Hava Durumu

#E-Ticaret

Kırsal Haber - E-Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, E-Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kuzey Ege Zeytinyağında Ortak Akıl Buluşması Haber

Kuzey Ege Zeytinyağında Ortak Akıl Buluşması

AGROAYVALIK 2026 Kuzey Ege Tarım ve Hayvancılık Fuarı kapsamında düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi, Kuzey Ege’nin zeytin ve zeytinyağı sektörünü aynı masa etrafında buluşturdu. Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı İsmail Uğural koordinasyonunda gerçekleştirilen zirvede, bölgenin ticaret odası başkanları zeytinyağında küresel marka olmanın yol haritasını çizdi. “Kuzey Ege Zeytinyağında Küresel Marka Yolculuğu: Coğrafi İşaret Yönetimi ve Lisanslı Depoculuk” başlıklı oturumun moderatörlüğünü Dr. Hakkı Çetin yaptı. Oturuma, Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin ve Burhaniye Ticaret Odası Başkanı Hasan Varol konuşmacı olarak katıldı. Başkanlar, coğrafi işaretin korunmasından lisanslı depoculuğa, ürün kimliğinden uluslararası pazarlamaya kadar birçok stratejik konuda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. “Coğrafi işaret yalnızca bir logo değil, güven sistemi” Oturumda ilk sözü alan Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, Türkiye’de coğrafi işaretli ürünlerin gerçek değerine henüz ulaşamadığını söyledi. Avrupa’da coğrafi işaretli ürünlerin standart ürünlerin iki katı fiyatına satıldığını hatırlatan Uçar, Türkiye’de ise sistemin daha çok başlangıç aşamasında olduğunu ifade etti. Ayvalık zeytinyağının önemli bir marka gücüne sahip olduğunu ancak aynı zamanda en fazla taklit edilen ürünlerden biri haline geldiğini belirten Başkan Uçar, özellikle sosyal medya ve e-ticaret platformlarında denetimsiz satışların ciddi bir sorun oluşturduğunu söyledi. Uçar, “Tüketici çoğu zaman ürünün gerçekten coğrafi işaret kriterlerini taşıyıp taşımadığını bilmiyor. Coğrafi işaret yalnızca bir logo değildir. O ürünün üretiminden ambalajına kadar belirli standartlarla üretildiğinin garantisidir” dedi. Coğrafi işaretli ürünlerde denetim, tanıtım ve izlenebilirlik sisteminin büyük önem taşıdığını vurgulayan Uçar, üreticiye katma değer sağlamayan bir coğrafi işaret modelinin sürdürülebilir olmayacağını söyledi. “Üretici coğrafi işareti neden kullanmak istesin? Ona ekonomik bir avantaj sağlaması lazım. Bunun için de ürün kimliği oluşturulmalı, izlenebilirlik sistemi kurulmalı ve kalite belgelenmeli” diye konuştu. “Premium marka yaratmadan dünya raflarına giremeyiz” Ali Uçar, dünya pazarında güçlü olabilmek için yalnızca kaliteli üretimin yeterli olmadığını belirterek ürün hikâyesinin de oluşturulması gerektiğini söyledi. Toskana örneğini veren Uçar, “Orada ürünün hangi bahçeden toplandığı, hangi üreticiden çıktığı, hangi kimyasal değerlere sahip olduğu tüketiciye anlatılıyor. Bizim de premium marka oluşturabilmemiz için bunu yapmamız gerekiyor” dedi. Ayvalık’ta şu anda çok sayıda markanın aynı anda coğrafi işareti kullandığını belirten Uçar, bunun tarihi bir gelişme olduğunu söyledi. Uçar, “Ayvalık Ticaret Odası çatısı altında kümelenme modeli oluşturmak istiyoruz. Kendi içimizde birlikteliği sağladığımızda Kuzey Ege markasını çok daha güçlü hale getirebiliriz” ifadelerini kullandı. “Lisanslı depoculuk zeytinyağının bankacılık sistemi olacak” Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin ise lisanslı depoculuk sisteminin Türkiye’de tarım ticaretini değiştirecek çok önemli bir adım olduğunu söyledi. Dünyada zeytinyağı depolama sistemlerinin büyük ölçüde kooperatifler tarafından yürütüldüğünü anlatan Çetin, İspanya’daki örnekleri paylaşarak Türkiye’de ilk kez böyle bir yapının kurulmaya çalışıldığını belirtti. Çetin, lisanslı depoculuğu “zeytinyağının bankacılık sistemi” olarak tanımlayarak şunları söyledi: “Üretici yağını lisanslı depoya koyacak. Ürün analizlerden geçecek. Ardından elektronik ürün senedi oluşturulacak. Üretici isterse ürününü borsada satabilecek, isterse bekletecek, isterse bankaya gidip uygun faizli kredi kullanabilecek. Bu sistem tamamen üreticinin lehine çalışacak.” Bugün zeytinyağı piyasasında sağlıklı bir fiyat mekanizmasının oluşmadığını ifade eden Çetin, lisanslı depoculuk sayesinde ürünün gerçek değerinin ortaya çıkacağını söyledi. “Artık herkes bir kurumun fiyat açıklamasını beklemeyecek. Piyasa kendi değerini oluşturacak. Üretici de ihracatçı da neyle karşı karşıya olduğunu görecek” dedi. Bergama’dan Çanakkale’ye uzanan ortak proje Lisanslı depoculuk projesinin yalnızca Körfez’i değil, geniş bir bölgeyi kapsadığını ifade eden Çetin, projeye Balıkesir Valiliği ve Güney Marmara Kalkınma Ajansı başta olmak üzere çok sayıda kurumun destek verdiğini söyledi. Ayvalık Ticaret Odası, Edremit Ticaret Odası ve Burhaniye Ticaret Odası öncülüğünde yürütülen çalışmanın zaman içerisinde Bergama’dan Çanakkale’ye kadar genişleyen bir yapıya dönüştüğünü ifade eden Çetin, şirketin kurulduğunu ve ruhsat aşamasına gelindiğini açıkladı. Çetin, “Bu proje yalnızca depolama değil, aynı zamanda ürün envanteri oluşturacak. Türkiye’de şu an ne kadar yağın nerede olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Lisanslı depoculuk sistemiyle bu veri de ortaya çıkacak” dedi. “Kuzey Ege markasını birlikte büyüteceğiz” Burhaniye Ticaret Odası Başkanı Hasan Varol ise Kuzey Ege’nin zeytinyağında ortak bir kültüre sahip olduğunu vurgulayarak, geçmişte coğrafi işaret süreçlerinin ayrı ilerlediğini ancak bugün güçlü bir birlikteliğin oluştuğunu söyledi. Varol, “Ayvalık, Burhaniye, Edremit, Havran ve Gömeç arasında ürün kalitesi açısından büyük fark yok. Biz bugün Kuzey Ege markasını birlikte büyütmeye çalışıyoruz. Geçmişte tek bir coğrafi işaret çatısı altında birleşilebilseydi bugün çok daha güçlü bir noktada olabilirdik” diye konuştu. “Dünya artık belgeli ve izlenebilir ürün istiyor” Hasan Varol, Burhaniye Ticaret Odası bünyesinde kurulan akredite laboratuvar sayesinde dünya standartlarında analiz yapılabildiğini belirtti. Coğrafi işaretin ancak güçlü denetim sistemiyle korunabileceğini söyleyen Varol, ürün kalitesinin depolama aşamasında da korunmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. “Bizim ürünümüz çok değerli ama aynı zamanda çok hassas. Yanlış depolandığında bütün kalite kaybolabiliyor. Lisanslı depoda ise ürün sigortalı, analizli ve kontrollü olacak. Dünya artık belgeli ve izlenebilir ürün istiyor. Biz de bu sisteme geçmek zorundayız” diyen Varol, lisanslı depoculuk sisteminin ihracatta da büyük avantaj sağlayacağını dile getirdi. “Dünyada örneği olmayan bir modeli kuruyoruz” Kurulacak lisanslı zeytinyağı deposunun bir ilk olacağını ifade eden Varol, projenin başlangıçta zorluklar yaşayabileceğini ancak uzun vadede sektöre yön vereceğini söyledi. Varol, “Örnek bir lisanslı zeytinyağı depoculuğu yok. Biz ilkini yapmaya çalışıyoruz. Belki ilk yıllarda zorluk yaşayacağız ama bu model Türkiye’ye örnek olacak. Sonrasında farklı bölgelerde de benzer sistemler kurulacak” dedi. Zirvede yapılan değerlendirmelerde, coğrafi işaretin yalnızca bir tescil belgesi olmadığı, aynı zamanda kaliteyi, güveni ve bölgesel kalkınmayı temsil ettiği vurgulanırken, Kuzey Ege’nin ortak hareket ederek dünya zeytinyağı pazarında çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceği mesajı verildi.

İzmir Ticaret Odası’ndan Çin Açılımı Haber

İzmir Ticaret Odası’ndan Çin Açılımı

İzmir’in küresel ticaret hacmini artırmayı hedefleyen İzmir Ticaret Odası (İZTO), Çin’in lojistik ve sanayi devi Qingdao heyetini ağırladı. İki liman kenti arasındaki ekonomik bağları kopmaz bir noktaya taşıyacak organizasyon kapsamında, İzmir Ticaret Odası ile Qingdao Ticaret Bürosu arasında kritik bir iş birliği anlaşması imzalandı. ​Liman Kentlerinin Güç Birliği: İzmir ve Qingdao ​İzmir Ticaret Odası ve Çin Halk Cumhuriyeti Qingdao Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen tanıtım toplantısı, üst düzey diplomatik ve ticari temsilcilerin katılımıyla gerçekleşti. T.C. Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapçıoğlu, iki şehrin benzer liman özelliklerine dikkat çekerek geniş bir iş birliği potansiyelinin altını çizdi. ​Kızılgüneşler: "Çin ile Ticarette %14,9’luk Pay" ​İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Kızılgüneşler, 2026 yılı Ocak ayı verilerine göre Türkiye'nin toplam ithalatının %14,9’unun Çin’den yapıldığını vurguladı. İlişkilerin sadece ticaretle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Kızılgüneşler, şu ifadeleri kullandı: ​"Ekonomik ilişkilerimizin yatırımlar, teknoloji transferi, ortak projeler ve lojistik çerçevesinde stratejik bir derinlik kazanması gerekiyor. İmzalanan bu anlaşma, dengeli ve sürdürülebilir bir yapı için güçlü bir zemindir." ​Qingdao: Asya ve Avrupa Arasında Lojistik Köprü ​Qingdao Belediye Başkan Yardımcısı Gao Jian, şehrin "Kuşak ve Yol Girişimi" içerisindeki kritik konumuna değindi. Qingdao’nun güçlü sanayi altyapısını İzmirli iş insanlarına tanıtan Jian; modern tarım teknolojileri, e-ticaret ve endüstriyel ekipman üretimi alanlarında Türkiye ile büyük fırsatlar olduğunu belirtti. ​20 Çinli Dev Firma İzmirli İş İnsanlarıyla Buluştu ​İş birliği protokolünün imza töreninin ardından, iki ülke firmaları arasında ikili iş görüşmeleri (B2B) gerçekleştirildi. Toplantıya katılan 20 büyük Çinli firma; ​Enerji ve elektrik ekipmanları, ​Lastik ve otomotiv yan sanayi, ​Tarım makineleri ve gıda üretimi, ​Sınır ötesi e-ticaret ve lojistik, ​Su ve çevre teknolojileri gibi stratejik sektörlerde İzmirli firmalarla yeni ortaklıkların kapısını araladı. ​Çin’den İzmirli Yatırımcılara Davet ​Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Elçi Müsteşarı Li Bin, geçen yıl Çin’in Türkiye’ye yaptığı 3,3 milyon dolarlık yatırıma dikkat çekerek, ticaret hacminin her geçen gün arttığını ifade etti. Bin, konuşmasını İzmirli iş insanlarını yatırım fırsatlarını yerinde görmeleri için Qingdao’ya davet ederek noktaladı.

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 923.5 Milyon Dolarlık İhracat Haber

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 923.5 Milyon Dolarlık İhracat

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), yeni yılın ilk ayında, bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile toplamda 923.5 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “Gerek ihracatımız, gerekse yaptığımız organizasyonlar ile yeni yıla hızlı bir başlangıç yaptığımızı söyleyebilirim” dedi. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliğine üye farklı şehirlerde faaliyet gösteren 20 bini aşkın firma ile 2026 yılının ilk ayında 923.5 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İstanbul İhracatçıları, 166 ülke pazarına ürün sattı ve ülke ihracatındaki payı yüzde 5.2 oldu. En fazla ihracat Birleşik Krallık’a İstanbul İhracatçı Birlikleri, ocak ayında, değer bazında en fazla ihracatı 96 milyon dolar ile Birleşik Krallık’a gerçekleştirdi. Birleşik Krallık’a en fazla gemi ile kağıt ve karton ürünleri satıldı. İİB, Birleşik Krallık’ın ardından değer bazında en fazla Almanya, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri ve Amerika Birleşik Devletleri’ne ihracat yaptı. İİB tarafından yapılan ihracatta; Almanya’ya fındık ve mamulleri ile ağaç ve orman ürünleri; Irak’a su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü ile ağaç ve orman ürünleri; Birleşik Arap Emirlikleri’ne ağaç ve orman ürünleri ile su ürünleri ve hayvansal mamuller; Amerika Birleşik Devletleri’ne ise hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri şeker ve şekerli mamuller alt sektörü ile kağıt ve karton ürünleri ön plana çıktı. Ülke grupları baz alındığında ise İİB’nin en fazla ihracat yaptığı bölge, 216 milyon dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri oldu. İİB bünyesinde bulunan birliklerden İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR), 2026 yılının ocak ayında, 269 milyon dolar; İstanbul Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 249.5 milyon dolar; Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), 167 milyon dolar; İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), 130 milyon dolar; İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB), 71 milyon dolar; İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 44 milyon dolar; İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KUMİB), yüzde 26 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Özkan: Yeni yıla hızlı bir başlangıç yaptık İstanbul İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “Yeni yıla, büyük bir motivasyon ile girdik. Ocak ayında ihracatımızı artırmaya, pazarlarımızda güçlenmeye yönelik farklı etkinlikler gerçekleştirdik. İİB’nin; “Az Tehlikeli İşlerde İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Mevzuatı Uygulama Eğitimi”, “İş Yaşamında İletişim Becerileri” ve “Yapay Zeka Destekli Dijital Pazarlama Eğitimi” konularında genel katılıma açık, ücretsiz, çevrim içi eğitimleri oldu. Dijital satış kanallarında güçlenmek isteyen kadın girişimcilere yönelik “E-Ticaret ve E-İhracat Eğitimi” gerçekleştirildi. İİB’nin organizasyonunda fonksiyonel gıda ve gıda takviyesi sektöründe faaliyet gösteren firmalara yönelik “Gıda Takviyesi ve Fonksiyonel Gıda Sektörü Strateji Çalıştayı” düzenlendi. Ortadoğu’da faaliyet gösteren süpermarket zincirleri yetkililerinin katılımı ile sektörel alım heyeti programını düzenledik. Bir diğer alım heyeti programımızı ise 15 ülkeden gelen ithalatçı firmaların katılımı ile Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı’na eş zamanlı gerçekleştirdik. Gerek ihracatımız, gerekse yaptığımız organizasyonlar ile yeni yıla hızlı bir başlangıç yaptığımızı söyleyebilirim” dedi.

Bodrum’da Kadın Girişimciler için E-Ticaret Semineri Haber

Bodrum’da Kadın Girişimciler için E-Ticaret Semineri

11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü kapsamında, Bodrum’da yaşayan girişimci ve üretici kadınlara yönelik ücretsiz “E-Ticarete Giriş (Online Ticaret) Semineri” düzenlendi. Bodrum Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından Ali Hakan Aykan Kültür ve Sanat Merkezi’nde (Trafo Bodrum) gerçekleştirilen seminere, Bodrum Belediyesi Meclis Üyesi ve Bodrum Belediye Meclisi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu Üyesi Av. İdil Ekmekçi de katıldı. Bodrum’da faaliyet gösteren girişimci ve üretici kadınların dijital alanda güçlenmelerini amaçlayan seminerde, katılımcılara e-ticaret alanında temel bilgi ve beceriler kazandırılması hedeflendi. Program kapsamında kadınların ürettiği ürünleri yalnızca fiziki satış noktalarında değil, dijital platformlar üzerinden de pazarlayabilmelerine yönelik yol haritası paylaşıldı. Tekstil mühendisi ve marka kurucusu Aynur Namlı Ducray’ın sunumuyla gerçekleştirilen seminerde; online ticaretin tanımı, dijital satış süreçlerinin temel dinamikleri, müşteri güveni oluşturma yöntemleri ve dijital ortamda sürdürülebilir başarıya ulaşma stratejileri ele alındı. Ayrıca e-ticaretin uygulamaya dönük yönlerine ilişkin örnek çalışmalar katılımcılarla paylaşıldı. Program, Bodrum Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü Sosyoloğu Berrin Ak’ın açılış konuşmasıyla başladı. Ak, konuşmasında 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü’nün önemine vurgu yaptı. Bodrum Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Av. Gözde Çakıroğlu ise seminerin yalnızca tek günlük bir etkinlik olarak değil, uzun vadeli bir güçlenme sürecinin başlangıcı olarak değerlendirildiğini ifade ettiği konuşmasında şunları söyledi: “11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü kapsamında, Bodrum Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü olarak bu e-ticaret seminerini hayata geçirdik. Hedefimiz; kadınların üretim gücünü dijital dünyayla buluşturarak yalnızca yerel pazarda değil, online satış platformlarında da güçlü ve sürdürülebilir biçimde var olmalarını sağlamaktır. Çünkü dijital dönüşüm artık bir tercih değil, çağımızın bir gerekliliği olmuştur. Bu çalışmayı tek seferlik bir etkinlik olarak değil, kadınların ekonomik ve dijital alanda güçlenmesini destekleyen uzun vadeli bir yolculuğun başlangıcı olarak görüyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliği vizyonumuz doğrultusunda yürüttüğümüz projelerde önümüzü açan Bodrum Belediye Başkanımız Sayın Tamer Mandalinci’ye teşekkür ediyor; katılımınızla bu vizyonu büyüttüğünüz için de her birinize ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum. Ve elbette semineri hazırlayan ve değerli bilgi birikimini bizlerle paylaşmaya gönüllü olan Sayın Aynur Namlı Ducray’a da ayrıca teşekkür ediyorum.” 11 Şubat Hakkında; 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü, 22 Aralık 2015’te Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından; kadın ve kız çocuklarının fen, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarında eğitim ve araştırmaya katılımını teşvik etmek amacıyla ilan edilmiştir. Dünya genelinde cinsiyet kalıp yargıları ve önyargılar, kız çocuklarını ve kadınları bilim alanlarından uzaklaştırmaktadır. Günümüzde araştırmacıların yüzde 30’undan azı kadındır. UNESCO verilerine göre kız öğrencilerin yalnızca yaklaşık yüzde 30’u yükseköğretimde STEM alanlarını tercih etmektedir. Özellikle bilgi ve iletişim teknolojileri, mühendislik ve temel bilimlerde kız öğrencilerin oranı oldukça düşüktür. Bu özel gün, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda, kadın ve kız çocuklarının bilime tam ve eşit katılımını sağlamak, toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmek ve kadınların güçlenmesini desteklemek amacı taşımaktadır.

Denizlili Üreten Kadınlar Dijital Dünyada Haber

Denizlili Üreten Kadınlar Dijital Dünyada

Kadın girişimcilerin e-ticaret alanında güçlenmesini ve ekonomik hayatta daha etkin rol almalarını hedefleyen “Üreten Kadınların E-Ticaret Yolculuğu” projesi kapsamında mentörlük desteği almaya hak kazanan girişimci kadınlar, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nu ziyaret etti. Proje kapsamında mentörlük desteği almaya hak kazanan Işıl Karaman, Ayşegül Yurt, Fatma Avunduk, Dilek Güngördü ve Seval Topçuoğlu ile birlikte Kent Konseyi Başkanı Ali Marım, Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) Uzmanı İrfan Sezgin ve Trendyol Ege Bölge Satış ve İş Geliştirme Yöneticisi Nuri Erdoğan da ziyarette yer aldı. Ziyarette, kadın girişimcilerin e-ticaret süreçlerinde karşılaştıkları ihtiyaçlar, mentörlük desteğinin kapsamı ve projenin sağlayacağı katkılar üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. “Üreten kadınların yanındayız” Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu, ziyarette yaptığı konuşmada kadın girişimcilerin gösterdiği emek ve kararlılığın çok kıymetli olduğunu vurgulayarak, “Bu projede en çok beni mutlu eden şey, kadınlarımızın ‘ben de yapabilirim’ diyerek yola çıkması oldu. Üreten, emek veren ve hayallerinin peşinden giden kadınların yanında olmak bizim için sadece bir görev değil, aynı zamanda büyük bir mutluluk. Dijital dünyada daha fazla kadının yer alması için desteğimizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. Proje 173 kadına ulaştı Denizli Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi koordinasyonunda; GEKA, Trendyol ve Pamukkale Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen “Üreten Kadınların E-Ticaret Yolculuğu Projesi”, kadın girişimcilerin dijital ekonomiye katılımını güçlendiren önemli kazanımlarla tamamlandı. Haziran–Aralık 2025 döneminde uygulanan proje kapsamında, Denizli genelinden 173 kadın girişimci, e-ticaret, markalaşma ve dijital satış süreçlerine yönelik eğitimlere katıldı. Eğitimlerin ardından yapılan değerlendirmeler sonucunda, farklı üretim alanlarından 5 kadın girişimci mentörlük desteği almaya hak kazandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.