Hava Durumu

#Göç

Kırsal Haber - Göç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Göç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Yüceer: "Birlikte Güçlüyüz, Birlikte Trakya'yız" Haber

Başkan Yüceer: "Birlikte Güçlüyüz, Birlikte Trakya'yız"

Trakya Belediyeler Birliği’nin Nisan Ayı Meclis Toplantısı’nda yeniden başkanlığa seçilen Başkan Dr. Candan Yüceer, “Trakya bir bütündür ve sorunlarımız ortak, çözümümüz de ortak olmak zorunda... Birlikte güçlüyüz, birlikte Trakya’yız” mesajıyla bölgeyi tehdit eden nükleer santral ve su krizi gibi kritik konularda dayanışma vurgusu yaptı. Trakya Belediyeler Birliği’nin 2026 Yılı Nisan Dönemi Olağan Meclis Toplantısı Tekirdağ’da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Toplantıda yapılan seçimler sonucunda Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, ikinci kez Trakya Belediyeler Birliği Başkanlığı’na seçilerek güven tazeledi. Nisan Dönemi Meclis Toplantısı öncesinde önceki dönemin son encümen toplantısı yapılırken, ardından gerçekleştirilen meclis toplantısında birlik yönetim organları yeniden belirlendi. Gizli oylama ile yapılan seçimlerde birlik başkanlığının yanı sıra meclis birinci ve ikinci başkan vekillikleri, kâtip üyelikleri, encümen üyeleri ile plan ve bütçe komisyonu üyeleri seçildi. Yeni dönemde birlik yönetim yapısı şekillenirken, gündemde yer alan maddeler de görüşülerek karara bağlandı. GÜNDEM MADDELERİ VE İŞBİRLİKLERİ Toplantıda ayrıca Trakya Belediyeler Birliği’nin 2025 yılı faaliyet raporu ve kesin hesapları meclisin onayına sunulurken, Trakya Kalkınma Ajansı ile işbirliği yapılmasına yönelik protokol için birlik başkanına yetki verilmesi ve uluslararası işbirliklerine ilişkin adımlar da ele alındı. Türkiye’den Trakya Belediyeler Birliği ile Bulgaristan, Romanya ve Kuzey Makedonya’daki yerel yönetim birlikleri arasında planlanan dört taraflı işbirliği protokolü de gündemde yer aldı. ÜYE SAYISI 43’E YÜKSELDİ Birliğin büyümesini sürdürdüğü toplantıda yeni üyelikler de dikkat çekti. Daha önce birlikten ayrılan Balıkesir Marmara Adalar Belediyesi yeniden üye olurken, Çanakkale Kepez Belediyesi’nin de katılımıyla üye sayısı 43’e yükseldi. SUNUMLAR GERÇEKLEŞTİRİLDİ Toplantı kapsamında çeşitli sunumlar da gerçekleştirildi. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Eğitim Şube Müdürü Erkan Ilgaz, birlik bünyesinde yürütülen eğitim faaliyetlerine ilişkin bilgi paylaşımında bulundu. Afet İşleri ve Risk Yönetimi Daire Başkanı Sevim Avcı Yener, İklim ve Afet Platformu çalışmaları kapsamında afet yönetimine ilişkin mevcut durum ve yapılması gerekenler hakkında değerlendirmeler yaparken, İklim Platformu Başkanı Nilgün Erkmen Göktaş da iklim konusu hakkında kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Trakya Kalkınma Ajansı uzmanı Berkay Habiboğlu ise Avrupa Birliği fonları ve diğer finansman kaynaklarına ilişkin bilgiler vererek, belediyelerin bu fonlardan yararlanabilmesi için güçlü proje ekiplerinin önemine dikkat çekti. Çorlu Belediye Başkan Yardımcısı Güner Çetin de uluslararası işbirliği perspektifinde dört ülkeyi kapsayan protokol sürecine ilişkin sunum yaptı. CANDAN BAŞKAN: “TRAKYA’NIN MESELESİ SADECE TRAKYA’NIN DEĞİL, TÜRKİYE’NİN MESELESİDİR” Toplantıda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı ve Trakya Belediyeler Birliği Başkanı Dr. Candan Yüceer, Trakya Bölgesi’nin Türkiye açısından önemine değinerek, “Trakya, köklü tarihi, güçlü üretim kültürü ve stratejik konumuyla ülkemizin en kıymetli bölgelerinden biridir. Aynı anda hem sanayiyi hem tarımı hem ticareti taşıyan, üretimiyle, ihracatıyla, ödediği vergilerle Türkiye’ye büyük katma değer sağlayan bir bölgedir. Bu nedenle Trakya’nın meselesi sadece Trakya’nın değil, Türkiye’nin meselesidir” şeklinde konuştu. “TRAKYA BİR BÜTÜNDÜR” Bölgenin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayan Başkan Yüceer, “Biz Trakya’ya bir bütün olarak bakıyoruz. Sanayisiyle, tarımıyla, limanlarıyla, üniversiteleriyle Trakya bir bütündür. Ve bu bütünlüğü koruyarak, hiçbir alanı ihmal etmeden yol yürümek zorundayız” dedi. “NÜFUS VE İHTİYAÇLAR ÇOK HIZLI BÜYÜYOR ANCAK KAYNAKLARIMIZ AYNI HIZDA BÜYÜMÜYOR” Trakya’nın karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çeken Candan Başkan, “Bugün bölgemiz çok ciddi bir baskı altında. Trakya, özellikle Tekirdağ’ımız yoğun bir göç alıyor. Nüfus hızla artıyor, sanayi büyüyor, tüketim artıyor ama kaynaklarımız aynı hızda büyümüyor. En başta da su… Yer altı sularına bağımlılığımız her geçen gün artıyor ve bu durum sürdürülebilir değil” ifadelerini kullandı. NÜKLEER SANTRAL VURGUSU Trakya Bölgesi’nde inşa edilmesi planlanan nükleer santral konusuna da değinen Başkan Yüceer, nükleer santralin bölgeyi felakete sürükleyeceğini ifade ederek, “İşte tam da bu noktada, bölgemizin taşıma kapasitesini zorlayacak adımlara çok dikkat etmek zorundayız. Özellikle nükleer santral gibi su tüketimi, çevresel etkileri ve uzun vadeli riskleri son derece yüksek olan projelerin Trakya’nın gerçekleriyle uyumlu olmadığını açıkça ifade etmek durumundayız. Bu mesele sadece bir enerji meselesi değil; suyun, tarımın, doğanın ve gelecek nesillerimizin meselesidir” dedi. “SORUNLARIN HİÇBİRİ İL YA DA İLÇE SINIRI TANIMIYOR” Başkan Yüceer, bölgenin ortak sorunlarına da değinerek, “Bugün karşı karşıya olduğumuz sorunlar da ortak. İklim krizi, kuraklık, çevre sorunları, ekonomik zorluklar… Bunların hiçbiri il ya da ilçe sınırı tanımıyor. O yüzden bu sorunlara verilecek cevap da ortak olmak zorunda” diye konuştu. “BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ, BİRLİKTE TRAKYA’YIZ” Trakya Belediyeler Birliği’nin önemine vurgu yapan Candan Başkan, “İşte tam da bu noktada Trakya Belediyeler Birliği’nin varlığı çok kıymetli. Bu birliğin en temel amacı; dayanışmayı kurumsallaştırmak, bilgi ve deneyimi paylaşmak, ortak aklı büyütmektir. Çünkü biz biliyoruz ki; birlikte güçlüyüz, birlikte Trakya’yız” ifadelerini kullandı. “ORTAK SORUMLULUKLA HAREKET ETMELİYİZ” Konuşmasının devamında birlik ruhuna dikkat çeken Yüceer, “Hiçbir belediyemizin kendini yalnız hissetmediği, her birimizin birbirine omuz verdiği bir anlayışı büyütmek zorundayız. Farklılıklarımız olabilir ama bizi bir araya getiren ortak sorumluluğumuzdur, ortak sevdamızdır” dedi. “TRAKYA’NIN YARINI AYDINLIK OLSUN“ Başkan Yüceer, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Bizim meselemiz; Trakya’nın sesini daha güçlü duyurmak, potansiyelini ortaya çıkarmak ve bunu sürdürülebilir kılmaktır. İnanıyorum ki, bu birlik çatısı altında dayanışmamızı büyüterek, ortak aklı güçlendirerek ve birlikte hareket ederek Trakya’nın geleceğini çok daha güçlü şekilde inşa edeceğiz. Bu duygularla bugüne kadar emek veren herkese teşekkür ediyor, bundan sonra görev alacak arkadaşlarımıza başarılar diliyorum. Birliğimiz daim olsun, Trakya’nın yarını aydınlık olsun. Hepinize saygılar sunuyorum.” Toplantı, yeni dönemde görev alacak üyelere başarı dilekleri ve Trakya’nın ortak geleceğine vurgu yapılan mesajlarla sona erdi.

''Toprağın Genç Aklı'' Projesi Kiraz’dan Başladı  Haber

''Toprağın Genç Aklı'' Projesi Kiraz’dan Başladı 

İzmir Büyükşehir Belediyesi, doğayla uyumlu sürdürülebilir yaşamın teminatı kırsalın tüm zorluklara karşı güçlenmesi için “Toprağın Genç Aklı” projesini başlattı. “Kırsalda Yaşayan Genç Nüfusun Yerinde İstihdamı” temel hedefi kapsamında başlatılan projeyle, sahada anketler yapılarak “Gençlerimizi kırsalda nasıl tutabiliriz” sorusuna yerelden yanıt arandı. Kiraz’dan başlayan çalışmalar ilk etapta 30 pilot mahallede devam edecek. Veriler ışığında uygulanabilir politika paketleri ve müdahale araçları hayata geçirilecek. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay tarafından kırsalın sosyal, kültürel, ekonomik, çevresel ve doğal dinamikleriyle kalkınması için kurulan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Çalışma Grubu, “Toprağın Genç Aklı” projesini Kiraz’dan başlattı. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı öncülüğünde yürütülen proje kapsamında, kırsalın her geçen gün ağırlaşan yaşam koşullarına karşı güçlü olması, tarımsal üretim ve genç nüfusun yerleşik hale getirilmesi hedefiyle saha çalışması gerçekleştirildi. Kiraz’ın İğdeli ve Karaburç mahallelerinde başlayan saha çalışmalarında ekipler, işletmelerden evlere, köy kahvehanelerinden üretim alanlarına gençlerin kapısını çaldı. Kırsalda üretken nüfus olarak değerlendirilen 18 – 40 yaş arası genç nüfusun yaşam koşulları, sosyal ve ekonomik imkânları gibi verileri toplayan ekipler, gençlerin kırsalda yaşamlarını devam ettirebilmeleri için ihtiyaç duydukları talepler, imkânları sordu. Kiraz’ın ardından İzmir’in tüm kırsalına yayılacak proje sayesinde yerinde, doğru kaynaktan, doğru veri elde edilmiş olacak. İzmir kırsalının geleceğini inşa edecek veriler ışığında doğru projeler, doğru alanlarda hayata geçirilecek. “Gençlerimizi kırsalda nasıl tutabiliriz sorusuna yanıt arıyoruz” Proje hakkında bilgi veren Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kırsal Alan Strateji Şube Müdürü Yeşim Karabörklü, “İlk olarak nüfus, doğal varlıklar, mevcut sosyal yapı ve benzeri veri envanter çalışmasını tamamladık. Bugün de ilk saha deneyimimizi yaşadık. Mahallelerdeki gençler ile görüşmeleri yapacak belediyenin uzman ekibi de özellikle gençlerden oluşturuldu. Tarım alanları miktarı, kooperatifçilik, örgütlenme düzeyi gibi bilgileri yerinden topladık; demografik yapıyı inceledik” dedi. Kırsaldan genç nüfusun göçüne dikkat çeken Yeşim Karabörklü, gençlerin kırsalda kalmak istemediğini vurguladı. Karabörklü, “Buradaki temel amacımız, özellikle gençlerin göç etme nedenlerini doğru şekilde anlamak. Hangi koşulları iyileştirirsek gençlerimizi kırsalda tutabiliriz sorusuna yanıt arıyoruz. Su krizinin derinleştiği, gıdaya erişimin her geçen gün zorlaştığı bu dönemde, gençlerin toprağına ve yaşadığı yere sahip çıkmasını, üretimi devralarak teknolojiyi de işin içine katarak sürdürmesini istiyoruz” dedi. “Gençlerin üretime katılma hedeflerinin olduğunu tespit ettik” İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yetki alanındaki 951 kırsal mahallede yürütülen envanter çalışmasıyla kapsamlı veriler elde edildiğini belirten Yeşim Karabörklü, çalışmanın ilk durağı olan Kiraz’ın İğdeli Mahallesi’nde hem nüfus yoğunluğu hem de gençlerin yerinde kalma potansiyelinin tespit edildiğini söyledi. Karabörklü, “Üstenci bir yaklaşımla ya da masa başında hazırlanan projeler yerine; burada yaşayan, üreten ve geçimini sağlayan yurttaşların düşüncelerini, beklentilerini ve hangi imkânlar sağlanırsa daha verimli olabileceklerini anlamayı hedefliyoruz. Gençlerle birebir görüşerek, kendi ürettiğimiz verilerin doğrulamasını yapıyoruz. Yaşam koşulları, çalışma alanları, geçim kaynakları, aileleriyle yaşayıp yaşamadıkları ve kırsalda kalma isteklerini sorguluyoruz. Gerekli imkânlar sunulduğunda, farklı alanlara yönelebilecek önemli bir genç nüfus bulunduğunu gördük. Gençlerin üretime katılma, kendilerini geliştirme ve geleceğe dair hedeflerinin olduğunu tespit ettik” dedi. 18–40 yaş aralığındaki gençlerle yürütülen çalışmalarda, yalnızca bu grubun değil; kardeşleri, çocukları ve çevrelerindeki lise çağındaki gençlerin taleplerine kadar kapsamlı veriler toplandığını belirten Yeşim Karabörklü, “Amacımız İzmir’in geleceğini değiştirmek. Bu hedef doğrultusunda, kentin önümüzdeki 10 yılını şekillendirecek bir proje ortaya koymaya çalışıyoruz” dedi. Karabörklü, gençlerin sosyal medyayı, interneti ve teknolojiyi etkin biçimde kullanabilmesini, ulaşım olanaklarının iyileştirilmesiyle kır–kent sürdürülebilirliğinin doğru şekilde yönlendirilmesini, iklim ve su krizine dayanıklı çözümlerle tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanmasını amaçladıklarını belirterek “Tarımsal üretim ve genç nüfusun yerinde kalmasını merkeze alan projemiz, ‘Toprağın Genç Aklı’ sloganıyla ilerliyor. İzmir kırsalının hak ettiği değeri bulması için titizlikle çalışmayı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı. “Buraya gelmeniz çok önemli” İğdeli Mahallesi’nde saha ekiplerinin gerçekleştirdiği anketlere katılan 18 yaşındaki Selin Usta, gençlerin kırsaldaki yaşama dair düşüncelerini dile getirdi. Kırsalda yaşamanın kendi tercihi olmadığını ifade eden Usta, “Ailem burada yaşıyor, hayvanlarımız burada olduğu için ben de buradayım. Kendi elimde olsa, sosyal güvencemin bulunduğu ve sosyal olanakların daha gelişmiş olduğu bir yerde yaşamak isterim. Köyde sosyal alanların ve çalışabileceğimiz iş imkânlarının olmaması en büyük eksikler. Köyümde kalmak isterim ancak çalışabileceğim bir yer ve sigortam yok. Çalışabileceğimiz kooperatifimiz olsa, iş imkanımız olsa, kendi paramızı kazanabileceğimiz bir durumumuz olsa burada dururuz” diye konuştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmasını olumlu bulduğunu belirten Usta, “Bu çalışma bizim için çok değerli. Çünkü eksiklerimiz fazla ve sesimizi duyurmakta zorlanıyoruz. Buraya gelmeniz çok önemli. Yetkililerin taleplerimizi duyması gerekiyor ki çözümler üretilebilsin” ifadelerini kullandı. “Destek olursa gençler burada kendi işinin patronu olurlar” İğdeli Mahallesi’nde çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşan 40 yaşındaki üretici Mesut Dalkıran, kırsalda yaşamın hem zorlukları hem de güzel yanları olduğunu söyledi. Üretimin karşılığını aldıklarında memnun olduklarını, ancak emeğin karşılığı alınamadığında motivasyonun düştüğünü dile getiren Dalkıran, “Köyümüzde ağırlıklı olarak hayvancılık yapıldığı için yoğun bir göç yaşanmıyor. Gidenler ise genellikle mecburiyetten, kendi işini kuramadığı için gidiyor” dedi. Gençlerin kırsalda kalabilmesi için üretime destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Dalkıran, “Çiftçinin ürettiği para ederse gençler köyde kalır. Bu bölgede her şey yetişiyor, çok güzel bir coğrafyadayız. Yapılan anket çalışmasını da olumlu buluyorum. Gençlerin memnuniyetinin ve taleplerinin dinlenmesi çok önemli. Hayvancılığa ve üretime daha fazla destek sağlanırsa gençler burada kalmakta ısrarcı olur, kendi işinin patronu olurlar. Ürettiğini değerinde satamayan ise bu işi bırakmak zorunda kalır” ifadelerini kullandı. 30 pilot mahallede çalışmalar devam edecek Proje kapsamında pilot 30 mahallede gençler ve diğer odak gruplarla bilgi değerlendirme toplantıları, anketler ve odak grup çalışmaları yapılacak. Sahadan toplanan veriler analiz edilerek her mahalle kümesinin özgün yapısına uygun uygulanabilir politika paketleri ve müdahale araçları tasarlanacak. Böylelikle tarımla geçimini sürdüren ve kırsalda kalma potansiyeli olan genç nüfusun tespiti, mahalle ölçeğinde uygulanabilir ve veriye dayalı bir müdahale modelinin oluşturulması, kırsaldaki yenilikçi kapasite ile tarımsal girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesi ve sahadan elde edilecek bulgularla politika önerilerinin geliştirilmesi sağlanacak. Bir iş birliği modeli Başkan Tugay’ın vizyonu doğrultusunda oluşturulan ve danışmanlığını Prof. Dr. Yusuf Kurucu’nun yaptığı Kırsal Kalkınma Çalışma Grubu çatısı altında çok disiplinli olarak yürütülen proje, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın öncülüğü ve koordinasyonuyla Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı, İzmir Planlama Ajansı (İZPA) iş birliğiyle yürütülüyor.

Gürer: ''Meralarda Hayvan Sürülerinin Yerini Sessizlik Alıyor'' Haber

Gürer: ''Meralarda Hayvan Sürülerinin Yerini Sessizlik Alıyor''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ankara’nın Culuk Mahallesinde (Köyü) ahır ve ağılları gezdi. Gürer’in ziyareti sırasında köyde hem ilk kuzu doğumuna tanıklık edildi hem de hayvancılığın içinde bulunduğu derin kriz bir kez daha gözler önüne serildi. Gürer, mevsimin dönmesiyle birlikte hayvanların yavrulamaya başladığını ancak buna rağmen hayvancılıkla uğraşanların büyük ölçüde sorunlarına çözüm beklediğini vurguladı. Ömer Fethi Gürer, “Dünde hayvancılık yapanlar bugün kazanamıyoruz diyor ve hayvancılığı bırakıyor. Şu anda ciddi sorunlar yaşıyorlar” ifadelerini kullandı. 400 DAVARDAN 50’YE DÜŞEN SÜRÜLER Köyde besicilik yapan Zafer Özyiğit, yaşanan süreci anlattı. Özyiğit, “Önceden 400 davar vardı, 400 davardan 50–60 davara düştü. Yayamıyor, bakamıyorum. bize kimse destek çıkmıyor. Yem alamıyorum. Yem fiyatları pahalı. Gücümüz yetmiyor” dedi. Meraların daraldı” dedi . meraya çıkamadıklarını belirten Özyiğit, sorunun yalnızca kendi ailesine ait olmadığını vurgulayarak, “Bu sadece bir kişi değil, köyün tamamı böyle. Köyde 20 aile hayvancılık yapıyordu, şimdi 5–6’ya düştü. Göç de var. Köyde kimse kalmadı. Bizim gibi 60 kişi kaldı, başka da kimse yok. Bir Allah’ın kulu Tarım Bakanlığından gelip de ‘derdiniz nedir’ demiyor” sözleriyle tepkisini dile getirdi. 50 BİN BAŞ HAYVANDAN 2.500’E GERİLEYEN KÖY Culuk Köyü Muhtarı İsmet Gökdemir de köyün geçmişi ile bugünü arasındaki farkı rakamlarla ortaya koydu. “Durum çok kötü sayın vekilim” diyen Gökdemir, geçmişte köyde 50 bin baş hayvan ve 2 bin büyükbaş bulunduğunu, bugün ise toplam hayvan sayısının 2.500’ü ancak bulduğunu ifade etti. Gençlerin köyde kalmadığını, girdi maliyetlerinin her geçen gün arttığını belirten Gökdemir, “Yem desen öyle, çoban bulunmuyor. Hayvancılık sürdürülebilir olmaktan çıktı. Sürekli göç veriyoruz” dedi. Köyün tarım potansiyeline rağmen üretimin sürdürülemediğine dikkat çeken Gökdemir, yaş ortalamasının 65’in üzerine çıktığını, bu yaşla çiftçilik yapılmaya çalışıldığını söyledi. “Yaklaşık 100–120 bin dönüm arazimiz var. İç Anadolu’nun en geniş topraklarına sahibiz ama hayvan varlığı en fazla azalan yerlerden biri haline geldik” sözleriyle tabloyu özetledi. “ÜRETİM YOK, TÜKETİM ARTIYOR” CHP Haymana İlçe Başkanı Kasım Koç da köylerin hızla boşaldığını vurguladı. Koç, “Köyler boşaldı. Hayvancılık bitiyor. Vatandaş 400 hayvandan 60 hayvana düşmüş. Bunun gibi çok örnek var” dedi. Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkta ciddi bir gerileme yaşandığını belirten Koç, “Üretim yok ama tüketim hızla artıyor. Köylere hızlı bir dönüş sağlanması gerekiyor. Bunun için Tarım Bakanlığının el atması lazım. Hem tarıma hem hayvancılığa özel destek gerekiyor” çağrısında bulundu. Koç, Tarım Bakanı’na seslenerek, “Çiftçinin, besicinin sesini duysunlar. Köyleri bir gezsinler” dedi. “HAYVANCILIK GERİLERSE FİYATLAR DAHA DA ARTAR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Culuk Köyü’nde gördüklerinin Türkiye genelinde yaşanan sorunun bir özeti olduğunu ifade etti. “Burası Ankara’nın Haymana ilçesine bağlı Culuk Köyü. Kent çevresinde tarım arazileri daraldıkça, hayvancılık geriledikçe hayvan dışarıdan gelecek. Bu da nakliye demek, fiyatların daha da artması demek” diyen Gürer, ithal hayvana yönelmenin kalite ve lezzet kaybına da yol açtığını söyledi. Büyük kent çevrelerinde tarım arazilerinin korunması ve hayvancılığın sürdürülebilirliğinin sağlanması gerektiğini vurgulayan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ağılın mevcut durumuna dikkat çekti. “Bu ağıl, tüm olumsuz koşullara rağmen üretimin, besiciliğin sürdürüldüğü bir yer. Burada hayvancılık yapanlar çok zor şartlarda çalışıyor. Modern ahırlar yok. Veterineri, aşısı, bakımı, işçiliği yetersiz. Eldeki imkânlarla üretim sürdürülmeye çalışılıyor” dedi. Ömer Fethi Gürer, hayvancılığın ayakta kalabilmesi için yeterli destek sağlanması ve sorunlara duyarlı bir yaklaşım gösterilmesi çağrısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.