Hava Durumu

#Girişimcilik

Kırsal Haber - Girişimcilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Girişimcilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EBSO Başkan Adayı Mustafa Karabağlı'dan "Yeni Nesil Sanayicilik" Vizyonu Haber

EBSO Başkan Adayı Mustafa Karabağlı'dan "Yeni Nesil Sanayicilik" Vizyonu

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkan Adayı Mustafa Karabağlı, geleceğin sanayicisinin sadece fabrikasını değil; enerjisini, verisini, karbonunu, finansmanını ve teknolojisini yönetebilen, dünyadaki değişimi önceden okuyan bir profile sahip olması gerektiğini belirtti. Karabağlı, adaylık sürecinde sanayicileri bu yeni nesil yeteneklerle donatmayı ana hedef olarak belirlediklerini dile getirdi. Başkan adaylığı kapsamında SwissÔtel Büyük Efes İzmir’de basın mensuplarıyla bir araya gelen Karabağlı; adaylık vizyonunu, yönetim felsefesini ve hazırladıkları projeleri paylaştı. "Hayalim: İzmir’i Türkiye’nin Teknoloji Başkenti Yapmak" Mustafa Karabağlı, konuşmasında EBSO için çizdikleri vizyonu ve hedeflerini şu sözlerle özetledi:"Önümüzdeki 5-10 yılın sanayicisi sadece fabrikasını iyi yöneten sanayici olmayacak. Enerjisini, verisini, karbonunu, finansmanını ve teknolojisini yöneten; dünyadaki değişimi erkenden okuyabilen sanayici olacak. Bu yeteneklerle sanayicilerimizi donatmalıyız.Hayalim açık ve net: İzmir'i Türkiye’nin teknoloji başkenti yapmak. Üreten, teknolojiyi geliştiren, ihracat yapan, gençleri sanayiyle buluşturan, yeşil dönüşümde öncü, yüksek katma değer ve markalar yaratan, her zaman geleceğe hazırlanan bir İzmir sanayisi hedefliyoruz." Çıraklıktan Yerli Teknolojiye Uzanan Yolculuk Girişimcilik hayatına babasının demirci atölyesinde çırak olarak başladığını belirten Karabağlı, bugün yerli teknolojiyle geliştirilen %100 elektrikli hafif ticari araç üretimine uzanan bir tecrübeye sahip olduğunu vurguladı. Bu bilgi birikimini sanayicilerle paylaşmak ve yeni girişimlere destek olmak istediğini ifade etti. Sivil toplum kuruluşlarında uzun yıllardır aktif rol aldığını hatırlatan Karabağlı; ESİAD’da 12. Dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptığını, EBSO’da ise 8 yıldır meclis üyeliği görevini sürdürdüğünü ve son 4 yıldır başkan adaylığı için hazırlık yürüttüğünü aktardı. Katılımcı ve Çoğulcu Yönetim Anlayışı Önerdikleri "Yeni Nesil Sanayicilik" anlayışının sadece bir isim değişikliği değil, yönetim felsefesinde köklü bir dönüşüm olduğunu söyleyen Karabağlı, şu değerlendirmelerde bulundu: Tepeden İnme Değil, Ortak Akılla Yönetim: EBSO’yu kararların tek merkezden alındığı bir yapıdan çıkarıp; meslek komitelerinin, çalışma komisyonlarının ve tüm üyelerin sürece dahil olduğu katılımcı bir modele dönüştüreceğiz. Kapsayıcı Temsil: Genç ve kadın sanayiciler başta olmak üzere tüm girişimcileri karar mekanizmalarına dahil edeceğiz. Çoğulculuk bizim için bir söylem değil, temel yönetim ilkesidir. Dönüşüm Hızı: Sanayide başarı artık sadece üretim miktarıyla değil; katma değer, markalaşma, dijitalleşme ve sürdürülebilirlikle ölçülüyor. Yapay zeka ve otomasyon çağında belirleyici olan faktör, dönüşüm hızı ve adaptasyon kabiliyetidir. "Odanın Bütçesi Faiz Geliri Yerine Sanayiciye Hizmete Dönüşmeli" Saha ziyaretlerinde sanayicilerin beklentilerini net bir şekilde gözlemlediklerini ifade eden Karabağlı, EBSO bütçesinin iki yıllık faiz gelirinin 200 milyon lira seviyesine ulaşmasını eleştirdi:"Tasarruf kuşkusuz önemlidir; ancak sanayicimiz, hizmet ve vizyon üretmesi gereken bir kurumun kasasında neden bu kadar para tutulduğunu ve faiz geliri elde edildiğini sorguluyor. Zorlu ekonomik koşulların yaşandığı bu dönemde bütçenin faizde bekletilmesi yerine sanayiciye hizmete dönüştürülmesi gerekirdi." EBSO Bir "Orkestra Şefi" Olacak İzmir’in sanayi kültürü, üniversiteleri, teknoloji ekosistemi, limanları ve yüksek yaşam kalitesiyle Türkiye’nin teknoloji başkenti olmaya en güçlü aday olduğunu vurgulayan Karabağlı, EBSO’nun tüm bu unsurları bir araya getiren bir "orkestra şefi" rolü üstleneceğini ifade etti. Öne Çıkan Projeler ve Dönüşüm Adımları Mustafa Karabağlı, "Birlikte üretmek, birlikte yönetmek" felsefesi doğrultusunda hayata geçirecekleri projeleri şöyle sıraladı: Meslek Komiteleri Analizi: Göreve gelir gelmez 52 meslek komitesinin güçlü ve zayıf yönlerini, fırsat ve tehditlerini (SWOT) analiz ederek sektörlerin detaylı röntgenini çekecekler. 100 Fabrika – 100 Dönüşüm: Gönüllü 100 sanayi kuruluşunun enerji tüketimi, dijitalleşme, yapay zeka entegrasyonu, verimlilik ve karbon ayak izi incelenerek özel dönüşüm reçeteleri hazırlanacak. EBSO; üniversite, teknoloji firması, teşvik ve finansman kaynaklarını sanayiciyle buluşturarak sürecin sonuna kadar takipçisi olacak. Çözüm Destek Masaları & Sanayi Elçileri: Üyelere verilen hizmetler sistemli hale getirilecek. Yurtdışında uzmanlaşmış eski üst düzey yöneticilerden oluşacak "Sanayi Elçileri" ağıyla EBSO üyelerinin küresel ölçekte temsili sağlanacak. Üniversite-Sanayi İş Birliği: Ortak proje pazarları ve özel sanayi haftaları düzenlenecek. Genç Sanayici Meclisi kurularak yeni nesil sanayiciler tecrübeli isimlerle eşleştirilecek. EBSO Teknik Üniversitesi Hayali: EBSO Vakfı; araştırma, teknoloji geliştirme ve eğitim odaklı bir yapıya kavuşturulacak. Uzun vadede ise bir EBSO Teknik Üniversitesi kurulması hedeflenecek. Saha ve Mobil Hizmetler: Merkezden uzakta faaliyet gösteren üyeler için mobil hizmet araçları devreye sokulacak, yeni Organize Sanayi Bölgelerinin (OSB) kurulmasına öncelik verilecek. "Siyaset Dışı Bir Kurumuz, Herkese Eşit Mesafedeyiz" Gazetecilerin EBSO seçimlerinde siyasetin etkisi olup olmadığına yönelik sorusunu da yanıtlayan Karabağlı, tüm siyasi partilere eşit mesafede durduklarını vurguladı:"İşin, üretimin ve istihdamın tarafı olur; siyasi tarafı olmaz. Bizim tek pusulamız sanayicimizin ihtiyaçları ve EBSO’nun geleceğidir. Bugüne kadar benden siyasi bir söylem duymadınız. EBSO tamamen siyaset dışı bir kurumdur."

Başkan Gülsoy: "İş Dünyasının Öngörülebilir Bir Zemine İhtiyacı Var" Haber

Başkan Gülsoy: "İş Dünyasının Öngörülebilir Bir Zemine İhtiyacı Var"

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; yüksek finansman maliyetleri ve artan giderlerin üretici üzerindeki yükünü artırdığını belirterek, "İş dünyası olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; dirençli, öngörülebilir ve maliyetleri yönetebildiğimiz sürdürülebilir bir zemindir” dedi. Konuşmasında KTO Kayseri TEKMER Projesi’nin onaylandığını ve fiziki altyapıya yönelik çalışmaların tamamlanmak üzere olduğunu belirten Başkan Gülsoy; robotik, makine, elektrik-elektronik, yazılım, dijitalleşme ve yapay zekâ alanlarında yenilikçi fikirleri bulunan girişimciler için başvuru çağrılarına çok yakında çıkacaklarını söyledi. Kayseri Ticaret Odası M. Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonu’nda Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan başkanlığında gerçekleştirilen Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı’na; KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Yönetim Kurulu Üyeleri, Meclis ve Komite Üyeleri, Meclis Başkanlık Divanı Üyeleri ile basın mensupları katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda, Odanın Ağustos ayı faaliyetleri değerlendirilerek gündem maddeleri oy birliğiyle kabul edildi. "Zaferler Ayını Gururla İdrak Ediyoruz" Toplantıdaki konuşmasına Ağustos ayının tarihi önemine değinerek başlayan KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Malazgirt Zaferi, Sakarya Meydan Muharebesi ve 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayarak şu ifadeleri kullandı: "Ağustos ayı tarihimizde zaferlerle doludur. 26 Ağustos Zaferi bir başlangıç, 30 Ağustos Zaferi ise onun mührüdür. Anadolu’yu bizlere vatan kılan Sultan Alparslan’ı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve saygıyla yad ediyorum.” “İş Dünyasının Hareket Alanı Kısıtlanıyor” Küresel ekonomide belirsizliklerin derinleştiğini, Türkiye ekonomisinde ise öngörülebilirlik ve istikrarın yeniden oluşturulmaya çalışıldığını belirten Gülsoy, iç ve dış pazardaki gelişmelerin iş dünyasının hareket alanını ciddi şekilde kısıtladığını söyledi. Sanayici ve tüccarın faaliyetlerini sürdürebilmesi, istihdamını koruyup büyütebilmesi için ekonomik netliğe ve güven ortamına ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Gülsoy, şöyle konuştu: “İş dünyası olarak şu anda en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; dirençli, öngörülebilir ve maliyetleri yönetebildiğimiz sürdürülebilir bir zemindir. Bir sanayicinin, bir tüccarın işini sürdürebilmesi, istihdamını koruyup büyütebilmesi için her şeyden önce ekonomik netlik ve güven ortamına ihtiyacı vardır.” “Üretimin Cazibesi Zayıflıyor” Ticaret savaşları, enerji krizleri ve jeopolitik gerilimlerin dünya ekonomisini etkilediğini kaydeden Gülsoy, sahadaki sorunların yalnızca dış etkenlerle açıklanamayacağını ifade etti. Yüksek enflasyon, döviz kuru üzerindeki baskı ve finansman maliyetlerinin işletmelerin omuzlarına ağır bir yük bindirdiğini belirten Gülsoy, özellikle üretici ve ihracatçıların küresel pazarda rekabet etmekte zorlandığını söyledi. “Kapasite Kullanımı Geriledi” Ekonomik verilerin üretimdeki zayıflamayı ortaya koyduğunu dile getiren Gülsoy, Ağustos ayında imalat sanayi kapasite kullanım oranının yüzde 73,5’e, yatırım mallarındaki kapasite kullanım oranının ise yüzde 69,7’ye gerilediğini hatırlattı. İmalat sanayisinin 27 aydır daralma bölgesinde bulunduğunu belirten Gülsoy, Temmuz ayında 47,7 seviyesinde gerçekleşen PMI verisinin de sektördeki daralmanın devam ettiğini gösterdiğini söyledi. Gülsoy, “Fabrikalarımız çalışıyor ancak giderek daha büyük bir bölümü atıl kapasiteyle üretim yapıyor.” ifadelerini kullandı. “Geçici Tedbirler Yerine Yapısal Reform Bekliyoruz” Tasarrufların yeniden fabrikalara, makinelere, Ar-Ge’ye, teknolojiye ve katma değerli yatırımlara yönelmesi gerektiğini vurgulayan Gülsoy, iş dünyasının geçici tedbirler yerine üretim ve ticaretin temelini güçlendirecek yapısal reformlar beklediğini söyledi. Küresel pazarlarda kalıcı olabilmenin yolunun yüksek katma değerli üretimden geçtiğini ifade eden Gülsoy, markalaşma, özgün tasarım, teknoloji ve yenilikçiliğe odaklanılması gerektiğini, bunun için de güçlü ve sürdürülebilir desteklere ihtiyaç olduğunu belirtti. “İş Dünyası Denge İstemektedir” İş dünyasının talebinin fiyat istikrarı hedefinden uzaklaşmadan üretimi, yatırımı, ihracatı ve istihdamı daha güçlü destekleyecek dengeli bir ekonomik zeminin oluşturulması olduğunu ifade eden Gülsoy, “İhtiyacımız olan şey, enflasyonla mücadele ile üretimi birbirinin alternatifi olarak değil, birbirini tamamlayan iki temel hedef olarak değerlendirmektir. Kısacası iş dünyası denge istemektedir.” diye konuştu. “Döviz Dönüşüm Desteğine İki Kat Artış Memnuniyet Verici” Ekonomi yönetiminin açıkladığı sanayi destek paketleri ile Yatırım Taahhütlü Avans Kredi Programı’nın kapsamının genişletilmesini olumlu bulduklarını belirten Gülsoy, döviz dönüşüm desteğine ilişkin yeni düzenlemeyi de değerlendirdi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın açıkladığı düzenlemeyle, 1 Ekim’den itibaren emek yoğun sektörler ile katma değerli üretim ve istihdam sağlayan sektörlerde döviz dönüşüm priminin iki kat artırılacağını hatırlatan Gülsoy, şunları söyledi: “Döviz dönüşüm desteğinin yetersiz kaldığını, bu primin 3+5 şeklinde revize edilerek artırılması gerektiğini her platformda dile getirdik. Bakanımızın desteği iki katına çıkaran açıklamasını memnuniyetle karşılıyor, 1 Ekim’de yürürlüğe girecek uygulamayı büyük bir sabırsızlıkla bekliyoruz. Çünkü bugün üreticimizin, ihracatçımızın tam anlamıyla nefese ihtiyacı vardır! Bu ve benzeri adımların devam etmesi, yeni "Nefes Kredisi" paketleriyle desteklenmesi en büyük beklentimizdir. Ancak şunun da altını çizmeliyiz: Desteklerin yalnızca açıklanması yetmez; üreticinin ihtiyaç duyduğu anda, bürokrasiye takılmadan ve kolayca erişilebilir olması hayati önem taşımaktadır.” KTO KAYSERİ TEKMER ONAYLANDI: "KAYSERİ MODELİ" GELİYOR Kayseri’nin üretim gücünü teknolojiyle, girişimcilik ruhunu ise yenilikle buluşturacak dev bir projenin müjdesini veren KTO Başkanı Ömer Gülsoy, KTO Kayseri TEKMER projesinin KOSGEB tarafından resmi olarak onaylandığını açıkladı. Fiziki altyapı çalışmalarının son aşamaya geldiğini belirten Gülsoy, "Merkezimiz, Odagazisi konferans salonu binamızda daha önce restoran olarak kullanılan alanda, iki katlı ve toplam 1.700 metrekarelik bir alanda hizmet verecektir. Çok kısa bir süre içerisinde Kayseri TEKMER’i faaliyete geçirerek gençlerimizin, girişimcilerimizin ve teknoloji odaklı işletmelerimizin hizmetine sunacağız. Burası sadece çalışma alanlarından ibaret bir bina olmayacak; fikrin projeye, projenin ürüne, ürünün ise yatırıma ve ticari başarıya dönüştüğü güçlü bir teknoloji ve girişimcilik üssü haline gelecektir" dedi. “Teknolojik Girişimler İçin Başvuru Çağrıları Yakında Başlıyor” Kayseri TEKMER’in odaklanacağı kritik sektörleri ve hedef kitlesini açıklayan Gülsoy, başvuru süreçlerinin yakında başlayacağını ifade etti: "Robotik, makine, elektrik-elektronik, yazılım, dijitalleşme ve yapay zekâ alanlarında yenilikçi fikirleri olan girişimcilerimiz için başvuru çağrılarına çok yakında çıkıyoruz. İşletmesini henüz kurmamış genç girişimcilerden, teknoloji tabanlı ürününü büyütmek isteyen işletmelere kadar geniş bir kitleye kapılarımızı açacağız. Girişimcilerimize yalnızca ofis tahsis etmekle kalmayacak; mentörlük, eğitim, teknik danışmanlık, prototipleme, yatırımcı buluşmaları, finansman ve iş ağlarına erişim gibi çok yönlü destekler sunacağız.” “Türkiye’ye Örnek Olacak Bir Model Kuruyoruz” Merkezin Kayseri sanayisinin dönüşümüne öncülük edeceğini ve Türkiye'de yeni bir model oluşturacağını vurgulayan Gülsoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "Teknoloji Merkezimizi, özellikle Kayseri sanayisine hizmet verecek yenilikçi ürün ve üretim yöntemleri ekseninde tasarladık. Amacımız, sanayimizin üretim kapasitesini ve yüksek teknolojili ürün çeşitliliğini artırmaktır. Burada sanayici ve yatırımcı üyelerimiz ile genç girişimcileri aynı çatı altında buluşturacak aktif bir ekosistem inşa ediyoruz. Bu yapısıyla merkezimiz, Türkiye’deki teknoloji merkezleri arasında yeni bir referans noktası olacak 'Kayseri Modeli'ni geliştirmektedir. Kayseri TEKMER ile gençlerimize 'Fikrini burada geliştir, ürününü burada tasarla, şirketini burada büyüt ve dünyaya Kayseri’den açıl' çağrısında bulunuyoruz. Kayseri’yi sadece sanayi değil, fikir ve teknoloji ihraç eden bir cazibe merkezi yapma kararlılığındayız. Bu merkez, Kayseri’nin geleceğine açılan yeni bir kapıdır.” “Okul Alışverişinde Yerel Esnafımızı Tercih Edelim” 2026-2027 eğitim-öğretim yılının 14 Eylül Pazartesi günü başlayacağını hatırlatarak öğrenci, öğretmen ve velilere başarılar dileyen Gülsoy, okul alışverişlerinde yerel esnafın desteklenmesi çağrısında bulundu. Şehrin sürdürülebilir ticaretine güç verilmesi gerektiğini vurgulayan Gülsoy, “Okul alışverişlerimizde lütfen yerel işletmelerimizi ve kendi esnafımızı tercih edelim. Yılın 365 günü şehrimizin yükünü çeken, istihdam sağlayan esnafımıza sahip çıkalım. Alışverişimizi kendi esnafımızdan yapalım ki önce kentimiz, ardından ülkemiz kazansın. Sadece sezonluk zincir yapılara değil, şehrimizin ticaretine güç verelim” dedi. “Gurbetçilerimizin Gelişi Esnafımıza Nefes Oldu” Yaz döneminde Kayseri’ye gelen gurbetçilerin kent ekonomisine katkı sağladığını belirten Gülsoy, çarşı ve pazarda yaşanan hareketliliğin esnafa moral olduğunu ifade etti. Gülsoy, “Gurbetçilerimizin gelişiyle birçok sektörümüzde bir hareketlilik yaşandı. Piyasadaki zorlukları tamamen ortadan kaldırmasa da ticaretimize önemli bir dinamizm getirdi. Temennimiz bu hareketliliğin Eylül ayı sonuna kadar sürmesidir. Memleketlerini yalnız bırakmayan tüm gurbetçi hemşehrilerimize teşekkür ediyor, yaşadıkları ülkelere huzurla dönmelerini niyaz ediyorum” ifadelerini kullandı.

Adana Ticaret Odası’nda 6 Yıldızlı Akreditasyon Gururu Haber

Adana Ticaret Odası’nda 6 Yıldızlı Akreditasyon Gururu

Adana Ticaret Odası’nın (ATO) Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı'nda çifte sevinç yaşandı. Mecliste, '6 yıldızlı Akredite Oda Sertifikası' almanın haklı gururu yaşanırken, fiş diziniyle dünya rekoru kıran Doğal Yeşil Fırın’ın başarısı kutlandı. Adana Ticaret Odası’nın üyelerine sunduğu hizmet kalitesini uluslararası standartlarda sürdürme ve sürekli geliştirme anlayışı, geçtiğimiz yıl yapılan denetimlerin ardından verilen '6 yıldızlı Akredite Oda Sertifikası' ile bir kez daha tescillendi. 2025-2027 dönemini kapsayan '6 yıldızlı Akredite Oda Sertifikası' geçtiğimiz ay TOBB'da gerçekleştirilen törenle takdim edildi. ATO'nun aldığı '6 yıldızlı Akredite Oda Sertifikası' Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı kapsamında düzenlenen programla kutlandı. “6 YILDIZ, HİZMET ANLAYIŞIMIZIN BİR GÖSTERGESİDİR” Programda konuşan ATO Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Bayram, '6 yıldızlı Akredite Oda Sertifikası'nın Odanın hizmet anlayışının ve sürekli gelişim hedefinin önemli bir göstergesi olduğunu belirtti. Başkan Bayram, Adana iş dünyasına daha nitelikli ve etkin hizmet sunmak amacıyla kalite odaklı çalışmaların bundan sonra da kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi. ATO Meclis Başkanı İsmail Acı da '6 yıldızlı Akredite Oda Sertifikası'nın Odanın ulaştığı hizmet standardının önemli bir göstergesi olduğunu belirterek, “Aldığımız '6 yıldızlı Akredite Oda Sertifikası', çalışmalarımızın ve ortaya koyduğumuz hizmet standardının bağımsız değerlendirmeler sonucunda tescillenmesidir. Bu nedenle hepimiz için haklı bir gurur kaynağıdır” dedi. Başkan Bayram ve Başkan Acı, bu önemli başarının elde edilmesinde katkı sunan ATO Yönetim Kurulu Üyelerine, Meclis Üyelerine ve Meslek Komitesi Üyelerinin yanı sıra ATO Genel Sekreterine ve tüm Oda çalışanlarına teşekkür etti. Başkan Bayram ve Başkan Acı, '6 yıldızlı Akredite Oda Sertifikası'nın ATO’nun hizmet kalitesini sürekli geliştirme konusundaki kararlılığının bir göstergesi olduğunu söyledi. GUINNESS REKORU KIRAN DOĞAL YEŞİL FIRIN’A PLAKET Toplantıda ayrıca, 5 bin 933 fiş diziniyle Guinness World Records’a adını yazdıran Doğal Yeşil Fırın’ın başarısı da kutlandı. Adana Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Bayram ile Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Haştaş, dünya rekoru kıran Doğal Yeşil Fırın Kurucusu Faruk Korkmaz’ı tebrik ederek plaket takdim etti. Başkan Yücel Bayram ve Başkan Yardımcısı Mehmet Haştaş, Doğal Yeşil Fırın’ın elde ettiği Guinness dünya rekorunun yalnızca işletme açısından değil, Adana’nın gastronomi, girişimcilik ve marka değerinin uluslararası alanda tanıtılması bakımından da önemli bir başarı olduğunu ifade ederek, Adana’dan dünya çapında ses getiren bu tür başarıların kent ekonomisine ve Adana’nın tanıtımına önemli katkılar sunduğunu söyledi. Faruk Korkmaz da kendilerine gösterilen ilgiden ve takdim edilen plaketten dolayı Adana Ticaret Odası Yönetimine teşekkür etti.

Kayseri Pastırması Tescillendi, Sıra Sucuk ve Mantıda Haber

Kayseri Pastırması Tescillendi, Sıra Sucuk ve Mantıda

Globalden Yerele: Kayseri Panelinde konuşan Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri iş dünyasının gelecek vizyonunu “markalaşma, kurumsallaşma, halka açılma ve yabancı ortaklık” ekseninde ortaya koydu. Borsa İstanbul’da işlem gören 12 Kayseri şirketinin bulunduğunu belirten Gülsoy, “Hedefimiz borsadaki şirket sayımızı katlamak” dedi. Kayseri Ticaret Odası 2030 vizyonunun merkezinde şirketlerin büyütülmesi, sermaye piyasalarıyla buluşturulması, yüksek teknolojiye geçiş, ihracatın artırılması ve Orta Anadolu’nun üretim merkezi haline gelmesi bulunuyor. Mobilya, elektrikli ev aletleri ve çelik kapı sektörlerinde Türkiye’nin lider üreticisi konumunda olan Kayseri, kapsamlı bir dönüşüm projesi ve lojistik yatırımları ile büyüyecek. "KAYSERİLİ ŞİRKETLERİN BORSAYA AÇILMASI İVEDİLİKLE GÜNDEME ALINMALI" Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ ve Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar ile KTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen “Globalden Yerele: Kayseri” başlıklı panelde, küresel ekonomide yaşanan gelişmelerin Kayseri’ye etkilerini ve şehrin önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini paylaştı. Kayseri Ticaret Odası’nın 2030 vizyonunda, iş dünyasının gelecek 10 yılına ilişkin ortaya konulan yol haritasında şirketlerin kurumsallaşmasından halka arzlara, dijital ve yeşil dönüşümden yüksek teknoloji yatırımlarına, yabancı ortaklıklardan lojistik altyapının güçlendirilmesine kadar kapsamlı bir dönüşüm hedefleniyor. “Kayseri deyince akla ticaret gelir, evet doğrudur. Ancak artık şirketlerimiz kurumsallığıyla da tüm ülkede örnek olmalıdır” diyen Gülsoy, gelecek dönemin asıl hedefinin Kayseri şirketlerini daha büyük ve daha güçlü yapılara dönüştürmek olduğunu vurguladı. Bu dönüşümün en dikkat çekici başlıklarından biri ise şirketlerin sermaye piyasalarıyla buluşturulması. KTO Başkanı Gülsoy, şirketlerin büyümesi ve rekabetçi kalabilmesi için bir yol haritası belirlediklerini söyleyerek, “Ekonominin kurtuluş reçetesini; markalaşma, kurumsallaşma, halka açılma ve yabancı ortaklık olarak belirledik” dedi ve Kayseri’de birçok firmanın ilk iki aşamada önemli mesafe aldığını ifade etti. “Markalaşma safhasını çoğu işletmemiz tamamlamış noktada. Kurumsallaşma kısmı da KOBİ’sinden büyük işletmesine kadar pek çok şirketimizde tamamlanmış durumda. Artık Kayserili şirketlerimizin bir sonraki safha olan halka açılmayı, yani borsaya açılmayı ivedilikle gündeme alması gerekli” diyen Gülsoy, “Önümüzdeki dönemi 2030 vizyonu hedeflerimiz çerçevesinde şirketlerimizin borsaya açılma dönemi olarak planlıyoruz” diye konuştu ve sermaye piyasalarından sağlanacak kaynağın yalnızca halka açılan şirketi değil, şehir ekonomisinin tamamını etkileyeceğini söyledi. "İHRACATÇIMIZA YÜZDE 5 İLAVE DESTEK NEFES OLUR" İhracatçılara verilen yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğine ek yüzde 5 destek verilmesi gerektiğinin de altını çizen Gülsoy, “Enflasyonun, girdi ve enerji maliyetlerinin yükseldiği, kârlılık oranlarının sıfıra indiği, aynı zamanda finansa erişimin de zorlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Bunun için devletimizin ihracatçılarımıza artı yüzde 5 daha destek vermesini talep ediyoruz. Bizim güçlü ve büyük devletimiz için bu rakam hiçbir şey değil. Bu gerçekleşirse ihracatçımız için nefes olur, moral buluruz. Şunu da özellikle belirtmeliyim ki bizim iş dünyamız enseyi karartmıyor, devletine güvenerek çalışmaya ve üretmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı. BORSA İSTANBUL’DA 12 KAYSERİ ŞİRKETİ VAR Kayseri’nin sermaye piyasalarında bugün ulaştığı nokta, 2030 hedefinin başlangıç noktası olarak gösteriliyor. Borsa İstanbul’da 12 Kayseri şirketi işlem görüyor. Ayen Enerji, Erbosan Boru, Formet Metal ve Cam, Kayseri Şeker Fabrikası, Karsu Tekstil, Lüks Kadife, Mega Metal, Meysu Gıda, Oylum Sınai Yatırımlar, Rainbow Polikarbonat, Temapol Polimer Plastik ve Yataş, Kayseri’nin Borsa İstanbul’daki temsilcileri arasında bulunuyor. Gülsoy, bu sayının Anadolu açısından önemli olduğunu ancak Kayseri için yeterli olmadığını belirtti. “Kayseri’mizden 12 şirketle Anadolu’da bu konuda lideriz. Konya ve Antep dokuzar halka açık şirket barındırıyor. Ancak bu başarı bize yeter mi? Asla yetmez” ifadelerini kullanan Gülsoy, “Borsaya açılan tek bir şirketimiz, Kayseri ekonomisine neredeyse milyarlık bir fon akışı sağlıyor. Halka açılan şirketlere gelen para neticede Kayseri ekonomisine, Kayseri’deki diğer şirketlere de dolaylı olarak akıyor” şeklinde konuştu. Bu nedenle halka arz, KTO açısından yalnızca şirketlerin finansman bulmasına yönelik bir yöntem olarak değil, şehir ekonomisini büyütecek bir mekanizma olarak değerlendiriliyor. KAYSERİ; MOBİLYA, ELEKTRİKLİ EV ALETLERİ VE ÇELİK KAPIDA TÜRKİYE’NİN LİDERİ Kayseri'de üç büyük organize sanayi bölgesi var. Kayseri OSB'de bin 200'den fazla fabrika ve 80 bin civarı çalışan, Mimarsinan OSB'de yaklaşık 200 civarı fabrika ve 10 bin civarı çalışan, İncesu OSB'de ise 270'den fazla parselin yarısı kadarında işletmeler faaliyet gösteriyor ve 4 bin civarı çalışan bulunuyor. OSB’ler dışındaki sanayi işletmelerimizde ve şehrimizdeki binlerce işletmede çalışan yüz binlerce kişi ile Kayseri ekonomisi ve ticareti değer yaratmaya devam etmektedir. Kayseri’nin gurur kaynağı olan şirketlerin aslında geçmişin KOBİ’leri olduğunun altını çizen KTO Başkanı Gülsoy, “Geçmişteki KOBİ’lerimiz günümüzün büyük işletmeleri haline geldi. Bu durum şimdiki küçük ve orta ölçekli işletmelerimize de örnek olmalıdır. Dünün KOBİ’si bugünün büyük işletmesi, bugünün büyük işletmesi yarının dünya çapında işletmesidir. Kayseri Ticaret Odası yönetimi olarak biz de işletmelerimizin büyümesine vesile olmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. İSO İlk 500’de 11 ve İSO İkinci 500’de yer alan 15 firmamız göğsümüzü kabartmıştır. Bu güçlü firmalarımız başta olmak üzere, üretim kapasitesi yüksek pek çok şirketimizin sermaye piyasalarına adım atarak Borsaya açılmalarını hedefliyoruz” dedi. Şirketlerin halka açılması için ilgili kurumlarla iş birliği yapacaklarını da belirten Gülsoy, sonraki aşamada ise dünya ölçeğindeki fonların ve küresel şirketlerin Kayseri firmalarına yatırım yapması, kaynak sağlaması ve yabancı ortaklıklar kurması için ticaret odası olarak yurt içinde ve dışında gerekli Kayseri Lobisini oluşturacaklarını söyledi. Gülsoy ayrıca, “Ormanımız olmadığı halde mobilya ve mobilya yan sanayi üretiminde Türkiye birincisiyiz. Elektrikli ev aletleri ve çelik kapı üretiminde yine Türkiye birincisiyiz. Savunma sanayiinde ve tekstil ürünlerinde de söz sahibiyiz” ifadelerini kullandı. ORTA ANADOLU ÜRETİM HAVZASI KAYSERİ’NİN GELECEK YÜZ YILINI KURTARACAK Kayseri'nin önümüzdeki döneme dair en büyük stratejik hedefinin ise “Orta Anadolu Üretim Havzası” olduğunu kaydeden Gülsoy, sadece Kayseri’nin değil Türkiye’nin geleceğini de ilgilendiren, sanayinin Anadolu’ya yayılmasına yönelik önemli açıklamalarda bulundu. “Marmara Bölgesi artık doldu, taştı. Sanayiyi tek bir bölgeye hapsetmek, Marmara’nın omuzlarına bu kadar yük yüklemek hem o bölgeye hem de Türkiye’nin geleceğine yazıktır. Marmara’da yaşanacak yıkıcı bir deprem, Türkiye ekonomisinin şalterini indirmek demektir. Ülkemizin ekonomik ve sosyal yaşantısını riske atmamak için, yumurtaların hepsini aynı sepete koymamalıyız” diyen Gülsoy, Kırıkkale’den Ankara’ya, Konya’dan Aksaray’a, Niğde’den Mersin’e ve Kayseri’ye uzanan bir üretim koridorunun şart olduğunu söyledi. Orta Anadolu Üretim Havzası projesini 2019 yılından bu yana dile getirdiklerini ve artık somut bir devlet politikasına dönüşmeye başladığını kaydeden Gülsoy, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Ulusal Sanayi Alanları Master Planı ile Marmara’daki sanayi kümelenmesinin risk haritası çıkarılacak kapsamlı bir çalışma başlatıldı. Buna göre İstanbul, Tekirdağ, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Yalova, Kocaeli ve Sakarya illerinde bulunan 77 Organize Sanayi Bölgesi ile birlikte büyük sanayi tesisleri ve kritik altyapılar; ulaşım ve enerji bağlantıları da dikkate alınarak incelenecek. Marmara’daki yoğunluğu azaltma hedefi doğrultusunda, İç Anadolu ve Doğu Akdeniz başta olmak üzere yeni sanayi havzaları oluşturulması planlanıyor. Kayseri’mizin de içinde bulunduğu 16 ili kapsayan bu stratejik hamle, Türkiye’nin ikinci büyük sanayi koridorunu inşa edecektir. Kayseri; sahip olduğu sanayi kültürüyle, çevresindeki 13 ili doğrudan, 20’den fazla ili ise dolaylı olarak etkileyen bir 'çekim merkezidir'. Biz bu yatırımları sonuna kadar hak ediyoruz. Bu vizyoner kararla hem bölgesel kalkınma farkları azalacak hem de Türkiye ekonomisi deprem riskine karşı sigortalanmış olacaktır” diye konuştu. Gülsoy, bu projenin, Kayseri ticaretinin ve sanayisinin gelecek 100 yılını kurtaracak bir dönüm noktası olduğunu söyledi. KAYSERİ’NİN 20 YILLIK GELECEĞİ İÇİN STRATEJİK PROJELER HAYATA GEÇİRİLİYOR Kayseri Ticaret Odası (KTO), yalnızca günün ekonomik sorunlarına değil, Kayseri’nin önümüzdeki 10-20 yıllık geleceğine yönelik stratejik projelere de odaklanıyor. Oda Başkanı Gülsoy, rekabetin artık teknoloji, inovasyon ve yüksek katma değer üzerinden şekillendiğine dikkat çekerek yürüttükleri projeleri anlattı. Projeler arasında Kayseri Teknoloji ve İnovasyon Kampüsü (TEKMER) öne çıkıyor. Abdullah Gül Üniversitesi ve Erciyes Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında girişimci ve yatırımcıların aynı ekosistemde buluşturulması hedefleniyor. Robotik, yazılım, yapay zekâ, elektronik ve makine tasarımı gibi alanlarda çalışmaların yürütüleceği merkezde, fikir aşamasındaki projelerin prototipten ticarileşmeye ve uluslararasılaşmaya kadar desteklenmesi planlanıyor. KTO Başkanı, TEKMER’in Kayseri’nin geleceği açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, “Biz burada sıradan bir bina yapmıyoruz; girişimcimizin tüm yolculuğunu uçtan uca destekleyen bütüncül bir ekosistem kuruyoruz” ifadelerini kullandım. Projenin kısa süre içerisinde hayata geçirilmesi hedefleniyor. Odanın Avrupa Birliği destekli DigiConnect projesi ile KOBİ’lerin dijital dönüşümünün hızlandırılması ve Avrupa pazarlarıyla bağlantılarının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında Çekya ve Belçika’daki ticaret odalarıyla iş birlikleri geliştirilirken, son olarak Prag’da Kayserili iş insanlarının katılımıyla B2B görüşmeleri gerçekleştirildi. Gülsoy, KAGUTİM projesinin ise tamamlanarak KTO bünyesinde aktif şekilde hizmet verdiğini söyledi. KTO’nun 2026 yılı çalışmalarının merkezinde yer alan Üretim ve İhracatta Dönüşüm Programı kapsamında ise 500’ün üzerinde firmanın ziyaret edilerek üretim, ihracat, dijital ve yeşil dönüşüm, insan kaynağı ve finansmana erişim gibi alanlarda analiz edilmesi planlanıyor. Bu çalışmaların ardından Kayseri Üretim ve İhracat Stratejik Eylem Planı hazırlanacak. Oda ayrıca uluslararası öğrencilerle firmaları buluşturan Global Talent Kayseri programı, TOKİ ile süreci yürütülen Kayseri Ticaret Karma Küçük Sanayi Sitesi, gençlere yönelik KTO ERVA Spor Kulübü, savunma sanayii ve yüksek teknoloji alanında faaliyet gösteren KİM Teknoloji ile verimlilik ve yeşil dönüşüm çalışmaları yürüten Kayseri Model Fabrika projelerini de sürdürüyor. KTO Başkanı, tüm bu çalışmaların ortak hedefinin Kayseri’nin yalnızca ticaret ve sanayi alanında değil, teknoloji, inovasyon, ihracat ve yüksek katma değerli üretimde de Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri haline gelmesi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Çok mal satıp az kazanmak" yerine, nitelikli, yüksek fiyatlı, katma değer yaratan, marka değeri olan ürün üreteceğiz. Kilogram başına düşen ihracat değerimizi üst seviyelere çıkaracağız. İdari süreçlerden üretim bandına, e-ticaretten e-ihracata kadar her alanda tam dijitalleşmiş bir Kayseri iş dünyası hedefliyoruz. Gençlerimizin ve kadınlarımızın enerjisini ticarete kazandırarak, krizlere dirençli, sürekli yeni fikirler üreten güçlü bir girişimcilik altyapısı inşa ediyoruz. Bizim bütün gayretimiz; tüccarımızın, sanayicimizin yükünü hafifletmek ve Kayseri’yi küresel ligde hak ettiği yere taşımak.” “ULAŞIM OLMADAN TİCARET OLMAZ” Kayseri’nin dünya devleriyle yarıştığını ve lojistik avantajı elinde tutanların bir adım öne geçtiğini kaydeden Gülsoy, şunları söyledi: “Altını çizerek söylüyorum: Ulaşım olmadan ticaret olmaz. Biz hiçbir zaman denizimiz yok diye hayıflanmadık, sızlanmadık. Raylı sistemle Kayseri’mizi Mersin’e, İskenderun’a bağlayacak o demiryolu koridoru bizim denizimizdir. Yeni Havalimanı Terminal Binası hizmete açıldı. Hızlı tren projemiz kararlılıkla sürdürülüyor. Şu an yüzde 50’si tamamlandı, 2028’de faaliyete geçecek. Otoyol bağlantımız için ilk ihale yapıldı. Yıllardır her platformda yüksek sesle dile getirdiğimiz Lojistik Merkez’in de bugün somut adımlara dönüşmesinden büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Şunun altını özellikle ve kalın harflerle çizmek istiyorum: Lojistik Merkez sadece bir depo alanı değildir. Kayseri’ye kurulacak bu Lojistik Merkez, sadece bu şehre değil, tüm Orta Anadolu Üretim Havzası’na can suyu olacaktır. Biz bu projeyi olursa iyi olur diye değil, Kayseri için olmazsa olmaz diyerek takip ediyoruz. Biliyoruz ki ulaşım kanallarını açtığımız her nokta; Kayseri için yeni bir pazar, yeni bir aş ve yeni bir iş demektir. Bu proje, Kayseri’nin üretim gücünü dünya pazarlarına taşıyan en büyük köprümüz olacaktır. Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nin teknik birikimi, Büyükşehir Belediyemizin öncülüğü, Sayın Valimiz ve yerel yönetimlerimizle el ele vererek, bu projenin her bir çivisi çakılana kadar takipçisi olacağız. Çünkü biliyoruz ki ulaşım varsa hareket vardır, ticaret vardır; ticaret varsa da bereket vardır.” KAYSERİ PASTIRMASI TESCİLLENDİ, SIRA SUCUK VE MANTIDA Kayseri denilince akıllara artık sadece ticaret ve sanayi şehri değil, binlerce yıllık gastronomi kültürü de geliyor. Kayseri Ticaret Odası da bu kadim lezzetlere ve coğrafi işaretli ürünlere yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor. Başkan Gülsoy, “Biz Kayseri’nin sadece bugününü ve geleceğini değil, binlerce yıllık kadim mirasını da korumayı görev biliyoruz” sözleriyle Kayseri mutfağına sahip çıktıklarını belirtti. Kayseri’nin şu anda 34 tescilli coğrafi işaretli ürünü olduğunu ve bu ürünlerin 17’sinin KTO tarafından tescil ettirildiğini belirtilen Gülsoy, “Şehrimizin tescilli markalarının yarısında Kayseri Ticaret Odası’nın alın teri, imzası var. Kayseri Pastırması'nın Avrupa Birliği nezdinde tescil edilmesi sürecinde Bulgaristan karşısında verdiğimiz o büyük hukuk mücadelesinin ve kazandığımız tarihi zaferin mimarı Kayseri Ticaret Odası’dır. Şimdi sırada sucuğumuz ve mantımız var. Kayseri Sucuğu ve Kayseri Mantısı’nın da coğrafi işaret tescilini almak için çalışmalarımızı tüm hızıyla, kararlılıkla sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

Bursa’dan Doğan Matlı, Üç Şirketiyle  Türkiye’nin Sanayi Devleri Arasında Haber

Bursa’dan Doğan Matlı, Üç Şirketiyle Türkiye’nin Sanayi Devleri Arasında

Bursa’nın Karacabey ilçesinde temelleri atılan ve tüm şirketlerinin merkezi halen Bursa’da olan Matlı Şirketler Grubu, üç şirketiyle İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları listelerinde yer aldı. Proyem İSO 500’de 152’nci, Keskinoğlu 160’ıncı sıraya yerleşirken, Yörsan İSO İkinci 500’de bir yılda 47 basamak yükselerek 175’inci oldu. 1965 yılında Bursa’nın Karacabey ilçesinde başlayan üretim yolculuğunu bugün Türkiye’nin yedi bölgesine taşıyan Matlı Şirketler Grubu; tarımsal ham maddeden hayvan beslemeye, süt, yumurta ve piliç eti üretiminden lojistik, dağıtım ve markalaşmaya uzanan bütünleşik yapısıyla faaliyet gösteriyor. 29 şirketi, 7 bini aşkın çalışanı, 10 binden fazla tedarikçisi, iki Ar-Ge merkezi ve 81 ilde 1.000’i aşkın bayisi bulunan Grubun ulaştığı sanayi ölçeği, İstanbul Sanayi Odası listelerine üç ayrı şirketle yansıdı. Entegre üretim sisteminin üç güçlü halkası listelerde Matlı Şirketler Grubu bünyesinde hayvan besleme alanında faaliyet gösteren Proyem, Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde 152’nci sırada yer aldı. Piliç eti, yumurta ve ileri işlenmiş gıda üretimi gerçekleştiren Keskinoğlu ise İSO 500’de 160’ıncı oldu. Süt ve süt ürünleri alanında faaliyet gösteren Yörsan da Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde 175’inci sıraya yükseldi. Bu sonuçlarla Matlı Şirketler Grubu’nun hayvan beslemeden süt, yumurta ve piliç eti üretimine uzanan değer zinciri, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları araştırmalarında üç ayrı şirketle temsil edildi. Yörsan bir yılda 47 basamak yükseldi Matlı Şirketler Grubu’nun 2022 yılında bünyesine kattığı Yörsan, İSO İkinci 500’deki hızlı yükselişiyle dikkat çekti. Geçen yıl listeye ilk kez 222’nci sıradan giren Yörsan, bu yıl 47 basamak ilerleyerek 175’inci sıraya yerleşti. Yörsan’ın yeniden üretime kazandırılmasının ardından ürünleri 2023 yılında tüketicilerle yeniden buluşturuldu. Üretim altyapısı, insan kaynağı, dağıtım ağı, ürün portföyü ve marka iletişimine yönelik yatırımlarla desteklenen Yörsan, Susurluk’taki tesisinde günlük 1.500 ton çiğ süt işleme kapasitesiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Yörsan’ın İSO İkinci 500’de bir yılda gerçekleştirdiği yükseliş, Matlı Şirketler Grubu’nun bünyesine kattığı köklü şirketleri yalnızca yeniden üretime geçirmekle kalmadığını; yatırım, istihdam, dağıtım ve markalaşma çalışmalarıyla yeniden büyütebildiğini ortaya koydu. Proyem İSO 500’deki güçlü konumunu sürdürüyor Matlı Şirketler Grubu’nun hayvan besleme alanındaki ana kuruluşu Proyem, ilk kez girdiği 2017 yılından bu yana İSO 500’de yer almaya devam ediyor. Proyem, bu yıl elde ettiği 152’ncilikle Grubun İSO 500’de en üst sırada bulunan şirketi oldu. Türkiye’nin farklı bölgelerindeki üretim tesisleriyle faaliyet gösteren Proyem, tarımsal ham madde, hayvan besleme, hayvancılık ve gıda üretimi arasındaki bağlantıyı kurarak Matlı’nın entegre üretim sisteminin temel halkalarından birini oluşturuyor. Keskinoğlu İSO 500’de 160’ıncı sırada İSO 500’de 2021 yılından bu yana yer alan Keskinoğlu, Matlı Şirketler Grubu bünyesinde açıklanan son sonuçlarla listede 160’ıncı sıraya yerleşti. Matlı Şirketler Grubu’nun 2023 yılında bünyesine kattığı Keskinoğlu; piliç eti, sofralık yumurta, pastörize yumurta, ileri işlenmiş gıda ve ambalaj üretimine uzanan entegre yapısıyla faaliyet gösteriyor. Proyem’in hayvan besleme alanındaki üretim gücü ile Keskinoğlu’nun piliç eti, yumurta ve ileri işlenmiş gıda kapasitesinin aynı yapı altında buluşması, Matlı’nın gıda değer zincirinin farklı aşamalarını birlikte yönetmesini sağlıyor. Özer Matlı: “Bursa’dan aldığımız güçle ülkemiz için üretirken kentimize de değer katıyoruz” Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, İSO sonuçlarının Bursa’da başlayan, merkezi halen Bursa’da olan ve Türkiye çapında büyüyen üretim yolculuklarının somut bir göstergesi olduğunu söyledi. Matlı, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Matlı Şirketler Grubu’nun temelleri 61 yıl önce Bursa’nın Karacabey ilçesinde atıldı. Bugün 29 şirketimizle tarımdan hayvan beslemeye, süt ve et ürünlerinden lojistik, enerji ve hizmet alanlarına uzanan büyük bir üretim ekosistemini yönetiyoruz. Proyem ve Keskinoğlu’nun İSO 500’de, Yörsan’ın ise İSO İkinci 500’de yer alması, Bursa’dan başlayan üretim yolculuğumuzun ulaştığı ölçeğin somut bir karşılığıdır.” Matlı Şirketler Grubu’nun büyümesini Bursa’dan bağımsız görmediklerini vurgulayan Özer Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz Bursa’dan doğduk, Bursa’nın üretim kültürüyle büyüdük. Tüm şirketlerimizin merkezi Bursa’da. Türkiye’nin farklı bölgelerinde yatırım yaparken merkezimizle, insan kaynağımızla, tedarik ilişkilerimizle ve oluşturduğumuz ekonomik hareketlilikle Bursa’ya değer üretmeyi sürdürüyoruz. Grubumuz büyüdükçe Bursa’nın ticaret ve sanayi birikiminin, girişimcilik gücünün ve üretim kabiliyetinin de Türkiye çapında daha görünür hale geldiğine inanıyoruz.” “Bursa’ya değer katmayı yalnızca yeni tesisler veya ekonomik büyüklükler üzerinden değerlendirmiyoruz. İstihdam oluşturmak, yerel üreticimizi ve tedarikçimizi güçlendirmek, gençlerimize yeni çalışma alanları açmak, kentimizin marka değerine katkı sağlamak ve Bursa’nın üretimdeki öncü konumunu geleceğe taşımak da sorumluluğumuzun bir parçasıdır.” Proyem, Keskinoğlu ve Yörsan’ın aynı üretim sistemi içindeki önemine dikkat çeken Matlı, şunları kaydetti: “Biz şirketleri yalnızca aynı çatı altında bir araya getirmiyoruz. Üretim kabiliyetlerini, insan kaynağını, teknolojiyi, dağıtımı ve marka gücünü ortak bir sistem içinde geliştiriyoruz. Proyem’in köklü üretim birikimi, Keskinoğlu’nun entegre yapısı ve Yörsan’ın bir yılda 47 basamak yükselmesi, bu yaklaşımın ölçülebilir sonuçlarıdır.” Yörsan’ın yeniden üretime kazandırılmasına ayrıca değinen Özer Matlı, şöyle devam etti: “Yörsan’ı bünyemize kattığımızda köklü bir sanayi ve marka değerini yeniden üretimle buluşturmak üzere kapsamlı bir çalışma başlattık. Üretim hatlarını devreye aldık, istihdam oluşturduk, dağıtım yapısını geliştirdik ve markayı yeniden Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırdık. Yörsan’ın İSO İkinci 500’de bir yılda 47 basamak yükselmesi, gerçekleştirdiğimiz yatırımların ve ekiplerimizin emeğinin üretim performansına yansımasıdır.” 29 şirketle Türkiye’nin yedi bölgesinde Matlı Şirketler Grubu bugün 29 şirketi, 7 bini aşkın çalışanı, 10 binden fazla tedarikçisi, iki Ar-Ge merkezi ve 81 ildeki 1.000’i aşkın bayisiyle Türkiye’nin yedi bölgesinde faaliyet gösteriyor. Hayvan beslemeden süt, yumurta ve piliç eti üretimine; tarımsal ham madde tedarikinden lojistik, depolama ve dağıtıma kadar farklı süreçleri bütünleşik bir yapı içerisinde yöneten Grup, üretim, teknoloji, markalaşma ve istihdam yatırımlarıyla büyümesini sürdürüyor.

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: "Bursa'nın Geleceğini Hep Birlikte İnşa Edeceğiz" Haber

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: "Bursa'nın Geleceğini Hep Birlikte İnşa Edeceğiz"

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın (BTSO) 137. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımlayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa'nın ekonomik gelişiminde BTSO’nun üstlendiği tarihi role dikkat çekerek, yeni dönemde daha katılımcı, daha şeffaf ve birlikteliğe dayalı bir yönetim anlayışını hâkim kılacaklarını ifade etti. BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın (BTSO) 137. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, BTSO'nun 137 yıldır Bursa iş dünyasının en önemli çatı kuruluşlarından biri olduğunu söyledi. Matlı, "Bugün sahip olduğumuz güçlü sanayi altyapısında, üretim kültüründe ve girişimcilik ruhunda BTSO'nun çok önemli katkıları vardır. Bu köklü kurumun kuruluşunda emeği geçenlerden bugüne kadar görev alan tüm başkanlarımıza, meclis üyelerimize ve iş dünyası temsilcilerimize şükranlarımı sunuyorum" dedi. "Bursa'nın Geleceği Kapsayıcı Bir Anlayışla Şekillenmeli" Bursa'nın son yıllarda önemli bir ekonomik gelişim gerçekleştirdiğini belirten Matlı, bundan sonraki dönemin yalnızca büyümeyi değil, geleceği planlama dönemi olması gerektiğini söyledi. Matlı, "Bursa sanayi odaklı büyümesini sürdürürken artık bugünü değil, önümüzdeki 20-30 yılı konuşmamız gerekiyor. Şehrimizin geleceği; üreten, ticaret yapan, hizmet sunan ve istihdam sağlayan tüm kesimlerin katkısıyla şekillenmelidir. BTSO da bu anlayışın en güçlü temsil merkezi olmalıdır." ifadelerini kullandı. BTSO'da Katılımcı Yaklaşım Vurgusu BTSO’nun 60 bin üyesiyle Bursa iş dünyasının en geniş temsil gücüne sahip kuruluş olduğunu belirten Matlı, üyelerin yaklaşık 45 bininin ticaret ve hizmet sektörlerinde, 15 bininin ise sanayi ve üretim alanlarında faaliyet gösterdiğine dikkat çekti. Matlı, "BTSO, ticaretten hizmete, üretimden sanayiye kadar Bursa ekonomisinin tüm dinamiklerini bünyesinde barındıran büyük bir yapıdır. Üyelerimizin yaklaşık dörtte üçünü oluşturan ticaret ve hizmet sektörleri, Bursa ekonomisinin canlılığını sağlayan en önemli güçlerden biridir. Yeni dönemde sanayicimizin yanında olmaya devam ederken, ticaret erbabımızın ve hizmet sektörlerimizin beklenti ve ihtiyaçlarını da daha güçlü şekilde gündeme taşıyacağız. Biz BTSO'nun her üyeyi dinleyen, her fikre değer veren ve tüm sektörleri karar süreçlerine dahil eden bir yapıya kavuşması gerektiğine inanıyoruz. Şeffaflık, istişare ve kapsayıcılık kurum kültürünün vazgeçilmez unsurları haline gelmelidir." dedi. "Kimseyi Ötekileştirmeden, Kimseyi Küstürmeden" Bursa'nın birlik ve beraberlik ruhunun korunmasının önemine dikkat çeken Matlı, iş dünyasının kutuplaşmaya değil dayanışmaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Matlı, "Bu şehirde üretime, istihdama ve ihracata katkı sağlayan herkes değerlidir. Bizim anlayışımızda ayrıştırmak değil, birleştirmek vardır. Kimseyi ötekileştirmeden, kimseyi küstürmeden, tüm kesimleri aynı masa etrafında buluşturan bir yönetim anlayışını hâkim kılmak istiyoruz. Çünkü Bursa'nın gücü birlikten gelir." dedi. "Bursa Yeni Bir Lige Yükselmeli" Bursa'nın artık sadece bir sanayi kenti olarak anılmasının yeterli olmadığını ifade eden Matlı, şehrin ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir konuma taşınması gerektiğini belirtti. Matlı, "Geçmişte Bursa'nın en büyük gücü üretim kapasitesiydi. Bugün de öyle. Ancak artık yeni bir döneme giriyoruz. Bursa yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın konuştuğu şehirlerden biri olmak zorundadır. Ticaretiyle, sanayisiyle, hizmetleriyle, teknolojisiyle, tarımıyla, turizmiyle, kültürüyle ve girişimcilik ekosistemiyle yeni bir lige yükselmelidir. Biz Bursa'nın sadece Türkiye'deki gelişmeleri takip eden değil, Türkiye'ye yön veren; sadece ulusal ölçekte değil, uluslararası ölçekte de söz sahibi olan bir şehir haline gelmesi gerektiğine inanıyoruz." ifadelerini kullandı. "Bursaspor Bursa'nın Ortak Değeridir" Bursa'nın ekonomik gelişiminin yanı sıra sosyal ve sportif değerlerinin de güçlenmesi gerektiğini belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursaspor'un şehrin en önemli ortak markalarından biri olduğunu vurguladı. Matlı, "Bursaspor sadece bir spor kulübü değil, Bursa'nın ortak değeridir. Sanayicisi, ticaret erbabı, esnafı ve gençleriyle tüm Bursa'yı aynı hedef etrafında buluşturan güçlü bir markadır. Bursa iş dünyası olarak geçmişte olduğu gibi yeni dönemde de Bursaspor'umuzun yanında olacağız. Güçlü bir Bursa ekonomisi ile güçlü bir Bursaspor'un birbirini tamamlayan iki önemli değer olduğuna inanıyoruz." dedi. Mesajının sonunda BTSO'nun 137. kuruluş yıl dönümünü kutlayan Matlı, "Bu köklü kurumun geçmişinden aldığı güçle geleceğe daha emin adımlarla yürüyeceğine yürekten inanıyorum. Bursa iş dünyamızın tüm temsilcilerinin ve BTSO ailemizin 137. kuruluş yıl dönümünü kutluyorum." dedi.

İzQ’dan Küresel Ekosisteme Açılan Kapı Haber

İzQ’dan Küresel Ekosisteme Açılan Kapı

İzmir’i inovasyon ve girişimciliğin önde gelen şehirlerinden biri yapma hedefiyle çalışmalarını sürdüren İzQ, yatırımcılara ilham veren bir organizasyona daha imza attı. Uzman isimlerin eğitim verdiği “İzQ Yatırıma Hazırlık Programı” na katılan girişimciler kısa süre içinde, yatırım stratejilerini netleştirerek finansal yapılarını güçlendirdi, veri odası hazırlığı ve yatırımcı sunumları konusunda yetkinlik kazandı. Programa katılan girişimciler arasından öne çıkanlar Fransa’da düzenlenen VivaTech teknoloji fuarına giderek çalışmalarını bir üst lige taşıyacak. 16 GİRİŞİMCİ KATILDI İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi, KOSGEB İzmir İl Müdürlüğü ve EGİAD Melekleri iş birliğiyle, Avrupa İşletmeler Ağı kapsamında yürütülen “İzQ Yatırıma Hazırlık Programı” tamamlandı. 22 gün süren, 4 modülden oluşan ve Demo Day ile tamamlanan programa, toplam 70 başvuru alınırken, içlerinden seçilen 16 girişim programa katılmaya hak kazandı. HEDEF FRANSA Etkinliğin finalinde, ürününü geliştirmiş ve ilk satışlarını gerçekleştirmiş teknoloji girişimleri, program boyunca elde ettikleri kazanımları yatırımcılara ve ekosistem paydaşlarına sundu. Değerlendirme sonucunda öne çıkan 4 girişim (Asklepion, Danex AI, Onysoft AI ve Rendera), 17-20 Haziran tarihlerinde Fransa’da düzenlecek olan VivaTech teknoloji fuarına katılmaya hak kazanarak uluslararası ekosistemle buluşma fırsatı elde etti. ÖZGENER: GİRİŞMCİLER İÇİN KILAVUZ OLDU İzQ Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, programın girişimcilik ekosistemine sunduğu katkıya dikkat çekerek, “İlk günden beri hedefimiz, henüz yolun başında olan girişimcilerimize yol göstermek. Bu anlamda paydaşlarımızla birlikte düzenlediğimiz Yatırıma Hazırlık Programı, fikri olan, bu fikri yatırıma dönüştürmek için çabalayan tüm girişimcilerimiz için bir kılavuz oldu. Kısa süre içerisinde çok önemli isimlerden eğitim aldılar ve yol haritalarını belirlediler. Yapılan bu çalışmayı kentimiz ve ülkemiz için çok kıymetli buluyorum. Önümüzdeki günlerde, daha fazla girişimcimizin faydalanacağı etkinlikler düzenlemek için çalışmalarımıza devam ediyor olacağız” dedi. YELKENBİÇER: VİVATECH ÖNEMLİ BİR FIRSAT İzQ İcra Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, “Program süresince girişimcilerimiz yalnızca yatırımcı karşısına çıkmaya değil, aynı zamanda sürdürülebilir büyüme ve uluslararası açılım hedeflerine de hazırlanmış oldu. VivaTech gibi dünyanın önde gelen teknoloji fuarlarından birine katılım, girişimlerimizin küresel ağlara erişimi açısından son derece kıymetli bir fırsat sunuyor” ifadelerini kullandı. ARSLAN: İŞ GELİŞTİRME FIRSATLARINA ERİŞİMİ ÖNEMSİYORUZ KOSGEB İzmir İl Müdürü Levent Arslan, “Avrupa İşletmeler Ağı kapsamında desteklediğimiz bu program ile girişimlerin yatırım süreçlerine daha güçlü hazırlanmasını ve uluslararası iş geliştirme fırsatlarına erişimini önemsiyoruz. İzQ Yatırıma Hazırlık Programı’nın, girişimcilerimizin küresel pazarlara açılma yolculuğunda önemli bir basamak oluşturduğuna inanıyoruz” dedi. YILMAZ: DOĞRU HAZIRLIK, DOĞRU TEMAS ÖNEMLİ EGİAD Melekleri İcra Kurulu Başkanı Arda Yılmaz, “Erken aşama girişimlerin yatırım yolculuğunda doğru hazırlık, doğru temaslar ve doğru yönlendirme büyük önem taşıyor. İzQ Yatırıma Hazırlık Programı ile girişimcilerin yatırımcı beklentilerini daha iyi anlayan, iş modellerini daha güçlü ifade edebilen ve uluslararası fırsatlara daha açık bir yapıya kavuştuğunu görmekten memnuniyet duyuyoruz” dedi.

Eskişehir’in Ekonomi Kurmayları ETO’da Buluştu Haber

Eskişehir’in Ekonomi Kurmayları ETO’da Buluştu

Eskişehir Ticaret Odası (ETO) ev sahipliğinde gerçekleştirilen müşterek toplantıda; ETO, ESO ve ETB başkanları ile meclis üyeleri bir araya geldi. Toplantıda Eskişehir’in lobi gücünü artıracak stratejik kararlar alınırken, Kuzey Çevre Yolu ve Gemlik demiryolu bağlantısı gibi kritik projeler öncelikli gündem maddesi oldu. ​Eskişehir’in Ekonomi Kurmayları ETO’da Buluştu ​Eskişehir’in üretim ve ticaret kapasitesini artırmak amacıyla düzenlenen müşterek toplantıya; ETO Başkanı Metin Güler, ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, ETB Meclis Başkanı Hasan Öztürk, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak ve OSB Başkanı Nadir Küpeli katıldı. ​Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, kentin girişimcilik potansiyeline vurgu yaparak, Eskişehir’e değer katan tüm iş dünyası temsilcilerinin yanında olduklarını ifade etti. ​"Ortak İrade, Çözüm Odaklı Rapor" ​Toplantının açılışında konuşan ETO Başkanı Metin Güler, şehir ekonomisine yön veren kurumların bir arada hareket etmesinin önemine değindi. Toplantıda tespit edilen sorunların; başta TOBB olmak üzere, milletvekillerine ve ilgili tüm kamu kurumlarına bir rapor halinde sunulacağını belirtti. Güler, "Şehrin sorunlarını ortak bir dille haykırmak, çözüm sürecini hızlandıracaktır," dedi. ​Eskişehir’in Lobi Gücü Artıyor ​ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, bu tür buluşmaların Eskişehir’in Ankara ve uluslararası arenadaki lobi gücünü artıracağını ifade etti. ETB Meclis Başkanı Hasan Öztürk ise kurumlar arası iş birliğinin, Eskişehir’in rekabet kapasitesini her geçen gün daha ileriye taşıdığını dile getirdi. ​Masadaki Kritik Başlıklar: Çevreyolu ve Lojistik ​Toplantıda Eskişehir’in geleceğini doğrudan etkileyecek hayati projeler detaylıca değerlendirildi: ​Kuzey Çevre Yolu: Mevcut çevreyolunun trafik yükünü artık kaldırmadığı vurgulanarak, Kuzey Çevre Yolu projesinin bir an önce başlatılması gerektiği ifade edildi. ​Gemlik Demiryolu Bağlantısı: Eskişehir sanayisinin limanlara erişimini kolaylaştıracak olan tren yolu bağlantısının tamamlanması talep edildi. ​Hasan Polatkan Havalimanı: Havalimanının şehirlerarası uçuşlara açılması noktasında lobi faaliyetlerinin artırılması kararlaştırıldı. ​Yeni İmar Alanları ve Konut Arzı: Şehirdeki arsa maliyetlerini ve konut fiyatlarını düşürmek için yeni imar alanlarının açılmasının şart olduğu belirtildi. ​Sürdürülebilirlik ve Girişimcilik Projeleri Sunuldu ​Toplantı kapsamında ayrıca ETO’nun "Kampüsten Ticarete Girişimcilik Akademisi" ve ESO’nun "Sürdürülebilir Yeşil Sanayi Birimi" faaliyetleri hakkında sunumlar gerçekleştirildi. İş dünyasının dijital ve yeşil dönüşüme adaptasyonu noktasında atılan adımlar meclis üyeleriyle paylaşıldı.

Hizmet Sektörü Felakete Sürüklenmemeli Haber

Hizmet Sektörü Felakete Sürüklenmemeli

Eskişehir Ticaret Odası (ETO) Mart ayı meclis toplantısında konuşan Başkan Metin Güler, işletmelerin açılır-kapanır sistemler ve pergolalar nedeniyle ağır yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Güler, "Doğalgaz ve elektrik kesintisi riski yaşayan üyelerimiz için çözüm odaklı yaklaşım bekliyoruz" dedi. ​Eskişehir Ticaret Odası’nın Mart ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı Halil İbrahim Ara’nın açılış konuşmasıyla gerçekleştirildi. Toplantıda şehrin girişimcilik ekosisteminden küresel ekonomik risklere kadar pek çok konuya değinen ETO Başkanı Metin Güler, özellikle hizmet sektörünün son dönemde yaşadığı "yapısal yaptırım" krizine dikkat çekti. ​Hizmet Sektöründe "Sistem" Krizi: İşletmeler Kapanma Noktasında ​Eskişehir ekonomisinin kalbi olan hizmet sektörünün, iş yerlerindeki pergola ve açılır-kapanır alanlar sebebiyle belediyelerle sorun yaşadığını ifade eden Metin Güler, üyelerin ağır yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını söyledi. ​Güler, sorunun boyutunu şu sözlerle özetledi: ​Yaptırım Tehdidi: Üyelerimiz doğalgaz, su ve elektrik hizmetlerinden men edilme riskiyle yaşıyor. ​Belediyelerle Temas: Odunpazarı ve Tepebaşı belediyeleriyle sorunun çözümü için irtibat halindeyiz. ​Çözüm Beklentisi: Eskişehir’in yerel aktörleri, hizmet sektörünün felaketine yol açmadan bu sorunu ortadan kaldırmalıdır. ​Genç Girişimcilere ETO’dan Dev Destek ​Girişimcilik Akademisi projesiyle şehre yeni markalar kazandırmayı hedeflediklerini belirten Güler, Anadolu Üniversitesi, ESOGÜ ve ESTÜ öğrencilerine yönelik destek paketini açıkladı. "Kampüsten Ticarete" projesi kapsamında dereceye giren ilk üç girişimciye sırasıyla 450 bin, 250 bin ve 150 bin TL nakdi destek ve ETO binasında ofis imkanı sağlanacak. ​"Faiz Artışı İhtimalini Düşünmek Bile İstemiyoruz" ​Ekonomik gelişmelere de değinen Güler, yüksek faiz oranlarının ticaret üzerindeki baskısına dikkat çekti. Jeopolitik risklerin enerji ve akaryakıt fiyatlarını tetiklediğini belirten ETO Başkanı, şu uyarılarda bulundu: ​Finansman Sorunu: Tüccar ve sanayicinin finansmana erişimi zorlaşıyor; yüksek faiz konkordato ve iflas riskini artırıyor. ​Küresel Riskler: ABD-İran-İsrail hattındaki gerilim, girdi maliyetlerini ve raf fiyatlarını olumsuz etkiliyor. ​Destek Çağrısı: Arz ve talebin azaldığı bu dönemde tüccar ve sanayici daha fazla desteklenmeli. ​ETO Üyelerinin Talepleri Ankara’ya Taşındı ​ETO heyetinin sorunları yerelde bırakmadığını, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nu ziyaret ederek tüm talepleri Ankara’ya ilettiklerini belirten Güler, açılır-kapanır alanlar sorununun Türkiye genelinde bir çözüme kavuşturulması için girişimlerin süreceğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.