Hava Durumu

#Finansman

Kırsal Haber - Finansman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

COP31’e Doğru: Türkiye’den ve Zirveden Neler Bekleniyor? Haber

COP31’e Doğru: Türkiye’den ve Zirveden Neler Bekleniyor?

İklim Masası tarafından 9 Eylül Çarşamba günü ‘’COP31’e Doğru: Türkiye’den ve Zirveden Neler Bekleniyor?’’ başlıklı bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda, iki ay sonra Türkiye başkanlığında Antalya’da gerçekleşecek iklim zirvesinden beklenenler, iklim diplomasisini ve Türkiye’nin iklim politikalarını yıllardır takip eden Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Semra Cerit Mazlum ve İstanbul Politikalar Merkezi İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü ve İklim Masası Danışma Kurulu Üyesi Dr. Ümit Şahin tarafından katılımcılarla paylaşıldı. Bir buçuk derecelik eşiğin aşılmış olması, devam eden petrol krizi ve savaşlar, ABD’nin iklim rejiminden çekilmesi ve ‘‘uygulama COP’’ deneyi gibi, iklim rejiminin içinden ve dışından birçok gelişmenin bu sene üst üste geldiğini hatırlatan Öğretim Üyesi Mazlum, COP31’in ‘‘iklim diplomasisi tarihinde kritik bir aşama olacağını’’ belirtti. Dr. Ümit Şahin ise bu kritik COP’un başarısının, nereden bakıldığına göre değişebileceğine dikkat çekti. Türkiye’nin çok net iki hedefi olduğunu söyleyen Şahin, bunları elektrifikasyon hedefinin taraf ülkelerce benimsenmesi ve Uygulama Köprüsü’nün kalıcı bir mekanizmaya dönüştürülmesi olarak sıraladı: ‘’Eğer bu ikisi olursa, Türkiye kendi açısından başarılı bir COP olarak görecek,’’ dedi. Ancak uluslararası toplumun kriterlerinin farklı olacağını vurgulayan Şahin, önemli bir beklentinin, finansman başlığında somut bir ilerleme görmek olacağını söyledi. Şahin’e göre COP31 sırasında fosil yakıtlardan hiç söz edilmemesi de birçok kişi nezdinde ‘’bir COP’un başarısız olmasının bir numaralı nedeni.’’ Öğretim Görevlisi Mazlum, orta güçlerin yeni bir nüfuz alanı yaratabilmesi için ittifaklarda sürükleyici rol üstlenmesi ve kredibilite yaratması gerektiğini, çünkü orta güçlere atfedilen gücün ancak söylenenlerin fiilen yapılmasıyla kabul gördüğünü aktardı. Mazlum’a göre Türkiye, ‘’kendi ulusal hedeflerini yükseltir, fosil yakıtlardan uzaklaşma iradesi ortaya koyar ve böyle bir karar ilan ederse,’’ çeşitli koalisyonlar ve ittifaklar içerisinde COP başkanlığını dış politikada yeni bir etki alanına dönüştürebilir. Türkiye’nin bugüne kadar iklim alanında fazla bir şey yapmayan bir ülke konumunda olduğunu hatırlatan Dr. Şahin, COP ev sahipliğiyle ve Bakan Murat Kurum’un konuşmalarında görülen iddialı COP başkanlığı tutumuyla birlikte artık bu tablonun değişmesi gerektiğini söyledi: Türkiye’nin artık ‘’orta güç olarak liderlik iddiasında olan ve ön açan bir ülke olması gerekiyor,’’ diyen Şahin’e göre bu geçişi yapabilmesi için Türkiye’nin öncelikle kendi ulusal politikalarını değiştirmesi gerekiyor. COP31’e daha iki ay olduğunu hatırlatan Şahin, ‘’Benim hâlâ şöyle bir umudum var: Bu iki ay içinde Türkiye kömür konusunda bir taahhütte bulunacak. En azından yeni kömürlü santraller yapmama taahhüdünde bulunacak. Plastik atık ithalatını yasaklayacak. Daha önce imza atmadığı bazı eylem gündemi bildirilerine imza verecek. Bunları yaparsa hem liderlik iddiası somutlaşmış olur hem de güçlü bir COP başkanı olarak zaten en büyük amacı olan prestijini de yükseltmiş olur,’’ ifadelerini kullandı.

DENİB Başkanı Uğurlu: “İhracatta Güçlü Performans İçin Finansmana Erişim Kritik” Haber

DENİB Başkanı Uğurlu: “İhracatta Güçlü Performans İçin Finansmana Erişim Kritik”

Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Osman Uğurlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutma kararını değerlendirdi. Enflasyonla mücadelede kararlılık vurgusu yapan Uğurlu, ihracat hedeflerine ulaşılabilmesi için üretim ve ihracat odaklı kredilerde büyüme sınırlarının esnetilmesi gerektiğine dikkat çekti. TCMB’nin Para Politikası Kurulu toplantısında aldığı kararı ve reel sektörün finansman ihtiyacını değerlendiren DENİB Başkanı Osman Uğurlu, sıkı para politikasının enflasyonla mücadeledeki önemini kabul etmekle birlikte, sürdürülebilir üretim ve ihracat için finansman koşullarının iyileştirilmesinin hayati olduğunu vurguladı. Finansman Maliyetlerini Düşüren Adımlar Olumlu Karşılandı İhracatçıların küresel pazarlarda rekabet gücünü koruyabilmesi için atılan adımlara değinen Osman Uğurlu, reeskont kredileri ve BSMV düzenlemelerinin sahadaki etkisine dikkat çekti:İhracat reeskont kredilerinde finansman maliyetinin yüzde 23,95 seviyesine indirilmesi ihracatçılara nefes aldırdı. Günlük reeskont kredi limitlerinin yükseltilmesi finansman akışını hızlandırdı. BSMV istisnasının kapsamının genişletilmesi maliyet yükünü hafifleten önemli bir adım oldu. Uğurlu, politika faizi sabit tutulsa dahi özellikle üretim ve ihracat odaklı kredilerde kredi büyüme sınırlarının esnetilmesinin finansmana erişimi kolaylaştıracağını ve rekabetçi bir piyasa ortamı oluşturacağını ifade etti. Dış Pazarlarda Talep Artıyor, Rekabet Gücü Korunmalı İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi’nin ağustos ayında 52,7’ye yükselerek son 4 aydır aralıksız iyileşme gösterdiğini belirten Uğurlu, ana ihracat pazarlarındaki talep artışının fırsata çevrilmesi gerektiğini söyledi. "Dış pazarlarda oluşan olumlu iklimi ihracat rakamlarımıza daha güçlü yansıtabilmemizin yolu, firmalarımızın uygun maliyetli ve uzun vadeli finansman imkanlarıyla desteklenmesinden geçiyor." Türkiye’nin yıllıklandırılmış ihracatının ağustos itibarıyla 280,3 milyar dolar ile tarihi zirveye ulaştığını hatırlatan Uğurlu, Yeni Orta Vadeli Program’daki (OVP) 2026 yılı 282 milyar dolarlık mal ihracatı hedefi için fiyat, verimlilik ve finansman üçgeninde rekabet gücünün sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. Denizli 5 Milyar Dolar İhracat Eşiğinde Denizli’nin küresel rekabetin yoğun olduğu bu dönemde sergilediği üretim ve ihracat performansına da değinen DENİB Başkanı Osman Uğurlu, kentin güncel dış ticaret verilerini paylaştı: Son 12 Aylık İhracat: 4 milyar 971 milyon dolar Hedef: 5 milyar dolar barajını aşmak Denizli ihracatçısının kararlılığı sayesinde 5 milyar dolar eşiğine gelindiğini belirten Uğurlu, önümüzdeki dönemde üretim, finansman ve rekabetçilik eksenli politikaların güçlendirilmesiyle OVP hedeflerine ulaşılacağına inandıklarını ifade etti.

EBSO Başkan Adayı Mustafa Karabağlı'dan "Yeni Nesil Sanayicilik" Vizyonu Haber

EBSO Başkan Adayı Mustafa Karabağlı'dan "Yeni Nesil Sanayicilik" Vizyonu

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkan Adayı Mustafa Karabağlı, geleceğin sanayicisinin sadece fabrikasını değil; enerjisini, verisini, karbonunu, finansmanını ve teknolojisini yönetebilen, dünyadaki değişimi önceden okuyan bir profile sahip olması gerektiğini belirtti. Karabağlı, adaylık sürecinde sanayicileri bu yeni nesil yeteneklerle donatmayı ana hedef olarak belirlediklerini dile getirdi. Başkan adaylığı kapsamında SwissÔtel Büyük Efes İzmir’de basın mensuplarıyla bir araya gelen Karabağlı; adaylık vizyonunu, yönetim felsefesini ve hazırladıkları projeleri paylaştı. "Hayalim: İzmir’i Türkiye’nin Teknoloji Başkenti Yapmak" Mustafa Karabağlı, konuşmasında EBSO için çizdikleri vizyonu ve hedeflerini şu sözlerle özetledi:"Önümüzdeki 5-10 yılın sanayicisi sadece fabrikasını iyi yöneten sanayici olmayacak. Enerjisini, verisini, karbonunu, finansmanını ve teknolojisini yöneten; dünyadaki değişimi erkenden okuyabilen sanayici olacak. Bu yeteneklerle sanayicilerimizi donatmalıyız.Hayalim açık ve net: İzmir'i Türkiye’nin teknoloji başkenti yapmak. Üreten, teknolojiyi geliştiren, ihracat yapan, gençleri sanayiyle buluşturan, yeşil dönüşümde öncü, yüksek katma değer ve markalar yaratan, her zaman geleceğe hazırlanan bir İzmir sanayisi hedefliyoruz." Çıraklıktan Yerli Teknolojiye Uzanan Yolculuk Girişimcilik hayatına babasının demirci atölyesinde çırak olarak başladığını belirten Karabağlı, bugün yerli teknolojiyle geliştirilen %100 elektrikli hafif ticari araç üretimine uzanan bir tecrübeye sahip olduğunu vurguladı. Bu bilgi birikimini sanayicilerle paylaşmak ve yeni girişimlere destek olmak istediğini ifade etti. Sivil toplum kuruluşlarında uzun yıllardır aktif rol aldığını hatırlatan Karabağlı; ESİAD’da 12. Dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptığını, EBSO’da ise 8 yıldır meclis üyeliği görevini sürdürdüğünü ve son 4 yıldır başkan adaylığı için hazırlık yürüttüğünü aktardı. Katılımcı ve Çoğulcu Yönetim Anlayışı Önerdikleri "Yeni Nesil Sanayicilik" anlayışının sadece bir isim değişikliği değil, yönetim felsefesinde köklü bir dönüşüm olduğunu söyleyen Karabağlı, şu değerlendirmelerde bulundu: Tepeden İnme Değil, Ortak Akılla Yönetim: EBSO’yu kararların tek merkezden alındığı bir yapıdan çıkarıp; meslek komitelerinin, çalışma komisyonlarının ve tüm üyelerin sürece dahil olduğu katılımcı bir modele dönüştüreceğiz. Kapsayıcı Temsil: Genç ve kadın sanayiciler başta olmak üzere tüm girişimcileri karar mekanizmalarına dahil edeceğiz. Çoğulculuk bizim için bir söylem değil, temel yönetim ilkesidir. Dönüşüm Hızı: Sanayide başarı artık sadece üretim miktarıyla değil; katma değer, markalaşma, dijitalleşme ve sürdürülebilirlikle ölçülüyor. Yapay zeka ve otomasyon çağında belirleyici olan faktör, dönüşüm hızı ve adaptasyon kabiliyetidir. "Odanın Bütçesi Faiz Geliri Yerine Sanayiciye Hizmete Dönüşmeli" Saha ziyaretlerinde sanayicilerin beklentilerini net bir şekilde gözlemlediklerini ifade eden Karabağlı, EBSO bütçesinin iki yıllık faiz gelirinin 200 milyon lira seviyesine ulaşmasını eleştirdi:"Tasarruf kuşkusuz önemlidir; ancak sanayicimiz, hizmet ve vizyon üretmesi gereken bir kurumun kasasında neden bu kadar para tutulduğunu ve faiz geliri elde edildiğini sorguluyor. Zorlu ekonomik koşulların yaşandığı bu dönemde bütçenin faizde bekletilmesi yerine sanayiciye hizmete dönüştürülmesi gerekirdi." EBSO Bir "Orkestra Şefi" Olacak İzmir’in sanayi kültürü, üniversiteleri, teknoloji ekosistemi, limanları ve yüksek yaşam kalitesiyle Türkiye’nin teknoloji başkenti olmaya en güçlü aday olduğunu vurgulayan Karabağlı, EBSO’nun tüm bu unsurları bir araya getiren bir "orkestra şefi" rolü üstleneceğini ifade etti. Öne Çıkan Projeler ve Dönüşüm Adımları Mustafa Karabağlı, "Birlikte üretmek, birlikte yönetmek" felsefesi doğrultusunda hayata geçirecekleri projeleri şöyle sıraladı: Meslek Komiteleri Analizi: Göreve gelir gelmez 52 meslek komitesinin güçlü ve zayıf yönlerini, fırsat ve tehditlerini (SWOT) analiz ederek sektörlerin detaylı röntgenini çekecekler. 100 Fabrika – 100 Dönüşüm: Gönüllü 100 sanayi kuruluşunun enerji tüketimi, dijitalleşme, yapay zeka entegrasyonu, verimlilik ve karbon ayak izi incelenerek özel dönüşüm reçeteleri hazırlanacak. EBSO; üniversite, teknoloji firması, teşvik ve finansman kaynaklarını sanayiciyle buluşturarak sürecin sonuna kadar takipçisi olacak. Çözüm Destek Masaları & Sanayi Elçileri: Üyelere verilen hizmetler sistemli hale getirilecek. Yurtdışında uzmanlaşmış eski üst düzey yöneticilerden oluşacak "Sanayi Elçileri" ağıyla EBSO üyelerinin küresel ölçekte temsili sağlanacak. Üniversite-Sanayi İş Birliği: Ortak proje pazarları ve özel sanayi haftaları düzenlenecek. Genç Sanayici Meclisi kurularak yeni nesil sanayiciler tecrübeli isimlerle eşleştirilecek. EBSO Teknik Üniversitesi Hayali: EBSO Vakfı; araştırma, teknoloji geliştirme ve eğitim odaklı bir yapıya kavuşturulacak. Uzun vadede ise bir EBSO Teknik Üniversitesi kurulması hedeflenecek. Saha ve Mobil Hizmetler: Merkezden uzakta faaliyet gösteren üyeler için mobil hizmet araçları devreye sokulacak, yeni Organize Sanayi Bölgelerinin (OSB) kurulmasına öncelik verilecek. "Siyaset Dışı Bir Kurumuz, Herkese Eşit Mesafedeyiz" Gazetecilerin EBSO seçimlerinde siyasetin etkisi olup olmadığına yönelik sorusunu da yanıtlayan Karabağlı, tüm siyasi partilere eşit mesafede durduklarını vurguladı:"İşin, üretimin ve istihdamın tarafı olur; siyasi tarafı olmaz. Bizim tek pusulamız sanayicimizin ihtiyaçları ve EBSO’nun geleceğidir. Bugüne kadar benden siyasi bir söylem duymadınız. EBSO tamamen siyaset dışı bir kurumdur."

Antalya Ticaret Borsası'nda Gündem: Tarım, İhracat ve Ekonomi Haber

Antalya Ticaret Borsası'nda Gündem: Tarım, İhracat ve Ekonomi

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ağustos Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda Antalya’nın tarımı, ekonomisi, finansman sorunları, ihracatı, orman yangınları, su kaynakları ve tarımsal üretime ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunuldu. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, toplantıda yaptığı konuşmada Antalya ekonomisine ilişkin güncel verileri paylaşırken, kent ve ülke gündemindeki gelişmeleri de değerlendirdi. Orman Yangınları Antalya İçin Büyük Risk Alanya, Gazipaşa, Kaş ve Kumluca başta olmak üzere orman yangınlarından etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Ali Çandır, yangınların yalnızca ormanları değil; su kaynaklarını, tarım alanlarını, kırsal ekonomiyi ve yaşam alanlarını da tehdit ettiğini söyledi. Çandır, ormanların korunması, yangın riskinin azaltılması ve zarar gören alanların yeniden kazanılmasının ortak sorumluluk olduğunu vurguladı. Antalya’da Karşılıksız Çekler Yüzde 85 Arttı Antalya ekonomisine ilişkin Temmuz ayı verilerini değerlendiren Çandır, yılın ilk yedi ayında ibrazında ödenen çek tutarının Antalya’da yüzde 25 arttığını belirtti. Aynı dönemde karşılıksız çek tutarının Antalya’da yüzde 85 yükseldiğini ifade eden Çandır, Temmuz ayında ise karşılıksız çek tutarındaki yıllık artışın yüzde 99’a ulaştığını söyledi. Çandır, ticaret hacmi büyürken ödeme ve tahsilat sorununun daha hızlı büyüdüğüne dikkat çekti. Antalya’da Kredi Kullanımı Artıyor Haziran ayı verilerine göre Antalya’da toplam nakdi kredilerin yüzde 42 arttığını belirten Çandır, takipteki alacakların ise yüzde 89 yükseldiğini açıkladı. Antalya’da kredi kullanımının ticaret ve inşaatta yüzde 38, tarımda yüzde 34, turizmde ise yüzde 30 arttığını belirten Çandır, kredi büyümesine karşın işletmelerin ödeme gücünün aynı hızda artmadığını söyledi. Çandır, işletmelerin üretim ve ticareti destekleyecek uygun maliyetli, uzun vadeli ve erişilebilir finansmana ihtiyaç duyduğunu vurguladı. OVP’de Tarım Stratejik Sektör Olmalı Eylül ayında açıklanması beklenen yeni Orta Vadeli Program’a ilişkin beklentilerini paylaşan Çandır, tarımın stratejik sektör olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Üreticinin yüksek gübre, enerji, akaryakıt ve işçilik maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu belirten Çandır, desteklerin maliyetlerle uyumlu ve öngörülebilir olması gerektiğini ifade etti. Çandır ayrıca üretim ve ihracatın rekabet gücünü koruyacak finansman, kur ve kredi politikalarının önemine dikkat çekti. Antalya İhracatı Yüzde 14,2 Arttı 2026 yılının ilk yedi ayında Antalya ihracatının yüzde 14,2 artarak 1,38 milyar dolara ulaştığını belirten Çandır, Türkiye ihracatının aynı dönemde yüzde 4,2 büyüdüğünü söyledi. Antalya ihracatında tarımın payının yüzde 59 olduğunu kaydeden Çandır, tarım ve gıda ihracatının 817 milyon dolara ulaştığını açıkladı. Yaş meyve ve sebze ihracatı yüzde 24 artışla 497 milyon dolara, süs bitkileri ihracatı ise yüzde 2 artışla 43,6 milyon dolara ulaştı. Karadeniz’deki Güvenlik Riski Antalya İhracatını da Etkiliyor Rusya-Ukrayna Savaşı kapsamında Karadeniz’de limanlara ve ticari gemilere yönelik saldırıların dış ticaret açısından risk oluşturduğunu belirten Çandır, Rusya’ya yaş meyve ve sebze ihracatında Samsun-Karadeniz hattının önemli bir güzergâh olduğunu söyledi. Çandır, Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin Antalya ihracatının sürdürülebilirliği açısından kritik olduğunu vurguladı. Konkordato Süreci İçin Yeni Düzenleme Çağrısı Antalya Halinde bazı firmaların konkordato ilan etmesinin sektörde endişe yarattığını belirten Çandır, ancak birkaç işletmenin yaşadığı finansal sorunun sektörün tamamının riskli olduğu anlamına gelmediğini söyledi. Konkordato sisteminin finansal sıkıntı yaşayan işletmeye nefes aldırırken üreticiyi ve ticari zinciri mağdur etmeyecek şekilde yeniden ele alınması gerektiğini belirten Çandır, bankaların da firmaları sektör bazında değil, kendi mali yapı ve ödeme performanslarına göre değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. Üreticinin Desteklenmesi Gıda Arzı İçin Kritik Antalya’da hububat hasat sezonunun tamamlandığını belirten Çandır, Türkiye genelinde de hasadın önemli bölümünün geride kaldığını söyledi. Antalya’da verimin bölgelere göre farklılık gösterdiğini belirten Çandır, yüksek girdi maliyetlerinin üreticilerin gelecek sezon ekim kararlarını etkilediğine dikkat çekti. Çandır, üreticinin üretimden kopmaması için doğrudan, hedefli ve öngörülebilir desteklerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Manavgat Altın Susamı İçin Koruma Talebi Susam üretimindeki gelişmeleri değerlendiren Çandır, ithal susamın fiyat avantajı ve ürün benzerliğinin coğrafi işaretli Manavgat Altın Susamı açısından rekabet riski oluşturduğunu söyledi. Çandır, coğrafi işaret tescilinin tek başına yeterli olmadığını belirterek yerli üreticinin korunması, ürünün markalaşması ve haksız rekabetin önlenmesi gerektiğini ifade etti. Antalya’nın Geleceğinde Su Stratejik Öneme Sahip ATB’nin 2026 yılı faaliyet programında “Su”yu ana tema olarak belirlediğini hatırlatan Çandır, suyun tarım, turizm, sanayi ve kent ekonomisinin geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. 15-16 Eylül tarihlerinde “Antalya Su Diyaloğu: COP31’e Giden Yol” toplantılarının, 23 Eylül’de ise Antalya Su Zirvesi’nin gerçekleştirileceğini belirten Çandır, Antalya’nın su ve iklim politikalarına yönelik ortak bir eylem çerçevesi oluşturmayı hedeflediklerini açıkladı. ATB Organ Seçimleri Ekim Ayında Yapılacak Çandır, 5174 sayılı Kanun kapsamında oda ve borsa organ seçimlerinin Ekim-Kasım aylarında yapılması gerektiğini belirterek, Antalya Ticaret Borsası organ seçimlerinin Ekim ayında gerçekleştirilmesi amacıyla ilgili seçim kuruluna başvuru yapılacağını açıkladı. Toplantının sonunda Meclis üyeleri de faaliyet gösterdikleri sektörlere ilişkin değerlendirme ve görüşlerini paylaştı.

Eskişehir Klasik Sanayi Şehrinden Küresel Teknoloji Merkezine Dönüşüyor Haber

Eskişehir Klasik Sanayi Şehrinden Küresel Teknoloji Merkezine Dönüşüyor

Eskişehir Sanayi Odası (ESO), kentin güçlü üretim altyapısını teknoloji, nitelikli insan kaynağı ve yenilikçi yatırımlarla geleceğe taşıyacak olan “Eskişehir Sanayisi Vizyon 2030” raporunu düzenlenen kapsamlı bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. ESO Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş’ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda, kentin geleceğe yönelik stratejik hedefleri, sanayicilerin güncel sorunları ve teknoloji odaklı dönüşüm projeleri paylaşıldı. ​Klasik Sanayi Şehrinden Küresel Teknoloji Merkezine ​Eskişehir’in köklü üretim kültürünü koruyarak yeni bir sıçrama yapması gerektiğinin altını çizen ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, kentin gelecekteki konumunu şu sözlerle özetledi: ​"Bir hayalimiz var. Eskişehir’in köklü üretim mirasını teknolojiyle, sürdürülebilirlikle ve nitelikli insan gücüyle geleceğe taşımak; gökyüzünden raylara uzanan gücümüzü dünyaya teknoloji ihraç eden bir yapıyla taçlandırmak istiyoruz." ​Vizyon 2030 ile gençlerin kariyerlerini ve geleceklerini kendi şehirlerinde kurmaları, teknoloji şirketleri ile Ar-Ge yatırımlarının Eskişehir’de artması hedefleniyor. ​Sanayinin Güncel Sorunları ve Çözüm Arayışları ​Gelecek hedefleri ortaya konulurken sanayinin bugünkü gerçeklerinin de göz ardı edilmediğini belirten Kesikbaş; yüksek finansman, iş gücü, enerji, ham madde maliyetleri ve ihracattaki rekabet baskısının sanayicinin üzerindeki yükü artırdığına dikkat çekti. ​Zorluklara rağmen üreticilerin istihdamdan ve ihracattan vazgeçmediğini vurgulayan Kesikbaş, sürdürülebilir bir büyüme için üretimin finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve teknolojik dönüşümün desteklenmesi gerektiğini belirtti. ​ESO: Bir Proje Fabrikası ve Dönüşüm Üssü ​Son yıllarda hayata geçirilen yapılarla ESO’nun çözüm üreten bir kuruma dönüştüğünü ifade eden Kesikbaş, Vizyon 2030’un en güçlü altyapısının bu yapılarla kurulduğunu söyledi: ​Eskişehir Model Fabrika ve Dijital Dönüşüm Merkezi: Yalın, verimli ve dijital üretim altyapısı. ​Sürdürülebilir Yeşil Sanayi Birimi: Karbon yönetimi ve yeşil dönüşüm çalışmaları. ​İhracat Destek ve İstihbarat Merkezi: Yeni pazarlara açılma ve uluslararasılaşma hamleleri. ​ESO Akademi: Sanayinin ihtiyaç duyduğu yeni nesil yetkinliklerin kazandırılması. ​Eskişehir’in Tamamı Bir Teknoloji Kampüsü Olacak ​Vizyon 2030; 10 stratejik eksen üzerine inşa edilerek Eskişehir’i bilginin üretildiği ve teknolojinin geliştirildiği büyük bir ekosistem olarak konumlandırıyor. Bu doğrultuda öne çıkan amiral projeler şunlardır: ​Eskişehir İleri Teknoloji ve İnovasyon Vadisi ​Eskişehir Şehir Fonu ve Yüksek Teknoloji Serbest Bölgesi ​Teknoloji Yaşam Bölgesi ve Akıllı Fabrika Uygulama Merkezi ​Ortak Karbon Yönetim Merkezi ​Havacılık ve Raylı Sistemler Mühendislik ve Test Merkezleri ile Endüstriyel Veri Merkezi ​Celalettin Kesikbaş, sanayi, üniversiteler, kamu ve yerel yönetimlerin ortak projelerde buluşacağı Eskişehir Teknoloji Dönüşüm Platformu'nun kurulacağını da müjdeleyerek sözlerini şöyle tamamladı: ​"Hedefimiz; bilgiyi ürüne, teknolojiyi ihracata, girişimciliği yatırıma ve sanayideki büyümeyi toplumsal refaha dönüştürmek."

Gaziantep Ticaret Borsası’ndan OVP ve Tarım Vurgusu Haber

Gaziantep Ticaret Borsası’ndan OVP ve Tarım Vurgusu

Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu ve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı'nın katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda Karadeniz'deki tahıl koridoru gelişmelerinden lisanslı depoculuk düzenlemelerine, hububat rekolte beklentilerinden reel sektörün finansman taleplerine kadar kritik başlıklar ele alındı. ​Gaziantep Ticaret Borsası'nda (GTB) düzenlenen Ağustos ayı meclis toplantısında, tarım, gıda ve ticaret dünyasının gündemindeki başlıca konular masaya yatırıldı. GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu ve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı'nın açılış ve değerlendirme konuşmaları yaptığı toplantıda, bölgesel gelişmelerin yanı sıra eylül ayında güncellenmesi beklenen Orta Vadeli Program (OVP) öncesi iş dünyasının beklentileri paylaşıldı. ​Ahmet Tiryakioğlu: "Tahıl Sevkiyatındaki Riskler Fiyat Baskısı Oluşturabilir" ​Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, küresel tarım ticaretinde jeopolitik unsurların etkisinin arttığını belirtti. Karadeniz ve Azak Denizi'nde limanlar ile ticari gemilere yönelik artan saldırıların Rusya-Ukrayna tahıl sevkiyatını olumsuz etkilediğini vurgulayan Tiryakioğlu, lojistik aksaklıkların küresel piyasalarda yeni belirsizlikler doğurabileceğine dikkat çekti. ​Türkiye’nin hububat üretim verilerine de değinen Tiryakioğlu, TÜİK 2026 yılı 1. tahminine göre ülke genelinde tahıl üretiminin yüzde 21,7 artışla 41,6 milyon tona ulaşmasının beklendiğini aktardı. Buğday üretiminin 22,8 milyon ton, arpa üretiminin ise 9 milyon ton seviyesinde öngörüldüğünü belirten Tiryakioğlu, yüksek rekoltenin üreticiye gerçek kazanç olarak yansıması için depolama ve fiyat istikrarının kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. ​Lisanslı depoculuk mevzuatındaki yeniliklere de parantez açan Tiryakioğlu, asgari kapasite ve ödenmiş sermaye düzenlemelerinin sistemi daha güçlü bir yapıya kavuşturacağını söyledi. Öte yandan, ABD’nin Türk zeytin ve zeytinyağı ihracatına getirmesi planlanan ilave yüzde 12,5'lik vergi tarifesinin rekabet gücünü zedeleyebileceğini belirterek, alternatif pazar arayışlarının hızlandırılması gerektiğinin altını çizdi. ​Mehmet Akıncı: "Reel Sektörün Finansmana Erişimi Desteklenmeli" ​GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ise borsa tarafından yürütülen projeler ve yeni dönem faaliyetleri hakkında meclis üyelerini bilgilendirdi. Gaziantep’in tarım ve gıda sektöründeki lider konumunu pekiştirmek için çalıştıklarını belirten Akıncı, ilerleyen süreçte zeytinyağı lisanslı depoculuğunun da kent gündemine taşınabileceğini kaydetti. ​Eylül ayında açıklanması beklenen yeni OVP dönemi öncesinde reel sektörün beklentilerini paylaşan Akıncı, enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesinin önemine inandıklarını ifade etti. Yüksek finansman maliyetleri ve işletme sermayesi ihtiyacının üretim yapan işletmeler tarafından yakından takip edildiğini belirten Akıncı, şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Ekonomi yönetimimizin enflasyonla mücadele programının öneminin farkındayız. Bununla birlikte reel sektörün üretim kabiliyetini koruyacak, nakit akışını destekleyecek ve yatırım finansmanına erişimini kolaylaştıracak mekanizmaların güçlendirilmesinin bu sürece önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz." ​Toplantı, meclis üyelerinin sektördeki güncel gelişmeler ve çözüm önerileri üzerine gerçekleştirdiği istişarelerin ardından sona erdi.

Gaziantep'te Tarımsal Destekler ve Krediler Bilgilendirme Toplantısı Düzenlendi Haber

Gaziantep'te Tarımsal Destekler ve Krediler Bilgilendirme Toplantısı Düzenlendi

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin iş birliğinde tarımda yapılan desteklerin ve yeni uygulamaların anlatıldığı Tarımsal Destekler ve Krediler Bilgilendirme Toplantısı düzenlendi. Tarımsal üretimin gelişmesi ve sürekliliğin sağlanması için kurumların yaptığı destekler ile uygulamaların anlatıldığı toplantı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü önderliğinde yapıldı. Gaziantep Şehir Tiyatrosu Onat Kutlar Salonu’nda tarımın bütün taraflarının katıldığı toplantıda tarımsal destekler, kredi ve finansman imkanları, güncel destek programları, sektör iş birliği ve gelişim üzerine sunumlar ile konuşmalarla üreticiler bilgilendirildi, merak ettikleri sorular yanıtlandı. Programda ayrıca Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanı Kenan Seçkin, yaptığı sunumda kurum olarak yapılan mazot desteği, Çiftçi Kart, Can Suyum Projesi, fide, tohum, gübre dağıtımı ile modern tarımsal sistemlerin yaygınlaştırılmasına yönelik uygulamalar başta olmak üzere birçok alanda yapılan projeler hakkında bilgi verdi. ŞAHİN: ALIN TERİYLE SOFRAMIZA LEZZET GETİREN ŞEHRİ YEŞİL EKONOMİYE DÖNÜŞTÜREN BÜTÜN ÇİFTÇİLERİMİZİN ELLERİNDEN ÖPÜYORUM Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin yaptığı konuşmada tarımda finansa ulaşımla ilgili yapılan toplantılar sonucu raporlamaların yapılması amacıyla toplanıldığını belirterek şunları söyledi: “Artık büyük balık, küçük balığı yutmuyor, hızlı balık hepsini yutuyor. Emanetin emin ellerde olması için hukuksal kapasitemizi güçlendirmemiz, önem verdiğimizi anlatmak için belediyemizde bir birim oluşturmamız gerekiyordu. Tarımda çok dağınığız kimden ne kadar destek geldiğini bilmiyoruz. Hızlı hareket edemiyoruz. Gereğini yaparak bu çabanın boşa gitmemesini sağlamalıyız. Bu çaba berekete, rahmete dönüşmeli. Güçlü üretici, güçlü tarım, güçlü Gaziantep, güçlü Türkiye, mutlu dünyaya dönüşmeli. Güç dediğim şey para gücü değil. İman gücü, akıl gücü, birlik ve beraberlik gücü, birbirimizi gerçekten sevmenin gücü. Ben toprakla uğraşan alın teriyle soframıza lezzet getiren şehri yeşil ekonomiye dönüştüren bütün çiftçilerimizin ellerinden öpüyorum.” BAYAT: TARIMI BİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI BÜNYESİNDE BU KADAR BİLİM KURARAK ARICILIKTAN HAYVANLARIN SU İHTİYACINA KADAR DÜŞÜNMELERİNE ÇOK MUTLU OLDUM Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü Tarımsal Bankacılık Grup Başkanı Kemalettin Bayat, yaptığı konuşmada yapılan çalışmalar ve hizmetler hakkında bilgi vererek, “Bildiğiniz üzere ülkemiz aslında coğrafi kurumu, üretim kültürü, genç nüfusu ve sahip olduğu potansiyelle tarımsal üretimde önemli bir ülke konumundadır. Tabii potansiyeli ortaya çıkarmak verimli işletmeler, sürdürülebilir üretim modelleri ve güçlü finansal destek mekanizmalarıyla mümkündür. İlk kez görüyorum. Yani gerçekten tarım çok önemli ama bunu bir belediye başkanlığı bünyesinde bu kadar bilim kurarak arıcılıktan hayvanların su ihtiyaçlarına meradaki suya kadar düşünüp planlamalarından gerçekten de çok mutlu oldum. Bugün ekip olarak buraya geldiğimizde Gaziantep'te tarımın tüm taraflarının aynı masada bulunduğu, doğrudan iletişim kurabildiği ve sahadaki ihtiyaçların birebir ele alındığı bir alan olarak görüyoruz” açıklamasında bulundu. İl ve Tarım Müdürü İbrahim Sağlam yaptığı konuşmada Antep Model’ini tanımlayarak, “Gaziantep'te Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı 48 bin 800 çiftçimiz var. Bunun yanında 30 bin civarı Arı Kayıt Sistemleri’ne (AKS) kayıtlı çiftçimiz var. Bunların tüm sorunlarıyla alakalı sadece buradaki kredilendirme değil, arazide ne kadar problem varsa bütün çalışmalarda biz kurumların tamamı tek vücut olduk. Antep modeli diye isimlendiriyoruz” diye konuştu. Konuşmalar ve katılımcıların merak ettiği soruların yanıtlanmasının ardından toplu fotoğraf çekimi ile program sonlandı.

Bakan Kurum: ''Kuraklık Sınır Kapısında Durmuyor, Sel Ülke Seçip Ayırmıyor'' Haber

Bakan Kurum: ''Kuraklık Sınır Kapısında Durmuyor, Sel Ülke Seçip Ayırmıyor''

İLBANK tarafından Ankara’da düzenlenen "COP31 Yolunda İklim Dirençli Şehirler Zirvesi", uluslararası finans kuruluşları ve yerel yönetimlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Zirvede konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum; deprem bölgesinde inşa edilen 500 bine yakın konutun iklim dirençli ve Sıfır Atık uyumlu olduğunu vurgularken, belediyelerin yeşil dönüşüm projeleri için 2,5 milyar euro değerinde yeni finansman paketleri üzerinde çalışıldığının müjdesini verdi. Tarihi zirveye; çok sayıda belediye başkanı, Asya Kalkınma Bankası (ADB) yöneticileri, uluslararası finans kuruluşları ile Birleşmiş Milletler (BM) temsilcileri katıldı. İklim krizinin küresel boyutuna dikkat çeken Bakan Kurum, Türkiye'nin COP31 sürecinde yalnızca vaat sunan değil, "ölçülmüş sonuçlar ve uygulanmış modeller" ortaya koyan bir liderlik sergileyeceğini ifade etti. "Kuraklık Sınır Kapısında Durmuyor, Sel Ülke Seçip Ayırmıyor" İklim krizinin sınır tanımayan yapısına değinen Bakan Murat Kurum, Antalya’da verilen sözlerin sahada karşılık bulduğu bir "Uygulama COP’u" hayata geçireceklerini belirtti: "Afrika’nın finansmana erişim sorununu, Pasifik ada devletlerinin varoluşsal kaygılarını, Asya’nın hızla büyüyen şehirlerini ve Avrupa’nın iklim uyum ihtiyacını aynı sorumlulukla ele alıyoruz. Çünkü atmosferin pasaportu yok. Kuraklık sınır kapısında durmuyor; sel, ülke seçip ayırmıyor. Hedefimiz açık: Her şart ve zorluk altında çalışan çözümleri büyüteceğiz; taahhüdü projeye, projeyi yatırıma, yatırımı insana ulaştıracağız." "Deprem Bölgesindeki 500 Bin Konut İklim Dirençli ve Sıfır Atık Uyumlu" Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen Asrın İnşa Seferberliği'ni iklim dirençli şehircilik anlayışına somut örnek olarak gösteren Bakan Kurum, 11 ilde 455 bin konutun tamamlanarak teslim edildiğini hatırlattı. Kentsel yeniden inşa sürecinde sıfır enerjili bina konsepti uygulandığını kaydeden Kurum: Enkaz atıklarının dönüştürülmesi için devasa geri dönüşüm tesisleri kurulduğunu, İnşa edilen 500 bine yakın evin tamamının iklim dirençli, Sıfır Atık uyumlu ve enerji verimli tasarlandığını, Uygulanan yeni standartlar sayesinde enerji tüketiminde yüzde 39, sera gazı emisyonunda ise yüzde 38 oranında azalma sağlandığını açıkladı. Belediyelere Yeşil Dönüşüm Çağrısı: "Kayıp-Kaçağı Ölçün, Projenizi Hazırlayın" Yerel yönetimlerin iklim mücadelesindeki kilit rolüne dikkat çeken Bakan Kurum, belediye başkanlarına seslenerek şu çağrıda bulundu: "Sizlerden kayıp-kaçağı ölçmenizi, atığı ve enerjiyi takip etmenizi, afet risklerini mahalle mahalle tanımanızı ve bütün bunları finansmana hazır projelere dönüştürmenizi bekliyoruz. Biz her zaman yanınızdayız. Şu anda Asya Kalkınma Bankası ve diğer çözüm ortaklarımızla birlikte yaklaşık 2,5 milyar Euro’luk finansman paketleri üzerinde çalışıyoruz. Bu kaynakları; su kayıp-kaçaklarının önlenmesi, atık su arıtımı, yenilenebilir enerji ve atık bertaraf projelerinde belediyelerimizin hizmetine sunacağız." Depozito İade Sistemi’nde (DOA) 100 Milyon Ambalaj Sınırı Aşıldı Emine Erdoğan’ın himayelerinde bir dünya markasına dönüşen Sıfır Atık hareketinin önemine değinen Kurum, 1 Temmuz itibarıyla Türkiye genelinde yaygınlaşan Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sisteminin güncel verilerini paylaştı. Sistem kapsamında bugüne kadar dönüştürülen ambalaj sayısının 100 milyonun üzerine çıktığını belirten Bakan Kurum, bu modelin şehirlerin her noktasına yaygınlaştırılacağını ifade etti. İLBANK ve UCLG'den Küresel İklim İttifakı Zirvede konuşan diğer önemli isimler de COP31 hedeflerine yönelik stratejilerini paylaştı: İLBANK Genel Müdürü Eyyüp Karahan: İLBANK bünyesinde geliştirilen Sürdürülebilir Kentsel Dirençli Finansman Faaliyetini (SURF) küresel bir modele dönüştürmeyi hedeflediklerini belirterek, "SURF, Türkiye’den doğan ve tüm dünya şehirleri için değer üreten entegre bir finansman ve proje hazırlama yaklaşımıdır" dedi. UCLG Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay: Yerel yönetimlerin iklim politikalarındaki kalıcı rolüne vurgu yaparak, "UCLG olarak yerel yönetimlerin COP süreçlerinin asli bir parçası haline gelmesini destekliyoruz. Türkiye’deki iyi uygulamaları küresel ölçekte paylaşmaya hazırız" ifadelerini kullandı. Asya Kalkınma Bankası (ADB) Temsilcisi Norio Saito: COP31 sürecinde çok taraflı kalkınma bankaları olarak Türkiye’deki yerel yönetimlere proje hazırlama ve finansman konusunda tam destek vereceklerini taahhüt etti.

TMO 2026/2027 Dönemi Kabuklu Fındık Alım Fiyatları Açıklandı Haber

TMO 2026/2027 Dönemi Kabuklu Fındık Alım Fiyatları Açıklandı

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), fındık üreticilerinin depolama ve finansman ihtiyaçlarının karşılanması ile pazarlama kaynaklı sıkıntıların giderilmesi amacıyla 2026/27 sezonu kabuklu fındık alım fiyatlarını duyurdu. ​2026/2027 Sezonu Fındık Alım Fiyatları ​%50 sağlam iç fındık esasına göre belirlenen alım fiyatları şu şekilde; ​Giresun Kalite: 255,00 TL/Kg ​Levant Kalite: 250,00 TL/Kg ​Yüksek Randımana Ek İlave Fiyat ​Yüksek randımanlı fındığa (%50 randıman üzerindeki) her +1 randıman için ek ödeme yapılacak; ​Giresun Kalite için: 5,10 TL/Kg ilave fiyat verilecektir. ​Levant Kalite için: 5,00 TL/Kg ilave fiyat verilecektir. ​TMO Fındık Alımları Ne Zaman Başlayacak? ​Toprak Mahsulleri Ofisi, fındık alımları konusunda her türlü teknik altyapı, depolama, personel ve finansman hazırlıklarını tamamladı. Kabuklu fındık alımlarına 24 Ağustos'ta başlanacak. Alımlar önceki yıllarda olduğu gibi randevulu yapılacak. Üreticiler, 17 Ağustos'tan itibaren TMO iş yerleri ile randevu.tmo.gov.tr adresinden veya E-Devlet üzerinden randevu alabilecek. ​Üreticilere Rutubet Uyarısı ​T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, üreticilerin TMO’ya ürün teslim ederken rutubetten dolayı sıkıntı yaşamamaları için ürünlerini kurutmaya azami özen göstermeleri gerektiği hatırlatıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.