Hava Durumu

#Dünya Sağlık Örgütü

Kırsal Haber - Dünya Sağlık Örgütü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Sağlık Örgütü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hantavirüs Nedir? Belirtileri Nelerdir? Türkiye'de Risk Var mı? Haber

Hantavirüs Nedir? Belirtileri Nelerdir? Türkiye'de Risk Var mı?

Türk Veteriner Hekimleri Birliği tarafından son günlerde Atlas Okyanusu’ndaki bir yolcu gemisinde görülen ve pandemi endişesine yol açan Hantavirüs vakalarına ilişkin bir açıklama yapıldı. TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Son günlerde dünya kamuoyunda gündeme gelen Hantavirüs vakaları nedeniyle vatandaşlarımız arasında çeşitli endişeler oluştuğu görülmektedir. Atlas Okyanusu’nda seyreden bir yolcu gemisinde bildirilen vakalar sonrasında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından konuya ilişkin açıklamalar yapılmış, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bazı ülkelere bilgilendirme geçilmiştir. Hantavirüsler; başta fareler olmak üzere bazı kemirgen türleri aracılığıyla taşınan zoonotik etkenlerdir. İnsanlara çoğunlukla kemirgenlerin idrar, dışkı ve salyalarıyla kirlenmiş ortamların solunması veya bu materyallerle temas edilmesi sonucu bulaşmaktadır. Hantavirüs enfeksiyonları; ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları gibi grip benzeri belirtilerle başlayabilmekte, bazı vakalarda bulantı, kusma, karın ağrısı ve solunum güçlüğü gibi daha ciddi klinik tablolara ilerleyebilmektedir. Hastalığın bazı türleri böbrek yetmezliğiyle seyreden kanamalı tablolara, bazı türleri ise akciğer tutulumu ve solunum yetmezliğine neden olabilmektedir. Kamuoyunda yer alan bazı haberlerin aksine, hantavirüslerin büyük çoğunluğu insandan insana kolay bulaşma özelliği göstermemektedir. Bilimsel olarak sınırlı düzeyde insandan insana bulaş gösterdiği bilinen Andes tipi hantavirüslerde dahi bulaşın yakın ve uzun süreli temasla gerçekleşebildiği, toplum genelinde yaygın bulaş riskinin düşük olduğu bildirilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından mevcut küresel risk düzeyi düşük olarak değerlendirilmekte olup, mevcut veriler COVID-19 benzeri bir pandemi senaryosunu desteklememektedir. Hantavirüs Türkiye’de yeni ortaya çıkan bir hastalık değildir. Ülkemizde ilk doğrulanmış vaka kümeleri 2009 yılında özellikle Batı Karadeniz Bölgesi’nde ve ülkemizin diğer illerinde sınırlı ve izole vakalar bildirilmiştir. 2009–2018 yılları arasında bildirilen toplam vaka sayısı 251 olup, bu vakaların 13’ü ölümle sonuçlanmış ve vaka ölüm oranı %5,1 olarak hesaplanmıştır. Ancak ülkemizde bugüne kadar insandan insana bulaş gösteren Hantavirüs’ün Andes tipi bulaşı bildirilmemiştir. Bugüne kadar ülkemizde görülen vakaların büyük çoğunluğu kırsal alanlarda, kemirgen teması riski bulunan bölgelerde ortaya çıkmıştır. Geniş çaplı toplumsal yayılım veya pandemi benzeri bir tablo oluşmamıştır. Son günlerde uluslararası kamuoyuna yansıyan yolcu gemisi vakalarıyla bağlantılı olarak gemide bulunan 3 Türk vatandaşının test sonuçlarının negatif olduğu bildirilmiştir. Türkiye’de şu ana kadar Andes türüne ait doğrulanmış bir vaka da bulunmamaktadır. Bu süreçte toplum sağlığının korunması açısından paniğe neden olabilecek bilgi kirliliğinden kaçınılması büyük önem taşımaktadır. Zoonotik hastalıklarla mücadelede en etkili yaklaşım; farkındalık, koruyucu hekimlik uygulamaları, çevresel hijyen ve riskli alanlarda biyogüvenlik önlemlerinin uygulanmasıdır. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak vatandaşlarımızın özellikle kemirgen yoğunluğunun bulunduğu alanlarda dikkatli davranmalarının; depo, bodrum, samanlık ve benzeri kapalı alanların temizliği sırasında maske ve eldiven gibi kişisel koruyucu ekipman kullanmalarının; kemirgen dışkısı bulunan alanları kuru şekilde süpürmek yerine uygun dezenfektanlarla temizlemelerinin; gıda maddelerini açıkta bırakmamalarının ve hayvan barınakları ile kırsal alanlarda hijyen kurallarına azami özen göstermelerinin halk sağlığı açısından büyük önem taşıdığını hatırlatıyoruz. Dün Ebola, Sars, Mers, Covid-19, bugün Hantavirüs, yarın ise ne ile karşılacağımız belli değilken Tek Sağlık uygulamaları kaçılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir. “Tek Sağlık” yaklaşımı çerçevesinde veteriner hekimler; zoonotik hastalıkların izlenmesi, önlenmesi ve halk sağlığının korunması açısından kritik görev üstlenmektedir. Bugün bir kez daha göstermiştir ki; tüm dünyada olduğu gibi veteriner hekimlik hizmetlerinin, temel sağlık hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olduğu gerçeği kabul edilerek tıp doktorları, veteriner hekimler ve diğer sağlık personelinin bir arada çalışmasını sağlayacak ve oluşumun kurumsal alt yapısını da içeren bir Tek Sağlık Yasası çıkarılmalı ve bu yasaya bağlı olarak uygun bir yapılanma oluşturulmalıdır. Bu doğrultuda; ilgili tüm meslek gruplarını bünyesinde barındıran ve salgın zoonotik hastalıkların kontrolü ve eradikasyonu olmak üzere, halk sağlığı ve hayvan sağlığı konusunda çalışmalar yapacak ve stratejiler oluşturacak, doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı Hastalık Kontrol ve İzleme Merkezi (HAKİM) acilen kurulmalıdır. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak gelişmeleri bilimsel veriler ışığında takip etmeye, toplumumuzu doğru bilgilerle bilgilendirmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz."

İBB Başkanvekili Nuri Aslan: ''Sağlık Tam Bir İyilik Halidir'' Haber

İBB Başkanvekili Nuri Aslan: ''Sağlık Tam Bir İyilik Halidir''

İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Sağlıklı Kentler Forumu’nda konuştu. Aslan, “Dünya Sağlık Örgütü’nün de tanımladığı gibi; sağlık, tam bir iyilik halidir. Bu anlayışla kentimize yaşam vadileri, yeni parklar ve yeşil alanlar kazandırıyor; kamusal meydanları insanların bir araya gelebileceği ortak yaşam alanlarına dönüştürüyoruz” dedi. 153 belediyeyi ortak bir vizyon etrafında buluşturan Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, İstanbul’da toplandı. Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen foruma İBB Başkanvekili Nuri Aslan da katıldı. Dönem Başkanlığını İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın yaptığı Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin forumun açılış konuşmasını yapan Aslan, sözlerine İstanbul’un seçilmiş Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını ileterek başladı. Aslan, konuşmasına şu şekilde devam etti; “Sözlerime başlamadan önce, İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını sizlere iletmek isterim. Kendisi bugün burada olmayı çok arzu ederdi. Ekrem Başkanımız, seçildiği ilk günden itibaren İstanbul için ‘Adil, Yeşil ve Yaratıcı’ vizyonunu ortaya koymuş; tüm çalışmaları doğru strateji ve planlamayla hayata geçirmek adına büyük bir mücadele başlatmıştır. Bu mücadelemiz kararlılıkla devam etmektedir. Yol arkadaşları olarak bizler, onun bıraktığı yerden aynı azimle çalışıyor; süreci, kendisi geri döndüğünde hiçbir aksama olmadan devralacağı şekilde yürütüyoruz.” “EKREM BAŞKAN ÖNCÜLÜĞÜNDE BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİREREK BİLİM KURULLARI KURDUK” “Ekrem Başkanımız öncülüğünde yerel yönetimlerde bir ilki gerçekleştirerek Bilim Kurulları kurduk. Attığımız her adımı bilime dayandırdık. Tıp merkezlerimiz, bütünleşik halk sağlığı merkezlerimiz ve sosyal uyum destek merkezlerimizle her vatandaşımızın sağlık hizmetine adilce ulaşmasını sağlıyoruz. Sağlığın sadece fiziksel bir durum olmadığının bilincindeyiz. Dünya Sağlık Örgütü’nün de tanımladığı gibi; sağlık, tam bir iyilik halidir. Bu anlayışla kentimize yaşam vadileri, yeni parklar ve yeşil alanlar kazandırıyor; kamusal meydanları insanların bir araya gelebileceği ortak yaşam alanlarına dönüştürüyoruz. Toplu ulaşım yatırımlarını büyütürken çevre ve iklim politikalarını önceliyor, afetlere karşı altyapı çalışmalarımızı ve kritik ulaşım hatlarındaki güçlendirme faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. İstanbul’un geleceğini şekillendirecek 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı üzerinde sivil toplum kuruluşları, bakanlıklar, valilik ve tüm devlet kurumlarıyla eş güdüm içinde çalışıyoruz.” “BİZİM TÜM ÇALIŞMALARIMIZIN ODAĞINDA İNSAN YAŞAMI VARDIR.” “Bizim tüm çalışmalarımızın odağında insan yaşamı vardır. Kaygı, gelecek korkusu ve derin adaletsizlik hissinin olduğu bir toplumda gerçek bir ‘iyilik hali’ mümkün değildir. Bu nedenle; ‘Yuvamız İstanbul’ Çocuk Etkinlik Merkezlerimiz, spor salonlarımız, öğrenci yurtlarımız, Anne Kart uygulamamız, Kent Lokantalarımız, kütüphane ve ders atölyelerimiz, sosyal yardımlarımız; adil ve eşit bir kent oluşturma irademizin birer tezahürüdür. Tek bir amacımız var: Kentimizi ve insanımızı anlamak, doğru işlere imza atmak. Dünya hızla değişiyor; enerji ve su kaynaklarımız, nüfusumuz ve ekonomimiz dönüşüyor. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: ‘Yerinde duran, geriye gidiyor demektir. İleri, daima ileri!’ Bir asır önce sanayi devrimini yakalamak ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için devrimler yapıyorduk ve bu yolda çok mesafe katettik. Bugün Türkiye, coğrafyasında çok güçlü bir konuma sahip. Ancak şehirleşmede de devasa bir artış yaşadık. Eskiden nüfusun yüzde 20’si şehirlerde yaşarken, bugün bu oran yüzde 90’lara ulaştı. Doğayla bütünleşik kentler kurmanın yollarını arıyoruz. Pandemi süreci bizlere gösterdi ki şehirlerimiz aynı zamanda sağlığın ve salgının da merkezidir. Su kaynaklarının korunması, kuraklıkla mücadele, gıda ve enerji güvenliği artık ulusların kaderini belirleyen unsurlar haline gelmiştir. Şehirlerimizde yeşil ve gri arasında amansız bir mücadele sürüyor ve bu konuların hepsi birbirine bağlıdır. Bir bölgedeki kuraklık başka bir yerde göçü tetikliyor; enerji krizi üretimi, üretim ise toplumsal eşitliği etkiliyor. Bu trendleri okumak, şehirlerimizin kaderini belirleyecek politikalarda bize yol gösterecektir.'' “BİZLER ORTAK ÇALIŞMA KÜLTÜRÜNÜ VE DAYANIŞMAYI KENTLERİMİZİN GELECEĞİ ADINA ÇOK KIYMETLİ BULUYORUZ” “Bugün burada deneyimlerimizi paylaşmaktan ve ortak akılla hareket etmekten büyük mutluluk duyuyorum. Tarihin ve Boğaz’ın kucaklaştığı bu eşsiz şehirde geleceğe bakıyoruz. Çünkü 21. yüzyılda şehirleri sadece binalar ve yollar değil; dayanışma, bilim ve insan odaklı yönetim anlayışı ayakta tutar. Demokrasi; birlikte düşünmek, birbirinden öğrenmek ve iyiliği birlikte büyütmektir. Bu dönem birlik başkanlığı görevini yürüten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay, kapsayıcı ve uzlaşmacı yaklaşımıyla yerel yönetimler arasında güçlü bir diyalog köprüsü kurmuştur. Bizler de bu ortak çalışma kültürünü ve dayanışmayı kentlerimizin geleceği adına çok kıymetli buluyoruz. Bu duygularla, 45. Olağan Meclis Toplantımızın ve Sağlıklı Kentler Forumu’nun ülkemize, şehirlerimize ve tüm yurttaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. İstanbul’umuza yeniden hoş geldiniz; ayağınıza, emeğinize sağlık.” Daha sonra Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı Cemil Tugay ve Cork Sağlıklı Şehirler Siyasi Temsilcisi Tony Fitzgerald da kısa birer konuşma yaptı. Açılış konuşmalarının ardından günün ilk oturumu sonlandı. Sağlıklı kentler forumu, “Gıda Düğümü”, “Su Düğümü”, “Enerji Düğümü” ve gün son paneli olan Koridorlarla geçiş oturumuyla devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.