Hava Durumu

#Edirne Milletvekili

Kırsal Haber - Edirne Milletvekili haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Edirne Milletvekili haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ediz Ün: ''TÜİK’in Süt Verileri Alarm Veriyor'' Haber

Ediz Ün: ''TÜİK’in Süt Verileri Alarm Veriyor''

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Kasım 2025 dönemine ait “Süt ve Süt Ürünleri Üretimi” verilerinin alarm verdiğini söyledi. Türkiye’de 2021 yılının son çeyreğinde başlayan süt krizinin etkilerinin halen devam ettiğini belirten Ün, şu değerlendirmelerde bulundu: “2020 yılında 23,5 milyon tona ulaşan süt üretimimiz, 2021’de yaşanan büyük krizin ardından 2022 yılında 21,5 milyon tona geriledi. Yani sadece bir yıl içinde 2 milyon tonluk üretim kaybı yaşandı. O günden bu yana süt üretimi yerinde sayıyor. TÜİK’in açıkladığı verilere göre, sanayiye aktarılan inek sütü miktarı Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,0 azaldı. Ocak-Kasım döneminde ise bu düşüş yüzde 0,4 olarak gerçekleşti. Dahası, son dört aydır inek sütü üretimi bir önceki yılın aynı döneminin altında seyrediyor. Bu tablo, şap hastalığıyla başlayan verim kayıplarının ne denli ciddi boyutlara ulaştığını bir kez daha gözler önüne seriyor.” Süt ürünlerinde de ciddi gerilemeler yaşandığını ifade eden Ün, süt üretimindeki düşüşün maliyetleri artırdığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Maliyet artışları nedeniyle çocuklarımızın tüketmesi gereken içme sütü miktarı Ekim ayında yüzde 6,3, Kasım ayında ise yüzde 6,0 oranında azaldı. Sağlıklı bir gelecek istiyorsak, her sabah çocuklarımızın kahvaltısında en az bir bardak süt olmalıdır. Ancak milyonlarca aile, içinde bulunduğumuz bu ekonomik yıkım tablosunda temel gıda ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale gelmiştir. Bu koşullarda yapılması gereken, geçmişte uygulanan okul sütü programının yeniden hayata geçirilmesidir. AKP iktidarı okullarda çocuklara beslenme desteği vermiyor. Süt vermemek kabul edilemez. Bu zor günlerde en değerli varlığımız olan çocuklarımızı korumak zorundayız.” Süt üretimindeki krizin gelecek yıl da süreceğini vurgulayan Ediz Ün, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Türkiye hayvancılığı, AKP’nin ranta dayalı ithalatçı hayvancılık politikaları nedeniyle bir türlü düzlüğe çıkamıyor ve bu anlayışla da çıkamaz. Öncelikle yerli üreticiyi koruyan ve destekleyen cesur kararların alınması gerekiyor. Mevcut Tarım ve Orman Bakanı ile bu sorunların çözülmesi mümkün değil. Yerine gelecek olanın da gerekli iradeyi ortaya koyamayacağı ortadadır. Bu nedenle iktidar değişikliğine ihtiyaç vardır. Ülkenin geleceğini değiştirmek bizim elimizde. Hep birlikte üreten ve kazanan bir Türkiye’yi yeniden inşa edebiliriz.”

Devlet Eliyle Çiftçi Batırılıyor Haber

Devlet Eliyle Çiftçi Batırılıyor

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, 30 Ekim 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile vergi ve Tarım Bağ-Kur borcu bulunan çiftçilere Hazine destekli tarımsal kredilerin verilmemesine sert tepki gösterdi. Söz konusu düzenlemenin, zaten ağır borç yükü altında üretim yapmaya çalışan yüz binlerce çiftçiyi fiilen üretim dışına ittiğini belirten Ün, kararın gerekçeleri ve sonuçlarının Cumhurbaşkanlığı tarafından kamuoyuna açıklanması gerektiğini vurguladı. Karar alınmadan önce yüz binlerce çiftçinin bilgisi ve talebi dışında SGK sistemine dâhil edilerek Tarım Bağ-Kur’lu yapıldığını hatırlatan Ediz Ün, bu sürecin çiftçiler açısından ciddi bir mağduriyet yarattığını söyledi. 2024 yılı Haziran ayında Tarım Bağ-Kur’lu çiftçi sayısı 421 bin 467 iken, Temmuz ayında bu sayının 757 bin 171’e yükseldiğini, kısa süre içinde toplam Tarım Bağ-Kur’lu çiftçi sayısının 1 milyon 178 bin 387’ye çıktığını ifade eden Ün, “Bu artıştan habersiz olan 750 binden fazla çiftçi bugün Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden kredi kullanamaz hale gelmiştir. Bunun adı, devlet eliyle çiftçiyi üretimden koparmaktır” dedi. Ün, zaten ürününden para kazanamayan, girdi maliyetleri altında ezilen çiftçiye bir de Bağ-Kur ve vergi borcu gerekçe gösterilerek kredi kapılarının kapatılmasının, ‘Yeter ki sen üret’ anlayışından ‘Yeter ki sen üretme’ anlayışına geçildiğinin açık göstergesi olduğunu söyledi. Çiftçilerin bankalara olan borçlarının her yıl ortalama yüzde 50 civarında arttığına dikkat çeken Ediz Ün, tarım sektörünün borçla ayakta tutulmaya çalışıldığını ifade etti. Bugün çiftçilerin bankalardan kullandığı kredi miktarının 1,2 trilyon liraya ulaştığını, geçen yılın ilk 11 ayında kredi kullanımının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 48 arttığını belirten Ün, 2021 yılında çiftçi başına düşen borç miktarı 78 bin lira iken bu rakamın 2024 Kasım ayı itibarıyla 510 bin liraya çıktığını söyledi. Ün, “Borç 6,5 kat artmıştır. Takibe düşen çiftçi borçları ise bir yılda 3 milyar liradan 12 milyar liraya yükselmiştir. Bu tablo, çiftçinin bu ekonomik koşullarda borcunu ödeyemeyeceğinin açık göstergesidir” diye konuştu. Bu koşullarda yapılması gerekenin, çiftçiye faizsiz ya da uzun vadeli destek sağlamak olduğunu vurgulayan Ün, tam tersine yüksek faizli kredi politikaları ve krediye erişim engelleriyle çiftçinin daha da borç batağına sürüklendiğini ifade etti. Alınan kararların siyasi sorumluluğunun Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’te olduğunu belirten Ediz Ün, 24 Ekim 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararla Hazine faiz destekli tarımsal kredilerde sübvansiyon oranlarının yaklaşık yüzde 50 düşürüldüğünü, kredi üst limitlerinin ise artırılmadığını hatırlattı. Ardından 30 Ekim 2025 tarihli yeni kararla faiz indirim oranlarının yeniden eski seviyelerine çekildiğini ancak üst limitlerin yine yerinde saydığını belirten Ün, “Canı çıkmış çiftçinin sırtına bir sopa daha indirilmiştir. Bu anlayış, ülkenin gıda egemenliğini doğrudan tehdit etmektedir” dedi. Ediz Ün, bu nedenle Cumhurbaşkanlığına şu soruların yöneltildiğini açıkladı: Cumhurbaşkanlığı tarafından 30 Ekim 2025 tarihli karar alınırken hangi ekonomik ve sektörel analizler yapılmıştır? Vergi ve SGK borcu bulunan çiftçilerin kredi dışı bırakılmasının üretime ve gıda güvenliğine etkileri hesaplanmış mıdır? Bu düzenleme kapsamında krediye erişimi engellenen vergi ve Tarım Bağ-Kur borçlu çiftçi sayısı resmi olarak kaçtır? Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden kredi kullanamayan üretici sayısı ve kullandırılamayan kredi tutarı ne kadardır? Son yıllarda hızla artan çiftçi borçlarının ve takibe düşen alacakların tarımsal üretim üzerindeki etkilerine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılmış bir değerlendirme var mıdır? Vergi ve SGK prim borçları nedeniyle krediye erişimi engellenen çiftçiler için yapılandırma, faizsiz erteleme ya da üretime devam şartıyla destek sağlanmasına yönelik bir çalışma planlanmakta mıdır? Küçük ve orta ölçekli aile çiftçiliğinin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, çiftçilerin finansmana erişimini kolaylaştıracak yeni bir politika veya destek programı hayata geçirilecek midir? Açıklamasının sonunda üretmek isteyen çiftçinin önünde iki büyük engel bulunduğunu vurgulayan Ediz Ün, “Bir yanda ithalatı önceleyen tarım politikaları, diğer yanda çiftçiyi finansmandan koparan Hazine politikaları vardır. Bu anlayış küçük aile çiftçiliğini yok etmektedir. Ancak bu kötü günler geçecektir. Üreten, paylaşan ve toprağına sahip çıkan bir Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Bu Fiyat Sütü de Eti de Bitirir Haber

Bu Fiyat Sütü de Eti de Bitirir

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan çiğ süt tavsiye fiyatının hem süt üreticisini hem de et üreticisini yeni bir krizin içine sürükleyeceğini belirtti. Ün, açıklanan fiyatın maliyetlerle hiçbir şekilde örtüşmediğini vurguladı. Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı fiyatla kendi verilerini dahi inkâr ettiğini ifade eden Ün, 22 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere açıklanan 22 lira 22 kuruşluk çiğ süt tavsiye fiyatının, bir önceki yılın aynı dönemine göre yalnızca yüzde 19’luk bir artış anlamına geldiğini söyledi. Buna karşın Konseyin kendi internet sitesinde yer alan verilere dikkat çeken Ün, şunları kaydetti: “Aralık ayı verilerine göre süt yemi bir yılda yüzde 29, yonca yüzde 36, mısır silajı yüzde 47, saman ise yüzde 100 artmış durumda. Yani üreticinin tüm girdileri çiğ süt fiyatının çok üzerinde artarken, açıklanan bu fiyat ‘üretici zarar etsin’ demektir. Ulusal Süt Konseyi’nde Tarım ve Orman Bakanlığı temsilcileri, sanayiciler, üretici temsilcileri ve bilim insanları var. Hiçbiri bu tabloyu görmüyor mu?” Konseyde alınan kararın sorumluluğuna da dikkat çeken Ün, “Sanayici kârını düşünür, bakanlık gıda enflasyonu artmasın diye fiyatı baskılar; bunu anlıyoruz. Peki bilim insanları bu maliyetleri görmüyor mu? Üreticiyi temsil edenler bu karara nasıl ‘evet’ dedi? Yarın üreticinin yüzüne nasıl bakacaklar?” ifadelerini kullandı. Açıklanan fiyatın yalnızca süt sektörünü değil, et üretimini de olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Ün, Türkiye’nin geçmişte bu süreci acı şekilde yaşadığını hatırlattı: “Bu filmi daha önce izledik. Süt para etmeyince yüz binlerce süt hayvanı kesime gitti. Önce et fiyatları düştü ardından kısa süre sonra et fiyatları yükseldi hem süt hem et üreticisi zarar etti. Ardından damızlık hayvan kalmadı ve Türkiye, hayvancılığa verdiği destekten çok daha fazlasını ithal hayvan ve et için harcadı. Bu yüzden diyoruz ki; süt hayvancılığı desteklenmeden et hayvancılığı ayakta kalamaz.” Süt üreticisi zarar ederken tüketiciye bir fayda sağlanmadığını da vurgulayan Ün, TÜİK verilerine işaret etti. Ün, “TÜİK’in son açıkladığı alt kalemlere göre süt fiyatları yüzde 24, peynir yüzde 31, tereyağı ise yüzde 36 artmış durumda. Şubat ayında tablo daha net görülecek. Eğer raf fiyatlarındaki artış, çiğ süt fiyat artışının üzerinde devam ederse bu, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sanayicinin yanında durduğunu gösterir. Bu da hem üreticiye hem tüketiciye bakanlık eliyle zarar verilmesi demektir” dedi. Türkiye’deki hayvancılık krizinin artık bir girdaba dönüştüğünü söyleyen Ün, iktidarın tarım politikalarını sert sözlerle eleştirdi: “Türkiye, AKP’nin başarısız tarım politikaları nedeniyle 2010 yılından bu yana hayvancılık krizinin içindedir. Bu krizden çıkış için öncelikle bu Tarım ve Orman Bakanı görevden alınmalıdır. İthalatı çözüm olarak gören bu anlayış, yakında süt ve süt ürünleri ithalatına da yönelir. Türkiye’nin artık üreticiyi merkeze alan yeni bir tarım politikasına ihtiyacı var. Aksi halde bu girdaptan çıkmamız mümkün değildir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.