Hava Durumu

#Fındık

Kırsal Haber - Fındık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fındık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Genç: "Ligarba Maçka'nın Yeni Ekonomik Değeri Olacak" Haber

Başkan Genç: "Ligarba Maçka'nın Yeni Ekonomik Değeri Olacak"

Maçka Dernekler Federasyonu tarafından düzenlenen, ligarba üretiminin geliştirilmesi ve ekonomik potansiyelinin değerlendirilmesinin amaçlandığı tarım paneline katılan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Maçka’nın tarımsal potansiyeline dikkat çekerek, ligarba üretiminin ilçenin ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Maçka Dernekler Federasyonu tarafından düzenlenen Ligarba (maviyemiş) konulu tarım paneli programına katıldı. Maçka Belediyesi Halil Atmaca Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen panele Başkan Genç’in yanı sıra Trabzon Vali Yardımcısı ve Ortahisar Kaymakamı Muhammed Lütfi Kotan, Maçka Kaymakamı Şahin Demir, Maçka Belediye Başkanı Koray Koçhan, Maçka Dernekler Federasyonu Başkanı Erkan Ataç, Maçka Ziraat Odası Başkanı Oğuz Öğün, Trabzon Muhtarlar Federasyonu Başkanı Bekir Aktürk ve çok sayıda kişi katıldı. Panelde, bölge tarımı açısından önemli bir ürün haline gelen ligarbanın üretimi, yetiştiriciliği, ekonomik potansiyeli ve bölge çiftçilerine sağlayabileceği katkılar ele alındı. NE KADAR ÜRETİRSEK O KADAR GÜÇLÜYÜZ Maçka’nın tarımsal potansiyelini değerlendirerek ligarba üretiminin ilçeye ekonomik katkı sağlayacağını belirten Başkan Genç, “Ne kadar üretirsek o kadar güçlüyüz. Böyle bir dönemden geçiyoruz. Bu nedenle günün şartlarını iyi değerlendirmek ve üretimi mevcut koşullara göre yeniden ele almak gerekiyor. Trabzon’umuz, toprak yapısı itibarıyla çay ve fındık üretiminde önemli bir tarımsal potansiyele sahip. Ancak Maçka özelinde baktığımızda, arazi yapısı nedeniyle verimli bir fındık üretimimiz bulunmuyor. Çay üretimimiz ise yok denecek kadar az. Dolayısıyla yeni bir bakış açısı geliştirmek, ilçemize özgü ve burada daha yaygın üretilebileceğine inandığımız ürünleri değerlendirmek durumundayız. Bu noktada karşımıza ligarba çıkıyor. Yaban mersini ve maviyemiş olarak da bilinen bu bitkinin bizim yöremizdeki adı ligarba. Bizim çocukluğumuzdan beri bildiğimiz, özellikle yüksek rakımlı bölgelerde doğal olarak yetişen ligarba, bugün piyasa koşullarında 600 ila 750 lira arasında fiyat bulabiliyor” dedi. TARIMSAL ÜRETİMDE YENİ PROJEKSİYON ŞART Başkan Genç, ligarbanın sağlık açısından taşıdığı özelliklerin yanı sıra ekonomik getirisiyle de dikkat çektiğini ifade ederek, “Sağlıklı özellikleriyle öne çıkan, tıbbi ve aromatik bitkiler arasında değerlendirilen bu ürün, ekonomik açıdan da önemli bir potansiyel taşıyor. Fındığın içinde bulunduğu ekonomik koşulları da göz önünde bulundurduğumuzda, tarımsal üretimde yeni bir projeksiyon ortaya koymak artık bir zorunluluk haline geliyor. Bu düşünceyle hareket ediyoruz. Proje fikri Maçka Dernekler Federasyonumuzdan geldi. Maçka söz konusu olduğunda, bu toprakların bir evladı olarak elbette kayıtsız kalamazdık. Kıymetli Maçka Belediye Başkanımızla birlikte bu çalışmaya sahip çıkmak istedik. Üstelik ligarba, Maçka’ya özgü ve burada öne çıkarılabilecek bir ürün. Amacımız, bu potansiyeli ortaya çıkarmak, yeni bir üretim anlayışı geliştirmek ve Trabzon olarak tarımda farklı alanlarda da öncü olmaktır” diye konuştu. ÜRETELİM VE DAHA ÇOK KAZANALIM Başkan Genç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Hep birlikte el ele verelim, daha çok üretelim ve ekonomimizi daha ileriye taşıyalım. Halkımızın, vatandaşlarımızın daha fazla kazanmasını sağlayalım. Daha çok çalışalım, daha çok üretelim ve daha çok kazanalım. İlçemizi sosyoekonomik açıdan, altyapısıyla ve bütün yönleriyle daha üst seviyelere taşıyalım. Altyapı konusunda da çok önemli adımlar attık. Derdimiz, güzel ilçemizi her alanda daha ileriye götürmek. Bizler belediye başkanlarıyız. Bugün varız, yarın yokuz. Önemli olan, görev yaptığımız süre içerisinde ilçemize ne bırakabildiğimiz, nelerin üzerine koyabildiğimizdir. Bizden önce de çok sayıda belediye başkanı görev yaptı. İlçemize bir çivi çakan herkesten Allah razı olsun. Bizim anlayışımız budur. Biz de bir çivi daha fazla çakalım, değer üretelim; ilçemizi, şehrimizi ve ülkemizi daha ileriye taşıyalım istiyoruz. Bu düşüncelerle emeği geçen herkese teşekkür ediyor, toplantımızın hayırlı olmasını ve güzel sonuçlar getirmesini diliyorum.”

Büyükşehir’den Kahverengi Kokarca İle Kapsamlı Mücadele Haber

Büyükşehir’den Kahverengi Kokarca İle Kapsamlı Mücadele

Trabzon Büyükşehir Belediyesi, kahverengi kokarcayla mücadele kapsamında İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde 11 ilçede ilaçlama çalışmalarını sürdürüyor. Bugüne kadar 6 bin 754 noktada 883 bin metrekarelik alan ilaçlandı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi, başta fındık olmak üzere çok sayıda tarım ürününe zarar veren kahverengi kokarca zararlısına karşı yürütülen mücadele çalışmalarına katkı sağlıyor. Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde 12 Ekim 2026 tarihinde başlatılan çalışmalarla, zararlının kışlaklara yerleşmeden önce kontrol altına alınması ve gelecek dönemde oluşturabileceği popülasyonun azaltılması hedefleniyor. Fındığın yanı sıra elma, armut, şeftali, Trabzon hurması, turunçgil, mısır, biber, fasulye ve domates gibi 300’ün üzerinde bitki türü ile beslenebilen kahverengi kokarca, tarımsal üretim açısından önemli tehditler arasında yer alıyor. Özellikle kış aylarını geçirmek üzere depo, ahır, odunluk ve ambar gibi kapalı alanlara yönelen zararlıya karşı bu yapıların ilaçlanması, mücadelenin önemli aşamalarından birini oluşturuyor. 11 İLÇEDE 22 PERSONEL GÖREV YAPIYOR Büyükşehir Belediyesi tarafından koordine edilen ilaçlama çalışmaları, Trabzon genelinde 11 ilçede oluşturulan ekiplerle aralıksız sürdürülüyor. Ortahisar, Yomra, Maçka, Arsin, Araklı, Sürmene, Of, Akçaabat, Çarşıbaşı, Vakfıkebir ve Beşikdüzü ilçelerinde görev yapan 11 ekipte toplam 22 personel bulunuyor. Ruhsatlı biyosidal ürünler kullanılarak gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında, 3 Kasım 2026 tarihi itibarıyla 6 bin 754 farklı noktada toplam 883 bin metrekarelik alanda ilaçlama yapıldı.

Türkiye’nin Tarım ve Gıda İhracatı 20,84 Milyar Dolara Ulaştı Haber

Türkiye’nin Tarım ve Gıda İhracatı 20,84 Milyar Dolara Ulaştı

Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektöründe 2026 yılının eylül ayında ihracat 20,84 milyar dolar, ithalat ise 19,69 milyar dolar olarak gerçekleşti. İhracat yıllık bazda yüzde 5,93 artarken ithalattaki artış yüzde 18,41 oldu. Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektörüne ilişkin 2026 yılı eylül ayı dış ticaret verileri açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) dış ticaret verileri temel alınarak Agrimetre tarafından hazırlanan TGDF Veri Paneli verilerine göre, sektörün ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5,93 artarak 20,84 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde ithalat ise yüzde 18,41 artışla 19,69 milyar dolara ulaştı. Veriler, tarım ve gıda sektöründe hem ihracatın hem de ithalatın yükseldiğini ortaya koydu. İhracattaki artışa rağmen ithalatın daha yüksek oranda artması dikkat çekti. Tarım ve gıda ürünlerinde birim ihracat değeri arttı Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektöründe birim ihracat değeri de yükseliş gösterdi. Eylül ayında ton başına ihracat değeri yüzde 13,2 artarak 1.583 dolara çıktı. Özel Ticaret Sistemi (ÖTS) kapsamında açıklanan verilere göre, aylık bazda ihracat 2,38 milyar dolar, ithalat ise 1,7 milyar dolar olarak kaydedildi. Bu dönemde ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,99, ithalat ise yüzde 16,77 arttı. Tarım ve gıda ihracatında Irak ilk sırada Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektöründe en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında Irak ilk sırada yer aldı. Irak’a yapılan ihracat yüzde 7,96 artarak 2,487 milyar dolara ulaştı. Almanya, 1,637 milyar dolarlık ihracatla ikinci sırada yer alırken bu ülkeye yapılan ihracat yüzde 12 arttı. Rusya Federasyonu ise 1,419 milyar dolarlık ihracatla üçüncü sırada bulundu. Rusya’ya yapılan ihracatta yıllık bazda yüzde 21,11 artış gerçekleşti. Tarım ürünleri ithalatında Brezilya ilk sırada Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektöründe en fazla ithalat gerçekleştirdiği ülke Brezilya oldu. Brezilya’dan yapılan ithalat 2,664 milyar dolar olarak kaydedildi. Rusya Federasyonu, 2,532 milyar dolarlık ithalatla ikinci sırada yer alırken Ukrayna’dan yapılan ithalat 1,639 milyar dolara ulaştı. Böylece Rusya ve Ukrayna, Türkiye’nin tarım ve gıda ürünleri tedarikinde öne çıkan ülkeler arasında yer aldı. En çok ihraç edilen ürünler fındık ve ayçiçeği yağı oldu 2026 yılı eylül ayında ürün bazında ihracat sıralamasında fındık içi ilk sırada yer aldı. Fındık içi ihracatı yüzde 13,76 artarak 931 milyon doları aştı. Rafine ayçiçeği yağı ihracatı yüzde 17,64 artışla 928,7 milyon dolara yükseldi. Ambalajlı fındık ise yüzde 32,39 artışla 713,2 milyon dolarlık ihracat değeriyle üçüncü sırada yer aldı. İthalat tarafında ise soya fasulyesi ilk sırada bulundu. Eylül ayında soya fasulyesi ithalatı 1,643 milyar dolar olarak gerçekleşti. Soya fasulyesini 1,309 milyar dolarla dane mısır ve 1,129 milyar dolarla sığır ithalatı takip etti. Yaş meyve ve sebze ihracatta, hayvan yemi ithalatta öne çıktı Sektörel dağılıma göre, 2026 yılı eylül ayında en fazla ihracat gerçekleştiren sektör 3,299 milyar dolarla yaş meyve ve sebze oldu. Bu sektörü yaklaşık 2,338 milyar dolarla şekerli mamuller ve yaklaşık 1,898 milyar dolarla sert kabuklu meyveler takip etti. Toplam ihracat içerisindeki payı yüzde 18,71 olan yaş meyve ve sebze sektörü ilk sıradaki yerini korudu. Şekerli mamullerin ihracattaki payı yüzde 13,26, sert kabuklu meyvelerin payı ise yüzde 10,77 olarak açıklandı. İthalatta ise hayvan yemi sektörü 5,422 milyar dolarla ilk sırada yer aldı. Hayvan yeminin toplam ithalat içindeki payı yüzde 33,66 oldu. Bitkisel yağ sektörü 2,755 milyar dolarlık ithalatla ikinci, şekerli mamuller sektörü ise 1,404 milyar dolarla üçüncü sırada yer aldı. Bitkisel yağ sektörünün toplam ithalat içindeki payı yüzde 17,10, şekerli mamuller sektörünün payı ise yüzde 8,72 olarak kaydedildi. Tarım ve gıda ticaretinde ithalat artışı dikkat çekti Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektörüne ilişkin eylül ayı verileri, ihracatta büyümenin sürdüğünü ancak ithalatın daha hızlı arttığını gösterdi. Fındık, ayçiçeği yağı ve yaş meyve-sebze ihracatı öne çıkarken soya fasulyesi, mısır ve hayvan yemi ithalatı dikkat çeken kalemler arasında yer aldı.

TZOB Ekim Ayı Raporunu Açıkladı: Limon Üreticide 3,90 TL, Markette 42,87 TL! Haber

TZOB Ekim Ayı Raporunu Açıkladı: Limon Üreticide 3,90 TL, Markette 42,87 TL!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), Ekim ayına ilişkin üretici ve market fiyatları arasındaki farklılıklar ile tarımsal girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri içeren raporunu yayımladı. Rapora göre, üretici ile market arasındaki fiyat farkı en fazla limonda görüldü. Üreticide 3 lira 90 kuruş olan limon, markette 42 lira 87 kuruştan satıldı. Ekim ayında fiyatı en fazla artan ürün ise hem üreticide hem de markette domates oldu. ÜRETİCİ VE MARKET ARASINDAKİ FİYAT FARKI LİMONDA YÜZDE 999,2'YE ULAŞTI TZOB'un Ekim ayı raporuna göre, üretici ve market arasındaki fiyat farkı yüzde 999,2 ile limonda ilk sırada yer aldı. Limondaki fiyat farkını yüzde 333,6 ile kuru incir, yüzde 282,7 ile havuç, yüzde 233,2 ile elma ve yüzde 232,8 ile iç fındık takip etti. Üreticide 3 lira 90 kuruş olan limon markette 42 lira 87 kuruşa satılırken, 135 lira olan kuru incirin market fiyatı 585 lira 41 kuruşa yükseldi. Üreticide 12 lira 50 kuruş olan havuç 47 lira 84 kuruştan, 21 lira 66 kuruş olan elma 72 lira 17 kuruştan, 350 lira olan iç fındık ise bin 164 lira 77 kuruştan tüketiciye sunuldu. Böylece limon markette üretici fiyatının yaklaşık 11 katına, kuru incir 4,3 katına, havuç 3,8 katına, elma ve iç fındık ise 3,3 katına satıldı. MARKETTE DOMATES FİYATI YÜZDE 62,9 ARTTI Ekim ayında markette takip edilen 36 ürünün 25'inde fiyat artışı, 11'inde ise fiyat düşüşü yaşandı. Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 62,9 ile domates oldu. Domatesteki fiyat artışını yüzde 35,2 ile sivri biber, yüzde 34,1 ile mısırözü yağı, yüzde 32 ile salatalık ve yüzde 27,9 ile yeşil soğan takip etti. Aynı dönemde markette fiyatı en fazla düşen ürün yüzde 16,5 ile limon olarak kayıtlara geçti. Limondaki düşüşü yüzde 8,9 ile maydanoz, yüzde 8,1 ile pirinç, yüzde 5,6 ile nohut ve yüzde 5,5 ile zeytinyağı izledi. ÜRETİCİDE EN FAZLA FİYAT ARTIŞI DOMATESTE YAŞANDI Üretici fiyatlarında ise Ekim ayında takip edilen 28 ürünün 15'inde fiyat artışı, 9'unda fiyat düşüşü görüldü. 4 ürünün fiyatında ise herhangi bir değişiklik yaşanmadı. Üreticide fiyatı en fazla düşen ürün yüzde 44,3 ile limon oldu. Limondaki fiyat düşüşünü yüzde 7,2 ile zeytinyağı, yüzde 5,5 ile Antep fıstığı, yüzde 5,4 ile fındık ve yüzde 5 ile patates takip etti. Üreticide fiyatı en fazla artan ürün ise yüzde 76,1 ile domates oldu. Domatesteki artışı yüzde 60,5 ile salatalık, yüzde 33,8 ile yeşil soğan, yüzde 33,7 ile yeşil fasulye ve yüzde 32,7 ile sivri biber izledi. FİYAT DEĞİŞİMLERİNİN NEDENLERİ AÇIKLANDI TZOB raporunda üretici fiyatlarında yaşanan değişimlerin nedenlerine de yer verildi. Zeytinde yeni hasat döneminin başlamasıyla birlikte zeytinyağı fiyatlarında düşüş yaşandığı belirtildi. Bu sezon zeytin rekoltesinin yüksek olması ve mevcut stokların da etkisiyle arzın arttığı, üretici fiyatlarının geçen yılın altına gerilediği ifade edildi. Limonda erkenci çeşitlerin hasat döneminin devam etmesi, arzın artmasına ve fiyatların düşmesine neden oldu. Patateste ise hasat döneminin sonuna gelinmesiyle ürünlerin önemli bir bölümü depolara alındı. Depolarda bulunan fazla ürünlerin düşük fiyatlarla piyasaya sunulması, üretici fiyatlarında düşüşe yol açtı. Fındıkta fiyatların baskılanması nedeniyle üretici fiyatlarının gerilediği belirtilirken, Antep fıstığında hasat döneminin tamamen sona ermesiyle piyasaya sunulan ürün miktarındaki artışın fiyatları düşürdüğü kaydedildi. Domates, salatalık, yeşil soğan, sivri biber ve kabakta yaşanan fiyat artışlarının ise tarla üretiminin sona ererek sera üretimine geçiş sürecinden kaynaklandığı bildirildi. Yeşil fasulyede de hasat döneminin sonuna yaklaşılmasıyla arzın daraldığı ve üretici fiyatlarının yükseldiği belirtildi. GÜBRE, YEM VE MAZOT FİYATLARINDA ARTIŞ SÜRÜYOR TZOB'un raporunda tarımsal üretimde kullanılan girdi maliyetlerindeki değişimler de değerlendirildi. Ziraat Odaları aracılığıyla girdi piyasalarından alınan fiyat verilerine göre, Ekim ayında Eylül ayına kıyasla ÜRE gübresi yüzde 3, DAP gübresi yüzde 2,5, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 2, amonyum sülfat gübresi ise yüzde 0,3 oranında arttı. Amonyum nitrat gübresinin fiyatında ise değişiklik yaşanmadı. Geçen yılın Ekim ayına göre son bir yıllık dönemde amonyum nitrat gübresi yüzde 67,7, amonyum sülfat gübresi yüzde 56,7, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 42,3, DAP gübresi yüzde 39,7 ve ÜRE gübresi yüzde 18,3 oranında zamlandı. Yem fiyatlarında da artış dikkat çekti. Ekim ayında bir önceki aya göre süt yemi yüzde 6,6, besi yemi yüzde 6,5 oranında yükseldi. Son bir yıllık dönemde ise süt yemi fiyatları yüzde 38,9, besi yemi fiyatları yüzde 38,6 arttı. Diğer tarımsal girdi maliyetlerinde de yükseliş yaşandı. Elektrik fiyatları yıllık bazda yüzde 25,1, tarım ilacı fiyatları yüzde 27,7 oranında artarken, mazot fiyatı Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 3,5, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 73,4 yükseldi. TZOB'un Ekim ayı raporu, üretici ile tüketici arasındaki fiyat farklarının yanı sıra gübre, yem, elektrik, tarım ilacı ve mazot gibi temel tarımsal girdilerdeki artışların üretim maliyetleri üzerindeki etkisini bir kez daha ortaya koydu.

Giresun'da Fındık Üreticilerine Budama ve Gübreleme Eğitimi Haber

Giresun'da Fındık Üreticilerine Budama ve Gübreleme Eğitimi

Giresun’un Çanakçı ilçesinde fındıkta verim ve kaliteyi artırmak amacıyla üreticilere yönelik "Fındık Budama ve Gübreleme Eğitimi" gerçekleştirildi. İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personelleri tarafından verilen eğitimlerde çiftçilere hem teorik hem de uygulamalı bilgiler aktarıldı. ​Giresun İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personeli, fındık üretiminde kalite ile verimliliği yükseltmek amacıyla sahadaki eğitim çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda Giresun'un Çanakçı ilçesine bağlı Yenişadı köyünde fındık üreticilerine yönelik kapsamlı bir eğitim programı düzenlendi. ​Doğru Budama ve Gübreleme Teknikleri Anlatıldı ​Yürütülen çalışma çerçevesinde uzman ekipler tarafından üreticilere; doğru budama teknikleri, toprak yapısına uygun gübreleme yöntemleri, verim artırıcı modern uygulamalar ve sezonluk bakım süreçleri hakkında detaylı bilgiler verildi. ​Sahada Birebir Uygulama İmkânı ​Eğitimlerin sadece teorik bilgiyle sınırlı kalmadığı programda, fındık bahçelerinde birebir uygulamalar gerçekleştirildi. Sahada yapılan pratik gösterimler sayesinde çiftçilerin edindikleri bilgileri pekiştirmeleri ve kendi bahçelerinde doğru yöntemleri hayata geçirmeleri hedeflendi. ​Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, bölgenin en önemli geçim kaynağı olan fındıkta sürdürülebilir kaliteyi sağlamak adına üretici odaklı saha eğitimlerini sürdüreceğini bildirdi.

Trabzon’un Asırlık Lezzetleri Festivalde Hayat Bulacak Haber

Trabzon’un Asırlık Lezzetleri Festivalde Hayat Bulacak

Trabzon’un zengin mutfak kültürünü tanıtmak ve geçmişten günümüze taşınan yöresel lezzetleri yaşatmak amacıyla düzenlenen Trabzon Gastronomi Festivali için hazırlıklar sürüyor. Kentin asırlık lezzetleri ısırgan otlu kuymak ve mısır unlu kocaman gerdanı tatlısı da festivalde görücüye çıkacak. Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından 29 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek Trabzon Gastronomi Festivali’nde, kentin geleneksel lezzetleri özgün tariflerle buluşacak. Ortahisar Halk Eğitim Merkezi bünyesinde usta öğretici olarak görev yapan Sevinç Civelek, büyükannesinden öğrendiği ısırgan otlu kuymak ile mısır unlu kocaman gerdanı tatlısını festivalde ziyaretçilerin beğenisine sunacak. KUYMAĞA ISIRGAN OTU DOKUNUŞU Trabzon’un geleneksel lezzeti kuymağı ısırgan otuyla buluşturan Civelek, büyükannesinden gördüğü bu tarifi Alacahan’da misafirlerine sunduğunu ve olumlu geri dönüşler aldığını belirterek, geleneksel lezzeti kursiyerlere de öğretmek istediğini söyledi. Kuymağın tarifini anlatan Civelek, hijyen kurallarına uygun şekilde işlenen ısırgan otunun tereyağında kavrulduğunu, ardından peynir ve diğer malzemelerin eklenmesiyle kuymağın hazırlandığını ifade etti. Civelek, geleneksel tarifin farklı bir yorumla sunulmasının hem yöresel mutfağın çeşitlenmesine hem de unutulmaya yüz tutan lezzetlerin yaşatılmasına katkı sağladığını vurguladı. GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TAŞINAN TATLI Civelek’in festival hazırlıkları kapsamında öne çıkardığı bir diğer lezzet ise mısır unlu kocaman gerdanı tatlısı olacak. El açması baklavalık yufkayla hazırlanan tatlı, mısır unu ve fındık gibi aroma veren malzemelerle zenginleştiriliyor. Hazırlanan yufkaların arasına iç harcı yerleştirildikten sonra tereyağıyla pişirilen tatlı, bal ile buluşturularak servise hazır hale getiriliyor. Cİvelek, geçmişten günümüze taşınan bu lezzetin de Trabzon’un gastronomi mirasının önemli örneklerinden biri olduğunu vurguladı.

Gürer: “Üretici Düşük Fiyata Mahkum Ediliyor” Haber

Gürer: “Üretici Düşük Fiyata Mahkum Ediliyor”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım Orman Köyişleri Komisyon ve Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) TBMM KİT Komisyonunda yaptığı konuşmada, tarım politikalarını ve kurumun alım uygulamalarını eleştirdi. Buğday üretim tahminleri arasındaki milyonlarca tonluk farka, Dahilde İşleme Rejimi kapsamında 4,5 milyon tonu aşan buğday ithalatına ve üreticinin maliyetinin altında kalan alım fiyatlarına dikkat çeken Gürer, “Yurt dışından getirmek sanayiciye destek, çiftçiye köstek olmak demek” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TMO tahıl ve bakliyat alımlarından lisanslı depo uygulamalarına, üretim planlamasından çiftçinin borç yüküne kadar birçok konuyu gündeme taşıdı. Tarımda öngörü ve planlama eksikliğinin üreticiyi mağdur ettiğini belirten Gürer, kurumların yüksek faiz ve kira giderleriyle karşı karşıya kaldığını, buna karşın çiftçinin ürününü maliyetinin altında fiyatlarla satmak zorunda bırakıldığını söyledi. Gürer, TMO’nun tüccar gibi değil, üreticiyi ve ülkenin tarımsal geleceğini gözeterek hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Gürer, “TMO’nun uygulamaları mevcut siyasi iktidarın uygulamaları doğrultusunda gerçekleştiği için durumu tarım politikasına bakış açısından değerlendirmek uygun olacaktır. Bir şeyin altını çizeyim: Bu kadar öngörü sapması olan başka bir ülke var mı, bilmiyorum. Buğdayla ilgili öngörüde planlama, değerlendirme ve ne sonuç alınacağı konusunda net bir bakış yok. Öyle olunca hedefler de şaşıyor, uygulamalarda da sorun oluyor” dedi. BUĞDAY ÜRETİM TAHMİNLERİNDE MİLYONLARCA TONLUK FARK CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “TÜİK mayıs ayında bitkisel üretim tahminini açıkladı, ‘22 milyon 700 bin ton buğday olacak.’ denildi. Sayın Başkan biraz evvel bu yıl 25 milyon ton ürün elde edileceğini söylüyor. Altı aylık sapma 3 milyon tonu geçiyor. Cumhurbaşkanlığı yıllık programında da Toprak Mahsulleri Ofisinin 2026’da yapacağı buğday alımının 3,5 milyon ton olacağı belirtiliyor. Demek ki buğdayla ilgili öngörüde planlama, değerlendirme ve ne sonuç alınacağı konusunda net bir bakış yok” diye konuştu. 4,5 MİLYON TONU AŞAN İTHALAT ÇİFTÇİYİ ZORLUYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Dahilde İşleme Rejimi kapsamında yurt dışından buğday getiriliyor, Türkiye’de işleniyor, un oluyor, makarna oluyor, yurt dışına satılıyor. Bazen övünürken de ‘Biz makarnada, unda dünya markasıyız, dünya birincisiyiz.’ diyorlar. Niye birinciyiz? İtalya bizim yarımız kadar satıp bizden daha çok para kazanıyor. Çünkü bizim gönderdiğimiz makarna ve un dünyanın en ucuzu. Piyasaya en ucuz ürünü biz verdiğimizden satıyor” ifadelerini kullandı. Türkiye’de ürün varken ithalat yapılmasını eleştiren Gürer, “Şu anda Dahilde İşleme Rejimi kapsamında ithalat 4,5 milyon tonu geçmiş. Bu dönemde ürün varken niye yurt dışından getiriyoruz? Yurt dışından getirmek sanayiciye destek, çiftçiye köstek olmak demek” dedi. Bu yıl üreticilerin ürünlerinden gelir elde etmeyi beklediğini ancak uygulanan alım fiyatlarının çiftçinin beklentilerini karşılamadığını belirten Gürer, ziraat odalarıyla yaptıkları çalışmalarda buğday fiyatlarının verime ve bölgeye göre 19 ile 23 lira arasında değiştiğini kaydetti. Gürer, Türkiye’de kuru tarım alanlarındaki verim düşüklüğüne de dikkat çekerek, “TÜİK’e göre Türkiye’nin kuru tarımda ortalama dönüm eldesi 270, bizim orada 140’a kadar düşüyor. Bu yıl havaların yağmurlu gitmesi süreci olumlu kıldı ama bu tamamen mevsimsel dönüşümle gerçekleşti. Türkiye’nin kuru tarım alanlarında, sulu tarım yapılmadığı yerde verimlilik düşük. Bunun için yapılması gerekenler var” diye konuştu. YEŞİL MERCİMEK 22 LİRAYA DÜŞTÜ TÜCCARDAN 32 LİRAYA ALINDI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bakliyatta 2025 döneminde nohut, kırmızı ve yeşil mercimekte serbest piyasa fiyatları üretici lehine oluştu.’ diyorsunuz. Yeşil mercimek 22 liraya kadar düştü, siz kalktınız alıma başladınız. Çiftçi 22 liradan ürünü verdi, siz tüccardan 32 liradan ürün aldınız. Bunu almanız gereken çiftçiydi. Çiftçiye o desteği vermediniz, piyasayı başıboş bıraktınız. Çoğu üründe de aynısını yaptınız” ifadelerini kullandı. Serbest piyasa uygulamasının üreticiyi korumaya yetmediğini belirten Gürer, “Diyorsunuz ki ‘Piyasa otursun.’ Niye otursun? Piyasayı serbest bıraktığınız süreçte tüccar bunu fırsat biliyor, alması gereken ürünü alıyor, sonra piyasadan çekiliyor. Ondan sonra çiftçi mağdur oluyor. Rafa giden üründe de üç dört aracı el değiştirdiği için para kazanıyor” dedi. TMO’NUN SATTIĞI DEPOLARDA YENİDEN KİRACI OLMASI ELEŞTİRİSİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bankaya verdiğiniz faizi, lisanslı depoya verdiğiniz kirayı çiftçinin ürün alımlarının üzerine eklesek herhâlde onların çiftçi refahını sağlarız. Lisanslı depodaki ürünün sizin olması övünülecek bir olay değil, üzülecek bir durum. Çünkü Toprak Mahsulleri Ofisi 2006 yılında Türkiye’nin çok yerindeki deposunu yok pahasına sattı ve sonra çoğunda da gitti kiracı oldu. Bu nasıl bir bakıştır, nasıl bir yaklaşımdır? Eğer kurum varsa, üretim varsa depo ihtiyaçtır. Depo ihtiyaçsa niye tasfiye edildi?” diye konuştu. Gürer, “Benim kendi ilçemde, Bor ilçesinde, Ofisin binası yıkıldı. Orayı ranta açtılar, çok katlı binalara verdiler, arazisini değerlendirdiler. Şimdi Bor ilçesinde alım yapmıyor TMO, merkezileştirdiniz. Bir yurttaş çiftçi tarlasına gelen adama borcundan dolayı ürününü hemen vermek istiyor. Çiftlik ilçemizden kalksa gitse 70 kilometre ileride ürün vereceği TMO var. Mazotun bu kadar arttığı süreçte gidip de o ürünü oraya vermektense gelene daha düşük fiyatla veriyor. Orada da büyük bir mağduriyet yaşıyor” dedi. MAZOT 90 LİRAYI AŞTI GİRDİ MALİYETLERİ HESABA KATILMALI Gürer, “Kurumlar genelde açıklarken güncel rakamlar üzerinden yaptıklarını değerlendiriyorlar ama maliyet hesaplarken o ürünün ekiliş dönemine göre konuyu ele alıyorlar. Mazot geçen yıl 55 liraydı. Bugün 90 lirayı geçen fiyatlar var. DAP gübre 50 lira olmuş, sulama giderleri, elektrik paraları artmış. Siz onu ektiği döneme göre fiyatlandırıp maliyet çıkarıyorsunuz ama çiftçi o maliyeti bugün aynı şekilde yaşamıyor ki” ifadelerini kullandı. MERCİMEKTE İTHALAT ÜRETİMİN ÖNÜNE GEÇTİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Mercimeği herkes artık biliyor. Anadolu ana vatanıydı diyoruz, bu yıl mercimek ithalatımız üretimimizden fazla. İhracat yapıyormuşuz; bu beni daha da üzüyor. Türkiye’nin en kaliteli mercimeğini biz yetiştiriyoruz, onu ihraç ediyoruz. İçeriğinin ne olduğunu bilmediğimiz mercimek getiriyoruz. Biri çamur gibi, biri sarı kehribar gibi. Yabancıya giden kaliteli mercimek, bize yedirdikleri Kanada’dan, Kazakistan’dan, Rusya’dan gelen mercimek” dedi. Mercimek ekim alanlarının daralması ve verimliliğin gerilemesinin üretimin geleceği açısından risk oluşturduğunu belirten Gürer, “Bizim insanımız o mercimeği yesin ama mercimek ekim alanı daralıyor, rekolte düşüyor, verimlilik geriye geliyor. Mercimekte, çeltikte hem ithalat yapıyoruz hem buradaki çiftçinin desteklenmesi yönünde girişimde bulunmuyoruz” diye konuştu. Girdi maliyetlerini düşürmeye yönelik desteklerin önemini vurgulayan Gürer, “Bu enflasyonu yalnızca çiftçiye verilen alım fiyatları mı yükseltir? Girdi maliyetlerine niye bakılmaz? Tohumuna, ilacına, gübresine, sulama suyuna, mazotuna, elektriğine niye sübvansiyon sağlayacak destekler verilmez?” ifadelerini kullandı. ALIM FİYATI AÇIKLANIYOR AMA PİYASA BU FİYATIN ALTINA DÜŞÜYOR Gürer, “Türkiye’de taban fiyat kalkalı otuz sene oldu, hatta kırk sene oldu yanılmıyorsam. Alım fiyatı var. Alım fiyatı açıklandığında onun altına fiyatın gelmemesi lazım ama neyi açıklıyorsanız onun altında fiyat var. Siz de orayı tutamıyorsunuz. Tutamadığınıza göre bir sıkıntı var. Onun için soruna çok yönlü bakmak lazım” dedi. Fındık ve kuru üzüm gibi Türkiye’nin ihracatında önemli yer tutan ürünlerde de üreticinin sorun yaşadığını belirten Gürer, “Geçen yılki fiyatın altında üzümün fiyatı oluşuyor. Fındıkta da üreticilerin 350 lira beklentisi neredeyse 270 lirayla sonuçlandırılarak mağduriyet yaratılıyor. Yetmiyor, Türkiye’de müteşebbis alıp fındığı başka ülkeye götürüp oraya dikiyor, Türkiye’ye pazarda nasıl sekte vururum diye çalışma yürütüyor” diye konuştu. ÇİFTÇİNİN BANKALARA BORCU 1 TRİLYON 511 MİLYAR LİRAYA ULAŞTI Gürer, “Tarımda ortada şöyle bir tablo var: Planlama ve öngörü konuşulduğu hâlde uygulamada yok, düşük alım fiyatları var, faizle ortaya çıkan kurumlarınızın içine düşürüldüğü durum var. Hem yüksek faiz ödeniyor hem kira bedeli veriliyor hem düşük alım fiyatı gerçekleştiriliyor. Bunların tümünün yansıması tarım kesimini zora sokuyor” dedi. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üretici sayısının azaldığını ve borç yükünün ağırlaştığını belirten Gürer, “Çiftçi Kayıt Sistemi’ne dâhil 2 milyon 300 bin çiftçimiz kalmış. Ziraat odalarına üye 5 milyon çiftçi var ama şu an ÇKS’si olmayan üretimi de saymıyoruz. Bunun yanında çiftçilerin bankalara 1 trilyon 511 milyar lira kredi borcu var. Kredi borcu olmadan çiftçiliği sürdürebilen insan kalmamış. Sizin gibi kuruluşlar çiftçiye alım fiyatının düşük tutulmasına, baskılanmasına ses çıkarmazsa bu çiftçinin de bu tarımın da bu üreticinin de geleceği sorunlu. Ben bu fiyatı sizin belirlediğinizi düşünmüyorum. Size de bu konuda ‘Şunu uygulayın.’ dendiği için yapıyorsunuz. Ancak alım fiyatları konusunda bu yıl ortaya çıkan tablo, beni önümüzdeki seçim yoktur düşüncesine getirdi. Eğer olsaydı çiftçiye gereken destek sağlanırdı” dedi. GÜRER’DEN TMO’YA PATATES ÇAĞRISI Gürer, “Patates deyince akla Niğde gelir, oradan bir cümle söylemesek olmaz. Biz 1 milyon ton patates yetiştiriyoruz. Patatesi TMO geçmişte aldı, 1984 yılında TMO patatesi aldı. Alamaz diye bir şey yok. Çünkü TMO’nun asli görevlerinden biri, tarımla ilgili bütün sorunlarda çözüm üretebilecek kapasiteye ve bölgesel dağılıma sahip olması. TMO’nun mevcut hâliyle tüccar gibi düşünmeden üreticiyi, çiftçiyi ve ülkenin gelecek tarımını düşünerek politikalarını oluşturmasında daha öngörülü ve daha kararlı davranması gerektiğini düşünüyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.