Hava Durumu

#Elma

Kırsal Haber - Elma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ITB Üyelerinin Sorunlarını Ankara’ya Taşıdı Haber

ITB Üyelerinin Sorunlarını Ankara’ya Taşıdı

Isparta ekonomisinin can damarı olan tarım ve ihracat sektörünün sorunları, Ankara’da en üst düzeyde masaya yatırıldı. Isparta Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erhan Göçerli, üyelerinin taleplerini ve çözüm önerilerini iletmek üzere Ticaret Bakan Yardımcılarımız Ö. Volkan Ağar ve Mahmut Gürcan’ı makamlarında ziyaret ettiler. Isparta’nın tarımsal potansiyelini küresel pazarda daha ileriye taşımak ve üreticilerin karşılaştığı engelleri ortadan kaldırmak amacıyla Ticaret Bakanlığı’nda kritik temaslarda bulundular. Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar ile Kiraz ve Elma İhracatında Stratejik Adımlar Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar ile gerçekleştirilen görüşmede, Isparta’nın dünya çapında ün kazanan ürünleri kiraz ve elmanın ihracat süreçleri kapsamlı bir şekilde ele alındı. Kirazın Çin pazarında yeniden aktif bir şekilde yer alabilmesi adına yürütülen çalışmaların hızlandırılması istenirken; Uzak Doğu pazarına yönelik sevkiyatların artırılması amacıyla uçak kargo ücretlerinde indirime gidilmesi talebi aktarıldı. Görüşmenin bir diğer önemli gündem maddesini ise Isparta elması için hayati önem taşıyan dış pazar hamleleri oluşturdu. Bu yıl elma rekoltesinin oldukça yüksek ve kaliteli seyrettiğine dikkat çekilerek, Mısır pazarının üretici için taşıdığı önem vurgulandı. Elma ticaretinin önünü açacak olan Mısır ile Serbest Ticaret Heyeti görüşmelerinin ve anlaşmalarının hızlandırılarak ivedilikle çözüme kavuşturulması gerektiği Bakan Yardımcısı Ağar'a iletildi. Görüşmenin sonunda Isparta Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin, Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar’ı Isparta’da düzenlenecek olan Gül Festivali’ne davet etti. Elma Üreticisine Koruma ve Hal Kayıt Sisteminde Düzenleme Talebi Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan ile yapılan toplantıda ise yerli elma üreticisinin korunması ve dijital altyapı sorunları gündeme getirildi. Isparta elmasının pazar değerinin korunması adına elma ithalatının kesinlikle durdurulması gerektiği net bir dille ifade edilirken, Hal Kayıt Sistemi’nde (HKS) özellikle künye alışı ve künye işlemleriyle ilgili yaşanan sistemsel aksaklıkların giderilmesi için ivedilikle düzenleme yapılması istendi. Ankara temaslarının ardından değerlendirmelerde bulunan Başkan Şahin, gösterdikleri yakın ilgi ve çözüm odaklı yaklaşımları için Ticaret Bakan Yardımcılarına teşekkür etti.

Yaş Meyve Sebze Sektörü Japonya, Abd, Mısır Ve Hindistan Pazarlarına Odaklandı Haber

Yaş Meyve Sebze Sektörü Japonya, Abd, Mısır Ve Hindistan Pazarlarına Odaklandı

Türkiye’nin yaş meyve ve sebze ihracatında yeni bir dönemin kapıları aralandı. Sektörün çatı kuruluşu olan Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu, yol haritasını belirlemek üzere ilk toplantısını koordinatör birlik Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) ev sahipliğinde Mersin’de gerçekleştirdi. AKİB yerleşkesinde düzenlenen buluşmada, alınan stratejik kararlar yalnızca sektörün gelecek rotasını çizmekle kalmadı; aynı zamanda Türk tarımının küresel pazarlardaki yükselişine yeni bir ışık tuttu ve ihracat hedeflerine yönelik kararlılığı gözler önüne serdi. Oğuzhan Altun sektör kurulu başkanlığına seçildi Toplantıda oy birliğiyle Sektör Kurulu Başkanlığı’na seçilen Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oğuzhan Altun, 2026 -2027 sezonu vizyonunu net bir dille ortaya koydu. Başkan Yardımcılıklarına ise Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Başkanı Mehmet Ali Can ile Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Murat İsmail Hamdi Taner getirildi. “2026’yı rekor üretim ve rekor ihracat yılı yapma kararlılığındayız” Başkan Oğuzhan Altun, yaptığı açıklamada sektörün 2026 yılının ilk çeyreğinde yakaladığı başarıya dikkat çekerek, “Ocak-Mart döneminde yaş meyve sebze ihracatımız 1 milyar 73 milyon dolar seviyesine ulaşarak, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35 artış kaydetti. Bu sadece bir başlangıç. 2026’yı rekor üretim ve rekor ihracat yılı yapma kararlılığındayız. Ticaret Bakanlığımız ile Tarım ve Orman Bakanlığımızın destekleriyle sektör olarak tarih yazmaya hazırlanıyoruz.” ifadelerini kullandı. “Bursa siyah incirinde Japonya’ya, narenciyede ABD’ye, elmada Mısır ve Hindistan’a odaklandık” Vizyoner bir yol haritasıyla yeni pazar açılımlarını ana gündemleri haline getireceklerini kaydeden Altun, “Japonya’ya prestijli bir adım atıyoruz. Bursa Siyah İnciri’nin Japonya’ya ihracatı için bitki sağlığı protokol görüşmelerini hızlandırdık. Bu sezon içerisinde ilk sevkiyatlarımızı gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Böylece ‘Uzak Doğu’nun İncisi’ olarak anılan Türk inciri, Japon pazarında hak ettiği yeri alacak. ABD pazarına narenciye hamlesi de çok yakında geliyor. Mandalina ve diğer narenciye ürünlerimizin ABD’ye ihracatının önünü açacak teknik ve diplomatik görüşmeler olumlu ilerliyor. Bu önemli pazara çok kısa bir zamanda adım atmayı planlıyoruz. Rekor elma üretimimizi de en iyi şekilde değerlendirmek için Mısır ve Hindistan’a odaklandık. Mısır’daki ithal vergilerinin düşürülmesi için diplomatik trafiğimiz yoğun şekilde devam ediyor. Aynı zamanda en büyük alıcımız Hindistan’daki lojistik sorunlara da çözüm arıyoruz, böylece üretimimizi ihracata dönüştürerek katma değeri artırmayı hedefliyoruz.” diye konuştu. “2026 yılı ihracatta rekorlar yılımız olacak” Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu’nun ihracat hacminin önündeki en büyük engellerden biri olan lojistik ve sınır kapısı sorunlarının da masaya yatırıldığını kaydeden Altun, “Bulgaristan, Yunanistan ve Rusya Federasyonu sınır kapılarındaki yoğunlukların azaltılması ve AB tarafındaki denetim süreçlerinin daha adil ve verimli hale getirilmesi için kararlılıkla çalışıyoruz. Ticaret Bakanlığımızın proaktif diplomasisi sayesinde bu sorunları aşacağız. Sektörümüzün sürdürülebilir büyümesini desteklemek, geleneksel pazarlarımızı korumak, yeni pazarlar kazanmak ve rekabet gücümüzü artırmak amacıyla yürüttüğümüz bu çalışmalarla 2026 yılını rekorlar yılı yapmak için tüm üyelerimizin, paydaşlarımızın ve kurumlarımızın katkı ve iş birliğine büyük önem veriyoruz. Birlikte başaracağız.” diye konuştu.

Üreticiden Markete Fiyat Uçurumu: Elmada %393 Fark! Haber

Üreticiden Markete Fiyat Uçurumu: Elmada %393 Fark!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Nisan ayı üretici ve market fiyat verilerini açıkladı. Verilere göre Nisan ayında fiyat farkı rekoru elmada kırılırken, marketteki en büyük artış yeşil soğanda görüldü. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarım sektöründeki fiyat değişimlerini ve girdi maliyetlerini değerlendirdi. Nisan ayında üretici ile market arasındaki makasın iyice açıldığına dikkat çeken Bayraktar, özellikle elma, havuç ve yeşil soğandaki fiyat katlanmalarına vurgu yaptı. Market ve Üretici Arasındaki Makas Açılıyor Nisan ayında üretici ile market arasındaki en büyük fiyat farkı yüzde 393,7 ile elmada yaşandı. Elmayı şu ürünler takip etti: Havuç: %329,9 Yeşil Soğan: %245,3 Marul: %245,2 Pırasa: %242,4 Bayraktar, "Üreticide 18 lira 75 kuruş olan elma markette 92 lira 58 kuruşa satılarak 4,9 kat fark oluşturdu" diyerek tüketicinin ödediği yüksek fiyatlara işaret etti. Nisan Ayı Fiyat Şampiyonları ve Düşüş Yaşayanlar Market ve üretici cephesinde fiyat değişimleri farklı seyretti. Nisan ayının zam şampiyonu markette yeşil soğan olurken, üreticide kuru soğan oldu. Markette Durum: En Fazla Artan: %48,7 ile Yeşil Soğan Takip Edenler: Ispanak (%29,9), Kuru Soğan (%29,2) En Fazla Düşen: %74,3 ile Patlıcan Üreticide Durum: En Fazla Artan: %109,1 ile Kuru Soğan Takip Edenler: Beyaz Lahana (%42,4), Patates (%31) En Fazla Düşen: %64,7 ile Patlıcan Fiyat Değişimlerinin Nedenleri: Hava Koşulları ve Hasat Şemsi Bayraktar, fiyat dalgalanmalarının arkasındaki temel nedenleri şu şekilde sıraladı: Soğan ve Patates: Depolardaki ürünün azalması ve yeni hasat edilen ürünlerin yağışlar nedeniyle çürümesi rekolteyi düşürerek fiyatları artırdı. Sebzeler: Aşırı yağışlar beyaz lahana, karnabahar ve ıspanak arzını azalttı. Buna karşılık, iyi giden hava koşulları patlıcan, biber ve salatalıkta verimi artırarak fiyatları düşürdü. Elma ve Havuç: Talepteki azalma, bu ürünlerde fiyat düşüşüne yol açtı. Girdi Maliyetleri Üreticiyi Zorluyor Sadece gıda fiyatları değil, tarımsal üretim maliyetleri de yükselmeye devam ediyor. Bayraktar’ın paylaştığı verilere göre: Gübre: Amonyum sülfat gübresi aylık %24,1, yıllık ise %104,3 oranında arttı. Yem: Besi ve süt yemi fiyatları yıllık bazda ortalama %35 artış gösterdi. Mazot: Aylık bazda %3,1 düşüş yaşansa da, yıllık artış %57,6 olarak kayıtlara geçti.

CHP’li Gürer: "Niğde’de Elma Üretimi Artan Maliyetler ve Don Riski Kıskacında" Haber

CHP’li Gürer: "Niğde’de Elma Üretimi Artan Maliyetler ve Don Riski Kıskacında"

Niğde elma üretiminde Türkiye’nin zirvesinde yer alırken, üreticiler artan maliyetler ve zirai don riskiyle karşı karşıya. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Altunhisar’da üreticilerle buluşarak sektörün nabzını tuttu. 2026 hasat sezonu için elma fiyatı tahmini ve TARSİM sistemindeki sorunlar dikkat çekti. ​"Zirai Don Rekolteyi Tehdit Ediyor" ​CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, elma bahçelerinde yaptığı incelemelerde küresel iklim değişikliğinin etkilerine vurgu yaptı. Gürer, "Geçen yıl Niğde'de zirai don nedeniyle 500 bin tonluk devasa bir kayıp yaşandı. Bu yıl üreticinin gözü kulağı havada. Nisan sonuna kadar sürecek soğuk hava dalgası üreticiyi korkutuyor," dedi. ​TARSİM Sistemine Sert Eleştiri: "Sürdürülebilir Değil" ​Görüşmede en çok ses getiren konu tarım sigortaları oldu. Elma üreticisi Cemil Acer, mevcut TARSİM yapısının üreticiyi korumaktan uzak olduğunu belirterek çarpıcı bir örnek verdi: ​"1 milyon liralık ürünü sigorta ettirmek istediğimizde 200 bin lira prim isteniyor. Ancak tam hasar durumunda muafiyetler nedeniyle sadece 500 bin lira ödeniyor. TARSİM destekçimiz değil, ortağımız gibi çalışıyor." ​2026 Elma Fiyatları Ne Olacak? ​Maliyetlerin geçtiğimiz yıla göre yüzde 40 oranında arttığını belirten üreticiler, mazot, gübre ve işçilik giderlerinin altından kalkmakta zorlanıyor. 2026 yılı için fiyat öngörüsünde bulunan üretici Cemil Acer, hasat döneminde elmanın tarlada 25 TL bandında olmasının makul bir fiyat olacağını ifade etti. Şu an marketlerde 100-150 TL'ye kadar çıkan elma fiyatları için ise aracı sistemine dikkat çekildi. ​"Üretici Raf Fiyatını Almıyor, Aracılık Sistemi Çözülmeli" ​Ömer Fethi Gürer, tarladaki fiyat ile marketteki fiyat arasındaki uçurumun sorumlusunun üretici olmadığını vurguladı. Ürünün en az dört aracıdan geçerek rafa ulaştığını belirten Gürer, "Üretici maliyetine makul bir kâr ekleyerek satıyor ancak sistem bozuk. Aracılık azaltılmalı ki vatandaş Anadolu'nun temel gıdası olan elmaya daha uygun fiyatla ulaşabilsin," şeklinde konuştu. ​Niğde Elma Üretiminde Kritik Veriler: ​Üretim Kaybı: Geçen yıl don nedeniyle 500 bin ton kayıp yaşandı. ​Maliyet Artışı: Girdi maliyetleri yıllık bazda %40 yükseldi. ​Modern Tarım: Bölgede 1700 hektarlık alanda modern damlama sulama ile üretim yapılıyor. ​2026 Beklentisi: Üretici tarlada 25 TL satış fiyatı bekliyor.

Ticaret Bakanlığından Ankara ve İzmir'de Fahiş Fiyat Operasyonu Haber

Ticaret Bakanlığından Ankara ve İzmir'de Fahiş Fiyat Operasyonu

Ticaret Bakanlığı, Ankara ve İzmir’de yürüttüğü denetimlerde market raflarındaki fahiş fiyat artışlarını tek tek deşifre etti. Hal Kayıt Sistemi (HKS) üzerinden yapılan incelemelerde, bazı ürünlerin alış fiyatının tam 7 katına satıldığı ortaya çıktı. ​Ticaret Bakanlığı piyasa gözetim ve denetim ekipleri, fahiş fiyatla mücadele kapsamında saha çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. 06 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen denetimlerde, özellikle sebze ve meyve reyonlarındaki alış-satış fiyat farkları mercek altına alındı. Haksız kazanç sağladığı tespit edilen işletmeler, ağır idari yaptırımlar uygulanması talebiyle Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu'na sevk edildi. ​Ankara’da Şok Tespitler: 42 TL’lik Biber 250 TL Oldu! ​Ankara Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, 13 farklı ticaret unvanına sahip zincir marketin toplam 94 şubesinde detaylı inceleme yaptı. İnceleme sonucunda ortaya çıkan bazı çarpıcı veriler şöyle: ​Çarliston Biber: Market tarafından 42,00 TL’ye satın alınan ürün, tüketiciye 249,67 TL’den satıldı. ​Pancar: 15,00 TL’lik alış fiyatına sahip olan ürünün raf fiyatı 79,95 TL olarak belirlendi. ​Dolmalık Biber: 63,33 TL’ye tedarik edilen biber, 249,67 TL etiket fiyatıyla rafa çıktı. ​Maydanoz: Markete girişi 5,00 TL olan maydanoz, tüketiciye 19,95 TL’den sunuldu. ​İzmir’de Tedarik Zinciri Takibi: Hal ve Raf Arasındaki Uçurum ​İzmir’de gerçekleştirilen denetimlerde ise ürünlerin tarladan veya halden çıkış fiyatı ile market satış fiyatı arasındaki devasa farklar raporlandı. Özellikle Antalya ve çevre illerden gelen ürünlerdeki yüksek kar marjları dikkat çekti: ​Sivri Biberde Rekor Fark: Antalya Elmalı’dan 50,00 TL’ye alınan sivri biberin, İzmir’deki bir firma tarafından 389,95 TL’ye satıldığı tespit edildi. ​İthal Ayva Fiyatı Katlandı: İran’dan ithal edilip halden 30,00 TL’ye alınan ayva, markette 225,00 TL’ye alıcı buldu. ​Limon ve Patates: Muğla Dalaman’dan 18,00 TL’ye gelen limon 129,95 TL’ye; Ödemiş halinden 5,00 TL’ye alınan patates ise 28,99 TL’ye rafa konuldu. ​Diğer Ürünler: Çarliston biber 48,00 TL’den 199,00 TL’ye, Golden elma ise 30,00 TL’den 99,99 TL’ye yükseltildi. ​Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Devreye Girdi ​Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, denetimler neticesinde fahiş fiyat artışı yaptığı kanaatine varılan tüm işletmeler hakkında gerekli idari yaptırımların uygulanacağı belirtildi. Dosyalar, cezai işlemlerin karara bağlanması amacıyla Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na gönderildi. ​Denetimler 81 İlde Devam Edecek ​Ticaret Bakanlığı yetkilileri, vatandaşların mağduriyetini önlemek ve piyasadaki fiyat dengesini korumak adına denetimlerin kararlılıkla süreceğini, haksız kazanç sağlayanlara geçit verilmeyeceğini vurguladı.

Tarımda Üreticiye "Çifte Kalkan" Dönemi Başladı Haber

Tarımda Üreticiye "Çifte Kalkan" Dönemi Başladı

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, tarımsal üretimde sürdürülebilirliği sağlamak ve üreticileri büyük afetlere karşı korumak amacıyla devrim niteliğinde bir kararı hayata geçirdi. Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni düzenleme ile Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) kapsamındaki hasar fazlası desteğinde devlet eli güçlendirildi. "Üreticimize Çifte Kalkan" sloganıyla duyurulan karara göre, büyük ölçekli afetlerde meydana gelen hasarların karşılanmasında devlet doğrudan devreye girecek. Bu sayede çiftçinin ve besicinin emeği, öngörülemez doğal afetlere karşı tam koruma altına alınacak. Hasar %200'ü Aşarsa Devlet Devreye Giriyor Yeni sisteme göre, afet sonrası oluşan hasar oranı %200’ü aştığında, hasarın %250’ye kadar olan kısmının kalan zararı bizzat devlet tarafından karşılanacak. %200’e kadar olan kısım ise TARSİM havuzundan, ulusal ve uluslararası reasürans yoluyla ödenmeye devam edecek. Bazı Ürünlerde Sınır Tanımayan Tam Ödeme Düzenleme kapsamında, hasar oranı %250 sınırını aşsa dahi zararın tamamının ödeneceği kritik ürün ve risk grupları da belirlendi: Meyvelerde Don Riski: Kayısı, elma, armut, ayva, erik, kiraz, vişne, şeftali ve nektarin üretiminde dondan kaynaklı zararlar tamamen karşılanacak. Hayvancılık: Şap hastalığı ve terör risklerinden doğan kayıplar devlet güvencesinde olacak. Seralar ve Su Ürünleri: Fırtına, sel veya hastalık gibi nedenlerle oluşan zararların tamamı ödenecek. Köy Bazlı Verim Sigortası: Bu kapsamdaki üretimler de sınır gözetmeksizin korunacak. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, bu desteğin tarımsal üretimde moral ve istikrarı artıracağı vurgulanarak, tüm üreticilere "Hayırlı olsun" mesajı verildi.

CHP'li Gürer: "İhracata Kırmızı, İthalata Yeşil Işık" Haber

CHP'li Gürer: "İhracata Kırmızı, İthalata Yeşil Işık"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ticaret Bakanlığı’nın bazı tarım ürünlerinde ihracatı sınırlandıran ve ithalatı kolaylaştıran son kararları değerlendirdi. Gürer, “Bu kararlar tarımda yaşanan sorunların ihracatı kısıtlama, ithalatı artırmaya yönelik olması üretimdeki sorunların yansımasıdır” dedi. “İHRACAT YASAĞI, ÜRETİMDEKİ SORU GÖSTERİYOR “ Beyaz et, yumurta, nohut ve kuru fasulyede ihracatın sınırlandırılmasını, elma ve limonun kayda bağlı sisteme alınmasını değerlendiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Yıllardır çiftçi yeterince desteklenmedi, girdi maliyetleri kontrol altına alınmadı, üretim planlaması yapılmadı. Bugün gelinen noktada üretim düştü. 2025 yılı hububat ve bakliyatta 2002 yılı gerisinde üretim oldu. Bu durum daha çok ithalata kapı araladı. İhracatın kısılması açığın artmaması için gerekliliğe dönüştü. Kendi kendine yetmeyip birde İhracat kapısı açık tutmak fiyatları daha da katlayacaktı. Sorun yok diyerek bu kararları verenler özünde sorunun varlığını anlatıyorlar,” diye konuştu. “İTHALAT KAPILARI AÇILIYOR” Gürer, ayçiçeği, mercimek ve yulaf gibi ürünlerde gümrük vergilerinin düşürülmesini açığın varlığında olağan olduğuna işaret etti. Siz üretmezseniz ve açığınız varsa çare ithalata kalıyor diyen Gürer, “Bu yaklaşım yerli üreticiyi desteklemeden planlı kamucu bir anlayışla tarımı yönetememeden kaynaklanıyor, Türkiye gibi tarım potansiyeli yüksek bir ülkenin çözümü ithalatta araması tarımda yaşanan sorunlarda artışa işarettir” dedi. “ENFLASYONUN NEDENİ MALİYETLERDİR” Gıda fiyatlarındaki artışın temel nedeninin üretim girdi maliyetleri olduğuna dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, , “Gübre, mazot, yem ve enerji fiyatları bu seviyedeyken üretim sorunu devam eder. Açıklanan tedbirler geçici rahatlama sağlar, bugün başka ülkeden ürün alırsınız yarın o ürünü sağlayamazsanız, sorun artar,” dedi. “TARIMDA POLİTİKA ŞART” CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Kriz yönetimi” olarak çözüm dışa satışı daraltıp dış ülkelerden daha fazla ithalata kapı aralamak olarak nitelendirerek, “Bugün uygulanan politikalar günü kurtarma çabasıdır. Yasaklarla, kotalarla, ithalatla fiyat baskılamak yerine üretimi artıran, çiftçiyi destekleyen, planlı ve sürdürülebilir bir tarım politikası hayata geçirilmelidir. Türkiye’nin ihtiyacı ithalat ile değil, çiftçisini üretimde tutarak daha çok desteklemek, üretim planlaması yapmaktan geçer. Rafta her ürün var demek yerine, her ürünü ben üretiyorum demek marifet olandır,” dedi.

Ramazan Ayı Öncesinde Fiyatlarda Artış Haber

Ramazan Ayı Öncesinde Fiyatlarda Artış

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazan ayı öncesinde temel gıda ürünlerindeki fiyat değişimlerine ilişkin bir basın açıklaması yaptı. 2007 yılından bu yana Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin Ramazan öncesi fırsatçılığa izin verilmemesi konusunda çalışmalar yaptığını hatırlatan Bayraktar, “Ramazan ayı öncesinde temel tüketim ürünlerine yönelik fiyat hareketleri Birliğimiz tarafından incelendi. Yapılan çalışmada, geçen yılın Ramazan dönemi ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlar karşılaştırıldı; ayrıca son 15 günlük süreçte üretici ve market fiyatlarında yaşanan değişimler ürün bazında değerlendirildi. Çalışma kapsamında üretici ve market fiyat farkları ile aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimleri de ele alındı” dedi. Geçen yıla göre Ramazan ayı öncesi üretici market fiyatları “Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlara baktığımızda, bu yıl markette 39 ürünün 32’sinde fiyat artışı, 7’sinde fiyat düşüşü gerçekleşti. Markette en fazla fiyat artışı yüzde 197,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 149,2 ile kabak, yüzde 117,1 ile fındık, yüzde 108,8 ile elma izledi. Markette fiyatı en çok düşen ürünler ise yüzde 41,9 ile kuru soğan, yüzde 31,9 ile kuru fasulye, yüzde 26,4 ile nohut ve yüzde 18,3 ile beyaz lahana oldu. Geçtiğimiz yılın Ramazan öncesine göre bu sene tüketicilerimiz marketten limonu 3 kat, kabağı 2,5 kat, fındığı 2,2 kat ve elmayı 2,1 kat fazlaya alarak tüketmek zorunda kalacaklar. Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesine göre üreticide 31 ürünün 21’inde fiyat artışı, 9’unda fiyat düşüşü görülürken 1 üründe fiyat değişimi yaşanmadı. Üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 68,5 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 44 ile beyaz lahana, yüzde 29,8 ile sivri biber, yüzde 23 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 212,7 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160 ile antepfıstığı, yüzde 133,3 ile kuru kayısı, yüzde 100 ile kırmızı mercimek izledi.” 28 Ocak-12 Şubat 2026 market fiyatları “15 günlük süreçte markette 41 ürünün 27’sinde fiyat artışı, 14’ünde fiyat azalışı görüldü. Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasadaki fiyat artışını yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 9,6 ile yeşil mercimek oldu. Yeşil mercimekteki fiyat düşüşünü yüzde 9 ile antepfıstığı, yüzde 8,3 ile nohut, yüzde 7,8 ile kuru soğan ve yüzde 6,5 ile havuç izledi.” 28 Ocak-12 Şubat 2026 üretici fiyatları “15 günlük süreçte üreticide 33 ürünün 21’inde fiyat artışı olurken, 4’ünde fiyat düşüşü gürüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi görülmedi. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 17 ile karnabaharda görüldü. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 12,7 ile kuru soğan ve fındık, yüzde 9,4 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 47,3 ile maydanozda görüldü. Maydanozdaki fiyat artışını yüzde 36,1 ile marul, yüzde 28,8 ile mandalina, yüzde 28,6 ile havuç, yüzde 23,9 ile pırasa takip etti.” Üretici fiyat değişimlerinin nedenleri “Kuru soğanda rekoltenin yüksek olması ve sıcaklıkların artması nedeniyle depolarda bozulmalar yaşanmaya başlandı. Ürün kaybı riskini azaltmak isteyen üreticiler, kuru soğanı kısa sürede elden çıkarmak amacıyla piyasaya düşük fiyatlardan sunmaya başladı. Patateste ise piyasada durgunluk yaşanıyor, alıcı talebinin zayıf olması fiyatları olumsuz etkiliyor. Talebin azalması karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. 2025 yılında yaşanan zirai don sebebiyle fındık rekoltesi düştü. Fakat buna rağmen piyasada oluşan fındık fiyatları son dönemlerde manipülatif hareketlerle düşürüldü.” Aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimi “Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlar nedeniyle ürün fiyatları marketlerde çok sık değişiyor. Maliyetler sebep gösterilerek marketler arası aynı marka ürünler farklı fiyatlara satılıyor. Tüketicilerimiz doğal olarak hangi ürün hangi markette düşük fiyata satılıyor arayışına girmek zorunda kalıyor. Birliğimizce Ankara’da temel tüketim maddeleri arasından seçilen aynı marka ve gramajdaki 5 farklı ürünün 4 farklı marketteki fiyatlarına yönelik çalışma yapıldı. Yaptığımız çalışma sonucunda ürünlerin belirli markalar tarafından paketlenmiş fiyatının marketten markete oldukça değişkenlik gösterdiği görüldü. Aynı markanın aynı gramajda ürünün farklı marketlerdeki fiyatları değerlendirildiğinde; Ayçiçek yağında yüzde 68,3, nohutta yaklaşık yüzde 41, tavuk yüzde 26,3, süt yüzde 22,5 ve yoğurt yüzde 19,9 oranlarda değişimler olduğu görülüyor. Yaptığımız çalışmada; 1 litre X marka Ayçiçek yağının fiyatı marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 179 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Ayçiçek yağı litre fiyatının farklı marketlerdeki değişimi yüzde 68,3 ü buluyor. 1 kilogram X marka nohudun fiyatı, marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 154 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Nohutta aynı markanın farklı marketlerdeki fiyat değişimi yaklaşık yüzde 41’i buluyor. 1 kilogram X marka bütün tavuk fiyatı, marketlerde 95 lira ile 119 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Aynı marka bütün tavuğun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 26,3’ü buluyor. 1 litre X marka sütün fiyatı, marketlerde 57 lira 90 kuruş ile 70 lira 90 kuruş arasında değişiyor. Sütün farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 22,5’i buluyor. 1 kilogram X marka yoğurdun fiyatı, marketlerde 77 lira 50 kuruş ile 92 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Yoğurdun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 19,9’u buluyor. Son yıllarda önemli ölçüde artan üretim maliyetleri ve yaşanan doğal afetler nedeniyle üreticilerimiz yeterli geliri elde edemiyor ve üretmekte zorlanıyorlar. Buna rağmen üreticilerimizin ürettiği ürünlerin marketlerde birbirinden farklı yüksek fiyatlara satılması kabul edilebilir değildir. Diğer taraftan tüketicilerimiz ramazan alışverişlerini yaparken taklit ve tağşiş yapılan ürünler konusunda dikkatli olmalı, güvendikleri yerlerden ihtiyaçlarını almalı ve şüpheli ürünleri ihbar etmelidir. Taklit ve tağşişin önlenmesi için tüm illerde denetimlerin sık sık yapılması sağlanmalıdır. Mübarek Ramazan ayının İslam âlemi ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını, sağlık, huzur, bolluk ve bereket getirmesini diliyor, yaşadığımız doğal afet etkilerinin bir an önce son bulmasını temenni ediyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.