Hava Durumu

#Gıda Krizi

Kırsal Haber - Gıda Krizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda Krizi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Beş Bin Çiftçiye 37 Bin Paket Zirai Gübre Haber

Beş Bin Çiftçiye 37 Bin Paket Zirai Gübre

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, il genelindeki 5 bin çiftçiye verilecek olan gübrelerin ilk dağıtımını Eşme’de gerçekleştirdi. Törene katılan çiftçiler katma değeri yüksek ve marka ürünlerin üretilebilmesi için destek istedi, Başkan Büyükakın, “Her zaman desteğe hazırız” dedi. EŞME’DE TÖREN DÜZENLENDİ Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı güçlendirmek, üretim maliyetlerini azaltmak ve yerli üreticiyi desteklemek amacıyla kent genelinde meyve, sebze ve fındık üretimi yapan 5 bin çiftçiye toplam 1.850 ton (37 bin paket) zirai gübre desteği sağlayacak. 48 milyon TL değerindeki proje ile 74 bin dekar meyve ve sebze bahçesi, ekim için desteklenmiş olacak. Gübreler, Kartepe Eşme’de Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın katıldığı törenle üreticilere teslim edilmeye başlandı. ÇİFTÇİLERDEN BÜYÜKAKIN’A TEŞEKKÜR Törene Başkan Büyükakın’ın yanı sıra Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, Büyükşehir Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı, AK Parti Kartepe İlçe Başkanı Murat Yılmaz, Tarım ve Orman İl Müdürü Ali Ulvi Özerdem, Kartepe Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Türker, kooperatif ve birlik başkanları, muhtarlar ve çiftçiler katıldı. Hüseyin Türker, Büyükşehir sayesinde atıl durumdaki binlerce hektar arazinin tarıma kazandırıldığını belirterek, Başkan Büyükakın’a teşekkür etti. Ali Ulvi Özerdem, Büyükşehir’in verdiği desteklerin bölge ekonomisine ve üretimin sürdürülebilirliğine büyük katkı sağladığını ifade etti. Mustafa Kocaman da Başkan Büyükakın’a desteklerinden dolayı teşekkürlerini sundu. “İHTİYACA GÖRE DESTEK VERİLİYOR” Başkan Büyükakın, törendeki konuşmasında tarımın önemine vurgu yaparak şunları söyledi: “Tarımın sürdürülebilir olması, çiftçinin toprağa devam etmesi için bu projeleri yapıyoruz. Bu destekleri ihtiyaca göre veriyoruz. Geride bıraktığımız 7 yılda 95 projeye toplam 1.455 milyar liralık bir destek verdik. Bu gerçekten inanılmaz bir rakam. Bunlar göz boyayan işler de değil. Biz halkın olanı yine halka veriyoruz. Bu belediye milletin belediyesi, parası bu milletin parası. Biz emaneti hakkı ile yerine getirmeye çalışıyoruz. Kulağımız sürekli sizde. Herkes ile istişare ediyoruz. Ve ona göre projelerimizi hayata geçiriyoruz. Gübre desteği de bunlardan biri. “BU TOPRAKLARDA EKİM SÜRMELİ” Bu toprakların ekilmeye devam edilmesi gerekiyor. Şehirlerde tarım güçlenmeye devam etmeli. Aksi takdirde yarın yiyecek bir şey bulamayacağız. Suyu doğru kullanmazsak, toprağı ekmeyi unutursak, küresel ısınma ile birlikte yarın yiyecek bir şey bulamayacağız. Bunun adına gıda krizi diyorlar. Bundan dolayı göçler başlıyor, kıtlık savaşları yaşanıyor. Biz bunu önlemek için Tarım Akademisi kurduk. Toprak ekilmeye devam edilsin diye mücadele ediyoruz. Verimliliği arttırmak için de dikkat edelim. Özellikle kadın kooperatiflerini desteklemek istiyoruz. Orada bir güçlendirme yapılmasında fayda var. Orayı, Tarım Akademisi’nde yapacağımız çalışmalar ile daha modern hale getirmek istiyoruz. “KENDİ İŞİNİZ GİBİ BENİMSEYİN” Tıbbi aromatik bitkilerde geçen sene 176 tonluk ürün elde ettik. Oldukça başarılı şekilde devam ediyor, katma değeri yüksek. Ama sizin tarafınızdan bunun yeterince sahiplenilmediğini düşünüyoruz. Bu nedenle yeni politikalar üretmek ve buna Kocaeli’den örnek oluşturmak istiyoruz. Yerel ürünlerin markalaşması büyük önem taşıyor. Ürünlerimize sahip çıkmamız gerektiğine inanıyoruz. Gelinen noktadan memnun olmakla birlikte bunu yeterli görmüyoruz; bölgenin modern tarımın diğer endüstriyel ağlarla bütünleştiği güçlü bir yapıya kavuşmasını hedefliyoruz. Tarımda elektronik ve dijital sistemlerin uygulanmasını mümkün kılacak adımları destekleyerek bu uygulamaların yaygınlaşmasını ve sayısının artırılmasını planlıyoruz.” DESTEK TALEPLERİNİ GERİ ÇEVİRMEDİ Konuşmasının ardından Başkan Büyükakın’a, bölgedeki çiftçiler tarafından meyve, sebze ve fındık takdiminde bulunuldu. Çiftçiler, özellikle katma değeri yüksek ürünlere yönelmek istediklerini belirtti, makine-teçhizat başta olmak üzere destek taleplerinde bulundu. Başkan Büyükakın da Büyükşehir olarak her zaman yanlarında olduğunu vurguladı. Tören, Başkan Büyükakın’ın çiftçilerle birlikte traktöre gübre yüklemesi ile sona erdi. TARIMA 1.5 MİLYAR TL’LİK DESTEK Her zaman üreticinin yanında olan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, son 7 yıldır tarımla ilgili 95 projeye toplam 1 milyar 455 milyon liralık destek sağladı. 10.250 çiftçiye 203 milyon lira değerinde gübre desteği, 16.500 çiftçiye 208 milyon lira değerinde 7,6 milyon litre mazot desteği, 7.500 çiftçiye 295 milyon ₺ değerinde 9.950 ton tohum desteği, 1.400 üreticiye 68.5 milyon lira değerinde sera naylonu desteği, 310 üreticiye 76 bin tavuk, 343 çiftçiye damızlık koç, 18 işletmeye damızlık manda, arıcılara ekipman ve şeker desteği sağlandı. Tıbbi Aromatik Bitkiler Projesi(TABİP) ile 700 dekar alana 5.5 milyon gide dikilirken, sadece geçtiğimiz yıl 80.5 milyon liralık destekle 176 ton ürün elde edildi.

Ulusal Gıda Politikası Olmadan Kriz Yönetilemez! Haber

Ulusal Gıda Politikası Olmadan Kriz Yönetilemez!

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, küresel gıda sisteminin iklim krizi, savaşlar ve enerji maliyetlerinin etkisiyle yeniden şekillendiğini belirtti, buna karşılık Türkiye’de iktidarın tarımı plansız ve korumasız bıraktığını ifade etti. Sarıbal, “Gıda krizi kapıda değil, içeride. Türkiye’nin gıda krizini yönetebilmesi için ilk adım, gıdayı stratejik alan ilan etmektir. Bu çerçevede Gıda Bakanlığı’nın kurulması, gıda güvencesinin ulusal güvenlik başlığına alınması, ürün planlaması, desteklerin artırılması, kooperatiflerin güçlendirilmesi, stratejik ürünlerde taban fiyat ve üretim garantisinin sağlanması gerekiyor” dedi. CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, TBMM’de yaptığı basın açıklamasında Türkiye’de derinleşen gıda krizine dikkati çekerek iktidarın tarım politikalarını eleştirdi. Sarıbal, küresel gıda sisteminin iklim krizi, savaşlar ve enerji maliyetlerinin etkisiyle hızla yeniden şekillendiğini, buna karşılık Türkiye’de iktidarın tarımı plansız ve korumasız bıraktığını söyledi. “Gıda krizi kapıda değil, içeride” diyen Sarıbal, bu eğilimin gıdayı ekonomik olmaktan çıkartıp jeopolitik ve güvenlik başlığı haline getirdiğini belirterek, “Türkiye’nin gıda krizini yönetebilmesi için ilk adım, gıdayı stratejik alan ilan etmektir. Bu çerçevede Gıda Bakanlığı’nın kurulması, gıda güvencesinin ulusal güvenlik başlığına alınması, ürün planlaması, desteklerin artırılması, kooperatiflerin güçlendirilmesi, stratejik ürünlerde taban fiyat ve üretim garantisinin sağlanması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın 2026 Küresel Görünüm Raporu’na göre gelecek yıl 318 milyon kişinin kriz seviyesinde veya daha kötü açlıkla karşı karşıya kalacağına dikkati çeken Sarıbal, bu rakamın 2019’a göre iki kat arttığını belirtti. BM ve FAO değerlendirmelerinde ise tarım ve gıda sistemlerindeki hatalı uygulamaların çevresel, sosyal ve sağlık maliyetlerinin yıllık 12,7 trilyon dolara ulaştığına işaret edildiğini hatırlattı. DÜNYA GIDA STOKLUYOR, TÜRKİYE SEYREDİYOR Milletvekili Sarıbal, İsveç, Norveç, Hindistan ve Endonezya’nın pirinçten buğdaya kadar stratejik ürün stokladığını aktardı. İsveç hükümetinin Soğuk Savaş’tan bu yana ilk kez tarım ve gıdada stratejik bütçe ayırdığını hatırlatan Sarıbal, 2026 bütçesinden 57 milyon doların tahıl depolarına ayrıldığını söyledi. 2025 yılında Türkiye’nin fiziksel üretim kaybıyla karşı karşıya kaldığını belirten Sarıbal, bitkisel üretimde 16 milyon tonluk düşüş yaşandığını dile getirdi. 2026’da kişi başı tüketimin yaklaşık 100 kilogram azalması beklendiğini kaydeden Sarıbal, bunun daha düşük beslenme, daha yüksek sağlık maliyetleri ve toplumsal riskler yaratacağını vurguladı. “BUĞDAY ÜRETİMİ KİŞİ BAŞI 295 KİLODAN 208 KİLOYA DÜŞTÜ” Türkiye’de buğday üretimindeki dramatik gerilemeye dikkati çeken Sarıbal, “2002 yılında AKP iktidara geldiğinde kişi başı buğday üretimi kriz yılı olmasına rağmen 295 kilogramdı. Aradan geçen 23 yılda bu miktar 87 kg azalarak 208 kilograma düştü. Halkımızın neden ekmeği pahalıya yediği bu gerçeğin altında yatıyor. Yoksa Rusya ve Ukrayna’dan buğday ithal edip un ihracatında zirvedeyiz diye övünmek marifet değil” ifadelerini kullandı. TÜRKİYE GIDA ENFLASYONUNDA ZİRVEDE! OECD verilerini paylaşan Sarıbal, Türkiye’nin gıda enflasyonunda: 1. sırada, dünya genelinde 5. Sırada yer aldığını belirterek, “Saray rejimi ülkemizi dünyada gıda enflasyonunun en yüksek olduğu ülkelerden biri haline getirmiştir. Dünyada gıda fiyatları 2025 Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,3 oranında gerilerken, Türkiye’de yüzde 28,3 oranında artmıştır. Son bir yılda fiyat artışları ekmekte yüzde 43,1, dana etinde yüzde 48,1, taze balıkta yüzde 50,9, meyvelerde yüzde 42,7, margarinde yüzde 41,9, şebeke suyunda yüzde 58,9’a ulaşmıştır. 2003 yılından bu yana ortalama fiyatlar 35,1 kat, gıda fiyatları ise 49,3 kat artmıştır. Bu tablo; ücret artışlarının kağıt üzerinde büyütülüp, alım gücünün ise raflarda törpülendiği bir yoksullaştırma politikasıdır” dedi. GİRDİ MALİYETLERİ PATLADI Tarımın uzun süredir plansız, korumasız ve yönsüz bırakıldığını söyleyen Sarıbal, maliyetlerin dövize endeksli olduğunu hatırlatırken, “Mazot, gübre, yem dövize bağlı, destekler geç ve yetersiz, ithalat yerli üreticiyi tasfiye ediyor, hayvancılıkta ithalat kalıcı hale geldi. 2025 yılında üretici fiyatlarındaki artışlar yüzde 36,01, bazı kalemlerde artış yüzde 100’ün üzerine çıktı. Tarımda kullanılan mal ve hizmetlerdeki fiyat artışı ile birlikte maliyet baskısı da devam ediyor. Son dönemde hızla yükselen girdi maliyetleri, çiftçilerin ekonomik yükünü ciddi biçimde artırdı. ÜRE gübresi önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 51 oranında zamlanırken, 20.20.0 kompoze gübresindeki artış yüzde 46’yı aştı. DAP gübresinde yüzde 41’lik bir yükseliş görülürken, amonyum nitrat ve amonyum sülfat gübrelerinin fiyatları da yüzde 33 oranında arttı. Benzer şekilde yem fiyatları da yükseldi. Son bir yıl içinde süt ve besi yemi fiyatları yüzde 30 civarında artış gösterdi” diye konuştu. “DÜNYAYI DOYURACAĞIZ” YALANIYLA ENDÜSTRİYEL TARIM DAYATILDI İktidarı “her şey yolunda masalı” anlatmakla eleştiren Sarıbal, halkın çareyi tarihi geçmiş ürünlerin satıldığı marketlerde kuyruklarda aradığını söyledi. Yerel tohumların tasfiye edildiğini, hibrit ve GDO’lu tohumlara bağımlılık yaratıldığını, monokültür üretimin teşvik edildiğini söyleyen Sarıbal, Büyükşehir Yasası’nın en ağır darbelerden biri olduğunu vurguladı. Köylerin mahalleye dönüştürülmesiyle meraların yok edildiğini, gençlerin göç ettiğini ve köy tüzel kişiliğinin ortadan kaldırıldığını belirtti. Bu manzaranın neoliberal tarım politikalarının sonucu olduğunu belirten Sarıbal; “Devlet tarımdan çekildi, tarım şirketlere bırakıldı, küçük üretici tasfiye edildi. İthalat çözüm diye dayatıldı, çiftçi borç batağına sürüklendi, pazara ulaşımın önüne engeller konuldu. Sonra da soğan, patates stoklayan tüccar masalları anlatıldı. Bu masalları bin yıl da anlatsanız sorunu asla çözemezsiniz. Gıda fiyatlarındaki fahiş artışların önüne geçmenin yolu şirketleri değil, küçük aile tarımını desteklemektir. Yerel tohumlarını özgür bırakın. Girdi maliyetlerini düşürün. Köyleri ve köylü haklarını iade edin. Üretici ile tüketici arasındaki zinciri kısaltın. Küçük üreticilerin örgütlenmesini engellemeyin. Meraları amaç dışı kullanıma, ranta açmayın. İthalatı değil üretimi teşvik edin. Yani ranttan değil emekten, üretmekten yana politikalar uygulayın” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.