Hava Durumu

#Gübre

Kırsal Haber - Gübre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gübre haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: ''Çiftçi Sayısı Azalıyor, Kırsal Yaşlanıyor'' Haber

Gürer: ''Çiftçi Sayısı Azalıyor, Kırsal Yaşlanıyor''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında tarım sektörünün içinde bulunduğu ağır tabloyu değerlendirdi. Gürer, çiftçinin üretimden kopma noktasına geldiğini belirterek, “Çiftçi mutlu değil. Ürettiği üründen para kazanamıyor, borcunu çevirmeye çalışıyor” dedi. Konuşmasına Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi gerçek üreticisi olan köylüdür” sözleriyle başlayan Gürer, Cumhuriyetin ilk yıllarında üreticiye verilen desteğin bugün sürdürülmediğini söyledi. “Cumhuriyetin ilk yıllarında çiftçiye, köylüye, üretene verilen desteklerle Türkiye yürüyebilseydi bugün 21 üründe arz açığı olan, ithalata mecbur bırakılan bir ülke olmayacaktık” diyen Gürer, özellikle hububat ve bakliyatta dışa bağımlılığın giderek arttığını vurguladı. “ÇİFTÇİ SAYISI AZALIYOR, KIRSAL YAŞLANIYOR” Türkiye’de çiftçi sayısının her geçen yıl düştüğünü ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçi Kayıt Sistemi’ne göre yaklaşık 2 milyon 300 bin çiftçi bulunuyor. Ancak nüfusa oranladığımızda ciddi bir azalma var. Kırsalda yaş ortalaması 58’e yükseldi” dedi. Kırsal yaşamın cazibesini kaybettiğini belirten Gürer, “Buralarda okul yok, sağlık ocağı yok, sosyal donatı alanı yok. İnsanlar yalnızca üretim için yaşıyor. Destek verilmediği için kırsal göç devam ediyor,” şeklinde konuştu. “22 YILDA ANKARA BÜYÜKLÜĞÜNDE TARIM ARAZİSİ KAYBEDİLDİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son 22 yılda 2,5 milyon hektar tarım arazisinin kaybedildiğini belirterek, “Ankara büyüklüğünde tarım arazisi artık yok. Bu alanlar kaybedilmeseydi bugün yaklaşık 8 milyon ton daha fazla buğday üretirdik. Türkiye ithalata ihtiyaç duymazdı” ifadelerini kullanan Gürer, “Her saatte 18 futbol sahası büyüklüğünde tarım arazisi kaybediyoruz” dedi. “ÇİFTÇİ KAZANMIYOR, ARACILAR KAZANIYOR” Üretim maliyetlerindeki artışın çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını belirten Ömer Fethi Gürer, mazot, gübre, ilaç, elektrik ve sulama giderlerinin üreticiyi ezdiğini ifade etti. , “Çiftçi bu maliyet artışları kadar kazanmıyor. Aracılar, tüccarlar, ithalatçılar kazanıyor. Esas üreten ise desteklenmiyor” diyen TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, taban fiyat uygulamasının kaldırılmasıyla üreticinin tüccarın insafına bırakıldığını ifade etti. Alım fiyatı açıklanıyor ama tüccar bunun altında fiyat veriyor. Ürün tarlada değer bulmuyor” dedi. “TÜRKİYE 21 ÜRÜNDE ARZ AÇIĞI VERİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin temel tarım ürünlerinde dışa bağımlı hale geldiğini belirterek, “Buğdayda, arpada, pamukta, bitkisel ham yağda, soyada, ayçiçeğinde, cevizde, bademde, çayda ithalata muhtaç durumdayız,” dedi. Mercimek üretimindeki düşüşe de dikkat çeken Gürer, “2025 yılında mercimek üretimi 2002’nin yarısı kadar gerçekleşti. Nohut ve fasulyede dahi arz açığı oluştu” diye konuştu. “TARIM KANUNU UYGULANMIYOR” Cumhurbaşkanı’nın Dünya Çiftçiler Günü’nde yaptığı açıklamalara değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım Kanunu’nun uygulanmadığını ifade ederek, “Tarım Kanunu’na göre 2026 yılında çiftçiye verilmesi gereken destek 722 milyar lira. Verilen destek ise yalnızca 168 milyar lira. Çiftçiye kanunla verilmesi gereken destek dahi verilmiyor. Tarım Bakanlığı’nın bütçesi bile çiftçiye verilmesi gereken desteğin altında tutuluyor,” ifadelerini kullandı. “GES YAPILSIN AMA VERİMLİ TARIM ARAZİLERİNE DEĞİL” Son dönemde verimli tarım arazilerine kurulan güneş enerji santrallerini de eleştiren CHP’li Ömer Fethi Gürer, “GES’e karşı değiliz ama verimli tarım arazileri üzerine GES yapılmasının mantığı yok. Yol kenarında ürün yetişebilecek en verimli alanlar enerji yatırımı için kullanılıyor. Bu da tarım alanlarının daha da daralmasına neden oluyor” dedi. “GEÇEN YIL KURAKLIK ÜRETİMİ VURDU” Su yönetimi ve kuraklık konusuna da değinen Ömer Fethi Gürer, “Türkiye geçtiğimiz dönemde yaşadığı kuraklık nedeniyle ciddi ürün kayıpları yaşadı. Geçen yıl yalnızca hububat ve bahçe bitkilerinde yaklaşık 20 milyon ton kayıp oluştu” dedi. “MAZOTTA ÖTV VE KDV KALDIRILMALI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çözüm önerilerini belirterek, çiftçinin ayakta kalabilmesi için acil düzenlemeler gerektiğini söyledi. Gürer, “Mazotta ÖTV ve KDV kaldırılmalı. Elektrik borçları yapılandırılmalı. Çiftçi borçları ötelenmeli, icralar durdurulmalı. Ziraat Bankası’nın yeniden çiftçi kuruluşuna dönüştürülmeli. Kooperatifçilik de güçlendirilmeli” dedi. “GIDA YOKSA YAŞAM YOK” Konuşmasının sonunda tarımın stratejik önemine dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çok güzel villalarınız olabilir, çok güzel apartmanlarınız olabilir ama gıdanız yoksa yaşamı sürdüremezsiniz. Duvarı kemirerek yaşam devam etmiyor.” Sümerlerden kalan bir sözü hatırlatan Gürer, “Koyunu ve buğdayı olanın kapısını altını olan bekler” diyerek gıdanın ve üretimin önemine vurgu yaptı. Gürer, “Çiftçiyi, üreticiyi sahiplenmek zorundayız. Çünkü bu sektör milli güvenlik kadar önemlidir” dedi.

Gürer: ''Atatürk Haczedilemez Demişti, Çiftçi Hacizlik Oldu'' Haber

Gürer: ''Atatürk Haczedilemez Demişti, Çiftçi Hacizlik Oldu''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda yaptığı konuşmada çiftçinin içinde bulunduğu ekonomik tabloyu eleştirdi. Gürer, çiftçinin üretmek istediğini ancak artan maliyetler, düşük alım fiyatları ve borç yükü altında ezildiğini belirterek, “Çiftçimiz mutsuz, çiftçimiz borçlu, çiftçimizin kapısında icra var” dedi. Konuşmasına tarım sektöründeki sosyal ve ekonomik çöküşe dikkat çekerek başlayan Gürer, çiftçinin artık üretimden kopma noktasına geldiğini söyledi. Gürer, “Çiftçimiz üretmek istiyor ama ürettiği ürünü satmada sıkıntılar yaşıyor” ifadelerini kullandı. Çiftçi sayısındaki gerilemeye ve sosyal güvenlik sistemine prim ödeyebilen üretici sayısındaki düşüşe dikkat çeken Gürer, şunları söyledi: “Bakanlığın verilerine göre 2 milyon 300 bin ÇKS’li çiftçimiz var. Ziraat Odalarında kayıtlı yaklaşık 5 milyon çiftçi bulunuyor. Ama sosyal güvenlik sistemine gidip prim ödeyebilen çiftçi sayısı 2009 yılında 1 milyondu, bugün 616 bine düştü. Çiftçimiz gerçek anlamda içine düşürüldüğü durum nedeniyle sorunlu ve sıkıntılı bir süreç yaşıyor.” “ÇİFTÇİNİN BORCU 1,5 TRİLYON LİRAYA DAYANDI” Tarım sektöründeki borç yükünün ağırlaştığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin bankalara ve piyasaya olan toplam borcunun 1,5 trilyon liraya ulaştığını belirtti. Gürer, “Çiftçilerin bankalara ve finans kuruluşlarına borcu 1 trilyon 337 milyar lira. Piyasaya olan borçlarla birlikte çiftçimiz yaklaşık 1,5 trilyon lira borçlu durumda” diye konuştu. 2021 yılında çiftçinin toplam borcunun 135 milyar lira olduğunu anımsatan Ömer Fethi Gürer, desteklerin yetersizliği nedeniyle borçlanmanın katlanarak arttığını söyledi. Tarım Kanunu’nun desteklerle ilgi madde uygulanmadığını belirterek, “Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesine göre 2026 yılında çiftçiye verilmesi gereken destek 722 milyar liraydı. Verdiğiniz destek ise sadece 168 milyar lira. Daha acısı, Tarım ve Orman Bakanlığının bütçesi 542 milyar lira. Son üç yılda çiftçiden esirgediğiniz destek toplamı 1 trilyon 354 milyar lira. Eğer bu destekler verilmiş olsaydı bugün çiftçi bu kadar borçlu olmayacaktı,” dedi. “ÇAY ÜRETİCİSİ MUTLU DEĞİL” Yaş çay alım fiyatı üzerinden üreticinin yaşadığı gelir kaybını örnek gösteren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “35 liralık çay fiyatı çiftçiyi mutlu etmedi. Geçen yıl üretici 6 kilogram yaş çay sattığında 1 kilogram kuru çay alabiliyordu. Bu yıl 8,5 kilo yaş çay satarsa ancak 1 kilo kuru çay alabiliyor. Geçen yıla göre değerlendirdiğimizde üreticinin ürününe en az 15 lira daha düşük fiyat verilmiş durumda,” diye konuştu. Buğday fiyatlarına ilişkin de uyarıda bulunan Gürer, hasat döneminin başladığını hatırlatarak, “Çukurova’da hasat başladı. Eğer buğdaya 24-25 liranın altında buğday alım fiyat verirseniz çiftçi yine mutlu olmayacak” dedi. “ÇİFTÇİ MANİFATURACIYA DEĞİL BANKAYA KOŞUYOR” Geçmişte çiftçinin ürününü sattığında ailesine ihtiyaç alabildiğini, bugün ise doğrudan bankaya borç ödemeye gittiğini söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Eskiden çiftçi ürününü satar, manifaturacıya gider, eşine çocuğuna bir şey alırdı. Şimdi ürününü satarsa ‘Hemen borcumu yatırayım, yoksa icra geliyor diye bankanın kapısına koşuyor” ifadelerini kullandı. Gürer, Anadolu’nun birçok kentinde traktörlere, hayvanlara ve tarım arazilerine haciz geldiğini söyledi. CHP Milletvekili Ö Fethi Gürer, “Yetmedi, çiftçinin evini elinden aldınız. Çiftçi ‘Oturacak evimi bile bırakmadılar’ diyor” sözleriyle yaşanan tabloyu anlattı. Mustafa Kemal Atatürk döneminde çıkarılan düzenlemeyi hatırlatan Gürer, “1936 yılında Atatürk, ‘Çiftçinin hayvanı, ekipmanı, tarlası haczedilemez’ diye kanun çıkarmıştı. Şimdi o düzenlemenin arkasından dolaşılıyor, çiftçi hacizlik hale getiriliyor” dedi. “KIRSAL BOŞALIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Kırsalda okul yok, sağlık ocağı yok, sosyal donatı alanı yok. İnternet çekmiyor, telefon çekmiyor ama o insan yine de üretmek istiyor. Çiftçinin yaş ortalaması 58’e çıktı. Bu insanlara sahip çıkmak zorundayız” diye konuştu. Tarımda çözüm önerilerini de sıralayan Ömer Fethi Gürer, mazot ve gübrede sübvansiyon çağrısı yaptı. Gürer, “Mazotta ÖTV ve KDV kaldırılsın. Gübre ve yem yüzde 50 sübvanse edilsin. Taban fiyat uygulamasına geri dönülsün. Piyasa tüccarın insafına bırakılmasın. Kooperatifçilik geliştirilsin” dedi. “İTHALATLA SORUN ÇÖZÜLMEDİ” Konuşmasının son bölümünde hayvan ithalatını eleştiren TBMM Tarım, Orman ,Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, yıllardır sürdürülen ithalat politikalarının çözüm üretmediğini belirterek, “2010 yılından beri hayvan ithal ediyorsunuz ama sorun çözülmedi, büyüdü. Geçen yıl 739 bin büyükbaş hayvan ithal edildiğini, bu yıl ise 500 bin hayvan daha ithal edilecek” dedi. Besicilerin hâlâ hayvan bulamadığını ifade eden Gürer, Et ve Süt Kurumunun kâr açıklamasını da eleştirerek “Et ve Süt Kurumu önceki yıl 11 milyar lira, 2025 yılında 14 milyar lira kâr etmiş. Bu kurumlar kâr etmek için değil, hem üreticiyi hem tüketiciyi korumak için vardırZarar etme başa başı yakala piyasayı dengele ,” diye konuştu. Özelleştirmelerle gübre ve yem fabrikalarının kapatıldığını belirten Gürer, “Ülkenin geleceğini yok etmeyin. Gelin, çiftçi durumunu, tarımı birlikte araştıralım. Siz de alanda, yerinde görün” çağrısında bulundu.

Başkan Ataç: ''Çiftçinin Emeği, Bu Ülkenin Geleceğidir'' Haber

Başkan Ataç: ''Çiftçinin Emeği, Bu Ülkenin Geleceğidir''

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, çiftçilerin artan üretim maliyetleri ve gelir kaybı etkileri altında üretimi sürdürmeye çalıştığını belirterek, “Çiftçi ayakta kalırsa kent de ayakta kalır, sofra da bereketli olur” dedi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Tarımsal üretimin yalnızca ekonomik bir faaliyet değil; toplumsal refah ve ülkenin geleceği açısından stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Ataç, çiftçilerin her geçen gün daha ağır koşullarda üretim yaptığını ifade etti. Başkan Ataç, mazot, gübre, yem, ilaç, elektrik, sulama ve işçilik maliyetlerindeki artışların üreticinin belini büktüğünü belirterek şunları söyledi: “Çiftçimiz bugün tarlasına giderken mazotu, ürününü yetiştirirken gübreyi, sulama yaparken elektriği, hayvanını beslerken yemi düşünmek zorunda kalıyor. Üretim maliyetleri artıyor ama çiftçimizin emeğinin karşılığı aynı oranda artmıyor. Üreten kazanamıyor, tüketen pahalıya ulaşıyor. Bu tablo sürdürülebilir değildir.” Başkan Ataç, çiftçinin yaşadığı sorunun yalnızca kırsalın değil, toplumun tamamının sorunu olduğunu vurgulayarak, “Çiftçi üretmezse pazar boşalır, sofra küçülür, kent yoksullaşır, ülke dışa bağımlı hale gelir. Bu nedenle çiftçiyi korumak, aslında toplumun tamamını korumaktır” dedi. Çiftçiyi desteklemek tercih değil zorunluluktur Çiftçinin desteklenmesinin bir tercih değil, kamusal sorumluluk olduğunu vurgulayan Ataç, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Üretim maliyetleri düşürülmeli, çiftçinin emeği değerinde karşılık bulmalı, küçük üretici korunmalı, yerel ürünler desteklenmelidir. Kırsal yaşamı güçlendirmeden sağlıklı kentler kuramayız. Tarımı güçlendirmeden ekonomik bağımsızlıktan söz edemeyiz. Toprağa emek veren, alın teriyle bu ülkenin sofrasına bereket taşıyan tüm çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyorum. Çiftçimizin emeği varsa umut vardır, bereket vardır, gelecek vardır.” “Tarımı, Enerjiyi ve Çevreyi Birlikte Düşünüyoruz” Tepebaşı Belediyesi olarak üretimin, emeğin, çevrenin ve yerel kalkınmanın yanında olduklarını belirten Başkan Ataç, belediyenin temiz enerji yatırımlarına da dikkat çekti. Başkan Ataç, “Bugünün dünyasında tarımı, enerjiyi ve çevreyi birbirinden ayrı düşünemeyiz. İklim krizi en çok çiftçimizi etkiliyor. Kuraklık, aşırı sıcaklar, düzensiz yağışlar ve artan enerji maliyetleri üreticimizin yükünü artırıyor. Tepebaşı Belediyesi olarak güneş panellerimizle temiz enerji üretiyor, kamu kaynaklarını daha verimli kullanıyor ve doğaya olan yükümüzü azaltıyoruz. Bizim için sürdürülebilirlik, çiftçinin, üreticinin, çocuklarımızın ve gelecek kuşakların hakkını koruma meselesidir” ifadelerini kullandı. “Küçük üreticinin emeğini görünür kılıyoruz” Tepebaşı Belediyesi’nin kırsal kalkınma anlayışında küçük üreticilerin desteklenmesinin ve yerel ürünlerin öne çıkarılmasının önemli yer tuttuğunu belirten Ataç, Kızılinler ve Uludere’de düzenlenen hasat şenliklerinin bu yaklaşımın somut örneklerinden olduğunu söyledi. Başkan Ataç, “Kırsal kalkınma; üreticinin toprağında kalması, köylerin yaşamaya devam etmesi, yerel ürünlerin değer kazanması, kadın emeğinin görünür olması ve gençlerin üretimden kopmaması demektir. Kızılinler’de ve Uludere’de gerçekleştirdiğimiz hasat şenlikleriyle küçük üreticilerimizin emeğini görünür kılıyor, yerel ürünlerimizin tanıtılmasına katkı sunuyoruz. Bu şenlikler, toprağa, üretime, yerel kültüre ve çiftçinin alın terine sahip çıkma iradesidir” dedi.

Çiftçi Borcu 55 Aydır Kesintisiz Artıyor! Haber

Çiftçi Borcu 55 Aydır Kesintisiz Artıyor!

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin bankalara olan borçlarının son 5 yılda katlanarak arttığını belirterek, “Çiftçilerin bankalara ve finans kuruluşlarına olan borcu son 5 yılda yaklaşık 10 kat artarak 1 trilyon 323 milyar liraya yükseldi. Piyasaya olan borçları ile 1,5 Trilyon borçla tarım kesimi üretmeye çalışıyor” dedi. Gürer, “2021 yılında 450 bin traktör eden çiftçi borcu bugün 1 milyon traktör fiyatını aştı. Son 55 aydır aralıksız artan borçlar nedeniyle takipteki alacaklar 4 kat artarken, Türkiye’nin farklı illerinde çiftçilerin traktörleri icra yoluyla satışa çıkarılmaya başlandı. Bankalar dışında borçları ile birlikte rekor borç ile tarım sürdürülmeye çalışılıyor,” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin borçlanmadan üretim yapamaz noktaya erdiğini belirterek tarım kesiminin desteklerinin artırılmasını gerektiğini ve 2026 yılı için belirlenen desteklerin savaşın yarattığı olumsuzluklar da dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. ÇİFTÇİ BORCU 55 AYDIR KESİNTİSİZ ARTIYOR Çiftçilerin bankalara olan kredi borçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2021 yılının Temmuz ayından bu yana çiftçi borçlarının kesintisiz arttı. Bu, çiftçinin tam 55 aydır kesintisiz borçlandığını gösteriyor. Tarım kesimi rekor borca rağmen beklediği verimi üretimi alamadıkça kredi geri ödemede sıkıntı yaşıyor ve icralık çiftçi sayı da artıyor” dedi. Ömer Fethi Gürer, çiftçi borçlarının ulaştığı boyuta dikkat çekerek, “2021 yılının Şubat ayında çiftçilerin bankalara olan borcu 134 milyar 892 milyon lira idi. 2025 yılının bu borç 935 milyar 936 milyon liraya, 2026 yılının Şubat ayında ise 1 trilyon 323 milyar 343 milyon liraya yükseldi. Son beş yılda çiftçinin borcu 1 trilyon 188 milyar 451 milyon lira arttı. Bu artış son beş yılda yaklaşık yüzde 881 oranına erdi. Çiftçinin borcu yaklaşık 9,8 kat büyüdü. Piyasa borçları ile Cumhuriyet döneminde en yüksek borçlanmanın yaşandığı dönemdeyiz” diye konuştu. TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, yalnızca son bir yılda yaşanan artışın bile dikkat çekici olduğunu belirterek, “2025 yılında 935 milyar liraya çıkan çiftçi borcu, 2026 yılının Şubat ayında 1 trilyon 323 milyar liraya ulaştı. Yalnızca son bir yılda 387 milyar 407 milyon lira artış yaşandı. Bu artış son bir yılda yüzde 41,4 oranına denk geliyor. Bu tablo çiftçinin borç yükünün giderek ağırlaştığını gösteriyor” diye konuştu. BORÇ 450 BİN TRAKTÖRDEN 1 MİLYON TRAKTÖRE YÜKSELDİ Çiftçi borçlarını traktör fiyatları üzerinden değerlendiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2021 yılında bir traktör ortalama 300 bin lira idi. O dönemde çiftçinin toplam borcu yaklaşık 450 bin traktöre denk geliyordu. Aynı traktörün fiyatı 1 milyon 300 bin liraya çıktı. Buna rağmen çiftçinin toplam borcu 1 milyon 18 bin traktör seviyesine ulaştı. Bu da çiftçinin borcunun traktör bazında 2,3 kat arttığını gösteriyor,” diye konuştu. TAKİPTEKİ BORÇLAR 4 KAT ARTTI Çiftçilerin ödeyemediği için bankalar tarafından takibe alınan borçların da hızla arttığını belirten Ömer Fethi Gürer, “2021 yılında çiftçilerin bankalar tarafından takibe alınan borcu 4 milyar 969 milyon lira idi. 2026 yılının aynı döneminde bu rakam 19 milyar 371 milyon liraya yükseldi. Takipteki borçlar 14 milyar 402 milyon lira arttı. Bu artış yüzde 290 oranında gerçekleşti. Yani çiftçi borcunu ödemede zorlanır hale geldi. İlaç, tohum, fide, sulama suyu, elektrik, mazot, işçilik, traktör gideri, sigorta, vergi, ahır gideri, biçerdöver, gübre, veteriner, aşı, bakım giderleri, nakliye, ve ürün alım fiyatları tarım kesiminin aleyhine gelişti ve giderlerin artan girdi maliyetleri sürmesi gelir gider dengesi bozulmasına neden oldu. Ani iklim değişiklikleri ve artan girdi fiyatları da daha az gübre, daha az sulama gibi sorunlarda rekolteyi ve verimi etkilemesi de sorunu derinleştirdi” dedi. TRAKTÖRLERE HACİZ UYGULANIYOR Türkiye'nin farklı illerinde çiftçilerin traktörlerine ve tarım alanlarına haciz uygulandığını belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, bu durumun üretimi doğrudan etkilediğini ifade etti. “Çiftçi üretmek için borçlanıyor. Ürettiği üründen kazanç sağlayamayınca borcunu ödeyemiyor. Bankalar traktörlere el koyuyor. Tarım alanı icra ile satışa sunuluyor. Traktörü ve tarım alanı giden çiftçi üretim yapamaz hale geliyor. Bugün Türkiye’nin çok sayıda ilinde icra daireleri tarafından traktörler ve tarım alanları satışa çıkarılıyor. Binlerce arazi yüzlerce traktör haciz kıskacında.” “ÇİFTÇİ BORÇLA AYAKTA DURUYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin giderek daha ağır koşullarda üretim yaptığını belirterek, “Çiftçinin borç yükü hafifletilmeli, üretim desteklenmeli ve girdi maliyetleri düşürülmelidir. Tarım Kanunun 21.maddesine göre verilmesi gereken destek verilmelidir. Üretimin devamlılığı açısından çiftçilerin traktörlerinin ve tarım alanlarının haczedilmesinin önüne geçilmesi büyük önem taşımaktadır. Ayrıca çiftçilerin kredi borçlarına uygulanan faizler silinmeli ve mevcut borçlar en az üç yıl süreyle ertelenmelidir. Mazottan ÖTV ve KDV kaldırılmalıdır. Yem ve gübre sübvanse edecek uygulamaya geçilmelidir. Yeniden taban fiyat uygulamasına dönülmelidir Çiftçilerin savaş, kuraklık, don ve diğer olumsuz hava koşulları gibi en küçük risklerden dahi doğrudan etkilendiği göz önünde bulundurularak, üreticilere pozitif ayrımcılık yapılmalı ve daha güçlü destek mekanizmaları hayata geçirilmelidir.” diye konuştu.

Tarımsal Girdi Maliyetlerinde Yıllık Artış %31,55 Oldu Haber

Tarımsal Girdi Maliyetlerinde Yıllık Artış %31,55 Oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Şubat 2026 verilerine göre, Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) yükselişini sürdürüyor. Aylık bazda %3,10 artış gösteren endeks, yıllık bazda %31,55 seviyesine ulaşarak tarımsal üretim maliyetlerindeki baskıyı gözler önüne serdi. Tarımsal Girdi Fiyatlarında Yükseliş Trendi Sürüyor 2020=100 temel yılı baz alınarak hesaplanan Tarım-GFE, 2026 yılının Şubat ayında bir önceki aya göre %3,10 oranında arttı. Yılın ilk iki ayındaki kümülatif artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %7,08 olarak gerçekleşirken; on iki aylık ortalamalar dikkate alındığında ise artış oranı %32,64 oldu. Bu veriler, tarımsal girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki yükünün istikrarlı bir şekilde arttığını gösteriyor. Ana Gruplarda Yatırım ve Kullanım Maliyetleri Arttı Şubat ayı verileri ana gruplar bazında incelendiğinde, tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliği için kritik öneme sahip iki grupta da yükseliş gözlendi: Tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksi, bir önceki aya göre %2,96, geçen yılın aynı ayına göre ise %32,81 artış gösterdi. Tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksi ise aylık bazda %3,94 artarken, yıllık artış oranı %24,31 seviyesinde kaldı. Yıllık En Yüksek Artış Veteriner Harcamalarında Alt gruplar bazında yapılan analizde, üreticinin bütçesini en çok zorlayan kalemler netleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış, %41,37 ile veteriner harcamaları grubunda yaşandı. Bu grubu sırasıyla şu kalemler takip etti: Hayvan yemi: %37,70 Gübre ve toprak geliştiriciler: %36,89 Tohum ve dikim materyali: %34,58 Öte yandan, yıllık bazda en düşük artış gösteren alt grup ise %18,33 ile tarımsal ilaçlar oldu. Aylık Bazda Malzeme Fiyatları Zirvede Şubat ayı içerisinde gerçekleşen maliyet değişimlerine bakıldığında, bir önceki aya göre en fazla artış gösteren grup %4,31 ile malzemeler oldu. Aylık bazda dikkat çeken diğer artışlar ise hayvan yeminde %3,73 ve tohum/dikim materyalinde %3,50 olarak kaydedildi. Veteriner harcamaları ise aylık bazda %0,25 ile en düşük değişim gösteren grup olarak dikkat çekti. Tarımsal Üretim Maliyetleri Endeksi Rekora Koşuyor Şubat 2026 itibarıyla Tarım-GFE genel endeksi 914,70 puana ulaştı. Özellikle tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinin 1154,13 puana yükselmesi, çiftçilerin yeni yatırım ve modernizasyon süreçlerinde daha yüksek maliyetlerle karşılaştığını kanıtlıyor.

Aydın'da Tarlalar Drone İle Ücretsiz Gübreleniyor Haber

Aydın'da Tarlalar Drone İle Ücretsiz Gübreleniyor

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun öncülüğünde hayata geçirilen ve tüm Türkiye’de örnek gösterilen çalışmalar arasında yer alan “Drone ile ücretsiz gübreleme desteği” uygulaması üreticilerin yanında olmayı sürdürüyor. Başkan Çerçioğlu tarafından 2024 yılında başlatılan proje ile Aydın Büyükşehir Belediyesi, küçük ölçekli üreticilerin üretim süreçlerine katkı sunmaya devam ediyor. Proje kapsamında, 50 dekarın altında arazisi bulunan üreticilerin tarlalarında drone teknolojisi kullanılarak ücretsiz gübreleme çalışmaları gerçekleştiriliyor. Modern teknoloji ile yapılan uygulama sayesinde gübreleme işlemleri hızlı ve verimli bir şekilde tamamlanırken, ürün kayıpları da en aza indiriliyor. Tamamen ücretsiz olarak sunulan destekten bugüne kadar yüzlerce çiftçi faydalandı; on binlerce dönüm tarla drone teknolojisi kullanılarak gübrelendi. Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin üreticilere yönelik destekleri sayesinde hem üretim süreçleri kolaylaştırılıyor hem de modern tarım uygulamalarının yaygınlaşmasına katkı sağlanarak çiftçilerin verimli ve sürdürülebilir üretim yapması destekleniyor. Üreticilerden Başkan Çerçioğlu’na teşekkür Kuyucak ilçesi Başaran Mahallesi’nde üreticilik yapan Mercan Özsel, üreticiler için hayata geçirdiği hizmetlerden dolayı Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Özsel, “Özlem Başkana yaptığı bu hizmetten dolayı çok teşekkür ediyoruz, minnettarız. Aydın Büyükşehir Belediyesi’ni aradık, randevumuzu aldık, iyi de bir zaman denk geldi; iyi oldu yani bizim için. Traktörün tekerleği geniş olduğu için buğday çiğneniyor, zarar veriyor. Drone daha uygun, mükemmel bir olay” dedi. Drone ile gübreleme hizmeti sayesinde ürün kaybının da önüne geçildiğini belirten Mehmet Uğur ise “Ben bu tarlaya kendi traktörümle girseydim bir maliyeti olacaktı tabii ki de; ürün de ister istemez çiğnenecekti, zayiat olacaktı, verim kaybı olacaktı. Dronela gübrelediğimiz için bu kayıp olmadı. Özlem Başkana teşekkür ederiz” diye konuştu.

Çiftçinin Mazot Feryadı: “Cebimizde 10 Bin Lira Olmadan Pompaya Yanaşamıyoruz!” Haber

Çiftçinin Mazot Feryadı: “Cebimizde 10 Bin Lira Olmadan Pompaya Yanaşamıyoruz!”

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Ulukışla ilçesine bağlı Ovacık köyünde üreticilerle bir araya geldi. Artan mazot, gübre ve yem maliyetleri nedeniyle üretimden çekilmek zorunda kalan çiftçiler, yaşadıkları dramı; “Battık diyorum, başka bir şey demiyorum” sözleriyle özetledi. Lahana ve Hayvancılık Tarihe Karışıyor Türkiye’nin lahana üretim merkezlerinden biri olan Ovacık’ta, yüksek maliyetler nedeniyle ürün deseninin değiştiğini belirten Ömer Fethi Gürer, bölgedeki durumu şu sözlerle aktardı: “Burası hibrit lahananın Türkiye’deki en önemli merkezlerinden biriydi. Ancak çiftçi artık para kazanamadığı için lahanadan vazgeçip buğday ve arpaya yöneliyor. Bu durum hem gıda arzını tehlikeye atıyor hem de ihracat potansiyelimizi düşürüyor.” Üreticiler ise hayvancılığı bıraktıklarını ifade ederek; "Yem pahalı, süt fiyatları maliyeti karşılamıyor. Artık inekçiliği bıraktık, çaresiziz" dedi. “Mazot 90 Liraya Dayandı, Traktörler Kontak Kapattı” Girdi maliyetlerindeki fahiş artış, çiftçiyi tarlasını süremez hale getirdi. Ziyaret sırasında konuşan bir üretici, akaryakıt fiyatlarının ulaştığı noktayı çarpıcı bir örnekle anlattı: “Günde 10 bin lira para olmazsa cebimizde, pompaya yanaşamıyoruz. 110 litre mazot alıyoruz, o da 9 bin lira tutuyor. Battık! Arkadaşın 30 dönüm çiftini sürmek için dönüm başı 500 lira istedim, mazot pahalı olduğu için yaptıramadı. İşimiz bitti.” Gürer’den Kurtuluş Reçetesi: “Garantili Üretim ve Vergisiz Mazot” Çiftçilerin yaşadığı bu büyük krize karşı çözüm önerilerini sıralayan Ömer Fethi Gürer, iktidarın tarım politikasını sert bir dille eleştirdi. Gürer’in çözüm planında şu maddeler öne çıktı: Alım Garantili Üretim: Çiftçiye ekim öncesi maliyet artı makul kâr üzerinden devlet alım garantisi verilmeli. Vergisiz Mazot: Tarımsal üretimde kullanılan mazottan ÖTV ve KDV kaldırılmalı. %50 Destek: Gübre ve yem fiyatları sübvanse edilerek üreticiye %50 destek sağlanmalı. Anayasal Destek: Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre milli gelirin %1’i çiftçiye verilmeli. Gürer, "2026’da verilmesi gereken destek 772 milyar lira iken ayrılan destek 168 milyar lirada kaldı" uyarısında bulundu. “Dışa Bağımlılık Gıda Enflasyonunu Tetikliyor” Türkiye’nin ithalata dayalı bir tarım politikası izlediğini belirten Gürer, bölgesel savaşların ve dış faktörlerin doğrudan Türk çiftçisini vurduğunu ifade etti: "Mazot, yem, gübre ithal. İran'da savaş başlasa burada her şeye zam geliyor. Dışa bağımlıyız; orada birisi öksürse biz burada grip oluyoruz. Çözüm, kendi kendine yeten ve yerli üreticiyi destekleyen bir sistemdir."

Ömer Fethi Gürer Pazarda Nabız Tuttu: "Üreten, Satan ve Alan Dertli!" Haber

Ömer Fethi Gürer Pazarda Nabız Tuttu: "Üreten, Satan ve Alan Dertli!"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, pazar yerinde esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelerek ekonomik tabloyu değerlendirdi. Gürer, "Mazota gelen her artış nakliyeyi, nakliye ise tezgahı vuruyor; pazarda artık tat tuz kalmadı" dedi. ​Türkiye’de artan üretim maliyetleri ve hayat pahalılığı pazar tezgahlarına rekor zamlar olarak yansıyor. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, gerçekleştirdiği pazar ziyaretinde üreticiden tüketiciye kadar her kesimin yaşadığı mağduriyeti yerinde inceledi. ​Biber ve Domates Fiyatları Uçuşa Geçti ​Pazardaki fiyat artışlarının çarpıcı boyutlara ulaştığını belirten Ömer Fethi Gürer, özellikle kış sebzelerindeki fiyat farklarına dikkat çekti. Gürer, "Geçen yıl 50 lira olan kıl biber bu yıl 100 lira. Yazın tarlada 3 liraya satılamayan Kapya biber ise şu an tezgahta 120 lira. Bu sürdürülebilir bir sistem değil" ifadelerini kullandı. ​"Nakliye ve Girdi Maliyetleri Bel Büküyor" ​Ürünlerin büyük bir kısmının Antalya, Mersin ve Adana gibi şehirlerden geldiğini hatırlatan Gürer, fiyat artışının temel nedenlerini şöyle sıraladı: ​Akaryakıt Zamları: Mazot fiyatlarındaki her artış, ürünün kilosuna doğrudan 10 TL nakliye maliyeti biniyor. ​Poşet ve Giderler: Bir kilo poşetin fiyatı 125 liraya ulaştı; tanesi 50 kuruşa gelen poşet bile esnaf için ciddi bir yük. ​Gübre ve İlaç: Üreticinin gübre, ilaç ve sulama elektriği maliyetleri katlanırken, çiftçi önümüzdeki sezon nasıl üretim yapacağını düşünüyor. ​Pazarcı Esnafı: "İşgaliye ve Masraflar Bizi Bitirdi" ​Ziyaret sırasında dert yanan pazarcı esnafı, sadece ürün fiyatlarından değil, belediyenin uyguladığı yeni harçlardan da şikayetçi. Esnaf, belediyenin kendilerine danışmadan günlük işgaliye ücretini yıllığa çevirdiğini ve açılmayan tezgahlar için bile yüksek çevre temizlik vergisi talep edildiğini belirtti. ​Bir esnaf yaşadıkları durumu şu sözlerle özetledi: "Antalya’dan 150 liraya gelen biberi 10 lira kârla satmaya çalışıyoruz. Para kazanmak için değil, sadece tezgahımız açık kalsın diye uğraşıyoruz." ​"Vatandaşın Alım Gücü Tükendi" ​Vatandaşların pazara gelse dahi fileyi dolduramadığını ifade eden Gürer, marulun bile geçen yıla göre %100 zamlanarak 70 liraya çıktığını vurguladı. Vatandaşın gelirinin giderleri karşılamadığını belirten Gürer, "Pazarın tadı tuzu kaçmış durumda. Müşteri sayısı sınırlı, gelen de ancak tadımlık alabiliyor" dedi. ​"Tarım Politikası Acilen Değişmeli" ​Gürer, çözümün üretim maliyetlerini düşürecek bütüncül bir tarım politikasından geçtiğini söyledi. Gübre ve mazot desteği sağlanmadığı sürece fiyatların düşmesinin imkansız olduğunu belirterek, "Üretenin kazanamadığı, tüketenin pahalıya aldığı bir düzen halkı mağdur etmeye devam edecektir" uyarısında bulundu.

CHP’li Gürer: "Niğde’de Elma Üretimi Artan Maliyetler ve Don Riski Kıskacında" Haber

CHP’li Gürer: "Niğde’de Elma Üretimi Artan Maliyetler ve Don Riski Kıskacında"

Niğde elma üretiminde Türkiye’nin zirvesinde yer alırken, üreticiler artan maliyetler ve zirai don riskiyle karşı karşıya. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Altunhisar’da üreticilerle buluşarak sektörün nabzını tuttu. 2026 hasat sezonu için elma fiyatı tahmini ve TARSİM sistemindeki sorunlar dikkat çekti. ​"Zirai Don Rekolteyi Tehdit Ediyor" ​CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, elma bahçelerinde yaptığı incelemelerde küresel iklim değişikliğinin etkilerine vurgu yaptı. Gürer, "Geçen yıl Niğde'de zirai don nedeniyle 500 bin tonluk devasa bir kayıp yaşandı. Bu yıl üreticinin gözü kulağı havada. Nisan sonuna kadar sürecek soğuk hava dalgası üreticiyi korkutuyor," dedi. ​TARSİM Sistemine Sert Eleştiri: "Sürdürülebilir Değil" ​Görüşmede en çok ses getiren konu tarım sigortaları oldu. Elma üreticisi Cemil Acer, mevcut TARSİM yapısının üreticiyi korumaktan uzak olduğunu belirterek çarpıcı bir örnek verdi: ​"1 milyon liralık ürünü sigorta ettirmek istediğimizde 200 bin lira prim isteniyor. Ancak tam hasar durumunda muafiyetler nedeniyle sadece 500 bin lira ödeniyor. TARSİM destekçimiz değil, ortağımız gibi çalışıyor." ​2026 Elma Fiyatları Ne Olacak? ​Maliyetlerin geçtiğimiz yıla göre yüzde 40 oranında arttığını belirten üreticiler, mazot, gübre ve işçilik giderlerinin altından kalkmakta zorlanıyor. 2026 yılı için fiyat öngörüsünde bulunan üretici Cemil Acer, hasat döneminde elmanın tarlada 25 TL bandında olmasının makul bir fiyat olacağını ifade etti. Şu an marketlerde 100-150 TL'ye kadar çıkan elma fiyatları için ise aracı sistemine dikkat çekildi. ​"Üretici Raf Fiyatını Almıyor, Aracılık Sistemi Çözülmeli" ​Ömer Fethi Gürer, tarladaki fiyat ile marketteki fiyat arasındaki uçurumun sorumlusunun üretici olmadığını vurguladı. Ürünün en az dört aracıdan geçerek rafa ulaştığını belirten Gürer, "Üretici maliyetine makul bir kâr ekleyerek satıyor ancak sistem bozuk. Aracılık azaltılmalı ki vatandaş Anadolu'nun temel gıdası olan elmaya daha uygun fiyatla ulaşabilsin," şeklinde konuştu. ​Niğde Elma Üretiminde Kritik Veriler: ​Üretim Kaybı: Geçen yıl don nedeniyle 500 bin ton kayıp yaşandı. ​Maliyet Artışı: Girdi maliyetleri yıllık bazda %40 yükseldi. ​Modern Tarım: Bölgede 1700 hektarlık alanda modern damlama sulama ile üretim yapılıyor. ​2026 Beklentisi: Üretici tarlada 25 TL satış fiyatı bekliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.