Hava Durumu

#Fındık

Kırsal Haber - Fındık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fındık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çiftçiye Bu Yıl Bayram Yok! Haber

Çiftçiye Bu Yıl Bayram Yok!

​CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 2026 yılı tarımsal destekleme bütçesini sert sözlerle eleştirdi. Mazot ve gübre desteğinin fiilen kaldırıldığını belirten Sarıbal, "Tarım desteğinin 16 katı faize gidiyor" dedi. ​CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 2026 yılı bütçesinde tarım sektörüne ayrılan kalemleri analiz ederek çiftçinin karşı karşıya kaldığı tabloyu kamuoyuyla paylaştı. Toplam 167 milyar 634 milyon lira olarak belirlenen tarımsal destek bütçesinin, artan maliyetler karşısında yetersiz kaldığını vurgulayan Sarıbal, üretimde kritik öneme sahip birçok desteğin bütçeden silindiğini ifade etti. ​Mazot ve Gübre Desteği Tarihe Karıştı ​Sarıbal’ın açıklamasındaki en dikkat çekici noktalardan biri, çiftçinin en büyük maliyet kalemi olan mazot ve gübreye yönelik desteklerin son bulması oldu. 2025 yılında 32,2 milyar TL olan Alan Bazlı Destek Ödemeleri için 2026 bütçesinde hiçbir ödenek öngörülmediğini belirten Sarıbal, şu ifadeleri kullandı: ​"Fiyatları fahiş düzeyde artan mazot ve gübre destekleri bu bütçeyle birlikte tarihe karıştı. Çiftçinin üretim maliyetini düşürecek kalemler birer birer siliniyor." ​Fındık Üreticisi Şirketlerin İnsafına Bırakıldı ​2009 yılından bu yana fındık üreticisine can suyu olan alan bazlı desteğin 16 yıl sonra kaldırıldığını hatırlatan Sarıbal, bu hamlenin fındık sektöründeki yerli üreticiyi korumasız bırakacağını savundu. Sarıbal, fındıkta artık alan bazlı ödeme yapılmayacak olmasının, piyasayı tamamen büyük şirketlerin kontrolüne sokacağını iddia etti. ​Prim Destekleri ve Tazminatlar Bütçede Yok ​Açıklamada, tarımsal bütçedeki diğer eksiklikler de kalem kalem sıralandı: ​Fark Ödemesi (Prim): Önceki yıllarda 17 ürün için uygulanan prim destekleri kararnameye rağmen 2026 programında ödeneksiz kaldı. ​Telafi Edici Ödemeler: Çay Budama Tazminatı dışındaki tüm telafi edici ödemeler bütçeden çıkarıldı. ​Bütçe Dağılımı: Toplam bütçenin %54,2’si bitkisel üretime, %21,8’i hayvancılığa ayrıldı; ancak bu oranların saha gerçeklerinden uzak olduğu vurgulandı. ​"Tarım Değil, Faiz Lobisi Kazandı" ​Milletvekili Orhan Sarıbal, bütçedeki asıl çarpıklığın faiz harcamalarında gizli olduğunu belirterek acı bir karşılaştırma yaptı. Sarıbal, "Tarıma yapılan desteğin yaklaşık 16,4 katı faize ödenecek. Bu bütçe üreticinin değil, faizden beslenenlerin bütçesidir. Çiftçimiz için 2026 yılında bayram yoktur," diyerek sözlerini noktaladı.

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 1 Milyar 917 Milyon Dolarlık İhracat Haber

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 1 Milyar 917 Milyon Dolarlık İhracat

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), yeni yılın ilk iki (ocak-şubat) ayında, bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile toplamda 1 milyar 917 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “İstanbul İhracatçı Birlikleri’nin stratejik önceliği, mevcut pazarlardaki payını artırmakla birlikte; yeni pazarlar, bölgesel iş birlikleri ve ticari ittifaklar yoluyla ihracat ağını daha dirençli hale getirmek. Çalışmalarımızı bu öncelik doğrultusunda ara vermeden sürdürüyoruz.” dedi. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliğine üye farklı şehirlerde faaliyet gösteren 20 bini aşkın firma ile 2026 yılının ilk iki ayında 1 milyar 917 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İstanbul İhracatçıları, 178 ülke pazarına ürün sattı ve ülke ihracatındaki payı yüzde 5.3 oldu. En fazla ihracat Birleşik Krallık’a İstanbul İhracatçı Birlikleri, ilk iki ayda, değer bazında en fazla ihracatı 134 milyon dolar ile Birleşik Krallık’a gerçekleştirdi. Birleşik Krallık’a en fazla gemi ile kağıt ve karton ürünleri satıldı. İİB, Birleşik Krallık’ın ardından değer bazında en fazla Almanya, Norveç, Irak ve Amerika Birleşik Devletleri’ne ihracat yaptı. İİB tarafından yapılan ihracatta; Almanya’ya fındık ve mamulleri ile kağıt ve karton ürünleri; Norveç’e gemi; Irak’a ağaç ve orman ürünleri ile hayvansal mamuller sektörü; Amerika Birleşik Devletleri’ne ise hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri şeker ve şekerli mamuller alt sektörü ile kağıt ve karton ürünleri ön plana çıktı. Ülke grupları baz alındığında ise İİB’nin en fazla ihracat yaptığı bölge, 442 milyon dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri oldu. İİB bünyesinde bulunan birliklerden İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR), 2026 yılının ilk iki ayında, 568 milyon dolar; İstanbul Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 526 milyon dolar; Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), 343 milyon dolar; İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), 222 milyon dolar; İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB), 147 milyon dolar; İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 89 milyon dolar; İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KUMİB), 53.5 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Özkan: Organize ettiğimiz Türkiye milli katılımları ile görünürlüğümüz ve gücümüz arttı İstanbul İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “İstanbul İhracatçı Birlikleri’nin stratejik önceliği, mevcut pazarlardaki payını artırmakla birlikte; yeni pazarlar, bölgesel iş birlikleri ve ticari ittifaklar yoluyla ihracat ağını daha dirençli hale getirmek. Çalışmalarımızı bu öncelik doğrultusunda ara vermeden sürdürüyoruz. Yurt içinde ve yurt dışında gerçekleştirdiğimiz etkinlikler ile yoğun bir ay geçirdik. Organize ettiğimiz milli katılımlarda, Türk ürünlerinin aynı alanda alıcıya çıkması, uluslararası arenada görünürlüğümüzü ve gücümüzü artırdı. Milli katılım organizasyonlarımızda, ocak ve şubat aylarında 100’e yakın firmanın yurtdışındaki önemli fuarlara katılmasını sağladık. Avrupa’nın en büyük şekerleme ve atıştırmalık ürünler fuarı ISM 2026, ISM altında bu yıl ilk defa düzenlenen ve gelecekte daha da gelişeceğini öngördüğümüz ham madde, yarı mamul ve gıda bileşenlerine yönelik ISM INGREDIENTS 2026, Rusya ve Doğu Avrupa'nın en büyük uluslararası gıda ve içecek fuarı Prodexpo 2026 ve Wine Paris 2026 Fuarı’nda milli katılım organizasyonları gerçekleştirdik. Japonya’da düzenlenen Süpermarket Trade Show’a, info stant ile katılarak, tadım etkinlikleri ile Türk hayvansal ürünlerinin tanıtımını yaptık. Japon alıcılar detaycı, uzun vadeli düşünen ve güvene dayalı iş yapmayı sevdiklerinden dolayı yüz yüze iletişimi tercih ediyorlar. Bundan dolayı, bu büyük ve önemli pazarda daha fazla yer bulmak için bu fuarda olmak bizim için önemliydi. Yeni Delhi’de düzenlenen MEWA Fuarı’nda Türk fındığını başarıyla tanıttık. Birliklerimizin UR-GE projeleri çalışmalarına devam ediyor. “Turkish Animal Pro II Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) Projesi” kapsamında projede yer alan firma temsilcilerinin katılımı ile “İhracata Yönelik Satış Becerilerinin Geliştirilmesi” konulu eğitim düzenlendi. “İHBİR Teknik Eğitim Programı” kapsamında ise “Raf Ömrü ve Hızlandırılmış Raf Ömrü Analizleri” eğitimi, firma temsilcileri ve akademisyenlerin katılımı ile yapıldı. “Dış Tıcaret Yönetim Sürecinde Lojistik Yönetimi ve Nakliye Şekilleri”, Gıda Bağışının Firmalar Açısından Vergi/Maliyet Avantajları” konularında, genel katılıma açık, online, ücretsiz eğitimler düzenlendi. Türkiye’nin ekonomisi için biz ihracatçılar bir an bile durmadan çalışmaya, üretmeye devam ediyoruz” dedi.

Gübreler Toprakla Buluşuyor, Çiftçinin Yüzü Gülüyor Haber

Gübreler Toprakla Buluşuyor, Çiftçinin Yüzü Gülüyor

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın öncülüğünde yürütülen tarımsal destek projeleri kapsamında sebze, meyve ve fındık yetiştiricilerine sağlanan yüzde 50 hibeli gübreler, üreticilerin yüzünü güldürüyor. Destekten yararlanan yaklaşık 5 bin 200 çiftçi, gübrelerini tarla ve bahçelerinde kullanmaya başladı. 80 BİN HEKTAR TARIM ARAZİSİ DESTEKLENDİ Çiftçi dostu Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimi artırmak ve çiftçilerin maliyet yükünü azaltmak amacıyla hayata geçirdiği onlarca proje ile üreticilerin yanında olmaya devam ediyor. Büyükşehir, “Zirai Gübre Desteği Projesi” doğrultusunda çiftçilere yüzde 50 hibeli 15-15-15 kompoze gübre desteği sağladı. Bu proje ile yaklaşık 80 bin hektar tarım arazisi desteklenmiş oldu. ÇİFTÇİLER ÇOK MEMNUN Gübrelerini teslim alan sebze, meyve ve fındık yetiştiricileri, tarla ve bahçelerinde kullanmaya başladı. Kocaeli’de en çok tarım faaliyetinin yapıldığı Kandıra’da üreticiler, gübrelerini toprakla buluşturmaya başladı. Destekten yararlanan üreticilerden biri de Kandıra’nın Sucuali Mahallesi’nde yaşayan çiftçi İlyas Şen oldu. Yaklaşık 10 dönümlük örnek fındık bahçesinde gübreleme çalışmalarına başlayan Şen, verilen desteğin üretim için büyük önem taşıdığını söyledi. “GÜBREYİ TADIMLIK DEĞİL, DOYUMLUK KULLANIYORUZ” Gübreyi tadımlık değil, doyumluk olarak toprağa attıklarını ifade eden Şen, “Tahir Büyükakın Başkanımıza teşekkür ediyoruz. Bu destekler sayesinde daha çok ekiyor, daha çok ürün alıyoruz. Mahsulümüz daha bereketli oluyor.” dedi. “GÜBRENİN KALİTESİ VE VERİMİ YÜKSEK” Bahçesinde bakım ve gübreleme çalışmalarını sürdüren Şen, bu yıl verim ve kalite açısından yüksek bir sezon beklediğini ifade etti. Bahçesine uyguladığı gübrenin azot, fosfor, çinko ve potasyum içerdiğini belirten üretici İlyas Şen, bu karışımın fındık ağaçlarını kış ayazı ve dona karşı daha dayanıklı hale getirdiğini, meyvenin iç dolgunluğunu artırdığını ve aynı zamanda kalite randımanını yükselttiğini söyledi. “EMEĞİ GEÇEN HERKESE TEŞEKKÜR EDİYORUM” Şen, konuşmasının devamında şunları aktardı: “Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin yıllardır çiftçilere verdiği destekten memnunuz. Özellikle ziraat mühendisleri gübre, mazot, ilaçlama ve teknik destek konusunda üreticilere önemli katkılar sağlıyor. İhtiyaç duyduğumuzda bahçelerimize kadar gelerek teknik destek veriyorlar. Başta Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” “TOPRAKLARIMIZ BEREKETLENDİ” Kandıra Sucuali Mahalle Muhtarı Sezgin Özcan ise çiftçilere verdiği tarımsal desteklerden dolayı tüm üreticiler adına Başkan Tahir Büyükakın’a teşekkür ederek, “Destekler verilmeden önce verim azdı. Ama yüzde 50 hibeli gübre verdikten sonra verim iyice arttı. Ürünler daha kaliteli. Topraklarımız bereketlendi. Başkanımızdan, Allah razı olsun” diye konuştu.

Fındık Tarımında Çocuk İşçiliğin Önlenmesi İçin Çalışma Haber

Fındık Tarımında Çocuk İşçiliğin Önlenmesi İçin Çalışma

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından “Türkiye’de Mevsimlik Fındık Tarımında En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Sona Erdirilmesine Yönelik Kapsamlı Model Projesi” kapsamında, Karadeniz İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği (KİB) işbirliği ve ev sahipliğinde, KİB üyelerine yönelik olarak Türkiye’de Fındık Tedarik Zincirinde Çocuk İşçiliği Özen Yükümlülüğü ve Sorumlu İş Davranışı Eğitim Programı gerçekleştirildi. Çocuk Hakları Uzmanı Sezen Yalçın tarafından verilen eğitimde, çocuk işçiliğine ilişkin kavramsal çerçeve ve temel kavramlar kapsamlı biçimde ele alındı, çocuk işçiliği etkileri ve tarım sektörü özelinde çocuk işçiliği riskleri üzerinde duruldu. Bunun yanı sıra çocuk işçiliğinin önlenmesine yönelik uluslararası ve ulusal mevzuat çerçevesi ile işletmeler açısından sorumlu iş davranışı ilkeleri detaylı biçimde aktarıldı. Programın ikinci gününde ise çocuk işçiliğiyle mücadelede özen yükümlülüğü yaklaşımının temel adımları incelendi, tarım tedarik zincirinde özen yükümlülüğüne dikkat çekildi. Ayrıca çocuk işçiliğinin en kötü biçimleri, çocuk işçiliği vakalarında izlenmesi gereken müdahale ve telafi mekanizmaları ile çocuk işçiliği riskleri karşısında işletmelerin üstlenmesi gereken sorumluluklara vurgu yapıldı. Firmaların aktif katılımı ve görüşleri doğrultusunda yürütülen program sonrasında katılımcılara ILO tarafından katılım belgeleri takdim edildi.

Şubat'ta Üretici ve Market Fiyat Farkı En Fazla Karnabahar'da Haber

Şubat'ta Üretici ve Market Fiyat Farkı En Fazla Karnabahar'da

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şubat ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri değerlendirdi. “Şubat ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 229,7 ile karnabaharda görüldü” diyen Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Karnabahardaki fiyat farkını yüzde 226,7 ile marul, yüzde 223 ile kuru soğan, yüzde 218,7 ile pırasa takip etti. Karnabahar ve marul 3,3 kat, kuru soğan ve pırasa 3,2 kat fazlaya satıldı. Üreticide 12 lira 36 kuruş olan karnabahar markette 40 lira 75 kuruşa, 16 lira 29 kuruş olan marul 53 lira 20 kuruşa, 4 lira olan kuru soğan 12 lira 92 kuruşa, 16 lira 18 kuruş olan pırasa 51 lira 58 kuruşa satıldı. Şubat ayında fiyatı en fazla artan ürün hem üretici hem de markette marul olurken, fiyatı en fazla düşen ürün markette yeşil soğan, üreticide ise karnabahar oldu.” Market fiyatları “Şubat ayında markette 41 ürünün 28’inde fiyat artışı, 13’ünde ise fiyat azalışı görüldü. Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 50,3 ile marul oldu. Maruldaki fiyat artışını yüzde 34,2 ile sivri biber, yüzde 29,9 ile salatalık, yüzde 18,4 ile kabak ve yüzde 16,3 ile limon takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 14,2 ile yeşil soğan oldu. Yeşil soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 11,9 ile domates, yüzde 11,7 ile kuru üzüm, yüzde 10,4 ile yeşil mercimek ve yüzde 9,8 ile zeytinyağı izledi.” Üretici fiyatları “Şubat ayında üreticide 33 ürünün 18’inde fiyat artışı olurken 7’sinde fiyat düşüşü görüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 29 ile karnabaharda görüldü. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 27,3 ile kuru soğan, yüzde 12,8 ile domates, yüzde 9,1 ile fındık ve yüzde 8,2 ile patates izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 49,9 ile marulda görüldü. Maruldaki fiyat artışını yüzde 39,5 ile sivribiber, yüzde 37,8 ile patlıcan, yüzde 36,3 ile salatalık ve yüzde 31,9 ile maydanoz izledi.” Üretici fiyat değişiminin nedenleri “Güzlük dönemde seralarda; salatalık, patlıcan ve sivri biber üretimine yönelen üreticilerimiz, baharlık sezonda domates üretimine yöneldiler. Domatesteki arz artışı üretici fiyatlarının düşmesine neden olurken salatalık, patlıcan ve sivri biberdeki arz düşüşü fiyatların artmasına yol açtı. Talepteki azalma, karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. Kuru soğandaki fiyat düşüşünün nedeni, yüksek rekolteye bağlı oluşan arz fazlası ile artan sıcaklıkların depolarda bozulmalara yol açmasıdır. Üreticilerimiz, ürün kaybını önlemek amacıyla soğanı düşük fiyatla piyasaya sunmak zorunda kaldı. Bazı bölgelerde aşırı yağışlar nedeniyle hasadın yapılamaması, marulda arz azalmasına neden oldu ve bu durum üreticide marul fiyatlarını yükseltti.” Girdi fiyatlarında yaşanan değişimler “Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Şubat ayında, Ocak ayına göre amonyum sülfat gübresi yüzde 4,2, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 1,6, amonyum nitrat gübresi yüzde 1,3, DAP gübresi yüzde 0,5 oranında artış gösterdi. Buna karşın ÜRE gübresi yüzde 0,2 oranında düştü. Geçen yılın Şubat ayına göre son bir yılda 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 38,5, üre gübresi yüzde 38,3, DAP gübresi yüzde 35,4, amonyum sülfat gübresi yüzde 33,3, amonyum nitrat gübresi yüzde 29,3 oranında arttı. Şubat ayında Ocak ayına göre besi yemi yüzde 2,8, süt yemi yüzde 2,7, son bir yılda besi yemi yüzde 34,3, süt yemi yüzde 30,1 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8 oranında artarken tarım ilacı fiyatları yüzde 27,8 oranında arttı. Şubat ayında mazot fiyatı aylık olarak yüzde 5,1 oranında artarken, yıllık yüzde 26,1 oranında arttı.”

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 923.5 Milyon Dolarlık İhracat Haber

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 923.5 Milyon Dolarlık İhracat

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), yeni yılın ilk ayında, bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile toplamda 923.5 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “Gerek ihracatımız, gerekse yaptığımız organizasyonlar ile yeni yıla hızlı bir başlangıç yaptığımızı söyleyebilirim” dedi. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliğine üye farklı şehirlerde faaliyet gösteren 20 bini aşkın firma ile 2026 yılının ilk ayında 923.5 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İstanbul İhracatçıları, 166 ülke pazarına ürün sattı ve ülke ihracatındaki payı yüzde 5.2 oldu. En fazla ihracat Birleşik Krallık’a İstanbul İhracatçı Birlikleri, ocak ayında, değer bazında en fazla ihracatı 96 milyon dolar ile Birleşik Krallık’a gerçekleştirdi. Birleşik Krallık’a en fazla gemi ile kağıt ve karton ürünleri satıldı. İİB, Birleşik Krallık’ın ardından değer bazında en fazla Almanya, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri ve Amerika Birleşik Devletleri’ne ihracat yaptı. İİB tarafından yapılan ihracatta; Almanya’ya fındık ve mamulleri ile ağaç ve orman ürünleri; Irak’a su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü ile ağaç ve orman ürünleri; Birleşik Arap Emirlikleri’ne ağaç ve orman ürünleri ile su ürünleri ve hayvansal mamuller; Amerika Birleşik Devletleri’ne ise hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri şeker ve şekerli mamuller alt sektörü ile kağıt ve karton ürünleri ön plana çıktı. Ülke grupları baz alındığında ise İİB’nin en fazla ihracat yaptığı bölge, 216 milyon dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri oldu. İİB bünyesinde bulunan birliklerden İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR), 2026 yılının ocak ayında, 269 milyon dolar; İstanbul Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 249.5 milyon dolar; Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), 167 milyon dolar; İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), 130 milyon dolar; İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB), 71 milyon dolar; İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 44 milyon dolar; İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KUMİB), yüzde 26 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Özkan: Yeni yıla hızlı bir başlangıç yaptık İstanbul İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “Yeni yıla, büyük bir motivasyon ile girdik. Ocak ayında ihracatımızı artırmaya, pazarlarımızda güçlenmeye yönelik farklı etkinlikler gerçekleştirdik. İİB’nin; “Az Tehlikeli İşlerde İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Mevzuatı Uygulama Eğitimi”, “İş Yaşamında İletişim Becerileri” ve “Yapay Zeka Destekli Dijital Pazarlama Eğitimi” konularında genel katılıma açık, ücretsiz, çevrim içi eğitimleri oldu. Dijital satış kanallarında güçlenmek isteyen kadın girişimcilere yönelik “E-Ticaret ve E-İhracat Eğitimi” gerçekleştirildi. İİB’nin organizasyonunda fonksiyonel gıda ve gıda takviyesi sektöründe faaliyet gösteren firmalara yönelik “Gıda Takviyesi ve Fonksiyonel Gıda Sektörü Strateji Çalıştayı” düzenlendi. Ortadoğu’da faaliyet gösteren süpermarket zincirleri yetkililerinin katılımı ile sektörel alım heyeti programını düzenledik. Bir diğer alım heyeti programımızı ise 15 ülkeden gelen ithalatçı firmaların katılımı ile Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı’na eş zamanlı gerçekleştirdik. Gerek ihracatımız, gerekse yaptığımız organizasyonlar ile yeni yıla hızlı bir başlangıç yaptığımızı söyleyebilirim” dedi.

Büyükşehir Uzmanından Ramazan’da Beslenme Tavsiyeleri Haber

Büyükşehir Uzmanından Ramazan’da Beslenme Tavsiyeleri

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayında da vatandaşlara yönelik ücretsiz sağlıklı beslenme danışmanlığı hizmetini sürdürüyor. Ücretsiz diyetisyen hizmeti kapsamında sağlıklı, yeterli, dengeli ve bilinçli beslenme adına yol gösteriliyor. Destek kapsamında yaşam kalitesini arttırmaya yönelik çalışmalar yapılırken, buna uygun beslenme programları oluşturuluyor. EN KRİTİK ÖĞÜN, SAHUR Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının manevi yönünün yanında beslenme alışkanlıklarının da yeniden şekillendiği bir dönem olduğunu söyledi. Ramazan ayında en kritik öğünün sahur olduğunu belirten Dr. Nilgün İstek, sahur yapılmadığı takdirde gün içerisinde halsizlik, baş ağrısı, dikkat azalması gibi sorunlar yaşanabileceğini ifade etti. SAHUR NASIL YAPILMALI? Doğru bir sahurun yapılmasının da bu tür etkileri ortadan kaldırabileceğini anlatan Dr. Nilgün İstek, “Sahurda tam buğday unu, tam tahıllı ekmek gibi karbonhidratların yanında yumurta, peynir, yoğurt gibi sağlıklı ve proteinli besinler tüketilebilir. Aynı zamanda zeytin, ceviz, badem, fındık gibi sağlıklı yağların alınması da faydalı olur. Sahurda şekerli gıdalar, tuzlu yiyecekler, salamuralar mümkün olduğunca az tüketilmeli. Böylece gün boyunca çabuk acıkma veya çabuk susama gibi durumları en aza indirebiliriz” dedi. İFTARDA NELERE DİKKAT EDİLMELİ? İftarda ise en önemli noktanın kademeli beslenmek olduğunu dile getiren Dr. Nilgün İstek, “Uzun süreli açlıktan sonra iftar saatinde birdenbire çok ağır ve yağlı yiyecekler yemek sindirim sistemi problemlerine yol açabilir. Özellikle kronik hastalığı olanlar dikkat etmelidir. Öncelikle suyla oruç açılmalı, bir veya iki adet hurma ve zeytinle devam edilmelidir. Çorba içtikten sonra ise doğrudan ana yemeğe geçilmemeli. 10-15 dakika kadar ara verdikten sonra ana yemeğe geçilmelidir. Bu, sindirimin daha da rahatlamasına yardımcı olacaktır. Ayrıca ara vermek tokluk sinyallerinin oluşmasını sağlar. Aşırı yemek yemenin önüne geçilmiş olur. Kan şekerinin de hızlı yükselmesini engeller. Bu, daha kontrollü bir metabolizma açısından önemlidir” diye konuştu. RAMAZAN’DA SIVI TÜKETİMİ ÖNEMLİ Oruç döneminde sıvı dengesinin sağlanmasının da önemli olduğunu vurgulayan Dr. Nilgün İstek, yeterli miktarda su alınmadığı durumda baş ağrısı, dikkat azalması, halsizlik ve sindirim sistemi problemleri yaşanabileceğini anlattı. Suyu da zamana yayarak iftar ile sahur arasında tüketmek gerektiğini söyleyen Dr. Nilgün İstek, “Çay ve kahvenin, su yerine geçmeyeceği bilinmelidir. Yiyeceklerdeki demirden daha iyi yararlanabilmek için çay ve kahvenin yemekten yaklaşık bir saat sonra tüketilmesini tavsiye ediyoruz. Ayrıca Ramazan ayında hareket etmek de çok değerlidir. İftardan yaklaşık bir saat sonra yapılacak fiziksel aktivite, sindirimin rahatlamasına, kan şekerinin dengelenmesine ve kilo kontrolüne yardımcı olacaktır. Kronik hastalığı olanlar özellikle oruç tutma dönemi öncesinde doktora ve diyetisyene danışmalıdır” dedi.

Ramazan Ayı Öncesinde Fiyatlarda Artış Haber

Ramazan Ayı Öncesinde Fiyatlarda Artış

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazan ayı öncesinde temel gıda ürünlerindeki fiyat değişimlerine ilişkin bir basın açıklaması yaptı. 2007 yılından bu yana Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin Ramazan öncesi fırsatçılığa izin verilmemesi konusunda çalışmalar yaptığını hatırlatan Bayraktar, “Ramazan ayı öncesinde temel tüketim ürünlerine yönelik fiyat hareketleri Birliğimiz tarafından incelendi. Yapılan çalışmada, geçen yılın Ramazan dönemi ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlar karşılaştırıldı; ayrıca son 15 günlük süreçte üretici ve market fiyatlarında yaşanan değişimler ürün bazında değerlendirildi. Çalışma kapsamında üretici ve market fiyat farkları ile aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimleri de ele alındı” dedi. Geçen yıla göre Ramazan ayı öncesi üretici market fiyatları “Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlara baktığımızda, bu yıl markette 39 ürünün 32’sinde fiyat artışı, 7’sinde fiyat düşüşü gerçekleşti. Markette en fazla fiyat artışı yüzde 197,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 149,2 ile kabak, yüzde 117,1 ile fındık, yüzde 108,8 ile elma izledi. Markette fiyatı en çok düşen ürünler ise yüzde 41,9 ile kuru soğan, yüzde 31,9 ile kuru fasulye, yüzde 26,4 ile nohut ve yüzde 18,3 ile beyaz lahana oldu. Geçtiğimiz yılın Ramazan öncesine göre bu sene tüketicilerimiz marketten limonu 3 kat, kabağı 2,5 kat, fındığı 2,2 kat ve elmayı 2,1 kat fazlaya alarak tüketmek zorunda kalacaklar. Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesine göre üreticide 31 ürünün 21’inde fiyat artışı, 9’unda fiyat düşüşü görülürken 1 üründe fiyat değişimi yaşanmadı. Üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 68,5 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 44 ile beyaz lahana, yüzde 29,8 ile sivri biber, yüzde 23 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 212,7 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160 ile antepfıstığı, yüzde 133,3 ile kuru kayısı, yüzde 100 ile kırmızı mercimek izledi.” 28 Ocak-12 Şubat 2026 market fiyatları “15 günlük süreçte markette 41 ürünün 27’sinde fiyat artışı, 14’ünde fiyat azalışı görüldü. Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasadaki fiyat artışını yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 9,6 ile yeşil mercimek oldu. Yeşil mercimekteki fiyat düşüşünü yüzde 9 ile antepfıstığı, yüzde 8,3 ile nohut, yüzde 7,8 ile kuru soğan ve yüzde 6,5 ile havuç izledi.” 28 Ocak-12 Şubat 2026 üretici fiyatları “15 günlük süreçte üreticide 33 ürünün 21’inde fiyat artışı olurken, 4’ünde fiyat düşüşü gürüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi görülmedi. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 17 ile karnabaharda görüldü. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 12,7 ile kuru soğan ve fındık, yüzde 9,4 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 47,3 ile maydanozda görüldü. Maydanozdaki fiyat artışını yüzde 36,1 ile marul, yüzde 28,8 ile mandalina, yüzde 28,6 ile havuç, yüzde 23,9 ile pırasa takip etti.” Üretici fiyat değişimlerinin nedenleri “Kuru soğanda rekoltenin yüksek olması ve sıcaklıkların artması nedeniyle depolarda bozulmalar yaşanmaya başlandı. Ürün kaybı riskini azaltmak isteyen üreticiler, kuru soğanı kısa sürede elden çıkarmak amacıyla piyasaya düşük fiyatlardan sunmaya başladı. Patateste ise piyasada durgunluk yaşanıyor, alıcı talebinin zayıf olması fiyatları olumsuz etkiliyor. Talebin azalması karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. 2025 yılında yaşanan zirai don sebebiyle fındık rekoltesi düştü. Fakat buna rağmen piyasada oluşan fındık fiyatları son dönemlerde manipülatif hareketlerle düşürüldü.” Aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimi “Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlar nedeniyle ürün fiyatları marketlerde çok sık değişiyor. Maliyetler sebep gösterilerek marketler arası aynı marka ürünler farklı fiyatlara satılıyor. Tüketicilerimiz doğal olarak hangi ürün hangi markette düşük fiyata satılıyor arayışına girmek zorunda kalıyor. Birliğimizce Ankara’da temel tüketim maddeleri arasından seçilen aynı marka ve gramajdaki 5 farklı ürünün 4 farklı marketteki fiyatlarına yönelik çalışma yapıldı. Yaptığımız çalışma sonucunda ürünlerin belirli markalar tarafından paketlenmiş fiyatının marketten markete oldukça değişkenlik gösterdiği görüldü. Aynı markanın aynı gramajda ürünün farklı marketlerdeki fiyatları değerlendirildiğinde; Ayçiçek yağında yüzde 68,3, nohutta yaklaşık yüzde 41, tavuk yüzde 26,3, süt yüzde 22,5 ve yoğurt yüzde 19,9 oranlarda değişimler olduğu görülüyor. Yaptığımız çalışmada; 1 litre X marka Ayçiçek yağının fiyatı marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 179 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Ayçiçek yağı litre fiyatının farklı marketlerdeki değişimi yüzde 68,3 ü buluyor. 1 kilogram X marka nohudun fiyatı, marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 154 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Nohutta aynı markanın farklı marketlerdeki fiyat değişimi yaklaşık yüzde 41’i buluyor. 1 kilogram X marka bütün tavuk fiyatı, marketlerde 95 lira ile 119 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Aynı marka bütün tavuğun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 26,3’ü buluyor. 1 litre X marka sütün fiyatı, marketlerde 57 lira 90 kuruş ile 70 lira 90 kuruş arasında değişiyor. Sütün farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 22,5’i buluyor. 1 kilogram X marka yoğurdun fiyatı, marketlerde 77 lira 50 kuruş ile 92 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Yoğurdun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 19,9’u buluyor. Son yıllarda önemli ölçüde artan üretim maliyetleri ve yaşanan doğal afetler nedeniyle üreticilerimiz yeterli geliri elde edemiyor ve üretmekte zorlanıyorlar. Buna rağmen üreticilerimizin ürettiği ürünlerin marketlerde birbirinden farklı yüksek fiyatlara satılması kabul edilebilir değildir. Diğer taraftan tüketicilerimiz ramazan alışverişlerini yaparken taklit ve tağşiş yapılan ürünler konusunda dikkatli olmalı, güvendikleri yerlerden ihtiyaçlarını almalı ve şüpheli ürünleri ihbar etmelidir. Taklit ve tağşişin önlenmesi için tüm illerde denetimlerin sık sık yapılması sağlanmalıdır. Mübarek Ramazan ayının İslam âlemi ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını, sağlık, huzur, bolluk ve bereket getirmesini diliyor, yaşadığımız doğal afet etkilerinin bir an önce son bulmasını temenni ediyorum.”

Türk Organik Sektörü BIOFACH 2026 Organik Ürünler Fuarı’na Çıkarma Yaptı Haber

Türk Organik Sektörü BIOFACH 2026 Organik Ürünler Fuarı’na Çıkarma Yaptı

Türk organik sektörü, organikte dünyanın en büyük buluşması Nürnberg BIOFACH 2026 Organik Ürünler Fuarı’na 41 firmayla çıkarma yaptı. Türk organik sektörü, Avrupa’da ve dünyanın dört bir tarafında yükselen organik ürün talebinden daha fazla pay almak için Türk organik sektörünün potansiyelini sergiledi. 2 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak için büyük bir adım attı. Türkiye Milli Katılım Organizasyonu Ege İhracatçı Birlikleri’nce bu yıl 28. kez gerçekleştirilen BIOFACH 2026 Organik Ürünler Fuarı’nda Türk firmaları kuru meyve, hububat, bakliyat, meyve suyu, dondurulmuş meyve-sebze, fındık ve sağlıklı atıştırmalık ürün gruplarıyla Türk organik sektörünün çeşitliliğini ve rekabet gücünü uluslararası profesyonellere tanıttı. BIOFACH 2026 Organik Ürünler Fuarı’na 25 yılı aşkın süredir Türk organik sektörünün güçlü bir şekilde tanıtımı için Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştirdikleri bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, günümüzde Türk organik sektörünün 250’den fazla ürün çeşidiyle dünyanın en güçlü tedarikçilerinden biri haline geldiğini Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Japonya başta olmak üzere organik ürün tüketiminde öne çıkan pazarlarda güçlü tedarikçi olduklarının altını çizdi. Nürnberg Biofach Organik Gıda Fuarı’nda, Türk organik ürünlerinin ulaştığı kalite ve kapasiteyle organik ürün ithalatçılarından tam not aldığının altını çizen Işık, “Türk organik sektörü 35 yıldır yaptığı yatırımlar sayesinde ihracatta 1 milyar dolar barajını aştı. 2 milyar dolar ihracat hedefimize ulaşmak için Fuarlar, TURQUALITY ve UR-GE projeleri, sektörel ticaret heyetleri, alım heyetleriyle pazarlama faaliyetlerine ağırlık veriyoruz. BIOFACH 2026’da, değer zincirinin tamamına yayılan ürün gamıyla yaklaşık 2.200 katılımcı firma ve yaklaşık 90 ülkeden uluslararası organik topluluğu Nürnberg’de buluştu. Almanya dışında İtalya, Hollanda, Hindistan, Avusturya ve İspanya en güçlü uluslararası katılımcılar arasında öne çıktı. Hindistan bu sene Partner ülke olarak yer aldı” şeklinde konuştu. Türkiye Standında, ziyaretçi temasını artırmak, ürün deneyimini güçlendirmek ve Türkiye markasını görünür kılmak üzere bir proje yürüttükleri bilgisini veren Başkan Işık şöyle devam etti: “Türkiye Milli Katılımı kapsamında fuarda 100 m² büyüklüğünde yemek tanıtım alanı kurguladık. Profesyonel şef eşliğinde tadım etkinliği düzenledik. Ziyaretçilere katılımcı firmaların profillerini içeren tanıtım kitapçığı sunduk ve trend alanındaki ekranlarda Türkiye’yi ve ihracat sektörlerini tanıtıcı içerikler fuar süresince gösterdik.” BIOFACH 2026 Fuarı’na Türkiye Milli Katılımı Organizasyonuyla 17 firma katıldı. Milli Katılımda yer alan firmalar; “Armada Gıda Ticaret Sanayi A.Ş., Dervişoğlu Bakliyat A.Ş., NİMEKS ORGANİK TARIM ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ, Işık Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş., GÖKNUR GIDA MADDELERİ ENERJİ İMALAT İTH. İHR. TİC. VE SAN. A.Ş., TUNAY GIDA SANAYİ VE TİCARET A.Ş, GLOBAL KURUYEMİŞ ŞEKERLEME GIDA SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, KESEBETLER GIDA MADDELERİ HAYVANCILIK NAKLİYAT İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, SANEKS KURU İNCİR İŞL. VE TİC. A.Ş., Pagmat Gıda A.Ş., Osman Akça Tarım Ürünleri İth. İhr. San. ve Tic. AŞ, YILDIZAGRO GIDA İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, DURUKAN SEKERLEME SAN. TIC. A.Ş., TERRASTAR TARIM İNŞ. TURİZM SAN. VE TİC. A.Ş., HATTİ GIDA A.Ş., SENOCAK GIDA FINDIK ENT.TURZ.NAK.İNŞ.SAN.TİC.LTD.ŞTİ ve FRESHBAK DOĞAL GIDA SANAYİ VE TİCARET AŞ” oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.