımını optimize etmek adına, damlama sulama sistemlerine yönelik çok güçlü bir destek süreci başlattık. Modern sulama sistemlerine geçişi teşvik ederek hem su tasarrufu sağlıyor hem de enerji verimliliğini tarlalarımıza taşıyoruz. Manisa’nın üreticisi artık daha az maliyetle daha modern yöntemlerle toprağını işleyecek” dedi. “Manisa’nın Yarınları Küresel Standartlarla Mühürleniyor” Manisa’nın sürdürülebilir enerji stratejileriyle artık küresel ölçekte takip edilen bir “dünya şehri” kimliği kazandığını vurgulayan Başkan Besim Dutlulu, şehrin dijital ve çevreci dönüşümünü şu sözlerle özetledi: “Şehrimizin dört bir yanını çevre dostu şarj istasyonlarıyla donatıyor, Manisa’yı elektrikli araç çağına hazırlıyoruz. Yapay zeka destekli izleme platformlarımızla operasyonel süreçlerde yüksek verimlilik sağlıyor; reaktif güç takibi ve akıllı alarm mekanizmalarıyla işletmelerimizin maliyet risklerini en aza indiriyoruz. Manisa Enerji AŞ, sanayi kuruluşlarımıza ISO 14064 standartlarıyla uyumlu dijital altyapı çözümleri sunarak karbon ayak izi yönetiminde rehberlik ediyor. Biz burada sadece enerji üretmiyoruz; Manisa’nın yarınlarını küresel standartlarla mühürlüyoruz!” Başkan Dutlulu’dan İndirim Müjdesi Şeffaf ve izlenebilir bir yönetim modelini şehirde kurumsallaştırdıklarını ifade eden Başkan Dutlulu, büyük vizyonda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür ederek konuşmasını şu müjdeyle tamamladı: “Manisa artık sadece tarımı ve sanayisiyle değil, sürdürülebilir enerji stratejileriyle de parlayan bir yıldızdır. Bu devasa vizyonun en güçlü kalesi olan Manisa Enerji AŞ’nin tüm hemşerilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu büyük adımın sevincini paylaşmak adına, Manisalı hemşerilerimize enerji etiket fiyatları üzerinden bir yıl boyunca yüzde 10 indirim uygulanacağının müjdesini veriyorum.” Lansman programı, protokol üyeleri ve katılımcıların günün anısına çektirdiği hatıra fotoğrafı ile sona erdi. Törenin ardından Manisa Enerji AŞ yetkilileri, şirketin faaliyet alanları ve hedefleri hakkında konuklara bilgiler verdi.

Denizli’de Sulama Krizi TBMM Gündeminde Haber

Denizli’de Sulama Krizi TBMM Gündeminde

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, Denizli’de tarımsal sulamada yaşanan sorunların nedenlerinin, su kaynaklarının kullanım planlamasının ve HES projelerinin tarımsal sulamaya etkilerinin araştırılması amacıyla TBMM Başkanlığı’na Meclis Araştırması önergesi sundu. Denizli Milletvekili Biçer Karaca, Denizli’de tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin suya erişim, adil tahsis ve etkin sulama altyapısına bağlı olduğunu vurgulayarak, iklim kriziyle birlikte derinleşen kuraklık riskinin artık yalnızca meteorolojik bir başlık değil, doğrudan kamu yönetimi, üretim güvenliği ve kırsal yaşam meselesi haline geldiğini belirtti. DENİZLİ TARIMININ ÖLÇEĞİ SORUNUN BOYUTUNU GÖSTERİYOR Araştırma önergesinin gerekçesinde, Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre ilde toplam tarım alanının 376 bin 738 hektar olduğu; sulanır ve sulanabilir alanın 194 bin 158 hektara ulaştığı; toplam sulanan alanın 167 bin 477 hektar, sulamaya açılacak alanın ise 26 bin 681 hektar olarak belirtildiğine dikkat çekildi. Biçer Karaca bu büyüklüğün, sulama altyapısındaki her aksamanın üretimden çiftçi gelirine, gıda fiyatlarından kırsal istihdama kadar geniş bir etki alanı yarattığını ifade etti. “Denizli’de mesele yalnızca yağışın azlığı değildir. Mesele; suyun nasıl planlandığı, nasıl tahsis edildiği, altyapının ne kadar verimli çalıştığı ve üreticinin bu sürecin neresinde bırakıldığıdır” değerlendirmesinde bulunan Biçer Karaca, sulama sorununun bütüncül biçimde ele alınması gerektiğini söyledi. KURAKLIK VE SU YÖNETİMİ AYNI MASADA ELE ALINMALI CHP Milletvekili Biçer Karaca, iklim krizi ve kuraklık riskinin sulama planlamasını daha kırılgan hale getirdiğini, bu nedenle depolama, tahsis ve kullanım kararlarının şeffaf, ölçülebilir ve denetlenebilir bir çerçevede yürütülmesinin zorunlu olduğunu kaydetti. Denizli’de su kaynaklarının yalnızca bugünün değil, gelecek üretim sezonlarının da güvencesi olduğunu belirten Biçer Karaca, kamu yararı odaklı su yönetimi anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. HES PROJELERİ İÇİN KÜMÜLATİF ETKİ VURGUSU Araştırma önergesinde, Denizli’de tarımsal sulamayı etkileyen bir diğer başlığın da su rejimi üzerinde etkili enerji projeleri olduğu belirtildi. Biçer Karaca, HES projelerinin sulamaya etkisinin tek tek tesisler üzerinden değil, havza ölçeğinde ve kümülatif etki yaklaşımıyla incelenmesi gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda DSİ’nin yayımladığı proje listelerinde Denizli’ye ilişkin farklı kapsamlarda kayıtlar bulunduğuna işaret eden Biçer Karaca, Tablo-2’de Denizli için 12 kayıt yer aldığını, proje adları esas alındığında bunun 11 benzersiz projeye karşılık geldiğini; Tablo-3’te ise Denizli için 18 kayıt bulunduğunu belirtti. Biçer Karaca, listelerin kapsam ve dönem farkları nedeniyle sayıların bire bir örtüşmemesinin doğal olduğunu, ancak tam da bu nedenle Denizli’deki HES envanterinin tek bir şeffaf çerçevede toplanması ve tarımsal sulamaya gerçek etkisinin bilimsel ölçütlerle ortaya konulması gerektiğini söyledi. “SUYU TARIM-ENERJİ-EKOSİSTEM DENGESİYLE YÖNETMEK ZORUNDAYIZ” Biçer Karaca, Meclis Araştırması kapsamında DSİ’nin havza bazlı su tahsis süreçlerinden sulama altyapısındaki kayıp-kaçaklara, sulama birliklerinin işletme kapasitesinden kuraklık risk yönetimine, yeraltı suyu baskısından HES projelerinde çevresel akış ve su kullanım hakkı uygulamalarına kadar çok boyutlu bir inceleme yapılması gerektiğini belirtti. Biçer Karaca açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi: “Denizli gibi sulamaya bağımlılığı yüksek bir ilde suyu tarım, enerji ve ekosistem dengesi içinde kamu yararı temelinde yönetmek zorundayız. Üreticinin toprağında kalması, gıda arz güvenliği ve doğal varlıklarımızın korunması için günü kurtaran değil, veriye dayalı ve kalıcı çözümler üretilmelidir. Bu nedenle verdiğimiz Meclis Araştırması önergesi, yalnızca bugünün sulama sorunlarını değil, Denizli’nin tarımsal geleceğini ilgilendiren stratejik bir adımdır.” CHP’li Biçer Karaca, araştırma önergesinin Denizli’de tarımsal sulamada yaşanan yapısal sorunların görünür hale gelmesine, ilgili kurumların sorumluluk alanlarının netleşmesine ve üreticiyi koruyacak somut politika önerilerinin geliştirilmesine katkı sunmasını hedeflediklerini ifade etti.

Bakan Yumaklı Sakaryabaşı'nda İncelemelerde Bulundu Haber

Bakan Yumaklı Sakaryabaşı'nda İncelemelerde Bulundu

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı bir dizi inceleme ve ziyaretlerde bulunmak üzere Eskişehir'e geldi. Bakan Yumaklı Eskişehir ziyaretinde ilk olarak, Sakarya Nehri'nin kaynaklarından, Eskişehir'in Çifteler ilçesindeki Sakaryabaşı Kaynak Koruma ve Mesire Havuzu Rehabilitasyon Projesi'nde incelemelerde bulundu. Bakan Yumaklı, projeyi inceledikten sonra yaptığı açıklamada, su konusunun çok önemli olduğunu, özellikle 2023 yılından beri bu konunun çeşitli vesilelerle konuşulduğunu ve yaşandığını söyledi. Son 23 yılda bugünkü rakamlarla 4,7 trilyon lira bedelli 11 binin üzerinde su ve sulama tesisi, baraj ve suyla alakalı yatırım yapıldığını belirten Yumaklı, bu yıl da 300 tesisin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün (DSİ) tamamlamasıyla vatandaşların hizmetine sunulacağını aktardı. Yumaklı, Eskişehir'e de son 23 yılda 34 milyar liralık su ve sulama yatırımı yapıldığını belirterek, 172 tesisin de vatandaşların hizmetine sunulduğunu ifade etti. Sakarya Nehri'nin başlangıç noktası olan Sakaryabaşı'nın nehrin can damarlarından biri olduğunu anlatan Yumaklı, şöyle konuştu: "Buradaki su akışı, hem iklim değişikliğinin etkisi ama maalesef ki belediyenin bu sit alanında herhangi bir şekilde izin almaması ve hatta herhangi bir mühendislik hususunu gözetmemesiyle birlikte kurumuştu. Arkadaşlarımız bununla ilgili çalışmaları başlattılar. Özellikle vekillerimiz, il başkanımız, valimiz, yani Eskişehir ile ilgili derdi olan kimler varsa bu konunun halledilmesiyle ilgili hep birlikte çaba gösterdik. Arkadaşlarımız, DSİ, bu çalışmanın sonuçlarını, meyvelerini şu anda arkamızda gördüğünüz şekilde Sakarya Nehri'nin çıkış noktasını tekrar eski haline getirmiş oldular. Diliyorum inşallah bir daha böyle bir şey yaşamamış oluruz. Zaten o izinsiz yapılan işlemlerle ilgili de gerekli hukuki süreçler yürüyecek." ESKİŞEHİR'DE BU YIL 5 MİLYON 26 FİDAN TOPRAKLA BULUŞACAK Bakan Yumaklı, Eskişehir'deki yatırımlara değinerek, şunları kaydetti: "2 milyar lira maliyetli İlyaspaşa Sulaması'nı inşallah 44 bin dekarlık bir alanı sulayacak bir yatırımı, bu yıl tamamlamış olacağız. Yerleşim yerlerini taşkınlardan koruyacak 3 yatırımı, bu yıl hizmete almış olacağız. Eskişehir'e içme ve sulama suyu sağlayan Karacaşehir regülatörünün yapımını da önümüzdeki yıl tamamlamış olacağız. Herkesin uzunca bir süredir beklediği Alpagut Göleti'ni de inşallah önümüzdeki yıl vatandaşlarımızın hizmetine sunmuş olacağız. Bunlar değil sadece. Biz, 2026 yılındayız. Eskişehir'in plakası 26. dolayısıyla Eskişehir, 2026'yı plaka yılı olarak görüyor. Biz de bu manada özellikle 2026'da 5 milyon 26 fidanı toprakla buluşturarak yeşil vatana bir katkı da Eskişehir'den yapmış olacağız."

İslahiye Ovası Berekete Kavuşuyor Haber

İslahiye Ovası Berekete Kavuşuyor

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile DSİ iş birliğinde Kılavuzlu Barajı Sulama Projesi’nin Gazi şehir ayağı tüm hızıyla devam ediyor. İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde tarımsal arazilerin sulanması için önem arz eden proje ile İslahiye Ovası’nda uzun süredir beklenen sulama yatırımı hayata geçiyor. Kılavuzlu Sulaması 3’üncü ve 4’üncü Kısım Projesi kapsamında, 87 bin 830 dekar tarım arazisi modern sulama sistemleriyle suya kavuşacak. Orta Ceyhan Menzelet Projesi bünyesinde yürütülen çalışmalarla, Kılavuzlu Barajı’ndan alınan su İslahiye Ovası’ndaki tarım arazilerine ulaştırılacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgedeki üretim kapasitesinin önemli ölçüde artması hedefleniyor. 81 bin 540 dekar alan cazibe ile 6 bin 290 dekar alan ise pompajlı sistemle sulanacak. Cazibeli sulama sistemi sayesinde enerji maliyetleri düşerken, çiftçiler daha düşük giderle daha verimli üretim yapma imkânına kavuşacak. Projede toplam 315 bin metreyi aşan kapalı borulu sulama şebekesi inşa ediliyor. 87 bin 114 metre CTP boru, 228 bin 50 metre PE100 boru döşeniyor. Kapalı sistemle su kayıpları en aza indirilirken, sulamada verimlilik üst seviyeye çıkarılıyor. Ayrıca pompa istasyonları, sanat yapıları, drenaj kanalları ve servis yolları da proje kapsamında hayata geçiriliyor. TOPRAK VE SU BİRLİKTE KORUNUYOR Sulama yatırımıyla birlikte ovada yaklaşık 20 bin metre drenaj kanalı da inşa ediliyor. Bu sayede aşırı sulamaya bağlı tuzlulaşma ve verim kaybının önüne geçilmesi hedefleniyor. Kılavuzlu Sulaması 3’üncü ve 4’üncü Kısım Projesi’nin tamamlanmasıyla İslahiye Ovası’nda ürün çeşitliliği artacak, tarımsal verim yükselecek, çiftçilerin gelir seviyesi güçlenecek ve bölge ekonomisine önemli katkı sağlanacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.