Hava Durumu

#Gemlik Gübre

Kırsal Haber - Gemlik Gübre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gemlik Gübre haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Sarıbal: ''Başka Havzalardan Su Taşımak İflasın İlanıdır'' Haber

CHP'li Sarıbal: ''Başka Havzalardan Su Taşımak İflasın İlanıdır''

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, İznik Gölü’nde yaşanan kuraklık ve su çekilmesine ilişkin DSİ Bursa Bölge Müdürlüğü tarafından açıklanan verileri değerlendirdi, “Doğanın yerine koyabildiğinin üç katından fazla su tüketiliyor. İznik Gölü her yıl biraz daha kuruyor, biraz daha yok oluyor. İznik Gölü ancak havza bazlı bilimsel su yönetimiyle korunabilir” dedi. DSİ Bursa Bölge Müdürlüğü verilerine göre, İznik Gölü’ne yıllık net doğal su katkısı yalnızca 23,28 milyon metreküp seviyesinde kalırken, gölden yapılan toplam yıllık su çekimi 79,51 milyon metreküpe ulaşıyor. Böylece gölde her yıl yaklaşık 56,23 milyon metreküplük su açığı oluşuyor. DSİ verilerine göre İznik Gölü Havzası’na yıllık toplam 363,9 milyon metreküp su girerken, bunun 340,6 milyon metreküpü buharlaşmayla kayboluyor. Milletvekili Sarıbal, iki ay önce Cargill CEO’sunun yaptığı “Gölden su çekmiyoruz, çekilmenin nedeni yanlış tarım sulaması” açıklamasını hatırlatarak, sempozyumda açıklanan resmi verilerin farklı bir tablo ortaya koyduğunu belirtti. “Sorumluluğu yalnızca çiftçinin sırtına yıkmak büyük bir manipülasyon” diyen Sarıbal, İznik Gölü çevresindeki sanayi faaliyetlerine dikkati çekti. “YERALTI SUYU İLE GÖL BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZ DEĞİL” Sempozyumda açıklanan verilere göre Cargill’e ait 130 ila 200 metre derinlikte 6 kuyu bulunduğunu, şirkete yıllık 1 milyon 463 bin metreküp yeraltı suyu tahsis edildiğini belirten Sarıbal, hidrolojik kuraklığın havza bazlı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “Yeraltı ve yerüstü su varlıkları birbirinden bağımsız düşünülemez. Akarsular, göller, yeraltı suyu rezervleri ve ekosistemler aynı hidrolojik döngünün parçalarıdır” ifadelerini kullanan Sarıbal, derin kuyulardan yapılan sürekli çekimin gölü besleyen akiferleri zayıflattığını ve uzun vadede göl seviyesini doğrudan etkilediğini kaydetti. GEMLİK GÜBRE’NİN ÇEKTİĞİ SU, DOĞAL DENGENİN YARISINA DENK GELİYOR Milletvekili Sarıbal, yalnızca Gemlik Gübre Sanayi A.Ş.’ye verilen yıllık 10 milyon metreküplük tahsisin bile gölün yıllık doğal su gelirinin yaklaşık yüzde 43’üne denk geldiğini vurguladı. “Doğa gölü yılda net 23 milyon metreküp besleyebiliyorken, tek bir sanayi tahsisi bunun neredeyse yarısını kullanıyor. Demek ki sorun yalnızca kuraklık değil; sorun su kaynaklarını sermayenin kullanımına açan anlayıştır” dedi. BAŞKA HAVZALARDAN SU TAŞIMAK İFLASIN İLANIDIR İznik Gölü’nü beslemek amacıyla Sakarya Havzası’ndan Boğazköy Barajı üzerinden su aktarımı planlandığını belirten Sarıbal, bunun mevcut su yönetimi anlayışının sürdürülemez hale geldiğini gösterdiğini söyledi.“İznik Gölü’nü koruyamayanlar, şimdi başka havzaların suyuyla gölü ayakta tutmaya çalışıyor. Taşıma suyla değirmen döner mi? Gölden yapılan kontrolsüz su çekimleri ve plansız kullanım, İznik Gölü’nün doğal dengesini her geçen yıl daha da bozuyor. Bu nedenle çözüm; suyu yalnızca tüketilecek bir kaynak olarak gören anlayıştan vazgeçmek, havzanın tamamını esas alan kamucu ve sürdürülebilir bir yönetim modelini hayata geçirmektir” diyen Sarıbal, İznik Gölü’nün rant politikalarına ve plansız su kullanımına teslim edilmesine izin vermeyeceklerini ifade etti.

CHP'li Sarıbal: "İznik Gölü Yok Oluşa Sürükleniyor" Haber

CHP'li Sarıbal: "İznik Gölü Yok Oluşa Sürükleniyor"

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, TBMM’de yaptığı basın açıklamasında İznik Gölü’nde yaşanan hızlı ve kalıcı su kaybına dikkati çekti. İznik Gölü’nün yer altı suları, yüzeysel akışlar ve kar sularıyla beslenen kapalı bir ekosistem olduğuna vurgu yapan Sarıbal, beslenme havzasının yüzde 60’ından fazlasının yerleşim alanı olduğunu, göl çevresinde mevzuat gereği mutlak koruma ve kontrollü kullanım alanları belirlenmiş olmasına rağmen, uygulamada bu statünün yapılaşmanın önünü açtığını ifade etti. Sarıbal ayrıca, İznik Gölü’nü kapsayan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planlarının iptal edildiğini, ancak yerine bağlayıcı ve bütüncül bir koruma planının hala yürürlüğe konulmadığını belirtti. Son olarak 16 Şubat 2026 itibarıyla İznik Gölü’nün 200 metre çekildiğini, su seviyesinin yaz gelmeden kritik seviyelere düşüldüğünü aktaran Sarıbal, “Tarımın kısıtlandığı bir ortamda sanayi kullanımının aynı ölçüde sınırlandırılmaması kabul edilemez” diyerek, İznik Gölü için bilimsel, bağlayıcı ve kamu yararını esas alan acil bir koruma planı çağrısı yaptı. SU SORUNU MEVSİMSEL DEĞİL, KALICI! Çiftçilerin geçimini göle bağlı sulu tarım ve zeytincilikten sağladığını hatırlatan Sarıbal, buna karşın son yıllarda yaşanan sürekli su kaybının, gölü ulusal ölçekte bir çevre krizinin eşiğine getirdiğini belirtti. Milletvekili Sarıbal, DSİ verilerine göre 2021–2024 arasında gölde 30–40 santimetrelik bir seviye düşüşü yaşandığını; 2022’de yüzde 16, 2023’te yüzde 40, 2024’te ise yüzde 30 oranında su kaybı kaydedildiğini aktardı. Uydu ölçümlerinin de bu tabloyu doğruladığını belirten Sarıbal, 30 Eylül 2025 itibarıyla göl seviyesinin 81,95 metreye gerilediğini, bunun güvenli işletme kotu kabul edilen 83,30 metrenin 1,35 metre altında olduğunu söyledi. 2013’e kıyasla yaklaşık 232 milyon metreküplük su kaybına işaret eden Sarıbal, “Bu veriler sorunun mevsimsel değil, kalıcı olduğunu gösteriyor” dedi. 18 Kasım 2025’te İl Kuraklık Kriz Merkezi toplantısında tarımsal sulamanın kısıtlanacağının açıklandığını anımsatan Sarıbal, buna karşın sanayi tesislerinin su kullanımına ilişkin şeffaf ve bütüncül bir değerlendirme yapılmadığını vurguladı, “Sanayi, madencilik ve yapılaşmanın göl üzerindeki etkileri kamuoyundan gizleniyor” dedi. BİLİMSEL ÇALIŞMALAR SANAYİ BASKISINI GÖSTERİYOR Haziran 2025’te yayımlanan bağımsız bir araştırma ile ilgili bilgi veren Sarıbal, kentsel alanların genişlemesi ve orman kaybının, yüzey akışını artırırken yeraltı suyu beslenmesini azalttığını söyledi. 1990–2018 döneminde havzada ulaşım ve madencilik alanlarının 0’dan 730 hektara, ticari ve sanayi alanlarının ise yüzde 461 artarak 130 hektardan 730 hektara çıktığını belirten Sarıbal, aynı dönemde tarım alanlarının yalnızca yüzde 7 arttığını kaydetti. Gölü besleyen kaynakların zayıflaması, yeraltı sularının yoğun kullanımı ve sanayi tesislerinin doğrudan ya da dolaylı su çekişlerinin krizi derinleştirdiğini dile getiren Sarıbal, Cargill’in ve Gemlik Gübre’nin yüksek miktarda su kullandığını söyledi. İLİÇ; SERMAYENİN Mİ YAŞAM HAKKININ MI KORUNACAĞININ DAVASIDIR CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, iktidarın maden politikalarını ise Erzincan İliç’te 9 işçinin yaşamını yitirdiği faciaya ilişkin dava süreciyle eleştirdi. Maden şirketlerinin karlarını katlarken; ölüm, toz, kirlilik, kuraklık ve gıda enflasyonu gibi toplumsal maliyetlerin ise halka yüklendiğini belirtti, bu tablonun en ağır örneğinin, 13 Şubat 2024’te Erzincan İliç’te yaşanan facia olduğunu söyledi. 9 işçinin yaşamını yitirmesine ilişkin davanın Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürdüğünü hatırlatan Sarıbal, 6. duruşmada olay yerinde keşif yapılması ve Anagold Madencilik kayıtlarına el konulması taleplerinin reddedildiğini aktardı. Sarıbal, bilirkişi raporlarında “asli kusurlu” olduğu belirtilen kamu görevlilerinin yargılama dışında bırakılmasına tepki gösterdi. 23 Mayıs 2024 tarihli bilirkişi raporunda ÇED Olumlu Kararı’na imza atan dönemin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve bakanlık yetkililerinin “asli kusurlu” olarak gösterildiğini, ancak bu isimlerin dosyadan çıkarıldığını vurguladı. Sarıbal, kamu görevlileri hakkında “kovuşturmaya yer olmadığı” kararının etkili soruşturma yapılmadan verildiğini ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında usul yükümlülüğünün ihlal edildiğini söyledi. “Bu dava; yaşam hakkı, çevre hakkı ve etkili soruşturma yükümlülüğünün birlikte ele alınması gereken bir dosyadır. Bu ülkede şirketler öldürür, bakanlıklar imza atar, yargılanan mühendis olur. Bu dosya böyle kapatılırsa herkesin can güvenliği ortadan kalkar. İliç davası, Türkiye’de sermayenin mi yoksa yaşam hakkının mı korunacağının davasıdır. Gerçek sorumlular yargı önüne çıkarılmadan bu dosya kapanmayacak” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.