Hava Durumu

#Entegrasyon

Kırsal Haber - Entegrasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Entegrasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ELKO Başkanı Arnik: "Gıda Teröristleri Esnafımızı Temsil Etmez" Haber

ELKO Başkanı Arnik: "Gıda Teröristleri Esnafımızı Temsil Etmez"

Eskişehir Odunpazarı’na bağlı yeni açılan sanayi bölgesinde faaliyet gösteren kayıt dışı bir işletmede köftede gıda tağşişi tespit edilmesi üzerine, Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik yazılı bir basın açıklaması yaptı. ​"Gıda Teröristleri Esnafımızı Temsil Etmez" ​Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, yaşanan olayın kamu vicdanını derinden yaraladığını belirterek şu açıklamada bulundu: ​"Vatandaşımıza et diye farklı ürün yediren, insan sağlığını hiçe sayan, kul hakkını gözetmeyen kişiler bizim gözümüzde esnaf değildir. Bunlar, halk sağlığını hedef alan vicdansız gıda teröristleridir. Ahilik kültürüyle, esnaf ve sanatkârlık anlayışıyla ve meslek ahlakıyla hiçbir ilgileri yoktur." ​"Bu Münferit Olay, 5 Bin İşletmemize ve 65 Bin Çalışanımıza Mal Edilemez" ​Eskişehir’de yaklaşık 5 bin yeme-içme işletmesi ve bu sektörden geçimini sağlayan yaklaşık 65 bin çalışan bulunduğunu hatırlatan Murat Arnik, dürüst esnafın hedef haline getirilmesine tepki gösterdi: ​"Bir işletmenin yaptığı hile üzerinden binlerce dürüst esnaf ve sanatkârımızı zan altında bırakmak büyük bir haksızlıktır. Her sabah besmeleyle dükkânını açan, vergisini veren, çalışanının sigortasını yatıran ve vatandaşına güvenilir hizmet sunan esnafımızın emeğini kimse tartışmaya açamaz. Bu olay münferittir ve Eskişehir esnafını temsil etmemektedir." ​"Sadece Vergi Levhası Açmakla Esnaf Olunmaz" ​Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, kayıt dışılıkla mücadelede sistemin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: ​"Yıllardır aynı çağrıyı yapıyoruz. Bir işletmeye vergi mükellefiyeti açıldığında süreç bununla sınırlı kalmamalıdır. Vergi kaydı oluşturulduğu anda sistem; esnaf sicil müdürlüğüne, ilgili esnaf odasına ve belediyelerin ruhsat birimlerine otomatik bildirim göndermelidir. Böylece işletmenin oda kaydı, sicil kaydı, ruhsatı ve diğer yasal yükümlülükleri eş zamanlı takip edilebilir. ​Bugün yapay zekâ ve dijital sistemlerle milyonlarca veriye saniyeler içinde ulaşılabiliyorsa, kayıt dışı işletmelerin önlenmesi de güçlü bir yazılım altyapısıyla mümkündür. Devletimiz isterse kurumlar arası tam entegrasyon sayesinde kayıt dışılığı büyük ölçüde önleyebilir. Bu konu artık teknolojiyle çözülebilecek bir kamu yönetimi meselesidir." ​"Biz Esnafımızın ve Halkımızın Hakkını Korumakla Yükümlüyüz" ​Murat Arnik, Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odasının en önemli görevinin hem dürüst esnafı hem de vatandaşın güvenli gıdaya ulaşma hakkını korumak olduğunu vurguladı: ​"Bizim temsil ettiğimiz kesim; emeğiyle ayakta duran, vergisini ödeyen, devletine karşı bütün sorumluluklarını yerine getiren esnaf ve sanatkârlardır. Aynı zamanda vatandaşımızın güvenilir gıdaya ulaşma hakkını savunmak da bizim görevimizdir. Hiç kimsenin yaptığı usulsüzlüğün bedelini binlerce dürüst esnafımıza ödetmeyiz." ​"Kayıt Dışı ve Merdiven Altı İşletmelere Karşı Mücadelemiz Sürecek" ​Kayıt dışı işletmelerin yalnızca haksız rekabet oluşturmadığını, aynı zamanda halk sağlığını tehdit ettiğini belirten Murat Arnik, ifadelerine şöyle devam etti: ​"Bugüne kadar kayıt dışı ekonomiyle mücadelede Valiliğimiz, Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüz, Ticaret İl Müdürlüğümüz, belediyelerimiz ve ilgili tüm kurumlarımızla koordinasyon içinde çalıştık. Bundan sonra da aynı kararlılıkla sahada olmaya devam edeceğiz. Ruhsatsız, kayıt dışı ve halk sağlığını tehdit eden işletmelerin tespit edilmesi konusunda kurumlarımızla iş birliğimizi daha da güçlendireceğiz. Dürüst esnafımızın emeğini sömüren hiçbir anlayışa müsamaha göstermeyeceğiz." ​"Denetimler Kararlılıkla Devam Etmelidir" ​Murat Arnik, özellikle akşam saatlerinde ve riskli bölgelerde denetimlerin artırılmasının önemine dikkat çekerek şunları söyledi: ​"Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüz başta olmak üzere Valiliğimiz, Ticaret İl Müdürlüğümüz, belediyelerimiz, zabıta ekiplerimiz ve ilgili kamu kurumlarımız önemli çalışmalar yürütmektedir. Bu mücadelede tüm kurumlarımızın yanındayız. Denetimlerin aralıksız sürdürülmesi, kayıt dışı işletmelere göz açtırılmaması ve haksız rekabetin önlenmesi; hem halk sağlığı hem de dürüst esnafımızın geleceği açısından büyük önem taşımaktadır." ​"Eskişehir Esnafının İtibarını Korumaya Devam Edeceğiz" ​Açıklamasının sonunda Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik şu mesajı verdi: ​"Bu olay, Eskişehir'in esnaf ve sanatkârını temsil eden bir anlayış değildir. Şehrimizde binlerce işletme ve on binlerce çalışan alın teriyle, emeğiyle ve Ahilik kültürüyle hizmet vermektedir. Biz, dürüst esnafımızın itibarını korumaya, kayıt dışılıkla mücadele etmeye ve halk sağlığını tehdit edenlere karşı devletimizin ilgili kurumlarıyla omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz. Esnafımızın emeğini, ekmeğini ve itibarını hiç kimseye yedirmeyeceğiz."

İhracatta Sürdürülebilirliğin Sağlanması İçin Destek Şart Haber

İhracatta Sürdürülebilirliğin Sağlanması İçin Destek Şart

Türkiye’nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü çatısı altında yer alan temel gıda ürünleri ihracatındaki güçlü konumu, küresel ticaret dengelerindeki değişim ve artan maliyet baskısı altında yeni bir sınavdan geçiyor. Sektörün ana ihraç ürünlerine ilişkin TradeMap verileri, özellikle Türkiye ile rekabette Mısır’ın avantaj kazanmaya başladığını ortaya koyarken sektör temsilcileri navlun desteğinin yeniden ve hedefli biçimde devreye alınmasını talep ediyor. İhracatçıların küresel rekabet gücünün korunması ve ihracatta sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından navlun maliyetlerinin, son dönemde giderek daha belirleyici bir unsur hâline geldiğine dikkat çeken Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu şunları söyledi: “Türkiye’nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü çatısı altında yer alan temel gıda ürünleri ihracatı yüksek tonajlı ürünler olup toplam maliyet içinde kritik bir yer tutan navlun giderleri, fiyat rekabetinde çok belirleyici bir unsur haline gelmiştir. Son birkaç yıldır sektörümüzde, özellikle Süveyş Kanalı’na yakınlığı ve Afrika pazarlarına erişimde ek lojistik avantajlarıyla Mısır’ın yükselişi dikkat çekiyor. Mısır bazı yapısal unsurlar nedeniyle sahip olduğu maliyet avantajını, ihracatta ortalama ton fiyatı anlamında bir fiyat rekabetine dönüştürüyor. 2024 TradeMap verilerine göre Türkiye’nin 1,2 milyar dolar ihracatla dünya birinciliğini sürdürdüğü buğday unu alanında, Mısır’ın ihracatı 454 milyon dolara ulaştı. Mısır bu ihracatın yüzde 47’sini Sudan’a yapıyor, bu pazarı sırasıyla Madagaskar ve Somali takip ediyor. Türkiye'nin hem buğday unu hem de makarna tarafında önemli bir pazara sahip olduğu Somali de dahil olmak üzere, Doğu Afrika bölgesinde Mısır’ın buğday unu ihracatı son yıllarda çift haneli seviyelerde artarken, bizim artışımız daha sınırlı seyrediyor. Maalesef makarna tarafında da benzer bir tablo var. Türkiye’nin dünya ikincisi olduğu bu alanda Mısır, özellikle Afrika pazarlarında agresif bir büyüme içinde. Bu gelişmeler ışığında, sektör olarak uzun yıllardır büyük bir özveriyle oluşturduğumuz pazarımızı koruyabilmek adına navlun desteğinin hedef pazar ve ürün bazlı şekilde yeniden devreye alınmasını talep ediyoruz. Navlun desteğinin sektörel bir tercih değil, eşit rekabet zemini sağlayacak dengeleyici bir zorunluluk olduğuna inanıyoruz.” “Türkiye’nin pazar erişim avantajı giderek daralıyor” Mısır ile rekabette navlun maliyetlerine ek olarak başka dezavantajlar da olduğunun altını çizen Kadooğlu, gelecek dönemde Çin’in rekabeti daha da sertleştirebileceğine dikkat çekerek şunları ifade etti: “Mısırlı rakiplerimiz daha düşük enerji maliyetleri ve daha düşük işçilik giderlerinin yanı sıra, devlet destekli sübvansiyonlara ve girdi maliyetlerinde avantaj sağlayan yapısal desteklere sahipler. Bunun yanında Arap Birliği üyeliği sayesinde bölgesel ticaret kolaylıklarından, Afrika içi ticari entegrasyon mekanizmaları (AfCFTA) sayesinde vergisel ve lojistik avantajlardan yararlanıyorlar. Türkiye ise bu ticaret bloklarının dışında kalmış durumda. Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği avantajına sahip olmakla birlikte makarna, bulgur, çikolata ve şekerleme ürünlerinde Türkiye’ye yıllardır değişmeden uygulanan ve AB’ye ihracat potansiyelimizi kısıtlayan kotaların yanı sıra, AB’nin yeni nesil Serbest Ticaret Anlaşması ağının dışında kalmamız da küresel rekabet zemininde aleyhimize bir tablo oluşturuyor. Arap Birliği, Afrika kıtasal entegrasyonu ve Pasifik ticaret blokları içinde yer almadığımız için, pazar erişim avantajımız giderek daralıyor. Kamu alımları, menşe avantajı ve lojistik maliyetler bakımından, yapısal bir rekabet dezavantajı oluşuyor. Üstelik orta ve uzun vadede bu rekabete Çin de katılacak; agresif fiyat politikaları ve devlet destekli ihracat modeliyle Çin pazar dengelerini daha da bozacak.” “Talep ettiğimiz destekler, mevcut ekonomi politikalarını da destekler” Geçmiş dönemlerde uygulanan navlun desteklerinin ihracatçılara önemli katkılar sağladığını belirten ve Türkiye’nin rekabet gücünü olumsuz etkileyen koşullar karşısında, sektörün navlun desteği yanında diğer taleplerini de paylaşan Kadooğlu sözlerini şu şekilde tamamladı: “İşçilik maliyetlerine yönelik destek mekanizmalarının geliştirilmesi, döviz kurunun enflasyonla paralel bir seyir sergilemesi, rekabetçiliğin sürdürülebilir olması için döviz dönüşüm desteğinin yüzde 3 seviyesinden en az yüzde 5’e, hatta mümkünse yüzde 6’ya çıkarılması ve lojistik maliyet hassasiyeti yüksek pazarlara yönelik hedefli bir navlun destek modeli oluşturulması acil taleplerimizden bazılarıdır. Bu desteklerin hayata geçmesinin istihdam, sanayi üretimi ve tarım-sanayi entegrasyonu açısından büyük önem taşıdığına ve kamunun verimlilik odaklı mevcut ekonomi politikalarını destekleyici olacağına inanıyoruz. Çünkü bizim sektörümüz Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere birçok bölgenin ekonomisi ve istihdamı açısından stratejik bir önem taşıyor. Sektörün ihtiyaçlarına cevap verecek çözüm önerilerimize devletimizin göstereceği yapıcı yaklaşım, geleceğe daha umutlu bakmamızı sağlayacaktır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.