Hava Durumu

#Hayvan Yemi

Kırsal Haber - Hayvan Yemi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hayvan Yemi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bodrum Mandalininde Yeşil Hasat Bereketi Haber

Bodrum Mandalininde Yeşil Hasat Bereketi

Bodrum Belediyesi, coğrafi işaretli Bodrum Mandalininin yeşil hasat döneminde üreticilere destek olmak ve ilçenin önemli tarımsal değerlerinden biri olan mandalinin ekonomik değerini artırmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda 104 üreticiden temin edilen toplam 62 ton 500 kilogram yeşil Bodrum mandalininin endüstriyel üretimde kullanılmak üzere sevkiyatı gerçekleştirildi. Bodrum Belediyesi Gıda AŞ ve Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında Bahçelievler, Bitez, Dereköy, Gündoğan, İslamhaneleri, Müskebi, Turgutreis ve Yalıkavak mahallelerinde üreticiler tarafından gerçekleştirilen yeşil hasatla toplanan mandalinler, Herodot Kültür Merkezi'nde paketlenerek sevk edildi. Başkan Mandalinci: “Bodrum Mandalinine ve Üreticimize Sahip Çıkıyoruz” Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, yeşil hasat döneminde gerçekleştirilen çalışmaların Bodrum'un tarımsal mirasının korunması açısından büyük önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “Bodrum mandalinimiz, kentimizin en önemli tarımsal ve kültürel değerlerinden biri. Üreticilerimizin emeğini korumak, mandalin bahçelerimizin yaşamasını sağlamak ve bu değerimizi gelecek nesillere aktarmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yeşil hasat döneminde 104 üreticimizden 62,5 ton mandalinin değerlendirilmesi hem üreticilerimiz hem de Bodrum'un tarımsal geleceği açısından çok kıymetli. Coğrafi işaretli ürünümüz Bodrum mandalini, üreticilerimizi, mandalin bahçelerimizi ve kültürel mirasımızı koruyarak gelecek nesillere aktarma sözümüz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.” Yeşil Bodrum Mandalini, Sıfır Atık Anlayışıyla Değerlendiriliyor Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Zir. Müh. Ercan Pehlivan, yeşil hasat döneminde gerçekleştirilen çalışmaların hem üreticilere ekonomik katkı sunduğunu hem de sürdürülebilir üretim ve sıfır atık anlayışına hizmet ettiğini belirtti. Pehlivan, endüstriyel üretimde kullanılmak üzere alınan 62,5 tonluk yeşil Bodrum mandalini siparişinin hazırlık ve sevkiyatının tamamlandığını ifade ederek şunları söyledi: “Bodrum Mandalini ivme olarak yükselmeye devam ediyor. Bodrum Belediyesi olarak katma değerli yeni ürünler üretilmesinin, hammadde ihtiyacını artıracağını biliyoruz. Endüstriyel pazarda bu meyveden yeni ürünler üretilmesi konusunda her gün yeni bir özel sektör temsilcisi ile iletişim kuruyoruz. Türkiye’nin sektöründe öncü temsilcilerine, ürünü işlemeleri için Bodrum’dan mandalinin yeşil halinin farklı gelişim dönemlerinde numuneler yolluyoruz. Bu süreç çok heyecanlı geçiyor. Yeni bir ürünün ortaya çıkması, üreticilerimizden daha çok tonajlı Yeşil Bodrum Mandalini hasadı anlamına geliyor. Yeşilinden dondurma, slice denilen dilim dondurulmuş sunuma hazır ürünler, freezed dried denilen dondurularak kurutulmuş meyveler, donuk meyve suyu sektörü vb. birçok endüstriyel sektörde Yeşil Bodrum Mandalini artık aranılan bir ürün haline geldi. Bu sevkiyatımızda sektöründe öncü donuk meyve suyu karışımları ile Yeşil Bodrum Mandalinine yön veren, kalite olarak üst segment bir meyve olmasında çok büyük payı olan Easy Mix Türkiye’ye ürün gönderiyoruz. Bu sene ilk defa endüstriyel işlemler sonucunda dondurulmuş meyve suyu üretiminin yanında, aroması ve uçucu yağ gibi ikincil, üçüncül ürün olarak katma değerli yeni ürünlere dönüştürülerek, işleme sonrasında ortaya çıkan posası ise hayvan yemi üretiminde değerlendirilebiliyor. Böylece mandalinin neredeyse tüm bileşenleri ekonomiye kazandırılarak sıfır atık anlayışına önemli bir katkı sağlanıyor. Bu yönüyle Yeşil Bodrum Mandalini, endüstriyel pazarda da aranan ve ekonomik değeri giderek artan bir ürün haline geliyor. Bodrum Mandalini artık yılda bir defa hasat edilmeyecek, yeşilinden, sarısından, turuncusuna her gelişme döneminde farklı ürünlerin üretilebileceği çok katma değerli bir meyve haline geldi.” Bodrum Belediyesi, yerel üretimin desteklenmesi, mandalina bahçelerinin korunması, tarımsal ürünlerin katma değerli hale getirilmesi ve sıfır atık anlayışının yaygınlaştırılması amacıyla çalışmalarına devam edecek.

Tarım Ve Gıdada İthalat İhracatı Solladı Haber

Tarım Ve Gıdada İthalat İhracatı Solladı

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım, gıda ve içecek sektörünün 2026 yılının ilk 8 aylık dış ticaret verilerini değerlendirdi. Gürer, ihracatın yüzde 5,09 artmasına karşılık ithalatın yüzde 17,72 yükseldiğine dikkat çekerek, “Tarım ve gıda sektöründe ithalata dayalı yapı daha da belirgin hale geliyor. İhracat sınırlı artarken ithalat çok daha hızlı büyüyor” dedi. Gürer, 2026 yılının ilk 8 ayında tarım, gıda ve içecek sektöründe ihracatın 21 milyar 190 milyon dolara, ithalatın ise 20 milyar 430 milyon dolara ulaştığını belirtti. Geçen yıl aynı dönemde 20 milyar 160 milyon dolar olan ihracatın yalnızca yüzde 5,09 arttığını ifade eden Gürer, 17 milyar 360 milyon dolar seviyesindeki ithalatın ise yüzde 17,72 yükseldiğini söyledi. Ömer Fethi Gürer, “İhracat ile ithalat arasındaki artış hızına baktığımızda ortaya dikkat çekici bir tablo çıkıyor. İhracat yüzde 5,09 artarken ithalat yüzde 17,72 artıyor. Yani ithalatın büyüme hızı ihracatın büyüme hızının üç katından fazla. Bu tablo, tarım ve gıda sektöründe dışa bağımlılığın sürdüğünü gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu. AĞUSTOS AYINDA İTHALATTA YÜZDE 34,38 ARTIŞ TBMM Tarım Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ağustos 2026'da sektörün 2 milyar 530 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini, geçen yılın aynı ayında ihracatın 2 milyar 300 milyon dolar olduğunu aktardı. Aynı dönemde ithalatın ise 1 milyar 490 milyon dolardan 2 milyar 10 milyon dolara yükseldiğini belirten Gürer, “Ağustos ayında ihracat yüzde 9,61 artarken ithalat yüzde 34,38 arttı. Bir tarafta ihracat artıyor ama diğer tarafta ithalat çok daha hızlı yükseliyor. Tarım ve gıda sektöründe üretim gücümüzü artırmak yerine dışarıdan daha fazla ürün ve girdi almaya devam ediyoruz” dedi. HAYVAN YEMİ İTHALATI 1 MİLYAR 225 MİLYON DOLAR ARTTI İthalat kalemleri içerisinde hayvan yeminin dikkat çekici bir noktaya geldiğini ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ilk 8 ayda hayvan yemi ithalatındaki artışın 1 milyar 225 milyon dolar olduğunu belirterek, “Bunun yanı sıra bitkisel yağ ithalatı 389 milyon dolar, un ithalatı 356 milyon dolar ve canlı hayvan ithalatı 238 milyon dolar arttı. Hayvancılıkta yem sorununu çözemediğimiz gibi yem ithalatını da artırıyoruz. İlk 8 ayda hayvan yemi ithalatındaki artış 1 milyar 225 milyon dolar. Canlı hayvan ithalatı da 238 milyon dolar artmış durumda. Hem hayvanı hem de hayvanın temel girdisini dışarıdan alıyoruz” dedi. SOYA VE MISIR İÇİN MİLYARLARCA DOLAR ÖDENİYOR Tarım ve hayvancılığın temel girdilerinde ithalatın boyutuna dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ilk 8 ayda 1,6 milyar dolarlık soya fasulyesi, 1,3 milyar dolarlık dane mısır ve 1,1 milyar dolarlık ham ayçiçeği yağı ithal edildi. Bu üç ürün grubunun toplam ithalat değerinin yaklaşık 4 milyar dolara ulaştı” diye konuştu. CANLI HAYVAN İTHALATI DA ARTIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, canlı hayvan ithalatındaki artışın da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “İlk 8 ayda canlı hayvan ithalatındaki artış 238 milyon dolar, yalnızca Ağustos ayında 125,1 milyon dolarlık sığır ithalatı gerçekleştirildi” dedi. AĞUSTOSTA 377,8 MİLYON DOLARLIK ÜÇ KALEM Ağustos ayındaki ithalat kalemlerine de değinen Gürer, yalnızca soya küspesi, sığır ve rafine palm yağı ithalatının toplamının 377,8 milyon dolara ulaştığını belirtti. Gürer, Ağustos ayında; 137,9 milyon dolar soya küspesi, 125,1 milyon dolar sığır, 114,8 milyon dolar rafine palm yağı ithal edildiğini aktardı. İHRACATTA ŞEKERLİ MAMULLER, UN, BEYAZ ET VE BAKLİYAT GERİLEDİ Ömer Fethi Gürer, toplam ihracat rakamındaki artışın sektörün bütün ürün gruplarında aynı şekilde gerçekleşmediğini de dikkat çekerek, “İlk 8 ayda; Şekerli mamuller ihracatı 227 milyon dolar, un ihracatı 189 milyon dolar, beyaz et ihracatı 150 milyon dolar ve bakliyat ihracatı 114 milyon dolar geriledi” şeklinde konuştu. Gürer, “Toplam ihracat rakamındaki yüzde 5,09'luk artış, bütün sektörlerde olumlu bir tablo olduğu anlamına gelmiyor. Önemli tarım ve gıda ürünlerinde ihracat kayıpları yaşanıyor. Şekerli mamullerden una, beyaz etten bakliyata kadar birçok üründe gerileme söz konusu” dedi. TÜRKİYE TARIMSAL GİRDİDE DIŞ PAZARLARA BAĞIMLI Türkiye'nin tarım, gıda ve içecek sektöründeki ithalat kaynaklarına da dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, ilk 8 ayda Brezilya'nın 2 milyar 590 milyon dolarla ilk sırada bulunduğunu belirtti. Brezilya'yı 2 milyar 553 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 1 milyar 656 milyon dolarla Ukrayna ve 1 milyar 596 milyon dolarla ABD izledi. İTHALATA ÖDENEN KAYNAK YERLİ ÜRETİME AKTARILMALI Tarım, gıda ve içecek sektörünün 2026 yılının ilk 8 aylık verilerinin, ithalatın ihracattan çok daha hızlı büyüdüğünü ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İlk 8 ayda 20 milyar 430 milyon dolarlık ithalat gerçekleşmiş. Bunun içinde yalnızca soya fasulyesi 1,6 milyar dolar, dane mısır 1,3 milyar dolar, ham ayçiçeği yağı 1,1 milyar dolar. Hayvan yemi ithalatındaki artış 1 milyar 225 milyon dolar. Canlı hayvan ithalatındaki artış 238 milyon dolar. Bu kaynakların daha büyük bölümünü kendi çiftçimize, kendi üreticimize aktarmamız gerekiyor” diye konuştu. Öne çıkan rakamlar İhracat: 21,19 milyar dolar İthalat: 20,43 milyar dolar İhracat artışı: %5,09 İthalat artışı: %17,72 Ağustos ihracatı: 2,53 milyar dolar Ağustos ithalatı: 2,01 milyar dolar Ağustos ithalat artışı: %34,38 Hayvan yemi ithalatındaki artış: 1,225 milyar dolar Bitkisel yağ ithalatındaki artış: 389 milyon dolar Un ithalatındaki artış: 356 milyon dolar Canlı hayvan ithalatındaki artış: 238 milyon dolar Soya fasulyesi ithalatı: 1,6 milyar dolar Dane mısır ithalatı: 1,3 milyar dolar Ham ayçiçeği yağı ithalatı: 1,1 milyar dolar Şekerli mamuller ihracatındaki düşüş: 227 milyon dolar Un ihracatındaki düşüş: 189 milyon dolar Beyaz et ihracatındaki düşüş: 150 milyon dolar Bakliyat ihracatındaki düşüş: 114 milyon dolar.

Tarım ve Gıdada Ağustosun Kazananları Belli Oldu Haber

Tarım ve Gıdada Ağustosun Kazananları Belli Oldu

Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektöründe 2026 yılının ağustos ayında ihracat 18,46 milyar dolar, ithalat ise 17,99 milyar dolar oldu. İhracatta Irak, ithalatta ise Rusya Federasyonu ilk sırada yer aldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dış Ticaret Verileri temel alınarak Agrimetre tarafından hazırlanan Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Veri Paneli verilerine göre, tarım, gıda ve içecek sektörünün 2026 yılının ağustos ayında ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,36 arttı. Geçen yılın aynı döneminde 17,53 milyar dolar olan ihracat, 2026 yılının ağustos ayında 18,46 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde ithalat ise yüzde 18,57 artışla 15,17 milyar dolardan 17,99 milyar dolara çıktı. Birim ihracat değeri ton başına 1.569 dolara yükseldi Tarım, gıda ve içecek sektöründe birim ihracat değeri de arttı. Ağustos ayında birim ihracat değeri yüzde 14,07 artışla ton başına 1.569 dolar oldu. Özel Ticaret Sistemi (ÖTS) çerçevesinde yayımlanan Dış Ticaret Verileri’ne göre, 2026 yılında aylık temelde ihracat geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5,16 artışla 2,1 milyar dolar olurken, ithalat yüzde 13,73 artarak 1,62 milyar dolar olarak gerçekleşti. Tarım ve gıda ihracatında Irak ilk sırada 2026 yılının ağustos ayında Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektöründe en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülke Irak oldu. Irak’a yapılan ihracat yüzde 8,11 artarak 2,167 milyar dolara ulaştı. Almanya, 1,453 milyar dolarlık ihracatla ikinci sırada yer aldı. Almanya’ya yapılan ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,14 arttı. Rusya Federasyonu ise 1,275 milyar dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldı. Rusya Federasyonu’na yapılan ihracat yüzde 21,40 arttı. İthalatta ise ilk sırada Rusya Federasyonu bulundu. Rusya’dan yapılan ithalat 2,499 milyar dolar olurken, Brezilya 2,446 milyar dolarla ikinci, Ukrayna ise 1,581 milyar dolarla üçüncü sırada yer aldı. Ayçiçek yağı ihracatı 860,3 milyon doları geçti 2026 yılının ağustos ayında en fazla ihraç edilen ürünler arasında ilk sırayı Ayçiçek yağı, rafine aldı. Ayçiçek yağı, rafine ihracatı yüzde 21,60 artışla 860,3 milyon doları geçti. İkinci sırada yer alan Fındık içi ihracatı yüzde 11,26 artarak 853,5 milyon dolar oldu. Fındık Ambalajlı ihracatı ise yüzde 33,62 artışla 640,9 milyon dolara ulaştı. İthalatta ilk sırada 1,553 milyar dolarla Soya Fasulyesi yer aldı. Soya Fasulyesini 1,309 milyar dolarla Mısır Dane ve 1.029 milyar dolarla Sığır ithalatı izledi. Yaş Meyve ve Sebze ihracatta lider Sektörler bazında değerlendirildiğinde, 2026 yılı ağustos ayında en fazla ihracat 2,973 milyar dolarla Yaş Meyve/Sebze sektöründe gerçekleşti. Yaş Meyve/Sebze sektörünü yaklaşık 2,032 milyar dolarlık ihracatla Şekerli Mamuller Sektörü ve yaklaşık 1,719 milyar dolarlık ihracatla Sert Kabuklu Meyveler Sektörü takip etti. Yaş Meyve/Sebze sektörünün toplam ihracat içindeki dolar bazındaki payı yüzde 19,03 olurken, Şekerli Mamuller sektörünün payı yüzde 13,01, Sert Kabuklu Meyveler sektörünün payı ise yüzde 11 oldu. İthalatta ise 5,081 milyar dolarla Hayvan Yemi sektörü ilk sırada yer aldı. Hayvan Yemi sektörünü 2,533 milyar dolarla Bitkisel yağ sektörü ve 1,288 milyar dolarla Şekerli mamuller sektörü takip etti. Hayvan Yemi sektörünün toplam ithalat içindeki dolar bazındaki payı yüzde 34,27, Bitkisel yağ sektörünün payı yüzde 17,09, Şekerli mamuller sektörünün payı ise yüzde 8.69 olarak gerçekleşti.

Tarımsal Girdi Fiyatları Temmuzda Yüzde 27,62 Arttı Haber

Tarımsal Girdi Fiyatları Temmuzda Yüzde 27,62 Arttı

Tarım-GFE, Temmuz 2026’da aylık yüzde 0,20 artarken, yıllık artış yüzde 27,62 oldu. Yıllık bazda en yüksek artış gübre ve toprak geliştiricilerde, aylık bazda ise enerji ve yağlayıcılarda gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Temmuz 2026 Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) verilerine göre, tarımsal girdilerdeki fiyat artışı devam etti. Tarım-GFE, 2026 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 0,20 arttı. Endekste geçen yılın Aralık ayına göre yüzde 17,15, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 27,62 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 33,39 artış kaydedildi. Tarımda kullanılan mal ve hizmetlerde yıllık artış yüzde 28,82 Ana gruplar incelendiğinde, Temmuz ayında bir önceki aya göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksi yüzde 0,01 azalırken, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksi yüzde 1,48 arttı. Geçen yılın aynı ayına göre ise tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksindeki artış yüzde 28,82 olurken, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksi yüzde 20,53 yükseldi. Gübre ve toprak geliştiricilerde artış yüzde 33,07 Alt gruplara bakıldığında, yıllık bazda en yüksek fiyat artışı yüzde 33,07 ile gübre ve toprak geliştiriciler grubunda gerçekleşti. Bu grubu yüzde 32,96 ile diğer mal ve hizmetler izledi. Yıllık artışın en düşük olduğu alt gruplar ise yüzde 19,43 ile malzemeler ve yüzde 22,28 ile makine bakım masrafları oldu. Enerji ve yağlayıcılar aylık artışta öne çıktı Temmuz ayında bir önceki aya göre alt gruplarda farklı yönlü değişimler görüldü. Aylık bazda en yüksek artış yüzde 4,82 ile enerji ve yağlayıcılar grubunda gerçekleşti. Malzemelerde de yüzde 1,54 artış kaydedildi. Buna karşılık gübre ve toprak geliştiriciler yüzde 3,16, hayvan yemi ise yüzde 1,64 oranında geriledi. TÜİK verilerine göre Tarım-GFE, Temmuz 2026 itibarıyla yıllık yüzde 27,62 artış gösterirken, on iki aylık ortalamalara göre değişim yüzde 33,39 olarak gerçekleşti.

Türkiye Tarım, Gıda ve İçecek Sektörünün Haziran 2026 Dış Ticaret Verileri Açıklandı Haber

Türkiye Tarım, Gıda ve İçecek Sektörünün Haziran 2026 Dış Ticaret Verileri Açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dış Ticaret Verileri temel alınarak Agrimetre tarafından hazırlanan ve Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Veri Panelinden derlenen bilgilere göre, Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektörü 2026 yılının Haziran ayında 14 milyar dolar ihracat, 14,19 milyar dolar ithalat gerçekleştirdi. ​Söz konusu dönemde sektörün ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre %4,37 oranında bir artışla 13,41 milyar dolardan 14 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde yapılan ithalat ise %18,3 artışla 12 milyar dolardan 14,19 milyar dolara çıktı. Bu dönemde birim ihracat değeri %16,06 oranında artarak ton başına 1.564 dolar oldu. ​Özel Ticaret Sistemi (ÖTS) çerçevesinde yayınlanan verilere göre, 2026 yılında aylık bazda ihracat geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında %25,62 artışla 2,37 milyar dolar seviyesine ulaşırken, ithalat ise %62,26 artarak 2,85 milyar dolar olarak gerçekleşti. ​En Çok İhracat ve İthalat Yapılan Ülkeler ​Tarım, gıda ve içecek sektörünün en çok ihracat gerçekleştirdiği ülkeler sıralamasında 1,540 milyar dolarla Irak ilk sırada yer aldı. İkinci sırada yer alan Almanya’ya yapılan ihracat %13,60 artışla 1,125 milyar dolar olurken, üçüncü sırada ise 982,8 milyon dolar ve %17,82'lik artışla Rusya Federasyonu yer aldı. ​En çok ithalat yapılan ülkeler sıralamasında da zirvede yine Rusya Federasyonu bulundu. Rusya’dan gerçekleştirilen ithalat 2,185 milyar dolar oldu. İkinci sırayı 1,819 milyar dolarlık ithalatla Brezilya alırken, 1,318 milyar dolarlık ithalatın yapıldığı Ukrayna ise üçüncü sırada yer aldı. ​Öne Çıkan İhraç ve İthal Ürünler ​Haziran 2026 döneminde ihracatta öne çıkan ürünler sıralamasında %13,82'lik artışla Fındık İçi ilk sırada yer aldı ve fındık içi ihracatı 754,2 milyon doları geçti. İkinci sıradaki Rafine Ayçiçek Yağı ihracatında %20,01 artış yaşanarak 661,8 milyon dolar değerinde satış gerçekleştirildi. Ambalajlı Fındık ise 502,4 milyon dolarlık değeri ve %40,35'lik ihracat artışıyla üçüncü sırada kendisine yer buldu. ​Aynı ayda en çok ithalatı gerçekleştirilen ürün 1,232 milyar dolarla Soya Fasulyesi oldu. Soya fasulyesini 1,084 milyar dolarla Dane Mısır ve 746,3 milyon dolarla Ham Ayçiçeği Yağı ithalatı takip etti. ​Sektörel Bazda Dış Ticaret Rakamları ​2026 yılı Haziran ayı dış ticaret verileri sektörel bazda incelendiğinde, en fazla ihracatın 2,369 milyar dolar ile Yaş Meyve/Sebze sektöründe yapıldığı görüldü. Bu sektörü yaklaşık 1,497 milyar dolarla Şekerli Mamuller Sektörü ve yaklaşık 1,439 milyar dolarla Sert Kabuklu Meyveler Sektörü izledi. Yaş Meyve/Sebze sektörünün toplam ihracat içindeki payı %20,01 olurken, Şekerli Mamuller sektörünün payı %12,64, Sert Kabuklu Meyveler sektörünün payı ise %12,16 olarak kayıtlara geçti. ​Yine aynı dönemde en fazla ithalat 4,131 milyar dolar ile Hayvan Yemi sektöründe gerçekleştirildi. Hayvan Yemi sektörünün ardından en çok ithalat yapan diğer sektörler sırasıyla 2,089 milyar dolarla Bitkisel Yağ ve 1,044 milyar dolarla Şekerli Mamuller Sektörü oldu. ​Söz konusu dönemde Hayvan Yemi sektörünün toplam ithalat içindeki payı %34,80, Bitkisel Yağ sektörünün payı %17,60, Şekerli Mamuller sektörünün payı ise %8,79 olarak gerçekleşti. Kaynak: Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu

Gürer: ''Binlerce Ton Patates Hayvan Yemi Oldu'' Haber

Gürer: ''Binlerce Ton Patates Hayvan Yemi Oldu''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ağcaşar köyünde patates üreticileriyle bir araya geldi. Üreticiler, “Üretiyoruz, sonuçta ise ürün depoda çürüyor. Bu durumu gören yok” dediler. Ağcaşar köyünde patates üreticisi Mustafa Işık patatesin değer bulamadığını, büyükşehirde yüksek fiyata satılan ürünün köyde 3 liraya bile alıcı bulamadığını ve yüzlerce ton ürünün çürümeye terk edildiğini anlattı. Depolarda dökme yada çuvallar dolusu patatesin beklediğini belirten Gürer, “Niğde’de bu yıl yine patates depoda kaldı. Yaklaşık 200 bin ton patates ne yazık ki çöp oldu. 2025 yılında patates tarlada tüccar gelmediği için üreticimiz bir umutla ürününü depolara kaldırdı. Ancak depoya kaldırılan patatesler için de alım gerçekleşmeyince ürünler çürümeye başladı” dedi. “BÜYÜKŞEHİRDE 20 LİRA, KÖYDE 3 LİRAYA ALICI YOK” Patates üreticisinin büyük bir mağduriyet yaşadığını söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “büyükşehirlerde kilosu en az 20 liraya satılan patates ya hayvan yemi oluyor ya çürüyor ya da sokağa atılarak tamamen değersiz hale geliyor. Oysa ülkemizde patates her alanda kullanılabilecek bir ürün. Yemeklik olur, sanayide kullanılır, işlenmiş ya da dondurulmuş gıdaya dönüştürülebilir. Ancak Niğde bölgesi yaklaşık 1 milyon ton patates yetiştiriyor ve bu patatesler çöp olmaktan kurtulamıyor” diye konuştu. Patates üretimiyle ilgili yıllardır aynı sorunların yaşandığını vurgulayan Gürer, “Patatesle ilgili daha önce çağrıda bulunmuştuk. Tarım Kredi Kooperatifleri ve Toprak Mahsulleri Ofisi alıma girsin, üretici mağdur edilmesin demiştik. 1999 yılında da yaklaşık 6,5 milyon ton patates üretiliyordu, bugün 2025’e geldik yine aynı miktarlarda üretim var. Nüfus artmasına rağmen patatesin yemeklik ya da sanayide kullanım alanı artırılmadığı için üretici ortada kalıyor. Küçük aile tipi işletmeler büyük sorun yaşıyor. Büyük şirketler bu işi kendi içinde koordine ediyor, onlar para kazanıyor ama üretici mağdur oluyor.” “ÜÇ YILDA BATTIM” Patates üreticisi Mustafa Işık ise yaşadığı ekonomik çöküşü anlattı. Çiftçiliğe umutla başladığını ancak kısa sürede büyük zarar ettiğini belirten Işık, “kendi işimde çok iyiydim ama bu süreçte battım. Bu iş artık toparlanmaz hale geldi,” dedi. Girdi maliyetlerinin katlandığını belirten Işık, özellikle gübre fiyatlarındaki artışa dikkat çekerek, “İki sene önce gübreyi 4 liraya alıyorduk, bu sene 22 liraya aldık. Eğer bu patatesin ihracatı olmazsa çiftçi ayakta duramaz. Kimse yardım etmiyor. Ürünü 10 ay depoda beklettim. Şimdi ‘Keşke satsaydın’ diyorlar ama alan yoktu. Şirketler çok büyük üretim yaptığı için bizim köylerde sıkıntı başladı,” ifadelerini kullandı. “200 TON PATATES ÇÖP OLDU” Mustafa Işık, depolardaki ürünlerin büyük bölümünün artık kullanılamaz hale geldiğini belirterek, “Benim burada yaklaşık 200 ton patatesim çöp oldu. Şu anda 100 ton kadar var. Bir kısmını dağıttım, bir kısmını hayvanlara verdim. Ağacaşar köyünde hemen her evde 50 ton civarında patates depoda duruyor. Adana’da yeni ürün başladı, bunlar artık tamamen çöp,” dedi. Yaptığı yatırımın da zarar olduğunu söyleyen Işık, “Ben bu depoyu yaklaşık 2 milyon maliyetle yaptım. Bu patatesi depoya koymanın bile bana 2 milyon zararı oldu. Elektrik parasını bile ödeyemedim” diye konuştu. “BU YIL EKMEYECEĞİM, HAMMALLIK YAPACAĞIM” Köyde başka üreticiler de aynı tabloyu yaşadıklarını anlattı. Bir üretici artık tarım yapmak istemediğini belirterek “Köylerin geneli aynı durumda. Bu yıl bir şey ekmeyeceğim, hammallık yapacağım. Çiftçi bu kadar zarar edince artık patates ekmeyecek gibi görünüyor. Çoğu mısıra döndü. Bu patatesi 3 liraya bile satamadık” dedi. “KÖYLERDE İCRALAR BAŞLADI” Üreticilerin yaşadığı en büyük sorunlardan birinin kredi borçları olduğunu söyleyen Mustafa Işık, “Şu anda en büyük sıkıntı kredi. Küçük çiftçiye ÇKS yok diye kredi vermiyorlar. Çiftçinin yeniden ekim yapacak durumu kalmadı. Sosyal Güvenlik Kurumu borcun varsa kredi de çekemiyorsun. Kredi borçlarını ödeyebilmek için insanlar hayvanını satıyor. Köylerde icralar başladı. Tarlalar, evler bankalara geçti. Bazı evler satıldı, bazıları bankaların üzerinde duruyor. Özel bankalar daha da kötü davranıyor,” dedi. GÜRER: “BU MİLLİ SERVET ÇÖPE GİTMEMELİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ürünlerin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Patates iri ve kaliteli. Büyükşehirlerde en az 20 liraya satılan ürün burada 3 liraya bile alıcı bulamıyor. Depodaki patates çöp olmuş durumda. Artık ancak hayvan yemi olarak değerlendirilmeye çalışılıyor,” şeklinde konuştu. Türkiye’de yaşanan gıda israfına dikkat çeken Gürer, “Daha önce de iktidara seslendim. Bu milli servet sadece bir kişinin ürünü değil, ülkenin değeridir. Bunların çöp olmaması gerekiyor. Türkiye’de yılda yaklaşık 23 milyon ton gıda israf ediliyor. Bunun önemli bir kısmı da tarladan depoya gelip değer bulamayan ürünlerden oluşuyor. Buna mutlaka çözüm üretilmeli,” dedi. “ÇİFTÇİNİN CİĞERİ YANIYOR” Çiftçinin yaşadığı ekonomik yıkımı anlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçinin ciğeri yanıyor. İcra geliyor, tarlası gidiyor, traktörü gidiyor. Patatesten para kazanamıyor. Çoluk çocuk bir süre dayanıyorlar, sonra şehirlere gidip asgari ücretle çalışmak zorunda kalıyorlar. Oysa bu insanlar üretmeli. Çiftçilerin içine düşürüldüğü durum ülkenin geleceği açısından da büyük risk,” diye konuştu. Patates üreticisinin desteklenmemesi halinde tüketicinin de ağır bedel ödeyeceğini belirten Gürer, “Bugün üretici patates üretmese büyükşehirde yaşayan insanlar patatesin kilosunu 100 liraya almak zorunda kalırdı. Şu patates 3 liraya satılamaz mı? Bu ülkenin kamu kuruluşları ne için var? Tarım Kredi Kooperatifleri, Toprak Mahsulleri Ofisi üreticiden bu ürünü alsın. Alamayan fakir fukara vatandaşlara dağıtılsın,” dedi. “KİMSENİN KONUŞACAK HÂLİ KALMAMIŞ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, köylerde yaşanan ekonomik çöküşün artık sosyal bir yıkıma dönüştüğünü belirterek, “Yıllardır bu insanlar aynı sorunu yaşıyor. Köy kahvesinde gördük, herkes aynı durumda. Kimsenin konuşacak hali kalmamış. Cepler boş, insanlar perişan. Özellikle kredi meselesi çiftçiyi çok sıkıştırıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu primini ödeyemeyen çiftçinin yakasına banka da yapışıyor. ‘Önce borcunu öde, sonra kredi verelim’ diyorlar. Peki bu insan borcunu nasıl ödeyecek? Ürettiği ürün bu haldeyken nasıl ayakta kalacak?” “KREDİ VERİYORLAR AMA NAKİT VERMİYORLAR” Mustafa Işık ise kredi sistemine tepki göstererek yaşadığı sıkıntıyı şu sözlerle anlattı: “Ben krediye başvurdum. Kredi onaylanıyor ama parayı karta yatırıyorlar. Gübre al, yem al diyorlar. Benim nakit paraya ihtiyacım var. Bana kredi veriyorsan nakit vermen lazım. En büyük sorun bu. Ben bu işi yeniden krediyle çevirmek zorundayım.” “PATATES ARTIK HAYVAN YEMİ OLDU” Depolardaki ürünlerin artık hayvan yemi olarak değerlendirildiğini söyleyen CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Gördüğünüz gibi depolardaki çuvallar adeta tarlanın içine taşınmış gibi duruyor. Patateste durum vahim. Bu ürün artık hayvan yemine dönüşmüş durumda” diye konuştu. Fransa örneği üzerinden tarımdaki plansızlığa dikkat çeken Gürer, “Fransa’da 3,5 milyon süt ineği var ama Türkiye’den daha fazla süt alıyorlar. Çünkü hayvanın yemesi gereken kaliteli yemi veriyorlar. Bizde ise elde kalan patates hayvan yemi yapılarak hiç olmazsa zarar azaltılmaya çalışılıyor,” dedi.

Tarımsal Girdi Maliyetlerinde Yıllık Artış %31,55 Oldu Haber

Tarımsal Girdi Maliyetlerinde Yıllık Artış %31,55 Oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Şubat 2026 verilerine göre, Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) yükselişini sürdürüyor. Aylık bazda %3,10 artış gösteren endeks, yıllık bazda %31,55 seviyesine ulaşarak tarımsal üretim maliyetlerindeki baskıyı gözler önüne serdi. Tarımsal Girdi Fiyatlarında Yükseliş Trendi Sürüyor 2020=100 temel yılı baz alınarak hesaplanan Tarım-GFE, 2026 yılının Şubat ayında bir önceki aya göre %3,10 oranında arttı. Yılın ilk iki ayındaki kümülatif artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %7,08 olarak gerçekleşirken; on iki aylık ortalamalar dikkate alındığında ise artış oranı %32,64 oldu. Bu veriler, tarımsal girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki yükünün istikrarlı bir şekilde arttığını gösteriyor. Ana Gruplarda Yatırım ve Kullanım Maliyetleri Arttı Şubat ayı verileri ana gruplar bazında incelendiğinde, tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliği için kritik öneme sahip iki grupta da yükseliş gözlendi: Tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksi, bir önceki aya göre %2,96, geçen yılın aynı ayına göre ise %32,81 artış gösterdi. Tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksi ise aylık bazda %3,94 artarken, yıllık artış oranı %24,31 seviyesinde kaldı. Yıllık En Yüksek Artış Veteriner Harcamalarında Alt gruplar bazında yapılan analizde, üreticinin bütçesini en çok zorlayan kalemler netleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış, %41,37 ile veteriner harcamaları grubunda yaşandı. Bu grubu sırasıyla şu kalemler takip etti: Hayvan yemi: %37,70 Gübre ve toprak geliştiriciler: %36,89 Tohum ve dikim materyali: %34,58 Öte yandan, yıllık bazda en düşük artış gösteren alt grup ise %18,33 ile tarımsal ilaçlar oldu. Aylık Bazda Malzeme Fiyatları Zirvede Şubat ayı içerisinde gerçekleşen maliyet değişimlerine bakıldığında, bir önceki aya göre en fazla artış gösteren grup %4,31 ile malzemeler oldu. Aylık bazda dikkat çeken diğer artışlar ise hayvan yeminde %3,73 ve tohum/dikim materyalinde %3,50 olarak kaydedildi. Veteriner harcamaları ise aylık bazda %0,25 ile en düşük değişim gösteren grup olarak dikkat çekti. Tarımsal Üretim Maliyetleri Endeksi Rekora Koşuyor Şubat 2026 itibarıyla Tarım-GFE genel endeksi 914,70 puana ulaştı. Özellikle tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinin 1154,13 puana yükselmesi, çiftçilerin yeni yatırım ve modernizasyon süreçlerinde daha yüksek maliyetlerle karşılaştığını kanıtlıyor.

Tarlada Maliyet Artıyor, Sofrada Fiyat Katlanıyor Haber

Tarlada Maliyet Artıyor, Sofrada Fiyat Katlanıyor

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, yeni açıklanan tarım verileri üzerinden iktidarın ekonomi ve tarım politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Gürer, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ocak 2026 Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) ile Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) verilerinin, hem üreticinin hem tüketicinin ağır bir baskı altında olduğunu açıkça ortaya koyduğunu söyledi. “İktidar enflasyonun düştüğünü anlatıyor ancak TÜİK’in kendi verileri üretimde yangın olduğunu gösteriyor” diyen Gürer, tarımdaki maliyet artışlarının doğrudan sofraya zam olarak yansıdığına dikkat çekti. ÜRETİCİ ENFLASYONU SON 7 AYIN ZİRVESİNDE TÜİK verilerine göre Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde 8,46 artarak son yedi ayın en yüksek seviyesine çıktığını anımsatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üretici enflasyonu bir ayda yüzde 8’den fazla artıyorsa, bu durum birkaç ay sonra market raflarında yeni zam dalgası anlamına gelir” dedi. Meyvede yıllık artışın yüzde 109’u geçtiğini, sebzede ise sadece bir ayda yüzde 30,43’lük artış yaşandığını belirten Gürer, şu değerlendirmede bulundu: “Bir yılda iki katından fazla artan meyve fiyatı, dar gelirlinin sofrasından eksilen öğündür. Sebzede bir ayda gelen yüzde 30’luk zam, mutfaktaki yangının ne kadar büyüdüğünü gösteriyor. Düşük asgari ücretle, düşük emekli maaşıyla pazar arabasının neden boş kaldığı bu rakamlarda gizli.” TARIMSAL GİRDİ MALİYETLERİ ÇİFTÇİYİ EZİYOR Tarım-GFE verilerine de dikkat çeken Gürer, Aralık 2025 itibarıyla endeksin yıllık yüzde 33,15 arttığını hatırlattı. Tarımda kullanılan mal ve hizmetlerde yıllık artış yüzde 34,48 olurken, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerde bu oran yüzde 25,56 olarak gerçekleşti. Alt kalemlerdeki artışlara işaret eden Gürer, “Veteriner harcamaları yüzde 72,78 artmış. Gübre ve toprak geliştiricilerde artış yüzde 44,95. Tohum ve dikim materyali yüzde 38,98, hayvan yemi yüzde 34,37 yükselmiş. Bu tablo, çiftçinin üretime başlarken nasıl bir maliyet duvarıyla karşılaştığını gösteriyor” dedi. Ömer Fethi Gürer, “Girdi maliyetleri düşmeden üretim maliyetinin gerilemesi mümkün değildir” diye konuştu. “TARLADA MALİYET ARTIYOR, SOFRADA FİYAT KATLANIYOR” Üretim aşamasındaki yüzde 8’lik maliyet artışının, nakliye, komisyon ve perakende kâr marjlarıyla birlikte katlanarak tüketiciye ulaştığını belirten Gürer, “Tarlada yüzde 8 artan maliyet, market rafında çok daha yüksek oranlara çıkıyor. Bu zincirde üretici de tüketici de kaybediyor” ifadelerini kullandı. Meyve de yıllık artış yüzde 109’u bulunca geçen yıl 200 liraya dolan mütevazı bir meyve sepetinin bugün 400 liraya çıktığını belirten Gürer, “Bu, en temel gıda ürünlerinde yüzde 100 artış demektir. ‘Enflasyon düştü’ denilen bir ortamda halkın sofrası küçülüyor” dedi. “EMEKLİNİN İKRAMİYESİ DAHA YATMADAN ERİYOR” Sebze grubunda bir ayda yaşanan yüzde 30’luk artışın emeklinin alım gücünü daha da zayıflattığını vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bayram ikramiyesi daha hesaba yatmadan pazarda eriyor. Emekli torununa harçlık vermeyi değil, indirimli ürün kovalamayı düşünür hale geldi” diye konuştu. Bayram ikramiyesinin en az asgari ücret düzeyine çıkarılması gerektiğini ifade eden Gürer, aksi halde ikramiyenin sembolik bir ödeme olmaktan öteye geçmeyeceğini belirtti. “SORUN SEYREDİLEREK ÇÖZÜLMEZ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın döviz kurunu baskılamak için gösterdiği çabayı tarımsal girdi maliyetlerini düşürmek ve üreticiyi desteklemek için göstermediğini belirterek, “Yem, gübre, ilaç, tohum, mazot, su ve elektrik giderleri kontrol altına alınmadan gıda fiyatlarını düşürmek mümkün değildir. İktidar fahiş fiyatı engelleyen değil, seyreden konumdadır. Oysa destekler tohum toprağa düşmeden başlamalı, üretici korunmalıdır,” diye konuştu. Tarımın stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Gürer, “Üretici ayakta kalmazsa tüketici uygun fiyata gıdaya erişemez. Tarımda planlama, girdi desteği ve etkin piyasa denetimi sağlanmadıkça hem tarladaki eziyet hem mutfaktaki yangın büyümeye devam edecektir” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.