Hava Durumu

#Gıda

Kırsal Haber - Gıda haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kredi Kartı Harcamalarının Üçte Biri Gıdaya Gidiyor Haber

Kredi Kartı Harcamalarının Üçte Biri Gıdaya Gidiyor

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, vatandaşın Ramazan Bayramı’nda borçla yaşadığını söyledi. Gürer, “Bayramlar dayanışmanın, paylaşmanın ve huzurun olduğu günlerdir, bugün milyonlarca yurttaşımız için bayram; icra korkusu, borç stresi ve geçim derdi konuşulduğu günler oldu. Vatandaş bayrama sevinçle değil, borç yüküyle giriyor: 6,3 trilyon liralık borç omuzlarda, kredi kartı harcamalarının üçte biri gıdaya gidiyor, milyonlarca insan icra tehdidi altında alışveriş yapmak zorunda kalıyor; bayram sofraları artık borçla kuruluyor,” dedi. 6,3 TRİLYON LİRALIK BORÇ YÜKÜ VATANDAŞIN OMZUNDA CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 13 Mart haftası itibarıyla vatandaşın bankalara ve finans sistemine olan toplam borcunun 6 trilyon 365 milyar 285 milyon TL’ye ulaştığını vurgulayarak, “Vatandaşın sadece tüketici kredileri ve kredi kartı borcu 5 trilyon 992 milyar 694 milyon liraya dayanmış durumda. Bunun 271 milyar 593 milyon lirası artık takipte. Yani milyonlarca insan borcunu ödeyemediği için icra kıskacında. Üstelik 101 milyar liralık borç da varlık yönetim şirketlerine devredilmiş. Bu tablo, ekonomik krizin vatandaşın mutfağına, sofrasına ve bayramına nasıl yansıdığının en açık göstergesidir,” diye konuştu. HER 2 KİŞİDEN 1’İ BORÇLU Türkiye’de bireysel kredi kullanan kişi sayısının son bir yılda 1,9 milyon artarak 43,8 milyona çıktığını hatırlatan CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Neredeyse her iki kişiden biri bankalara borçlu hale gelmiş durumda. Ortalama kredi bakiyesi 138 bin liraya ulaşmış. Bu, artık borcun bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı. VATANDAŞIN KREDİ KARTI HARCAMALARIN ÜÇTE BİRİ SOFRAYA GİDİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Vatandaşın kredi kartı harcamalarının giderek temel ihtiyaçlara sıkıştığını açıkça görüyoruz. Veriler, toplumun tüketim alışkanlıklarının değil, zorunluluklarının değiştiğini ortaya koyuyor,” dedi. Gürer, “Bayram öncesi kredi kartı üzerinden yapılan market, gıda ve yemek harcamalarının toplamı 184 milyon 132 bin TL’ye ulaşıyor. Buna karşılık toplam kredi kartı harcaması ise 587 milyon 278 bin TL seviyesinde. Bu tabloya baktığımızda, vatandaşın kredi kartıyla yaptığı harcamaların yaklaşık %31,3’ünün doğrudan gıdaya gittiği gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bu oran sıradan bir tüketim tercihini değil, ekonomik sıkışmışlığı anlatıyor. İnsanlar artık kredi kartını; eğitim, kültür ya da sosyal yaşam için değil, mutfağını döndürebilmek için kullanmak zorunda kalıyor,” dedi “BAYRAM ALIŞVERİŞİ KREDİYLE YAPILIYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sadece Ocak ayında yüz binlerce kişinin ilk kez kredi ve kredi kartı kullanmak zorunda kaldığına dikkat çekerek şunları söyledi: “244 bin kişi ilk defa kredili mevduat hesabı açmış, 181 bin kişi ilk kez kredi kartı kullanmış. 103 bin kişi tüketici kredisine başvurmuş. İnsanlar artık bayram alışverişini bile borçla yapıyor. Eskiden bayram öncesi çarşıda bereket olurdu, şimdi ise kredi limitine göre alışveriş yapılıyor.” “İCRA DOSYALARI BAYRAM SOFRASININ YERİNİ ALDI” 2026 yılı Ocak ayında yalnızca kredi kartı borcundan dolayı 182 bin 797 kişinin, bireysel kredi borcundan dolayı ise 135 bin 663 kişinin yasal takibe düştüğünü belirten Ömer Fethi Gürer, “Bir ayda yüz binlerce insan icralık hale geliyor. Bayramda çocuklarına harçlık veremeyen, mutfağına et koyamayan, torununa şeker alamayan bir toplum gerçeği ile karşı karşıyayız. İcra dosyaları bayram sofralarının yerini aldı.” Gürer, “19.03.2026 itibariyle, 2026 yılında 2 milyon 239 bin 799 yeni icra dosyası gelirken toplam icra dosyası sayısı 24 milyon 466 bin 58’e ulaşmıştır,” dedi. “BORÇLAR İKİYE KATLANDI, UMUTLAR YARIYA DÜŞTÜ” Risk Merkezi verilerine de değinen Ömer Fethi Gürer, tasfiye olunacak alacakların bir yılda yüzde 111 artarak 311,7 milyar liraya çıktığını belirterek, “Bu ne demek biliyor musunuz? Borç ödenemiyor, sistem alarm veriyor. 4 milyon 256 bin 494 vatandaşımızın borcu ödenememiş ve hâlâ devam ediyor. Bu insanlar bankaların kara listesinde, hayatları kısıtlanmış durumda. Kredi çekemiyor, nefes alamıyor,” şeklinde konuştu. “BAYRAM SEVİNCİ YERİNİ GEÇİM DERDİNE BIRAKTI” Gürer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bugün gelinen noktada bayram sevinci yerini geçim derdine bırakmıştır. İktidarın yanlış ekonomi politikaları, vatandaşı borçla yaşamaya mahkûm etmiştir. Bizim çağrımız nettir: Vatandaşın borç yükü hafifletilmeli, faizler düşürülmeli, üretim artırılmalı, vergi adaleti sağlanmalı, israf önlenmeli, icra süreçleri yeniden düzenlenmeli ve gelir adaleti sağlanmalıdır.”

Lokanta ve Tatlıcılar Mercek Altında Haber

Lokanta ve Tatlıcılar Mercek Altında

Ankara Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşabilmesi için gıda satışı yapan işletmelere yönelik denetimlerini sürdürüyor. Ankara Zabıtası tarafından kent genelinde gerçekleştirilen denetimlerde, işletmelerin genel hijyen koşulları, gıda güvenliği, saklama ve depolama şartları ile üretim alanları titizlikle inceleniyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Zabıta Daire Başkanlığı, Ramazan ayı kapsamında ve bayram öncesinde kent genelinde gıda satışı yapan işletmelere yönelik denetimlerine aralıksız devam ediyor. Başkentlilerin sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşmasını sağlamak amacıyla gerçekleştirilen denetimlerde, özellikle pastane, tatlıcı, lokanta ve kafelerde hijyen kuralları ve ürün güvenliği detaylı şekilde inceleniyor. GENEL HİJYEN KOŞULLARI, GIDA GÜVENLİĞİ TİTİZLİKLE İNCELENİYOR Ankara Zabıtası tarafından yürütülen denetimlerde; işletmelerin genel hijyen koşulları, gıda güvenliği, saklama ve depolama şartları, fiyat ve etiket uygulamaları, üretim alanları ve gerekli belgeleri titizlikle kontrol ediliyor. Ramazan ayında yoğunluk yaşayan işletmelerde vatandaşların mağduriyet yaşamaması için denetimler sıklaştırılırken, özellikle bayram tatlılarının sağlıklı koşullarda üretilip satışa sunulması için de gerekli bilgilendirmeler yapılıyor. Denetimler sırasında mevzuata aykırı faaliyet gösterdiği tespit edilen işletmelere gerekli uyarılar yapılırken, kurallara uymayan işletmelere cezai işlem uygulanıyor.

Modern Hal Çorlu'da Yükseliyor Haber

Modern Hal Çorlu'da Yükseliyor

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, Çorlu’daki sebze-meyve tedarik zincirini düzenli, hijyenik ve verimli hale getirmek amacıyla hayata geçirdiği Sebze ve Meyve Toptancı Hali’nin temelini attı. Düzenlenen temel atma töreninde konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, “Bugün esnafımıza verdiğimiz sözü tutmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yalnızca Çorlu’ya değil, tüm bölgeye hizmet edecek bu modern halimizin temelini atıyoruz.” dedi. BÖLGENİN TİCARET VE TARIM ALTYAPISINI GÜÇLENDİRECEK TESİS Konuşmasına, “Bugün esnafımıza verdiğimiz sözü tutmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” diyerek başlayan Candan Başkan, “Adaylığımız döneminde Çorlu Belediye Başkanımız Ahmet Sarıkurt ile birlikte esnafımızı ziyaret ettiğimizde yaşadıkları sıkıntıları bizlerle paylaşmışlardı. Biz de onlara sebze-meyve toptancı halini hayata geçireceğimizin sözünü vermiştik. Bugün hem Çorlu’muza hem hem de bölgemize hizmet edecek, Çorlu Yeni Sebze ve Meyve Toptancı Hali’nin temelini atmanın gururunu yaşıyoruz.” ifadelerini kullandı. ÇORLU’DAN TRAKYA’YA UZANAN HİZMET Temeli atılan tesis ile bölgenin önemli bir ihtiyacının karşılanacağına vurgu yapan Başkan Yüceer, “Bu tesis yalnızca Çorlu’ya, değil, Tekirdağ’a ve tüm Trakya’ya hizmet edecek. Burada üretici, esnaf ve tüketici buluşacak. Yıllık 50 bin tonun üzerinde işlem yapılmasını bekliyoruz. Şu anda bölgemizde üretilen yaş sebze ve meyve miktarı 136 bin tonun üzerinde. Tüketim ise günlük yaklaşık 500 ton, yıllık yaklaşık 183 bin ton seviyesinde. Bu hal binası bu ihtiyacın önemli bir kısmını karşılayacak.” dedi. ÜRETİCİDEN TÜKETİCİYE GÜÇLÜ ZİNCİR Tüm projelerin hem üretici hem de tüketici gözetilerek hayata geçirildiğini vurgulayan Candan Başkan, şöyle konuştu: “Göreve geldiğimizde şunu söyledik: ‘Sadece tüketiciyi değil, üreticiyi de düşünmeliyiz. Sadece üretici ve tüketici değil, esnaf da bizim için çok önemli.’ Bu nedenle amacımız; esnafın işini kolaylaştırmak, üretim gücünü artırmak, şehrimizin ticaretini büyütmek ve her ilçemizi ihtiyacı olan yatırımlarla buluşturmak. Çünkü inanıyoruz ki; üreten çiftçi, kazanan esnaf ve memnun vatandaşla Tekirdağ’ı büyütebiliriz. Bugün bizleri yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyor, bu önemli yatırımın Çorlu’muza, Tekirdağ’ımıza ve Trakya’mıza hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.” 37 BİN 600 METREKARELİK ALANA SAHİP OLACAK Çorlu Sebze ve Meyve Toptancı Hali, 37 bin 600 metrekarelik bir parsel üzerinde yer alıyor. İki blok halinde tasarlanan hal binasında toplam 30 dükkân bulunacak. Her dükkân 97 metrekare net alana sahip olup ayrıca 15 metrekarelik bir asma kata sahip olacak. Çorlu Hıdırağa Mahallesi’nde düzenlenen temel atma törenine Cumhuriyet Halk Partisi Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, CHP Parti Meclis Üyesi Ecevit Keleş ile milletvekilleri, il ve ilçe belediye başkanları, kurum ve kuruluşların amirleri, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu üyeleri, siyasi partilerin temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

17'inci Güney Ege Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı Milas’ta Kapılarını Açtı Haber

17'inci Güney Ege Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı Milas’ta Kapılarını Açtı

Milas’ta bu yıl 17’ncisi düzenlenen Güney Ege Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı kapılarını ziyaretçilere açtı. Expoline Fuarcılık tarafından organize edilen fuarın açılış programı; Expoline Fuarcılık yetkilisi Yavuz Hakbilir ve Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar’ın konuşmalarıyla başladı. Programda sırasıyla Milas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Reşit Özer, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz ve Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke de birer konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasında Milas’ın tarımsal üretimdeki önemine değinen İl Müdürü Seyfettin Baydar, “Tarımın köklü geçmişe sahip olduğu, bereketli topraklarıyla ülkemizin önemli üretim merkezlerinden biri olan Milas’ta düzenlenen Tarım Fuarı’nın açılışında sizlerle birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Milas, yalnızca Muğla’nın değil, ülkemizin de önemli tarım havzalarından biridir. Zeytinden bal üretimine, hayvancılıktan arıcılığa kadar geniş bir üretim yelpazesiyle bölge ekonomisine ve ülke tarımına önemli katkılar sunmaktadır” dedi. Baydar, Muğla’nın tarımsal ihracat verilerine de değinerek, 2025 yılında 75 milyon dolar bitkisel üretim ve 745 milyon dolar su ürünleri ihracatı ile toplamda 820 milyon dolarlık tarımsal ihracata ulaşıldığını ifade etti. Tarım fuarlarının sektör açısından büyük önem taşıdığını belirten Baydar, “Tarım fuarları üreticilerimizi yeni teknolojilerle buluşturan, bilgi ve tecrübenin paylaşıldığı, sektör paydaşlarını bir araya getiren önemli platformlardır. Tarımda verimliliği artırmak, sürdürülebilir üretimi güçlendirmek ve çiftçilerimizin rekabet gücünü yükseltmek açısından bu tür organizasyonlar büyük önem taşımaktadır” diye konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteklerine de değinen Baydar, son 10 yılda üreticilere 2,7 milyar TL, yalnızca 2025 yılında ise 724 milyon TL’nin üzerinde destekleme ödemesi yapıldığını belirtti. Baydar ayrıca, hayata geçirilen planlı üretim destekleme modeli ile üreticilerin hangi havzada hangi ürüne ne kadar destek alacağını önceden bilerek üretim planlaması yapabileceğini ifade etti. Fuarın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Baydar, “Expoline firmamızın bu yıl 17’ncisini düzenlediği Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nın gerçekleşmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara, fuara katılım sağlayan 208 firmamıza ve kıymetli üreticilerimize teşekkür ediyorum. Milas Tarım Fuarı’nın bölgemiz, üreticilerimiz ve ülkemiz tarımı için hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke ise konuşmasında fuarın 17 yıldır düzenlenmesinin önemli bir başarı olduğunu belirterek, “17 yıl gibi uzun soluklu devam eden bir fuar organizasyonu, bu etkinliğin sahiplenildiğinin önemli bir göstergesidir. Katılımın da oldukça yüksek olduğunu görüyorum. Bu fuarın daha uzun yıllar devam etmesini diliyorum” ifadelerini kullandı. Kaymakam Böke ayrıca, fuarın kadın üretici dostu bir tarım fuarı olmasına yönelik temennisini dile getirerek, tarımda kadın emeğinin ekonomiye büyük katkı sağladığını ve Muğla’nın bu konuda öne çıkan illerden biri olduğunu vurguladı. Konuşmaların ardından açılış kurdelesi kesilerek fuarın resmi açılışı gerçekleştirildi. Protokol üyeleri daha sonra fuar alanındaki stantları ziyaret ederek katılımcılarla bir araya geldi.

Başkan Tugay: İzmir Gastronomiyle Dünyaya Açılacak Haber

Başkan Tugay: İzmir Gastronomiyle Dünyaya Açılacak

İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu toplantısında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir’in tarım, turizm ve gastronomi alanındaki potansiyeline dikkat çekerek kentin gelişmesi için doğru yatırımların ve uluslararası tanıtımın önemini vurguladı. İzmir’in sorunlarının konuşulduğu, çözüm önerilerinin tartışıldığı, kentin gelecek vizyonuna ışık tutan İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu’nun (İEKKK) 144’üncü toplantısı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın ev sahipliğinde Tarihi Havagazı Fabrikası’nda yapıldı. İEKKK Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer’in açılışını yaptığı toplantıda konuşan Başkan Dr. Cemil Tugay, ekonomik kalkınmanın gerekliliğine dikkat çekti. Zeytinyağı için özel çalışma İzmir’in dört önemli havzasıyla tarım ve hayvancılıkta güçlü bir şehir olduğunu belirten Başkan Tugay, İzmir’in zeytinin ve üzümün coğrafyası olduğunu, kentte üretilen zeytin ve zeytinyağını üst kaliteye taşımak için çalışmalar yürüttüklerini belirtti. “Gastronomi kültürü tanıtılacak” İzmir’in tarım, sanayi, inovasyon, yazılım konularında başka şehirler ve ülkelerle rekabet edebilecek durumda olmasının gerekliliğine vurgu yapan Başkan Tugay, kentin zengin bir gastronomi kültürüne sahip olduğunu anımsattı. Tugay, “Gastronomi alanında gelecek var. Girişimciler bu konuda çalışıyor. Biz de bir süredir bunun üzerinde çalışıyoruz. Mayıs ayından itibaren Avrupa’nın ve dünyanın başkentlerinde İzmir’in gastronomi kültürü özel etkinliklerle tanıtılacak” dedi. “Bu şehrin zenginleşmesi, gelişmesi lazım” Bu çalışmalarla yurttaşların İzmir’e gelme nedenleri arasına gastronomi başlığının da ekleneceğini ifade eden Başkan Tugay, şunları söyledi: “Kadifekale’deki antik kenti, eski ve yeni Smyrna’yı görebildikleri için bu kente gelecekler. Otantik yerlerden yerel ürün alışverişi yapabildikleri için, muhteşem gastronomi rotalarını gezebildikleri ve muhteşem yemekler yedikleri için… Kuş Cenneti’nden Doğal Yaşam Parkı’na bir sürü alanda gezme alternatifine sahip oldukları için gelecekler. Burada onların dilinde konuşan rehberler eşlik edecek…” Yapılacak çalışmalara bütüncül açıdan bakıldığında sonuçların daha verimli olacağını belirten Başkan Tugay, “Bu şehrin zenginleşmesi, gelişmesi lazım. İzmir’in kendi insanlarının da doğru ve mantıklı yatırımlar yapması lazım. Dışardan da buraya doğru yatırımların gelmesi için herkesin çalışması gerek” diye konuştu.

Yörsan Afrika Pazarına Açıldı Haber

Yörsan Afrika Pazarına Açıldı

Matlı Şirketler Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Yörsan, ihracat ağını genişleterek Afrika pazarına giriş yaptı. Yörsan’ın UHT süt ürünleri Afrika’daki raflarda yerini alırken, tüketici tadım etkinliklerinde ürünlere yüzde 92,3 oranında beğeni verildi. Türkiye’nin köklü süt ve süt ürünleri markalarından Yörsan, ihracat faaliyetlerini genişleterek Afrika pazarına giriş yaptı. Yaklaşık üç ay süren deniz taşımacılığının ardından bölgeye ulaşan Yörsan’ın UHT süt ürünleri, Afrika’daki satış noktalarında raflardaki yerini aldı. Matlı Şirketler Grubu çatısı altında faaliyet gösteren Yörsan, geleneksel ve modern süt ürünlerinden oluşan geniş ürün yelpazesiyle uluslararası pazarlarda da dikkat çekiyor. Afrika pazarına yönelik gerçekleştirilen tüketici tadım etkinliklerinde Yörsan ürünleri yüksek oranda beğeni topladı. Tadım uygulamalarına katılan tüketicilerin %92,3’ü ürünleri beğendiğini ve yeniden satın almayı düşündüğünü ifade etti. Katılımcıların %60’ını kadınlar, %40’ını ise erkek tüketiciler oluşturdu. UHT teknolojisinin sağladığı uzun raf ömrü sayesinde uzak pazarlara erişimini güçlendiren Yörsan, Afrika’da oluşturduğu dağıtım kanallarıyla ürünlerini daha geniş bir tüketici kitlesiyle buluşturmayı hedefliyor. Pazardan gelen ilk tüketici geri bildirimleri ise Yörsan’ın ürün kalitesi ve lezzetinin farklı coğrafyalarda da güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor.

Hürmüz Boğazı’ndaki Güvenlik Riskleri Küresel Gıda Ticaretini Etkiler Haber

Hürmüz Boğazı’ndaki Güvenlik Riskleri Küresel Gıda Ticaretini Etkiler

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından paylaşılan verilere göre; çikolata ve kakaolu ürünler, ayçiçek yağı, bisküvi ve gofret, şekerleme çeşitleri ile makarna ve buğday unu gibi temel gıda kalemlerini kapsayan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, yılın ilk iki ayında 1,9 milyar dolarlık ihracat yaptı. Miktar bazında ihracat geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 21,3 gerilemiş olsa da ihracat birim fiyatlarındaki yüzde 14’4’lük yükselişin etkisiyle değer bazındaki düşüş yüzde 9,9 seviyesinde kaldı. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre ihracatın yüzde 10,9 artışla 191,8 milyon dolara yükseldiği ayçiçek yağı, sektörde ilk sırada yer alırken; yüzde 6,9 düşüşle 170,3 milyon dolar olarak kayıtlara geçen çikolata ve kakao bazlı ürünler ikinci sırada yer aldı. Tatlı bisküvi ve gofretler ile makarna, ihracatı bu dönemde 150 milyon doları aşan diğer ürün grupları oldu. 212,4 milyon dolar ihracat yapılan Irak’taki yüzde 42,2’lik düşüşe bağlı olarak Orta Doğu pazarında yüzde 22,8’lik düşüş kaydedildi. “Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riskleri küresel gıda ticaretini etkiler” Yurt dışında yaşanan gelişmelerin uluslararası ticaret üzerindeki etkisinin yoğunlaştığı bu süreçte, sektörün dikkatinin Orta Doğu’daki gerilimler üzerinde yoğunlaştığına dikkat çeken TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu şunları söyledi: “İran ile bağlantılı olarak bölgede son dönemde yaşanan gelişmeler, küresel gıda ticaretini yalnızca siyasi açıdan değil, enerji ve lojistik kanalları üzerinden de etkileyen yeni bir belirsizlik alanı oluşturuyor. Hürmüz Boğazı çevresinde artan güvenlik riskleri ve ticari gemi trafiğinde zaman zaman yaşanan aksaklıklar, küresel emtia taşımacılığı açısından kritik bir dar boğaza işaret ediyor. Küresel tüketimin yaklaşık yüzde 20’sine denk gelen, günde yaklaşık 20 milyon varil ham petrolün geçtiği bu koridorda yaşanan gerilim, enerji fiyatları üzerinden tarım ve gıda piyasalarına da yansıyabiliyor. Brent petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, Körfez’de artan risk primleri ve taşımacılık maliyetlerindeki yükseliş ihracat faaliyetlerini zorlaştıran unsurlar arasında yer alıyor. Enerji ve lojistikte yaşanan bu dalgalanmalar, tarımsal üretimin temel girdileri açısından da dikkatle izlenmesi gereken bir tablo ortaya koyuyor. Çünkü Hürmüz Boğazı aynı zamanda küresel azot bazlı gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 25 ila 35’inin geçtiği bir hat niteliğinde. Bu nedenle sevkiyatlarda yaşanabilecek uzun süreli aksaklıklar, gübre fiyatlarının yükselmesine ve önümüzdeki üretim sezonunda maliyet baskısının artmasına neden olabilir. Enerji, navlun ve sigorta maliyetleri aynı anda yükseldiğinde, gıda ticaretinin yalnızca bir tarım meselesi olmaktan çıkarak küresel ekonomik istikrar ve tedarik güvenliği açısından da kritik bir başlık haline geldiğini unutmamak gerekiyor.” “Geniş bir coğrafyanın gıda arz güvenliğinde kilit bir merkeziz” İran’la ticaretin, ihracatçı firmaların Orta Doğu’daki rekabetçiliğini sürdürebilmesi açısından önemli bir konu olduğuna değinen Tiryakioğlu şunları söyledi: “Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri alanında yılda yaklaşık 4-5 milyar dolarlık ithalat yapan İran, Türkiye için de önemli bir pazar niteliği taşıyor. Türkiye’nin 2025 yılında bu ülkeye gerçekleştirdiği hububat sektörü ihracatı 300 milyon doların üzerinde ve İran bu tutarla en büyük 10 ihracat pazarımız arasında yer alıyor. Türkiye’nin ekonomik ve siyasi istikrarı, sadece İran için değil; Rusya-Ukrayna savaşının küresel etkilerinin devam ettiği ve çevre coğrafyamızda jeopolitik risklerin arttığı bu dönemde, tüm bölgenin gıda tedariki açısından daha da stratejik hale geliyor. Güçlü sanayi altyapımız, hammadde işleme kapasitemiz ve üstün lojistik ağımız sayesinde Türkiye yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılayan bir ülke değil; çevresindeki geniş bir coğrafyanın gıda arz güvenliğine katkı sunan kilit bir üretim ve tedarik merkezi. Üstlendiğimiz bu sorumluluğun önümüzdeki dönemde hem ticari hem de insani açıdan daha da önem kazanacağını düşünüyoruz.”

Gübre Tedarikinde Herhangi Bir Sorun Bulunmuyor Haber

Gübre Tedarikinde Herhangi Bir Sorun Bulunmuyor

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, savaşların küresel etkilerinden birinin de gıda arz güvenliği olduğunu belirterek, “Gıda anlamında herhangi bir problemimiz yok. Bitkilerin gelişim döneminde gübre tedariki konusunda da bir sıkıntı söz konusu değil. Hatta arzı artırmak için gerekli tedbirleri alıyoruz." dedi. Bakan Yumaklı, Kırklareli programı kapsamında Valiliği ziyaret etti. Protokol üyeleriyle selamlaşan Yumaklı, valilik bahçesinde düzenlenen fidan dikim törenine katıldı. Daha sonra Valilik Şeref Defteri'ni imzalayan Yumaklı, Vali Uğur Turan'dan kentte yürütülen çalışmalar ve yatırımlar hakkında bilgi aldı. Kırklareli Belediyesini de ziyaret eden Yumaklı, Belediye Başkanı Derya Bulut ile bir süre görüştü. Bakan Yumaklı daha sonra Atatürk Toprak, Su ve Tarımsal Meteoroloji Araştırma Enstitüsü Konferans Salonu'nda düzenlenen sektör temsilcileri buluşmasına katıldı. Ramazan ayını tebrik eden Yumaklı, ramazanın İslam dünyasında birlik ve beraberliğe vesile olmasını temenni etti. Bakanlık olarak sektörün tüm konularını yerinde değerlendirmek amacıyla il ziyaretleri gerçekleştirdiklerini ifade eden Yumaklı, dünyada yaşanan gelişmelerin hızla değiştiğini söyledi. İslam coğrafyasının çeşitli saldırı ve krizlerle karşı karşıya kaldığını dile getiren Yumaklı, küresel gelişmelerin tarım ve gıda ticaretini de doğrudan etkilediğini belirtti. Bakanlık olarak olası risklere karşı hazırlıklı olduklarını vurgulayan Yumaklı, gübre stokları konusunda kamuoyunda bazı dezenformasyonlar yapıldığını söyledi. Gübre tedarikinde herhangi bir sorun bulunmadığını belirten Yumaklı, şöyle konuştu: “Gıda anlamında herhangi bir problemimiz yok. Bitkilerin gelişim döneminde gübre tedariki konusunda da bir sıkıntı söz konusu değil. Hatta arzı artırmak için gerekli tedbirleri alıyoruz. En son dün gece bazı ülkeler için uygulamış olduğumuz gübrelerde gümrük vergisi oranlarını sıfıra indirdik. Dolayısıyla bu anlamda bizim ülkemizde de arzın çok hızlı bir şekilde gelmesini sağlamak adına bunları yapıyoruz. Bunun dışında da farklı tedbirleri peyderpey devreye alacağız. Savaşların küresel etkisini en başta enerji arzındaki daralma olarak görüyoruz ancak en kritik konulardan biri gıda arz güvenliğidir." Tarımsal üretimin dünyada stratejik bir konuma sahip olduğunu belirten Yumaklı, sektörün kendine özgü dinamiklerinin bulunduğunu söyledi. Bakanlık olarak politikalarını bu doğrultuda geliştirdiklerini dile getiren Yumaklı, üretim planlamasına dayalı yeni destek modelleri uyguladıklarını ifade etti. Bakan Yumaklı, şunları kaydetti: “Farklı destekleme modellerini üretim planlamasıyla entegre ettik. Tarımsal kredileri de aynı şekilde planlamayla uyumlu hale getirdik. Hayvancılıkla ilgili 5 yıllık eylem planımızı uygulamaya koyduk. Dün itibarıyla 12,3 milyar liralık temel destek ödemesini ve planlı üretim desteğini üreticilerimizle, çiftçilerimizle buluşturmaya başladık. Kırklareli'ne de yaklaşık 150 milyon lira civarında buradan bir ödeme gelmiş olacak. İnşallah mart ve nisan aylarında Türkiye genelinde 81 milyar lirayla bu ödemeyi tamamlamış olacağız" Kırklareli'nin hayvansal üretimde önemli bir konuma sahip olduğunu belirten Yumaklı, kentin ari işletmelerdeki hayvan varlığı bakımından Türkiye'de ilk sıralarda yer aldığını ifade etti. Yumaklı, son 23 yılda Kırklareli'nde tarım, orman ve su alanlarında yaklaşık 58 milyar liralık destek ve yatırım yapıldığını söyledi. Kırklareli Orman Bölge Müdürlüğünün de yakın zamanda kurulacağını belirten Yumaklı, kentteki yatırımların süreceğini dile getirdi. Trakya'nın ayçiçeği üretim merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Yumaklı, iklim değişikliğinin etkilerinin bölgede hissedildiğini söyledi. Bu noktada TARSİM uygulamalarının önemine değinen Yumaklı, “TARSİM'de köy bazlı verim sigortasına geçtik. Kırklareli'nde arpa ve buğdayın yanı sıra ayçiçeğini de bu kapsama aldık. Ayrıca ayçiçeğinde fiyat dalgalanmalarını önlemek amacıyla tarife kontenjanlarını çiftçilerimiz lehine düzenledik." dedi. “JEOTERMAL TESİSLER TARIMSAL ÜRETİME ÖNEMLİ KATKILAR SAĞLIYOR" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, daha sonra Kırklareli'nde jeotermal su kaynağıyla üretim yapılan domates serasını ziyaret etti. Bakan Yumaklı, Asilbeyli köyündeki serayı gezerek yetkililerden bilgi aldı. Serada çalışan kadınlarla birlikte domates fidesi diken Yumaklı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla personele karanfil hediye etti. Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, Kırklareli'nin ülke tarımı açısından önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Kentin doğası, havası, suyu, tarımsal üretimi, biyolojik çeşitliliği, Longoz Ormanları ve turizm potansiyeliyle ön plana çıktığını ifade eden Yumaklı, bugün kentte çeşitli ziyaretlerde bulunarak sektör temsilcileriyle bir araya geldiklerini hatırlattı. Jeotermal seraların biyolojik mücadeleyi öne çıkaran bir üretim modeli olduğunu anlatan Yumaklı, tesiste çalışanların büyük bölümünün kadınlardan oluştuğunu gözlemlediğini belirtti. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayan Yumaklı, “Bu özel ve hassas alanlarda elbette hanımefendilerin çalışması ayrı bir önem taşıyor. Çünkü bu hassasiyeti en üst düzeyde gösteriyorlar." dedi. Jeotermal tesislerin üretime önemli katkılar sağladığını vurgulayan Yumaklı, şöyle konuştu: “Toplamda 61 jeotermal kaynaklı organize tarım bölgesi bulunuyor. Bunlardan 40 tanesi şu anda tüzel kişilik kazanmış durumda. Bu bölgelerle birlikte yalnızca jeotermal kaynakları kullanan organize tarım bölgelerinde yıllık 1 milyon tonluk üretime ulaşacağız. Özellikle iklimsel koşulların bizi zorladığı dönemlerde bu tür üretimlerin değeri ve katkısı son derece önemli. Burada dekarda yaklaşık 50 tonluk üretimden bahsediyoruz. Tesis tamamlandığında 200 dekarlık alanda 10 bin ton üretim yapılacak. Bunun gibi tesislerin çoğalması için bakanlığımızın ciddi destekleri bulunuyor."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.