Hava Durumu

#Eskişehir

Kırsal Haber - Eskişehir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eskişehir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TVHB’den Barınaklardaki Vahşete Sert Tepki Haber

TVHB’den Barınaklardaki Vahşete Sert Tepki

​Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Konya ve Eskişehir başta olmak üzere Türkiye’nin çeşitli illerindeki barınaklardan gelen dehşet verici görüntülere ilişkin bir açıklama yaptı. Eroğlu, barınaklardaki tablonun sadece ihmal değil, "yapısal bir sistem çöküşü" olduğunu vurguladı. ​Barınaklarda Açlık ve İhmal Skandalı ​Son günlerde kamuoyuna yansıyan görüntülerde, Konya’da toplu köpek ölümleri ve Eskişehir Bozüyük’te açlıktan birbirini yiyen köpeklerin yer alması toplumsal vicdanı derinden yaraladı. Konuyla ilgili açıklama yapan TVHB Başkanı Ali Eroğlu, bu durumun kabul edilemez olduğunu belirterek yetkilileri göreve çağırdı. ​"Hayvanların Birbirini Tüketmesi Bakımın Çöktüğünün Kanıtıdır" ​Eroğlu, bir barınakta hayvanın başka bir hayvanın bedenini tüketecek noktaya gelmesinin, o tesiste beslenme, tedavi ve bakım hizmetlerinin tamamen durduğunu gösterdiğini ifade etti. Açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​"Toplu ölümler, süregelen denetimsizlik ve yetersizliğin açık bir sonucudur. Hayvanların uzun süreli açlık ve hastalıklara terk edilmesi doğrudan sorumluluk doğuran vahim bir durumdur." ​Çözüm: Şeffaf Denetim ve Veteriner Hekim İstihdamı ​Haberlere yansıyan elim görüntülerin denetim mekanizmalarındaki zafiyeti ortaya koyduğunu belirten TVHB, çözüm önerilerini sıraladı. Eroğlu’na göre benzer acıların tekrar etmemesi için şu adımların ivedilikle atılması gerekiyor: ​Şeffaf Denetim: Barınaklar düzenli ve kamuoyuna açık şekilde denetlenmelidir. ​Uzman Kadro: Yeterli sayıda veteriner hekim ve yardımcı personel istihdam edilmelidir. ​Yaptırım: İhmali olan tüm sorumlular yargı önünde hesap vermelidir. ​Bilimsel Politika: Hayvan refahını esas alan, sürdürülebilir ve bilimsel politikalar hayata geçirilmelidir. ​"Toplumların Gelişmişlik Düzeyi Hayvanlara Verilen Değerle Ölçülür" ​Açıklamasını "Toplumların gelişmişlik düzeyi, en savunmasız canlılara gösterilen özenle ölçülür" sözüyle sürdüren Eroğlu, Türkiye’nin bu tür utanç verici görüntülerle anılmaması gerektiğini vurguladı. Barınakların kapasite ve yönetim anlayışının acilen revize edilmesi gerektiğini belirten TVHB Başkanı, yaşam hakkının güvence altına alınması çağrısında bulundu.

Eskişehir’in Gururu Dorlion Zeytinyağı’na "Premium" Ödül Haber

Eskişehir’in Gururu Dorlion Zeytinyağı’na "Premium" Ödül

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından Sarıcakaya’da üretilen Dorlion Natürel Sızma Zeytinyağı, ulusal arenada kalitesini tescilledi. Zeytindostu Derneği tarafından düzenlenen 19. Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması’na damga vuran Dorlion, gönderdiği 4 numunenin tamamıyla ödül alırken, "Özel Seri" ile en prestijli kategori olan Premium Ödülü’nün sahibi oldu. ​Orta Sakarya Vadisi’nden Dünya Standartlarında Üretim ​Sarıcakaya ilçesinin kendine has mikroklima koşullarında, sürdürülebilir tarım yöntemleriyle üretilen Dorlion zeytinyağları, İç Anadolu’nun zeytincilikteki potansiyelini gözler önüne serdi. Didim Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleşen törende, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Hale Senem Acar, ödülü Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay’ın elinden aldı. ​105 Numune Arasından Sıyrıldı: Sadece 5 Marka Premium Oldu ​Bu yıl titizlikle incelenen 105 numune arasından sadece 5 marka "Premium" kategorisine yükselmeyi başardı. Dorlion Özel Seri, aroma çeşitliliği ve duyusal zenginliğiyle; Şirince, Yatağan ve Milas gibi zeytinciliğin kalbi sayılan bölgelerdeki dev markalarla aynı listede yer alarak uluslararası standartlarda bir kalite yakaladığını kanıtladı. ​Dorlion markasının kazandığı ödüllerin tam listesi: ​Dorlion Özel Seri (2. Parti): Premium Ödül ​Dorlion Özel Seri (1. ve 3. Parti): Altın Ödül ​Dorlion Olgun Hasat: Gümüş Ödül ​İç Anadolu’nun Tek Ödüllü Markası: Dorlion ​Yarışmanın bölgesel dağılımında Ege Bölgesi ağırlığını korurken, İç Anadolu’dan gelen 4 ödülün tamamının Dorlion’a ait olması büyük bir başarı hikayesi olarak kayıtlara geçti. ​Zeytindostu Derneği Başkanı Dr. Hilmi Yıldırım, Eskişehir’in kısa sürede yazdığı bu başarı hikayesine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: ​"Sarıcakaya’da yetiştirilen zeytinler, yüksek oleokantal ve polifenol değerleriyle Türkiye zeytinciliği için stratejik öneme sahip. Sağlık ve kalite odaklı bu üretim anlayışı takdire şayandır." ​Analizler Noter Huzurunda Yapıldı ​Dorlion zeytinyağlarının başarısı tesadüf değil. Yarışmaya katılan tüm numuneler önce Türk Gıda Kodeksi kapsamında kimyasal analizlerden geçirildi, ardından noter huzurunda kör tadım yöntemiyle uzman panalistler tarafından değerlendirildi. ​Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, yüksek fenolik içerikli zeytinyağı üretimi ve üretici eğitimleriyle bölgedeki tarımsal kalkınmayı zirveye taşımaya devam ediyor.

Su Kaynaklarını Korumak, Geleceğimizi Korumaktır Haber

Su Kaynaklarını Korumak, Geleceğimizi Korumaktır

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi tarafından 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yapıldı. Şube Başkanı Merve Edizkan Cihan tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Su, yaşamın temelidir. Ancak bugün, hem dünyada hem de ülkemizde su kaynakları üzerindeki baskı her geçen gün artmakta; yanlış kullanım, plansız kentleşme, iklim değişikliği ve bilimden uzak uygulamalar su krizini derinleştirmektedir. Jeoloji mühendisliği; yeraltı sularının aranması, korunması ve sürdürülebilir yönetimi açısından kritik bir bilim dalıdır. Yeraltı suyu rezervleri, özellikle kurak ve yarı kurak iklim kuşağında yer alan ülkemiz için stratejik öneme sahiptir. Ancak ne yazık ki bu kaynaklar, yeterli bilimsel etütler yapılmadan açılan kaçak kuyular, aşırı ve kontrolsüz çekimler ile geri dönüşü zor zararlar görmektedir. Şehrimiz, yeraltı suyu açısından önemli havzalardan biri üzerinde yer almasına rağmen, son yıllarda artan su tüketimi ve bilinçsiz kullanım nedeniyle risk altındadır. Özellikle tarımsal sulamada vahşi sulama yöntemlerinin yaygınlığı, yeraltı su seviyelerinde ciddi düşüşlere neden olmaktadır. Bunun yanı sıra, sanayi ve kentsel büyümenin getirdiği baskı da su kaynaklarımızı tehdit etmektedir. Bilimsel gerçekler ışığında uyarıyoruz: Yeraltı suları sınırsız değildir; bilinçsiz kullanım geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurur. Su yönetimi, mutlaka hidrojeolojik etütlere ve bilimsel planlamaya dayanmalıdır. Kaçak kuyuların önüne geçilmeli, mevcut kuyular sıkı şekilde denetlenmelidir. Tarımda modern sulama tekniklerine geçiş hızlandırılmalıdır. Ayrıca kentleşme ve sanayi planlamasında yeraltısuyu rezervi dikkate alınmalıdır, ayrıca şehrin tarımsal ürün deseni seçimi de bu yönde yapılmalıdır. İklim krizi gerçeğiyle de yüzleşmemiz gereken zamanlardan geçiyoruz. Küresel iklim değişikliği, yağış rejimlerini değiştirmekte ve kuraklık riskini artırmaktadır. Bu durum, özellikle yeraltı suyu rezervlerine olan bağımlılığı artırırken, aynı zamanda bu kaynakların daha hızlı tükenmesine yol açmaktadır. Bu nedenle su yönetimi politikaları kısa vadeli değil, uzun vadeli ve bütüncül olmalıdır. Su bir kamu hakkıdır! Su; ticari bir meta değil, herkes için eşit ve adil erişilmesi gereken temel bir yaşam hakkıdır. Bu doğrultuda su politikalarının kamu yararı gözetilerek oluşturulması, özelleştirme ve rant odaklı yaklaşımlardan uzak durulması gerekmektedir. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi olarak; Bilim ve mühendislik hizmetlerinin karar süreçlerinde etkin rol almasını, Su kaynaklarının korunmasına yönelik denetimlerin artırılmasını, Yeraltı sularının sürdürülebilir kullanımına yönelik acil eylem planlarının hayata geçirilmesini, Tüm paydaşların ortak akılla hareket etmesini talep ediyoruz. Unutulmamalıdır ki; Suyun olmadığı bir Dünya’da yaşamak düşünülemez. Su kaynaklarını korumak, geleceğimizi korumaktır."

Sivrihisar'da Atıl Araziler Nohutla Hayat Buluyor Haber

Sivrihisar'da Atıl Araziler Nohutla Hayat Buluyor

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından desteklenen "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi (TAKE)" kapsamında, Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde bir adım atıldı. 2026 yılının ilk uygulaması olan “Nohut Üretiminin Yaygınlaştırılması Projesi” çerçevesinde düzenlenen törenle, üreticilere toplam 41 ton sertifikalı nohut tohumu teslim edildi. 92 Üreticiye %50 Hibe Desteği Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen dağıtım töreninde, Sivrihisar bölgesindeki 92 üreticiye, bölge şartlarına uygunluğuyla bilinen yüksek verimli “Azkan” çeşidi nohut tohumları ulaştırıldı. Proje kapsamında tohum maliyetinin %50’si devlet hibesi olarak karşılanarak çiftçinin girdi maliyetleri önemli ölçüde hafifletildi. Hedef: Nadas Alanlarını Üretime Kazandırmak Törende konuşan Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, projenin temel amacının tek bir karış toprağın dahi boş kalmaması olduğunu vurguladı. Çil, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "TAKE Projesi ile önceliğimiz nadasa bırakılan veya çeşitli nedenlerle ekilmeyen tarım arazilerini yeniden ekonomiye kazandırmaktır. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı arazilerin en etkin şekilde kullanılması için çalışıyoruz. Ayrıca bu projede sel, dolu ve kuraklık gibi doğal afetlerden zarar gören üreticilerimiz ile şehit ve gazi yakınlarımıza pozitif ayrımcılık yaparak onları destekleme kapsamına aldık." 4.100 Dekar Alanda Üretim Planlanıyor Dağıtılan 41 ton tohumun toprakla buluşmasıyla birlikte, Sivrihisar genelinde yaklaşık 4.100 dekar alanda nohut üretimi yapılması hedefleniyor. Bu hamleyle sadece tarımsal hasılanın artırılması değil, aynı zamanda bölge üreticisinin gelir düzeyinin yükseltilmesi ve sürdürülebilir tarımsal yapının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Eskişehir genelinde atıl arazilerin değerlendirilmesine ve bitkisel üretimin artırılmasına yönelik çalışmaların 2026 yılı boyunca kararlılıkla devam edeceği bildirildi.

Tarımsal Üretimde Sahte Gübre Tehdidi! Haber

Tarımsal Üretimde Sahte Gübre Tehdidi!

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi tarafından son günlerde yaşanan gübre krizi ve sahte gübre sorunu ile ilgili bir basın açıklaması yapıldı. ZMO Eskişehir Şube Yönetim Kurulu üyesi Hasan Çakıllı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Eskişehir, ülkemizin hububat ve şeker pancarı üretimi başta olmak üzere tarımsal üretiminde kilit bir role sahiptir. Ancak bugün gelinen noktada, artan girdi maliyetlerini fırsat bilen art niyetli kişilerce piyasaya sürülen sahte ve standart dışı gübreler üreticimiz için tehdit haline gelmiştir. Son dönemde ülkemizin farklı bölgelerinde, piyasaya sürülen sahte ve taklit gübrelerle ilgili gelen ihbarlar ve yapılan denetimler sonucunda ciddi bulgulara rastlanmıştır. Tarımsal üretimin önemli faktörlerinden olan gübre sektöründe yaşanan bu sahtecilik girişimleri, sadece çiftçimizin emeğini çalmakla kalmayıp, toprağımızın verimliliğini ve gıda arzının sürdürülebilirliğini de tehlikeye atmaktadır. Yapılan laboratuvar analizleri, sahte gübrelerin içeriğindeki bitki besin maddesi değerlerinin (azot, fosfor, potasyum vb.) olması gerekenin altında yada sıfıra yakın olduğunu göstermektedir. Kum, kireç, mermer tozu, tuz veya zararlı kimyasallarla hazırlanan bu ürünler; mahsulde büyük oranda verim kaybına, bitki ölümlerine ve toprağın yapısının geri dönülemez şekilde bozulmasına neden olabilir. Üreticilerimizin Mağdur Olmaması İçin Dikkat Etmesi Gereken Hususlar: • Yetkili Bayilerden Alışveriş Yapın: Gübrelerinizi mutlaka Bakanlıkça yetkilendirilmiş bayi ve kooperatiflerden temin ediniz. • Mutlaka Fatura Alın ve Faturanızı Saklayın: Gübreler kimyevi gübre üretimi yapan firmalarla bayilik sözleşmesi olan gübre bayilerinden faturalı bir şeklide alınmalıdır. • Gezici Seyyar Satıcılara Dikkat Edin: Piyasa değerinin çok altında satılan, seyyar satıcılar tarafından sunulan ürünlere şüpheyle yaklaşınız. • Etiket ve Ambalaj Kontrolü: Gübre çuvallarının üzerindeki GTS (Gübre Takip Sistemi) barkodlarını mutlaka kontrol ediniz. Etiket bilgileri Türkçe olmayan, ambalajı bozuk veya daha önce açılmış ürünleri kesinlikle kabul etmeyiniz. • İçeriğine Dikkat Edin: Gübre ambalajında üretici ve ithalatçının açık adresi, ayrıca bitki besin elementlerinin oranlarının açık bir şekilde ifade edilmesi gerekmektedir. Bu bilgilerin net olarak ifade edilmediği gübreler alınmamalıdır. • İhbar Hattını Kullanın: Piyasada satılan gübrelerle ilgili herhangi bir olumsuzluk gördüğünüzde mutlaka il ve ilçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerine ve kolluk kuvvetlerine bilgi verilmelidir. Yapraktan Sıvı Gübre Kullanımları; Son günlerde revaçta olan yapraktan uygulanan sıvı gübreleri kullanırken, toprakta bulunan bitki besin elementi (Azot, Fosfor, Potasyum) miktarı ve bitkinin ihtiyacı göz önünde bulundurulmalıdır. Yapraktan uygulanan sıvı gübrelerin kullanımında yapılan en büyük hataların başında bitkinin ihtiyacının doğru hesaplanmaması ve bitkiye yeterli bitki besin elementinin verilememesidir. Çinko, Demir, Bakır gibi mikro besin elementi gübrelemelerinde yapraktan uygulamaların önemli derecede olumlu etkileri olmakla birlikte azot, fosfor, potasyum gibi makro gübrelemeler yapraktan uygulamalarda bitki için gerekli besin ihtiyacını karşılayamayabilir. Çiftçimizin bin bir emekle ektiği toprağından hakkını alabilmesi için sahte gübreyle mücadelemiz kararlılıkla sürecektir. Bu konuda tüm paydaşları duyarlı olmaya davet ediyoruz."

Sünter Buğdayı Toprakla Buluşuyor Haber

Sünter Buğdayı Toprakla Buluşuyor

Eskişehir’in Mihalıççık ve Günyüzü ilçelerinde, yerli gen kaynaklarını koruma projesi kapsamında çiftçilere "Sünter" cinsi ata tohumu hibe edildi. Eskişehir’in tarımsal mirasını geleceğe taşımak amacıyla yürütülen "Yerli Gen Kaynaklarının Yerinde Korunması" projesi meyvelerini vermeye başladı. Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından hazırlanan proje çerçevesinde, bölgenin iklimine ve rakımına en uygun türlerden biri olan Sünter yerel ekmeklik buğday tohumları, düzenlenen törenle üreticilere teslim edildi. Protokol ve Çiftçiler Bir Arada Mihalıççık’ta gerçekleştirilen tohum teslim törenine; Mihalıççık Kaymakamı Furkan Öztürk, Belediye Başkanı Haydar Çorum, İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil ve Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Ulaş Çınar’ın yanı sıra idare amirleri ve çok sayıda çiftçi katıldı. Sünter Buğdayının Özellikleri Dağıtılan tohumlar, özellikle yüksek rakımlı bölgelerde gösterdiği dayanıklılıkla biliniyor. Çiftçilere teslim edilen Sünter buğdayının öne çıkan özellikleri şunlar: Karakter: Yazlık ekime uygun. Görünüm: Beyaz başaklı ve kılçıklı yapı. Adaptasyon: Yüksek rakımlı bölgelerin zorlu şartlarına tam uyum. Laboratuvardan Tarlaya Uzanan Süreç Proje kapsamında, bölge çiftçilerinden toplanan yerel Sünter tohumları, Geçit Kuşağı Araştırma Enstitüsü’nde titiz bir incelemeden geçirildi. "TR41 Bölgesinde Yerel Çeşitlerin Toplanması, Karakterizasyonu ve Yerinde Korunması" projesi dahilinde tohumların morfolojik ve teknolojik kalite analizleri tamamlanarak en saf halleriyle yeniden üretime kazandırıldı. Uzman Takibi Sürecek: Ekilen tohumların gelişim süreci, hasat dönemine kadar enstitü bünyesindeki uzman personel tarafından adım adım takip edilecek. Bu sayede hem verim artırılacak hem de yerli gen kaynağının kalitesi korunmuş olacak.

CHP'li Süllü: ''Tarladaki Soğanlar Hayvanlara Yem Oldu'' Haber

CHP'li Süllü: ''Tarladaki Soğanlar Hayvanlara Yem Oldu''

CHP Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde muhtarlar ve Ziraat Odası üyeleriyle yaptığı görüşmelerin ardından destek ödemelerinde yaşanan gecikmeler nedeniyle tarımda yaşanan krize dikkat çekti. Süllü, görüştüğü bir çiftçinin yaşadığı çaresizliği dile getirerek Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’yı açıkça istifaya davet ettiğini söyledi. Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, bölgede destek ödemelerinin gecikmesi, ürünlerin maliyetleri karşılayacak fiyata satılamaması ve artan girdi fiyatları nedeniyle üretimin sürdürülemez hale geldiğini belirtti. Sivrihisarlı bir çiftçinin sözlerini aktaran Süllü, “Tarım ve ormanla ilgili eğitimi ve birikimi olmayan bir anlayışla yönetilen Bakanlık, 2025 yılı desteklerini 2026’nın ilk çeyreğinde bile ödeyemiyor. Destekleri ödeme sözünü tutamayan bir Bakanın çiftçinin halinden anlaması mümkün değildir. Çiftçimiz ürünü para edip satamadığı için soğanını ya hayvanlarına yem veriyor ya da hiç toplamadan tarlasını sürüyor. Üretici önünü göremiyor. Görüştüğümüz çiftçi, yaşanan bu tablo karşısında Tarım ve Orman Bakanı’nı açıkça istifaya davet ediyor” dedi. “Çiftçinin parası çiftçiye verilmiyor” Destekleme ödemelerinin zamanında yapılmamasının üreticiyi daha da zor durumda bıraktığını vurgulayan Süllü, pek çok ilde çiftçilerin hâlâ ödemelerini beklediğini söyledi. “Destek ödemeleri bazı illerde hesaplara yatırılırken birçok ilde üretici hâlâ bekliyor. Soruyoruz: Bu para çiftçinin hakkı değil mi? Kimin parasını kime vermiyorsunuz? Çiftçi, yüksek mazot fiyatlarıyla traktörüne mazot koyamıyor, gübre alamıyor, elektrik faturasını ödeyemiyor. Alın teriyle üretim yapan çiftçi geciken ödemeler ve tutulmayan sözlerle baş başa bırakılıyor” ifadelerini kullandı. “Tarım belirsizlikle yönetilemez” Mazot, gübre ve diğer tarımsal girdilerde yaşanan zamların üreticiyi ağır bir yük altına soktuğunu belirten Süllü, tarımın planlı ve öngörülebilir politikalarla yönetilmesi gerektiğini söyledi. “Çiftçi desteğini ne zaman alacağını bilmeli ki üretimini planlayabilsin. Ancak bugün destekler kısmi ve gecikmeli ödeniyor. Bu uygulamalarla çiftçinin tarımı ayakta tutmak mümkün değildir” dedi. 13 Mart’ta ödeneceği sözü verilmesine karşın şimdi de bayram sonrasına ertlenmiş. Bakanı İstifaya Çağırdılar Süllü, tarım politikalarındaki beceriksizlik ve bilgisizlik sorununa da dikkat çekerek, “Tarım ve ormanla ilgili eğitimi, deneyimi ve birikimi olmayan Bakan, çiftçinin derdine derman olamaz, ancak Eskişehir’de olduğu gibi, şarkı söyler gider.” Açıklamasını sert bir çağrıyla tamamlayan Süllü, “Çiftçi ‘Artık dayanacak, üretim yapacak gücümüz kalmadı’ diyorsa, Ata’mızın “Köylü milletin efendisidir” sözünü üreticimiz “Köylü milletin enayisi oldu!” diye değiştiriyorsa bunun sorumluluğunun üstlenilmesi ve çözüm üretilmesi gerekir. Sadece çiftçi üretemezse batmaz, milletçe aç kalırız!” ifadelerini kullandı.

Çiftçi Malları Korumanın Sorunları Masada Haber

Çiftçi Malları Korumanın Sorunları Masada

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından çiftçi malları koruma çalışmalarındaki uygulamalarda karşılaşılan sorunlar İl Tarım Ve Orman Müdürlüğünün toplantı salonunda İl Müdürü Yüksel ÇİL başkanlığında gerçekleşen toplantıda masaya yatırıldı. Toplantı Alpu, Beylikova, Çifteler, İnönü, Mahmudiye, Odunpazarı, Seyitgazi ve Tepebaşı Çiftçi Malları Koruma Başkanları ve çalışanları beraberinde Eskişehir Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı ile Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Mehmet YURT ’un katılımı ile gerçekleşti. Toplantıda 4081 Sayılı Çiftçi Malları Koruma Kanunu uygulamaları konusunda Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürlüğünde yapılan sunumun ardından ilçelerde tarım alanlarının korunması ve hayvancılık otlatma sisteminin oluşturulması amacıyla yasak bölge oluşturulurken otlatma bölgelerinin tespitinin önemi, tarımsal ürünlerin korunması ve otlar alanların hayvancılık yapanlar tarafından efektif kullanılması amacıyla yapılması gereken işlemler görüşüldü. İl Müdürümüz Yüksel ÇİL’ in talebi doğrultusunda ilçe Çiftçi Malları Koruma Başkanlarından her ilçe özelinde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerilerini içeren bir durum raporunun hazırlanması, tarımın ve hayvancılığın gelişimine katkı sağlayacak ortak bir metin oluşturulması amacıyla aylık toplantılara devam edileceği bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.