Hava Durumu

#Gıda Milliyetçiliği

Kırsal Haber - Gıda Milliyetçiliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda Milliyetçiliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Yumaklı: "Türkiye 185 Ülkeye, 2 Bin 226 Çeşit Tarım ve Gıda Ürünü İhraç Ediyor" Haber

Bakan Yumaklı: "Türkiye 185 Ülkeye, 2 Bin 226 Çeşit Tarım ve Gıda Ürünü İhraç Ediyor"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin tarımsal hasılasının 2025'te 83,2 milyar dolara ulaşarak tarihin en yüksek seviyesini gördüğünü belirterek, “Bugün Türkiye, 86 milyon vatandaşımızın ve ülkemizi ziyaret eden 60 milyonu aşkın turistimizin gıda arzını sağlıyor. Aynı zamanda 185 ülkeye, 2 bin 226 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ediyor ve ekonomimize 32,6 milyar dolar katkı sunuyor." dedi. Bakan Yumaklı, Tüyap Kongre ve Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı “Foodist İstanbul"un açılış programına katıldı. Fuarın açılışında konuşan Bakan Yumaklı, dünyadaki gelişmelere bakıldığında insanlık tarihinin önemli kırılma noktalarından birine tanıklık edildiğini, küresel iklim değişikliği, ekstrem hava olayları, jeopolitik gerilimler, tedarik zincirlerinde yaşanan sorunlar, yükselen girdi maliyetleri, gübre krizleri ve hızla artan dünya nüfusunun bunlardan olduğunu dile getirdi. Bu dönemde tarım ve gıda sektörünün klasik bir ekonomik faaliyet alanı olmanın ötesine geçtiğini ifade eden Yumaklı, “Tarım ve gıda, bugün doğrudan bir milli güvenlik ve beka meselesidir. Nitekim dünyada yükselen gıda milliyetçiliği ve ülkelerin kendi kaynaklarını koruma arzusu bunun en açık göstergesidir." dedi. Bakan Yumaklı, nüfus artışı ve kentleşme hızına bakıldığında, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) projeksiyonlarının 2050'de bugün üretilenden çok daha fazla gıdaya ihtiyaç duyulacağını gösterdiğini söyledi. “DÜNYADAKİ TARIMSAL ÜRETİMİN OLUŞTURDUĞU KATMA DEĞERİN YÜZDE 1,75'İ TÜRKİYE'YE AİT" Kaynakların sınırlı olduğunu, doğal kaynakların korunması gerektiğini belirten Yumaklı, şöyle devam etti: “Birim alandan daha fazla verim alacağız. Teknolojiyi ve planlamayı üretimin merkezine koyacağız. Tarımı, sürdürülebilir bir anlayışla geleceğe taşıyacağız. İşte tüm bu küresel fırtınanın ortasında Türkiye, pasif bir izleyici değil süreci yöneten, altyapısını güçlendiren ve geleceğe hazırlanan güçlü bir aktör. Bunun tesadüf olmadığını gösteren somut verilerimiz var. 2025 Dünya Bankası verilerine göre dünya ekonomisinde Türkiye'nin payı yaklaşık yüzde 1,35. Tarıma baktığımızda çok daha güçlü bir tabloyla karşılaşıyoruz. Dünyadaki tarımsal üretimin oluşturduğu katma değerin yüzde 1,75'i Türkiye'ye ait. 2002'de tarımsal hasılada dünyada 12'nci sırada bulunan Türkiye, bugün 7'nci sıraya yükselmiş durumda. Tarımsal hasılamız 2025'te 83,2 milyar dolara ulaşarak tarihimizin en yüksek seviyesini gördü. Bu, Cumhuriyet tarihimizin tarımsal hasılada ulaştığı en yüksek seviye. Bugün Türkiye, 86 milyon vatandaşımızın ve ülkemizi ziyaret eden 60 milyonu aşkın turistimizin gıda arzını sağlıyor. Aynı zamanda 185 ülkeye, 2 bin 226 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ediyor ve ekonomimize 32,6 milyar dolar katkı sunuyor." “TÜRKİYE'NİN ÜRETİM GÜCÜNÜ, KALİTESİNİ VE GÜVENİLİRLİĞİNİ KÜRESEL BİR MARKA DEĞERİNE DÖNÜŞTÜRMEK İSTİYORUZ" Bakan Yumaklı, mevcut başarılarla yetinmediklerini, üretmek kadar üretileni dünyaya ulaştırmanın da önemli olduğunu ve bu nedenle ihracatçıların yeni pazarlara erişimini son derece önemsediklerini söyledi. Bir taraftan üretim gücünü artırırken, diğer taraftan yürüttükleri yoğun müzakerelerle ürünlerin önündeki teknik engelleri kaldırdıklarını ve yeni pazarların kapılarını açtıklarını dile getiren Yumaklı, “İstiyoruz ki Türk çiftçisinin emeği, dünyanın dört bir yanında raflarda yer alsın. Türkiye'nin üretim gücünü, kalitesini ve güvenilirliğini küresel bir marka değerine dönüştürmek istiyoruz." diye konuştu. Bakan Yumaklı, bu doğrultuda yürüttükleri tarım diplomasisinin somut sonuçlarını almaya başladıklarını belirterek, somon, çipura ve levrek gibi su ürünlerinin yanı sıra bademin de Çin pazarına girişinin önünü açtıklarını ifade etti. Çin'e kanatlı eti ürünleri ihracatının önünü açacak süreci ilerlettiklerini belirten Yumaklı, “Kiraz ihracatımızın daha etkin gerçekleştirilmesi için teknik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İncir, üzüm, nar ve elma gibi ürünlerimizde de yeni pazarların önünü açmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Diğer taraftan yaş meyve ve sebzeden su ürünlerine, süt ürünlerinden kanatlıya kadar birçok alanda işletmelerimizin onay süreçlerini hızlandırıyor, ihracatçımızın Rusya pazarındaki konumunu güçlendirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." dedi. Yumaklı, Avrupa Birliği başta olmak üzere geleneksel pazarlarda ihracatın sürdürülebilirliğini güvence altına almak amacıyla gıda güvenilirliği, bitki ve hayvan sağlığı, izlenebilirlik ve sertifikasyon alanlarında da çalışmaları kararlılıkla yürüttüklerini söyledi. Yeni dönemde önemli bir başka fırsatın daha olduğunu ifade eden Yumaklı, Türkiye'nin Suriye üzerinden Ürdün'e ve oradan Körfez ülkelerine uzanan kara yolu bağlantısının yeniden işler hale gelmesinin, özellikle yaş meyve ve sebze ile raf ömrü kısa ürünler için önemli bir lojistik avantaj sağlayacağını ifade etti. Bakan Yumaklı, Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan transit koridorunun 15 Nisan 2026'dan itibaren faaliyete başladığını belirterek, bu hattın etkin kullanılmasıyla üreticilerin ürünlerini Körfez pazarlarına çok daha kısa sürede ulaştırabilecek yeni bir ticaret güzergahına kavuştuklarını dile getirdi. Üreticinin emeğini yalnızca Türkiye'nin 86 milyon vatandaşıyla değil, dünyanın dört bir yanındaki tüketicilerle buluşturmayı hedeflediklerini söyleyen Yumaklı, “Türkiye'yi, bulunduğu coğrafyanın imkanlarını en iyi şekilde değerlendiren, kaliteli, güvenilir ve rekabetçi gıdanın dünyanın önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biri haline getirmek istiyoruz." diye konuştu. “YIL SONUNA KADAR 4 OTB'Yİ DAHA ÜRETİME KAZANDIRACAĞIZ" Bakan Yumaklı, tarım-sanayi entegrasyonu açısından kritik öneme sahip Organize Tarım Bölgelerine (OTB) değinerek, Sera Organize Tarım Bölgelerinde jeotermal enerjinin kesintisiz gücünü seralarla buluşturduklarını, Besi Organize Tarım Bölgeleri ile de hayvancılıkta güçlü olunan yörelerin kalkınmasına katkı sağladıklarını dile getirdi. Bugüne kadar 46 OTB'ye tüzel kişilik kazandırdıklarını belirten Yumaklı, “16 OTB'de üretim başladı. Yıl sonuna kadar 4 OTB'yi daha üretime kazandıracağız. Diğer taraftan kırsal kalkınma yatırımlarımızdaki hibe ve teşviklerle, kırsalda üretimden işleme ve paketlemeye kadar gıda sanayimizin farklı alanlarındaki yatırımları destekliyoruz. Bu yatırımlarla, tıpkı AB coğrafi işaret tescilli 46 ürünümüzde olduğu gibi dünya çapında tanınan markalarımızın sayısını da artıracağız." ifadesini kullandı. Bakan Yumaklı, güvenilir gıdanın önemine işaret ederek, vatandaşların gıda tüketim yerlerinin denetim geçmişine hızlıca ulaşabilmesi için karekod uygulamasını başlattıklarını ve belirli işletmeler için zorunlu hale getirdiklerini söyledi. Hasat öncesinden sonrasına, hallerden toplu tüketim ve satış yerlerine kadar denetimleri yoğunlaştırdıklarını belirten Yumaklı, şunları kaydetti: “Başta B-Reçete olmak üzere aldığımız tedbirlerle önemli mesafe katettik. Zararlılarla mücadelede kimyasal yöntemler yerine biyolojik ve biyoteknik mücadeleyi önceleyen politikalarımıza da devam ediyoruz. RASFF bildirim sayısının son 4 yılda yüzde 75 azalması, bu alanda doğru bir yolda olduğumuzu gösteriyor. Ancak daha yapacak çok işimiz olduğunu da biliyoruz. Çünkü hedefimiz sadece bugün güvenilir gıda üretmek değil, Türk tarım ürünlerinin güvenilirliğini dünya pazarlarında güçlü bir marka değerine dönüştürmek. Bu doğrultuda karekodlu sağlık sertifikası, onaylı işletme prosedürleri ve benzeri yenilikçi uygulamalar geliştiriyoruz. Hem ithalat hem de ihracat süreçlerinde daha güvenilir, daha izlenebilir ve daha kaliteli bir gıda sistemi oluşturmayı hedefliyoruz. Bütün bu düzenlemeleri sektörümüzün paydaşlarıyla birlikte hayata geçiriyoruz. Gıda ve içecek sanayicilerimize, üretici ve ihracatçı birliklerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza ve bu çalışmalara katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." “SÖZLEŞMELİ ÜRETİMİ HEM ÜRETİCİMİZ HEM SANAYİCİMİZ İÇİN GÜVENLİ BİR LİMAN OLARAK GÖRÜYORUM" Bakan Yumaklı, Türkiye'nin sahip olduğu coğrafi avantajı, modern üretim altyapısı, teknolojiye hızla adapte olan dinamik yapısı ve kararlı politikalarıyla, küresel fırtınaları en az zayiatla atlatarak küresel gıda tedarikinin güvenli limanı olmaya devam edeceğini söyledi. Sektörün rekabet gücünü daha da artırmak için sözleşmeli üretimin önemli olduğunu vurgulayan Yumaklı, “Özellikle ham madde tedarikinde sanayicimizin karşı karşıya kaldığı riskleri azaltmak, üretici ile sanayiciyi daha güçlü bir zeminde buluşturmak için sözleşmeli üretim modelini çok daha fazla benimsememiz gerekiyor. Ben sözleşmeli üretimi, hem üreticimiz hem sanayicimiz için güvenli bir liman olarak görüyorum." diye konuştu. Bakan Yumaklı, kurdele kesiminin ardından Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve beraberindeki heyetle fuar alanını gezerek firmalardan ürünlerine ilişkin bilgi aldı

Zeytinyağı Sektörü Doğru Rekolte Çalışması ve AB’den Kota İstiyor Haber

Zeytinyağı Sektörü Doğru Rekolte Çalışması ve AB’den Kota İstiyor

İki sezondur ihracatta kan kaybeden Türk zeytinyağı sektörü, doğru tespit edilen rekolteyle ve Avrupa Birliği’nden alınacak kotayla ihracattaki tıkanıklığı aşmayı hedefliyor. Türk zeytinyağı sektörü, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen “Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması”nda bir araya geldi. Sektörün geleceğiyle ilgili yol haritasını belirledi. Sektör buluşmasında rekoltenin doğru tespit edilmesi ve AB’nden kota alınması başlıkları öne çıktı. Zeytin ve zeytinyağı sektöründe ihracat şampiyonları ödüllerine kavuştu Zeytin ağacının tarladan başlayan serüvenini bilimsel temellere oturtarak uluslararası pazarlardaki konumunu ele alma gayreti içinde olduklarını dile getiren Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, sektörün gelişimi için Bakanlıklar, odalar, borsalar, ihracatçı birlikleri dâhil tüm paydaşların omuz omuza hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi. Önceliğimiz öngörülebilir ihracat ortamının tesisi Önümüzdeki dönemde en büyük önceliklerinin öngörülebilir bir ihracat ortamının tesis edilmesi, fiyat istikrarının sağlanması ve ambalajlı ihracatı destekleyen mekanizmaların güçlendirilmesi olacağını vurgulayan Uygun, “Sektörümüz, ithal girdiye bağımlı olmayan yapısı ile ülkemize net döviz kazandıran stratejik bir sektör. Bu gücün sürdürülebilir biçimde ihracata yansıtılması hem üretici hem de ihracatçı açısından hayati önem taşımaktadır. Bu öngörülebilirliği sağlamanın, başarılı bir ihracat stratejisinin ilk adımı; eldeki ürünün, yani rekoltenin doğru tespit edilmesinden geçiyor. Maalesef eksik veya hatalı rekolte verileri, sektörümüz açısından telafisi güç zararlar doğurabilecek yanlış politikaların temelini oluşturuyor” diye konuştu. AB’nden beklentimiz serbest ticaretin ruhuna uygun adil bir rekabet ortamı Türkiye’nin zeytinyağında İspanya’nın ardından dünyanın en büyük ikinci üreticisi konumuna ulaştığını hatırlatan Başkan Uygun sözlerini şöyle sürdürdü; “Avrupa Birliği pazarında karşımıza çıkarılan sembolik 100 tonluk kota; üretim kapasitemiz ve hedeflerimizle bağdaşmamaktadır. Özellikle Kuzey Afrika’daki rakip üretici ülkelere on binlerce tonluk gümrüksüz giriş hakkı tanınırken, Türkiye’ye uygulanan bu sınırlama açık bir negatif ayrımcılık teşkil etmektedir. Bizim beklentimiz bir ayrıcalık değil; serbest ticaretin ruhuna uygun, adil bir rekabet ortamıdır. Avrupa pazarı, katma değerli ve ambalajlı ihracat vizyonumuz açısından kritik öneme sahiptir. Kendi coğrafyamızın bu eşsiz ürününü Avrupa’daki tüketicilere kendi markalarımızla sunabilmemizin önündeki bu tarife engelinin mutlaka aşılması gerekmektedir. Bu noktada, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi sürecinde zeytinyağının hak ettiği kotaya kavuşması, Avrupa pazarındaki konumumuzu doğrudan etkileyecektir. Bu süreçte Brüksel’de müzakere yürüten kıymetli bürokratlarımızın elini güçlendirmek, onlara gerekli tüm veriyi sağlamak ve sektör olarak tek ses hâlinde hareket etmek büyük önem taşımaktadır. Bugün bu salondan çıkacak ortak irade, devletimizin en güçlü dayanağı olacaktır.” Dünya ekonomisinin ve Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyanın hassas bir dönemden geçtiğini dile getiren İhracat Genel Müdür Yardımcısı Tayfun Kılıç, ticaret savaşları ve korumacılık eğilimlerinin her geçen gün güç kazandığını vurguladı. Gıda milliyetçiliği kavramı öne çıktı Dünya’da öngörülebilir dış ticaret politikalarının pandemi ve savaşlar ortamında yıkıldığını aktaran Kılıç, “Belirsizlikler üzerine kurulan dünya dış ticareti devam ediyor. Her sabah Çin ile ABD arasında ticaret savaşları devam ederken bölgemizdeki savaşlarla karşı karşıya kaldık. Bölgemizdeki savaşlar ve jeopolitik gerilimler gıdanın artık sadece bir ticaret kalemi olmadığını bizlere bir kez daha göstermiştir. Gıda bugün toplumsal istikrarın ve ulusal güvenliğin en stratejik parçası haline gelmiştir. Birçok ülkenin gıda ihracatına kısıtlamağa getirdiği, gıda milliyetçiliği kavramının öne çıktığı bir dönemden geçiyoruz. Bu süreci geçici bir kriz olarak değil, küresel ticaretin yeni ve yapısal bir gerçeği olarak okuyoruz. Ticaret Bakanlığı olarak bu riskli ortamda hem iç piyasa dengemizi korumak hem de Türkiye'yi dünyanın en güvenilir gıda tedarikçisi olarak konumlandırmanın çalışmalarını yapıyoruz” ifadelerini kullandı. Türk tarım sektörünün 75 milyar dolarlık bir tarımsal hasılaya sahip olduğunu ifade eden Kılıç şöyle devam etti; “Bu rakam ülkemizin üretim gücünü ve emek yoğun çalışmasını temsil ediyor. 2025 yılı itibariyle tarım ürünleri ihracatımız 32,6 milyar dolar seviyesine ulaştı. 2026 yılında bu performansımız devam edecek. Zeytinyağı ihracatımızda ambalajlı ürünün genel toplam içerisindeki payı 2025 yılında yüzde 70 seviyesine ulaştı. Geçen yıl zeytinyağında yaşadığımız ihracat gerilemesinin yanında ambalajlı ihracat yüzümüzü güldüren bir taraf oldu.” Fuar desteklerinden TURQUALITY’ye, e-ihracattan URGE projelerine kadar geniş bir yelpazede ihracatı desteklediklerini aktaran Kılıç, “2025 yılında ihracatçılarımıza toplam 33 milyar TL kaynak sunduk. 2026'da ise bu desteği 45 milyar TL'ye yükselttik. URGE projelerimiz kapsamında tarım sektörlerinde 20 aktif projemiz devam etmekte. Bu projelerde 478 firmamız yer alıyor. 2025 yılında tarım söktürüne yönelik 14 sektörel ticaret heyeti ve 5 alım heyeti düzenledik. Bu heyetlerin ikisi doğrudan zeytin ve zeytinyağı sektörüne yönelik gerçekleştirildi” dedi. Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması’nın “Sürdürülebilir Zeytin Tarımı için Bilimsel Rekolte Tespit Yöntemleri” başlıklı ilk oturumunu Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım modere etti. Panelde; İspanya Tarım Bakanlığı Zeytinyağı ve Endüstriyel Bitkiler Dairesi’nden Fernando Mosquera Escribano, Endülüs Bölgesel Hükümeti Tarım Departmanı Araştırma ve İstatistik Başkanı Juan Bascón Fernández, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Murat Özaltaş ve Doktar Kurucu Ortağı Tanzer Bilgen konuşmacı olarak yer aldı. İkinci oturum olan “Türk Zeytinyağının Rekabet Gücü ve Avrupa Birliği Kotaları” paneli de yine Ali Ekber Yıldırım moderatörlüğünde düzenlendi. Panelde; Tarım ve Orman Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Volkan Güngören, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Tarım Dairesi Başkanı Halis Kaya, Ticaret Bakanlığı Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Avrupa Birliği ile Kurumsal İlişkiler ve Tarım Dairesi Başkanı Ahmet Selçuk Nalbant ve Türkiye İhracatçılar Meclisi Brüksel Temsilcisi Mehmet Tan görüş ve değerlendirmelerini paylaştı. Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması sonrasında 2025 yılında sofralık zeytin ve zeytinyağı sektöründe 6 kategoride 32 firmanın ödüllendirildiği “Zeytin ve Zeytinyağı İhracatının Yıldızları Ödül Töreni” gerçekleştirildi. Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması’na Verde Yağ Altın Sponsor olurken, Uygun Rafine Yağ Sanayi., Yunuslar Tarım Ürünleri, İzmir Ticaret Borsası, Kozoliv Gıda Ürünleri ve Ticaret ve Sanayi Kontuvarı Gümüş Sponsor olarak destek verdiler. Günkar Gıda, Eroğlu Gıda, Yeniçağ Gıda, Eker Gıda, Zer Zeytincilik, Balsarı Yağ ve Aydın Ticaret Borsası Bronz Sponsor olarak yer aldılar. EGE ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI İHRACATÇILARI BİRLİĞİ İHRACATIN YILDIZLARI ÖDÜL TÖRENİ ÖDÜL ALAN FİRMALAR LİSTESİ SOFRALIK ZEYTİN İHRACATINDA İLK 10 FİRMA EKER GIDA NAK. İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. YUNUSLAR TARIM ÜR. GIDA İNŞ. SAN. VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. AYDONA GIDA İNŞ. PETR. İLETİŞİM KUY. TUR. NAK.OTO.SAN.İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. MAROLİ GIDA SAN. VE DIŞ TİC. A.Ş. ZER ZEYTİNCİLİK TARIM ÜRÜNLERİ GIDA SAN.VE TİC. A. Ş. SAHA TARIM ÜR. İTH. İHR. LTD. ŞTİ. GÜNKAR İNŞAAT GIDA TEKS. İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. UGS-URLA GIDA VE TARIM ÜR. SAN. VE TİC. A.Ş. AKSA ZEYTİNCİLİK GIDA SAN. TİC. LTD. ŞTİ. EROĞLU YERLİ ÜRÜNLER GIDA TUR. İHR. İTH.SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ ZEYTİNYAĞI İHRACATINDA İLK 10 FİRMA VERDE YAĞ BESİN MADDELERİ SAN. VE TİC.A.Ş. KOZMOPOLİTAN GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. SAVOLA GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. TİCARET VE SANAYİ KONTUVARI TÜRK A.Ş. YONCA GIDA SAN. İŞL. İÇ VE DIŞ TİC. A.Ş. KAHRAMAN YAĞ VE GIDA SAN. TİC. LTD. ŞTİ. POYRAZ ZEYTİNYAĞI TAR. SAN. VE TİC. A.Ş. BUNGE GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. OVE GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. ALHATOĞLU ZEYTİNCİLİK GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. SOFRALIK ZEYTİN EN KATMA DEĞERLİ İHRACAT ÖDÜLLERİ 1878 ZEYTİN ÜRÜNLERİ SAN. TİC. A.Ş. RAPUNZEL ORGANİK TAR. ÜR. VE GIDA TİC. LTD. ŞTİ. HENRY LAMOTTE GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. SOFRALIK ZEYTİN İHRACAT ARTIŞI SIRALI LİSTE LİDER DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. SÜLEYMAN AYDIN GIDA NAK. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ÇOBANOĞLU ZEYTİNCİLİK SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ZEYTİNYAĞI EN KATMA DEĞERLİ İHRACAT ÖDÜLLERİ HERŞEYMERŞEY MAĞAZACILIK A.Ş. DARDANOS İHR.İTH. TİC. LTD. ŞTİ. NOVA VERA GIDA VE TAR. SAN.TİC.A.Ş. ZEYTİNYAĞI İHRACAT ARTIŞI SIRALI LİSTE ERORHAN GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ZER SALÇA KONSERVE TAR. ÜR. GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. BESTOLİO GIDA LTD. ŞTİ.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.