Hava Durumu

#Gıda Politikası

Kırsal Haber - Gıda Politikası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda Politikası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gaziantep’te Geleceğin Tarımı Ata Tohumlarıyla Filizleniyor Haber

Gaziantep’te Geleceğin Tarımı Ata Tohumlarıyla Filizleniyor

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, geçmişin tarımsal mirasını geleceğin üretim teknolojileriyle buluşturan 3’üncü Geleneksel Tohum Takas ve Doğa Dostu Tarım Şenliği’ni başlattı. Ata tohumlarının korunmasından akıllı tarım uygulamalarına, sürdürülebilir üretimden çocukların doğayla buluşmasına kadar birçok etkinliğe ev sahipliği yapan şenlikte, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, gıda güvenliğinin stratejik önemine dikkat çekerek ata tohumlarını kentin en değerli kaynaklarından biri olarak nitelendirdi. Gaziantep’in yüzyıllardır süregelen tarımsal birikimini korumak, yerel tohum çeşitliliğini gelecek nesillere aktarmak ve doğa dostu üretim anlayışını yaygınlaştırmak amacıyla düzenlenen şenlik, Festival Park’ta kapılarını açtı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanlığı organizasyonunda, Özge Şahin’in sunumuyla gerçekleştirilen programda çiftçiler, üreticiler, çocuklar ve vatandaşlar tarımın geçmişiyle geleceğini aynı alanda deneyimleme fırsatı buldu. Şenliğin ilk gününde Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, protokol üyeleri ve çocuklarla birlikte stantları gezerek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Çocuklara bitkiler, hayvanlar ve tarımsal üretim süreçleri uygulamalı olarak anlatılırken modern, sürdürülebilir ve doğa dostu tarım teknikleri tanıtıldı. Açılış konuşmaları öncesinde Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınma, tarımsal üretim ve çiftçilere yönelik desteklerini anlatan tanıtım filmi katılımcılarla buluşturuldu. ŞAHİN: BİZ TOHUMA DÖNDÜK Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, açılış konuşmasında iklim değişikliği, kuraklık, su kaynaklarının korunması ve ata tohumlarının yaşatılmasının önemine dikkat çekti. Gaziantep’te hayata geçirilen tarımsal kalkınma modelinin Türkiye’ye ve dünyaya örnek olmasını hedeflediklerini belirten Şahin, yerel tohumların korunmasının yalnızca tarımsal değil, aynı zamanda kültürel bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Şahin, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Allah'ın izniyle bu Gaziantep modeli bütün Türkiye'ye, bütün dünyaya örnek olacak. Evliya Çelebi bütün dünyayı dolaşıyor. Buraya gelince Şehr-i Ayıntab-ı Cihan diyor. Suyun gözü. Suyun gözünde su kalmadı. Öyle heder ettik ki dünyayı. Kendi elimizle doğayı bozuyoruz. Hiç kimsenin buna hakkı yok. O yüzden kent planlamacısını doğa dostu, tarım dostu yapmak zorundayız. Ata tohumu, ana tohumu. Ne oldu bunlara? Sahip çıkmazsak ya yanıp gidiyor. Ya kuraklıkta gidiyor ya selde gidiyor. Biz şimdi bankamızı kurduk. Bunların hepsi burada. Sof domatesinin tohumu burada. Bu burada olduğu sürece sof domatesi eski domates gibi kokacak. O yüzden tohum takas deyip geçmeyin. Biz tohuma döndük.” GIDA POLİTİKASI, SAVUNMA SANAYİ KADAR ÖNEMLİ Tarımda su yönetiminin ve üreticinin ekonomik açıdan güçlendirilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını ifade eden Başkan Şahin, Büyükşehir Belediyesi’nin içme suyu, tarımsal sulama, ata tohumu ve çiftçi desteklerini bütüncül bir anlayışla ele aldığını söyledi. Türkiye'nin gıda üretiminde kendi kendine yetebilmesinin stratejik bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Şahin, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Can suyu projesine başladık. Önce içme suyu. Sonra can suyu. Sonra sulanabilir araziler. Sonra ata tohumlar. Sonra gelirleri arttırıp giderleri azaltacak çalışma burada çiftçinin cebinin rahatlaması lazım. Bu aile ekonomisi. Bu işin başı tarım. Biz buraya döndük battık. Tamamen bilimsel çalıştık. Bizim bu ata tohumumuz petrolümüz. Petrolümüz yok ama ata tohumumuz var. Petrolümüz doğal gazımız. Buraya baktığımız zaman bizim için çok önemli. Bunu birlikte başaracağız. Benim Anadolu'daki topraklarım yüzüme bakıp duruyor. Bu artık gerçekten savunma sanayi kadar önemli. Gıda politikası, savunma sanayi kadar önemli. Kendi kendimize yetmemiz lazım.” SAĞLAM: GAZİANTEP'TE ÇİFTÇİ OLMAK ÇOK KOLAY Gaziantep İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, geleneksel tohum takasının tarımsal üretimdeki önemine değinerek Büyükşehir Belediyesi’nin çiftçilere sağladığı desteklerin üretime önemli katkı sunduğunu belirtti. Sağlam, “Eskiden ata tohumlarını yönetirken gerek bitkisel üretimde gerek hayvansal üretimde takas çok önemli. Gaziantep'te çiftçi olmak çok kolay. Mazotu veriyorlar, tohumu veriyorlar. Bir tek çalışma kalıyor. Hizmetlerinden dolayı hepsine teşekkür ediyorum” açıklamasında bulundu. YILDIRIM: ATA TOHUMLARIMIZ ÇOCUKLARIMIZIN SAĞLIKLI GENETİĞİ İÇİN EN BÜYÜK TEMELİ SAĞLIYOR Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım, ata tohumlarının korunmasının sağlıklı nesiller ve sürdürülebilir tarım açısından önem taşıdığını belirterek üreticileri destekleyen çalışmalarda emeği geçenlere teşekkür etti. Yıldırım, “Ata tohumlarımızın çocuklarımızın sağlıklı genetiği için en büyük temeli sağlıyor. Geçmişten gelen geleceği aktaracağımız tarımın ana temel noktası olan ata tohumlarının geliştirilmesine üreticimizle, çiftçimizle buluşturulmasına katkı sağlayan hep emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. AKCAN: YEREL TARIMSAL ÜRÜNLER İHRACAT İÇİN DE ÖNEMLİ Gaziantep İhracatçılar Birliği Başkanı Mete Akcan, Gaziantep topraklarında yetişen ürünlerin yalnızca yerel üretim açısından değil, ihracat potansiyeli bakımından da önemli bir değer taşıdığını ifade etti. Akcan, “Bu topraklarda doğan ürünlerin bizlere katkısını çok olduğunu düşünüyoruz. Bunlar aslında ihracat açısından da çok önemli. O yüzden tarıma sahip çıkmamızın öneminin bugün de bir kez daha gördüğümüzü düşünüyorum” açıklamasında bulundu. SEÇKİN: YARINLARIMIZI ÇOCUĞUMUZU DÜŞÜNÜYORSAK TOHUMLARIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma ve Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Kenan Seçkin, tohumun gelecek nesillere bırakılacak en önemli miraslardan biri olduğunu belirterek tarımsal üretimin insan yaşamının temel ihtiyaçlarıyla doğrudan ilişkili olduğunu söyledi. Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınma çalışmalarının ulusal düzeyde ödüllerle karşılık bulduğuna da değinen Seçkin, şunları kaydetti: “Yarınlarımızı çocuğumuzu düşünüyorsak tohumlarımıza sahip çıkacağız. Bugün dünyanın insanoğlu dünyada üç temeli ihtiyacı vardır. Bunlar olduktan sonra yaşam her zaman devam eder. Birincisi beslenme, ikincisi giyinme, üçüncüsü barınma. Hepsinin temeli tohum ve topraktır. O yüzden bugün burada böyle bir etkinlikte aramızda bulunuyorsunuz. Bize moral ve güç veriyorsunuz. İstanbul'da Altın Pusula yarışmasında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi beş ayrı dalda ödüle layık görüldü. Bu gerçekten Fatma Şahin’in liderliğinde onun talimatıyla yaptığımız çalışmalarımızdır. Bir tane şehir markalaşması ve şehir markalaşmasında yerel lezzetle tanıtılması konusu oldu.” ATA TOHUMLARINDAN AKILLI TARIMA 3 GÜNLÜK ŞENLİK Festival Park’ta 22-24 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen 3’üncü Geleneksel Tohum Takas ve Doğa Dostu Tarım Şenliği, her yaştan ziyaretçiyi toprağın ve üretimin dünyasıyla buluşturacak. Üç gün boyunca yerel ve ata tohumlarının tanıtılacağı etkinlikte tohum takası, fide dikimi, kompost yapımı, doğa dostu tarım atölyeleri, akıllı tarım uygulamaları, söyleşiler ve çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Çocukların tarımı uygulamalı öğrenmesine olanak sağlayan şenlik, üreticiler arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirirken Gaziantep’in yerel tohum zenginliğinin korunmasına ve sürdürülebilir tarım bilincinin yaygınlaştırılmasına katkı sunacak. Açılış programı, protokol üyeleri ve katılımcıların hatıra fotoğrafı çektirmesi ve şenlik alanındaki stantların gezilmesi ile son buldu.

Nilüfer’de Güvenli Gıdaya Erişimde Yaşanan Sorunlar Konuşuldu Haber

Nilüfer’de Güvenli Gıdaya Erişimde Yaşanan Sorunlar Konuşuldu

Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) iş birliğiyle yürütülen kentsel gıda politikası çalışmalarında kadınlar, çocuklar, emekliler ve üniversite öğrencileri, gıdaya erişimde yaşanan sorunları konuştu. Nilüfer’de sürdürülebilir, erişilebilir ve adil bir kentsel gıda sistemi inşa etmek amacıyla çalışmalar sürdürülüyor. Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve NİLKOOP iş birliğiyle hayata geçirilen projenin son aşaması olan odak grup toplantıları Nilüfer Kent Konseyi’nde gerçekleştirildi. Toplumun farklı kesimlerinin gıdaya erişimde yaşadığı güçlükleri ilk elden dinlemek ve yerel yönetim politikalarını bu doğrultuda şekillendirmek amacıyla düzenlenen toplantılara; kadınlar, emekliler, çocuklar ve üniversite öğrencileri katıldı. Odak grup toplantılarının ilk oturumunda, kadınlar ile emekliler bir araya geldi. Pazar ve market harcamalarındaki sıkıntılar, güvenli gıdaya erişimin önündeki engeller ve sosyal yardımlar konuşuldu. İkinci oturumda ise çocuklar ve üniversite öğrencileri fikirlerini paylaştı. Okul çağındaki çocukların beslenme koşulları, kantin fiyatları, yetersiz beslenmenin fiziksel ve zihinsel gelişim üzerindeki riskleri paylaşıldı. Saha deneyimleri, sorunlar ve öneriler; akademik meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve belediye birimleriyle değerlendirilecek.

Nilüfer’in Gıda Modeli Bükreş’te Anlatıldı Haber

Nilüfer’in Gıda Modeli Bükreş’te Anlatıldı

Nilüfer Belediyesi, Romanya’da düzenlenen “Bükreş Gıda Sohbetleri” toplantısında tarım arazilerinin korunması ve kentsel gıda güvenliği alanındaki çalışmalarını paylaştı. Nilüfer’in 107 noktadan oluşan gıda ağı ve dijital tarım uygulamaları, kendi gıda politikasını oluşturmaya hazırlanan Bükreş için referans modellerden biri oldu. Nilüfer Belediyesi, kentsel gıda direnci ve tarım alanlarının korunması konularındaki uygulamalarını Romanya’da düzenlenen “Bükreş Gıda Sohbetleri” (Bucharest Food Conversations) konferansında aktardı. Bükreş’in gıda politikası oluşturma sürecinin ilk adımı sayılan toplantıda, Nilüfer’in tarımsal altyapısı ve gıda tedarik zincirindeki rolü paylaşıldı. Institut Français de Roumanie’de yapılan ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Eurocities ile Let’s Food Association temsilcilerinin katıldığı zirvede Nilüfer Belediyesi’ni, Sağlıklı Kentler Proje Koordinatörü ve Nilüfer Planlama ve Kalkınma Ajansı (PlaKA) Sorumlusu Mehmet Can Yılmaz temsil etti. Hızlı kentleşme ve sanayi baskısı altındaki tarım topraklarını korumanın önemine değinen Yılmaz, arazilerdeki yapılaşma riskine karşı yürütülen çalışmaları anlattı. Yılmaz, belediyenin, kırsal ile kent arasındaki bağları güçlendirmek amacıyla Hasanağa Gıda Merkezi ve Nilüfer Bostan satış noktaları üzerinden üretimi doğrudan kentliyle buluşturduğunu ve sürdürülebilir bir ekonomik model oluşturduklarını ifade etti. 107 NOKTADA GIDA AĞI Sistemin, 64 mahalle komitesi ve Nilüfer Kent Konseyi’nin dahil olduğu katılımcı bir yapıyla şekillendiğini belirten Yılmaz; tohum kütüphanesinden aşevlerine, kompost tesisinden çocuklara yönelik “Bostan Kaşifleri” eğitimlerine kadar 107 noktada faaliyet gösterdiklerini vurguladı. Toplantıda ayrıca, Nilüfer Belediyesi’nin test aşamasındaki tarım-gıda mobil uygulaması ile toprak kullanım haritaları ve analiz raporlarını içeren dijital altyapısı hakkında katılımcılara bilgi verildi. Yılmaz sunumunda, “Bu sistem, kadın derneklerinden mahalle komitelerine kadar tüm Nilüferlilerin desteğiyle oluşturulan kolektif bir yapıdır. Belediye olarak hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği dirençli bir kent için sistemdeki eksiklikleri gidermeye devam ediyoruz. Bu ekosistem, emek ve zaman verildiğinde yerel yönetimlerin neleri başarabileceğinin bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.

Nilüfer’in Yenilebilir ve İçilebilir Otları İçin "Tadım Buluşması" Haber

Nilüfer’in Yenilebilir ve İçilebilir Otları İçin "Tadım Buluşması"

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Nilüfer’in Yenilebilir ve İçilebilir Otları” etkinliğinde bölgenin unutulmaya yüz tutan bitki çeşitliliği ve kadim mutfak kültürü katılımcılarla paylaşıldı. Nilüfer Belediyesi ve NİLKOOP iş birliği kadın kooperatiflerinin desteği ile bölgenin unutulmaya yüz tutan bitki çeşitliliği ve kadim mutfak kültürü tadım buluşmasıyla yeniden hatırlatıldı. Nesiller boyu aktarılan ancak günümüzde unutulma tehdidiyle karşı karşıya olan otlar üzerine bilgilerin paylaşıldığı programda, bu ürünlerden hazırlanan lezzetler katılımcıların beğenisine sunuldu. Pancar Deposu’nda düzenlenen etkinliğe Nilüfer Belediye Başkan Vekili Resul Tarman, Başkan Yardımcıları Zerrin Güleş, Okan Şahin ve Sinan Sarıbal, Meclis Üyeleri Ali Ekber Can ve İrfan Özer, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, NİLKOOP Başkanı Süleyman Ayyılmaz, Mudanya Belediye Başkan Vekili Baran Güneş, Nilüfer Ziraat Odası Başkanı Şenol Aybey ve çok sayıda kişi katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkan Vekili Resul Tarman, şehirlerin büyüdüğü, köylerin küçüldüğü ve genç kuşakların topraktan uzaklaştıklarını belirterek, “Her geçen yıl bu bilginin bir kısmını kaybediyoruz. İşte bu yüzden buradayız. Çünkü kayda geçmeyen bilgi bir kuşak sonra unutulur” diye konuştu. Nilüfer Belediyesi’nin konuyu bütüncül şekilde ele aldığını hatırlatan Tarman, Hasanağa Gıda Merkezi’nde Nilüferli çiftçilerin ürünlerini gıda mühendislerinin gözetiminde işlediğini hatırlattı. Kent genelinde bir ekosistem kurduklarını anlatan Tarman, “Tüm bu çalışmaları “Nilüfer’in Dayanışma Sofrası” adıyla bir bütün olarak yürütüyoruz. Geçtiğimiz yıl Milano Kentsel Gıda Politikası Paktı bu modeli dünyaya örnek gösterdi. Bugünkü buluşma da işte bu uzun yolun bir halkasıdır” dedi. NİLKOOP Başkanı Süleyman Ayyılmaz ise otların insanlık tarihi boyunca temel besin kaynağı olduğunu vurgulayarak, bu sağlıklı ürünlerin Hasanağa Gıda Merkezi aracılığıyla halka ulaştırılmasında emeği geçenlere teşekkür etti. Nilüfer Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürü Fikret Gizir etkinlikle ilgili bir sunum gerçekleştirdi. Yaptıkları çalışmalarda gençlere ulaşmaya çalıştıklarını ifade eden Gizir, bu yıl ilkini yaptıkları etkinliği önümüzdeki yıllarda daha kapsamlı hale getirmeyi istediklerini sözlerine ekledi. Konuşmaların ardından kadın derneklerinin destekleri ile katılımcılara tadım menüsü hazırlandı. Yerel ürünlerden hazırlanan limonlu kekikli kurabiye, mısır unlu otlu kek, ısırgan otlu kiş, portakallı ısırganlı kek, erişteli semizotu salatası, gelincik şerbeti, mürver limonatası katılımcılara ikram edildi. Programın sonunda emeği geçenlere teşekkür edildi.

Sağlık Sorunu Yarattığı İddiasıyla Tartışılan Çin Tuzu Neden İthal Ediliyor? Haber

Sağlık Sorunu Yarattığı İddiasıyla Tartışılan Çin Tuzu Neden İthal Ediliyor?

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, gıda ürünlerinde yaygın olarak kullanılan monosodyum glutamat (MSG) katkı maddesi dünyada tartışılırken ülkemizde ithalatının neden devam ettiğini sordu. Gürer, özellikle hazır gıdalarda kullanılan ve “Çin tuzu” olarak da bilinen MSG’nin ithalat verilerine dikkat çekti. İnsan sağlığı açısından dünyada süren tartışmaların görmezden gelindiğini ifade etti. “Bazı ülkeler yasaklamış, bazı ülkeler kısıtlamış, bazı ülkelerde ise tartışmalar sürüyor; buna rağmen ülkemize ithalatı devam ediyor.” dedi. Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de E621 koduyla kullanılan MSG’nin özellikle paketli ve işlenmiş gıdalarda bulunduğunu, ancak tüketicilerin bu konuda yeterince bilgilendirilmediğini belirtti. “GIDALARDA BEŞİNCİ TAT: UMAMİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, monosodyum glutamatın teknik olarak glutamik asidin sodyum tuzu olduğunu ve gıdalarda tat artırıcı olarak kullanıldığını söyledi. MSG’nin yiyeceklere “umami” olarak adlandırılan beşinci temel tadı verdiğini ifade eden Gürer, bu tadın etsi, yoğun ve doyurucu bir lezzet hissi oluşturduğunu söyledi. Gürer, bilimsel araştırmalarda gıda sanayisinin ürünü daha cazip hale getirmesi için kullanılan bir araç hâline geldiğinin belirtildiğini ifade etti. Gürer, “Lezzet artırıcı adı altında kullanılan bu katkı maddesi, özellikle bazı hazır ve işlenmiş gıdalarda yer alıyor. İştah açması yanında bağımlılıkta yaptığı ifade edilen ürünü tüketicinin çoğu zaman neyi tükettiğinin farkında bile olmuyor.” dedi. HAZIR GIDALARDA KULLANIM CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, monosodyum glutamatın çok farklı gıda ürünlerinde yer aldığını, tüketicinin özellikle paketli gıda ve hazır gıdalarda içeriğini irdelemesinin sağlığı için önemli olduğunun farkına varmalıdır” dedi. “DÜNYADA TARTIŞMALI BİR KATKI MADDESİ” Ömer Fethi Gürer, monosodyum glutamatın dünyada uzun süredir tartışılan bir katkı maddesi olduğunu belirterek bazı ülkelerde farklı uygulamaların bulunduğunu ifade etti. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve Türkiye dahil 50’den fazla ülkede bebek mamalarında MSG kullanımı yasak. Tayland ve Vietnam gibi ülkelerde kullanım yaygın olsa da hükümetler aşırı tüketim konusunda kamuoyu uyarıları yapıyor. Bazı ülkelerde okul kantinleri gibi alanlarda yerel kısıtlamalar uygulanıyor. Pakistan’ın 2018 yılında MSG’yi tamamen yasakladı. Bir ülke bu maddenin sağlık riskleri nedeniyle satışını, ithalatını ve ihracatını yasaklarken, tonlarca ithalat yapıyoruz” diye konuştu. BİLİMSEL TARTIŞMALAR Dünya genelinde bazı sağlık kurumları makul miktarlarda tüketildiğinde MSG’nin ciddi bir tehdit oluşturmadığı yönünde değerlendirmesine karşın bazı bilim insanlarının katkı ürünün olumsuz etkilerini tartıştığını belirten Ömer Fethi Gürer, bazı araştırmalarda yüksek doz tüketimin çeşitli sağlık sorunlarına neden olduğu ifade ediliyor.MSG Semptom Kompleksi Bazı bireylerde MSG tüketiminin ardından baş ağrısı, çarpıntı, terleme, halsizlik ve mide bulantısı gibi belirtiler görülebiliyor. Bu durum halk arasında “Çin restoranı sendromu” olarak biliniyor.” Dedi. TÜRKİYE’DE MSG İTHALATI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “2026 yılı itibarıyla monosodyum glutamat ithalatı üç ülkeden gerçekleştirildi. Brezilya’dan 100 ton ithalat karşılığında 112 bin 73 dolar, Endonezya’dan 21 ton karşılığında 35 bin 490 dolar, Çin’den 664 ton karşılığında 572 bin 863 dolar, toplamda 785 ton MSG ithalatı için 720 bin 426 dolar ödeme yapıldı. 2025 yılı boyunca Türkiye’nin MSG ithalatının yaklaşık 6 bin 866 ton olduğunu ve bunun için 7 milyon 280 bin 281 dolar ödendi” dedi. “GIDA GÜVENLİĞİ POLİTİKALARI TARTIŞILMALI” Gürer, “Bir yandan halk sağlığı konuşuluyor, diğer yandan tartışmalı katkı maddeleri tonlarca ithal edilip gıda zincirine giriyor.” diyen Gürer, MSG’nin kullanımının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. MSG İTHALATININ YASAKLANMASI İÇİN KANUN TEKLİFİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu tartışmaların ardından monosodyum glutamatın Türkiye’ye ithalatının yasaklanmasına yönelik bir kanun teklifi hazırlayarak TBMM Başkanlığı’na sunduğunu da açıkladı. Gürer, “Gıda güvenliği yalnızca üretim miktarıyla değil, tüketilen ürünlerin sağlıklı olmasıyla da ilgilidir. Halkın sağlığını önceleyen bir gıda politikası önemlidir” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.