Hava Durumu

#Hassas Tarım

Kırsal Haber - Hassas Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hassas Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Erkan: "Yapay Zeka Önemli, Ancak Zooteknist Denetimi Şart!" Haber

Başkan Erkan: "Yapay Zeka Önemli, Ancak Zooteknist Denetimi Şart!"

Zootekni Federasyonu, 1 Ekim Ulusal Zootekni Günü dolayısıyla yayımladığı kamuoyu açıklamasında; hayvancılıkta dijitalleşme ve yapay zeka kullanımının önemine dikkat çekerken, zooteknistlerin imza yetkileri ve yasal kazanımlarının korunması çağrısında bulundu. ​Zootekni Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Cengiz Erkan tarafından yapılan 1 Ekim Ulusal Zootekni Günü ve kuruluş yıldönümü açıklamasında şu ifadelere yer verildi; "Bugün, güvenilir gıda arzının, tarımsal kalkınmanın ve hayvansal üretimin gizli kahramanları olan meslektaşlarımızın bir araya gelerek kurduğu Zootekni Federasyonumuzun 1 Ekim 2013 tarihli kuruluş yıldönümünü ve Ulusal Zootekni Günü'nü kutlamanın gururunu yaşıyoruz. ​Dünyamız; iklim değişikliği, kuraklık ve su stresiyle boğuşurken, hayvancılık sektörünün geleneksel yöntemlerden ziyade yeni nesil üretim modellerine yöneldiği artık bir gerçektir. Tam da bu süreçte zootekni bilimi; yapay zekayı ve dijitalleşmeyi sahaya indirerek üretimin geleceğini inşa etmektedir. Akıllı sensörler ve veri analitiğiyle hayvan refahını ve yem tüketimini anlık yönetiyoruz. Ancak unutulmamalıdır ki; yapay zeka kendi başına karar verici değil, biyolojik kısıtlamaları ve saha dinamiklerini doğru yorumlayan zooteknistin elinde anlam kazanan bir araçtır. Sahada zooteknist denetimi olmadan doğrudan teknoloji çıktılarına güvenmek, telafisi imkansız üretim kayıplarına yol açabilir. ​"Yasal Kazanımların Korunması ve Sahadaki Etkinliğin Artırılması Şarttır" ​Hayvancılıkta verimliliği küresel standartlara ulaştırmanın yolu, zooteknistlerin sahadaki etkinliğini artırmaktan ve hak ettikleri yasal düzenlemeleri hayata geçirmekten geçer. Zootekni Federasyonu olarak, meslektaşlarımızın yetki alanlarının daraltılmasına karşı yasal mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Zooteknistlerin imza yetkileri, işletme yöneticiliği hakları ve hayvancılık projelerindeki karar verici rolleri yasal düzenlemelerle tahkim edilmelidir. ​Bakanlık taşra teşkilatlarından özel entegre tesislere, damızlık birliklerinden yem fabrikalarına kadar her hayvansal üretim basamağında zooteknist istihdamı zorunlu hale getirilmelidir. Bilim insanlarının ve saha mühendislerinin yetkilendirilmediği bir üretim modeli, ithalata bağımlı kalmaya mahkumdur. ​"Kaba Yem Üretimi Milli Güvenlik Meselesidir" ​Hayvansal üretimin en büyük maliyet kalemi olan yem, iklim krizi ve artan girdi maliyetleriyle stratejik bir kırılma noktasına gelmiştir. İthal ikameci politikalardan kurtulmanın tek yolu, kendi kaba yem ve yem hammaddeleri üretimimizi yapay zeka tabanlı hassas tarım uygulamalarıyla optimize etmektir. Zooteknistler; kuraklığa dayanıklı yem bitkilerinin yaygınlaştırılmasında ve karbon ayak izini düşüren rasyon reçetelerinin hazırlanmasında en yetkin meslek grubudur. ​Bu anlamlı günde; mevzuat sorunlarına ve sahadaki zorluklara rağmen bilimin ışığında üretmeye devam eden, ülkemizin gıda güvenliğini omuzlayan tüm ziraat mühendisi zooteknist meslektaşlarımın 1 Ekim Zootekni Günü'nü en içten dileklerimle kutluyorum."

ZMO Eskişehir Şubesi 2026 Tarım Sezonunu Değerlendirdi Haber

ZMO Eskişehir Şubesi 2026 Tarım Sezonunu Değerlendirdi

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Yönetim Kurulu Üyesi Gürol Kara ve Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder'in katılımıyla gerçekleştirilen ortak basın toplantısında, 2026 tarım sezonu bilimsel veriler ışığında masaya yatırıldı. Toplantıda yüksek rekolte beklentilerinin sevindirici olduğu ancak tarımın yalnızca tonaj artışından ibaret olmadığı vurgulandı. ​TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, 2026 yılı tarım sezonuna dair stratejik değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı. Eskişehir Şube binasında düzenlenen basın toplantısında; iklim krizinden su yönetimine, bitki sağlığından girdi maliyetlerine kadar tarımsal üretimin geleceğini yakından ilgilendiren kritik başlıklar ele alındı. ​2026 Tarım Sezonunda Rekolte Beklentileri ve Gelir Dengesi ​Yılın ilk resmi bitkisel üretim tahminlerine göre, 2026 tarım sezonunda önemli üretim artışları öngörülüyor. Açıklanan öngörü rakamları şu şekildedir: ​Buğday üretimi: 22,8 milyon ton ​Arpa üretimi: 9 milyon ton ​Ayçiçeği üretimi: 2,3 milyon ton ​Şeker pancarı üretimi: Yaklaşık 22 milyon ton ​Mısır üretimi: 8 milyon tona gerileme ​Beklenen rekolte artışlarına dikkat çeken ZMO Yönetim Kurulu Üyesi Gürol Kara, yüksek tonajların tek başına bir başarı ölçütü olamayacağını belirtti. Kara, üretimin artmasının tek başına yeterli olmadığını, üreticinin o ürünü hangi maliyetle ürettiğinin ve hasat sonunda ne kazandığının en az verim kadar önemli olduğunu ifade etti. ​Eskişehir Tarımında Kritik Eşik: Su ve Toprak Yönetimi ​Eskişehir özelinde tarımsal yapının detaylı bir analizi de paylaşıldı. Kentin yaklaşık 546.200 hektarlık toplam tarım arazisinin %61,7'sine (337.000 hektar) denk gelen beş ana ürün öne çıkıyor: ​Buğday: Yaklaşık %40 pay ​Mısır: Yaklaşık %10 pay ​Şeker Pancarı ve Yağlık Ayçiçeği: Yaklaşık %4-5'er pay ​Eskişehir'de artık "Hangi ürünü ne kadar ekelim?" sorusunun ötesine geçilmesi gerektiği belirtilerek, "Hangi ürünü nerede, ne kadar su kullanarak ve hangi ekonomik değerle üretmeliyiz?" sorusunun sorulmasının elzem olduğu ifade edildi. ​Bitki Sağlığında "4 D Anahtarı" ile Erken Mücadele ​Eskişehir tarımında ekim alanları ve verimin yanı sıra bitki sağlığının da yakından takip edilmesi gerektiği vurgulandı. Yapılan arazi kontrollerinde öne çıkan riskler ve hastalıklar şöyle sıralandı: ​Şeker pancarında: Cercospora yaprak leke hastalığı. ​Mısırda: Empoasca yaprak piresi, yaprak kurtları ve iki noktalı kırmızı örümcek. ​Buğdayda: Kök-kökboğazı ve sarıpas (Fusarium, Rhizoctonia ve Bipolaris etmenleri). ​Ayçiçeğinde: Mildiyö ve yeşil kurt zararlıları. ​Hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi aramak yerine düzenli sürvey, doğru teşhis, doğru zamanlama ve entegre mücadelenin şart olduğu belirtildi. Bitki korumadaki başarının **"4 D Anahtarı"**na bağlandığı ifade edilerek bu anahtarlar; Doğru İlaç, Doğru Teşhis, Doğru Zaman ve Doğru Uygulama olarak sıralandı. ​Tarımın Merkezinde Ziraat Mühendisi Yer Almalıdır ​Gelişen hassas tarım teknolojileri, uydu görüntüleri, drone uygulamaları ve yapay zekâ sistemlerine rağmen tarladaki gerçek durumu okuyacak uzmanlara olan ihtiyacın hiçbir zaman azalmayacağına dikkat çekildi. TMMOB ZMO Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, ziraat mühendislerinin sadece teknik birer kişi olmadığını; tarım ekonomisinden zootekniye kadar pek çok alt bilim dalıyla tarladaki toprağın zemininden başlayan süreci okuyan temel aktörler olduğunu vurguladı. ​Ayrıca kamuda, özel sektörde ve bayilerde görev yapan tüm ziraat mühendislerinin sosyal haklarının, itibarının ve istihdam olanaklarının üst seviyeye çıkarılması için mücadeleye devam edecekleri ifade edildi. ​Çözüm Ortak Akılda ​Toplantının sonunda, siyasi ayrım gözetmeksizin tüm paydaşların ortak bir zeminde buluşması gerektiği yinelendi. Ziraat Odaları, Tarım ve Orman Bakanlığı, üniversiteler, araştırma kuruluşları, özel sektör ve üreticilerin aynı hedef doğrultusunda birlikte çözüm üretmesinin şart olduğu belirtildi.

Adana Ticaret Borsası’nda Tarımın Geleceği Ele Alındı Haber

Adana Ticaret Borsası’nda Tarımın Geleceği Ele Alındı

Adana Ticaret Borsası’nın (ATB) Ağustos ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Osman Bağış’ın başkanlığında, meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan ATB Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Bilgiç, iklim değişikliği, su kaynakları, üretim maliyetleri, iş gücü ve küresel ticarette yaşanan dönüşümün tarım sektörünün geleceğinin yeniden ele alınmasını zorunlu kıldığını belirtti. Adana’nın yalnızca hammadde üreten değil; işleyen, depolayan, paketleyen, markalaştıran ve ihraç eden güçlü bir tarım ve gıda merkezi olması gerektiğini vurgulayan Bilgiç, tarımın geleceği konuşulurken üreticinin emeğinin ve ekonomik sürdürülebilirliğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. “Artık yalnızca ‘Ne kadar üreteceğiz?’ sorusunu değil; ‘Daha verimli nasıl üreteceğiz, üreticimizin emeğinin karşılığını nasıl artıracağız ve kaynaklarımızı nasıl daha etkin kullanacağız?’ sorularını da birlikte düşünmeliyiz” diyen Bilgiç, üreticiden tüccara, sanayiciden ihracatçıya kadar tüm paydaşların aynı zincirin parçaları olduğunu ifade etti. Tarımda yeşil dönüşümün yalnızca çevre konusu olmadığını, aynı zamanda verimlilik, maliyet ve rekabet gücü anlamına geldiğini belirten Bilgiç, daha az su ve enerji kullanarak daha fazla üretim yapılması gerektiğini söyledi. Modern sulama sistemleri, hassas tarım, toprak analizi, dijital teknolojiler, yenilenebilir enerji ve doğru gübre kullanımının yaygınlaştırılması gerektiğine dikkat çeken Bilgiç, üreticilerin bu dönüşüme hazırlanırken yeni yüklerle karşı karşıya bırakılmaması, doğru teknolojiye, bilgiye ve finansmana erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini kaydetti. Adana’nın tarımsal hedefini dijital tarım, yeşil üretim, güçlü sanayi, etkin lojistik ve yüksek katma değerli ihracat bütünlüğü olarak ortaya koyan Bilgiç, kentin tarımsal potansiyelinin yüksek katma değere dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Mısır hasadının başladığı Adana’da üreticilerin bir yıllık emeklerinin karşılığını almak için yoğun bir dönemden geçtiğini belirten Bilgiç, tüm üreticilere bereketli bir sezon diledi. Hasat döneminde ürünlerin sağlıklı muhafaza edilmesi ve üreticinin ürününü doğru zamanda ve uygun şartlarda değerlendirebilmesinin önemine dikkat çeken Bilgiç, lisanslı depoculuğun bu noktada önemli bir imkan sunduğunu söyledi. Lisanslı depoculuğun üreticinin hasat döneminde ürününü düşük fiyattan satmak zorunda kalmasının önüne geçebileceğini belirten Bilgiç, ürün senedi üzerinden finansmana erişimin kolaylaşacağını ve piyasanın daha düzenli işlemesine katkı sağlanacağını ifade ederek üreticileri lisanslı depoculuk imkanlarından daha fazla yararlanmaya çağırdı. Mısır hasadıyla ortaya çıkan tarımsal atıkların da önemli bir fırsat olduğunu belirten Bilgiç, bunların yalnızca bertaraf edilmesi gereken atıklar olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Tarımsal atıkların kompost ve organik gübre, hayvancılık, biyokütle ve enerji üretiminde değerlendirilebileceğini belirten Bilgiç, “Tarladan çıkan her değeri mümkün olduğunca yeniden ekonomiye kazandırmalıyız” dedi. Gençler ve kadınlar tarımda daha fazla yer almalı Adana’nın tarımsal geleceğinde Organize Tarım Bölgelerinin önemli bir rol üstlenebileceğini belirten Bilgiç, bu alanların üretimin yanı sıra işleme, paketleme, depolama ve lojistik faaliyetlerinin geliştiği merkezlere dönüşmesi gerektiğini söyledi. Tarım sektöründe nitelikli iş gücüne duyulan ihtiyacın her geçen gün arttığına dikkat çeken Bilgiç, tarımın artık yalnızca tarlada üretim yapmak anlamına gelmediğini vurguladı. Tarımın teknoloji, mühendislik, otomasyon, dijitalleşme, ticaret ve girişimcilik alanlarını da kapsadığını belirten Bilgiç, gençlerin ve kadınların bu alanlarda daha fazla yer almasının sektörün geleceği açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Adana’nın güçlü tarımsal altyapısı ve üretim kültürüyle büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Bilgiç, hedeflerinin bu potansiyeli yüksek katma değere dönüştürmek olduğunu söyledi. Bilgiç, üreticinin emeğini koruyan, su ve toprağı verimli kullanan, teknolojiden yararlanan, ürününü işleyerek katma değer oluşturan ve dünya pazarlarına ulaştıran bir tarım ekonomisinin geliştirilmesi gerektiğini belirterek, Adana’nın yalnızca üreten değil, işleyen, markalaştıran ve ihraç eden bir tarım merkezi olması gerektiğini kaydetti. ATB olarak üretici, tüccar ve sanayicinin yanında olmaya ve sektörün ortak sorunlarına ortak akılla çözüm üretmeye devam edeceklerini belirten Bilgiç, mısır hasat döneminin tüm üreticilere ve sektör paydaşlarına hayırlı ve bereketli olmasını diledi.

Buğdayda Yağmur Bereketi Haber

Buğdayda Yağmur Bereketi

Antalya Ticaret Borsası (ATB), buğday hasadı öncesinde “Hububat Hasadı Öncesi Sektörel Analiz Toplantısı” düzenledi. ATB Toplantı Salonu’nda, ATB Başkan Vekili Halil Bülbül’ün başkanlığında gerçekleşen toplantıya, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, ATB Hububat Meslek Komitesi Üyeleri, Tarım ve Orman Müdürlüğü, BATEM ve ZMO temsilcileri, ilçe ziraat odası başkanları, biçerdöverciler, üretici ve fabrika sahipleri katıldı. Toplantıda, 2026 üretim sezonunda hububatta rekolte ve kalite beklentileri, girdi maliyetleri, devlet destekleri, erken hasadın kaliteye etkisi, pas hastalığı gibi çok sayıda konu gündeme geldi. BUĞDAY BÖLGE TARIMI İÇİN ÖNEMLİ ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, buğday hasadının bereketli olmasını dilerken, hasat öncesinde sektör paydaşlarını bir araya getirerek, hasat beklentileri, hububatta yaşanan sorun, çözüm önerileri ve beklentilerini gündeme getirmek istediklerini söyledi. Antalya’da 250 bin ton civarında buğday üretimi yapıldığını belirten Bülbül, Serik, Aksu, Korkuteli ve Elmalı ilçeleri için ciddi bir ekonomik gelir kaynağı olan buğdayın bölge tarımı için önemini vurguladı. ÇİFTÇİSİZ HİÇ OLMAZ Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, artan maliyetlere dikkat çekerek mevcut desteklerin yetersiz olduğunu söyledi. Gübre fiyatlarının çok yükseldiğini belirten Alp, desteklerin ürün ve fatura bazlı verilmesi gerektiğini kaydetti. Çiftçinin üretimde kalabilmesi için etkin destek politikalarının şart olduğunu vurgulayan Alp, “Devletsiz olmaz ama çiftçisiz hiç olmaz” dedi. REKOLTEDE YÜZDE 25 ARTIŞ BEKLENTİSİ ATB 1. Meslek Komitesi Üyesi Yusuf Sarıcalar, bölgenin yağışlar nedeniyle iyi bir hububat sezonu geçireceğini söylerken, buğdayda yüzde 25 rekolte artışı beklendiğini kaydetti. Yüksek rekoltenin fiyat baskısı oluşturabileceği uyarısında bulunan Sarıcalar, üreticinin mağdur olmaması için doğru planlama yapılması gerektiğini söyledi. DOĞRU YÖNTEMLERLE VERİM YÜZDE 20 ARTAR ATB 1. Meslek Komitesi Üyesi Nuri Büyükselçuk, sertifikalı tohum, doğru gübreleme ve zamanında ilaçlamayla verimin yüzde 20’ye kadar artırılabileceğini belirtti. Türkiye’nin buğday üretiminde ciddi artış potansiyeli bulunduğunu ifade eden Büyükselçuk, iklim koşullarının olumlu seyretmesi halinde bu yıl rekor seviyede üretim beklendiğini söyledi. ANIZ YAKIMI AZALDI ATB 2. Meslek Komitesi Üyesi Kadir Sarıcalar, bu yıl verimli bir hasat dönemi beklendiğini belirtirken, önceki yıllarda yüksek nem nedeniyle yaşanan biçim sorunlarının tekrar etmemesi gerektiğini söyledi. Hasadın zamanında yapılmasının kalite açısından önemine dikkat çeken Sarıcalar, Korkuteli bölgesinde Toprak Mahsulleri Ofisi alım ofisi açılması gerektiğini ifade etti. Anız yakmanın büyük ölçüde sona erdiğini belirten Sarıcalar, bu konuda farkındalığın arttığını söyledi. ÜRETİCİYE DOĞRU TOHUM ÇEŞİDİ VERİLMELİ ATB Üyesi Mehmet Tiryaki, devlet destekli dağıtılan bazı tohum çeşitlerinin kalite ve verim açısından yetersiz kaldığını belirterek, bölgeye uygun kaliteli çeşitlerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Tiryaki, desteklerin ürün bazlı verilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kaliteyi artırmak için uğraşan üretici desteklenmeli. Destekleme sistemi yeniden gözden geçirilmeli” dedi. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Tekin, Antalya’ya özgü buğday çeşitlerinin yeniden geliştirilmesi için çalışma yapılabileceğini belirtirken, “Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde yürütülen ‘Antalya Buğdayını Arıyor” projesi tekrarlanmalı” dedi. BATEM Uzmanı Ali Koç, son yılların en yüksek yağışının alındığını belirterek, yağışların verime olumlu yansıdığını söyledi. Koç, tarımda drone ile ilaçlama ve gübreleme uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiğini kaydetti. Toplantıya katılanlar, Antalya’da bu yıl buğdayda verim artışı yaşanacağını vurgularken, kalite, standardizasyon, hastalık yönetimi, pazarlama altyapısı ve destekleme politikalarına ilişkin bazı yapısal sorunlar olduğuna dikkat çekti. Toplantıda, sertifikalı ve bölgeye uygun tohum kullanımının artırılması, hastalıklarla mücadelede teknik kapasitenin güçlendirilmesi, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin erken fiyat ve alım politikası açıklaması, bölgesel alım noktalarının yaygınlaştırılması, drone ve hassas tarım uygulamalarının desteklenmesi, kalite sınıflandırma altyapısının geliştirilmesi ve destekleme mekanizmalarının öngörülebilir hale getirilmesi yönünde görüş birliğine varıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.