Hava Durumu

#Gıda Mühendisleri

Kırsal Haber - Gıda Mühendisleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda Mühendisleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TMMOB Dünya Gıda Günü Sempozyumu’nda Gıda Adaleti Ele Alındı Haber

TMMOB Dünya Gıda Günü Sempozyumu’nda Gıda Adaleti Ele Alındı

TMMOB 16 Ekim Dünya Gıda Günü Sempozyumu, “Herkes İçin Gıda Adaleti” temasıyla 17 Ekim 2026’da gerçekleştirildi. Sempozyumda çocukların gıda güvencesi, kadın emeği, yoksulluk ve gelir dağılımındaki eşitsizlikler tartışıldı. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) çatısı altında Ziraat Mühendisleri Odası, Gıda Mühendisleri Odası ve Kimya Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen sempozyum, İnşaat Mühendisleri Odası Rüştü Özal Toplantı Salonu’nda yapıldı. Açılış konuşmalarını üç oda adına Kimya Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Akyürek, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Kıdemli Program Koordinatörü Özcan Türkoğlu gerçekleştirdi. Çocukların gıda güvencesi gündeme taşındı “Çocuklar İçin Gıda Güvencesi” başlıklı ilk oturumu, Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı İ. Uğur Toprak yönetti. Oturumda Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Türk Tabipleri Birliği Okul Sağlığı Çalışma Grubu Üyesi Dr. Gül Usar Yıldız ve SHUDER Okul Sosyal Hizmet Komisyonu Başkanı Sosyal Hizmet Uzmanı S. Sedat Türkeri, çocukların gıda güvencesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Katılımcıların sorularının yanıtlanmasıyla oturum tamamlandı. Kadın emeği ve yoksulluğun gıdaya erişime etkileri tartışıldı Ziraat Mühendisleri Odası II. Başkanı Şule Yıldırım’ın yönettiği “Tarım, Gıda Egemenliği ve Yoksulluk” başlıklı ikinci oturumda, gıdaya erişimin ekonomik ve toplumsal boyutları ele alındı. Siyaset Bilimci Dr. Ayşe Kaşıkırık, Mersin Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Gül Yılgör ve DİSK Araştırma Merkezi Uzmanı Zeynep Kandaz’ın konuşmacı olduğu oturumda; kadın emeği, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, ücretler ve gelir dağılımındaki adaletsizlik değerlendirildi. Gıda güvencesine erişimde yaşanan sorunların tartışıldığı oturumda, eşitsizlikleri derinleştiren yapısal sorunlara karşı çözüm önerileri sunuldu. Sempozyum, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

TMMOB’den Dünya Gıda Günü Açıklaması: Gıda Hakkı Lüks Değil, Temel Bir İnsan Hakkıdır Haber

TMMOB’den Dünya Gıda Günü Açıklaması: Gıda Hakkı Lüks Değil, Temel Bir İnsan Hakkıdır

TMMOB Gıda Mühendisleri, Kimya Mühendisleri ve Ziraat Mühendisleri Odaları, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yaptıkları ortak açıklamada, sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimin temel bir insan hakkı olduğunu vurguladı. Artan gıda fiyatları ve üretim maliyetlerine dikkat çeken odalar, tüm çocuklara okullarda en az bir öğün ücretsiz yemek ve temiz içilebilir su sağlanması çağrısında bulundu. TMMOB’den Dünya Gıda Günü Mesajı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Gıda Mühendisleri Odası, Kimya Mühendisleri Odası ve Ziraat Mühendisleri Odası, 16 Ekim Dünya Gıda Günü kapsamında ortak bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, dünyada ve Türkiye’de milyonlarca insanın yeterli, dengeli, sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişmekte güçlük çektiği belirtilerek gıda hakkının güvence altına alınması istendi. Artan gıda fiyatları, gelir dağılımındaki adaletsizlikler ve üretim maliyetlerindeki yükselişin özellikle emekçileri, emeklileri, işsizleri, öğrencileri ve dar gelirli aileleri etkilediğine dikkat çekilen açıklamada, sağlıklı beslenmenin ekonomik koşullara bağlı bir ayrıcalık olmaması gerektiği vurgulandı. Odalar, gıdaya erişimin yalnızca üretim miktarıyla açıklanamayacağını belirterek üretimden dağıtıma kadar bütün süreçlerin toplumsal ihtiyaçlar ve kamusal yarar doğrultusunda ele alınması gerektiğini ifade etti. Gıda Fiyatları ve Yoksulluk Sağlıklı Beslenmeyi Zorlaştırıyor Ortak açıklamada, yoksulluğun yalnızca gelir yetersizliği anlamına gelmediği; aynı zamanda sofralardaki besin çeşitliliğinin azalmasına, et ve süt tüketiminin düşmesine, meyve ve sebzeye erişimin zorlaşmasına yol açtığı belirtildi. Gıda fiyatlarındaki artışın dar gelirli aileleri temel ihtiyaçları arasında tercih yapmaya zorladığına işaret edilen açıklamada, sağlıklı beslenme hakkının herkes için eşit biçimde sağlanabilmesi gerektiği kaydedildi. TMMOB’ye bağlı odalar, gıda sorununun yalnızca ne kadar üretildiğiyle değil, neyin, nasıl ve kim için üretildiğiyle de ilgili olduğunu vurguladı. Gıda zincirinde sermaye yoğunlaşmasının üreticinin bağımsızlığını ve tüketicinin uygun fiyatlı gıdaya erişimini sınırlandırabileceğine dikkat çekildi. Açıklamada, açlık ve yoksulluğun kaçınılmaz olmadığı belirtilerek gıda enflasyonuyla mücadelede üreticiyi koruyan, tüketiciyi gözeten ve gelir dağılımındaki adaletsizlikleri azaltan politikaların önemine işaret edildi. Okullarda Ücretsiz Yemek ve Temiz Su Çağrısı TMMOB Gıda, Kimya ve Ziraat Mühendisleri Odalarının açıklamasında, çocukların sağlıklı beslenmesi öncelikli konular arasında yer aldı. Yetersiz ve dengesiz beslenmenin çocukların fiziksel gelişimini, bilişsel becerilerini, okul başarısını ve geleceklerini doğrudan etkilediği belirtilerek her çocuğun sağlıklı beslenme hakkından eşit biçimde yararlanması gerektiği ifade edildi. Odalar, bütün çocuklara okullarda en az bir öğün ücretsiz, yeterli, dengeli ve güvenli yemek ile temiz içilebilir su sağlanmasını istedi. Bu uygulamanın bir yardım faaliyeti değil, kamunun temel sorumluluklarından biri olduğu vurgulandı. Açıklamada, okul yemeklerinin bilimsel beslenme ilkelerine uygun hazırlanması, güvenilir ham madde kullanılması, hijyen ve izlenebilirlik koşullarının sağlanması gerektiği belirtildi. Okul yemeği uygulamasının ülke genelinde eşit, sürdürülebilir ve bütçesi kamu tarafından karşılanan bir programa dönüştürülmesi çağrısı yapıldı. Çocukların sağlıklı beslenmesinin ertelenebilir bir konu olmadığı belirtilen açıklamada, gerekli bütçenin ayrılması ve ilgili meslek disiplinlerinin uzmanlığından yararlanılması gerektiği kaydedildi. Üretici Maliyetleri Artıyor, Gıdaya Erişim Zorlaşıyor Tarım sektöründe yükselen girdi maliyetlerinin hem üreticileri hem de tüketicileri olumsuz etkilediğine dikkat çekilen açıklamada; tohum, gübre, mazot, enerji, sulama, yem ve işçilik giderlerindeki artışın tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini zorlaştırdığı ifade edildi. Üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı, tüketicinin ise gıdayı yüksek fiyatlarla satın almak zorunda kaldığı belirtilerek bu döngünün kırılması için tarımsal üretimin yalnızca piyasa getirisi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği vurgulandı. TMMOB’ye bağlı odalar, küçük üreticilerin ve aile işletmelerinin desteklenmesini, kooperatiflerin güçlendirilmesini ve üreticilerin gelir güvencesini sağlayacak mekanizmaların etkinleştirilmesini istedi. Ayrıca tarımsal planlamanın ülkenin beslenme ihtiyaçlarını, üretim kapasitesini, iklim koşullarını ve doğal kaynaklarını birlikte gözetmesi gerektiği ifade edildi. Gıda Egemenliği ve Kamusal Planlama Vurgusu Açıklamada, gıda egemenliğinin toplumların neyi, nasıl ve kimin için üreteceklerine demokratik biçimde karar verebilmesi anlamına geldiği belirtildi. Gıda üretimi ve dağıtımının yalnızca piyasa koşullarına bırakılmaması gerektiğini savunan odalar, kamusal planlamanın ve üretici-tüketici dayanışmasının güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Gıdanın yalnızca alınıp satılan bir ürün değil, yaşamın ve sağlığın temel unsuru olduğu vurgulanarak gıda politikalarının şirketlerin kârlılık hedeflerinden bağımsız biçimde, toplumun ihtiyaçları ve kamu yararı gözetilerek oluşturulması gerektiği kaydedildi. Tarım Alanları ve Su Kaynakları Korunmalı TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, Kimya Mühendisleri Odası ve Ziraat Mühendisleri Odası, iklim değişikliği, kuraklık, su kaynaklarının kirlenmesi, toprak kaybı ve tarım alanlarının amaç dışı kullanımının gıda üretiminin geleceğini tehdit ettiğine dikkat çekti. Açıklamada tarım alanlarının, meraların, ormanların ve su havzalarının korunması gerektiği belirtilerek doğal kaynakların gelecek kuşakların hakları da gözetilerek yönetilmesi istendi. Sürdürülebilir bir gıda sisteminin oluşturulmasında bilimsel bilginin ve mesleki uzmanlığın vazgeçilmez olduğu vurgulanırken gıda denetimlerinin güçlendirilmesi ve kamu kurumlarında yeterli sayıda nitelikli teknik personel istihdam edilmesi çağrısı yapıldı. TMMOB’ye Bağlı Odalardan Yetkililere 8 Maddelik Çağrı Dünya Gıda Günü kapsamında yayımlanan ortak açıklamada, yetkililere ve kamuoyuna şu çağrılar yapıldı: Yeterli, dengeli, sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimin temel bir insan hakkı olarak güvence altına alınması.Yoksullukla mücadelenin adil gelir dağılımı ve sağlıklı gıdaya erişim politikalarıyla birlikte yürütülmesi.Bütün çocuklara okullarda en az bir öğün ücretsiz, yeterli ve dengeli yemek ile temiz içilebilir su sağlanması.Üreticilerin maliyetlerini gözeten ve tarımsal üretimin devamlılığını güvence altına alan politikaların geliştirilmesi.Küçük üreticilerin ve kooperatiflerin desteklenmesi, gıda üretimi ve dağıtımında adil bir sistemin oluşturulması.Tarım alanlarının, su kaynaklarının ve ekolojik dengenin korunması.Gıda denetimlerinin güçlendirilmesi ve kamu kurumlarında nitelikli teknik personel istihdam edilmesi.Tarım ve gıda politikalarının bilimsel bilgi, kamusal yarar ve mesleki uzmanlık temelinde oluşturulması.“Açlık Kader Değildir, Yoksulluk Kaçınılmaz Değildir” Ortak açıklamanın sonunda, açlık, yoksulluk ve eşitsizliğin değiştirilemez bir düzenin sonucu olarak kabul edilemeyeceği vurgulandı. Çocukların sağlıklı beslenememesi, üreticilerin emeklerinin karşılığını alamaması ve milyonlarca insanın güvenilir gıdaya erişememesinin önlenebilir sorunlar olduğu belirtilerek üreticiyi koruyan, tüketiciyi gözeten, emeği esas alan ve doğal kaynakları savunan politikaların hayata geçirilmesi istendi. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, TMMOB Kimya Mühendisleri Odası ve TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, herkesin sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişebildiği, açlık ve eşitsizliğin ortadan kaldırıldığı bir ülke için mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek açıklamalarını kamuoyuna saygıyla duyurdu.

Bakan Yumaklı Polatlı’dan Müjdeyi Verdi: Küçükbaş Hayvan Sayısı 58 Milyon Başa Ulaştı! Haber

Bakan Yumaklı Polatlı’dan Müjdeyi Verdi: Küçükbaş Hayvan Sayısı 58 Milyon Başa Ulaştı!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ankara Polatlı Tarım İşletmesi’ni ziyaret ederek hayvancılıkta yeni yol haritasını ve "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi"nin detaylarını açıkladı. Yumaklı, küçükbaş sürülerinin %11 artışla 58 milyon başa yükseldiğini müjdeledi. Anadolu Küçükbaş Hayvancılığın Merkezi Olacak Ankara’nın Polatlı ilçesinde yer alan TİGEM işletmesinde incelemelerde bulunan Bakan İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin hayvansal üretim stratejisine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. TİGEM Genel Müdürü Dr. Hasan Gezginç’ten işletmedeki hayvancılık faaliyetleri hakkında bilgi alan Yumaklı, Anadolu’nun coğrafi avantajlarını kullanarak bölgeyi küçükbaş hayvancılığın küresel merkezi haline getireceklerini vurguladı. 2024 yılında açıklanan 5 yıllık hayvancılık yol haritasının olumlu sonuçlarını almaya başladıklarını belirten Yumaklı, "Verimli, kaliteli ve sürdürülebilir üretimi hayvansal üretimde tesis edeceğiz" dedi. Kırsalda Bereket Projesi: 100 Hayvan ve Aylık 15 Bin TL Destek Küçük aile işletmelerini, gençleri ve kadın girişimcileri desteklemek amacıyla hayata geçirilen "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi" hakkında detayları paylaşan Bakan Yumaklı, başvuruların 30 Nisan’da sona ereceğini hatırlattı. Proje kapsamında öne çıkan destekler şunlar: Hayvan Dağıtımı: Hak sahiplerine 95 dişi ve 5 erkek olmak üzere toplam 100 küçükbaş hayvan verilecek. Bakım Desteği: Üreticilere aylık 15 bin TL, yıllık toplamda 180 bin TL bakım ve gider desteği sağlanacak. Finansman Avantajı: Ziraat Bankası aracılığıyla %100’e varan faiz desteği ve 2 ile 7 yıl arasında değişen vade imkanları sunulacak. Yüksek Verimli Irklar: Dağıtılacak hayvanların tamamı TİGEM’in ıslah edilmiş, en iyi ırk sürülerinden seçilecek. Gençlere, Kadınlara ve Mühendislere İlave Puan Bakan Yumaklı, projenin sadece bir hayvan dağıtımı değil, bir üretim modeli olduğunu belirtti. Başvurularda puanlama sisteminin devreye alınacağını açıklayan Yumaklı, şu grupların avantajlı olacağını söyledi: Gençler ve Kadınlar: Üretime katılan genç ve kadın girişimcilere ilave puan verilecek. Şehit Yakınları: Sosyal sorumluluk kapsamında şehit yakınları öncelikli olacak. Eğitimli Girişimciler: Veteriner hekimler, ziraat ve gıda mühendisleri mesleki bilgilerinden dolayı ek puan alacak. Örgütlü Üretim: Tarımsal kooperatif veya sivil toplum kuruluşlarına üye olan aile işletmeleri desteklenecek. "3 Yılda 150 Bin Hayvan Dağıtımı Hedefliyoruz" Projenin ilk etapta 150 bin hayvanı kapsadığını belirten Bakan Yumaklı, bu rakamın Bakanlık bünyesinde bir model oluşturacağını ifade etti. Birlik ve kooperatiflerin de bu modele dahil olmasıyla birlikte küçükbaş hayvancılıkta Türkiye'nin potansiyelinin en üst düzeye çıkarılması hedefleniyor.

Eskişehir’in Arıcılık Vizyonu Avrupa’ya Taşındı Haber

Eskişehir’in Arıcılık Vizyonu Avrupa’ya Taşındı

Eskişehir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği düzeyinde bal üretim standartlarını belirlemeyi hedefleyen “bestHONEY” (En İyi Bal İçin Hijyen, Paketleme ve Üretim Standartlarının AB Düzeyine Getirilmesi) Erasmus+ projesinin beşinci uluslararası toplantısı, 08-10 Nisan 2026 tarihleri arasında Fransa’nın Compiègne kentinde gerçekleştirildi. ​Uluslararası Ortaklıklarla Bal Standartları Yükseliyor ​Fransa, İtalya ve İspanya’dan ortakların katılımıyla düzenlenen organizasyon, Compiègne Teknoloji Üniversitesi ev sahipliğinde yapıldı. Açılış programında konuşan Prof. Dr. Claire Rossi, Erasmus+ projelerinin kurumsal iş birliği ve karşılıklı öğrenme süreçlerindeki stratejik rolüne dikkat çekti. ​Toplantıda söz alan Eskişehir Tarım ve Orman İl Müdürü, mesleki iş birliği projelerinin Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki tarımsal entegrasyona katkısını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: ​"Uluslararası ortaklıklar, sadece bugünün standartlarını iyileştirmekle kalmıyor, aynı zamanda gelecekteki projelerimiz için de güçlü bir zemin hazırlıyor. Fransa’da edindiğimiz tecrübeler, Türk arıcılık sektörünün vizyonuna değer katacaktır." ​Teknik Gezilerle Modern Arıcılık Yerinde İncelendi ​Üç gün süren program kapsamında teorik sunumların yanı sıra saha ziyaretlerine de ağırlık verildi: ​Vieux-Moulin Teknik Gezisi: Katılımcılar, bölgedeki bir arıcılık tesisini ziyaret ederek Fransa’daki arıcılık faaliyetlerini teknik düzeyde inceledi. ​Menevillers Aile İşletmesi Ziyareti: Modern arıcılık uygulamaları ve yüksek kaliteli Fransız balının üretim süreçleri yerinde gözlemlendi. ​Eskişehirli Uzmanlardan Teknik Sunumlar ​Eskişehir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü bünyesinde görev yapan gıda mühendisleri ve uzmanlar, projenin temel taşlarını oluşturan teknik konularda kapsamlı sunumlar gerçekleştirdi. Sunumlarda öne çıkan başlıklar şunlar oldu: ​Personel Hijyeni: Bal paketleme tesislerinde zorunlu hijyen kuralları. ​Gıda Güvenliği ve Mevzuat: Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği, tehlike analizi (HACCP) ve izlenebilirlik prosedürleri. ​İşyeri ve Etiketleme: Bal tesislerinin fiziksel gereklilikleri ve AB uyumlu etiketleme kuralları. ​Proje Koordinatörü Veteriner Hekim Dr. Hatice Olcay, bugüne kadar tamamlanan faaliyetler ve bütçe yönetimi hakkında katılımcıları bilgilendirirken, projenin gelecek dönem yol haritasını paylaştı. ​Program, katılımcılara sertifikalarının takdim edilmesi ve yeni iş birliği temennileriyle sona erdi.

Coğrafi İşaretli Kan Portakalı Kadın Emeği İle Geleceğe Taşınıyor Haber

Coğrafi İşaretli Kan Portakalı Kadın Emeği İle Geleceğe Taşınıyor

Üreticilere destekleri ve yerel kalkınmaya katkılarıyla kentin adından söz ettiren Mersin Büyükşehir Belediyesi, kısa bir süre önce Hamzabeyli Mahallesi’nde hayata geçirilen ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’ projesi kapsamında, kentten gelen kadınlara yönelik ilk atölyeyi başlattı. Kadınların katılımı ile gerçekleştirilen eğitimde; Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı işlenerek, kurutma yöntemleri teknik detaylarıyla anlatıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde; Toroslar ilçesinde eski köy okulunun dönüştürülmesiyle kurulan atölyede verilen eğitimde, uzman personel ve profesyonel ekipmanlar eşliğinde kurutma işlemleri gerçekleştirildi. Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı kurutularak tüketime hazır hale getiriliyor Gıda Mühendisleri eşliğinde gerçekleştirilen atölyede, Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalları, uygun ölçülerde dilimlenerek kurutma ekipmanlarında fırınlanıyor. Yapılan işlemin ardından tüketime hazır olan ürünler, belli gramajlarda paketlenerek etiketleniyor. Atölyeye katılan yurttaşlar teknik detayları öğrenmenin yanı sıra, satış ve tanıtım hakkında da bilgi sahibi oluyor. Portakalları tüm bu işlemlerden geçirerek hazırlayan katılımcılar, doğal bir lezzeti el emeği ile üretmiş olmanın memnuniyetini yaşıyor. Mersin’in yerel ürünlerini tanıtmak, kırsal kalkınmayı desteklemek ve üreticilere katkıda bulunmak amacıyla hayata geçirilen projede, eğitimlerin yapıldığı alanda iş güvenliği ve sağlığı hakkında bilgiler de veriliyor. Katılımcılara üretim sürecinde karşılaşılabilecek riskler, güvenli çalışma yöntemleri ve koruyucu ekipman kullanımı hakkında detaylı bilgilendirme yapılıyor. Mersin’in yerel lezzetlerini, katma değeri yüksek ürünler haline getirmeyi amaçlayan eğitimlerde, tüketicilerin güvenli gıdaya ulaşması da hedefleniyor. Atölye alanında, üretime yönelik geniş bir teknik altyapı bulunuyor Atölyede kurulu olan alan ve makine ekipmanlar; ortak kullanım, eğitim ve üretim faaliyetleri kapsamında değerlendirilerek yurttaşların hizmetine sunuluyor. Atölye alanında; kan portakalı işlemlerinde kullanılan araçların yanı sıra, hamur yoğurma ve yufka makinesi, mayalı ürün ve erişte üretim ekipmanları, reçel, marmelat ve nar ekşisi yapımında kullanılan pişirme kazanları gibi geniş bir teknik altyapı bulunuyor. Yerel ürünleri tanıtırken sıfır atık yaklaşımını da göz önünde bulunduran eğitimlerde, üretimde atık oluşumunun azaltılması da sağlanıyor. Hamzabeyli başta olmak üzere Işıktepe, Çukurkeşlik, Çavak, Çamlıdere ve Karahacılı mahallelerinde tarımsal üretim yapan kadınlar; kendi yetiştirdikleri ürünleri atölyeye getirerek, Büyükşehir’e ait makine ve ekipmanları teknik personel gözetiminde kullanabilecek. Atölyeyi kullanmak isteyenler, 0 538 574 42 14 ve 0 324 533 26 08 numaralı telefonlar üzerinden randevu alabilecek. Proje kapsamında; Hamzabeyli ve çevre mahallelerde ikamet eden kadınlara duyuru yapılarak, her ayın son cuma günü teknik eğitimler verilecek. Eğitim programı arasında; Makine Ekipman Kullanımı, İş Sağlığı ve Güvenliği, Personel Hijyeni, Gıda Okuryazarlığı ile Nar Ekşisi Üretimi gibi başlıklar yer alıyor. Ayrıca randevu alan vatandaşlara yönelik; 10 kişilik kontenjanla sınırlı olmak üzere, ayın ilk ve son haftasına denk gelen çarşamba günleri, uygulamalı atölyeler düzenlenecek. Karacan: “Kurutmadaki amacımız, kan portakalının katma değerini daha da artırmak” Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı kurutma eğitimi hakkında bilgi veren Gıda Teknikeri Ayşegül Tor Karacan, “Atölyedeki amacımız, kan portakalını 12 ay boyunca tüketilebilir katma değeri daha da yüksek bir ürüne dönüştürmek. Atölyeye katılan vatandaşlarımız kentten kırsala gelerek, kan portakalının yetiştiği ortamı da görme fırsatı buluyor. Atölyemizde ürünlerin yıkanması, dilimleme kalınlıkları, kurutma sıcaklığı ve süresi, paketleme, etiketleme ve muhafaza koşulları ile ilgili teknik bilgiler veriliyor” sözlerini kaydetti. Atölyede profesyonel ekipmanların kullanıldığını sözlerine ekleyen Karacan, “Atölyemiz her yönüyle çok güzel geçti. Genel olarak insanlar çok isteklilerdi ve ‘Bizler de ürün getirip burada üretim yapabilir miyiz?’ diye sordular” dedi. Üretici kadınlar, bölge ekonomisinin ve yerel kalkınmanın bir parçası oluyor Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı kurutma eğitimine kızı ile birlikte katılarak, niş ürünler hakkında bilgi sahibi olma fırsatı yakaladığını belirten Berrin Gülerer, “Atölyede çok güzel tanıtımlar yapıldı ve kullanacağımız bilgileri aldık. Mersin hakkında bilmediğimiz bir sürü şeyi öğrendik. Tüm kadınlara tavsiye ediyoruz. Böyle etkinlikleri kaçırmayıp katılsınlar. El emeğiyle doğradığımız kan portakallarımızı, fırınlara kendi ellerimizle koyduk. Her şey çok güzeldi. Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Tarım sektöründe çalışan ve narenciyeyle ilgilendiğini dile getiren Aysel Oğuz, “Kan portakalı gerçekten bölgemiz için çok önemli bir ürün. Bu ürünün yurt dışında tanıtımı için, elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Ama öncelikle bunu kendi halkımıza tanıtmamız gerekiyor. Bu imkanları sağlayan belediyemize çok teşekkür ediyorum. Portakalların hangi şartlarda ve nasıl kurutulacağını, özelliklerini çok güzel anlattılar” ifadelerini kullandı. Atölyenin eğitici olduğu kadar eğlenceli de geçtiğini belirten Selin Tandik, “Kan portakalı gibi niş bir ürünün, kurutma aşamasıyla yeni bir ürüne dönüştürülmesi ve bundan gelir elde edilmesi gerçekten çok güzel. Böyle bir ortamın belediye tarafından sağlanıp desteklenmesi de çok kıymetli. Köylerdeki yaşamın devam edebilmesi için çok fazla desteğe ihtiyaç var. Desteklenmesi gereken bu projeler için Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum” sözlerine yer verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.