Hava Durumu

#Fahiş Fiyat

Kırsal Haber - Fahiş Fiyat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fahiş Fiyat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: ''Bayram Öncesi Fiyatlar Neden Artıyor?'' Haber

Gürer: ''Bayram Öncesi Fiyatlar Neden Artıyor?''

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bayramlar öncesinde artan tüketim talebiyle birlikte temel gıda ve ihtiyaç ürünlerinde yaşanan fiyat artışlarını Meclis gündemine taşıdı. Ticaret Bakanlığı’nın 10 ilde marketlere yönelik denetim gerçekleştirdiğine dair basına yansıyan bilgiler üzerine soru önergesi veren Gürer, hem denetimlerin kapsamını hem de sonuçlarını sorguladı. Gürer, Bakanlık yanıtını değerlendirerek, denetimlere rağmen piyasadaki sorunların sürdüğünü vurguladı. “BAYRAM ÖNCESİ FİYATLAR NEDEN ARTIYOR?” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, önergesinde bayramlar öncesinde artan talep nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç ürünlerinde fiyat artışlarının kamuoyunda sıkça tartışıldığını belirterek, Ticaret Bakanlığı’nın gerçekleştirdiği denetimlerin kapsamına ilişkin ayrıntılı bilgi talep etti. GÜRER’İN SORULARI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, denetimlerin etkinliğini ortaya koymak amacıyla şu soruları yöneltti: “2026 yılında yapılan denetimler kapsamında toplam kaç market, zincir mağaza ve satış noktası denetlenmiştir? Denetimler sırasında etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasında farklılık tespit edilen işletme sayısı kaçtır? Bu kapsamda kaç işletmeye idari para cezası uygulanmış ve uygulanan toplam ceza tutarı ne kadar olmuştur? Denetimlerde en fazla fiyat farkı tespit edilen ürün grupları hangileridir? Denetimlerde etiket fiyatının kısa süre içinde birden fazla kez değiştirildiği tespit edilmiş midir? Edilmiş ise bu durum kaç işletmede görülmüştür? Hal Kayıt Sistemi üzerinden yapılan incelemelerde meyve ve sebzelerin menşe ve geliş fiyatı ile satış fiyatı arasında aşırı fark bulunduğu tespit edilen işletme sayısı kaçtır? 2026 yılında gerçekleştirilen market denetimlerinde kesilen toplam idari para cezası tutarı ne kadardır? Bakanlığınızca 2025 yılında kesilen para cezaları ne kadarı tahsil edilmiştir?” TÜKETİCİ SOFRADA DEĞİL, ETİKETTE KAYBEDİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2026 yılı denetim verileri, serbest piyasa düzeninin "etiket" oyunlarıyla nasıl suistimal edildiğini gözler önüne seriyor. Ticaret Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen kapsamlı incelemelerde, denetlenen 86.488 işletmenin tam 18.656’sında mevzuata aykırılık tespit edildi. Bu tablo, piyasadaki denetlenen her 5 işletmeden birinin tüketicinin cebine göz diktiğini ya da yasal yükümlülüklerini hiçe saydığını kanıtlıyor. Özellikle raf ile kasa arasındaki fiyat farkları, "olağan akış içindeki bir aksaklık" olarak geçiştirilemeyecek kadar sistematik bir sorun haline gelmiş durumda,” dedi. MARKETLER "FİYAT KARMAŞASININ" MERKEZİ OLDU Denetim sonuçlarındaki en vahim tablonun ise marketlerde yaşandığını belirten Ömer Fethi Gürer, “Toplam ceza miktarının yaklaşık %78’inin (196,3 milyon TL) sadece marketlere kesilmiş olması, temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşmaya çalışan vatandaşın nasıl bir manipülasyonla karşı karşıya kaldığını özetliyor.” Dedi. BAKANLIKTAN GELEN YANIT Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından verilen bilgilere göre, 1 Ocak 2026 ile 7 Nisan 2026 tarihleri arasında 15 binin üzerinde işletme ve 152 binin üzerinde ürün denetlendi. Aynı dönemde sadece marketlere yönelik fahiş fiyat artışı nedeniyle yaklaşık 50 milyon TL idari para cezası uygulandı. Hal Kayıt Sistemi verilerine göre ise meyve ve sebze fiyatlarında 243 işletmede aykırılık tespit edildi. Ayrıca, 2026 yılında 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un “Fiyat etiketi” başlıklı 54’üncü maddesi ve Fiyat Etiketi Yönetmeliği kapsamında 49 bin 160 market denetlendi. Toplamda ise 86 bin 488 işletme incelendi ve 18 bin 656 işletmede fiyat etiketi mevzuatına aykırılık tespit edildi. Bu kapsamda aykırılık tespit edilen işletmelere toplam 249 milyon 670 bin 927 TL idari para cezası uygulanırken, bunun 196 milyon 367 bin 704 TL’lik kısmı market denetimlerinden kaynaklandı. Bakanlık bununla birlikte ticari hayatın olağan akışı içinde etiket-kasa fiyat farklılığı gibi aksaklıkların ortaya çıkabileceği, bu tür durumların tespit edilmesi halinde idari yaptırımların uygulandığını ifade etti. “SORULARIN TAMAMI YANIT BULMADI” CHP’li Ömer Fethi Gürer, verilen yanıtı eleştirerek, sorularının önemli bir kısmına doğrudan yanıt verilmediğini belirtti. Özellikle hangi ürün gruplarında daha fazla ihlal yapıldığı, etiket değişim sıklığı ve 2025 yılı cezalarının tahsilat oranına ilişkin net verilerin paylaşılmadığını vurguladı. “ON BİNLERCE İHLAL VAR AMA VATANDAŞ HALA MAĞDUR” Ömer Fethi Gürer, açıklanan verilerin sorunun boyutunu gözler önüne serdiğini belirterek, “On binlerce işletme denetleniyor, 18 binden fazla işletmede aykırılık tespit ediliyor, yüz milyonlarca lira ceza kesiliyor ama vatandaş hâlâ raf ile kasa fiyatı arasında fark yaşıyor. Bu durum denetimlerin yeterince caydırıcı olmadığını açıkça gösteriyor” dedi. “ETİKET-KASA FARKI NORMALLEŞTİRİLEMEZ” Bakanlığın “ticari hayatın olağan akışı” değerlendirmesine tepki gösteren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tüketicinin korunması esastır. Etiket ile kasa arasında fark oluşması olağan değil, kabul edilemez bir durumdur. Amaç piyasada adil fiyat oluşumunu sağlamak olmalıdır. Bugünkü tablo, vatandaşın korunması konusunda hâlâ ciddi eksikler olduğunu ortaya koyuyor. Kamuoyuna açıklanan para cezaları tahsil edilip edilmediği de bakanlık bilgi sahibi olmaması cezaların ne kadar caydırıcı sorusuna neden olmaktadır ” ifadelerini kullandı. TAVSİYE YA DA SON TÜKETİM TARİHİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığının son günlerde tartışılan tavsiye ya da tüketim ile ilgili tarih konusunda açıklamasına da TBMM de yaptığı konuşmada tepki gösterdi. Gürer, “Bu ülkede taklit ve tağşiş dediğimiz hileli ürünlerin cirit attığı bir ortamda son tüketim tarihi olarak etiketin üstündeki olanı tavsiye edilen tüketim tarihi manasında farklılaştırmak tüketiciye yapılacak en büyük kötülüktür. Son tüketim tarihinden sonra hiçbir ürün kullanılamaz. İnsan sağlığı açısından olumsuz etkisi vardır,” diye konuştu.

Bakan Yumaklı'dan Fahiş Fiyat Uyarısı Haber

Bakan Yumaklı'dan Fahiş Fiyat Uyarısı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yemde fahiş fiyat artışlarına giden işletmelere ilişkin, "Küresel gelişmeleri bahane ederek, rasyonel olmayan fahiş fiyat artışlarına giden işletmeler için herhangi toleransımız olmayacak." dedi. Bakan Yumaklı, Serik ilçesinde bir otelde düzenlenen "TUYEM 16. Uluslararası Yem Kongresi ve Yem Sergisi" programında yaptığı konuşmada, dünyanın tarihsel kırılma dönemlerinden birini yaşadığını, büyük bir değişim ve dönüşüm sürecinin tam ortasında olunduğunu söyledi. Küresel iklim değişikliğinden nüfus artışına, bölgesel çatışmalardan enerji arz güvenliğine kadar pek çok riskin sektörleri çok boyutlu şekilde etkilediğini belirten Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen çok yönlü diplomasi trafiğinin bu süreçte Türkiye'nin gücünü ve etkinliğini artırdığına işaret etti. Gıda arz güvenliğinin teminatı olan üretim zincirinde sürekliliği sağlamak amacıyla stok yönetiminden tedarik planlamasına kadar birçok unsuru hayata geçirdiklerini, hayvancılığın gıda arz güvenliği içerisinde önemli bir başlık olduğunu belirten İbrahim Yumaklı, "Son 23 yılda büyükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 78, küçükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 81, kırmızı et üretimindeki artış yüzde 170, süt üretiminde yüzde 167, tavuk eti üretiminde yüzde 302." diye konuştu. Yeni Hayvancılık Yol Haritası'nı açıkladıklarını ve 2024-2028 dönemini kapsayan üretim planlamasını başlattıklarını hatırlatan Yumaklı, planlama dönemi başlangıcından bugüne kadar büyükbaş hayvan sayısının yüzde 6,8, küçükbaşın yüzde 10,5, kanatlı eti üretiminin ise yüzde 20 arttığını dile getirdi. "YEM BİTKİLERİ ÜRETİMİNİ PLANLI ÜRETİM KAPSAMINA ALDIK" Bakan Yumaklı, yem ham maddesi arzını güçlendirmek için sektörle çalıştıklarını söyledi. Uygun havzalarda dane mısır üretimini yaygınlaştırmak amacıyla destek miktarını yüzde 30 artırdıklarını belirten Yumaklı, soyanın da üretim planlaması kapsamına alındığını ve özel olarak desteklendiğini, soyada ikinci ürün üretimine hem planlama hem de temel destek ödemesi sağladıklarını kaydetti. İbrahim Yumaklı, sektörden, soya üretiminde sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılmasına öncülük etmelerini beklediğini dile getirerek yerli üretimin artırılmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Yem bitkileri üretimini planlı üretim kapsamına aldıklarını belirten İbrahim Yumaklı, 2026 üretim yılından itibaren ilk defa yulaf, çavdar ve tritikale gibi önemli yem ham maddelerinin dane üretimini de planlı üretim desteği kapsamına aldıklarının bilgisini verdi. Yem sanayisinin son 20 yılda istikrarlı büyüme gösterdiğini vurgulayan Yumaklı, Türkiye'nin karma yem üretiminde Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sırada olduğunu, 2025 yılı itibarıyla karma yem işletme sayısının 1718, yıllık üretim kapasitesinin 30,7 milyon ton olduğunu dile getirdi. Bakan Yumaklı, hayvancılıkta maliyetin önemli kısmını yemin oluşturduğunu ifade etti. Yem fiyatlarındaki her sarsıntının, vatandaşın sütüne, etine ve ekmeğine doğrudan etki ettiğine işaret eden Yumaklı, şöyle konuştu: "Küresel gelişmeleri bahane ederek, rasyonel olmayan fahiş fiyat artışlarına giden işletmeler için de herhangi toleransımız olmayacak. Nasıl ki sektörün her ihtiyacı olduğu anda bu ülkenin kredisinden desteğine kadar sağlanması gereken ne varsa imkanları zorlayarak bunları oluşturuyorsak, aynı şekilde rasyonel olmayan davranışları da dikkatle takip etmeye devam edeceğiz. Ticaret Bakanlığımızla bu tedarik zincirinin anlık olarak takip edildiğini ifade etmek istiyorum. Çok yaygın olmamakla beraber yoğun şikâyet aldığımız bölgeler var, 'Yeminizi benden almazsanız ürününüzü almam, aldırtmam' gibi dayatmaların kabul edilebilir bir tarafı olmadığını ifade etmek istiyorum. İşini doğru yapanların hakkını teslim etmemiz gerekir. Sektörün büyük çoğunluğunu oluşturan bu işletmelerimize de gösterdikleri duyarlı davranış için teşekkür ediyorum." "İNSANIMIZIN MENFAATİNE OLACAK HER ŞEYİ MİKRODA DA MAKRODA DA YAPMAKTAN ÇEKİNMEYECEĞİZ" Bakan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından aylık tahsis edilen arpa miktarlarının yarısına yakınının yem sanayisine kullandırıldığını belirterek yine TMO tarafından şubat ayından itibaren stoklardaki yerli mısırın makul fiyatlarla kanatlı sektörüne ve yem sanayisine satışa açıldığını ve bugüne kadar sektöre yaklaşık 1 milyon ton mısırın teslim edildiğini dile getirdi. Bu yıl da 31 Temmuz'a kadar yem sanayisinin mısıra daha rahat ulaşması için 3 milyon tona kadar ithalatta Gümrük Vergisi'ni yüzde 5'e düşürdüklerini belirten Yumaklı, "Makro planda doğruya, ülke adına faydaya ulaşmaya çalışıyorsunuz. Global dünyada her türlü enstrümanı doğru şekilde kullanmak zorundasınız. Bütün bunların içerisinden birkaç tanesini cımbızlayıp bunu bu ülkenin bir zafiyeti olarak göstermek, en hafif tabiriyle art niyettir. Biz ülkemizin insanının menfaatine olacak her şeyi mikroda da makroda da yapmaktan çekinmeyeceğiz. Bu konuda üreticimizle, sanayicimizle hep birlikte omuz omuza bu uygulamaları gerçekleştireceğiz." ifadelerini kullandı. Bakanlık olarak hiçbir uygulamayı masa başında planlamadıklarını, bunun altyapı çalışmasının tamamını yine sektörlerle yaptıklarını kaydeden Yumaklı, yılda 30 bin kontrol yaparak, güvenilir olmayan veya haksız rekabete yol açan uygulamaların piyasaya arzına izin vermeyeceklerini belirtti. “KURAKLIK RİSKİNİ BÜYÜK ÖLÇÜDE ATLATTIK" Meteorolojik verilere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yumaklı, "İnşallah bu yıl kuraklık riskini büyük ölçüde atlatmış durumdayız. Bütün tarımsal ürünlerde olduğu gibi mera kullanımlarında da yem bitkisi üretiminde ciddi bir artış olacağını düşünüyoruz." diye konuştu. Bu dönem hayvancılıkta yem maliyetlerinin minimize edilmesinin Türkiye adına şans olacağını ifade eden Yumaklı, meteorolojik verilerin bu yıl sulak alanlardaki üretimin kıraç alanlardaki üretimle neredeyse yakın rekolteye sahip olacağını öngördüklerini söyledi. Konuşmaların ardından, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı Ülkü Karakuş, Bakan Yumaklı'ya hediye takdim etti. Daha sonra yem sergisinin açılışını gerçekleştiren protokol üyeleri sergiyi gezdi.

Ticaret Bakanlığından Ankara ve İzmir'de Fahiş Fiyat Operasyonu Haber

Ticaret Bakanlığından Ankara ve İzmir'de Fahiş Fiyat Operasyonu

Ticaret Bakanlığı, Ankara ve İzmir’de yürüttüğü denetimlerde market raflarındaki fahiş fiyat artışlarını tek tek deşifre etti. Hal Kayıt Sistemi (HKS) üzerinden yapılan incelemelerde, bazı ürünlerin alış fiyatının tam 7 katına satıldığı ortaya çıktı. ​Ticaret Bakanlığı piyasa gözetim ve denetim ekipleri, fahiş fiyatla mücadele kapsamında saha çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. 06 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen denetimlerde, özellikle sebze ve meyve reyonlarındaki alış-satış fiyat farkları mercek altına alındı. Haksız kazanç sağladığı tespit edilen işletmeler, ağır idari yaptırımlar uygulanması talebiyle Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu'na sevk edildi. ​Ankara’da Şok Tespitler: 42 TL’lik Biber 250 TL Oldu! ​Ankara Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, 13 farklı ticaret unvanına sahip zincir marketin toplam 94 şubesinde detaylı inceleme yaptı. İnceleme sonucunda ortaya çıkan bazı çarpıcı veriler şöyle: ​Çarliston Biber: Market tarafından 42,00 TL’ye satın alınan ürün, tüketiciye 249,67 TL’den satıldı. ​Pancar: 15,00 TL’lik alış fiyatına sahip olan ürünün raf fiyatı 79,95 TL olarak belirlendi. ​Dolmalık Biber: 63,33 TL’ye tedarik edilen biber, 249,67 TL etiket fiyatıyla rafa çıktı. ​Maydanoz: Markete girişi 5,00 TL olan maydanoz, tüketiciye 19,95 TL’den sunuldu. ​İzmir’de Tedarik Zinciri Takibi: Hal ve Raf Arasındaki Uçurum ​İzmir’de gerçekleştirilen denetimlerde ise ürünlerin tarladan veya halden çıkış fiyatı ile market satış fiyatı arasındaki devasa farklar raporlandı. Özellikle Antalya ve çevre illerden gelen ürünlerdeki yüksek kar marjları dikkat çekti: ​Sivri Biberde Rekor Fark: Antalya Elmalı’dan 50,00 TL’ye alınan sivri biberin, İzmir’deki bir firma tarafından 389,95 TL’ye satıldığı tespit edildi. ​İthal Ayva Fiyatı Katlandı: İran’dan ithal edilip halden 30,00 TL’ye alınan ayva, markette 225,00 TL’ye alıcı buldu. ​Limon ve Patates: Muğla Dalaman’dan 18,00 TL’ye gelen limon 129,95 TL’ye; Ödemiş halinden 5,00 TL’ye alınan patates ise 28,99 TL’ye rafa konuldu. ​Diğer Ürünler: Çarliston biber 48,00 TL’den 199,00 TL’ye, Golden elma ise 30,00 TL’den 99,99 TL’ye yükseltildi. ​Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Devreye Girdi ​Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, denetimler neticesinde fahiş fiyat artışı yaptığı kanaatine varılan tüm işletmeler hakkında gerekli idari yaptırımların uygulanacağı belirtildi. Dosyalar, cezai işlemlerin karara bağlanması amacıyla Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na gönderildi. ​Denetimler 81 İlde Devam Edecek ​Ticaret Bakanlığı yetkilileri, vatandaşların mağduriyetini önlemek ve piyasadaki fiyat dengesini korumak adına denetimlerin kararlılıkla süreceğini, haksız kazanç sağlayanlara geçit verilmeyeceğini vurguladı.

Tarla ile Market Arasındaki Uçurum İfşa Oldu! Haber

Tarla ile Market Arasındaki Uçurum İfşa Oldu!

Ticaret Bakanlığı, fahiş fiyat artışlarına karşı yürüttüğü denetimlerde çarpıcı sonuçlara ulaştı. Diyarbakır, İstanbul ve Balıkesir’de yapılan incelemelerde; tarladan 7 TL’ye çıkan ürünün markette 200 TL’ye satıldığı tespit edildi. Bakanlık, haksız fiyat artışı yapan işletmelere toplamda 138,9 Milyon TL idari para cezası kesti. ​Tedarik Zincirinde "Fiyat Operasyonu": 138 Milyon TL Ceza ​Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, Nisan 2026 toplantılarında fahiş fiyat artışı yaptığı tespit edilen zincir market ve toptancılara yönelik yaptırımlarını açıkladı. ​3 Nisan 2026: 183 işletmeye toplam 96,6 Milyon TL idari para cezası uygulandı. ​7 Nisan 2026: 60 işletmeye daha 42,3 Milyon TL ceza kesilmesi kararlaştırıldı. ​Diyarbakır’da Fiyat Skandalı: 7 TL’lik Biber Markette 200 TL! ​Bakanlığın Diyarbakır’da yürüttüğü piyasa gözetim çalışmaları, Hal Kayıt Sistemi (HKS) üzerinden yapılan incelemelerle korkunç bir tabloyu ortaya çıkardı. ​Öne Çıkan Fahiş Fiyat Örnekleri: ​Kırmızı Kapya Biber: Adana Karataş’tan komisyoncu vasıtasıyla 7,00 TL’ye alınan ürün, Diyarbakır’daki zincir markette tüketiciye 199,99 TL’den sunuldu. ​Yeşil Sivri Biber: Tedarikçiden 20,00 TL’ye alınan biber, market rafında 249,99 TL’ye yükseldi. ​Geleneksel Salatalık: Konya Ereğli’deki üreticiden 5,30 TL’ye satın alınan ürün, zincir market tarafından 79,90 TL’den satıldı. ​İstanbul ve Balıkesir’de Denetim Kıskacı ​İstanbul Sultanbeyli’de CİMER şikayetleri üzerine harekete geçen ekipler, bir zincir markette domatesten zencefile, fasulyeden dereotuna kadar 14 farklı üründe fahiş fiyat bulgularına ulaştı. ​Balıkesir’de ise 06–07 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen denetimlerde: ​Kokteyl Domates: 148,48 TL’ye satın alınan ürünün 258,00 TL’den satıldığı belirlendi. ​Toplam 8 markette 28 farklı üründe inceleme başlatılırken, künye bilgisi eksik olan işletmeler takibe alındı. ​Bakanlık: "Fırsatçılığa Taviz Yok!" ​Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, üreticiden tüketiciye kadar uzanan tedarik zincirinin her aşamasının yakından takip edildiği vurgulandı. "Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz, ülke genelinde tavizsiz şekilde devam edecektir" denilerek, denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.

Türkiye'nin Herhangi Bir Gıda Arz Güvenliği Sorunu Yoktur Haber

Türkiye'nin Herhangi Bir Gıda Arz Güvenliği Sorunu Yoktur

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Bakanlığı himayelerinde düzenlenen "Tarımda Türkiye Yüzyılı Zirvesi"ne katıldı. Bakan Yumaklı programda yaptığı konuşmada son yıllarda konjonktürün getirdiği olayların zirve yaptığına değinerek, Türkiye'nin bölgesindeki olaylara rağmen güvenli bir liman olduğunu söyledi. Üretim kabiliyeti olmayan ya da üretim kabiliyeti sınırlı olan ülkeler için gıda arz güvenliği olduğunu anlatan Yumaklı, "Türkiye'nin hiçbir şekilde herhangi bir gıda arz güvenliği sorunu yoktur. Herhangi bir vatandaşımızın herhangi bir gıda ürününe ulaşmakla ilgili bir problemi yoktur. İkincisi tarımsal üretim girdileri. Yani ülkemizdeki tarımsal üretimin zamanlamalarını herkes biliyor. Bu dönemde hangi gübre türlerinin kullanılacağını da biliyor. Biz 12 Gün Savaşında aslında bunun nelere mal olabileceğini düşünüp bunun üzerinden tedbirlerimizi gözden geçirmiştik ve daha ilk andan itibaren bunun aksiyonunu da aldık hızlıca. Ne yaptık? Zaten stoklarımızı takip ediyorduk ancak bunu güçlendirme adına ilk etapta Ticaret Bakanlığımızla birlikte bir karar aldık. Bazı ülkelere biz gümrük vergisi uyguluyorduk. Gübreler konusunda hemen hızlıca onları sıfıra indirdik." diye konuştu. Bakan Yumaklı, ikinci konu olarak antrepolarda yer alan farklı ülkelere transit olarak gitmesi mümkün olan gübrelerin ve gübre ham maddelerin de yurt içine gelmesini sağladıklarını dile getirdi. Üçüncü olarak ise HSBC önünde o dönemde bir patlama olduğunu ve bir gübre türünün yasaklandığını anımsatan Yumaklı, "Bütün gübrelerin takip sistemleri çok net bir şekilde oturduğu için onun da üretiminin serbest bırakılmasını sağladık. Bunların hepsi mevcudun üzerine arzla ilgili genişlemeyi sağlamak adınaydı daha rahat hareket edebilme adına. Dolayısıyla bugün özellikle gittiği herhangi bir yerde istediği o gübre türünü bulma konusunda herhangi bir çiftçimizin, üreticimizin sıkıntı yaşaması söz konusu değil. Sadece burada ya biz bir ikinci piyasa oluşturalım işte bunları alıp sonra da farklı fiyatlarla satarız düşüncesinde olanlar hariç. Onlar zaten bizim konumuz değil." şeklinde konuştu. "BÖLGESEL OLAYLARIN TÜRKİYE İÇİN ETKİLERİ MİNİMUMDA KALACAK" Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, ilgili bakanlılar olarak bölgede gerçekleşen olaylarla alakalı ilgili kamuoyu bilgilendirmelerini sıkça yaptıklarına işaret ederek, bazı kesimlerin bu açıklamalar yapılmıyormuş gibi farklı söylemler geliştirildiğini belirtti. Yumaklı, söylemlere ilişkin olarak şunları söyledi: "Bir sektör temsilcisi diyor ki meyve ve sebze fiyatları 4-5 kat artacak. Bir başka dernek açlık kapıda diyor. Bakın ben çok özür dileyerek hazirundan bu müptezellere şunu söylüyorum, cürmünüz kadar yerinizi yakarsınız. Bu ülkenin üreticisine bu ülkenin insanına bu haksızlığı yapmaya hiç kimsenin ne haddi var ne de hakkı var. Bizim üreticimiz en zor zamanlarında bu ülkede tarlasından, bağından, bahçesinden geri durmamış insanlardır. Onların moralini, motivasyonunu kıracak, bu tür şeyleri söylemenin ne anlamı var? Yani hiç kimseye faydası olmayan, gerçek olmayan bu tür söylemler içinde herhalde gerekli işlemlere ilgili birimler yapacaktır." Bakan Yumaklı konuşmasına şöyle devam etti: "Yine bunun dışında bir konu var, 'hemen derhal mazot ve gübre desteği verin'. Konudan ne kadar uzak olduklarının da en büyük göstergesi bu. Zaten veriliyor, 2024 Eylül'de devreye aldığımız üretim planlamasının en önemli başlıklarından bir tanesi de desteklerin yeniden yapılandırılması konusuydu ve mazot ve gübreyi çıpa alan bir destekleme sistemiydi. O günlerde bizim için öngörülen rakam işte diyelim ki 10 lira ama şimdi bu maliyetler 15 lira arttıysa biz onu elbette ki dikkate alacağız ama bu destek zaten var. Ya yokmuş gibi söylemenin ne anlamı var?" İkinci olarak piyasayı regüle eden kurumlar olduğunu ve bu kurumların da zaman zaman stratejik ürünler için alım fiyatları açıklaması olduğuna dikkati çeken Yumaklı, bu bölgesel olaylar neticesinde de bu maliyetlerin tamamının elbette dikkate alınacağını bildirdi. Bakan Yumaklı, bölgesel olayların Türkiye'yi etkileyeceğini ama bunun Türkiye için etkilerinin minimumda kalacağını belirterek, "Bunun için gece gündüz uğraşıyoruz. Türkiye bütün bunları yönetebilecek kabiliyete ve kapasiteye sahip bir ülke. Tabii bütün risklerin tamamını bugün için konuşuyoruz ancak biz bakanlık olarak bugün değil eylül ayından itibaren yeni başlayacak olan tarımsal üretim dönemi için hazırlanıyoruz şu anda. Bugün için problemimiz yok. Yine söylüyorum, biz önümüzdeki tarımsal üretim dönemine hazırlanıyoruz. Elbette ki bütün konjonktürel konular neyse neyi öngörüyorsak, neyi risk olarak görüyorsak bütün bunları tamamen masaya yatırarak bunlara karar veriyoruz." ifadelerini kullandı. Rusya-Ukrayna Savaşı'nda olduğu gibi küresel gıda arz güvenliğini etkileyecek durumda Türkiye'nin üzerine düşeni yapmakta hazır olduğunu aktaran Yumaklı, bu konuların da masada olduğunu ve gerektiği zaman aksiyon alabilecek hazırlıkta olduklarını bildirdi. "GEÇTİĞİMİZ YIL HEPİMİZİ ÜZEN TARIMSAL ÜRETİM GERİLEMESİNİ MİSLİYLE GERİ ALACAĞIZ" Bakan Yumaklı, bu yıl için yağışların çok iyi gitmesi, özellikle de kar yağışlarının beklediklerinin de üzerinde gelmesinin kendilerini çok mutlu ettiğini ifade etti. Yumaklı, geçen senenin iki problemi olduğuna değinerek, "Bir tanesi zirai don konusuydu. Şubat ve nisan ayında iki farklı ve çok ağır zirai don yaşadık. Yani meyvelere çok büyük hasar verdi. Sakın ağaçlarınızı kesmeyin dedik, onlara nasıl bakım yapılacağı konusunu birlikte çalışacağız dedik. Hamdolsun ağaçlarımızı da kurtardık. O zirai don konusunda yaklaşık 46,5 milyar lira üreticilerimize destek verdik 16 üründe. Daha sonrasında ikinci bir darbede kuraklıktan geldi. Geçtiğimiz yıl son 50 küsur yılın en kurak yılıydı. Bütün bunların hepsi çok ciddi bir şekilde tarımsal üretimi etkiledi ancak o kadar ağır tabloya rağmen bu ülkenin güçlü üretim altyapısı ve güçlü kurumları sayesinde herhangi bir büyük problem olmadan bu süreci geçirdik." yorumunu yaptı. "Geçtiğimiz yılın yağışlarından hareket edecek olursak bu yıl yağışlar geçtiğimiz yıla göre yüzde 85 arttı." diyen Yumaklı, şunlara dikkati çekti: "Yani tersinden bakarsak geçtiğimiz yılın ne kadar kötü olduğunu da buradan anlayabiliriz ama uzun yıllar ortalamasına göre de yüzde 22 arttı. Bu şu demek; hamdolsun barajlarımızla ilgili bir problem yok. Ekilmiş alanların sulama ihtiyacını pas geçtik. Dolayısıyla bu anlamda üreticilerimizin sulama maliyetlerinden bir tasarrufu oldu. Şimdi nisan ve mayıs yağışlarını da mutedil bir şekilde alırsak gerçekten geçtiğimiz yıl o hepimizi üzen tarımsal üretim gerilemesini misliyle geri alacağız." Bakan Yumaklı, güvenilir gıda konusunda vatandaşın hak etmiş olduğu ürünü hak ettiği şartlarda alması konusunda ve onun sağlığını tehlikeye düşürmeyecek şekilde o ürünü elde etmesi konusundaki tavırlarının kesin olduğunu dile getirerek, bununla ilgili çok farklı başlıklarda denetimler, bilgilendirmeler yaptıklarını belirtti. Yumaklı, 2025'te yaklaşık 1 milyon 300 bin denetim yaptıklarının bilgisini paylaşarak, 29 milyon analiz gerçekleştirdiklerini kaydetti. 2025'in bilançosuna değinen Yumaklı, "İşletmelerin gelirlerine göre yaklaşık 20 milyon liraya kadar idari para cezası söz konusu. 2025'te 593 suç duyurusunda bulunduk, vatandaşımızın sağlığını tehdit eden gıda arzı sebebiyle. Yaklaşık 2,7 milyar liralık bir ceza işlemi uyguladı ama bunların hepsi birer rakam. İstediğimiz bu değil. İstediğimiz bu uygunsuzlukların azalması. Dolayısıyla işini iyi yapanları ödüllendirirken işini iyi yapmayanların da cezalandırılmasına doğru hızla gidecek bir metodolojiyi oluşturmaya çalışıyoruz. Zaman içerisinde bunları da peyderpey vatandaşlarımızla, kamuoyumuzla paylaşacağız. Şu anda bunun altyapısı birebir de bizim planımızdakileri hayata geçirmekle meşgulüz." dedi. Bakan Yumaklı, sadece ramazan ayında 95 bin denetim yaptıklarını ve 130 milyona yakında idari para cezası kestiklerini belirtti. Türkiye'den ihraç edilen ürünlerin geri dönüşüyle alakalı hususlara değinen Yumaklı, RASFF bildirimlerinin son 4 yılda yüzde 74 azaldığının bilgisini paylaştı. "GİZLİ İÇERİK VE GÖRSEL HİLELERİ ORTADAN KALDIRMAYI AMAÇLADIK" Yumaklı, gıda paketlerinde gizli içerik ve görsel hileleri ortadan kaldırmayı amaçladıklarını belirterek, yanıltıcı olan şeylerin tamamını yasakladıklarını ve toleranslarının olmadığını söyledi. Gıdaların, çocukların fiziksel, zihinsel, psikolojik ve toplumsal gelişim özelliklerini olumsuz yönde etkileyebilecek ve şiddeti özendirici görseller içeren ambalajlarla piyasaya arz edilmesini yasakladıklarını belirten Yumaklı, güvenilir gıda başlığının altında çalışmaların devam ettiğini dile getirdi. Yumaklı, gıdadaki farklı fiyatlara ilişkin ise "Ticaret Bakanlığımız ve biz birlikte bunun üzerine gidiyoruz, bilgi paylaşımımız var. Bu farklı fiyat uygulaması ya da olması gerekenden daha fazla fahiş fiyat başlığı altında olan konulara biz hızlı bir şekilde müdahale ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz. Çok ciddi yaptırımları var. Hiçbir şekilde de bundan vazgeçmeyeceğiz." diye konuştu. Üretim altyapısını güçlendirmeye odaklandıklarını vurgulayan Yumaklı, su ve sulama altyapısı, üretimin daha da güçlendirildiğinde üretim maliyetlerinde düşüş olacağına işaret etti. Bakan Yumaklı, havaların ısınmaya başladığını belirterek, "Artık şunu görmeye başlayacağız. 'Çok fazla ürün gelmeye başladı, fiyatlar düşüyor.' Sebze, meyve grubu için söylüyorum. Diğer ürünler için değil. Tabii bütün bunların üreticiye ulaşmasında önemli olan bir hal yapımız var. Bununla ilgili de Ticaret Bakanlığımız, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki milletvekillerimizle bir çalışma yaptı. Biz de içinde olduk bu çalışmanın, şu anda meclis gündemimizde. Bu da çıktığı zaman fahiş fiyat, herhangi bir sebeple olması gerekenden daha yüksek bir fiyatla insanımıza o ürünlerin satılması konuları da belli bir düzeye geldi." ifadelerini kullandı. 186 ÜLKEYE YAKLAŞIK 32,6 MİLYAR DOLARLIK ÜRÜN İHRACATI Bakan Yumaklı, bütün konuşmaların 20-25 yıldır "tarım bitti" üzerinden gittiğini vurgulayarak, nüfusun, turistin, ülkede gıdaya ihtiyaç duyan kesimlerin, ürün çeşitliliğinin arttığını belirtti. Yumaklı, "Bir de bunun üzerine ürettiğiniz ürünlerin ihracatı konusunda rekorlar kırıyorsunuz. Tarımsal hasılada dünyanın ilk 10 ekonomisi içerisindesiniz. Bu üreticilere bu haksızlığı yapmanın ne manası var, kime ne faydası var? Bunların hiçbirisini kabul etmiyorum. Üreticilerimiz adına kabul etmiyorum." diye konuştu. Saman ithali konusuna da değinen Yumaklı, Türkiye'nin bir dönemde ithal ettiği miktarın çok cüzi olduğunu belirtti. Bakan Yumaklı, "Biz 20 milyon ton saman üretiyoruz. Yani ithal edilen 300 ton mu 500 ton mu o da muhtemelen çok özellikli bir şey. Şimdi onu alıyorsunuz, saman bile ithal ediyoruz. Yani bunun üzerinden gerçekten argüman buysa, Türkiye'deki üretimi bunun üzerinden yardım edecekse ve başka bir argüman bulunamıyorsa, o kişilerin kendilerini bir sorgulamaları gerekiyor." şeklinde konuştu. Üretim planlamalarına değinen Yumaklı, daha fazla, verimli, kaliteli ürün almanın yollarını çalıştıklarını, yatırım yaptıklarını söyledi. Bakan Yumaklı, 186 ülkeye yaklaşık 32,6 milyar dolarlık ürün ihracatı olduğunu bildirdi. Üretimin sürdürülebilirliğine dikkati çeken Yumaklı, şu ifadeleri kullandı: "2024'te üretim planlamasına geçtik. İlk yılını 2025'te yaşadık. Bunu yaparken 'hadi bakalım biz üretim planlamasına geçiyoruz' demedik. Bütün argümanlarımızı, desteklerimizi, kredi sistemlerimizi entegre ettik. Nerede hangi ürünün üretileceğini merkezine suyu koyarak o bölgelerdeki, o illerdeki, o ilçelerdeki üreticilerle, ziraat odalarıyla, üniversitelerle birlikte oluşturduk. Birinci yılını geçtik. Gerçekten iyi sonuçlar aldık. Artık suyu merkeze alan, o üretimin olması gerektiği yerde, olması gerektiği gibi yapılmasına dönük yapmış olduğumuz planlamalar ve destek, kredi, teşvik mekanizmasının bunlarla beraber yönlendirici etkisini de gördük, görüyoruz. Bunları sağlarken üreticilerin de kar edemedikleri veya sürdürülebilir bir gelir elde edemedikleri yerde desteklerin onlara yardımcı olması için desteklerimizi ona göre planladık." Bakan Yumaklı, kırsal kalkınma desteklerinde son 20 yılda 101 bin projeye 237 milyar lira hibe ve 287 bin yeni istihdam sağladıklarını söyledi. Kırsal kalkınma desteklerinin minimum yüzde 50'sinin gençlere ve kadın girişimcilere gideceğini belirten Yumaklı, spesifik projelere de pozitif katkıda bulunmaya devam edeceklerini dile getirdi. Bakan Yumaklı, tarım sigortalarını tarımın risklerini bertaraf edecek şekilde üreticinin hizmetine sunmaya devam edeceklerini de sözlerine ekledi

Kanatlı Eti İhracatına Durdurma! Haber

Kanatlı Eti İhracatına Durdurma!

Ticaret Bakanlığı, iç piyasada artan fiyat hareketliliğini kontrol altına almak ve arz-talep dengesini sağlamak amacıyla kanatlı eti ihracatını bugünden itibaren durdurma kararı aldı. Ticaret Bakanlığı, gıda piyasalarındaki güncel gelişmeleri ve artan tüketici taleplerini göz önünde bulundurarak kritik bir adım attı. Bakanlık tarafından bugün yapılan resmi açıklamada, kanatlı eti piyasasındaki fiyat oluşumlarının yakından takip edildiği ve fahiş fiyat artışlarının önüne geçmek adına ihracata yönelik kısıtlama tedbirlerinin devreye alındığı duyuruldu. ​Piyasada Arz-Talep Dengesi Gözetiliyor ​Bakanlık açıklamasında, bölgesel gelişmelerin gıda piyasaları üzerindeki etkisiyle birlikte, iç talepteki artışın bazı ürün gruplarında fiyatları hızlandırdığına dikkat çekildi. Vatandaşın temel gıda ürünlerine makul fiyatlarla erişimini sağlamayı hedefleyen bakanlık, şu ifadeleri kullandı: ​"Piyasadaki arz-talep dengesini destekleyici bir adım olarak, kanatlı eti ihracatının durdurulmasına yönelik tedbirler bugün itibarıyla hayata geçirilmiştir." ​Fahiş Fiyat ve Spekülasyona Sıkı Denetim ​Ticaret Bakanlığı, ihracat kısıtlamasının yanı sıra piyasadaki denetimlerin de aralıksız süreceğini vurguladı. Özellikle perakende ve toptan ticaret kuruluşlarının denetim birimlerince mercek altına alındığı belirtilirken, spekülatif fiyatlama davranışlarına karşı kararlılık mesajı verildi. ​Tüketiciyi mağdur edebilecek her türlü uygulamanın takipçisi olunacağını belirten Bakanlık, denetim sonuçlarının şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmaya devam edeceğini duyurdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.