Hava Durumu

#Elma

Kırsal Haber - Elma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eylül'de Üretici ve Market Arasındaki Fiyat Farkı En Fazla Limonda! Haber

Eylül'de Üretici ve Market Arasındaki Fiyat Farkı En Fazla Limonda!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), Eylül ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla, girdi maliyetlerinde yaşanan değişimlere ilişkin hazırlanan raporu yayınladı. “Eylül ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 633,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat farkını yüzde 339,1 ile kuru incir, yüzde 337,8 ile havuç, yüzde 237,9 ile elma, yüzde 228,3 ile maydanoz takip etti. Limon 7,3 kat, kuru incir ve havuç 4,4 kat, elma 3,4 kat, maydanoz ise 3,3 kat fazlaya satıldı. Üreticide 7 lira olan limon markette 51 lira 34 kuruşa, 130 lira olan kuru incir 570 lira 77 kuruşa,11 lira olan havuç 48 lira 16 kuruşa, 21 lira 66 kuruş olan elma 73 lira 20 kuruşa, 7 lira 66 kuruş olan maydanoz 25 lira 14 kuruşa satıldı. Eylül ayında fiyatı en fazla artan ürün markette patlıcan, üreticide kuru fasulye olurken, fiyatı en fazla düşen ürün markette limon, üreticide ise kuru incir oldu.” Market fiyatları “Eylül ayında markette 36 ürünün 25 inde fiyat artışı, 11’ inde ise fiyat azalışı görüldü. Eylül ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 26 ile patlıcan oldu. Patlıcandaki fiyat artışını yüzde 21,1 ile kırmızı mercimek, yüzde 18,5 ile sivri biber, yüzde 16,4 ile yeşil mercimek ve Antep fıstığı takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 39,5 ile limon oldu. Limondaki fiyat düşüşünü yüzde 33,4 ile yeşil soğan, yüzde 21 ile kuru soğan, yüzde 18,3 ile elma ve yüzde 14,3 ile mısırözü yağı izledi.” Üretici fiyatları “Eylül ayında üreticide 28 ürünün 16’sında fiyat artışı olurken 11’inde fiyat düşüşü görüldü. 1 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 48 ile kuru incirde görüldü. Kuru incirdeki fiyat düşüşünü yüzde 30 ile limon, yüzde 20,7 ile patates, yüzde 14,1 ile kuru soğan ve yüzde 13,6 ile kuru üzüm izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 62,5 ile kuru fasulyede görüldü. Kuru fasulyedeki fiyat artışını yüzde 23,3 ile patlıcan, yüzde 15,5 ile elma, yüzde 13,1 ile kabak ve yüzde 12,1 ile yeşil mercimek izledi.” Üretici fiyat değişiminin nedenleri “Kuru incirde TARİŞ’in alım fiyatını henüz açıklamamış olması, piyasada fiyatların geçtiğimiz sezonun altında oluşmasına neden oldu ve üretici fiyatları 130 lira seviyelerine kadar geriledi. Üreticiler, piyasadaki fiyat düşüşünün önlenmesi ve istikrarın sağlanması amacıyla TMO’nun alım fiyatını açıklayarak piyasaya müdahil olmasını bekliyor. Limon da hasat döneminin halen devam etmesi ile birlikte depolarda geçen yıldan kalan ürünlerinde piyasaya arz edilmesi, arzın artmasına ve buna bağlı olarak fiyatların gerilemesine neden oldu. Patates ve kuru soğanda hasadın devam etmesiyle birlikte piyasaya ürün arzının artması, fiyatların düşmesine neden oldu. Patlıcan ve kabakta olumsuz hava koşulları ve tarladan seraya geçiş döneminde olunması nedeniyle arz azaldı ve fiyatlar yükseldi. Kuru fasulye ve elmada hasadın yeni başlamasıyla birlikte üretici fiyatlarında artış yaşandı.” Girdi fiyatlarında yaşanan değişimler “Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Eylül ayında, Ağustos ayına göre DAP gübresi yüzde 9,9, ÜRE gübresi yüzde 6,7, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 6,6, amonyum nitrat gübresi yüzde 6,3, amonyum sülfat gübresi yüzde 1,4 oranında artış gösterdi. Geçen yılın Eylül ayına göre son bir yılda amonyum nitrat gübresi yüzde 69,2, amonyum sülfat gübresi yüzde 55,6, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 38,6, DAP gübresi yüzde 35,9, ÜRE gübresi yüzde 13,7 oranında arttı. Eylül ayında Ağustos ayına göre süt yemi yüzde 4,4, besi yemi yüzde 4,2, son bir yılda besi yemi ve süt yemi yüzde 31,8 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 25,1 oranında artarken tarım ilacı fiyatları yüzde 27,7 oranında arttı. Eylül ayında mazot fiyatı aylık olarak yüzde 12,8 oranında, yıllık yüzde 70,7 oranında arttı.”

Hong Kong Türk Yaş Meyve Sebzesinin Asya Vitrini Oldu Haber

Hong Kong Türk Yaş Meyve Sebzesinin Asya Vitrini Oldu

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Türk yaş meyve ve sebze sektörünün Asya-Pasifik pazarlarındaki varlığını güçlendirmek amacıyla Asia Fruit Logistica 2026’da Türkiye’nin milli katılım organizasyonunu 11’inci kez gerçekleştirdi. Hong Kong’da düzenlenen fuar, yüksek gelirli tüketicilerin premium ürün talebinin güçlü olduğu Asya pazarlarında yeni ticaret bağlantılarının geliştirilmesine zemin hazırladı. Asia Fruit Logistica 2026’da 95 ülke ve bölgeden yaklaşık 16 bin profesyonel ziyaretçi ile 41 ülkeden 760’ın üzerinde katılımcı şirket bir araya geldi. Fuar, küresel yaş meyve ve sebze ticaretindeki yeni eğilimlerin yanı sıra tüketici beklentileri, ürün inovasyonu, lojistik ve tedarik zincirindeki dönüşümün yakından takip edildiği önemli bir buluşma noktası oldu. "Hong Kong, Asya pazarlarına açılan önemli bir ticaret merkezi” Fuarı değerlendiren Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Ulus Sarıkaya, organizasyonun sektördeki küresel değişimin takip edildiği stratejik bir platform olduğunu vurguladı. Türkiye’nin 11’inci kez milli katılım sağlamasının uzun vadeli ve istikrarlı bir stratejinin göstergesi olduğunu belirten Başkan Sarıkaya, Türk ürünlerini kalite, güvenilirlik ve sürdürülebilirlik ekseninde daha güçlü bir marka konumuna taşımayı hedeflediklerini söyledi. Hong Kong’un Çin ana karası başta olmak üzere bölgeye açılan kritik bir ticaret merkezi olduğunu hatırlatan Sarıkaya, şöyle devam etti: "Bölgede yıllık yaklaşık 3,5 milyar dolar düzeyinde yaş meyve ve sebze ithalatı gerçekleştiriliyor. Özellikle kiraz, yaban mersini, elma ve diğer premium meyvelere yönelik güçlü talep Türkiye açısından önemli fırsatlar sunuyor. Asya pazarlarındaki veriler, önümüzdeki dönemde ihracat açısından yalnızca daha fazla ürün satmanın değil, daha yüksek katma değer üretmenin belirleyici olacağını ortaya koyuyor. Türkiye; kirazdan nara, üzümden incire, turunçgillerden sert çekirdekli meyvelere kadar güçlü bir portföye sahip. Bu zenginliği Asya’daki yüksek gelirli tüketicilerin beklentileriyle buluşturduğumuzda yeni bir büyüme ekseni oluşturabiliriz." Fuarın öne çıkan diğer başlıklarının teknoloji ve lojistik çözümleri olduğunu aktaran Sarıkaya, küresel ticarette başarının sadece üretim kapasitesiyle sınırlı olmadığını vurguladı. Sarıkaya, "Küresel ticarette rekabet, ürünün tarladan tüketiciye uzanan yolculuğunda değerini ve kalitesini koruyabilme gücüyle de belirleniyor. Ürünün raf ömrünün uzatılması, soğuk zincirin kesintisiz işletilmesi, lojistik süreçlerin etkin yönetilmesi ve tedarik zincirinin uçtan uca izlenebilir olması, ihracat başarısının temel unsurları arasında yer alıyor. Dolayısıyla ihracat rekabetçiliğimizi lojistik ve teknoloji altyapımızla da güçlendirmeliyiz. Asya pazarlarında kalıcı olmak istiyorsak, üretim gücümüzü marka değerimiz ve rekabetçi lojistik çözümlerimizle desteklemeliyiz." diye konuştu. “Ağustos ayında yüzde 85 artışla 86,3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik” Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin ağustos ayı ihracat performansına da değinen Sarıkaya, bu dönemde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 85 artışla 86,3 milyon dolarlık dış satım gerçekleştirdiklerini bildirdi. Sarıkaya, Türkiye’nin ağustos ayındaki 247,3 milyon dolarlık toplam yaş meyve ve sebze ihracatına yüzde 35 oranında katkı verdiklerini kaydetti. Yılın sekizinci ayında 61 bin 438 ton ürünü uluslararası pazarlarda değere dönüştürdüklerini ifade eden Sarıkaya, en çok talep gören ürünlerin şeftali, havuç-turp, üzüm, erik ve incir olduğunu ifade etti. Sarıkaya, “Özellikle şeftali başta olmak üzere erik, limon, kayısı, elma ve kiraz-vişne gibi ürünlerde elde ettiğimiz yüksek oranlı değer artışları, Türk yaş meyve ve sebzesinin farklı pazarlarda güçlü bir karşılığı olduğunu gösteriyor. Miktardaki yüzde 11’lik artışa karşılık ihracat değerimizin yüzde 85 yükselmesi ise daha yüksek katma değerli ürünlere ve pazar fırsatlarına odaklanmanın önemini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde üretim gücümüzü kalite, sürdürülebilirlik ve doğru pazar stratejileriyle destekleyerek ihracatımızdaki bu ivmeyi kalıcı hale getirmeyi hedefliyoruz.” dedi. Sarıkaya, ağustos ayındaki ihracat artışında pazar çeşitliliğinin yanı sıra mevcut pazarlardaki güçlü performansın da etkili olduğunu belirterek, özellikle yakın coğrafyalarda kaydedilen yüksek oranlı artışların toplam ihracat ivmesine önemli katkı sunduğunu ifade etti. Avrupa pazarlarında da ihracat artışlarının devam ettiğini kaydeden Sarıkaya, bu performansın Türk yaş meyve ve sebzesinin kalite ve güvenilirlik açısından uluslararası pazarlardaki güçlü konumunu teyit ettiğini sözlerine ekledi.

Ağustos Ayında Üretici ile Market Arasındaki Makas Açıldı: Zirvede Limon Var Haber

Ağustos Ayında Üretici ile Market Arasındaki Makas Açıldı: Zirvede Limon Var

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ağustos ayı tarım ve gıda piyasalarındaki fiyat değişimlerini, üretici-market arasındaki uçurumu ve girdi maliyetlerindeki son durumu kamuoyuyla paylaştı. Ağustos ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkı rekor seviyelere ulaşırken, bu farkın en fazla görüldüğü ürün yüzde 748,4 ile limon oldu. ​Üretici ve Market Arasındaki Fiyat Uçurumu Derinleşiyor ​Ağustos ayında üreticide çok ucuz olan tarım ürünlerinin market raflarında katbekat fiyatlarla satılması dikkat çekti. Bayraktar’ın açıkladığı verilere göre, üretici ve market fiyatları arasındaki en yüksek farklar şu şekilde sıralandı: ​Limon: Üreticide 10 TL olan limon, markette 84,84 TL’ye satılarak 8,5 kat (yüzde 748,4 fark) fiyata ulaştı. ​Havuç: 10,66 TL'den üreticiden çıkan havuç, markette 51,20 TL (yüzde 380,3 fark) oldu. ​Elma: 18,75 TL olan elma, market raflarında 89,60 TL’den (yüzde 377,9 fark) alıcı buldu. ​Kabak: Üretici fiyatı 16,02 TL iken markette 54,61 TL’ye (yüzde 240,9 fark) yükseldi. ​Yeşil Soğan: 17,33 TL olan yeşil soğan, markette 58,83 TL’den (yüzde 239,4 fark) satıldı. ​Markette ve Üreticide En Çok Hangi Ürünler Etkilendi? ​Ağustos ayında markette 37 ürünün 19’unda fiyat artışı yaşanırken, 18 üründe düşüş görüldü. Üretici cephesinde ise incelenen 29 üründen 9’u zamlanırken, 13’ünde ucuzlama, 7’sinde ise fiyat değişimi olmadı. ​Öne Çıkan Değişimler: ​Markette Fiyatı En Çok Artan: %37,8 oranındaki artışla yumurta oldu. Yumurtayı yeşil fasulye, yeşil soğan, marul ve kuru incir izledi. ​Markette Fiyatı En Çok Düşen: %34,2 düşüşle sivribiber oldu. Sivribiberi kuru soğan, kuru üzüm, şeftali ve kırmızı mercimek takip etti. ​Üreticide Fiyatı En Çok Artan: %39,9 ile yine yumurta liderliği kimseye bırakmadı. ​Üreticide Fiyatı En Çok Düşen: %75 azalışla rekor düzeyde ucuzlayan ürün limon oldu. ​Fiyat Değişimlerinin Temel Nedenleri Nelerdir? ​TZOB raporunda, ürün bazında yaşanan fiyat hareketlerinin ardındaki arz ve talep dengeleri detaylandırıldı: ​Limon ve Kuru Soğan: Limonda, geçen yıldan depolanan ürünlerin arzı sürerken erkenci çeşitlerin de piyasaya girmesi fiyatları aşağı çekti. Kuru soğanda ise Orta Anadolu’daki hasat yoğunluğu ve devam eden ithalat fiyatları düşürdü. ​Patates: Afyonkarahisar, Denizli, Amasya, Niğde ve Nevşehir gibi merkezlerde yazlık patates sökümünün aynı döneme denk gelmesi arzı patlattı. Önceki dönem fiyat yüksekliği nedeniyle üreticinin hızlı söküme yönelmesi de fiyatları baskıladı. ​Yumurta: Üretim maliyetlerindeki (yem, enerji, nakliye) artışlar ve sektördeki planlama eksikliğinden doğan arz-talep dengesizliği fiyatları yukarı taşıdı. ​Marul ve Maydanoz: Üretimde beklenen daralmaların yanı sıra, Samsun’un Çarşamba ilçesinde yaşanan aşırı yağışlar ve seraların su altında kalması ürün kayıplarına yol açarak fiyatları artırdı. ​Girdi Maliyetlerindeki Yıllık Artış Üreticiyi Zorluyor ​Tarım sektörünün en büyük sorunlarından biri olan girdi maliyetlerindeki tırmanış Ağustos ayında da devam etti. Son bir yıllık veriler, tarımsal enflasyonun boyutunu gözler önüne serdi: ​Gübre Fiyatları: Aylık bazda DAP gübresi yüzde 4,5, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 4,4 artarken; yıllık bazda amonyum nitrat gübresi yüzde 61,2, amonyum sülfat yüzde 55,2, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 32,7 ve DAP gübresi yüzde 25,3 oranında zamlandı. ​Yem ve Enerji: Süt ve besi yemleri aylık bazda yataya yakın artsa da yıllık bazda besi yemi yüzde 34,5, süt yemi yüzde 31,8 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık yüzde 25,1 yükseldi. ​Mazot: Çiftçinin en temel masraf kalemlerinden olan mazot, aylık yüzde 7 artış gösterirken, yıllık bazda yüzde 57,9 oranında zamlandı. Tarım ilacı fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 27,8 oldu.

Gürer: ''Geçen Ay Dalındaki Domatese, Bugün Depolardaki Elmaya Haciz'' Haber

Gürer: ''Geçen Ay Dalındaki Domatese, Bugün Depolardaki Elmaya Haciz''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, üreticilerin yaşadığı ekonomik çıkmazın tarladan depoya kadar uzandığını belirterek, geçen ay dalındaki domateslere uygulanan hacizlerin ardından bu kez soğuk hava deposunda elmaların icra yoluyla satışa çıkarıldığını söyledi. Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün bankalara olan borcunun 1 trilyon 459 milyar liraya yükseldiğini, üreticinin emeğinin, alın terinin ve aylar süren mücadelesinin icra dosyalarına konu olmasının tarımın içine sürüklendiği ödeme güçlüğünün göstergesi olduğunu ifade etti. Kayseri Yeşilhisar İcra Dairesi tarafından yayımlanan satış ilanına göre, bir soğuk hava deposunda bulunan borçlu üretici V.Y.’ye ait 65 bin kilogram Arjantin, Golden, Starking ve Pikleydi cinsi elma, yaklaşık 4 milyon 424 bin 264 lira muhammen bedelle icra yoluyla satışa çıkarıldı. TARLADAN DEPOYA KADAR HACİZ CHP’li Ömer Fethi Gürer, yaşananların münferit olaylar olmadığını belirterek, “Geçtiğimiz ay üreticinin dalındaki domatese haciz uygulanıyordu. Bugün ise aylarca emek verilerek üretilen ve değer bulması için soğuk hava deposunda depolanan elmalar icra yoluyla satışa çıkarılıyor. Bu tablo, üreticinin borç ödeme konusunda içinde bulunduğu ekonomik darboğazın göstergesidir. Çiftçi, üretici, besici artık ürettiği ürünü satamıyor, borcunu çeviremiyor ve sonunda emeği icra masasında satışa çıkarılıyor.” dedi. ÜRETİCİ BORÇLA ÜRETİM YAPIYOR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimde girdi maliyetlerinin sürekli arttığını belirterek, “Çiftçi mazotu, gübreyi, ilacı, tohumu, elektriği krediyle alıyor. Hasat zamanı geldiğinde ise ürün değerine para etmiyor. Borçlarını ödeyemeyen üreticinin traktörü, tarlası, dalındaki ürünü, şimdi de depodaki elması haczediliyor. İktidar bu süreci durduracak önlemler almalıdır. İcralar durdurulup ek kredi desteği sağlanmalıdır.” diye konuştu. TARIMDA İCRA DOSYALARI DURUMUN FOTOĞRAFIDIR TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 65 ton elmanın icra yoluyla satışa çıkarılmasının yalnızca bir hukuki işlem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Bugün satışa çıkarılan sadece 65 ton elma değildir. Satışa çıkarılan, çiftçinin umudu, emeği ve geleceğidir. Bir üreticinin ürününün icra yoluyla satılması, üreticinin ürününün değeri altında işlem görmesine de neden olabilecektir. Her ay farklı bir ilde, farklı ürünler için haciz haberleri geliyor. Çiftçi üretirken değil, borcunu nasıl ödeyeceğini düşünerek yaşamaya çalışıyor.” şeklinde konuştu. ÜRETİCİYİ KORUYACAK POLİTİKALAR ŞART CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün ayakta kalabilmesi için üreticiyi rahatlatacak acil adımlar atılması gerektiğini vurgulayarak, “Üreticinin borçları yapılandırılmalı, borç faizleri silinmeli, girdi maliyetleri düşürülmeli ve ürününü değerinde satabileceği planlı bir üretim modeli oluşturulmalıdır. Aksi hâlde bugün depodaki elmaya uygulanan icra, yarın başka bir ilde başka bir ürüne uygulanacak. Çiftçi, üretici, besici her ay yeni bir icra ile karşı karşıya kalıyor. Tarla, traktör, ev, dalda ve depoda ürün, inek, Malta keçisine kadar yaygınlaşan icralar, tarımda sorunların hangi boyuta geldiğini gösteriyor.” dedi. ...

Üretici ile Market Arasındaki Fiyat Uçurumu Büyüyor Haber

Üretici ile Market Arasındaki Fiyat Uçurumu Büyüyor

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Haziran ayı üretici ve market fiyatları arasındaki makası değerlendirerek tarımsal girdi maliyetlerindeki dikkat çekici değişimleri kamuoyuyla paylaştı. Haziran ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkının en yüksek olduğu ürün yüzde 379,3 ile elma olarak kaydedilirken, bu ürünü havuç, çilek, yeşil fasulye ve kiraz izledi. Bayraktar, elmanın üreticide 18 lira 75 kuruş iken markette 89 lira 87 kuruşa, havucun 22 lira 50 kuruştan 86 lira 45 kuruşa, çileğin 43 liradan 164 lira 91 kuruşa, yeşil fasulyenin 46 lira 25 kuruştan 162 lira 45 kuruşa ve kirazın 57 lira 50 kuruştan 199 lira 48 kuruşa yükseldiğini belirterek aradaki uçuruma dikkat çekti. Market fiyatlarında Haziran ayında 38 ürünün 21'inde fiyat artışı yaşanırken, en yüksek artış yüzde 81 ile çilekte görüldü. Çileği sırasıyla havuç, kabak, kuru soğan ve patates izlerken, markette fiyatı en fazla düşen ürün yüzde 37,8 ile domates oldu. Üretici kanadında ise Haziran ayında 30 ürünün 12'sinde fiyat artışı, 9'unda ise düşüş gözlendi. Üreticide fiyatı en çok düşen ürün yüzde 54,8 ile karpuz olurken, en çok artış yüzde 112,5 ile kabakta gerçekleşti. Bayraktar, fiyat değişimlerinin temel nedenlerini arz-talep dengesine bağlayarak, sera sezonunun bitmesiyle kabak, patlıcan ve sivri biberde arzın daraldığını, buna karşın yayla domatesi hasadının başlamasıyla domates fiyatlarının gerilediğini ifade etti. Turizm sezonuna bağlı talep artışının havucu yükselttiğini belirten Bayraktar, ilkbahar yağışlarının uzun sürmesinin ise yazlık patateste arz sorununa yol açarak fiyatları artırdığını vurguladı. Girdi maliyetlerindeki değişimi de değerlendiren TZOB Başkanı, gübre fiyatlarında karma bir tablo olduğunu, yıllık bazda amonyum sülfat gübresinin yüzde 77,9, amonyum nitratın yüzde 72,4, besi yeminin yüzde 30,9 ve süt yeminin yüzde 29,2 oranında arttığını açıkladı. Elektrik fiyatlarının yıllık yüzde 25,1, tarım ilacının yüzde 27,8 ve mazotun yüzde 31,5 yükseldiğini belirten Bayraktar, üreticinin üzerindeki maliyet baskısının sürdüğünü ve bu durumun gıda arz güvenliği açısından yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti. Şemsi Bayraktar, devletin destekleme mekanizmalarıyla çiftçinin yanında olmaya devam etmesi gerektiğinin altını çizerek açıklamalarını noktaladı.

Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatını 22 Yılda Üçe Katladı Haber

Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatını 22 Yılda Üçe Katladı

Türk yaş meyve sebze sektörü, son 22 yılda üretim gücünü ihracata dönüştürerek önemli bir başarı hikâyesine imza attı. Sektörün ihracatı yüzde 175’lik artışla 1 milyon 337 bin ton’dan 3 milyon 669 bin tona ulaştı. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği AR-GE biriminin TÜİK verilerinden yaptığı derlemeye göre, Patates, Kuru Soğan, Domates, Hıyar, Biber, Karpuz, Elma, Şeftali-Nektarin, Kayısı, Kiraz, Portakal, Mandalina, Limon, İncir, Kivi, Muz, Üzüm, Çilek ve Nar üretimi ve ihracatı mercek altına alındı. Türkiye’nin yaş meyve sebze üretiminin ana omurgasını oluşturan 20 üründe 2002 yılında 34 milyon 292 bin ton seviyesinde olan üretim, 2024 yılında yüzde 50’lik artışla 51 milyon 560 bin ton seviyesine ulaştı. 2025 yılında yaşanan iklim krizi nedeniyle bu ürünlerin üretiminde yüzde 14’lük kayıp yaşandı ve üretim 44 milyon 350 bin tona geriledi. Türk yaş meyve sebze sektörü 2002 yılında 1 milyon 337 bin tonluk ihracat performansı ortaya koyarken, 2024 yılı sonunda yüzde 175’lik rekor artışla 3 milyon 669 bin tona ulaştı. 2002 yılında üretimin yüzde 3,8’i ihraç edilirken, 2024 yılında yüzde 7,1’e yükseldi Yaş meyve sebze sektörü, 2002 yılında ürettiği ürünlerin yüzde 3,8’ini ihraç edebiliyorken, 2024 yılında toplam üretimin yüzde 7,1’ini ihraç etme başarısı gösterdi. Balık: “İhracat üretimden daha hızlı büyüdü” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, sektörün son 22 yılda üretimden ihracata uzanan zincirde önemli bir dönüşüm yaşadığını belirterek, Türkiye'nin yaş meyve ve sebze üretimindeki gücünü uluslararası pazarlara daha etkin şekilde taşımayı başardığını söyledi. Yaş meyve ve sebze sektörünün üretim artışından çok daha yüksek bir ihracat performansı ortaya koyduğunu vurgulayan Cengiz Balık, şunları söyledi: "2002-2024 dönemine baktığımızda üretimimiz yaklaşık yüzde 50 artarken ihracatımız yüzde 175'in üzerinde büyüdü. Bu tablo, Türk yaş meyve sebze sektörünün sadece üretim yapan değil, aynı zamanda dünya pazarlarında güçlü bir şekilde rekabet eden bir yapıya kavuştuğunu gösteriyor. Üretimde elde ettiğimiz başarıyı ihracata dönüştürme kabiliyetimiz her geçen yıl güçleniyor. 2025 yılında yaş meyve sebze ihracatımız 3 milyar 704 milyon dolara ulaştı. 2026 yılında ihracatımızın 4,5 milyar doları aşmasını hedefliyoruz.” Mandalina yaş meyve sebze ihracatının lokomotifi oldu Yaş meyve sebze sektöründe ihracatta öne çıkan ürünler hakkında da bilgi veren Başkan Balık, özellikle mandalinanın son yılların ihracat yıldızı olduğunu söyledi. Balık; “Mandalina ihracatımız 2002 yılında 247 bin ton seviyesindeyken 2024 yılında 702 bin tona, 2025 yılında 1 milyon ton sınırına yaklaştı. Yaklaşık dört katlık bu artış, sektörümüzün uluslararası pazarlardaki başarısının en somut göstergelerinden biridir. Ürettiğimiz mandalinanın yüzde 45’ini ihraç ettik. 913 milyon dolarlık döviz geliri elde ettik.” Elma ihracatı yüzde 2110 arttı 2002 yılında 2 milyon 200 bin ton olan elma üretiminin 2024 yılında yüzde 101’lik artışla 4 milyon 420 bin tona çıktığının altını çizen Balık, elma ihracatının 2002 yılında 14 bin ton seviyesinde olan elma ihracatının 2024 yılında 315 bin tona fırladığını, elma ihracatının miktar bazında yüzde 2100 artış kaydettiğini, ortalama ihraç fiyatının da yüzde 43 arttığını ve 190 milyon dolar dövizi elma ihracatından kazandığımızı vurguladı. 2002 yılında incir, kivi, çilek ve muz ihracatı yokken günümüzde önemli ihraç kalemleri haline geldiğine dikkati çeken EYMSİB Başkanı Cengiz Balık, “İncirde 23 bin ton, çilekte 20 bin 854 ton, kivide 7 bin 230 ton ve muzda 4 bin 679 ton ihracat yapar konuma geldik. Bunun yanında limon, domates, kiraz, şeftali ve nektarin gibi ürünlerde de önemli ihracat başarıları elde ettik” ifadelerini kullandı. Katma değerli ihracatta önemli mesafe alındı Son 22 yılda yalnızca ihracat miktarlarının değil, ihracat birim fiyatlarının da önemli ölçüde yükseldiğine dikkat çeken Balık, Türk ürünlerinin dünya pazarlarında daha yüksek katma değer oluşturduğunu ifade etti. Balık sözlerini şöyle sürdürdü; “"Birçok üründe kilogram başına ihracat değerlerimiz birkaç kat arttı. 2002 yılında 0.58 USD/Kg olan ortalama ihraç fiyatımız 2024 yılı sonunda 1,28 USD/Kg’a yükseldi. Bu değişim, ürünlerimizin kalite, gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve uluslararası standartlara uyum açısından önemli bir seviyeye ulaştığını gösteriyor. Artık sadece daha fazla ürün satan değil, ürününü daha değerli satan bir sektör konumundayız." İklim değişikliğine karşı ortak mücadele çağrısı İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin son yıllarda daha belirgin hale geldiğini ifade eden Cengiz Balık, sektörün sürdürülebilir büyümesi için üretim altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Balık; “Don, kuraklık, aşırı sıcaklıklar ve düzensiz yağışlar üretim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Buna rağmen sektörümüz üretmeye, ihraç etmeye ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde su verimliliği, modern sulama sistemleri, tarımsal teknoloji yatırımları ve iklim dirençli üretim modelleri daha da önem kazanacak” ifadelerini kullandı. Hedef: Dünya pazarlarında daha güçlü bir Türkiye Türk yaş meyve ve sebze sektörünün güçlü üretim altyapısı, deneyimli üreticileri ve ihracatçılarıyla küresel pazarlardaki büyümesini sürdüreceğini vurgulayan Balık, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye, sahip olduğu iklim çeşitliliği, üretim kapasitesi ve lojistik avantajlarıyla dünyanın en önemli yaş meyve sebze tedarikçilerinden birisi konumunda. Önümüzdeki dönemde ürün çeşitliliğimizi artırarak, yeni pazarlara açılarak ve katma değerli ihracata odaklanarak ülkemizin yaş meyve sebze ihracatını daha da yukarı taşıyacağız.” Üretimde öne çıkan artışlar Kivi üretimi 23 yılda yaklaşık 36 kat arttı. Nar üretimi yaklaşık 11 kat büyüdü. Muz üretimi 9 katın üzerinde artış gösterdi. Kayısı üretimi yaklaşık 4 kat yükseldi. Mandalina üretimi yüzde 237 arttı. Elma üretimi iki katına çıktı. Şeftali-nektarin üretimi yaklaşık yüzde 160 büyüdü. İhracatta rekor büyüme 2002–2024 döneminde ihracat artışları üretim artışlarının da önüne geçti. Çilek ihracatı 400 katın üzerinde arttı. Kivi ihracatı yaklaşık 401 kat büyüdü. Elma ihracatı 22 kat yükseldi. Nar ihracatı 19 kat arttı. Kayısı ihracatı yaklaşık 14 kat büyüdü. Karpuz ihracatı 8 katı geçti. Şeftali-nektarin ihracatı yaklaşık 8,5 kat arttı. Kiraz ihracatı yaklaşık 4 kat yükseldi. Mandalina ihracatı yüzde 170’in üzerinde artış gösterdi.

TZOB Başkanı Bayraktar Açıkladı: Üretici ile Market Arasında Elma 5 Kat Farkla Satılıyor! Haber

TZOB Başkanı Bayraktar Açıkladı: Üretici ile Market Arasında Elma 5 Kat Farkla Satılıyor!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Mayıs ayı üretici ve market fiyatlarındaki değişimler ile tarımsal girdi maliyetlerini mercek altına aldı. Mayıs ayında üretici ile market arasındaki fiyat makasının en fazla açıldığı ürünün elma olduğunu belirten Bayraktar, tarla ile raf arasındaki uçurumu çarpıcı rakamlarla gözler önüne serdi. Peki, Mayıs ayında fiyatı en çok artan ve düşen ürünler hangileri oldu? Gübre, yem ve mazot fiyatlarında son durum ne? İşte üreticinin ve tüketicinin merak ettiği tüm piyasa detayları... Elma Tarla ile Raf Arasında 4,9 Kat Değerlendi Mayıs ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkının zirvesinde yüzde 388,5 oranı ile elma yer aldı. Elmadaki bu devasa farkı yüzde 278,6 ile havuç, yüzde 215,3 ile kabak, yüzde 206,5 ile fındık ve yüzde 195,7 ile marul takip etti. Rakamlar analiz edildiğinde; elma 4,9 kat, havuç 3,8 kat, kabak 3,2 kat, fındık 3,1 kat ve marul ise 3 kat fazlaya satıldı. Üreticide 18 lira 75 kuruş olan elma markette 91 lira 59 kuruşa, 15 lira olan havuç 56 lira 79 kuruşa, 410 lira olan fındık ise rafta tam 1256 liraya alıcı buldu. Ayın Zam Şampiyonu Kuru Soğan, En Çok Ucuzlayanı Sivri Biber ve Domates Mayıs ayında hem üreticide hem de markette fiyatı en fazla artan ortak ürün kuru soğan olarak kayıtlara geçti. Market Fiyatlarında Son Durum Markette incelenen 36 ürünün 22’sinde fiyat artışı, 13’ünde fiyat düşüşü görülürken 1 üründe fiyat değişmedi. Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 44,7 ile kuru soğan olurken, bu artışı sırasıyla patates, limon, havuç ve yumurta izledi. Rafta fiyatı en çok düşen ürün ise yüzde 54,3 ile sivri biber oldu. Sivri biberi çilek, marul, domates ve yeşil soğan takip etti. Üretici Fiyatlarında Son Durum Üreticide ise 28 ürünün 9’unda fiyat artışı, 9’unda fiyat düşüşü yaşanırken 10 üründe fiyatlar sabit kaldı. Tarlada en çok fiyat artışı yüzde 77,2 ile kuru soğanda görülürken; patates, limon, havuç ve maydanoz zamlanan diğer ürünler oldu. Üreticide en çok fiyat düşüşü ise yüzde 54,7 ile domateste yaşandı. Domatesteki gerilemeyi kabak, sivri biber, salatalık ve patlıcan izledi. Fiyat Değişimlerinin Arkasındaki Nedenler Neler? TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ürün bazlı yaşanan bu sert fiyat hareketlerinin gerekçelerini şu şekilde sıraladı: Kuru Soğan ve Patates: İç Anadolu Bölgesi'ndeki depolarda ürün kalmaması, Çukurova ve İzmir’de ise hasadın henüz yeni başlaması arzı düşürdü ve fiyatları tırmandırdı. Limon: Ürünlerin depolara girmesiyle birlikte ortaya çıkan depo maliyetleri fiyat artışına neden oldu. Havuç: Tarla ürünlerinin azalmasına bağlı olarak arz yetersizliği fiyatları yükseltti. Domates, Kabak ve Biber: Hava şartlarının iyi gitmesiyle birlikte ürün verimliliği arttı; tarladaki bu bolluk üretici fiyatlarının hızla düşmesini sağladı. Gübre ve Yem Fiyatlarında Yıllık Artış Korkuttu Üreticinin en büyük gider kalemlerini oluşturan tarımsal girdi fiyatlarındaki yıllık ve aylık değişimler de paylaşıldı. Gübre ve Yem Maliyetleri Mayıs ayında, bir önceki aya göre kompoze, DAP ve amonyum sülfat gübrelerinde yüzde 1'e yakın küçük artışlar görülürken, amonyum nitrat ve ÜRE gübresinde hafif düşüşler yaşandı. Ancak yıllık bazda bakıldığında son bir yılda amonyum sülfat gübresi yüzde 85,4, amonyum nitrat gübresi yüzde 82,2 ve ÜRE gübresi yüzde 70,8 oranında artış gösterdi. Hayvancılık sektörünü yakından ilgilendiren besi ve süt yemi fiyatları ise aylık yüzde 1,4 artarken, yıllık bazda besi yemi yüzde 35,4, süt yemi yüzde 32,9 oranında yükseldi. Enerji, İlaç ve Mazot Fiyatları Son bir yıllık dönemde elektrik fiyatları yüzde 25,1, tarım ilaçları ise yüzde 27,8 oranında arttı. Üreticinin en önemli girdilerinden biri olan mazot fiyatı ise Mayıs ayında, Nisan ayına göre aylık bazda yüzde 7,3 oranında düşüş gösterse de yıllık bazda yüzde 43,6'lık artış oranını korudu.

ITB Üyelerinin Sorunlarını Ankara’ya Taşıdı Haber

ITB Üyelerinin Sorunlarını Ankara’ya Taşıdı

Isparta ekonomisinin can damarı olan tarım ve ihracat sektörünün sorunları, Ankara’da en üst düzeyde masaya yatırıldı. Isparta Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erhan Göçerli, üyelerinin taleplerini ve çözüm önerilerini iletmek üzere Ticaret Bakan Yardımcılarımız Ö. Volkan Ağar ve Mahmut Gürcan’ı makamlarında ziyaret ettiler. Isparta’nın tarımsal potansiyelini küresel pazarda daha ileriye taşımak ve üreticilerin karşılaştığı engelleri ortadan kaldırmak amacıyla Ticaret Bakanlığı’nda kritik temaslarda bulundular. Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar ile Kiraz ve Elma İhracatında Stratejik Adımlar Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar ile gerçekleştirilen görüşmede, Isparta’nın dünya çapında ün kazanan ürünleri kiraz ve elmanın ihracat süreçleri kapsamlı bir şekilde ele alındı. Kirazın Çin pazarında yeniden aktif bir şekilde yer alabilmesi adına yürütülen çalışmaların hızlandırılması istenirken; Uzak Doğu pazarına yönelik sevkiyatların artırılması amacıyla uçak kargo ücretlerinde indirime gidilmesi talebi aktarıldı. Görüşmenin bir diğer önemli gündem maddesini ise Isparta elması için hayati önem taşıyan dış pazar hamleleri oluşturdu. Bu yıl elma rekoltesinin oldukça yüksek ve kaliteli seyrettiğine dikkat çekilerek, Mısır pazarının üretici için taşıdığı önem vurgulandı. Elma ticaretinin önünü açacak olan Mısır ile Serbest Ticaret Heyeti görüşmelerinin ve anlaşmalarının hızlandırılarak ivedilikle çözüme kavuşturulması gerektiği Bakan Yardımcısı Ağar'a iletildi. Görüşmenin sonunda Isparta Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin, Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar’ı Isparta’da düzenlenecek olan Gül Festivali’ne davet etti. Elma Üreticisine Koruma ve Hal Kayıt Sisteminde Düzenleme Talebi Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan ile yapılan toplantıda ise yerli elma üreticisinin korunması ve dijital altyapı sorunları gündeme getirildi. Isparta elmasının pazar değerinin korunması adına elma ithalatının kesinlikle durdurulması gerektiği net bir dille ifade edilirken, Hal Kayıt Sistemi’nde (HKS) özellikle künye alışı ve künye işlemleriyle ilgili yaşanan sistemsel aksaklıkların giderilmesi için ivedilikle düzenleme yapılması istendi. Ankara temaslarının ardından değerlendirmelerde bulunan Başkan Şahin, gösterdikleri yakın ilgi ve çözüm odaklı yaklaşımları için Ticaret Bakan Yardımcılarına teşekkür etti.

Yaş Meyve Sebze Sektörü Japonya, Abd, Mısır Ve Hindistan Pazarlarına Odaklandı Haber

Yaş Meyve Sebze Sektörü Japonya, Abd, Mısır Ve Hindistan Pazarlarına Odaklandı

Türkiye’nin yaş meyve ve sebze ihracatında yeni bir dönemin kapıları aralandı. Sektörün çatı kuruluşu olan Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu, yol haritasını belirlemek üzere ilk toplantısını koordinatör birlik Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) ev sahipliğinde Mersin’de gerçekleştirdi. AKİB yerleşkesinde düzenlenen buluşmada, alınan stratejik kararlar yalnızca sektörün gelecek rotasını çizmekle kalmadı; aynı zamanda Türk tarımının küresel pazarlardaki yükselişine yeni bir ışık tuttu ve ihracat hedeflerine yönelik kararlılığı gözler önüne serdi. Oğuzhan Altun sektör kurulu başkanlığına seçildi Toplantıda oy birliğiyle Sektör Kurulu Başkanlığı’na seçilen Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oğuzhan Altun, 2026 -2027 sezonu vizyonunu net bir dille ortaya koydu. Başkan Yardımcılıklarına ise Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Başkanı Mehmet Ali Can ile Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Murat İsmail Hamdi Taner getirildi. “2026’yı rekor üretim ve rekor ihracat yılı yapma kararlılığındayız” Başkan Oğuzhan Altun, yaptığı açıklamada sektörün 2026 yılının ilk çeyreğinde yakaladığı başarıya dikkat çekerek, “Ocak-Mart döneminde yaş meyve sebze ihracatımız 1 milyar 73 milyon dolar seviyesine ulaşarak, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35 artış kaydetti. Bu sadece bir başlangıç. 2026’yı rekor üretim ve rekor ihracat yılı yapma kararlılığındayız. Ticaret Bakanlığımız ile Tarım ve Orman Bakanlığımızın destekleriyle sektör olarak tarih yazmaya hazırlanıyoruz.” ifadelerini kullandı. “Bursa siyah incirinde Japonya’ya, narenciyede ABD’ye, elmada Mısır ve Hindistan’a odaklandık” Vizyoner bir yol haritasıyla yeni pazar açılımlarını ana gündemleri haline getireceklerini kaydeden Altun, “Japonya’ya prestijli bir adım atıyoruz. Bursa Siyah İnciri’nin Japonya’ya ihracatı için bitki sağlığı protokol görüşmelerini hızlandırdık. Bu sezon içerisinde ilk sevkiyatlarımızı gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Böylece ‘Uzak Doğu’nun İncisi’ olarak anılan Türk inciri, Japon pazarında hak ettiği yeri alacak. ABD pazarına narenciye hamlesi de çok yakında geliyor. Mandalina ve diğer narenciye ürünlerimizin ABD’ye ihracatının önünü açacak teknik ve diplomatik görüşmeler olumlu ilerliyor. Bu önemli pazara çok kısa bir zamanda adım atmayı planlıyoruz. Rekor elma üretimimizi de en iyi şekilde değerlendirmek için Mısır ve Hindistan’a odaklandık. Mısır’daki ithal vergilerinin düşürülmesi için diplomatik trafiğimiz yoğun şekilde devam ediyor. Aynı zamanda en büyük alıcımız Hindistan’daki lojistik sorunlara da çözüm arıyoruz, böylece üretimimizi ihracata dönüştürerek katma değeri artırmayı hedefliyoruz.” diye konuştu. “2026 yılı ihracatta rekorlar yılımız olacak” Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu’nun ihracat hacminin önündeki en büyük engellerden biri olan lojistik ve sınır kapısı sorunlarının da masaya yatırıldığını kaydeden Altun, “Bulgaristan, Yunanistan ve Rusya Federasyonu sınır kapılarındaki yoğunlukların azaltılması ve AB tarafındaki denetim süreçlerinin daha adil ve verimli hale getirilmesi için kararlılıkla çalışıyoruz. Ticaret Bakanlığımızın proaktif diplomasisi sayesinde bu sorunları aşacağız. Sektörümüzün sürdürülebilir büyümesini desteklemek, geleneksel pazarlarımızı korumak, yeni pazarlar kazanmak ve rekabet gücümüzü artırmak amacıyla yürüttüğümüz bu çalışmalarla 2026 yılını rekorlar yılı yapmak için tüm üyelerimizin, paydaşlarımızın ve kurumlarımızın katkı ve iş birliğine büyük önem veriyoruz. Birlikte başaracağız.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.