Hava Durumu

#Ekonomik Kalkınma

Kırsal Haber - Ekonomik Kalkınma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomik Kalkınma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tarımda Kadın Gücü: Işılay Reis Yorgun ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı Üzerine Haber

Tarımda Kadın Gücü: Işılay Reis Yorgun ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı Üzerine

TOBB Kadın Girişimciler Üst Kurul Üyesi ve REİS Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis Yorgun ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı'nı, kırsalda dijital dönüşümü ve kadın istihdamını konuştuk. Işılay Reis Yorgun ile yaptığımız röportajın detayları; Kırsal Haber: ''2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı’nın yalnızca farkındalık oluşturan bir yıl olarak kalmaması ve Türkiye’de kalıcı politikalara dönüşmesi için sizce hangi adımlar atılmalı?'' Işılay Reis Yorgun: ''2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı, kadınların tarım ve gıda sistemlerindeki rolünü görünür kılmak açısından çok önemli bir fırsat sunuyor. Bu farkındalığın kalıcı kazanımlara dönüşmesi için kadın çiftçilerin kayıtlı üretime, finansmana, teknolojiye, eğitime ve pazara erişimini güçlendiren uzun vadeli uygulamalara ihtiyaç var. ​FAO’ya göre tarımda kadınlar ve erkekler arasındaki eşitsizliklerin azaltılması, küresel ekonomiye yaklaşık 1 trilyon dolar katkı sağlayabilir ve gıda güvensizliği yaşayan insan sayısını 45 milyon azaltabilir. Bu veriler, kadın çiftçilerin güçlendirilmesinin yalnızca toplumsal eşitlik açısından değil, ekonomik kalkınma ve gıda güvencesi bakımından da stratejik önem taşıdığını gösteriyor. ​Türkiye’de yürütülen kırsal kalkınma programları, kadın ve genç girişimcilere sağlanan öncelikler ve kooperatifçilik çalışmaları bu alanda önemli bir zemin oluşturuyor. Bu çalışmaların eğitim, mentorluk, teknoloji kullanımı, markalaşma ve sürdürülebilir pazar erişimiyle desteklenmesi, daha kalıcı ve ölçülebilir sonuçlar elde edilmesini sağlayacaktır. ​Bu noktada TOBB Kadın Girişimciler Kurulumuzun çalışmaları da büyük önem taşıyor. İl Kadın Girişimciler Kurullarımız, koordinatör oda ve borsalarımız ile sahada gönüllülükle görev yapan kurul üyelerimiz, 81 ilde geliştirdikleri projelerle kadınların ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü katılımını destekliyor. ​Bu çalışmaların önemli örneklerinden biri, bugün 41 ilimizde uygulanan “Tarımda Kadın Eli” projesidir. Bu projeyi dönemsel bir çalışma olmanın ötesinde, ölçülebilir sonuçlar üreten uzun vadeli bir kırsal kalkınma modeli olarak değerlendiriyoruz. Hedefimiz; kadınların üretimin her aşamasında söz sahibi olması, emeklerinin ekonomik değere dönüşmesi, kendi gelirlerini elde edebilmesi ve sürdürülebilir ticari yapıların kalıcı bir parçası hâline gelmesidir. ​Özel sektörün de üretim planlaması, sözleşmeli tarım, teknik destek ve düzenli alım modelleriyle bu sürece katkı sunması gerektiğine inanıyorum. Biz de Reis Gıda olarak “Reis Bakliyat Köyleri” projemizle üreticilerin doğru tohuma, üretim bilgisine, teknik desteğe ve güvenilir pazara erişimini destekleyen bütüncül bir model uyguluyoruz. ​2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı’nın; kamu, özel sektör, sivil toplum ve akademi arasındaki iş birliklerini güçlendiren, kadınların üretimden yönetime kadar tarımın her alanında daha etkin rol üstlendiği kalıcı bir dönüşümün başlangıcı olmasını diliyorum.'' ​Kırsal Haber: ''Kadın girişimciliği politikalarında kırsalda yaşayan ve tarımsal üretim yapan kadınların dijital dönüşümüne yeterince yer veriliyor mu?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Son yıllarda kadınların dijital becerilerini geliştirmeye yönelik çok değerli projeleri TOBB Kadın Girişimciler Üst Kurulu olarak da yürütüyoruz. “Dijitalde Hayat Kolay” and “Geleceği Yazan Kadınlar” gibi çalışmalar, kadınların teknolojiyle, e-ticaretle ve yeni iş modelleriyle buluşmasına önemli katkılar sağladı. ​Ticaret Bakanlığımız da 2025-2029 Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında kooperatiflerin dijital pazarlara erişimini ve e-ticaretteki rekabet gücünü artırmaya yönelik iş birliği protokolü imzaladı. ​Bu çalışmaların kırsaldaki kadınlara yönelik özel içeriklerle de bütünleşmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü tarımda dijital dönüşüm yalnızca ürünün internet üzerinden satılması anlamına gelmiyor. Kadın çiftçinin üretim maliyetini hesaplaması, destekleri takip etmesi, hava ve toprak verilerine ulaşması, dijital tarım uygulamalarını kullanması ve ürününü doğrudan tüketiciyle buluşturması da bu dönüşümün parçasıdır. ​Köylerde kurulabilecek dijital eğitim noktaları, mobil eğitim ekipleri ve yerel mentorluk ağları bu süreci hızlandırabilir. Amaç, kadınların yalnızca teknolojiyi kullanması değil; teknolojiyi üretimlerini geliştiren ve pazara erişimlerini kolaylaştıran bir araca dönüştürmeleridir.'' ​Kırsal Haber: ''Kadınların tarımsal üretimdeki görünmez emeğini kayıtlı istihdama ve kadın girişimciliğine dönüştürmek mümkün mü, mümkünse nasıl?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Elbette mümkündür. Kadınlar tarımsal üretimin her aşamasında çok değerli bir sorumluluk üstleniyor. Tohumun hazırlanmasından ekime, hasattan ürünün işlenmesine ve sofraya ulaştırılmasına kadar kadın emeğinin güçlü bir katkısı bulunuyor. ​Bu emeğin ekonomik değere dönüşmesi için kadınların kayıtlı üretime, sosyal güvenceye, finansmana ve satış kanallarına erişiminin desteklenmesi gerekiyor. Kadın üreticilerin maliyet yönetimi, ürün geliştirme, paketleme, markalaşma ve e-ticaret gibi alanlarda güçlendirilmesi de girişimciliğe geçişi kolaylaştıracaktır. ​Kooperatifler, bu dönüşümde önemli bir dayanışma ve üretim modeli sunuyor. Kooperatiflerin profesyonel yönetim, kalite, lojistik, markalaşma ve pazarlama kapasitelerinin geliştirilmesiyle kadınların ürünlerini daha geniş pazarlara ulaştırması mümkün olabilir. ​Biz Reis Gıda olarak kadın kooperatifleriyle gerçekleştirdiğimiz çalışmalar sayesinde yaklaşık 300 kadının iş gücüne katılımına katkı sağladık. Tecrübemiz bize kadınların bilgi, üretim desteği ve pazar imkanıyla buluştuklarında çok güçlü ve sürdürülebilir girişimler oluşturabildiklerini gösteriyor.'' ​Kırsal Haber: ''Kadının eğitime erişiminin ulaşım, ev içi sorumluluklar veya aile içindeki karar mekanizmaları nedeniyle kısıtlandığı durumlarda, eğitimi kadının ayağına götürmek ve onu güçlendirmek için nasıl modeller geliştirebiliriz?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Eğitim modellerinin kadınların günlük hayatına, üretim takvimine ve bulunduğu bölgenin koşullarına uyumlu olması gerektiğini düşünüyorum. Mobil eğitim araçları, köylerde gerçekleştirilen uygulamalı çalışmalar, kooperatiflerde oluşturulan eğitim noktaları ve dijital eğitim platformları bu konuda etkili çözümler sunabilir. ​Eğitim saatlerinin tarımsal faaliyetlere göre planlanması, ulaşım ve çocuk bakım desteğinin sağlanması katılımı kolaylaştıracaktır. İnternet erişiminin sınırlı olduğu bölgelerde ise çevrimdışı kullanılabilen içerikler ve telefonla danışmanlık modelleri değerlendirilebilir. ​Mentorluk da bu sürecin önemli bir parçasıdır. Aynı bölgeden başarılı kadın üreticilerin bilgi ve tecrübelerini paylaşması, kadınlara hem yol gösterir hem de cesaret verir. Eğitimin yalnızca bilgi aktaran değil, kadınları üretime ve girişimciliğe hazırlayan sürekli bir gelişim modeli olması gerektiğine inanıyorum.'' ​Kırsal Haber: ''Bir genç kadının köyünde kalması için yalnızca toprağının ve gelirinin olması yeterli mi, yoksa sosyal ve kültürel açıdan da kendini ait hissedeceği bir kırsal yaşam mı gerekiyor?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Toprak ve sürdürülebilir gelir temel unsurlardır. Ancak gençlerin kırsalda kalabilmesi için sosyal, kültürel ve teknolojik imkânların da geliştirilmesi gerekiyor. ​Genç bir kadın; eğitime, sağlık hizmetlerine, güvenli ulaşıma, internete ve sosyal yaşama erişebildiği bir yerde geleceğini daha güçlü kurabilir. Bu nedenle kırsal kalkınmayı yalnızca tarımsal üretim üzerinden değil, yaşam kalitesini geliştiren bütüncül bir anlayışla ele almalıyız. ​Akıllı köy uygulamaları, ortak çalışma alanları, kreşler, kültür merkezleri ve gençlerin sosyal hayata katılabilecekleri ortamlar kırsal yaşamı daha cazip hale getirebilir. Tarımsal üretimin yanı sıra gıda işleme, e-ticaret, kırsal turizm, gastronomi ve tarım teknolojileri gibi yeni çalışma alanlarının geliştirilmesi de genç kadınlara farklı fırsatlar sunacaktır. ​Genç kadınların köylerinde yalnızca üretim yapmalarını değil; kendilerini geliştirebilecekleri, karar süreçlerine katılabilecekleri ve geleceklerini güvenle kurabilecekleri bir yaşam oluşturabilmelerini hedeflemeliyiz. Çünkü kadın güçlendiğinde aile, kırsal ekonomi ve ülkemizin tarımsal geleceği de güçlenir.''

Kayseri Pastırması'na AB Coğrafi İşaret Tescili Haber

Kayseri Pastırması'na AB Coğrafi İşaret Tescili

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Avrupa Parlementosu ve Konseyi tarafından Kayseri Pastırmasına coğrafi işaret tescili verilmesinin onayladığını söyledi. Başkan Gülsoy, “Oda olarak yöresel ürünler ve coğrafi işaret tesciline büyük önem veriyoruz. Tescil sürecinde yapılan itirazlara rağmen uzmanlarımız ve hukukçularımız tarafından verilen büyük mücadelenin meyvesini toplamanın gururunu yaşıyoruz. Hedefimize ulaştık, lezzetimizi dünyaya tescilledik. Bereketli topraklarımızın bu eşsiz değerini dünyaya tanıtmaya kararlıyız. Kayseri’mize ve ülkemize hayırlı olsun.” dedi. Kayseri Ticaret Odası (KTO) tarafından Avrupa Birliği Komisyonuna tescil başvurusu yapılan Kayseri Pastırması, tescil sürecinde yapılan itirazlar sonrası verilen mücadele ile Avrupa Birliği ülkelerinde de koruma altına alındı. Kayseri Pastırması Avrupa Birliği tarafından coğrafi işaret tescili alan 46. ürün oldu. Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy yaptığı değerlendirmede, “Kayseri denince ilk akla gelen asırlık lezzetlerimizden Pastırmamız, Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Tescili’ni alarak koruma altına alındı. 2024 yılında ilan aşamasına çıkan ürünümüze, Bulgaristan tarafından isim benzerliği gerekçesiyle yapılan itirazlar süreci zorlaştırsa da geri adım atmadık. Kayseri Ticaret Odası olarak, bu milli değerimizi uluslararası arenada sahipsiz bırakmamak adına adeta bir hukuk ve diplomasi savaşı verdik. Odamız bünyesinde kurulan özel çalışma grubu, TOBB Uyum ve Türk Patent ve Marka Kurumu uzmanlarımızla koordineli bir şekilde 2 yıl boyunca teknik ve hukuki süreç yürüttük. Kayseri Ticaret Odası’nın kararlı duruşu, sunduğu bilimsel kanıtlar ve tescil dosyasındaki titiz çalışmaları sayesinde tüm itirazlar boşa çıkarılarak hedefimize ulaştık. Kayseri Pastırmamız, AB Coğrafi İşaret Tescili alan 46. ürünümüz olarak şehrimize ve ülkemize hayırlı olsun. Coğrafi işaretler, ürünlerin ait olduğu bölge ve yörenin tanıtımı için güçlü bir reklam kaynağıdır. Tüketiciler nazarında güvenin simgesi olan bu tescil, Odamızın vizyoner çalışmalarıyla artık uluslararası bir kimlik kazanmıştır. Bu başarı, sadece bir etiket değil; Kayseri Ticaret Odası’nın üreticimize sağladığı dev bir prestij ve ekonomik kalkınma hamlesidir. Alınan bu tescil ile Kayseri Pastırması’nın AB ülkelerinde haksız kullanımının önüne geçilecek, taklit üretimlerin yolu tamamen kapatılacaktır. Kayseri Pastırması’nın Avrupa Birliği tescil etiketi, işlenmiş et ürünlerinin mevzuatsal anlamda ihracına müsaade edilen ülkeler tarafından da yine bir güven potansiyeli olarak algılanacaktır. Kayseri Ticaret Odası olarak, şehrimizin marka değerlerini dünyanın dört bir yanına taşımaya, "Kayseri" adının geçtiği her alanda haklarımızı savunmaya ve yerel lezzetlerimizi küresel birer güç haline getirmeye devam edeceğiz.“ ifadelerini kullandı. Kadim şehrimizin yöresel ürünlerini korumak ve kayıt altına almak için Kayseri Ticaret Odası olarak başarılı çalışmalar yapmaya devam ettiklerini ifade eden Başkan Gülsoy, sözlerine şöyle sürdürdü: “Coğrafi işaret tescili Türk Patent Enstitüsü tarafından yapılıyor. 2026 yılı itibariyle ülkemizde coğrafi tescil sayısı 1828’e ulaştı, 832 üründe başvuru aşamasında bulunuyor. TOBB’un desteğiyle AB’de tescilli ürün sayısı 46’ya çıktı. 2 geleneksel ürün adı ile ilgili çalışmalar devam ediyor. Bu şehrimiz açısından da çok büyük prestij olacak. Bizler, şehrimizin kadim geçmişini ve medeniyetler harmanını en iyi anlatan ve yaşatan yöresel ürünlerini bir araya getirmeye gayret ediyoruz. Bu ürünlerin tescille hakkının ve hukukunun korunmasını, ticarileşmesini, üretiminin artırılarak yayılmasını, meslek gerektirenlerin yeni nesiller için cazibe alanı oluşturmasını ve nihayet kültürel değerler olarak tanınmasını sağlayacak sürekli etkinlikler bütünü olarak görmekteyiz. Yerel değerlerimizi ulusal bazda korumaya ve kayıt altına almaya devam ederken AB nezdinde yapılan coğrafi işaret tescil başvuruları ile Türkiye'nin zengin kültürel mirasını ve lezzetlerini uluslararası arenada tanıtmaya devam edeceğiz. Kayseri Sucuğu ve Kayseri Mantısı AB Tescili için çalışmalarımızı da tüm hızıyla sürdürüyoruz. Yakın zamanda iki önemli ürünümüzün de tescilini alacağımıza inanıyoruz. Yerel değerlerin küresel pazarda korunması noktasında bizlere büyük destek veren, vizyoner liderliği ile bizlere yol gösteren Dünya Odalar Federasyonu ve TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ediyorum. “

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.