Hava Durumu

#Ekonomik Kayıp

Kırsal Haber - Ekonomik Kayıp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomik Kayıp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akdeniz Deniz Çayırları Risk Altında: Yüzyıl Sonuna Kadar Beşte Biri Yok Olabilir Haber

Akdeniz Deniz Çayırları Risk Altında: Yüzyıl Sonuna Kadar Beşte Biri Yok Olabilir

Nebraska Üniversitesi, Lincoln, Doğal Kaynaklar Okulu'nda doktora sonrası araştırmacı olarak çalışmalarını sürdüren Dr. Gültekin Yılmaz yaptığı araştırmada, Akdeniz’in en kritik ekosistemlerinden biri olan deniz çayırlarının iklim değişikliği ve insan kaynaklı baskılar nedeniyle büyük bir tehdit altında olduğunu ortaya koyuyor. Yapılan kapsamlı modellemeler ve iklim analizleri; yüzyıl sonuna kadar Akdeniz’deki deniz çayırı habitatlarının %20’sinin tamamen yok olma riski taşıdığını gösteriyor. Posidonia oceanica: Akdeniz’in Binlerce Yıllık Doğal Koruma Kalkanı Dr. Gültekin Yılmaz'ın derlediği verilere göre, Akdeniz’e özgü endemik bir tür olan Posidonia oceanica, kıyı ekosistemlerinin sürdürülebilirliği açısından hayati bir işlev üstleniyor. Genellikle güneş ışığının deniz tabanına ulaşabildiği ilk 45 metrelik derinlikte geniş alanlar kaplayan bu bitkiler, oldukça yavaş büyümelerine rağmen binlerce yıl boyunca aynı bölgede varlıklarını sürdürebiliyor. Erozyon Önleyici Bariyer: Deniz çayırları, yoğun yaprak örtüsüyle kıyıya ulaşan dalgaların enerjisini sönümlüyor ve su akıntılarını yavaşlatıyor. Derine uzanan güçlü kök sistemi ise deniz tabanındaki sedimenti sabitleyerek sığ kıyıların erozyona uğramasını ve kum kaybını engelliyor. Kumul Sistemlerin Korunması: Yapraklar döküldükten sonra dahi koruma işlevi devam ediyor. Sahillere vuran ölü bitki birikintileri, kıyıdaki kum taşınmasını önleyen doğal bir duvar görevi görüyor. Bu birikintilerin yalnızca estetik gerekçelerle plajlardan temizlenmesi, kıyıların fırtınalara ve yükselen deniz seviyesine karşı savunmasını zayıflatıyor. 2.500 Kilometrekarelik Kayıp ve "Karbon Bombası" Tehlikesi Ecological Informatics dergisinde yayımlanan iklim simülasyonlarına göre, Posidonia oceanica habitatlarının 2031-2050 yılları arasında %6 ila %12, yüzyılın sonuna kadar ise yaklaşık %20 oranında daralacağı öngörülüyor. Rodos Adası’nın yüzölçümüne denk gelen bu 2.500 kilometrekarelik kayıp, beraberinde zincirleme çevresel felaketleri getiriyor. Sıcaklık Eşikleri Aşılıyor: Akdeniz'de giderek sıklaşan ve şiddetlenen denizel sıcak hava dalgaları bu gerilemenin ana sebebi. Uzun süreli gözlemler; yıllık ortalama su sıcaklığının 20°C’yi, yaz aylarındaki tepe sıcaklığının ise 26,5°C’yi aştığı bölgelerde deniz çayırlarında kitlesel doku hasarı ve ölüm gerçekleştiğini gösteriyor. Mavi Karbon Depoları Tehlikede: Deniz çayırları, "mavi karbon" olarak adlandırılan süreçle atmosferdeki karbondioksiti absorbe edip kök ve gövde kalıntılarından oluşan "matte" adlı yoğun tabakada yüzyıllarca hapsedebiliyor. Karbon Salımı Riski: Çayırların tahrip olması durumunda, geçmiş yüzyıllar boyunca depolanan devasa organik karbon mikroorganizmalar tarafından parçalanarak yeniden karbondioksite dönüşecek. Bilim insanlarının "karbon bombası" olarak tanımladığı bu durum, küresel ısınmayı daha da hızlandıracak bir etki yaratabilir. Su Kalitesinde Düşüş: Deniz çayırlarının kaybı, karasal kaynaklı fazla azotu tutma kapasitesini yüzyıl sonuna kadar %20 azaltacak. Bu durum, kıyı sularında besin tuzu kirliliğine, toksik alg patlamalarına ve berraklık kaybına yol açacak. Yok Olmalarının Ekonomik Maliyeti: Yıllık 1 Milyar Euro Dr. Gültekin Yılmaz, deniz çayırlarının sağladığı ekosistem hizmetlerinin ekonomik boyutuna da dikkat çekiyor. İtalyan araştırmacıların verilerine göre, bu habitatların balıkçılık ve doğa temelli kıyı rekreasyonuna doğrudan ve dolaylı katkısı yıllık 116 milyon Euro olarak hesaplanıyor. Ancak deniz çayırlarının tamamen yok olması halinde, bu ekosistemlerin desteklediği daha geniş ekonomik ağ darbe alacak. Barbun (Mullus barbatus), mırmır (Lithognathus mormyrus) ve mercan (Pagellus) gibi ticari değeri yüksek birçok balık türünün yavrulama ve beslenme alanı bu çayırlardır. Habitat kaybıyla birlikte, balıkçılık ve kıyı turizmiyle doğrudan bağlantılı olan yıllık 912 milyon Euro’luk (yaklaşık 1 milyar Euro) ekonomik akış tamamen risk altına girecek. Yerel Adımlarla İklim Direncini Artırmak Mümkün Deniz çayırlarının üzerindeki felaket senaryolarını zayıflatmak için yerel düzeyde acil önlemler alınması gerekiyor. Sıcaklık artışlarının yanı sıra kirlilik, kıyı yapılaşması, kontrolsüz tekne çapaları, dip taramaları ve yoğun gemi trafiği gibi insan kaynaklı faktörler habitat tahribatını katlamaktadır. Dr. Yılmaz, yerel ölçekte uygulanabilecek çözüm adımlarını şu şekilde sıralıyor: Kıyı kentlerinde atıksu arıtma altyapılarının modernize edilmesi, Tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan besin tuzu ve kimyasal akıntıların denize ulaşmasının engellenmesi, Sürdürülebilir kıyı planlamalarının hayata geçirilmesi ve deniz çayırı yataklarında tekne demirlemenin kesin kurallarla sınırlandırılması. Kaynak: İklim Masası - www.iklimmasasi.com Kaynak: Selin Uğurtaş Kaynak: Dr. Gültekin Yılmaz

Çiftçinin Alın Teri Erken Mücadeleyle Korunuyor Haber

Çiftçinin Alın Teri Erken Mücadeleyle Korunuyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, zorlu koşullarda var olma mücadelesi veren çiftçiyi dirençli hale getirmek için, ülke genelinde hızla yayılarak milyonlarca dolarlık zarara neden olan kahverengi kokarca böceğine karşı mücadele başlattı. Ürünlere zarar veren istilacı türe karşı, üreticiler bilinçlendirilerek feromon tuzağı dağıtımına başlandı. 1000 adet tuzakla başlayan dağıtım İzmir geneline yayılacak. Böylece hem çiftçinin emeği hem de kentin gıda güvenliği korunacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Türkiye genelinde son dönemde hızla yayılmaya başlayan, önemli ihracat kalemleri arasındaki ürünlere zarar veren kahverengi kokarca böceğine karşı harekete geçti. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, çiftçilerin ekonomik kayıp yaşamaması ve İzmir’in ihracat payında düşüş yaşanmaması için kent genelinde zararlıya karşı mücadele ve bilinçlendirme çalışmasına başladı. İzmir’in üretimde lider olduğu satsuma mandalina, mısır, kiraz ve domates başta olmak üzere fındık, elma, armut, turunçgiller, ceviz, biber, patlıcan gibi çok sayıda meyve ve sebzede hasar bırakarak ekonomik kayba neden olan kahverengi kokarca böceğiyle mücadele kapsamında çiftçiye feromon tuzağı dağıtıldı. Zararlının yayılımı kontrol altına alınacak Çalışma Bakırçay Havzası’nda Bergama’dan başladı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın ziraat mühendisleri, çiftçiyle bir araya gelerek kahverengi kokarca böceğinin zararlarına karşı üreticiyi bilgilendirdi. İlk etapta 1000 adet feromon tuzağı dağıtıldı. Dağıtımı yapılan tuzaklar aracılığıyla zararlının yoğun görüldüğü alanlarda popülasyonunun takibi sağlanarak, mücadelenin zamanında ve etkin şekilde yürütülmesi sağlanacak. Böylelikle zararlının yayılımı kontrol altına alınarak erken müdahale sağlanmış olacak. Ekolojik, sürdürülebilir mücadele Sahada tuzakların kurulumu hakkında çiftçiyi bilgilendiren Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli ziraat mühendisi Barış Pasin, “Ülkemizde son yıllarda yayılan kahverengi kokarca zararlısıyla ilgili bir mücadele çalışması içerisindeyiz. Bu mücadeleyi daha efektif, daha kontrollü sağlayabilmek için feromon tuzağı dağıtıyoruz. Bu projenin asıl amacı, tuzakla canlının popülasyonunu ölçmek ve popülasyonun tespit edilmesi halinde üremesini engelleyebilmek için mücadele yönüne geçmek. Üreticilerimizi de bu konuda bilinçlendirebilmek istiyoruz. Ekolojik, sürdürülebilir bir mücadele yöntemi ile vatandaşlarımızla daha temiz, daha duyarlı bir üretim sahası oluşturabilmek” diye konuştu. “Öncülüğünü yapmış olacağız” Tuzak desteğinden faydalanan Bergamalı üretici Erol Akkul ise “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetine şimdiden teşekkür ediyoruz. Kahverengi kokarca böceğini inşallah burada görmeyiz. Görürsek de mücadelenin öncülüğünü yapmış olacağız. Yayılmasını engellenmek için öncelik bu tuzakların kurulumunu yapıyoruz” dedi. Bir sezonda 3 bin yumurta bırakan istilacı tür Kahverengi kokarca böceği, tarımsal üretimde önemli ölçüde kayıplara neden olan tahripkâr ve istilacı bir zararlı olarak tanımlanıyor. Genellikle yaprakların altına, meyve kabuklarına ya da genç sürgünlere yumurta bırakan zararlılar, bir yaprağın üzerine tek seferde 28 yeşil yumurta, bir sezonda ise 3 bin yumurta yumurtlayabiliyor. Meyvelerin kökünü 20 günde kurutabilen kahverengi kokarca, günde 30 kilometre uçabiliyor. Bitkileri emmek için hortumunu kullanan zararlı beslendiği meyvelerin dış yüzeyinde nekroz alanları veya çukurlu bölgeler oluşabileceği gibi, yapraklarda benekler ortaya çıkabiliyor. Tohum kaybı ve bitki patojenlerinin bulaşmasına da sebep olabilen tür, hem ekonomik hem de ekolojik açıdan ciddi kayıplara yol açıyor. İhracatta milyonlarca dolarlık zarara neden oluyor Zararlı, mahsulde lekelenme, buruşma ve çökmelere neden oluyor. Bu durum hem hasat edilebilir ürün miktarını hem de kaliteyi düşürüyor. Hasat edilen ürünlerde tespit edilmesi halinde ise özellikle Avrupa ihracatında kabul sorunlarına yol açabiliyor. Türkiye’de Karadeniz Bölgesi’nde hızla yayılmaya başlayan kahverengi kokarca böceği, geçtiğimiz yıllarda yalnızca fındık üretiminde 500 milyon dolara varan zarara neden oldu. Türkiye’nin yanı sıra Gürcistan’da da fındık hasadının yaklaşık üçte birini tahrip eden bu türe karşı İzmir’de mücadele erken dönemde başlatılmış oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.