Hava Durumu

#Fındık

Kırsal Haber - Fındık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fındık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kahverengi Kokarca'ya Karşı 15 İlde Eş Zamanlı Seferberlik Haber

Kahverengi Kokarca'ya Karşı 15 İlde Eş Zamanlı Seferberlik

Tarımsal rekolteyi tehdit eden Kahverengi Kokarca zararlısına karşı yürütülen mücadele yeni bir boyuta taşınıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü çatısı altında bir araya gelen 15 ilin yöneticileri, önümüzdeki dönemde uygulanacak kışlak mücadelesinin stratejisini belirledi. Tarım ve Orman Bakanlığı, fındık başta olmak üzere pek çok tarım ürününe zarar veren Kahverengi Kokarca ile Mücadele Eylem Planı kapsamındaki temaslarını sürdürüyor. Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber başkanlığında düzenlenen geniş kapsamlı değerlendirme toplantısında, 2026 yılı boyunca sahada yürütülen çalışmalar ve yaklaşan kış dönemi eylemleri masaya yatırıldı. Çevrim içi olarak gerçekleştirilen zirveye, zararlının görüldüğü ve risk taşıdığı 15 ilin İl Müdürleri, İl Müdür Yardımcıları ile Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürleri katılım sağladı. Toplantıda öncelikle yıl boyunca yürütülen izleme, tespit ve kontrol faaliyetlerinin sonuçları detaylı şekilde incelendi. Havaların soğumasıyla birlikte zararlının kapalı alanlara ve kışlak mekanlarına çekilme eğilimi göstermesi nedeniyle, önümüzdeki günlerde yürütülecek kışlak mücadelesi ana gündem maddesi oldu. İlgili tüm kurumların iş birliğiyle 15 ilde eş zamanlı bir mücadele takviminin uygulanması kararlaştırılırken, zararlının kış uykusuna yatacağı alanlarda saha kontrollerinin ve müdahale süreçlerinin daha da sıklaştırılacağı vurgulandı. Üreticilerin rekolte ve kalite kaybı yaşamaması adına Bakanlık birimlerinin sahada tam koordinasyonla çalışmaya devam edeceği bildirildi.

Gürer: "Çiftçinin Girdi Maliyeti Yüzde 54 Artarken Ürün Fiyatı Yerinde Sayıyor" Haber

Gürer: "Çiftçinin Girdi Maliyeti Yüzde 54 Artarken Ürün Fiyatı Yerinde Sayıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 ve 2026 yıllarındaki tarımsal ürün alım fiyatlarını motorin ve tarımsal girdi artışlarıyla karşılaştırdı. Gürer, “Çiftçiye maliyet artışı kadar fiyat verilmezse üretici üretimden kopar” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 ve 2026 yıllarında açıklanan yaş çay, fındık, buğday, arpa , tarımsal girdi maliyetleri ve motorin fiyatlarındaki artışla karşılaştırdı. Gürer, ortaya çıkan tablonun üretici açısından ciddi bir gelir kaybına işaret ettiğini belirterek, “Çiftçinin maliyeti ile ürününe verilen fiyat arasındaki makas giderek açılıyor. Üretici daha pahalıya üretiyor ancak ürününü maliyet artışının gerisinde kalan fiyatlarla satmak zorunda kalıyor” dedi. 2025 yılının 1 Eylül tarihinde 54 lira olan motorinin 1 Eylül 2026 tarihinde 83 liraya yükseldiğine dikkat çeken Gürer, motorindeki bir yıllık artışın yüzde 53,7 olduğunu belirtti. Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi'nin de on iki aylık ortalamalara göre yüzde 34,02 arttığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, açıklanan ürün fiyatlarının birçok üründe bu artışların gerisinde kaldığını söyledi. Gürer, “Tarımda yalnızca ürünün fiyatına bakarak değerlendirme yapılamaz. Çiftçi o ürünü hangi maliyetle üretiyor, mazota ne kadar ödüyor, gübreye ne kadar ödüyor, ilaca, yeme, elektriğe ve sulamaya ne kadar para harcıyor? Bunlara bakmak gerekiyor. Açıklanan fiyatlar maliyetler dikkate alınarak değerlendirildiğinde üreticiyi memnun edecek ve üretimde tutacak bir seviyede değildir.Bölgeye göre değişen verimde gelir durumunu etkiliyor” diye konuştu. MOTORİN BİR YILDA 29 LİRA ARTTI CHP’li Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimde motorinin temel maliyet kalemlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, “1 Eylül 2025 tarihinde motorinin litre fiyatı 54 liraydı. Bir yıl sonra, 1 Eylül 2026 tarihinde motorin 83 liraya çıktı. Motorinin litresinde bir yılda 29 liralık artış yaşandı. Bu, yüzde 53,7 oranında bir artış demektir” diye konuştu. Motorin fiyatlarındaki artışın tarımın her alanına yansıdığını belirten Gürer, “Çiftçi traktörünü motorinle çalıştırıyor. Tarlasını motorinle sürüyor. Hasadını biçerdöver yada toplama makinası ile motorinle yapıyor. Ürününü motorinle taşıyor. Sulama sistemlerinde enerji ve yakıt maliyetleri var. Ürünün tarladan pazara ulaşmasına kadar geçen sürecin her aşamasında motorin ve enerji maliyetleri bulunuyor. Motorine yüzde 53,7 zam gelirken çiftçinin ürününe bunun çok altında fiyat artışı verilirse üreticinin gelir kaybı kaçınılmaz olur.Ek birde nakliye gideri ile ürün fiyatı da katlıyor” dedi. TARIMSAL GİRDİLER TÜİKE GöRE YÜZDE 34,02 ARTARKEN ÇİFTÇİYE NE KADAR FİYAT VERİLDİ? CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi'ndeki artışa da dikkat çekerek, “Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 34,02 arttı. Bu, ortalama bir artış. Çiftçinin kullandığı her girdide aynı oranda artış yaşanmıyor. Bazı girdilerde çok daha yüksek artışlar söz konusu. Motorindeki yüzde 53,7'lik artış bunun en açık örneğidir.” Üretim maliyetlerinin her geçen gün ağırlaştığını ifade eden Gürer, “Çiftçi bugün tohumunu, gübresini, ilacını, mazotunu, yemini, suyunu, elektriğini daha pahalı alıyor. Sulama maliyeti artıyor, işçilik maliyeti artıyor, nakliye maliyeti artıyor. Ancak ürününü sattığında aldığı fiyat aynı hızla artmıyor. Sorunun özü burada. Çiftçinin gideri hızla yükselirken geliri aynı oranda yükselmiyor” dedi. Gürer, “Çiftçi üretim yaparken zarar ederse, o çiftçi bir süre sonra üretimden çekilir. Üreticiyi üretimde tutmanın yolu, maliyetini karşılayan ve emeğinin karşılığını veren bir fiyat politikası uygulamaktır” dedi. ARPADA ARTIŞ SADECE YÜZDE 15,9 Gürer, 2025 ve 2026 yılı arpa alım fiyatlarını karşılaştırarak, en dikkat çekici tablonun arpa üreticisinde ortaya çıktığını söyledi. 2025 yılında ton başına 11 bin lira olan arpa fiyatının 2026 yılında 12 bin 750 liraya olduğunu belirten Gürer, artışın 1.750 lira olduğunu ve artış oranının yalnızca yüzde 15,9'da kaldığını ifade etti. Gürer, “Arpada bir yılda fiyat artışı yüzde 15,9. Aynı dönemde Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi yüzde 34,02 artıyor. Motorin yüzde 53,7 artıyor. Arpa üreticisine verilen fiyat artışı ise yüzde 15,9'da kalıyor. Bu tablo çiftçi ne yapsın” diye konuştu. Ömer Fethi Gürer, arpa fiyatının motorindeki artış oranında artırılması halinde ortaya çıkacak rakama da dikkat çekerek, “2025 yılında 11 bin lira olan arpa fiyatı, motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar artsaydı bugün yaklaşık 16 bin 900 lira olması gerekirdi. Ancak açıklanan fiyat 12 bin 750 lira. Arada ton başına yaklaşık 4 bin 150 liralık fark var.” BUĞDAYDA FİYAT ARTIŞI YÜZDE 22,2'DE KALDI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, buğday fiyatlarındaki artışın da maliyetlerin gerisinde kaldığını söyledi. 2025 yılında makarnalık ve ekmeklik buğdayın ton fiyatının 13 bin 500 lira olduğunu belirten Gürer, 2026 yılında her iki buğday türü için fiyatın 16 bin 500 liraya olduğunu ifade etti. Gürer, “Çiftçi buğdayı üretirken 2025 yılının mazotunu kullanmıyor. 2026 yılının 83 liralık motorinini kullanıyor. 2025 yılının gübresini, ilacını ve diğer girdilerini kullanmıyor. Güncel fiyatlarla üretim yapıyor. O halde çiftçinin ürününe verilecek fiyatın da güncel maliyetleri karşılaması gerekiyor..Çünkü Yeni Ekim süreci gideri de güncel fiyatlar ile oluşacak “ dedi. Gürer, “13 bin 500 liralık buğday fiyatı motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar yükselmiş olsaydı, ton fiyatının yaklaşık 20 bin 750 liraya ulaşması gerekirdi. Açıklanan fiyat 16 bin 500 lira. Arada yaklaşık 4 bin 250 liralık bir fark var.Niğde kıraç alanda maliyet 20 lira kilo fiyatı geçiyor “ diye konuştu. FINDIKTA YÜZDE 27-28 ARTIŞ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, fındık fiyatlarında da maliyet artışlarının altında bir artış gerçekleştiğini belirtti. 2025 yılında Giresun kalite fındığın kilogram fiyatının 200 lira olduğunu, 2026 yılında ise 255 liraya çıkarıldığını ifade eden Gürer, artışın 55 lira ve oranının yüzde 27,5 olduğunu söyledi. Levant kalite fındığın ise 2025 yılında 195 liradan 2026 yılında 250 liraya çıkarıldığını belirten Gürer, burada da 55 liralık artış yapıldığını ve artış oranının yüzde 28,2 olduğunu ifade etti. Gürer, “Giresun kalite fındıkta artış yüzde 27,5, Levant kalite fındıkta yüzde 28,2. Bu artışlar ilk bakışta yüksek görünebilir. Ancak maliyetlerle karşılaştırıldığında tablo değişiyor. Tarımsal girdiler yüzde 34,02, motorin yüzde 53,7 artmış durumda.” “Fındık üreticisi de bahçesine masrafsız girmiyor. Gübre kullanıyor, ilaç kullanıyor, işçi çalıştırıyor. Tarımsal üretimin bütün maliyetlerinden fındık üreticisi de etkileniyor.” Gürer, “2025 yılında 200 lira olan Giresun kalite fındık, motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar artırılmış olsaydı bugün yaklaşık 307 lira olması gerekirdi. Açıklanan fiyat 255 lira. Kilogram başına yaklaşık 52 liralık bir fark ortaya çıkıyor fındık üretici en az 370 Tl fiyat bekliyordu” dedi. “FİYAT ARTIŞI VAR AMA ÇİFTÇİNİN ALIM GÜCÜ YOK” Gürer, tarımda yalnızca fiyat artış oranlarına bakmanın yanıltıcı olacağını belirterek, çiftçinin satın alma gücünün dikkate alınması gerektiğini belirterek, “İktidar, ‘ürün fiyatını artırdık’ diyebilir. Ancak çiftçi açısından önemli olan fiyatın kaç lira arttığı değil, o fiyatla hangi girdiyi ne kadar alabildiğidir. Ürün fiyatı yüzde 20 artarken motorin yüzde 54 artıyorsa çiftçinin satın alma gücü düşüyor demektir. Bu nedenle tarımsal ürün fiyatlarını değerlendirirken nominal artışa değil, gerçek artışa bakmak gerekir. Çiftçinin cebine daha fazla para girmiş gibi görünebilir ancak o parayla daha az motorin, daha az gübre, daha az ilaç ve daha az üretim girdisi alabiliyorsa çiftçi gerçekte fakirleşiyor demektir” dedi. “ALIM FİYATI BELİRLENİRKEN MASA BAŞINDA DEĞİL, TARLADA HESAP YAPILMALI” Ömer Fethi Gürer, tarımsal ürün fiyatlarının belirlenme yönteminin değiştirilmesi gerektiğini belirtti. “Alım fiyatları masa başında belirlenmemelidir. Fiyat belirlenirken çiftçinin gerçek maliyeti dikkate alınmalıdır. Bir çiftçinin tarlasına gidip bir dekarda ne kadar mazot kullandığına, ne kadar gübre attığına, ne kadar tohum kullandığına, sulama için ne kadar ödeme yaptığına bakılmalıdır. Çiftçinin emeği de hesaplanmalıdır. Çiftçi ailesinin emeği de üretimin içindedir. Çiftçi yıl boyunca çalışıyor. Kuraklıkla mücadele ediyor, donla mücadele ediyor, hastalıkla mücadele ediyor. Sonra ürününü sattığında maliyetini dahi karşılayacak bir fiyat bulamıyorsa ortada bir tarım politikası öngörü ve planlama sorunu var” dedi.

Kandıra Fındığı Büyükşehir Güvencesinde Haber

Kandıra Fındığı Büyükşehir Güvencesinde

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından Kandıra’ya kazandırılan “Tarımsal Ürün Depolama ve Değerlendirme Merkezi”, fındık hasat döneminde üreticinin yüzünü güldürdü. Bahçelerden toplanan fındıklarını merkeze getiren çiftçiler; sağlıklı depolama, kurutma ve TMO’ya teslim imkânıyla ürünlerini güvence altına aldı. Üreticiler, “Artık emeğimiz boşa gitmiyor, ürünümüz değerinde karşılık buluyor” sözleriyle Büyükşehir’e teşekkür etti. KANDIRA’NIN FINDIĞINA BÜYÜKŞEHİR ELİ Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimin merkezi Kandıra’da çiftçinin yıllardır yaşadığı depolama ve kurutma sorununu çözüme kavuşturdu. Çalköy Mahallesi’nde hizmete açılan Tarımsal Ürün Depolama ve Değerlendirme Merkezi, fındık hasadının başlamasıyla birlikte üreticileri ağırlamaya başladı. Bahçelerden özenle toplanan fındıklar merkeze taşınırken, çiftçiler ürünlerini modern ve güvenli koşullarda muhafaza etmenin rahatlığını yaşadı. FINDIK ARTIK EVLERDE BEKLETİLMEYECEK Daha önce fındıklarını evlerinde veya uygun olmayan alanlarda saklamak zorunda kalan üreticiler; rutubet, nem ve böceklenme nedeniyle ürünlerinde kalite ve değer kaybı yaşayabiliyordu. Büyükşehir’in hayata geçirdiği merkez sayesinde fındıklar uygun koşullarda kurutulup depolanırken, üreticinin ürünü erkenden ve düşük fiyata satma zorunluluğunun da önüne geçiliyor. TMO ALIMLARI AYNI MERKEZDE Toplam 2 bin 98 metrekare kapalı alana sahip merkez; depolama, ürün işleme ve Toprak Mahsulleri Ofisi alım noktası olmak üzere üç ayrı bölümden oluşuyor. Buğday, arpa, mısır ve fındığın depolanabildiği tesiste nem oranı yüksek ürünler kurutma sistemleriyle alım standartlarına uygun hale getiriliyor. TMO’nun da aynı noktada alım yapmasıyla üretici, ürününü uzak mesafelere taşımadan teslim edebiliyor. DURAN: HİÇBİR SIKINTIMIZ KALMADI Çalköy Muhtarı Yaşar Duran, merkezin köylüler için önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirterek, “Daha önce ürünlerimizi Çerçilli’ye götürürken sıkıntı yaşıyorduk. Şimdi ise hiçbir sıkıntımız kalmadı. Köylülerimiz bu merkezde buğdayını, arpasını ve diğer ürünlerini depolayabiliyor. Emeğimizin boşa gitmediğini görüyoruz. Büyükşehir Belediyemizin bizim için yaptığı çok önemli çalışmalar var. Allah Büyükşehir’den razı olsun” dedi. ÇAKMAK: ÜRÜNÜMÜZ ARTIK DAHA DEĞERLİ Üretici Feyyaz Çakmak da daha önce Kandıra’da ciddi bir depolama sorunu yaşandığını vurguladı. Merkezin üretici mağduriyetini ortadan kaldırdığını ifade eden Çakmak, “Büyükşehir’in desteğinden çok memnunuz. Daha önce böyle bir imkânımız yoktu ve üreticimiz depolama konusunda mağdur oluyordu. Kandıra’ya böyle güzel ve değerli bir yatırım kazandırıldığı için çok mutluyuz. Ürünümüzü tüccara daha düşük fiyattan vermek zorunda kalıyorduk. TMO’nun burada alım yapmasıyla fındığımız daha değerli hale geldi. Tahir Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu. SARIKAYA: NEM VE BÖCEKLENME SORUNU BİTTİ Üretici İbrahim Sarıkaya ise fındıklarını daha önce evde muhafaza ettiklerini anlatarak, “Evde depoladığımızda rutubet ve nem oluşuyordu. Ürünü uzun süre bekletmek zorunda kaldığımızda böceklenme yaşanabiliyordu. Bu tesis bizim için çok faydalı oldu. Fındığın burada uygun koşullarda saklanması kalitesini de olumlu etkiliyor. Ürünümüzü TMO aracılığıyla devlete vermek bizim için daha avantajlı. Kandıra hem tarım hem de turizm ilçesi. Böyle bir merkezin yapılması çok değerli bir yatırım oldu. Tarıma yönelik yatırımların devam etmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı. FINDIĞA KATMA DEĞER KAZANDIRILACAK Merkezin kurutma ve işleme bölümünde fındık kırma, kavurma ve paketleme işlemlerinin de gerçekleştirilmesi planlanıyor. Böylelikle Kandıralı üreticinin fındığı yalnızca güvenli şartlarda saklanmayacak, işlenerek katma değerli bir ürüne dönüştürülecek. Büyükşehir’in yatırımıyla üreticinin nakliye maliyeti azalırken, fındığın kalitesi ve ekonomik değeri de korunacak.

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 7 Milyar 547 Milyon Dolarlık İhracat Haber

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 7 Milyar 547 Milyon Dolarlık İhracat

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), yılın ilk yedi ayında (ocak-temmuz), geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla, ihracatını yüzde 4.9 oranında artırarak, bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile toplamda 7 milyar 547 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “Önümüzdeki dönemde de ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmak ve yeni iş fırsatları oluşturmak için çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz” dedi. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliğine üye, farklı şehirlerde faaliyet gösteren 20 bini aşkın firma ile 2026 yılının ilk yedi ayında, 7 milyar 547 milyon dolar tutarında ihracat yaparak, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4.9 oranında ihracat artışı sağladı. İstanbul İhracatçıları, bir önceki yılın ayını dönemine kıyasla, yılın ilk yedi ayında, 193 ülke pazarına ürün sattı ve ülke ihracatındaki payı yüzde 5.4 oldu. İİB, temmuz ayında ise 1 milyar 107 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. Avrupa Birliği’ne yapılan ihracat arttı İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk yedi ayında, değer bazında en fazla ihracatı 463 milyon dolar ile Amerika Birleşik Devletleri’ne gerçekleştirdi. ABD’ye en fazla hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamullerinin şeker ve şekerli mamuller alt sektörü ile kağıt ve karton ürünleri alt sektörlerine ait ürünler satıldı. İİB, ABD’nin ardından değer bazında en fazla Birleşik Krallık, Almanya, Norveç ve Irak’a ihracat yaptı. İİB tarafından yapılan ihracatta; Birleşik Krallık’a kağıt ve karton ürünleri ile gemi, Almanya’ya fındık ve mamulleri ile kağıt ve karton ürünleri, Norveç’e gemi; Irak’a ise hayvansal mamuller ile ağaç ve orman ürünleri ön plana çıktı. Ülke grupları baz alındığında ise İİB’nin en fazla ihracat yaptığı bölge, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5.2 oranında artış sonucu 1 milyar 889 milyon dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri oldu. İİB bünyesinde bulunan birliklerden İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk yedi ayında, yaklaşık 2 milyar 193 milyon dolar; İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR), 2 milyar 60 milyon dolar; Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), 1 milyar 727 milyon dolar; İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), 640 milyon dolar; İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB), 532 milyon dolar; İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, yaklaşık 334 milyon dolar; İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KUMİB) ise 168 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Özkan: “İhracatımızı artırırken yeni pazarlarda da güçlü bir ivme yakalıyoruz” İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, İstanbul İhracatçı Birlikleri’nin yılın ilk yedi ayına ilişkin ihracat performansını değerlendirerek, “İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk yedi ayında, geçen yılın aynı dönemine kıyasla ihracatını yüzde 4,9 oranında artırdı. Farklı pazarlarda elde ettiğimiz artışlar, ihracatımızın sürdürülebilir şekilde büyümesi ve pazar çeşitliliğimizin güçlenmesi açısından bizler için oldukça değerli. Önümüzdeki dönemde de ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmak ve yeni iş fırsatları oluşturmak için çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. Yılın ilk yedi ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla Avrupa Birliği ülkelerine yüzde 5,2, Afrika ülkelerine yüzde 7,2, Uzak Doğu ülkelerine yüzde 32,8 ve Bağımsız Devletler Topluluğu’na yüzde 1,2 oranlarında ihracat artışı gerçekleştirdik. Özellikle Uzak Doğu ve Afrika pazarlarında yakaladığımız ivme, ihracatçılarımızın farklı coğrafyalardaki fırsatları değerlendirme kapasitesini ortaya koyuyor. Mevcut pazarlarımızdaki konumumuzu güçlendirirken, yeni pazarlara açılma konusunda da ihracatçılarımızı desteklemeyi sürdürüyoruz. Temmuz ayında da ihracatçılarımızın uluslararası pazarlardaki bağlantılarını güçlendirecek önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Ticaret Bakanlığı koordinasyonu, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB) organizasyonunda mobilya, ev tekstili ve halı sektörlerine yönelik düzenlenen Birleşik Krallık-Londra Ticaret Heyeti ile Türk ihracatçılarını Birleşik Krallık iş dünyasıyla bir araya getirdik. Bu tür ticaret heyetleriyle firmalarımızın yeni iş bağlantıları kurmasına, mevcut ilişkilerini geliştirmesine ve ihracat potansiyellerini artırmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. İhracatçılarımızın yalnızca yeni pazarlara ulaşmasını değil, değişen küresel ticaret koşullarına daha güçlü şekilde hazırlanmasını da önemsiyoruz. Bu doğrultuda temmuz ayında İİB Genel Sekreterliği organizasyonunda; ‘Markanızı Dünyaya Açın: E-İhracat Yol Haritası’, ‘Dijital Okuryazarlık’ ve ‘Kambiyo ve Dış Ticaret Uyum Süreçleri’ başlıklarında genel katılıma açık, çevrim içi ve ücretsiz eğitimler düzenledik. Önümüzdeki dönemde de ihracatçılarımızın ihtiyaçlarına yönelik eğitim, ticaret heyeti ve pazar geliştirme çalışmalarımızı sürdüreceğiz. İstanbul İhracatçı Birlikleri olarak hedefimiz, ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki varlığını daha da güçlendirmek ve ülkemizin ihracatına katkımızı artırmak. Mevcut pazarlarımızda derinleşirken yeni pazarlara açılmaya, ihracatçılarımız için yeni fırsatlar yaratmaya ve ihracat bayrağımızı dünyanın dört bir yanında daha güçlü şekilde dalgalandırmaya devam edeceğiz” dedi.

Başkan Genç: "Ligarba Üretimini Teşvik Etmeliyiz" Haber

Başkan Genç: "Ligarba Üretimini Teşvik Etmeliyiz"

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Yomra'nın Demirciler Mahallesi'nde düzenlenen 15. Kültür, Sanat ve Ligarba Festivali’nde vatandaşlarla bir araya geldi. Ligarbanın bölge için önemli bir ekonomik değer taşıdığına dikkat çeken Genç, üretimin artırılması gerektiğini vurgulayarak, “Ürünümüzü teşvik etmeliyiz. Ne kadar üretirsek o kadar güçlüyüz” dedi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Yomra Demirciler Köyü Kültür ve Kalkındırma Derneği tarafından geleneksel olarak düzenlenen Yomra Demirciler Köyü 15. Kültür, Sanat ve Ligarba Festivali’nde vatandaşlarla bir araya geldi. Demirciler Mahallesi Armutluk Mesire Alanı’nda gerçekleştirilen festivale Başkan Genç’in yanı sıra CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, Yomra Kaymakamı Oğuzhan Ocak, Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, Trabzon Şehit Aileleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Şeref İşler, Yomra Demirciler Köyü Kültür ve Kalkındırma Derneği Başkanı Fikret Aksoy, Yomra Muhtarlar Derneği Başkanı Ömer Baş, Demirciler Mahallesi Muhtarı Nuri Şahin ve çok sayıda vatandaş katıldı. BİRLİĞİMİZİ DÜNYAYA HAYKIRIYORUZ Başkan Genç, gelenek ve göreneklerin gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekerek, “Buluşmamız hayırlı olsun. Bu buluşmalar gerçekten çok kıymetli. Biz bu buluşmalar vesilesiyle bir araya geliyoruz. Burada sadece Yomra’da veya Trabzon’da yaşayan hemşehrilerimiz yok. İstanbul’dan, gurbetteki farklı şehirlerden ve Avrupa’dan gelen çok kıymetli hemşehrilerimiz de aramızda. Hasret gideriyor, bir vuslat buluşması gerçekleştiriyor, birlikte horon oynuyoruz. Biz burada el ele tutuşarak hem geleneğimizi hem kültürümüzü yaşatıyor hem de birlik ve beraberliğimizi bütün dünyaya haykırıyoruz. Bu topraklar bize birileri tarafından hediye edilmedi. Bu toprakları, 'Rus postalı basmayacak' diyerek kararlı bir mücadele veren dedelerimiz, canları ve kanlarıyla bizlere emanet etti. Dolayısıyla güçlü olmamız lazım, daha da güçlü olmamız lazım. Cenab-ı Allah, bu toprakları ilelebet Türk yurdu olarak bizlere bırakan şehitlerimizden gani gani razı olsun” dedi. NE KADAR ÜRETİRSEK O KADAR GÜÇLÜYÜZ Ligarbanın bölge için önemli bir ekonomik değer taşıdığına dikkat çeken Genç, “Ligarba, şu anda yöremizde yetişen ve fındığın yaklaşık iki-üç katı ekonomik değere sahip olan tıbbi aromatik bir bitki. Aynı zamanda çok sağlıklı bir ürün. Fındığa da yeterince bakmadığımızı kabul etmemiz gerekiyor. Fındığa yeterince bakarsak verimimizi de artırabiliriz. Şu anda, yeterince bakım yapmadığımız fındık bahçelerinden dönüm başına 60-70 kilogram ürün alabiliyoruz. Fındığı biraz kendi haline bıraktık. Eğer daha yüksek ekonomik değere sahip bir ürün varsa ve Ligarba bunun en önde gelen örneklerinden biriyse, bunu teşvik etmemiz gerekiyor. Üretimi artırmamız lazım. Çünkü pazar problemi de yok. Dolayısıyla bu festival; bir kültür, sanat, sevgi, muhabbet, buluşma ve birlik festivali olmasının yanı sıra üretimi teşvik eden bir anlayışı da içerisinde barındırıyor. Biz bu topraklarda ayakta kalacaksak ve bu topraklar ilelebet Türk yurdu olacaksa daha fazla üretmek zorundayız. Ne kadar üretirsek o kadar güçlüyüz” diye konuştu. BU TOPRAKLARA HİZMET BOYNUMUZUN BORCU Demirciler’e yıllardır geldiğini ifade eden Genç, geçtiğimiz yıl kendisinin fahri hemşehri ilan edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi: “Hemşehri olmak kolay değil. Hemşehriliğin gereğini yerine getirmek lazım. O da hizmetle olur. Dolayısıyla Demirciler’in fahri hemşehrisi olarak, kıymetli belediye başkanımızla birlikte inşallah daha fazla destek vereceğiz. Bu güzel topraklara sahip çıkmak için buralara güzel ve güvenli yollardan ulaşmak lazım. Yollarımızı daha güvenli hale getirdik. Hem muhtarımıza hem de değerli belediye başkanımıza, Büyükşehir Belediyesi olarak gerekli destekleri vermek, eğer bu topraklara sahip çıkacaksak bizim boynumuzun borcudur. Cenab-ı Allah bu güzel buluşmanın tekrarını nasip etsin. Şenliğimiz hayırlı olsun.” BAŞKAN GENÇ’E HİZMET TEŞEKKÜRÜ Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık ise, “Ahmet Metin Genç, Yomra’yı diğer belediyelerden ayırmadan bu denli hizmet etmiş, istisnai insanlardan biridir. Kendisine burada, huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum. Geçtiğimiz yıl kendisini fahri Demirciler Mahallesi mensubu ilan etmiştik. Şu an itibarıyla bunu aslına dönüştürdük. Artık kendisi bizim mahallemizin bir ferdi. Fahri olarak nüfusumuza dahil etmiştik, şimdi ise bunu aslına dönüştürmüş olduk” diye konuştu.

Başkan Güler: ''Balda da Türkiye’nin Zirvesindeyiz'' Haber

Başkan Güler: ''Balda da Türkiye’nin Zirvesindeyiz''

Türkiye’nin en çok bal üreten ili Ordu, rekor üretimine katma değerli yeni projeler ekliyor. Mesudiye ilçesine bağlı Çaltepe Mahallesi’nde düzenlenen bal hasadı programına katılan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, hem rekolte başarısını vurguladı hem de arıcılara yönelik yeni destek müjdesini paylaştı. Mesudiye Çaltepe’de Bal Hasadı Heyecanı Bereketli toprakları ve zengin florasıyla arıcılığın başkenti konumunda yer alan Ordu’da bal hasadı başladı. Mesudiye Çaltepe’de arıcılarla bir araya gelerek üretimin heyecanına ortak olan Başkan Mehmet Hilmi Güler, Ordu’nun bal üretiminde Türkiye birincisi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Balda da Türkiye’nin zirvesindeyiz. Bugün Mesudiye Çaltepe’de, bereketini emekle buluşturan arıcılarımızla birlikte bal hasadımızı gerçekleştirdik. Ordu, bal üretiminde Türkiye’nin birincisi. Bu büyük potansiyeli yalnızca üretim miktarıyla değil, üreticimizin kazancıyla da büyütmek istiyoruz." Ordu Büyükşehir Belediyesi’nden Arıcılara Varroa İlacı Desteği Arıcıların en büyük sorunlarından biri olan zararlılarla mücadelede yerel yönetim desteği devreye giriyor. Başkan Güler, arı kolonilerinin sağlığını korumak ve verimliliği artırmak amacıyla üreticilere müjde verdi: Arı sağlığını tehdit eden Varroa parazitiyle mücadele kapsamında belediye tarafından arıcılara ilaç desteği sağlanacak. Hedef sadece yüksek rekolte değil, üreticinin doğrudan daha yüksek gelir elde etmesi olacak. Arı Sütü, Polen ve Propolis İle Dünya Pazarına Açılım Ordu’nun arıcılıktaki vizyonu sadece bal üretimiyle sınırlı kalmayacak. Ordu Büyükşehir Belediyesi; Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile Arıcılık Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle yan ürünlerde de hamle başlatıyor. Balın yanı sıra arı sütü, polen ve propolis gibi katma değeri yüksek arı ürünlerinin geliştirilmesi, standartlaştırılması ve uluslararası pazarlara sunulması için çalışmalar hız kazanacak. "Fındıkta Olduğu Gibi Balda da Hedefimiz Dünya Pazarı" Ordu’nun iki ana tarımsal gücü olan fındık ve balı küresel ölçekte markalaştırma kararlılığında olduklarını belirten Güler, sözlerini şu vizyonla tamamladı: "Fındıkta olduğu gibi balda da hedefimiz belli: Üreteceğiz, değer katacağız, dünyaya açacağız."

Kocaeli Büyükşehir’den Üreticiye 10 Milyon TL'lik Ek Gelir Haber

Kocaeli Büyükşehir’den Üreticiye 10 Milyon TL'lik Ek Gelir

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin çiftçiye yönelik yatırımlarından biri olan “Kandıra Tarımsal Ürün Depolama ve Değerlendirme Merkezi”, ilk hasat sezonunda üreticiye büyük katkı sağladı. Depolama, kurutma ve TMO alım hizmetleriyle çiftçinin ürününü değer kaybetmeden ekonomiye kazandıran merkez sayesinde üretici kısa sürede yaklaşık 10 milyon TL’lik ek gelir elde etti. ÜRETİCİLER EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALIYOR Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından geçtiğimiz ay hizmete açılan Kandıra Tarımsal Ürün Depolama ve Değerlendirme Merkezi, üreticinin yıllardır yaşadığı depolama, kurutma ve pazarlama sorunlarına çözüm olmaya başladı. Modern altyapısıyla dikkat çeken merkez, özellikle buğday ve arpa üreticilerine hasat döneminde önemli bir güvence sundu. Kandıra Çalköy Mahallesi’nde hizmet veren merkezde randevu işlemlerini tamamlayan üreticiler, ürünlerini Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) alım noktasına getirerek gerekli kontrollerin ardından satış işlemlerini gerçekleştirdi. Kantar tartımları ve kalite değerlendirmelerinin ardından TMO tarafından alınan buğday ve arpalar, üreticinin emeğinin karşılığını daha güçlü şekilde almasını sağladı. TMO ALIMLARI ÇİFTÇİNİN KAZANCINI ARTIRDI TMO’nun arpa ve buğday alım sürecinin tamamlanmasıyla birlikte merkezin üreticiye sağladığı ekonomik katkı da ortaya çıktı. Yapılan alımlar kapsamında 2 bin 100 ton arpa ve buğday karşılığında üreticiler toplam 9 milyon 860 bin 250 TL tutarında ek gelir elde etti. Piyasa fiyatlarının üzerinde gerçekleştirilen TMO alımları sayesinde çiftçiler, ürünlerini bekletmeden güvenilir bir alıcıya ulaştırırken, ürünlerinin değerini de korumuş oluyor. ÇİFTÇİ DOSTU BÜYÜKŞEHİR’DEN ÜRETİME TAM DESTEK Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimin her alanında çiftçinin yanında olmayı sürdürüyor. Tohum, gübre, yem bitkisi, sera, ekipman ve hayvancılık destekleriyle üreticinin maliyetlerini azaltan Büyükşehir, hayata geçirdiği yatırımlarla da çiftçinin ürününü daha kolay pazarlamasına imkan sağlıyor. Kandıra Tarımsal Ürün Depolama ve Değerlendirme Merkezi de bu anlayışın önemli projelerinden biri olarak öne çıkıyor. Merkez sayesinde üretici ürününü uygun koşullarda muhafaza edebilirken, hasat döneminde yaşanan fiyat ve depolama kayıplarının da önüne geçiliyor. SIRADA FINDIK ÜRETİCİSİ VAR Buğday ve arpa alımlarının tamamlanmasının ardından Kandıra Tarımsal Ürün Depolama ve Değerlendirme Merkezi, önümüzdeki süreçte fındık üreticilerine de hizmet verecek. Hasat döneminde fındık üreticilerinin ürünlerini güvenli şekilde muhafaza edebilmesi ve değerlendirebilmesi için merkezde gerekli hazırlıklar yapılırken, alım süreçleriyle birlikte üreticinin emeğinin karşılığını daha iyi alması hedefleniyor. BAŞKAN BÜYÜKAKIN’IN KIRSAL KALKINMA VİZYONU Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın öncülüğünde yürütülen kırsal kalkınma projeleri, kentte tarımsal üretimin güçlenmesine önemli katkı sunuyor. Çiftçiyi sadece desteklemekle kalmayıp üretimin sürdürülebilir hale gelmesi için altyapı yatırımlarına da önem veren Büyükşehir Belediyesi, kırsal bölgelerde ekonomik hareketliliği artırıyor. DAHA FAZLA ÜRETİCİYE HİZMET VERECEK Üreticinin alın terinin değerini korumayı hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, tarım ve hayvancılık alanındaki destekleriyle Kocaeli’de üretimin artmasına katkı sağlıyor. Güçlenen üreticiyle birlikte hem kent ekonomisi hem de ülke ekonomisi kazanıyor. Merkez, ilk sezonunda ortaya koyduğu sonuçlarla çiftçinin yanında olan belediyecilik anlayışının önemli örneklerinden biri olurken, önümüzdeki dönemlerde daha fazla üreticiye hizmet vermesi hedefleniyor. “ÇİFTÇİMİZ EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALDI” Kandıra Ziraat Odası Başkanı Erdal Çetin, Tarımsal Ürün Depolama ve Değerlendirme Merkezi’nin bölge üreticileri açısından önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirterek, “Merkezin hizmete girmesiyle birlikte çiftçimiz, ürününü güvenli şartlarda muhafaza etme ve Toprak Mahsulleri Ofisi’ne kolaylıkla ulaştırma imkânı buldu. TMO alımları sayesinde üreticimiz piyasa şartlarının üzerinde fiyatlarla ürününü değerlendirerek emeğinin karşılığını tam anlamıyla aldı. Bu yatırım, Kandıralı çiftçimiz için büyük bir kazanım olmuştur. Tarımsal üretime verdiği destek ve ilçemize kazandırdığı bu önemli tesis dolayısıyla Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne, Başkanımız Tahir Büyükakın’a, ayrıca üreticimizin yanında olan Toprak Mahsulleri Ofisi’ne ve Tarım ve Orman Bakanlığımıza tüm çiftçilerimiz adına teşekkür ediyorum. Bu tür yatırımların üretimi ve kırsal kalkınmayı daha da güçlendireceğine inanıyoruz” şeklinde konuştu. ÜRETİCİLER YATIRIMLARDAN MEMNUN Hasat döneminde merkezin kendilerine önemli kolaylıklar sunduğunu belirten çiftçiler, depolama, kurutma ve TMO alım hizmetleri sayesinde ürünlerini güvenle teslim edebildiklerini ve emeklerinin karşılığını aldıklarını ifade etti. Üreticiler ayrıca, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin tarıma yönelik yatırımlarından duydukları memnuniyeti dile getirdi.

CHP'li Gürer: "Fındık Alım Fiyatı Üreticiler İçin Büyük Bir Şok Oldu" Haber

CHP'li Gürer: "Fındık Alım Fiyatı Üreticiler İçin Büyük Bir Şok Oldu"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada açıklanan fındık alım fiyatına tepki gösterdi. Açıklanan 250 liralık fiyatın üreticiler için büyük bir hayal kırıklığı olduğunu belirten Gürer, fındığın geleceğinin korunabilmesi için alım fiyatının girdi maliyetleri ve makul kâr dikkate alınarak en az 370 lira olarak yeniden belirlenmesi gerektiğini söyledi. AÇIKLANAN FİYAT ÜRETİCİ İÇİN BÜYÜK BİR ŞOK OLDU TBMM Genel Kurulu'nda konuşan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın açıkladığı fındık alım fiyatını eleştirerek, "İktidar fındık alım fiyatını açıkladı, üreticiler için büyük bir şok oldu." dedi. Açıklanan rakamın üreticilerin beklentilerinin çok uzağında kaldığını belirten Gürer, fiyatın üreticiyi memnun etmediğini ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından ciddi endişeler yarattığını ifade etti. 370 LİRALIK FİYAT TALEP ETMİŞTİK Fiyatın belirlenmesi sürecinde yaptıkları çalışmayı anlatan CHP’li Gürer, "Tarım Komisyonu üyesi olarak Bölge Milletvekilimiz Mustafa Adıgüzel'le birlikte yaptığımız bir çalışmada girdi maliyetlerini dikkate alarak kilo fiyatının 370 lira olarak açıklanmasını talep etmiştik." diye konuştu. Hazırladıkları çalışmanın üretim maliyetlerine dayandığını vurgulayan Gürer, buna rağmen iktidarın üreticinin beklentisini karşılamayan bir fiyat açıkladığını söyledi. 250 LİRA ENFLASYONUN DA ALTINDA KALDI Açıklanan fiyatın ekonomik gerçeklerle bağdaşmadığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Verilen 250 liralık fiyat enflasyonun da altında bir fiyat oldu." ifadelerini kullandı. Üreticinin gübre, mazot, ilaç, işçilik ve diğer tarımsal girdilerde yaşanan maliyet artışlarıyla mücadele ettiğini belirten Gürer, bu şartlarda üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını dile getirdi. YABANCI TEKELLER KAZANIYOR, ÜRETİCİ KAYBEDİYOR Türkiye'nin dünya fındık pazarındaki önemine dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Yüzde 80'i ihraç edilen fındığın sonunu getirmek adına yapılabilecek uygulama ne derseniz, bu olmalı." sözleriyle açıklanan fiyatın yanlışlığını dile getirdi. Üreticinin giderek ağırlaşan maliyet yükü altında ezildiğini ifade eden Gürer, "Üreticinin girdi maliyeti artıyor, üreticiden çıkan üründen para kazanan yabancı tekeller var ama ülkemizin üreticisi bu bağlamda boğuluyor." dedi. Türkiye'nin dünya markası haline gelmiş fındıkta asıl kazancı üreticinin değil, uluslararası şirketlerin elde ettiğini belirten Gürer, mevcut fiyat politikasının devam etmesi halinde üretimin zarar göreceği uyarısında bulundu. FİYAT MUTLAKA YENİDEN GÜNCELLENMELİ Fındık üretiminin devamı için üreticinin korunması gerektiğini vurgulayan Gürer, "Onun için mutlaka fiyat yeniden güncellenmeli, girdi maliyeti artı makul kâr üzerinden belirlenmeli ve 370 liralık bir kilo alım fiyatı açıklanmalıdır." çağrısında bulundu. Fiyatın maliyetlerin altında kalmasının üreticiyi üretimden uzaklaştıracağını belirten Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için üreticinin kazanacağı bir fiyat politikasının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. FINDIĞIN GELECEĞİ KARANLIĞA SÜRÜKLENMEMELİ Konuşmasının sonunda iktidara bir kez daha çağrıda bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Yoksa fındığın, dünya markası olan ürünün geleceği karanlıktır diyorum." sözleriyle uyarısını yineledi. Gürer, Türkiye'nin dünya fındık üretimindeki lider konumunun korunabilmesi için üreticinin desteklenmesi, alım fiyatının girdi maliyetleri ve makul kâr esas alınarak yeniden belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.