Hava Durumu

#Enerji Verimliliği

Kırsal Haber - Enerji Verimliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Verimliliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sivas’ta Bir İlk: Ges’li Semt Pazarının Temeli Atıldı Haber

Sivas’ta Bir İlk: Ges’li Semt Pazarının Temeli Atıldı

Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji alanındaki projelerine bir yenisini daha ekleyen Sivas Belediyesi, şehirde bir ilk olma özelliği taşıyan Güneş Enerji Santralli (GES) semt pazarı projesinin temelini attı. Şeyh Şamil Mahallesi'ndeki Çarşamba Pazarı alanında inşa edilecek modern pazar yeri, kendi enerjisini üretecek altyapısıyla dikkat çekiyor. Toplamda 4 bin 300 metrekarelik geniş bir kullanım alanına sahip olacak proje, 175 modern tezgâh kapasitesiyle hem bölge esnafına hem de vatandaşlara konforlu bir alışveriş ortamı sunacak. Çatı kısmına kurulacak yenilenebilir enerji sistemleri sayesinde pazar alanı, kendi elektrik enerjisini üretecek ve belediye bütçesine tasarruf sağlayacak. Düzenlenen temel atma törenine Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun'un yanı sıra il protokolü, sivil toplum kuruluşu ve meslek odalarının temsilcileri, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Törende ilk olarak konuşan Şeyh Şamil Mahallesi Muhtarı Gülsen Ayhan, “Çarşamba pazarımızın yenilenerek daha modern, kullanışlı ve güneş enerjisiyle kendi elektriğini üreten bir alana dönüşmesi, mahallemiz için önemli bir kazanımdır. Bu hizmetin mahallemize kazandırılmasında emeği geçen başta Belediye Başkanımız Dr. Adem Uzun'a ve ekibine çok teşekkür ediyorum” dedi. ESNAF TEŞKİLATINDAN BAŞKAN UZUN'A TEŞEKKÜR Ardından söz alan Sivas Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Halil Şahin, “Belediye başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanımız Hakan Başkanımız ile birlikte, esnafımız için ne talep ettiysek bizim yüzümüzü yere eğdirmedi. Onlarla çalışmaktan gurur duyuyorum. Allah utandırmasın, esnafımıza bol kazanç versin” ifadelerini kullandı. Sivas Ticaret Borsası Başkanı Hayrullah Karakaya ise “Başkanımızın hızına yetişemiyoruz gerçekten; son zamanlarda acaba hangi temeli atıyoruz diye düşünür hale geldik. Artık temel atma konusunda iyice uzmanlaştık başkanımızın sayesinde. Aynı aşkla, heyecanla ve sevgiyle bu atılan temellerin bir an evvel yatırıma kavuşmasını niyaz ediyorum. Mahallemize, şehrimize hayırlı olsun diyorum. Gerçekten şehrimiz değişiyor; kadim şehrimizin kadim insanları da böyle güzel yatırımları hak ediyorlar. Temelimizin sağlam, hizmetimizin bol olmasını temenni ediyorum” şeklinde konuştu. Programda konuşan Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Mesut Dursun, “Belediye başkanımızın temel atmada, açılışlarda, hizmette ve altyapıda hızına gerçekten yetişilmiyor. 2026 yılının son çeyreği, değerli belediye başkanımız için ve Sivas halkı için hakikaten çok kıymetliydi. Esnaf sanatkârlar olarak yakından takip ediyoruz. Hakikaten büyük işler yapıyor, güzel yatırımlar yapıyor, rakamların sonu yok. İnşallah devamı da gelir diyoruz. Kendisini ve ekibini tebrik ediyorum, kutluyorum. Sivas esnaf sanatkârının gururu oldu. Tabii zaman değişiyor, teknoloji değişiyor, konjonktür değişiyor. Geçmişte pazar yerlerimiz açıktı. Bugün de yeni gelişen bir semtimizde, Şeyh Şamil'de GES'li, yani kendi elektriğini üreten modern bir pazar yerinin, vatandaşımızın rahat alışveriş yapacağı, pazar esnafımızın da rahatça hizmet verebileceği bir alanın temelini atıyoruz. Bundan dolayı tekrar belediye başkanımıza teşekkür ediyorum” dedi. Ardından kürsüye gelen Sivas Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Hakan Demirgil, pazar kültürünün önemi ve yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayarak, “Pazarcılar Odamız adına belediye başkanımıza, ekibine ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Şeyh Şamil Mahallesi'ndeki mevcut pazar yerimizin eskimesi ve yağışlarda sıkıntılar yaşanması nedeniyle modernize edilmesi, kendi elektriğini üreten GES altyapısına kavuşması esnafımız ve vatandaşlarımız için büyük bir konfor sağlayacak. Projede emeği geçen başta belediye başkanımız olmak üzere herkese şükranlarımı sunuyor, yeni pazarımızın mahallemize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. BAŞKAN UZUN'DAN "YEŞİL ENERJİ" VURGUSU Törende son olarak konuşan Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, güneş enerji santralli (GES) modern pazar alanının Sivas’ta bir ilk olduğunu ifade ederek, “Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde, küresel iklim krizine karşı yenilenebilir enerji kaynaklarını etkin bir şekilde kullanmak büyük önem taşıyor. Sivas Belediyesi olarak 'Enerjimizi kendimiz üreteceğiz' vizyonuyla hareket ediyor; tesislerimizde, binalarımızda ve yeni projelerimizde kendi enerjimizi üreterek karbon ayak izimizi azaltıyoruz. Yaklaşık 4.300 metrekare alan üzerine kurulan ve 175 tezgâh kapasitesine sahip bu modern pazar yerimiz, vatandaşlarımızın rahatça alışveriş yapabileceği, esnafımızın da konforlu bir şekilde hizmet verebileceği örnek bir alan olacak” dedi. “BELEDİYEMİZİN 200. YILINDA SİVAS'I GELECEĞE TAŞIYACAĞIZ” Eski pazar yerinin özellikle yağışlı havalarda esnaf ve vatandaşlar açısından sıkıntı oluşturduğunu hatırlatan Başkan Uzun, “Bu sebeple ilk GES'li modern pazar alanımızı bu bölgeye kuruyoruz. Sonrasında da şehrimizin farklı bölgelerinde yaygınlaştıracağız. Şeyh Şamil Mahallemiz, nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu; parklarıyla, asfalt çalışmalarıyla ve kazandırdığımız sağlık, spor ve kültür merkezleriyle sürekli gelişen bir bölge… Hatta bu kültür merkezimiz Türkiye'de belediyeyle birlikte üç bakanlığın bir arada olduğu tek binadır. Bunu ne için yapıyoruz? Tamamen verimlilik ve enerji tasarrufu sağlamak için. Şu an temel atma ve açılışlarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. Asıl büyük açılış ve vizyon projelerimizi belediyemizin kuruluşunun 200. yılı olan 2028 yılında gerçekleştireceğiz. 1828 yılında kurulan belediyemizin 200. yılında, Sivas'ımızda belediyecilik adına tartışılan konuların yüzde doksanını gündemden kaldıracağız. Göçün tersine döndüğü, gelişmiş ve modern bir Sivas'ı hep birlikte inşa etmiş olacağız” diyerek projenin esnaf ve vatandaşlar için hayırlı olmasını temenni etti. Konuşmaların ardından dualar eşliğinde GES'li pazar alanının temeli atıldı.

Türkşeker’in 20 MW Gücündeki Erciş Güneş Enerjisi Santrali İşletmeye Alındı Haber

Türkşeker’in 20 MW Gücündeki Erciş Güneş Enerjisi Santrali İşletmeye Alındı

Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. (Türkşeker), yenilenebilir enerji yatırımları kapsamında Van’ın Erciş ilçesinde kurduğu 20 megavat (MW) gücündeki Güneş Enerjisi Santrali’ni (GES) işletmeye aldı. Türkşeker’in ikinci güneş enerjisi yatırımı olan santralin yılda 48 milyon kilovatsaat (kWh) elektrik üretmesi ve yaklaşık 30 bin ton karbondioksit salımını önlemesi hedefleniyor. Erciş GES Yılda 48 Milyon kWh Elektrik Üretecek Erciş Şeker Fabrikası arazisinde kurulan güneş enerjisi santralinin işletmeye alınmasına ilişkin açıklamalarda bulunan Türkşeker Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Dr. Muhiddin Şahin, yenilenebilir enerji yatırımlarının kurumun enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim hedefleri açısından önem taşıdığını belirtti. Ankara Makine Fabrikasındaki ilk güneş enerjisi yatırımının ardından Erciş GES’in de faaliyete geçtiğini ifade eden Şahin, "Türkşeker olarak üretim gücümüzü yenilenebilir enerji yatırımlarıyla destekliyor, kaynaklarımızı daha verimli kullanacak projeleri hayata geçiriyoruz" dedi. Santralin yıllık elektrik üretim kapasitesine ilişkin bilgi veren Şahin, beklenen 48 milyon kWh elektrik üretiminin Türkşeker’e bağlı tüm fabrikaların şebekeden çektiği yıllık elektrik miktarının yaklaşık iki katına karşılık geldiğini bildirdi. Yılda Yaklaşık 30 Bin Ton Karbondioksit Salımının Önlenmesi Hedefleniyor Enerji Performans Sözleşmesi modeliyle kamuda hayata geçirilen en büyük proje niteliğinde olduğu belirtilen Erciş GES’in, yenilenebilir enerji üretimi sayesinde yılda yaklaşık 30 bin ton karbondioksit salımını önlemesi öngörülüyor. Türkşeker’in enerji verimliliğini artıran ve çevreye duyarlı üretimi destekleyen yatırımlarını sürdüreceğini belirten Şahin, "Türkşeker’in köklü üretim birikimini geleceğin ihtiyaçlarıyla buluşturmaya, enerji verimliliğini artıran ve çevreye duyarlı üretimi destekleyen yatırımlarımızı sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Şahin, projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen çalışanlara ve paydaşlara teşekkür etti.

Tepebaşı İklim Haftası Başlıyor Haber

Tepebaşı İklim Haftası Başlıyor

Tepebaşı Belediyesi, COP31 öncesinde iklim gündemini kentin dört bir yanına taşıyor. 16–23 Ekim’de düzenlenecek Tepebaşı İklim Haftası; gençlik çalıştayından okul eğitimlerine, bisiklet atölyelerinden işletmelere yönelik iklim finansmanı paneline uzanan etkinliklerle kentin iklim eylemine katılımını güçlendirecek. Tepebaşı Belediyesi, Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 öncesinde iklim değişikliği, sürdürülebilir kentleşme ve düşük karbonlu yaşam başlıklarında farkındalık oluşturmak amacıyla Tepebaşı İklim Haftası düzenliyor. Çocukları, gençleri, üniversiteleri, işletmeleri, meslek odalarını, sivil toplum kuruluşlarını ve kent sakinlerini bir araya getirecek programda, belediyenin sürdürülebilirlik çalışmaları da sahadaki örneklerle paylaşılacak. Gençlik İklim Çalıştayı’nda gençler, iklim politikalarına ilişkin görüş ve önerilerini ortaya koyacak. Çalıştay çıktılarının COP31 sürecine taşınması ve gençlerin katılımının etkinlik sonrasında da Tepebaşı Genç İklim Ağı’yla sürdürülmesi hedefleniyor. Okullarda yapılacak eğitimlerde ise öğrenciler iklim değişikliği, su ve enerji tasarrufu ile günlük yaşamda karbon ayak izini azaltma konularında bilgilendirilecek; “İklim Sözü” kartlarıyla kendi taahhütlerini paylaşacak. Hafta kapsamında ayrıca kadınlara, çocuklara ve gençlere yönelik Bisiklete İlk Adım Atölyesi’nde güvenli sürüş ve kent içi bisiklet kullanımı ele alınacak. Teknik gezide katılımcılar, Tepebaşı’ndaki enerji verimliliği ve sürdürülebilir kentleşme uygulamalarını yerinde inceleyecek. İşletmelere yönelik panelde de yeşil dönüşüm, iklim finansmanı ve Ufuk Avrupa fırsatları değerlendirilecek. Etkinlik takvimi 16 Ekim Cuma – COPBikeride karşılaması: İspanya’dan Antalya’ya uzanan yolculuktaki bisikletliler, Özdilek Sanat Merkezi’nde karşılanacak. 18 Ekim Pazar, saat 14.00 – COPBikeride belgesel gösterimi: Geçen yılki COPBikeride etkinliğinin belgeseli, Tepebaşı Belediyesi meclis salonunda gösterilecek. 19–23 Ekim – Okul eğitimleri: İlkokul, ortaokul ve lise öğrencileri için “COP31 ve İklimin Geleceği” başlıklı interaktif eğitimler düzenlenecek. 19 Ekim Pazartesi, saat 09.30 – Gençlik İklim Çalıştayı: Yaklaşık 60 gencin katılımıyla iklim gündemine ilişkin öneriler ve gençlik manifestosu üzerinde çalışılacak. 20 Ekim Salı, saat 10.00 – “Tepebaşı’nda Sürdürülebilirlik Uygulamaları” teknik gezisi: Yaklaşık üç saat sürmesi planlanan gezide belediyenin sürdürülebilirlik uygulamaları tanıtılacak. 20 Ekim Salı – COPBikeride uğurlaması: Bisikletliler, Özdilek Sanat Merkezi’nden Antalya’ya doğru uğurlanacak. 20–21 Ekim, saat 17.00 – Bisiklete İlk Adım Atölyesi: İki yarım gün sürecek atölyede temel sürüş, güvenli bisiklet kullanımı ve trafik farkındalığı çalışmaları yapılacak. 21 Ekim Çarşamba, saat 09.30 – İşletmeler için iklim finansmanı ve yeşil dönüşüm paneli: İşletmeler, meslek odaları ve ilgili paydaşlar Avrupa Yeşil Mutabakatı, finansman araçları ve Ufuk Avrupa fırsatlarını ele alacak. 23 Ekim Cuma, saat 09.30 – Kapanış toplantısı: Hafta boyunca ortaya çıkan gençlik ve işletme önerileri paylaşılacak; Tepebaşı Belediyesi’nin iklim çalışmaları ve COP31’e yönelik planları değerlendirilecek.

Bartın Belediyesi Avrupa’nın İklim ve Enerji Vizyonunda Yerini Aldı Haber

Bartın Belediyesi Avrupa’nın İklim ve Enerji Vizyonunda Yerini Aldı

Bartın Belediyesi, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir enerji alanında uluslararası arenada önemli bir adıma imza attı. Belediye Başkanı Muhammet Rıza Yalçınkaya, Brüksel'de düzenlenen törende Belediye Başkanları Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi'ni imzaladı. Bartın Belediyesi, yeşil dönüşüm ve iklim değişikliği ile mücadele kapsamında uluslararası bir iş birliği ağına dâhil oldu. Bartın Belediye Başkanı Sayın Muhammet Rıza Yalçınkaya, 15 Ekim 2026 tarihinde Belçika’nın başkenti Brüksel’de yer alan Avrupa Komisyonu Charlemagne Binası’nda gerçekleştirilen 2026 Avrupa Belediye Başkanları Sözleşmesi (EU Covenant of Mayors) Töreni’ne katıldı. Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi (CoM) İmzalandı Törende Bartın Belediyesi adına Belediye Başkanları Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi (CoM) imzalandı. Yapılan resmî üyelik başvurusunun kabul edilmesiyle birlikte Bartın Belediyesi, iklim değişikliğiyle mücadele, temiz enerji transiti ve sürdürülebilir çevre politikaları doğrultusunda uluslararası düzeydeki ağa resmen katılmış oldu. Çevreye Duyarlı ve Dirençli Kent Hedefi Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bartın Belediyesi, sürdürülebilir enerji kullanımını destekleyen, çevreye duyarlı ve iklim değişikliğine karşı dirençli bir kent oluşturma vizyonuyla hareket ettiklerini belirtti. Sözleşmeyle birlikte kentte yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve karbon salınımını azaltmaya yönelik projelerin ivme kazanması hedefleniyor.

Gaziantep’te Kadın Kooperatifleri İçin Yeşil Dönüşüm Buluşması Haber

Gaziantep’te Kadın Kooperatifleri İçin Yeşil Dönüşüm Buluşması

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı iş birliğinde yürütülen Güneydoğu Yeşil Kadın İnisiyatifi kapsamında Yeşil Dönüşüm Kampı düzenlendi. Kadın üreticilerin dijital dönüşüm altyapılarını güçlendirmek amacıyla bilgisayar desteği sağlandı. Kadının emeğini teknolojiyle, üretimini sürdürülebilirlikle ve girişimciliğini geleceğin fırsatlarıyla buluşturmayı amaçlayan Güneydoğu Yeşil Kadın İnisiyatifi kapsamında, Gaziantep, Şanlıurfa, Kilis, Adıyaman, Mardin, Batman, Şırnak, Siirt ve Diyarbakır olmak üzere 9 ilden 30 kadın kooperatifi ve 374 kadın girişimci, Gaziantep’te düzenlenen Yeşil Dönüşüm Kampı’nda bir araya geldi. Seyr-i Antep Gençlik Kampı’nda düzenlenen törende, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin kadın girişimcilerle bir araya gelerek tecrübe paylaşımında bulundu. Program kapsamında bilgisayarların dağıtımı da gerçekleştirildi. KAMP BİLGİ VE DENEYİM PAYLAŞIMINI SAĞLAYACAK Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki kadın kooperatiflerinin yeşil dönüşüm süreçlerine uyumunu güçlendirmek amacıyla geliştirilen Güneydoğu Yeşil Kadın İnisiyatifi kapsamında düzenlenen Yeşil Dönüşüm Kampı, 6-8 Ekim tarihleri arasında Gaziantep’te gerçekleştiriliyor. Kamp, bölgedeki kadın kooperatifleri arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirirken sürdürülebilir üretim kapasitelerinin geliştirilmesine de katkı sunuyor. Kadın girişimcileri hedefleyen Güneydoğu Yeşil Kadın İnisiyatifi ile kadınların yeşil dönüşüme uyumunun artırılması, çevre dostu üretim modellerinin yaygınlaştırılması ve ekonomik sürdürülebilirliklerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Bölgedeki kadın kooperatiflerinin enerji verimliliği, atık yönetimi, su tasarrufu, döngüsel ekonomi, dijitalleşme ve markalaşma alanlarındaki kapasitelerinin geliştirilmesini hedefleyen proje kapsamında eğitim, mentorluk ve uygulamalı destekler sunuluyor. KATILIMCILAR TEORİK BİLGİYİ ÜRETİM SÜREÇLERİNDE DENEYİMLEME FIRSATI SUNULACAK Üç gün süren Yeşil Dönüşüm Kampı’nda katılımcıların teorik bilgilerin yanı sıra çevre dostu uygulamaları günlük yaşamda ve üretim süreçlerinde deneyimlemelerine imkan sağlanıyor. Kamp kapsamında ev içi enerji tasarrufu, kompost, geri dönüşüm, atıksız mutfak ve su yönetimi başlıklarında deneyim atölyeleri düzenleniyor. Bunun yanı sıra sosyal etki eğitimi, şehir gezisi, sosyal ve kültürel etkinlikler ile nefes ve motivasyon çalışmaları gerçekleştiriliyor. ŞAHİN: ÇOK BÜYÜK ORTAK SORUNLARIMIZ VAR VE ORTAK ÇÖZÜM ÜRETMEMİZ GEREKİYOR Programda konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Güneydoğu Yeşil Kadın İnisiyatifi’nin doğayla dost olmayı esas aldığını belirterek şunları söyledi: “Gökyüzünü korumak, toprağı, suyu, havayı korumaktır, insanımızı korumaktır. Kediyi, köpeği, uçan kuşu korumaktır. İnsan kendi eliyle o doğanın bütün güzelliklerini bozmaya çalıştığında karşımızda kocaman bir sorun oluyor. Küresel ısınma bir sorun. Buzulların erimesi bir sorun. Şu anda yaşadığımız süper hücre bir sorun. Yaşanan bu dünyada çok büyük ortak sorunlarımız var ve ortak çözüm üretmemiz gerekiyor. Kooperatifçilik disiplin, eğitim, vizyon ister. Dünyaya bakış ister. Geleneksel yapıyı geleceğe taşımak ister. Teknolojiyi kullanma, markalaşma ister. Bunların sürdürülebilirliğini döngüsel sistemi sağlayamadığınız zaman dilek ve temenni oluyor.” KENDİ KENDİMİZE YETMEMİZ LAZIM Kooperatifçilikte iyi örneklerin çoğaltılması gerektiğini vurgulayan Başkan Fatma Şahin, konuşmasını şu ifadelerle tamamlandı: “Kendi kendimize yetmemiz lazım. En önemli başlık ‘Yeşil Ekonomi’. Bugün otuz arkadaşımız ‘Ben kooperatiflerimi kurdum. Güneydoğu yeşil kadın inisiyatifinde de buradayım’ diyorsa bu bir başar hikayesi. Bu muhteşem bir başarı. Tecrübe çok önemli. Ayakta kalmak çok mühim. Kendi kendimize yetmemiz çok önemli. Aile bazlı bakışımız çok önemli. Biz kadına erkeğe birbirine rakip yapamayız. Bizim medeniyet kodlarımız toparlayıcıdır. Birleştiricidir. Sevgi ve muhabbettir.” MARAL: BİZ BU ÇALIŞMAYI BİR PİLOT VERSİYON OLARAK GÖRÜYORUZ GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Dr. Hasan Maral ise programda yaptığı konuşmada, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde yürütülen projenin önemli amaçlar taşıdığını belirterek Başkan Şahin’in süreçte yer almasının kendilerine cesaret verdiğini aktardı ve şunları söyledi: “Bu bölge, buğdayın evcilleştiği, dünyaya yayıldığı yer. Başından beri bu sürecin içerisinde kadın emeği hep oldu. Kadınlar bu buğdayı ekti, hasat etti ve günümüze kadar taşınan bir süreç oluştu. Bu bölge dünyaya büyük dönüşümü öğreten toprakların olduğu bölge. Biz de bugün bir araya geldiğimiz bu çalışmada toprağa değil ama geleceğe bir tohum ekiyoruz. Çok ciddi altyapılar var. Dünyada yeni gelişmeler var. Bu gelişmelerden hareketle yeni çalışmaların yapılmasına da ihtiyaç var. Biz bu çalışmayı bir pilot versiyon olarak görüyoruz. Bugün otuz kooperatifimizle bir aradayız ama arka planda aslında biz bir çağrı uyguladık. Bölgede bu konuya ilgi duyabilecek kooperatiflerimizin her birisini ziyaret ettik ve özel reçeteler çıkardık. Bizim bölgede kadınlarımızın üretim gücü zaten var. Eksik olan yeni pazarları çeşitlendirmek, yeni pazarlara açılmak ve yeni finansman kapıları açmak. Bu yapacağımız hamleyle aslında birden fazla adımı bir arada atmak istiyoruz.” EVRAN: ESAS HEDEFİMİZ İSE TÜRKİYE'DE BİR İLK OLAN SOSYAL ETKİ TAHVİLİNİ ÇIKARABİLMEK Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Filiz Evran ise kadın kooperatifleriyle yıllardır sahada çalıştığını aktararak şöyle konuştu: “Yeşil Kadın literatüre girsin diye yıllardır sahada çalışıyoruz. Yüzlerce eğitim verildi. Yani bugüne kadar kadın kooperatiflerine verilmeyen eğitim herhalde kalmadı. E-ticaretten pazarlamaya kadar. Ama ilk defa sahada birebir gidip kendilerinin üretim tesislerini görerek, sahada ziyaretlerini de yaparak, üretim proseslerini gördük. İşlerinde çok başarılı olan artık bu iş başarısını yurt dışına taşıyan kooperatiflerimiz de var ama çok daha küçük mikro işletme olarak çalışan kooperatiflerimiz de var. Bizim buradaki esas hedefimiz ise Türkiye'de bir ilk olan sosyal etki tahvilini çıkarabilmek. Bütün aşamalar tamamlandı. Bu, yaptığımız çalışmanın ölçülebilir ekonomik değeri olduğu kadar sosyal etkisi de var ama ölçülmediğimiz için bugüne kadar bu konuyla ilgili bir tahvil oluşturulmamış. Bunu da başarırsak hep beraber Türkiye'de bir ilk olacağını düşünüyorum.” “BAŞKANIM FATMA ŞAHİN, BİZİM İÇİN BİR ÖRNEKSİNİZ, İDOLSÜNÜZ” Kooperatifleri temsilen konuşan Batman Sason Girişimci Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Muhsine Bozkurt ise, “Çok güzel işlere imza attık. Yüzlerce kadınımıza ulaştık. İstihdama yönelik kooperatifimizi de kurduk. Burada değerli Başkanım Fatma Şahin, bizim için bir örneksiniz, idolsünüz. Halen de ben sizi takip ediyorum. Eğer Sason gibi küçük bir yerde biz bunu başarabiliyorsa ben inanıyorum kadınlarımız çok güçlü bir şekilde çok şeyi başaracaktır” ifadelerini kullandı.

Bakan Murat Kurum: "Tuvalu'nun Sesini Antalya'daki COP31'e Taşıyacağız" Haber

Bakan Murat Kurum: "Tuvalu'nun Sesini Antalya'daki COP31'e Taşıyacağız"

Çevre, Şehirmcilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Antalya'da düzenlenecek dev zirve öncesinde sular altında kalma riskiyle karşı karşıya olan Pasifik ada ülkesi Tuvalu'yu ziyaret etti. Bölgedeki incelemelerinin ardından Fiji'deki Liderler Genel Oturumu'na katılan Kurum, "1,5 derece hedefi Tuvalu gibi ülkelerin var olup yok olma meselesidir." diyerek küresel eylem çağrısında bulundu. Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da gerçekleştirilecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde kritik diplomatik temaslar sürüyor. Müzakereler öncesinde ülkeler arasındaki anlaşmazlıkları azaltmak ve ana zirvenin zeminini hazırlamak amacıyla Pasifik ada ülkeleri Fiji ve Tuvalu’da düzenlenen Pre-COP programı, küresel iklim diplomasisinin merkez üssü oldu. Tuvalu Kıyı Uyarlama Projesi İncendi: "Geleceğin Habercisi" Saha ziyaretleri kapsamında beraberindeki heyetle Tuvalu’ya giden COP31 Başkanı Murat Kurum, deniz seviyesinin yükselmesine karşı geliştirilen Tuvalu Kıyı Uyarlama Projesi’ni yerinde inceledi. Geleneksel törenle karşılanan Bakan Kurum’a, yükselen deniz seviyesine karşı inşa edilen ıslah edilmiş karasal alanlar ve güneş enerjisi projeleri hakkında detaylı bilgi verildi. Saha incelemesinin ardından sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Kurum, şu mesajı verdi: "Antalya’da ev sahipliğini yapacağımız COP31 öncesinde iklim değişikliğini en derinden hisseden Pasifik’teki ada ülkelerinden Tuvalu’dayız. Sular altında kalma tehdidi yaşayan Tuvalu’da bilim insanlarını ve yerel halkı dinledik. Tuvalu’nun sesini Fiji’deki Pre-COP’a, oradan Antalya’ya taşıyacağız." Eylem Gündeminin En Kırılgan Noktası: Okyanuslar ve Denizler COP31 Başkanlığı’nın açıklayacağı Eylem Gündemi’nin 10 öncelikli temasından birini "Okyanuslar ve Denizler" başlığı oluşturuyor. Pasifik'te 9 mercan adasından oluşan ve yaklaşık 10 bin kişilik nüfusa sahip Tuvalu, iklim kırılganlığının en somut örneğini teşkil ediyor. Bilim insanlarının tahminlerine göre, ada topraklarının %95’inin 2100 yılına kadar su altında kalması öngörülüyor. Topraklarıyla birlikte devlet statüsünü de kaybetme riski yaşayan Tuvalu, bu felaket senaryosuna karşı Kasım 2023'te Avustralya ile "Avustralya-Tuvalu Falepili Birliği" anlaşmasını imzaladı. Anlaşma, her yıl 280 Tuvalu vatandaşına Avustralya'da kalıcı ikamet, eğitim ve çalışma hakkı tanıyor. Fiji, Vanuatu, Maldivler ve Karayip ülkeleri de benzer risklerle karşı karşıya bulunuyor. Taku Pakasoa Bildirgesi ile Birlik Çağrısı Tuvalu ziyaretinin ardından Fiji’deki Liderler Genel Oturumu'na katılan Bakan Murat Kurum, konuşmasına Tuvalu dilinde "Talofa" ve Fijice "Bula Vinaka" selamlarıyla başladı. Kurum, Tuvalu dilinde "birlik ve ortak eylemde bulunan güç" anlamına gelen Taku Pakasoa Bildirgesi’ne dikkat çekti: "Mavi Pasifik'e yönelen ciddi tehdidi yerinde gördük. Taku Pakasoa Bildirgesi, iklim krizinin ön saflarındaki Pasifik halklarının arkasında birleşme çağrısıdır. Artık görüşme ve konuşma yeter; dünya genelinde 'birlikte eyleme geçme zamanıdır' mesajını vermek zorundayız." "1,5 Santigrat Derece Hedefi Bir Varoluş Meselesidir" Paris İklim Anlaşması'nın küresel sıcaklık artışını 1,5 °C sınırında tutma hedefinin vital bir zorunluluk olduğunu ifade eden Kurum, konuşmasını şöyle sürdürdü: Varoluş Mücadelesi: "Sıcaklık artışı 1,5 santigrat dereceye yaklaşırken bu hedef Tuvalu gibi ülkelerin var olup yok olma meselesi haline geldi." Bilimsel Gerçeklik: "Bilim; derin, hızlı ve sürdürülebilir emisyon azaltımlarının şart olduğunu gösteriyor. Pasifik ada ülkelerinin iklim liderliğini takdir ediyor; devletlik, egemenlik ve deniz bölgelerinin korunması kararlılığımızı teyit ediyoruz." COP31 Antalya Öncelikleri: Elektrifikasyon ve Yenilenebilir Enerji Bakan Kurum, Paris Anlaşması’nın ikinci 10 yılında ülkelere Ulusal Katkı Beyanları’nı (NDC) sunma çağrısını yineleyerek COP31 Antalya Zirvesi’nin ana hedeflerini paylaştı: Yenilenebilir Enerji: 2030'a kadar yenilenebilir enerji kapasitesini 3 katına çıkarmak. Enerji Verimliliği: Enerji verimliliği artış hızını 2 katına ulaştırmak. Adil Geçiş: Fosil yakıtlardan adil, düzenli ve eşitlikçi bir şekilde uzaklaşmak. Elektrifikasyon Target: 2035 yılına kadar %35 elektrifikasyon hedefine ulaşmak. İklim Finansmanı: Gelişmiş ülkeleri Pasifik Dayanıklılık Fonu'na katkı sağlamaya ve hibe temelli finansman sunmaya davet etmek. Konuşmasını Tuvalu dilinde teşekkür anlamına gelen "Fakafetai" ifadesiyle tamamlayan Kurum, tüm tarafları Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31'e davet etti. Zirveye Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, Fiji Başbakanı Sitiveni Rabuka ve BM İklim Değişikliği İcra Sekreteri Simon Stiell gibi üst düzey liderler katıldı. Pre-COP Nedir ve COP31 Süreci Nasıl İşliyor? Pre-COP Nedir? Her yıl düzenlenen BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP) öncesinde, ana zirveye hazırlık yapmak, müzakere metinlerini olgunlaştırmak ve ülkeler arasındaki anlaşmazlıkları azaltmak için düzenlenen ön zirvedir. COP31 Ev Sahipliği: BM bölgeler arası rotasyon sistemine göre COP31’e Türkiye, "Batı Avrupa ve Diğerleri" (WEOG) grubu adına ev sahipliği yapmaktadır. Müzakere başkanlığını ise Avustralya üstlenmiştir. Bu iş birliği doğrultusunda Pre-COP toplantıları Pasifik ada ülkelerinde gerçekleştirilmiştir.

Tat Gıda, Elektrik Tüketiminin Yüzde 97’sini Güneşten Karşılayacak Haber

Tat Gıda, Elektrik Tüketiminin Yüzde 97’sini Güneşten Karşılayacak

Tat Gıda, enerji dönüşümü yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Manisa’daki ilk güneş enerjisi santralini (GES) 21 Mayıs 2025’te devreye alan şirket, Afyonkarahisar’da ikinci GES’in fiziki kurulumunu tamamladı ve 16 Eylül 2026’da devreye aldı. İki santralin tam kapasiteyle çalışmasıyla şirketin yıllık elektrik tüketiminin yüzde 97’sinin güneş enerjisinden karşılanması hedefleniyor. Gıda sanayisinde sürdürülebilir üretim ve enerji verimliliğine yönelik çalışmalarını sürdüren Tat Gıda, yenilenebilir enerji yatırımlarında kapasitesini büyütüyor. Manisa Akçaköy’deki ilk GES yatırımını geçen yıl faaliyete geçiren şirket, Afyonkarahisar Çiçektepe’deki ikinci santralinde de inşaat ve fiziki kurulum aşamalarını tamamladı ve 16 Eylül 2026 tarihinde devreye aldı. Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, iki santralin tam kapasiteyle devreye alınmasıyla şirketin yıllık elektrik tüketiminin yüzde 97’sini yenilenebilir kaynaklardan karşılayacaklarını belirtti. Tat Gıda Afyonkarahisar Çiçektepe GES’in yaklaşık 4 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirildiğini bildiren Veysel Memiş, santralin 9,92 MWp kurulu güce sahip olduğunu ve projede 16.008 adet güneş paneli kullanıldığını ifade etti. Santralin yıllık yaklaşık 15,8 milyon kilovatsaat elektrik üretmesinin öngörüldüğünü aktaran Veysel Memiş, TEDAŞ kabul süreçlerinin tamamlanmasının ardından Afyonkarahisar Çiçektepe GES’i 16 Eylül 2026 tarihinde devreye alındığını kaydetti. İki santralden yıllık 19,5 milyon kilovatsaat elektrik üretimi hedefleniyor Veysel Memiş, Manisa ve Afyonkarahisar’daki iki GES’in toplam üretim kapasitesinin yıllık yaklaşık 19,5 milyon kilovatsaat olacağını belirterek, şöyle devam etti: “Akçaköy’de devreye aldığımız ilk güneş enerjisi santralimizin ardından Afyonkarahisar Çiçektepe yatırımımızda da önemli bir aşamayı geride bıraktık. Kurulum çalışmalarını tamamladığımız bu projemizi TEDAŞ kabul süreçlerinin ardından devreye aldık. Yaklaşık 9,92 MWp kurulu güce sahip Afyonkarahisar Çiçektepe GES’ten yıllık 15,8 milyon kilovatsaat elektrik üretimi öngörüyoruz. Manisa ve Afyonkarahisar’daki iki santralimizin toplamında ise yıllık yaklaşık 19,5 milyon kilovatsaat yeşil elektrik üreterek toplam tüketimimizin yüzde 97’sini güneşten sağlayacağız.” “Yeni santralimiz 9 bin 892 ton karbon emisyonunu önleyecek” Yenilenebilir enerji yatırımlarının yalnızca çevresel kazanımlar açısından değil, sanayinin rekabet gücü bakımından da önem taşıdığına işaret eden Veysel Memiş, enerji maliyetlerinin üretim yapan şirketler açısından kritik bir unsur haline geldiğini vurguladı. Veysel Memiş, Tat Gıda’nın yenilenebilir enerji üretim kapasitesini artırarak enerji maliyetlerini daha öngörülebilir hale getirmeyi ve enerji arz güvenliğini güçlendirmeyi amaçladığını belirtti. Afyonkarahisar Çiçektepe GES’in çevresel katkısına da değinen Veysel Memiş, santralin yıllık yaklaşık 9 bin 892 ton CO₂e sera gazı emisyonunun önlenmesine katkı sağlayacağını bildirdi. “2030’da yüzde 55 emisyon azaltımı, 2050’de net sıfır hedefliyoruz” Tat Gıda’nın GES yatırımlarının şirketin uzun vadeli iklim hedeflerinin de bir parçası olduğunu belirten Veysel Memiş, sürdürülebilirliği çevresel etkilerin azaltılmasının ötesinde, şirketin uzun vadeli rekabet gücünü destekleyen stratejik bir unsur olarak değerlendirdiklerini ifade etti. Veysel Memiş, şirketin 2030 yılına kadar emisyonlarını yüzde 55 azaltmayı, 2050’de ise net sıfır emisyona ulaşmayı hedeflediğini belirterek, enerji dönüşümünün iki santralle sınırlı kalmayacağını söyledi. Veysel Memiş, “Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel etkilerimizi azaltan bir yaklaşım değil, uzun vadeli rekabet gücümüzün temel unsuru olarak görüyoruz. Bu adımlar, 2030 yılına kadar emisyonlarımızı yüzde 55 azaltma ve 2050’de net sıfır emisyona ulaşma hedeflerimizin somut birer parçasıdır. Enerji dönüşümümüzü iki santralle sınırlı tutmayacak, enerji verimliliği ve karbon ayak izini azaltma odaklı projelerimizi büyütmeye devam edeceğiz.” dedi. Veysel Memiş, Afyonkarahisar Çiçektepe GES yatırımının planlanan takvim doğrultusunda ilerlemesinde emeği bulunan kurum ve kuruluşlara da teşekkür etti. Projenin hayata geçirilmesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın sağladığı destek ve katkının önemine işaret eden Veysel Memiş, ana yüklenici Solares Yenilenebilir Enerji A.Ş.’nin ekibine de yatırımın kurulum ve uygulama sürecindeki özverili çalışmalarından dolayı teşekkürlerini iletti.

COP31'e Doğru Trabzon Denizler Ve Okyanuslar Zirvesi Haber

COP31'e Doğru Trabzon Denizler Ve Okyanuslar Zirvesi

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 süreci kapsamında Trabzon’da düzenlenen Denizler ve Okyanuslar Zirvesi'de konuştu. Yaşam kaynağı okyanusların iklim risklerine dikkat çeken Bakan Kurum, Türkiye’nin dijital ikiz uygulamalarını, Akdeniz’de uluslararası merkez kurma ve mapa-şamandıra gibi adımlarını anlattı. COP31 için ülkelere iş birliği çağrısı yapan Bakan Kurum, “Mesele, insanlığın ortak evini korumaktır. Bugün vereceğimiz kararlar, yarının dünyasını şekillendirecektir. Ve tarih, iklim krizinin kapımıza dayandığı bu dönemde ne söylediğimizi değil, ne yaptığımızı hatırlayacaktır. Okyanusların korunması hepimizin, tüm dünyanın ortak sorumluluğudur. Artık bu sorumlulukları somut adımlara dönüştürmenin zamanıdır. Gidişatı değiştirmek bizim elimizde. Ve bunun için ülkeler arasında daha güçlü iş birliğine, bilgi ve deneyim paylaşımına ve birlikte hareket etmeye ihtiyacımız var” dedi. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında Trabzon’da Okyanuslar, İklim ve Mavi Ekonomi Üst Düzeyli Bakanlar Oturumu düzenlendi. Farklı ülkelerden temsilcilerin katıldığı programda Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Avustralya Sürdürülebilir Okyanus Ekonomisi Yüksek Düzeyli Paneli Başbakanlık Temsilcisi Anthony Worby, UNFCCC Hükümetlerarası Destek ve Kolektif İlerleme Bölümü Direktörü Cecilia Kinuthia-Njenga, Trabzon Valisi Tahir Şahin ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç yer aldı. “OKYANUS EKOSİSTEMLERİNDEKİ BOZULMANIN EKONOMİK MALİYETİ 2050 YILINA KADAR 400 MİLYAR DOLARI AŞABİLİR” Programda konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iklim değişikliğinden doğrudan etkilenen okyanusların karşı karşıya kaldığı risklere dikkat çekti. Bakan Kurum, “Hem Karadeniz, hem de tüm denizlerimiz iklim değişikliğinden negatif etkiler alıyor, ortak evimiz dünyamızın mavi akciğerleri adeta alarm veriyor. Açık ve net söylüyorum. 3 milyardan fazla insanın geçim kaynağı olan, soluduğumuz havanın yarısını üreten okyanuslarımızın geleceği devasa bir risk altındadır. Araştırmalara göre; okyanus ekosistemlerindeki bozulmanın ekonomik maliyeti 2050 yılına kadar 400 milyar doları aşabilir” dedi. Bu tablo karşısında sınırlı da olsa olumlu adımların da hayata geçirildiğini belirten COP31 Başkanı Kurum, Akdeniz ve Karadeniz’de balık stoklarında yüzde 15 oranında iyileşme kaydedildiğini, dijital ikiz uygulamaları gibi teknolojik çalışmaların ilerlediğini ve mavi ekonomi uygulamalarının da giderek yaygınlaştığını vurguladı. “İKLİM KRİZİNE DİRENÇLİ DENİZ VE OKYANUSLAR HEDEFİNİ TEORİDE BIRAKMIYORUZ” Türkiye’nin denizlerde hayata geçirdiği projeleri anlatan Bakan Kurum, “Türkiye olarak iklim değişikliğinin deniz ve okyanuslar üzerindeki etkileriyle mücadelede gerçekten önemli bir deneyime sahibiz. Çünkü hem Akdeniz’in hem de Karadeniz’in küresel ortalamanın çok üzerinde çok daha fazla ısındığı bir coğrafyada bulunuyoruz. Bu nedenle; iklim krizine dirençli deniz ve okyanuslar hedefini teoride bırakmıyor, pratikte uyguluyoruz. Deniz ve okyanusların korunmasına yönelik politika ve uygulamalarımızı; Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 14’üncüsü olan ‘Sudaki Yaşam’ hedefi başlığı doğrultusunda yürütüyoruz. Deniz alanlarının planlanması, deniz koruma alanlarının sayı ve yüzölçümü bakımından artırılması, dijital ikiz modelleri gibi yenilikçi karar destek sistemlerinin geliştirilmesi ve mavi ekonomi uygulamalarının da yaygınlaştırılması yönündeki çalışmalarımızı başarıyla sürdürüyoruz” diye konuştu. “DENİZLERİMİZİ GÖLLERİMİZİ ANLIK TAKİP EDİYORUZ” Türkiye’nin çabalarıyla iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden en fazla etkilenen bölgelerden biri olan Akdeniz’de iklim değişikliğine uyum kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla Akdeniz ülkelerinin ortak kararıyla bir merkez kurulduğunu hatırlatan Bakan Kurum, Fethiye-Göcek’te denizi koruyacak Mapa-Şamandıra Sistemi’ni anlattı: 17 koyda 856 tekneye hizmet veren bu sistemle, bir çapanın deniz tabanında bir pulluk gibi sürüklenerek deniz çayırlarını sökmesine, balıkların yaşam ve üreme alanlarına zarar vermesine mani olduk. Bu tecrübeyi COP31’de Antalya’da anlatacağız. Çok kısa zamanda da bütün koyları bu anlamda düzen ve kontrol altına alacağız. Denizlerimizi, göllerimizi anlık takip ediyor; adeta bir seferberlik anlayışıyla temizlik yapıyor; denetimlerle kirletenlere karşı ciddi yaptırımlar uyguluyoruz. Denizlerimizin neye ihtiyacı olduğunu iyi biliyoruz. Ve yine biz; tüm denizlerimizin, farklı adlarla anılsa da aslında birbirine bağlı, tek bir iklim ve tek bir hayat sistemi olduğunu biliyoruz. “DENİZ BİZE BAKIYOR, BİZ DE DENİZE BAKMAK ZORUNDAYIZ” “Okyanus ve Denizler” temasını COP31 Eylem Gündemi’nin önceliklerinden biri olduğuna vurgu yapan Bakan Kurum, “Başta Avustralya olmak üzere Pasifik ve Afrika ülkeleri, İklim Şampiyonları ve okyanus alanındaki tüm paydaşlarımızla birlikte iş birliğimizi her geçen gün geliştiriyoruz. Bölgesel iş birliğini küresel düzeye taşıyoruz. Yani burada bu istişareleri yapacağız. Birbirimizden bilgi, teknoloji ve yine birikimlerimizi paylaşma imkanına erişmiş olacağız. Ve en önemlisi de bu sorunları gidermek için ‘Mavi Finansman’ dediğimiz yeni imkanları geliştirmek durumundayız. Deniz olmasa aç kalırız. Deniz bize bakıyor, biz de denize bakmak zorundayız, okyanuslara da bakmak zorundayız. Bu kötü gidişata eğer 'dur' demek istiyorsak her şeyden önce okyanus alanındaki tüm paydaşları ortak hedef etrafında buluşturmak zorundayız” dedi. ‘MAVİ COP’ YAKLAŞIMI Bakan Kurum, Trabzon’daki toplantının amacına ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı: ‘Okyanus ve Denizler’ teması kapsamında bugüne kadar sağladığımız ilerlemeleri, Mavi Paket gibi somut çıktıları ve bu alandaki önemli girişimleri ortak bir zeminde buluşturuyoruz. Geçtiğimiz ay İstanbul’da başlayan çalışmaları bugün Trabzon’da ileriye taşıyoruz. Toplantılar süresince; Bakanlarımızı, ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşların temsilcilerini, gençleri, yerel yönetimleri, akademisyenleri, özel sektör ve finans kuruluşlarının temsilcileri ile sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirdik. Bu geniş katılımla teknik, bilimsel ve politik boyutları bir araya getirerek hem süreci hem de birlikte elde edeceğimiz sonuçları daha güçlendirmeyi hedefliyoruz. Burada gerçekleştireceğimiz 2 günlük çalışmaların sonucunda da ‘Mavi COP’ yaklaşımımız doğrultusunda somut, uygulanabilir ve üzerinde uzlaşılan çıktıları yine alacağımız karara bağlanmasını istiyoruz. Buradan Antalya'ya giden yolda o diyaloğu en iyi şekilde yapacağız. Antalya'da da karar alacağız, netice alacağız. Trabzon'da şekillenecek bu çıktıları COP31 küresel eyleme taşıyacağız ve uygulanabilir sonuçlara dönüştürmek için de hep birlikte mücadele edeceğiz. “GİDİŞATI DEĞİŞTİRMEK BİZİM ELİMİZDE” İnsanlığın geleceği için uygulamaya yönelik ortak iradenin otaya konulması gerektiğinin altını çizen Bakan Kurum, iş birliği çağrısını yineledi: Mesele, insanlığın ortak evini korumaktır. Bugün vereceğimiz kararlar, yarının dünyasını şekillendirecektir. Tarih, iklim krizinin kapımıza dayandığı bu dönemde ne söylediğimizi değil, ne yaptığımızı hatırlayacaktır. Okyanusların korunması hepimizin, tüm dünyanın ortak sorumluluğudur. Artık bu sorumlulukları somut adımlara dönüştürmenin zamanıdır. Gidişatı değiştirmek bizim elimizde. Bunun için ülkeler arasında daha güçlü iş birliğine, bilgi ve deneyim paylaşımına ve birlikte hareket etmeye ihtiyacımız var. Türkiye olarak, denizlerimizin korunması konusunda edindiğimiz tecrübeyi ve başarılı uygulamaları paylaşmaya hazırız. Başta Avustralya ve Pasifik Ada Devletleri - iklim değişikliğinin denizler ve okyanuslar başlığında en fazla etkilenen ülkeler- olmak üzere onların önceliklerini bilerek, onların sorunlarına kendi sorunlarımız gibi sahip çıkacağız. Tüm ortaklıklarımızla, tüm paydaşlarımızla iş birliğimizi güçlendirmek ve başarılı, somut adımlar atmak üzere hep birlikte çalışacağız. “ROTAMIZ DAHA ADİL, DAHA YEŞİL VE DAHA MAVİ BİR DÜNYA” Bakan Kurum sözlerini şöyle tamamladı: Karadeniz'imizi şöyle biliriz, hırçın dalgalarıyla biliriz ve o hırçın dalgalar bize şunu öğretir; ‘Rüzgar ne kadar güçlü olursa olsun, rotasını bilen ve birlikte hareket edenler mutlaka güvenli limana ulaşacaktır.’ İnsanlık olarak, rotamız bellidir. Rotamız temiz denizlerdir, rotamız dirençli kıyılardır, rotamız çocuklarımıza bırakacağımız daha adil, daha yeşil ve daha mavi bir dünyadır. BAKAN URALOĞLU TÜRKİYE’NİN YEŞİL LİMAN SERTİFİKASINI ANLATTI Programda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin denizcilikte sera gazı takibi ve azaltımı için hayata geçirdiği projeleri anlattı: Gemi kaynaklı emisyonların azaltılması, yeni nesil yakıtlar, enerji verimliliği, limanlarda yeşil dönüşüm ve mavi karbon ekosistemlerinin korunması Bakanlığımızın önceliklerindendir. Yeşil Liman Sertifika Uygulamasını hayata geçirdik. Yeşil Liman kriterleri kapsamında yenilenebilir enerji kullanımını, liman ekipmanlarının elektrifikasyonunu, gemilere kıyıdan elektrik sağlanmasını, enerji verimliliğini ve Sıfır Atık uygulamalarını teşvik ediyoruz, destekliyoruz. Böylece gemilerin limanda bulundukları sürede fosil yakıt kullanımını ve buna bağlı emisyonları azaltmayı, düşük karbonlu liman altyapısını geliştirmeyi hedefliyoruz. Şu anda Yeşil Liman Sertifikası’na sahip 4 limanımız bulunuyor. Mevzuatımızla yeni inşa edilecek veya mevcut alanını yüzde 25'ten fazla genişletecek belirli kıyı tesislerini, Yeşil Liman kriterlerine uygun hale getirmeyi zorunlu hale getirdik. UNFCCC DİREKTÖRÜ NJENGA: PAYLAŞILAN DENİZ, PAYLAŞILAN SORUMLULUKLAR DEMEKTİR Programda konuşan UNFCCC Hükümetlerarası Destek ve Kolektif İlerleme Bölümü Direktörü Cecilia Kinuthia-Njenga da iş birliği için erişilebilir ‘Mavi Finansman’ hedefine dikkat çekerek, “Paylaşılan denizler, paylaşılan sorumluluklar demektir. Dolayısıyla lokal, bölgesel ve global çabalara ihtiyaç var ortaklaşa olarak. Eylem çağrımız şöyle; Birlikte çalışalım. Uluslararası bir koalisyon kuralım. Kıyı devletlerinin, bölge deniz örgütlerinin, iklim ve biyoçeşitlilik enstitülerinin, kalkınma bankalarının, özel sektörün, bilim camiasının ve toplumların bir arada olduğu yapıda, sizleri planlarınızı, verilerinizi, bilgilerinizi paylaşmaya davet ediyorum. Erişilebilir ‘Mavi Finansmanı’ mobilize edebilmek için denizler ve okyanuslar NDC'lere, uyum planlarına ve yatırım planlarına entegre edilmeli. COP31 yolunda, Antalya yolunda bizim görevimiz yıllardır sürdürdüğümüz diyaloğu artık somut ilerlemelere çevirmek” dedi. AVUSTRALYA TEMSİLCİSİ WORBY: TÜRKİYE İLE HEDEFLERİ MAVİ EYLEME DÖNÜŞTÜRMEK İSTİYORUZ Avustralya Sürdürülebilir Okyanus Ekonomisi Yüksek Düzeyli Paneli Başbakanlık Temsilcisi Anthony Worby de ülkesinin ve ada devletlerinin COP31 beklentilerini dile getirdi: COP31'de Avustralya, Türkiye ve Pasifik'teki ortaklarımızın çok sade ve pratiğe dönük bir hedefi var; hedefleri mavi eyleme dönüştürmek. Türkiye ve Pasifik bölgesiyle birlikte çalışarak okyanusların güçlü, görünür ve büyüyen bir ‘mavi hat’ olmasını sağlıyoruz. Pre-COP yolculuğunda ve müzakereler yolculuğunda hedefimiz hükümetleri, toplumları, yatırımcıları, bilim insanlarını ve sivil toplumu mobilize etmek, burada uygulanabilir eylemler etrafında toplanmak ve iklim için gerçek sonuçlar elde etmek. Neden? Çünkü okyanuslar hem iklim değişikliğinin ön cephesinde yer alıyor, hem de iklim çözümünün önemli bir parçasını oluşturuyor. Çünkü Paris Anlaşması'nın hedeflerine ulaşmak istiyorsak, okyanusları göz ardı edemeyiz.

Kayseri'de Kapalı Sulama Sistemi İle Tarımsal Üretime Can Suyu Haber

Kayseri'de Kapalı Sulama Sistemi İle Tarımsal Üretime Can Suyu

Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın tarım üretime destek vizyonu doğrultusunda Özvatan ilçesi Taşlık Mahallesi, Pınarbaşı ilçesi Yukarıbeyçayır Mahallesi ve Kocasinan ilçesi Yuvalı Mahallesi’nde kapalı sistem sulama tesisi projelerini tamamlayarak hizmete aldı. Özvatan Taşlık’ta 3 milyon lirayı aşkın, Pınarbaşı Yukarıbeyçayır’da yaklaşık 3 milyon TL ve Kocasinan Yuvalı’da 2,5 milyon TL olmak üzere toplam yatırım maliyeti yaklaşık 9 milyon TL olan 3 sulama sistemi şehrin tarımsal üretimine güç katacak. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi, tarım ve hayvancılık alanında üreticilere yönelik desteklerini, günün koşullarına uygun şekilde modern sistemlerle hayata geçirmeye devam ediyor. Bu doğrultuda, Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı’nca Özvatan ilçesi Taşlık Mahallesi, Pınarbaşı ilçesi Yukarıbeyçayır Mahallesi ve Kocasinan ilçesi Yuvalı Mahallesi’nde kapalı sistem sulama tesisi projelerini tamamlayarak üreticinin hizmetine sunuldu. Bir Damla Suya İki Kat Bereket: Taşlık Mahallesi'ne Modern Sulama Hamlesi Büyükşehir, Özvatan ilçesi Taşlık Mahallesi'nde geçirilen rehabilitasyon projesi kapsamında, sözleşme bedeli 3 milyon 345 bin TL olan sulama tesisi yapım işi başarıyla tamamladı. Proje kapsamında 80 litre/saniye debiye sahip su kaynağı değerlendirilerek, 1.100 dekar tarım arazisi, geleneksel vahşi salma sulama yönteminden kurtarılarak modern kapalı basınçlı sulama sistemine kavuşturuldu. Yatırım kapsamında 6.265 metre uzunluğunda çeşitli çaplarda HDPE boru iletim hattı inşa edilirken, çiftçilerin suya kontrollü ve kolay erişimini sağlamak amacıyla hat üzerine 60 adet su alım hidrantı yerleştirildi. Ayrıca 3 adet çiftçi yapımı sulama havuzunun bakım-onarımı ile havuzların daha verimli ve uzun ömürlü çalışması sağlandı. Pınarbaşı Yukarıbeyçayır Kapalı Sistem Sulama Tesisi Hizmete Alındı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç'ın öncülüğünde, Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından yürütülen "Kayseri-Pınarbaşı-Yukarıbeyçayır Mahallesi YÜS Kapalı Sistem Sulama Tesisi Projesi" tamamlandı. Yaklaşık 3 Milyon TL’lik Yatırımla, Aynı Su ile 2 Katı Arazi Sulanıyor 35 litre/saniye debiye sahip su kaynağından, cazibeli sistem ve kot farkından yararlanılarak enerji maliyeti oluşturmadan sulama yapılabilmeye imkân tanıyan proje kapsamında toplam 3.024 metre boru hattı ile 20 adet hidrant inşa edildi. Yapım işi, 2 milyon 996 bin 610 TL sözleşme bedeli ile tamamlandı. Yaklaşık 40 hanenin faydalandığı mahallede, daha önce açık kanal sistemiyle sulanan alanlar modernize edilerek aynı su debisiyle sulama kapasitesi önemli ölçüde artırıldı. Mevcut sulama sahası yaklaşık iki kat büyütülerek 600 dekar tarım arazisinin modern yöntemlerle sulanması mümkün hale getirildi. Büyükşehir ile Su Verimliliği Dönemi Başladı: Yuvalı Mahallesi’nde Kapalı Sistem Sulama Devrede Büyükşehir Belediyesi yaklaşık 2,5 milyon TL’lik Kocasinan Yuvalı Mahallesi Kapalı Sistem Sulama Projesi’ni tamamlayarak hizmete aldı. Proje ile birlikte bölgedeki mevcut 300 dekar olan sulama sahası 730 dekara çıkarılırken böylece tarımsal üretim kapasitesinde yaklaşık 2,5 katlık bir artış sağlandı. Açık Kanal Sisteminden Modern Kapalı Sisteme Geçiş Yapılan çalışmalarda, ekonomik ömrünü tamamlamış ve yüksek su kayıplarına neden olan açık beton kanal sulama altyapısı tamamen rehabilite edilerek kapalı borulu sisteme dönüştürüldü. Bu dönüşümle birlikte; su iletim kayıpları minimize edildi, sulama randımanı önemli ölçüde artırıldı, enerji ve su kullanımında verimlilik sağlandı ve öte yandan iklim değişikliğine uyumlu modern tarımsal altyapı kurulmuş oldu. Toplamda 3.500 metre boru hattı döşenen projede 24 adet hidrant noktası ile çiftçilerin tarlalarına kontrollü ve eşit su dağıtımı sağlandı. Su kaynağının 42 lt/sn debi kapasitesi ile modern damla ve yağmurlama sulama sistemlerine uygun hale getirilmesi, bölge tarımında verimlilik odaklı yeni bir dönemi başlattı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin 3 ilçe kırsalında uyguladığı 3 projenin toplam yatırım maliyeti 8 milyon 841 bin 610 TL oldu. Daha Yüksek Tasarruf ile Daha Verimli Üretim Modern kapalı sulama sistemi sayesinde su kayıpları önemli ölçüde azaltılarak böylece su kaynaklarının daha etkin kullanılması sağlanırken, kuraklıkla mücadeleye ve sürdürülebilir su yönetimine de önemli katkı sunuldu. Kapalı sistem sulama sistemleri ile yalnızca hububat üretiminin değil; meyvecilik, yem bitkileri, sebzecilik ve sanayi bitkileri gibi yüksek katma değerli ürünlerin üretiminin de artması bekleniyor. Ürün deseninin çeşitlenmesiyle birlikte tarımsal verimliliğin yükselmesi, üreticilerin gelir düzeyinin artarak kırsal kalkınmanın güçlenmesi hedefleniyor. İklim değişikliğinin etkilerinin giderek daha fazla hissedildiği son yıllarda, modern basınçlı sulama sistemleri suyun her damlasının verimli kullanılmasını sağlayarak doğal kaynakların korunmasına katkı sunuyor. Proje; su tasarrufu, enerji verimliliği, çevresel sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğine uyum açısından örnek bir yatırım niteliği taşıması yönü ile öne çıkıyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kırsal mahallelerde tarımsal altyapıyı güçlendiren yatırımlarıyla üreticilerin yanında olmaya, su kaynaklarını koruyan çevreci projeleri hayata geçirmeye ve sürdürülebilir tarımı desteklemeye kararlılıkla devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.