Hava Durumu

#Güven

Kırsal Haber - Güven haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güven haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası 2026’da Başlıyor! Haber

TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası 2026’da Başlıyor!

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Genel Müdürü Ali Kırali, Konya’da düzenlenen "UHK 2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresi"nde tarım sektörünü heyecanlandıran açıklamalarda bulundu. Kırali, sürdürülebilir tarım için spot ve vadeli piyasaların entegre edildiği güçlü bir finansal altyapı kurduklarını müjdeledi. ​ELÜS Piyasasında 406 Milyar TL’lik Dev Hacim ​TÜRİB’in faaliyete geçtiği 2019 yılından bu yana katettiği mesafeyi rakamlarla paylaşan Ali Kırali, bugüne kadar 60 milyon ton ürünün el değiştirdiğini ve 406 milyar TL işlem hacmine ulaşıldığını belirtti. ​Lisanslı depoculuk kapasitesinin piyasa derinliği için hayati önem taşıdığını vurgulayan Kırali, "Bugün 263 lisanslı depo, 14 milyon tonun üzerinde kapasiteyle hizmet veriyor. Türkiye'nin hububat rekoltesinin %38’inin lisanslı depolarda saklanabilir hale gelmesi, büyüme için çok güçlü bir altyapıdır" dedi. ​TÜRİB’in Üç Temel Stratejisi: Teknoloji, Güven ve Çeşitlilik ​Ürün ihtisas borsacılığının etkinliğini artırmak için üç ana eksene odaklandıklarını belirten Kırali, stratejik yol haritasını şöyle özetledi: ​Teknolojik Dönüşüm: Öz kaynaklarla geliştirilen TÜRİS işlem platformu ve ÜPAK’ların (Ürün Piyasası Aracı Kurumları) sisteme entegrasyonu ile sahadaki erişim kapasitesi artırıldı. ​Güven Altyapısı: Lisanslı Depoculuk Denetim A.Ş. ve Ar-Ge merkezince geliştirilen LİDBİS (Lisanslı Depoculuk Bilgi Sistemi) ile fiziksel ürün ve dijital kayıt uyumu en üst seviyeye taşınıyor. ​Hizmet Çeşitliliği: Mevcut ELÜS piyasasına ek olarak vadeli işlem, teverruk ve uluslararası ürün piyasaları için çalışmalar hız kesmeden sürüyor. ​Vadeli İşlem Piyasası 2026’nın İkinci Yarısında Devreye Giriyor ​Tarım ticaretinde fiyat riskini yönetmek isteyen üretici ve sanayici için kritik öneme sahip olan Vadeli İşlem Piyasası için tarih verildi. Ali Kırali, piyasanın 2026 yılının ikinci yarısında faaliyete geçmesini hedeflediklerini açıkladı. ​Vadeli İşlemlerde Neler Olacak? ​Dayanak Varlıklar: İlk aşamada arpa, ekmeklik buğday ve mısır ELÜS’leri ile TÜRİB fiyat endeksleri kullanılacak. ​İki Farklı Uzlaşma Modeli: ELÜS dayanaklı sözleşmelerde fiziki teslimat, endeks bazlı sözleşmelerde ise nakdi uzlaşma imkanı sunulacak. ​Risk Yönetimi: Üretici, tüccar ve sanayici ileri tarihli fiyat oluşumlarını görerek fiyat riskine karşı korunma imkanı bulacak. ​"Tarım Piyasası Uluslararası Standartlara Kavuşuyor" ​Ali Kırali, projelerin ortak amacının tarım ticaretini daha şeffaf, güvenli ve erişilebilir kılmak olduğunu ifade ederek; "Spot ve türev piyasalar arasındaki entegrasyonla Türkiye tarım piyasaları daha kurumsal ve öngörülebilir bir yapıya kavuşacak" dedi.

Türk Havlusu Dünyaya "Dijital Mühür" ile Açılıyor Haber

Türk Havlusu Dünyaya "Dijital Mühür" ile Açılıyor

Denizli’nin asırlık zanaat mirası Turkish Towels, ETKO iş birliğiyle küresel bir kalite standardına dönüşüyor. Yeni nesil izlenebilirlik projesiyle Türk havlusu, tarladan pakete kadar dijital olarak doğrulanabilir hale gelecek. ​Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB), dünya markası haline gelen Turkish Towels (Türk Havlusu) için stratejik bir dönüşüm başlattı. Yüzyıllardır süregelen üretim geleneğini modern teknolojiyle birleştiren DENİB, izlenebilirlik ve sertifikasyon altyapısını kurmak amacıyla ETKO ile resmi iş birliği anlaşması imzaladı. ​Zanaatkârlık Mirası Dijital Doğrulama ile Buluşuyor ​DENİB hizmet binasında gerçekleştirilen lansmanla duyurulan proje, Türk havlusunun sadece bir menşei işareti değil, uluslararası geçerliliği olan bir sürdürülebilir kalite standardı olmasını hedefliyor. Bu model sayesinde; pamuğun üretiminden ipliğe, dokumadan paketlemeye kadar olan tüm süreçler kayıt altına alınacak. ​Turkish Towels İzlenebilirlik Projesi Neleri Kapsıyor? ​Proje, küresel ticaretin yeni anahtarı olan "şeffaflık" ve "güven" üzerine inşa edildi. Altı aylık bir yol haritası belirlenen çalışmanın temel taşları şunlar: ​Dijital Takip: Üretim zincirinin her aşaması dijital sistemlerle izlenebilir olacak.​Küresel Standart: Uluslararası sosyal ve çevresel uygunluk belgelerine sahip üreticiler sisteme dahil edilecek.​Uluslararası Görünürlük: Sertifikalı firmalar; dijital platformlar, etiketleme sistemleri ve uluslararası fuarlarda öncelikli konumda yer alacak.​Başkan Memişoğlu: "Sektörü Koruyacak Güçlü Bir Altyapı Kuruyoruz" ​DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, 15 yıllık markalaşma yolculuğunda kritik bir eşiğin aşıldığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Turkish Towels markamızı uluslararası ölçekte tanımlanabilir ve sürdürülebilir bir kalite standardına dönüştürüyoruz. Amacımız, sadece bir köken referansı oluşturmak değil, sektörümüzü uluslararası alanda koruyacak teknik ve dijital bir zırh oluşturmaktır. Altı ay sonunda devreye alacağımız sertifikasyon programı ile Türk tekstilinin gücünü dünyaya bir kez daha kanıtlayacağız." ​Kırsaldan Küresel Pazara: Sürdürülebilir Değer ​Günümüz tüketicisinin "sorumlu üretim" beklentisine güçlü bir yanıt veren bu proje, Denizli’nin geleneksel ustalığını geleceğin ticaret diline tercüme ediyor. Turkish Towels çatısı altındaki firmalar, bu dijital doğrulama sistemi sayesinde dünya pazarlarında daha güvenilir ve rekabetçi bir konuma yükselecek.

Kayseri Pastırması'na AB Coğrafi İşaret Tescili Haber

Kayseri Pastırması'na AB Coğrafi İşaret Tescili

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Avrupa Parlementosu ve Konseyi tarafından Kayseri Pastırmasına coğrafi işaret tescili verilmesinin onayladığını söyledi. Başkan Gülsoy, “Oda olarak yöresel ürünler ve coğrafi işaret tesciline büyük önem veriyoruz. Tescil sürecinde yapılan itirazlara rağmen uzmanlarımız ve hukukçularımız tarafından verilen büyük mücadelenin meyvesini toplamanın gururunu yaşıyoruz. Hedefimize ulaştık, lezzetimizi dünyaya tescilledik. Bereketli topraklarımızın bu eşsiz değerini dünyaya tanıtmaya kararlıyız. Kayseri’mize ve ülkemize hayırlı olsun.” dedi. Kayseri Ticaret Odası (KTO) tarafından Avrupa Birliği Komisyonuna tescil başvurusu yapılan Kayseri Pastırması, tescil sürecinde yapılan itirazlar sonrası verilen mücadele ile Avrupa Birliği ülkelerinde de koruma altına alındı. Kayseri Pastırması Avrupa Birliği tarafından coğrafi işaret tescili alan 46. ürün oldu. Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy yaptığı değerlendirmede, “Kayseri denince ilk akla gelen asırlık lezzetlerimizden Pastırmamız, Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Tescili’ni alarak koruma altına alındı. 2024 yılında ilan aşamasına çıkan ürünümüze, Bulgaristan tarafından isim benzerliği gerekçesiyle yapılan itirazlar süreci zorlaştırsa da geri adım atmadık. Kayseri Ticaret Odası olarak, bu milli değerimizi uluslararası arenada sahipsiz bırakmamak adına adeta bir hukuk ve diplomasi savaşı verdik. Odamız bünyesinde kurulan özel çalışma grubu, TOBB Uyum ve Türk Patent ve Marka Kurumu uzmanlarımızla koordineli bir şekilde 2 yıl boyunca teknik ve hukuki süreç yürüttük. Kayseri Ticaret Odası’nın kararlı duruşu, sunduğu bilimsel kanıtlar ve tescil dosyasındaki titiz çalışmaları sayesinde tüm itirazlar boşa çıkarılarak hedefimize ulaştık. Kayseri Pastırmamız, AB Coğrafi İşaret Tescili alan 46. ürünümüz olarak şehrimize ve ülkemize hayırlı olsun. Coğrafi işaretler, ürünlerin ait olduğu bölge ve yörenin tanıtımı için güçlü bir reklam kaynağıdır. Tüketiciler nazarında güvenin simgesi olan bu tescil, Odamızın vizyoner çalışmalarıyla artık uluslararası bir kimlik kazanmıştır. Bu başarı, sadece bir etiket değil; Kayseri Ticaret Odası’nın üreticimize sağladığı dev bir prestij ve ekonomik kalkınma hamlesidir. Alınan bu tescil ile Kayseri Pastırması’nın AB ülkelerinde haksız kullanımının önüne geçilecek, taklit üretimlerin yolu tamamen kapatılacaktır. Kayseri Pastırması’nın Avrupa Birliği tescil etiketi, işlenmiş et ürünlerinin mevzuatsal anlamda ihracına müsaade edilen ülkeler tarafından da yine bir güven potansiyeli olarak algılanacaktır. Kayseri Ticaret Odası olarak, şehrimizin marka değerlerini dünyanın dört bir yanına taşımaya, "Kayseri" adının geçtiği her alanda haklarımızı savunmaya ve yerel lezzetlerimizi küresel birer güç haline getirmeye devam edeceğiz.“ ifadelerini kullandı. Kadim şehrimizin yöresel ürünlerini korumak ve kayıt altına almak için Kayseri Ticaret Odası olarak başarılı çalışmalar yapmaya devam ettiklerini ifade eden Başkan Gülsoy, sözlerine şöyle sürdürdü: “Coğrafi işaret tescili Türk Patent Enstitüsü tarafından yapılıyor. 2026 yılı itibariyle ülkemizde coğrafi tescil sayısı 1828’e ulaştı, 832 üründe başvuru aşamasında bulunuyor. TOBB’un desteğiyle AB’de tescilli ürün sayısı 46’ya çıktı. 2 geleneksel ürün adı ile ilgili çalışmalar devam ediyor. Bu şehrimiz açısından da çok büyük prestij olacak. Bizler, şehrimizin kadim geçmişini ve medeniyetler harmanını en iyi anlatan ve yaşatan yöresel ürünlerini bir araya getirmeye gayret ediyoruz. Bu ürünlerin tescille hakkının ve hukukunun korunmasını, ticarileşmesini, üretiminin artırılarak yayılmasını, meslek gerektirenlerin yeni nesiller için cazibe alanı oluşturmasını ve nihayet kültürel değerler olarak tanınmasını sağlayacak sürekli etkinlikler bütünü olarak görmekteyiz. Yerel değerlerimizi ulusal bazda korumaya ve kayıt altına almaya devam ederken AB nezdinde yapılan coğrafi işaret tescil başvuruları ile Türkiye'nin zengin kültürel mirasını ve lezzetlerini uluslararası arenada tanıtmaya devam edeceğiz. Kayseri Sucuğu ve Kayseri Mantısı AB Tescili için çalışmalarımızı da tüm hızıyla sürdürüyoruz. Yakın zamanda iki önemli ürünümüzün de tescilini alacağımıza inanıyoruz. Yerel değerlerin küresel pazarda korunması noktasında bizlere büyük destek veren, vizyoner liderliği ile bizlere yol gösteren Dünya Odalar Federasyonu ve TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ediyorum. “

TAT Gıda Ramazan’ı Sürdürülebilir Büyümenin Kaldıracı Yapıyor Haber

TAT Gıda Ramazan’ı Sürdürülebilir Büyümenin Kaldıracı Yapıyor

Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, Ramazan ayının gıda tüketim alışkanlıklarında hem hacim hem de marka tercihleri açısından çok özel bir dönem olduğunu belirterek domates salçası ürünlerine yönelik talepte belirgin bir artış yaşandığını söyledi. Veysel Memiş, Tat Gıda’nın Ramazan dönemini uzun vadeli marka bağlılığı yaratma açısından stratejik bir konumlandırma dönemi olarak ele aldığını vurguladı. Tat Gıda’nın ürünlerinin hem ulusal hem de uluslararası pazarlarda tüketiciler tarafından güvenle tercih edildiğini belirten Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, Ramazan döneminde temel tüketim kategorilerinde önemli bir hareketlilik yaşandığına dikkat çekti. Veysel Memiş, “İftar ve sahur sofralarında salça, sos ve domates bazlı ürünler temel tüketim kalemleri arasında yer alıyor. Bu dönemde tüketiciler; kalite, güven ve doğallık kriterlerini her zamankinden daha fazla önceliklendiriyor. Tat olarak, mevsiminde hasat edilen yaz domateslerinden, katkısız ve koruyucusuz üretim yaklaşımıyla hazırladığımız ürünlerle tüketici güvenini güçlendiriyoruz. Ramazan ayında artan kategori talebini, sürdürülebilir büyüme ve uzun vadeli marka sadakatine dönüştürmeyi hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı. “Domates salçası kategorisinde tonaj ve ciro bazında liderliğimizi sürdürüyoruz” Tat Gıda’nın domates salçası kategorisinde tonaj ve ciro bazında Türkiye liderliğini sürdürdüğüne dikkat çeken Veysel Memiş, bu liderliği yalnızca pazar payı göstergesi olarak değil, marka değerini güçlendiren stratejik bir unsur olarak değerlendirdiklerini kaydetti. Ramazan döneminde perakende ve HoReCa kanallarında artan talebin, hem hacim büyümesi hem de tekrar satın alma davranışı açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Veysel Memiş, “Bu dönemi pazar payımızı sürdürülebilir şekilde koruyacak ve genişletecek bir kaldıraç olarak görüyoruz.” diye konuştu. Tat salçalarının mevsiminde hasat edilen yaz domateslerinden üretildiğini, sera domatesi kullanılmadığını ve katkı maddesi ile koruyucu içermeyen üretim yaklaşımının tüketici güveninde başrol oynadığını vurgulayan Veysel Memiş, tarımsal tedarik zincirinde kalite ve mevsimsellik odaklı yaklaşımın, markanın rekabetçi konumunu güçlendiren temel unsurlardan biri olduğunu kaydetti. Tat Gıda’nın 5 kıtada 50 ülkeye ihracat yaptığına dikkat çeken Veysel Memiş, şirketin 500’ü sözleşmeli olmak üzere 1000’in üzerinde çiftçi ile kurduğu entegre tedarik modeliyle tarımsal üretimi katma değere dönüştürdüğünü sözlerine ekledi.

Türkiye’nin Suriye’ye İhracatı 2,6 Milyar Dolara Ulaştı Haber

Türkiye’nin Suriye’ye İhracatı 2,6 Milyar Dolara Ulaştı

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) kayıtlarına göre; Türkiye’nin Suriye’ye ihracatı 2025’te, önceki yıla göre yüzde 69,6 artışla 2,6 milyar dolara yükseldi. Yıl boyunca artan ticari temaslar, sahada kurulan sürekli diyalog mekanizmaları ve ihracatçıların değişen koşullara hızla uyum sağlayabilen yapısı, bu artışta belirleyici rol oynadı. TİM Suriye Masası Başkanı ve Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, ortaya çıkan tablonun tekil gelişmelerin değil, yıl geneline yayılan ve sahada kararlılıkla sürdürülen sistematik bir çalışmanın sonucu olduğuna dikkat çekerek, “2025 yılı, Türkiye-Suriye ticari ilişkilerinin daha öngörülebilir, daha kurumsal ve daha sürdürülebilir bir zemine oturduğu bir yıl oldu. Yıl boyunca ihracatçılarımızın sahadan ilettiği ihtiyaçları kamu otoriteleriyle eş zamanlı olarak ele aldık; temas, çözüm ve sonuç üretme refleksini sürekli canlı tuttuk. Ulaştığımız 2,6 milyar dolarlık ihracat seviyesi, bu yaklaşımın somut bir çıktısıdır” dedi. “İlişkilerimiz daha kurumsal bir yapıya evrildi” İller bazında Suriye’ye en fazla ihracat 653 milyon dolar ile Gaziantep’ten yapılırken, kentin ihracatı geçen yıla göre yüzde 35,7 arttı. İstanbul, yüzde 140,1 artışla 382 milyon dolara, Ankara ise yüzde 1.501 gibi dikkat çekici bir artışla 281,8 milyon dolara ulaştı. Bu görünüm, Suriye pazarının sınır illerinin ötesinde, Türkiye genelindeki farklı üretim merkezlerini de kapsadığını ortaya koydu. Sektörel dağılımda yüzde 35,4 artış gerçekleşen hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri 700 milyon dolarla ilk sırada yer aldı; kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı yüzde 78,6 artışla 299,1 milyon dolara, elektrik ve elektronik ihracatı ise yüzde 61 artışla 224,3 milyon dolara yükseldi. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Suriye’ye ihracatı 2025’te 967,8 milyon dolar olurken, bölgenin toplam içindeki payı yüzde 37,7 olarak gerçekleşti; bölgeden en fazla ihracat yapan sektör 400,9 milyon dolarla hububat oldu. Suriye ile ticarette 2025 yılı verilerini değerlendirirken, ihracattaki artışın arkasında yalnızca kısa vadeli ticari hareketlilik değil, ilişkilerin derinleşmesi ve yatırımların oluşturduğu güven zemininin bulunduğunu vurgulayan TİM Suriye Masası Başkanı Celal Kadooğlu şu değerlendirmeyi yaptı: “Bölgede yatırımlar arttıkça karşılıklı güven ve öngörülebilirlik güçleniyor; bu da ticari ilişkilerin hem hacmine hem de niteliğine doğrudan yansıyor. Yatırım, ticareti takip eden bir sonuç değil; ticaretin kalıcı hale gelmesini sağlayan temel unsurdur. 2025 yılı boyunca Suriye ile gelişen temaslar, bu ilişkinin daha kurumsal bir yapıya evrildiğini açık biçimde gösterdi.” “İhracatımız nitelik ve çeşitlilik açısından daha da derinleşecek” Orta Doğu’da güçlenen istikrar ortamının Türkiye-Suriye ticaretini daha geniş bir çerçeveye taşıdığına dikkat çeken Kadooğlu, bölgesel perspektifi şu sözlerle tamamladı: “Orta Doğu’da istikrarın güçlenmesi, ekonomik ilişkilerin daha sağlıklı ve uzun vadeli bir zemine oturmasını sağlıyor. Suriye’nin yeniden bölgesel ticaret ağlarına entegre olması; Türkiye açısından yalnızca ikili ticareti büyüten bir gelişme değil, aynı zamanda Orta Doğu, Afrika ve Körfez pazarlarına uzanan daha geniş bir ticaret hattının güçlenmesi anlamına geliyor. Türkiye, üretim kapasitesi, tedarik zinciri gücü ve coğrafi konumuyla bu yeni dönemin doğal merkez ülkelerinden biri. Türkiye ile Suriye arasındaki ticaret daha dengeli, daha öngörülebilir ve uzun vadeli bir yapıya doğru ilerlediğinden; 2026 yılında da istikrar, yatırım ve ticaret arasındaki ilişkinin güçlenmesini, ihracatımızın nitelik ve çeşitlilik açısından daha da derinleşmesini bekliyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.