Hava Durumu

#Güneş Enerjisi

Kırsal Haber - Güneş Enerjisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güneş Enerjisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ETO’dan 632 KW’lık GES Yatırımı: Elektriğin Yüzde 60’ı Güneşten Haber

ETO’dan 632 KW’lık GES Yatırımı: Elektriğin Yüzde 60’ı Güneşten

ETO Başkanı Metin Güler, yeni dönemin ilk projesi olan ve Eskişehir Ticaret Odası ile Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nin enerji ihtiyacının büyük bölümünü karşılayacak olan 632 KW gücündeki güneş enerjisi santrali projesi için, Winsolar Power Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Burak Çağrı Günay ile protokol imzaladı. Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, yeni döneme odanın geleceğine yön verecek dev bir projeyle başladı. Eskişehir Ticaret Odası’nın yeni hizmet binası ve Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nin enerji ihtiyacının karşılanması için 632 KW gücünde güneş enerjisi santrali kurulması için ilk adım atıldı. Eskişehir Ticaret Odası’nın yeni hizmet binası ve Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nin enerji ihtiyacının büyük kısmını karşılayacak olan GES projesi için, ETO Başkanı Metin Güler ve Winsolar Power Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Burak Çağrı Günay tarafından protokol imzalandı. Oda tarihinin ilk sürdürülebilir enerji yatırımı Protokol sonrasında konuşan Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, gerçekleştirilecek güneş enerji santrali projesiyle ETO’nun ve Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmının hem ekonomik hem de çevreci yöntemlerle karşılanacağını kaydetti. Eskişehir Ticaret Odası’nın projeleriyle ve vizyonuyla geleceğe dönük yatırımlarını sürdürdüğünü kaydeden Güler, oda tarihinin ilk sürdürülebilir ve çevreci enerji yatırımını hayata geçireceklerini dile getirdi. ETO kaynaklarını en verimli şekilde kullanıyor Eskişehir Ticaret Odası’nın 632 KW gücünde güneş enerjisi santrali yatırımıyla hem enerji yönetiminde daha çevreci olacağını hem de tasarruf sağlayacağını belirten Güler, ETO Fuar Merkezi’nin çatısına inşa edilecek güneş enerjisi santralinin Eskişehir Ticaret Odası’nın ve Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nin 25 yıl boyunca elektrik ihtiyacının %60’ını karşılayacağını kaydetti. Kurulacak olan GES santrali sayesinde odanın kaynaklarının en verimli şekilde kullanılacağını ve sürdürülebilir enerji sağlanacağını belirten ETO Başkanı Metin Güler, güneş enerjisi santrali projesinin tamamının Eskişehir Ticaret Odası’nın kendi öz kaynakları kullanılarak ve borçlanmadan faaliyete geçirileceğini sözlerine ekledi. Diğer odalara ve kurumlara örnek olacak proje Protokol sonrasında konuşan Winsolar Power Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Burak Çağrı Günay, şirket olarak ilk kez bir oda ile ortak projede buluştuklarını belirterek, güneş enerjisi santrali projesini 3 ay içinde tamamlamayı hedeflediklerini kaydetti. Eskişehir Ticaret Odası’nın güneş enerjisi santrali projesinin diğer odalara ve kurumlara örnek olacağını belirten Çağrı, proje sayesinde ETO’nun hem enerji maliyetinin düşeceğini hem de doğanın korunmasına önemli bir katkı sağlayacağını ifade etti.

Bakan Kurum Pre-COP Zirvesi’ne Başkanlık Edecek Haber

Bakan Kurum Pre-COP Zirvesi’ne Başkanlık Edecek

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı COP31 öncesindeki hazırlık süreci, Pasifik ada ülkeleri Fiji ve Tuvalu’da gerçekleştirilecek Pre-COP toplantılarıyla devam ediyor. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 5-8 Ekim tarihlerinde düzenlenecek Pre-COP Zirvesi’ne başkanlık edecek. Kurum, COP31’in Eylem Gündemi’ni açıklayacak, Tuvalu’da iklim değişikliğine uyum çalışmalarını yerinde inceleyecek ve Pasifik ülkelerinin önceliklerini Antalya’daki COP31 sürecine taşıyacak. COP31 Eylem Gündemi Fiji’de açıklanacak Pre-COP toplantıları, Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde önemli bir hazırlık süreci oluşturuyor. COP31 Başkanı Murat Kurum, 5 Ekim Pazartesi günü Fiji’de düzenlenecek karşılama töreninde “COP31 Antalya ve Eylem Gündemi”ni açıklayacak. Kurum’un ardından Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi yöneticileri ile farklı ülkelerin iklim ve enerji bakanlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor. 6 Ekim Salı günü Tuvalu’da düzenlenecek Liderler Programı’na katılacak olan Kurum, liderlerle birlikte Tuvalu Kıyı Uyarlama Projesi’ni yerinde inceleyecek. Aynı gün Fiji’de gerçekleştirilecek Liderler Genel Oturumu’nda da konuşma yapacak olan Kurum, Pre-COP’tan Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’e uzanan süreçteki öncelikleri aktaracak. Tuvalu’da iklim değişikliğine karşı uyum çalışmaları incelenecek Pre-COP kapsamında liderler, yaklaşık 10 bin nüfuslu bir atol grubu olan Tuvalu’da bir gün geçirecek. Liderler burada ada yaşamını yakından görmenin yanı sıra deniz seviyesinin yükselmesine karşı oluşturulan ıslah edilmiş karasal alanları ve güneş enerjisi projelerini inceleyecek. Tuvalu, iklim değişikliğinin etkilerine karşı en hassas ülkeler arasında yer alıyor. Deniz seviyesindeki yükselme, aşırı hava olayları, toprağın ve içme suyunun olumsuz etkilenmesi ülkenin geleceği açısından ciddi risk oluşturuyor. Bilim insanlarının öngörülerine göre Tuvalu’nun topraklarının yüzde 95’i 2100 yılına kadar sular altında kalabilir. Pre-COP’ta finans ve okyanus-iklim bağlantısı gündemde 7 Ekim Çarşamba günü Pre-COP’un açılış ve ana konuşmasını gerçekleştirmesi beklenen Bakan Kurum, çeşitli ikili görüşmelerin yanı sıra Gözlemci Gruplar ile Bakanlar Diyaloğu’na katılacak. Kurum’a aynı gün Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ekibi tarafından brifing verilmesi planlanıyor. 8 Ekim Perşembe günü ise aile fotoğrafı organizasyonuna katılması beklenen Kurum, Finansmana Erişim ile Okyanus ve İklim Bağlantısı başlıklı ana oturumlarda konuşma yapacak. Bu oturumlarda Türkiye’nin COP31 Eylem Gündemi öncelikleri ile Trabzon Mavi Diyaloğu kapsamında öne çıkan mesajların vurgulanması bekleniyor. Pasifik Pre-COP’un dört ana teması Pasifik Pre-COP süreci dört temel tema etrafında şekillendirildi. Bu temalar; 1,5°C hedefinin korunması, iklim finansmanına erişimin iyileştirilmesi, okyanus-iklim bağlantısının güçlendirilmesi ve Pasifik ülkelerinin sesleri ile liderliğinin güçlendirilmesi olarak belirlendi. Pre-COP görüşmelerinde bu başlıklar üzerinden Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 öncesinde ortak bir zemin oluşturulması hedefleniyor. COP31 öncesi müzakerelerde yaklaşık 4 bin delege yer alacak Kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 Zirvesi’nde ele alınacak konulara ilişkin müzakereler Fiji’de yürütülecek. Bu görüşmelere yaklaşık 4 bin delegenin katılması bekleniyor. Türkiye, COP31’e “Batı Avrupa ve Diğerleri” (WEOG) grubu adına ev sahipliği yaparken, Avustralya COP31’in müzakere başkanlığını yürütüyor. Avustralya’nın talebi doğrultusunda Pre-COP toplantıları Pasifik ada ülkeleri Fiji ve Tuvalu’da gerçekleştiriliyor. Pre-COP nedir? Pre-COP, her yıl düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı (COP) öncesinde gerçekleştirilen hazırlık ve ön görüşme süreci olarak tanımlanıyor. Bu toplantılarda bakanlar ve üst düzey yetkililer bir araya gelerek COP gündemindeki müzakere başlıklarını ele alıyor. Özellikle anlaşmazlık yaşanan konularda ortak bir dil ve uzlaşı alanı oluşturulması amaçlanıyor. Tuvalu neden Pre-COP’un önemli duraklarından biri? Pasifik Okyanusu’nda 9 mercan adasından oluşan Tuvalu, iklim değişikliğinin yol açtığı deniz seviyesindeki yükselme nedeniyle toprak bütünlüğü ve geleceği açısından ciddi risklerle karşı karşıya. Ülkenin iklim değişikliği nedeniyle tamamen yaşanamaz hale gelme ihtimali, iklim kaynaklı göç tartışmalarını da gündeme taşıyor. Tuvalu, Kasım 2023’te Avustralya hükümetiyle “Avustralya-Tuvalu Falepili Birliği” anlaşmasını imzaladı. Anlaşma kapsamında Tuvalu vatandaşlarına aşamalı olarak Avustralya’ya göç etme, burada kalıcı olarak ikamet etme, eğitim alma ve çalışma imkanı sağlanıyor. Anlaşmayla başlatılan özel vize programına 2025’te başvuran Tuvalululardan oluşan ilk grup, geçen yılın sonlarında Avustralya’ya ulaştı. Fiji, Vanuatu, Küba, Jamaika ve Maldivler gibi ada ülkeleri de iklim değişikliğinin etkilerine karşı en hassas bölgeler arasında bulunuyor.

Denizli’nin İklim Geleceği İçin Tarihi Adım Haber

Denizli’nin İklim Geleceği İçin Tarihi Adım

Denizli Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kent vizyonu kapsamında hazırladığı Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı (YİDEP) Lansmanı ve İş Birliği Protokolü imza törenini geniş bir katılımla gerçekleştirdi. DBB Kongre ve Kültür Merkezi Mehmet Gazi Salonu’nda düzenlenen törene Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, İstanbul Enerji A.Ş. Genel Müdürü Dr. Yüksel Yalçın, DBB Genel Sekreteri Bülent Bozbaş, belediye bürokratları, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda genç katıldı. “Geleceğe miras bırakma yolculuğu” Törende konuşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, küresel iklim krizine karşı dayanışmanın önemine dikkat çekti. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakma sorumluluğuna vurgu yapan Başkan Çavuşoğlu, "Bu işin hikayesi tamamen 'ben' değil 'biz' diyebilen bir nesille geleceği yaratmaktan ibaret. Kendi hırslarının ve zenginleşmelerinin fütursuzluğundan kurtulup, başkalarının ve geleceğin mutluluğuna ortak olan insanların sayısını çoğalttığımızda birçok sorunu da çözeceğiz. Büyükşehir Belediyesi olarak göreve geldiğimiz günden bu yana doğanın, çevrenin, suyun ve atığın en doğru şekilde yönetilmesi için çaba sarf ediyoruz. Birlikte elimizi taşın altına koyarak geleceğe bırakacağımız mirasa daha çok sahip çıkacağız" ifadelerini kullandı. "Gezegenin rengi değişiyor, enerji bağımsızlığı şart" İstanbul Enerji A.Ş. Genel Müdürü Dr. Yüksel Yalçın ise konuşmasında küresel ısınmanın yarattığı gıda, su ve enerji krizlerine değindi. Sanayi devriminden bu yana küresel ölçekte yaşanan tahribatın son 25 yılda zirveye ulaştığını belirten Yalçın, "Dünyanın rengi maviden pembeye, kırmızıya doğru ilerliyor. Gelecekte kuraklık nedeniyle yaşanacak tarımsal krizler ve göçler bilimsel bir gerçek. Bu süreçte yerel yönetimlerin imar planlarından enerji üretimine kadar sorumluluk alması gerekiyor. Binaların üzerine güneş enerjisi sistemlerinin entegre edilmesi artık bir tercih değil, imar anlayışımızın doğal bir parçası olmalı" dedi. Enerji bağımsızlığının milli bağımsızlığın temeli olduğunu vurgulayan Yalçın, "Dünyadaki savaşların ana sebebi enerjidir. Bu ülke gelecekte de tam bağımsız kalacaksa, kendi enerjisini kendi üretmek zorunda. Denizli’de attığımız bu imza, kentin 2050 yılı için koyduğu karbon nötr hedefine giden yolda çok kıymetli bir adımdır" diye konuştu. 8 aşamalı yol haritası ve bütüncül yaklaşım Süreç ve teknik detaylar hakkında sunum yapan Denizli Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Umut Somyürek, YİDEP’in sadece bir çevre planı değil; ulaşım, altyapı, halk sağlığı, tarım ve afet yönetimini kapsayan bütüncül bir yatırım programı olduğunu ifade etti. İklim Kanunu ve ilgili yönetmelik doğrultusunda başlatılan 8 aşamalı yol haritasını aktaran Somyürek, teknik altyapı ve veri toplama süreçlerinin ardından kent genelinde sera gazı envanterinin hesaplanacağını ve risk analizlerinin çıkarılacağını belirtti. Denizli’nin orman yangınları, su güvenliği, kentsel ısı adaları ve jeotermal kaynakların korunması gibi belirgin kırılganlıkları olduğunu kaydeden Somyürek, belirlenecek uyum ve azaltım eylemlerinin Valilik onayı ve kamuoyunun katılımıyla hayata geçirileceğini vurguladı. Törende ayrıca Denizli Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Enerji A.Ş. arasında işbirliği protokolü imzalandı. Akademik panelde "Denizli’nin iklim geleceği" masaya yatırıldı Protokol imza töreninin ardından düzenlenen "Denizli'nin İklim Geleceği" başlıklı akademik panele uzman isimler katılarak kentin iklim vizyonunu çok yönlü olarak ele aldı. Moderatörlüğünü Pamukkale Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mutlu Yaşar’ın üstlendiği oturumda panelistler şu isimlerden oluştu: Prof. Dr. Nurhan Meydan Acımış – PAÜ Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı, Prof. Dr. Görkem Gülhan – PAÜ Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü, Dr. Öğr. Üyesi Yağmur Meltem Aydın Kızılkaya – PAÜ Çevre Mühendisliği Bölümü, İbrahim Engin Demirci – DESKİ Arıtma Tesisleri Daire Başkanı, Aykut Atlas – Denizli Enerji A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı, Ersin Aydın – İstanbul Enerji A.Ş. Enerji Yönetimi ve Proje Müdürü kentin iklim geleceğine yönelik birikimlerini paylaştı. Soru-cevap bölümü ve görüşlerin alınmasının ardından program toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Tat Gıda, Elektrik Tüketiminin Yüzde 97’sini Güneşten Karşılayacak Haber

Tat Gıda, Elektrik Tüketiminin Yüzde 97’sini Güneşten Karşılayacak

Tat Gıda, enerji dönüşümü yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Manisa’daki ilk güneş enerjisi santralini (GES) 21 Mayıs 2025’te devreye alan şirket, Afyonkarahisar’da ikinci GES’in fiziki kurulumunu tamamladı ve 16 Eylül 2026’da devreye aldı. İki santralin tam kapasiteyle çalışmasıyla şirketin yıllık elektrik tüketiminin yüzde 97’sinin güneş enerjisinden karşılanması hedefleniyor. Gıda sanayisinde sürdürülebilir üretim ve enerji verimliliğine yönelik çalışmalarını sürdüren Tat Gıda, yenilenebilir enerji yatırımlarında kapasitesini büyütüyor. Manisa Akçaköy’deki ilk GES yatırımını geçen yıl faaliyete geçiren şirket, Afyonkarahisar Çiçektepe’deki ikinci santralinde de inşaat ve fiziki kurulum aşamalarını tamamladı ve 16 Eylül 2026 tarihinde devreye aldı. Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, iki santralin tam kapasiteyle devreye alınmasıyla şirketin yıllık elektrik tüketiminin yüzde 97’sini yenilenebilir kaynaklardan karşılayacaklarını belirtti. Tat Gıda Afyonkarahisar Çiçektepe GES’in yaklaşık 4 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirildiğini bildiren Veysel Memiş, santralin 9,92 MWp kurulu güce sahip olduğunu ve projede 16.008 adet güneş paneli kullanıldığını ifade etti. Santralin yıllık yaklaşık 15,8 milyon kilovatsaat elektrik üretmesinin öngörüldüğünü aktaran Veysel Memiş, TEDAŞ kabul süreçlerinin tamamlanmasının ardından Afyonkarahisar Çiçektepe GES’i 16 Eylül 2026 tarihinde devreye alındığını kaydetti. İki santralden yıllık 19,5 milyon kilovatsaat elektrik üretimi hedefleniyor Veysel Memiş, Manisa ve Afyonkarahisar’daki iki GES’in toplam üretim kapasitesinin yıllık yaklaşık 19,5 milyon kilovatsaat olacağını belirterek, şöyle devam etti: “Akçaköy’de devreye aldığımız ilk güneş enerjisi santralimizin ardından Afyonkarahisar Çiçektepe yatırımımızda da önemli bir aşamayı geride bıraktık. Kurulum çalışmalarını tamamladığımız bu projemizi TEDAŞ kabul süreçlerinin ardından devreye aldık. Yaklaşık 9,92 MWp kurulu güce sahip Afyonkarahisar Çiçektepe GES’ten yıllık 15,8 milyon kilovatsaat elektrik üretimi öngörüyoruz. Manisa ve Afyonkarahisar’daki iki santralimizin toplamında ise yıllık yaklaşık 19,5 milyon kilovatsaat yeşil elektrik üreterek toplam tüketimimizin yüzde 97’sini güneşten sağlayacağız.” “Yeni santralimiz 9 bin 892 ton karbon emisyonunu önleyecek” Yenilenebilir enerji yatırımlarının yalnızca çevresel kazanımlar açısından değil, sanayinin rekabet gücü bakımından da önem taşıdığına işaret eden Veysel Memiş, enerji maliyetlerinin üretim yapan şirketler açısından kritik bir unsur haline geldiğini vurguladı. Veysel Memiş, Tat Gıda’nın yenilenebilir enerji üretim kapasitesini artırarak enerji maliyetlerini daha öngörülebilir hale getirmeyi ve enerji arz güvenliğini güçlendirmeyi amaçladığını belirtti. Afyonkarahisar Çiçektepe GES’in çevresel katkısına da değinen Veysel Memiş, santralin yıllık yaklaşık 9 bin 892 ton CO₂e sera gazı emisyonunun önlenmesine katkı sağlayacağını bildirdi. “2030’da yüzde 55 emisyon azaltımı, 2050’de net sıfır hedefliyoruz” Tat Gıda’nın GES yatırımlarının şirketin uzun vadeli iklim hedeflerinin de bir parçası olduğunu belirten Veysel Memiş, sürdürülebilirliği çevresel etkilerin azaltılmasının ötesinde, şirketin uzun vadeli rekabet gücünü destekleyen stratejik bir unsur olarak değerlendirdiklerini ifade etti. Veysel Memiş, şirketin 2030 yılına kadar emisyonlarını yüzde 55 azaltmayı, 2050’de ise net sıfır emisyona ulaşmayı hedeflediğini belirterek, enerji dönüşümünün iki santralle sınırlı kalmayacağını söyledi. Veysel Memiş, “Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel etkilerimizi azaltan bir yaklaşım değil, uzun vadeli rekabet gücümüzün temel unsuru olarak görüyoruz. Bu adımlar, 2030 yılına kadar emisyonlarımızı yüzde 55 azaltma ve 2050’de net sıfır emisyona ulaşma hedeflerimizin somut birer parçasıdır. Enerji dönüşümümüzü iki santralle sınırlı tutmayacak, enerji verimliliği ve karbon ayak izini azaltma odaklı projelerimizi büyütmeye devam edeceğiz.” dedi. Veysel Memiş, Afyonkarahisar Çiçektepe GES yatırımının planlanan takvim doğrultusunda ilerlemesinde emeği bulunan kurum ve kuruluşlara da teşekkür etti. Projenin hayata geçirilmesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın sağladığı destek ve katkının önemine işaret eden Veysel Memiş, ana yüklenici Solares Yenilenebilir Enerji A.Ş.’nin ekibine de yatırımın kurulum ve uygulama sürecindeki özverili çalışmalarından dolayı teşekkürlerini iletti.

Toprağa İz Bırakanlar, TARMAKBİR 4. UR-GE Projesi Kapsamında Mısır’da Haber

Toprağa İz Bırakanlar, TARMAKBİR 4. UR-GE Projesi Kapsamında Mısır’da

TARMAKBİR tarafından yürütülen 4. UR-GE Projesi kapsamında 9 firmanın (Agromeks, Bağsan, Çelpa, Ege Şaft, Özbudak, Özkan, Paksan, Türkay ve Yüzüak) katılımıyla 21-24 Eylül 2026 tarihleri arasında Mısır'a Ticaret Heyeti Programı düzenlendi. Sahara Tarım Fuarı ile eş zamanlı yürütülen programda bölge distribütörleri ile iş görüşmeleri yapıldı ve çeşitli etkinliklere katılım sağlandı. TARMAKBİR tarafından yürütülen AGROBRIDGE UR-GE Projesi kapsamındaki harcamalar, T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından %75 oranında destekleniyor. TARMAKBİR tarafından T.C. Ticaret Bakanlığı desteğiyle yürütülen 4. UR-GE Projesinin ilk Yurt Dışı Pazarlama Faaliyeti, 22–24 Eylül 2026 tarihlerinde Mısır’ın başkenti Kahire’de düzenlenen 38. Sahara Uluslararası Tarım Fuarı ile eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Program kapsamında Mısır’daki kamu ve iş dünyası temsilcileriyle temaslarda bulunulurken, sektörün pazardaki mevcut durumu ve Türk tarım makineleri sanayisi açısından öne çıkan iş birliği alanları yerinde değerlendirildi. Programın ilk bölümünde TARMAKBİR heyeti T.C. Kahire Ticaret Müşavirliğini ziyaret ederek Mısır pazarı, tarım sektörü ve ticari fırsatlar hakkında görüş alışverişinde bulundu. Heyetin ikinci durağı ise Mısır’ın önde gelen iş dünyası kuruluşlarından EBA (Egyptian Businessmen’s Association) oldu. EBA’da gerçekleştirilen görüşmelerde Türk tarım makineleri sanayisinin üretim kapasitesi ve ürün çeşitliliği hakkında bilgi verilirken, iki ülke firmaları arasında geliştirilebilecek iş birlikleri ele alındı. Günün son durağı T.C. Kahire Büyükelçiliği oldu. Büyükelçimiz Salih Mutlu Şen ile gerçekleştirilen görüşmede sektörün mevcut durumu ve Mısır pazarında Türk tarım makineleri sanayisi açısından öne çıkan fırsatlar değerlendirildi. Program, Türk firmaları ile Mısırlı sektör temsilcilerini bir araya getiren ikili iş görüşmeleriyle (B2B) devam etti. 20’den fazla Mısırlı firma temsilcisiyle gerçekleştirilen görüşmeler, EBA yetkilileri tarafından aktarılan bilgiler ve saha gözlemleri, Mısır’ın tarımsal mekanizasyon açısından Türk makine sanayisi için çeşitli ürün gruplarında önemli fırsatlar barındırdığına işaret etti. 2025 yılında yaklaşık 250 milyon dolar tutarında tarım makineleri ithalatı gerçekleştiren Mısır’da, özellikle zeytin ve zeytinyağı sektöründeki gelişime paralel olarak zeytin hasat makineleri, zeytinyağı sıkma makineleri ve komple işleme tesislerinin potansiyel taşıyan ürün grupları arasında yer aldığı değerlendirildi. Pirinç, çilek, üzüm ve özellikle narenciye üretiminin artan önemi de meyveciliğe yönelik mekanizasyon çözümlerini öne çıkarıyor. Portakal üretiminde önemli bir konuma ulaşan ülkede çapa, ilaçlama, bakım ve hasat makineleri Türk imalatçıları açısından potansiyel taşıyan başlıca ürün grupları arasında yer alıyor. Mısır’da önümüzdeki dönemde geniş alanların tarımsal üretime kazandırılmasının planlanması, tarım makinelerine yönelik talebin de artacağına işaret ediyor. Dünya Bankası ve FAO verilerine göre ülkenin tarım arazisi yaklaşık 4,06 milyon hektar, ekilebilir arazi varlığı ise yaklaşık 3,10 milyon hektar seviyesinde bulunuyor. Buna karşılık Mısır yönetimi, yürütülen yeni arazi ıslah projeleriyle 2026 yılı sonuna kadar işlenen tarım alanını yaklaşık 5,04 milyon hektara çıkarmayı hedefliyor. Diğer yandan Mısır’ın modern tarihindeki en büyük arazi kazanım ve tarımsal genişleme programlarından biri olarak öne çıkan Yeni Delta Projesi, Batı Çölü’nde 1 milyon hektarlık ilave alanın tarımsal üretime kazandırılmasını öngörüyor. Tarım alanlarındaki bu genişlemeler; başta toprak işleme ve arazi hazırlama makineleri olmak üzere, ekim, gübreleme, ilaçlama ve hasat süreçlerinde kullanılan geniş bir makine ve ekipman grubuna yönelik yeni talep yaratma potansiyeli taşıyor. Su kaynaklarının etkin kullanımının kritik önem taşıdığı ülkede sulama makineleri, sistemleri ve ekipmanları ise hâlihazırda pazarın en güçlü alanları arasında yer alıyor. Saha gözlemlerinde öne çıkan bir diğer başlık ise hasat sonrası mekanizasyon oldu. Meyvenin hasadından tasnifine, paketlenmesinden depolanmasına ve satışa hazırlanmasına kadar uzanan zincirde kullanılan makine ve sistemlere yönelik ihtiyaç dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra ürünlerdeki kalıntıların tespit edilmesine yönelik ölçüm ve laboratuvar cihazları, tarımsal üretim ve ihracat zincirinin gelişimine paralel olarak potansiyel taşıyan alanlar arasında değerlendiriliyor. Güneş enerjisi sistemleri ve akıllı tarım teknolojileri de gelişme potansiyeli yüksek başlıklar arasında yer alıyor. Tarımsal kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayan akıllı makineler, sensörler, otomasyon çözümleri ve entegre üretim sistemlerine yönelik ihtiyacın önümüzdeki dönemde daha da artması bekleniyor. Sahara Fuarı’nda Sulama Sistemleri Öne Çıktı Sahara Uluslararası Tarım Fuarı’nda yapılan gözlemlerde, fuarın üç ana salondan oluştuğu; salonlardan birinin tamamen, bir diğerinin ise büyük ölçüde sulama sistemleri ve ekipmanlarına ayrıldığı görüldü. Diğer salonun yaklaşık yarısında tarım makineleri sergilenirken, fuarda ayrıca gübre, bitki koruma ürünleri, sera malzemeleri, güneş enerjisi ve finans sektörlerinden firmalar da yer aldı. Tarım makineleri bölümünde traktörlerin yanı sıra ilaçlama ve ekim makineleri, çayır biçme makineleri, el traktörleri ve küçük ölçekli ekipmanlar, pulluklar ve balya makineleri sergilendi. Hayvansal üretime yönelik makinelerin fuardaki görünürlüğünün son derece sınırlı olması dikkat çekerken, sergilenen ürünlerin büyük çoğunluğunun yerel distribütörler aracılığıyla pazara sunulduğu gözlemlendi. Gerçekleştirilen temaslar, saha incelemeleri ve ikili iş görüşmeleri birlikte değerlendirildiğinde; Mısır pazarının özellikle sulama, arazi hazırlama ve toprak işleme, ekim, gübreleme, meyvecilik mekanizasyonu, hasat sonrası teknolojiler, zeytin ve zeytinyağı işleme sistemleri ile akıllı tarım çözümleri açısından Türk tarım makineleri sektörü için dikkate değer fırsatlar sunduğu değerlendiriliyor.

Karaburun’un Nergis Üretimine Büyük Destek Haber

Karaburun’un Nergis Üretimine Büyük Destek

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karaburun’un simgesi nergisin üretimini korumak ve artırmak amacıyla üreticiye 300 bin nergis soğanı desteği programını başlattı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Karaburun’da düzenlenen törenle nergis soğanlarını üreticilere teslim etti. Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan’ın ev sahipliğindeki programa önceki dönem İzmir milletvekillerinden Kani Beko, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Candaş Yeter ve Mustafa Õzuslu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, muhtarlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, üreticiler ve yurttaşlar katıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Halk Dansları Topluluğu da programda gösteri sergiledi. Tugay: Karaburun İzmir’in canı ciğeridir Karaburun’un İzmir için özel ve değerli bir bölge olduğunu belirten Başkan Tugay, “Karaburun İzmir’in canı ciğeridir. Çok özel ve değerli bir bölgedir. Onun için çalışacağız. Büyükşehir Belediyesi’nin ya da belediyelerin mevzuatında ‘üreticiye destek olun’ diye bir şart yok. Ancak böylesine kıymetli bir değeri görmezden gelme şansınız da yok. Eğer bu şehrin evladıysanız ve değerinin farkındaysanız çalışacak, destek olacaksınız. Biz de bu geleneğe sahip çıkmaktan onur duyuyoruz” dedi. “Ortada bir sorun varsa ‘Biz ne yapabiliriz?’ diye soruyoruz” Mandalina üreticilerinin yaşadığı sorunları dinlediklerini belirten Tugay, “Ortada bir sorun varsa kendimize ‘Bu durumda biz ne yapabiliriz?’ diye soruyoruz” dedi. Tugay, üreticilerin mandalinalarını boylayıp ayırabileceği ve paketleyebileceği bir tesisin kurulumu konusunun gündeme geldiğini aktardı. Karaburun’un bahçelerini daha fazla İzmirliyle buluşturmak istediğini belirten Tugay, “Binlerce İzmirliyi buraya getirip mandalina ağaçlarından ürün toplamalarını, mandalinaları evlerine götürmelerini istiyoruz. Organizasyon ve toplanan ürünlerin ücretlerini de biz karşılayalım şeklinde değerlendirmelerde bulunduk. Söylenen her söz, iletilen her konu can kulağıyla dinleniyor ve takip ediliyor. Siz problemleriniz ve isteklerinizi bize iletmeye devam edin” ifadelerini kullandı. “12 milyon nergis çok iyi bir rakam” Karaburun’un nergis üretimindeki önemine dikkat çeken Tugay, “Geçen yıl ülkemizde üretilen 43 milyon nergisin 12 milyonu Karaburun’da üretildi. Bu çok iyi bir rakam ve desteklenmeyi hak ediyor. Bu yıl üreticilerimize 300 bin nergis soğanı dağıtacağız” dedi. Başkan Tugay, törenin ardından soğanları üreticilere teslim etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, 2026 dikim döneminde nergis soğanlarını Karaburun’un 15 mahallesine ulaştıracak. Girgin Erdoğan: “Karaburun’un tarımsal geleceğine yapılan bir yatırım” Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’mızın gerçekleştirdiği nergis soğanı dağıtımını sadece bir destek değil, Karaburun’umuzun tarımsal geleceğine yapılan bir yatırım olarak görüyoruz. Toprağımızla buluşacak her soğan yeni bir üretimin başlangıcıdır. Üretilen her nergis ise üreticimizin emeğine, aile ekonomisine ve Karaburun’un yerel kalkınmasına katkı demektir. Sizler toprağınızı işledikçe bu toprakların hikayesi yaşamaya devam edecektir” ifadelerini kullandı. Türkiye’deki her dört nergisten biri Karaburun’dan Karaburun’un nergis üretimindeki gücü rakamlara da yansıyor. 2025 verilerine göre Türkiye genelinde 942 bin 300 metrekarelik alanda 43 milyon 568 bin adet nergis üretildi. İzmir’de ise 353 bin metrekarelik alanda 12 milyon 2 bin adet nergis yetiştirildi ve kentteki üretimin tamamı Karaburun’da gerçekleştirildi. Bu rakamlarla Karaburun tek başına Türkiye nergis üretiminin dörtte birinden fazlasını karşılarken İzmir, üretim alanı ve miktarında Mersin’in ardından Türkiye’de ikinci sırada yer aldı. İlk etapta 150 bin soğan 300 bin nergis soğanının dağıtımı iki etapta gerçekleştirilecek. İlk etapta 150 bin soğan Karaburun’un 6 mahallesindeki üreticilere ulaştırılacak. Kalan 150 bin soğanın ise ilk dağıtımın ardından 10 gün içerisinde teslim edilmesi planlanıyor. Böylece toplam 15 mahallede yeni nergisler toprakla buluşacak. Karaburun’da da nergis desteğinin yanı sıra tarımsal sulama, zeytin üretimi, küçük ölçekli balıkçılık ve bitkisel üretim alanlarında çalışmalar yürütülüyor. Parlak Sulama Tesisi’nin Ulamış’taki tesisle birlikte yenilenmesi için yaklaşık 30 milyon liralık çalışma sürerken, Parlak Sulama Göleti’ne 90 kW gücünde güneş enerjisi tesisi kurulması planlanıyor. Kırsal üretime 1,4 milyar liralık kaynak İzmir Büyükşehir Belediyesi, kırsalda üretimin devamlılığını sağlayacak çalışmalarını sürdürüyor. İzmir’in kırsalında 55 bin 600 üretici bulunuyor. 2026 yılında Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bütçesi kapsamında 1,4 milyar liralık kaynak ayrıldı. Kaynak; üreticinin işini kolaylaştırmak, suyun daha verimli kullanılmasını sağlamak ve üretimi güçlendirmek için değerlendiriliyor.

İzmir’in Çatılarında Güneş Seferberliği Haber

İzmir’in Çatılarında Güneş Seferberliği

İzmir Büyükşehir Belediyesi, konutlarda güneş enerjisi kullanımının yaygınlaşmasını kolaylaştıracak önemli bir çalışma başlattı. 30 ilçe, 25 kW ve altı konut tipi çatı GES başvurularında ruhsat ve izin süreçlerini standartlaştırmak için ortak yol haritası oluşturdu. İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliğiyle mücadele ve temiz enerji dönüşümü kapsamında yenilenebilir enerji yatırımlarının önündeki süreç farklılıklarını azaltmak için çalışmalarını sürdürüyor. İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Şube Müdürlüğü koordinasyonundaki Enerji Verimliliği Misyon Ekibi, Çetin Emeç Toplantı Salonu’nda İzmir’in 30 ilçe belediyesinden temsilcilerle buluştu. Toplantının gündemini, kurulu gücü 25 kW ve altında olan mesken tipi çatı GES başvurularında ruhsat ve izin süreçlerinde ilçeler arasında görülen uygulama farklılıklarının giderilmesi oluşturdu. İlçe belediyelerine, yaklaşık üç aydır yürütülen çalışmalar sonucunda hazırlanan standardizasyon çerçevesi aktarıldı. Hedef: 30 ilçede öngörülebilir süreç Çalışma kapsamında çatı GES kurmak isteyen vatandaşların başvuru sürecini daha öngörülebilir hale getirecek üç temel başlık belirlendi. Buna göre ortak başvuru formu ve evrak setinin oluşturulması, standart bir süreç akış şemasının hazırlanması ve ortak değerlendirme kriterlerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Ruhsat ve izin verme yetkisi ile saha denetimi ilçe belediyelerinde kalırken, İzmir Büyükşehir Belediyesi sürece koordinasyon, teknik rehberlik ve ortak referans dokümanlarının geliştirilmesi yoluyla katkı sunacak. Enerji dönüşümünde kurumlar arası iş birliği İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay tarafından yaklaşık üç ay önce kurulan Enerji Verimliliği Misyon Ekibi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Saadet Çağlın başkanlığında ve İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Şube Müdürlüğü koordinasyonunda çalışmalarını yürütüyor. Ekip, İzmir genelinde enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji uygulamalarında kurumlar arası uyumu güçlendirmeyi, iklim hedefleriyle uyumlu ve öngörülebilir süreçler geliştirmeyi amaçlıyor.

Ladik GES'te Agrivoltaik Tarımda Hasat Zamanı Haber

Ladik GES'te Agrivoltaik Tarımda Hasat Zamanı

Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Ladik ilçesi Büyükalan Mahallesi'nde kurulu Güneş Enerjisi Santrali (GES) sahasında yürütülen “Güneşten Enerji, Topraktan Bereket – Agrivoltaik Tarım Projesi” kapsamında panel altındaki alanlarda yetiştirilen tıbbi ve aromatik bitkilerde hasat dönemi başladı. Adaçayında ikinci, kekikte ise ilk hasadın gerçekleştirildiği proje ile aynı arazide hem enerji hem tarımsal üretim yapma imkanı bulunuyor. Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürülebilir tarım ve yenilenebilir enerjiyi aynı alanda buluşturarak hayata geçirdiği Agrivoltaik Tarım Uygulaması, Ladik ilçesindeki Güneş Enerji Santrali (GES) sahasında başarılı sonuçlar vermeye devam ediyor. Güneş panellerinin altında değerlendirilen üretim alanlarında yetiştirilen tıbbi ve aromatik bitkilerde hasat dönemi başladı. Uygulama ile GES sahalarında bugüne kadar tarımsal üretim dışında kalan alanların da değerlendirilebileceği ortaya konuldu. Toplam 60 hektarlık saha içinde tarıma elverişli 16,5 hektarlık bölümde bin 685 metrekare deneme alanında proje, özellikle iklim değişikliği koşullarında düşük su tüketimli ve katma değeri yüksek alternatif bir üretim deseni oluşturuyor. Adaçayında ikinci, kekikte ise ilk hasat gerçekleştiriliyor Proje kapsamında GES panellerinin altında kalan alanlara toplam 3 bin 800 adet tıbbi ve aromatik bitki dikilmişti. Bu kapsamda bin 400 lavanta, 900 tıbbi adaçayı, bin kekik ve 500 tıbbi nane toprakla buluşturulmuştu. Hasat sezonunun başlamasıyla birlikte adaçayında ikinci, kekikte ise ilk hasat gerçekleştiriliyor. Hasat çalışmaları kooperatif üyesi kadınların katılımıyla yürütülürken, ürünlerin kurutma ve paketleme işlemleri de yine kadın üreticiler tarafından yapılacak. Böylece proje yalnızca GES alanlarının daha aktif kullanımıyla kalmayacak tarımsal üretimin artması ve kadınların üretim, işleme ve pazarlama süreçlerinde daha etkin rol almasına da katkı sağlayacak. Uygulamanın yaygınlaştırılması hedefleniyor Öte yandan, Ladik GES sahasında uygulanan agrivoltaik modelin daha da geliştirilmesi hedefleniyor. İlerleyen süreçte ürünlere yönelik distilasyon altyapısının kurulması planlanırken uygulamanın GES sahasının kalan 165 dekarlık bölümünde de yaygınlaştırılması amaçlanıyor.

Karacakılavuz GES'te Sona Yaklaşıldı Haber

Karacakılavuz GES'te Sona Yaklaşıldı

Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi (TESKİ), enerji verimliliğini artırmak, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını yaygınlaştırmak ve enerji maliyetlerini azaltmak amacıyla hayata geçirdiği yatırımlarına bir yenisini daha ekliyor. Süleymanpaşa ilçesi Karacakılavuz Mahallesi’nde yapımı devam eden 3 MW kapasiteli Güneş Enerjisi Santrali’nde (GES) fiziki gerçekleşme %95 seviyesine ulaştı. Yaklaşık 46 bin 500 metrekarelik, diğer bir ifadeyle yaklaşık 7 futbol sahası büyüklüğündeki alanda kurulan Karacakılavuz GES, tamamlandığında TESKİ’nin yenilenebilir enerji üretim kapasitesinde önemli bir artış sağlayacak. 6.476 Yüksek Verimli Güneş Paneli Proje kapsamında Karacakılavuz’da, yeni nesil ve yüksek verimliliğe sahip 590 Watt gücünde 6.476 adet TOPCon güneş panelinin kurulumu gerçekleştirildi. Ayrıca santralde üretilen enerjinin sisteme aktarılması amacıyla 1.100 metre yer altı kablolu Orta Gerilim Enerji Nakil Hattı tesis edildi. Çalışmaların tamamlanarak santralin devreye alınmasıyla birlikte TESKİ’nin kurulu güneş enerjisi gücü yaklaşık 6 kat artacak. Böylece kurumun enerji ihtiyacının daha büyük bir bölümünün çevre dostu ve yenilenebilir kaynaklardan karşılanmasına önemli katkı sağlanacak. Enerjide Verimlilik, Çevrede Sürdürülebilirlik Karacakılavuz GES yatırımıyla TESKİ; enerji giderlerinin azaltılmasının yanı sıra karbon salımının düşürülmesi, doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir çevre hedeflerine katkı sağlanmasını amaçlıyor. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer’in sürdürülebilir kent, güçlü altyapı ve öz kaynakları verimli kullanan belediyecilik vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdüren TESKİ, bir yandan Tekirdağ’ın içme suyu ve kanalizasyon altyapısını güçlendirirken diğer yandan hizmet süreçlerinde ihtiyaç duyulan enerjinin yenilenebilir kaynaklardan karşılanmasına yönelik yatırımlarına devam ediyor. Fiziki gerçekleşmenin %95’e ulaştığı Karacakılavuz 3 MW Güneş Enerjisi Santrali’nin kısa süre içerisinde devreye alınması hedefleniyor. Projenin tamamlanmasıyla TESKİ, hem enerji üretim kapasitesini önemli ölçüde artıracak hem de daha çevreci, verimli ve sürdürülebilir bir hizmet anlayışı doğrultusunda önemli bir adım daha atmış olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.