Hava Durumu

#Hasat Sonrası

Kırsal Haber - Hasat Sonrası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hasat Sonrası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çameli Ceviz Hasadı Şenliği Coşkuyla Gerçekleştirildi Haber

Çameli Ceviz Hasadı Şenliği Coşkuyla Gerçekleştirildi

Denizli’nin Çameli ilçesinde düzenlenen Ceviz Hasadı Şenliği’nde üreticilerle bir araya gelindi. Protokol üyelerinin katıldığı etkinlikte ceviz bahçesinde hasat yapıldı, cevizin hasat sonrası işleme süreçleri incelendi. Denizli’nin tarımsal üretimiyle öne çıkan ilçelerinden Çameli’de, Ceviz Hasadı Şenliği coşkuyla gerçekleştirildi. Yeni Mahalle’de ceviz üreticisi Zeki Şevki’ye ait ceviz bahçesinde düzenlenen programa Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, önceki dönem Ekonomi Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, Denizli Milletvekili Nilgün Ök, Çameli Kaymakamı Mustafa Çelik, Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Nevzat Zayim, protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Çameli’de Ceviz Hasadı Yapıldı Program kapsamında Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger ve beraberindeki heyet, ceviz bahçesini gezerek üreticilerle bir araya geldi. Bahçede gerçekleştirilen hasat etkinliğinde cevizler toplandı. Katılımcılar, Çameli’nin önemli tarımsal ürünleri arasında yer alan cevizin hasat heyecanını üreticilerle birlikte yaşadı. Cevizin Hasat Sonrası Süreçleri İncelendi Ceviz hasadının ardından heyet, ceviz soyma, kurutma, ayıklama, boylama ve ceviz kırma makinelerinin bulunduğu tesisi ziyaret etti. Tesiste yapılan incelemelerde, cevizin hasat sonrasında geçirdiği işlemler hakkında bilgi alındı. Ürünün toplanmasından işlenmesine kadar geçen süreçlerin ele alındığı etkinlikte, tarımsal üretimin ve üreticilerin bölge ekonomisi açısından taşıdığı önem bir kez daha ön plana çıktı. Çameli Cevizi Bölge Ekonomisine Katkı Sağlıyor Çameli’nin önemli tarımsal değerlerinden biri olan cevizin hasat bereketi, üreticiler ve ilçe sakinleriyle paylaşıldı. Etkinlikte, çiftçilerin emeğinin desteklenmesi ve tarımsal üretimin sürdürülmesinin önemi vurgulandı. Çameli’de gerçekleştirilen Ceviz Hasadı Şenliği, ilçenin tarımsal potansiyelinin tanıtılmasına ve ceviz üretiminin önemine dikkat çekilmesine katkı sağladı. Üreticilerin desteklenmesi ve alın teriyle ekonomiye katkı sunan çiftçilerin yanında olunması yönündeki kararlılık ifade edildi.

Gürer: "Türkiye’nin Tarımsal İhracat İtibarı Korunmalı" Haber

Gürer: "Türkiye’nin Tarımsal İhracat İtibarı Korunmalı"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye menşeli ürünlere ilişkin Avrupa Birliği RASFF bildirimlerini değerlendirdi. Gürer, 2026 yılının henüz tamamlanmamış olmasına rağmen özellikle okratoksin A bildirimlerinin 2025 yılının tamamındaki sayıyı geçtiğine dikkat çekerek, “Bu tablo yalnızca ihracat sorunu değildir. Gıda güvenliği, üretim, kurutma, depolama ve denetim zincirinin tamamının önemle ele alınması gerektiğini gösteriyor. Sıcak, nemli havalarda yanlış depolama ile ortaya çıkan küflerin iadede de önemli bir yer tutması dikkat çekici. Gönderilen ürün laboratuvar incelemesine tabi. Ülkeden çıkmadan yapılan kontrollerde laboratuvarlarda bu sorunlar neden saptanamıyor?” dedi. Türkiye menşeli gıda ürünlerinin Avrupa Birliği ülkelerindeki sınır kontrollerinde karşılaştığı uygunsuzlukların sorun olmaya devam ettiğini belirten CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye menşeli ürünlere ilişkin RASFF kayıtlarının 2025 ve 2026 verilerini karşılaştırdı. Gürer, özellikle okratoksin A, aflatoksin ve pestisit kalıntılarındaki bildirimlerin dikkat çekici boyutta olduğunu belirtti. Gürer, incelenen verilere göre 2025 yılında Türkiye menşeli ürünlerle ilgili 486 bildirim bulunduğunu, 2026 yılının ise 11 Eylül'e kadar olan bölümünde 326 bildirimin kayıtlara geçtiğini ifade etti. Gürer, 2026 verilerinin henüz yılın tamamını kapsamadığını vurgulayarak, “2026'nın yaklaşık 9 aylık verisiyle 2025'in 12 aylık verisini karşılaştırırken dönem farkını dikkate almak gerekiyor. Ancak bazı kalemlerde ortaya çıkan artış doğru irdelenmeli.” dedi. EN ÇARPICI ARTIŞ OKRATOKSİN A’DA CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının tamamında AB ülkelerinden Türkiye menşeli ürünler için 132 okratoksin A bildirimi yapılırken, 2026'nın 11 Eylül'üne kadar bu sayının 136'ya yükseldiğini belirtti. Gürer, “2026 yılı henüz tamamlanmadan okratoksin A bildirimleri, 2025 yılının tamamındaki sayıyı geride bırakmış durumda. Bazı kuru ve işlenmiş ürünlerde tekrar eden bildirimler görüyoruz. Bu durum, ürünün tarladan çıkmasından sonraki süreçlerin de en az üretim kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.” dedi. Gürer, okratoksin gibi mikotoksinlerin uygun olmayan kurutma, nem, depolama ve saklama koşullarında oluşabileceğine dikkat çekerek, “Sorunu yalnızca kullanılan tarım zehiri üzerinden değerlendirmek yetmiyor. Hasat sonrası süreç, ürünün kurutulması, depolanması, taşınması ve ihracat öncesi kontrolü de bütüncül biçimde ele alınmalıdır. Sorun çok boyutludur. Özellikle ihraç edilen ürünlerde oluşan sorun dış pazar için de olumsuzluğa neden olmadan önlemler artırılmalıdır. Çıkış kontrollerinde kurallar yeniden düzenlenmelidir. Yurt dışına gönderilen ürün, yurt içi tüketimde benzer sorunlarla karşılaşılıyor mu? Bu durumda ayrıca sorgulanması gereken bir durumdur.” dedi. PESTİSİT KALINTILARI SORUNLARDAN BİRİ CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılında 106, 2026'nın 11 Eylül'üne kadar ise 74 pestisit bildirimi bulunduğunu söyledi. Gürer, “Pestisit bildirimleri özellikle taze meyve ve sebzelerde yoğunlaşıyor. Acetamiprid, formetanate, prochloraz, indoxacarb, imazalil ve fosthiazate gibi farklı etken maddeler nedeniyle bildirimler yapılmış durumda. Bu, ihracat öncesi kalıntı kontrolünün ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.” dedi. 2026 yılı kayıtlarında özellikle acetamiprid 17, formetanate 12, prochloraz 11, indoxacarb 10 ve imazalil 8 bildirimle öne çıktığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Avrupa ülkelerine giden ürünlerde farklı pestisit etken maddelerinin limitlerin üzerinde tespit edildiğini belirtti. Bir üründe izin verilen limitin çok üzerinde kalıntı tespit edilmesi, yalnızca ihracatçının değil, üretim zincirinin tamamının sorgulanmasını gerektirir. RASFF'ın 2026 Mayıs kayıtlarında Türkiye menşeli farklı ürünlerde farklı pestisit kalıntıları nedeniyle sınır reddi bildirimleri yer alıyor.” dedi. SINIRDA REDDEDİLEN ÜRÜN, İHRACAT ÖNCESİNDE TESPİT EDİLMELİDİR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gıda güvenliği denetiminin sınır kapılarına bırakılmaması gerektiğini ifade ederek, “Bir ürün Avrupa sınırına kadar gidip orada uygunsuzluğu nedeniyle reddediliyorsa, burada ihracat öncesi kontrol sistemini sorgulamak gerekir. Ürünün sınırdan dönmesini beklemek değil, uygunsuzluğu depoda veya ihracat öncesinde tespit etmektir.” şeklinde konuştu. SİLDENAFİL BİLDİRİMLERİ DE AYRICA ARAŞTIRILMALI Gürer, tarımsal ürünlerdeki pestisit ve mikotoksin sorunlarının yanında, gıda takviyelerinde tespit edilen yetkisiz maddelere de dikkat çekti. 2026 yılı kayıtlarında sildenafil nedeniyle 17 bildirim bulunmasının ayrıca incelenmesi gerektiğini belirten Gürer, “Bu konu pestisit ya da mikotoksinden farklı bir başlık olmakla birlikte gıda güvenliği açısından önemlidir. Gıda takviyesi adı altında piyasaya sunulan ürünlerde ilaç etken maddesi bulunması kabul edilemez.” dedi. TÜRKİYE'NİN TARIMSAL İHRACAT İTİBARI KORUNMALI Ömer Fethi Gürer, “Türkiye tarım ülkesi. Ürünlerimizin Avrupa pazarında güvenilirliği bizim için son derece önemli. Bu bağlamda yurt dışı pazarının korunması çok önemli, aynı şekilde ülke pazarı da bu bağlamda düzenli denetim ve kontrol altında tutulmalıdır. Marketlerin bazıları denetim yaptığını duyuruyor. Bu denetim market ve hal, her alanda, satış noktalarında sağlanmalı. Özellikle kullanım noktalarında bilinçli tarım zehiri kullanımı sağlanmalı. Mevcut koşullarda tarım zehiri kullanmadan üretim olamıyor. O bağlamda en az zararlı olan ve kullanım miktarı ile beklenen faydayı sağlayan ilaçlar önceliklenmelidir.” dedi. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, ülkemizden ihraç edilen gıda ürünleri için AB ülkelerinin iadelerde bulunduğunu belirterek, “Ülkemiz aynı zamanda ciddi bir gıda ithalatçısı ülke. Ülkemize gelen gıda ürünleri de AB'nin farklı ülkelerine gönderildiğinde iade ile karşılaşabiliyor. Ülkemize gelen her gıda ürünü sorunsuz mu? Ülkemizde GDO'lu gıda yasak. Acaba ithal ürünler bu yönden de irdeleniyor mu? Bu bağlamda pestisit, aflatoksin gibi ithal ürün incelemeleri ile iade ettiğimiz ürün var mı? AB dışı gönderilen ürünlerde iade var mı? Bu konular da ayrıca gündeme alınmalıdır.” dedi.

Manisa’da Arıcıların Peteklerine Eksi 30 Derecelik Koruma Haber

Manisa’da Arıcıların Peteklerine Eksi 30 Derecelik Koruma

Manisa Büyükşehir Belediyesi, arıcıların hasat sonrası önemli sorunlarından biri olan büyük balmumu güvesine karşı “Bal Peteği Muhafaza ve Koruma Projesi”ni hayata geçirdi. Arıcılar peteklerini tesise getirmeye başlarken, birlik ve kooperatif başkanları projeden duydukları memnuniyeti dile getirerek Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’ya teşekkür etti. Manisa Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde arıcılığın geliştirilmesi, üreticilerin karşılaştığı sorunların azaltılması ve üretim maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda hayata geçirilen “Bal Peteği Muhafaza ve Koruma Projesi” ile hasat sonrasında kabartılmış peteklerin zarar görmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Gölmarmara ilçesi Hıroğlu Mahallesi’nde oluşturulan konteyner tipi soğuk hava deposunda uygulanan sistem kapsamında, arıcılar hasat sonrası kabartılmış peteklerini tesise getirmeye başladı. Petekler, eksi 30 derecede 48 saat boyunca şoklanarak korunuyor. Petekler Güveden Korunuyor Büyük Balmumu güvesi, özellikle sıcak bölgelerde peteklerde ciddi zarara yol açarak arıcıların ekonomik kayıplar yaşamasına neden oluyor. Uygulanan eksi 30 derecelik şoklama yöntemiyle güvenin kelebeği, larvası ve yumurtaları yok ediliyor. Böylece peteklerin zarar görmesi önlenerek bir sonraki üretim sezonunda yeniden kullanılmaları sağlanıyor. Projenin önemli özelliklerinden biri de peteklerin kimyasal madde kullanılmadan korunması. Bu sayede hem kimyasal mücadele maliyetleri azalıyor hem de olası kalıntı risklerinin önüne geçiliyor. Tesise getirilen petekler poşetlenerek 48 saat boyunca soğuk hava deposunda muhafaza ediliyor. Şoklama işleminin ardından üreticilere teslim edilen petekler, arıcıların uygun koşullarda muhafaza edebilmesine ve yeni sezonda yeniden kullanabilmesine olanak sağlıyor. Arıcının Maliyeti Azalıyor Proje sayesinde arıcılar, güve nedeniyle zarar gören peteklerini yeniden satın almak zorunda kalmayacak. Böylece hem petek kayıplarının hem de üretim maliyetlerinin azaltılması hedefleniyor. Projeden yararlanacak arıcıların petekli çerçeveleri adetleri sayılarak tutanak ve imza karşılığında teslim alınıyor. Şoklama ve muhafaza işlemlerinin ardından petekler yine kayıt altında üreticilere teslim ediliyor. Arıcılar Hizmetten Memnun Manisa Bal Üreticileri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Ali Binici, tesisin arıcılar için önemli bir hizmet olduğunu belirterek, “Bu tesis arıcılar için çok büyük bir fayda sağlayacak. Biz bu iş için yıllardan beri mücadele veriyoruz. Tesisin kurulması için çok girişimde bulunduk. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’ya özellikle teşekkür ediyorum” dedi. Manisa Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Ali Turgut da projenin arıcılar açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Peteklerin arıcılıkta vazgeçilmez olduğunu belirten Turgut, “Peteklerimizi koruyamazsak ilerleyen yıllarda ciddi sıkıntılar yaşayabiliyoruz. Petekler küfleniyor ve kullanılamaz hale geliyor. Burada uygulanan sistem sayesinde peteklerimizi koruyarak önümüzdeki yıllarda yeniden kullanabileceğiz. Bu hem arıcımıza hem de ülke ekonomisine katkı sağlayacak” diye konuştu. Manisa genelinde yaklaşık 1.500 arıcının bulunduğunu belirten Turgut, hizmetin düzenli şekilde devam etmesinin önemine dikkat çekerek, “Bu gerçekten arıcılığımız açısından çok iyi bir hizmet. Arıcılığa verilen bu değerli destek için Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu’ya çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. “Kendi Peteklerimizi Getirerek Yararlanmaya Başladık” Manisa Salihli Bal Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Açıkgöz ise projenin üreticiler açısından önemli bir ihtiyacı karşıladığını söyledi. Açıkgöz, “Arıcılıkta en önemli konulardan biri kabarmış peteklerin korunması. Manisa Büyükşehir Belediyemizin hayata geçirdiği bu proje için bugün buradayız. Hatta kendi peteklerimizi de getirerek uygulamadan yararlanmaya başladık” dedi. Manisa’nın arıcılık açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Nuri Açıkgöz, Büyükşehir Belediyesinin arıcılığa yönelik desteklerinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Bu proje üreticilerimizin peteklerini korumasına ve ekonomik açıdan rahatlamasına katkı sağlayacak. Bal çok önemli bir tüketim maddesi. Dolayısıyla peteklerin ve bal üretim sürecinin sağlıklı şekilde korunması, halk sağlığı açısından da büyük önem taşıyor. Bu anlamda Besim Başkanımıza ve Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Büyük Balmumu Güvesi Arıcılıkta Ciddi Kayıplara Yol Açıyor Manisa Büyükşehir Belediyesi Hıroğlu Arıcılık Eğitim ve Ana Arı Üretim Merkezi Sorumlusu Üzeyir Karaca, uygulanan sistemin teknik işleyişi hakkında bilgi verdi. Karaca, Manisa’nın sıcak iklimi nedeniyle peteklerin soğuk sistemde muhafaza edilmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, “Manisa’daki arıcılarımız hasat sonrası kabarmış peteklerini tesisimize getirerek eksi 30 derecede 48 saat boyunca şoklayabiliyor. Eksi 30 derecede 48 saatlik şoklama ile petek güvesinin kelebeğini, larvasını ve yumurtasını yok ediyoruz” dedi. Tesise getirilen peteklerin poşetlenerek şoklama işleminin ardından üreticilere teslim edildiğini belirten Karaca, Büyük Balmumu güvesi nedeniyle ülke genelinde ciddi kayıplar yaşandığını ifade etti. Karaca, uygulamanın özellikle sıcak iklime sahip bölgelerde yaygınlaşmasını temenni ederek, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’ya arıcılara verdiği destekten dolayı teşekkür etti.

İzmir Büyükşehir'den Efes Selçuk’lu İncir Üreticisine Destek Haber

İzmir Büyükşehir'den Efes Selçuk’lu İncir Üreticisine Destek

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Efes Selçuk’ta tarımsal üretimin güçlendirilmesi ve üreticilerin emeğinin karşılığını alabilmesi amacıyla desteklerini sürdürüyor. Tarımsal üretimin farklı aşamalarına yönelik çalışmalar yürüten Büyükşehir Belediyesi, üreticilerin suya erişimini kolaylaştıran yatırımların yanı sıra hasat sonrası süreçte ürün kalitesinin korunmasına yönelik destekler de sağlıyor. Bu kapsamda, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından Efes Selçuk’taki incir üreticilerine kurutma kasası (kerevet) desteği verildi. Gerekli şartları taşıyan üreticilere Efes Tarlası Yaşam Köyü ve Çamlık’ta kerevet teslimleri gerçekleştirildi. İNCİRİN KALİTESİNİN KORUNMASINA KATKI İncirin kurutulması sırasında ürünün toprakla temasını önleyen kerevetler, daha sağlıklı ve kontrollü bir kurutma süreci sağlıyor. Bu destekle ürün kayıplarının azaltılması, hijyen koşullarının iyileştirilmesi ve incirin kalite değerinin korunması hedefleniyor. İncir üreticileri, özellikle hasat döneminin ardından başlayan kurutma sürecinde kerevetlerin önemli bir kolaylık sağlayacağını belirtti. Üreticiler, incirlerin daha sağlıklı koşullarda kurutulmasına katkı sunan destek nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Efes Selçuk’un önemli tarımsal değerlerinden biri olan incirde üretim kalitesinin artırılmasına yönelik bu destek, üreticilerin hasat sonrası süreçte daha uygun koşullarda çalışmasına katkı sağlıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üretici odaklı çalışmalarıyla, çiftçinin emeğinin daha kaliteli, sağlıklı ve katma değeri yüksek bir ürüne dönüşmesi destekleniyor.

İzmirli Üreticilere Kerevet Desteği Haber

İzmirli Üreticilere Kerevet Desteği

İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir’in bereketli topraklarında alın teriyle üretim yapan incir üreticisinin emeğini korumak ve ürününün değerini artırmak için 10 bin adet kerevet desteği başlattı. İlk dağıtım İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay tarafından Tire ve Torbalı'da yapıldı. Üreticilerle buluşan Başkan Tugay, ürün kayıplarını azaltarak emeğin daha yüksek katma değere dönüşmesi için kerevetleri teslim etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin önemli tarımsal ürünlerinden incirde kaliteyi artırmak ve üreticilerin emeğinin karşılığını daha fazla almasını sağlamak amacıyla 10 bin incir kurutma kasasının (kerevet) dağıtımına başladı. İlk partinin dağıtımını Tire’de incir üreticileri ile bir araya gelen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay yaptı. Tugay, daha sonra Torbalı’nın Çapak Mahallesi’nde üreticilerle buluştu. Burada da üreticilerle sohbet eden Tugay, hem kerevetleri teslim etti, hem de çocuklarla ilgilenerek onlara hediyeler verdi. Tugay, Çapak’ın ünlü bardacık incirinin de tadına baktı. İlk etapta 1500 kerevetin dağıtıldığı destek kapsamında toplam 10 bin kerevet üreticilere ulaştırılacak. İncirin kalitesi, üreticinin kazancı artacak İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığınca yürütülen çalışmayla incirlerin kurutma sırasında toprakla temasının önlenmesi, ürünlerin daha hijyenik ve kontrollü koşullarda kurutulması hedefleniyor. Izgaralı yapıya sahip kerevetler, incirlerin alttan da hava almasını sağlayarak daha hızlı ve homojen şekilde kurumasına imkan verecek. Böylece nem dengesinin korunması, küf ve mantar oluşumunun önlenmesi ve özellikle topraktan bulaşabilecek aflatoksin riskinin azaltılması amaçlanıyor. Destek sayesinde ürün kayıplarının azaltılması, incirin kalitesinin artırılması, üreticinin hasat sonrası iş yükünün hafifletilmesi ve ürünün katma değerinin yükseltilmesi hedefleniyor. İzmir Türkiye üretiminin yüzde 22’sini karşılıyor İncir, İzmir’in tarımsal üretiminde önemli bir yere sahip. 2025 verilerine göre İzmir, 117 bin 415 dekar alanda 82 bin 781 ton yaş incir üretimi gerçekleştirdi. Kent, bu üretimle Türkiye toplam yaş incir üretiminin yüzde 22,07’sini karşılayarak Türkiye’de ikinci sırada yer aldı. Tire, Kiraz, Beydağ, Ödemiş, Selçuk ve Torbalı, İzmir’de incir üretiminin yoğunlaştığı ilçeler arasında bulunuyor. Hedef ulusal ve uluslararası pazarda daha güçlü İzmir inciri Hijyenik koşullarda kurutulan ve kalite kayıpları azaltılan incirin ulusal ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması da projenin hedefleri arasında yer alıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, üretimin yalnızca ekim ve hasat döneminde değil, hasat sonrasında da desteklenmesi anlayışıyla hareket ederek üreticinin emeğinin daha yüksek katma değere dönüşmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Belediye, 10 bin adet kerevet desteğiyle hem üreticinin ürün kayıplarını azaltmayı hem de İzmir incirinin ekonomik değerini ve marka gücünü artırmayı amaçlıyor.

Bakan Yumaklı: ''Dünyada Üretilen Gıdanın Üçte Biri Çöpe Gidiyor!'' Haber

Bakan Yumaklı: ''Dünyada Üretilen Gıdanın Üçte Biri Çöpe Gidiyor!''

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen "Sıfır Atık Forumu 2026" etkinlikleri kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. "Hasat Sonrası Kayıpların Azaltılması-Gıda Tedarik Zincirinde Verimliliğin Artırılması" temalı Yüksek Düzeyli Tarım Bakanları Paneli'nin açılış konuşmasını yapan Yumaklı, küresel gıda krizi ve israfın çevresel boyutlarına dikkat çekti. Bakan Yumaklı, dünyada milyarlarca ton gıda üretilmesine rağmen milyonlarca insanın açlıkla mücadele etmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Küresel Ekonomiye Yıllık 1 Trilyon Dolar Zarar Gıda kaybı ve israfının sadece ekonomik bir problem olmadığını, aynı zamanda insani ve ahlaki bir sorumluluk taşıdığını belirten Bakan Yumaklı, küresel ölçekteki çarpıcı istatistikleri paylaştı. Üretilen gıdanın sofralara ulaşmadan yok olduğunu ifade eden Yumaklı, şu verileri aktardı: "Küresel ölçekte üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 13'ü hasat sonrası süreçlerde zayi olmaktadır. Yüzde 19'u ise evlerde, marketlerde, restoranlarda ve toplu tüketim alanlarında israf edilmektedir. Sonuç olarak, üretilen gıdanın 3'te biri daha sofralarımıza ulaşmadan yok olmaktadır. Bu gıda kaybının küresel ekonomiye yıllık zararı 1 trilyon dolardır. Aynı zamanda bu durum, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 8 ila 10'unu oluşturmaktadır." "Çocukların Temel Gıdaya Ulaşamadığı Bir Düzeni Kabul Edemeyiz" Dünya nüfusunun 2050 yılına kadar 10 milyara yaklaşacağının öngörüldüğünü hatırlatan Bakan İbrahim Yumaklı, gelecekte daha güçlü üretim sistemlerine ihtiyaç duyulacağını belirtti. Açlığın sadece istatistiksel bir veri olmadığını söyleyen Yumaklı, "Açlık, bir annenin kaygısı, bir çocuğun eksik kalan öğünüdür. Dünyanın farklı bölgelerinde çatışmalara büyük kaynaklar ayrılırken, çocukların temel gıdaya ulaşamadığı bir düzenin kabul edilmesi mümkün değildir" dedi. Gazze başta olmak üzere kriz bölgelerinde yaşanan dramların, gıdaya erişimin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha kanıtladığını sözlerine ekledi. COP31 Bu Yıl Antalya'da Gerçekleştirilecek Türkiye'nin çevre ve iklim politikalarındaki kararlılığına değinen Tarım ve Orman Bakanı, Birleşmiş Milletler'in 31. İklim Zirvesi olan COP31'in bu yıl kasım ayında Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenleneceğini müjdeledi. Sıfır Atık Forumu'nda atılan adımların COP31 hedefleriyle tam bir uyum içinde olduğunu belirten Yumaklı, döngüsel ekonomi ve sıfır atık kültürünü topluma yaymakta kararlı olduklarını ifade etti. "Gıdayı Korumak; Emeği, Suyu ve Toprağı Korumaktır" Türk kültüründe ve İslam inancında israfın yerinin olmadığını ve bu köklü anlayışı tarım politikalarından su yönetimine kadar her alana yansıttıklarını anlatan Bakan Yumaklı, konuşmasını şu güçlü mesajlarla tamamladı: "Gıdayı üretmek kadar korumak da önemlidir. Gıdayı korumak; emeği, suyu ve toprağı korumaktır. Aynı zamanda iklimi, insan onurunu ve gelecek nesilleri korumaktır. Hasat sonrası kayıpların azaltılması amacıyla atacağımız her somut adım, bizi daha dirençli gıda sistemlerine ve daha güçlü bir kırsal kalkınmaya ulaştıracaktır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.