Hava Durumu

#Fiyat Artışı

Kırsal Haber - Fiyat Artışı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fiyat Artışı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: ''Bayram Öncesi Fiyatlar Neden Artıyor?'' Haber

Gürer: ''Bayram Öncesi Fiyatlar Neden Artıyor?''

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bayramlar öncesinde artan tüketim talebiyle birlikte temel gıda ve ihtiyaç ürünlerinde yaşanan fiyat artışlarını Meclis gündemine taşıdı. Ticaret Bakanlığı’nın 10 ilde marketlere yönelik denetim gerçekleştirdiğine dair basına yansıyan bilgiler üzerine soru önergesi veren Gürer, hem denetimlerin kapsamını hem de sonuçlarını sorguladı. Gürer, Bakanlık yanıtını değerlendirerek, denetimlere rağmen piyasadaki sorunların sürdüğünü vurguladı. “BAYRAM ÖNCESİ FİYATLAR NEDEN ARTIYOR?” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, önergesinde bayramlar öncesinde artan talep nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç ürünlerinde fiyat artışlarının kamuoyunda sıkça tartışıldığını belirterek, Ticaret Bakanlığı’nın gerçekleştirdiği denetimlerin kapsamına ilişkin ayrıntılı bilgi talep etti. GÜRER’İN SORULARI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, denetimlerin etkinliğini ortaya koymak amacıyla şu soruları yöneltti: “2026 yılında yapılan denetimler kapsamında toplam kaç market, zincir mağaza ve satış noktası denetlenmiştir? Denetimler sırasında etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasında farklılık tespit edilen işletme sayısı kaçtır? Bu kapsamda kaç işletmeye idari para cezası uygulanmış ve uygulanan toplam ceza tutarı ne kadar olmuştur? Denetimlerde en fazla fiyat farkı tespit edilen ürün grupları hangileridir? Denetimlerde etiket fiyatının kısa süre içinde birden fazla kez değiştirildiği tespit edilmiş midir? Edilmiş ise bu durum kaç işletmede görülmüştür? Hal Kayıt Sistemi üzerinden yapılan incelemelerde meyve ve sebzelerin menşe ve geliş fiyatı ile satış fiyatı arasında aşırı fark bulunduğu tespit edilen işletme sayısı kaçtır? 2026 yılında gerçekleştirilen market denetimlerinde kesilen toplam idari para cezası tutarı ne kadardır? Bakanlığınızca 2025 yılında kesilen para cezaları ne kadarı tahsil edilmiştir?” TÜKETİCİ SOFRADA DEĞİL, ETİKETTE KAYBEDİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2026 yılı denetim verileri, serbest piyasa düzeninin "etiket" oyunlarıyla nasıl suistimal edildiğini gözler önüne seriyor. Ticaret Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen kapsamlı incelemelerde, denetlenen 86.488 işletmenin tam 18.656’sında mevzuata aykırılık tespit edildi. Bu tablo, piyasadaki denetlenen her 5 işletmeden birinin tüketicinin cebine göz diktiğini ya da yasal yükümlülüklerini hiçe saydığını kanıtlıyor. Özellikle raf ile kasa arasındaki fiyat farkları, "olağan akış içindeki bir aksaklık" olarak geçiştirilemeyecek kadar sistematik bir sorun haline gelmiş durumda,” dedi. MARKETLER "FİYAT KARMAŞASININ" MERKEZİ OLDU Denetim sonuçlarındaki en vahim tablonun ise marketlerde yaşandığını belirten Ömer Fethi Gürer, “Toplam ceza miktarının yaklaşık %78’inin (196,3 milyon TL) sadece marketlere kesilmiş olması, temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşmaya çalışan vatandaşın nasıl bir manipülasyonla karşı karşıya kaldığını özetliyor.” Dedi. BAKANLIKTAN GELEN YANIT Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından verilen bilgilere göre, 1 Ocak 2026 ile 7 Nisan 2026 tarihleri arasında 15 binin üzerinde işletme ve 152 binin üzerinde ürün denetlendi. Aynı dönemde sadece marketlere yönelik fahiş fiyat artışı nedeniyle yaklaşık 50 milyon TL idari para cezası uygulandı. Hal Kayıt Sistemi verilerine göre ise meyve ve sebze fiyatlarında 243 işletmede aykırılık tespit edildi. Ayrıca, 2026 yılında 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un “Fiyat etiketi” başlıklı 54’üncü maddesi ve Fiyat Etiketi Yönetmeliği kapsamında 49 bin 160 market denetlendi. Toplamda ise 86 bin 488 işletme incelendi ve 18 bin 656 işletmede fiyat etiketi mevzuatına aykırılık tespit edildi. Bu kapsamda aykırılık tespit edilen işletmelere toplam 249 milyon 670 bin 927 TL idari para cezası uygulanırken, bunun 196 milyon 367 bin 704 TL’lik kısmı market denetimlerinden kaynaklandı. Bakanlık bununla birlikte ticari hayatın olağan akışı içinde etiket-kasa fiyat farklılığı gibi aksaklıkların ortaya çıkabileceği, bu tür durumların tespit edilmesi halinde idari yaptırımların uygulandığını ifade etti. “SORULARIN TAMAMI YANIT BULMADI” CHP’li Ömer Fethi Gürer, verilen yanıtı eleştirerek, sorularının önemli bir kısmına doğrudan yanıt verilmediğini belirtti. Özellikle hangi ürün gruplarında daha fazla ihlal yapıldığı, etiket değişim sıklığı ve 2025 yılı cezalarının tahsilat oranına ilişkin net verilerin paylaşılmadığını vurguladı. “ON BİNLERCE İHLAL VAR AMA VATANDAŞ HALA MAĞDUR” Ömer Fethi Gürer, açıklanan verilerin sorunun boyutunu gözler önüne serdiğini belirterek, “On binlerce işletme denetleniyor, 18 binden fazla işletmede aykırılık tespit ediliyor, yüz milyonlarca lira ceza kesiliyor ama vatandaş hâlâ raf ile kasa fiyatı arasında fark yaşıyor. Bu durum denetimlerin yeterince caydırıcı olmadığını açıkça gösteriyor” dedi. “ETİKET-KASA FARKI NORMALLEŞTİRİLEMEZ” Bakanlığın “ticari hayatın olağan akışı” değerlendirmesine tepki gösteren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tüketicinin korunması esastır. Etiket ile kasa arasında fark oluşması olağan değil, kabul edilemez bir durumdur. Amaç piyasada adil fiyat oluşumunu sağlamak olmalıdır. Bugünkü tablo, vatandaşın korunması konusunda hâlâ ciddi eksikler olduğunu ortaya koyuyor. Kamuoyuna açıklanan para cezaları tahsil edilip edilmediği de bakanlık bilgi sahibi olmaması cezaların ne kadar caydırıcı sorusuna neden olmaktadır ” ifadelerini kullandı. TAVSİYE YA DA SON TÜKETİM TARİHİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığının son günlerde tartışılan tavsiye ya da tüketim ile ilgili tarih konusunda açıklamasına da TBMM de yaptığı konuşmada tepki gösterdi. Gürer, “Bu ülkede taklit ve tağşiş dediğimiz hileli ürünlerin cirit attığı bir ortamda son tüketim tarihi olarak etiketin üstündeki olanı tavsiye edilen tüketim tarihi manasında farklılaştırmak tüketiciye yapılacak en büyük kötülüktür. Son tüketim tarihinden sonra hiçbir ürün kullanılamaz. İnsan sağlığı açısından olumsuz etkisi vardır,” diye konuştu.

Ticaret Bakanlığından Ankara ve İzmir'de Fahiş Fiyat Operasyonu Haber

Ticaret Bakanlığından Ankara ve İzmir'de Fahiş Fiyat Operasyonu

Ticaret Bakanlığı, Ankara ve İzmir’de yürüttüğü denetimlerde market raflarındaki fahiş fiyat artışlarını tek tek deşifre etti. Hal Kayıt Sistemi (HKS) üzerinden yapılan incelemelerde, bazı ürünlerin alış fiyatının tam 7 katına satıldığı ortaya çıktı. ​Ticaret Bakanlığı piyasa gözetim ve denetim ekipleri, fahiş fiyatla mücadele kapsamında saha çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. 06 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen denetimlerde, özellikle sebze ve meyve reyonlarındaki alış-satış fiyat farkları mercek altına alındı. Haksız kazanç sağladığı tespit edilen işletmeler, ağır idari yaptırımlar uygulanması talebiyle Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu'na sevk edildi. ​Ankara’da Şok Tespitler: 42 TL’lik Biber 250 TL Oldu! ​Ankara Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, 13 farklı ticaret unvanına sahip zincir marketin toplam 94 şubesinde detaylı inceleme yaptı. İnceleme sonucunda ortaya çıkan bazı çarpıcı veriler şöyle: ​Çarliston Biber: Market tarafından 42,00 TL’ye satın alınan ürün, tüketiciye 249,67 TL’den satıldı. ​Pancar: 15,00 TL’lik alış fiyatına sahip olan ürünün raf fiyatı 79,95 TL olarak belirlendi. ​Dolmalık Biber: 63,33 TL’ye tedarik edilen biber, 249,67 TL etiket fiyatıyla rafa çıktı. ​Maydanoz: Markete girişi 5,00 TL olan maydanoz, tüketiciye 19,95 TL’den sunuldu. ​İzmir’de Tedarik Zinciri Takibi: Hal ve Raf Arasındaki Uçurum ​İzmir’de gerçekleştirilen denetimlerde ise ürünlerin tarladan veya halden çıkış fiyatı ile market satış fiyatı arasındaki devasa farklar raporlandı. Özellikle Antalya ve çevre illerden gelen ürünlerdeki yüksek kar marjları dikkat çekti: ​Sivri Biberde Rekor Fark: Antalya Elmalı’dan 50,00 TL’ye alınan sivri biberin, İzmir’deki bir firma tarafından 389,95 TL’ye satıldığı tespit edildi. ​İthal Ayva Fiyatı Katlandı: İran’dan ithal edilip halden 30,00 TL’ye alınan ayva, markette 225,00 TL’ye alıcı buldu. ​Limon ve Patates: Muğla Dalaman’dan 18,00 TL’ye gelen limon 129,95 TL’ye; Ödemiş halinden 5,00 TL’ye alınan patates ise 28,99 TL’ye rafa konuldu. ​Diğer Ürünler: Çarliston biber 48,00 TL’den 199,00 TL’ye, Golden elma ise 30,00 TL’den 99,99 TL’ye yükseltildi. ​Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Devreye Girdi ​Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, denetimler neticesinde fahiş fiyat artışı yaptığı kanaatine varılan tüm işletmeler hakkında gerekli idari yaptırımların uygulanacağı belirtildi. Dosyalar, cezai işlemlerin karara bağlanması amacıyla Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na gönderildi. ​Denetimler 81 İlde Devam Edecek ​Ticaret Bakanlığı yetkilileri, vatandaşların mağduriyetini önlemek ve piyasadaki fiyat dengesini korumak adına denetimlerin kararlılıkla süreceğini, haksız kazanç sağlayanlara geçit verilmeyeceğini vurguladı.

Tarla ile Market Arasındaki Uçurum İfşa Oldu! Haber

Tarla ile Market Arasındaki Uçurum İfşa Oldu!

Ticaret Bakanlığı, fahiş fiyat artışlarına karşı yürüttüğü denetimlerde çarpıcı sonuçlara ulaştı. Diyarbakır, İstanbul ve Balıkesir’de yapılan incelemelerde; tarladan 7 TL’ye çıkan ürünün markette 200 TL’ye satıldığı tespit edildi. Bakanlık, haksız fiyat artışı yapan işletmelere toplamda 138,9 Milyon TL idari para cezası kesti. ​Tedarik Zincirinde "Fiyat Operasyonu": 138 Milyon TL Ceza ​Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, Nisan 2026 toplantılarında fahiş fiyat artışı yaptığı tespit edilen zincir market ve toptancılara yönelik yaptırımlarını açıkladı. ​3 Nisan 2026: 183 işletmeye toplam 96,6 Milyon TL idari para cezası uygulandı. ​7 Nisan 2026: 60 işletmeye daha 42,3 Milyon TL ceza kesilmesi kararlaştırıldı. ​Diyarbakır’da Fiyat Skandalı: 7 TL’lik Biber Markette 200 TL! ​Bakanlığın Diyarbakır’da yürüttüğü piyasa gözetim çalışmaları, Hal Kayıt Sistemi (HKS) üzerinden yapılan incelemelerle korkunç bir tabloyu ortaya çıkardı. ​Öne Çıkan Fahiş Fiyat Örnekleri: ​Kırmızı Kapya Biber: Adana Karataş’tan komisyoncu vasıtasıyla 7,00 TL’ye alınan ürün, Diyarbakır’daki zincir markette tüketiciye 199,99 TL’den sunuldu. ​Yeşil Sivri Biber: Tedarikçiden 20,00 TL’ye alınan biber, market rafında 249,99 TL’ye yükseldi. ​Geleneksel Salatalık: Konya Ereğli’deki üreticiden 5,30 TL’ye satın alınan ürün, zincir market tarafından 79,90 TL’den satıldı. ​İstanbul ve Balıkesir’de Denetim Kıskacı ​İstanbul Sultanbeyli’de CİMER şikayetleri üzerine harekete geçen ekipler, bir zincir markette domatesten zencefile, fasulyeden dereotuna kadar 14 farklı üründe fahiş fiyat bulgularına ulaştı. ​Balıkesir’de ise 06–07 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen denetimlerde: ​Kokteyl Domates: 148,48 TL’ye satın alınan ürünün 258,00 TL’den satıldığı belirlendi. ​Toplam 8 markette 28 farklı üründe inceleme başlatılırken, künye bilgisi eksik olan işletmeler takibe alındı. ​Bakanlık: "Fırsatçılığa Taviz Yok!" ​Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, üreticiden tüketiciye kadar uzanan tedarik zincirinin her aşamasının yakından takip edildiği vurgulandı. "Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz, ülke genelinde tavizsiz şekilde devam edecektir" denilerek, denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.

Ticaret Bakanlığı'ndan Fahiş Fiyat Operasyonu Haber

Ticaret Bakanlığı'ndan Fahiş Fiyat Operasyonu

Ticaret Bakanlığı, İstanbul’da faaliyet gösteren bir zincir markette yaptığı denetimlerle gıda tedarik zincirindeki fahiş kâr oranlarını gözler önüne serdi. Hal Kayıt Sistemi üzerinden yapılan detaylı incelemelerde; domates, salatalık ve biber fiyatlarındaki devasa artışlar kalem kalem tespit edildi. Haksız fiyat artışı yaptığı belirlenen firmalar, Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu'na sevk edildi. ​Domatesin Fiyatı Yol Boyunca 5 Katına Çıktı ​Bakanlık müfettişlerinin yaptığı incelemede, çeri domatesin tarladan sofraya uzanan yolculuğundaki fiyat hareketleri "pes" dedirtti. ​Antalya Kumluca Hali: 50,00 TL (Komisyoncu satışı) ​İstanbul’daki Tüccar: 110,00 TL (Zincir markete satış) ​Zincir Market Rafı: 250,00 TL (Tüketiciye sunuş) ​Salatalık ve Biberde De Durum Aynı: Fırsatçılık Mercek Altında ​Denetimler sadece domatesle sınırlı kalmadı. Çengelköy salatalığı ve kırmızı biberdeki fiyat katlanmaları da tutanaklara yansıdı: ​Çengelköy Salatalık: Komisyoncudan 60,00 TL’ye alınan ürün, zincir market rafında 135,00 TL’den satışa sunuldu. ​Kırmızı Biber: Antalya’dan 70,00 TL’ye çıkan ürün, tüccar üzerinden markete 100,00 TL’ye ulaştı; ancak etikete 225,00 TL olarak yansıdı. ​Bakanlıktan Tavizsiz Mücadele Mesajı ​Ticaret Bakanlığı, piyasalarda adil, şeffaf ve dengeli fiyat oluşumunu sağlamak adına denetimlerin ülke genelinde kesintisiz süreceğini vurguladı. Yapılan açıklamada, "Tüketicilerimizin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik piyasa gözetim faaliyetlerimiz kararlılıkla devam edecektir. Fırsatçılığa karşı mücadelemiz tavizsizdir" ifadelerine yer verildi. ​Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Devrede ​Tespit edilen haksız fiyat artışları sonrası ilgili firmalar hakkında idari yaptırım süreci başlatıldı. Konu, ağır para cezaları ve yaptırım yetkisi bulunan Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu'na iletildi. Bakanlık, üretimden tüketime kadar tüm aşamaları yakından takip etmeye devam ediyor.

Fahiş Fiyata 96,6 Milyon TL Ceza! Haber

Fahiş Fiyata 96,6 Milyon TL Ceza!

Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, marketlerde ve toptancı hallerinde sebze-meyve fiyatlarını mercek altına aldı. Fahiş artış yaptığı tespit edilen 183 işletmeye toplamda 96,6 milyon TL idari para cezası kesildi. ​Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda tüketicileri korumak ve piyasadaki adil fiyat oluşumunu sağlamak amacıyla yürütülen denetimlerde yeni kararlar açıklandı. Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, 2026 yılının ikinci, genel toplamın ise 46. toplantısını gerçekleştirerek fahiş fiyat artışlarına karşı "sıfır tolerans" mesajı verdi. ​Hal ve Marketlerde Sıkı Takip: 183 İşletmeye İşlem ​3 Nisan 2026 tarihinde yapılan toplantıda, toptancı halleri ve ulusal zincir marketlerdeki sebze ve meyve ürünlerine yönelik denetim raporları incelendi. İncelemeler sonucunda; ​Haksız fiyat artışı yaptığı belirlenen toplam 183 işletme hakkında yasal işlem başlatıldı.​Söz konusu işletmelere toplam 96,6 milyon TL tutarında idari para cezası uygulanmasına karar verildi. ​​Tüketiciyi Korumaya Yönelik Denetimler Kararlılıkla Sürecek ​Kurul tarafından yapılan açıklamada, özellikle temel gıda maddelerindeki fiyat hareketlerinin anlık olarak izlendiği vurgulandı. Piyasada suni fiyat artışlarına geçit verilmeyeceği belirtilirken, denetim faaliyetlerinin ülke genelinde kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi. ​Piyasada Adil Fiyat Oluşumu Hedefleniyor ​Ticaret Bakanlığı, fahiş fiyat uygulamalarının önüne geçerek hem üreticiyi hem de nihai tüketiciyi korumayı hedefliyor. Yapılan denetimlerle, arz-talep dengesini bozan ve haksız kazanç sağlayan girişimlerin engellenmesi amaçlanıyor.

Üretici ve Market Fiyatları Arasındaki Uçurum Büyüyor! Haber

Üretici ve Market Fiyatları Arasındaki Uçurum Büyüyor!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Mart ayına damga vuran gıda fiyatlarındaki değişimleri ve girdi maliyetlerindeki artışı değerlendirdi. Mart ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkı rekor seviyelere ulaşırken, karnabahar ve sivri biber fiyat artışında başı çekti. ​Fiyat Farkında Şampiyon: Karnabahar ​Mart ayında üretici ve market arasındaki en büyük uçurum yüzde 275,8 ile karnabaharda görüldü. Karnabaharı sırasıyla portakal, pırasa ve limon takip etti. Fiyat katlamaları ise şu şekilde gerçekleşti: ​Karnabahar: Üreticide 23,76 TL olan ürün markette 89,29 TL’ye satılarak 3,8 kat fark oluşturdu. ​Portakal: Üreticide 13,71 TL iken markette 50,04 TL ile 3,6 kat farka ulaştı. ​Pırasa: Üreticide 16,64 TL olan fiyat markette 56,51 TL’ye çıkarak 3,4 kat arttı. ​Limon: Üreticide 31,87 TL olan ürün market raflarında 97,23 TL ile 3,1 kat daha fazlaya satıldı. ​Marketlerde Fiyatı En Çok Artan ve Azalan Ürünler ​Mart ayında market raflarındaki 41 ürünün 33'ünde fiyat artışı yaşandı. ​En Çok Artanlar: Market fiyatı en çok artan ürün yüzde 119,1 ile karnabahar oldu. Onu yüzde 91,3 ile sivri biber, yüzde 75,2 ile domates, yüzde 61,2 ile patlıcan ve yüzde 48,7 ile marul izledi. ​En Çok Azalanlar: Marketin en çok ucuzlayan ürünü yüzde 50,4 ile kabak oldu. Salatalık (%18,3), fındık (%6,5), yumurta (%5,8) ve yeşil soğan (%4,6) da fiyatı düşen ürünler arasında yer aldı. ​Üretici Fiyatlarındaki Değişimin Nedenleri ​Şemsi Bayraktar, üretici fiyatlarındaki dalgalanmaların arkasındaki temel nedenleri şu şekilde özetledi: ​Doğal Afetler: Sel ve su baskınları; domates, sivri biber ve marulda arzı azaltarak fiyatları tırmandırdı. ​Hava Koşulları: Havaların ısınmasıyla hasadı sıklaşan kabak ve salatalıkta arz artışı fiyatları düşürdü. ​Sezon Sonu ve Talep: Portakalda sezon sonu olması ve elmada talebin azalması fiyatlara düşüş olarak yansıdı. ​İhracat ve İthalat Kararları: Kuru soğanda ihracat teşviki beklentisi fiyatı artırırken, limonda alınan ithalat rejimi kararı fiyatları düşürdü. ​Tarımsal Girdi Maliyetlerinde Korkutan Artış ​Üreticinin maliyet yükü Mart ayında da artmaya devam etti. Özellikle gübre ve mazot fiyatlarındaki yükseliş dikkat çekti: ​Gübre Fiyatları: Aylık bazda amonyum nitrat gübresi yüzde 26,5 artarken, yıllık bazda ÜRE gübresindeki artış yüzde 62,1’e ulaştı. ​Mazot ve Elektrik: Mart ayında mazot fiyatı aylık yüzde 22,3, yıllık ise yüzde 57,9 oranında zamlandı. Elektrik fiyatları ise yıllık bazda yüzde 12,8 arttı. ​Hayvancılık Girdileri: Son bir yılda besi yemi yüzde 37,3, süt yemi ise yüzde 34,1 oranında artış gösterdi. ​Özetle: Mart ayı verileri, tarımsal üretimde sürdürülebilirlik için girdi maliyetlerinin kontrol altına alınması ve üretici-market zincirindeki makasın daraltılması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.

Özer Matlı: ''Orta Doğu'daki Gelişmeler Tarım ve Gıda Piyasalarını Etkiliyor'' Haber

Özer Matlı: ''Orta Doğu'daki Gelişmeler Tarım ve Gıda Piyasalarını Etkiliyor''

Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Orta Doğu’da derinleşen savaşın yalnızca enerji piyasalarını değil, tarım ve gıda zincirinin tamamını etkilediğini söyledi. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, Hürmüz Boğazı’ndaki riskler ve gübre tedariğindeki kırılganlıkların maliyet baskısını artırdığını belirten Matlı, “Bu tablo, önümüzdeki dönemde gıda fiyatları üzerinde yeni bir artış dalgasını tetikleyebilir” dedi. Orta Doğu’da son haftalarda tırmanan savaşın küresel piyasalarda yarattığı sarsıntı, Türkiye gibi enerji ve bazı stratejik tarımsal girdilerde dışa bağımlı ekonomiler açısından yeni bir risk alanına dönüşmüş durumda. Küresel enerji piyasalarında artan oynaklıkla birlikte Brent petrol varil fiyatının mart ayında 100 dolar sınırını aşması ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar, arz yönlü riskleri artırarak maliyet baskısını derinleştiriyor. Enerjideki dalgalanma tarım ve gıdaya doğrudan yansıyor Yaşanan gelişmelerin artık yalnızca enerji başlığı altında değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, jeopolitik krizlerin tarım sektöründeki etkisine dikkat çekti. Matlı, “Orta Doğu’daki savaş ortamı, petrol ve doğalgaz fiyatları üzerinden sanayiye; gübre, yem, lojistik ve navlun maliyetleri üzerinden de tarım ve gıda sektörüne yansıyor. Türkiye, ithalat ağırlıklı girdi yapısı nedeniyle bu tür jeopolitik kırılmalara karşı daha hassas bir konumda. Bugün enerjide yaşanan her dalgalanma, yarın tarlada maliyet, hasatta verim kaybı ve tezgâhta fiyat artışı olarak karşımıza çıkabiliyor. Bu noktada devletimizin süreçte sağduyulu bir politika izlemesi ve savaş ortamından uzak durma yönündeki yaklaşımı, risklerin yönetilmesi açısından önemli bir denge unsuru oluşturmaktadır” dedi. Hürmüz Boğazı’ndaki risk gübre tedarikini de etkiliyor Hürmüz Boğazı’nda son dönemde artan jeopolitik risklerin, yalnızca petrol sevkiyatını değil, tarımsal üretimin önemli girdilerinden olan gübre tedarikini de etkilediğine dikkat çeken Özer Matlı, “Bölgedeki gelişmeler, üre, amonyak ve benzeri kritik hammaddelere erişimde zaman zaman zorluklar yaşanmasına neden olabiliyor. Şubat ayından bu yana gözlemlenen bu tablo, gübre fiyatlarında yüzde 20-25 aralığında bir artışı beraberinde getirirken, akaryakıt fiyatlarının 70 lira seviyelerinde seyretmesi de üreticilerimizin maliyetlerini artırmaktadır” ifadelerini kullandı. Süreçte üretim tarafındaki dengeleri korumak adına atılan adımların kıymetli olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, “Bu noktada, 7 Mart’ta yayımlanan kararla üre gübresinde bazı ülkelerden yapılan ithalat için uygulanan yüzde 6,5’lik gümrük vergisinin tüm ülkeler için sıfırlanmasını, üreticilerimiz adına küçük de olsa moral verici bir destek olarak görüyoruz. Ancak tarımsal sürdürülebilirliğin devamı için bu tür önlemlerin zamanında alınması; sürecin dikkatle yönetilmesi, arz-talep dengesinin korunması, gıda fiyatlarında istikrarın sağlanması açısından kritik önem taşımaktadır” diye konuştu. Orta Doğu pazarı ihracat açısından kritik önemde Riskin sadece iç pazarla sınırlı olmadığını, Türkiye’nin gıda ihracatı için Orta Doğu’nun kritik bir kale olduğunu hatırlatan Başkan Matlı, “Hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektöründe önemli bir ihracat hacmine sahibiz ve bunun yaklaşık 4 milyar dolarlık kısmı Orta Doğu ülkelerine gerçekleştiriliyor. Özellikle Irak, sektörümüz açısından en büyük pazar konumunda yer alıyor. Süt ve süt ürünlerinde de benzer bir yoğunlaşma söz konusu. Bölge ülkeleriyle olan ticaretimiz, yaşanan her gerilimden doğrudan etkileniyor. Bu süreçte ihracat performansımızı korumak için pazar çeşitliliği hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı. “Yeni dönemde risk yönetimi kritik olacak” Bursa Ticaret Borsası olarak süreci yalnızca kısa vadeli bir piyasa dalgalanması olarak görmediklerini ve gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Başkan Özer Matlı, “Bundan sonraki dönemde şirketlerimiz için en kritik başlıklar; girdi tedarik güvenliği, pazar çeşitlendirmesi, maliyet yönetimi ve finansal dayanıklılık olacaktır. Artık ‘bekle-gör’ yaklaşımının değil, ‘erken önlem al, kaynağı çeşitlendir, riski dağıt’ anlayışının zorunlu hale geldiği bir dönemdeyiz. Üyelerimizin rekabet gücünü koruyacak, tedarik ve ihracat risklerini azaltacak ve tarım-gıda zincirinin dayanıklılığını artıracak çalışmalara odaklanmayı sürdüreceğiz” dedi.

İthal Yem ve Gübrede Savaşla Birlikte Fiyatlar Artıyor Haber

İthal Yem ve Gübrede Savaşla Birlikte Fiyatlar Artıyor

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvancılık sektöründe artan ithalat ve yem maliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürer, hayvancılıkta dışa bağımlılığın giderek arttığını belirterek, özellikle yem hammaddelerinde yaşanan ithalatın hem üreticiyi hem de tüketiciyi zor durumda bıraktığını söyledi. Hayvancılıkta sorunların her geçen gün büyüdüğünü vurgulayan Gürer, “Bölgemizde yaşanan savaş gübre ve yem fiyatlarını etkileyecektir. Bakanlık hayvan varlığımız arttı derken daha ilk ayda ithalata sarıldı. Savaşla birlikte gübre, yem ve hayvan varlığında yeterliliğin önemi bir kez daha görüldü. Bu süreç doğru yönetilmezse et ve süt ürünlerinde fiyatlar katlanacağı gibi, tüm gıda ürünlerinin maliyeti de artacağı için raf fiyatları da artacaktır.” dedi. Ömer Fethi Gürer, özelleştirmelerle kamunun yem ve gübre fabrikalarının satıldığını, bunun da ithalata kapı açtığını belirtti. İran’dan önemli miktarda gübre ithalatı yapıldığını ifade eden Gürer, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin yem hammaddesi tedariki için ihaleye çıkmasının da ithalatın devam edeceğinin göstergesi olduğunu söyledi. 739 BİN SIĞIR İTHAL ETTİK AKP iktidarlarının yanlış hayvancılık politikalarının ithalata dayalı olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son yıllardaki ithalat rakamlarına dikkat çekti. Gürer, “Hayvancılıkta sorunlar bitmiyor. 2025 yılında 739 bin 652 adet sığır ithal ettik. Bunun için de 1 milyar 19 milyon doları yurt dışına ödedik. 2026 yılının sadece ilk ayında ise 85 bin 160 adet sığır için 131 milyon doları yurt dışına gönderdik. Bu yıl 500 bin baş ithal hayvan hedefinin de ilk ay ithalatına bakıldığında aşılacağı görülüyor.” dedi. İthalatın sektörde kalıcı çözüm üretmediğini belirten Gürer, besicinin desteklenmesi yerine dış alımın tercih edilmesinin sorunu büyüttüğünü dile getirdi. YEM İTHALATI 5,7 MİLYAR DOLARI AŞTI Hayvancılıkta en önemli maliyet kalemlerinden biri olan yem konusunda da Türkiye’nin büyük ölçüde dışa bağımlı hale geldiğini ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Hayvancılıkta yem ithalatı da önemli rakamlara ulaştı. Yemi dışarıdan aldığımız sürece fiyat artışları da devam edecek. 2025 yılında 5 milyar 712 milyon dolarlık yem ithal ettik. En çok dövizi ise soya fasulyesi, dane mısır ve kepeğe harcadık.” diye konuştu. SOYADA YÜZDE 95 DIŞA BAĞIMLIYIZ Yem hammaddelerinde dışa bağımlılığın çok yüksek seviyelere ulaştığını belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “2025 yılında en çok ithal edilen yemlerden biri soya fasulyesi oldu. 4 milyon 71 bin ton soya fasulyesi için 1 milyar 773 milyon dolar ödedik. Soyada yüzde 95 oranında yurt dışına bağımlıyız. Dane mısırda ise 4 milyon 730 bin ton karşılığında 1 milyar 139 milyon dolar ödedik. Kepekte ise 1 milyon 997 bin ton karşılığında 416 milyon dolar ödeme yapıldı.” diye konuştu. 2026’NIN İLK AYINDA 475 MİLYON DOLARLIK YEM İTHALATI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2026 yılının sadece ilk ayında yem ithalatına 475 milyon dolar gitti. İlk üç sırada yine dane mısır, soya fasulyesi ve soya küspesi yer alıyor.” ifadelerini kullandı. ARPA ÜRETİMİ DÜŞTÜ, AÇIK BÜYÜDÜ Yem üretiminde yerli üretimin yeterince değerlendirilmediğini belirten Ömer Fethi Gürer, üretimdeki düşüşe de dikkat çekerek, “Tüketimde üst sıralarda yer alan bu ürünlerden arpa üretimi 2024 yılında 8 milyon 200 bin ton iken 2025 yılında 6 milyon tona düştü ve böylece açık daha da arttı.” dedi. 800 BİN TONA YAKIN YEM HAMMADDESİ İTHALATI PLANLANIYOR Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açtığı ihalelerin de yem ithalatının boyutunu ortaya koyduğunu belirten TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Toprak Mahsulleri Ofisi toplam 455 bin ton yem hammaddesi tedariki için mart ayında ihale açıyor. 28 Şubat’ta ise 350 bin ton yemlik mısır ithalatı için ihale açılmıştı. Bu son ihalelerle birlikte kısa süre içinde planlanan toplam yem hammaddesi ithalatı 800 bin tonu aşıyor.” dedi. KABA YEMİN SADECE YÜZDE 31’İ ÜRETİLEBİLİYOR Gürer, Türkiye’de hayvansal üretim için gerekli kaba yem üretiminin de yetersiz olduğunu belirterek, “Ülkemizde hayvansal üretim için gerekli olan minimum kaba yem miktarının yalnızca yüzde 31’i üretilebiliyor. Bu da yaklaşık yüzde 70 oranında bir açığa işaret ediyor.” dedi. MERA ISLAHI VE YEM BİTKİSİ ÜRETİMİ ARTIRILMALI Hayvancılığın sürdürülebilirliği için üretim odaklı politikalara ihtiyaç olduğunu belirten Gürer, “Yem bitkileri talebinin karşılanması açısından mera ıslah çalışmaları büyük önem taşıyor. Meraların kalitesinin artırılması ve verimliliğin sağlanması, yem ihtiyacı olan ürünlerde üretimin artırılması gerekiyor.” diye konuştu. YEM FİYATLARI ET VE SÜT FİYATLARINI DA ARTIRIYOR Gürer, yem maliyetlerindeki artışın doğrudan gıda fiyatlarına yansıdığını belirterek, “Eğer yemdeki bu süreç devam ederse özellikle ithal yemlerdeki fiyat artışı et ve süt ürünlerinin yanında beyaz ette de fiyatların artmasına yol açacak. Çünkü gerek kırmızı et gerekse beyaz et üretiminde kullanılan yemlerin önemli bölümü yurt dışından ithal ediliyor. İthal yem oranının yüzde 70’e ulaşması nedeniyle ülkemizde yem fiyatları sürekli dövize bağlı olarak artıyor ve her artış hayvancılıkta yeni maliyetler oluşturuyor.” şeklinde konuştu. SÜT YEMİ 900 LİRAYA ÇIKTI Yem fiyatlarındaki artışın üreticiye doğrudan yansıdığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde süt yemi de 50 kiloluk torbalarda 900 liraya kadar çıktı. Süt yeminin de önemli bir bölümü ithal girdilere dayanıyor. Ayrıca yonca, saman ve küspe fiyatları da sürekli artıyor. Bu artışlar hayvancılıktaki maliyetleri katlayarak üretimi daha da zorlaştırıyor.” dedi. YEMDE DIŞA BAĞIMLILIK AZALTILMALI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu koşullar altında hayvancılığın sürdürülebilirliği ciddi risk altında. Özellikle hayvancılık yapan üretici aynı zamanda tarım yapmıyorsa bu faaliyetin sürdürülebilirliği giderek daha da zor hale geliyor. İthal yemlerdeki fiyat artışı hayvancılığın sürdürülebilirliğinin önünde önemli bir tehdit oluşturuyor. Bu nedenle yem üretimini artırıcı politikalar geliştirilmelidir. Yemde dışa bağımlılığın en aza indirilmesinin yolları aranmalı, meralar ıslah edilmeli ve hayvanların tükettiği yemlerde yüzde 50 sübvansiyon sağlanarak hayvancılık yapan üreticilere destek verilmelidir.” dedi. GÜBREDE DE FİYAT ARTIŞI SÜRÜYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gübrede de savaşın olumsuz etkisi olduğunu söyledi. Gürer, çiftçilerin en çok kullandığı gübre türlerindeki artışa dikkat çekerek şunları kaydetti: “Üre gübresinin tonu yılbaşında 26.000 TL idi, bugün bayi fiyatı 30.500 TL’yi geçti. DAP gübresinin tonu yılbaşında 32.000 TL iken savaş başladığında 35.000 TL’ye çıktı, bugün ise bayi fiyatı 37.500 TL’yi aştı. %21 Amonyum Sülfat gübresi mart ayına 14.500 TL/ton fiyatıyla başladı, 16.500 TL’ye çıktı. %26 CAN gübresi ise ay başında 15.600 TL/ton iken 10 gün içinde tonu 16.500 TL oldu. Savaş sürerse fiyat artışlarının devam etmesi bekleniyor. Çiftçi bu koşullarda nasıl üretim yapacak? Bu fiyatlar raflara yansıyacak, vatandaş gıda ürünlerini nasıl alacak? Emekli ve asgari ücretli, geçen yıla göre daha düşük alım gücüyle nasıl yaşamını sürdürecek? Kendi kendine yeterli olmanın önemi bir kez daha görülmüştür.” dedi.

Şubat'ta Üretici ve Market Fiyat Farkı En Fazla Karnabahar'da Haber

Şubat'ta Üretici ve Market Fiyat Farkı En Fazla Karnabahar'da

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şubat ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri değerlendirdi. “Şubat ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 229,7 ile karnabaharda görüldü” diyen Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Karnabahardaki fiyat farkını yüzde 226,7 ile marul, yüzde 223 ile kuru soğan, yüzde 218,7 ile pırasa takip etti. Karnabahar ve marul 3,3 kat, kuru soğan ve pırasa 3,2 kat fazlaya satıldı. Üreticide 12 lira 36 kuruş olan karnabahar markette 40 lira 75 kuruşa, 16 lira 29 kuruş olan marul 53 lira 20 kuruşa, 4 lira olan kuru soğan 12 lira 92 kuruşa, 16 lira 18 kuruş olan pırasa 51 lira 58 kuruşa satıldı. Şubat ayında fiyatı en fazla artan ürün hem üretici hem de markette marul olurken, fiyatı en fazla düşen ürün markette yeşil soğan, üreticide ise karnabahar oldu.” Market fiyatları “Şubat ayında markette 41 ürünün 28’inde fiyat artışı, 13’ünde ise fiyat azalışı görüldü. Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 50,3 ile marul oldu. Maruldaki fiyat artışını yüzde 34,2 ile sivri biber, yüzde 29,9 ile salatalık, yüzde 18,4 ile kabak ve yüzde 16,3 ile limon takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 14,2 ile yeşil soğan oldu. Yeşil soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 11,9 ile domates, yüzde 11,7 ile kuru üzüm, yüzde 10,4 ile yeşil mercimek ve yüzde 9,8 ile zeytinyağı izledi.” Üretici fiyatları “Şubat ayında üreticide 33 ürünün 18’inde fiyat artışı olurken 7’sinde fiyat düşüşü görüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 29 ile karnabaharda görüldü. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 27,3 ile kuru soğan, yüzde 12,8 ile domates, yüzde 9,1 ile fındık ve yüzde 8,2 ile patates izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 49,9 ile marulda görüldü. Maruldaki fiyat artışını yüzde 39,5 ile sivribiber, yüzde 37,8 ile patlıcan, yüzde 36,3 ile salatalık ve yüzde 31,9 ile maydanoz izledi.” Üretici fiyat değişiminin nedenleri “Güzlük dönemde seralarda; salatalık, patlıcan ve sivri biber üretimine yönelen üreticilerimiz, baharlık sezonda domates üretimine yöneldiler. Domatesteki arz artışı üretici fiyatlarının düşmesine neden olurken salatalık, patlıcan ve sivri biberdeki arz düşüşü fiyatların artmasına yol açtı. Talepteki azalma, karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. Kuru soğandaki fiyat düşüşünün nedeni, yüksek rekolteye bağlı oluşan arz fazlası ile artan sıcaklıkların depolarda bozulmalara yol açmasıdır. Üreticilerimiz, ürün kaybını önlemek amacıyla soğanı düşük fiyatla piyasaya sunmak zorunda kaldı. Bazı bölgelerde aşırı yağışlar nedeniyle hasadın yapılamaması, marulda arz azalmasına neden oldu ve bu durum üreticide marul fiyatlarını yükseltti.” Girdi fiyatlarında yaşanan değişimler “Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Şubat ayında, Ocak ayına göre amonyum sülfat gübresi yüzde 4,2, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 1,6, amonyum nitrat gübresi yüzde 1,3, DAP gübresi yüzde 0,5 oranında artış gösterdi. Buna karşın ÜRE gübresi yüzde 0,2 oranında düştü. Geçen yılın Şubat ayına göre son bir yılda 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 38,5, üre gübresi yüzde 38,3, DAP gübresi yüzde 35,4, amonyum sülfat gübresi yüzde 33,3, amonyum nitrat gübresi yüzde 29,3 oranında arttı. Şubat ayında Ocak ayına göre besi yemi yüzde 2,8, süt yemi yüzde 2,7, son bir yılda besi yemi yüzde 34,3, süt yemi yüzde 30,1 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8 oranında artarken tarım ilacı fiyatları yüzde 27,8 oranında arttı. Şubat ayında mazot fiyatı aylık olarak yüzde 5,1 oranında artarken, yıllık yüzde 26,1 oranında arttı.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.