Hava Durumu

#Esnaf

Kırsal Haber - Esnaf haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Esnaf haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Atık Piller Toplanıyor, Fidanlar Toprakla Buluşuyor Haber

Atık Piller Toplanıyor, Fidanlar Toprakla Buluşuyor

Manisa Büyükşehir Belediyesi, atık pillerin doğaya verdiği zararı azaltmak ve çevre bilincini artırmak amacıyla Atık Pil Toplama Kampanyası’nı yeniden başlattı. Kampanya kapsamında 1 kilogram atık pil getiren vatandaşlara zeytin fidanı hediye edilirken, uygulama Manisalılar tarafından yoğun ilgi ve takdirle karşılandı. Manisa Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen projeyle, toprağa ve su kaynaklarına ciddi zararlar veren atık pilleri kontrol altına alınması hedefleniyor. 7’den 77’ye Manisalıların yoğun ilgi gösterdiği kampanya ile geri dönüşüm bilincini teşvik eden bu çalışma ile hem çevre kirliliğinin önüne geçilmesi hem de şehrin bitki örtüsünün zenginleştirilmesi amaçlanıyor. “Hem Doğamızı Koruyor Hem De Yeşil Bir Çevre Bırakıyoruz” Etkinlik kapsamında Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan standa atık pillerini getiren vatandaşlara zeytin fidanları teslim edilirken, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ata Temiz de standı ziyaret ederek atık pil getiren öğrencilerle bir araya geldi ve fidanlarını takdim etti. Ata Temiz, “Atık pillerin geri dönüşüme kazandırılmasıyla hem doğamızı koruyor hem de geleceğe daha yeşil bir çevre bırakıyoruz” dedi. Vali Özkan Da Kampanyaya Destek Verdi Çevre bilincini artırmak ve atık pillerin doğaya verdiği zararı en aza indirmek amacıyla hayata geçirilen ‘Atık Pil Toplama Kampanyası’na Manisa Valisi Vahdettin Özkan da destek verdi. Kampanya standını ziyaret eden Vali Özkan, “Her şey, çevre duyarlılığıyla ilgili. özellikle çevresel tahribatı oluşturacak unsurların toplanması, çevreye nefes veren yeşil dağıtılması kıymetli bir şey. Tebrik ediyoruz” ifadelerini kullandı. “Manisa’yı Seven Herkesi Kampanyaya Davet Ediyoruz” İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlığı Sıfır Atık ve Hafriyat Yönetimi Şube Müdürü Efnan Bacı, da kampanya ile ilgili bilgi verdi. Şube Müdürü Efnan Bacı, “Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu’nun önderliğinde 7 ilçemizle birlikte yürüttüğümüz atık pil kampanyamızda 1 kilo atık pil getiren vatandaşlarımıza 1 adet zeytin fidanı hediye ediyoruz. Manisa’mızı seven, çevreyi seven tüm vatandaşlarımızı kampanyaya davet ediyoruz” şeklinde konuştu. Vatandaşlar Takdirle Karşıladı Vatandaşlar da kampanyanın hem çevreyi korumaya katkı sunduğunu hem de farkındalık oluşturduğunu belirterek uygulamadan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Emekli Öğretmen Halil Murdan: Belediye’nin bu hizmetini takdirle karşılıyoruz. Çok güzel bir şey. Keşke Türkiye’de bu uygulansa. Çok güzel bir uygulama, devamını diliyoruz. Koray Türkçü: Besim Bey’in sosyal medyasında atık pil toplama kampanyasını gördüm. Ben de atık pilleri biriktiriyordum. Çevreci olduğum için kendim de her yıl ağaç dikiyorum. Besim Bey’e bu konuda teşekkür ederim. Ayrıca ben bu fidanları ihtiyacı olan kişilere bağışlıyorum. Kendim zaten her yıl ağaç dikiyorum. Çevremize, şehrimize, ülkemize hayırlı olsun. Ağaç dikmek çok güzeldir” dedi. Saim Öndeç: Böyle bir etkinlik yapıldığı için çok teşekkür ederim, harika bir etkinlik. Benim gibi esnaf olan, bu işleri yapan, pil alıp satan arkadaşların hepsinin deposunda böyle atık piller var. Bu şekilde bir etkinlik yapmışsınız ben de memnun oldum. Dükkanda ne kadar atık pil varsa hepsini topladım geldim. Zeytin fidanı ile ödüllendiriyorsunuz o da ayrı bir güzellik” diye konuştu.

Çiftçinin 100 Dönümde 32 Litre Mazotu Buhar Oldu Haber

Çiftçinin 100 Dönümde 32 Litre Mazotu Buhar Oldu

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 1 Ocak’tan bu yana motorine yapılan %10,8 oranındaki zammın yalnızca tarım kesimini ve nakliyecileri değil, doğrudan tüketiciyi de olumsuz etkileyeceğini belirtti. Gürer, akaryakıt artışlarının iğneden ipliğe tüm ürün ve hizmetlere zam olarak yansıyacağını ve bedelini yine vatandaşın ödeyeceğini ifade etti. Gürer, emekli, asgari ücretli, çiftçi, esnaf, sabit gelirli, işçi ve memur olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin akaryakıt zamlarından olumsuz etkileneceğini vurgulayarak, “Enflasyon oranının altında yapılan ücret artışları, daha yılın ikinci ayında gelen zamlarla vatandaşın cebinden geri alınmıştır” dedi. Tarım ve nakliyenin akaryakıttan etkilenmesinin başta gıda olmak üzere her kesime olumsuz yansıyacağını söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Bir TIR deposunda 3.540 TL, bir traktör deposunda 708 TL ek maliyet oluştuğuna dikkat çekti. Gürer, “100 dönüm tarlasını süren çiftçinin 32 litrelik mazotu daha yola çıkmadan buhar oldu. Bu, AKP iktidarının eseridir!” dedi. Tarım, lojistik ve ulaşım sektörlerindeki fahiş maliyet artışlarını kalem kalem anlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, akaryakıt fiyatlarının ulaştığı "60 lira" eşiğinin Türkiye ekonomisinde yeni sorunlara yol açtığını örneklerle açıkladı. Gürer, sadece 55 günde yaşanan bu artışın, tarladaki çiftçiden otobüs bekleyen emekliye kadar herkesi nasıl etkilediğini örneklerle ortaya koydu. ÇİFTÇİNİN 100 DÖNÜMDEKİ "ZAM KAYBI" CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin en temel üretim aşaması olan tarla sürümündeki maliyet artışına dikkat çekti. Gürer, “Bir çiftçimiz 100 dönüm tarlasını sürmek için ortalama 300 litre mazot yakıyor. 1 Ocak’ta bu mazota 16.275 TL ödeyen çiftçi, bugün 18.045 TL ödemek zorunda kalıyor. Daha tohumu toprakla buluşturmadan, sadece 100 dönümde 1.770 TL fazladan ödeme yapıldı. Oysa bu 1.770 TL ile Ocak ayında 32 litre daha mazot alınabiliyordu. Şimdi o 32 litre adeta buhar oldu, uçtu” dedi. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin başladığı dönemde mazotun litre fiyatının 5,32 TL olduğunu hatırlatan Gürer, bugün litre fiyatının 61 liraya ulaştığını belirtti. Gürer, “Çiftçinin alın teri mazot hortumuyla çekiliyor. Bölgelere göre fiyatlar değişse de artış hep olumsuz yönde. İktidar seçimden seçime bulunan petrol keşifleriyle övünürken, her keşfin ardından akaryakıta zam gelmesi de ayrıca düşündürücüdür” ifadelerini kullandı. ZAM İLE TIRCI DEPODA 3 BİN 500 TL KAYBETTİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TIR ve nakliyecilik sektöründe yaşanan maliyet artışlarına dikkat çekti. Gürer, işsizlik ve artan işletme giderleriyle ayakta kalmaya çalışan nakliyecilerin, yılbaşından bu yana mazota yapılan peş peşe zamlarla daha da zor durumda kaldığını belirtti. Gürer, “TIR, otomobil, traktör ve kamyonların depo maliyetleri ciddi şekilde arttı. 600 litrelik bir TIR deposu Ocak ayında 32.550 TL’ye dolarken, bugün 36.090 TL’ye doluyor. Tek depoda oluşan 3.540 TL’lik fark; taşınan her bir koli sütün, her bir çuval unun fiyatına zam olarak yansıyor. Nakliyeci kontağı çevirse zarar ediyor, çevirmese aç kalıyor” dedi. Gürer ayrıca, “İstanbul’dan Ankara’ya 441 kilometrelik yolda bir TIR, yalnızca yakıt için iki ay öncesine göre yaklaşık 1.000 TL daha fazla harcıyor. Bu gider artışı, tüketicinin markette ödediği gıda başta olmak üzere tüm ürün fiyatlarına yansıyacaktır” ifadelerini kullandı. EMEKLİ ASGARİ ÜCRETLİ ŞEHİR DEĞİŞTİREMEZ OLDU CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "480 litrelik bir otobüs deposu bugün 28.872 TL'ye doluyor. Ocak ayına göre fark tam 2.832 TL! Emekli, öğrenci, asgari ücretli Ankara'dan İstanbul'a gitmesi dahi gelire göre lüks oldu,” ifadelerini kullandı. MAZOT DEPREMİ Gürer, yaşanan artışın büyüklüğünü örneklerle kıyasladı: "Ocak ayında bir otomobil deposunu (55L) doldurduğunuz parayla, bugün deponun ancak 50 litresini doldurabiliyorsunuz. 5 litre mazotunuz daha yola çıkmadan zamlar ile uçtu. 120 litrelik traktör deposu 1 Ocak'ta 6.510 TL'ydi, şimdi 7.218 TL. İki ayda oluşan 708 TL'lik fark ile ocak ayında çiftçi sürekli fiyatı artan gübreden bir çuval alabiliyordu. Şimdi o gübre buhar oldu!" dedi. ZAM ZİNCİRİ HALKI BOĞUYOR! CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın enflasyon politikalarını eleştirerek şunları söyledi: “AKP iktidarı ‘enflasyonla mücadele ediyoruz’ diyor ancak enflasyonun ana damarı olan akaryakıta yılbaşından bu yana zam yapıyor ve mazotun litre fiyatını 61 liranın üzerine çıkarıyor. Mazota zam geldiğinde çiftçi çöker, nakliyeci ve tırcı zor durumda kalır. Yediğimiz, içtiğimiz tüm gıda ürünlerinin fiyatı artar. Sanayicinin gideri yükselir, ulaşıma zam gelir. Otobüs bilet fiyatlarının artması, öğrencinin bayramda ailesinin yanına gitmesini bile zorlaştırır. Markette et fiyatı sıçrar, ekmek fiyatı yükselir. Bu bir zincirdir ve o zincir bugün halkın boğazına dolanmıştır.”

Kilo İle Peynir Dönemi Bitti! Haber

Kilo İle Peynir Dönemi Bitti!

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, peynir üreticilerini ziyaret etti. Başevirgen’e dert yanan bir esnaf eskiden kiloyla sattıkları peynirleri artık 80 gramlık, 100 gramlık paketlere koyduklarını, vatandaşların gramla satılan peyniri bile almakta zorlandığını söyledi. Bir diğer esnaf ise, “Emekli zaten peynir alamıyor. Alabildikleri lor ve çökelek. Ben burada çalışıyorum ben bile alamıyorum” dedi. Kendi üretim yaptığı için ayakta kalabildiğini söyleyen bir başka esnafta kiloluk peynir paketlerinin gramlara düştüğünü ifade etti. Esnaf, “Peynirler eskiden büyük paketlerdeydi. Artık küçüle küçüle 360 grama kadar düştü. Böyle sıkıntılı bir dönem görmedik. Genelde ucuz olduğu için lor grubu satılıyor” diye konuştu. Başevirgen ise, “Kilo kilo alınan peynirden en son gelinen nokta 80 gram peynir. Ülkenin geldiği durum bu. İşçi, emekçi emekli bu durumda” sözleriyle durumu özetledi. CHP Manisa Milletvekili, TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, Manisa’da peynir üreticilerini ziyaret etti. Sofraların değişmez gıdalarından biri olan peynir artık lüks hale geldi. Artan maliyetlerle birlikte fiyatları ulaşılamaz noktaya gelen peyniri vatandaş alamamaktan, üretici de satamamaktan şikayetçi. “ŞU ANDA 300 GRAMLIK PEYNİR PAKETLERİNİN DAHA KÜÇÜĞÜ VAR MI DİYE SORUYORLAR” Şarküteri işleten bir esnaf eskiden kiloyla sattıkları peynirleri artık 80 gramlık, 100 gramlık paketlere koyduklarını, vatandaşların gramla satılan peyniri bile almakta zorlandığını söyledi. Bu yıl kadar kötü bir yıl görmediğini belirten esnaf, “Bu yıl berbat bir durumdayız. Evimiz kira, dükkan kira, iki tane evladım var. Geçim sıkıntısı gerçekten de çok zor. Önce gelip peyniri kilo kilo alıyorlardı. Şu anda 300 gramlık peynir paketlerinin daha küçüğü var mı diye soruyorlar. Vatandaşlar gelip peynirlerin fiyatına bakıyor kilosu 80 lira olan çökelek ve lor alıyor, peyniri alacak bütçesi yok. Masraflarımızı çıkaramıyoruz. Ailemizden destek alıyoruz. Desteksiz olmuyor. Borçlanıyoruz, kartlara yöneliyoruz. 2-3 tane kartım kapalı halde. Nereye kadar ailelerden destek isteyeceksin? Bu şartlarda esnafın ayakta durma şansı yok. Ramazan ayında indirime gidelim dedik olmazsa kepenk kapatacağız” dedi. Başevirgen ise, “Kilo kilo alınan peynirden en son gelinen nokta 80 gram peynir. Ülkenin geldiği durum bu. İşçi, emekçi emekli bu durumda” sözleriyle durumu özetledi. “EMEKLİ ZATEN PEYNİR ALAMIYOR ALABİLDİKLERİ LOR VE ÇÖKELEK” Bir diğer esnaf ise Başevirgen’e şu sözlerle dert yandı: “Emekli zaten peynir alamıyor. Alabildikleri lor ve çökelek. Ben burada çalışıyorum ben alamıyorum. Vatandaş içinde yağı olmayan, yağı alınmış kilosu 195 lira olan peyniri alabiliyor. Kilosu 400-500 lira olan peynire vatandaş yaklaşamıyor.” Kendi besi çiftliği olduğu için maliyetinin az olduğunu ve bir şekilde çarkı döndürebildiğini söyleyen bir diğer esnaf ise, “Eğer dışarıdan alırsan bu işin içinden çıkamazsın. Peynirler eskiden büyük paketlerdeydi. Artık küçüle küçüle 360 grama kadar düştü. Böyle sıkıntılı bir dönem görmedik. Genelde ucuz olduğu için lor grubu satılıyor” diye konuştu.

Tarlada Üretici, Pazarda Esnaf ve Tüketici Dertli Haber

Tarlada Üretici, Pazarda Esnaf ve Tüketici Dertli

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Bor ilçesinde kurulan Salı pazarında vatandaşlar ve pazar esnafıyla bir araya geldi. Esnaf kazançsızlıktan, tüketici ise fiyatların pahalılığından dert yandı. Pazarda geçmişe kıyasla herkes sorunların arttığını dile getirdi. Girdi maliyetlerindeki ve nakliye bedellerindeki artış üreticiyi ve pazarcı esnafını sıkıntıya sokarken, geliri azalan tüketici de artan fiyatlardan yakındı. Pazarda hem esnafın hem de yurttaşın ortak sorununun “alım gücünün daralması” olduğunu vurgulayan Ömer Fethi Gürer, ekonomik sorunların pazar yerinde dahi açıkça hissedildiğini söyledi. Marketlere göre daha uygun fiyatlar olmasına rağmen, cepteki gelir daralmasının vatandaşın her ürüne erişimini engellediğini belirtti. Üreticinin artan üretim maliyetlerinden, pazarcı esnafının ise ürünü aldığı fiyata eklenen nakliye, işgaliye ve fire gibi giderler nedeniyle bazı ürünleri maliyetine satmak zorunda kalmasından yakındığını ifade eden Gürer, emekli ve dar gelirlinin ise gelirinin istediği ürünü almaya yetmediğini dile getirdi. Yılbaşından bu yana yalnızca akaryakıta gelen zamların bile ürün nakliyesine doğrudan yansıdığını, bunun da fiyat artışlarına neden olduğunu belirten Gürer, hava değişimlerinin dahi pazardaki fiyatları etkilediğini söyledi. FİYAT VAR AMA SATIŞ YOK Pazar esnafı, ürünlerin etiket fiyatlarının uygun olmasına rağmen satış yapılamadığını belirterek, “Pırasayı 45–50 liraya veriyoruz ama tezgahtan kalkmıyor, satılmıyor. Vatandaşın alım gücü yok, alamıyor,” dedi. Ürünlerin yerli üretim olmasına karşın tezgâhta kaldığını ifade eden esnaf, tüketilecek ürünlerin dahi satılamadığına dikkat çekerek, “Üreten, satan, alan herkes aynı anda dertli,” diye konuştu. SORUN FİYAT DEĞİL, ALIM GÜCÜ Ömer Fethi Gürer’in “Neden satılmıyor?” sorusuna esnaf, “Alım gücü yok. Milletin alım gücü yok. Paranın değeri kalmadı,” yanıtını verdi. EMEKLİ MAAŞIYLA GEÇİNMEK MÜMKÜN DEĞİL Pazarda konuşan esnaf, 20 bin lira civarındaki emekli maaşıyla geçinmenin olanaksız hâle geldiğini ifade etti. “20 bin lira maaşın 12–13 bini kiraya gidiyor. Doğalgaz, elektrik, su geliyor. Eğitim, sağlık derken elde kalanla nasıl geçineceksin?” diye sordu. Bir vatandaş ise hesabını yaparak, “Kira, doğalgaz, elektrik, su derken elde 2 bin lira kalıyor. Onu da üçe böl, günlük 70 lira bile kalmıyor,” sözleriyle geçim sıkıntısını anlattı. TEZGÂHLARDA ETİKETLER DEĞİŞKEN Gürer, pazarda salatalığın kilosunun 100 lira, domatesin 100–120 lira, biberin ise 100 lira olduğunu; kış sebzelerinde pırasa gibi ürünlerde de fiyat değişkenliği yaşandığını belirtti. Ürünlerin büyük bölümünün Akdeniz ve Çukurova’dan geldiğini, ancak artan girdi maliyetleri nedeniyle yerinde de pahalılaştığını vurguladı. “Tarım ülkesiyiz ama domates 120 lira, salatalık 100 lira. Vatandaş ne yapacak?” diyen Gürer, fiyat artışlarının plansız tarım politikaları, artan girdi maliyetleri ve mazota gelen zamların yol açtığı nakliye fiyat artışları sonucu oluştuğunu söyledi. İŞÇİ, EMEKLİ, ÜRETİCİ, PAZARCI DERTLİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, krizin zincirleme etkisine dikkat çekerek, “İşçiye vermezsen, emekliye vermezsen o da gelip esnaftan alışveriş yapamıyor. Geliyor, pazarı geziyor, zorunlu ihtiyacını sınırlı alıp dönüyor,” ifadelerini kullandı. “EKONOMİK SORUNLARIN FOTOĞRAFI” Bor’daki pazar yerinde yaşananların Türkiye genelindeki tabloyu yansıttığını belirten Gürer, “Burada sorun sadece fiyatların yüksekliği değil; asıl sorun, halkın alım gücünün kalmamasıdır. Emekli, işçi, dar gelirli pazara çıkamıyor. Ürün var ama satış yok. Bu pazar, yanlış ekonomi ve tarım politikalarının vatandaşın sofrasına nasıl yansıdığının açık fotoğrafıdır. Pazarlar marketlere göre daha uygun fiyatların oluştuğu yerlerdir. Ancak ilaç, gübre, tohum, mazot, su ve işçilik giderleri artarken ürün fiyatları da yerinde durmuyor. Vatandaşın alım gücü geçmişe göre düştü. Cebindeki para temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor. Bu durum geçim sıkıntısını artırırken sağlıklı beslenmeyi de olumsuz etkiliyor,” dedi.

Borcu Olan Çiftçi ve Esnafa Kredi Yolları Kapandı Haber

Borcu Olan Çiftçi ve Esnafa Kredi Yolları Kapandı

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, son çare krediyle işlerini döndürmeye çalışan ancak borçları nedeniyle ne esnaf kefaletten ne de diğer bankalardan kredi alamayan esnafların sorunlarını dinledi. Bıçağın artık kemiğe dayanmadığını, kemiği kırdığını ifade eden bir esnaf, “BAĞ-KUR borçlarını ödemeden kredilendirme yapmıyorlar. Taksitlendirme yapmıyorlar. Bu milletten ne istiyorlar?” sözleriyle isyan etti. Bir diğer esnaf, “Kredimiz onaylandı ama BAĞ-KUR borcu çıktı, o borcu kapatmamız gerekiyormuş. O borcu kapattıktan sonra kredi verebiliyorlarmış. Borcum olmasa zaten krediye başvuru yapmam” dedi. Başka bir esnaf ise, “Küçük esnafın yüzde 80’i bu şartlarda esnaf kefalet kredisine ulaşamaz” sözleriyle dert yandı. Esnafların yanı sıra, prim borcu olan besicilerde kredi kullanamıyor. Kredi alamadığı için hayvanlarının bazılarını kestirdiğini bazılarını ise sattığını söyleyen bir besici, “1 milyon lira para çekmek istiyoruz ama BAĞ-KUR borcumuz var o yüzden kredi alamadık, durdu askıda bekliyor. İşimi çeviremedim. Hayvanlarımı kestim borcumu ödedim” dedi. Yüksek girdi maliyetleri altında ezilen esnaf, işini döndürebilmek için kredi kullanmak istiyor. Ancak borcu olan esnafa ne esnaf kefalet ne de diğer bankalar kredi veriyor. Son çare krediyle işlerini döndürmeye çalışan esnafa kredi yolları kapandı. CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Manisa’da kredi alamayan esnafların sorunlarını dinledi. “BIÇAK ARTIK KEMİĞE DAYANMADI, KEMİĞİ KIRDI” Bıçağın artık kemiğe dayanmadığını, kemiği kırdığını ifade eden bir esnaf, “BAĞ-KUR borçlarını ödemeden kredilendirme yapmıyorlar. Taksitlendirme yapmıyorlar. Bu milletten ne istiyorlar? Esnaf kefaletten kredi kullanmak istiyoruz ancak prim borcumuzu ödemediğimiz için kredi kullanamıyoruz. Sadece esnaf kefalet değil hangi bankadan kullanmak isterseniz isteyin bu durum karşınıza çıkıyor. Devlette para yok bu kadar zam yapıyorsunuz vatandaş bu parayı nereden bulacak? Yani şu an tıkalı bir piyasa var. Herkesin paraya ihtiyacı var. Esnaflık ahilikten gelir. Biz bu işi yapıyoruz devlete para kazandırıyoruz, vergimizi ödüyoruz, vatandaşa hizmet veriyoruz. Biz bunun için gururluyuz ama bize destek yok. Biz destek bekliyoruz” dedi. “TIKANDIK, KIPIRDAMA ŞANSIMIZ KALMADI” Bir oto yıkamacı da BAĞ-KUR prim borçlarından dolayı kredi alamadığından dert yandı. Esnaf, “Kredi başvurusu yaptık. Kredimiz onaylandı ama BAĞ-KUR borcu çıktı, o borcu kapatmamız gerekiyormuş. O borcu kapattıktan sonra kredi verebiliyorlarmış. Borcum olmasa zaten krediye başvuru yapmam. Alacak olduğum para 550 bin lira, 525 bin lira BAĞ-KUR borcu çıktı. Bende vazgeçtim. Bu şartlar altında BAĞ-KUR primlerimi ödeme şansım yok. Her yıl daha iyi olacağımız yerde her yıl daha da kötüye gidiyoruz. Kredi alabilseydim kredi kartı borcumu, ufak tefek borçlarımı kapatacaktım, tek bir yere borcum olacaktı. Tıkandık, kıpırdama şansımız kalmadı” diye konuştu. BAĞ-KUR prim borcu olmadığı için kredi alma şansı olan bir esnaf ise ancak krediyle işleri döndürebildiğini belirtti. Kasaplık yapan esnaf, “Borcu olan esnaf arkadaşlarımız kesinlikle kredi alamıyor. Başvuruda biz en öne geçeceğiz. 100 tane kredi başvurusu yapan esnaf arkadaşımız varsa 90 tanesinin BAĞ-KUR borcu var. Hangi bankada indirimli bir kredi bulursak koşarak oraya gidiyoruz” ifadelerini kullandı. “BU ŞEKİLDE AYAKTA DURMAMIZ ÇOK ZOR, ZATEN ÇOĞU ESNAF KEPENK KAPATIYOR” Kredi çekmenin zorlaştığını söyleyen kasaplık yapan bir diğer esnaf, “Ben burayı ilk açtığımda her gün 300-400 kilo tavuk satarken şu anda 80-100 kilo satabilirsek ne mutlu bize. 8-10 yıldan beri bu iş yeri var. Dönmediği için kredi kullanmak istiyoruz ama BAĞ-KUR prim borcu olduğu için nereden kredi kullanmak istersem isteyim bu borç önüme çıkıyor. Bu dükkanı döndürebilmem için o krediyi almam gerekiyor, mecburum. Şu an kitlenmiş durumdayız. Bu şekilde ayakta durmamız çok zor, zaten çoğu esnaf kepenk kapatıyor” diye konuştu. Kredi kullanamadıklarını ve durumların çok kötü olduğundan dert yanan bir esnaf ise, “40 yıldır bu işin içindeyim. Esnafın durumu hiç bu kadar kötü olmadı. Antep fıstığının ortalama kilo fiyatı 2 bin lira, fındık bin 500 lira. Vatandaşın bunları alma şansı yok. Onlar almayınca benim para kazanma şansım yok. İşler dönmediği için kredi başvurusu yapıyoruz ama esnaf kefalet borcum olduğu için kredi vermiyor. Bu şekilde gitmez. Küçük esnafın yüzde 80’i bu şartlarda esnaf kefalet kredisine ulaşamaz” açıklamasını yaptı. “BAĞ-KUR BORCUMUZ VAR O YÜZDEN KREDİ ALAMADIK, İŞİMİ ÇEVİREMEDİM HAYVANLARIMI KESTİM” Esnafların yanı sıra, prim borcu olan besicilerde kredi kullanamıyor. Kredi alamadığı için hayvanlarının bazılarını kestirdiğini bazılarını ise sattığını söyleyen bir besici, “Kullandığımız yem kredisini ödedikten sonra, 5 milyonluk teminat veriyoruz, 1 milyon lira para çekmek istiyoruz ama BAĞ-KUR borcumuz var o yüzden kredi alamadık, durdu askıda bekliyor. İşimi çeviremedim. Hayvanlarımı kestim borcumu ödedim. Kredi iki aydan beri onayda bekliyor alamıyorum” dedi.

Yılbaşında Merdiven Altı Ürünlere Dikkat! Haber

Yılbaşında Merdiven Altı Ürünlere Dikkat!

Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken yeni yıl öncesi merdiven altı üretimin yaygınlaştığına dikkati çekti. Yeni yıl öncesi merdiven altı üretimin yaygınlaştığına dikkati çeken TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Yılbaşı artık yaklaşıyor. Bilindiği üzere bu dönemlerde korsan satıcılar ve merdiven altı üretimler artıyor. Bilmediğiniz, tanımadığınız; fiyatıyla sizlere çok daha ucuzmuş gibi gösterilen, bayatlamış, miadı dolmuş ürünlere, paketlere ya da hiç iştigal konusu olmayan, albenili sepetler içerisinde sunulan ürünlere çok dikkat etmek gerekiyor. Yeni yılda en çok tüketilen gıdalar arasında pasta, börek ve çeşitli atıştırmalıklar yer alıyor. Bu ürünler de eğer güvenilir yerlerden alınmazsa sağlığınızı olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle bildiğiniz, tanıdığınız, güvendiğiniz esnafa yönelmeniz sizin için en doğru tercih olacaktır” dedi. “NORMAL FİYATININ ALTINDA SATILAN ÜRÜNDE HİLE RİSKİ YÜKSEKTİR” Yılbaşı alışverişlerinde merdiven altı ürünlere karşı vatandaşlara uyarıda bulunan Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Bildiğiniz üzere zehirlenme olaylarının birçoğu maalesef bu gecelerde, bu özel günlerde yaşanıyor. Özellikle merdiven altı ürünlere, akşam karanlığında arabanın arkasında satılan kuru yemiş veya karışık kuru yemiş adı altında sunulan, nerede ve ne şekilde muhafaza edildiği bilinmeyen ürünlere karşı çok dikkatli olunmalı. O anda ısıtılmış, cazip gösterilen ve gerçek fiyatının çok altında sunulan bu ürünler ciddi risk taşıyor. Hele hele şarküteri ürünleri bu noktada çok daha önemli. Midye, ciğer, tavuk sote gibi ya da farklı malzemelerden yapılmış, içeriği belli olmayan ürünlere de özellikle dikkat etmek gerekiyor. Aksi halde hem kendinizin hem de misafirlerinizin, konuklarınızın sağlığını riske atmış olursunuz. Ailece kutladığınız bu güzel gecede, 2026’nın getireceği güzellikleri kendinize haram edebilirsiniz. Bunun için yapılması gereken tek şey; dikkatli olmak, kontrollü davranmak ve tanıdığınız, bildiğiniz, güvendiğiniz esnafa yönelmeniz sizin için en doğru tercih olacaktır. Bilindiği üzere pastırma, sucuk gibi şarküteri ürünleri; balık, ciğer gibi çabuk bozulabilen gıdalar ve sütlü ürünler çok hassas ürünlerdir. Bu ürünlerde ekstra dikkatli olunması gerekir. Fiyat olarak ekonomik gibi görünebilir ama sağlığınızdan olabilirsiniz” diye konuştu. “YILBAŞI GECESİ TAKSİCİ ESNAFIMIZ 24 SAAT HİZMET VERECEK” Öte yandan yeni yılda sevdiklerine ulaşmak için yola çıkacak vatandaşlara da uyarıda bulunan Palandöken, “O gece dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli konu da trafiktir. İnsanlar alkol alabiliyor, alkollü sürücüler trafiğe çıkabiliyor. Yorgunluk ve yılbaşı gecesinin karmaşasıyla kaza riski de artıyor. Bu nedenle mümkünse toplu taşıma araçlarını kullanmak ya da 24 saat hizmet veren taksi duraklarımızdan faydalanmak en doğru tercih olacaktır. Aracınızı kullanmak yerine, güvenli bir şekilde bu hizmeti veren arkadaşlarımızla yolculuk yapabilirsiniz. Sizin sağlığınız, geleceğiniz ve ailenizle birlikte bulunduğunuz aracın içindeki huzurun bozulmasını kimse istemez. Ancak maalesef bu tür olumsuzluklarla sık sık karşılaşıyoruz. Bu nedenle yiyeceğimize, içeceğimize, alacağımız hediyelere ve bu hediyelerin niteliklerine dikkat etmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu. “2026 YILININ HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLİYORUM” Herkese huzurlu ve sağlıklı bir yıl dileyen Palandöken şu ifadelere yer verdi, “Bu ürünlerin insan sağlığına zararlı olup olmadığını kısa sürede anlamak her zaman mümkün olmayabilir. Günler azaldıkça korsan satıcıların, insan sağlığını hiçe sayan bu tür kişilerin sayısı da maalesef artıyor. Birincisi, trafik kurallarına mutlaka riayet edilmeli; mümkünse o gece araç kullanılmamalı, toplu taşıma ya da 24 saat nöbetçi olan taksi durakları tercih edilmelidir. Şimdiden 2026 yılının hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sağlıklı, huzurlu ve ailenizle birlikte arzu ettiğiniz şekilde bir yılbaşı geçirmenizi temenni ediyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.