Hava Durumu

#Emekli

Kırsal Haber - Emekli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Emekli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’li Gülcan Kış’tan Sert Eleştiri: “Emekli Pazara 500 TL ile Çıkıyor, Eli Boş Dönüyor!” Haber

CHP’li Gülcan Kış’tan Sert Eleştiri: “Emekli Pazara 500 TL ile Çıkıyor, Eli Boş Dönüyor!”

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Mart 2026 enflasyon verilerini değerlendirerek emekli maaşlarındaki erimeye dikkat çekti. Kış, “Yılın ilk üç ayında enflasyon yüzde 10’u aştı, verilen zammın yüzde 82’si daha cebe girmeden yok oldu” dedi. ​MERSİN – Türkiye’de artan hayat pahalılığı ve temel tüketim maddelerine gelen zamlar, emekli vatandaşların belini bükmeye devam ediyor. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların artık bir "toplumsal kriz" seviyesine ulaştığını belirterek, mutfaktaki yangının rakamlarla gizlenemeyeceğini vurguladı. ​"Verilen Zam Daha İlk Çeyrekte Eridi" ​2026 yılı Mart ayı itibarıyla TÜİK verilerine göre enflasyonun yüzde 10,04’e ulaştığını hatırlatan Kış, işçi ve Bağ-Kur emeklisine yapılan yüzde 12,19’luk artışın anlamsız kaldığını ifade etti. ​Kış, yaptığı açıklamada şu çarpıcı verilere yer verdi: ​Zammın Kaybı: Yıl başında verilen zammın yüzde 82’si üç ayda eridi. ​Maaşlardaki Kayıp: En düşük emekli aylığı olan 20 bin liranın yaklaşık 2 bin lirası enflasyon karşısında değer kaybetti. ​Enflasyon Hedefi Sapması: 2026 için öngörülen yüzde 16 enflasyon hedefinin yüzde 63’ü ilk üç ayda aşıldı. ​Elektrik ve Doğalgaz Zamları Emekliyi Vurdu ​Gıda fiyatlarındaki artışın yanı sıra enerji maliyetlerinin de emekli maaşlarını tükettiğini söyleyen Gülcan Kış, “Elektrik ve doğalgaza gelen yüzde 25’lik zamlar ve doğalgazdaki kademeli tarife uygulaması, bazı tüketicilerde yükü yüzde 132’ye kadar çıkarıyor. Emekli, ısınma ve aydınlanma masrafları arasında tercih yapmak zorunda kalıyor” dedi. ​"Türkiye'de Bir Bölüşüm Krizi Var" ​Türkiye’deki gelir adaletsizliğine dikkat çeken Kış, zengin ile yoksul arasındaki uçurumun büyüdüğünü belirtti: ​“En zengin yüzde 20, toplam gelirin yarısını alırken; en yoksul yüzde 20 sadece yüzde 6 pay alabiliyor. Bu sadece bir enflasyon sorunu değil, açık bir bölüşüm krizidir.” ​CHP’nin Çözüm Önerileri Meclis’te Reddedildi ​Emekli sorunlarının çözümü için CHP olarak sundukları kanun tekliflerinin iktidar tarafından geri çevrildiğini ifade eden Kış, şu taleplerini yineledi: ​En düşük emekli aylığı asgari ücret seviyesine çıkarılmalıdır. ​Bayram ikramiyeleri en az 5 bin lira olarak güncellenmelidir. ​Kira ve gıda destekleri ile emeklinin alım gücü korunmalıdır. ​"Emekli Sadaka Değil, Onuruyla Yaşamak İstiyor" ​Milletvekili Kış, açıklamasını emeklilerin yükselen sesine dikkat çekerek tamamladı: “Hafta sonu 81 ilde meydanlara çıkan emekliler artık susmuyor. AKP iktidarı emekliyi seçim zamanı hatırlayıp geçim zamanı unutuyor. Emekli sadaka değil, yıllarca verdiği emeğin karşılığını, onuruyla yaşayabileceği bir gelir istiyor.”

Ömer Fethi Gürer’den TBMM’de Sert Eleştiri: “Elektrik, Mazot ve Gübre Zamları Çiftçiyi Bitiriyor” Haber

Ömer Fethi Gürer’den TBMM’de Sert Eleştiri: “Elektrik, Mazot ve Gübre Zamları Çiftçiyi Bitiriyor”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada tarımsal girdi maliyetlerindeki fahiş artışlara ve TÜİK verilerine tepki gösterdi. Gürer, "Elektriğe %25 zam geldi, gübre fiyatları bir haftada 2 bin lira arttı. Bu tablo çiftçiyi yok ediyor" dedi. ​Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Meclis kürsüsünden ekonomik tabloya ve artan maliyetlere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. İktidarın ekonomi politikalarının dar gelirliyi, emekliyi ve üreticiyi mağdur ettiğini belirten Gürer, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilerin gerçek yaşamla bağdaşmadığını vurguladı. ​Girdi Maliyetleri Katlanıyor: Gübre ve Elektriğe Dev Zam ​Konuşmasında özellikle tarım sektöründeki maliyet artışlarına dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, üretim yapmanın her geçen gün zorlaştığını ifade etti. Gürer, son dönemdeki fiyat hareketlerini şu sözlerle özetledi: ​Elektrikte %25 Artış: Tarımsal sulama ve üretimde kullanılan elektriğe gelen %25'lik zam, maliyet yükünü artırdı. ​Gübrede Haftalık Şok: Gübre fiyatlarının sadece bir haftalık süreçte 1.500 TL ile 2.000 TL arasında bir artış gösterdiğini belirtti. ​Düşük Alım Fiyatı: Girdi maliyetleri hızla yükselirken, hükümetin açıkladığı düşük alım fiyatlarının çiftçiyi üretimden kopardığını vurguladı. ​"TÜİK Verileri Emekli ve Asgari Ücretlinin Cebinden Çalıyor" ​TÜİK’in şeffaflığına yönelik eleştirilerini sürdüren Gürer, kurumun açıkladığı enflasyon rakamlarının maaş zamlarını baskılamak için düşük tutulduğunu iddia etti. Gürer, şunları söyledi: ​"Türkiye'de enflasyonun kağıt üzerinde düşürüldüğü dönemler, tam da emekli ve asgari ücretlinin maaşlarının belirlendiği dönemlere denk getiriliyor. Bu sistemle dar gelirlinin hakkı gasbediliyor. TÜİK, mahkemelerin istediği verileri bile sunamıyor çünkü talimatla hareket ediyor." ​50 Milyon İnsan Yoksullaştırıldı ​Ülkedeki yoksullaşma sürecinde TÜİK’in payı olduğunu savunan Gürer, "50 milyonun üzerinde insan ekonomik anlamda yoksullaştırıldı. Sorunu doğru saptamazsanız çözemezsiniz. TÜİK’in enflasyon verileri acilen araştırılmalıdır" çağrısında bulundu. ​Pestisit Örneğiyle "Ortalama" Eleştirisi ​İstatistiksel oyunlara dair tarımdan bir örnek veren Gürer, pestisit (tarım ilacı) kullanım verilerinin nasıl manipüle edilebileceğini anlattı: "Eğer sadece 10 ilin ortalamasını alırsanız pestisit oranı %9 çıkar, tüm Türkiye’yi alırsanız %2’ye düşer. Sonra da 'Sorun yok' dersiniz. Önemli olan sorunu doğru saptamaktır." ​Gürer, yanlış saptamaların ve düşük açıklanan alım fiyatlarının sadece çiftçiyi değil, memuru ve işçiyi de sefalete sürüklediğinin altını çizerek konuşmasını tamamladı.

50 Milyon İnsan Derin Yoksulluk Kıskacında! Haber

50 Milyon İnsan Derin Yoksulluk Kıskacında!

​CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de yaptığı konuşmada Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krizi ve savaşın derinleşen etkilerini gündeme taşıdı. Hükümetin işçi, çiftçi ve emekliyi kaderine terk ettiğini savunan Gürer, acil bir ekonomik destek paketi açıklanması gerektiğini vurguladı. ​"Savaş Başlayalı Bir Ay Oldu, Destek Paketi Nerede?" ​Savaşın başlamasının üzerinden bir ay geçmesine rağmen hükümetin sessizliğini koruduğunu belirten Gürer, komşu ülkelerin önlemler aldığını ancak Türkiye’de halkın zamlarla baş başa bırakıldığını söyledi. ​CHP’li Gürer’in açıklamasından öne çıkan başlıklar: ​Çözümsüzlük: Çevre ülkeler somut önlemler alırken, siyasi iktidar işçi, çiftçi, esnaf ve emekli için tek bir paket açıklamadı. ​Zam Yağmuru: Her gün gelen yeni zamlar ve sürekli artan vergiler, vatandaşın yaşamını imkansız hale getirdi. ​Nakliyeciler İsyanda: Nakliye sektörü ciddi sıkıntılar yaşarken, hükümet ithalat dışında somut bir adım atmıyor. ​Açlık ve Yoksulluk Sınırı Rekor Kırdı ​Ekonomik verilerin vahametini TÜRK-İŞ rakamları üzerinden örneklendiren Gürer, yaşam maliyetlerindeki korkunç artışı şu verilerle gözler önüne serdi: ​TÜRK-İŞ verilerine göre Türkiye'de açlık sınırı 32 bin 793 liraya yükselirken, dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 106 bin 817 lira olarak açıklandı. Bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyeti ise 42 bin 585 liraya ulaşmış durumda. ​"Seyyanen Zam Artık Bir Zorunluluktur" ​Türkiye’de yaklaşık 50 milyon insanın derin yoksulluk sınırında yaşadığını vurgulayan Ömer Fethi Gürer, hükümete şu acil çağrıyı yaptı: ​"Siyasi iktidar savaşın etkilerine yönelik bir paketi derhâl açıklamalı ve tüm çalışan ücretleri için seyyanen artış yapılmalıdır. Üretimi destekleyen politikalar, ithalat odaklı anlayışın önüne geçirilmelidir." ​Gürer, halkın alım gücünü artıracak düzenlemelerin daha fazla geciktirilmesinin toplumsal bir felakete yol açabileceği konusunda yetkilileri uyardı.

Odunpazarı’nda Arıcılık Eğitimleri Başladı Haber

Odunpazarı’nda Arıcılık Eğitimleri Başladı

Odunpazarı Belediyesi, sosyal ve üretim odaklı belediyecilik anlayışını sahaya taşımaya devam ediyor. Üretimi teşvik eden ve yurttaşların ekonomik hayata katılımını güçlendirmeyi hedefleyen Arıköy Projesi kapsamında 2026 yılı arıcılık eğitimleri başladı. Veteriner İşleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen “2026 Yılı 1’inci Grup Arıcılık Eğitimi”, Yıldıztepe Mahallesi’ndeki Erdal İnönü Halk Merkezi’nde ilk dersini verdi. Eğitimler, yalnızca bir meslek edindirme süreci değil; aynı zamanda yurttaşların üretime katılmasını destekleyen, yerel kalkınmayı güçlendiren bir dayanışma modeli olarak öne çıkıyor. Toplam 120 kişinin katılacağı eğitim programı, dört grup halinde gerçekleştirilecek. 30 saati teorik, 10 saati uygulamalı olmak üzere planlanan eğitimlerde kursiyerler; arının anatomik yapısından kovan tiplerine, arıcılık tarihinden hastalıklarla mücadeleye kadar geniş bir yelpazede bilgi edinecek. Eğitimler, emekli Ziraat Teknikeri Muzaffer Söğütkıran tarafından veriliyor. ÜRETEN KENT, DAYANIŞAN TOPLUM Arıköy’de verilen eğitimler, sosyal belediyeciliğin en somut örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Üretimi teşvik eden, yurttaşlara yeni gelir kapıları açan ve kırsal kalkınmayı destekleyen proje, aynı zamanda bilgiye erişimi kamusal bir hak olarak gören bir anlayışın ürünü. Eğitime katılan kursiyerler, hem meslek edinme fırsatı bulduklarını hem de doğayla iç içe üretmenin heyecanını yaşadıklarını belirterek Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve emeği geçen belediye çalışanlarına teşekkür etti. Belediye yetkilileri ise önceki dönemlerde eğitimleri tamamlayan kursiyerlerin büyük bölümünün profesyonel arıcılığa adım attığını hatırlatarak, Arıköy 2026 eğitimleriyle de yeni üreticilerin yetişeceğini vurguladı. Odunpazarı Belediyesi, bu projeyle yalnızca arıcılık öğretmiyor; aynı zamanda emeğin, üretimin ve dayanışmanın değerini büyüten bir kent kültürü inşa ediyor.

Ülke Yangın Yeri, Çiftçi ve İşçi Destek Bekliyor Haber

Ülke Yangın Yeri, Çiftçi ve İşçi Destek Bekliyor

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda 14 farklı kanunu ilgilendiren kanun teklifini eleştirdi. Bedelli askerlikten özelleştirmeye, İşsizlik Fonu’ndan ekonomik kriz önlemlerine kadar pek çok konuya değinen Gürer, İktidars acil adımlar atılmadı çağrısında bulundu. BEDELLİ ASKERLİK İÇİN YARIM MİLYON BEDEL CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bedelli askerlikte yapılan düzenlemeye dikkat çekerek, “14 farklı kanunu ilgilendiren bu kanun teklifinde de halkın faydasına olacak çok önemli maddeler yok ama dikkat çekici değişiklikler var; bunlardan biri, askerlikle ilgili. Bedelli askerlik katsayı düzenlemesiyle yarım milyon liraya çıkıyor. Böylece fakir fukaranın, garip gurebanın, orta hâlli çocukların, orta gelirli hanelerin çocuklarının artık askerliği bedelli yapma şansı ortadan kaldırılıyor. Parası olanın askerlikten faydalanmayacağı bir boyuta evriliyor,” diye konuştu. Gürer, askerliğin toplumsal bir olgu olduğuna da vurgu yaptı: “Askerlik bir yerde zengin çocuğu ile fakir çocuğunun aynı ortamda buluştuğu, birbirlerini tanıdığı, Türkiye'nin yapısının anlaşıldığı bir olguydu. Önce 'Yığılma var.' dendi, bedellinin ardından askerlik uzmanlar eliyle profesyonelleştirildi. Şimdi geldiğimiz noktada yarım milyon lira vermeden bedelli askerlik yapabilme olanağı kalmadı. Böylece artık yine orta hâlli ailelerin çocukları bedelli askerlik yapamayacak.”Dedi. KAMU ARAZİLERİNİN ÖZELLEŞTİRİLMESİNE TEPKİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kanun teklifinde özelleştirmeye ilişkin düzenlemeyi eleştirerek, “Bunun yanı sıra, 230 tane ayrı taşınmazın etki analizinde yazdığına göre, kamu kuruluşunun yetkilisine demişler ki: 'Sende atıl bir yer varsa bize bildir de satalım, bunları paraya çevirelim.' Bir bakıyorsunuz, Türkiye'nin en önemli merkezlerinde en önemli rant sağlayacak araziler buradaki kanun teklifiyle özelleştiriliyor,” dedi. Gürer, liyakat eksikliğine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Arkadaşlar, 100 fabrikayı, limanı, enerji santrallerini sattınız, hazine arazilerini sattınız, pasaport karşılığında bina alanlara da vatandaşlığı sattınız, şimdi de geldiniz, 230 tane kamu kurum ve kuruluşundaki araziyi de burada özelleştiriyorsunuz. Eğer liyakat kavramı olsa, Özelleştirme İdaresine bu soruyu sorduğumda 'Ben bu alanın, taşınmazın satılmasını istiyorum.' diyen genel müdürü, daire başkanını o görevde ben oturtmazdım. (CHP sıralarından alkışlar) İşini yapamayacak ve kendisine ait değerleri değerlendiremeyecek adamın ne işi var, orada yöneticilik yapıyor? Ha, o iş öyle değil, onlara diyorlar ki: 'Şuralardan vazgeç, biz buraları ranta açacağız, birilerine kazanç sağlayacağız.'” İŞSİZLİK FONU DÜZENLEMESİ ELEŞTİRİSİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, İşsizlik Fonu’ndaki değişikliklere de tepki göstererek, “Bir de İşsizlik Fonu'nda devlet katkısının yüzde 1'den yüzde 0,5 düşürüp 1,5'a artırılması için Cumhurbaşkanına yetki veriliyor. Şimdi, tabii, bu geriye doğru işleyecek, 0,5'e getirilecek katkı. İşsizlik Fonu'nda zaten o kadar ağır şartlar var ki çoğu işsiz doğru dürüst yararlanamıyor. Bu fonda öyle düzenleme yapmalıyız ki ekonomik anlamda konkordato ilan eden veya iflasını isteyen iş yerlerinde işsiz kalan işçilerin de lehine bu İşsizlik Fonu kullanılır duruma getirelim. Bunun yerine ne yapıyoruz? İşsizlik Fonu'nun da kendi içinde devlet katkısını düşürüyoruz, oradaki fondan farklı alanlarda kullanmanın da zaten yolu açılmıştı, bu sürdürülüyor,” şeklinde konuştu. EKONOMİK KRİZ VE TOPLUMSAL SORUNLARA ACİL ÖNLEM ÇAĞRISI CHP’li Ömer Fethi Gürer, ülke genelindeki ekonomik sorunlara da dikkat çekti: “Şunu da söylemek zorundayız: Ülke yangın yeri; nakliyeciler isyanda, çiftçi isyanda, işçi isyanda, esnaf isyanda, her kesimin sorunları birikmiş. Bakınız arkadaşlar, yapılacak basit işler var: ÖTV'yi, KDV'yi akaryakıtta kaldırın, köprü-yol geçiş ücretlerini bir yıllık erteleyin, borçları yapılandırın, faizleri silin, emekli maaşını, asgari ücreti oluşan kayıpları dikkate alarak arttırın. Önümüz Kurban Bayramı gelin, şu kurban bayramı ikramiyesini asgari ücret düzeyine çıkarın. İçinde bulunduğumuz koşullarda sorunlar katlanıyor. Ne diyor Bakan Bey: 'Rafta ürün eksiğimiz yok, arz açığımız yok.' E, cepte para yok ki gitsin, vatandaşa o ürünü alabilsin. Böylesi sorunların oluştuğu bir yerde kalıcı çözümleri yaratmak yerine bunları seyretmenin kimseye faydası olmaz.” Ömer Fethi Gürer, “Bakın, dünya genelinde bu anlamda bazı devletler öncelikle savaşın etkisini dikkate alıp bu konuda paketler açıklıyor. Ya, siz 2025 yılının desteklerini hâlâ vermediniz çiftçiye. En azından 2025 yılı desteklerini hemen ödeyin. Çiftçi nasıl ekim yapacak? Mazotun bu fiyatıyla tarlaya traktörü nasıl sokacak?” diye konuştu. ARZ AÇIĞI VE TARIM ÜRÜNLERİ İÇİN ÖNLEM ÇAĞRISI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanına doğrudan çağrıda bulunarak, “Alım garantili, sözleşmeli, üret kardeşim, ben alacağım, sana zarar ettirmeyeceğim.” diye Cumhurbaşkanı açıklama yapsın. 21 üründe arz açığımız var; hububatta, bakliyatta. Bunlarla ilgili önlem alalım yoksa bu savaşın yansıması İran'dan fazla bize olacak,” diye konuştu.

CHP'li Gürer: "Mars'ta Yaşam Bulunsa Et İthal Edeceksiniz!" Haber

CHP'li Gürer: "Mars'ta Yaşam Bulunsa Et İthal Edeceksiniz!"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvancılık ve et ithalatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürer, iktidarın yıllardır sürdürdüğü ithalat politikalarının ne üreticiyi ne de tüketiciyi rahatlattığını vurguladı. Gürer, Türkiye’nin koyun etini 17 bin kilometre uzaklıktaki Yeni Zelanda ve Avustralya’dan ithal etmesini eleştirerek, “Okyanus ötesinden et getiriliyor ama vatandaş hâlâ ete ulaşamıyor” dedi. Gürer, sürecin başlangıcına dikkat çekerek, “AKP iktidarları döneminde, 2010 yılında hayvan ve et ithalatı başladı. O günden bugüne 11 milyon hayvan ithal edildi, yaklaşık 12 milyar dolar döviz yurt dışına gitti. Buna rağmen sorun çözülmedi,” dedi. Her değişen bakanın ithalatın biteceğini söylediğini hatırlatan Gürer, “2025 yılında bakan, hayvan varlığımızın arttığını açıkladı. Ama buna rağmen ithalat devam ediyor,” ifadelerini kullandı. “İTHALAT ARTIYOR, ÇELİŞKİ BÜYÜYOR” Rakamlarla durumu ortaya koyan Gürer, “2025 yılında 739 bin hayvan ithal edildi. 2026 yılı için 500 bin hayvan ithalatı planlandı. Yılbaşından bu yana da 85 bin 561 hayvan ithalatı gerçekleşti,” dedi. Et ithalatının da hız kesmediğini belirten Gürer, “2025 yılında 695 ton koyun eti ithal edildi, karşılığında 9 milyon 392 bin dolar ödendi. Büyükbaşta ise 65 bin 707 ton et ithalatına 537 milyon 356 bin dolar verildi,” diye konuştu. 2026 yılında da ithalatın sürdüğünü vurgulayan Gürer, “Yılın ilk aylarında 37 ton koyun eti ithal edildi, 557 bin 274 dolar ödendi. Büyükbaşta ise 3 bin 117 ton ithalat için yaklaşık 29 milyon 942 bin dolar yurt dışına gitti,” dedi. “17 BİN KİLOMETREDEN ET GETİRİYORUZ” İthalatın kaynağına dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, şu ifadeleri kullandı: “Yeni Zelanda’dan, Avustralya’dan koyun eti ithal ediyoruz. 17 bin kilometre öteden, aktarmalı uçuşla bir kişi yaklaşık 30 saatlik yolculukla bu ülkelere gidebiliyor. Bu gidişle Mars’ta yaşam bulunsa oradan da ithalat yapılacak.” İktidarın yerli üreticiyi desteklemek yerine ithalata yöneldiğini söyleyen Gürer, “Kendi üreticimizi, besicimizi desteklemek yerine ithalata sarılıyorlar. Bir yandan ‘koyun eti tüketin’ diyorlar, diğer yandan okyanus ötesinden koyun eti getiriyorlar. Bu ne yaman çelişkidir?” dedi. “UCUZA ALINIYOR, PAHALIYA SATILIYOR” İthal etin fiyat politikalarını da eleştiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Mezbahanede kesim fiyatı 600 lira civarında ama rafta fiyat 1000 liranın altına düşmüyor,” dedi. “İthalat piyasayı dengelemek için yapılır ama burada tam tersi oluyor,” diyen Gürer, “Yurt dışından ucuza alınan ürünler Türkiye’de pahalıya satılıyor,” ifadelerini kullandı. “BESİCİ AYAKTA KALAMIYOR” Üreticinin içinde bulunduğu durumu da anlatan Gürer, “Besicinin yem fiyatı, ahır gideri, veteriner ve aşı maliyetleri sürekli artıyor. Bu şartlarda hayvancılık sürdürülemez hale geliyor,” dedi. “17 bin kilometre öteden et taşınması sorun görülmüyor ama yerli üreticinin yaşadığı sorunlar görmezden geliniyor,” diyen Gürer, mevcut politikanın sürdürülebilir olmadığını vurguladı. “ÇÖZÜM YERLİ ÜRETİMDE” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Mutlaka yem sübvanse edilmeli. Ahır giderleri düşürülmeli. Hayvancılık ithalata değil, yerli üretime dayalı olarak geliştirilmelidir. Hayvan varlığı arttı denilen bir ülkede neden Yeni Zelanda’dan, Avustralya’dan et ithal edilir? Bunun cevabı verilmelidir,” dedi. “SURİYE’DEN KOYUN ALIYORSANIZ, OKYANUS AŞMANIN ANLAMI NE?” İthalat politikalarındaki çelişkiye dikkat çeken CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Suriye’den 400 koyun ithal edilmiş. Madem çevre ülkelerden hayvan alınabiliyor, o zaman neden 17 bin kilometre öteden ithalat yapılıyor?” diye sordu. “Çevre ülkeleri aştınız, yetmedi okyanusu geçtiniz. Bunun mantığı nedir?” ifadelerini kullandı. “VATANDAŞ ET ALAMIYOR” Son olarak tüketicinin durumuna dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “Yapılan ithalata rağmen vatandaş ete erişemiyor. Emekli, asgari ücretli, dar gelirli et almakta zorlanıyor,” dedi. “Besici kazanamıyor, üretici kazanamıyor ama aradaki aracılar kazanıyor,” diyen Gürer, sözlerini şöyle tamamladı: “İthalat yapıyorsunuz, bari bunun vatandaşa faydası olsun. Ama yok. Fiyatlar rafta artıyor, birçok vatandaşın evine artık et girmiyor.”

Geçim Kaygısı Bayramın Ağız Tadını da Kaçırdı Haber

Geçim Kaygısı Bayramın Ağız Tadını da Kaçırdı

Ramazan Bayramının artan hayat pahalılığı ve derinleşen ekonomik sorunlarla geldiğini ve yurttaşların bayram sevincini gölgelediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, AKP’nin 24 yıllık iktidarının sonunda nerede o eski bayramlar dediğini, ağız tadıyla bayram dahi kutlanamaz olduğunu söyledi. Tüm halkımızın bayramını içtenlikle kutluyorum diyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer çocukluğumuzun bayramlarında günler kala bayram telaşı yaşanır, kıyafetler, ayakkabılar, bayramlıklar alınırken şeker, lokum durumu el veren çikolata alırken bayram harçlıkları yanında çorap, mendil el öpmeye gelen çocuklara verilirdi. Tatlılar yapılır, yemekler hazırlanır, sofralar kurulur, bayram için kurulan lunaparklara gidilirdi. Gurbettekiler bayram için memlekete gelir. Vefat eden aile büyükleri mezarına gidilir. Bayramlaşmalar da bayram namazından sonra başlardı. AKP iktidarı gelir gider dengesi vatandaş aleyhine bozdu. Emekli, asgari ücretli ile 50 milyon yoksulluk sınırı altında gelirle yaşamak zorunda bırakıldı. Bir mahallede yoksulun varlığı hissedilmesin diye dayanışma sağlanırdı. Günümüzde mahalle tümden yoksullaştı. Bir mutlu azınlık villalarda yaşarken çoğunluk artan yaşam pahalılığı ile gelecek kaygısı ile yaşıyor” diye konuştu. Ömer Fethi Gürer, Bayram aynı zamanda toplumda dayanışma ve paylaşmanın en güçlü hissedildiği dönemler olduğunu ancak mevcut ekonomik koşulların yurttaşların bayram hazırlıklarını dahi zorlaştırdığını ifade etti. “BAYRAM ALIŞVERİŞİ BİRÇOK AİLE İÇİN LÜKS OLDU” CHP’li Ömer Fethi Gürer, dar gelirli vatandaşların artan fiyatlar karşısında zorlandığını belirterek, “Ramazan ayı boyunca dayanışmayı ve paylaşmayı sınırlı da olsa hatırladık. Ancak bugün geldiğimiz noktada milyonlarca yurttaşımız bayram alışverişi yapamadan, çocuklarına yeni bir kıyafet alamadan, bayram sofrasını nasıl kuracağını düşünerek bayrama giriyor. Emekli aldığı maaşla torununa harçlık veremiyor, işçi geçim derdinde,” diye konuştu. “EMEKLİ İKRAMİYESİ 4 BİN LİRADA BIRAKILDI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bayram öncesi emeklilere verilen ikramiyenin artırılmaması, milyonlarca emeklinin bayrama hayal kırıklığıyla girdiğini belirterek, “Artan hayat pahalılığı karşısında emekliler zaten zor geçinirken, bayram ikramiyesinde de bir artış yapılmadı ve ikramiye 4 bin TL’de bırakıldı. Bugün bırakın bayram alışverişini, temel gıda ihtiyaçlarını karşılamak bile zorlaşmışken emekliye verilen bu tutar bayram sevincini büyütmekten çok geçim sıkıntısını hatırlatıyor. Emeklilerimizin insan onuruna yakışır bir gelirle yaşamalarını sağlayacak düzenlemelerin yapılması şarttır.” dedi. “BAYRAMLAR TOPLUMUN GERÇEKLERİNİ DAHA GÖRÜNÜR KILIYOR” Ekonomik politikaların geniş toplum kesimlerini zorladığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bayramların ülkedeki ekonomik tabloyu daha açık şekilde ortaya koyduğunu belirterek, “Bayramlar toplumun aynasıdır. O aynaya baktığımızda artan gıda fiyatlarını, borç içinde yaşayan esnafı, emeğinin karşılığını alamayan işçiyi ve maliyetler altında ezilen çiftçiyi görüyoruz. Halkın bayram sevincini gölgeleyen bu tablo yanlış ekonomi politikalarının sonucudur.” “DAR GELİRLİ VATANDAŞ BAYRAMA KAYGIYLA GİRİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özellikle dar gelirli vatandaşların bayram dönemlerinde daha fazla zorlandığını belirterek gıda fiyatları, kira ve temel ihtiyaç giderlerindeki artışın aile bütçelerini ciddi şekilde sarstığını söyledi. “BAYRAMI BAYRAM GİBİ YAŞAYACAĞIMIZ GÜNLERİ KURACAĞIZ” Tüm zorluklara rağmen bayramların toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli günler olduğunu ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bayramlar umudu büyütme zamanıdır. Bu ülkenin insanı daha adil, daha eşit ve daha huzurlu bir Türkiye’yi hak ediyor. Çocukların bayramı gerçekten bayram gibi yaşayabildiği, emeklinin, işçinin, çiftçinin yüzünün güldüğü günleri birlikte kuracağız,” diye konuştu. Gürer, bayramların yalnızca kutlama değil aynı zamanda toplumdaki sorunların çözümü için dayanışmanın güçlenmesi gereken günler olduğunu belirterek, ekonomik sorunların giderildiği bir Türkiye’de bayramların gerçek anlamıyla bayram olarak yaşanacağını ifade etti. Gürer, “Ramazan Bayramını tüm halkımızın kutluyorum” dedi.

Şekerin Tadı Kaçtı, Acısı Vatandaşa Kaldı! Haber

Şekerin Tadı Kaçtı, Acısı Vatandaşa Kaldı!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ramazan Bayramı öncesi şeker ve çikolata fiyatlarındaki artışlara dikkat çekti. Gürer, vatandaşın bayram şekeri ve lokum almakta zorlandığını söyledi. "BAYRAMDAN BAYRAMA MİSAFİR ŞEKERİ" CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bayramın vazgeçilmezi olan ikramlıkların bir yıl içinde ulaştığı fiyat seviyesini piyasa verileriyle ortaya koydu. Geçen yılın bayram dönemine kıyasla raflardaki değişime dikkat çeken Gürer, dar gelirlinin bayram hazırlığı yapamaz hale geldiğini vurguladı. Marketlerde Bayram Şekeri fiyatı arttı: Gürer “Geçen yıl 199 TL’ye satılan popüler bayram şekerleri 2026 yılında 259 TL’ye çıktı. İkramlık çikolataların kilogram fiyatı ise ortalama 589 TL’den 749 TL’ye yükseldi” dedi. Ömer Fethi Gürer, “Bayram demek paylaşmak demek, ikram etmek demek. Ancak 450 gramlık bir kutu çikolatanın 269 liradan 375 liraya çıktığı bir düzende, asgari ücretli ve emekli misafirine ne ikram edecek? İktidarın yanlış ekonomi politikaları, halkın en temel geleneklerini bile elinden alıyor,” ifadelerini kullandı. "CEVİZ VE KOLONYADAKİ ARTIŞ BİLE KORKUTUYOR" Sadece şeker ve çikolatada değil, bayram sofralarının ve ikramlarının tamamında büyük bir maliyet artışı yaşandığını belirten Gürer, ceviz ve kolonya fiyatlarındaki yükselişe de değindi. Bayram tatlılarının ana malzemesi olan ceviz ve bayramın simgesi kolonyanın fiyatlarının geçen yıla göre katlandığını ifade etti. Gürer, "Vatandaş tatlısına ceviz koyarken, bayramlaşırken döktüğü kolonyayı bile damla damla hesaplamak zorunda kalıyor," dedi. İTHALAT LOBİSİ BOŞ DURMUYOR İktidarın yanlış tarım politikalarının bayram öncesi mutfaklardaki yangını hissettirdiğini belirten Ömer Fethi Gürer, 2025 yılına ait dış ticaret verilerini paylaştı. Gürer, Ülkemiz şekerde kendi kendine yeten bir ülke iken şeker fabrikaları özelleştirilmesi sonrası ithal şeker girişi de arttı. Bir süre yapılır durur beklentisi ithalatın sürdüğünü gösteriyor.2025 yılında şeker ithalatı için dışarıya tam 65 milyon 999 bin 996 dolar ödendi. Sadece bir yıl içinde 109 bin 963 ton şeker ithal edildi. Kendi şeker fabrikalarımızı özelleştirenler, şeker pancarı üreticisini küstürenler bugün ithal şekere yol açtı. Dışarıdan milyonlarca dolarlık şeker alıyoruz ama halkımız yine pahalı şeker yiyor. 2026 yılında bir paket kaliteli çikolatanın fiyatı 199 liradan 330 liraya fırlamışsa, düşünmek lazım.. Bu bayram, mutfaktaki yangının en net görüldüğü bayram olacak.” dedi. GLİKOZ ŞURUBUNDA DA İTHALAT Şeker piyasasındaki dengesizliğin sanayi tipi tatlandırıcılara da yansıdığını ifade eden Gürer, glikoz şurubu ithalatındaki artışa dikkat çekti. Gürer, halk sağlığı açısından riskli olan bu tabloyu şu rakamlarla özetledi: "Şeker türevlerinde de durum farksız. 2025 yılında 21 bin 31 ton glikoz şurubu ithal edilerek karşılığında 17 milyon 897 bin 691 dolar ödeme yapıldı. İthalat miktarı bir önceki seneye göre yüzde 7 oranında artış gösterdi."

İthal Yem ve Gübrede Savaşla Birlikte Fiyatlar Artıyor Haber

İthal Yem ve Gübrede Savaşla Birlikte Fiyatlar Artıyor

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvancılık sektöründe artan ithalat ve yem maliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürer, hayvancılıkta dışa bağımlılığın giderek arttığını belirterek, özellikle yem hammaddelerinde yaşanan ithalatın hem üreticiyi hem de tüketiciyi zor durumda bıraktığını söyledi. Hayvancılıkta sorunların her geçen gün büyüdüğünü vurgulayan Gürer, “Bölgemizde yaşanan savaş gübre ve yem fiyatlarını etkileyecektir. Bakanlık hayvan varlığımız arttı derken daha ilk ayda ithalata sarıldı. Savaşla birlikte gübre, yem ve hayvan varlığında yeterliliğin önemi bir kez daha görüldü. Bu süreç doğru yönetilmezse et ve süt ürünlerinde fiyatlar katlanacağı gibi, tüm gıda ürünlerinin maliyeti de artacağı için raf fiyatları da artacaktır.” dedi. Ömer Fethi Gürer, özelleştirmelerle kamunun yem ve gübre fabrikalarının satıldığını, bunun da ithalata kapı açtığını belirtti. İran’dan önemli miktarda gübre ithalatı yapıldığını ifade eden Gürer, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin yem hammaddesi tedariki için ihaleye çıkmasının da ithalatın devam edeceğinin göstergesi olduğunu söyledi. 739 BİN SIĞIR İTHAL ETTİK AKP iktidarlarının yanlış hayvancılık politikalarının ithalata dayalı olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son yıllardaki ithalat rakamlarına dikkat çekti. Gürer, “Hayvancılıkta sorunlar bitmiyor. 2025 yılında 739 bin 652 adet sığır ithal ettik. Bunun için de 1 milyar 19 milyon doları yurt dışına ödedik. 2026 yılının sadece ilk ayında ise 85 bin 160 adet sığır için 131 milyon doları yurt dışına gönderdik. Bu yıl 500 bin baş ithal hayvan hedefinin de ilk ay ithalatına bakıldığında aşılacağı görülüyor.” dedi. İthalatın sektörde kalıcı çözüm üretmediğini belirten Gürer, besicinin desteklenmesi yerine dış alımın tercih edilmesinin sorunu büyüttüğünü dile getirdi. YEM İTHALATI 5,7 MİLYAR DOLARI AŞTI Hayvancılıkta en önemli maliyet kalemlerinden biri olan yem konusunda da Türkiye’nin büyük ölçüde dışa bağımlı hale geldiğini ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Hayvancılıkta yem ithalatı da önemli rakamlara ulaştı. Yemi dışarıdan aldığımız sürece fiyat artışları da devam edecek. 2025 yılında 5 milyar 712 milyon dolarlık yem ithal ettik. En çok dövizi ise soya fasulyesi, dane mısır ve kepeğe harcadık.” diye konuştu. SOYADA YÜZDE 95 DIŞA BAĞIMLIYIZ Yem hammaddelerinde dışa bağımlılığın çok yüksek seviyelere ulaştığını belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “2025 yılında en çok ithal edilen yemlerden biri soya fasulyesi oldu. 4 milyon 71 bin ton soya fasulyesi için 1 milyar 773 milyon dolar ödedik. Soyada yüzde 95 oranında yurt dışına bağımlıyız. Dane mısırda ise 4 milyon 730 bin ton karşılığında 1 milyar 139 milyon dolar ödedik. Kepekte ise 1 milyon 997 bin ton karşılığında 416 milyon dolar ödeme yapıldı.” diye konuştu. 2026’NIN İLK AYINDA 475 MİLYON DOLARLIK YEM İTHALATI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2026 yılının sadece ilk ayında yem ithalatına 475 milyon dolar gitti. İlk üç sırada yine dane mısır, soya fasulyesi ve soya küspesi yer alıyor.” ifadelerini kullandı. ARPA ÜRETİMİ DÜŞTÜ, AÇIK BÜYÜDÜ Yem üretiminde yerli üretimin yeterince değerlendirilmediğini belirten Ömer Fethi Gürer, üretimdeki düşüşe de dikkat çekerek, “Tüketimde üst sıralarda yer alan bu ürünlerden arpa üretimi 2024 yılında 8 milyon 200 bin ton iken 2025 yılında 6 milyon tona düştü ve böylece açık daha da arttı.” dedi. 800 BİN TONA YAKIN YEM HAMMADDESİ İTHALATI PLANLANIYOR Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açtığı ihalelerin de yem ithalatının boyutunu ortaya koyduğunu belirten TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Toprak Mahsulleri Ofisi toplam 455 bin ton yem hammaddesi tedariki için mart ayında ihale açıyor. 28 Şubat’ta ise 350 bin ton yemlik mısır ithalatı için ihale açılmıştı. Bu son ihalelerle birlikte kısa süre içinde planlanan toplam yem hammaddesi ithalatı 800 bin tonu aşıyor.” dedi. KABA YEMİN SADECE YÜZDE 31’İ ÜRETİLEBİLİYOR Gürer, Türkiye’de hayvansal üretim için gerekli kaba yem üretiminin de yetersiz olduğunu belirterek, “Ülkemizde hayvansal üretim için gerekli olan minimum kaba yem miktarının yalnızca yüzde 31’i üretilebiliyor. Bu da yaklaşık yüzde 70 oranında bir açığa işaret ediyor.” dedi. MERA ISLAHI VE YEM BİTKİSİ ÜRETİMİ ARTIRILMALI Hayvancılığın sürdürülebilirliği için üretim odaklı politikalara ihtiyaç olduğunu belirten Gürer, “Yem bitkileri talebinin karşılanması açısından mera ıslah çalışmaları büyük önem taşıyor. Meraların kalitesinin artırılması ve verimliliğin sağlanması, yem ihtiyacı olan ürünlerde üretimin artırılması gerekiyor.” diye konuştu. YEM FİYATLARI ET VE SÜT FİYATLARINI DA ARTIRIYOR Gürer, yem maliyetlerindeki artışın doğrudan gıda fiyatlarına yansıdığını belirterek, “Eğer yemdeki bu süreç devam ederse özellikle ithal yemlerdeki fiyat artışı et ve süt ürünlerinin yanında beyaz ette de fiyatların artmasına yol açacak. Çünkü gerek kırmızı et gerekse beyaz et üretiminde kullanılan yemlerin önemli bölümü yurt dışından ithal ediliyor. İthal yem oranının yüzde 70’e ulaşması nedeniyle ülkemizde yem fiyatları sürekli dövize bağlı olarak artıyor ve her artış hayvancılıkta yeni maliyetler oluşturuyor.” şeklinde konuştu. SÜT YEMİ 900 LİRAYA ÇIKTI Yem fiyatlarındaki artışın üreticiye doğrudan yansıdığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde süt yemi de 50 kiloluk torbalarda 900 liraya kadar çıktı. Süt yeminin de önemli bir bölümü ithal girdilere dayanıyor. Ayrıca yonca, saman ve küspe fiyatları da sürekli artıyor. Bu artışlar hayvancılıktaki maliyetleri katlayarak üretimi daha da zorlaştırıyor.” dedi. YEMDE DIŞA BAĞIMLILIK AZALTILMALI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu koşullar altında hayvancılığın sürdürülebilirliği ciddi risk altında. Özellikle hayvancılık yapan üretici aynı zamanda tarım yapmıyorsa bu faaliyetin sürdürülebilirliği giderek daha da zor hale geliyor. İthal yemlerdeki fiyat artışı hayvancılığın sürdürülebilirliğinin önünde önemli bir tehdit oluşturuyor. Bu nedenle yem üretimini artırıcı politikalar geliştirilmelidir. Yemde dışa bağımlılığın en aza indirilmesinin yolları aranmalı, meralar ıslah edilmeli ve hayvanların tükettiği yemlerde yüzde 50 sübvansiyon sağlanarak hayvancılık yapan üreticilere destek verilmelidir.” dedi. GÜBREDE DE FİYAT ARTIŞI SÜRÜYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gübrede de savaşın olumsuz etkisi olduğunu söyledi. Gürer, çiftçilerin en çok kullandığı gübre türlerindeki artışa dikkat çekerek şunları kaydetti: “Üre gübresinin tonu yılbaşında 26.000 TL idi, bugün bayi fiyatı 30.500 TL’yi geçti. DAP gübresinin tonu yılbaşında 32.000 TL iken savaş başladığında 35.000 TL’ye çıktı, bugün ise bayi fiyatı 37.500 TL’yi aştı. %21 Amonyum Sülfat gübresi mart ayına 14.500 TL/ton fiyatıyla başladı, 16.500 TL’ye çıktı. %26 CAN gübresi ise ay başında 15.600 TL/ton iken 10 gün içinde tonu 16.500 TL oldu. Savaş sürerse fiyat artışlarının devam etmesi bekleniyor. Çiftçi bu koşullarda nasıl üretim yapacak? Bu fiyatlar raflara yansıyacak, vatandaş gıda ürünlerini nasıl alacak? Emekli ve asgari ücretli, geçen yıla göre daha düşük alım gücüyle nasıl yaşamını sürdürecek? Kendi kendine yeterli olmanın önemi bir kez daha görülmüştür.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.