Hava Durumu

#Enerji Bağımsızlığı

Kırsal Haber - Enerji Bağımsızlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Bağımsızlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Denizli’nin İklim Geleceği İçin Tarihi Adım Haber

Denizli’nin İklim Geleceği İçin Tarihi Adım

Denizli Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kent vizyonu kapsamında hazırladığı Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı (YİDEP) Lansmanı ve İş Birliği Protokolü imza törenini geniş bir katılımla gerçekleştirdi. DBB Kongre ve Kültür Merkezi Mehmet Gazi Salonu’nda düzenlenen törene Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, İstanbul Enerji A.Ş. Genel Müdürü Dr. Yüksel Yalçın, DBB Genel Sekreteri Bülent Bozbaş, belediye bürokratları, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda genç katıldı. “Geleceğe miras bırakma yolculuğu” Törende konuşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, küresel iklim krizine karşı dayanışmanın önemine dikkat çekti. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakma sorumluluğuna vurgu yapan Başkan Çavuşoğlu, "Bu işin hikayesi tamamen 'ben' değil 'biz' diyebilen bir nesille geleceği yaratmaktan ibaret. Kendi hırslarının ve zenginleşmelerinin fütursuzluğundan kurtulup, başkalarının ve geleceğin mutluluğuna ortak olan insanların sayısını çoğalttığımızda birçok sorunu da çözeceğiz. Büyükşehir Belediyesi olarak göreve geldiğimiz günden bu yana doğanın, çevrenin, suyun ve atığın en doğru şekilde yönetilmesi için çaba sarf ediyoruz. Birlikte elimizi taşın altına koyarak geleceğe bırakacağımız mirasa daha çok sahip çıkacağız" ifadelerini kullandı. "Gezegenin rengi değişiyor, enerji bağımsızlığı şart" İstanbul Enerji A.Ş. Genel Müdürü Dr. Yüksel Yalçın ise konuşmasında küresel ısınmanın yarattığı gıda, su ve enerji krizlerine değindi. Sanayi devriminden bu yana küresel ölçekte yaşanan tahribatın son 25 yılda zirveye ulaştığını belirten Yalçın, "Dünyanın rengi maviden pembeye, kırmızıya doğru ilerliyor. Gelecekte kuraklık nedeniyle yaşanacak tarımsal krizler ve göçler bilimsel bir gerçek. Bu süreçte yerel yönetimlerin imar planlarından enerji üretimine kadar sorumluluk alması gerekiyor. Binaların üzerine güneş enerjisi sistemlerinin entegre edilmesi artık bir tercih değil, imar anlayışımızın doğal bir parçası olmalı" dedi. Enerji bağımsızlığının milli bağımsızlığın temeli olduğunu vurgulayan Yalçın, "Dünyadaki savaşların ana sebebi enerjidir. Bu ülke gelecekte de tam bağımsız kalacaksa, kendi enerjisini kendi üretmek zorunda. Denizli’de attığımız bu imza, kentin 2050 yılı için koyduğu karbon nötr hedefine giden yolda çok kıymetli bir adımdır" diye konuştu. 8 aşamalı yol haritası ve bütüncül yaklaşım Süreç ve teknik detaylar hakkında sunum yapan Denizli Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Umut Somyürek, YİDEP’in sadece bir çevre planı değil; ulaşım, altyapı, halk sağlığı, tarım ve afet yönetimini kapsayan bütüncül bir yatırım programı olduğunu ifade etti. İklim Kanunu ve ilgili yönetmelik doğrultusunda başlatılan 8 aşamalı yol haritasını aktaran Somyürek, teknik altyapı ve veri toplama süreçlerinin ardından kent genelinde sera gazı envanterinin hesaplanacağını ve risk analizlerinin çıkarılacağını belirtti. Denizli’nin orman yangınları, su güvenliği, kentsel ısı adaları ve jeotermal kaynakların korunması gibi belirgin kırılganlıkları olduğunu kaydeden Somyürek, belirlenecek uyum ve azaltım eylemlerinin Valilik onayı ve kamuoyunun katılımıyla hayata geçirileceğini vurguladı. Törende ayrıca Denizli Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Enerji A.Ş. arasında işbirliği protokolü imzalandı. Akademik panelde "Denizli’nin iklim geleceği" masaya yatırıldı Protokol imza töreninin ardından düzenlenen "Denizli'nin İklim Geleceği" başlıklı akademik panele uzman isimler katılarak kentin iklim vizyonunu çok yönlü olarak ele aldı. Moderatörlüğünü Pamukkale Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mutlu Yaşar’ın üstlendiği oturumda panelistler şu isimlerden oluştu: Prof. Dr. Nurhan Meydan Acımış – PAÜ Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı, Prof. Dr. Görkem Gülhan – PAÜ Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü, Dr. Öğr. Üyesi Yağmur Meltem Aydın Kızılkaya – PAÜ Çevre Mühendisliği Bölümü, İbrahim Engin Demirci – DESKİ Arıtma Tesisleri Daire Başkanı, Aykut Atlas – Denizli Enerji A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı, Ersin Aydın – İstanbul Enerji A.Ş. Enerji Yönetimi ve Proje Müdürü kentin iklim geleceğine yönelik birikimlerini paylaştı. Soru-cevap bölümü ve görüşlerin alınmasının ardından program toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

BM Genel Kurulu Başlıyor: Türkiye ve Avustralya’ya COP31 Öncesi Liderlik Çağrısı Haber

BM Genel Kurulu Başlıyor: Türkiye ve Avustralya’ya COP31 Öncesi Liderlik Çağrısı

21-25 Eylül tarihleri arasında New York'ta toplanacak BM Genel Kurulu (UNGA), iki ay sonra Türkiye başkanlığında Antalya'da düzenlenecek COP31 iklim zirvesi öncesinde kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Bir basın toplantısında bir araya gelen iklim diplomasisi ve enerji güvenliği uzmanları; artan enerji fiyatları ile jeopolitik krizlerin gölgesinde toplanacak UNGA ve COP31'de, hem Türkiye’nin hem de COP31 Müzakereler Başkanı Avustralya’nın liderlik rolü üstlenmesi ve somut taahhütlere öncülük etmesi gerektiğini vurguladı. Uzmanlara göre her iki ülkenin de özellikle fosil yakıtlardan uzaklaşma konusunda kendi ülkelerinde atacağı adımlar ve ulusal politikalarında kaydedeceği ilerleme, hem kredibilitelerini hem de COP31’in başarısını doğrudan etkileyecek. Elektrifikasyon hedefi; enerji bağımsızlığı ve fiyat şoklarına karşı direnç açısından olumlu karşılanırken, bu sürecin yenilenebilir enerjiye dayanması ve fosil yakıtlardan uzaklaşmayla eş zamanlı ilerlemesi gerektiğine dikkat çekiliyor. Tufts Üniversitesi Fletcher Hukuk ve Diplomasi Okulu Kıdemli Araştırmacısı ve Almanya'nın eski İklim Elçisi Jennifer Morgan, COP31 Başkanlığı’nın liderlik vasıflarını tam anlamıyla kullanarak zirve için net ve detaylı bir vizyon ortaya koymasının zamanı geldiğini belirtti. Türkiye ve Avustralya’nın hâlâ yeni fosil yakıt yatırımlarına devam ettiğine dikkat çeken Morgan, "İki ülkenin de kömürden çıkış tarihi yok ve fosil yakıt kullanımını artırmaya devam ediyorlar. Yenilenebilir enerji konusunda gelişme kaydettiler ancak kredibiliteleri, ivme yaratabilme becerileri ve COP'tan iyi sonuçlar elde edilmesi, bu iki ülkenin kendi evlerinde atacakları adımlara bağlı." ifadelerini kullandı. Hindistan Teknoloji Enstitüsü (IIT) Kamu Politikası Okulu Öğretim Üyesi, Uluslararası Güneş Enerjisi İttifakı'nın eski Genel Direktörü ve Hindistan'ın eski iklim müzakerecisi Ajay Mathur ise mevcut jeopolitik tablonun, fosil yakıtlara bağımlı küresel ekonominin bir zaafı olduğunu ileri sürdü. Mathur, "Çeşitli jeopolitik belirsizliklerin üst üste geldiği bir dönemdeyiz ve bu durum, küresel ekonomimizin fosil yakıt bağımlılığı karşısında ne kadar savunmasız kaldığını gösterdi." diyerek devam eden enerji şoklarının, fosil yakıt bağımlılığından kurtulmaya yardımcı olacak şekilde yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Mathur, hem Türkiye’den hem de Avustralya’dan beklentilerinin "ülkelerin COP31'de imza atacağı somut ve ölçülebilir taahhütler" olduğunu aktardı. Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınma Enstitüsü (IISD) Kıdemli Politika Danışmanı Natalie Jones, uygun fiyatlı enerjiye erişim ile iklim güvenliği arasındaki dengeye işaret ederek UNGA ve COP31'in bu iki hedefi birleştirecek bir fırsat penceresi sunduğunu söyledi: "Hepimiz bir yandan uygun fiyatlı ve güvenilir enerji kaynaklarına, bir yandan da güvenli ve yaşanabilir bir iklime sahip olmak istiyoruz. Mesajım oldukça basit: Bu iki hedefi bir arada gerçekleştirebilmek için dünya liderlerinin UNGA'yı ve COP31'i değerlendirerek fosil yakıtlardan uzaklaşmayı hızlandırması gerekiyor." Jones'a göre liderlerin önünde net bir tercih var: "Üst üste binen enerji ve iklim krizleri arasında sıkışıp kalmak ya da umudu tercih ederek fosil yakıtlardan koordineli ve hızlı bir şekilde uzaklaşmak." İstanbul Politikalar Merkezi İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü ve İklim Masası Danışma Kurulu Üyesi Dr. Ümit Şahin ise Türkiye’nin COP31’deki üç önceliğinin Antalya’nın bir 'uygulama COP’u' olması, elektrifikasyon hedefinin benimsenmesi ve iklim projelerinin finansmanla buluşturulması olduğunu aktardı. COP31 Başkanı Murat Kurum’un elektrifikasyonu güncel jeopolitik durum ve enerji krizi bağlamında ele aldığını anlatan Şahin, "Kurum, küresel nüfusun yaklaşık %80'inin net fosil yakıt ithalatçısı ülkelerde yaşadığını ve bu durumun ekonomileri enerji fiyat şoklarına karşı savunmasız bıraktığını savunuyor. Enerji krizinin ise daha temiz ve daha dayanıklı enerji kaynaklarına yönelik ihtiyacı pekiştirdiğini belirtiyor. COP28'de hükümetler; fosil yakıtlardan adil, düzenli ve eşitlikçi bir şekilde uzaklaşma konusunda mutabık kalmıştı. Kurum, COP31'in bu vizyonu günlük hayata taşıması gerektiğini söylüyor ve günlük yaşamı elektrikleştirmenin, fosil yakıtlardan uzaklaşmanın yolu olduğunu çok net bir şekilde ifade ediyor." dedi. Avrupa İklim Vakfı (ECF) CEO'su Laurence Tubiana ise iklim değişikliğinin ekonomik maliyetinin daha görünür kılınması gerektiğini vurguladı. Tubiana ayrıca yenilenebilir enerji değer zincirinin jeopolitik boyutunun temiz elektrifikasyona engel teşkil ettiğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Bu teknolojilerin belirli bir ülke veya ülkeler tarafından kontrol edilmediği, daha sağlıklı bir sistem yaratabilmek için kaynakları nasıl bir araya getirebileceğimizi düşünmek iyi olur. Ulusal egemenlik ve bağımsızlık, yenilenebilir enerjinin en önemli artıları arasında yer alıyor; ancak teknolojik bağımlılığın söz konusu olması bu argümanları zayıflatabiliyor." Kaynak: İklim Masası/www.iklimmasasi.com Kaynak: Selin Uğurtaş

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.