Hava Durumu

#Enerji Tasarrufu

Kırsal Haber - Enerji Tasarrufu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Tasarrufu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sıfır Atık Hareketi 9 Yaşında Haber

Sıfır Atık Hareketi 9 Yaşında

Türkiye’nin 2017 yılında başlattığı Sıfır Atık Hareketi 9. yılına girerken, geri kazanım oranı yüzde 37,53’e yükseldi. Proje kapsamında bugüne kadar 90 milyon ton atık ekonomiye kazandırılırken, 365 milyar liralık ekonomik katkı sağlandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Sıfır Atık Hareketi’nin 9. yılı dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Emine Erdoğan’ın himayelerinde 27 Eylül 2017’de başlatılan hareketin bugün Türkiye sınırlarını aşan bir çevre ve iklim gündemine dönüştüğünü belirten Kurum, Sıfır Atık anlayışının Türkiye’nin COP31 Başkanlığı ile küresel iklim mücadelesine taşındığını ifade etti. Kurum, “9 yıl önce atılan adım bugün dünyaya yön veriyor!” ifadeleriyle başladığı mesajında, Sıfır Atık Hareketi’nin “atma, dönüştür” çağrısıyla kaynaklara bakış açısında dönüşüm başlattığını belirterek, “Ortak evimiz için, ortak geleceğimiz için, dünya için 0’dan COP31’e” mesajını verdi. Sıfır Atık’ın 9. yıl teması: “0'dan COP31'e Dünya için Hep Birlikte” Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda 27 Eylül 2017’de başlatılan Sıfır Atık Hareketi, 9. yılında yeni bir küresel hedefle öne çıkıyor. Türkiye’nin bu yıl Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacak olması nedeniyle hareketin 9. yıl teması “0'dan COP31'e Dünya için Hep Birlikte” olarak belirlendi. COP31’in 10 öncelikli temasından biri Sıfır Atık Antalya’da düzenlenecek COP31’in Eylem Gündemi’nde 10 öncelikli tema arasında Sıfır Atık da yer alıyor. Sıfır Atık, aynı zamanda “2035 Küresel Uygulama Hedefleri” kapsamında geri dönüşüm ve döngüsel ekonomi uygulama projesi olarak öne çıkıyor. COP31’in hedefleri arasında bulunan “Sıfır Atık ve metan azaltımı” başlığıyla, dünya genelinde atık üretimindeki artışın 2035 yılına kadar yarı yarıya azaltılması amaçlanıyor. Türkiye’nin geri kazanım oranı yüzde 37,53’e yükseldi Sıfır Atık Hareketi kapsamında Türkiye genelinde atıkların geri kazanımına yönelik çalışmalar yıllar içinde genişletildi. Proje kapsamında; 220 bin bina ve yerleşkede Sıfır Atık Yönetim Sistemi’ne geçildi. 28 milyon kişiye Sıfır Atık konusunda eğitim verildi. 2017 yılında yüzde 13 olan geri kazanım oranı, 2024’te yüzde 36,08’e, 2025’te ise yüzde 37,53’e yükseldi. Türkiye’nin geri kazanım oranını 2035’te yüzde 60’a, 2053’te ise yüzde 70’e çıkarması hedefleniyor. 90 milyon ton atık ekonomiye kazandırıldı Sıfır Atık Hareketi’nin başlangıcından 2025 yılı sonuna kadar toplam 90 milyon ton geri kazanılabilir atık işlenerek ekonomiye kazandırıldı. Bu miktarın 36,1 milyon tonunu kağıt-karton, 10,2 milyon tonunu plastik, 3,5 milyon tonunu cam, 9,6 milyon tonunu metal, 30,6 milyon tonunu ise organik ve diğer geri kazanılabilir atıklar oluşturdu. Geri kazanılan atıkların ekonomiye kazandırılmasıyla 365 milyar liralık katkı sağlandığı belirtildi. 613 milyon ağacın kesilmesi önlendi Sıfır Atık uygulamalarının çevresel kazanımları arasında enerji ve su tasarrufunun yanı sıra doğal kaynakların korunması da bulunuyor. Proje kapsamında 54 milyon hanenin bir yıllık elektrik ihtiyacına eşdeğer 270 milyar kWh enerji tasarrufu sağlandı. İstanbul’un iki yıllık su tüketimine eşdeğer 2 trilyon litre su tasarrufu elde edilirken, 60 milyar litre petrol tasarrufu gerçekleştirildi. Yaklaşık 55 bin futbol sahası büyüklüğündeki 390 milyon metreküp atık depolama alanı ihtiyacının önüne geçildi. Ayrıca 613 milyon ağacın kesilmesi önlenirken, yaklaşık 180 milyon ton sera gazı salımının da önüne geçildi. Sıfır Atık projeleri farklı alanlara yayılıyor Sıfır Atık Hareketi kapsamında yalnızca atıkların geri kazanımına yönelik çalışmalar değil, farklı alanlarda farkındalık oluşturmayı amaçlayan projeler de yürütülüyor. Denizlerin korunmasına yönelik Sıfır Atık Mavi, içecek ambalajlarının toplanarak yeniden değerlendirilmesini amaçlayan Depozitosu Olan Ambalajlar Sistemi (DOA) ile hareketin uygulama alanı genişletiliyor. 2023 yılında kurulan Sıfır Atık Vakfı da ulusal ve uluslararası projelerin yürütülmesinde rol üstleniyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda farklı bakanlıklar ve belediyelerle 81 ilde çeşitli projeler uygulanırken, UNDP, TRT, Türk Kızılay, TEMA Vakfı, Türkiye Basketbol Federasyonu ve Türkiye Futbol Federasyonu gibi kuruluşlarla da çocuklar ve gençler başta olmak üzere toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik çalışmalar gerçekleştiriliyor. Sıfır Atık’ın küresel boyutu Sıfır Atık Hareketi, Türkiye’de başlayan çalışmaların uluslararası alana taşınmasıyla birlikte küresel çevre gündeminin de başlıklarından biri haline geldi. 14 Aralık 2022’de Türkiye’nin ana sunuculuğunda, 105 ülkenin ortak sunuculuğunda gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu oylamasında 30 Mart’ın “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan edilmesi kabul edildi. Emine Erdoğan’ın girişimleriyle Birleşmiş Milletler bünyesinde “BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu” da oluşturuldu. 12 Nisan 2023’te kurulan kurulun başkanlığını Emine Erdoğan yürütüyor. Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı ise farklı ülkelerden kişi ve kuruluşların katılımıyla küresel ölçekte yaygınlaştırılmaya devam ediyor. Sıfır Atık Hareketi, 9. yılında Türkiye’nin COP31 Başkanlığı kapsamında döngüsel ekonomi, geri dönüşüm, kaynakların verimli kullanımı ve atık yönetimi başlıklarıyla küresel iklim gündemindeki yerini güçlendirmeyi hedefliyor.

Mudanya İklim Eylem Planı İçin Önemli Adım Haber

Mudanya İklim Eylem Planı İçin Önemli Adım

Mudanya Belediyesi ile İstanbul Enerji AŞ arasında “Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı” (SECAP) iş birliği protokolü imzalandı. İş birliğiyle Mudanya’nın sera gazı emisyonlarını azaltmaya, enerji verimliliğini artırmaya ve iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlamaya yönelik ortak yol haritasının hazırlanması hedefleniyor. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, “Gelecek kuşaklara nasıl bir dünya bırakacağımızı bugünkü tercihlerimiz belirliyor” dedi. Geçtiğimiz yıl Küresel Belediye Başkanları İklim ve Enerji Sözleşmesi’ne taraf olan Mudanya Belediyesi, sürdürülebilir bir gelecek için önemli bir adım daha attı. Mudanya Belediyesi, İstanbul Enerji AŞ ile Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP) iş birliği protokolü imzaladı. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ve İstanbul Enerji AŞ Enerji Yönetimi ve Proje Müdürü Ersin Aydın tarafından imzalanan protokol ile Mudanya’nın iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum çalışmalarına yönelik iş birliğinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. İş birliği kapsamında ilk adım olarak, iklim değişikliğinin Mudanya üzerindeki etkilerini değerlendirmek, sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik çalışmaları ele almak ve kentin iklim değişikliğine uyum sürecine katkı sunmak amacıyla “Sera Gazı Emisyon Azaltım ve İklim Uyum Çalıştayı” da düzenlendi. Mudanya Gençlik ve Spor Merkezi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen imza töreni ve çalıştaya Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, İstanbul Enerji AŞ Enerji Yönetimi ve Proje Müdürü Ersin Aydın, belediye meclis üyeleri, kamu kurumlarının temsilcileri, akademisyenlerin yanı sıra muhtarlar ve belediye teknik personeli katıldı. BAŞKAN DALGIÇ’TAN ENERJİ TASARRUFU ÇAĞRISI Mudanya’nın enerji ve iklim konusunda sorumluluk aldığını vurgulayan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, sürdürülebilirlikten yalnızca kurumların değil, toplumun tamamının sorumlu olduğunu söyledi. Dalgıç, “Mudanya olarak kültürel varlıklarımıza sahip çıkmaya büyük önem veriyoruz. Ancak Mudanya için artık kurtuluş ve kuruluş kadar koruma da önemli bir başlık. Bugün imza altına aldığımız iş birliği protokolünün örnek olmasını ve daha sürdürülebilir bir gelecek kurmamıza katkı sağlamasını temenni ediyorum.” dedi. “Sürdürülebilir bir gelecek için enerji tüketiminin azaltılmasının önemine dikkat çeken Dalgıç, artan enerji ihtiyacını karşılayacak yeni kaynaklar aranırken bu kaynakların çevre ve yaşam üzerindeki etkilerinin de gözetilmesi gerektiğini söyledi. Dalgıç, şöyle devam etti: “Temiz enerji kaynaklarına yönelmek kadar, enerjiyi daha az tüketmenin yollarını bulmak da önemlidir. İklim değişikliği artık özellikle gençlerin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Bu, hepimiz için çok önemli bir mesaj. Çünkü gelecek kuşaklara nasıl bir dünya bırakacağımızı bugünkü tercihlerimiz belirliyor. Enerjiyi bu kadar hoyratça kullandığımız sürece bu sorunları konuşmaya devam edeceğiz. O nedenle yalnızca enerjinin temizliğine değil, enerji ihtiyacımızı azaltacak bir yaşam biçimine de odaklanmalıyız” İmza töreninin ardından gerçekleştirilen çalıştayda katılımcılar, Mudanya’da sera gazı emisyonlarını azaltmak, iklim değişikliğine uyum sağlamak ve enerji verimliliğini artırmak için yapılabilecek çalışmaları değerlendirdi. Kentin mevcut enerji kullanımı ve iklim risklerinin ele alındığı toplantıda, hedefler ve uygulanabilir eylem adımları masaya yatırıldı.

2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı Resmi Gazete’de Yayımlandı Haber

2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı Resmi Gazete’de Yayımlandı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan “2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Beş yıllık yol haritasında 4 stratejik amaç, 8 hedef, 32 eylem ve 297 uygulama adımı yer alıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın internet sitesinde paylaşılan bilgilere göre, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda hazırlanan “2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı” ile şehirlerin çehresini değiştirecek 5 yıllık yol haritası belirlendi. Eylem planında uygulamaya, izlemeye ve ölçmeye odaklanan 4 stratejik amaç, 8 hedef, 32 eylem ve 297 uygulama adımı yer aldı. Yeni stratejiler, 2020-2023 döneminde kazanılan tecrübe ve kurumsal kapasitenin üzerine gelişmiş bir yönetim çerçevesi olarak inşa edildi. İleri teknoloji, sürdürülebilir ve dirençli dünya vizyonuyla hareket eden yeni yol haritasında yapay zeka, büyük veri, nesnelerin interneti ve dijital ikiz gibi teknolojilere odaklanılacak. Kentsel dönüşüm, iklim krizi ve afet yönetimi alanında erken uyarı ve kriz anı yönetim mekanizmaları devreye alınacak. Bakan Kurum: 5 Yıllık Akıllı Şehir Eylem Planımız Hazır Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, eylem planının detaylarını sosyal medya hesabından infografikle paylaştı. Bakan Kurum paylaşımında, “5 yıllık Akıllı Şehir Eylem Planımız hazır. Belediyecilik, trafik sistemleri, atık yönetimi başta olmak üzere hemen her alanda vatandaşımızın hayatını kolaylaştıracak 50 akıllı şehir uygulamasını hayata geçireceğimiz düzenlemeler Resmi Gazete’de yayımlandı. Hayırlı olsun” ifadelerini kullandı. Trafikten Çevre Temizliğine Kadar Hizmetler Tek Noktadan Takip Edilecek Eylem planı kapsamında önümüzdeki 5 yıllık süreç ayrıntılı olarak düzenlendi. Buna göre 2026 sonuna kadar 81 ilin tamamında akıllı şehir stratejileri ve yol haritaları hazırlanacak. Her belediyede özel akıllı şehir birimleri kurulacak ve mekansal planlamada semantik planlama modeline geçilmesi zorunlu olacak. 2027 yılında büyükşehirlerin ardından 187 ilçe belediyesi sürece dahil edilecek ve 268 belediyede Coğrafi Bilgi Sistemi tabanlı gelişim planları hazırlanacak. 2028 yılı itibarıyla en az 50 akıllı şehir uygulaması sahada hayata geçecek. Kurulacak teknoloji kümelenmeleriyle yerli çözümlerin dünyaya ihraç edilmesi hedeflenecek. 2029 yılına gelindiğinde tüm illerde trafikten çevre temizliğine kadar hizmetlerin tek noktadan takip edileceği Dijital Şehir Yönetim Merkezleri kurulacak. Koordinasyonu ise Bakanlık bünyesindeki Ulusal Akıllı Şehir Merkezi sağlayacak. Akıllı Şehir Teknolojilerinde Yerli Üretim Şartı 2030 yılında akıllı şehir teknolojilerinde en az yüzde 80 yerli üretim şartı aranacak. Sektörde dünya ile yarışacak 500 girişimci şirket desteklenecek ve sürecin hukuki altyapısını oluşturan Akıllı Şehir Kanunu yürürlüğe girecek. Vatandaşa Fayda Sağlayacak Teknolojik Çözümler Uygulanacak Yeni planla, kurumların birbirinden kopuk sistemler kurarak kaynak israfına yol açmasının engellenmesi amacıyla veri yönetişimi ve birlikte çalışabilirlik ilkeleri merkeze alındı. Şehirlerin teknoloji çöplüğüne dönüşmemesi için tüm teknolojiler yakından izlenecek. Şehirlere en uygun olanı tespit edilerek yalnızca vatandaşa doğrudan fayda sağlayacak çözümler uygulanacak. Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yerel yönetimlere rehberlik etmek amacıyla 50 uygulamaya ait fizibilite raporu ve 15 bin sayfalık eğitim dokümanı havuzu oluşturuldu. TOKİ ve Kentsel Dönüşüm Projeleri “Akıllı Bölgeler” Yaklaşımıyla Bütünleşecek Stratejinin önemli başlıklarından birini kentsel dönüşüm, iklim krizi ve afet yönetimi oluşturdu. Yeni yol haritası kapsamında erken uyarı ve kriz anı yönetim mekanizmalarıyla afetlere hazırlık güçlendirilecek. TOKİ, kentsel dönüşüm ve yeni konut projelerini doğrudan “Akıllı Bölgeler” yaklaşımıyla bütünleştirecek. Yeni yaşam alanlarının yeşil enerjiyle çalışması, su ve enerji kayıplarının sensörlerle anlık olarak tespit edilmesi ve çevreye duyarlı tasarımların kullanılması hedefleniyor. Akıllı Sokak Aydınlatmalarıyla Enerji Tasarrufu Hedefleniyor Yeni stratejiyle birlikte sokaktaki vatandaşın yaşam kalitesinin artırılması hedefleniyor. Gerçek zamanlı trafik yönetim sistemleriyle yollarda kaybedilen zamanın en aza indirilmesi planlanıyor. Atık toplama araçları doluluk oranına göre rota çizecek, akıllı sokak aydınlatmalarıyla enerji tasarrufu sağlanacak. Vatandaşlar ise mahallelerindeki sorunları mobil uygulamalar üzerinden doğrudan ilgili birimlere ileterek şehir yönetiminde söz sahibi olabilecek. Yerli ve Milli Birikim Yakın Coğrafyayla Paylaşılacak Akıllı Şehir Olgunluk Değerlendirme Modeli ile her şehrin ihtiyacı ayrı ayrı ölçülecek. Hizmetlerin yaşlılar, engelliler ve dijital hizmetlere erişimde dezavantajlı grupları kapsayacak şekilde adil dağıtılması hedeflenecek. Türkiye, bu yerli ve milli birikimini Türk Devletleri Teşkilatı başta olmak üzere yakın coğrafyadaki ülkelere de ihraç ederek uluslararası alanda iş birliğini geliştirecek.

Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş "Sürdürülebilirlik Liderleri 50" Listesinde! Haber

Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş "Sürdürülebilirlik Liderleri 50" Listesinde!

Türkiye gıda sanayisinin köklü markalarından Tat Gıda, sürdürülebilirlik vizyonuyla ulusal ve uluslararası platformlarda dikkat çekmeye devam ediyor. Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, iş dünyasının prestijli yayınlarından Fast Company Türkiye tarafından hazırlanan “Sürdürülebilirlik Liderleri 50” listesinde bu yıl da yer alarak başarısını tescilledi. ​İstanbul İş Kuleleri’nde düzenlenen törende ödülünü alan Veysel Memiş, listede 37. sıradan giriş yaparak Türkiye’nin sürdürülebilirlik dönüşümüne yön veren en etkili 50 liderinden biri oldu. ​Sürdürülebilirlik Niyetten Eyleme Dönüştü ​39 bağımsız jüri üyesinin değerlendirmeleriyle belirlenen listede yer almanın gururunu yaşadıklarını belirten Veysel Memiş, sürdürülebilirliğin artık bir niyet beyanı olmaktan çıkıp ölçülebilir stratejik bir dönüşüm haline geldiğini vurguladı. Memiş, Tat Gıda olarak doğaya saygılı ve veriye dayalı bir üretim modeli inşa ettiklerini ifade etti. ​Tat Gıda’dan Dev Enerji Yatırımı: Hedef Net Sıfır ​Tat Gıda’nın sürdürülebilirlik stratejisi; çevresel etkiyi azaltma, toplumsal fayda ve güçlü yönetişim olmak üzere üç temel eksen üzerine kurulu. Şirketin bu alandaki somut adımları ise dikkat çekici: ​Yenilenebilir Enerji Hamlesi: Manisa Yunusemre Akçaköy’de kurulan 1,98 MWe gücündeki güneş enerjisi santrali (GES) 2025 yılı itibarıyla devreye alındı. ​Enerji Tasarrufu: Yıllık 3.800 MWh elektrik üretim kapasitesine sahip bu tesisle, şirketin toplam enerji tüketiminin yaklaşık %19,5’i yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor. ​Gelecek Hedefleri: Afyonkarahisar Dinar’daki ikinci GES projesinin de tamamlanmasıyla yeşil enerji kullanımı artırılacak. Şirket, 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını %55 azaltmayı, 2050’de ise "Net Sıfır" hedefine ulaşmayı taahhüt ediyor. ​Dijital Tarım ve Akıllı Üretim Modeli ​Sürdürülebilirliği bir maliyet değil, bir değer yaratma aracı olarak gördüklerini belirten Veysel Memiş, dijital tarım uygulamalarının önemine değindi: ​"Veriyle yön verdiğimiz tarım uygulamaları sayesinde su ve girdi kullanımında maksimum verimlilik sağlarken, ürün kalitesinde sürdürülebilir bir dönüşüm gerçekleştiriyoruz. Teknolojiyle tarımda yeni nesil üretim modelini bugünden kurguluyoruz." ​Geleceğin Gıda Sistemine Yön Veriliyor ​Tat Gıda, önümüzdeki dönemde iklim dostu üretim, döngüsel ekonomi ve sosyal etki odaklı projelerle büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Şirket, hem yerel üreticiyi destekleyen hem de küresel iklim krizine karşı çözüm üreten stratejileriyle Türk gıda sektöründeki öncü rolünü güçlendiriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.