Hava Durumu

#Edremit

Kırsal Haber - Edremit haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Edremit haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Genel Başkan Özel: "Zeytinde Tarihi Kriz Yaşanıyor,  Zeytin Ağaçta Kalıyor" Haber

Genel Başkan Özel: "Zeytinde Tarihi Kriz Yaşanıyor, Zeytin Ağaçta Kalıyor"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir’in Edremit ilçesinde zeytin üreticileriyle bir araya gelerek sektörün yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekti. Zeytin ve zeytinyağında ciddi bir kriz yaşandığını belirten Özel, dane zeytine 20 TL, zeytinyağına ise 50 TL doğrudan prim desteği verilmesini önerdi. Özel, “YENİ Parti’nin kuracağı iktidarda zengine değil, üreticiye geçim garantisi olacak” dedi. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Zeytinli Mahallesi’nde zeytin üreticileriyle buluştu. Edremit, Gömeç ve Ayvalık’taki üreticilerin sorunlarını dinlemek amacıyla bölgeye gelen Özel, kadın zeytin üreticileriyle gerçekleştirdiği toplantının ardından zeytinlikleri ve zeytinyağı fabrikalarını ziyaret etti. Zeytin üreticilerinin yoğun katılım gösterdiği buluşmada konuşan Özel, Türkiye genelinde tarımsal üretimde yaşanan ekonomik sıkıntıların zeytincileri de derinden etkilediğini söyledi. “ZEYTİN ÜRETİCİSİ TARİHİ BİR KRİZLE KARŞI KARŞIYA” Edremit’in binlerce yıllık zeytincilik geçmişine dikkat çeken Özel, üreticilerin bugüne kadar yaşamadığı büyüklükte bir ekonomik krizle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Üreticilerin artan işçilik, toplama ve sıkım maliyetleri nedeniyle zeytinlerini hasat etmekte zorlandığını belirten Özel, bazı üreticilerin maliyetleri karşılayamadığı için ürününü ağaçta bırakmak zorunda kaldığını dile getirdi. Özel, sofralık zeytinde geçen yıl 90 TL seviyesinde olan fiyatın bu yıl 40-50 TL aralığına gerilediğini, üretim maliyetinin ise 75 TL'ye ulaştığını söyledi. Zeytinyağında da maliyetin 280 TL civarında olduğunu, satış fiyatlarının ise 180-220 TL seviyelerine kadar düştüğünü belirtti. Mazot, gübre ve işçilik gibi temel giderlerin yükseldiğini ancak üreticinin sattığı ürünün değer kaybettiğini kaydeden Özel, benzer sorunların fındık, üzüm, fıstık, çay, buğday ve narenciye üreticileri tarafından da yaşandığını ifade etti. “ÜRETİCİYE GEÇİM GARANTİSİ VERECEĞİZ” Üreticilerin geleceğe yönelik herhangi bir fiyat ve gelir güvencesinin bulunmadığını savunan Özel, kamu-özel iş birliği projelerinde müteahhitlere verilen geçiş ve gelir garantilerini örnek gösterdi. Özel, “Otobanda geçiş garantisi var, havaalanında uçuş garantisi var, hastanede hasta garantisi var. Ancak zeytin üreticisine geldiğinde geçim garantisi yok. 30 yıl, 3 yıl değil, 3 gün sonra zeytinini kaç paraya satacağını bilen yok. YENİ Parti’nin kuracağı iktidarda zengine değil, üreticiye geçim garantisi olacak” diye konuştu. Devletin temel görevinin üreticinin ürününü değerlendirebileceği pazarları oluşturmak, ihracatı desteklemek ve tarımsal üretimi planlamak olduğunu belirten Özel, zeytin ve zeytinyağının uluslararası pazarlarda marka değerinin artırılması gerektiğini söyledi. “DANE ZEYTİNE 20, ZEYTİNYAĞINA 50 LİRA PRİM DESTEĞİ VERİLMELİ” Zeytin üreticilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntıların aşılması için acil destek çağrısında bulunan Özel, uygulanmasını istedikleri destek miktarlarını da açıkladı. Özel, “Bu sene yapılması gereken iş; dane zeytine 20 lira, zeytinyağına 50 lira doğrudan prim desteği vermektir. Bunu istiyoruz. Meclis’te bunun için bütçe görüşmelerinde sesinizi duyuracağız” ifadelerini kullandı. YENİ Parti iktidarında zeytin ve zeytinyağının stratejik ürünler arasına alınacağını belirten Özel, rekolte, stok ve ihracat rakamlarının düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi. Ayrıca devletin zeytin ve zeytinyağına alım garantisi vermesi gerektiğini savunan Özel, üretimin fazla olduğu yıllarda kamu alımlarının artırılmasını, ürünün stoklanmasını ve ihracat pazarlarının korunmasını önerdi. “TÜRKİYE’NİN HÜKÜMETİ İTALYAN ZEYTİNCİYE ÇALIŞIYOR” Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı üretimindeki potansiyeline rağmen ihracatta yeterli seviyeye ulaşamadığını ifade eden Özel, Türkiye’nin ürettiği zeytin ve zeytinyağının yalnızca yüzde 10’unu ihraç ettiğini, Tunus’ta ise bu oranın yüzde 80 seviyesinde olduğunu öne sürdü. İtalya’nın Türkiye’den kaliteli ve uygun fiyatlı zeytin ve zeytinyağı alarak kendi markasıyla dünya pazarlarında daha yüksek fiyatlara satış yaptığını belirten Özel, Türkiye’nin markalaşma ve ihracat politikalarını eleştirdi. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi’nin daha etkin çalıştırılması gerektiğini söyleyen Özel, kooperatiflerin desteklenmesi, katma değerli ürünlerin geliştirilmesi ve Türk zeytinyağının dünya çapında tanıtılması gerektiğini vurguladı. KADIN ÜRETİCİLERE SİGORTA VE EMEKLİLİK SÖZÜ Konuşmasında tarımda kadın emeğinin karşılığını alamadığına da dikkat çeken Özel, kadın ve erkek işçiler arasındaki yevmiye farkını eleştirdi. Kadın üreticilerin sosyal güvence ve emeklilik hakkından yararlanabilmesi gerektiğini belirten Özel, çalışan kadınlara prim desteği sağlanacağını, evde bakım hizmeti veren ve yoksulluk nedeniyle görünmeyen emek harcayan kadınların da sigorta güvencesine kavuşturulacağını söyledi. Özel, “Ecevit olmasaydı, 1970’lerde sosyal demokrasinin dünyadaki rüzgârları Türkiye’ye taşınmasaydı ne iş kazası sigortası vardı ne emeklilik sigortası ne hastalık sigortası. Bunların hepsini biz getirdik” dedi. “TRUMP, EDREMİT ZEYTİNYAĞINA YÜZDE 12,5 VERGİ KOYDU” Türkiye’nin dış politika ve ticaret ilişkilerini de değerlendiren Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki ilişkilerin Türkiye açısından beklenen kazanımları sağlamadığını savundu. ABD ile yapılan görüşmelerde uçak alımı, sıvılaştırılmış doğal gaz ve gümrük vergileri gibi konularda Türkiye'nin taviz verdiğini öne süren Özel, buna karşılık Türkiye’den ABD’ye ihraç edilen zeytinyağına yüzde 12,5 ek vergi uygulandığını söyledi. Özel, “Erdoğan-Trump ilişkisinden Amerika kazanıyor ama Edremit kazanamıyor. Trump’ın her istediğini yapıyorlar ama Edremit’in zeytinyağına gelince başka ülkelere uygulamadığı vergiyi bizim ürünümüze uyguluyor” ifadelerini kullandı. “HER SOKAK ARASI MİTİNGE DÖNÜŞÜYORSA SEÇİMİN ZAMANI GELMİŞTİR” Özgür Özel, zeytin üreticileriyle gerçekleştirdiği buluşmanın ardından Zeytinli Mahallesi’nde kendisini karşılayan vatandaşlara da hitap etti. Vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılanan Özel, konuşmasını bir bankın üzerine çıkarak yaptı. İnsanların artık mevcut iktidara sabrının kalmadığını ve seslerini duyurabilecekleri her alana yöneldiğini belirten Özel, seçim ve değişim çağrısında bulundu. Özel, “Böyle daha seçim zamanı gelmeden her sokak arası mitinge dönüyorsa seçimin de zamanı gelmiştir, değişimin de zamanı gelmiştir. Bu iktidarı mutlaka değiştireceğiz” dedi. YENİ Parti’yi iktidar hedefiyle kurduklarını söyleyen Özel, çiftçilerden esnafa, emeklilerden gençlere kadar toplumun farklı kesimlerinin sorunlarını çözmek için mücadele ettiklerini ifade etti. “KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA” Konuşmasında birlik ve dayanışma mesajı veren Özel, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki üreticilerin ve emekçilerin benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Rize’de çay, Gaziantep’te fıstık, Manisa’da üzüm, Karadeniz’de fındık ve Çukurova’da pamuk üreticilerinin yaşadığı sıkıntıların ortak olduğuna dikkat çeken Özel, “Emekli kurtulmadan emekçi kurtulmaz. Köylü kurtulmadan esnaf kurtulmaz. Gençler kurtulmadan bu memleket kurtulmaz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” ifadelerini kullandı. Vatandaşlara meydanları doldurarak seslerini duyurma çağrısı yapan Özgür Özel, Edremit programının ardından bölgedeki ziyaretlerine devam etmek üzere Zeytinli Mahallesi’nden ayrıldı.

Edremit Zeytinyağı Tadım Festivali FestOlive İçin Geri Sayım Başladı Haber

Edremit Zeytinyağı Tadım Festivali FestOlive İçin Geri Sayım Başladı

Edremit’in binlerce yıllık zeytin kültürünü ve Avrupa Birliği coğrafi işaret tescilli zeytin ve zeytinyağı değerlerini dünyaya tanıtmayı amaçlayan III. Edremit Zeytinyağı Tadım Festivali – FestOlive’in basın lansmanı gerçekleştirildi. Edremit’te zeytin ve zeytinyağı kültürünün ulusal ve uluslararası alanda tanıtılmasına katkı sunacak III. Edremit Zeytinyağı Tadım Festivali – FestOlive’in basın lansmanı, 30 Eylül 2026 Çarşamba günü Güre Big Mamas’ta gerçekleştirildi. FestOlive 9-11 Ekim’de Güre Sahili’nde Türk Hava Yolları ana sponsorluğunda düzenlenecek III. Edremit Zeytinyağı Tadım Festivali – FestOlive, 9, 10 ve 11 Ekim 2026 tarihlerinde Güre Sahili’nde gerçekleştirilecek. Basın lansmanında festival programı, gerçekleştirilecek etkinlikler ve festival hazırlıkları hakkında bilgiler paylaşılırken, 10 Ekim Cumartesi günü düzenlenmesi planlanan Guinness Dünya Rekoru denemesi de gündeme geldi. Festival kapsamında, 10 Ekim Cumartesi günü 13.000’den fazla kişinin katılımıyla Guinness Dünya Rekoru denemesi gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Edremit’in zeytin ve zeytinyağı değerleri tanıtılacak Binlerce yıllık zeytin kültürüne sahip Edremit’in zeytin ve zeytinyağı değerlerinin dünyaya tanıtılmasını amaçlayan FestOlive, bölgenin gastronomi ve zeytinyağı kültürünü de ön plana çıkaracak. Basın lansmanına geniş katılım Basın lansmanına; Edremit Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin, Meclis Başkanı Bayram Kayahan, Edremit Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı A. Tarkan Denizer, Edremit Belediye Başkan Yardımcısı Cavit Cebeci, Havran Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Yılmaz, Havran Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İsmail Atabay, Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA) Turizm Destinasyon Birim Başkanı Esra Karakoç ve Turizm Birim Uzmanı Mehmet Ali Başaran katıldı. Lansmanda ayrıca Edremit Ticaret Odası Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri, Genel Sekreter ile basın mensupları yer aldı.

Uluslararası 7. Balıkesir Aromaterapi Festivali Kapılarını Açtı Haber

Uluslararası 7. Balıkesir Aromaterapi Festivali Kapılarını Açtı

Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği Türkiye’nin ilk ve tek aromaterapi festivali olan Uluslararası Balıkesir Aromaterapi Festivali, yedinci kez kapılarını açtı. Bu yıl “Tat, Bereket, Hafıza” temasıyla düzenlenen ve uluslararası düzeyde yoğun ilgi gören festivalin açılışında konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, “Balıkesir, taşıyla toprağıyla bir cennet. Balıkesir’i tıbbi ve aromatik bitkiler alanında Türkiye’nin öncü, dünyanın tanıdığı şehirlerden biri yapmayı hedefliyoruz. Uluslararası 7. Balıkesir Aromaterapi Festivalimizin şehrimize, hemşehrilerimize ve tüm katılımcılara hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Bu yıl yedincisi düzenlenen Uluslararası Balıkesir Aromaterapi Festivali büyük bir coşkuyla başladı. “Tat, Bereket, Hafıza” temasıyla gerçekleşen ve Türkiye’de alanında yapılan tek festival olma özelliğini taşıyan festivalin açılış törenine Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve eşi Arbil Akın’ın yanı sıra Yargıtay eski Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Burhaniye Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler, Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, Savaştepe Belediye Başkanı Ali Koyuncu, İvrindi Belediye Başkanı Önder Lapanta, Manyas Belediye Başkanı Ahmet Duru, İYİ Parti Balıkesir İl Başkanı Hasan Fehmi Yörük, Demokrat Parti Balıkesir İl Başkanı Işın Şen Gümüşyay, Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Naki Çetin, meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri, genel sekreter yardımcıları, daire başkanları, yurt dışından ve yurt içinden çok sayıda davetli katıldı. FESTİVALE BÜYÜK İLGİ Birleşik Krallık, İrlanda, Amerika Bileşik Devletleri, Belçika ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti başta olmak üzere dünyanın pek çok farklı ülkesinden davetlinin katılımıyla gerçekleşen Uluslararası 7. Balıkesir Aromaterapi Festivali yoğun bir katılımla kapılarını ziyaretçilerine açtı. BAÇEM’de festival kapsamında düzenlenen Balıkesir Mucitleri Bilim Sergisi’ni gezen Akın ve beraberindeki heyet, sonrasında birlikte Reyhan ve Hatmi hasadını gerçekleştirdi. Dünyanın dört bir yanından gelen bilim insanları, araştırmacılar ve sektör temsilcilerinin buluştuğu festivalde Akın, Ören Meydanı’nda kurulan Aromaterapi Çarşısı’ndaki stantları ziyaret etti. Ören’de Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kadın Bando Takımının eşliğinde gerçekleşen kortej yürüyüşüne katılan Akın, festivalin açılışını gerçekleştirdi. “BU YILKİ TEMA TAT, BEREKET, HAFIZA” Açılış töreninde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, “Geçtiğimiz yıl “Dört Element Bir Âlem” temasıyla festivalimizi uluslararası bir boyuta taşımış, Balıkesir’den dünyaya dostluk ve çevre mesajı vermiştik. Balıkesir, her şeyin olduğu tek şehir. Taşında toprağında şifa var. Bu yıl festivalimizin temasını “Tat, Bereket, Hafıza” olarak belirledik. Bu üç kelime, Balıkesir’in hikâyesini çok güzel anlatıyor. Balıkesir, Türkiye’nin en güzel şehirlerinden biridir. Zeytinyağımızdan kekiğimize, adaçayımızdan lavantamıza, biberiyemizden balımıza kadar bu topraklarda yetişen her ürün hayatımıza ayrı bir tat katıyor. İki denizi, verimli ovaları, dağları, ormanları ve köklü tarım kültürüyle Balıkesir, Anadolu’nun en zengin üretim coğrafyalarından biri. Bereketimiz buradan geliyor. Bir koku bazen bizi yıllar öncesine götürür. Hafızamız da bu topraklarda yaşıyor. Aromaterapi, doğayla kurduğumuz bağın, sağlıklı yaşamın, bilimin, kültürün ve üretimin ortak alanıdır. Biz de Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak bu alanı büyütmeyi, üreticimizi desteklemeyi ve şehrimizi dünyada söz sahibi bir merkez haline getirmeyi hedefliyoruz.” diye konuştu. “FESTİVALİMİZ HAYIRLI OLSUN” Festivalde Birleşik Krallık, İrlanda, Amerika Birleşik Devletleri, Belçika ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden uluslararası konuşmacıların ağırlanacağının bilgisini paylaşan Akın, “Ülkemizin 8 farklı ilinden gelen 31 bilim insanı ve uzman da bilgi ve deneyimlerini bizlerle paylaşacak. Havran, Edremit ve Burhaniye’deki 7 ortaokul ve liseden 43 öğrencimiz, ekoloji ve yenilikçi teknolojiler alanında geliştirdikleri 19 projeyi Balıkesir’in Mucitleri Bilim Sergisi’nde sergileyecek. Gençlerimizin doğaya, bilime ve teknolojiye aynı anda dokunan fikirleri bize gelecek adına büyük umut veriyor. Balıkesir, taşıyla toprağıyla bir cennet şehir. Balıkesir’i tıbbi ve aromatik bitkiler alanında Türkiye’nin öncü, dünyanın tanıdığı şehirlerinden biri yapmayı hedefliyoruz. Uluslararası 7. Balıkesir Aromaterapi Festivalimizin şehrimize, hemşehrilerimize ve tüm katılımcılara hayırlı olmasını diliyorum.” diye konuştu. DEVECİLER: “AROMATERAPİ FESTİVALİ COĞRAFYANIN DOĞAL KİMLİĞİYLE BÜTÜNLEŞEN ANLAMLI BİR BULUŞMADIR” Uluslararası 7. Balıkesir Aromaterapi Festivalinin Burhaniye’de düzenlenmesinden büyük bir mutluluk duyduğunu söyleyen Burhaniye Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler, “Edremit Körfezi’nin eşsiz iklimi, Burhaniye’ye doğanın cömert davrandığının en güzel örneklerinden bir tanesidir. Bugün bu coğrafyada yüzlerce tıbbi ve aromatik bitki doğal olarak yetişmektedir. Aromaterapi Festivali Burhaniye’de sadece bir etkinlik değil, bu coğrafyanın doğal kimliğiyle bütünleşen anlamlı bir buluşmadır.” dedi.

Kuzey Ege Zeytinyağında Ortak Akıl Buluşması Haber

Kuzey Ege Zeytinyağında Ortak Akıl Buluşması

AGROAYVALIK 2026 Kuzey Ege Tarım ve Hayvancılık Fuarı kapsamında düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi, Kuzey Ege’nin zeytin ve zeytinyağı sektörünü aynı masa etrafında buluşturdu. Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı İsmail Uğural koordinasyonunda gerçekleştirilen zirvede, bölgenin ticaret odası başkanları zeytinyağında küresel marka olmanın yol haritasını çizdi. “Kuzey Ege Zeytinyağında Küresel Marka Yolculuğu: Coğrafi İşaret Yönetimi ve Lisanslı Depoculuk” başlıklı oturumun moderatörlüğünü Dr. Hakkı Çetin yaptı. Oturuma, Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin ve Burhaniye Ticaret Odası Başkanı Hasan Varol konuşmacı olarak katıldı. Başkanlar, coğrafi işaretin korunmasından lisanslı depoculuğa, ürün kimliğinden uluslararası pazarlamaya kadar birçok stratejik konuda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. “Coğrafi işaret yalnızca bir logo değil, güven sistemi” Oturumda ilk sözü alan Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, Türkiye’de coğrafi işaretli ürünlerin gerçek değerine henüz ulaşamadığını söyledi. Avrupa’da coğrafi işaretli ürünlerin standart ürünlerin iki katı fiyatına satıldığını hatırlatan Uçar, Türkiye’de ise sistemin daha çok başlangıç aşamasında olduğunu ifade etti. Ayvalık zeytinyağının önemli bir marka gücüne sahip olduğunu ancak aynı zamanda en fazla taklit edilen ürünlerden biri haline geldiğini belirten Başkan Uçar, özellikle sosyal medya ve e-ticaret platformlarında denetimsiz satışların ciddi bir sorun oluşturduğunu söyledi. Uçar, “Tüketici çoğu zaman ürünün gerçekten coğrafi işaret kriterlerini taşıyıp taşımadığını bilmiyor. Coğrafi işaret yalnızca bir logo değildir. O ürünün üretiminden ambalajına kadar belirli standartlarla üretildiğinin garantisidir” dedi. Coğrafi işaretli ürünlerde denetim, tanıtım ve izlenebilirlik sisteminin büyük önem taşıdığını vurgulayan Uçar, üreticiye katma değer sağlamayan bir coğrafi işaret modelinin sürdürülebilir olmayacağını söyledi. “Üretici coğrafi işareti neden kullanmak istesin? Ona ekonomik bir avantaj sağlaması lazım. Bunun için de ürün kimliği oluşturulmalı, izlenebilirlik sistemi kurulmalı ve kalite belgelenmeli” diye konuştu. “Premium marka yaratmadan dünya raflarına giremeyiz” Ali Uçar, dünya pazarında güçlü olabilmek için yalnızca kaliteli üretimin yeterli olmadığını belirterek ürün hikâyesinin de oluşturulması gerektiğini söyledi. Toskana örneğini veren Uçar, “Orada ürünün hangi bahçeden toplandığı, hangi üreticiden çıktığı, hangi kimyasal değerlere sahip olduğu tüketiciye anlatılıyor. Bizim de premium marka oluşturabilmemiz için bunu yapmamız gerekiyor” dedi. Ayvalık’ta şu anda çok sayıda markanın aynı anda coğrafi işareti kullandığını belirten Uçar, bunun tarihi bir gelişme olduğunu söyledi. Uçar, “Ayvalık Ticaret Odası çatısı altında kümelenme modeli oluşturmak istiyoruz. Kendi içimizde birlikteliği sağladığımızda Kuzey Ege markasını çok daha güçlü hale getirebiliriz” ifadelerini kullandı. “Lisanslı depoculuk zeytinyağının bankacılık sistemi olacak” Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin ise lisanslı depoculuk sisteminin Türkiye’de tarım ticaretini değiştirecek çok önemli bir adım olduğunu söyledi. Dünyada zeytinyağı depolama sistemlerinin büyük ölçüde kooperatifler tarafından yürütüldüğünü anlatan Çetin, İspanya’daki örnekleri paylaşarak Türkiye’de ilk kez böyle bir yapının kurulmaya çalışıldığını belirtti. Çetin, lisanslı depoculuğu “zeytinyağının bankacılık sistemi” olarak tanımlayarak şunları söyledi: “Üretici yağını lisanslı depoya koyacak. Ürün analizlerden geçecek. Ardından elektronik ürün senedi oluşturulacak. Üretici isterse ürününü borsada satabilecek, isterse bekletecek, isterse bankaya gidip uygun faizli kredi kullanabilecek. Bu sistem tamamen üreticinin lehine çalışacak.” Bugün zeytinyağı piyasasında sağlıklı bir fiyat mekanizmasının oluşmadığını ifade eden Çetin, lisanslı depoculuk sayesinde ürünün gerçek değerinin ortaya çıkacağını söyledi. “Artık herkes bir kurumun fiyat açıklamasını beklemeyecek. Piyasa kendi değerini oluşturacak. Üretici de ihracatçı da neyle karşı karşıya olduğunu görecek” dedi. Bergama’dan Çanakkale’ye uzanan ortak proje Lisanslı depoculuk projesinin yalnızca Körfez’i değil, geniş bir bölgeyi kapsadığını ifade eden Çetin, projeye Balıkesir Valiliği ve Güney Marmara Kalkınma Ajansı başta olmak üzere çok sayıda kurumun destek verdiğini söyledi. Ayvalık Ticaret Odası, Edremit Ticaret Odası ve Burhaniye Ticaret Odası öncülüğünde yürütülen çalışmanın zaman içerisinde Bergama’dan Çanakkale’ye kadar genişleyen bir yapıya dönüştüğünü ifade eden Çetin, şirketin kurulduğunu ve ruhsat aşamasına gelindiğini açıkladı. Çetin, “Bu proje yalnızca depolama değil, aynı zamanda ürün envanteri oluşturacak. Türkiye’de şu an ne kadar yağın nerede olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Lisanslı depoculuk sistemiyle bu veri de ortaya çıkacak” dedi. “Kuzey Ege markasını birlikte büyüteceğiz” Burhaniye Ticaret Odası Başkanı Hasan Varol ise Kuzey Ege’nin zeytinyağında ortak bir kültüre sahip olduğunu vurgulayarak, geçmişte coğrafi işaret süreçlerinin ayrı ilerlediğini ancak bugün güçlü bir birlikteliğin oluştuğunu söyledi. Varol, “Ayvalık, Burhaniye, Edremit, Havran ve Gömeç arasında ürün kalitesi açısından büyük fark yok. Biz bugün Kuzey Ege markasını birlikte büyütmeye çalışıyoruz. Geçmişte tek bir coğrafi işaret çatısı altında birleşilebilseydi bugün çok daha güçlü bir noktada olabilirdik” diye konuştu. “Dünya artık belgeli ve izlenebilir ürün istiyor” Hasan Varol, Burhaniye Ticaret Odası bünyesinde kurulan akredite laboratuvar sayesinde dünya standartlarında analiz yapılabildiğini belirtti. Coğrafi işaretin ancak güçlü denetim sistemiyle korunabileceğini söyleyen Varol, ürün kalitesinin depolama aşamasında da korunmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. “Bizim ürünümüz çok değerli ama aynı zamanda çok hassas. Yanlış depolandığında bütün kalite kaybolabiliyor. Lisanslı depoda ise ürün sigortalı, analizli ve kontrollü olacak. Dünya artık belgeli ve izlenebilir ürün istiyor. Biz de bu sisteme geçmek zorundayız” diyen Varol, lisanslı depoculuk sisteminin ihracatta da büyük avantaj sağlayacağını dile getirdi. “Dünyada örneği olmayan bir modeli kuruyoruz” Kurulacak lisanslı zeytinyağı deposunun bir ilk olacağını ifade eden Varol, projenin başlangıçta zorluklar yaşayabileceğini ancak uzun vadede sektöre yön vereceğini söyledi. Varol, “Örnek bir lisanslı zeytinyağı depoculuğu yok. Biz ilkini yapmaya çalışıyoruz. Belki ilk yıllarda zorluk yaşayacağız ama bu model Türkiye’ye örnek olacak. Sonrasında farklı bölgelerde de benzer sistemler kurulacak” dedi. Zirvede yapılan değerlendirmelerde, coğrafi işaretin yalnızca bir tescil belgesi olmadığı, aynı zamanda kaliteyi, güveni ve bölgesel kalkınmayı temsil ettiği vurgulanırken, Kuzey Ege’nin ortak hareket ederek dünya zeytinyağı pazarında çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceği mesajı verildi.

Başkan Akın: ''Çağdaş ve Üreten Türkiye Hedefinin En Önemli Gücü Çiftçilerdir'' Haber

Başkan Akın: ''Çağdaş ve Üreten Türkiye Hedefinin En Önemli Gücü Çiftçilerdir''

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Akın, dünya toplumları açısından çiftçilerin önemine vurgu yaparak emeğiyle tarlada, bağda, bahçede alın teri döken tüm çiftçilerin Dünya Çiftçiler Günü’nü kutladı. Bağımsız ve güçlü bir Türkiye imajının korunabilmesi için Türk çiftçisine her zamankinden fazla destek verilmesi gerektiğini belirten Başkan Akın, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Toprağın bereketini emeğiyle büyüten, soframıza gelen her lokmada alın teri bulunan tüm çiftçilerimiz; bizim için her zaman başlıca önceliğimiz olmuştur. Çünkü Balıkesir’imiz, Kaz Dağlarının dirilik aşılayan atmosferiyle topraklarından bereket fışkıran bir coğrafya. Kuvayımilliye ateşinin yakıldığı bu kıymetli topraklar, rahmetli Yaşar Kemal’in de dediği gibi ‘Adam eksen bitecek’ denli cömert. Biz, bunun farkındayız. Bu anlayışla Balıkesirli çiftçimizi tohumdan fideye, ekipmandan sera gereçlerine kadar her alanda desteklemeye ve onların yanında olmaya çalışıyoruz. Çünkü biz büyük bir aileyiz. İki denizin kıyısında bir yıldız gibi parlayan Balıkesir’imiz, bereketli topraklarıyla Türkiye’nin en önemli tarım kentlerinden biridir. Gönen’den Edremit’e, Bigadiç’ten Bandırma’ya, Sındırgı’dan Manyas’a kadar Balıkesir’in dört bir yanında üreten çiftçilerimiz, bu kentin gerçek kahramanlarıdır. Bizim ışığımız, Ulu Önder’imiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Onun da ifade ettiği gibi “Milli ekonominin temeli ziraattır.” İşte bu felsefe, bizleri hem muasır hem de coğrafyamızda sarsılmaz yapacak güçtür. Çünkü çiftçilik, sadece üretmek anlamına gelmez. Çiftçilik, sabrın, emeğin, fedakârlığın ve memleket sevdasının adıdır. Sabahın ilk ışığında tarlasına giden, yağmuru da kuraklığı da göğüsleyen, üretimden vazgeçmeyen çiftçimiz; bu ülkenin ve Balıkesir’imizin en büyük güvencesidir. Bizler, bu anlayışla çiftçimizin emeğinin karşılığını aldığı, gençlerin yeniden köyünde üretmek istediği, toprağın değer gördüğü bir Türkiye için çalışmayı sürdüreceğiz. Alın teriyle ülkemize değer katan tüm çiftçilerimize teşekkür ediyorum. Başta Balıkesir Ailem olmak üzere tüm Türk çiftçilerinin Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyor; bereketli, huzurlu ve bol kazançlı bir üretim sezonu diliyorum.”

Hayvanlara Yönelik Bu Ölçekteki Bir Şiddet ve Yok Etme Girişimi Bir Vahşettir! Haber

Hayvanlara Yönelik Bu Ölçekteki Bir Şiddet ve Yok Etme Girişimi Bir Vahşettir!

Türk Veteriner Hekimleri Birliği tarafından Balıkesir'in Edremit ilçesinde sahipsiz hayvanların toplu halde ölü olarak bulunmasına ilişkin bir basın açıklaması yapıldı. TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Balıkesir ili Edremit ilçesinde sayıları 40’a yaklaştığı ifade edilen sahipsiz köpeğin toplu halde ölü olarak bulunmasına ilişkin ortaya çıkan görüntüler meslek camiamızda olduğu gibi toplumun her kesiminde derin bir infial oluşturmuştur. 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve ilgili tüm mevzuat hükümleri uyarınca sahipsiz hayvanların yaşatılması, korunması, tedavi edilmesi ve kayıt altında tutulması açıkça kamu idarelerinin sorumluluğundadır. Bu sorumluluğun yerine getirilmemesi, ihlal edilmesi, idari bir kusur olarak değerlendirilemez. Zaman zaman karşı karşıya kaldığımız vicdanlara sığmayan bu tür olaylar, açıkça suç teşkil eden ve ağır cezai yaptırımları gerektiren fiillerdir. Ortaya çıkan manzara, kamu gücünün korumakla yükümlü olduğu canlılar üzerinde yok edici bir araca dönüştürüldüğüne dair son derece vahim bir şüphe doğurmaktadır. Hiç kimse ve hiçbir kurum, yaşam hakkını ortadan kaldırma yetkisini kendinde göremez. Karşı karşıya kaldığımız bu vahim olay hayvan haklarının ihlali ve aynı zamanda hukukun üstünlüğüne ve kamu vicdanı yönelmiş ağır bir saldırıdır. Bu denli geniş çaplı bir ölüm tablosunun “ihmal” ya da “tesadüf” gibi ifadelerle açıklanması mümkün değildir; sorumluluğun kapsamı ve ağırlığı tartışmasızdır. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak, söz konusu olayın tüm yönleriyle, hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde, gecikmeksizin ve şeffaf biçimde soruşturulmasını; sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların eksiksiz şekilde ortaya çıkarılmasını ve haklarında en ağır idari ve cezai yaptırımların uygulanmasını mecburi olduğunu vurgulamak isteriz. Delillerin karartılmasına, sorumluluğun örtülmesine ya da sürecin zamana yayılmasına yönelik her türlü girişimin de ayrıca suç teşkil edeceği açıktır. Hayvanlara yönelik bu ölçekteki bir şiddet ve yok etme girişimi toplumun vicdani temellerini sarsan, kamu düzenini tehdit eden ve insanlık değerlerini doğrudan hedef alan bir vahşettir. Yaşatmak için yemin eden bir mesleğin temsilcileri olarak; sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı, sorumluların yargı önünde hesap vermesi için gerekli tüm hukuki girişimlerde kararlılıkla bulunacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.