Hava Durumu

#Hayvan Refahı

Kırsal Haber - Hayvan Refahı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hayvan Refahı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Kış Şampiyon At ''Smart Latch'' Skandalını Meclis Gündemine Taşıdı Haber

CHP'li Kış Şampiyon At ''Smart Latch'' Skandalını Meclis Gündemine Taşıdı

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Mersin’de kamuoyuna yansıyan et tartışmalarını ve bir safkan yarış atının kesilmesine rağmen resmi kayıtlarda hâlâ “yaşıyor” görünmesiyle ilgili iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle iki ayrı soru önergesi veren Kış, hem gıda denetim zincirinin nasıl işlediğinin hem de “Smart Latch” isimli safkan yarış atının akıbetinin açıklığa kavuşturulmasını istedi. Son günlerde kamuoyunda yürütülen tartışmalarda sorumluluğun belediyelere yüklenmeye çalışıldığını belirten Kış, gıda güvenliği konusundaki yetki ve sorumluluğun mevzuatta açık biçimde tanımlandığını söyledi. CHP’li Kış, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’na dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye’de et ve et ürünlerinin üretiminden kesimine, işlenmesinden depolanmasına ve tüketiciye sunulmasına kadar geçen tüm süreçte resmî denetim yetkisi Tarım ve Orman Bakanlığı’na aittir. Bu denetimler Bakanlığın taşra teşkilatı olan İl Tarım ve Orman Müdürlükleri tarafından yürütülür. Dolayısıyla bugün ortaya çıkan bu tablo, gıda denetim zincirinin hangi aşamada kırıldığının sorgulanmasını zorunlu hale getirmektedir.” Kış, Mersin’de kamu kurumlarına veya belediyelere et tedarik eden işletmelerin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından düzenli olarak denetlenip denetlenmediğinin de açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti. “Bu işletmeler Bakanlık tarafından onaylı ve kayıtlı işletmeler midir? Son üç yılda kaç resmî denetim yapılmıştır? Bu denetimlerde kaç numune alınmış ve kaçında mevzuata aykırılık tespit edilmiştir? Mersin’de son yıllarda tek tırnaklı hayvan eti tespit edilen işletmeler var mıdır ve bu işletmeler hakkında hangi idari ve cezai işlemler uygulanmıştır? Tüm bunlar kamuoyuna açık ve şeffaf şekilde açıklanmalıdır.” “SMART LATCH SKANDALI” CHP’li Kış’ın Meclis’e taşıdığı bir diğer konu ise kamuoyunda büyük tartışma yaratan “Smart Latch” isimli safkan yarış atının akıbeti oldu. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre söz konusu at son yarışını 14 Ekim tarihinde koştu ve sakatlığı nedeniyle yarış hayatı sona erdi. Atın sahibi tarafından bir bakımevine gönderildiği belirtilirken, daha sonra ortaya çıkan bilgiler söz konusu atın kesildiği ve etinin Mersin’de bir aşhanede kullanılan etler arasında yer aldığı iddialarını gündeme getirdi. Olayın en dikkat çekici yönlerinden biri ise Türkiye Jokey Kulübü (TJK) kayıtlarında Smart Latch isimli atın hâlâ “yaşıyor” görünmesi oldu. CHP’li Kış, bu durumun yarış hayatı sona eren safkan atların akıbetinin nasıl takip edildiği konusunda ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirtti. “YASAK OLAN BİR KESİM NASIL GERÇEKLEŞTİ?” Tek tırnaklı hayvanların kesimi ve etinin gıda amaçlı kullanımı Türkiye’de mevzuat gereği yasak. Bu nedenle bir yarış atının kesilmesi ve etinin gıda zincirine girmesi yalnızca hayvan refahı açısından değil, aynı zamanda gıda güvenliği açısından da son derece ciddi bir durum olarak değerlendiriliyor. CHP’li Gülcan Kış, konunun yalnızca bir hayvanın akıbetiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda denetim sistemine ilişkin ciddi bir sorunu ortaya çıkardığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Tek tırnaklı hayvanların kesimi açık biçimde yasaktır. Buna rağmen bir safkan yarış atının kesildiği ve etinin gıda zincirine girdiği iddiaları kamuoyuna yansıyor. Bu at gerçekten bakımevine gönderildi mi? Gönderildiyse hangi işletmeye gönderildi ve bu işletme Bakanlık tarafından ruhsatlı mı? Yarış hayatı sona eren safkan atların akıbetini kim takip ediyor? Yasak olan bir kesim nasıl gerçekleşti ve bu kesim hangi işletmede, hangi veteriner hekim denetiminde yapıldı? Bu soruların tamamı yanıtlanmak zorundadır.” “BAKIM ALTINDA OLMASI GEREKEN BİR AT SOFRAYA NASIL GELDİ?” Kış, bakım altında olması gereken bir yarış atının kesime gönderilmesinin ciddi bir denetim zafiyetine işaret edebileceğini söyledi. “Bakım altında olması gereken bir yarış atının nasıl olup da kesime gönderildiği ve sofralara kadar uzanan bir zincirin parçası haline geldiği açıklığa kavuşturulmalıdır. Bu olay yalnızca bir hayvanın akıbeti değil; aynı zamanda gıda güvenliği, kamu denetimi ve devletin sorumluluğu açısından da son derece ciddi bir meseledir.” CHP’li Gülcan Kış, ortaya çıkan tablonun ciddi bir denetim zinciri krizi olduğunu belirterek Tarım ve Orman Bakanlığı’na sert sözlerle yüklendi. “Eğer gıda denetimi Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sorumluluğundaysa ve buna rağmen yasak olan bir kesim gerçekleşmiş, bu et gıda zincirine girmiş ve denetim mekanizması bunu engelleyememişse ortada çok ciddi bir yönetim sorunu var demektir. Böyle bir denetim zinciri krizi yaşanıyorsa Tarım ve Orman Bakanı derhal oturduğu o koltuktan istifa etmelidir.”

Gürer: "Köyler Değişiyor, Hayvancılıkta Dertler Aynı" Haber

Gürer: "Köyler Değişiyor, Hayvancılıkta Dertler Aynı"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer’in saha ziyaretlerinde besicinin de süt inekçiliği yapan üreticinin de ortak sorununun artan ahır giderleri ve önlenemeyen yem fiyatı artışları olduğu belirtildi. Hayvancılık yapan üreticiler, “Biz yüksek kazanç peşinde değiliz, maliyetimizi düşürecek önlemler alınsın. Fiyatlar artmasın.” dediler. “YİRMİ DÖRT SAAT EMEK İSTİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hayvancılığın emek yoğun yapısına dikkat çekerek, “Hayvancılık zor bir iş. Yirmi dört saat hayvanla ilgilenmek zorundasınız. Bakımından doğumuna kadar sürekli ilgi ve takip gerekir. On iki ay kapalı kalan hayvanda refahı ne kadar sağlarsanız o kadar fayda elde edilir. Süt yemi vermeden süt verimini artıramazsınız. Ülkemizde büyükbaş hayvanda mera hayvancılığı da bitmek üzere. Yem fiyatları düzenli artıyor. Süt inekçiliği yapanların en büyük derdi, yem fiyatındaki artışa gelirlerinin yetişmemesidir. İthal yem fiyatlarındaki artış, doğrudan hayvancılık yapanın canını yakarken süt inekçiliği yapanların mağduriyetini de derinleştiriyor. Elli kiloluk süt yemi şu an ülkemizde 900 lirayı bulmuş durumda. Yoncası, samanı, silajı arttıkça hayvanların maliyetleri de artıyor. Ancak o maliyete göre satış yapamayınca zarar, hayvancılığı geriletiyor.” dedi. Hayvancılığın çiftçilik ile birlikte yürütülmezse sürdürülebilirliğinin riske girdiğini söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Bu işi yapan çiftçilik yapmıyorsa yem giderlerini karşılaması zorlaşmaktadır. Buğdayı, arpası, mısırı, yoncası, küspesi, samanı yanında özel besi yemindeki artış, hayvancılık yapanın içinde bulunduğu olumsuzlukla maliyet fiyatını katlıyor. Kesimhaneden 600 liradan çıkan et, rafta 1000 TL’yi aşıyor. Besleyen, kesen, satan ve markette rafta satışa sunanların fiyat üzerine eklemeleriyle dar gelirli ete erişemiyor. Hem çiftçilik yapacaksın hem hayvancılık yapacaksın, hem de kazanmadan bu işi sürdüreceksin. Çok kolay bir durum değil.” dedi. CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Süt ineklerimizin verimliliği üreticiyi de doğrudan etkiliyor. Fransa’da 3,5 milyon süt ineği var. Türkiye’de ise 6,5 milyondan fazla süt ineği bulunmasına rağmen Fransa’nın bizden daha fazla süt üretmesi, dikkate değer bir ayrıntıya işaret ediyor. Fransa’nın hayvanından sağladığı fayda ile bizden çok süt üretmesi, hayvan refahı ile doğrudan ilgilidir. Hayvan refahı, hayvanın gerekli bakımı ile sağlanabilir.” şeklinde konuştu. YEM-SÜT DENGESİ KAÇTI Besici Zülfü Ünal ise, “Ülkemizde üretim kıtlığı var. Yani çiftçimiz, besicimiz bu işi teker teker bıraktı. 2026 yılına geldiğimizde rakamlar ortada. Şimdi ben et hayvanı ürettiğim zaman hayvanı pahalıya alıp, yemi de pahalıya alıp hayvanımı kestirdiğimde yerine yenisini koyamıyorum. Kendi geçimimi sağlamakta zorlanıyorum.” dedi. Ünal, “Süt fiyatlarına geldiğimizde yılbaşından sonra, ocak ayının 20’sinden itibaren süt fiyatı 22 lira oldu. Bu rakam bizi kurtarmıyor. Biz en kötü ihtimalle fiyatın şu an 30 lira olmasını talep ediyoruz. Bir litre süte iki kilo yem alamıyoruz. Yarın bu bir kiloya düşecek. Yarın yem de alamayacağız, süt de alamayacağız. Elektriğimi, faturalarımı, giderlerimi, hayvanlarımın ilaç masrafını, veteriner ücretini ödemekte zorlanıyorum. Köyde hayvan kalmadı. Azalmayı bırakın, şu an çoğu ahır boş. Üretim yok köyümüzde. Bizim Cullaz Köyü, Haymana’nın ve Ankara’nın en büyük köyüyüz.” dedi. Küçükbaş hayvan üreticisi Zafer Özyiğit ise, “Daha önce 400 davar vardı, şimdi 50–60 davara düştü. Bakım yok, destek yok. Devlet bize destek çıkmıyor. Yem alamıyoruz, gücümüz yetmiyor. Köyde 20 kişi hayvancılık yapıyordu, şimdi 5–6 kişiye düştü. Köyde göç var, kimse kalmadı.” şeklinde konuştu. “YEM MALİYETİ ARTTIKÇA HAYVANCILIK DAHA DA ZORLAŞIYOR” Niğde ili Yeşilgölcük Kasabası’nda da hayvan sahipleri ile görüşen Ömer Fethi Gürer, “Yalnızca 2025 yılında 739 bin baş hayvan için yurt dışına 1 milyar 191 milyon dolar döviz ödendi. Bu tutar yerli besiciye destek olarak verilse daha doğru bir iş yapılmış olurdu. İthal hayvanda ağırlık kesimlik büyükbaşta oluyor. Süt inekçiliğinin daha çok teşvik edilmesi gerekir. Süt inekçiliği, süt yemi verilerek hayvanın beslenmesini zorunlu kılar. Hayvan refahı sağlanmadan yeterli süt verimi elde edilemez. Bu bağlamda destek ve önlemler sağlanmalıdır. Sütte verim, süt yemi ile sağlandığına göre çözümü de öncelikle bu noktada aramak gerekir. Yem maliyeti arttıkça hayvancılık daha da zorlaşıyor.” dedi. Süt inekçiliği yapan Bülent Özden ise, “Maliyetler yüksek, yem fiyatları yüksek, veteriner giderleri yüksek. Yetişemiyoruz. Hem tarım hem hayvancılık yaptığımız için iki yıldır çiftçi perişan. Yüz hayvanım varsa yetmişe düşürdüm. Yemi versek bu sefer yemciye çalışıyoruz. Samancıya, yoncacıya çalışıyoruz. Bunları kendimiz ürettiğimiz hâlde maliyetler yüksek. Ekmeği zor kazanıyoruz. Çoluk çocuk çalışmasa, dışarıdan bir eleman tutsak bu işin içinden çıkamayız. On iki ay kapalı, meraya da çıkmıyor hayvanlar. Maliyetler çok yüksek. Çoluk çocuk bakmazsa bu işten ekmek çıkmaz. Şu anda çiftçi zorda, hayvancılık zorda.” dedi. “ÜRETİCİNİN ELİNE 20 LİRA GEÇMİYOR” Niğde Kızılca Köyü’nde de tablonun farklı olmadığını belirten Ömer Fethi Gürer, “Elli kiloluk süt yemi 900 lira civarında. USK çiğ süt tavsiye fiyatı 22 lira 22 kuruş. Ancak aracılar sütü topladığı için üreticinin eline geçen fiyat 20 liranın üzerine çıkmıyor. Raftaki ürünün fiyatı artıyor ama bu işi yirmi dört saat emek vererek yapanlar para kazanamıyor. Et ve süt ile et ve süt mamullerini dar gelirli sınırlı miktarda alabilirken, besicilik yapan da bu işi yapmak istemez duruma gelmiş.” dedi. Gürer, “Türkiye’de şu anda hayvan yemini satan aynı zamanda sütü de alıyor. ‘Sütü ucuza alayım, yemi pahalı satayım’ diyor. Ne zaman Ulusal Süt Konseyi bir alım fiyatı açıklasa ertesi gün yeme zam geliyor. Bir litre süt bir buçuk kilo yem alamazsa gelir-gider dengesi bozulur.” diye konuştu. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çözüm önerilerini ise net şekilde sıralayarak, “Bir, yem sübvanse edilecek. İki, hayvan hastalıkları ve buzağı ölümleri önlenecek. Veteriner hizmetleri düzenli ve yeterli sağlanacak. Ahır giderlerini düşürecek politikalar oluşturulacak. Aşılar zamanında ve düzenli biçimde yapılacak. Hayvancılıkta bir litre süt satan üretici en az bir buçuk kilo yem alabilecek düzeye getirilecek. Eğer bu oran sağlanamazsa önümüzdeki dönemde hayvancılıkta sorunlar daha da derinleşecek.” dedi. Kızılca Köyü’nde besiciler de, “Çiftçilik yapmazsak bunları besleme şansımız yok. Kaba yemini kendin üretmek zorundasın. Şu an yemin yüzde 70’ini kendimiz ürettiğimiz hâlde zor ayakta duruyoruz. Yemi sürekli hazır almamız durumunda bu işin sürdürülebilirliği yok.” ifadelerini kullandı. SEYRETMEYİN, DÜZENLEME YAPIN CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ankara’dan Niğde’ye kadar üreticinin talebi ortak: Destekler artırılsın, ithal değil yerli üretici ile çözüm aransın. Köyler değişiyor, dertler değişmiyor. Artan yem maliyetleri, yetersiz süt fiyatları ve yükselen üretim giderleri karşısında üretici ayakta kalma mücadelesi veriyor. Hayvancılıkta sorunlar seyrederek çözülmez. Üretici açık konuşuyor, çözüm bekliyor. Aksi hâlde boşalan ahırlar ve küçülen sürüler, kırsalda üretimin daha da gerileyeceğinin habercisi olmaya devam edecek.” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.