Hava Durumu

#Gıda Arzı

Kırsal Haber - Gıda Arzı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda Arzı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hububatta Korkutan Tablo: 2 Yılda 8 Milyon Ton Üretim Kaybı! Haber

Hububatta Korkutan Tablo: 2 Yılda 8 Milyon Ton Üretim Kaybı!

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında hububat üretimindeki sert düşüşü ve artan ithalat rakamlarını verilerle ortaya koydu. Gürer, "Üretici üretimden kaçıyor, dışa bağımlılık katlanıyor" diyerek gıda arzı güvenliği konusunda uyardı. Üretim Verilerinde Alarm: Buğday ve Arpada Büyük Düşüş 2024 ve 2025 yılı üretim verilerini kıyaslayan Ömer Fethi Gürer, hububatın stratejik kalemlerinde yaşanan kaybın boyutlarını paylaştı. Gürer’in paylaştığı verilere göre; iki yıllık toplam üretim kaybı 8 milyon tonu aştı. 2025 yılı üretimindeki düşüş oranları: Arpa: %25,9 azalış Yulaf: %26,3 azalış Çavdar: %20,9 azalış Buğday: %13,7 azalış Gürer, 2002 yılına göre nüfusun 30 milyon artmasına rağmen buğday üretiminin 19,5 milyon tondan 17,9 milyon tona gerilediğine dikkat çekerek acı tabloyu özetledi. Buğday İthalatına Milyarlarca Dolar Gidiyor Yurt içinde üretim düşerken ithalatın hız kesmediğini belirten Gürer, yurt dışına ödenen döviz miktarını açıkladı. 2025 Yılı: 4,5 milyon tondan fazla buğday ithalatı için 1 milyar 159 milyon dolar ödendi. 2026 Başlangıcı: Yılın ilk döneminde 915 bin ton buğday karşılığında 231 milyon dolar yurt dışına gitti. Gürer ayrıca, "Dahilde İşleme Rejimi" (DİR) kapsamındaki verilerin "ticari sır" denilerek gizlendiğini ve gerçek ithalat boyutunun tam olarak bilinemediğini savundu. "TMO Çiftçiyi Yalnız Bıraktı, Destekler Kağıt Üstünde Kaldı" Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) alım politikalarını eleştiren Gürer, ofisin alım miktarının 12 milyon tondan 2,5 milyon ton seviyelerine gerilediğini belirtti. Maliyetler ve Destek Uçurumu: Mazot Fiyatı: 80 TL sınırına dayandı. Borç Yükü: Çiftçinin toplam kredi borcu 1 trilyon 300 milyar liraya ulaştı. Destek Yetersizliği: Tarım Kanunu'na göre 2026'da verilmesi gereken destek 772 milyar TL olması gerekirken, bütçede ayrılan pay sadece 168 milyar TL. "Milli gelirin %1'i çiftçiye verilmelidir diyen yasaya uyulmuyor. Çiftçi zarar ettiği için ekmiyor, zevkine tarlasını boş bırakmıyor." Kırsalda Yaşam Bitiyor: Gıda Arzı Risk Altında Okulların ve sağlık ocaklarının kapandığı, internetin olmadığı bir kırsalda üretimin sürdürülebilir olmadığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, "Traktörü, tarlası ve hayvanı elinden giden çiftçiye sahip çıkılmazsa, Türkiye'nin geleceğinde ciddi gıda sorunları yaşanacak" dedi.

Türkiye'nin Herhangi Bir Gıda Arz Güvenliği Sorunu Yoktur Haber

Türkiye'nin Herhangi Bir Gıda Arz Güvenliği Sorunu Yoktur

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Bakanlığı himayelerinde düzenlenen "Tarımda Türkiye Yüzyılı Zirvesi"ne katıldı. Bakan Yumaklı programda yaptığı konuşmada son yıllarda konjonktürün getirdiği olayların zirve yaptığına değinerek, Türkiye'nin bölgesindeki olaylara rağmen güvenli bir liman olduğunu söyledi. Üretim kabiliyeti olmayan ya da üretim kabiliyeti sınırlı olan ülkeler için gıda arz güvenliği olduğunu anlatan Yumaklı, "Türkiye'nin hiçbir şekilde herhangi bir gıda arz güvenliği sorunu yoktur. Herhangi bir vatandaşımızın herhangi bir gıda ürününe ulaşmakla ilgili bir problemi yoktur. İkincisi tarımsal üretim girdileri. Yani ülkemizdeki tarımsal üretimin zamanlamalarını herkes biliyor. Bu dönemde hangi gübre türlerinin kullanılacağını da biliyor. Biz 12 Gün Savaşında aslında bunun nelere mal olabileceğini düşünüp bunun üzerinden tedbirlerimizi gözden geçirmiştik ve daha ilk andan itibaren bunun aksiyonunu da aldık hızlıca. Ne yaptık? Zaten stoklarımızı takip ediyorduk ancak bunu güçlendirme adına ilk etapta Ticaret Bakanlığımızla birlikte bir karar aldık. Bazı ülkelere biz gümrük vergisi uyguluyorduk. Gübreler konusunda hemen hızlıca onları sıfıra indirdik." diye konuştu. Bakan Yumaklı, ikinci konu olarak antrepolarda yer alan farklı ülkelere transit olarak gitmesi mümkün olan gübrelerin ve gübre ham maddelerin de yurt içine gelmesini sağladıklarını dile getirdi. Üçüncü olarak ise HSBC önünde o dönemde bir patlama olduğunu ve bir gübre türünün yasaklandığını anımsatan Yumaklı, "Bütün gübrelerin takip sistemleri çok net bir şekilde oturduğu için onun da üretiminin serbest bırakılmasını sağladık. Bunların hepsi mevcudun üzerine arzla ilgili genişlemeyi sağlamak adınaydı daha rahat hareket edebilme adına. Dolayısıyla bugün özellikle gittiği herhangi bir yerde istediği o gübre türünü bulma konusunda herhangi bir çiftçimizin, üreticimizin sıkıntı yaşaması söz konusu değil. Sadece burada ya biz bir ikinci piyasa oluşturalım işte bunları alıp sonra da farklı fiyatlarla satarız düşüncesinde olanlar hariç. Onlar zaten bizim konumuz değil." şeklinde konuştu. "BÖLGESEL OLAYLARIN TÜRKİYE İÇİN ETKİLERİ MİNİMUMDA KALACAK" Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, ilgili bakanlılar olarak bölgede gerçekleşen olaylarla alakalı ilgili kamuoyu bilgilendirmelerini sıkça yaptıklarına işaret ederek, bazı kesimlerin bu açıklamalar yapılmıyormuş gibi farklı söylemler geliştirildiğini belirtti. Yumaklı, söylemlere ilişkin olarak şunları söyledi: "Bir sektör temsilcisi diyor ki meyve ve sebze fiyatları 4-5 kat artacak. Bir başka dernek açlık kapıda diyor. Bakın ben çok özür dileyerek hazirundan bu müptezellere şunu söylüyorum, cürmünüz kadar yerinizi yakarsınız. Bu ülkenin üreticisine bu ülkenin insanına bu haksızlığı yapmaya hiç kimsenin ne haddi var ne de hakkı var. Bizim üreticimiz en zor zamanlarında bu ülkede tarlasından, bağından, bahçesinden geri durmamış insanlardır. Onların moralini, motivasyonunu kıracak, bu tür şeyleri söylemenin ne anlamı var? Yani hiç kimseye faydası olmayan, gerçek olmayan bu tür söylemler içinde herhalde gerekli işlemlere ilgili birimler yapacaktır." Bakan Yumaklı konuşmasına şöyle devam etti: "Yine bunun dışında bir konu var, 'hemen derhal mazot ve gübre desteği verin'. Konudan ne kadar uzak olduklarının da en büyük göstergesi bu. Zaten veriliyor, 2024 Eylül'de devreye aldığımız üretim planlamasının en önemli başlıklarından bir tanesi de desteklerin yeniden yapılandırılması konusuydu ve mazot ve gübreyi çıpa alan bir destekleme sistemiydi. O günlerde bizim için öngörülen rakam işte diyelim ki 10 lira ama şimdi bu maliyetler 15 lira arttıysa biz onu elbette ki dikkate alacağız ama bu destek zaten var. Ya yokmuş gibi söylemenin ne anlamı var?" İkinci olarak piyasayı regüle eden kurumlar olduğunu ve bu kurumların da zaman zaman stratejik ürünler için alım fiyatları açıklaması olduğuna dikkati çeken Yumaklı, bu bölgesel olaylar neticesinde de bu maliyetlerin tamamının elbette dikkate alınacağını bildirdi. Bakan Yumaklı, bölgesel olayların Türkiye'yi etkileyeceğini ama bunun Türkiye için etkilerinin minimumda kalacağını belirterek, "Bunun için gece gündüz uğraşıyoruz. Türkiye bütün bunları yönetebilecek kabiliyete ve kapasiteye sahip bir ülke. Tabii bütün risklerin tamamını bugün için konuşuyoruz ancak biz bakanlık olarak bugün değil eylül ayından itibaren yeni başlayacak olan tarımsal üretim dönemi için hazırlanıyoruz şu anda. Bugün için problemimiz yok. Yine söylüyorum, biz önümüzdeki tarımsal üretim dönemine hazırlanıyoruz. Elbette ki bütün konjonktürel konular neyse neyi öngörüyorsak, neyi risk olarak görüyorsak bütün bunları tamamen masaya yatırarak bunlara karar veriyoruz." ifadelerini kullandı. Rusya-Ukrayna Savaşı'nda olduğu gibi küresel gıda arz güvenliğini etkileyecek durumda Türkiye'nin üzerine düşeni yapmakta hazır olduğunu aktaran Yumaklı, bu konuların da masada olduğunu ve gerektiği zaman aksiyon alabilecek hazırlıkta olduklarını bildirdi. "GEÇTİĞİMİZ YIL HEPİMİZİ ÜZEN TARIMSAL ÜRETİM GERİLEMESİNİ MİSLİYLE GERİ ALACAĞIZ" Bakan Yumaklı, bu yıl için yağışların çok iyi gitmesi, özellikle de kar yağışlarının beklediklerinin de üzerinde gelmesinin kendilerini çok mutlu ettiğini ifade etti. Yumaklı, geçen senenin iki problemi olduğuna değinerek, "Bir tanesi zirai don konusuydu. Şubat ve nisan ayında iki farklı ve çok ağır zirai don yaşadık. Yani meyvelere çok büyük hasar verdi. Sakın ağaçlarınızı kesmeyin dedik, onlara nasıl bakım yapılacağı konusunu birlikte çalışacağız dedik. Hamdolsun ağaçlarımızı da kurtardık. O zirai don konusunda yaklaşık 46,5 milyar lira üreticilerimize destek verdik 16 üründe. Daha sonrasında ikinci bir darbede kuraklıktan geldi. Geçtiğimiz yıl son 50 küsur yılın en kurak yılıydı. Bütün bunların hepsi çok ciddi bir şekilde tarımsal üretimi etkiledi ancak o kadar ağır tabloya rağmen bu ülkenin güçlü üretim altyapısı ve güçlü kurumları sayesinde herhangi bir büyük problem olmadan bu süreci geçirdik." yorumunu yaptı. "Geçtiğimiz yılın yağışlarından hareket edecek olursak bu yıl yağışlar geçtiğimiz yıla göre yüzde 85 arttı." diyen Yumaklı, şunlara dikkati çekti: "Yani tersinden bakarsak geçtiğimiz yılın ne kadar kötü olduğunu da buradan anlayabiliriz ama uzun yıllar ortalamasına göre de yüzde 22 arttı. Bu şu demek; hamdolsun barajlarımızla ilgili bir problem yok. Ekilmiş alanların sulama ihtiyacını pas geçtik. Dolayısıyla bu anlamda üreticilerimizin sulama maliyetlerinden bir tasarrufu oldu. Şimdi nisan ve mayıs yağışlarını da mutedil bir şekilde alırsak gerçekten geçtiğimiz yıl o hepimizi üzen tarımsal üretim gerilemesini misliyle geri alacağız." Bakan Yumaklı, güvenilir gıda konusunda vatandaşın hak etmiş olduğu ürünü hak ettiği şartlarda alması konusunda ve onun sağlığını tehlikeye düşürmeyecek şekilde o ürünü elde etmesi konusundaki tavırlarının kesin olduğunu dile getirerek, bununla ilgili çok farklı başlıklarda denetimler, bilgilendirmeler yaptıklarını belirtti. Yumaklı, 2025'te yaklaşık 1 milyon 300 bin denetim yaptıklarının bilgisini paylaşarak, 29 milyon analiz gerçekleştirdiklerini kaydetti. 2025'in bilançosuna değinen Yumaklı, "İşletmelerin gelirlerine göre yaklaşık 20 milyon liraya kadar idari para cezası söz konusu. 2025'te 593 suç duyurusunda bulunduk, vatandaşımızın sağlığını tehdit eden gıda arzı sebebiyle. Yaklaşık 2,7 milyar liralık bir ceza işlemi uyguladı ama bunların hepsi birer rakam. İstediğimiz bu değil. İstediğimiz bu uygunsuzlukların azalması. Dolayısıyla işini iyi yapanları ödüllendirirken işini iyi yapmayanların da cezalandırılmasına doğru hızla gidecek bir metodolojiyi oluşturmaya çalışıyoruz. Zaman içerisinde bunları da peyderpey vatandaşlarımızla, kamuoyumuzla paylaşacağız. Şu anda bunun altyapısı birebir de bizim planımızdakileri hayata geçirmekle meşgulüz." dedi. Bakan Yumaklı, sadece ramazan ayında 95 bin denetim yaptıklarını ve 130 milyona yakında idari para cezası kestiklerini belirtti. Türkiye'den ihraç edilen ürünlerin geri dönüşüyle alakalı hususlara değinen Yumaklı, RASFF bildirimlerinin son 4 yılda yüzde 74 azaldığının bilgisini paylaştı. "GİZLİ İÇERİK VE GÖRSEL HİLELERİ ORTADAN KALDIRMAYI AMAÇLADIK" Yumaklı, gıda paketlerinde gizli içerik ve görsel hileleri ortadan kaldırmayı amaçladıklarını belirterek, yanıltıcı olan şeylerin tamamını yasakladıklarını ve toleranslarının olmadığını söyledi. Gıdaların, çocukların fiziksel, zihinsel, psikolojik ve toplumsal gelişim özelliklerini olumsuz yönde etkileyebilecek ve şiddeti özendirici görseller içeren ambalajlarla piyasaya arz edilmesini yasakladıklarını belirten Yumaklı, güvenilir gıda başlığının altında çalışmaların devam ettiğini dile getirdi. Yumaklı, gıdadaki farklı fiyatlara ilişkin ise "Ticaret Bakanlığımız ve biz birlikte bunun üzerine gidiyoruz, bilgi paylaşımımız var. Bu farklı fiyat uygulaması ya da olması gerekenden daha fazla fahiş fiyat başlığı altında olan konulara biz hızlı bir şekilde müdahale ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz. Çok ciddi yaptırımları var. Hiçbir şekilde de bundan vazgeçmeyeceğiz." diye konuştu. Üretim altyapısını güçlendirmeye odaklandıklarını vurgulayan Yumaklı, su ve sulama altyapısı, üretimin daha da güçlendirildiğinde üretim maliyetlerinde düşüş olacağına işaret etti. Bakan Yumaklı, havaların ısınmaya başladığını belirterek, "Artık şunu görmeye başlayacağız. 'Çok fazla ürün gelmeye başladı, fiyatlar düşüyor.' Sebze, meyve grubu için söylüyorum. Diğer ürünler için değil. Tabii bütün bunların üreticiye ulaşmasında önemli olan bir hal yapımız var. Bununla ilgili de Ticaret Bakanlığımız, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki milletvekillerimizle bir çalışma yaptı. Biz de içinde olduk bu çalışmanın, şu anda meclis gündemimizde. Bu da çıktığı zaman fahiş fiyat, herhangi bir sebeple olması gerekenden daha yüksek bir fiyatla insanımıza o ürünlerin satılması konuları da belli bir düzeye geldi." ifadelerini kullandı. 186 ÜLKEYE YAKLAŞIK 32,6 MİLYAR DOLARLIK ÜRÜN İHRACATI Bakan Yumaklı, bütün konuşmaların 20-25 yıldır "tarım bitti" üzerinden gittiğini vurgulayarak, nüfusun, turistin, ülkede gıdaya ihtiyaç duyan kesimlerin, ürün çeşitliliğinin arttığını belirtti. Yumaklı, "Bir de bunun üzerine ürettiğiniz ürünlerin ihracatı konusunda rekorlar kırıyorsunuz. Tarımsal hasılada dünyanın ilk 10 ekonomisi içerisindesiniz. Bu üreticilere bu haksızlığı yapmanın ne manası var, kime ne faydası var? Bunların hiçbirisini kabul etmiyorum. Üreticilerimiz adına kabul etmiyorum." diye konuştu. Saman ithali konusuna da değinen Yumaklı, Türkiye'nin bir dönemde ithal ettiği miktarın çok cüzi olduğunu belirtti. Bakan Yumaklı, "Biz 20 milyon ton saman üretiyoruz. Yani ithal edilen 300 ton mu 500 ton mu o da muhtemelen çok özellikli bir şey. Şimdi onu alıyorsunuz, saman bile ithal ediyoruz. Yani bunun üzerinden gerçekten argüman buysa, Türkiye'deki üretimi bunun üzerinden yardım edecekse ve başka bir argüman bulunamıyorsa, o kişilerin kendilerini bir sorgulamaları gerekiyor." şeklinde konuştu. Üretim planlamalarına değinen Yumaklı, daha fazla, verimli, kaliteli ürün almanın yollarını çalıştıklarını, yatırım yaptıklarını söyledi. Bakan Yumaklı, 186 ülkeye yaklaşık 32,6 milyar dolarlık ürün ihracatı olduğunu bildirdi. Üretimin sürdürülebilirliğine dikkati çeken Yumaklı, şu ifadeleri kullandı: "2024'te üretim planlamasına geçtik. İlk yılını 2025'te yaşadık. Bunu yaparken 'hadi bakalım biz üretim planlamasına geçiyoruz' demedik. Bütün argümanlarımızı, desteklerimizi, kredi sistemlerimizi entegre ettik. Nerede hangi ürünün üretileceğini merkezine suyu koyarak o bölgelerdeki, o illerdeki, o ilçelerdeki üreticilerle, ziraat odalarıyla, üniversitelerle birlikte oluşturduk. Birinci yılını geçtik. Gerçekten iyi sonuçlar aldık. Artık suyu merkeze alan, o üretimin olması gerektiği yerde, olması gerektiği gibi yapılmasına dönük yapmış olduğumuz planlamalar ve destek, kredi, teşvik mekanizmasının bunlarla beraber yönlendirici etkisini de gördük, görüyoruz. Bunları sağlarken üreticilerin de kar edemedikleri veya sürdürülebilir bir gelir elde edemedikleri yerde desteklerin onlara yardımcı olması için desteklerimizi ona göre planladık." Bakan Yumaklı, kırsal kalkınma desteklerinde son 20 yılda 101 bin projeye 237 milyar lira hibe ve 287 bin yeni istihdam sağladıklarını söyledi. Kırsal kalkınma desteklerinin minimum yüzde 50'sinin gençlere ve kadın girişimcilere gideceğini belirten Yumaklı, spesifik projelere de pozitif katkıda bulunmaya devam edeceklerini dile getirdi. Bakan Yumaklı, tarım sigortalarını tarımın risklerini bertaraf edecek şekilde üreticinin hizmetine sunmaya devam edeceklerini de sözlerine ekledi

Gıda Arzı ve Tarımsal Üretim Açısından Sıkıntı Olmayacak Haber

Gıda Arzı ve Tarımsal Üretim Açısından Sıkıntı Olmayacak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması sonrası tarımsal üretimi etkileyecek herhangi bir gübre problemi olmayacağını belirterek, "Gönül rahatlığıyla bütün vatandaşlarımıza herhangi bir problemimizin olmadığını, hem gıda arzı hem de tarımsal üretim açısından girdilerle ilgili bir sıkıntımız olmadığını tekrar ifade etmek isterim." dedi. Bakan Yumaklı, Cumhurbaşkanlığı ev sahipliğinde Beştepe Millet Sergi Salonu'nda düzenlenen "Külliye'de Ramazan" etkinliklerine katılarak stantları gezdi, çocuklarla sohbet etti. Burada gazetecilere değerlendirmede bulunan Yumaklı, Külliye'deki ramazan etkinliklerinin artık bir gelenek haline geldiğini, çocukların sevincini görmenin ve bakanlıkların yapmış olduğu faaliyetleri anlatma imkânı bulmanın kendileri açısından mutluluk verici olduğunu söyledi. Yumaklı, etkinliğe çocukların büyük bir ilgisinin olduğunu belirterek, "Bakanlığımızın tarımla, ormanla, suyla alakalı birçok konusunu burada onlara sevdirerek öğretmek, anlatarak onların ilgisini çekmek üzerine ciddi bir alanı tahsis ettiler." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür eden Yumaklı, böyle bir ortamı oluşturmanın, çocuklar ve ailelerle, bakanlıklar veya farklı kurumların bir araya gelmesini sağlamanın son derece önemli olduğunu bildirdi. "HERHANGİ BİR GÜBRE PROBLEMİ OLMAYACAK" Bakan Yumaklı, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı'nın kapanması nedeniyle gübre tedarikinde sorun yaşanıp yaşanmayacağı yönündeki soruyu yanıtlayarak, risklerin ortaya çıkma ihtimalinden itibaren hazırlık yaptıklarını, gübre stokları anlamında hiçbir problemin olmadığını ifade etti. Bu kapsamda arzı artırma yönünde de tedbirlerinin bulunduğuna işaret eden Yumaklı, şunları kaydetti: "Bunları peyderpey açıklıyor olacağız. Şu an için çiftçilerimizin üretimini etkileyecek herhangi bir gübre problemi olmayacak. Bununla ilgili yeterli stokumuz da imkânlarımız da bağlantılarımız da var. Gıda açısından zaten problemimiz yok. Bu tarz krizlerin ortaya çıkma ihtimalinden itibaren gerekli tedbirleri bütün Bakanlık birimlerimiz olarak aldık. Dolayısıyla da şu anda gönül rahatlığıyla bütün vatandaşlarımıza herhangi bir problemimizin olmadığını, hem gıda arzı hem de tarımsal üretim açısından girdilerle ilgili bir sıkıntımız olmadığını tekrar ifade etmek isterim."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.