Hava Durumu

#Gıda Israfı

Kırsal Haber - Gıda Israfı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda Israfı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Üretici Kaygılı: "Toprağa Dökülen Emek, Cebe Para Olarak Dönmüyor" Haber

Üretici Kaygılı: "Toprağa Dökülen Emek, Cebe Para Olarak Dönmüyor"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, ekim sezonunun başlamasıyla birlikte tarlada üreticilerle bir araya geldi. Ziraat Mühendisi ve üretici Doğukan Eker ile görüşen Gürer, artan girdi maliyetleri, plansız tarım politikaları ve çiftçinin hasat dönemindeki sahipsizliği üzerine dikkat çekici açıklamalarda bulundu. ​Girdi Maliyetlerinde Yüzde 40 Artış: Çiftçi Çıkmazda ​Ekim çalışmaları devam ederken en büyük sorunun mazot, gübre ve elektrik fiyatlarındaki fahiş artışlar olduğu vurgulandı. Üretici Doğukan Eker, geçen yıla oranla girdi maliyetlerinin en az %40 arttığını belirterek şu detayları paylaştı: ​Mazot Fiyatları: Geçen yıl 45-55 TL bandında olan mazotun 76 TL’yi geçtiği, yaz aylarında ise 90 TL’ye çıkacağı öngörülüyor. Sadece bir traktörün günlük mazot maliyeti 9 bin TL'ye ulaşmış durumda. ​Gübre ve Fide: DAP gübresinin tonu 40 bin TL’ye, üre gübresinin tonu ise 33 bin TL’ye yükseldi. Geçen yıl 3 TL olan domates fidesi bu yıl 4 TL’den alıcı buluyor. ​"Tarlada 2 TL, Rafta 60 TL" ​Türkiye'nin yıllık yaklaşık 14 milyon ton domates ürettiğini hatırlatan Ömer Fethi Gürer, piyasadaki fiyat dengesizliğine isyan etti. Gürer, "Domates tarlada 1,5 ile 3 lira arasında kalırken, vatandaş rafta 50-60 liraya ürün almak zorunda kalıyor. Bu makasın sorumlusu üretim sonrası planlama yapamayan siyasi iktidardır" dedi. ​Gıda İsrafı Kapıda: 23 Milyon Ton Çöpe Gidiyor ​Üretim sürecinin planlanmamasının devasa bir israfa yol açtığını belirten Gürer, her yıl Türkiye'de 23 milyon ton gıdanın çöpe gittiğini ifade etti. Hasat döneminde alıcı bulamayan ürünlerin tarlada bırakıldığını söyleyen Ziraat Mühendisi Doğukan Eker, "Bazen köylüye gelin bedava toplayın diyoruz, çünkü satış maliyeti kurtarmıyor" sözleriyle durumun ciddiyetini özetledi. ​Çözüm Önerileri: Mazotta Vergi Kaldırılmalı ​Tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması ve arz açığının oluşmaması için CHP'li Gürer şu acil önlemleri sıraladı: ​Vergi Muafiyeti: Çiftçinin kullandığı mazotta ÖTV ve KDV tamamen kaldırılmalıdır. ​Sübvansiyon: Tohum ve gübre gibi temel girdilerde devlet desteği artırılmalıdır. ​Sanayi Entegrasyonu: Tarlada kalan ürünlerin israf olmaması için kurutma, dondurma ve işleme tesisleri yaygınlaştırılmalıdır. ​Doğru Planlama: Üretim öncesi, süreci ve sonrasını kapsayan öngörülebilir bir ulusal tarım politikası oluşturulmalıdır. ​Gürer, çiftçinin "alabildiğim mazot kadar ekeceğim" noktasına geldiğini belirterek, üretimden kopuşun gıda krizini derinleştireceği uyarısında bulundu.

Türkiye’de Yılda 23 Milyon Ton Gıda Çöpe Gidiyor! Haber

Türkiye’de Yılda 23 Milyon Ton Gıda Çöpe Gidiyor!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de yaptığı konuşmada Türkiye’nin derinleşen yoksulluk ve devasa gıda israfı çelişkisine dikkat çekti. Dünyada 800 milyon insanın açlık çektiğini hatırlatan Gürer, Türkiye’de ise her yıl milyonlarca ton gıdanın tarlada, depoda ve sofrada ziyan edildiğini vurguladı. ​“Bir Yanda Açlık, Diğer Yanda İsraf!” ​Küresel açlık verilerini paylaşan Gürer, dünya nüfusunun 8 milyar 300 milyona ulaştığını ancak 800 milyona yakın insanın kronik açlık yaşadığını belirtti. Türkiye’deki tabloyu ise şu sözlerle özetledi: ​“İsraf nedeniyle dünyada 2,3 milyar ton gıda çöpe gidiyor. Türkiye’de ise 2025 yılı verilerine göre gıda israfı 23 milyon ton ile 26 milyon ton arasına yükselmiş durumda. Bu tablo insanlık adına kabul edilemez.” ​Türkiye’de 50 Milyon Kişi Sağlıklı Beslenemiyor ​Ekonomik krizin mutfağa yansımasını rakamlarla açıklayan CHP’li Gürer, Türkiye’de yaklaşık 50 milyon kişinin sağlıklı beslenme imkanından mahrum olduğunu iddia etti. Gürer’in paylaştığı güncel ekonomik veriler şöyle: ​Açlık Sınırı: 32.793 TL ​Yoksulluk Sınırı: 106.817 TL ​Sosyal Yardım Alanlar: Belediye yardımlarıyla birlikte yaklaşık 20 milyon kişi. ​Yoksul Çocuk Sayısı: 15 yaş altı yaklaşık 10 milyon çocuk maddi yoksulluk içinde. ​“Sıfır Atık Karnesi Zayıf: 12 Milyon Ton Atık İthal Edildi” ​Hükümetin Sıfır Atık projesindeki verilerin sahayla örtüşmediğini savunan Ömer Fethi Gürer, poşet kullanımının azalmadığını ve tarım arazilerinin naylon atıklarla zehirlendiğini söyledi. Ayrıca Türkiye’nin Avrupa’nın atık merkezi haline geldiğini belirterek şu çarpıcı veriyi paylaştı: ​“2024 yılında Avrupa Birliği’nden ihraç edilen atıkların 12 milyon 253 bin tonu Türkiye’ye geldi. Bu atıklar geri dönüşüm verilerine dahil mi, açıklanmalıdır.” ​Niğde’de Patates, Sofrada Ekmek İsraf Ediliyor ​Gıda kaybının üretimden sofraya her aşamada yaşandığını belirten Gürer, Niğde örneğini verdi: “Niğde’de tonlarca patates alıcı bulunamadığı için tarlada kaldı ve çürüdü.” Türkiye genelinde ise yılda yaklaşık 4 milyar ekmeğin çöpe gittiğine dikkat çekti. ​Gürer’den Hükümete Şeffaflık Çağrısı ​Tarım ve Orman Bakanlığı’na seslenen Gürer, gıda kaybının hangi aşamada (üretim, depo, raf, sofra) yaşandığının net bir şekilde açıklanmasını talep ederek; "Açlık varken israf kabul edilemez. Gerçekleri kamuoyuyla paylaşın" dedi.

Gıdanın İsrafıyla Sadece Ürün Değil, Çiftçilerin Emeği de İsraf Oluyor Haber

Gıdanın İsrafıyla Sadece Ürün Değil, Çiftçilerin Emeği de İsraf Oluyor

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu kararıyla ilan edilen ve bu yıl dördüncüsü kutlanan 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık gününün bu seneki temasının “Gıda İsrafı” olduğu vurgusu yapan Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Uluslararası Sıfır Atık Gününde sadece çevreyi koruma konusunu değil, aynı zamanda üretimi, emeği ve gıdanın değerini birlikte düşünmemiz gereken bir günün içindeyiz. Çünkü sıfır atık yaklaşımı, doğrudan doğruya gıda ile yani hayatın en temel unsuru ile ilişkilidir. Gıda, çoğu zaman sofraya geldiğinde sıradan bir tüketim ürünü olarak görülmektedir. Oysa her bir ürünün arkasında uzun ve zahmetli bir üretim süreci bulunmaktadır. Toprağın hazırlanmasından hasada kadar geçen süreçte çiftçilerimiz; iklim koşullarıyla, maliyetlerle ve çeşitli risklerle mücadele ederek üretim yapmaktadır. Bu nedenle gıdanın israf edilmesi, yalnızca bir ürünün kaybı değil; emeğin, doğal kaynakların ve üretim sürecinin tamamının karşılıksız kalması anlamına gelmektedir. Bugün dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 30–35’inin israf edildiği, bu miktarın yıllık yaklaşık 1,3 milyar tona ulaştığı bilinmektedir. Bu tablo, yalnızca ekonomik açıdan değil, kaynak yönetimi açısından da ciddi bir sorun ortaya koymaktadır. Çünkü israf edilen her ürün, aynı zamanda boşa harcanan suyu, toprağı ve enerjiyi de temsil etmektedir. Küresel ölçekte gıda israfının yıllık ekonomik karşılığının yaklaşık 1 trilyon dolar düzeyinde olduğu değerlendirilmektedir. Bu kaybın ise çevresel ve sosyal maliyetlerle birlikte 2,6 trilyon dolara ulaştığı hesaplanmaktadır. Türkiye özelinde bakıldığında, yıllık gıda israfının 18-20 milyon ton civarında olduğu değerlendirilmektedir. Bu israfın içinde özellikle ekmekte günlük yaklaşık 4,9 milyon adet kayıp yaşanmakta; sebze ve meyvede ise yıllık 50 milyon tonu aşan üretimin yaklaşık 10-13 milyon tonu çeşitli aşamalarda israf edilmektedir. Bu durum, üretim kapasitesi ile tüketim alışkanlıkları arasındaki dengenin henüz sağlıklı kurulamadığını göstermektedir. Gıda israfı çoğu zaman bilinçli bir tercih olarak değil, alışkanlıkların bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Yapılan çalışmalara göre, hane halkı düzeyinde israfın önemli bir kısmı; ihtiyaçtan fazla alışveriş yapılması, uygun saklama koşullarının sağlanamaması ve artan gıdaların değerlendirilmemesinden kaynaklanmaktadır. Oysa bu durum, bireysel düzeyde alınabilecek basit ama etkili tedbirlerle önemli ölçüde azaltılabilecek bir sorundur. Sıfır atık yaklaşımı bu noktada yalnızca bir çevre politikası olarak değil, aynı zamanda bir yaşam disiplini olarak ele alınmalıdır. Asıl hedef, atığın ortaya çıktıktan sonra yönetilmesi değil, en baştan oluşmasının engellenmesidir. Bu çerçevede, ihtiyaç kadar tüketmek, planlı hareket etmek ve gıdayı bir değer olarak görmek temel bir yaklaşım haline getirilmelidir. Öte yandan, içinde bulunduğumuz dönemde tarımsal üretim her zamankinden daha hassas bir denge üzerinde yürütülmektedir. Tarım sektörü küresel ölçekte mevcut tatlı su kaynaklarının yaklaşık yüzde 70’ini kullanmakta; buna karşın iklim değişikliği, kuraklık ve maliyet artışları üretim üzerinde ciddi baskı oluşturmaktadır. Böyle bir ortamda üretilen gıdanın israf edilmesi, yalnızca bugünü değil, geleceği de ilgilendiren bir risk oluşturmaktadır. Bu nedenle gıdanın korunması meselesi, yalnızca üreticinin sorumluluğu olarak değil, toplumun tamamının ortak sorumluluğu olarak değerlendirilmelidir. Tüketim alışkanlıklarının gözden geçirilmesi, ihtiyaç odaklı davranılması ve gıdanın değerinin fark edilmesi bu sürecin en önemli unsurlarıdır. Her bireyin bu konuda göstereceği hassasiyet, toplamda büyük bir etki yaratacaktır. Unutulmamalıdır ki, gıdaya gösterilen özen, doğrudan üretime verilen değerin bir göstergesidir. Gıdayı korumak, üreticiyi korumaktır. Üreticiyi korumak ise, ülkenin geleceğini güvence altına almaktır. Bu nedenle sıfır atık anlayışının, günlük hayatın doğal bir parçası haline getirilmesi büyük önem taşımaktadır. Sonuç olarak, sıfır atık yaklaşımı; çevresel, ekonomik ve toplumsal boyutları olan bütüncül bir sorumluluk alanını ifade etmektedir. Gıdanın korunması bu yaklaşımın merkezinde yer almaktadır. Bu bilinçle hareket edildiğinde, hem kaynakların daha verimli kullanılması sağlanacak hem de daha sürdürülebilir bir üretim ve tüketim dengesi kurulabilecektir. Bu vesileyle Sıfır Atık Günü’nün farkındalığın artmasına katkı sağlamasını temenni ediyor, herkesi gıdaya ve emeğe daha güçlü bir sahiplenme duygusuyla yaklaşmaya davet ediyorum. Çünkü unutulmamalıdır ki; gıdayı israf eden bir toplum, aslında kendi geleceğini tüketmektedir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.